Şimdi Ara

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla Fethiye’deki Gençlerle Buluşma Programı'nda

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
12
Cevap
0
Favori
508
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
6 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Bol bol demagoji içeriyor. Parti başkanından devletin cumhurbaşkanı olunmayacağı besbelliydi. Gerçeklerden kopuk sorular, cevaplar, açıklamalar havada uçuşuyor. Bu ortam Adnan Oktar Fasıl Akşamlarını aşmış. Herkes mutlu ülke güllük gülistanlık.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    _____________________________
  • Esas sıkıntı Erdoğan, Putin, Jinping tarzında siyasilerin önceden sıkı biçimde tertiplenmiş ve kurgulanmış buluşma düzlemlerinde eleştiriye tamamen kapalı bir kutu içerisinde boy göstermeleri, neyin sorulacağına ve kimlerin orada olabileceğine onların karar vermesi. Tabii "katıldıkları etkinliklerde" doğal olarak bir şeyler ters veya eksik hissediliyor çünkü özünde doğal bir gelişim değil. Onun için Batı siyaseti ve kültürü her zaman için doğununkinden üstün olacak. Batıda liderler herkesin karşısına çıkıp muhatap olabilir. Macron bir Afrikalı kızla tartışabilir ve ağır yergilerini kaldırabilir. Ama doğulu liderlerde bu özel medeniyet nosyonu pek bulunmaz. Kendi çizgilerinde olmayanlara gerçekten tahammülleri yok. Buna da çeşitli kılıflar uydururlar. Hepsinin içinde de ateşli bir öfke vardır. Dogmalarına meydan okunduğunda dogmalarının kontrolü ele aldığını gözlerine, yüzlerinin aldığı biçime, sarf etmeye başladıkları lafların mantık dışılığa kayması vb detaylardan seçebiliyorsunuz. İlgili doğulu liderlerin hepsi de bulundukları sosyal bağlamları aşamamış, kendileri hakkında farkındalık sorunu bulunan, varoluşla etkileşime girme bazında basit ontoloji düzeyini aşıp etkin bir epistemolojik ve ahlaki düzeye gelememiş, esasında bir miktar sosyal zeka, siyasi ve retorik kıvraklık ve karizma taşımanın ötesinde vasat bir kültürel ontolojinin "sıradanlığını" aşamayıp tam aksine bu sıradanlığı her kulvarda temsil eden ve bu sıradanlığa içten içe de inanan, malum sıradanlıklarıyla pek çok insanın hayatını negatif yönde etkilemiş kimseler.

    Mesela bu anlamda Putin'in ona Ukrayna Savaşı'nı çıkartıran jeopolitiği ve tarih anlayışı neredeyse lise terk. Kendi rejimine de muazzam bir zarar verdi. Erdoğan ise kendi oy potansiyeline ve seçilme şansına muazzam zararlar verdiği halde ters faiz enflasyon kuramındaki ve enflasyonist büyümedeki ısrarından ötürü ekonomide idraksiz oluşunu belki de defalarca kez ispat etti. Erdoğan'ın ekonomi kavrayışı muhtemelen görece eğitimsiz, sadece lise mezunu bir Türk vatandaşından bile daha kötü. Bu hani aklıma ilk gelen en başat meseleler. Birazcık malumat sahibi herkesin bu malum şahıslarla ilgili konularda yapacakları bir tartışmada onları mantık veya sağduyu çerçevesinde tarumar edeceği, retorik kıvraklıklarının alenen yanlışı kapatamayacağı şeyler. Ama işte bu ne yazık ki olamaz. Putin'in yanakları yana gerilir, dişleri belirgin biçimde açığa çıkar; rodina (anavatan), Ukrayna diye bir devlet tarihte yok, Sovyetlerin yıkılması tarihin en büyük felaketlerinden birisi diye sayıklamaya başlar; Erdoğan ise "nas" der, bir öfke nöbetini andırır bir halde nutuk çeker. Hedef aldıklarına milyonlarca projeksiyon / yansıtma yapar. İkisinin de o an göz bebekleri ve damarları büyür. Ve kendi memleketlerindeki insanların hala hatırı sayılır bir kısmı onları taşıdıkları tüm bu aşırı kusurlu ibarelere rağmen destekler. :D Şunu da söyleyelim, desteklerler çünkü ne o karşı çıkmayı sağlayacak cesaret ve karakteri veren görgüyü ne de gerçekliği sağlıklı biçimde tartıp yorumlayabilecek eğitim düzeyini taşımazlar. Buradan da şu sonuç çıkar: İnsanlar aslında "eşit" değildir, kendi aralarında hiyerarşik ve kategorik olarak katmanlar halinde ayrılırlar. Bazı insanlar diğerlerinden görgüleri ve donanımları çerçevesinde daha üstündür. Batıda hem daha çok görgülü ve donanımlı insan vardır hem de onları uygun poziasyonlara getiren ve değersizi aşağıda tutmaya çalışan, bu konuda da fena işlemeyen bir liyakat düzeni vardır. O sebeple Batı dünyası Putin veya Erdoğan'ın ve rejimlerinin oluşmasına izin vermez. Böyle siyasiler ve rejimler üretmez. Gayrimeşru addedilip hemen engellenirler, dışlanırlar veya seçimle iktidardan düşürülürler. İdeal bir politik kültürde dengesiz bir anayasa ve yetki dağılımı bile sizin at koşturabilmenize olanak sağlayamamalı, birileri size görgüleri ve bilgiye dayalı dünya anlayışları uyarınca bir dur diyebilmeli. Batıda bu var. Otoriter dedikleri rejimlerde, liderlerin önünde ama bu yok. Halbuki yalnızca istemeye bakar. Rus halkı ve ordusu istemese Putin istediği kadar savaşı sürdürün emri versin. Hiçbir anlam ifade etmez. Mantaliteyi değiştirmek ve geliştirmek gerek. Yoksa milyonlar büyük sıkıntıya düşüyor. İnsanlar onları sıkıntıya düşürenlerin böyle göstermelik sosyal etkinlikleriyle uyutuluyor. Sıkıysa her gencin katılabileceği, soru-cevap-eleştiri-yergi konusunda tamamen özgürlük bulunan, günün sonunda kimsenin fikirlerinden ötürü ceza almayacağı veya yaptırıma uğramayacağı gerçek etkinlikler düzenleyin. Erdoğan'ın bu anlamda aslında gençlerle buluşamadığını herkes biliyor. Mesela eskiden Türk siyasiler televizyonlarda birbirleriyle konuşup tartışabiliyorlardı. Demirel, Ecevit ve diğerlerinde Batı dünyasına özgü bu demokrat cesareti vardı. Peki Erdoğan niye Akşener, Kılıçdaroğlu vb ile televizyonda tartışamıyor? Faiz-enflasyon kuramını ya da enflasyonist büyümenin gerekliliği fikrini neden ekonomistler karşısında tartışmaya açamıyor? Peki Erdoğan "nas ve faiz" ısrarıyla sağlıklı bir ekonomi yönetiminde insan bilgisinin öne sürdüğü Allah kelamından "üstün çıktığını" ısrarla neden dünyaya ispat etmeye çalışmaktadır? Erdoğan esasında ne tür bir teolojik kriz yarattığını bile anlayamıyor. Ne bekliyorsunuz ki?
  • Esas sıkıntı Erdoğan, Putin, Jinping tarzında siyasilerin önceden sıkı biçimde tertiplenmiş ve kurgulanmış buluşma düzlemlerinde eleştiriye tamamen kapalı bir kutu içerisinde boy göstermeleri, neyin sorulacağına ve kimlerin orada olabileceğine onların karar vermesi. Tabii "katıldıkları etkinliklerde" doğal olarak bir şeyler ters veya eksik hissediliyor çünkü özünde doğal bir gelişim değil. Onun için Batı siyaseti ve kültürü her zaman için doğununkinden üstün olacak. Batıda liderler herkesin karşısına çıkıp muhatap olabilir. Macron bir Afrikalı kızla tartışabilir ve ağır yergilerini kaldırabilir. Ama doğulu liderlerde bu özel medeniyet nosyonu pek bulunmaz. Kendi çizgilerinde olmayanlara gerçekten tahammülleri yok. Buna da çeşitli kılıflar uydururlar. Hepsinin içinde de ateşli bir öfke vardır. Dogmalarına meydan okunduğunda dogmalarının kontrolü ele aldığını gözlerine, yüzlerinin aldığı biçime, sarf etmeye başladıkları lafların mantık dışılığa kayması vb detaylardan seçebiliyorsunuz. İlgili doğulu liderlerin hepsi de bulundukları sosyal bağlamları aşamamış, kendileri hakkında farkındalık sorunu bulunan, varoluşla etkileşime girme bazında basit ontoloji düzeyini aşıp etkin bir epistemolojik ve ahlaki düzeye gelememiş, esasında bir miktar sosyal zeka, siyasi ve retorik kıvraklık ve karizma taşımanın ötesinde vasat bir kültürel ontolojinin "sıradanlığını" aşamayıp tam aksine bu sıradanlığı her kulvarda temsil eden ve bu sıradanlığa içten içe de inanan, malum sıradanlıklarıyla pek çok insanın hayatını negatif yönde etkilemiş kimseler.

    Mesela bu anlamda Putin'in ona Ukrayna Savaşı'nı çıkartıran jeopolitiği ve tarih anlayışı neredeyse lise terk. Kendi rejimine de muazzam bir zarar verdi. Erdoğan ise kendi oy potansiyeline ve seçilme şansına muazzam zararlar verdiği halde ters faiz enflasyon kuramındaki ve enflasyonist büyümedeki ısrarından ötürü ekonomide idraksiz oluşunu belki de defalarca kez ispat etti. Erdoğan'ın ekonomi kavrayışı muhtemelen görece eğitimsiz, sadece lise mezunu bir Türk vatandaşından bile daha kötü. Bu hani aklıma ilk gelen en başat meseleler. Birazcık malumat sahibi herkesin bu malum şahıslarla ilgili konularda yapacakları bir tartışmada onları mantık veya sağduyu çerçevesinde tarumar edeceği, retorik kıvraklıklarının alenen yanlışı kapatamayacağı şeyler. Ama işte bu ne yazık ki olamaz. Putin'in yanakları yana gerilir, dişleri belirgin biçimde açığa çıkar; rodina (anavatan), Ukrayna diye bir devlet tarihte yok, Sovyetlerin yıkılması tarihin en büyük felaketlerinden birisi diye sayıklamaya başlar; Erdoğan ise "nas" der, bir öfke nöbetini andırır bir halde nutuk çeker. Hedef aldıklarına milyonlarca projeksiyon / yansıtma yapar. İkisinin de o an göz bebekleri ve damarları büyür. Ve kendi memleketlerindeki insanların hala hatırı sayılır bir kısmı onları taşıdıkları tüm bu aşırı kusurlu ibarelere rağmen destekler. :D Şunu da söyleyelim, desteklerler çünkü ne o karşı çıkmayı sağlayacak cesaret ve karakteri veren görgüyü ne de gerçekliği sağlıklı biçimde tartıp yorumlayabilecek eğitim düzeyini taşımazlar. Buradan da şu sonuç çıkar: İnsanlar aslında "eşit" değildir, kendi aralarında hiyerarşik ve kategorik olarak katmanlar halinde ayrılırlar. Bazı insanlar diğerlerinden görgüleri ve donanımları çerçevesinde daha üstündür. Batıda hem daha çok görgülü ve donanımlı insan vardır hem de onları uygun poziasyonlara getiren ve değersizi aşağıda tutmaya çalışan, bu konuda da fena işlemeyen bir liyakat düzeni vardır. O sebeple Batı dünyası Putin veya Erdoğan'ın ve rejimlerinin oluşmasına izin vermez. Böyle siyasiler ve rejimler üretmez. Gayrimeşru addedilip hemen engellenirler, dışlanırlar veya seçimle iktidardan düşürülürler. İdeal bir politik kültürde dengesiz bir anayasa ve yetki dağılımı bile sizin at koşturabilmenize olanak sağlayamamalı, birileri size görgüleri ve bilgiye dayalı dünya anlayışları uyarınca bir dur diyebilmeli. Batıda bu var. Otoriter dedikleri rejimlerde, liderlerin önünde ama bu yok. Halbuki yalnızca istemeye bakar. Rus halkı ve ordusu istemese Putin istediği kadar savaşı sürdürün emri versin. Hiçbir anlam ifade etmez. Mantaliteyi değiştirmek ve geliştirmek gerek. Yoksa milyonlar büyük sıkıntıya düşüyor. İnsanlar onları sıkıntıya düşürenlerin böyle göstermelik sosyal etkinlikleriyle uyutuluyor. Sıkıysa her gencin katılabileceği, soru-cevap-eleştiri-yergi konusunda tamamen özgürlük bulunan, günün sonunda kimsenin fikirlerinden ötürü ceza almayacağı veya yaptırıma uğramayacağı gerçek etkinlikler düzenleyin. Erdoğan'ın bu anlamda aslında gençlerle buluşamadığını herkes biliyor. Mesela eskiden Türk siyasiler televizyonlarda birbirleriyle konuşup tartışabiliyorlardı. Demirel, Ecevit ve diğerlerinde Batı dünyasına özgü bu demokrat cesareti vardı. Peki Erdoğan niye Akşener, Kılıçdaroğlu vb ile televizyonda tartışamıyor? Faiz-enflasyon kuramını ya da enflasyonist büyümenin gerekliliği fikrini neden ekonomistler karşısında tartışmaya açamıyor? Peki Erdoğan "nas ve faiz" ısrarıyla sağlıklı bir ekonomi yönetiminde insan bilgisinin öne sürdüğü Allah kelamından "üstün çıktığını" ısrarla neden dünyaya ispat etmeye çalışmaktadır? Erdoğan esasında ne tür bir teolojik kriz yarattığını bile anlayamıyor. Ne bekliyorsunuz ki?
    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • Acaba ısmarlama değilde rastgele gençlerle bir araya gelecek kadar özgürlükçü ve kendine güvene sahip mi?

    Misal gelsin bizim üniversitenin kampüsüne kantinden rastgele 30 gencle bir soru cevap yapsın.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Askeriyenin arsasını talan edip konut alanı yapıp ufak bir kısmına göz boyamalık kütüphane yapıp kütüphane açılışında da kek çay dan bahseden birinden bahsediyoruz.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Kendi vatandaşı da ondan korkuyor. XD


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Tulpar T7 V20.3: 10. Nesil Comet Lake Core™ i7-10750H 6C/12T, 16GB (2x8GB) DDR4L 1.2V 2933MHz, 512GB SSD, 17.3" Full HD 1920x1080 144hz IPS Mat LED Ekran, RTX3060 6GB GDDR6 nVIDIA® GeForce® DX12...
  • Gençlere zerre kadar faydası dokunmadı bugüne kadar. Zaten bir vaadide yok.

    30 milyon mültecili, %30 işsizlikli, %300 enflasyonlu, %300 vergili bir Türkiyede yaşamak isteyen gençler destekleyebilir.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Canlı yayında zıpçıktının biri de çıkarda reisimizin canını sıkar, onun cevaplayamacağı kem küm edeceği bir soru sorar diye program canlı değil banttan yayınlanıyor. Tüm gençler muhtemelen özene bezene seçiliyor.


    Sonra ak partiye biat etmiş kanallara saat 21.00 dan itibaren reklamsız ve kesintisiz olarak yayınlanması konusunda talimat gidiyor çünkü bu saat herkesin evde tv izleyeceği saate denk geliyor.


    Canlı yayında kılıçdaroğlunun karşısına çıkamayan, rastgele seçilmiş gençlerin karşısısına hiç çıkamaz

    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Bi telefon, bi pc alamaz hale gelen gençlerle mi buluşacakmış. Telefonu olsa interneti yetirmek için akla karayı seçen gençlerle mi buluşacakmış. Millet para kazanır haldeyken bile zorlanırken hangi yüzle gençlerin karşısına çıkıyorlar anlayabilmiş değilim... bu ne özgüven... şaka desem vahim, ciddi desem daha da vahim... resmen kara mizah ülkesi olduk...




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi canskru -- 16 Ocak 2023; 17:8:34 >
    _____________________________
  • canskru kullanıcısına yanıt

    Dünya kadar söz verdi, vaad etti, hiçbirini yapamadı, dış politikada sayısız çark etti.. Tüm bunları ben yapsam günlerce kamera önüne çıkmaya utanırdım ama o utanmıyor ve çok rahat

    _____________________________
  • Gençlere hiçbir vaadi yok. Benim gençliğim bunun devrinde geçti. Bizde 20-25 yaşındayken yine ihtiyar kesime çalışıyordu şimdi de onlara çalışıyor. Bitmedi gitti 40-45 yaşında emekli olanların beslenmesi. Adamlar 60 yaşına geldi geçti hala çalışıyor hala kredi çekme peşindeler. Yeni gelenlerin canı cehenneme tabi.


    15 sene önce en azından özel sektör canlıydı iyi bir eğitimi olan fark yaratırdı şimdikiler asgari ücreti alacak. Ev, araba almak çok zor. Eskilerden geriye birşey kalmadı.

    _____________________________
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.