Şimdi Ara

HAYAT HAKKINDA (OKURSANIZ SEVİNİRİM)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
26
Cevap
7
Favori
1.787
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
31 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Hepimiz hayal kırıklıklarının, göz yaşlarının ve stresin yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bazılarımız ikinci, üçüncü belki de dördüncü kez deniyor. O kadar bağlanıp kalmışız ki bu sınava, hayattan başka beklentimiz yok. Kendimize bir saygımız kalmadı. Düşünmek için iki dakika vakti bile kendimize çok görüyoruz. Ülkemizin şartlarında bu sınav geleceğimizin en önemli parçasını oluşturuyor. Belki hangi arabaya bineceğimizi, hangi semtte oturacağımızı belirleyecek. Önemli bir nokta var. En iyi maddi değerlere de sahip olsak manevi değerler olmadıktan sonra hiçbirinin anlamı yoktur. Bizi biz yapan şeyin yaptığımız meslek ya da sahip olduğumuz şeyler olduğunu sanıyoruz. Yarın biriniz doktor biriniz avukat biriniz mühendis bir diğeriniz de öğretmen olacak. Bu sıfatların bir yücelik belirtisi yok. İnsanlara saygı duymalıyız ama öncelikle kendimize değer vermeliyiz. Kendine değer vermeyen, kendini sırf matematik, fizik ya da coğrafya yapamıyor diye gereksiz gören insanların gelecekte yapacağı mesleklerde kimseye faydası olmayacak.

    Bir insan nerede olursa olsun insandır. Schopenhauer'in söylediği ve çok sevdiğim, kendime ders olarak aldığım bir düşüncesi vardır : "İnsanın ne olduğunu kendisi belirler. Sahip olduğu şeyler ya da bulunduğu makam daima ikinci plandadır.". Kendimize güzel bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz hepimiz. Bu insanın kendisine verdiği değerlerden birisidir. Ancak bütünün tek bir parçası hiçbir zaman tek başına işe yaramaz.

    Hepimizin annesi, babası ve kardeşleri var. Bazılarımızın ebeveynlerinden birisi, belki de her ikisi de hayatta değil. Onlara göstereceğimiz saygı topluma göstereceğimiz saygının göstergesi. Onları kırmayın. Onları üzmeyin. Bir gün yanımızda olmayacaklar. Anlık bir öfke ve basit bir şeyin kızgınlığı için insanları kırmaya değmez.

    Kimseyi düşük görmeyelim.Bu ülkede bir sürü farklı hayali olan insan var. Genci yaşlısı hepsinin bir hayali var. Birimizin kazanınca üzüldüğü bir bölüme diğeri kazanmak için gecesini gündüzünü verip çabalıyor. Doktor, mühendis, avukat olmadı diye kimse değersiz değildir. Düşünmeden konuşurken insanların hayallerine dil uzatabiliriz istemeden. Herkes farklıdır. Matematik yapamıyor, fizik yapamıyor diye kimse zeka yoksunu değildir. Sütçü İmam'da okuyan da Boğaziçi'nde okuyan da insandır. Kendinizi küçük görmekten vazgeçin. Başkalarını da küçük görmeyin. Ama önce öz saygı. Çünkü kendisine saygısı olmayan adamın bir başkasına hiç saygısı olmaz.

    Hepinizin farklı bir yönü var. Hiçbiriniz hayallerinizden vazgeçmek zorunda değilsiniz. Ama gerçekten istiyorsanız çabalamak zorundasınız. Başarısız olduğunuz zaman "aptal" olmazsınız. Sadece yeterince çabalamamış olursunuz.

    Gözünüzde bir doktor, bir siyasetçi, bir tamirci, bir çöpçü, bir otobüs şoförü, bir bakkal, bir manav eşit olmalıdır. Her insan bir değerdir, her insanın içinde farklı bir cevher yatar.

    Bulunduğunuz konum sizin ne olduğunuzu değil neyden ekmek yediğinizi gösterir. Çok sevdiğim ve kullandığım bir cümleyle bitirmek istiyorum :

    "Nerede olduğunuz değil, kim olduğunuz önemlidir."

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >







  • okumadım blok
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Drogie

    okumadım blok

    Konuyu üste çıkardığın için teşekkür ederim.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
  • Sağol. Psikoloji mi istiyorsun?

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: coreturk4

    Sağol. Psikoloji mi istiyorsun?

    Evet ama çok farklı düşüncelerim de var. İlk isteğim de psikoloji değil. :)



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-00B482800 -- 9 Ekim 2017; 21:28:54 >
    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
  • Hocam psikoloji okuyun. Herkes delirmiş. Bir umut siz düzeltirsiniz



    Siradan bir türk çocugu doğuyor. 2 yaşinda YAPMA! ile başlayip bütün hareketlerinde komut aliyor. 5 yaşinda anaokuluna başliyor. 6 Yaşinda ilkokula. Genellikle günü okul-televizyon-ödev-bilgisayar-tablet.. Gibi şeylerle geçiyor. Ortaokula geliyor. Kişiye höre değişen bir ergenlik vs. Ardindan sbs,teog geliyor. Okulda iyi eğitim alamayan biriyse, dershaneye veya özel derse parasi yetmediyse orta bir anadolu lisesi veya meslek lisesine kaydini yaptiriyor. Aslinda hayat bundan sonra başliyor. Lise de öğretmenlerin " Amannn performans ödevi bahanesiyle öğrencilere dersi anlattiririm." veya "hadi çocuklar çikarin defterleri. Ben diğer hocalar gibi öğrenciye ders anlattirmiyom. Tüm kitabi yazdiriyorum." gibi durumlardan sonra 4 e geçiyor. Durumu dolanlar 3 veya 4 de özel okula nakil alsa da ( çoğuözel okulun meslek liselerinden bir farki yok ama hadi neyse.. ) diğerleri devam ediyor. Lise 4 de veya mezunken etrafindaki kimse akademik açidan destek olmayinca gri koç gibi bişeyden anlamayan insanlari dinliyorlar. Ben yapacagim derken daha da çukura takiliyorlar. Bu sefer boşvermislik bir hedefi olmayan veya hedefi olup da yapamadiği için etrafindakileri suçlayan(e haksiz de değil hani) bireyler yetişiyor.



    Ve önemli sorunlardan birisi de öğretmenlik. Matematik hocalarini ygs matematige ve lys matematik sinavina alsak ikisinde 110+(40 ygs 80 lys) yapan kaç meb hocasi çikar acep?

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: coreturk4

    Hocam psikoloji okuyun. Herkes delirmiş. Bir umut siz düzeltirsiniz



    Siradan bir türk çocugu doğuyor. 2 yaşinda YAPMA! ile başlayip bütün hareketlerinde komut aliyor. 5 yaşinda anaokuluna başliyor. 6 Yaşinda ilkokula. Genellikle günü okul-televizyon-ödev-bilgisayar-tablet.. Gibi şeylerle geçiyor. Ortaokula geliyor. Kişiye höre değişen bir ergenlik vs. Ardindan sbs,teog geliyor. Okulda iyi eğitim alamayan biriyse, dershaneye veya özel derse parasi yetmediyse orta bir anadolu lisesi veya meslek lisesine kaydini yaptiriyor. Aslinda hayat bundan sonra başliyor. Lise de öğretmenlerin " Amannn performans ödevi bahanesiyle öğrencilere dersi anlattiririm." veya "hadi çocuklar çikarin defterleri. Ben diğer hocalar gibi öğrenciye ders anlattirmiyom. Tüm kitabi yazdiriyorum." gibi durumlardan sonra 4 e geçiyor. Durumu dolanlar 3 veya 4 de özel okula nakil alsa da ( çoğuözel okulun meslek liselerinden bir farki yok ama hadi neyse.. ) diğerleri devam ediyor. Lise 4 de veya mezunken etrafindaki kimse akademik açidan destek olmayinca gri koç gibi bişeyden anlamayan insanlari dinliyorlar. Ben yapacagim derken daha da çukura takiliyorlar. Bu sefer boşvermislik bir hedefi olmayan veya hedefi olup da yapamadiği için etrafindakileri suçlayan(e haksiz de değil hani) bireyler yetişiyor.



    Ve önemli sorunlardan birisi de öğretmenlik. Matematik hocalarini ygs matematige ve lys matematik sinavina alsak ikisinde 110+(40 ygs 80 lys) yapan kaç meb hocasi çikar acep?

    Hocam ona delirmek demeyelim bence çaresizlik diyelim. Diğer dediklerinize katılıyorum.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >




  • çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık. ben de görüşlerinize katılmakla beraber eğitim sistemimiz hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum. malesef ülkede en iyi şekilde düzenlenmesi gereken konuların başında eğitim gelmesi gerekirken en sıkıntılı süreçlerden biri eğitim sistemimiz. her geçen gün sürekli değişikliğe uğrayan ve bunun sonucunda da hayatımızı olumsuz yönde etkileyen bir süreç oluyor. bu süreçten kısaca bahsetmek gerekirse ilköğretimde maddi durumu iyi olan özellikle günümüzde öğretmen çocuklarının çoğu özel okullarda eğitim alıyorlar. özellikle lise öğretmenlerimin hepsi çocuklarını ana okulundan itibaren özel okullara gönderiyorlardı. orada yarış atı gibi sınav odaklı yetiştiriliyorlar ve lisede ya fen lisesine ya da yine özel bir liseye gönderiyorlar. maddi durumu iyi olmayan aileler ise sbs veya teogda başarılı olan çocuğunu anadolu veya fen lisesine başarılı değilse meslek lisesine gönderiyorlar. orada 4 yıl okuyup ygs ve lys sınavlarına giriyorlar ve istediği veya istemediği bir bölüme gönderiliyorlar. burada dikkat edilmesi gereken şey ise her öğrenci fırsat eşitliğine sahip değil. örneğin maddi durumu iyi birine tıp gelmediyse vakıf üniversitelerine gidebiliyor maddi durumu daha düşük kişiler ise ya tıp fakültesini kazanana kadar sınava giriyor ya da istemediği bir bölüme gidiyor. burada bir sıkıntı oluyor malesef. bir de en çok eğitim sisteminin eleştirdiğim yanlarından birisi sınav odaklı eğitim öğretim veriliyor. mesela hoca dersi anlatıyor. öğrenciler 50 almak için ne yapabilirim tarzında derse yaklaşıyorlar. sonra sınava girip geçerlerse o konuyu büyük bir ihtimalle unutuyorlar. ben fizikte gördüğüm çoğu konuyu unuttum örnek vermek gerekirse. lafı biraz fazla uzattım ama ben de düşüncelerimi aktarmak istedim. Bana göre burada önemli olan şey ise eğitim sistemimizi tartışmaktan çok kendimizi Bu sistemde nasıl kurtarmamız gerektiğini bilmemiz diye düşünüyorum

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Güzel yazı

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
  • Dostum güzel yazmışsın. Ben çöp toplayan adama daha çok saygı gösteririm çöp toplayan adamla dalga geçen insanlara oranla. Hayatta bir şeyi değiştirmek istiyorsak artık bahaneleri bırakıp çabalamak zorundayız. Bunu da unutmayalım; başarı çok çalışmak değildir. Başarı o olayın gerçekleşmesini ne kadar istediğindir. Eğer sen onu çok çok istersen otomatik olarak çok çalışacaksın zaten. Buna en güzel örnek doğuda koyunlarını otlatırken tıp kazanan insanlar... Onlar bizden daha zeki falan değil. Sadece çoook istekliler.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: gorkemmm__98

    çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık. ben de görüşlerinize katılmakla beraber eğitim sistemimiz hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum. malesef ülkede en iyi şekilde düzenlenmesi gereken konuların başında eğitim gelmesi gerekirken en sıkıntılı süreçlerden biri eğitim sistemimiz. her geçen gün sürekli değişikliğe uğrayan ve bunun sonucunda da hayatımızı olumsuz yönde etkileyen bir süreç oluyor. bu süreçten kısaca bahsetmek gerekirse ilköğretimde maddi durumu iyi olan özellikle günümüzde öğretmen çocuklarının çoğu özel okullarda eğitim alıyorlar. özellikle lise öğretmenlerimin hepsi çocuklarını ana okulundan itibaren özel okullara gönderiyorlardı. orada yarış atı gibi sınav odaklı yetiştiriliyorlar ve lisede ya fen lisesine ya da yine özel bir liseye gönderiyorlar. maddi durumu iyi olmayan aileler ise sbs veya teogda başarılı olan çocuğunu anadolu veya fen lisesine başarılı değilse meslek lisesine gönderiyorlar. orada 4 yıl okuyup ygs ve lys sınavlarına giriyorlar ve istediği veya istemediği bir bölüme gönderiliyorlar. burada dikkat edilmesi gereken şey ise her öğrenci fırsat eşitliğine sahip değil. örneğin maddi durumu iyi birine tıp gelmediyse vakıf üniversitelerine gidebiliyor maddi durumu daha düşük kişiler ise ya tıp fakültesini kazanana kadar sınava giriyor ya da istemediği bir bölüme gidiyor. burada bir sıkıntı oluyor malesef. bir de en çok eğitim sisteminin eleştirdiğim yanlarından birisi sınav odaklı eğitim öğretim veriliyor. mesela hoca dersi anlatıyor. öğrenciler 50 almak için ne yapabilirim tarzında derse yaklaşıyorlar. sonra sınava girip geçerlerse o konuyu büyük bir ihtimalle unutuyorlar. ben fizikte gördüğüm çoğu konuyu unuttum örnek vermek gerekirse. lafı biraz fazla uzattım ama ben de düşüncelerimi aktarmak istedim. Bana göre burada önemli olan şey ise eğitim sistemimizi tartışmaktan çok kendimizi Bu sistemde nasıl kurtarmamız gerektiğini bilmemiz diye düşünüyorum

    Noktasına, virgülüne kadar haklısınız. Bahaneler kırık taşlardır. Onlarla bir binayı inşa edemezsiniz. Etseniz bile binanın ömrü uzun olmayacaktır.




  • Güzel yazı olmuş.Up

  • < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • nerede olduğum çok önemlidir.

    ailenden eşinden yeni doğmuş bebeğinden 1000 km uzaktaysan çok çok önemlidir.


    bakış açısı herkesin gözlerinin durduğu noktaya göre değişir.
  • Cebecide bir 8. Sınıf fen kitabının 30. Sayfasında gerçeği

    Öğrendim sanıyordum

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: TheSilentGhost-T

    Cebecide bir 8. Sınıf fen kitabının 30. Sayfasında gerçeği

    Öğrendim sanıyordum

    Ne demek istedin hocam?

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
  • Güzel yazı hocam

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Forumda gördüğüm saygın kişilerden birisiniz.Yazı için elinize sağlık.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi banaparaver123 -- 12 Ekim 2017; 18:48:46 >
  • Kalemine sağlık.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ThePscho


    quote:

    Orijinalden alıntı: TheSilentGhost-T

    Cebecide bir 8. Sınıf fen kitabının 30. Sayfasında gerçeği

    Öğrendim sanıyordum

    Ne demek istedin hocam?

    Penis ve vajina deyimleri geçiyor anladınız siz

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.