Şimdi Ara

Euro 4.72, Dolar 3.98, Faiz %14, Enflasyon %11.9 - R4bi4'ya Adım Adım (Euro Rekor Kırdı)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir Kullanıcı, 1 Masaüstü Kullanıcı, 1 Mobil Kullanıcı ( 1 Mobil Cihaz )
275
Cevap
2
Favori
11.444
Tıklama
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Ülke ve Dünya Gündemi >> Euro 4.72, Dolar 3.98, Faiz %14, Enflasyon %11.9 - R4bi4'ya Adım Adım (Euro Rekor Kırdı)
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Yüzbaşı
    789 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan

    Daha önce yazdım

    Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi

    Suriye Hatay’ı ister

    Ruslar Kars ve Ardahanı ister

    Yunanlılar Ege’yi ister

    Kürtler güneydoğuyu ister

    Herkes İstanbul’u ister



    Fetihler “ay küserler amağğ” diye yapılmaz

    Toprağını işgal edip kuvvacıları yargılayıp, kadınlarına tecavüz edenlere, mallarını yağmalayanlara da Vahideddin gibi “hınçları geçene kadar bekleme taraftarıydım” ya da senin dediğin gibi “biz size küstük pis hukuksuzlar polis çağırırım bak” denemez.



    Dünyada o dönemi bu dönemle karıştırmamak lazım. Suriye’ye bakın hala sınırları belli değil. Atatürk’ün yaptığı şey “Esed 3 aya gider eh eh” politikası değildir. İlmek ilmek işlenmiş bir ileri görüşlülüktür. Hatay’da bugün sadece Arap kökenlilere plesibit yapsanız bile Türkiye tercih edilir. Suriye’nin boş hayalleri amma ilgilendirmiş sizi. Siz başa geçerseniz zaten belli ki 52,53,54 olacak.



    Misak ı milli sınırlarını kaybeden de Atatürk değildir. Osmanlı’dır.



    Arkadaşınıza yaptığınız çok bilmişliği pek onaylamadım kusıra bakmayın- kibar bir insanmış “bizi saymadığımı nereden çıkardın yahu kalabalık işte; biz de dahil kalabalık” “ çokuz işte onu diyorum” demediyse kibarlığındandır. Adamcağız tespit yapmış epi topu çok da şey yapmamak lazım.

    Betonu kullanıp yaşanabilir şehirler kurabilen bir yığın ülke var. Planlı yeşil alanı ben katletmiyorum. Yandaş peşkeşi katlediyor. Kaç 2b arazisi, kaç yeşil alan betona dönüşmüş ona bakın. Betona rağmen yeşilini koruyan onca kent yokmuş gibi davranmayın.





    Müftü konusunu destekleyen mesajlarımı arayıp bulabilirsiniz

    Hatta ygs’ye çarşaf veya burka ile girilebilmesine dair tüm gece yazdığım mesajlarımı da arayan bulur. Kişisel haklara saygım var. Sizden de görüşlerime hak verme değil saygı dışında bir şey beklemiyorum.

    Bugün Suriye'de plebisit yapılsa çoğunun Türkiye'ye bağlanmak isteyeceğini neden göz ardı ediyorsunuz ? Bugün Suriye'lilere "ne idüğü belirsiz" diyen tipler o zamanlarda yaşasaydı, Mustafa Kamal'e "ne idüğü belirsiz insanların topraklarını neden aldınız" diye saldırmazlar mıydı ?

    Fetihler tabi ki "ay küserler amağğ" diye yapılmaz. O yüzden Mustafa Kamal'in ve solcu zihniyetin Osmanlı'nın yaptıklarını eleştirmelerini anlayamıyorum.

    Tamam "hınçları geçene kadar" beklemiyorsunuz. O zaman gidin toprakları hemen peşkeş çekin. Anlamakta zorluk çektiğiniz şey nedir ? Örnekle anlatayım, sizin 10 tane eviniz var ve boş. Sizde bir yıllığına işleriniz nedeniyle yurt dışına çıkıyorsunuz. Geldiğinizde evlerinizden 2 tanesine birileri girip oturmuş. Ne yapacaksınız ? Tapu dairesine gidip "alın tapusu, evler sizin olsun" mu diyeceksiniz ?

    Hadi siz haklısınız diyelim, Kıbrıs Rum kesimi neden o toprakları bir anlaşmayla bize vermiyor ? Türkiye'nin hıncının geçmesini mi bekliyorlar ? O toprakları Türklerin elinden almak için gidecekleri mahkeme mi var ? Veya bize "biz size küstük pis hukuksuzlar polis çağırırım bak" mı diyorlar ? Lütfen mantıklı cevap istiyorum. Lozan ve Kıbrıs kıyaslaması yapıyor ve mantıklı açıklama istiyorum, cevap çok mu zor ki, soru'nun etrafında dolaşıyor ama cevap vermiyorsunuz ?

    Kıbrıs örneğinden dünyada yok mu sanıyorsunuz ? Rusya Kırım'da plebisit yaptı, topraklarına kattı, dünya tanımadı. Dünya Kırım'ı hala Ukrayna'nın parçası görünüyor. Doğu Ukrayna bile işgal altında. Rusya "işgalci" durumda. Ama ne hikmetse Ukrayna o topraklarını peşkeş çekmiyor. Bir anlaşmayla vermiyor. Nedenini açıklarsanız sevinirim. Rusya'nın "hıncının geçmesini bekliyorlar" herhalde...

    O anı'mı neden anlattığımı anlarsınız sanmıştım, anlamamışsınız. Üzüldüm. Bir şeyden şikayet etmek yerine gereğini yapmaktan bahsediyordum. Ben neden kalabalıktan şikayet etmedim ? Ya şikayet etme, ya da daha tenha yerlere git. Bu kadar basit. Mızmız insanları sevmiyorum...

    O bahsettiğiniz yeşil alan, beton, yaşanacak şehir vs vs dediğiniz şeyler tamamen kanunlarla ve uygulanmasıyla ilgili şeylerdir. farkındasınızdır ki son 15 yılın sorunu değildir. Eğer birileri yüzlerce yıldır; yaşamı, düzeni ve adaleti sağlayan kanunlarınızı TAMAMEN değiştirmiş, yeni kanunlarla neyi nasıl yapacağını bilmeyen insanlar sayesinde idari ve hukuki sorunlar ortaya çıkmışsa... (Buranın devamında bir sürü şey yazmıştım, 5816 sayesinde sildim)
    _____________________________
    CEVABIMI DUYMAK İSTEMİYORSAN SORUNU SORMA. Cevabım hoşuna gitmeyebilir... (bana ait) - Vizyondaki illizyonu görmek, gerçeği görmektir... (bana ait) - Solculuk böyle bir şey




  • Yüzbaşı
    649 Mesaj
    Bu gidişle ekmek arası ekmek yiyeceğiz.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1552 Mesaj

    Valla mesajınızı hafif bir gurur ve sevinçle okudum. Size 3-4 gün önce yazdıklarımın aynısını bana benim cümlelerimle yazmışsınız. Demek ki bazı konularda sizi ikna edebilmişim. Tersi ise mümkün görünmenin çok ötesinde.

    Şimdi problemi net ortaya koyalım. Siz dediniz ki "Lozan'ı imzalamasaydık işgalciler burada hukuksuz kalacaklardı üstelik dünya kamu oyunda zor duruma düşeceklerdi".
    Ben de hukuksuz duruma düşmek de neymiş adamlar kadınlarımıza tecavüz ederken, mallarımızı yağmalarken, kuvvacılara işkence edip kendi mahkemelerini kurup (evet Fransızlar burada mahkemelerini kurdular, camiyi de atlarına ahır yaptılar Vahdeddin zamanında) onları zindanlara atarken hukuku mu dikkate alıyorlar. Dünya asliye hukuk mahkemesi diye bir şey mi var da başvuracaktık diye yazmıştım.
    Ve hatta sizin tavrınız "hınçları geçene kadar bekleme taraftarıydım" diye anılarında yazan Vahideddin tavrıdır. Bu tavır da bu topraklarda Pontus, Ermenistan, Kürdistan, Irak benzeri kukla devletler kurdurur, arkasından da el sallarız dedim ve dediğime geldik anlaşılan.

    Gelelim Kıbrıs'a
    Kıbrıs meselesinde en önemli fark aktörlerin farkıdır.

    Bizim toprakları İngilizler, İtalyanlar, Fransızlar, Yunanlılar işgal ettikten sonra tarihi yeniden yazacak güçteydiler. Atatürk olmasa tarih nasıl yazılırdı biliyor musunuz?

    ****Bakınız Mustafa Kemal olmasa İngiltere Fransa İtalya Yunanistan hatta Rusya el birliğiyle tarih şöyle yazılırdı:

    "Türkler zaten göç ederek gelmişlerdi. Bi 500-600 yıl Ermenilerin, Yunanlıların, Kürtlerin, Arapların topraklarını işgal ettiler fakat sonra el birliğiyle buna son verildi. Ermeniler de Yunanlılar da Kürtler de topraklarını geri aldı. Göçebe Türkler de Yozgat ve Karadeniz bölgesinde hak ettikleri küçük bir alanda varlıklarını devam ettirdiler vesaire." *****edit: İşgalciler tarihi böyle yazdırırlardı diyorum.****

    Bizim Kıbrısta tarihi yeniden yazdırabilecek bir gücümüz yok. Biz ancak kanımızla canımızla soydaşlarımızı savunuruz. Çok da iyi yaparız.
    Kısacası durumlar arasındaki fark aktörler arasındaki farktır. Bizim o kadar güçlü olmamamızla alakalıdır.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cemsinan -- 18 Kasım 2017; 12:22:9 >
    |
    |
    1Teknik kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    789 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan

    Valla mesajınızı hafif bir gurur ve sevinçle okudum. Size 3-4 gün önce yazdıklarımın aynısını bana benim cümlelerimle yazmışsınız. Demek ki bazı konularda sizi ikna edebilmişim. Tersi ise mümkün görünmenin çok ötesinde.

    Şimdi problemi net ortaya koyalım. Siz dediniz ki "Lozan'ı imzalamasaydık işgalciler burada hukuksuz kalacaklardı üstelik dünya kamu oyunda zor duruma düşeceklerdi".
    Ben de hukuksuz duruma düşmek de neymiş adamlar kadınlarımıza tecavüz ederken, mallarımızı yağmalarken, kuvvacılara işkence edip kendi mahkemelerini kurup (evet Fransızlar burada mahkemelerini kurdular, camiyi de atlarına ahır yaptılar Vahdeddin zamanında) onları zindanlara atarken hukuku mu dikkate alıyorlar. Dünya asliye hukuk mahkemesi diye bir şey mi var da başvuracaktık diye yazmıştım.
    Ve hatta sizin tavrınız "hınçları geçene kadar bekleme taraftarıydım" diye anılarında yazan Vahideddin tavrıdır. Bu tavır da bu topraklarda Pontus, Ermenistan, Kürdistan, Irak benzeri kukla devletler kurdurur, arkasından da el sallarız dedim ve dediğime geldik anlaşılan.

    Gelelim Kıbrıs'a
    Kıbrıs meselesinde en önemli fark aktörlerin farkıdır.
    Bizim toprakları İngilizler, İtalyanlar, Fransızlar, Yunanlılar işgal ettikten sonra tarihi yeniden yazacak güçteydiler. Atatürk olmasa tarih nasıl yazılırdı biliyor musunuz?
    Türkler zaten göç ederek gelmişlerdi. Bi 500-600 yıl Ermenilerin, Yunanlıların, Kürtlerin, Arapların topraklarını işgal ettiler fakat sonra el birliğiyle buna son verildi. Ermeniler de Yunanlılar da Kürtler de topraklarını geri aldı. Göçebe Türkler de Yozgat ve Karadeniz bölgesinde hak ettikleri küçük bir alanda varlıklarını devam ettirdiler vesaire.

    Bizim Kıbrısta tarihi yeniden yazdırabilecek bir gücümüz yok. Biz ancak kanımızla canımızla soydaşlarımızı savunuruz. Çok da iyi yaparız.
    Kısacası durumlar arasındaki fark aktörler arasındaki farktır. Bizim o kadar güçlü olmamamızla alakalıdır.

    Bazı şeyleri öyle yanlış anlamışsınız ki, mesajınızı okuduğumda şaşırıp kaldım. Ben bunları söylemedim, ben başka şeyler anlatmaya çalışırken, neyi nasıl böyle anladınız acaba ? Ben hiç "hınçları geçene kadar bekleyelim" falan demedim. Siz "Vahdettin böyle dedi" yalanını dile getiriyorsunuz. Hatta kendimden şüphe edip konuyu taradım, o cümleleri ilk siz yazmışsınız. Buyrun link'i https://forum.donanimhaber.com/alintila-129931259

    Öncelikle şunu söyleyeyim Vahdettin'in bir sürü SAHTE anıları yayınlandı. Siz hangi anılarından bahsediyorsunuz ? Mustafa Kamal'e de "öyle dedi, böyle dedi" şeklinde; bir sürü din, halk, Osmanlı, Türklük aleyhine sözleri var, onları da buraya getirelim mi ? Çıkılmaz bir tartışma olur.
    -----
    1920'e kadar Mustafa Kamal'in yaptıklarını HİÇ KİMSENİN reddettiği, yok saydığı, KÖTÜ dediği bir şey yok. Sıkıntı 1920'den sonra başlıyor. Bu konuda anlaşabiliriz sanırım. Mustafa Kamal'in Sivas ve Erzurum Kongrelerinde ettiği yemin metnini buraya koyarsanız sevinirim (İddia ediyorum, bahane bulacak ve o yemin metnini buraya KOYMAYACAKSINIZ).
    -----
    quote:

    Türkler zaten göç ederek gelmişlerdi. Bi 500-600 yıl Ermenilerin, Yunanlıların, Kürtlerin, Arapların topraklarını işgal ettiler fakat sonra el birliğiyle buna son verildi. Ermeniler de Yunanlılar da Kürtler de topraklarını geri aldı. Göçebe Türkler de Yozgat ve Karadeniz bölgesinde hak ettikleri küçük bir alanda varlıklarını devam ettirdiler vesaire.
    Bu paragrafınız tam bir FACİA. Demek göçebe Türkler HAK ETTİKLERİ Yozgat ve Karadeniz bölgesinde varlıklarını devam ettirdiler. BÖYLE BİR CÜMLE OLAMAZ. TÜRKLERİN HAK ETTİĞİ BÖLGELER OLDUĞUNA KİM KARAR VERDİ ? Siz mi ? Siz hangi ırka mensupsunuz ?

    O TOPRAKLARI İŞGAL ETMİŞLERDİ. EL BİRLİĞİ İLE BUNA SON VERİLDİ. Kim kiminle EL BİRLİĞİ YAPTI ? Topraklarımızın parçalayanlarla kimler iş tuttu ? Sizin söyleminize göre, "Trakya Türk değil, İzmir de Türk değil, İstanbul zaten değil. Hadi o zaman bu toprakları da terk edelim". Siz iyi misiniz ? Aklınız yerinde mi ?
    -----
    Kıbrıs konusunu örnek vermiştim, bir üst mesajımda da Kırım, Ukrayna, Rusya örnekleri vardı. Konunun etrafından dolaşıyor, "bizim gücümüz yok" diyorsunuz. Rusya'nın da mı gücü yok ? Neden işgalcilerin MUTLAKA ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA olduklarını anlamıyorsunuz. Anlamama konusunda bu inadınız nedir ?
    -----
    Lozan'la ilgili bir kaç ciddi sıkıntı var. O kadar uzun bir konu ki, yazılarak anlatıldığında bile bir sürü yanlış anlaşılmaya sebep olacak ince konular var.

    Ama öncelikle Lozan'ı okuyup okumadığınızı öğrenmek istiyorum. Okumadıysanız da gerçekten sohbetimizi sonlandıralım. Ki bu son mesajınızdan sonra sizinle sohbet etme keyfim kaçtı diyebilirim. Bu sayfalarda bile örneğini çokça gördüğümüz zekası gelişmemiş, okumamış, hiç bir konuda bir şey bilmeden yorum yapan bir sürü kişi var. Sizin onlardan ÇOK FARKLI olduğunuzu düşünmüştüm.
    _____________________________
    CEVABIMI DUYMAK İSTEMİYORSAN SORUNU SORMA. Cevabım hoşuna gitmeyebilir... (bana ait) - Vizyondaki illizyonu görmek, gerçeği görmektir... (bana ait) - Solculuk böyle bir şey




  • Tek korkum Sivil Savaş. Çıkarsa bir çok çoluk çocuk ev aile harap olur. Elbet bunun geri dönüşü yok insanımız bir gün patlıyacak, akşam sofrada yiyecek birşey bulamadıklarında...
    |
    |
    _____________________________
    Aşkını dirilttiğin'de yüreğinde ne hissettin ?. Kalbinde açılan bir mutluluk mu, hüzün mü yoksa boşluk mu.
    Peki ya kendin ? kendini ne kadar seviyorsun.
    sonra aşk sonra dirlik.

  • Binbaşı
    1552 Mesaj

    Orhan Pamuk romanındaki hoca ve esiri gibi sen ben oluyorsun galiba.
    Yahu Vahideddin hınçları geçene kadar beklemeye devam etseydi, işgalciler tarihi böyle yeniden yazdırırlardı diyorum. Ne hukuk dinlerlerdi ne de işgalci olarak görünmenin kötü bir şey olduğuna aldırırlardı.
    Sizin net yazınız var işgalci olarak kalsalar dünyada kötü ve hukuksuz görünürlerdi diye.

    Ben de Mustafa Kemal ruhuyla buna karşı çıkmıştım. Neyse ben olun problem değil. Ben kim olacağım bakalım. (Sen olmaz )



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cemsinan -- 18 Kasım 2017; 12:18:35 >
    |
    |
    1Teknik kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    789 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan

    Orhan Pamuk romanındaki hoca ve esiri gibi sen ben oluyorsun galiba.
    Yahu Vahideddin hınçları geçene kadar beklemeye devam etseydi, işgalciler tarihi böyle yeniden yazdırırlardı diyorum. Ne hukuk dinlerlerdi ne de işgalci olarak görünmenin kötü bir şey olduğuna aldırırlardı.
    Sizin net yazınız var işgalci olarak kalsalar dünyada kötü ve hukuksuz görünürlerdi diye.

    Ben de Mustafa Kemal ruhuyla buna karşı çıkmıştım. Neyse ben olun problem değil. Ben kim olacağım bakalım. (Sen olmaz )

    Beklediğim gibi oldu. O yemin metnini buraya koyamadınız. Lozan'ı okuduğunuzu da söylemiyorsunuz. Siz nutuk'u da okumamışsınızdır. Haklı çıkmak bazen yorucu oluyor.
    Siz nasıl bir Kemalist'siniz ki bilginiz olmadan fikir yürütüyorsunuz. Bütün kemalistler "okumuş adam" rolü yapmayı iyi beceriyorlar, takdir ediyorum.

    Orhan Pamuk dediğiniz adam "Türkler Ermenileri katletti" diyen adam. Böyle dedi diye de Nobel ile ödüllendirilmiş biri. Örnek aldığınız insanlara dikkat edin. Bir gün onlar gibi olabilirsiniz.

    Hala Vahdettin'in sahte anılarından alıntı yapıyorsunuz. O sahte anıları yazanlar sizin zihniyetinizdeki insanlar. Zihniyetinizin ne kadar ezik olduğunu düşünün. Ölmüş adamın arkasından SAHTE anı yazıyorlar. Kendini "haklı" gören kişi SAHTE kanıt oluşturur mu ?

    Siz işgalcilere karşı çıksaydınız Lozan'ı (bu şekliyle) imzalamazdınız.
    Diyorum ki madem bağımsız bir ülke kurdu "büyük liderimiz", 2.dünya savaşı sonunda (İsmet İnönü zamanında) Rusya o bağımsız ülkeden (Türkiye'den) değil de İngiltere'den Kars ve Ardahan'ı neden istedi ? Gelip bizden isteseydi ya. Bağımsızız ya... Mantıklı bir cevap verebilecek misiniz ? Sanmıyorum...

    Neyse; bu mesajımdaki sorulara cevap verebilirseniz cevabınızı alayım, sonra da artık sohbetimize son verelim istiyorum. Saygılar...
    _____________________________
    CEVABIMI DUYMAK İSTEMİYORSAN SORUNU SORMA. Cevabım hoşuna gitmeyebilir... (bana ait) - Vizyondaki illizyonu görmek, gerçeği görmektir... (bana ait) - Solculuk böyle bir şey




  • Binbaşı
    1552 Mesaj

    Sevgili arkadaşım benim yazdıklarıma verebildiğin tek cevap yok. İşgalciler tarihi böyle yazardı diye yazdığım paragrafı benim fikrimmiş gibi bel altı saldırına konu etmişsin.
    Yanlış anlamanı düzelttim. Sürekli yığın halinde suçlama ve hakaretlerinle de uğraşmayı çok tercih etmiyorum. Orhan Pamuk'tan ben Osmanlı'ya dair çok şey öğrendim. Hoca ve esirinin hikayesini de çok severim. Hoca ve esiri birbirlerine o kadar bağlanır ki yavaş yavaş karakterleri yerdeğiştirmeye başlar. Edip Cansever de pek iyi bir insan değilmiş ama şiirlerini severek okurum. Buradaki saldırın da bel altı ve çirkin.

    Atatürk'ün fikirlerinin gelişimini okuman iyi olmuş. Üçüncü köprü ihanettir diyen bir kişi 3. köprüyü yaptırttı örneğn. Fikirdir değişir. Atatürk'ün fikirleri de değişir, gelişir. Benim de fikirlerimden 4 yıl öncesine göre değişenler var

    İngilizlerin Vahdeddin'e kabul ettiremediği tek bir şey var mı diye sordum. Verdiğin cevap yanlış çıkmıştı.
    Daha önce Ardahan sorunu cevapladım. Stalin bu. Kars'ı Ardahan'ı İngilizlerden de ister, İsmet paşadan da ister. Alabildi mi? hayır
    Ha alablseydi tezlerin biraz olsun haklı olurdu. Ama alamadılar. İstedikleri hiç bir şeyi alamadılar.
    Peki Vahdeddinden istediklerini alamayan batılı var mı?
    Kapitülasyonlar, katli vaciptir fetvası, tersanelerin teslimi, silahların teslimi, şehrin anahtarının teslimi, Fransızların İstanbulda mahkeme kurup kuvvacı yargılaması. Kuvvacılarla savaşıldığını da mı bilmiyorsun? Gözünüzün önündeki dev gerçekleri elinizle itip bence yanlış tavırlara giriyorsunuz.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cemsinan -- 18 Kasım 2017; 14:54:5 >
    |
    |
    1Teknik kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yarbay
    3691 Mesaj

    Hocam biliyorsun o anlamak istemiyor. Bugune kadar herhangi bir seyi cevap olarak almadi biliyorsun. Bak hala isgalcilere karsi olsaydiniz. lozani imzalamazdiniz deyip duruyor. Zaten kurtulus savasini ve verilen onca sehiti yok sayip dusmanlarin kendiliginden gittigini dusunuyor. Bosuna ugrasma, konu cok uzamasin yani.

    Kars ve Ardahan konusunda onun demek istedigi "ingilizler siz bize buralari verin" dendigini dusunuyor. Derdi o yani.
    https://www.cnnturk.com/2007/dunya/12/01/stalinin.turkiyeden.toprak.talebi.belgelendi/408405.0/index.html

    Burada yazildigi gibi olay aslinda stalinin Turkiyeden oralari istemesi ve bunu ingilizlere de konusu acildigi icin soylemesi. Yoksa dedigin gibi stalin oralar bizim deyip toprak ister. Olay sadece ingilizlere kalsa gelip kendileri alirlar. Zaten bastan kapitulasyonlar gibi cok islerine gelen bir seyi kaldirmazlardi.

    Bugunde ermeniler, kurtler cesitli topraklari istemiyorlar mi? Hatta o zamanki gibi gene konuyu uluslararasi duzeylere tasiyip, baskalarindan yardim istiyorlar.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi captain_turkiye -- 18 Kasım 2017; 15:13:52 >
    |
    |
    cemsinan kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Yok imza mimza




  • Yüzbaşı
    386 Mesaj
    Ne fark eder ki milletin pek umrunda değil yine akp ye verirler akp liler de bunu biliyor ne kadar saçmalarsa saçmalasınlar oy alacaklarını biliyorlar



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.
  • Yarbay
    5138 Mesaj

    Yani kısaca diyorsun ki ülke umrumda değil herkes açlıktan geberebilir yeter ki ben yaşayayım. Güzel kafa yapısı gerçekten tebrik ederim.



    < Bu ileti 'DH Mobil Uygulama BETA'sından atıldı >
    |
    |
    Onurmsq kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
  • Binbaşı
    1552 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: captain_turkiye

    Hocam biliyorsun o anlamak istemiyor. Bugune kadar herhangi bir seyi cevap olarak almadi biliyorsun. Bosuna ugrasma, konu cok uzamasin yani.

    Kars ve Ardahan konusunda onun demek istedigi "ingilizler siz bize buralari verin" dendigini dusunuyor. Derdi o yani.
    https://www.cnnturk.com/2007/dunya/12/01/stalinin.turkiyeden.toprak.talebi.belgelendi/408405.0/index.html

    Burada yazildigi gibi olay aslinda stalinin Turkiyeden oralari istemesi ve bunu ingilizlere de konusu acildigi icin soylemesi. Yoksa dedigin gibi stalin oralar bizim deyip toprak ister. Olay sadece ingilizlere kalsa gelip kendileri alirlar. Zaten bastan kapitulasyonlar gibi cok islerine gelen bir seyi kaldirmazlardi.

    Bugunde ermeniler, kurtler cesitli topraklari istemiyorlar mi? Hatta o zamanki gibi gene konuyu uluslararasi duzeylere tasiyip, baskalarindan yardim istiyorlar.

    Abi Stalin bu. İster.
    "Kars ve Ardahan'ı Osmanlı'yı yenip aldık. Geri vereceksin" diyor.
    Alabildi mi?
    Araya İngilizi sokmuş da bir şeymiş?
    Aldı mı yahu ?
    Bir halt alamadı.
    Rusların bu taleplere denk düşen dönemlerde işgal etmediği yer kalmadı. Mançurya Kore Almanya, Bulgar, Norveç, Macaristan, Baltık, Çekoslavakya.

    Biz o dönemde hem güçlü durabiliyoruz hem de Hatay olsun, Yunanlılardan alınan topraklar olsun, ülkemizde kurulmak istenen Ermenistan, Kürdistan gibi emelleri bertaraf edebiliyoruz.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cemsinan -- 18 Kasım 2017; 15:13:40 >
    _____________________________




  • Yarbay
    3691 Mesaj

    Mesajima demin ekleme yaptim. Kendisi zamaninda kurtulus savasi hic olmamis gibi davranip dusmanin kendiliginden, hicbir sey yapmadan gittigini soylemisti. Ben isgalcileri nasil kovacaksin, kendi kendilerine cekilirler miydi diye sordugumda Ataturk "geldikleri gibi giderler" sozu yeterli cevap olur demisti. Tarih bilgisi feslinin seviyesinde, okumuyor ve anlamiyor. Mesela ben ne kadar dogru yaptigini kim soyledi, yanlis o dememe ragmen "kilicdaroglu yanlis yapiyor" cumlesini bu sekilde yazmadigim icin soylemedigim konusunda israr edip durdu. Ondan bahsederek yanlis demek gizliymis ona gore.

    Stalin tabi ister de burada onun derdi o topraklarin istenmesi degil, sanki ingiliz topragiymis gibi ingilizlerden istedi dedigini dusunuyor, yani araya sokmak degil. Turkiyeyi hic muhattap almayip dedi diyor.

    O yuzden o gunde, bugunde birileri hep toprak istiyor, gerekirse baska ulkeleri devreye sokmaya calisiyorlar ama Turkiye hep karsi durdu.

    Zaten Turkiye onun dedigi gibi bagimsiz degil, ingiliz kontrolu altinda olsaydi 2. dunya savasina aninda girerdi. Zamaninda ingilizler olsun, almanya olsun, sovyetler olsun ulkeyi savasa sokmaya calisti. Stratejik acidan savasi etkileyebilecek konumdaydik. Ordular icin yeni yollar olacakti, yeni cepheler acilacakti falan. Ayrica savas sonunda eger yenilen tarafta olsaydik rahatlikla gelip isgal edebileceklerdi. Yani bugun Istanbulda Ingiliz bayragi dalgalaniyor, ezan sesleri yerine can sesleri caliyor olabilirdi.

    Gerci boyle bir isgal durumu olsa o zaman lozanin degerini anlarlardi. O yuzunde bazen keske kurtulus savasi 5-10 yil sonra olsaydi da insanlar isgal altinda yasamanin nasil oldugunu gorup bagimsizligin onemini, cumhuriyetin kazandirdiklarini daha rahat anlarlardi.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi captain_turkiye -- 18 Kasım 2017; 16:50:41 >
    |
    |
    cemsinan kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Yok imza mimza




  • Yüzbaşı
    789 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan

    Sevgili arkadaşım benim yazdıklarıma verebildiğin tek cevap yok. İşgalciler tarihi böyle yazardı diye yazdığım paragrafı benim fikrimmiş gibi bel altı saldırına konu etmişsin.
    Yanlış anlamanı düzelttim. Sürekli yığın halinde suçlama ve hakaretlerinle de uğraşmayı çok tercih etmiyorum. Orhan Pamuk'tan ben Osmanlı'ya dair çok şey öğrendim. Hoca ve esirinin hikayesini de çok severim. Hoca ve esiri birbirlerine o kadar bağlanır ki yavaş yavaş karakterleri yerdeğiştirmeye başlar. Edip Cansever de pek iyi bir insan değilmiş ama şiirlerini severek okurum. Buradaki saldırın da bel altı ve çirkin.

    Atatürk'ün fikirlerinin gelişimini okuman iyi olmuş. Üçüncü köprü ihanettir diyen bir kişi 3. köprüyü yaptırttı örneğn. Fikirdir değişir. Atatürk'ün fikirleri de değişir, gelişir. Benim de fikirlerimden 4 yıl öncesine göre değişenler var

    İngilizlerin Vahdeddin'e kabul ettiremediği tek bir şey var mı diye sordum. Verdiğin cevap yanlış çıkmıştı.
    Daha önce Ardahan sorunu cevapladım. Stalin bu. Kars'ı Ardahan'ı İngilizlerden de ister, İsmet paşadan da ister. Alabildi mi? hayır
    Ha alablseydi tezlerin biraz olsun haklı olurdu. Ama alamadılar. İstedikleri hiç bir şeyi alamadılar.
    Peki Vahdeddinden istediklerini alamayan batılı var mı?
    Kapitülasyonlar, katli vaciptir fetvası, tersanelerin teslimi, silahların teslimi, şehrin anahtarının teslimi, Fransızların İstanbulda mahkeme kurup kuvvacı yargılaması. Kuvvacılarla savaşıldığını da mı bilmiyorsun? Gözünüzün önündeki dev gerçekleri elinizle itip bence yanlış tavırlara giriyorsunuz.


    Cumhurbaşkanımızın, Belediye başkanı seçildiği dönemde, 1994 yılında "raylı ve lastikli sistem tüp geçit yapacağız" diyor. Hiç "3.Köprü ihanettir" demiyor, "TEM'in kuzeyindeki akciğerlerimizin gitmesi ciddi bir yanlıştır" diyor. O zamanki ülkenin durumunu, o konuşmada bile "su sorununu çözeceğiz" demesinden anlayabilirsiniz.
    Buyrun videosu:
    https://www.youtube.com/watch?v=cMJ8E8RaHX0
    Bari söylediğiniz bu yanlışınızı kabul edin.
    -----
    Demek Orhan Pamuk'dan Osmanlı'ya dair çok şey öğrendiniz. Yani bir romancının kafasından uydurduğu karakterlerle ve olaylarla siz bilgi sahibi oldunuz. ENTERESAN. Size bir buket Kemalist yazar Yaşar Kemal önerebilirmiyim ? İnce Memed romanı sizin zihninizi açabilir belki. Romanlarda yazanları gerçek kabul ediyorsanız... Resim olarak paylaşayım lütfen okuyun...


    Kaynak : İnce Memed - Cilt 2 - Bölüm sayfada yazıyor...
    ------
    RUSYA NEDEN İNGİLTERE'DEN İSTİYOR sorusuna cevap bu kadar mı zor ? "Stalin bu, isterler" ne demek, deli mi bunlar ? Gitsinler Japonya'dan Kars ve Ardahan'ı isteseler ya (Japonya, Lozan'da taraf ülkelerden biridir. Bilmezsiniz diye açıklama gereği duydum)
    ------
    "İngilizler, Vahdettin'den ne istediler de vermedi" demiştin, ben de 5816'yı işaret etmiştim. Ama anlamamışsınız. Üzerime gelmeniz boşuna, cevap verip hapse girmeye niyetim yok... Ama "Lozan'ı istediler, alamadılar" diyeyim yeter. Araştırın : Saltanatın kaldırılması >>> Lozan anlaşması...
    ------
    Bu mesajım size cevap değildir. Gerçekten bu sohbetten sıkıldım... Okumamışsınız. Tarih bilmiyorsunuz, ideolojik körsünüz. Bence bu kadar yazıştığımız yeter. İyi günler...
    _____________________________
    CEVABIMI DUYMAK İSTEMİYORSAN SORUNU SORMA. Cevabım hoşuna gitmeyebilir... (bana ait) - Vizyondaki illizyonu görmek, gerçeği görmektir... (bana ait) - Solculuk böyle bir şey




  • Yarbay
    2247 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: 1Teknik


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1mpossible


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1Teknik


    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1Teknik

    Must4f4 K4m4l'leşmeyelim de...

    Solcu olmak zor iş...

    Dolar her yükseldiğinde konu aç.
    Euro her yükseldiğinde konu aç.
    Bir şeye her zam geldiğinde konu aç.
    Özel bir kurum bile zam yapsa bunu Ak Partiye bağlamaya çalış.

    Solcuların yaptığı rezillikleri gizleme uğraş.

    Açılan her konudan diğer solcuları haberdar et.
    Aynı kişilerin hep aynı şeyleri yazmalarını sağla.

    Vatandaş da ne yapsın, böyle konulara girip blok listesine yeni kişileri eklemekle zaman geçiriyor.

    Doların her düşüşünde konu açan arkadaşlara tek laf ettiğinizi görmedik.



    Doların yükselişi hayatın her alanını etkiliyor. Eski hükümetler döneminde her yükselişte “yüzde 10 fakirleştik” şeklinde başlıklar atılırdı. Bugün “iyi ki yükseldi” diye başlıklar atılıyor medyayı getirdiğiniz kepaze noktada.



    Onu bırakın da akp’nin Anıtkabir gezilerine katıldıysanız foto ve videolar bekliyoruz. Biraz biz de feyz alırız, tüm feyzleri kendinize saklamayın.





    Doların düşüşünde açılan konuları göster bana ben de sana 5 katı "dolar/euro yükseldi, zam geldi" konuları göstereyim. Yapar mısınız ? Yapmazsınız. Boş atar, tutmaya çalışırsınız.

    Doların düşüşü "hayatın her alanını" etkilemiyor mu ? Kafaya bak ?

    Bazılarının çok övdüğü sol hükümetler zamanında doların durumunu biliyor musunuz ?
    Hani gazetelerde "%10 arttı" dediğiniz zamanları ? Ben bilirim.
    Dolar öyle %10 falan artmazdı. Yalan söylemeyin...

    Yılı_______Dolar alış__________Dolar satış
    1996_______87.910,78 TL________88.352,54 TL
    1997______152.504,12 TL_______153.239,68 TL
    1998______261.649,63 TL_______262.911,53 TL
    1999______420.667,21 TL_______422.696,15 TL
    2000______624.573,34 TL_______627.585,11 TL
    2001____1.228.499,21 TL_____1.234.424,18 TL
    2002____1.506.431,76 TL_____1.513.697,72 TL
    Kaynak : http://www.doviz724.com/yillara-gore-ortalama-amerikan-dolari-kuru.html

    Bak bakalım Ak parti öncesindeki 6 yılda dolar nereden nereye gelmiş.
    Üstüne Ecevit (1999-2002) dönemi...
    Ne yapmış solcu büyük lider ? Doları 4 yıldan kısa sürede 3.5 kattan fazla arttırmış...
    Toplamda Ak Parti öncesindeki hükümetler (1996-2002) ne yapmış ? Doları 17 kattan fazla arttırmış.

    Hadi diyelim dolar bugün 4 TL oldu. 2002 yılında 1.5 TL idi. Ne kadar artmış oluyor ? 15 yılda 2.6 kat.
    Herhangi bir sol hükümetle kıyaslandığında ÇOK ÇOK İYİ değil mi ?

    Peki 2002 yılında (Ak Parti öncesi) asgari ücretle 106 dolar alındığını biliyor musunuz ?
    Bu hesabı bugün yaptığınızda rakamın ne olduğunu da bilmezsiniz siz...

    NOT : Bu söylediklerimin hiç biri "dolar artmadı" demeye gelmiyor. "Devlet gereğini yaptı/yapmaya devam ediyor" diyorum. Bu ülkeye hiç kimse sol hükümetler kadar zarar vermedi, veremez de.

    Ayrıca benim gibi kaynak göstererek konuşun. Öyle işkembeden sallamakla "ülke kötü" olunmuyor.

    EDİT : Unutmuşum. Şu "dolar iyi ki yükseldi" diyen medyayı link atarsanız sevinirim. Yoksa bu da mı işkembeden kaynak'lı bilgi ?

    Dostum global kriz dönemiyle global bolluk dönemini kıyasladığının farkındamısın.
    Helede 99 depreminden sonraki dönemle şu dönemi kıyaslaman gerçekten de komik değil mi?

    Bu ülkeyi sol hükümet diye tabir ettiğin bir yapı kurdu bunun farkındamısın ?

    Kuru rakamlar vermen bir şeyi değiştirmiyor bu cumhuriyetin hiç bir döneminde bir mühendis asgari ücretle çalışmamıştır açlıkla sınanmamıştır.

    İlla rakam vereceksende metrikleri düzgün vereceksin öyle google hop dolar ecevit yazmakla olmaz o işler.

    Bugün bir sebeple global/bölgesel kriz yaşansa ve dolar daha da fazla artsa siz "bizim dışımızda bir olay, doların artışı normal" mi diyeceksiniz ? Eğer öyle diyorsanız sorun yok, benimle aynı şeyleri düşünüyorsunuz. Ama yok, Ecevit dönemindekini "af ediyoruz", bugünkü yönetim farklı "onları af etmiyoruz" diyorsanız sorun sizde. Bende değil. Rakamlar yukarıda.

    1999 depreminde ülke depreme karşı HİÇ BİR ŞEY yapmadı ki. Siz neden bahsediyorsunuz. Toplu mezarlar açıldı, binlerce kişi "kimliği meçhul" olarak dozerlerle toplu mezarlara gömüldü. Ülkece "depremzedelere yardım" olarak toplanan para devletimiz tarafından "memur maaşı" olarak dağıtıldı. Ülkemiz memurunun maaşını bile ödeyemeyecek haldeydi. Ecevit kuzey Avrupa ülkelerine 1 milyon dolar (memur maaşı) dilenmek için sık sık ziyarete gidiyordu.

    Sadece atıp tutmaya çalışıyorsunuz. Lütfen yapmayın. Ecevit döneminde 100 binlerce üniversite mezunu bankacı işsiz kaldı. Ama hala Ecevit'e toz kondurmamaya çalışıyorsunuz. Bu kadar kötü bir başbakanla ilgili neden bu kadar "İYİYDİ" algınız var ?

    Rakam vermemi "metrikleri düzgün vermeme" bağlamışsınız. Benden daha iyi RAKAM vereceğinizi düşünüyorsanız lütfen buyrun rakamları siz verin, bizler de öğrenelim RAKAM NASIL VERİLİRMİŞ.

    Google ortada, dolar ortada, rakamlar ortada, tarih de ortada. Bekliyorum...

    Senin gibi insanlar bazen uslubumu bozmama neden oluyor.

    Gölcük depremini gölcükte yaşamış ve deprem sonrası olan olayları gölcükte görmüş birine sen kim oluyorsunda bilmiş bilmiş duygu sömürüsü yapıyorsun çok konuşmayı biliyorsun da depremde yıkılan evlerimizin yerine hibe edilen evlerin parasını bu hükümet üstüne vazife bilip faiziyle söke söke aldı burda gelmiş toplu mezar diyorsun kimin nereye gömüldüğü belli.Elbette o hengamede tanınamayacak halde cesetler vardı onların gömüldüğü yerlerde belli.O depremin ekmeğini akp çok güzel yedi gerek ev paralarıyla gerek ötv ile tatlı tatlı yedi ve yemeye devam ediyor.

    Sen atıp tutmaya dahi çalışmıyorsun sen direk atıp tutmuyorsun bir kere olsun deprem sonrası gölcüğe gelmemişsindir.

    İki kelamından ikisi atmasyon arkadaş 2016 yılında Türkiyede finans sektöründe 196 bin kişi çalışıyor.Sen gelmiş burda 99 yılında finans sektöründ 100 binlerce bankacı işsiz kaldı dersen seni burda kimse ciddiye almaz.

    Gemi batıyor ve sen gelmiş burda kaptanı övüyorsun.
    https://www.tbb.org.tr/Content/Upload/istatistikiraporlar/ekler/851/Banka_Calisan_ve_Sube_Sayilari-Eylul_2017.pdf



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi 1mpossible -- 18 Kasım 2017; 18:17:51 >
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    789 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: 1mpossible


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1Teknik


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1mpossible


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1Teknik


    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1Teknik

    Must4f4 K4m4l'leşmeyelim de...

    Solcu olmak zor iş...

    Dolar her yükseldiğinde konu aç.
    Euro her yükseldiğinde konu aç.
    Bir şeye her zam geldiğinde konu aç.
    Özel bir kurum bile zam yapsa bunu Ak Partiye bağlamaya çalış.

    Solcuların yaptığı rezillikleri gizleme uğraş.

    Açılan her konudan diğer solcuları haberdar et.
    Aynı kişilerin hep aynı şeyleri yazmalarını sağla.

    Vatandaş da ne yapsın, böyle konulara girip blok listesine yeni kişileri eklemekle zaman geçiriyor.

    Doların her düşüşünde konu açan arkadaşlara tek laf ettiğinizi görmedik.



    Doların yükselişi hayatın her alanını etkiliyor. Eski hükümetler döneminde her yükselişte “yüzde 10 fakirleştik” şeklinde başlıklar atılırdı. Bugün “iyi ki yükseldi” diye başlıklar atılıyor medyayı getirdiğiniz kepaze noktada.



    Onu bırakın da akp’nin Anıtkabir gezilerine katıldıysanız foto ve videolar bekliyoruz. Biraz biz de feyz alırız, tüm feyzleri kendinize saklamayın.





    Doların düşüşünde açılan konuları göster bana ben de sana 5 katı "dolar/euro yükseldi, zam geldi" konuları göstereyim. Yapar mısınız ? Yapmazsınız. Boş atar, tutmaya çalışırsınız.

    Doların düşüşü "hayatın her alanını" etkilemiyor mu ? Kafaya bak ?

    Bazılarının çok övdüğü sol hükümetler zamanında doların durumunu biliyor musunuz ?
    Hani gazetelerde "%10 arttı" dediğiniz zamanları ? Ben bilirim.
    Dolar öyle %10 falan artmazdı. Yalan söylemeyin...

    Yılı_______Dolar alış__________Dolar satış
    1996_______87.910,78 TL________88.352,54 TL
    1997______152.504,12 TL_______153.239,68 TL
    1998______261.649,63 TL_______262.911,53 TL
    1999______420.667,21 TL_______422.696,15 TL
    2000______624.573,34 TL_______627.585,11 TL
    2001____1.228.499,21 TL_____1.234.424,18 TL
    2002____1.506.431,76 TL_____1.513.697,72 TL
    Kaynak : http://www.doviz724.com/yillara-gore-ortalama-amerikan-dolari-kuru.html

    Bak bakalım Ak parti öncesindeki 6 yılda dolar nereden nereye gelmiş.
    Üstüne Ecevit (1999-2002) dönemi...
    Ne yapmış solcu büyük lider ? Doları 4 yıldan kısa sürede 3.5 kattan fazla arttırmış...
    Toplamda Ak Parti öncesindeki hükümetler (1996-2002) ne yapmış ? Doları 17 kattan fazla arttırmış.

    Hadi diyelim dolar bugün 4 TL oldu. 2002 yılında 1.5 TL idi. Ne kadar artmış oluyor ? 15 yılda 2.6 kat.
    Herhangi bir sol hükümetle kıyaslandığında ÇOK ÇOK İYİ değil mi ?

    Peki 2002 yılında (Ak Parti öncesi) asgari ücretle 106 dolar alındığını biliyor musunuz ?
    Bu hesabı bugün yaptığınızda rakamın ne olduğunu da bilmezsiniz siz...

    NOT : Bu söylediklerimin hiç biri "dolar artmadı" demeye gelmiyor. "Devlet gereğini yaptı/yapmaya devam ediyor" diyorum. Bu ülkeye hiç kimse sol hükümetler kadar zarar vermedi, veremez de.

    Ayrıca benim gibi kaynak göstererek konuşun. Öyle işkembeden sallamakla "ülke kötü" olunmuyor.

    EDİT : Unutmuşum. Şu "dolar iyi ki yükseldi" diyen medyayı link atarsanız sevinirim. Yoksa bu da mı işkembeden kaynak'lı bilgi ?

    Dostum global kriz dönemiyle global bolluk dönemini kıyasladığının farkındamısın.
    Helede 99 depreminden sonraki dönemle şu dönemi kıyaslaman gerçekten de komik değil mi?

    Bu ülkeyi sol hükümet diye tabir ettiğin bir yapı kurdu bunun farkındamısın ?

    Kuru rakamlar vermen bir şeyi değiştirmiyor bu cumhuriyetin hiç bir döneminde bir mühendis asgari ücretle çalışmamıştır açlıkla sınanmamıştır.

    İlla rakam vereceksende metrikleri düzgün vereceksin öyle google hop dolar ecevit yazmakla olmaz o işler.

    Bugün bir sebeple global/bölgesel kriz yaşansa ve dolar daha da fazla artsa siz "bizim dışımızda bir olay, doların artışı normal" mi diyeceksiniz ? Eğer öyle diyorsanız sorun yok, benimle aynı şeyleri düşünüyorsunuz. Ama yok, Ecevit dönemindekini "af ediyoruz", bugünkü yönetim farklı "onları af etmiyoruz" diyorsanız sorun sizde. Bende değil. Rakamlar yukarıda.

    1999 depreminde ülke depreme karşı HİÇ BİR ŞEY yapmadı ki. Siz neden bahsediyorsunuz. Toplu mezarlar açıldı, binlerce kişi "kimliği meçhul" olarak dozerlerle toplu mezarlara gömüldü. Ülkece "depremzedelere yardım" olarak toplanan para devletimiz tarafından "memur maaşı" olarak dağıtıldı. Ülkemiz memurunun maaşını bile ödeyemeyecek haldeydi. Ecevit kuzey Avrupa ülkelerine 1 milyon dolar (memur maaşı) dilenmek için sık sık ziyarete gidiyordu.

    Sadece atıp tutmaya çalışıyorsunuz. Lütfen yapmayın. Ecevit döneminde 100 binlerce üniversite mezunu bankacı işsiz kaldı. Ama hala Ecevit'e toz kondurmamaya çalışıyorsunuz. Bu kadar kötü bir başbakanla ilgili neden bu kadar "İYİYDİ" algınız var ?

    Rakam vermemi "metrikleri düzgün vermeme" bağlamışsınız. Benden daha iyi RAKAM vereceğinizi düşünüyorsanız lütfen buyrun rakamları siz verin, bizler de öğrenelim RAKAM NASIL VERİLİRMİŞ.

    Google ortada, dolar ortada, rakamlar ortada, tarih de ortada. Bekliyorum...

    Senin gibi insanlar bazen uslubumu bozmama neden oluyor.

    Gölcük depremini gölcükte yaşamış ve deprem sonrası olan olayları gölcükte görmüş birine sen kim oluyorsunda bilmiş bilmiş duygu sömürüsü yapıyorsun çok konuşmayı biliyorsun da depremde yıkılan evlerimizin yerine hibe edilen evlerin parasını bu hükümet üstüne vazife bilip faiziyle söke söke aldı burda gelmiş toplu mezar diyorsun kimin nereye gömüldüğü belli.Elbette o hengamede tanınamayacak halde cesetler vardı onların gömüldüğü yerlerde belli.O depremin ekmeğini akp çok güzel yedi gerek ev paralarıyla gerek ötv ile tatlı tatlı yedi ve yemeye devam ediyor.

    Sen atıp tutmaya dahi çalışmıyorsun sen direk atıp tutmuyorsun bir kere olsun deprem sonrası gölcüğe gelmemişsindir.

    İki kelamından ikisi atmasyon arkadaş 2016 yılında Türkiyede finans sektöründe 196 bin kişi çalışıyor.Sen gelmiş burda 99 yılında finans sektöründ 100 binlerce bankacı işsiz kaldı dersen seni burda kimse ciddiye almaz.

    Gemi batıyor ve sen gelmiş burda kaptanı övüyorsun.
    https://www.tbb.org.tr/Content/Upload/istatistikiraporlar/ekler/851/Banka_Calisan_ve_Sube_Sayilari-Eylul_2017.pdf

    Daha önce paylaşmıştım, anlamayanlar için yine paylaşayım. Sorun yok.

    4.Resmin altındaki yazıya dikkat...
    ANLAYABİLDİNİZ Mİ ? BEN NE DEMİŞİM ?
    -----
    Vay be demek atıyorum ve tutamıyorum.
    Gelmiş BUGÜN banka çalışan raporu gösteriyorsun. Zekana hayran kaldım.

    Bugün çalışan 50 adet banka var. İsmini bile duymadığımız, tek şubelik bankalar da buna dahil. Yabancı ülkelerin tek şubelik bankaları da dahil. Hemen size listeyi vereyim, kendiniz görün...
    Resmi Kaynak : http://www.tmsf.org.tr/bankalar.tr

    Peki Ecevit zamanında 1998-2002 arasında kaç tane bankanın battığını biliyor musunuz ? BATTI ne demek biliyor musunuz ? Yok edildi, hiç edildi demek...
    O listeyi de görmek ister misiniz ? Burada Toplam 22 banka var. Hiç biri tek şubelik bankalar değil...
    Resmi Kaynak : http://www.tmsf.org.tr/intikaleeden.bankalar.tr
    Şimdiki banka sayısıyla toplasanız, bankaların 1/3'ü batmış. Bugün 196.000 kişi çalışıyorsa, o tarihlerde 296.000 çalışanın olması normal değil mi ? İşsiz kalan sayısı 100.000 çıkmıyor mu ?

    Demek Ecevit iyi bir yöneticiydi. Aferin, bu kafayla devam edin.
    -----
    Şimdi size "deprem evleri için ödediğiniz makbuzları gösterin" desem, boş...
    _____________________________
    CEVABIMI DUYMAK İSTEMİYORSAN SORUNU SORMA. Cevabım hoşuna gitmeyebilir... (bana ait) - Vizyondaki illizyonu görmek, gerçeği görmektir... (bana ait) - Solculuk böyle bir şey




  • Binbaşı
    1552 Mesaj

    Hakaretsiz tek mesaj yazamadın

    İnce Memed benim en sevdiğim romanlardandır, yazarı da rahmetli babamla görüşürdü. Solcu lafını hakaret gibi kullanıyorsun da gayet sol düşünceli bir adamdan alıntılar yapmaya utanmıyorsun.



    Orhan Pamuk çok çalışkan bir yazardır. Bir Osmanlı celladının yaşadıklarını da hayal ettirir, bir kuyucunun hayatını da düşündürür. Senin bel altı saldırıların ve hakaretlerin de senin ayıbındır. Ayrıca İnce Memed de çalışkan bir halk yazarının kurgusudur. Biyografi ya da belgesel değildir.



    Vahideddin Mondros’u vermişken ve Mondros’un şartları Lozan ile kıyaslanamayacak şekilde bir bozgunu ve felaketi yansıtıyorken iddiaların komik değil zekaya hakaret eder şekilde trajik.



    İhanet ettik hala ediyoruz diyen kişiden bahsediyoruz değil mi

    Ciddi bir yanlıştır diyor işte. Fikirler değişir demiştim ben - işinize geldiğinde nasıl da büyük resimci olursunuz değil mi

    Yanlıştır ve ranttır diyor youtube’a “trt’nin sildirdiği video” 3 köprü yazın görün fikirler değişip gelişirmiymiş değişmezmiymiş.



    İngilizlere silahları teslim eden

    Tersaneleri teslim eden

    Fransızların kuvvacı işkenceciliğine izin veren

    Kuvvacılara karşı birlik kuran

    Kuvvacıların katli vaciptir diye fetva çıkartılmasına söz etmeyen kişi ingilizlere lozan vermemiş



    Mondros vermiş daha ne verecek

    İstanbulda fransız mahkemesi ne demek

    Bitmiş yahu bitmiş



    En sevdiğim romanlardan birini hakaret için kullanacaksın hem de solcu lafını hakaret olarak kullanırken solcu bir adamın romanını. Dön de aynaya bak.

    45 bin ölü ile ilgili dönemin İstanbul belediye başkanı da sorumludır demiştin. Onu da unutma
    Ayrıca elinden kuran ağzından islam kelimesi eksik olmayan sayın Süleyman Demirel’in yeğeninden tut, o banka sahiplerinin hepsi sağcıdır. Bu ülkede banka sahibi solcu ne arar?
    Peşkeşleri yapan sistemi kuran da yine kendine milliyetçi muhafazakar tanımı yapan kadrolardır.

    Bu bankalar sağ politika ve politikacıların suçudur. Hoş ben de solcu değilim ama haybeye suçlamamk lazım. En son noktada dsp de suçludur ama en son noktada.

    Sonradan krizin ardından sağlıklı sistemi kuran da yine Ecevittir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cemsinan -- 18 Kasım 2017; 19:8:25 >
    |
    |
    1Teknik kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    789 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cemsinan

    Hakaretsiz tek mesaj yazamadın

    İnce Memed benim en sevdiğim romanlardandır, yazarı da rahmetli babamla görüşürdü. Solcu lafını hakaret gibi kullanıyorsun da gayet sol düşünceli bir adamdan alıntılar yapmaya utanmıyorsun.



    Orhan Pamuk çok çalışkan bir yazardır. Bir Osmanlı celladının yaşadıklarını da hayal ettirir, bir kuyucunun hayatını da düşündürür. Senin bel altı saldırıların ve hakaretlerin de senin ayıbındır. Ayrıca İnce Memed de çalışkan bir halk yazarının kurgusudur. Biyografi ya da belgesel değildir.



    Vahideddin Mondros’u vermişken ve Mondros’un şartları Lozan ile kıyaslanamayacak şekilde bir bozgunu ve felaketi yansıtıyorken iddiaların komik değil zekaya hakaret eder şekilde trajik.



    İhanet ettik hala ediyoruz diyen kişiden bahsediyoruz değil mi

    Ciddi bir yanlıştır diyor işte. Fikirler değişir demiştim ben - işinize geldiğinde nasıl da büyük resimci olursunuz değil mi

    Yanlıştır ve ranttır diyor youtube’a “trt’nin sildirdiği video” 3 köprü yazın görün fikirler değişip gelişirmiymiş değişmezmiymiş.



    İngilizlere silahları teslim eden

    Tersaneleri teslim eden

    Fransızların kuvvacı işkenceciliğine izin veren

    Kuvvacılara karşı birlik kuran

    Kuvvacıların katli vaciptir diye fetva çıkartılmasına söz etmeyen kişi ingilizlere lozan vermemiş



    Mondros vermiş daha ne verecek

    İstanbulda fransız mahkemesi ne demek

    Bitmiş yahu bitmiş



    En sevdiğim romanlardan birini hakaret için kullanacaksın hem de solcu lafını hakaret olarak kullanırken solcu bir adamın romanını. Dön de aynaya bak.

    45 bin ölü ile ilgili dönemin İstanbul belediye başkanı da sorumludır demiştin. Onu da unutma
    Ayrıca elinden kuran ağzından islam kelimesi eksik olmayan sayın Süleyman Demirel’in yeğeninden tut, o banka sahiplerinin hepsi sağcıdır. Bu ülkede banka sahibi solcu ne arar?
    Peşkeşleri yapan sistemi kuran da yine kendine milliyetçi muhafazakar tanımı yapan kadrolardır.

    Bu bankalar sağ politika ve politikacıların suçudur. Hoş ben de solcu değilim ama haybeye suçlamamk lazım. En son noktada dsp de suçludur ama en son noktada.

    Sonradan krizin ardından sağlıklı sistemi kuran da yine Ecevittir.

    Ama sen "hakaret" etmiyorsun ? Tabi tabi...
    Sol zihniyetin hatalarını göstermek için sağcı birinin sözlerinden mi faydalanmalıyım ? Akıl sağlığın iyi mi ?
    Sen şimdiki Cumhurbaşkanımızdan (3.köprü ile ilgili sözlerini) alıntı yaptığında utanıyor musun ? Bana neyin hesabını soruyorsun ? Kafan mı iyi ? Gösterdiğim argümanlara karşı "doğrusu şu" diyemediğin için mi bu kadar sinirlisin ?

    Onların yazdığı ROMAN diyorum, HİKAYE diyorum, HAYAL diyorum, daha ne diyeyim. Neyi anlamıyorsunuz ?
    Orhan Pamuk'un yazdığı HİKAYE değil mi ? Belgesel niteliğinde yaklaşıp, "çok şey öğrendim" diyorsun ? Hikayeden bir şey öğreniyorsan "kırmızı başlıklı kız"ı oku...

    Orhan Pamuk'un söylediklerini "gerçek Osmanlıyı" yansıttığını (sandığını) ve bir şeyler öğrendiğini söylüyorsun. Belki Yaşar Kemal'de gerçekleri yansıtıyordur. Neden bu ayrımı yapıyorsun ? Senin duymak istediklerini yazmadığı için mi ?

    2-3'dür "bel altı saldırıyorsun" diyorsun. Resim atıyorum, ispat gösteriyorum, cevap veriyorum. Tamam senin dediğin gibi olsun, susayım ben, sen de "iyi bir zihniyetin varmış gibi" dolaş. Düne kadar öyleydin, yarın da öyle olmaya devam et.

    Lozan'ı hiç okumamış, hiç bilmeyen birinden Lozan yorumu dinledik. Sırada yurttan şarkılar...

    Sen "Üçüncü köprü ihanettir" dediğini iddia ediyorsun, ben demediğini İSPATLIYORUM. Konu bitmiştir.
    "Ayrıca fikirler değişir"i ben de savunuyorum. En azından bu konuda aynı düşünüyoruz.

    Sultan Abdulhamid Han hazretleri 10 Şubat 1909'da hal ediliyor (görevden alınıyor)
    Sultan Reşat Han hazretleri 1909'da tahta çıkıyor, şeker hastalığından 03 Temmuz 1918'de vefat ediyor.
    Sultan Vahdeddin Han hazretleri 03 Temmuz 1918'de tahta çıkıyor, sürgünde vefat ediyor.
    http://blog.milliyet.com.tr/osmanli-padisahlarinin-sirali--sirasiz-ve-de-trajik-olum-nedenleri/Blog/?BlogNo=391749

    İstanbul, 13 Kasım 1918'de işgal ediliyor.

    Sultan Reşat kimdir ?
    "31 Mart Olayı ardından 1909'da, II. Abdülhamid Meclis-i Milli tarafından tahttan indirildi ve 65 yaşında olan Veliaht Reşat Efendi İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin desteğiyle tahta çıkartıldı."
    http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=266

    Peki Mustafa Kamal'in İttihat ve Terakki ile ilişkisi nedir ?
    "Mustafa Kemal (Atatürk) bu partinin kurucusu değildir. Kurucu ve liderlerinden çok sonra bu cemiyetin saflarına katılmıştır. İlk gününden başlayarak İttihat ve Terakki’nin iç ve dış politikasını şiddetle yermiş ve uyguladığı baskın, adam öldürme gibi hukuk, kanun dışı kanlı terör metotlarını şiddetle eleştirmiş ve reddetmiştir."
    RESMİ KAYNAK : http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-15/ataturk-ittihat-ve-terakki

    Peki Vahdeddin Han hazretleri ile Mustafa Kamal arasındaki ilişki nasılmış ?
    "1917 Aralık ayında yaveri Mustafa Kemal Paşa eşliğinde beş haftalık Almanya seyahatine çıktı..."

    "1918 yazında tahta geçtiğinde iki büyük sorunla karşı karşıya kaldı: bir yandan, bir felakete dönüşen I. Dünya Savaşı’nı en az hasarla sona erdirmek; öbür yandan, 1913’ten beri imparatorluğa egemen olan İttihat ve Terakki rejimine karşı bir siyasi alternatif oluşturmak. Bu yüzden daha savaş bitmeden İngiltere ile bir ayrı barış için yapılan gizli temaslarda Vahidettin’in adı geçti. Tahta geçer geçmez, İttihat ve Terakki önderliğine muhalefetiyle tanınan Mustafa Kemal Paşa’yı Suriye Cephesi kumandanlığına atadı.

    8 Ekim 1918’de savaşın kaybedileceğinin anlaşılması üzerine Talat Paşa başkanlığındaki İttihat ve Terakki kabinesi istifa etti. İzzet Paşa’nın “artçı” kabinesinin de kısa sürede istifası üzerine Padişah yaşlı diplomat Tevfik Paşa’yı 13 Kasım’da sadrazamlığa getirdi. Mustafa Kemal Paşa ile Vahidettin’in yolları,ilk kez, Mustafa Kemal’in şiddetle karşı çıktığı bu atama nedeniyle ayrıldı."
    http://blog.rooteto.com/odev-indir-yap/tarih-ve-inkilap-tarihi/sultan-vahdettin-tahta-cikisi-ve-hayati

    Bu alıntıların ne olduğunu, ne demek istediğimi (tabi ki) anlamayacaksın. Bu mesaj gereksiz uzadı. Bir sonraki mesajımda anlatırım artık.
    _____________________________
    CEVABIMI DUYMAK İSTEMİYORSAN SORUNU SORMA. Cevabım hoşuna gitmeyebilir... (bana ait) - Vizyondaki illizyonu görmek, gerçeği görmektir... (bana ait) - Solculuk böyle bir şey




  • Binbaşı
    1552 Mesaj

    Belki Yaşar Kemal de gerçekleri yansıtıyordur diyorsun ya



    Sen benim yazdıklarımı anlamadın mı?

    Babamın görüştüğü dev bir yazardır, İnce Memed de en sevdiğim romanlardandır yazmışım daha ne yazayım?



    Sana insanların fikirleri değişebilir diyorum

    Örnek olarak da sayın cumhurbaşkanının zamanında 3. Köprü konusunda yapılması ranttır, kuzey ormanları için yanlıştır demesini gösteriyorum. Yani her anlatmaya çalıştığım şeyi tekrar tekrar açıklamak zorunda olmasam daha iyi benim de canım var.



    Masal ve roman arasında farklar olduğunu hatırlatayım. Binbir gece masalları desen bir derece.



    “diğer yandan, bu başkasının kimliğine bürünme teması türkiye'nin batı kültürüyle karşısındaki kırılganlığında da yansımasını bulur. beyaz kale'yi yazdıktan sonra bu kıskançlığı - başkasından etkilenme endişesinin- türkiye'nin batı'ya baktığında içinde bulunduğu konuma da benzediğini fark ettim. bilirsiniz, batılı olmaya özenmek, sonra da yeterince hakiki olmamakla suçlanmak. avrupa'nın ruhunu kapmaya çalışmak, sonra da bu taklitçi dürtüden suçluluk duymak. bu ikilikler türklerin çoğunda vardır. bu ruh hallerinin iniş çıkışları birbirleriyle rekabet içindeki kardeşlerinin ilişkisini andırıyor”



    “İstanbul’da kuyusu olmayan hiçbir tarihi cami yoktur dedi bir keresinde gururlanarak. Yahya efendi camii’nin kuyusunun girişinde olduğu ya da Mahmutpaşa’nınkinin yokuşu çıktıktan sonra avluda...Belli ki bunların bazıları susuz kör kuyulara saklamak için atılıyor sonra da yıllarca, yüzyıllarca unutuluyordu. Bu tuhaf değil miydi? İnsanın sevdiği, kuymetli bir şeyini kuyuda bırakıp sonra da unutması acaba neyin işaretiydi.



    https://www.google.com.tr/amp/s/sessiziz.wordpress.com/2010/08/02/cellat-ve-aglayan-yuz/amp/



    http://dergipark.gov.tr/download/article-file/104778



    Neyse bu alıntıları ve ne demek istediğimi umarım anlarsın- kısacası siz tavsiye ettiğiniz kırmızı başlıklıya

    Ben de kendi tarihime edebiyatıma



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    1Teknik kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yarbay
    18110 Mesaj
    Enflasyon % 11. Yersen. Kat bakalım içine TL'nin diğer para birimleri karşısındaki değer kayıp oranını, mülkleri, petrol ürünlerini, doğalgazı, elektrik ve suya gelen zamları da göreyim o zaman % kaç olacağını. Sahtekârlar sizi.



    Aklıma DSP döneminde senelik enflasyonu düşük göstermek için sadece Ocak ve Aralık aylarının ortalamasının alındığı geldi. AKP döneminde de benim bildiğim 3 sefer değiştirilen enflasyon hesaplama yöntemi vardı ama bunu hangi hükümet gelse değiştirmez herhalde kendi dönemi yüksek çıkmasın diye. Alayına lânet...



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur. Hyman G. Rickover

    Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.
    Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar. Malcolm-X

    Her zaman kazanan, bir defa kaybettiğinde tam kaybeder. Adâlet geciktikçe cezası büyür. Adâlet geldiğinde iflat etmez. Hak sillesinin sadâsı yoktur! Bir vurdu mu, devâsı yoktur. Mustafa Özcan
HızlıCevap
Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
son dakika
Mobilya Takımları
Bey Azura
SEO
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR2
1,000
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.