Şimdi Ara

FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
16
Cevap
1
Favori
879
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
12 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti
    Avrupa’nın savunma tedarikinde Türkiye giderek daha görünür hale geliyor. Fransız düşünce kuruluşu Fondation pour la Recherche Stratégique (FRS) raporuna göre 2024 yılında Avrupa, Türkiye'nin savunma sanayisinin en önemli ihracat pazarı oldu. Bu dönemde Türkiye, savunma ihracatının yüzde 27'sini Avrupa’ya yaparken yüzde 25’ini ABD’ye yaptı.



    Rapor, Türkiye’nin Avrupa pazarında hızlı bir büyüme yaşadığını gösteriyor. Öte yandan ABD, Avrupa savunma pazarında halen baskın konumda. SIPRI verilerine göre Avrupa’nın toplam ithalatında ABD’nin payı güncel durumda yüzde 48 seviyesinde. 2024’te ise 43 milyar dolar (yüzde 44 pay) seviyesindeydi. 2024'te Türkiye'nin silah ihracatı 7,154 milyar dolara ulaşmıştı.



    Avrupa yeniden silahlanıyor



    Çalışmaya göre Türkiye, Güney Kore ve Brezilya ile birlikte son dört yılda Avrupa pazarında güçlü bir şekilde yer edinmeyi başardı.



    Veriler, 2020-2025 döneminde savunma ihracat hacmindeki artışı da net biçimde ortaya koyuyor. Güney Kore’nin ihracatı sekiz kat, Türkiye’nin beş kat, Brezilya’nın ise dört kat büyüdü.



    FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti
    Türkiye’nin Avrupa pazarındaki başarısının arkasında ise belirli platformların etkisi büyük. Özellikle Anka, TB2 ve TB3 insansız hava araçları, Hürjet eğitim uçağı ve MİLGEM kapsamında geliştirilen savaş gemileri ihracatın ana itici gücünü oluşturuyor. Bunun yanında zırhlı kara araçları ve deniz sistemleri de Avrupa’daki talep artışından pay alıyor.



    Raporda, 2010-2020 yılları arasında başlatılan bu programların üretim ve ihracat aşamasına geçmesinin Türkiye’nin savunma sanayisinde sürdürülebilir bir büyüme yakalamasını sağladığı aktarıldı.



    Türkiye’nin Avrupa’daki yükselişinde yalnızca ürün çeşitliliğinin rol oynamadığını dikkat çeken rapor, jeopolitik ve kurumsal faktörler de belirleyici olduğunun altını çizdi. Özellikle NATO üyeliğinin savunma iş birliklerine zemin hazırladığı vurgulandı.



    Rapora göre ortaya çıkan tablo, Avrupa’nın savunma tedarikinde çeşitliliğe yöneldiğini ve Türkiye’nin bu yeni dönemde kilit oyunculardan biri haline geldiğini gösteriyor. Artan talep, hızlanan üretim kapasitesi ve rekabetçi sistemler, Türkiye’yi yalnızca alternatif değil, birçok ülke için öncelikli tedarikçilerden biri konumuna taşıyor.



    Giriş kapısı Doğu Avrupa oldu



    Raporda, Türkiye’nin Avrupa pazarına girişinde özellikle Doğu Avrupa’nın kritik rol oynadığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda hafif zırhlı araçlar ve taktik insansız hava araçlarının (TUAV) öne çıktığı belirtiliyor.



    FRS analizine göre Nurol Makina’nın 2018’de Macaristan ile imzaladığı Gidran (Ejder Yalçın tabanlı MRAP) anlaşması, bu sürecin ilk adımlarından biri oldu. Şirketin 2022’de Macaristan’da yerel üretim için iştirak kurması da Türkiye’nin bölgedeki sanayi varlığını güçlendirdi.



    FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti
    2023 yılında Estonya ile imzalanan ve Otokar’ın da dahil olduğu 230 adet zırhlı araçlık, toplam 200 milyon euro değerindeki sözleşme Türk şirketlerinin bölgedeki etkinliğini artıran bir diğer örnek olarak gösteriliyor. Romanya’nın ise Ekim 2024’te Cobra II 4x4 zırhlı araç için Otokar’ı tercih ettiği, ardından Ocak 2026’da şirketin yerel ortağını devralma planı açıkladığı hatırlatılıyor.



    Ayrıca Bkz.Ukrayna cephesi Terminator filmine döndü: Bir ayda 7 bin robot operasyonu



    FRS raporunda Baykar üretimi TB2 insansız hava aracının Türkiye’nin Avrupa pazarına girişinde belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Şirketin 2024 yılı gelirinin yüzde 90’ının ihracattan elde edildiği bilgisine yer verilirken Ukrayna savaşının bu süreci hızlandırdığı vurgulanıyor.



    TB2’nin Avrupa’daki ilk kullanıcısının 2019’da Ukrayna olduğu, ardından Polonya’nın 2021’de 24 adetlik alım yaparak bu platformu tercih eden ilk NATO ve AB ülkesi olduğu belirtiliyor. Litvanya, Romanya ve Hırvatistan’ın yanı sıra Kosova, Arnavutluk ve Bosna-Hersek gibi Balkan ülkelerinin de kullanıcılar arasına katıldığı ifade ediliyor.



    Türkiye’nin stratejik tercihleri genişlemeyi sağladı



    FRS’ye göre Türkiye’nin Avrupa’daki stratejisi yalnızca ürün satışıyla sınırlı değil. Raporda, ikili anlaşmalar, ortak üretim ve sanayi iş birliklerinin bu genişlemenin temel unsurları olduğu belirtiliyor.



    Bu kapsamda Polonya ile Aralık 2025’te imzalanan anlaşmayla Aselsan’ın 410 milyon dolarlık elektronik harp sistemi tedarik edeceği aktarılıyor. Romanya ile ASFAT üzerinden TCG Akhisar korvetinin teslimatını içeren anlaşmanın imzalandığı ifade ediliyor. Slovakya ile 2025’te kurulan stratejik ortaklığın da savunma sanayiine odaklandığı, Otokar’ın Tulpar platformu ile açılması planlanan orta tank ihalesini hedeflediği belirtiliyor. Ayrıca Aselsan ile Çekya merkezli CSG arasında 2026’da kurulan ortak girişimin hava savunma, elektronik harp ve akıllı mühimmat üretimine yönelik olduğu kaydediliyor.



    Raporda, Türk savunma ürünlerinin Avrupa’da tercih edilmesinde fiyat, teslim süresi ve performans açısından rekabetçi olmalarının etkili olduğu vurgulanıyor. Ayrıca NATO standartlarına uyumun da önemli bir avantaj sağladığı belirtiliyor.



    Bu çerçevede Türkiye’nin Aralık 2024’te Portekiz ile imzaladığı ve STM’nin iki lojistik destek gemisi inşa edeceği anlaşma, NATO üyesi bir ülkeye yapılan ilk deniz platformu satışı olarak öne çıkarılıyor.



    İspanya ve İtalya ile derinleşen iş birliği



    FRS analizinde Türkiye’nin Avrupa’daki varlığını güçlendiren bir diğer unsurun sanayi iş birlikleri olduğu ifade ediliyor. İspanya ile yapılan anlaşma kapsamında Hürjet eğitim uçağının 30 adetlik teslimatını içeren programın 2028-2029 döneminde hayata geçirilmesinin planlandığı belirtiliyor. Anlaşmanın teknoloji transferi ve ortak üretim unsurları içerdiği de vurgulanıyor.



    İtalya’da ise Baykar’ın Piaggio Aero’yu satın alması ve Leonardo ile kurduğu ortak girişimin Avrupa İHA pazarında yeni fırsatlar yaratmasının beklendiği ifade ediliyor. Raporda ayrıca Baykar’ın Piaggio tesislerinde AKINCI, TB2 ve TB3 üretimini gerçekleştirmeyi planladığı bilgisine yer veriliyor.




    Kaynak:https://www.frstrategie.org/publications/defense-et-industries/new-entrants-european-defense-market-study-korea-brazil-and-turkey-2026
    Kaynak:https://defenceturkey.com/en/content/ssb-s-2024-evaluation-2025-goals-6214
    Kaynak:https://www.sipri.org/media/press-release/2026/global-arms-flows-jump-nearly-10-cent-european-demand-soars







  • Tamamen yanlış anlaşılsın diye başlık atan editör,. Hayır Savunma sanayii ile elbette gurur duyuyoruz da bu nasıl başlık. Kendi eklediğiniz haberide mi okumuyorsunuz artık. Ya da klasik aman zaten okumazlar diyip çift anlamlı clickbaiti dayıyorsunuz.


    "Rapor, Türkiye’nin Avrupa pazarında hızlı bir büyüme yaşadığını gösteriyor. Öte yandan ABD, Avrupa savunma pazarında halen baskın konumda. SIPRI verilerine göre Avrupa’nın toplam ithalatında ABD’nin payı güncel durumda yüzde 48 seviyesinde. 2024’te ise 43 milyar dolar (yüzde 44 pay) seviyesindeydi. 2024'te Türkiye'nin silah ihracatı 7,154 milyar dolara ulaşmıştı.

    Yani bizim Avrupa'ya yaptığımız ihracat ABD'ye yaptığımızı yüzdesel olarak geçmiş, Ayrıca 2025 yılı daha iyi gitti.. Keske şu konuları doğru düzgün yazacak kapasiteye sahip olsanız,

    Aklınız sadece clickbaite çalıştığı için gerçekten iyi şeyleri bile rezil ediyorsunuz,
    Birazdan birileri gelecek ve heykel, eskort falan diyecek.
    Sonra başkaları gelip bu ürünleri yapan fabrikalardan birinde çalışan servis şoförü yabancı marka televizyon kullanıyor diyecek.

    Bu iki güruh kımıl zararlısıdır. Bunlar hayatta sadece eleştirir, hiçbir şey üretmez ve asla değer bilmez. Bunları görmezden gelmeyi öğrenince hayat çok daha güzel oluyor.
  • Birazdan birileri gelecek ve heykel, eskort falan diyecek.
    Sonra başkaları gelip bu ürünleri yapan fabrikalardan birinde çalışan servis şoförü yabancı marka televizyon kullanıyor diyecek.

    Bu iki güruh kımıl zararlısıdır. Bunlar hayatta sadece eleştirir, hiçbir şey üretmez ve asla değer bilmez. Bunları görmezden gelmeyi öğrenince hayat çok daha güzel oluyor.

  • ülkede silah sanayi hızla gelişiyor bu çok güzel bir şey


    alerjisi olanlar birazdan damlar

    _____________________________
    Barış Alper'in ayağının kırılmaya çalışılıp kırmızı yenilmediği ligde yapı diye zırvalayan bir kitle var

    Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, doğru yoldan sapmaktır.
    Mustafa Kemal Atatürk

  • Bende bu pastadan pay alabilmek için azar azar Aselsan hisse senedi alıyorum. inşallah 2035 yılından sonra bu yatırımımın meyvelerini toplarım.

  • Tamamen yanlış anlaşılsın diye başlık atan editör,. Hayır Savunma sanayii ile elbette gurur duyuyoruz da bu nasıl başlık. Kendi eklediğiniz haberide mi okumuyorsunuz artık. Ya da klasik aman zaten okumazlar diyip çift anlamlı clickbaiti dayıyorsunuz.


    "Rapor, Türkiye’nin Avrupa pazarında hızlı bir büyüme yaşadığını gösteriyor. Öte yandan ABD, Avrupa savunma pazarında halen baskın konumda. SIPRI verilerine göre Avrupa’nın toplam ithalatında ABD’nin payı güncel durumda yüzde 48 seviyesinde. 2024’te ise 43 milyar dolar (yüzde 44 pay) seviyesindeydi. 2024'te Türkiye'nin silah ihracatı 7,154 milyar dolara ulaşmıştı.

    Yani bizim Avrupa'ya yaptığımız ihracat ABD'ye yaptığımızı yüzdesel olarak geçmiş, Ayrıca 2025 yılı daha iyi gitti.. Keske şu konuları doğru düzgün yazacak kapasiteye sahip olsanız,

    Aklınız sadece clickbaite çalıştığı için gerçekten iyi şeyleri bile rezil ediyorsunuz,



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi amadeus99 -- 7 Nisan 2026; 12:58:20 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • ABD hala 1. Sırada

    Kendi başlığınızı kendi haberinizle yalanlıyorsunuz

    Esrarı biraz azaltın

  • çok güzel haber

    fakat yukardaki yorumlar çok itici değil mi

    bir o kadar da saçma

    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Bizim için iyi, Avrupa için kötü bir haber. Bu silahları üretemiyorlarsa ayvayı yemişler demektir.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
    Vatansever
  • gcb1903 kullanıcısına yanıt

    Bu ülkenin %80 i gerçekten analiz yapmaktan bihaber, taraflı ve dogmalara sahip gericilerden oluşuyor.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Verdiğin haberin ana mesajı şu: 2024’te Türkiye’nin savunma ihracatında Avrupa’nın payı yüzde 27’ye çıkarken ABD yüzde 25’te kaldı; FRS’nin aktarıldığı bu çerçevede büyümenin itici gücü İHA/SİHA’lar, MİLGEM, zırhlı araçlar, Hürjet ve deniz sistemleri oldu. Aynı kaynak, 2020–2025 arasında Türkiye’nin Avrupa pazarındaki savunma ihracat hacminin yaklaşık 5 kat büyüdüğünü ve Avrupa’nın hızlı yeniden silahlanmasının bu tabloyu desteklediğini söylüyor. ([DonanımHaber][1])

    Ama ekosistemin sorunlarını bütüncül okursak, mesele yalnızca “satış yapmak” değil; derin teknoloji, alt bileşen, kurumsal koordinasyon ve ölçeklenme tarafında hâlâ bir geçiş aşamasında olunması. 12. Kalkınma Planı açıkça, savunma sanayisinin yerli teknolojiyle hem iç ihtiyacı hem dost/ittifak ülkelerin talebini karşılamasını, özellikle alt bileşenlerde dışa bağımlılığın azaltılmasını, nitelikli insan kaynağı için eğitim altyapısının güçlendirilmesini ve yüksek teknolojili girişimlerin desteklenmesini hedefliyor. Planın 2028 hedefleri de bu açığı gösteriyor: ciro 26 milyar dolar, ihracat 11 milyar dolar, istihdam 158 bin, yerlilik oranı yüzde 85. ([SBB][2])

    Kurumsal tarafta daha sistemik bir zafiyet var. SBB’ye bağlı bir yatırım politikaları raporu, teşvik ve destek yapısının çok sayıda kamu kurumu arasında dağılmış olduğunu, bunun mükerrerlik, bürokrasi, bilgi paylaşımı eksikliği ve merkez-yerel koordinasyon zayıflığı ürettiğini söylüyor; ayrıca kamu-özel işbirliğinin Ar-Ge gibi kritik alanlarda yeterli düzeye çıkamadığını not ediyor. Bu, savunma sanayisinde proje üretmek kadar proje yönetmekte de maliyet oluştuğu anlamına geliyor.

    İnsan kaynağı tarafı da dar boğaz. Aynı plan ve strateji belgeleri, sektör için “nitelikli personel ihtiyacının arttığını”, eğitim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ve inovasyon temelli girişim sayısının artırılmasının hedeflendiğini vurguluyor. SSB’nin 2024 değerlendirmesinde de bunun pratik karşılığı görülüyor: sektörün 3.500’den fazla firması var, 1.600’ü ihracat yapıyor ama yalnızca 169 firma 1 milyon doların üzerinde ihracata ulaşmış durumda. Bu yapı, ekosistemin genişlediğini ama yetenek ve gelir yoğunluğunun hâlâ sınırlı sayıda aktörde toplandığını düşündürüyor. Bu son cümle bir yorumdur; dayanağı, ihracatçı firma sayıları ve en büyük ihracatçıların birkaç büyük platform ve ana yüklenicide toplanmasıdır. ([defenceturkey.com][3])

    Finansman ve sanayileşme tarafında da kırılganlık var. Yatırım ortamı için sık değişen finansal düzenlemeler, makro ihtiyati tedbirler ve teşvik sisteminin karmaşıklığı geliştirmeye açık alanlar olarak tanımlanıyor. Savunma sanayisi gibi uzun Ar-Ge döngüsü ve yüksek sermaye gerektiren bir sektörde bu, KOBİ’lerin ölçek büyütmesini ve yeni teknoloji girişimlerinin seri üretime geçmesini zorlaştırır. 12. Kalkınma Planı’nın “savunma şirketlerinin sivil ekosistem kurması” ve “dijital dönüşüm olgunluğunu artırması” vurgusu da, salt proje bazlı büyümenin yeterli olmadığını gösteriyor.

    Dış pazar tarafında ise fırsat kadar risk var. SIPRI’ye göre 2020–24 döneminde Avrupa’nın major silah ithalatı 2015–19’a kıyasla yüzde 155 arttı; Avrupa’nın ithalatında ABD’nin payı yüzde 53’e çıktı. Bu, Türkiye için açık bir pazar genişlemesi demek; fakat aynı zamanda sert rekabet, entegrasyon, sertifikasyon ve güvenilirlik baskısı demek. AB Komisyonu’nun 2025 Türkiye Raporu da, Türkiye’nin askeri ekipman ve çift kullanımlı malların ihracat kontrollerinde bazı çok taraflı düzenlemelerde AB çizgisine uyum sağlamadığını ve Rusya’ya yönelik kısıtlayıcı tedbirlerde tam hizalanmanın sürdüğünü belirtiyor. Avrupa pazarında kalıcı büyüme için bu uyum ve güven başlıkları kritik bir eşik. ([SIPRI][4])

    Toparlarsam, Türk savunma sanayi ekosisteminin ana sorunu “ürün yokluğu” değil; ürün üretebilen ama bunu alt bileşen derinliği, insan kaynağı sürekliliği, sade kurumsal yapı, finansman ölçeği ve dış pazar uyumu ile tam bir endüstriyel sisteme dönüştürme sürecinin tamamlanmamış olması. Bugünkü başarı, büyük ölçüde birkaç güçlü platformun, jeopolitik fırsatın ve kamu-özel koordinasyonunun ürünü; kalıcı sıçrama ise bu başarıyı yüzlerce tedarikçi, daha fazla teknoloji katmanı ve daha düşük dış bağımlılıkla tabana yayabilmeye bağlı. ([DonanımHaber][1])

    [1]:https://www.donanimhaber.com/frs-turkiye-nin-avrupa-ya-yaptigi-savunma-ihracati-abd-yi-gecti--204132 "FRS: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti | DonanımHaber"
    [2]:https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2025/03/Twelfth-Development-Plan_2024-2028.pdf "Twelfth Development Plan (2024-2028)"
    [3]:
    www.defenceturkey.com
    SSB’s 2024 Evaluation & 2025 Goals
    https://www.defenceturkey.com/en/content/ssb-s-2024-evaluation-2025-goals-6214.
    "SSB’s 2024 Evaluation & 2025 Goals - Defence Turkey Magazine"
    [4]:https://www.sipri.org/sites/default/files/2025-03/fs_2503_at_2024_0.pdf "Trends in International Arms Transfers, 2024"





  • Burada iki şey dikkatimi çekti:

    1- Türkiye çok iyi ilerliyor. Ama bu durum aynı zamanda kötü odakların da dikkatini çekiyor, onları rahatsız edecektir. Bu kazanımı yok etmeye yönelik bir oyun çıkartabilirler, bizle uğraşabilirler ALLAH korusun. Dikkatli ve uyanık olmak lazım, bir olmak lazım.

    2- Güney Kore kovitten sonra ne çılgınca arttırmış ihracatını, vay be. Taaa dünyanın dibindeki ülke Avrupa'ya çılgın gibi mal satıyor. Güney Kore uzakdoğu ülkeleri arasında çok farklı, çok zekiler gerçekten.

  • gcb1903 kullanıcısına yanıt
    Ortalama bir savunma sanayi konusunun özeti

    Savunma sanayi konularına sırf bu yüzden nadiren giriyorum, ilk bahsettiğin gruptan birisi gelmiş bile yukarıda laikler üzgün yazıp kaçmış, ben yönetimin yerine olsam ban atar geçerim ama kendileri bilir

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Üyelik tarihi: 8 Haziran 1988

    [link=http://forum.donanimhaber.com/m_99971077/f_//tm.htm
  • sen başlık yazma metin rica ediyorum


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • thyr1234 kullanıcısına yanıt

    Avrupa da, Türkiye de ihracat yapan kendi savunma sanayileri bulunsa da savunma ve silah konusunda ABD'ye bağımlı. Mesela bizim basın yazmasa da, İran'dan Türkiye'ye gelen füzeleri Amerikan savunma sistemleri durduruyor.


    İki taraf da bu bağımlılığı mümkün olduğunca aşmak istiyor. Türkiye'nin ve Avrupa'nın savunma sanayilerinin daha da gelişip birbirlerinin büyüyen pazarları haline gelmesi iki tarafın da faydasına.


    Yoksa Türkiye üretiyor; Avrupa üretmiyor diye bir şey yok.


    Hep beraber Amerika'ya fazla endeksli olduğumuz için iki taraf da "ayvayı biraz yemiş" zaten. Bu durumdan kurtulmaya çalışıyorlar/çalışıyoruz. Ondan Türkiye ve Brezilya gibi ortaklar ile ABD'yi dengelemeye çalışmaları onlar açısından çok rasyonel bir tutum. Buna "ayvayı yeme" değil; tedarikçi çeşitlendirme (diversification) denir ve Avrupalı güçlerin Eurofighter Typhoon uçağına yönelen ve bu uçağın tedariki için anlaşma imzalayan Türkiye de aynısını yapmaya çalışıyor.


    Avrupalı Eurofighter Typhoon uçağı dedik; bahsettiğim Avrupa-Türkiye üstündeki kısmi Amerikan savunma sanayi hegemonyasıyla ilgili oldukça iyi bir örnek olarak yerli uçak (KAAN) projemize gelelim, KAAN uçağı Amerikan motorlu (General Electric F110'lu) mesela, şu an geliştirilme aşamasındaki yerli motor gelmediği sürece o uçağın kaderi aslında ABD'nin elinde kalacak.


    Bu başından beri bilinen bir gerçekti ama nedense çok sonra Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan bunu dillendirince olay oldu. Bu geç gelen "Peki ne yapacağız? Uçak tamamen yerli değilmiş." tepkisi Türkiye'de insanların entelektüel özensizliği ve yalnızca yetkililerin ağzına bakarak bir şeyleri ciddiye alması ile açıklanabilir.


    Açıkçası onlardan onay almayı başararak kendilerinden toplamda 10 milyar dolar tutarın üzerinde Eurofighter Typhoon savaş uçağı platformu aldığımız halde onların sözde bize tek taraflı bağımlı hale gelerek "ayvayı yediklerini" düşünüyorsanız sizin de savunma sektörünü ve silah tedarikini inceleme konusunda yeterince özen göstermediğinizi söyleyebilirim. En hafif tabirle naif ve talihsiz bir yorum yapmışsınız.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.