Şimdi Ara

Hapishane Tipi Okullarımız

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
2
Cevap
0
Favori
343
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • HAPİSHANE TİPİ OKULLARIMIZ



    Öncelikle cümleten Selamun Aleyküm. Şu an soğuk algınlığı diye tabir edebileceğimiz, yorgunluktan ve üşütmekten kaynaklı bir hastalık geçirmekteyim.Bu yüzden de sizden şifa temennilerinizi bekliyorum.

    Öncelikle şu anda yazıyor olduğum yazı;tamamen dışarıdan gözlemlediğim, okulların dış yapısı ile alakalıdır, bunu belirteyim. Maalesef ki ülkemizdeki okullar birer eğitim yuvası olmaktan; görevi çocuklara ve gençlere hayatı öğretip, hayata alışmalarını sağlamak olan kurumlar olmaktan çıkmış gözüküyor. Bizim kendi okullarımızda veya diğer okullarda gördüğümüz, sanki okulların birer cezaevi gibi gösterilmesidir.Niye böyle düşündüğümü sizlere arz etmek istiyorum; Okuldan çıkmış kursuma doğru yol alırken gördüğüm okul manzarası resmen beni şoke etmişti;çünkü okulun etrafı tamamen tellerle çevriliydi ve okulun fiziki yapısı da hapishaneyi andırıyordu.Bunu gözlerimle gördükten sonra neden bir yazı yazmıyorum diye aklımdan geçti ve nihayet gördüklerimi objektif olarak anlatmaya karar verdim. Bu gözlemlerimi öğrenci gözünden değil normal bir insan gözünden sizlere aktarmaya çalışacağım.Öncelikle okullarımızda, eğitim sistemizde,toplumsal yaşantımızda eksik olan en önemli duygulardan birinin güven olduğunu söylemeliyim. Güven duygusu, bireyler arasında karşılıklı olan ve bireylerin iletişiminde kilit rol oynayan bir duygudur. Ve bireyler arasında eğer güven duygusu yoksa veya oluşmuyorsa bu durum iletişimin zayıflamasına neden olur. Güven duygusu bireyi rahatlatacak,diğer bireylerle arasındaki ilişkilerini de bir o kadar geliştirmesini sağlayacaktır. Okul yöneticilerimizde (genel olarak) öğrenciye olan güven eksikliğinden dolayı okullarımızın cezaevi olarak algılanması gayet normaldir.İşte bu eksiklik öğrencilerde psikolojik bir etki yapmakla beraber,yaşantısının ona göre düzenlenip dağılmasında etkili bir rol oynamaktadır. Belirttiğim gibi okul yöneticilerimizin öğrencilere olan bu güven eksikliği ve kafasında oluşturdukları öğrenci imajı yüzünden birçok öğrencinin özgüveni düşük ve hayatları da berba olmaktadır. Çünkü,öğrenci kendine güvenilmediğini düşündüğü için kendini bir suçluluk psikolojisi içinde hisseder ve bu sebeple kendine güveni bir hayli düşer. Kendini başarısız,tembel,hiçbir şeyi beceremeyecekmiş gibi zanneder,

    Okul idarecilerinin ve öğretmenlerin öğrencilerine olan güvenlerinin eksikliği doğrultusunda çocuğun da kendine olan güveni azalır.

    Okul idarecilerimizi ve öğretmenlerimizle ilgili bunları söylerken ; aynı zamanda dinamik,genç,aktif,gençler için çabalayan idarecilerimiz,öğretmenlerimiz olduğunu da unutmayalım. Bu söylediklerim tüm öğretmen ve idarecileri kötülemek amaçlı değildir. Ama ne yazık ki onlar ülkemizde azınlıktalar..

    Okullarımızın dış yapısına gelecek olursak; sizlerin de farkedebileceği gibi okullarımızın etrafını çeviren , öğrenci milleti(!)nin kaçmasını engellemek amacıyla yapılan hapishane tipi dikenli tellerimiz var. Bu dikenli tellerin hiç de estetik durmadığı ve öğrenci olmayan insanların da ürkebileceği bir materyal olduğunu söylemeye gerek bile yoktur sanırım. Bana göre dikenli okul telleri; okul idarecilerinin öğrenci kaçmasın diye yaptırdığı ama daha çok kaçmasını sağlayan bir materyaldir. Neden diye sorarsanız; öğrenci burada psikolojik bir baskı altında bırakılıyor ve sanki okulun kaçılması gereken bir yer olduğu hissi veriliyor. Doğal olarak kaçmasın diye yapılan bu dikenli teller, daha çok öğrencileri kaçıracak bir davranış olmaktan çıkamıyor.Çünkü öğrenci kendine güvenilmediği için dikenli tellerin konulduğunu düşünerek normalde kaçmayacak ise bile öğrencinin bilinçaltına okuldan kaçma isteği yerleşiyor.Çünkü insanın bilinçaltına girerek, istiyorsanız yapmayacağı bir hareketi yapacakmış gibi gösterip, daha çok o hareketi yapmasını sağlayabilirsiniz.Örneğin;bir insana salak olduğunu 100 kez sürekli deseniz o insanın bilinçaltına kendisinin salak olduğu yerleşir ve kendini öyle görmeye başlar.

    Yazımın başlarında bahsetmiş olduğum gibi toplumumuzda görülen genel eksiklik;karşılıklı güven duygusudur.Bu eksiklik devam ettiği sürece insanların depresif tavırları da hiçbir şekilde değişmez.Güven eksikliği diyoruz ama güven duygusununda bir dozu olmalıdır;siz bir insana çok fazla güvenirseniz bu sefer o insanda rahatlığa kapılır ve sorumluluklarının farkında olmaz.Bu yüzden okul idarecileri ve öğretmenlerimizin yapması gereken dozunda güven duygusunu öğrencilere vermeleri ve gerektiğinde de aynı dozda uyarmalarıdır. Goethe’nin de dediği gibi” Her zaman güvensizlik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük bir yanlışlıktır”.Bu yazıyı toplumun genel bir sorunu olarak gördüğüm, okullarımızın dış ve iç yapısının biraz daha iyi olması gerektiğini düşündüğüm için yazdım. Yanlış anlaşılmasını istemediğim bir konu ise okul idarecilerimizin ve öğretmenlerimizin hepsinin kötü olmadığıdır. Genel olarak çevremde ve insanlarda gördüğüm sorunları gözlemlemem sonucu bu yazıyı yazmak ve sizlerle paylaşmak istedim. Yazımı okuduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Yazımda yanlış gördüğünüz düşüncelerimi de hiç çekinmeden eleştirmenizi bekliyorum; Çünkü insan eleştirileri dikkate almazsa bir daha o yanlışı yapar.



    Ömer Taha Öztop

    14.10.2015



    _____________________________




  • _____________________________
    Kader Böyle İstedi...
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Hapishane temalı dizi önerisi
    11 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.