Şimdi Ara

galaksideki yıldızların yörünge hızları hakkında

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
18
Cevap
0
Favori
533
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • herkese selam;
    galaksilerde merkez etrafında dönen yıldızların yörünge hızları ile ilgili düşüncelerim hakkında görüşlerinizi almak istiyorum.
    bilindiği gibi yıldız sistemlerinde yıldız etrafında dönen gezegenler yıldıza yakınlıklarına göre dönme hızlarına sahiptirler. gezegen yıldızına ne kadar yakınsa o kadar hızlı döner. kepplerin 2. yasasına göre geegenin yıldız etrafında taradığı alanlar birim zamanda aynı olmak zorundadır.
    ancak bu durum galaksiler etrafında dönen yıldızlar için geçerli değildir. merkez etrafında dönen yıldızların hızları merkeze yakın veya uzak olsun aşağı yukarı aynıdır. durum böyle olunca merkeze uzak olan yıldızın taradığı alan yakın olanınkinden daha fazla oluyor. bilim adamları bu durum için şöyle bir açıklamada bulunmuşlar, eğer yıldızlar aynı hızda dönüyor ise demek ki sistem içinde kütleyi merkezde değil de homojen olarak dağıtan karanlık madde diye gizemli bir madde olmalıdır. böylece galaksinin merkezi uzayı esnetmeyecek tüm galaksi birlikte aynı oranda esnetecektir.
    ancak bu durumla ilgili benim farklı bir düşüncem var,
    kepplerin 2. yasası yörüngedeki cisimlerin taradığı alanlar üzerineydi ama bence taradığı hacim önemli. hacim ise genel teorideki merkezin aşağı doğru esnek halini düşünün, yandan bakıldığında parabolik bir şekil meydana geliyor. işte 2. yasadaki alan ile bu alandan merkeze inen yere yükseklik dersek bir hacim bulmuş oluruz.
    şimdi cismin yörüngedeki taradığı hacimlere bakarsak, galaksi etrafında dönen uçtaki yıldızların olması gerektiğinden daha hızlı dönmesi merkezde tahmin edilenden çok çok daha kütleli bir cisim ile mümkün olabilir. merkezde bulunduğu tahmin edilen karadelik çok daha ağır olabilir. bu durumda parabolün tepe noktası çok daha derin olacaktır. böylece uzaktaki yıldızlar merkeze nispeten çok daha kütlesiz alandan geçerken taradığı hacimler merkeze yakın yerlerde yoğunlaşacağından daha çok alan taraması mümkün olacaktır.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi speedy_ -- 7 Eylül 2012; 11:07:44 >



    _____________________________
    Görelilik kadar görkemli bir fikir daha gelir mi bu dünyaya...
  • Benzer olarak şu şekilde bir bilgi mevcut hocam.

    "1970’li yılların ortalarına gelindiğinde astronomlar spiral galaksilerin dönme (rotasyon) hızlarını güvenilir bir şekilde ölçebiliyorlardı; bu hız, galaksiye ait parçaların merkezleri etrafındaki dönmeleridir. Astronomların çoğunun hayret ettiği olay, galaksilerin dış bölgelerindeki maddenin beklenilenin üç katı kadar bir hızla dönmesidir. Bu ölçümleri yapmadan önce, astronomlar bir galaksinin toplam kütlesini onun içinde gözlenen yıldızlardan ve gazdan oluştuğunu kabul etmişlerdi. Bugün kabul gören görüşe göre bir galaksinin dış kısımlarının hızlı dönmesi, gene galaksinin dış kısımlarında yer alan büyük miktarda görünmeyen maddeden kaynaklanmaktadır. Gerçekten, Galaksimizde gözlediğimiz yıldızlar ve gaz, Galaksimizin parlak kütlesinin %10 unu teşkil eder. Bundan dolayı astronomlar oluşturdukları galaksi modellerinde, kullandıkları kütle parametresini daha büyük bir değerde kabul etmektedirler."

    Yani galaksilerin dış kısımlarındaki yıldızların daha hızlı dönmelerini kara maddeye bağlamış durumdalar. Fakat bence mantığa uygun olanı tam tersi yani merkeze yakın olan yıldızların daha yavaş dönmelerinin sebebi olmalıdır karanlık madde çünkü yıldızı oluşturanlardan çok daha ağır olduğu tahmin ediliyor karanlık maddenin.

    Edit: Yabancı kaynaklarda ufak bir araştırma ile ulaştığım bilgi şu şekilde. Yıllarca çeşitli teoriler üretilmiş konu hakkında karanlık maddeye ek olarak soğuk-karanlık madde şeklinde. En son 80lerde alternatif olarak kütlesel yerçekim ile ilgili çok çabuk çürütülen bir teori ortaya atılmış. Fakat nihayetinde 90larda bu olayın tamamen karanlık madde kaynaklı olduğuna kanaat getirilmiş durumda.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kraven -- 7 Eylül 2012; 19:53:16 >
    _____________________________
    A! Elbereth Gilthoniel! Silivren penna míiriel. O menel aglar elenath, Gilthoniel, A! Elbereth! A Elbereth Gilthoniel. O menel palan-díriel. Le nallon sí. Di-nguruthos. A tiro nin, Fanuilos!
    MSI X99A Gaming 7, Nvidia Gtx980, Core i7 5820K, Dark N10, Logitech Z523, Samsung 46C750, Philips 273ELH, Samsung Note 10.1, iPhone 6 Plus 64GB, Razer Kraken 7.1, Sony PS4,




  • evet dışta kalan yıldızların hızlı dönmesinin nedenini henüz tesbit edemedikleri bir maddeye bağlamış durumdalar.
    ancak bunun yerine merkezdeki madde çok daha ağır olsa , öyle ki sadece ona çok yakın yıldızların hızları çok şiddetli büyük bir kısım yörüngedeki yıldızlarınki ise birbirine yakın olmaz mıydı?
    çünkü bu durumda merkeze çok yakın olan yıldızların dışındaki diğer yıldızların taradıkları hacim (alan değil) birbirine çok yakın olacaktı.
    _____________________________
    Görelilik kadar görkemli bir fikir daha gelir mi bu dünyaya...
  • Vallahi hocam dediğim gibi benimde aklıma pek yatmadı mevcut teori. Konu hakkında çok ileri detaya vakıf değilim fakat mantık olarak dışarıdakilerin hızlanması değil içeridekilerin yavaşlaması gerekmekteydi fakat baktığım bütün kaynaklarda tam tersi geçmekte. Ayrıca göz gezdirdiğim makale ve açıklamalar İngilizce olarak çok tekniğe girdiğinden tam olarak kavrayamadım uygun vakitte daha detaylı kontrol edip sağlam şekilde okumam gerekiyor. Ama ortak nokta şu; karanlık maddenin helyum vb. gibi yıldızları oluşturan atomlardan daha ağır olması nedeniyle oluştuğu. Hatta terim olarakta tam çevirisi saçma olsada diksel açı-doğru açı gibi bir anlama gelen isim vermişler bu duruma.
    _____________________________
    A! Elbereth Gilthoniel! Silivren penna míiriel. O menel aglar elenath, Gilthoniel, A! Elbereth! A Elbereth Gilthoniel. O menel palan-díriel. Le nallon sí. Di-nguruthos. A tiro nin, Fanuilos!
    MSI X99A Gaming 7, Nvidia Gtx980, Core i7 5820K, Dark N10, Logitech Z523, Samsung 46C750, Philips 273ELH, Samsung Note 10.1, iPhone 6 Plus 64GB, Razer Kraken 7.1, Sony PS4,
  • Keppler'in alanlar yasası, bugünkü alan teorisi (karışıklık olmasın, kütleçekim alan vektörü buradaki) bilgimizle artık sadece pratik hesap kolaylığı sağlayan bir araç. Bugünkü bilgimizle, kütleçekim alan vektörü oluşturan her bir parçacığın birbiri üzerindeki ivmeyi ve dönme hareketi gösteren her parçacığın da sahip olduğu merkezcil ivmeyi net olarak formülize edebiliyoruz. Bu sonuçlar da Keppler alanları yasasıyla aynen örtüşmektedir zira o yasa zaten kütleçekiminin keşfedilmesine önayak olan deneysel bir yasaydı. Bu sebeple dediğiniz şekilde çizgisel hız ile mesafe arasında üçüncü mertebeden (hacimsel) bir ilişki değil, ikinci mertebeden (alansal) bir ilişki vardır. Yine alan teorisine göre (aynen elektriksel bir yükün oluşturduğu elektrik alan şiddetinin uzaklık ile değişimi gibi) belirli bir kütleye sahip bir parçacığın yarattığı kütleçekim alanı, uzayda her yöne homojen olarak ve eşpotansiyel kapalı alanlar oluşturacak şekilde yayılır. Bu yüzden kütleçekim ivmesinin değeri, bu eşpotansiyel alanları (pi*r²) işaret edecek bir şekilde kaynağın merkezine olan uzaklığın karesi ile orantılıdır. Lagranj mekaniğinde de zaten aradaki ilişkinin yarıçap karesi ile olduğunu görebiliriz (Newton'ın evrensel kütleçekim yasası). Burada belki de gözünüzden kaçmış olabilecek nokta, dairesel (aslen elips) hareket yapan cismin izdüşüm alanının her noktasında bu alanın normal vektörü yönünün sabit olması gerekmediğidir. Yani yuvarlak bir masa yüzeyi gibi her iki eksende birden düz (bir başka deyişle yüzeyin teğet vektörleri her zaman birbirine dik) bir yüzey olması gerekmiyor taranan yüzeyin. Bükülmüş bir yüzey dahi olsa Keppler yasasına uyacaktır sonuç.
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W




  • quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    Keppler'in alanlar yasası, bugünkü alan teorisi (karışıklık olmasın, kütleçekim alan vektörü buradaki) bilgimizle artık sadece pratik hesap kolaylığı sağlayan bir araç. Bugünkü bilgimizle, kütleçekim alan vektörü oluşturan her bir parçacığın birbiri üzerindeki ivmeyi ve dönme hareketi gösteren her parçacığın da sahip olduğu merkezcil ivmeyi net olarak formülize edebiliyoruz. Bu sonuçlar da Keppler alanları yasasıyla aynen örtüşmektedir zira o yasa zaten kütleçekiminin keşfedilmesine önayak olan deneysel bir yasaydı. Bu sebeple dediğiniz şekilde çizgisel hız ile mesafe arasında üçüncü mertebeden (hacimsel) bir ilişki değil, ikinci mertebeden (alansal) bir ilişki vardır. Yine alan teorisine göre (aynen elektriksel bir yükün oluşturduğu elektrik alan şiddetinin uzaklık ile değişimi gibi) belirli bir kütleye sahip bir parçacığın yarattığı kütleçekim alanı, uzayda her yöne homojen olarak ve eşpotansiyel kapalı alanlar oluşturacak şekilde yayılır. Bu yüzden kütleçekim ivmesinin değeri, bu eşpotansiyel alanları (pi*r²) işaret edecek bir şekilde kaynağın merkezine olan uzaklığın karesi ile orantılıdır. Lagranj mekaniğinde de zaten aradaki ilişkinin yarıçap karesi ile olduğunu görebiliriz (Newton'ın evrensel kütleçekim yasası). Burada belki de gözünüzden kaçmış olabilecek nokta, dairesel (aslen elips) hareket yapan cismin izdüşüm alanının her noktasında bu alanın normal vektörü yönünün sabit olması gerekmediğidir. Yani yuvarlak bir masa yüzeyi gibi her iki eksende birden düz (bir başka deyişle yüzeyin teğet vektörleri her zaman birbirine dik) bir yüzey olması gerekmiyor taranan yüzeyin. Bükülmüş bir yüzey dahi olsa Keppler yasasına uyacaktır sonuç.

    evet doğru belli bir eğrinin alanını da tarıyor olabilir ancak benim söylemek istediğim acaba bir alan değil de 3 boyutlu uzayda bir hacim mi tarıyor yanikeppler yasasındaki alanın bir yükseklik ile çarpılması gibi . yükseklik ise burada merkezdeki cismin yarattığı esneyen uzaydaki derinliktir. veya bu derinliğe 4. boyut da diyebiliriz.
    _____________________________
    Görelilik kadar görkemli bir fikir daha gelir mi bu dünyaya...




  • Uzay-zaman dokusunun "esnemesi" üzerinden düşündüğünüzü zannediyorum. Cisimlerin kütleleri ile doğru orantılı olarak uzay-zamanı "bükme" ve "esnetme" kavramları, kütleçekim alanının etkisini insanlara daha kolay açıklayabilmek adına ortaya çıkmış bir araçtır aslen (ki sadece çekim kuvveti oluşturmakla kalmayıp, zaman eksenini de "büktüğü" için çok yerinde bir benzetmedir). Zira bizler kütleçekim vektörünün her zaman yere doğru dik olduğu bir dünya yüzeyinde yaşıyoruz. Gezegenler arası etkileşimdeki gibi alan vektörünün tek bir yönde değil, tüm katı açı yönlerinde olduğu bir sistemi anlamak için en çok karşımıza çıkan "gerilmiş çarşaf" benzetmesi üzerinden gidilir sıkça. Fiziksel olarak ortada esneyen birşey yoktur, sadece kütleçekimin şiddetli olduğu noktalarda bunun etkisini (zaman çizgisine olan etkisini de) gösterebilmek adına ağırlıktan çöken bir çarşaf yüzeyi ile benzetim ilişkisi kurulur. Sonuç olarak, şimdilik bu bükülmeyi 4. boyut gibi kavramlarla pek karıştırmamak iyi olur. Lakin belli de olmaz, önümüzdeki yüzyıllarda kuantum mekaniği biraz açıklığa kavuşturulursa ilave boyutların varlığı gerçekten de kanıtlanabilir tabi.
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    Uzay-zaman dokusunun "esnemesi" üzerinden düşündüğünüzü zannediyorum. Cisimlerin kütleleri ile doğru orantılı olarak uzay-zamanı "bükme" ve "esnetme" kavramları, kütleçekim alanının etkisini insanlara daha kolay açıklayabilmek adına ortaya çıkmış bir araçtır aslen (ki sadece çekim kuvveti oluşturmakla kalmayıp, zaman eksenini de "büktüğü" için çok yerinde bir benzetmedir). Zira bizler kütleçekim vektörünün her zaman yere doğru dik olduğu bir dünya yüzeyinde yaşıyoruz. Gezegenler arası etkileşimdeki gibi alan vektörünün tek bir yönde değil, tüm katı açı yönlerinde olduğu bir sistemi anlamak için en çok karşımıza çıkan "gerilmiş çarşaf" benzetmesi üzerinden gidilir sıkça. Fiziksel olarak ortada esneyen birşey yoktur, sadece kütleçekimin şiddetli olduğu noktalarda bunun etkisini (zaman çizgisine olan etkisini de) gösterebilmek adına ağırlıktan çöken bir çarşaf yüzeyi ile benzetim ilişkisi kurulur. Sonuç olarak, şimdilik bu bükülmeyi 4. boyut gibi kavramlarla pek karıştırmamak iyi olur. Lakin belli de olmaz, önümüzdeki yüzyıllarda kuantum mekaniği biraz açıklığa kavuşturulursa ilave boyutların varlığı gerçekten de kanıtlanabilir tabi.

    Ben işin içine sicim ve sicime bağlı olarak kendi teorimi sokayım o halde. Gerilmiş çarşaf akılda kalmaya yönelik bir betimlemedir haliyle. Fakat işin içine zaman boyutunu ve sicimdeki üst boyutları ilave ettiğinizde ortaya karmaşık bir hal çıkıyor. Öncelikle her gezegende tüm boyutların etkisini göremiyorsunuz. Ayrıca kuantumu baz alarak baktığınızda çarşafta atlayıp zıplayan pireleri düşünmek zorunda kalıyoruz. Fakat bu pireler eğer işi sadece kuantum ve genel görelilik olarak ele aldığınızda mevcut uzay zaman dokusu ve gezegen kütle çekim etkisini bozuyor daha doğrusu bozması gerekiyor. Bu nedenle bu pirelerin neden olduğu doku bozulmasını dindirip daha normal bir düzlem için ilave boyutlar işin içine giriyor. Fakat şimdiye kadar ilave edilen bu boyutlar fiziki boyutlar olmuştur. Haliyle tek zaman boyutu bu pirelerden etkilenerek bozulması gerekmekte. Benim teorime göre tek zaman boyutu değil toplamda her yöne gidebilen ve tam anlamıyla sarıp sarmalayarak bozulmayı engelleyen 6 zaman boyutumuz mevcut. Çok basit ve biraz saçmalarcasına bir açıklama oldu fakat görsel olarak anlatamadığım için yazıyla bu saatte bu kadar olabiliyor kusuruma bakmayın artık :)
    _____________________________
    A! Elbereth Gilthoniel! Silivren penna míiriel. O menel aglar elenath, Gilthoniel, A! Elbereth! A Elbereth Gilthoniel. O menel palan-díriel. Le nallon sí. Di-nguruthos. A tiro nin, Fanuilos!
    MSI X99A Gaming 7, Nvidia Gtx980, Core i7 5820K, Dark N10, Logitech Z523, Samsung 46C750, Philips 273ELH, Samsung Note 10.1, iPhone 6 Plus 64GB, Razer Kraken 7.1, Sony PS4,




  • Ne münasebet tabi ki atabilirsiniz, kuantum teorisi değil mi... atış serbest, gayet tabi en doğal hakkınız . Fiziksel boyutları çoğullamak yerine çoğul zaman eksenleri ve dokuları fikri bana mantıklı geldi açıkçası, ama teorisyenler ne der bilemem. Bu arada evet gözden kaçırdığım, zaman ekseninde atlayan enerjili parçacıkların zaman dokusunu bükmenin yanında kütleçekim alanını da bükecekleri. Doğrudur fakat makro ölçeğe çıktığımızda bunun etkisi gözle görülür derecede olacak mı? Bu arada sicime girdik madem kritik soruyla bitirmeden olmaz; 9 boyut mu 10 boyut mu (ya da belki de, yoksa 11 mi ) ?
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    Uzay-zaman dokusunun "esnemesi" üzerinden düşündüğünüzü zannediyorum. Cisimlerin kütleleri ile doğru orantılı olarak uzay-zamanı "bükme" ve "esnetme" kavramları, kütleçekim alanının etkisini insanlara daha kolay açıklayabilmek adına ortaya çıkmış bir araçtır aslen (ki sadece çekim kuvveti oluşturmakla kalmayıp, zaman eksenini de "büktüğü" için çok yerinde bir benzetmedir). Zira bizler kütleçekim vektörünün her zaman yere doğru dik olduğu bir dünya yüzeyinde yaşıyoruz. Gezegenler arası etkileşimdeki gibi alan vektörünün tek bir yönde değil, tüm katı açı yönlerinde olduğu bir sistemi anlamak için en çok karşımıza çıkan "gerilmiş çarşaf" benzetmesi üzerinden gidilir sıkça. Fiziksel olarak ortada esneyen birşey yoktur, sadece kütleçekimin şiddetli olduğu noktalarda bunun etkisini (zaman çizgisine olan etkisini de) gösterebilmek adına ağırlıktan çöken bir çarşaf yüzeyi ile benzetim ilişkisi kurulur. Sonuç olarak, şimdilik bu bükülmeyi 4. boyut gibi kavramlarla pek karıştırmamak iyi olur. Lakin belli de olmaz, önümüzdeki yüzyıllarda kuantum mekaniği biraz açıklığa kavuşturulursa ilave boyutların varlığı gerçekten de kanıtlanabilir tabi.

    4.boyut genel teorinin içinde var zaten. bu boyuta "zaman" denilmiş ancak bence sadece zamanı kapsamıyor, aslında zamanın farklı davrandığı bir ara boyut bu. uzay ne kadar esnerse 4.boyut da o kadar büyüyor. gergin çarşaf örneği tabiki esneyen uzayı kolay anlatmanın 3 boyutlu bir yolu. gergin çarşaftaki aşağı doğru esneme normalde her yönde gerçekleşiyor. benim demek istediğim hacim deki yükseklik esneyen uzayın esneme oranı ile ilgili. uzay zaman esnedikçe bu yükseklik oluşuyor daha doğrusu hacmi oluşturacak sanal yükseklik desek daha doğru olur.
    merkezdeki cisim uzayı ne kadar esnetirse hacmi oluşturacak 4. boyut da o kadar derine iner. dolayısıyla benim düşünceme göre galaksi merkezindeki müthiş kütleli cisim sayesinde 4.boyuttaki en çok esneme merkeze en yakın yerlerde gerçekleşiyor. bu durumda merkezden uzaklaştıkça daha sığ bir 4. boyut ve dolayısıyla daha küçük bir hacim taranmış oluyor. böylece merkezden belli bir mesafeden sonraki yıldızlar yaklaşık aynı hacmi taradıklarından yörünge hızları da aynı oluyor.
    _____________________________
    Görelilik kadar görkemli bir fikir daha gelir mi bu dünyaya...




  • quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    Ne münasebet tabi ki atabilirsiniz, kuantum teorisi değil mi... atış serbest, gayet tabi en doğal hakkınız . Fiziksel boyutları çoğullamak yerine çoğul zaman eksenleri ve dokuları fikri bana mantıklı geldi açıkçası, ama teorisyenler ne der bilemem. Bu arada evet gözden kaçırdığım, zaman ekseninde atlayan enerjili parçacıkların zaman dokusunu bükmenin yanında kütleçekim alanını da bükecekleri. Doğrudur fakat makro ölçeğe çıktığımızda bunun etkisi gözle görülür derecede olacak mı? Bu arada sicime girdik madem kritik soruyla bitirmeden olmaz; 9 boyut mu 10 boyut mu (ya da belki de, yoksa 11 mi ) ?

    Açıkçası çok üst düzey matematik bilgim olmadığı için detay veremiyorum fakat bizim yaptırdığımız denklemlerde mantıklı bir sonuca (denklemin yaklaşık sonucunun yaklaşığının yaklaşığına denk geliyor) ulaşabilmek açısından +6 zaman boyutlu bir evren modeli gerekmekteydi aksi halde benim tabirimle zıplayan pirelerin oluşturduğu bir bozulma mevcut. Ha gözle görülen bir etkisi var mı yok mu tartışılır tabi ama iş denkleme geldiğinde can sıkıcı oluyor.
    Sicim işine girdiğiniz zaman M teorisini kabul etmiş sayılıyorsunuz yoksa kafa göz dalıyorlar açıkçası Teorim için ilk başta bazı fizikçilere danışmaya kalktığımda önce klasik fizikçilere rastlayıp sicim nedir azizim elle tutulur birşey üzerine git cevabı aldım. Akıllanıp teorik fizikçilere danıştığımda ise M teorisi üzerine gitmem konusunda çok ciddi ve okkalı (!) teşvikler aldım M teorisi dediğiniz zaman ise 10+1 boyutlu model çıkıyor karşınıza. Neden 9 veya 10 olamayacağını ise Witten ve Green çok güzel ayna benzetmeleri ile açıklıyorlar.
    _____________________________
    A! Elbereth Gilthoniel! Silivren penna míiriel. O menel aglar elenath, Gilthoniel, A! Elbereth! A Elbereth Gilthoniel. O menel palan-díriel. Le nallon sí. Di-nguruthos. A tiro nin, Fanuilos!
    MSI X99A Gaming 7, Nvidia Gtx980, Core i7 5820K, Dark N10, Logitech Z523, Samsung 46C750, Philips 273ELH, Samsung Note 10.1, iPhone 6 Plus 64GB, Razer Kraken 7.1, Sony PS4,




  • Zamanın dördüncü boyut olarak ele alınmasından bahsetmiyorum. Bahsettiğinizi sandığım dördüncü bir boyut zaman değildi, teorik bir dördüncü uzaysal boyut. Bu noktada Kraven'in dediği gibi sicim teorisine girmek gerekiyor, haliyle istediğimiz teoriyi ortaya atmakta özgürüz bugünkü bilgilerimizle
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    Zamanın dördüncü boyut olarak ele alınmasından bahsetmiyorum. Bahsettiğinizi sandığım dördüncü bir boyut zaman değildi, teorik bir dördüncü uzaysal boyut. Bu noktada Kraven'in dediği gibi sicim teorisine girmek gerekiyor, haliyle istediğimiz teoriyi ortaya atmakta özgürüz bugünkü bilgilerimizle

    ben einstein ın bahsettiği zaman boyutunun bu olduğunu düşünüyorum zira zamanın esnemesi dediğimizde bu boyuttaki hareketinden bahsediliyor bence.
    _____________________________
    Görelilik kadar görkemli bir fikir daha gelir mi bu dünyaya...
  • @Kraven;
    Herhalde ben klasik fizikçiler kadar sert çıkışamayacağım ama alanımı aşan bu konularda son derece ılıman bir yaklaşımla, bilmediğim herşeyin mümkün olma ihtimali vardır diyebilirim yalnızca
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W
  • quote:

    Orijinalden alıntı: speedy_

    quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    Zamanın dördüncü boyut olarak ele alınmasından bahsetmiyorum. Bahsettiğinizi sandığım dördüncü bir boyut zaman değildi, teorik bir dördüncü uzaysal boyut. Bu noktada Kraven'in dediği gibi sicim teorisine girmek gerekiyor, haliyle istediğimiz teoriyi ortaya atmakta özgürüz bugünkü bilgilerimizle

    ben einstein ın bahsettiği zaman boyutunun bu olduğunu düşünüyorum zira zamanın esnemesi dediğimizde bu boyuttaki hareketinden bahsediliyor bence.

    Gayet tabi olabilir, zaten uzaysal 3 boyutumuzu bir sanal zaman vektörüyle doku halinde birleştirebilmekten daha gerçekçi bir açıklama getirmiş durumda değil günümüz fiziği.
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W




  • Bu noktada çözüme genel göreliliğe göre açıklayamayacağız malesef çünkü işe makro açıdan bakmamız gerektiğinden 4. boyut olarak zaman boyutunu kattığınızda bir sonuca ulaşamıyorsunuz mevcut etkiler bir nevi yok sayıldığından ki Einstein bu nedenle iki teoriyi birleştirmeye çalışırken can vermiştir :)
    Çünkü kuantuma girdiğinizde işin içine zıplayan pireler giriyor ve zaman atlamaları, zaman çizgisindeki bozulmalar katılıyor. Hepimiz biliyoruzki zaman dediğimiz şeyi düz bir çizgi-düzlem olarak ifade edilmesine rağmen zaman içinde çeşitli atlamalar, bozulmalar ve çelişkiler mevcut. Bunu da kuantumda gördüğümüz benim zıplayan pireler dediğim duruma bağlıyorum ki en iyi anlatımı bana göre Cube filmi yapmakta.
    Buradan şunu anlıyoruzki zaman bir doğru değil fakat doğru olmamasına rağmen bir kaos da değil. İşte kaos olmamasına yani işin bize kadar gelmeyip yani makro boyuta çıkmayıp mikro boyutta kalmasının sebebi açıklamaya çalıştığım gibi her yöne etki edip maddeyi-evreni-gezegeni ne derseniz deyin sarıp sarmalayan ekstra zaman boyutlarıdır. Bunu da şöyle açıklamaya çalışayım, 3 boyut geometrisini biliyoruz. 4 boyutlu geometride ise normal bir küpün fazladan onlarca köşeye sahip olduğunu görüyoruz. Şimdi birde bunu yüzbinler ile çarparak 10 boyut geometrisini hayal etmeye çalışın. İşte o 10 boyut geometrisini sarmalayacak şekilde 6 boyutlu bir zaman çizelgesi hayal edebiliyorsanız dış etkenlerin zaman çizelgesindeki bozulmaların makro boyuta neden etki edemediğini az çok açıklamaya yaklaşabiliriz demektir ki bu da bana tasarımın mükemmeliyetini gösteriyor.

    @ferdinnand
    Klasik fizikçi-sicim teorisyeni kavgaları çok fena oluyor aman diyeyim bulaşma. Burada tanıdığım birkaç hocaya başvurayım yardım isteyeyim dedim en son o kadar alevlendiki tartışma adam kafama deney tüpü fırlattı zor kaçtım içerden
    _____________________________
    A! Elbereth Gilthoniel! Silivren penna míiriel. O menel aglar elenath, Gilthoniel, A! Elbereth! A Elbereth Gilthoniel. O menel palan-díriel. Le nallon sí. Di-nguruthos. A tiro nin, Fanuilos!
    MSI X99A Gaming 7, Nvidia Gtx980, Core i7 5820K, Dark N10, Logitech Z523, Samsung 46C750, Philips 273ELH, Samsung Note 10.1, iPhone 6 Plus 64GB, Razer Kraken 7.1, Sony PS4,




  • @Kraven;
    Bilmez miyim o aşık atışmalarını . Yıllar önce akademiye ilk ayak bastığım mekan olan fen-edebiyattan arkama bakmadan koşarak uzaklaşma sebeplerimdendir. "Akıllanıp" teorisyene başvurmakla iyi etmişsiniz lakin yeterince "akıllı" bir teorisyene rastlama olasılığını düşünmeden edemem. Bu arada son gelinen nokta güzelmiş, ütopik hayallerim arasına eklenebilecek şahane birşey olurdu herhalde bir teorisyenden "deney tüpü" yemek
    _____________________________
    Forumun sistem panelinde halen daha arıza var, duyurulur...
    Kasa: Cooler Master Storm Scout MB: ASUS P8Z68-V Pro CPU: Intel i7 2600K (@4.2GHz, 1.205VCore, 30°C ~ 72°C)
    GPU: Powercolor HD6870 (@950MHz, Fan0%, 56°C ~ 103°C) RAM: 4GB Corsair Vengeance (@1600MHz, 9-9-9-24)
    HDD: 1TB Hitachi Deskstar 7200rpm 32MB Cache SSD: 120GB OCZ Agility 3 PSU: 700W Cooler Master Silent Pro
    Monitör: 22" ASUS VW228N TFT-LED 1080p DVD-RW: LG Super-Multi 22x Klavye: Microsoft Comfort Curve 2000
    Fare: Logitech VX Revolution Hoparlör: Sony SRS-D5 2.1 50W
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ferdinnand

    @Kraven;
    Bilmez miyim o aşık atışmalarını . Yıllar önce akademiye ilk ayak bastığım mekan olan fen-edebiyattan arkama bakmadan koşarak uzaklaşma sebeplerimdendir. "Akıllanıp" teorisyene başvurmakla iyi etmişsiniz lakin yeterince "akıllı" bir teorisyene rastlama olasılığını düşünmeden edemem. Bu arada son gelinen nokta güzelmiş, ütopik hayallerim arasına eklenebilecek şahane birşey olurdu herhalde bir teorisyenden "deney tüpü" yemek

    O nedenle zaten yurt dışına açılıp yabancı hocalar ile görüşmek durumunda kaldım en sonunda. Fakat bunun cezasını da teorimin elimden çalınması ve bazı çevrelerce tehdit edilmek ile ödedim sanırım.
    Kafama nasıl deney tüpü yediğimi de anlatayım. Şimdilerin ünlü bir üniversitesinde ünlü sayılan bir hoca ile bu konular hakkında konuşmaya ve o zaman çok ham olan teorimden bahsetmeye başladım. Bir süre sonra hararetli şekilde tartışmaya başladık ve aradan bir süre geçince hararet hocada kısa devre yapmaya başladı. Beni hayal peşinde koşmakla suçlayıp somut şeyler üzerinde çalışmaya davet edip aklı sizi aklı havada .....duğumun teorisyenleri şeklinde bir ithamda bulununca cevap vermek gerekti. Kelli felli hocaya at gözlüğü takmış beynini kullanıp geniş düşünemeyen, sıradan ve kalıpçı hoca efendi şeklinde bir cevap verince kafama deney tüpünü yemem bir oldu Birde attığı şey kırılmıyor mübarek kafamdan sekip arkama düştü, bende odadan kaçayım derken üzerine basıp dengemi kaybedince odadan dışarı yuvalanarak çıkıp bütün koridorun ki yaklaşık 100 kişinin dikkatini üzerime çekmeyi başarmıştım
    _____________________________
    A! Elbereth Gilthoniel! Silivren penna míiriel. O menel aglar elenath, Gilthoniel, A! Elbereth! A Elbereth Gilthoniel. O menel palan-díriel. Le nallon sí. Di-nguruthos. A tiro nin, Fanuilos!
    MSI X99A Gaming 7, Nvidia Gtx980, Core i7 5820K, Dark N10, Logitech Z523, Samsung 46C750, Philips 273ELH, Samsung Note 10.1, iPhone 6 Plus 64GB, Razer Kraken 7.1, Sony PS4,




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.