Şifremi/Kullanıcı Adımı Unuttum
Bağlan Google+ ile Bağlan Facebook ile Bağlan
DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara

Eğitimli Yüksek Katmadeğerli Türkler Ülkeyi Terk Ediyor

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir Kullanıcı
356
Cevap
10
Favori
38.499
Tıklama
Cevapla
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Ülke ve Dünya Gündemi >> Eğitimli Yüksek Katmadeğerli Türkler Ülkeyi Terk Ediyor
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
    • Teğmen
      199 Mesaj
      06 Ocak 2019 04:14:38
      Gidin gidin abi bizim mühendislere kadro açılsın dur bu haberi benim kuzene fln yollayım hemen el atsın bu işe hazır kadrolarda yer açılmışken boş geçmesin
      |
      |
      _____________________________

    • Er
      6 Mesaj
      06 Ocak 2019 04:29:15
      quote:

      Orijinalden alıntı: SiEnEs

      kedi ciğer ilişkisi.



      sizin sahip olamayacağınız şeyi bizler yapıyoruz ve bu ağrınıza gidiyor biliyoruz. ondan böyle bu boch atma çabaları.



      ülke adam olsaydı da benim gibi bankacıları 3-5 kuruşa talim ettirmeselerdi. işte böyle "oklu olon botuyo gotto" diye ağlatırlar adamı.



      siz zaten cahil iktidari 16 senedir başa getirerek kendi ihanetinizi yarattınız...



      ah be kardeşim.. sizli bizli mi olduk? madem o kadar mükemmel yabancı ülke sen hala neden Türk forumunda takılıp, Türkçe millete laf yetiştirmeye çalışıyosun? demek ki buraya karşı bir aidiyetin var de mi yani elin yabancısı değilsin bir Türksün, kanında Türk kanı var. ben de diyorum ki bu şekilde birbirimizi yiyip, yabancı özentisi olana kadar neden kendi ülkemiz için daha fazla çaba sarf etmiyoruz da para için falan pes edip kolayca güzel ülkemizi satıyoruz?



      elin amerikalısı da kendi ülkesini satmasın, biz Türkiye olarak güçlenelim bir Çin, Japonya, Abd, Almanya gibi olalım benim felsefem bu. bahsettiğin kedi ciğer kıskançlık fesatlık zaten insanların genel problemi, evet bunun da geri kalmışlıkta şikayet edilen problemlerimizde etkisi var çünkü birlik olamıyoruz bir türlü. adam kolayca yurtdışına pazarlıyor kendini ama geride bıraktığı ülke isterse yok olsun yansın bitsin hiç üzülmüyor, umursamıyor bile ben buna kızıyorum. dünyayı turist olarak gezmeli ama herkes kendi milletine bağlı olmalı, kendi topraklarını işlemeli, kendi ülkeni geliştirmek için eksiğiyle fazlasıyla çalışmalısın benim düşüncem bu.



      hayat şartları, idealleriniz için yurtdışına göçüyorsunuz sizin bileceğiniz iş ama buna memleketi kötüleyerek savunma yapmak sadece hainliktir. bu yorumlarım kişiye özgü değil, geneldir. zoru görünce kolay yoldan rahat yerlere kaçanla hayatını borçlu olduğun, doğduğun topraklarda kalıp mücadele eden adamın yeri ayrıdır. yurtdışında her şey toz pembe değil, eminim onların da eksik oldukları konular vardır ama herkes beyin göçü muhabbetiyle bu kadar kolay vazgeçmemeli ülkesinden bence.



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      _____________________________





    • Uzaklaştırılmış 1 gün cezanın, 8 saat 20 dakika kadarı kaldı.
      06 Ocak 2019 04:29:49
      quote:

      Orijinalden alıntı: BlackLogic

      Deveye sormuşlar boynun neden eğri... o misalsiniz. Nerenizi düzelteyim. Liberal ekonomilerde işçi kesimin alım gücüne bak sonra kendi ekonomindeki alım gücüne bak.

      Uygulanmış ve sonuç alınmış bitti.

      Devletin görevi denetlemektir, ticaret değil.

      Vergiler sosyal yardıma gidiyor demişsin. Üfür babam üfür...
      Yine ortada bir veri yok
      Sen o liberal politikaların 1978'de başladığından habersizsin. Bak bakalım 1975'te ingiltere refah döneminde halkın alım gücüne düşükmüymüş? Ekonomik sistemlerden haberin yok aklınca sosyalist sistemle kapitalist sistemi karşılaştıracaksın neoliberal politikalar ne zaman başladı refah devleti ne zaman bitti haberin yok. Aklına gelen ülkelerde sovyet rusyayla abd olmalı.
      İşkembeden sallamakla olmuyor o işler. Bana birşey vaat etmeyen sistemi savunmam. Savunanda salaktır. Vergi konusundan zerre anladığında yok.
      Daha önce dediğim gibi sadece laf çeviriyorsun maksat cevap vermiş olmak. Ben yazdıkça böyle devam ettirirsin aklınca altta kalmayacaksın ya
      _____________________________





    • Teğmen
      189 Mesaj
      06 Ocak 2019 06:16:44

      Kendi yaptığın oynaklıkları bana atma. Benim savunduğum sistemin adı belli, uygulansığı ülkeler belli. Senin savunduğun sistemin adı ne? Iygulandığı ülke neresi? Vasıfsız solcular gibi şikayet etmekten başka hiç bir şey yok.



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      Vanished Man kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      337 Mesaj
      06 Ocak 2019 07:04:55

      tek bir cümle:



      ne zaman ülkede:



      "millet devlet içindir."



      felsefesi kalkarsa işte o zaman Türkiye'ye geri dönmeyi düşünebilirim.



      < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      Madridista1 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

      Anti Kemalist, Anti İslamcı, Anti Kürtçü, Anti Milliyetçi, Anti Hümanist, Anti Animalist, Anti Feminist, Anti Maskulist, Anti Arabizm
    • Yarbay
      2708 Mesaj
      06 Ocak 2019 08:42:43
      Ve haberin yalan oldugu ortaya cikar, her defasinda oldugu gibi



      http://www.internethaber.com/new-york-timesin-beyin-gocu-haberi-yalanlandi-1932271h.htm



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      _____________________________

      Hakaret içeren mesajlara kapalıyız, medeni olabildiği ölçüde geri dönüş yapılabilir..
    • Yarbay
      2875 Mesaj
      06 Ocak 2019 10:18:21
      Daha oncede bir iki konuda yazdim, konu ile ilgili olduğunu düşündüğüm için tekrar yaziyorum. Oğlum küçükken sorduğu ilginç sorular (4 yaşinda Allahin ne renk olduğunu sormuştu, bilmemin mümkün olmadığını söylediğimde, o zaman google ye bakalim demişti, bubve benzeri sorular) ve okulda yapilan gardner zeka testi sonuçlarindan sonra ben de gidip özel bir yerde zeka testi yaptirdim, bu testi yaptirmadan önce, psikolog hanim kisa bir sure çocukla başbaşa konuştu ve beni çağirdi. Ustun zekali çocuklarin maalesef Türkiyede geri zekali gibi muamele gördüğünü ve onlara göre eğitim olanaklarinin olmadiğini söyledi ve 2 defa tesri yaptirmamami soyledi ama ben sonucu öğrenmek söylediğimi söyleyip testi yaptirdim, sonuçta üstün zekali olduğunu öğrendik ayrica ikerleyen zamanlarda resimdede üstün yetenekli olduğu ortaya çikti. Ayica 2 kuzenimin oğluda üstün zekali ve sürekli iletişim halindeyiz. Ben yillarca araştirdim dursum çocuğa uygun ğitim nasil aldirabilirim diye ama nafile. Devletin bu tip çocuklar için kisitli olanaklari var ama yetersiz ve yaş kisitlamalari var. İstanbulda bir takim yerler var ama ben İstanbulda oturmuyorum, gidip gelmem surekli olanaksiz. En sonunda karar verdim lise son sinifta kanada ya gotureceğim mezun olduktan sonrada orada buyuk bir ihtimal ile orada kalir. İnsanlara seçenek birakmiyorlar ondan sonra neden beyin göçü. Sn senelerdir eğitimde sıçtın bunuda itiraf ettin. Hoşafa birincilik verdin. Senden olmayanlari ezdin fikirlerine değer vermedin. Senden olanlarin çoğunun zaten beyin göçü gibi bir derdi yok, teknik olarakta olmasi mümkün değil. Ayrica iktidarda okumuş adam istemiyor defalarca beyan ettiler. Sonuç olarak beyni olanlarin göçmesi bu durumda gayet normal.



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi trojana -- 6 Ocak 2019; 10:19:22 >
      |
      |
      _____________________________

      01 TT 283




    • Yarbay
      4028 Mesaj
      06 Ocak 2019 11:02:16
      Şimdi de gidenler FETÖ'cü algısı yaratılmaya çalışılıyor. işlerine ne gelmiyorsa, o dönem ne popüler ise, insanlar onunla suclanir. Çok eskiden "bunlar gomnist" denirdi, bir dönem "bunlar hep PKK" şimdi de "bunlar hep fetö". Çalıştığım ofiste çok yakından bildiğim 4 kişi gitti, biri İrlanda'ya, biri İsviçre, digeri Almanya ve ABD. Yukarıda yazdığım gibi, kuvvetle muhtemel ben de gideceğim.

      Umarım her şey iyi olur memleket için, ama cocuklarima (ve kendime) "la yarın bi olay çıksa biri palayla doğrar mı sokak oetasina" sorusuna net bir şekilde hayır cevabını verildiği bir hayat tercih ediyorum.



      < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      6801 Mesaj
      06 Ocak 2019 12:28:28
      quote:

      Orijinalden alıntı: pUnduli

      Fındık seni ilgilendirmeyebilir ama primitif tarımın ve emek yoğun üretimin hala geçerli olduğu bir ülkede kitleleri ilgilendirir, "fındıktan para kazanılmıyorsa fındık üretilmesin" şeklinde pragmatik deha içeren çözümün yığıtlara sürdürülebilir iş olanakları yaratmanın maliyeti hakkında herhangi bir teorisi var mı acaba? Hem insan hem de likit anlamda sermaye fakiri bir ülkede herkes nanoteknoloji ile mi uğraşsa acaba?
      Normal şartlar altında, belirli bir plan dahilinde gelişen bir ülke olsa idik, devletin fındık işçilerinin çocuklarını eğitmek için canla başla çalışması gerekirdi. Sebebi basit: 1992 yılında asgari ücret 110 dolar seviyelerinde. 2005'lere geldiğimizde 440 dolar seviyelerinde... 1990'ların hiper enflasyon dönemi sona erdiğinde TL'nin hızla toparlanacağını hepimiz biliyorduk. Planlı bir devletin, bunun olacağını bildiği için, emek yoğun işlerde dünya ile rekabetin zorlaşacağını, fındığın üretilemez hale geleceğini öngörüp, fındık işçisinin alt nesillerini daha yüksek katma değere uygun eğitmesi, Karadeniz bölgesinde fındık üretiminin azalması sebebi ile daralan ekonomi yerine de bir şey koyabilmesi gerekirdi. Mesela, duble yollarla bu kadar uğraşacağına, demiryolu taşımacılığı yatırımları yapıp, Tüm karadeniz hattında hammadde ulaşım, nihai ürün gönderi maliyetlerini düşürmeye uğraşabilirdi. Böylece, şu anda Karadeniz bölgesinde açılamayacağını düşündüğünüz bir çok üretim tesisi, fabrika vs. açılabilirdi.

      Türkiye Cumhuriyeti Devleti eskiden planlı ve parlak fikirleri olan bir yapı idi. Ülkemizde çay üretimi mesela... Cumhuriyet uğraşıdır. Sovyetlerin Batum'da çay yetiştirmesini başarması ile, Türkiye bunu iş edinip, bu çayı Türkiye'ye getirip, kendi ziraat mühendisi kadrosu sayesinde, minik değişikliklerle üretime başlamıştır. Bugün kişi başına çay tüketimimiz İngiltere'den fazla sanırım. Yüz yıl önce böyle bir şey yoktu.

      Devlet baba plansız, programsız. Ama yöneticileri hırslı. Ama cahil. Üstelik uzmanların görüşlerini falan da önemsemiyor. En iyisini kendi biliyor. Halka bakıyoruz, bu yönetimden memnun. Değilse de oy vermeye devam ediyor. Karadeniz seçmenine bakıyoruz. Oylar yağıyor. Demek ki insanlar ya hallerinden memnun, ya da daha iyi bir yönetimin mümkün olduğunu düşünmüyor. Bu noktada, ben mi düşüneceğim fındık üreticisini, karadeniz halkını? Karadeniz halkı da, fındık üreticisi de daha kendisini düşünmüyor.

      Yani, işçilik ücretleri arttıkça fındık üretemez hale geleceğimiz açıktı. Yerine bir şey koyamadı isek, bu plansızlığımızdan. Fındığın dünyada fiyatı belli. Biz bu fiyata üretemiyorsak, üretmemeliyiz. Bu noktaya gelmeden yıllar önce önlemimizi almalı, fındık üretimi kademe kademe azalırken, farklı üretimler kademe kademe artmalı, 10-20 yıllık geçiş sürecinde kimsenin fazlaca canı yanmadan işi kotarmalı idik. Şimdi ise plansızlığımızdan ötürü birilerinin canı yanacak.

      Bir diğer seçenek, teknolojinin gelişmesi ile, fındık toplayacak makine geliştireceğiz bir şekilde (nasıl olacaksa, fındık nasıl toplanıyor biliyorum az çok, onu toplayabilecek makine ucuz olmayacaktır). Bu sefer de 100 tarım işçisi yerine 10 makine operatörü kullanacaksınız. 90 kişi gene işsiz. Fındığın ekonomisini korumuş, ama 90 kişiyi gene işsiz bırakmış olursunuz.

      Devletin zararına fındık alması ise hepimize atılan bir kazık oluyor. O parayla çok daha iyi işler yapabiliriz. Ama "devlet babanın neresi doğru da bu doğru olsun. Varsın bu da eğri olsun. Bu memleketin güzide insanının canı yanmasın." diyorsak, haklı olabilirsiniz. Ben ise, "komple değiştirelim, tüm yanlışları doğru yapalım. Geleceğe yatırım yapalım ve hepimiz daha mutlu ve huzurlu yaşayalım" diyorum.
      _____________________________





    • Yüzbaşı
      541 Mesaj
      06 Ocak 2019 15:18:21

      Herşeyden önce devlet aygıtı en temelde esasen bir zenginliğin bölüşümü meselesidir.

      AKP'nin Türkiye Cumhuriyetine yaptığı en büyük kötülük; 2002 sonrası oluşan aşırı dolar arzı ve paradigma değişimi için gereken bizim en az sahip olup en çok ihtiyaç duyduğumuz kapital sermayeyi , ülkenin ekonomik anlamda kalkışı için değil, tüketim toplumuna dönüştürülmesi için kullanmış olmasıdır.

      Gelişen teknoloji ve diğer ülkelerin ivmesinin artması ile Türkiye birilerinin hala farketmediği şekilde ciddi anlamda geriye düştü, şimdi ise kendisini ileri taşıyacak insanları elimine etmekle meşgul.

      Tarımın gizli işsiz deposu ve düşük katma değerli olduğunun farkındayım , hatta öyle ki şu an Türkiye'de ciddi anlamda Tarım 2.0 ( makina ile tarım , mazotun ürüne dönüşmesi ) ı geçtim, Tarım 1.0 ( Geleneksel tarım ) bile var, Tarım 3.0 dan bahsedemiyorum bile. Türkiye'de planlı ve mantıklı şekilde sağlanması gereken tüm dünyanın tanıdığı tarım sübvansiyonları olmadığı için ( tüm dünyada tarıma pozitif ayrımcılık vardır ) girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle fındık , çeltik ve buğday fazla bakım istemediği için tercih edilir, daha fazla ürün almanın maliyeti yüksek olduğu için minimum girdi ile alınan ürün hedeflenir.

      Cumhuriyet'in ilk dönemleri ithal ikamesi ve sermaye birikimi amaçlı karma bir ekonomik modeldir. Modelin başarısı sermaye fakiri bir ülkede naif liberalizmin nasıl işlemeyeceğini zaten göstermekte.

      Evet, ideal bir ülkede, devletin her vatandaşına mutlak eşitlik değil ama fırsat eşitliği vermesi ve eğitimi listenin başına koyması gerekirdi, bu bilinçli olarak tercih edilmedi, bunun yerine kendi kendini tekrarlayan bir cahillik sarmalı ve bunun yüceltilmesi geldi, Türkiye'nin şu anki ciddi sorunlarından biri köylülüğün yüceltilmesidir.

      Ne kadar bilinçli olduğu tartışılır olsa da , iktidarın Suriyelileri ülkeye doldurmasının alt sebeplerinden birisi de emek yoğun sektörlerde maliyet avantajı sağlanmasıdır, sadece bu tercih niteliksiz iş gücü açığı olan sanayileşmiş bir ülkede değil bizimkinde olunca olayı daha beter hale getirdi.

      Aslında çok farklı bir şey anlatmıyoruz , sonuçta gelmekte olan robotik devrim biz daha ara geçişi tamamlamadan bu sefer işleri tamamen daha kötü hale getirecek, bize dünya bizi kıskanıyor palavrası çekenlerin umrunda bile olmayan bir ajanda bu mesela.

      Ayrıştığımız kısım ise ben laissez-faire temelli liberalizme ve yalın devlete ( lean government ) karşı değilim ama devletin kritik sektörlerde pozitif ayrımcılık yapıp mızrak ucu ( spearhead ) şeklinde öncü olmasını gerektiğini düşünüyorum. Serbest pazar, tam liberal sistem vs bunlar gelişmiş ülkelerin yararına sistemler, dibine kadar bizden daha kapitalist Çin yeri gelince her türlü tasarrufu almaktan geri durmazken bizim de boş durmamamız lazım.

      İnsanlar özellikle burada giderlerse gitsinler çekenler anlamıyorlar, insanlar sistemde ışık görmüyorlar, hala bu kadar şeyden sonra oy veren yığıtların varlığı sürdükçe bir şey olacağına inanmıyorlar, yetiştirdiklerimizi gönderdikçe vasatın yüceltilip kutsandığı bir mediokrasi içine battıkça hiç çıkamayacağımızı anlamıyorlar, kendinden sonraki nesillere olan sorumluluklarının farkında bile değiller.
      |
      |
      Huseyin-ZST kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________





    • Er
      6 Mesaj
      06 Ocak 2019 16:33:40
      Şu gittim diye övünen asimile tipler, siz zaten gidin tamam mı lazım değilsiniz. Bu ülke sizin gibilere kalmadı, biz bize yeteriz. Hangi yabancı ülkeye sığındıysanız ikiyüzlü olmayın gittiğiniz ülkeyi benimseyin diyeceğim ama bugün menfaat uğruna ülkesini satan yarın da o gittiği ülkeyi de başkasına satar. Siz Türk değilsiniz, zaten hiç olmadınız.



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      6801 Mesaj
      06 Ocak 2019 23:18:02
      quote:

      Orijinalden alıntı: pUnduli

      Herşeyden önce devlet aygıtı en temelde esasen bir zenginliğin bölüşümü meselesidir.

      AKP'nin Türkiye Cumhuriyetine yaptığı en büyük kötülük; 2002 sonrası oluşan aşırı dolar arzı ve paradigma değişimi için gereken bizim en az sahip olup en çok ihtiyaç duyduğumuz kapital sermayeyi , ülkenin ekonomik anlamda kalkışı için değil, tüketim toplumuna dönüştürülmesi için kullanmış olmasıdır.

      Gelişen teknoloji ve diğer ülkelerin ivmesinin artması ile Türkiye birilerinin hala farketmediği şekilde ciddi anlamda geriye düştü, şimdi ise kendisini ileri taşıyacak insanları elimine etmekle meşgul.

      Tarımın gizli işsiz deposu ve düşük katma değerli olduğunun farkındayım , hatta öyle ki şu an Türkiye'de ciddi anlamda Tarım 2.0 ( makina ile tarım , mazotun ürüne dönüşmesi ) ı geçtim, Tarım 1.0 ( Geleneksel tarım ) bile var, Tarım 3.0 dan bahsedemiyorum bile. Türkiye'de planlı ve mantıklı şekilde sağlanması gereken tüm dünyanın tanıdığı tarım sübvansiyonları olmadığı için ( tüm dünyada tarıma pozitif ayrımcılık vardır ) girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle fındık , çeltik ve buğday fazla bakım istemediği için tercih edilir, daha fazla ürün almanın maliyeti yüksek olduğu için minimum girdi ile alınan ürün hedeflenir.

      Cumhuriyet'in ilk dönemleri ithal ikamesi ve sermaye birikimi amaçlı karma bir ekonomik modeldir. Modelin başarısı sermaye fakiri bir ülkede naif liberalizmin nasıl işlemeyeceğini zaten göstermekte.

      Evet, ideal bir ülkede, devletin her vatandaşına mutlak eşitlik değil ama fırsat eşitliği vermesi ve eğitimi listenin başına koyması gerekirdi, bu bilinçli olarak tercih edilmedi, bunun yerine kendi kendini tekrarlayan bir cahillik sarmalı ve bunun yüceltilmesi geldi, Türkiye'nin şu anki ciddi sorunlarından biri köylülüğün yüceltilmesidir.

      Ne kadar bilinçli olduğu tartışılır olsa da , iktidarın Suriyelileri ülkeye doldurmasının alt sebeplerinden birisi de emek yoğun sektörlerde maliyet avantajı sağlanmasıdır, sadece bu tercih niteliksiz iş gücü açığı olan sanayileşmiş bir ülkede değil bizimkinde olunca olayı daha beter hale getirdi.

      Aslında çok farklı bir şey anlatmıyoruz , sonuçta gelmekte olan robotik devrim biz daha ara geçişi tamamlamadan bu sefer işleri tamamen daha kötü hale getirecek, bize dünya bizi kıskanıyor palavrası çekenlerin umrunda bile olmayan bir ajanda bu mesela.

      Ayrıştığımız kısım ise ben laissez-faire temelli liberalizme ve yalın devlete ( lean government ) karşı değilim ama devletin kritik sektörlerde pozitif ayrımcılık yapıp mızrak ucu ( spearhead ) şeklinde öncü olmasını gerektiğini düşünüyorum. Serbest pazar, tam liberal sistem vs bunlar gelişmiş ülkelerin yararına sistemler, dibine kadar bizden daha kapitalist Çin yeri gelince her türlü tasarrufu almaktan geri durmazken bizim de boş durmamamız lazım.

      İnsanlar özellikle burada giderlerse gitsinler çekenler anlamıyorlar, insanlar sistemde ışık görmüyorlar, hala bu kadar şeyden sonra oy veren yığıtların varlığı sürdükçe bir şey olacağına inanmıyorlar, yetiştirdiklerimizi gönderdikçe vasatın yüceltilip kutsandığı bir mediokrasi içine battıkça hiç çıkamayacağımızı anlamıyorlar, kendinden sonraki nesillere olan sorumluluklarının farkında bile değiller.
      Tamamen örtüşüyoruz diyebilirim. Ben sadece Spearhead konusunda fındığı görmüyorum. Tam liberal sisteme de bu memleketin gerçekleri gereği oldukça karşıyım.

      "Fındığın yerine bir şey koyulduğu an, devletin zararına fındık almayı yavaş yavaş azaltması gerekir, gerekirse de fındık üreticiliği ölür" diyorum. En baştan planlı giden bir devlet yapımız olsa idi, zaten şu anda fındık üretiminin azalıyor olması bir sorun olarak görülmüyor olacaktı. Azala azala bitecekti ve karadenizde derin bir probleme yol açmayacaktı... Şimdi ne yapılabilir? Yapılması gereken yatırımlar çok hızlı yapılır ise, fındık üretimi bir süre daha sübvanse edilirse, fındığa sübvansiyonu yatırımlar hazır olunca hızla keserek (fındıktan gelir elde eden halkın canını yakarak) gene işi rayına oturtabiliriz. Ama birilerinin canı yanacaktır.

      "Hayaller Paris, gerçekler Eminönü" özetle.

      ---------------------------

      "Vasatın temsili bir temsili demokrasisi" sarmalından da nasıl çıkacağız bilmiyorum. Üf! Süper özetledim Türkiye'deki yönetim biçimini!
      |
      |
      _____________________________





    • Yüzbaşı
      534 Mesaj
      07 Ocak 2019 00:53:05

      İnsan olarak doğmuşsun. Fakat adam olarak doğamamışsın. Sonradan adam gibi görünmeye çalışıyorsun lakin çok komik oluyor. Biliyorum her kelime haram. Keşke o dönemlerde doğum kontrolü daha yaygın olsaydı. Zamanınızı sen gibilerle boşa harcamazdık.



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      SiEnEs kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      337 Mesaj
      07 Ocak 2019 00:58:55

      siz de insan olarak doğmamışsınız... zira düşünceniz/fikriniz yok. ben en azından fikirlerle hareket eden bireyim....



      ayrıca en son yazdığınıza katılıyorum. doğum kontrolü yaygınlaşsa idi o zamanlar biat denen lanet olası hastalık ülkemizde olmazdı ve Akp gibiler iktidar yüzü görmezdi.



      < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      mlbozkurt kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

      Anti Kemalist, Anti İslamcı, Anti Kürtçü, Anti Milliyetçi, Anti Hümanist, Anti Animalist, Anti Feminist, Anti Maskulist, Anti Arabizm
    • Yüzbaşı
      534 Mesaj
      07 Ocak 2019 01:05:45

      Ben halimden memnunum Hamd olsun. Vatanıma hizmet ediyorum. Fareler gibi ilk ben terk etmiyorum, aslada terk etmem en çok şükür ettigim konuda bu KARDEŞİM.



      sizin sorununuz sizin gibi düşünmeyen veya aynı tarafta olmayan insanları dışlanmak. Ama farkında değilsiniz ki sizin yanınızda görünenlerde aslında sizin yanınızda değil.



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      AnotherPlanet kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      337 Mesaj
      07 Ocak 2019 01:13:31

      "koyun"lar meeeler "it"ler gider....



      eyvallah.



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi SiEnEs -- 7 Ocak 2019; 1:18:38 >
      |
      |
      mlbozkurt kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    Hızlı Cevap




Reklamlar
haberler
SEO
Veri Merkezi;Metro Ethernet;Cloud Sunucu
Kurumsal Web Tasarım Şirketi
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Tablet sürümü
Mini Sürümü

DHBR1
0,328
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.