Şimdi Ara

DHL'de işe başladım fikirleriniz önemli

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
25
Cevap
2
Favori
566
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Kariyer net ve eleman net gibi iş bulma platformlarından çok kez defa başvurmama rağmen geri dönüş sağlamadılar. Sonrasında evimin önüne DHL kargosuna ait bir personel gördüm ve "iş arıyorum, internetten çok kez başvurdum ancak bana geri dönmediler." dedim. Personel ise "abi internetten zor dönüş yaparlar gel seni bölge müdürüyle tanıştırayım" dedi. Sağolsun onun sayesinde görüşmeler sağlandı evrak listesi verildi ve eğitim için başka bir bölgede Sürücü-Kurye olarak işe başladım. Tabi Psikoteknik ve SRC3 belgelerim mevcut.


    2 gün boyunca başka bir sürücü-kurye personel arkadaşla kargo dağıtımlarına çıktık. Öncelikle aktarmadan şirkete 1 minibüs dolusu kargo geliyor. Sonra bu kargoları terminal ile kayıt girişi yaparak ofise alıyoruz. Sonrasında her dağıtım personeline ait bölgelere göre paketleri ayrıştırıyoruz. Daha sonra herkes kendi kargo paketlerini aracına yükleyip işe koyuluyorlar.


    Her personelin (kendi aracıyla dağıtım yapanlar hariç) günde minimum 70 paket dağıtması zorunluluğu var. Sürücülerin yanında yardımcı eleman yok yani sürücü-kurye mesleğinde hem kendin sürüyorsun hem de kendin dağıtıyorsun. Ayrıca ağır kargo dağıtım personeli ise ayrı olarak 40 civarı dağıtım yapıyor. Tabi araçlarda paket taşıma el arabası (neden bilmiyorum) bulunmuyor ancak sanırım 25-30kg üzeri kargo varsa müşteri bunu aşağı inip kendisi alması gerekiyor. Firma gereği 25 yada 30 kg üstü koliyi daireye taşıma zorunluluğu yok (insiyatif dışında). Yani bu konuda müşteri şikayet etse bile hiçbir sorun olmuyor. Gerçi uzman personellere bile "neden taşıma arabası yok" dediğimde onlarda nedenini bilmiyor. Taşıma arabası hem personelin taşıma yükünü azaltması hem bazı müşterilerin "banane kardeşim evime kadar getireceksin" gibi şikayetlerin önüne geçilmesi hem de müşteri memnuniyeti açısından oldukça faydalı olmasına rağmen nedenini kimse bilmiyor. Tabi şuan da eğitim sürecinde olduğum için ağır kargo taşıma personeli olur muyum bilmiyorum şayet olursam paket taşıma el arabasını kendi imkanlarımla alabilirim.


    Şuan da 2 gün geçti ve eğitimim bitti ve bugün pazar. Pazartesi yeni bölgeme işe başlayacağım. Henüz ne olacağım, hangi pozisyona getirileceğim ve beni ne gibi sorunlar bekliyor henüz bilmiyorum ancak genel olarak izlenimim şöyle;


    Öncelikle Maaş ve çalışma düzeni şunlar:

    - NET maaş: 41.000₺ (küsür)

    - Yemek (Multinet) ücreti: 11.000₺ (küsür)

    - 70+ üzeri ek performans primi: 6.000₺ (küsür)

    - Özel veya Tamamlayıcı Sağlık Sigortası

    - Yol ücreti 2 veya 4 bin ₺

    - Hafta içi çalışma saatleri: 8:30 - 18:30 / Cumartesi: 8:30 - 14:30 / Pazar tatil


    Gün yorucu geçebiliyor. Paketlerin hızlı dağıtılması ve bitirilmesi personel için büyük avantaj sağlıyor. Dağıtımı yavaşlatan sorunlar tabi ki çıkabiliyor mesela uzun mesafeli apartmanlar vs. yada bazı müşterilerin sorunları gibi.


    Paket teslimi yapmadan mutlaka ama mutlaka teslimat kodu girilmesi veya kargoyu teslim alan kişinin TC Kimlik numarası ve isim soy isim bilgileri zorunlu. Çok elzem durumlar da (daha sonradan teslim kodunu almak koşuluyla) kargoyu kapıya bırakabiliyorsun ve garanti olsun diye resim çekmek iyi bir fikir sayılıyor. Tabi bu durumda eğer kargo kaybolursa yada alıcıya ulaşmazsa çok büyük bir sorun oluyor ve sorumlusu tamamen sen oluyorsun.


    Yoğunluk bölgeden bölgeye değişebiliyor. Yüksek katlı apartmanlar çok daha yorucu olabiliyor ve zaman açısından dezavantaj sağlıyor çünkü "güvenliğin daireyi araması > apartmana doğru yaya olarak yürünmesi > asansör beklemeleri" gibi kriterler oldukça zahmetli. Öbür türlü müstakil yada dükkan gibi yerlere kargo vermek çok daha kolay oluyor.


    Kargolar hıza, şansa ve duruma göre saat 2-4 arasında bitiyor. Daha sonra anlaşmalı firmalara giderek ilgili kargoları araca yüklüyorsun. Bazen çok fazla oluyor bazen az ama yine buda uğraştırıyor. Bazen sistem yavaş olduğu zaman bekleyiş can sıkabiliyor.


    Sakal bırakmak tamamen serbest. Yurtiçi yada Aras kargo firmalarında kesinlikle yasak fakat DHL bünyesinde ki en iyi avantaj bu olsa gerek! Benimde bu firmada çalışmamın en büyük sebeplerinden birisi sakal özgürlüğü. Kıyafetleri daha almadım yani hangilerinden kaç tane verildiğini bilmiyorum.


    Şimdiye kadar gördüklerim ve tecrübe ettiklerim bunlar lâkin asıl sıkıntı, çıkış saatine yakın İstanbul Esenyurt aktarım merkezine kargo dolu aracı mühürleyip teslim etmek çünkü teslim ettikten sonra artık eve nasıl gidersen git. O saatlerde trafik çok yoğun olduğu için eve varmak (oturduğun bölgeye göre değişir tabi ama) ortalama 1-2 saati bulabiliyor. Şuan da ben 2 gündür gitmedim zahmet vermesinler diye beni göndermediler ancak tüm personelin muzdarip olduğu husus bu aktarma olayıymış.


    Araçlar ise Ford Transit yeni kapalı uzun kasa ve manuel vites. Sürüşü gayet güzel ve 360 geri görüş kamerası, yokuş kalkış desteği gibi bir çok özellik barındırıyor.


    Bahşiş durumu yok denecek kadar az sanırım (personellerin dediklerine göre) zaten bahşişler genelde yemek getiren kuryelere veriliyor tabi bazı kodamanlar da iş değişebiliyormuş yani sağlam bir bahşiş koparabiliyormuşsun.


    Kıyaslama yaparsam (şahsıma göre) Aras kargonun maaş ortalaması düşük, sakal bırakmak kesinlikle yasak ve burada da aynı prosedürler işleniyormuş (araştırmalarım hususunda yanlışımda olabilir). Yurtiçi kargo da ise sürücü sadece sürüyor ve yanında en az 1 en fazla 2 personel dağıtım işini yapıyor. Bu çok büyük bir avantaj aslında çünkü hem sürücülük hem de dağıtım yapmak çok yorucu olabiliyor. Ayrıca bazen dar yada tek şeritli yollarda park yeri bulmak çok zor olabiliyor. Yurtiçi kargonun maaş ortalamasını bilmiyorum fakat sakal kesmek dışında bence DHL çalışma şartlarına göre daha büyük avantajı var gibi gözüküyor. Tüm kargo firmalarında cumartesi de öğlen/ikindi arasına kadar çalışma var yani cumartesi tatili hiçbir kargo firmasında yok.


    Şuan aşırı yoruculuk ve kargo taşıma arabasının olmaması dışında herhangi bir şikayetim yok. Tabi şuan da tek başıma dağıtıma çıkmadığım için tam anlamıyla rapor sunamam fakat ilerleyen günlerde bu konu altına mesaj yazacağım.




    Şimdiye kadar gördüğüm ve tecrübe ettiğim konular bunlar. Burada daha önce çalışan arkadaşlar varsa bilgilendirebilir mi? Nelere dikkat etmemiz lazım, nelerden uzak durmamız lazım, pratik bilgiler vs. ayrıntı verecek arkadaşlar varsa ve bu konu altında bilgilendirebilirlerse çok sevinirim.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi xairosk -- 31 Ağustos 2026; 22:17:11 >



    _____________________________
  • Hayırlı olsun hocam.zor bir iş bana kalirsa

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • Hayırlı olsun güzel bir yazı olmuş.

    Merak ettiğim konu şu internetten 25 kg üzeri bir ürün satın aldığımda onun benim kapıma kadar gelmesi için nasıl bir yol izlemeliyim?

    Yani mesela biraz daha fazla kargo parası ödeyip kapımıza getirtemiyor muyuz şu siparişleri?

    Ben memlekete bir şey gönderdiğimde neden 65 yaşında ki babam onu taşımak zorunda kalıyor?

    _____________________________
    "That won't help a thing. The bullet in my head brought me to you."
    -Mona Sax
  • Günde 70 paket 40 bin lira maaş inanılır gibi değil. Gider güvenlik kartı alır boş boş otururum bu maaştan çok kazanırım.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
  • OptikForm kullanıcısına yanıt

    Teşekkür ederim.


    Bildiğim kadarıyla 25/30 desi/kg üzerinde ki eşyaların kurye tarafından daireye kadar taşıma zorunluluğunun olmaması, tüm kargo firmaları tarafından belirlenen kuralmış. Bunun için ise (eğer ilgili kargo firmanın, başka lojistik bir firmayla anlaşması varsa) ek ücret mukabilinde lojistik adı altında evinize hatta evin içinde istediğiniz yere bırakabilmesi gibi bir seçenek bulunuyor diye biliyorum. Buzdolabı, çamaşır makinesi vb. gibi ağır eşyalar bu şekilde taşınıyormuş.

    _____________________________
  • RustyCohle R kullanıcısına yanıt

    Haklısınız, bende işsizlikten ve mecbur kaldığım için katlanmak durumundayım. Aslında herkesin söylediği şey kendi aracımızı alabilirsek esnaf/girişimci kuryelik ciddi paralar kazandırıyormuş ve firmanın şart koştuğu işleri (örneğin aktarma, çalışma saatini doldurma vs.) yapmadan kargoları teslim ettikten sonra direkt eve gidebiliyormuşuz.


    Benimde aklıma şöyle bir fikir geldi, bu işi öğrendikten sonra nasip olursa 2025 yada üstü bir kapalı kasa ticari araç alıp esnaf kuryelik yapmak. Her ne kadar araç yıpransa da yakıt ve bazı masrafları şirket karşıladığı için ciddi bir kazanç elde edebiliyormuşuz.


    Aslında güvenlik kartım var sadece yenilemem gerekiyor. Karşılaştırıldığında ise çok mantıklı yani 10 saat çalışacağına 2 saat daha çalış en azından oturursun film izlersin ve maaşı da yüksek fakat bende sakal/bıyık kesme takıntısı olduğu için katlanıyorum :)




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi xairosk -- 23 Ağustos 2026; 15:55:9 >
    _____________________________
  • Hayırlı olsun hocam. Yanlış anlama küçümsemek için söylemiyorum bir kargo çalışanı için diksiyonun gramer ve kendini ifade etme şeklin fazla iyi. Mecburen mi bu işi yapıyorsun? Daha teknik ve kalifiye iş yapıp 4-5 kat maaş alan insanlar kendini senin gibi ifade edemiyor da çevremde.

    Konuyla ilgili hiçbir bilgim olmamasına rağmen yazı çok faydalı ve bilgilendirici olmuş eline sağlık.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Steam ID:kassady
    DH FORUM 2005 Üyesi
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Kassady kullanıcısına yanıt

    Estağfurullah, iltifatınız için çok teşekkür ederim hocam. Evet, günümüz şartlarında kariyer sahibi olmak fazla şans işi. Şunu da söyleyebilirim ben lise mezunuyum yani herhangi bir üniversite hayatım yada yazı işleri ile ilgili bir deneyimim yok ancak psikoloğumun söylediği şey "mükemmelliyetçilik" yani basit detaylara bile fazla önem veren bir kişiliğe sahibim.


    Benim kendimi değerlendirmem ise obsesif kompulsif rahatsızlığı. Yani değer verdiğim bir işi, bir yazıyı, herhangi bir şeyi hatalı gördüğüm anda rahatsız oluyorum ve aklımda kalıyor. Bazen o hatayı düzeltmek için (kimileri için hiç dikkate alınmasa bile) saatlerimi harcayabiliyorum.


    Aslına bakılırsa ben, yazarak kendimi çok iyi ifade edebilsem de yüz yüze konuşmalarda kendimi aşırı kasıyorum. Yani asla yazdığım gibi konuşamıyorum. Kâh cümleler/kelimeler aklıma gelmiyor kâh heyecan yapıyorum falan karışık duygular yani ama sizde taktir edersiniz ülkemizde böyle şeylere değer veren yöneticiler yada firma sahipleri maalesef yok. Bir keresinde Koçtaş'a işe girmiştim ve orada 1 yıldır çalışan (ayakçı da diyebiliriz) personelin tahsili Siber Güvenlik Uzmanıydı. Mecburen iş bulamadığı için geçinebilmek adına bu işi yapıyordu. Çok şaşırmıştım.


    Artık üniversite okumak gerçekten etkili değil. Torpil, kayırma ve muhteşem 5+ yıl deneyim sorunsalı işliyor ülkede. Beni zaten tamamen geçtim yani :)


    Pek tabi ki yeteneklerim var örneğin 25 yıldır bilgisayarla uğraşıyorum ve hemen hemen her şeyden anlıyorum ve başarabiliyorum. Ama dediğim gibi bu zaman da lisanslar bile işe yaramıyorken bu gibi dikkat çeken unsurların farkına varmaları imkansız gibi. Çünkü kural her zaman açıktır "az maaş çok iş" ya da "az işçi çok iş" ve her firmada neredeyse bu kural işliyor. Ülkeyi kalkındırayım, yeteneklere önem vereyim, bu çocuk böyleyse ileride beni uçurur gibi faydalı düşünce yatırımlarına sahip insanlar bulmak neredeyse imkansız. Para gelsin para getirsin de bana sürünsün banane ortamında böyle bir mucizeyi beklemek yada oluşturmak çok çok zor.


    Ticaret bilseydim ve insanlara daha az güvenebilseydim belki Trendyol gibi yerler de al sat işi de yapabilirdim yani en azından bu jenerasyonda halen daha aktif ve miladını henüz doldurmamış sağlam kazançlı iş bu yönde ama beni aşıyor.


    Allah büyük tabi herkes rızkını yer. Bir yerden başladım bakalım önüme fırsatlar gelirse mutlaka değerlendiririm.


    Tekrardan iltifatınız için teşekkür ederim.

    _____________________________




  • Hayırlı olsun, bilgilendirici bir yazı olmuş.

    _____________________________
  • 3 günlük tecrübelerimi aktarmak istiyorum.


    Samimi söylüyorum asgari ücretle inşaatta çalışmak bu işten hem fiziki hem ruhen çok çok daha iyi. Yani nasıl bir Alman firması hayret ediyorum. Hani "Gurbetçi Şaban" filmini izlediyseniz orada ki "Arbeiten" ve "Schnell" telafuzları haricinde resmen kul köle çalışıyorsunuz.


    İzah etmek gerekirse, öncelikle esnaf kuryeler, paketleri dağıttıktan sonra evine gidebiliyorlar ve kazançları çok çok iyi. Fazla detaylarını bilmesem de aylık 100/150 bin tl gibi süper bir kazanç elde edebiliyorlar ve bizim gibi içeride ki yükleme, boşaltma, domalma işlerine karışmıyorlar. Bu iş için her türlü tabi ki değer ancak biz köleler için (sürücü-kurye) işler çok daha farklı..!


    1. Öncelikle sabahın kör vaktinde kalkarak (en geç 7 gibi) minibüse veya ulaşım aracına biniyorsun.
    2. 8 - 8:30 arasında aktarma kargolar çok yoğun bir şekilde geliyor (700-1200 kargo arası tabi günden güne yada şubeden şubeye değişebiliyor).
    3. Herkes kendi bölgesine göre kargoları ayrıştırıp araçlarına yüklüyor. Tabi bu kısmı da çok berbat ama şikayet olarak algılanmasın. Normal bir durum fakat çok yorucu.
    4. 2 günlük (başka bir bölgede) saçma ve alelade bir eğitim görmüş olarak kendi bölgene kendi aracınla kargoları teslim etmek için yola çıkıyorsun.
    5. Terminal (Zebra) genelde bozuk yada pili bitik olduğu için şarj canavarı programları kendi telefonuna yüklüyorsun. Programlar öyle dandik, öyle yavaş ve öyle şarj tüketiyor ki süper hızlı şarj etseniz bile kafa kafaya denk düşebiliyor yani şarj ne eksiliyor ne artıyor gibi düşünün. Tabi aracınızda böyle bir imkan olmadığı için kablo şarjı eşliğinde piliniz bitiyor ve hem müşteri hem de siz (hız açısından) mağdur oluyorsunuz. Müdür bile bu konuda bir şey yapamıyor çünkü arızalı terminal ne zaman gelecek he heyt Allah bilir.. (El elin eşeğini misali)
    6. Eğer bölgeyi bilmezsen (benim gibi) kanser bir şekilde numaralandırılmış apartman yada müstakil konutları tek tek arıyorsun.
    7. Sürdüğün araç tır gibi olduğu için bazı dar yollarda dönüş alamıyorsun ve eğer bulamadığın bir konut varsa koca bir adayı komple dolaşman gerekiyor.
    8. Müşteriler genelde evde olmadığından teslimat kodunu almak için müşteriyi arayıp "Merhaba, DHL kargodan arıyorum, kapınıza kargo bıraktım sanırım evde yoksunuz rica etsem teslimat kodunu alabilir miyim?" diyerek bekliyorsunuz. Eğer kod gitmemişse yada müşteri telefonu açmıyorsa 3 seçeneğiniz var:

    ● Tanıdık, güvenlik yada komşuya teslim ettiyseniz teslim alanın TC kimliğini ve adını soyadını almak zorundasınız.

    ● Teslimat kodu alınmamış kargoların teslimat kodlarını akşam tek tek müşterileri arayarak alıp işlemek zorundasınız.

    ● Eğer müşterinin numarası yanlışsa kodsuz bir şekilde "Adrese Teslim" diyerek geçiyorsunuz. Tabi bu durum çok sakıncalı çünkü eğer kargo kaybolursa sorumlusu yalnızca siz oluyorsunuz. İş akdinizi feshetmeye varacak kadar yaşayabiliyorsunuz. Ayrıca aylık dağıtılan kargoların toplamında ki teslimat kodları %80'in altına düşerse yani örneğin ayda 1000 kargo dağıttınız ve 780 kargonun teslimat kodunu girdiniz diyelim, bu durumda da işinizi feshetme tehlikesi barındırıyor ve tutanak yazılıyor. Ayrıca prim asla alamıyorsunuz.

    9. Kargolarınız bittikten sonra eğer zamanınız kalırsa ancak yemek yiyebiliyorsunuz yoksa biraz duraklayayım ve "Multinet" geçen bir yer bulursam yemek yiyeyim gibi bir lüksünüz yok. Hem kargolar beklediği için çok can sıkıcı oluyor hem de işiniz daha geç bitiyor.

         10. Kargolarınız bittikten sonra bölgenize yakın yada uzak fark etmez müdürün size tayin ettiği anlaşmalı firmalara giderek kargoları aracınıza yüklüyorsunuz.

    11. Sonra firmaya dönerek başka şubelerden biriken bütün kargoları aktarma aracına yüklüyorsunuz.


    3 gündür yemek yemeyi geçtim su bile içmek çok zor. 6:30'da çıkmak büyük bir şeref yani genelde 7 gibi bitiyor ve eve gitmek pijamanı gitmek falan derken 8 oluyor. Yemek söylerseniz şanslısınız tabi bu pahalılıkta her gün yemek söylerseniz karın tokluğuna çalışırsınız. Eğer evde yemek yapanınız yoksa ve yemek yapıyım yiyim derseniz saat 10'a çoktan geliyor. Sonra yatıp tekrardan aynı amelelik..


    Yani arkadaşlar açıkçası çok farklı işlere girdim fakat bu kadar amelelik, bu kadar işçisine değer vermeyen, bu kadar kendisine köle arayan bir firma ne duydum ne tecrübe ettim samimi söylüyorum bunu..! Gerçekten ihtiyacınız varsa -ki benim maalesef var çalışabilirsiniz yada aracınız varsa esnaf kurye rahatlıkla yapabilirsiniz fakat hayatınızı eşek gibi her gün yük kaldırıp indirip bütün sosyal hayatınızı hibe etmek isterseniz deneyimleyebilirsiniz.


    Farklı bir iş arayışıma halen daha devam ediyorum. Fabrika dahil bir iş bulursam anında çıkmayı düşünüyorum. Daha da birçok sorunlar var ama yazarsam yarın işe geç kalabilirim o yüzden şimdilik bu kadar aktarmak istedim..




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi xairosk -- 26 Ağustos 2026; 21:1:58 >
    _____________________________




  • xairosk kullanıcısına yanıt

    Çokdetaylı ve çok iyi yazmışsınız

    Elinize sağlık


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Arkidiş 15 senedir DHL’de müdür…

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • xairosk kullanıcısına yanıt
    Eline sağlık umarım daha iyi bir is bulursun

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Steam ID:kassady
    DH FORUM 2005 Üyesi
  • 7. gün tecrübeleri;


    Halen daha namı diyar ZEBRA (Terminal) eksik olduğu ve halen daha gelmediği için mecburen telefonumuzla iş görmeye çalışıyoruz. Haliyle şarj aşırı şekilde tükeniyor ve hem müşteri hem de biz ameleler mağdur oluyoruz. Araç şarjı kesinlikle şarj etmiyor yani sadece şarj tüketim hızını belki %10 azaltıyor -ki zaten sürekli indi bindi yaptığımız için tak çıkar tak çıkar iyice bataryanın içinden geçiyoruz. O değil %3 şarjla eve minibüsle dönüyoruz. Başımıza bir hal gelse mektup yazarız artık.


    Bunun dışında yeni öğrendiğim saçmalık ise eğer herhangi bir müşteri, ne şartta olursa olsun kuryeyi teslim eden kişiye anket üzerinden 1 verirse primlerini kaybedebiliyor yada alamıyor.


    Yani ekmek kapısıdır sonuçta çokta bocalamak istemiyorum ancak daha önce de söylediğim gibi bu kadar sistem düzeni olmayan, bu kadar işçisine değer vermeyen, bu kadar sorumsuz bir firma da asla çalışmadım.


    İnanır mısınız bugün araçla giderken "2 kez" Yurtiçi Kargo minibüsünü gördüm ve 2 kişi indiler. Ayriyeten sakal tıraşı olmamışlardı. Yani bu demek oluyor ki sakal serbest ve en önemlisi 2 kişi çalışmaları.


    Nefes alacak vakit yok yemek yiyecek hatta çoğu zaman su içecek bile vakit yok bu firmada. Müdür bana ne diyor kargoları yetiştir.


    Arkadaşlar daha fazla yazarak ne sizin canınızı ne de kendi canımı sıkmak istemiyorum. Aklı olan varsa buraya sürücü-kurye pozisyonunda girmez.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi xairosk -- 28 Ağustos 2026; 21:34:31 >
    _____________________________




  • Hayırlı olsun çok detaylı anlatmışsın bu firmaya girmek isteyen birçok kişi faydalanacak yazdıklarından. inşaatta asgari ücretle çalışılmıyor en acemi işçi bile 50-60 bin TL kazanıyor ama işi hafife alma bence. İnşaat işi çok zor herkes yapamaz. Senin iş de zormuş imkanın varsa sınavlara hazırlanıp üni okuman daha iyi olur sanki. Bu DHL kargo sürekli çalışılacak bir yer değil zamanla tükenirsin. Veya kpss çalışıp gardiyan vs olmaya çalış...

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • yeni üye1234 kullanıcısına yanıt

    Evet hocam haklısınız çünkü bugün işten çıkmak zorunda bırakıldım.


    Şöyle açıklayayım;


    Bölgemde ki yer marina bölgesi ve büyük bir adalara sahip her tarafı villa/konut/apartman ve numaralandırmalar çok karışık. Müdür, daha 3 günlük seri bir eğitimden sonra 50+ kargo paketini tek başıma o bölgeye dağıtmamı söyledi.


    Öncelikle sabahleyin 1 kamyon dolusu kargoları ayrıştırdıktan sonra saat 10 civarı anlaşmalı bir firmaya üzerime zimmetlenen kargoları 40 civarı teslim ettim ve "işin en saçmalığı" tek tek her kargo için teslimat kodunu girmem gerekiyordu. Buda yaklaşık 1 saat sürdü. Sonrasında üzerime zimmetlenen 13 civarı kargoları liman bölgesine dağıtıma çıktım. Tabi namı diyar zebra (terminal) bozuk olduğu için ücretli kargolarda kredi kartı kabul edilmiyor çünkü telefonumda NFC özelliği yok. Dolayısıyla ücretli kargolarda müşterilere "sistemde bir arıza var, kredi kartı kabul edemiyoruz, nakit yada iban'a gönderme şansınız var mı?" diye tebliğ ediyorum. Genel de iban'a gönderim yaptıkları için bu süreç minimum 5 dakika sürüyor. 50 kargonun 10 tanesi ücretli olduğunu düşünürsek yaklaşık 1 saat sadece bu saçmalıkla uğraşıyorum. Tabi bölgeye tam anlamıyla hakim olamadığım için ve bazı müşterilerin yazdıkları adresler çok abuk olduğundan mütevellit yine gecikmeler yaşayarak sabır çekiyorum.


    Saat 13:00 civarı şubeye dönerek "marina" bölgesine gidecek yaklaşık 47+ kargoyu zimmetime alarak aracıma yükledim. Saat 13:30 gibi dağıtıma başladım ancak inanır mısınız bölge o kadar karışık, o kadar düzensiz ki yani örneğin villalar yada konutlar, 1-2-3-4-5... diye sıralanması gerekirken, atıyorum 1. sokakta "54-23-09" numaralar varsa 2. sokakta "1-109-180" gibi numaralar var. Bunları ezberlemek yada aşina olmak en az abartmıyorum 1 ay ister çünkü her zaman her yere de aynı kargo gelmiyor en nihayetinde. Ada o kadar büyük ki şehir gibi resmen ve bazı konutlarda numara yazmıyor bazılarında ise ara girişlerden yürüyerek bulmak zorunda kalıyorum.


    Velhasılıkelam saat 16:00 civarı ve hiçbir yemek yemeden, dur durak yapmadan en fazla 25 kadar kargo yetiştirebildim. Müdürü aradım ve durumu izah etmeye çalışırken "kargolarını bitirmen gerekiyor ne şartla olursa olsun" gibi ciddi bir tavırla geri dönüş aldım. O kadar stresli bir durum ki neler yaşadığımı yalnızca Allah bilir. Karmakarışık kargolarla köyün delisi gibi o yana bu yana numara kovalıyorum. Hayır birde sokaklar dar dönüş alamıyorum.


    Bu yoğun stres ve dolaylı açıdan mobbing baskısıyla saat 5:00'e geldi ve müdür tekrardan aradı "artık bitirmen gerekiyor bu şekilde giderse genel sorumlu işini sonlandırabilir vs.." gibi konuşmalara maruz kalınca da "sayın müdür, ben işten ayrılmak istiyorum" demek zorunda kaldım ve inanır mısınız bilmem ama hani düşünceli insanlar der ki "yok ya neden işi bırakıyorsun bi kolayına bakarız işsiz kalma" vs. vs. ancak hiç tereddüt etmeden "tamam, ben oraya başkasını yönlendireceğim sen şubeye gel çıkış evraklarını tamamlayalım" şeklinde bir geri dönüşe maruz kaldım. Sanki izne çıkacakmışım gibi. Yani merhametli birisi işsiz kalmasın belki ihtiyaçları vardır yada çok yüklendik biraz idare edelim der ama ben hayatımda ilk defa böyle bir durumla müşerref oldum diyebilirim. Allah'a havale ettim kendisini.


    Bu sebeple DHL firmasına "sürücü-kurye" pozisyonunda girecek arkadaş varsa şimdiden Allah yardımcısı olsun.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi xairosk -- 31 Ağustos 2026; 22:27:19 >
    _____________________________




  • xairosk kullanıcısına yanıt

    Boşver kurtulmuşsun inşallah daha iyi bi şey bulursun


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • yeni üye1234 kullanıcısına yanıt

    Amin inşaAllah Allah razı olsun hocam

    _____________________________
  • xairosk kullanıcısına yanıt
    Hocam hayirlisi olmuştur belkide,baska bi yerde kismetin seni bekliyorda olabilir

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • xairosk kullanıcısına yanıt
    Benc ehayirlisi olmus hocam boşver. Böyle kan emici yerlere bulasmamak lazm

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Steam ID:kassady
    DH FORUM 2005 Üyesi
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.