Şimdi Ara

En Son İzlediğiniz Anime ve Yorumlarınız

Koronavirüs Özel
Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
582
Cevap
6
Favori
20.201
Tıklama
Tüm Forumlar >> Sinema - Dizi - Televizyon - Müzik - Kitap >> Anime / Manga >> En Son İzlediğiniz Anime ve Yorumlarınız
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Teğmen
    195 Mesaj

    Shinsekai Yori'yi Houseki no Kuni'nin hemen ardından izlemiştim, önerilerinde karşıma çıkmıştı. Bir miktar sabır istiyor açıkçası, direk pes edip yaoi damgası basmadığın sürece gayet etkileyici bir seri bana kalırsa.



    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
    |
    |
    maybe4you kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
  • Binbaşı
    1815 Mesaj

    @flean Zaten Shinsekai Yori izlediğim, sevdiğim bir anime. Hatta en sevdiğim 2. anime dersem de abartmış olmam. O yüzden Houseki no Kuni izlerken fazla beklentiye girmeden izlemeye çalışacağım. Fazla beklenti ile izleyince hayal kırıklığına uğruyorum. Neyse bu arada son izlediğim animeden bahsedeyim.

    Yine yaptı ya. Yine yaptı valla.



    Kyoto animation yine kalbimi çaldı. Animenin daha ilk dakikasından gaza geldim. O nasıl başlangıç öyle.

    Hibike Euphonium
    Bölüm Sayısı: 13+13+1 ova+3 film
    Türü: Müzik, Okul, Dram

    Bu animenin K-On gibi güzel bir müzik animesi olduğunu duymuştum. O yüzden K-On etkisi geçince izleyecektim. Ama sanırım etkisi hiç bitmeyecek. Neyse bu animede de K-On gibi müzik kulübü var. Ama bu sefer orkestra kulübü diye geçiyor. Bu animede işler baya ciddi. Ulusal yarışmaya katılmak için uğraşıyorlar. Animedeki o rekabet, arkadaşlık ilişkileri,
    hayal kırıklıkları,
    biraz komedi ve biraz da dram öyle güzel anlatılmış ki çok sevdim. Yarışma dışında olarak öğrencilerin kişisel hayatları, duyguları da animeye çok güzel yansıtılmış. İnsanların çok yönlü olduğunu güzel anlatmış animemiz. Ova bölümü için de çok özenmişler. Fakat filmlere gelince, 3 filmi var diye yazdım ama 1. film 1. sezonun, 2. film 2. sezonun özeti şekilde. Neyseki 3. film devam niteliğinde.
    2. Sezonun sonunda
    O kadar ulusal yarışma için hazırlandılar ama sahne performansı bize gösterilmedi. Sebebini anlayabiliyorum ama. Sonuçta bronz aldılar. Gerçekten üzücü bir durum. Fakat Asuka babası ile iletişim kurabildi ya her şeye değdi diyorum.
    3. Filmin başlangıcı da çok iyiydi. Sonu için de şunu diyebilirim:
    Bunu hiç beklemiyordum. Ulusal yarışmaya katılamadılar! Gerçekten şok oldum. Neden ama neden? O kadar da çalıştılar. O kadar yeni öğrenci vardı. Eee hayatta her şey kolay olmuyor. Bazen çok istediğin şeyleri de yapamıyorsun. Animede bunun üzerinde durulması çok hoşuma gitti. Eğer başarılı olursan yaptığın şeyler, çektiğin çileler övgü dolu bir şekilde anlatılır. Ama eğer başarısız olursan çektiğin çileler sanki boşa gitmiş gibi olur. Aynı animede dediği gibi 1. sınıflar yerine 3. Sınıflar olsaydı daha başarılı olurdu derler. Derler de derler. 3. film aynı animenin başladığı yerde bitti sanki. Yine üzülen, ağlayan biri. Başarısız olduğu için nefret dolu biri...
    Bu arada 3. filmin sonunda müzikten sonra bir sahne daha vardı. Çok sevdim o sahneyi. 3. Sezon çıksa da izlesek...

    1. Sezon 9/10
    2. Sezon 9/10
    Film 10/10



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    flean kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yarbay
    6043 Mesaj

    Müzik animelerine ben de başlamak istiyorum ama malum bu tür animelerden bahsedince aklıma shigatsu geliyor biraz tırsıyorum K-on, bu bahsetmiş olduğun anime bir de Nodame Cantabile animesi öne çıkmış gibi gözüküyor ama tabii başka gözümden kaçmış olan bu tür anime olabilir.
    |
    |
    maybe4you kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Binbaşı
    1815 Mesaj

    @-erna- Müzik animeleri candır. İzle, bu anime senin tarzına uyuyor bence.

    Ayrıca daha önce çok düşünmemiştim ama bu animenin kaynağı ''novel'' olarak geçiyor. ''Light'' falan değil. Mesela Violet Evergarden ise ''light novel'' olarak geçiyor. Belki de mangaya bağlı kalmadan kendi çizim tarzını kullanmak için Kyoto Animation bilerek bu kaynakları kullanıyordur. Ayrıca @Periah senpai haklı sanırım. Kaynak kısmında ''light novel'' veya herhangi bir ''novel'' geçince hikaye de çok iyi oluyor. A-1 pictures da çizimleri ile dikkat çekiyor öyle olduğu zaman.

    Bu arada şu tamamen aklımdan çıkmış, az önce izledim.

    Liz to Aoi Tori

    Bundan bahsetmeyi unutmuşum. Bu film Hibike! Euphonium'un 3. filminde bahsi geçen Liz ve Mavi kuş hikayesini anlatan bir yan hikaye filmi. Bu filmde başrol oyuncularından ziyade diğer kulüp üyelerine odaklanılmış. Sanki 3. filme ova yapılmış gibi. Yan hikaye olduğu için izlenmese de olur. Ama KyoAni kalitesinden bahsediyoruz burada. Bu kadar da güzel anlatılmaz ki! Bi de gözüme toz falan kaçtı galiba. Ne oldu anlamadım, gözlerim yeter artık durun.

    10/10



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi maybe4you -- 21 Haziran 2020; 23:17:9 >
    |
    |
    Bahsedilenler: -erna- kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör Periah
    _____________________________




  • Yarbay
    6043 Mesaj

    Ne güzel aksiyon ağırlıklı beni duygusal açıdan etkilemeyen animelerden gidiyordum. Ara verdireceksin bana



    Made in Abyss

    Bilimkurgu, macera, gizem, drama ve fantezi türlerini içeren bu anime, Riko isimli genç bir kızımızın abyss'de esrarengiz bir canlı ile karşılaşmasını konu alıyor. Fantezi, macera ve gizem ağırlıklı gidip çok olmasa bilimkurgu ve drama içeriyor anime. Müzik olarak ost'si güzel denebilecek seviyede ama çok çok az sahnede müzikleri duyuyorsunuz. Kendine has özel çizimler barındırıyor. Resimleri yüzünden bir animeye önyargılı yaklaşılmaması gerektiği bize bir kez daha gösteren bir anime örneği ile karşı karşıyayız. Konusu, konusunun işleyişi ile neredeyse hiç boş diyebileceğiniz bölümü yok. Dalıp gidiyorsunuz animeyi izlerken. Bu konu anlatımını da bölümlere yayarak her bölümü kendi içinde parçalar halinde düşünerek çok çok iyi kurgulamışlar. Eksik olarak müzikleri bu muhteşem kurgulanmış animeye yakışmamış bence. Vasat bir anime olsa tamam müzik bu seviyede sırıtmaz derdim ama bu kalitede bir animeye olmamış. Sırf bu sebeple de birçok sahnede müziklerini insanlara baydırmamak adına kullanmamayı tercih ettiklerini animeyi izlerken farkediyorsunuz. Diğer detayları spoiler içinde ekledim. Ama fantezi, macera ve gizem ağırlıklı anime sevenlerin kaçırmaması gereken bir anime. Böyle güzel kurgulanmış bir dünyaya 9 puan altı veremedim elim gitmedi. Houseki no Kuni'nin üstüne gene kendine has özel çizimler barındıran ve muhteşem kurgulanmış bir başka dünyanın içine dalmak çok iyi geldi.

    9/10



    Baştan sonra çok iyi kurgulanmış içinde boş bölümü olmayan bir animeydi. İçine girdiğiniz dünyası apayrı güzellikte. Abyss diye bir alan oluşturup bunu katmanlara ayırıp her katmanın etkisini de abyss laneti olarak tanımlamak güzel bir yaratıcılık ürünüydü. Baştaki bölümler bazılarına sıkıcı gelmiş olabilir ama bence animeyi asıl güzel yapan bölümler onlardı. Diğer karakterlerle bağın kurulmasını sağladı bu bölümler.


    Eksiklerine gelirsem son bölümü çok güzel düşünülerek yapılmış ama bana göre bir şey yanlıştı o da Nanachi'nin kurguladığı haince plan aklıma geldikçe o sahnelerde hiç duygulanamadım. Orada ağlamalı güzel bir oyun döndürdü Nanachi ama neyse ki Riko abyss'de doğmanın da etkisiyle bu hain plandan kendini kurtardı. Bu da bu güzel bölümün benim için hiçbir şey ifade etmemesine sebep oldu. Şimdi de diğer kötü beyaz düdüklü eleman olan Bondrewd'in yanına götürüyor bizim ikiliyi Nanachi. Ek olarak op'si ve ed'si aşırı spoilerlar içeriyordu. Daha Nanachi'yi animede görmeden nanachi ile abyss'in derinliklerine indiklerini gördük. Bunlar hiç hoş değildi. Kimse bir bölümü alıp baştan sonra ed op ile izlememiş mi? Bir de başlarda gördüğümüz Habo karakterinin bizim ikiliyi görüp de abyss'in en derinlerine gitmelerine izin vermesi bilmiyorum ne kadar doğru olabilir. 12 yaşınlarındaki çocukları dibi belli olmayan bir yere göndermek bunu da çok rahat bir şekilde yapmak kendi istedikleri için gitmelerine izin vermeniz dışında sizi Bondrewd'den farklı kılan şey neydi o zaman? Animenin bu yerleri biraz sırıtmadı değil ama çocukluktan beri yağmacı olarak yetiştirmeye çalışmaları bu saçmalığı az da olsa kotarıyor.

    Riko'nun zehirlendiği gözünden lanet sebebiyle kanlar aktığı sahneler çok acı vericiydi. 12 yaşındaki çocuğu kapak resimlerine koyup böyle sahneleri animeye eklemek çok zalimce geldi bana. Ama böyle sahneleri size yaşatacağının uyarısını ilk bölümlerden veriyor anime(Kuşun bir yağmacıyı yediği ve başka kurbanları çekmek için sesini taklit ettiği sahne mesela) Beni en çok etkileyen bir başka sahnesi ise othr'a son bölümde mesaj gönderdikleri sahneydi.

    Bakalım filmin altyazısı çıkarsa güzel olacak. 2. sezonu da merakla bekliyorum. Daha Lyza'ya ne olduğunu ve diğer beyaz düdüklü elemanları detaylıca göremedik. Artifactler ve onların etkileri ile konu derinleşirse 1. sezondan bile daha iyi devam sezonları ile karşılaşabiliriz.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi -erna- -- 22 Haziran 2020; 0:4:41 >
    |
    |
    maybe4you kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Binbaşı
    1791 Mesaj
    Violet Evergarden.

    Çok güzeldi. Çizimleri olsun, karakterler olsun, konusu olsun her şeyiyle çok güzeldi. Özellikle karakter gelişimine ayrı parantez açmak lazım. Bunun altından çok iyi kalkmışlar. Karakter gelişiminde yapılan hatalardan en büyüğü karakterin bir anda değişmesi oluyor, "yahu bu geçen bölüm böyleydi, nasıl bir anda böyle oldu" denebiliyor ama burada çok yumuşak, akıcı olmuş o geçişler.
    Bölüm anlamında ise en beğendiklerim
    Kızı ölen babanın hikayesi, annesi hasta kızın hikayesi, bir de ölen askerin hikayesi. Özellikle o kız ve annesinin olduğu bölüm izlediğim en güzel anime bölümlerinden biriydi.

    Tek puan kırıyorum. Sebebi aşağıda.

    5.bölüm bana göre rezaletti işlediği konu bakımından. 14 ve 24 yaş ilişkisi demek? Şu yaşlarla ilişki cümlesinin yan yana gelmemesi gerek hiçbir şekilde. Konuyu işlediğiniz zamanlarda bunun normal görülmesi, bu yanlışı 2020 yılında doğru bir şeymiş gibi göstermenizi haklı kılmıyor. Hadi Gilbert belki aishteru yu o anlamda söylememiştir dedim görmezden geldim de burada her şey açık.



    9/10.



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Binbaşı
    1815 Mesaj

    Violet Evergarden benim de çok sevdiğim bir anime.


    14-24 yaş ilişkisi işlenmesi yanlış diyebilirsin bunu anlıyorum ve katılıyorum. Ama durum şu ki bu animede Japonların hayatı yansıtılıyor. Sonuçta slice of life animesi bu. Animede hafif dokunuş yapmışlar. O da ölüm anı olduğu için. Japon hayatı nasıldır bilir misiniz bilmem ama geyşa kelimesini araştırın isterseniz. 14 yaşında geyşaların başına gelenler gerçekten çok iğrenç şeyler. Neyseki günümüzde geyşa biraz daha farklı. Eski halleri gerçekten berbat.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Einar Solberg kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Binbaşı
    1791 Mesaj


    Ben aslında bunu eleştirerek japon kültürünü de eleştiriyorum bir bakıma. Japonlar sınır tanımaz bir millet günümüzde ve ben buna karşıyım. En çok karşı çıktığım şey de pedofili öğeleri. Ekranları başında tüm gün anime izleyen loliconlara, pedofililere hitap etmek için böyle şeylere başvurmak bana hiç doğru gelmiyor. Mesela Code Geass'ta çinli karakterler vardı. Bilerek çocuk görünümünde yapmışlar. Şimdi bunun neden yapıldığı belli. Araya iki tane bu tiplere hitap edecek karakter koyalım demişler. Çizerken bu yüzden böyle yapalım demeseler bile bilinçaltında bu var bunu yaparken. Böyle yaparak, sürekli bu görüntülere maruz bırakılıyor insanlar ve yavaş yavaş bunlara verilen tepki de azalıyor ve görmezden geliniyor.
    Şimdi mesela bu animede pekala prenses 18 yaş üstünde biri olabilirdi ve oradaki hikayeyi etkilemezdi bu. Ya da zaten Violet çocuk gibi görünmüyorken yaşına 14 değil de 20 diyebilirdiniz. Yine hikayeyi etkilemezdi.
    Yine de, o kadar güzel yapmışlar ki animeyi, en fazla 1 puan kırabildim.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Einar Solberg -- 22 Haziran 2020; 19:38:19 >
    |
    |
    maybe4you kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör




  • Binbaşı
    1815 Mesaj

    Evet tamamen haklısınız.
    Yaş meselesi birçok animede böyle. Bazen izlerken kendi kendime diyorum zaten hayır kabul etmiyorum bu lafları eden karakterler bu yaşta olamazlar. Sonra bi bakıyorum birkaç bölüm sonra tam da o yaştan beklenecek bi salaklık yapılıyor. Böyle bi karakter dalgalanması oluyor. Yaş konusuna takılmayan sanırım direkt seinen yapımlar var.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Einar Solberg kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Binbaşı
    1815 Mesaj


    Relife
    Bölüm Sayısı: 13+4 ova
    Tür: Slice of life, romantik, okul

    Bu animenin başlangıcı "Sen bir neet'sin. Seninle bir anlaşma yapalım" diyen Welcome to the NHK animesine benziyor. Ama devamında ise ana karakterimizin birden 10 yaş gençleşip lise yıllarına geri dönmesiyle Boku Dake ga inai Machi animesine daha çok benziyor. Gerçi Boku Dake ga inai Machi'de 18 yıl geriye gidiyorlar da neyse konumuz bu değil. :) Şahsen böyle bir anlaşma görsem benim soracağım ilk soru "Bu işten sizin çıkarınız ne?" olurdu. Ama anime olduğu için bir şey demedim. Yine de güzel bir açıklama görmek isterdim. Şöyle bir yorum gördüm öyle haklı ki buraya da almak istiyorum: Bu arada harbiden çocukluğun-ergenliğin falan kıymetini bilin. Üniv. ve sonrasında hayat baya boka sarıyor :) Suratınızda malca bir sırıtışla bu lise animlerini izliyorsunuz.

    Animede geçen bir konu aklıma takıldı. Başka bir animede de görmüştüm. Üst üste gelmesi güzel oldu. Şöyle ki biriyle konuşurken ona yalan söylemeden ama gerçekleri de söylemeden karşı tarafı kırmadan nasıl konuşabiliriz? İşte buna iletişim diyorlar. Bu konuda ben de kendimi baya zayıf hissediyorum...

    İşlenen tema, gelecekte insanların çıkarcı insanlara dönüşmesi, arkadaşlık ilişkileri güzel işlenmiş animede. Ova bölümleri bildiğiniz 2. sezon gibi olmuş. Daha uzun olmasını isterdim ama en azından bir son oldu animede. Mutluyum. :) Ayrıca
    aşk deyince illa öpüşmek gerekmediği bir şekilde anlatılmış gibi geldi bana. Pek çok kişi bu sahneyi görmek istemiş olabilir ama ben yavaş yavaş işlenen aşkı daha çok seviyorum. Tabii uzatıp tadını da kaçırmamak lazım. Bu anime tam yerinde olmuş. İkisi ayrı kalıp bitecek sandım var ya. Neyseki korktuğum başıma gelmedi mutlu sonla bitti. :)


    Animenin müzikleri fena değildi bence. Bütün ending müzikleri farklı olmuş. Çeviri yapan fansub var mı diye baktım da bulamadım. :D Benim favorim 12. bölüm ending oldu.
    https://www.youtube.com/watch?v=qQVSNh6ZlOs

    9/10



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi maybe4you -- 23 Haziran 2020; 15:8:50 >
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    789 Mesaj

    Animeyi izlemedim ama müzikler iyiymiş bayağı.
    |
    |
    maybe4you kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Teğmen
    136 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    epsilon02




    Yesterday wo Utatte

    Seinen türünde bir şey izleyim derken buldum.Romantizm animesi değildi bence. Ana karakter gerçekteki bizleri yansıtan biri. Ama aşk dörtgeni falan gereksizdi.Ayrıca verem ediyor kadın karakter...İzlemezseniz çok bir kaybınız olmaz.Ha illa merak ettim derseniz 2,3 bölüm izleyip sona geçebilirsiniz ben yapmam öyle ama yapmak isteyen olursa acı çekmesin boşa😂😂



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________




  • Yarbay
    5750 Mesaj
    Tate no Yuusha no Nariagari

    Ayrıntıya girmeyeceğim. Fazla Isekai serisi izlemedim ancak izlediklerim arasında 1.sıraya yerleşti diyebilirim. Farklı bir havası var kesinlikle. (Baştan sona kadar sürdüremiyor bu farklı havayı tabi) Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum.

    8/10
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    789 Mesaj

    Benim için çok iyi başlamış ortalarda batırmış sonu ise ortalama bitmiş bir animedir. Ama her sezon çıkan çöp isekailere 10 basar.
    |
    |
    Clarpuff kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Çavuş
    99 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    Stannis Baratheon


    [15 Temmuz 2020 05:13:55 tarihine dek bölüme mesaj atamaz]
    Hunter X Hunter uzun yıllar aradan sonra tekrar anime izlemeye başladım, daha bitmedi ama çok güzel gidiyor



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1815 Mesaj


    Cowboy Bebop
    Bölüm Sayısı: 26+1 ova+1 film
    Türü: Aksiyon, macera, komedi, dram, bilimkurgu, uzay

    Fena anime değildi. Galaksinin koruyucuları filminin anime versiyonu gibi. Konusuna kısaca uzayda geçen ödül avcılarının günlük hayatı diyebiliriz. 1998 yılında çok popüler olabilir, o zamanlar belki klişe de değildi ama izlerken çoğu şey klişe geldi bana. Bazı bölümler dolu dolu geçerken bazı bölümler sanki öylesine çerezlik yapılmış. Ergo Proxy'nin yönetmeninden daha çok şey beklerdim.

    Kulaklıkla anime izlemeyi severim. Bu anime eski olsa da sol kulak, sağ kulak farklı sesler yapılmış birçok sahnede. Benim hoşuma gitti. :)

    Pek çok klişe olsa da güzel sahnelerden bahsetmek isterim.
    Sigara izmariti içine mikrofon yerleştirmek çok iyi fikirmiş. Kimin aklına gelirdi ki? Faye'in geçmişini tam anlamıyla öğrenemedik. Nasıl bir kaza olmuş, neden dondurmuşlar vs. Sanırım ailesi çok zengindi. Ama yıllar sonra ne ailesi ne de onlara ait bir şey kaldı. Faye'i kandıran avukat çok iyiydi. Miras yerine borç bıraktı. Şaka mısınız siz 😂😂 Fakat 18. bölümde baya bi empati yaptım. Faye'in 13 yaşındaki halinden 23 yaşındaki haline bir mesaj: "10 yıl sonraki ben, seninle aramızda çok fark var. Ama vazgeçme, elinden geleni yap. Ganbatte!" Hacker Ed'in öyküsü de güzeldi. Yetimhanede büyümüş olsa da hiç üzgün olduğunu görmedik. Daima pozitif, daima güler yüzlü, eğlenmesini bilen bir karakterdi.


    Animenin giriş müziğinin aksiyon olması, bitiş müziğinin duygusal olmasını bu anime mi başlattı acaba? Son iki bölüm için şunu diyebilirim:
    Esas kötümüz yeterince kötü değildi bence. Ama sahneye çıkacağı belliydi. Esas kızımız Julia da geleceği belliydi. Ortalıkta aksiyon varsa taraflardan birinin veya ikisinin de öleceği belliydi.
    Güzel olmuş böyle bir son diyebilirdim ama "tahmin edilebilir" olduğu için pek sevemedim. Fazla abartıldığını düşünüyorum.
    Ova bölümü tüm bölümlerin en güzel sahnelerinin ve repliklerinin her karakterin kendine göre yorumlaması gibiydi. Bruce Lee göndermesini ve su gibi olun repliğini tekrar görmek güzel oldu. Animenin en güzel repliği ise "geçmişin nasıl olursa olsun, önünde hala bir gelecek uzanıyor" bence. Filmini ise animeden daha çok sevdim. Film zaman olarak animenin 23-24 bölümleri arasına denk geliyor benden demesi. Cowboy bebop severler için anime bitti derken böyle bir film güzel olmuş. Hiçbir karakter ve söz olmasa da İstanbul temalı birkaç sahne olması da hoş olmuş.

    6/10

    Son ek:
    faye'in hatırladığı dünyadaki şehir singapur'muş.
    -spike dövüşlerinde bruce lee'nin "jeet kune do" dövüş stilini kullanmış.
    -19. bölümdeki spike'a swordfish ıı'yu vermiş olan ve tamir eden doohan, star trek'de scotty'yi oynayan james doohan'a göndermeymiş.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi maybe4you -- 28 Haziran 2020; 11:34:52 >
    |
    |
    _____________________________




  • Yarbay
    2520 Mesaj


    LotGH animesini sonunda bitirdim. Birkaç yıldan beri erteliyordum. Sonunda yeterli boş zaman bulup izledim. Kesinlikle tavsiye ederim. Destansı bir hikayede mükemmel karakterlerle dolu bir yapım. Hakkında uzun yazılar yazılabilir. Açılış müzikleri de güzeldi.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Dürüstİnsan -- 30 Haziran 2020; 6:42:1 >
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1815 Mesaj


    Kimi no Suizou wo Tabetai
    Filmin İngilizce adı. I want to eat pancreas. Ben de bu pankreastan baya bir şeyler tahmin etmeye çalışmıştım. Bi kısmı tutmuş sanki :) ama film sahiden güzelmiş. Türü dram olunca daha filmin başlangıç sahnesinden itibaren korkuyor insan. Yanlış zamanda izlemeyin derim. Adı kiraz ağacı anlamına gelen başrolümüz Sakura'yı izlemek güzeldi. Ondan birkaç şey öğrenmişimdir umarım...
    Biz hastalıktan ölecek derken cinayete kurban gitti ya! Şaşırdım bak. Hiç beklemiyordum bunu.


    9/10




    Houseki no Kuni
    Türü: Aksiyon, Fantastik, Seinen, gizem, dram
    Bölüm Sayısı: 12

    Ama bu yapılır mı ya? Ne güzel izliyorduk. 12 bölümde bitti gitti. Animemiz 2017 yılında çıkmış. Yıl olmuş 2020 hani bunun 2. sezonu?

    Türkçesi mücevherler ülkesi olarak çevrilen animemiz fantastik ögeler barındırıyor. Bildiğiniz insan şeklinde mücevherler işte. Her karakter farklı bir mücevher. :) Sürekli bir aksiyon var. Ay sakinleri dedikleri garip yaratıklarla savaş devam ediyor. Replikleri de baya anlamlı. Sanırım biraz da bu sebeple seinen demişler bu animeye. Dünya çok değişmiş. Bi zamanlar insanlar varmış ama neler neler olmuş da bu duruma gelmiş?

    Aslında iyi güzel de şimdi ben meraktan ölürüm. Manga tr'de 90. bölüme kadar Türkçe mangası var. Pek çok soru açıkta kaldı. Ayrıca tutarsızlık vardı biraz. Ama tutarsızlık değildir belki de. Şöyle ki
    Bu mücevher insanlar ölümsüz. O yüzden baya uçuk rakamlı yaşları var. Eee insan demez mi bunca yıldır ne yaptınız? Hiç merak etmediniz mi? Sensei dediğiniz adama neden açık açık sormadınız? Fazla kalabalık değilsiniz zaten. Birbirinizin her özelliğini bilmeniz lazım. Hafıza kaybı olsa da bilgi alışverişi ile tekrar tazelemek mümkün. Kağıt değerli az bulunan bir şey iması vardı. Günlük tutmak o yüzden mi yasak? Yasak değilse neden kimsenin günlüğü yok? Başka türlü günlük olsaydı o zaman. Neden teknoloji hiç yok? Et, ruh ve kemik dediniz öyle bıraktınız. Neler oldu geçmişte? Ay sakinleri tam olarak nedir? Neden saldırıyorlar? Sensei neden bölgede tek erkek? Daha önce sensei'ye baş kaldıran oldu mu? Alaşım fikri en baştan aklıma gelmişti benim. Neden diğerleri küçük de olsa deneme yapmıyorlar?


    Opening müziğine bayıldım ama ending pek ilgimi çekmedi. Anime iyi güzel olsa da soruların cevabına göre fikrim değişir belki.

    7/10



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________




  • Yarbay
    6043 Mesaj
    Great Teacher Onizuka

    Hayattan kesit, komedi, drama, okul, shounen(genç erkekler için) türleri içeren bu anime, Onizuka isimli bir siyah kuşaklı serseri tipli, motorcu, biraz da sapık olan birinin genç kızlar ile birlikte olmak için öğretmenlik mesleğini seçmesini konu alıyor. Anime 99 yapımı olmasının da etkisi ile çizimler olarak biraz geride kalmış. Müzik olarak da zayıf kalmış diyebilirim. Duyguları çok daha iyi verecek müzikler olabilirdi. Bölümlerde işlenen konular baya hızlı geçilmiş hissini aldım. Biraz daha ağırdan alınıp işlenseymiş çok daha iyi olurmuş. İyi yanlarına gelirsem muhteşem yüz çizimlerini barındırıyor anime. O anki duyguyu size çok güzel veriyor. İnsanların animeyi komik bulmasındaki bence en önemli sebep bu muhteşem yüz çizimleri. İnsanın güleceği yoksa da o yüz ifadesini o an verilmek istenen duyguyla birleştirince gülüyor. Bir diğer animede çok güzel yapılan şey ise verilmek istenen mesajlar. Anime komedi ve sapıklık unsurlarını bir kenara bırakırsa neredeyse tamamiyle bu mesajlar üstüne kurulu. Bunlar içinde her yaştan insanın pay alabileceği kalitede dersler mevcut. Onizuka'yı yukarıda biraz aşağılayıcı bir şekilde tanımladığıma bakmayın. Aslında çok akıllı ve birçoğumuzun hayalindeki öğretmen tiplemesini bu animede görüyorsunuz. Birkaç bölüm izledikten sonra kendinizi acaba benim hiç böyle bir hocam oldu mu diye düşünürken ya da hocalarınızdan birini onizuka'ya benzetmeye çalışırken bulabilirsiniz. Komediyi sapıklıkları ve dersleri çok güzel bir şekilde harmanlamış bu animeyi bence her anime severin izlemesi gerek diye düşünüyorum. Puanını müziklerinden, bölümlerdeki konuları çok hızlı ve abartılı bir şekilde işlemelerinden bir de izleyiciyi ters köşe yapmak için konuları saçma bir şekilde bağlamalarından kırdım.

    8.5/10



    Sapık gibi gözüken aslında kendini öğrencileriyle aynı seviyede tutup onlara okulu eğlenceli yapmaya çalışan bana göre muhteşem sayılabilecek bir öğretmenin ana karakter olduğu bu animeyi izlemek çok iyi geldi. Müdür yardımcısı ile crestası için bile izlenir bu anime :D. İlk bölümde hammer ile duvarı kırmaya gelmesinde baya gülmüştüm. Keşke bu şekilde animede bize belirtilmeden yapılan onizuka'nın aksiyonlarını daha çok görseymişiz. Sahnedeki Tomoko'ya telefon attığı sahnede çok iyiydi. Bu tarz ince bir şekilde konunun Miyabi ile bağlayacağını düşünmemiştim. Kazaki'ye verdiği ders de intihara yeltenenlere veya yelteneceklere çok güzel mesajlar vardı. Daha çok öğrenciyi etkileyip eğlendirmek için bütün suçunu kabul edip Oizakawa'da tatil teklifinde bulunduğu bölüm zaten Onizuka'nın ne kadar akıllı bir öğretmen olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Yoshikawa ve Uehara'ya verdiği dersler de çok çok iyiydi. Özellikle Yoshikawa'nın dayak yemiş yüzü ile gülüşünden etkilenmemek elde değildi. 3 kurşun yediği halde sınava girdiği bölümdeki gibi abartılar olmasaydı anime akışına bırakılıp konu ince bir şekilde işlenseydi ne olurdu? Şu güzelim anime çok rahat top 5 animelerden biri olabilirdi bence. En sonunda ise yaptığı en iyi şeyi yaptı son olarak Miyabi'nin kalbini kazandı ve başka bir okula geçişi ile anime bitirildi. Böyle her bölümü ders niteliğinde geçen bir animenin kötü bir sonla bitmesi pek mümkün değildi zaten. Ama son 2 bölüm diğerlerine nazaran biraz kalite olarak düşük gibiydi. Ben diğer bölümlerden de güzel bir konu işlenip muhteşem bir ders ile Onizuka'nın Miyabi'yi kazanacağını düşünürken biraz sönük bir şekilde bitti anime. En azından bir vedalaşmalarını görseydik diyeceğim ama anime komedi ağırlıklı gitmesinden kaynaklı bu tarz bir duygu yoğunluğunu vermek istemedi herhalde.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi -erna- -- 4 Temmuz 2020; 2:10:35 >
    _____________________________




  • Binbaşı
    1815 Mesaj
    Tenki no Ko

    Kimi no Na Wa filminin yönetmeninden güzel bir film daha. Aynı yönetmenin elinden çıktığı filmi izlerken baya belli oluyor. Çünkü müzikler olsun, görsel şölen olsun çok güzel yapılmış. Bu filmin Kimi no Na Wa ile aynı evrende geçtiğini duymuştum. Sebebi ise Kimi no Na Wa karakterlerinin kısa da olsa gözükmesi. Güzel olmuş ama. Konusuna gelirsek gerçekten fantastik ilginç bir konusu var. Fantastik bir konu ile dram ve aşk güzel harmanlanmış. Fakat şu uzun ismi olan Sayonara filminde olduğu gibi pek empati yapamadım ben. Yine de müzikler ve çizimlerin kalitesi için izlenir bu film. Bu arada
    Bazı replikler baya hoşuma gitti. Tam hayatın içinden olmuş. Dünya zaten manyak sözü kızın 15 yaşında olmasına rağmen kardeşi için yalan söylemesi, oğlanın iPhone'u olması yani varlıklı bir ailesi olmasına rağmen hayatın boğucu geldiğini söylemesi tam hayatın içinden...


    7/10



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi maybe4you -- 4 Temmuz 2020; 4:33:8 >
    |
    |
    _____________________________




Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
kolayoto.com
Sohbet
Canlı Tv izle
bankalar.org
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR1
0,973
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.