Şimdi Ara

Elon Musk, Netflix'e savaş açtı: Üyeliğinizi iptal edin! (5. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
132
Cevap
0
Favori
7.100
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
37 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Kabiz Civciv kullanıcısına yanıt

    Stone ile karşılıklı olarak yazdığınız mesajlara 3. bir göz olarak baktığımda şunları fark ettim.

    1) Yöneticilerin, moderatörlerin bu forumu kurumsal olarak temsil ettiği yanılgısına düşmüşsünüz böyle bir şey yok. Ayrıca yöneticiler he ne kadar fazla görüş bildirme eğiliminde olmasa da onların da görüşleri vardır ve forum kuralları çerçevesinde kendi görüşlerini yazabilirler. Sizin "normal"inize bu uymasa ve "anormal" olsa da durum bu. Sadece mesaj yazarken "bir kural uygulayıcı olarak" bazı yetkilerle de donatıldıkları için daha dikkatli olurlar o kadar, olmalılar da. Ama zaten bu farkı koruyabilmek için çeşitli kriterlerle seçilirler ve bu göreve layık görürler. Mesela benden moderatör ya da yönetici olmaz, çünkü üyelik geçmişim pek parlak değil, uyarılarım, aldığım cezalar mevcut, tabii ben de zaten moderatör veya yönetici olmak istemem. Bir insanın ne olduğunu gerçek bir üyelikle yüzüne vurma özgürlüğümün bende kalmasını tercih ederim, onların diyemediklerini ben derim.   Yönetici ve moderatörler sitenin maaşlı, primli çalışanları değillerdir gönüllülerdir ve cezai yaptırım işlemleri konusundaki yetkileri sınırlıdır. Mesela sizi anında banlayamazlar, banlama bildirimi adminlere düşer, bunun yetkisi ve son kararı adminlerdedir. Forumdaki adminler ise sitenin maaşlı çalışanıdır ve onlar da bu kurallara uyarak dikkatli olarak kendi görüşlerini yazabilirler. Aynı eğilim yani görüş yazmama, tartışmalara fazla katılmama eğilimi onlarda da görülür çünkü kurallara uymakla, saygı çerçevesini korumakla görevlidirler, yazmak işleri biraz daha zorlaştırabilir. Ve bu insanlar da rastgele seçilmemiştir, kriterlerine bakılmıştır. Adminler sitenin kurumsal yüzü müdür sanmam, bana göre sitenin kurumsal yüzü sitenin sahibidir. Ve sitenin sahibinin de geçmişte hiç de profesyonelce şeyler söylemediğine, yakışık davranmadığına bizzat şahit oldum. Gerçi yıllar geçti belki değişmiştir, bloklayıp geçmiştim o yazılanı görünce.

    2) İnsanlara söylemedikleri ve yapmadığı şeyler üzerinden yafta yapıştırıyorsunuz ve saldırıyorsunuz. Mesela adam bir platformda eşcinsel içerik bombardımanı görmekten bıkmış usanmış ve bunu dile getirmiş. Bundan tek şikayetçi olan da kendisi değil. Siz de tv ekranlarında, gündüz kuşağı programlarındaki rezilliklerden bahsetmişsiniz. Stone bu rezillikleri savunmamış ki? Ne alaka? Bir tür saman adam saftası yapmışsınız burada. Kimse bunlardan bahsetmedi, konu bunlar değil, kimse bunları savunmadı, desteklemedi zaten. Onlar rezillik.

    3) Bir kişi eşcinselliği tercih etmeme ve sevmeme hakkına sahiptir, bunu da dile getirebilir. Normal veya anormal demek bir hakaret değildir, nefret söylemi hiç değildir. Bir görüştür. Nefret söylemi böyle olmaz. Eşcinsellerle dalga geçersin, aşağılarsın, hakaret edersin, o zaman bunlar nefret söylemi olur. Sizin nefret söylemi tanımınız gerçekten çok farklı. Siz istiyorsunuz ki kimse hoşunuza gitmeyen tek bir şey söylemesin ama böyle bir dünya yok, üzgünüm. Ben de bazen eleştirilmeyi sevmem ama bu eleştiriyi tolere eder ve kabullenirim.

    Platformlara dönersek evet gerçekten iş sistemli bir propaganda noktasına gelmiş durumda. Platformu kullanmamak bir çözüm olmayabiliyor çünkü bunu sadece Netflix'te yapmıyorlar, sadece Netflix bunun membağı, adı çıkmış. Farklı platformlardan bir şey izlesen de, video oyunları oynasan da görüyorsun, artık animasyonlarda, çizgifilmlerde filan görüyorsun hani şu çocuklara izletilenler var ya iş bu noktaya geldi. Eşcinsellik kısmı bir kenara bırakırsak SJW, woke kültürü benim şahsen midemi bulandırıyor. Çünkü uyarlamaları da mahvediyorlar, sinematik evrenlerin, fantastik evrenlerin içine edip bırakıyorlar. Witcher evreninin içine sıçtı Netflix, Amazon da Yüzüklerin Efendisi evrenine ait diziyi gebertti. Böyle yığınla örnek bulunur. Artık hiçbir uyarlamaya sevinemiyorum bile kesin bunun da içine edecekler diye bakıyorum olaya.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kartal Göz -- 3 Ekim 2025; 16:2:53 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • yurdakull kullanıcısına yanıt

    O dizide ilk sezonda da eşcinsellik vardı. Kaçıncı bölümdü hatırlamıyorum 2 tane dedenin yiyişmelerini izlemiştik bir bölümde. Esasında bölüm güzel olabilirdi, baştan iyi gidiyordu, yalnızlık teması, yaşlılık, kardeşlik, arkadaşlık vs. O bölümdeki dramayı bile eşcinsel aşka, cinselliğe indirgediler. Hay yapacağınız işi dedim bölümü izlerken.


    Bu mevzulardan bağımsız ben TLOU'ın açıkçası ne oyunlarını sevebildin ne de dizisini. Baba oyunu da fazla abartılmış geldiği için ilkini zorla ittire kaktıra bitirip 2. oyuna hiç bakma ihtiyacı duymamıştım bile.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • dizilerin arasına serpiştirilen lgbt konusunda katılıyorum

    alttan alttan veriyorlar istedikleri mesajları

    _____________________________
  • Kartal Göz kullanıcısına yanıt

    Çok güzel de boşver niye satırlarca laf anlatmaya uğraştın ki. Suçlama, itham, hakaret ile zaten üste çıkmaya çalışıyor. Başka yöntemleri yok.

    Diğeri de şaşırtmıyor. Osmanlı'da da varmış diye normalleştirmeye çalışıyor. Zaten sağlıklı bir düşüncesini görmedim ki, hayvanlardan dolayı engellemiştim kendisini, hiç şaşırtmıyor hiç...


    Diğer bi atışma da efsane bitmiş. Yürekten katılıyorum, zaten mesajın beğenisi de her şeyi gösteriyor.


    "homofobi nefret suçudur, evlatlarınız da sizin malınız değildir, nihayetinde özgür (olması gereken) bireylerdir, onların hayatları üzerinden kendinize travma devşiremez, faşizminizi haklı çıkaramazsınız"

    demiş tip...


    Ve cevap:


    "Homofobi bir nefret suçu değil evrimsel ve etik olarak olması gereken şeydir. Asıl eşcinselliği, translığı ve başka her türlü olağan dışılığı zorla yaymaya çalışmak faşizmdir. Bunu çocuklara dikte etmek ise insanlık suçudur."


    Budur...  


    He ben evladıma karışmayayım, senin lobin karışsın da kafasını bulandırsın değil mi? Laflara bak, cambazlıklara oyunlara bak.

    Aksine, evlatlarımızı sizin gibilerden (küfürü yazmıyorum) korumak lazım. Anladım ki, daha da fazla korumak lazım, her yerdesiniz.


    Bu tipler faşizmle şununla bununla bizi suçlarken, aynı sözde hayvanseverlik muhabbetlerinde sokak hayvanlarını savunan mama lobiciler gibi, aynı yöntemi yapıyorlar.

    Kesinlikle katılıyorum, asıl eşcinselliği, translığı ve başka her türlü olağan dışılığı zorla yaymaya çalışmak faşizm ve çocuklara dikte etmek insanlık suçudur.


    Ne oldu, yetişkinlere yapamayınca çocuklara mı yöneldi o adi lobiniz?


    Laf edince homofobiklik, yok faşizimlik...


    Ve bu homofobiklik değildir.

    Irkçılık gibi nefret suçu da kabul edilemez kardeşim.

    Zenci etrafımda olmasın, ayrı tuvalete girsinler bilmemne de demiyoruz.

    Bu da çarpıtılıyor. Zaten en güzel yöntemleri bu. Her söylediğini çarpıt, her söyleneni çevir. Başka bir şey yok. İtham, hakaret...


    Senin yaşam tarzın beni ilgilendirmiyor, buna karışılıyorsa, bu yüzden linç yiyorsan, dışlanıyorsan destek olur veya olmaz insanlar, bu da yine tamamen insanın özgür iradesine bağlı.


    Ama kalkıp yok efendim oyunlara bile sokulmaya çalışılan bu saçma sapan özendirme-normalleştirme hikayelerini savunup, Osmanlı'da bile varmış efendim diye önümüze getirip, bizleri suçlamaya kalkanlara hadi oradan diyorum.



    Tüm bunların haricinde, homofobiklikle suçlamaya çalışacak olanlara da şimdiden ekleyeyim;

    Ailemde ve arkadaşlarımda da var gay-lezbiyen olan bireyler. Ancak ne onlar böyle bir propaganda peşinde, ne de böyle saçma sapan savlarla gelmiyorlar. Hayatlarına bakıyorlar, bizlerde de böyle bir nefret yok kendilerine karşı, gül gibi geçinip gidiyoruz.


    Ancak bu anlamda böyle bir çevreye ve görüşlerimize rağmen, çocuklar üzerinden oynanmak istenen oyun, dizi filmlerle yapılmaya çalışılan saçmalıkları hiç bir şekilde savunmuyoruz. Bunu homofobiklikle, nefret suçu ile birleştiremezsiniz.


    Bu kadar yazıp çizime homofobiklikten dolayı işlem yapacak moderatörü de yönetime şikayet edeceğim.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-1420E4729 -- 3 Ekim 2025; 17:30:18 >
    _____________________________




  • Bu arada homofobi de burada başka bir anlamda kullanılıyor, nefret suçu muhabbetine dönüyor.

    Homofobi zaten başta eşcinsellikten korkarak eşcinsel olmaktan korkmak değil mi?

    Burada niye "karşı olmak" homofobi ve nefret suçu olarak adlandırılıyor onu da anlamadım?

    Gay olduğunu bildiğim arkadaşım var, adam bana hallenir mi diye de hiç korkmadım, düşünmedim  


    Ben gözüme sokulmasın istiyorum kardeşim, çocuğuma da bulaşmasınlar, cinsiyetsizleştirme bıdı bıdısı yapmasınlar, sadece istediğim bu.

    Homofobinin de içini boşalttı adamlar, bambaşka bi yere gitmiş :)




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-1420E4729 -- 3 Ekim 2025; 17:29:2 >
    _____________________________
  • mysterygate M kullanıcısına yanıt
    izleyerek eşcinsel olunmaz... bunu beyin yapısındaki kusurlar yapar...

  • Bloodin kullanıcısına yanıt
    yav he he... katliamı bile savunursun heralde...

  • circassianman kullanıcısına yanıt
    ufak atta civcivlerde yesin o dediğini yapamazlar...

  • Periah kullanıcısına yanıt

    Kusura bakma ama hem karşı cinse doğal eğilim/çekim diyerek kendin saptığın halde doğallık safsatasından dem vurup bir sürü laf salatası yapmışsın hem de LGBT+'ın toplum için zararlı veya anormal olduğuna dair tek bir kanıt getirmemişsin. Benim getirdiğim dayanışma kanalından sosyal fayda veya toplumda yerleşik olgusallık örneklerini görmezden gelmişsin, ki bu öyle gender studies değil doğrudan evrimsel biyoloji ve psikoloji literatüründe ve tarih biliminde geçen şeyler. LGBT+'ın yamyamlıkla veya sapkınlıkla alakası yoktur. Zararlı bir mutasyon da değildir. İnanılmaz derecede gereksiz mesele edilen bir popülasyon varyasyonudur. Olay - tüm teknik karmaşası ve teferruatı haricinde - bundan ibaret.


    Sağlık için belirli bir seviyede cinsellik faydalıdır. Ama pek çok kültür cinselliği gereğinden fazla - maladaptif şekilde - baskılar. O zaman cinsellik de mi hastalık diyelim, sapkınlık diyelim? Seks sadece üremek için yapılmaz (zaten insan kültürü insan ihtiyaçlarına tam cevap vermek veya uymak zorunda olmayıp gayet baskıcı ve maladaptif olabilir, bu konuda ünlü antropolog Robert Edgerton'ın "Hasta Toplumlar" isimli şahane bir çalışması bulunur).


    Neyse, LGBT+'ın değil, bilakis insan kültürlerinin zararlı/maladaptif olabileceği gerçeği bir tarafa cinselliğin faydalarıyla ilgili söylediklerim ışığında LGBT+ da seksüelliğin, cinselliğin bir boyutundan ibaret. Esasında terminoloji çağrışımların doğru ama bunlarla çerçevelemen (framing) o kadar yanlış ve ters ki. Heteroseksüeller de AIDS oluyor diye heteroseksüel eğilim ve cinsel ilişki maladaptif mi diyelim mesela? Aynı kapı. Ki sen böyle şeyler bile demiyorsun, sadece LGBT+ zararlı, hastalık, kötü mutasyon vs diyorsun. Varlıklarının seni gereksiz rahatsız etmesi ve kuruntu yapman haricinde bir zarar göremiyorum ben. Otantik değilseniz bu benim sorunum değil ki. LGBT+'ın sorunu da değil.


    Burada LGBT+ pedofili vb gerçek cinsel sapkınlıklarla eş tutanlar da konudan anlamıyorlar. Pedofilide taraflardan birisi çocuk olduğu için meşru rıza yoktur. Ehliyetsizdir. O sebeple pedofili cinsel sapkınlıktır. Ama LGBT+ değildir. Yetişkinlerin karşılıklı yönelimleri, rızaları, tercihleri kimseyi alakadar etmez. Kimseyi alakadar etmediği gibi olgusal olarak seksüelitenin ve cinselliğin böyle bir spektrumu zaten - muhtemelen organizmalardaki cinselliğin tarihi kadar eski bir şekilde - mevcut ve yaygın. Tarih örnekleriyle dolu ve gösterdiğim üzere kurumsal biçimde kabul bile görmüş (bknz: Osmanlı).


    Tarihin babası Halikarnaslı Herodot hayranlıkla tarihlerini anlattığı Perslerdeki eşcinsellik mevzulardan bahsetmekte ve yaygın olduğundan söz etmekte. Bütün antik ön Asya'yı fethetmiş ve asırlarca idare etmiş halk da mı "LGBT+", bak sen, neler oluyor?!?! ;-)


    Bugün - bin yıllara, asırlara yayılan eşcinsel ilişkilere rağmen - örnek olarak bahsettiğim Yunanlar da, İranlılar da, Türkler de toplum olarak halen varlar. Bu toplumların bünyesinde pekala halen eşcinsel - veya diğer türden - ilişkiler ve bireyler mevcut.


    Siz kapris yapıp onlardan hoşlanmıyorsunuz diye bu insanlar kendilerini mi gömsünler? Kendi oluşlarını (being) mı reddetsinler? Devamlı kötü söz mü işitsinler? Ki çoğu kötü söz işitmeye çok alışık artık. Çok yazık ediyorsunuz diyeyim; bilimsellik, doğa dışılıkla mücadele, ailenin korunması gibi kılıflar uydurarak anlamsız bir nefret ve baskılama döngüsünü besleyip topluma, belirli kesimlere, insanlara zarar veriyorsunuz. Sahte entelektüelliğinizle insanları seksüel özellikleri üzerinden ayrıştırıp kutuplaştırıyorsunuz.


    Woke, SJW gibi etiketlenen akımlar kapsamında histerik aktivistlerin topluma zarar verdiğini iddia edebilirsiniz ama bence sizlerin de onlardan farkı yok; özellikle açıktan homofobik olup LGBT+'a karşı nefret ve ayrıştırma söylemi kullananların.


    Kelamımı paylaştım. Bu kadar. Bunlar tartışmayı sevdiğim konular bile değil. Bildiğin gibi temel bilimleri severim ve yönelimlerim daha çok temel bilimlerle ilgilidir. Daha anlamlı uğraşılar varken insanların amiyane tabirle kimin kiminle düzüştüğüne bu kadar takılması ne bileyim, herkes seviyesi kadardır. Ya da çok derin belaltı güvensizlikleri veya korkuları kadar....

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • POOPY kullanıcısına yanıt
    Herkeste aynı etki etmeye bilir fakat aynı şeyleri izledikçe mutlaka birilerinde bir etki yaratacaktır. Bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Atalarımız "Üzüm üzüme baka baka kararır" diye boşuna söylememişler olsa gerek



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mysterygate -- 3 Ekim 2025; 20:13:0 >
    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
  • Periah kullanıcısına yanıt

    Kendimde ve erkek arkadaşımda yıllardır biyolojik bir problem göremiyoruz keza diğer tanıdığımız eşcinsel arkadaşlarımızda da. Biyoloji hakkında hiçbir şey bilmediğinden %100 eminim. Hatta o kadar bilgin yok ki erkeklerdeki G spot'u ve nerde olduğunu bile bilmediğinden adım kadar eminim. Erkek biyolojisi evrimsel olarak da her zaman bir partner edinme ve onu dölleme ve diğer partnere geçme yönelimindedir. Bu sadece homo sapienste değil diğer tüm erkek cinsiyetindeki canlılar için geçerli. "Doğal olmayan şeyleri" dediğiniz kısım çürütüleli çok oluyor. Doğada milyonlarca eşcinsel canlı ve hayvan var, insanlar da ezelden beri eşcinseldi ve öyle olmaya devam edecek. Bunu tartışmanız ve aksini söylemeniz bile büyük bir cahillikten başka bir şey değil.


    Bu başlık açıldığından bari burada yatıp kalkıp kendi ajandanı ve homofobikliğini yaymak dışında başka bir işin yok günlerdir. Netflix'i protesto etmeniz, gözünüze sokulduğunu düşünmeniz umrumuzda değil açıkçası. Eleştirilerinizi onlara yönlendirin, gerçekten eşcinsel olan ve kimseye aktif bir zararı olmayan, ülkemizde zaten 10 kat zorluk yaşayan eşcinsel ve translara nefret kusup durmayın. Söylemleriniz Netflix ve woke dediğiniz şeylerden çok direkt olarak eşcinseller özelinde ayrımcılık, nefret söylemlerine dayalı hatta pedofiliyle eşit tutacak konumdasınız.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kabiz Civciv -- 3 Ekim 2025; 21:28:4 >
    _____________________________




  • Konu Netflix'e olan tepkilerden çoktan kayarak direkt olarak başka boyutlara evrildi. İki sağlıklı, akli dengesi yerinde ve rızası olan insanın mutlu olup birlikte olması durumuyla pedofili sapıklığını eşit tutanların yorumlarını da okumak akıl alır gibi değil. Dünkü konuşmalarımızdan sonra bana bizzat cevap yazmanız ve aldığınız aksiyonlar için teşekkür ederim. Ayrıca burada efor sarfederek bu kritik/ince konuda objektif ve bilim ışığında bunları yazmanız da oldukça kıymetli. Dün tam olarak bahsettiğim buydu. Ben ceza almakla tehdit edilirken burada söylenen berbat ithamlara hiçbir aksiyon alınmamıştı, değerlendirilmemişti bile. Hatta daha fazla "enable" edilmişti. O yüzden teşekkürler.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kabiz Civciv -- 3 Ekim 2025; 21:26:4 >
    _____________________________
  • Nat Alianovna kullanıcısına yanıt

    Soylemleriniz o kadar derinden hatalı ki üzerine siz ve çeşitli çevrelerin inşa ettiği devasa litaratür boşa harcanmış devasa bir entellektuel israf gibi gözüküyor.


    Ben bunu şuna benzetiyorum. Örneğin İslam adına peygamber dediğimiz kişi belki de mağaraya gidip orada kendi inancını güç elde etmek için yarattı. Fakat bu kişinin kendi çıkarı için yarattığı inanç öyle dallanip budaklandi ve üzerinde o kadar devasa bir literatür olustu ki çoğu kişi için burada muazzam bir entellektiel birikim var .


    Fakat kök neden yani bu inancı oluşturmuş kişinin bu inancı cikarlari için kendi yaptıysa burada devasa bir entellektuel israf var .


    Özünde canlılık zincirinin oluşumu, evrimin oluşumu canlıların kendisini kopya etme mutasyonunu geliştirmeleri ile başlar.


    Bugün bizim insan olarak kadın ve erkek iki cinsiyete ayrılmamız nedeni üremektir. İnsan ci sel organları tamamen birbirlerine dönük olarak evrimsellesmostir. Cinsellik kavramının varolmasinin tek nedeni bütün bu koca cinsiyet kavramı türün çoğalması sırasında sağlıklı bir çeşitlilik elde etmek içindir.


    Simdi siz bana çıkıp öyle bir edebiyat kasiyorsunuz ki cinsiyet kavramının, cinsellik kavramının tamamen yanlış ve amaçsız biçimde kullanılmasını ve bütün bu evrimsel süreci boşa cikartan bir yönelimin doğal olduğunu iddia ediyorsunuz.


    Daha acı olan ise biyolojinin sunduğu nesnel ve tartışmasız kanıtları sözel, yorum ve öznel doğası gereği altı bos bir edebiyat kasarak yıktığınız ilan etmeniz .


    İşte bu yüzden geldiğimiz bu entellektuel - bilimsel iflas noktasının kaynağı sözel disiplinlere ve yorumlara haketmedikleri bir güvenilirlik ithat etmemizden kaynaklaniyor .


    Psikoloji disiplininin escinselligi normal ilan edebilecek ne bir yetkisi ne bir inandırıcılığı nede çıkıp doğal bilimlerle onların dengi gibi çatisacak meşruiyeti vardır.


    Malesef sözel disiplinlerin. Doğal bilimlermis gibi görülmesi ve değer görmesi bilimsel yozlaşma ve bugün gördüğümüz bu sirkin asıl nedenidir ve bu yozlaşma Freud ile başlar, sözel disiplinlerin Doğal bilimlerin zor ve hakedilmis biçimde yobazliga, akildisiliga karşı açtıkları yolda haketmedikleri bir mirasa konmalarına yol açmıştır.


    Bu gibi konuların bilimsel kayıtlarını psikoloji sunmaz, psikolojinin böyle bir meşruluğunu yoktur zaten varmış gibi davrandığınız için bugün bu garabet noktaya ulaştık. Varmış gibi davrandığımız için bugün bu bilimsel yozlaşmayı yaşıyoruz.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 3 Ekim 2025; 22:23:37 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.




  • Kabiz Civciv kullanıcısına yanıt

    İngilizceniz varsa ebcinselligi meşrulaştırmak için kullandığınız bütün sözel varsayimlarinizin curutuldugu bir makale paylaşabilirim.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Periah kullanıcısına yanıt

    Sen istersen bana sayfalarca makale paylaş, ben canlı kanlı burdayım. Biz burdayız, hep burdaydık, hep burda olmaya devam edeceğiz. Eşcinselim ve erkek arkadaşımla yıllardır çok mutluyuz. Kendimizi bildik bileli asla karşı cinse bir duygusal ve cinsel çekimimiz olmadı. Senin o yayınlayacağın makakelelerin hiçbirisi bizim gerçekliğimizi, benliğimizi ve şu hayattaki tek yaşamımızdaki sevgimizi ve varoluş enerjimizi bitirmeye yetmeyecek. Burdayız, var olmaya devam edeceğiz ve kimliklerimizden utanmayacağız.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kabiz Civciv -- 3 Ekim 2025; 21:51:15 >
    _____________________________
  • Kabiz Civciv kullanıcısına yanıt

    Katılıyorum size varolmaya devam edeceksiniz . Ancak bu yaptığınız işin doğal saglikli olmadigi gerçeğini değiştirmeyecek. Sadece gerçeği eğip bükmeye çalışmaktan vazgeçin.


    Nasil yuzbinlerce yıldır her türlü ruhsal sorunda escinsellik gibi vardiysa, şizofreni vardiysa , kanser vardiysa sizde varolmaya devam edeceksiniz .


    Önemli olan bunun teşvik edilmemesi ve hakettigi gibi toplumsal düzeninin periferisinde fazla göze çarpmayacak biçimde kalmasıdır. Bunun ana akım doğal, sağlıklı veya harika olduğu propagandası topluma zarar veriyor.


    Siz varsınız, varolmaya devam edeceksiniz ancak varolmaniz davranışının sağlıklı ve normal olduğu anlamına gelmiyor. Bu konuda yapılan propaganda mlsf cinsel sapkinligin ne kadar yapılacağını etkiliyor özellikle genç ve çocuklarda.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 3 Ekim 2025; 22:1:41 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Her dizide eşcinsellik var. Le casa de papel'de Berlin ve Oslo'yu bile eşcinsel yaptılar ve üyeliğimi iptal ettim.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Periah kullanıcısına yanıt

    Neyse ki doğallık ve sağlıklılık merciisi sizin gibi homofobikler değil. Biz her zaman var olmaya devam edeceğiz ve siz de böyle forumlarda ve her yerde obsesif olup tezler yazmaya, nefret kusmaya devam edeceksiniz. Göze çarpmaya devam edeceğiz ağlasanız da sızlasanız da. Topluma zarar verme kısmı çok komik değil mi? Dün bunun hakkında kocaman bir paragraf yazdım. Topluma en büyük zararı her zaman heterolar veriyor eşcinsellerin verdiği bir zarar yok.


    Ben oturup düşünürdüm yaklaşık 2-3 gündür bir forum sitesinde beni ilgilendirmeyen, kimin cinsel organını kime soktuğundan ve hangi cinsiyete aşık olduğunu neden kafama obsesiflik derecesinde takıyorum ve zamanımı enerjimi veriyordum diye. Biz bunun cevabını biliyoruz ama bir sorgulayın içinizde. Kim bilir neleri bastırıyorsunuz :D Bu da buraya son mesajımdır. Nefretini doğru yerlere yönelt biz burdayız




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kabiz Civciv -- 3 Ekim 2025; 22:8:32 >
    _____________________________
  • Nostalji (!?)

    quote:

    2002 seçimleri öncesi Kanal D ekranlarında yayınlanan “Genç Bakış” adlı programa katılan Erdoğan, bir öğrencinin “Bildiğimiz gibi Türkiye'de eşcinsel vatandaşlarımız var, eşcinsel vatandaşlarımıza Avrupa'da olduğu gibi evlilik hakkı gibi başka haklar tanımayı düşünüyor musunuz, kişisel olarak ne düşünüyorsunuz, eşcinsellere haklar tanınmalı mı tanınmamalı mı?" şeklindeki sorusunu şu ifadelerle yanıtlamıştı:

    "Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz."


    bianet.org
    Erdoğan “Eşcinsel hakları güvenceye alınmalı” demişti
    https://bianet.org/haber/erdogan-escinsel-haklari-guvenceye-alinmali-demisti-226570


    Barış Suluyoutube
    Recep Tayyip Erdoğan ve Eşcinsellik
    https://www.youtube.com/watch?v=WyhizrExiaA

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.