Şimdi Ara

Eril/Dişil Toplum Ortadoğu/Avrupa

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
6
Cevap
0
Favori
124
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Öncelikle bilmeniz gereken insanın 2 yüzü vardır.


    birisi hayvani ve şeytani taraf. yıkımla, savaşlarla ve zalimlikle eşdeğerdir. erkeksi tarafımızdır


    ikinci taraf ise insancıl ve vicdani taraf. doğumla, yaratımla, barışla ve şefkatle eşdeğerdir. kadınsı tarafımızdır.


    eğer barışçıl bir dünya inşaa etmek istiyorsanız erkeksi tarafımızı bastırmalı, kadınsı tarafımızı öne çıkarmalıyız.


    bu yaşam şeklimizle, düşüncelerimizle, eylemlerimizle bile şekillenir.


    dişil, empati yönü gelişmiş, vicdanlı bir dünya ve insan toplumu yaratmamız için kadınsı tarafımızı ortaya çıkarmalı ve tekrardan anaerkil bir düzen kurmalıyız.


    dünya barışının, insanlığın ve doğanın kurtuluşu bu yoldan geçmektedir.



    Zihinsel gelişimin ve tekamülün yolu acıdan geçer.nasıl ki kas geliştikçe fiziksel acı hissederiz.beyni geliştiren yollarda acı ve sıkıntıdan ibarettir.beynimizi ödüllerden yoksun bırakmalı ve acılar içinde gelişmesine ve yenilenmesine izin vermeliyiz.insan-ı kamil olmaya giden yollar acı verici azap taşlarıyla döşenmiştir.



    şehvet mücadele etmemiz gereken bir canavardır.sırat köprüsü gibi incedir. şehvete kapılıp canavara yenik düşenler hayvan mertebesine doğru hızla yol alır. ama direnip mücadele edenler basamakları bir bir çıkarak übermensch yani insan-ı kamil olma yolunda ilerler. algı kapıları ve başka boyutların kapıları açılır.




    bugüne kadar bize yansıtılan tüm peygamberler toplumdan kendini izole ederek acı ile inisiye olmuş sıradan insanlardır. her dedikleri doğru değildir fakat tanrısal boyutla iletişim haline geçmişlerdir. çünkü yukarıdada bahsettiğim gibi acı süzgecinden geçerek kendilerini damıtmışlar ve farklı boyutların kapısı onlara açılmıştır.






    israiloğullarına bir çok inisiye yani peygamber gönderilmiştir. bunun sebebi yeryüzünün en çok acı çeken toplumlarından biri olmalarıdır. fakat onlar edindikleri bilgileri insanlığı kurtarmak ve dünya barışını sağlamak için kullanmamış kibirlerine yenik düşerek şeytanın yolunu izlemişlerdir. bu bilgileri kullanarak diğer insan halklarını ve toplumları yönetmeyi ve sömürmeyi seçmişlerdir.

    kendi krallıklarını yani sion'u kurmak istiyorlar. ve kendilerini herkesten üstün görüyorlar. bu şeytani bir kibirdir. kibir en sonunda kendilerine zarar verecek.


    onların yeryüzünde sion krallığını kurmalarına müsaade etmekte gibi görünen Tanrı, bu krallık darmadağın olurken yine müdahale etmeyecektir.





    İnsan hayvanların en tanrısal olanıdır.


    doğaya karşı savunmasız olmamız ve bedensel yöndeki tüm eksikliklerimiz bizi ruhen ve zihnen geliştirdi.


    yoksunluklar insanı insan yapan, tanrıya yaklaştıran en önemli şeydir. yani hiçlik.




    Tanrı insanı hayvan formunda yarattı ve doğaya çırılçıplak bir şekilde bıraktı.


    eğer insanoğlu yeryüzüne varlıklı bir şekilde inseydi hayvan kalacak ve gelişmeyecekti. yerinde sayacaktı.


    Tanrı insanı çalışıp çabalaması ve gerçeği araması için dünyayı, hatta evrenleri keşfetmesi için hiçliklerle dolu bir şekilde, savunmasız ve yoksul yarattı.


    Tanrı insana pençe vermedi, insan silahı yarattı.


    Tanrı insana kürk vermedi, insan elbiseleri yarattı.


    Tanrı insana barınak yönünden mahsur kıldı. insan binaları, gökdelenleri yarattı.


    Tanrı insanı zayıf yarattı, insan tüm doğaya hükmedecek gücü yarattı.


    Tanrı insanların etrafına bolluk bereket koymadı, insan yeryüzünün hatta evrenin derinliklerine gidecek araçları yarattı.




    işte Tanrı günümüz insanlığındaki varlığı ve görkemi bu şekilde hiçlikten yarattı.






    Tanrı en başta evrenin ve tüm canlıların tohumlarını yarattı. ve bu tohumların doğru şekilde serpileceği ve gelişeceği boşluğu yani rahmi, ve enerjiyi yarattı.




    enerji patlamasıyla tohumlar evrenin boşluğunda yani rahminde büyüdü ve gelişti. galaksilere ve gezegenlere serpildi.




    Tanrı enerji yasalarıyla işleyişe bir takım kurallar koydu. aslında bütün evrenin kaderinide bu şekilde çizmiş oldu.




    Yasaların nelere sebep olacağından nasıl şekilde neyi etkileyeceğinden haberdar olduğu için. bu yasaları kendi yarattığı için Tanrı geçmişi ve geleceği bilecek potansiyele sahip oldu.




    Çünkü oyunu kendisi kurdu. oyunun başını yaratan o olduğu için ve sonuca giden yolu belirleyen yasalarıda kendi koyduğu için neyin nereye varacağını biliyor. bu yüzden geçmişten ve gelecekten haberdar.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    _____________________________




  • Kadın ve erkekliğe indirgeme olayına pek katılmasam da geri kalanı çok akıllıca bir bakış açısı hocam özellikle yokluklarla ve zorluklarla var olmamız konusu.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • William0 kullanıcısına yanıt

    Teşekkür ederim hocam eğer bu açıklama size yardımcı olduysa öne çıkar tuşuna basabilir misiniz.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________

  • < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • Okumadım, çok uzun.

    Ancak yapay zeka ile özet aldım, şöyle diyor:

    "Bu metin, insanın içsel doğası, evrenin yaradılışı ve insanlık tarihindeki manevi öğretiler üzerine derin felsefi düşünceler içeriyor. Temel noktalar şunlardır:

    İnsanın İki Yüzü: İnsan, bir hayvani ve şeytani (erkeksi) tarafı ile bir insancıl ve vicdani (kadınsı) tarafı arasında bir dengeye sahiptir. Barışçıl bir dünya kurmak için, erkeksi, yıkıcı yönümüzü bastırıp, kadınsı, şefkatli yönümüzü öne çıkarmamız gerektiği vurgulanır.

    Zihinsel Gelişim ve Acı: Zihinsel olgunlaşma acı yoluyla sağlanır. İnsan, zorluklar ve sıkıntılarla gelişir. Şehvet ise insanın nefsine hitap eden, tehlikeli bir engeldir. Buna karşı direnmek, insan-ı kamil olma yolunda ilerlemek anlamına gelir.

    Peygamberler ve İnisiye: Peygamberlerin ve inisiyelerin acı ve zorluklarla arınmış insanlar oldukları, bu süreç sayesinde daha yüksek boyutlara ulaşabildikleri anlatılır. Ancak bazı topluluklar bu bilgileri insanlık için değil, kendi çıkarları için kullanmıştır.

    İsrailoğulları ve Siyon: İsrailoğullarının çok acı çekmiş bir toplum olduğu, ancak bu bilgiyi dünya barışı yerine kendi çıkarları için kullandıkları ifade edilir. Siyon Krallığı'na yönelik bir eleştiri yapılır; kibirleri ve sömürü anlayışları Tanrı'nın planına karşıdır.

    İnsanın Doğası ve Tanrı’nın Yaratışı: İnsan, doğaya karşı savunmasız ve eksik yaratılmıştır. Ancak bu yoksunluklar, insanı ruhsal ve zihinsel olarak geliştirir. İnsan, Tanrı tarafından çalışması, mücadele etmesi ve gelişmesi için yaratılmıştır. Tanrı, insanı eksikliklerle yaratıp, ona kendi gücünü bulma ve evreni keşfetme fırsatı tanımıştır.

    Evrenin Yaratılışı: Tanrı, evrenin tohumlarını yaratıp, enerjinin içinde gelişmelerine olanak sağlamıştır. Tanrı, evrenin yasalarını belirleyerek, hem geçmişi hem de geleceği bilme kapasitesine sahiptir, çünkü oyunu kuran O’dur.

    Metin, insanın manevi gelişimi, dünya barışı ve Tanrı’nın yaratılış planı üzerine bir düşünce biçimi sunar."

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________


    SAMSUNG Galaxy Note Fan Edition




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    İSLAM IRKI HAKKINDA
    18 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.