DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara
Günlük Kullandığımız Sözcüklerin Türkçe Karşılıkları
200
Cevap
0
Favori
11.316
Tıklama
Tüm Forumlar >> Kültür ve Bilim >> Kültür, Güncel ve Tarih >> Güncel >> Günlük Kullandığımız Sözcüklerin Türkçe Karşılıkları
Sayfaya Git:
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 sonraki >>>
Giriş
Mesaj
    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      01 Nisan 2007 18:11:21
      Yaygın olarak kullandığımız Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca vs. kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıklarını paylaşabileceğimiz bir ortam oluşturma amacı içerisindeyim. Bana yardım ederseniz sevinirim. Bir sözcük bile kazandırsak hepimizin ve budunumuzun yararına olacağı görüşündeyim. Şimdiden sağ olun. (Lütfen sözcükleri kalın yazalım ve sözcükler kesinlikle Türkçe olsun.)

      Zehir: Ağı
      Millet: Budun
      Cevap: Yanıt
      Mesaj: İleti
      Edebiyat: Yazın
      Dünya: Acun
      Erzak: Azık
      Nişancı: Atım
      Hediye: Armağan
      Vefa, Bağlılık, Sadakat: Adaşlık
      Yemin: Ant
      Şey: Nesne
      Haber: Salık, Duyuk
      Mutlak: Salt
      Dehşet: Ürküntü, Yılgı
      Sadece: Yalnızca
      Zarar: Dokunca
      Tarif: Tanım, Belirti
      Madde: Özdek
      Fark: Ayrım
      Merkez: Özek
      Zeka: Anlak
      Zeki: Anlaklı
      Kusur: Eksik
      Hayat: Yaşam
      Akıl: Us
      Terbiyesiz, Saygısız: Densiz
      Kitap: Betik
      Basit: Kolay, Bayağı
      İnternet: Genel Ağ
      Zıt: Karşıt, Ters
      Ateş: Od
      Liste: Dizelge
      Bahtiyar, Mesut: Mutlu, Ongun
      Tespit: Saptama, Belirleme
      Faaliyet: İşlev, İşlerlik
      Şüphe: Kuşku
      Emin: Kuşkusuz
      Gayret: Çaba
      Aslında: Doğrusu
      Tamam: Olur
      Kota: Paydam
      Fazla: Aşkın
      İfade: Anlatım
      Cerrah: Yarman
      Cesaret: Yüreklilik
      Zafer: Utku
      Merak Etmek: Bilsemek
      Sade: Yalın
      Alev: Yalım
      Dikkat: Uyanıklık
      İstisna: Ayrıklık
      Sadık: Bağlı
      Terazi: Tartaç, Tartı
      Mucize: Tansık
      Lamba: Işıtaç
      Muhteşem: Görkemli
      Proje: Tasarı
      Fiyat: Eder
      Casus: Çaşıt
      Hamal: Yükçü
      Kabahat: Suç
      Firar: Kaçmak
      Firari: Kaçak
      Fonksiyon: İşlev
      Hasılat: Gelir, Kazanç
      Muazzam: Kocaman, Büyük
      Saadet: Mutluluk
      Stok: Yığım
      Bazı: Kimi
      Küfür: Sövgü
      Tekrar: Yeniden, Yine
      Zira: Çünkü
      Zayıf: Güçsüz
      Sene: Yıl
      Mantık: Usbilim
      İfade: Anlatım, Belirtim
      His: Duygu, Duyu
      Cümle: Tümce
      An: Kıpma
      Diğer: Özge, Başka, Öbür, Öteki
      Aptal: Alık
      Şikayet: Yakınma
      Kadar: Değin, Denli
      Rağmen: Karşın
      Sabır: Dayanç
      Standart: Ölçün
      Sert: Pek
      Kapris: Kapılgı
      Mesaj: İleti
      Kültür: Ekinç
      Sipariş: Ismarlama
      Hasta: Sayrı
      Hastalık: Sayrılık
      Serbest: Erkin
      Rahat: Erinç
      Rahatsızlık: Erinçsizlik
      Şey: Nen
      Nasıl: Nice
      Telefon: Sesen
      Kalem: Yazmaç
      Memory Bar: Çakı Bellek
      USB Memory Pen: Yazmaç Bellek
      USB Flash Hard Drive: Tay Bellek
      Mini USB Memory Bar: İnce Bellek
      Not: Çırpı
      Dahil: İçeyli
      Dahil Etmek: İçeylemek
      Hariç Tutmak: Dışaylamak
      Dahiliye: İçeğin
      İç Organlar: İçeğü
      Kart: Yonga
      Kredi: Elerti
      Chip Card: Kırmıklı Yonga
      Ana Kart: Ana Yonga
      Toplu Taşım Kartı: Topla Taşım Yongası
      Kartotek: Yongalık
      Site: Yerlik
      Yani: Söydeşi
      Online: Çevrimiçi
      Offline: Çevrimdışı
      İnternet: Ağbaşı
      Ethernet: Koşumlu Ağbaşı
      Portal: Yurtlak
      Seminer: Öğreşi
      Şiir: Ir
      Sistem: Dizlem
      Program: Derge
      Herkes: Kamusu
      Fıkra: Düşnük
      Forum: Soruşmalık
      Üniversite: Evrenkent
      Varoş: Yankent
      Sanayi Bölgesi: Arıkent
      Beldiye: Kentlik
      Mezarlık: Gömükent
      Etrafına Toplanmak: Yöresine Üşmek
      Devriye Gezmek: Yörenmek
      Daire: Yörene
      Tur: Yörenti
      Parkur: Yörenge
      Spor: Yörenç
      Antrenör: Çalıştırıcı
      Koşmak: Yortmak
      Kondisyon: Yoğurtu
      Ansiklopedi: Bilgilik
      Zaten: Öngen
      Klavye: Çakrak
      Teşvik: Yelte
      Motive Etmek: Yelteletmek
      Motivasyon: Güdülem
      Doping: Güçkatımı
      Adres: Yolak
      Argo: Boza Ağzı
      Sakat: Aksar
      Sakatlık: Aksarlık








      Sözcük Sayısı: 156



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Mertallica -- 2 Haziran 2007; 21:31:45 >
      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
    • Onbaşı
      24 Mesaj
      01 Nisan 2007 18:39:03
      Pardon : Özür Dilerim ...


    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      01 Nisan 2007 21:06:26
      Hayır, özür Arapça. Lütfen kesin olmayan bilgilerimizi paylaşmayalım.


      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
    • Binbaşı
      1382 Mesaj
      01 Nisan 2007 21:58:36
      Pardon, ozur dilerim=afedersin


      _____________________________

    • Yarbay
      2051 Mesaj
      01 Nisan 2007 22:09:35
      Galaksi=Gök Ada
      Nebula=Bulutsu
      Ambulans=Cankurtaran



      _____________________________

      Doğru zamanda doğru fren, HIZ kazandırır!!!
    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      02 Nisan 2007 17:46:40
      Arkadaşlar, af Arapça; can Farsça...


      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      02 Nisan 2007 17:56:50
      bazı arkadaşların tespitleri güzel olmuş


      _____________________________

      Tabutlara sığmayacak kadar intihar var, şeytanın siparişi
      Dünyanın ninnisi olmuş sirenler,ya RAB bizi özler
      Şah damarım attıkça yaşını silerim çeşmin, solar hayat resmin
      umut nerdesin, nerelere gittin ben seni göremeden?
    • Yüzbaşı
      625 Mesaj
      04 Nisan 2007 02:10:58
      Bence öz türkçe kelime arayışı için artık geç kalındı. Küresel ısınma gibi geri dönüşü olmayan bir yola girildi. "Türkiye" kelimesi bile ünlü uyumuna uymuyor, "Türküye" olsaydı olurdu...

      Bu arada, hapşırdıktan sonra "çok yaşa" diyenleri eleştirenleri ("iyi yaşa" demek lazımmış) ya da toplum içindeki dişi bireye "bayan" diyenlere kızanları anlamakta güçlük çekiyorum. Hangi ahlaki kusur işleniyor da kullananlar kınanıyor merak ediyorum. Hanımefendi deyince oluyor bildiğim kadarıyla, değil mi? Ama "bayan" deyince evladı ölmüş gibi bağırıyolar?



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi [cins] -- 4 Nisan 2007; 2:25:11 >
      _____________________________

      "Sadece arkadaşız."
    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      04 Nisan 2007 20:26:35
      Bence geç değil. En azından kendim için öyle görmüyorum. Kısa bir araştırmam var. Yakında burayı dolduracağım.


      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
    • Yarbay
      10884 Mesaj
      04 Nisan 2007 21:16:56
      quote:

      Orjinalden alıntı: [cins]

      Bence öz türkçe kelime arayışı için artık geç kalındı. Küresel ısınma gibi geri dönüşü olmayan bir yola girildi. "Türkiye" kelimesi bile ünlü uyumuna uymuyor, "Türküye" olsaydı olurdu...


      Hangi ünlü uyumuna uymuyor onu da belirtseydiniz keşke.

      Ben belirteyim;
      Küçük ünlü uyumu.



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ömer -- 5 Nisan 2007; 2:08:15 >
      _____________________________

      Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve âşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur.
      Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır.
      Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
      H. Nihal ATSIZ, Atsız Mecmua, 15 Nisan 1932, Sayı: 12

      O sebeple Ata'na saygıda kusur etme sakın!
      Atatürk'e göre Atatürk - Rahatsız olma!

      || Forum Anlaşması || Genel Forum Kullanımı || İmza Kuralları || Şikâyet Sistemi || Kullanıcı Adı Değişimi || SMS Onay Sistemi || Önerileriniz, Sorunlarınız ||
    • Yüzbaşı
      876 Mesaj
      04 Nisan 2007 21:45:47

      quote:

      Orjinalden alıntı: [cins]

      Bence öz türkçe kelime arayışı için artık geç kalındı. Küresel ısınma gibi geri dönüşü olmayan bir yola girildi. "Türkiye" kelimesi bile ünlü uyumuna uymuyor, "Türküye" olsaydı olurdu...

      Bu arada, hapşırdıktan sonra "çok yaşa" diyenleri eleştirenleri ("iyi yaşa" demek lazımmış) ya da toplum içindeki dişi bireye "bayan" diyenlere kızanları anlamakta güçlük çekiyorum. Hangi ahlaki kusur işleniyor da kullananlar kınanıyor merak ediyorum. Hanımefendi deyince oluyor bildiğim kadarıyla, değil mi? Ama "bayan" deyince evladı ölmüş gibi bağırıyolar?



      Hapşırdıktan sonra çok yaşa dememizin nedeni;vücüdumuzdaki tüm canlılık faaliyetlerinin durup tekrar çalışmasıyla alakalı...



      _____________________________

      "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
      Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde"
    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      17 Mayıs 2007 09:33:17
      Yukarı...


      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
    • Yarbay
      6585 Mesaj
      17 Mayıs 2007 11:12:28

      quote:

      Orjinalden alıntı: Mertallica

      Yaygın olarak kullandığımız Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca vs. kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıklarını paylaşabileceğimiz bir ortam oluşturma amacı içerisindeyim. Bana yardım ederseniz sevinirim. Bir sözcük bile kazandırsak hepimizin ve budunumuzun yararına olacağı görüşündeyim. Şimdiden sağ olun. (Lütfen sözcükleri kalın yazalım ve sözcükler kesinlikle Türkçe olsun.)

      Zehir: Ağı
      Millet: Budun
      Cevap: Yanıt
      Mesaj: İleti
      Edebiyat: Yazın
      Dünya: Acun
      Erzak: Azık
      Nişancı: Atım
      Hediye: Armağan
      Vefa, Bağlılık, Sadakat: Adaşlık
      Yemin: Ant
      Şey: Nesne
      Haber: Salık, Duyuk
      Mutlak: Salt
      Dehşet: Ürküntü, Yılgı
      Sadece: Yalnızca
      Zarar: Dokunca
      Tarif: Tanım, Belirti
      Madde: Özdek
      Fark: Ayrım
      Merkez: Özek
      Zeka: Anlak
      Zeki: Anlaklı
      Kusur: Eksik
      Hayat: Yaşam
      Akıl: Us


      Sözcük Sayısı: 26


      Türkçe konuşmak adına dilimizde binlerce yıldır kullanılan sözcükleri atmanın pek anlamı olmadığına hatta zararı olduğuna inanıyorum. Zira kullandığımız kelimelerin büyük bir kısmı arapça-farsça ve avrupa kökenlidir.

      Ayrıca Türkçeden kelime atmak ifadelerimizi zayıflatır. Mesela:

      muazzam, azametli, muhteşem, cesametli gibi kelimeleri atıp yerine sadece "büyük" kelimesi mi koyacağız ?

      Dikkat ederseniz sade Türkçe kelime kullanmaya kalktığımızda ifadelerimizdeki kısırlaşmayı görebileceksiniz.

      Bunun yerine Türkçeye yeni giren kelimeler yerine daha mantıklı kelimeler üreterek yeni girişleri engellemek gerek. Mesela komputür yerine bilgisayar örnek verilebilir.

      Ayrıca bin yıldan fazla kullandığımız cevap yerine yanıt kullanmak bana saçma gelmekte.

      Kanmak kelimesinden kanıt üretiyoruzda

      Yanıt ı neren üretiyoruz anlamadım. Yanmaktan mı yanıt üretiyoruz ...



      _____________________________

      Zamanını dolu işlere harcamazsan, boş işler zamanını harcar. (deep)
    • Binbaşı
      1649 Mesaj
      17 Mayıs 2007 11:23:58

      quote:

      Orjinalden alıntı: Deep Impact
      Bunun yerine Türkçeye yeni giren kelimeler yerine daha mantıklı kelimeler üreterek yeni girişleri engellemek gerek. Mesela komputür yerine PC örnek verilebilir.


      Evet katılıyorum.

      -------

      Dil bir araçtır amaç değil. (Demokrasi ve din gibi. )

      Amaç hislerimizi karşımızdaki kişiye iletmektir. "Dehşetli bir yangın çıkmıştı" cümlesi yerine "Ürküntülü bir yangın çıkmıştı" desek acaba kaç kişi vermek istediğim anlamı anlayacak?




      _____________________________

      :::Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?
    • Binbaşı
      1934 Mesaj
      17 Mayıs 2007 11:33:55
      Yüzyıllarca kullandığımız artık kalıplaşmış kelimeleri bir anda nasıl atacağız?


      _____________________________

      İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
      ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
      kiminle olduğun önemlidir.
      Madde Bağımlılığına "HAYIR"
    • Binbaşı
      1934 Mesaj
      17 Mayıs 2007 11:38:27
      Yavuz Bülent Bakiler'in bu konu hakkında güzel tesbitleri var.

      ---------------------------------------------------------------------------------


      Sal-sel eklerinden iğreniyorum

      16.05.2006
      YAVUZ BÜLENT BAKİLER
      bulent.bakiler@tercuman.com.tr



      DEĞERLİ dostum Ergun Kaftancı, geçen haftaki yazılarından birinde diyor ki:
      'Yavuz Bülent Bakiler'in, sel ve sal eklerine karşı olduğu bilinir. Bir zamanlar ben de, bu eklerin kullanılmasına karşıydım. Sel- al ekleri de dilimize girdi, artık benimsemek zorundayız. Bakiler, siyasal demeyecek siyas” diyecek. Moğolca takı yerine Arapça takı... Kel başa şimşir tarak! Sayın Bakiler'e, Moğolca ek tu kaka da, Arapça ek neden gül bebek olsun diye sormak istedim. Ayak üstü telaşlıydı. Sadre şifa bir şey söylemedi. Evet neden Arapça takıda ısrar? Moğol değiliz anladık, Arap mıyız peki?'
      Önce şu hususu bir kere daha belirtmek istiyorum. Kaftancı, sel ve sal eklerine karşı olduğumu yazıyor. Bu, çok doğru bir tespit. Ben, Fransız gramerinden alınan bu sal ve sel eklerinden, gebermiş ve kokuşmuş bir lağım faresinden iğrenir gibi iğreniyorum. Onları, güzelim Türkçemizi bozan, çirkinleştiren iki soysuz, iki ruhsuz Fransız aşüftesi gibi görüyorum. Yalnız, Kaftancı kardeşimin iddia ettiği gibi bu sel ve sal ekleri, kat'iyyen Moğolca değildir, Fransızca'dan alınmadır. Dilimizdeki Moğolca ek; Danıştay, Sayıştay, Kurultay kelimelerindeki TAY kuyruklarıdır. Kaftancı dostum soruyor: 'Arapça takıda neden ısrar? Moğol değiliz anladık, Arap mıyız pekii?' Hayır! Hayır! Hayır! Biz Arap da değiliz Moğol da! Allah'a hamd olsun Türk'üz! Benim isimden sıfat yapan Arapça'nın (”) aidiyet ekini benimsememin tek sebebi, milletimin tam bin yıldan beri bu eki kullanmış ve onu tamamen Türkçeleştirmiş olmasıdır. Halkımız, edebiyatçılarımız bin yıldan beri (”) aidiyet ekini kullandıkları halde, biz millet olarak kat'iyyen Araplaşmadık, Arap olmadık. Şimdi, bin yıldan beri kullandığımız bir eki dilimizden çıkarıp atıyor, yerine sel-sal zibidilerini koyuyoruz. Peki bu sel-sal eklerinin Türkçe olduğunu kim söylüyor? Bu, neye benziyor biliyor musunuz? İstanbulumuz'un beşyüz yıllık, bin yıllık güzelim çınarlarını köklerinden keserek ve 'Bunlar bize Osmanlı'yı hatırlatıyor! Biz Cumhuriyet halklarıyız!' çığlıkları kopararak, yerlerine bilek kalınlığında bodur, cılız akasyalar dikmemize benziyor. Akasya dibine koşanlara alkış tutmuyorum, tutmayacağım. Ben bin yıllık çınarlarımızın gölgesinde oturuyorum. Sırtımı o çınarların gövdesine dayıyorum. Bu sel ve sal eklerini, Türkçemiz'i çirkinleştirdiği, dünkü edebiyatımızı biraz daha okunmaz hale getirdiği için sevmiyorum.
      Sevgili dostum Kaftancı diyor ki: 'Bu sel ve sal ekleri de artık dilimize girdi. Onları benimsemek zorundayız!' Anlayamıyorum, birtakım kelimeleri ve ekleri benimsememizin ölçüsü, onların dilimize sokulması ise, (”) aidiyet eki, dilimize girmemiş miydi? En şöhretli edebiyatçılarımız ve halkımız tarafından kullanılarak bin yaşına basmamış mıydı? Gerçekten çok merak ediyorum: Kaftancı dostum hiç uzaklara gitmesin. Kendisi de Malazgirt zaferinden sonra bu topraklarda yaşayan Türk asıllı bir soyun temsilcilerindendir. Bana, çok yakın akrabaları arasında (”) ekiyle konuşup yazdığı için zamanla Araplaşan bir tek kişi gösterebilir mi?
      Ama isterse gelsin, ben kendisine, bırakın (”) ekiyle konuşup yazmayı, Arapça isimler taşıdıkları halde, Araplar'dan kat'iyyen hoşlanmayan hatta Araplar'a söğüp-sayan yüzlerce kişi göstereyim.
      'Moğolca takı yerine -Fransızca demek istiyor- Arapça takı kullanmak kel başa şimşir tarak' imiş! Peki birtakım Arapça asıllı kelimelere, Fransızın sel-sal eklerini yapıştırmak nedir acaba? Tarih-zihin-beden... Arapça asıllı kelimeler. Tarihsel, zihinsel, bedensel deyince öz Türkçe mi konuşmuş oluyoruz? Buna: 'Altı kaval üstü şeşhane' derler, Sevgili Kaftancı!
      Türkçemiz'de nisbet sıfatları isimden yapılır da fiilden yapılmaz. Bu çok önemli kaideye rağmen: Görsel, işitsel, eğitsel... ucubeleri nedir? Aman efendim şu benim düşündüğüme bakın! Elimizde her kelimeyi dokunur dokunmaz öz Türkçe yapan Fransız'ın iki zıbçıklısı yok mu? Çerçeve Farsça mıdır? Siz çerçevesel dediniz mi onu derhal öz Türkçe asaletine kavuşturmuş olursunuz. Kamu-kamusal da öyle. Kara, iç, dış... kelimeleri bal gibi Türkçe'dir. Siz: Karasal- içsel- dışsal diye ağzınızı açtınız mı, muhteşem bir öz Türkçe ziyafeti çekmiş olursunuz.
      Ben Türkçe'yi önce anamın dilinden, masallarından ve zaman zaman söyleyip durduğu türkülerinden öğrendim. Sonra halk şairlerimizden, sonra Ömer Seyfettin'den, Dedem Korkud destanlarından, Necip Fazıl'dan Peyami Safa'dan, Nihal Atsız'dan, Eflatun Cem Güney'den, Falih Rıfkı'dan Yakup Kadri'den, Yusuf Ziya'dan, Refik Halid Karay'dan Arif Nihat Asya'dan, Cemil Meriç'ten öğrendim. Hiçbirinde bu sel-sal çirkinliği yoktu 'Evvel, yağ idi bu ekler yeni çıktı'.
      Evet neden Fransızca takıda ısrar? Moğol değiliz anladık. Arap değiliz. Fransız mıyız peki?





      _____________________________

      İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
      ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
      kiminle olduğun önemlidir.
      Madde Bağımlılığına "HAYIR"
    • Otomobil Uzmanı
      10403 Mesaj
      17 Mayıs 2007 12:52:42
      babylon da neden bir kendi sözlüğünüzü oluşturmuyorsunuz.Birçok kişi buradan indirdikleri sözlükleri babylon 6.0 çeviri programına eklemekte.Herkez bir sözlük yapabilmektedir.bencewww.babylon.com sitesinden türkçe veya diye bir aratma yapınız.Kendi sözlüğünüzü de oluşturabilirsiniz.


      quote:

      Orjinalden alıntı: Mertallica

      Yaygın olarak kullandığımız Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca vs. kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıklarını paylaşabileceğimiz bir ortam oluşturma amacı içerisindeyim. Bana yardım ederseniz sevinirim. Bir sözcük bile kazandırsak hepimizin ve budunumuzun yararına olacağı görüşündeyim. Şimdiden sağ olun. (Lütfen sözcükleri kalın yazalım ve sözcükler kesinlikle Türkçe olsun.)

      Zehir: Ağı
      Millet: Budun
      Cevap: Yanıt
      Mesaj: İleti
      Edebiyat: Yazın
      Dünya: Acun
      Erzak: Azık
      Nişancı: Atım
      Hediye: Armağan
      Vefa, Bağlılık, Sadakat: Adaşlık
      Yemin: Ant
      Şey: Nesne
      Haber: Salık, Duyuk
      Mutlak: Salt
      Dehşet: Ürküntü, Yılgı
      Sadece: Yalnızca
      Zarar: Dokunca
      Tarif: Tanım, Belirti
      Madde: Özdek
      Fark: Ayrım
      Merkez: Özek
      Zeka: Anlak
      Zeki: Anlaklı
      Kusur: Eksik
      Hayat: Yaşam
      Akıl: Us


      Sözcük Sayısı: 26




      _____________________________

    • Yarbay
      4023 Mesaj
      17 Mayıs 2007 15:08:49
      @mertallica

      Haber: Salık, Duyuk

      Haber : Havadiis , diye biliyorum ?



      _____________________________

    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      17 Mayıs 2007 15:29:20
      quote:


      Türkçe konuşmak adına dilimizde binlerce yıldır kullanılan sözcükleri atmanın pek anlamı olmadığına hatta zararı olduğuna inanıyorum. Zira kullandığımız kelimelerin büyük bir kısmı arapça-farsça ve avrupa kökenlidir.


      Ben de tam tersiyim, Türkçe konuşmak için, bugün kullandığımız yabancı kökenli sözcüklerin, bizi kendi benliğimizden uzaklaştırdığına, diğer çirkin kültürlerin çekim alanına girdiğimizi düşünüyorum. 1000 yıldır bir sözcüğü kullanıyor olup olmamamız, beni çok ilgilendirmiyor açıkçası. Eğer benim atalarım, kendi dilim için o sözcüğü tam karşılayan bir sözcük zaten bulmuşlarsa, ben o diğer dilden gelen salak sözcüğü kullanmamak için elimden geleni yaparım. Sizin söyleminize kalırsa dil devrimi de yapılamazdı ancak yapıldı, çok da güzel yapıldı. Birileri bunu engellemek için, bazı çalışmalarda bulunmasaydı, bugün bu durumda da olmayacaktık zaten.

      Ayrıca ben kimseye düşüncesini sorduğumu anımsamıyorum. Buraya bir katkıda bulunacaksanız bulunun, yok karşı çıkıp açtığım konuyu kirletmeyi sürdürecekseniz şikayet işlevini kullanacağım!



      Alıntıları Göster



      Ne demek ifadelerimiz kısırlaşıyor? Siz kendinizde misiniz? O sözcüklerin hepsinin yerini alacak "GÖRKEM" gövdesinden türemiş bir sözcüğümüz var bizim. Bütün saydığınız sözcüklerden daha güzel, kısa ve kullanışlı. Ayrıca sadece bununla kısıtlı değil. Anladığım kadarıyla oldukça bilgisiz birisiniz dilimiz konusunda. Okumanızı önereceğim. Divanü Lügati't Türk'ten başlayabilirsiniz.


      quote:

      Ayrıca bin yıldan fazla kullandığımız cevap yerine yanıt kullanmak bana saçma gelmekte.

      Kanmak kelimesinden kanıt üretiyoruzda

      Yanıt ı neren üretiyoruz anlamadım. Yanmaktan mı yanıt üretiyoruz ...


      Bu kısma yanıt vermek istemiyorum, seviyemi bu kadar aşağı indiremeyeceğim.



      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
    • Emekli Yönetici
      2647 Mesaj
      17 Mayıs 2007 15:32:41

      quote:

      Orjinalden alıntı: TheM

      @mertallica

      Haber: Salık, Duyuk

      Haber : Havadiis , diye biliyorum ?


      Havadis Arapçadır. Genellikle iyi veya duyulması iyilik verici duyuklar için kullanılır. Türkçede ise bunun karşılığı muştudur.



      _____________________________

      Elektronik Mühendisi
Reklamlar
-x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.