Şimdi Ara

Çok sıradanız

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir Kullanıcı, 1 Masaüstü Kullanıcı
13
Cevap
0
Favori
628
Tıklama
Sayfaya Git:
Sayfa:
1
Giriş
Mesaj
  • Yüzbaşı
    475 Mesaj
    Merhaba, yaklaşık 10 yıldan beri bu forum başta olmak üzere genel olarak forumları takip ederim. Antropolojiye merakım var diyebilirim. Bugünlerde aklımda dolaşan bu sıradanlık düşüncesini sizinle de paylaşmak istedim. Konuyu 3 ayrı parçada düşündüm;Felsefe bölümü, yaşadığımız dönem ve insanlık tarihi. Felsefe bölümü üzerine konuşacak olursam eğer insanların hep aynı konuları açtığını hep aynı mesajları cevap olarak attığını görüyorum. Gördüğüm mesajları kopyala yapıştır yaparak daha iyi anlatmak isterdim ama konunun kişisele dönmesini istemiyorum. Genel olarak din felsefesine adım atan kişi hep aynı şeyleri merak ediyor. Felsefeyle uğraşmaya başlayınca da bu durum değişmiyor başlangıca göre konu değişiyor ama yine bu sürece girmiş diğer insanla aynı şeyleri düşünüp, tartışıyor. Yani bir insan bir sürece girdiğinde o sürece girmiş diğer insanlarla aynı yoldan yürüyor. Tıpkı her ağır depresyon hastası bireyin intiharı düşünmesi gibi. İntihar düşüncesi anormal bir durum gibi gözükse de o patikada değil. Felsefe bölümünde de acaba Ahzab 50 kaç kez cevap olarak verildi? Kötülük problemi kaç kez konuşuldu? En basit klişe örnekleri vermeye çalışıyorum ki herkes anlasın ne demek istediğimi. Yani bir değişime giremiyor hiç insanoğlu. Orta çağda karanlık dönem denilen bir süreç var ama o süreci insanların atlattığını veya atlatacağını düşünmüyorum. İnsanlar farklı, beyinler farklı ama düşünüş biçimi aynı. Özgür olmak çok önemli mesela bu dönemde :) Bundan 5000 yıl sonrada eğer var olmaya devam edersek başka ezbere kalıplarımız olacaktır ve bugünü cahillik olarak göreceğiz ama bir farkımız olmayacak yine.

    Mesela bugünlerde neden tanrıyı mükemmel olarak düşündüğümüzü, neden onu ölümsüz yaptığımızı vb düşünceler düşünüyordum ki David Hume'da 1700'lü yıllarda aynı şeyleri düşünmüş. Bu fikri edinmek için aynı ilham kaynağına bakmadığımız kesin. Şu anda yazdığım düşünceleri de düşünmüş bir sürü insan vardır. Sonuç olarak demek istediğim belki fizik-kimya-biyoloji gibi alanlarda bilinmeyene sürüklenebiliriz ama insan beyni felsefe-psikoloji-sosyoloji gibi alanlarda sıradanlık çıkmazıyla boğuşuyor. Benim gibi okuduğunuz mesajlarda, konularda hep aynı biçimi hatta bazen tıpa tıp aynı mesajı görüyor ve eleştiriyor musunuz?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi L.Huron -- 10 Kasım 2017; 3:9:17 >



    |
    |
    _____________________________




  • Uzaklaştırılmış 14 gün cezanın, 13 gün 16 saat 10 dakika kadarı kaldı.
    1 Not
    Ortaçağdakiler şimdi nefes alıpta yazanlardan evladır düşündüğün şekilde ortaçağ rezil falan değil
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    475 Mesaj

    Rezil diye düşünmüyorum. Sadece sürecin bir parçası. Karşılaştırdığım kısım toplum üzerine oldu yanlış anlaşılmasın.
    |
    |
    Zodion kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Yarbay
    3720 Mesaj
    Evet çünkü beynimiz boş bir levha yani dos-free olarak değil de, belli başlı bir işletim sistemi yüklü vaziyette doğan bir organ. Mesela içindeki programlardan biri dil öğrenirken aktive oluyor. Dil de, evrimden miras kalmış kalıpların sağladığı mekanikler çerçevesinde öğrenilen bir şey, başka türlüsü olmuyor. Beynimizin örülü olduğu format, dili ve düşünceleri ancak spesifik bir biçimde üretmeye, öğrenip kullanmaya elverişli bir cismaniyet yani:

    Düşünmenin kendisinde gerçekleştiği beyin, belirli bir fizksel altyapıya sahip. Tıpkı ellerimiz gibi. Ellerimiz bıçak kullanmaya müsait oldukları için ve doğa, insanı bıçak üretmeye teşvik edecek bir doğa olduğu için bıçak gibi bir alet var olabiliyor. Birbirinden habersiz insan toplulukları bıçak denen şeyi sıfırdan keşfedip durdular, defalarca hem de. Benzer şekilde beynimiz X düşüncesini veya X türünden düşünceleri üretmeye müsait bir yapıda olduğu için ve belirli, böyle bir dünyada yaşadığımız için, X türünden düşünceler üretilip duruyor doğal olarak. Kendi yapımızın bir sonucu.. Bu sebeple konuya katılıyorum, bu tür varlıklarız işte.

    Bazılarımız çıkıpta insanlığı öteye taşıyabilse de, ancak insani/doğal sınırlar dahilinde ve insani/doğal biçimlerde olabiliyor bu sıçramalar.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gandalff -- 10 Kasım 2017; 4:15:35 >
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    754 Mesaj
    bence insanlar pek de sıradan değil. herkesin farklı bir şeye yeteneği var ve herkes farklı meslekleri yapıyor.
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    2 Not
    quote:

    Orijinalden alıntı: L.Huron

    Rezil diye düşünmüyorum. Sadece sürecin bir parçası. Karşılaştırdığım kısım toplum üzerine oldu yanlış anlaşılmasın.

    Kardeşim felsefeyle bu kadar uğraşma çünkü filozofların için manevi alem yoktur hep gözle görünen maddi alem vardır buda insanın kalp gözünü karartır ve inançsız yapar konuya gelince ALLAH canlıları sırasıyla 3 gruba ayırmıştır önce ZİHAYAT ( Hayat Sahibi ) dediğimiz bitkileri yaratmıştır daha sonra ZİHAYAT ve ZİRUH ( Hayat ve Ruh Sahibi ) dediğimiz hayvanları yaratmıştır ve en sonundada ZİHAYAT, ZİRUH ve ZİŞUUR ( Hayat, Ruh ve Şuur Sahibi ) dediğimiz insanları yaratmıştır sonuç olarak insanlar ALLAH tarafından en mükemmel şekilde yaratılmıştır ve asla sıradan değiliz



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    Güzel Gören Güzel Düşünür Güzel Düşünen Hayatından Lezzet Alır
  • Yarbay
    2288 Mesaj
    Bunun sebebi siradanlik degil.Gecmisten gunumuze okuyup bilip bilmemenin disinda bizim toplumda en rahat yorum yapilan alanlar Din,Siyaset ve Futboldur.Forumda bu 3 bolume girdiginiz bilgisi,ilgisi veya egitimi olan olmayan herkesin rahatlikla yorum yapabildigini gorursunuz.Peki bu şartlar altinda yorum yapabilme ozguveni nerden geliyor dersiniz cevabi net.Okudugunu degil dinledigini benimsiyor.Dinlediginin cevabi milyonlarca kez verilmisken bunu kolaylikla bu platforma tekrar tekrar tasiyor.Daha sonra ayni soru ve cevaplar cercevesinde taraflarin kendi gruplarini tatmin ettiklerini goruyoruz.Oldukca uzucu bir durum.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________


    Elektrik-Elektronik Mühendisi
  • Yarbay
    3720 Mesaj

    Evet, hele ki şu:

    quote:

    Çünkü konuşmak ve duymak dil içgüdünüzü harekete geçirir.


    çok kez tanık olduğum bir şey. Uzunca bir süre ingilizce içeriklerle haşır neşir olduktan sonra, bir şey düşüneceğim zaman ister istemez ingilizce kelimeler çağrışım yapıyor nesnelere, doğal olan şey ingilizce düşünmeye dönüşebiliyor geçici olarak.

    SLI'ı ilk kez duyuyorum, çok dikkatimi çekti. Acaba patalojik olmayan boyutlarda, şu durumun bir benzeri:

    quote:

    Bunun sebebi kuralları öğrenememeleri değil, bunları içgüdüsel olarak içselleştirmek yerine bilinçli bir şekilde öğrenmek zorunda kalmalarıdır.


    günlük hayatta bizlerde nüksediyor olabilir mi? Örneğin tüm detaylarıyla planlanan, bilinçli olmaya zorlanan bir sunumun çoğu zaman yüze göze bulaşıvermesi, ama daha esnek, "akışına bırakılmış" sunumlarınsa hem rahat hem de başarılı geçmeleri.
    Bir şey okurken de, insan bazen kitapla bir bütünmüş gibi oluyor ve böylesine konsantre, "içgüdüsel" okumalar, inanılmaz akılda kalıcı oluyorlar, daha "bilinçli" okumalara nazaran.
    |
    |
    Black Widow kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    475 Mesaj

    Çok güzel bir mesaj olmuş gandalff eline sağlık fakat son paragrafa katılmıyorum. Bizi ileriye sürükleyebilecek veya sürüklemiş birini göremiyorum. Dediğim gibi anca fen alanında bilinmeyenin keşfedilmesinden ötürü olan bir ilerleme var ama insanın kendi içinde gelişimi veya özelliği yok herkes kendi seçtiği yolda sıradan bir varlık.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi L.Huron -- 11 Kasım 2017; 13:43:14 >
    |
    |
    gandalff kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Yarbay
    3720 Mesaj

    Çok sağol hocam. İnsanın kendi içinde gelişimi veya ileri sürüklenmesi denen şeyler ne anlama geliyorlar ve sence ne olsaydı mümkün olabilirlerdi? Yoksa üzerinde düşünmesi olanaksız şeyler midir bunlar?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gandalff -- 11 Kasım 2017; 19:37:3 >
    |
    |
    L.Huron kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    475 Mesaj

    Üzerine düşünülebilir ama sonuç alınamaz. İnsanın gelişimi olması için sıradanlıktan çıkıyor olması lazım bunun mümkün olması için de belki tarihimizi(insanoğlu tarihi) yok sayıp marjinale dönüyor olabilmemiz lazım fikrimce fakat bunun sonucu olarak da geleceğin bizden etkilenmesi olacak yani bugünden farklı olmayacak. Paradoksa dönüyor olay. Fikirlerimiz geçmişteki insanların ilhamları sonucu oluşuyor onlar neyden ilham aldıysa biz o ilhamın dışını görmekte çok zorlanıyoruz. Lakin ilhamlarımız aynı olmasa bile bıçak örneğinde gibi aynı fikri defalarca kez düşünme durumu da oluyor. Her insan farklı gibi gözükse de hepsi kendine ait çemberlerde aynı çizgi üzerinde yürüyorlar. Çember sayısı da çok denemez yani çeşitlilik yok ve ezber çok. Beklentimin ne olduğunu bilmiyorum çünkü kendimi de çok sıradan görüyorum. Bu dediklerimin hepsi senin dediğin işlemci benzetmesi aslında, bir sınırlandırılmışlık görüyorum. En gelişmiş dediğim insanlara bile baktığımda birbirine benziyorlar çünkü bir çemberden çıkıp diğer çembere girmişler ama bu onları marjinale sürüklememiş sadece bir sıradanlıktan diğer sıradanlığa. Ezbere kalıpları yıkmak çok zor o yüzden en iyisi şimdilik fen çünkü çok fazla bilinmezlik var bu da yeniliğe götürüyor bizi.

    Bu işlemciyi değiştirmek için beyin hormonları ile oynamak lazım. Şizofreni hastalığında(?) bazı beyin salgıları salgılanmıyor ya da aşırı salgılanıyor diye biliyorum. Bunu hastalık olarak değil de işlemciyi geliştirmede bir çözüm olarak görmek lazım belki de kim bilir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi L.Huron -- 11 Kasım 2017; 22:7:41 >
    |
    |
    gandalff kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yarbay
    3720 Mesaj

    Kültürü hepten hiçe saydığımızda, amaçlanan marjinali yakalayacağımız anlamına gelen ifadeler geçiyor mesajında. Aklıma şu dizeleri getirdiler:

    Üstinsanı bulmak istiyorsan eğer,
    Bilmediklerini öğrenmeye değil;
    Bildiklerini unutmana ihtiyacın var.
    Sana öğretilen her şeyi unut,
    Öğretilmeden bildiklerine kulak ver.

    quote:

    fakat bunun sonucu olarak da geleceğin bizden etkilenmesi olacak yani bugünden farklı olmayacak

    Yani geçmiş kültür mirasını reddettiğimizde, geçici de olsa amaçlanan marjinale ulaşırdık ama; bu sefer de torunlarımız bizlerin mirasını devralarak, aynı sıradanlığa geri dönerlerdi diyorsun. Peki, onlar da yüz çevirseler bu mirasa; yani mutlak reddedişe dayalı bir rejimde yaşasak; bu durum, tanımladığın değişime bir şans tanır mıydı? Yoksa bu sefer de 'sıra dışı olmak' aynılaşıp, olağan bir kültür haline mi gelirdi?

    Geriye bir de biyolojik marjinalleşme olasılığı kalıyor:

    Anormal beyinler, örneğin Kim Peek; kendisinin IQ'su çok düşükmüş ama, okuduğu hemen her şeyi kelimesi kelimesine hatırlayabiliyormuş, (12.000 kitabı ezberinde sapasağlam tutabilmesine rağmen, zekasının kendi başına giyinip yemek yemek için yetersiz kaldığı söyleniyor.) Bu insan, yaptığın tanıma göre, bizlere nazaran marjinal bir beyin sayılabilir mi?

    Kim Peek'inki çok belirgin ve bazı handikapları olan bir farklılık. Peki genetik düzenleme sayesinde, farklı farklı yeteneklerle, özgünlüklerle donanabilen kimseler, biyolojik marjinallik tanımına dahil olurlar mıydı?

    Son olarak, hepimizin beyni parmak izi gibisinden eşsiz kıvrımlara sahip; ufak tefekte olsa doğal bir marjinallik sayılır mı bu? Ve zaman içinde meşguliyetlerimize göre beyindeki kıvrım sayımızın artabildiği söyleniyor: Mesela müzikle içli dışlı olunca, sürekli düşününce, bir spora devam edince falan, ilgi duyduğumuz alanda yaratıcı üretkenliğimiz tavan yapıyor, bakış açımız yeni boyutlar kazanıyormuş (görüntülemelere göreyse, beynin alakalı bölümleri eşzamanlı olarak yeni kıvrımlar üretiyormuş.). Bu esneklik beyin yapımızın, haliyle yaklaşımlarımızın da değişimi anlamına geldiği için, yaptığın marjinalleşme tanımına dahil olabilir mi?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gandalff -- 12 Kasım 2017; 7:0:34 >
    |
    |
    L.Huron kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Binbaşı
    1223 Mesaj
    Bunu sadece foruma atılan mesajlardan değil gerçek hayatta insanların davranış biçimlerinden, vücut dillerinden ve olaylara verdikleri tepkilerden de analiz edebiliriz. İnsanlar düşünce farklılıklarına sahip olsa da doğuştan belirli olan ve herkeste aynı olan bir beyin/kontrol mekanizmasına sahip olduklarını düşünüyorum ve bu yüzden psikoloji ve sosyoloji gibi alanlara ilgi duyuyorum, o mekanizmayı çözebilmek ve anlamak için.
    |
    |
    _____________________________
HızlıCevap
Sayfaya Git:
Sayfa:
1
Reklamlar
Canlı Tv izle
son dakika
Bey Azura
SEO
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

DHBR1
30,284
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.