Şimdi Ara

Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir (2 Mobil) - 1 Masaüstü2 Mobil
5 sn
20
Cevap
2
Favori
954
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
9 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa
    Avrupa ile Çin arasındaki ekonomik gerilim Hollanda merkezli Nexperia fabrikası kriziyle birlikte yeni bir boyuta taşındı. Hollanda hükümetinin Eylül sonunda Çinli sahiplerinden olağanüstü bir kararla devraldığı Nexperia tesisine yönelik müdahalesi, neredeyse tüm Avrupa otomotiv üretimini durma noktasına getirdi.



    Çin’in elinde Demokles’in kılıcı var



    Zirveye ulaşan gerilim bu hafta sonunda kısmen yatıştı. Pekin yönetimi, Avrupa’ya yönelik otomotiv çip tedariki üzerindeki kısıtlamaları 12 ay boyunca ve yalnızca sivil kullanım için kaldıracağını açıkladı. Ancak bu adım, Çin’in Avrupa üzerindeki stratejik baskısını geçici olarak hafifletmekten öteye gitmedi.



    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa
    Bu gelişme, Avrupa ile Çin arasındaki asimetrik ilişkiye dair soru işaretlerini daha da derinleştirdi. Sanayi, diplomasi ve hükümet çevrelerinde artık sıkça dile getirilen soru şu: Avrupa, ABD ile Çin arasındaki jeopolitik çekişmede yalnızca dolaylı zarar gören taraf olmaktan çıkıp doğrudan bir hedef mi haline geldi?



    Alman Marshall Fonu düşünce kuruluşunun kıdemli üyesi ve Avrupa Komisyonu'nun eski Çin danışmanı Andrew Small, “Biraz zaman kazanabiliriz, ancak bundan sonra sürekli krizlerle uğraşacağımız bir duruma girdiğimiz ve Çin ile ilişkilerde bir eşiğin aşıldığı hissi var” dedi.



    Çin, Nexperia çiplerinin tedarikini yeniden başlatmayı kabul etti ancak bu sadece 12 aylık bir süre için ve sadece sivil kullanım için geçerli olacak. Çin’in bu süreçte kullandığı yöntem, sanayiyi durdurmadan tedarik zincirlerini “boğmak” üzerine kurulu. Small’a göre bu strateji, Avrupa’yı başının üzerinde sallanan Demokles’in kılıcının altında bırakacak.



    Ticaret dengesi değil, dengesizliği var



    Nexperia'nın derin yaraları olan deneyimi bir yana, AB ile Çin arasındaki ilişkide daha geniş bir dengesizlik var. Avrupa Birliği’nin Çin ile ticaretindeki dengesizlik ise her geçen yıl büyüyor. Blok, Çin karşısında 300 milyar euro ticaret açığı veriyor. Elektrikli araçlara getirilen ek vergiler dahil olmak üzere alınan önlemler bu açığı azaltmaya yetmedi.



    Bu yılın ilkbaharında Çin’in nadir toprak elementleri ve mıknatıs ihracatına getirdiği kontroller, Avrupa otomotiv üretiminde ciddi yavaşlamalara yol açtı. Almanya’daki bir üretici, 100 bin aracı yalnızca pencere mıknatısı eksikliği nedeniyle parkta bekletmek zorunda kaldı. Haziran ayında üreticiler panik içinde tedarik arayışına girerken bazı şirketlerin Çin’den ürün alabilmek için kendi iç verilerini Pekin’e açtığı ortaya çıktı. Bu veriler Alman hükümetinin bile elinde yok.



    Ayrıca Bkz.Hollanda, çip üreticisi Nexperia'nın kontrolünü yeniden Çin'e devredebilir



    Uzmanlar asıl sorunun Çin'in temiz teknoloji, diğer bir deyişle otomobil endüstrisi, güneş ve rüzgar endüstrileri gibi stratejik endüstrilerde yarattığı bağımlılık olduğunu düşünüyor. Hatta Maersk'in Çin'deki genel müdürü Jens Eskelund’a göre böyle giderse Avrupa, beş yıl sonra rüzgar türbinleri üretmeyecek.



    Eskelund, Brüksel'de düzenlenen bir brifingde “100 yıldır görülmemiş bir değişim döneminden geçiyoruz. Çin, Çin'in yükselişte, Batı'nın ise düşüşte olduğunu söylediğinde, bunu mutlaka ekonomi açısından söylemiyor, parlamenter demokrasilerin kendi yıkımlarının tohumlarını barındırdığını düşünüyor” dedi.



    Small ise “Çin ticari ilişkilerini silah olarak kullanıyor” ve bunları daha zayıf rakiplerine “güç gösterisi” yapmak ve ekonomik avantaj elde etmek için bir fırsat olarak kullanıyor diyor.



    Avrupa uykusundan uyanmaya başlıyor



    Brüksel’deki yetkililer ise Çin’in ticari hamlelerine karşı sürekli yeni önlemler geliştirdiklerini, örneğin geçen hafta başlatılan Çin menşeli lastiklere yönelik anti-sübvansiyon soruşturması gibi adımlar attıklarını belirtiyor. Ancak birçok yetkili, üye devletlerin kendi sanayilerini çeşitlendirme konusunda yeterli çabayı göstermediğinden yakınıyor.



    Avrupa Komisyonu ve Fransa, Çin’e karşı daha kararlı bir duruş sergileme niyetinde. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada AB’nin “gerekirse tüm araçlarını kullanmaya hazır” olduğunu belirtti. Bu sözler, Brüksel’de “nükleer caydırıcı” olarak adlandırılan ve 2023’te yürürlüğe giren Zorlama Önleyici Araç (ACI) yasasına ince bir gönderme olarak yorumlandı.



    ACI, Avrupa’nın bugüne kadar hiç kullanmadığı güçlü bir ticaret savunma mekanizması. Yasa, gerektiğinde Çin’den gelen ithalata ek kısıtlamalar getirilmesine, Çinli şirketlerin kamu ihalelerine katılımının engellenmesine ve en uç durumda Avrupa pazarına erişimlerinin tamamen kapatılmasına olanak tanıyor.



    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu aracın gerektiğinde Çin’e karşı da devreye sokulması gerektiğini savunuyor. Ekim ayında düzenlenen AB liderler zirvesinin ardından konuşan Macron, “Bu ekonomik zorbalıktır. Harekete geçmeliyiz” diyerek sert önlemler çağrısı yaptı.



    Bu tutumun ne kadar destek göreceği ise belirsiz. Bazı uzmanlar, Almanya’nın böylesi birdestek vermesini beklemiyor. Zira Alman otomotiv sektörü için Çin, oldukça önemli ve büyük bir pazar.



    AB, Çin’e tam bağımlı



    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa
    Zira Avrupa Birliği’nin elinde şu anda faal bir nadir toprak elementi madeni bulunmuyor. ABD ise kendi kaynaklarını devreye almak için çalışıyor. Hatta 2 yıl içinde tedarike başlanması bekleniyor. General Motors gibi şirketlerin şimdiden madenlerle ortaklık kurduğu biliniyor.



    AB için böyle bir senaryo ise söz konusu değil. Avrupa, hibrit otomobiller, fiber optik ve nükleer enerji gibi teknolojilerde kullanılan ağır nadir toprak elementleri konusunda yüzde 100 Çin'e bağımlı. Ayrıca havacılık alaşımlarından otomotiv parçalarına kadar Avrupa'da tüketilen magnezyumun yüzde 97'si Çin’den geliyor. Elektrikli araç ve elektronik cihazların bataryalarında kullanılan lityumun yaklaşık yüzde 80'i Çin'den geliyor.



    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa
    Nexperia ise hidrolik direksiyondan hava yastıklarına ve merkezi kilit sistemlerine kadar her şey için hayati önem taşıyan yarı iletkenler üretiyor. Bunlar son teknoloji çipler olmasa da yine de vazgeçilmezler. Bazı araçlarda bunlardan yüzlerce bulunuyor ve Nexperia, dünyanın dört bir yanındaki büyük otomobil üreticilerine çip tedarik ediyor. Üretiminin yaklaşık yüzde 70-80'i işlenmek, test edilmek ve paketlenmek üzere Çin'e gönderiliyor. Avrupa’nın genel çip bağımlılığı ise çeşitli. Blok, çip ihtiyacının büyük kısmını Çin’den sağlıyor ancak bunun da büyük kısmı daha az gelişmiş yarı iletkenlerden oluşuyor. 2024 yılında Avrupa, Çin’den 17,6 milyar dolarlık yarı iletken ithal etti. Onu Tayvan (8,6 milyar dolar) ve Malezya (7,8 milyar dolar) takip etti.



    Avrupa Çip Yasası kapsamında Blok, 2030 yılına kadar küresel mikroçip değer zincirinin yüzde 20'sini oluşturmayı hedeflese de önceki bilgiler bu hedefin tutturulmasının mümkün olmadığına işaret ediyordu. Avrupa'da, daha az gelişmiş mikroçipler alanında önde gelen şirketler bulunuyor. Bunlar arasında Alman Infineon, Hollandalı NXP ve Fransız-İtalyan STMicroelectronics yer almakta. Bu firmalar, Avrupa'nın güçlü otomotiv endüstrisinin ihtiyaçlarını karşılamakta. Ancak bu üç firma talebi karşılayamıyor ve AB, bunları desteklemekte yetersiz kalıyor.



    Bazı uzmanlar Avrupa'nın madenden montaj hattına kadar tüm tedarik zincirini satın almak veya kontrol etmek için 10 yıl geçmesi gerektiğini söyledi. Bu, kısa bir süre değil.




    Kaynak:https://www.theguardian.com/business/2025/nov/11/nexperia-row-china-trade-brussels-beijing-chips
    Kaynak:https://elements.visualcapitalist.com/visualizing-europes-dependence-on-chinese-resources/
    Kaynak:https://www.bbc.com/news/articles/cr43kyn9d6po
    Kaynak:https://www.politico.eu/article/europe-reliance-china-low-tech-microchips-manufacturing-european-court-of-auditors/







  • Nixon ve Kissinger'dan başlayarak ABD - önce Sovyetlere karşı kullanmak, ardından dünya ekonomisine entegre edip faydalanmak ve oradaki son büyük komünist rejimi liberal ve kapitalist bir restorasyonla yavaşça yıkmak için - Çin'in önünü açtı ama Avrupa da bunu seve seve takip etti. Çin'in bu kadar yükselebileceğini ve Çin Komünist Partisi idaresinin bu kadar dayanıklı ve esnek çıkacağını öngöremediler. Aslında hepsi öngörülebilirdi. Japonya, Güney Kore, Singapur gibi Uzak Asya havzasının yükselme örnekleri ortada, bu ülkelerin hepsinin tarihsel anlamda medeniyetini borçlu olduğu ana kara Çini devasa cüssesiyle ve kaynaklarıyla neden sonunda bu ülkeleri izlemesin? Ayrıca Plaza Anlaşması'na zorlanan Japonya gibi Çin'i zapt edemeyecekleri her anlamda da barizdi. Hem devasa bir ülke hem de ideolojik ve yapı olarak Batılılara ters.

    Canavarı yaratan Avrupa değil, Amerika yarattı. Cezasını herkes çekiyor. Avrupa'nın doğru düzgün Çin üretimi yoktur bile ama Amerika resmen Çin'e gömüldü. Hep söylediğim şey, bazı şeyler kendi evinde kalmalıdır. Her şeyi ülke dışına çıkartmamalısın, özelleştirmemelisin, özel sanayiye bırakmamalısın; özellikle alt yapıyı da içeriyor ise...

    Alıntı

    metni:
    Eskelund, Brüksel'de düzenlenen bir brifingde “100 yıldır görülmemiş bir değişim döneminden geçiyoruz. Çin, Çin'in yükselişte, Batı'nın ise düşüşte olduğunu söylediğinde, bunu mutlaka ekonomi açısından söylemiyor, parlamenter demokrasilerin kendi yıkımlarının tohumlarını barındırdığını düşünüyor” dedi.


    Evet, Çin'in ülke bazındaki rejim ve ideolojisini ihraç etme derdinin olmaması yanıltıcı olmasın, açıkça ve aslında sürekli güncelleyip durdukları kendi sistemlerinin Batılı modele kıyasla üstünlüğüne inanıyorlar. Daha doğrusu sistemlerinin Batılı popüler demokratik neoliberal tip kapitalist rejimlere kıyasla avantajlarına ve Çin'in şu an ihtiyacı olan şey olduğuna sonuna kadar inanıyorlar. Çin'de rejimin meşruiyeti ve etkinliği ekonomik ve uygarlıksal başarıya dayanıyor (Çin'de uygarlık terimi Atatürkçü anlayışta olduğu gibi teknolojiyi ve bilimi öncü addederek kapsıyor). Çin'de yöneten partinin söyleminde başat temalar olarak bunlar geçiyor.


    Bunun için Çinliler eğitime çok ama çok önem veriyorlar. Çin'in eğitim harcaması askeri harcamalarının yaklaşık 4 katı. Sıradan bir Çin köyünde veya kasabasında en iyi yatırım almış yer olarak okul gösterilmektedir. Caesar'ın hakkını Caesar'a vermeli. Biz de "komünizm yayıyor" - ama esas ağalar düzenini tehdit etti diye - köy enstitüleri ve öğretmen okulları gibi Türkiye'yi düze çıkaracak organizasyonları yok ededuralım! Eğitime değil, diyanete tonla para yatıralım! Tarikatları besleyelim. Çinli ders kitabında eski Çin kült ve dinlerinin tarikatlarını nasıl yok ettiğini veya bunlarla ilk mücadele eden antik mandarin ve bilginlerini gururla anlatıyor. Antik dönemden bir eyalet yöneticilerinden (Yexian'ın Sulh Hakimi Ximen Bao) bahsederken "halkı maddi olarak yolan hurafeyi ve hurafecileri bitirip adaleti ve bilimi mıntıkasında egemen kıldı" diyor. Atatürk'ü de - bence bizden daha iyi anlayıp - işliyorlar.


    Gerçekten modern Çin ile aramızda anlayış ve vizyon olarak dağlar kadar fark var.

    Dostum avrupalı her büyük firmanın çinde fabrikası var sen ne diyorsun Allah aşkına. Hatta bence abd'den bile fazladır avrupanın çin yatırımı. Ki haber içeriğinde de alman oto sanayinin çine ne kadar yatırım yaptığından bahsediliyor.

    Avrupalı ve abd'li şirketler şunu çok geç anladılar; Çin de kurdukları fabrikalarda çalışan her çinli bir çin devleti ajanıdır. Sizce çinin otomobil sanayinde bu kadar çabuk hızlanmasının avrupalı otomotiv firmalarının açtıkları fabrikalardan sonra olması -ki bu tüm sektörlerde böyle şuan otomotiv çok konuşulduğu için onu örnek verdim- tesadüf mü?

    Velhasıl ipin ucu kaçtı. Çin çaldığı bu verilerle iyi bir ivme yakaladı gerisini de kendi getirir bundan sonra. Avrupa ve abd'ye geçmiş olsun sonları yakın.
  • Avrupa Birliği ni daha zor zamanlar bekliyor, bu daha başlangıç.

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • AB kendi yarattığı canavarın esiri olma yolunda ilerliyor. Tüm yatırımı maliyet odaklı Çin' e gömersen, Türkiye gibi, Doğu Avrupa gibi komşularını es geçersen canavar büyür böyle herkesi yer...

  • Avrupa'nın tek kurtuluş yolu nadir toprak elementi bulunan başka bir ülke ve Hindistan gibi bir ülke.

    Gerçi Hintliler çinliler gibi çalışkan ve temiz toplum değiller ama yine de hintliler de birşeyler başarabilirler

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • camelon kullanıcısına yanıt
    Canavarı yaratan Avrupa değil, Amerika yarattı. Cezasını herkes çekiyor. Avrupa'nın doğru düzgün Çin üretimi yoktur bile ama Amerika resmen Çin'e gömüldü. Hep söylediğim şey, bazı şeyler kendi evinde kalmalıdır. Her şeyi ülke dışına çıkartmamalısın, özelleştirmemelisin, özel sanayiye bırakmamalısın; özellikle alt yapıyı da içeriyor ise...

  • lterlemez L kullanıcısına yanıt
    Nasıl yoktur yav, çalıştığım tüm AB li firmaların en az 2-3 fabrikası vardı Çinde. İşkembeden sallamayın be birader. Evet ABD Avrupayı da Çin' de yatırım yapma konusunda yönlendirdi ama AB fokunu çıkartıp acayip üretim kaydırdı Çine.

  • lterlemez L kullanıcısına yanıt
    Dostum avrupalı her büyük firmanın çinde fabrikası var sen ne diyorsun Allah aşkına. Hatta bence abd'den bile fazladır avrupanın çin yatırımı. Ki haber içeriğinde de alman oto sanayinin çine ne kadar yatırım yaptığından bahsediliyor.

    Avrupalı ve abd'li şirketler şunu çok geç anladılar; Çin de kurdukları fabrikalarda çalışan her çinli bir çin devleti ajanıdır. Sizce çinin otomobil sanayinde bu kadar çabuk hızlanmasının avrupalı otomotiv firmalarının açtıkları fabrikalardan sonra olması -ki bu tüm sektörlerde böyle şuan otomotiv çok konuşulduğu için onu örnek verdim- tesadüf mü?

    Velhasıl ipin ucu kaçtı. Çin çaldığı bu verilerle iyi bir ivme yakaladı gerisini de kendi getirir bundan sonra. Avrupa ve abd'ye geçmiş olsun sonları yakın.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • wolf silver W kullanıcısına yanıt
    hindistanda "nadir kirli element" var, aynısı değil:)

  • Birçok sorunu bulunsa da bu manzarayı daha anlaşılır hale getirmek için dünya sistemleri teorisi üzerinden okuyabiliriz; buna göre kabaca dünya ekonomisi gelişmiş çekirdek veya merkez ülkelerden (core), yarı gelişmiş çeper veya çevre ülkelerden (semi-periphery) ve en az gelişmiş ülkelerden (periphery/full-periphery) oluşuyor. Bu teoride en yüksek katma değer sağlayıcılar çekirdek ülkeler veya bölgeler olup dünyadaki hiyerarşik kapitalist ekonomik sistemin başında oturuyorlar ve esasında yapısal anlamda pozisyonlarını perçinlemiş bulunuyorlar.


    Roller artık değişmeye başladı. Çin eskiden "yarı çeperken", hatta biraz daha eski zamanda tamamen "çeperken" ve Avrupa-ABD kısaca Batı "merkezken" şimdi Çin kadim "Merkez Krallık" veya "Krallığın Merkezi" adının hakkını verircesine merkezileşiyor. Çin üretim, tedarik, inovasyonda ağır basan değer zincirleriyle dünya ekonomisinin hızla çekirdeği haline geliyor. Dünya ticaret zincirleri zaten çoktandır Çin'den çıkıyor.





    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa




    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa



    Avrupa için daha da kötü bir haber artık rekabetçi açıdan daha üstün yüksek katma değerli tüketici mal ve hizmetleri değil, üstüne normalde çeperin sağlayacağı kaynakları ve hammaddeyi (resources and raw material) de "merkez" Çin'in sağlaması. Bu sistematik-yapısal dengesizliği Avrupa aleyhinde daha da ağırlaştırıyor. Haberde de yazdığı gibi tam teşekküllü tek taraflı bağımlılık anlamına geliyor.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • lterlemez L kullanıcısına yanıt

    Nixon ve Kissinger'dan başlayarak ABD - önce Sovyetlere karşı kullanmak, ardından dünya ekonomisine entegre edip faydalanmak ve oradaki son büyük komünist rejimi liberal ve kapitalist bir restorasyonla yavaşça yıkmak için - Çin'in önünü açtı ama Avrupa da bunu seve seve takip etti. Çin'in bu kadar yükselebileceğini ve Çin Komünist Partisi idaresinin bu kadar dayanıklı ve esnek çıkacağını öngöremediler. Aslında hepsi öngörülebilirdi. Japonya, Güney Kore, Singapur gibi Uzak Asya havzasının yükselme örnekleri ortada, bu ülkelerin hepsinin tarihsel anlamda medeniyetini borçlu olduğu ana kara Çini devasa cüssesiyle ve kaynaklarıyla neden sonunda bu ülkeleri izlemesin? Ayrıca Plaza Anlaşması'na zorlanan Japonya gibi Çin'i zapt edemeyecekleri her anlamda da barizdi. Hem devasa bir ülke hem de ideolojik ve yapı olarak Batılılara ters.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • Alıntı

    metni:
    Eskelund, Brüksel'de düzenlenen bir brifingde “100 yıldır görülmemiş bir değişim döneminden geçiyoruz. Çin, Çin'in yükselişte, Batı'nın ise düşüşte olduğunu söylediğinde, bunu mutlaka ekonomi açısından söylemiyor, parlamenter demokrasilerin kendi yıkımlarının tohumlarını barındırdığını düşünüyor” dedi.


    Evet, Çin'in ülke bazındaki rejim ve ideolojisini ihraç etme derdinin olmaması yanıltıcı olmasın, açıkça ve aslında sürekli güncelleyip durdukları kendi sistemlerinin Batılı modele kıyasla üstünlüğüne inanıyorlar. Daha doğrusu sistemlerinin Batılı popüler demokratik neoliberal tip kapitalist rejimlere kıyasla avantajlarına ve Çin'in şu an ihtiyacı olan şey olduğuna sonuna kadar inanıyorlar. Çin'de rejimin meşruiyeti ve etkinliği ekonomik ve uygarlıksal başarıya dayanıyor (Çin'de uygarlık terimi Atatürkçü anlayışta olduğu gibi teknolojiyi ve bilimi öncü addederek kapsıyor). Çin'de yöneten partinin söyleminde başat temalar olarak bunlar geçiyor.


    Bunun için Çinliler eğitime çok ama çok önem veriyorlar. Çin'in eğitim harcaması askeri harcamalarının yaklaşık 4 katı. Sıradan bir Çin köyünde veya kasabasında en iyi yatırım almış yer olarak okul gösterilmektedir. Caesar'ın hakkını Caesar'a vermeli. Biz de "komünizm yayıyor" - ama esas ağalar düzenini tehdit etti diye - köy enstitüleri ve öğretmen okulları gibi Türkiye'yi düze çıkaracak organizasyonları yok ededuralım! Eğitime değil, diyanete tonla para yatıralım! Tarikatları besleyelim. Çinli ders kitabında eski Çin kült ve dinlerinin tarikatlarını nasıl yok ettiğini veya bunlarla ilk mücadele eden antik mandarin ve bilginlerini gururla anlatıyor. Antik dönemden bir eyalet yöneticilerinden (Yexian'ın Sulh Hakimi Ximen Bao) bahsederken "halkı maddi olarak yolan hurafeyi ve hurafecileri bitirip adaleti ve bilimi mıntıkasında egemen kıldı" diyor. Atatürk'ü de - bence bizden daha iyi anlayıp - işliyorlar.


    Gerçekten modern Çin ile aramızda anlayış ve vizyon olarak dağlar kadar fark var.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • AB kendi kazdağı kuyuya düştü yeraltı kaynakları nadir elementler ve bunları işleyecek fabrikaların yokken yeşil enerji karbon vs. deyip sürekli kanunlar çıkarıp yasaklamaya gidersen Çin in kucağına oturursun. Kendi ürettiğin mekanik teknolojiyi bitirip Çin in dijital teknolojisine bu kadar bağımlı olursan " kullandığım BYD örneğin her yer çip her yer sensör" Çin'de seni öper. Artık çekiç ve kaynak devri bitti çipi tedarik edemezsen bütün dünya araba çöplüğüne döner.

  • camelon kullanıcısına yanıt

    Amerika Çin'e gitmeseydi, Avrupa gider miydi?

    _____________________________
    1. AMD Phenom II X4 925 2.8 Ghz (@3.3) / Gigabyte GA-MA785GT-UDH3 / Kingston Savage DDr3 1600Mhz 4x4GB XMP1.3 (WD Blue 1TB/OCZ Agility 3 60GB) / MSI RX 460 2GB OC (ViewSonic VX2757)
    2. AMD FX 8320 - Gigabyte GA-990XA-UD3 / Corsair Vengeance DDr3 1600Mhz 2x8GB XMP1.3 (Seagate 500GB - Raid 1) / Asus Radeon R7 240 2GB
    3. AMD Ryzen 5 1600AF / Gigabyte B450M S2H V2 / Crucial 8GB DDr4 3000Mhz 1x8 GB XMP2.0 / Samsung 970 Evo Plus NVMe M.2 SsD 1TB / AMD Radeon 5450 1GB
  • Kısacası AB yan bastı diyebiliriz yani.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • lterlemez L kullanıcısına yanıt
    Onu diyoruz ya bizde.

  • ahaha yerlı ve mıllı palavracı kızmış. avrupa ve amerika bize neden yatırım yapmamışmış.


    neden yapsın?


    mühendis adam sayısı sende ne çin'de ne!



    çin kopmuş gidiyor. adamlar devlet kredilerinden en dandik keman çalan öğrencisine bile destek sağlıyor.



    sen?


    imam hatiplilere soru kaçır. Türkiye 1.sini sözlüde ele falan.



    ne bekliyordun? Milyarlarca dolarım olsa yatırım yapacağım iki bölge olurdu. Batı Marmara ve Ege. Oranın insanı iyi kötü laf dinliyor. gelişime aşırı derecede açık.

    _____________________________
  • Kartal Göz kullanıcısına yanıt

    sorun zihniyet. yok avrupa büyütmüşmüş falan. uyduruktan teyyare selam söyle yerlı ve mıllı palavracı yare misali üfürüp üfürüp ipe diziyorlar.




    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupa
    Demokles’in kılıcı Çin’in elinde: Hedefi ise çip ve hammadde bağımlısı Avrupadonanımhaber forum
    Liberal Sol veya sosyal demokrat akımları vs. Boşa çaba olduğunu iki videoda ıspatlıyorum! | DonanımHaber Forum
    https://forum.donanimhaber.com/liberal-sol-veya-sosyal-demokrat-akimlari-vs-bosa-caba-oldugunu-iki-videoda-ispatliyorum--162503155
    _____________________________
  • Kılavuzu küreselciler olanın burnu boktan çıkmaz.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
    Amd R9 5950X 3.40GHz Turbo Boost 4.90GHz - DeepCool LE720 ARGB 360 mm /// ASUS TUF GAMING B550M PLUS /// Gskill Ripjaws (8x4) 32GB 3600MHz /// ASUS RTX 5070 Prime OC Edition /// Seagate Barracuda 2TB - KIOXIA M2 SSD 1TB - CRUCIAL 500GB SSD ///COOLER MASTER HAF X /// Thermaltake Toughpower GT 850W Gold /// MONSTER Aryond A32 v2 32" 180hz qhd/// Windows 11 ///
  • Bundan 10 sene önce civarı AB'de bazı politikicılara Çin'in sağlam para verdiğini söylüyorlardı. "Küresel Isınma" adı altında elektrik arabaları getirip, AB'yi bir nevi pert ettiler ve bütün fabrikaları boşalttılar. Şimdi fabrikalar Çin'de, AB'de ise doğru düzgün bir şey kalmadı.


    Zamanında Komplo teorisi denilen ne varsa gerçekleşmesi oldukça ürkütücü, aynı Koruna gibi

    _____________________________
    -- --Bilgisayar 1--
    MSI MPG X570 GAMING EDGE WIFI, AMD Ryzen 5900x, G.SKILL Trident Z Neo 64GB (4 x 16GB)DDR4 3600, MSI Radeon 6800 XT, Corsair HX1200, Corsair Air 540, 2x ST8000DM004 Seagate 8TB 5400RPM, WDC WD40EFRX WD RED 4 TB 5400 RPM, KXG50ZNV256G NVMe TOSHIBA 256 GB,Sandisk ULTA NVMe 1 TB, 2x ST1000DM003 1 TB 7200 RPM, SteelSeries RIVAL 100, Audio-Technica ATH-M50x, Samsung 28 UE590D, AOC Q3279VWF
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.