Şimdi Ara

Bugün 1 Kasım.. Başöğretmen Atatürk, harf devrimini yaptı ve saltanatı kaldırdı

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
472
Cevap
0
Favori
11.026
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 2 ay
  • Cevaplayan Üyeler 111
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 24
  • Ortalama Mesaj Aralığı 1 saat 14 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 4
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 9
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • MRTFR (48 mesaj) Beykoz Sekoyası (44 mesaj) Sonic.Storm (39 mesaj) lazer__ (24 mesaj) K.M. (22 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (222 mesaj) Mobil (201 mesaj) Mini (14 mesaj) Uygulama (35 mesaj)
  • @
369 oy
Öne Çıkar
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Ülke ve Dünya Gündemi >> Bugün 1 Kasım.. Başöğretmen Atatürk, harf devrimini yaptı ve saltanatı kaldırdı
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Binbaşı
    1846 Mesaj
    [30 Mart 2021 16:16:38 tarihine dek bölüme mesaj atamaz]
    Konu Sahibine Özel

    Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk,


    bugün Harf Devrimini yaptı. Okuma yazma bilmeyen halk hızlıca ve kolayca yeni Türk Alfabesi'ni öğrendi. Bir devrimle cahil kalmaktan kurtuldu.


    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/22/ab/ac/22abacb9b4a3bf177356cbe11c1da3e1.jpeg&t=0&width=480&text=1
    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/c7/4a/bc/c74abc0bb73808dbf5196122143f0c5d.jpeg&t=0&width=480&text=1
    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/26/c0/f8/26c0f8112a1dccdddafa3317e022a8e8.jpeg&t=0&width=480&text=1
    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/42/90/0e/42900ed71566f47e4ebd2d4c44a8d7d5.jpeg&t=0&width=480&text=1
    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/1a/82/3d/1a823d767f30992756856c4173fa0809.jpeg&t=0&width=480&text=1
    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/93/e6/73/93e673f9a3fb4e55f8d1ea1e66ace89d.jpeg&t=0&width=480&text=1


    Ve saltanatı kaldırdı. Egemenliği kişiden alıp halka verdi. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milleti'nin oldu.


    ........

    Bu arada

    Harf devrimi ile mağdur olduğunu iddia edenlerin o günkü durumu:

    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/5f/7f/ad/5f7fad37dc0874cb9fc75336eee6c636.jpeg&t=0&width=480&text=1



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi lazer__ -- 2 Kasım 2020; 15:6:52 >



    _____________________________




  • İç geçiriyorum her gördüğümde arkasından yürüdüğüm için hem onur hem gurur duyuyorum. Bazılarına Stalin musolini hitler gelir bazılarına Atatürk. Ne kadar şanslı olduğumuzun farkında varın...

    Hala daha harf inkılabını anlamayan insanların olması ne acı.Kimisi 'Memleketin her yerinde imamlar vardı ve o imamlar halka okuma yazma öğretebilirdi' diyor,kimisi tarih kitaplarına laf atıyor vs.


    Öncelikle harf inkılabı neden yapıldı?Bu aslında çok açık.Türk çocuğu kendi dilini kolayca yazabilmesi ve okuyabilmesi için bu inkılap yapıldı.Bazıları uzakdoğu ülkeleri ile bizim harf sistemimizi ya bilerek ya da bilmeyerek karıştırıyor.Bunlara göre japonlar,koreliler ve çinliler neden alfabelerini değiştirmemişte biz değiştirmişiz...Birçok defa açıkladık ama yine açıklayalım.


    Japonca,Korece ve Çince birbirinden tamamen ayrı iki alfabeye sahip dillerdir.Bu üç dil coğrafi yakınlıklarından ötürü genel olarak birbirilerini etkilemişlerdir ama bir Koreli 'korece' yazmak ve okumak istediğinde sadece Kore dil yapısını bilmesi yeterli olur.Bu durum Çince ve Japonca içinde geçerlidir.Yani bir çinli çince yazmak için korece ve japonca dil yapılarını bilmek zorunda değildir.Osmanlıca ile uzakdoğu alfabeleri arasında temel fark buradan kaynaklanır.


    Hayatında bir kere bile Osmanlıca görmüş birisi Kuran okumayı biliyorsa bile Osmanlıca metinleri okuyup anlayamayacağını bilir.Dahası yazamaz bile.Hatta arapça-farsça bilseniz bile Osmanlıca okuyup yazamazsınız.Ana dili arapça-farsça olanları Osmanlıca arşivlerine koyun hiçbiri Osmanlıca metinleri anlayamazlar.Çünkü Osmanlıca dediğimiz alfabe Türkçe,Arapça ve Farsça dil kurallarına göre yazılıp okunan bir alfabe.Osmanlıca yazabilmek ve okuyabilmek için yalnızca Türkçe bilmeniz yeterli değildir.Arapça ve Farsça dil kurallarına da hakim olmanız gerekir.Bir nevi Türkçe düşünüp bu düşünceyi yazıya Türkçe,Arapça ve Farsça dil kurallarına göre yansıtmanız gerekir.


    Bu nedenle ''Memleketin her yanında camiler ve imamlar vardı.Bu nedenle imamlar halka eğitim verebilirdi' demek kuru lakırdıdan başka birşey değildi.Madem imamların böyle bir eğitim bilgisi vardı neden harf inkılabı oluncaya kadar çevrelerindeki halka Osmanlıca öğretmemişler?İmamlar sadece kuran nasıl okunur onu öğretmişlerdir.Bugün camilerde de sadece kuranın nasıl okunacağı öğretilir.Lakin okuyan kişi ne okuduğunu anlamaz.Sadece kuranı okumuş olur.Bunu İngilizce bir metni telefuzuna uygun okumayı bilen birisi olarak düşünebilirsiniz.Bu kişi ingilizce metni iyi çalışırsa bir ingiliz aksanıyla okuyabilir lakin metinde ne geçtiğini,ne anlatıldığını anlayamaz.Burada da durum aynı.Kuran okumayı bilen birisi sadece Kuranı okur ama içeriğini anlayamaz.Osmanlıca ise tamamen bambaşka bir alfabe ve dil kurallarına bağlı bir yapıdır.Yani Kuran okumayı bilen birisi Osmanlıca okuyup yazamaz.Öyle olsaydı şuan memleketin yarısı imam hatip mezunu neden Osmanlıca bilenlerin sayısı hala daha az?Görüleceği üzere kuran okumak ile Osmanlıca okuyup-anlamak aynı değildir.


    Dahası memleketin genel olarak bir cehalet içerisinde kaldığı o dönemin aydınlarının ve askerlerinin anılarında tüm çıplaklığı ile görülür.Askere gelen her on askerden sekizi okuma-yazma bile bilmiyordu.Bu nedenle cephelerde sadece okuma-yazma bilen askerler bile karargah bölgelerinde tutulmuş cephede ön saflarda savaştırılmamıştır.Çünkü subayların yazılı olarak verdiği emirleri okuyabilen ve bu emirleri okuma yazma bilmeyen askerlere iletebilen asker sayısı tüm cephelerde çok önemliydi.


    Ayrıca bir arkadaş Cumhuriyeti kuran kadroların Osmanlıda ki okullardan mezun olduğunu doğal olarak Osmanlıdaki eğitimin mükemmel olduğunu iddia etmiş.Cumhuriyeti kuran kadroların çoğu imparatorluğun en iyi eğitim veren harbiye mektebinden mezun olan kişilerdi.Zaten Mustafa Kemal Paşa'da çocukluğundan beri geleneksel eğitim veren medrese-cami mekteplerine ilgi duymamış ve modern eğitim veren askeri okullara girmek için çaba harcamıştır.Zira koca imparatorlukta halkına modern eğitim veren başlıca kurum harbiye mektebidir.Bunların dışında ecnebilen açtığı özel okullar ve kolejler gelir.Sıradan Türk köylüsü ecnebilerin açtığı bu okullara ve kolejlere çocuklarını gönderecek güçten yoksundular.Harbiye'de önüne geleni doğaldır ki bünyesine kabul etmiyordu.Doğal olarak Türk çocuklarının %90'nı geleneksel ve çağdışı eğitim veren mahalle mekteplerine ve medreselere gidiyordu.Yani koca imparatorlukta %10'luk bir nüfusun faydalandığı iyi eğitimi genele yaymak isabetsiz bir yaklaşımdır.Zira geniş pencereden imparatorluğun durumuna bakıldığında halkın çok büyük bir kısmının modern eğitim alma fırsatından yoksun olduğunu ve çağdışı eğitim merkezlerine mahkum kaldığını gösterir.


    Bu nedenle Cumhuriyeti kuran kadrolar kendilerinin almış olduğu modern eğitimi belli bir zümreye vermektense memleketin geneline yaymak için çaba harcamışlardır.Cumhuriyet döneminde kurulan ilkokul,ortaokul,lise ve yüksek öğrenim veren eğitim kurumları Osmanlı döneminden kat be kat daha fazladır.Sadece bu bile Cumhuriyetin eğitime Osmanlıdan daha çok halkçı olarak yaklaştığını gösterir.Eğer bugün hepimiz iyi kötü modern bir eğitim aldıysak bunu Cumhuriyete ve bu rejimi kuranlara borçluyuz.


    Dahası tarih kitaplarına değinelim.Bazıları Cumhuriyet ile tarihimizin unutturulduğunu ısrarla tekrar ederler?Hangi tarihlermiş bunlar?Herşeyi geçtim bunu söyleyenlerin acaba Osmanlıdaki tarihçilikten haberleri var mı?Osmanlıda modern anlamda tarihçilik ancak 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlıyor.İlk kez mekteplerde tarih dersi yine 19.yüzyıldan sonra Jön Türklerin baskısıyla konuluyor.Bundan önceki dönemlerde Osmanlıda tarih anlatımı bile yok.Sarayda evet özellikle vakanüvistler aracılığıyla padişahlar ve şehzadeler tarih biliyor ancak onlarda kendi ailelerinin tarihlerini biliyor.Önemli padişahlar ve saltanatlarını bilmek ile tarihin öğrenilmeceği çok açık.Osmanlıda tarih denilince padişahlar ve saltanatları döneminde yapılanlar akla geliyordu.Onlarda belli kronolojik sıra takip etmez genelde büyük Padişahların saltanatlarında yapılanlar anlatılırdı.


    Cumhuriyet ise Türk çocuğuna sadece Osmanlıdan ibaret olmadığı gösterdi.Dahası Osmanlıyı atalarının kurduğunu öğretti.Zira Osmanlıda Türk zamanla devletten dışlanmış Türk kurmuş olduğu devlette söz sahibi olmamıştı.Osmanlı hanedanı için bizler onların 'kulu' idik.Cumhuriyet işte Türk çocuğuna Osmanlının kulu olmadığını aksine onu kuran unsur olduğunu öğretti.Bununla kalmadı Osmanlıdan önce Anadolu Selçukluları olduğunu,Büyük Selçuklular olduğunu,Karahanlılar olduğunu,Gazneliler olduğunu,Atabeylikler ve hanlıklar kurduğunu öğretti.Dahası tarihinin İslam ile başlamadığını İslamdan çok önceye kökeninin gittiğini Orta Asyada ve Avrupada büyük Türk devletleri kurduğunu Asya Hunlarının, Göktürklerin, Uygurların,Akhunların,Avarların ve Avrupa Hunlarının torunları olduğunu öğretti.Bunlarlada yetinmedi.Şuan yaşadığımız Anadolu coğrafyasının tarihini de Türk çocuğuna öğretti.Bu topraklar üzerinde bizden önce Doğu Romalıların,Büyük İskenderin,Truvalıların,İyonyalıların,Lidyalıların, Friglerin, Hititlerin, Hattilerin ve Urartuların yaşadığını öğretti.Çevremizde zamanında Asurluların,Sümerlilerin,Elamlıların,Babillerin,Fenikelilerin,Eski Mısırın var olduğunu öğretti.


    Hangi silinen tarihmiş bu?


    Bir de birisi Atatürk'ün Çanakkaledeki rolünün abartıldığını ve ondan başka askerlerinde orada savaştığını söylemiş.Evet orada ondan başka askerlerde savaştı.Mesela Kazım Karabekir,Fevzi Çakmak,Yakup Şevki,İzzetin Çalışlar,Fahrettin Altay,Kazım İnanç,Cevat Çobanlı gibi Kurtuluş savaşında savaşan komutanlarda Çanakkale savaşında savaştı ancak dikkatinizi çekerim bu saydığım isimlerin tamamı Kurtuluş Savaşında başkomutan ve önder olarak Mustafa Kemal Atatürk'ü kabul etti.Üstelik Mustafa Kemal Atatürk askerlikten istifa ettikten ve hakkında İstanbuldan tutuklama emri geldikten sonra onun emrinden çıkmadılar.Örneğin İstanbul hükümetinin Mustafa Kemal Paşa hakkında tutuklama emri o dönem Erzurumda konuşlu olan 15.Kolordu komutanlığına geldiğinde Kazım Karabekir Paşa Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüş ve onun karşısında asker selamı vererek 'Ben ve kolordum emrinizdeyiz paşam' demiştir.


    Şimdi soruyorum Atatürk abartılı bir figürse başta Kazım Karabekir olmak üzere Çanakkale savaşında da savaşan bu komutanlar askerlikten istifa eden dahası İstanbul hükümeti tarafından yani o dönem meşru hükümet tarafından hakkında tutuklama kararı çıkartılan bu paşaya neden biat etsin?Neden onun emri altına girsin?Neden hiçbir askeri yetkisi olmamasına rağmen onu komutan ve önder olarak kabul etsin?


    Kısacası istediğiniz kadar gerçekleri kabul etmeyin ya da kendinize uyduruk alternatif bir tarih yazın.Neyin ne olduğu apaçık ortada...

    Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun Büyük Atatürk.



    Güzel bir söz:

    "Alimin uykusu Cahilin ibadetinden hayırlıdır."

    Neredeyse 100 yıl önce nasıl koyduysa atam, sesi hala yankılanıyor..


    Ühüüü masondu buu.. ühüü, dedemüzün daşını oquyamıyoq!!



    Sanki ışınlanarak yolculuk ediyorduk da at arabasına geri düştük..


    Bazıları da hınca hınç osmanlı torunuymuş gibi yazıyor, oğlum sen köylüydün lan, osmanlı dediğin haremde 30 karısı olan


    evlatlarını boğdurup duran, sürekli seferlerden yeni hristiyan avrat alıp müslümanlığa geçirdikten sonra dini ve adını değiştirdiği


    kadınla seks yapan bir adamın hanedanlığıydı osmanlı.. Haremdeki kadınların evlatları kavga edip duruyordu ben padişah olucam diye


    anaları komplo üstüne komplo kasıyordu padişahın ardından.


    Takke düştü kel göründü birader! İkinci dünya savaşından sonra endüstrideki gelişmeler herkese gösterdi ki sağlıklı her birey fark yaratabilecek


    bir cevherdir. Geçti o eski devirler çığırıp durmayın.

    Başlıkta kesin bir tane arap sevici vardır demiştim yanılmamışım. Osmanlıcayı sadece saraydaki nüfus bilirdi onun dışında halkın %1i okuma bilirdi. Bomboş konuşup duruyorsun.

    Bu arada üstüne basa basa söylüyorum Osmanlı'da arapça değil Osmanlıca konuşulurdu. Bunu bile bilmezsiniz büyük ihtimalle, yallah Arabistana. Seni de boykot ederler hem ne güzel, iyi anlaşırsınız.

  • Yarbay
    7426 Mesaj
    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/b4/9a/be/b49abe0ec13c4def971187be1805677d.jpg&t=0&width=480&text=1





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi HIGHER -- 2 Kasım 2020; 20:6:11 >
    _____________________________
    "Delil olmadan iddia edilen şey delil olmadan reddedilebilir"
    Hitchens'in usturası




  • Yarbay
    7117 Mesaj
    İç geçiriyorum her gördüğümde arkasından yürüdüğüm için hem onur hem gurur duyuyorum. Bazılarına Stalin musolini hitler gelir bazılarına Atatürk. Ne kadar şanslı olduğumuzun farkında varın...



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Onbaşı
    33 Mesaj
    Atatürk ün devraldığı ülkenin hali, her Türk vatandaşının okuması gerek.
    Ahmet Haşim in kaleminden,


    "Sevgili refik,

    ihtimal sana fazla yazıyorum. fakat ben bundan memnunum. bulunduğum noktalardan sana doğru uçurduğum bu mektuplarla pervaz-ı evraktan oluşmuş ve bütün mesafeler boyunca sürekli maddi ve manevi bir bağ ile kendimi sana bağlı tutmak istiyorum. iletişimimizin bu gidişatı seni bunaltıyor mu? geçen mektubumu niğde’den yazmış ve o mektubu gönderdikten sonra sancağın bütün kazalarını teftişe çıkmıştım. yirmi gün süren ve nice bağ ve bahçe safalarına rağmen ruhumda hiçbir hakikî lezzetin hatırasını bırakmayan bu devrenin sonunda bu ikinci mektubu gene niğde’den yazıyorum. gördüğüm anadolu hakkında bilmem sana ne yazayım?
    öncelikle bu bölgede kimler yaşıyor? görülen harabelerin yapıcısı hangi cins yaratıktır? bunu, köy ve kasaba diye gördüğümüz renksiz harabe yığınlarına bakıp anlamak asla mümkün olmamıştır. anadolu köylüsünü sınıflandırmada karıncalar cinsine ithal etmeli fikrindeyim. gündüz ağaçsızlıktan dolayı müthiş bir güneş altında yanan ve gece en güzel yıldızlar altında bütün böceklerinin sonsuz sesleriyle uzanıp giden bu araziden herhangi saat geçilmiş olsa yalnız yiyeceğini tedarikle meşgul, “gıda” sabit fikirliliğiyle sersemleşmiş, neşesiz ve yorgun bir insaniyetin zor çalışma şartlarına tesadüf olunur. sanki cehennemî bir fırın karşısından yeni ayrılmış gibi yüzleri kıpkırmızı, dudakları çatlak, elleri kuruyup siyahlaşan bütün bu insanlar ya gıda maddesini biçmekle, ya onu taşımakla, ya onu savurmakla veyahut onu metharlarına doğru çekip götürmekle meşgul görünür. tıpkı karıncalar gibi, tıpkı karıncalar gibi…

    fakat boğazlarının kârına olarak aklın bütün maharetlerini ret ve iptal eden bu adamların boğazı da memnun etmekten pek uzak bulundukları, en zenginlerinin evinde geçirilen bir gecenin sabahında, nefis bir yemek diye sofraya getirilen suyla pişmiş uğursuz bir fasulyanın barsaklarda sebep olduğu gazlar ve ıstıraplar ile uyanılıp da anlaşıldığı zaman, bu akılsız kardeşlerin maksatsız hayatına, boşa giden üstün gayretle çalışmalarına karşı derin bir elem duymamak mümkün değildir.

    refik; ankara’da, almanya imparatorunun anadolu hastalıklarını tetkik etmek üzere gönderdiği bir tıp heyetinin bazı büyük rütbeli ileri gelenleriyle görüştüm. bunlar, bir seneden beri her gelen hastayı ücretsiz muayene etmek ve mümkün olduğu kadar incelemelerini sıhhatli kişiler üzerinde (mektep talebesi gibi) yapmak suretiyle şunu anlamışlardır ki, anadolu türklerinin karınları kurtlarla yüklü ve kanları bu kurtların salgıladığı parazitlerle dolu bulunuyor. cinsi, yakın bir yok olma ile tehdit eden bu hâlin sebebi neymiş bilir misin? beslenme eksikliği.

    her ne kadar garip görünse de anadolu türkleri henüz ekmek yapımından bile habersizdirler. yedikleri mayasız bir yufkadır ki, ne olduğunu yiyenlerin midesine bir sormalı. istisnasız nakil araçları kağnıdır. ellerinde esir olan öküzler ve bu türden hayvanlar için en zalim düşüncelerin bile icâdından aciz kalabileceği -bununla beraber ağır, dar ve maksada gayr-ı salih bu âlet- hiç şüphe yok ki, taş devri keşfi ve aletlerindendir. kağnı bir araba değil, fakat, hayvana yapışıp onun hayat unsurlarına hortumunu sokan ve bu suretle kanını ve canını çeken bir canavardır. uzaktan görüldüğü zaman heyet-i umumiyesiyle bir arabadan ziyade büyük ve korkunç bir karafatma hissini veren tarihe âşina bir göz için üzerindeki uzun değneği ve ayakta duran arabacısıyla dara ve keyhüsrev devirlerine ait taşlar üstünde çizilmiş ilkel arabaları hatırlatan bu kağnıların boyunduruğu altında masum hayvanların çektiği azabı gördükçe, onu sevkeden sakin köylünün insanlar gibi bir ruhu olup olmadığından şüphe ettim.

    anadoluluların becerikliliği ancak öküz tezeğini kullanmakta ve onu kullanılmaya uygun bir hâle sokmak için buldukları çarelerin çeşitliliğinde görülür. tezeğin bu adamlar nezdindeki kıymeti hayret vericidir. sürüler meraya çıkarken veyahut akşam şehre girerken kadın ve çocuk, gözleri nurlu bir noktaya cezp edilmiş gibi, öküz kıçlarından bir saniye dikkatlerini ayırmayarak ve yüzlerce rakipten geri kalmak korkusuyla seri adamlarla koşarak, öküz götünden düşen en ufak bok parçasını toplamak üzere dirseklerine kadar bulaşık elleri ve hırstan gözbebekleri fırlamış gözleriyle yere kapanırlar. bu boklar toplanır, sepetlere doldurulur, evlere cem ettirilir ve nihayet bir altın mayası yoğurur gibi, altın gerdanlıklı genç kadınlar beyaz kollarıyla onu yoğururlar ve muntazam yuvarlaklar hâline koyup kurumak üzere duvara yapıştırırlar. anadolu’nun duvarları bu öküz pislikleriyle sıvalıdır. bütün havalarında o hoş koku solunur. yemekleri, sütleri, ekmekleri hep tezek dumanının kokusuyla ele alınmaz bir hâldedir. eski mısırlılardan ziyade anadolular apis öküzüne hürmet etmeliydi. öküz, burada hayatının genelinin zenbereğidir.

    evlerine gelince, onlar da öyle: duvarlar yontulmamış alelâde taşların, çalı çırpının, leylek yuvasında olduğu gibi, gelişigüzel dizilmesinden hasıl olmuştur. baca nedir, bilir misin? dibi kırık bir testi. kızılırmak civarında, büsbütün ev inşasından da feragat ederek, toprağın maddesel özelliğinden yararlanarak dağları oymakla vücuda getirdikleri mağaralar içinde kuşlar gibi yaşarlar. nevşehir’den yarım saat beride güvercinlik adında kovuklardan oluşan bir köy vardır ki, hakikaten ancak bir güvercinlik olmaya yakışan bir köydür. anadolu, külliyen temizlikten mahrumdur. sakallı celâl’in dediği gibi en nefis bir icatları olan yoğurt bile pislik mahsulünden başka bir şey değildir. kaynamış süte kirli bir demir parçası yahut eski bir gümüş para atılsa sütün derhal yoğurda dönüşeceğini sen de bilirsin.

    anadolu, hemen bir uçtan bir uca firengilidir. anadoluların güzelliği de bozulmuştur. bir köy, bir kasaba veya bir şehrin kalabalığına bakılsa, şehrin kalabalığında o kadar topal, topalların o kadar çeşitlisi, o kadar cüce, kambur, kör ve çolak görülür ki, insan kendini eşyanın şeklini bozan dışbükey bir camla etrafa bakıyorum zanneder. bununla birlikte güzel oldukları zaman da güzelliklerinin emsalsiz olduğunu itiraf etmeli. siyah, derin ve titretici gözlerle insana bakan şalvarlı, düzgün ölçülü anadolu kadınları; sizleri nasıl unutacağım? gençleri, insanın bazen en mükemmel bir örneğini temsil ederler. fakat, bunlar, nadirlerdendir., refik.

    anadolular hakkında sana daha çok yazacak şeyler varsa da mektuba gülünç bir makale süsü vermemek için bu konuyu burada kesiyorum. anadolu seyahati artık benim için nihayet buluyor demektir. bundan da üzgün değilim. … niğde teftişi son bulmuştur. iâşe heyet-i teftişiyesine girdiğim günden beri kazandırmış olduğum tutar iki bin liraya varmıştır. benim zararım ise pek çoktur. öncelikle sağlığım bozuldu. hayli keçi eti yedim. birçok da gereksiz masraflar ettim ve rahatımdan da birçok şey kaybettikten sonra yerimden de oldum. yakında, belki, üç gün sonra istanbul’a gidiyorum.''

    ahmet haşim 3 eylül 1919"



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________




  • Yarbay
    7426 Mesaj

    "1 Mart 1922’de TBMM’nin yeni toplanma yılını açış konuşmasında, “Camilerin kutsal minberleri halkın din ve ahlak yönünden beslenmesine en yüce, en verimli kaynaklardır. Bundan ötürü camilerin ve mescitlerin minberlerinden halkı aydınlatacak ve uyaracak kıymetli hutbelerin içeriklerinin halkça anlaşılmasını sağlamak, Şeriye Bakanlığının önemli bir görevidir. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne seslenmekle Müslüman kişinin bedeni canlanır, beyni arılaşır, imanı kuvvetlenir” diyerek ibadet yerlerinde Türkçe kullanılması gerektiğinin ilk işaretini vermişti. (...)"


    http://www.dildernegi.org.tr/TR,461/ataturkun-turk-dil-kurumu.html

    |
    |
    _____________________________
    "Delil olmadan iddia edilen şey delil olmadan reddedilebilir"
    Hitchens'in usturası




  • Uzaklaştırılmış 1 gün cezanın, 13 saat 12 dakika kadarı kaldı.

    At yalanı..


    veya


    Yalan--> Kuyruklu Yalan--> İstatistik


    Köylerin hepsinde hoca vardı. Hocalar okuma yazma öğretiyordu. Kuran okuyamayan çok az kişi vardı.


    Bir bir inkilap yalanıdır.


    Aynı

    "Podosahlar cok gotu odomlordu.



    masalı gibi.

    Ayrıca Hz Ali Ercuze kasidesinde bu harf inkılabını yapanlara hakaret ediyor. Allah ondan razı olsun. 1400 sene önce tarihini bile vererek harf inkılabını ve hülagü belasını haber veriyor.

    Zaten ikisi de aynı kıyım..




    “Ahrufu ucmin suttirat testîra; bitte biha’l-emîru ve’l-fakîra” Yani “Arabca olmayan harfler yazdırıldı. Gece dersleriyle, idareci veya fakir demeden herkese mecbur edilerek.”


    Bu cümledeki سطرت تسطيرا  suttirat testira” (yazdırıldı) ibaresinin harflerinin rakam değerleri toplamı, -ebced hesabı ile- 1349 ederek, Milâdî 1931 yılına denk gelmektedir.



    ve bu inkılaba destek olan sakallı, cübbeli münafıklardan da bahsediyor.




    “O bid’alar ve acemî ve ecnebi hurufunun (harflerinin) intişarı zamanı olan o âhirzamanın fena adamları bir kısım ulemâ-i sû’dur (kötü âlimlerdir) ki...


    hırs sebebiyle batınlarını (karınlarını) haramla doldurmak için (ecnebî hurufu gibi) bid’alara yardım edenler ve fetva verenlerdir.”




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mikail13 -- 2 Kasım 2020; 0:16:31 >
    HIGHER kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.
    Hz.Muhammed (SAV)




  • Yarbay
    2765 Mesaj
    Keşke kaldırmasaymış...
    Baksana, sene olmuş 2020, sonucunu halen kaldıramamışız :)



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    radyoterapi-radyasyon güvenliği soruları cevaplanır.
  • Yarbay
    7426 Mesaj

    Sen yalan deyince yalan olmuyor yalnız, aksi bir argümanın varsa koy ortaya, yoksa sus.

    mikail13 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    "Delil olmadan iddia edilen şey delil olmadan reddedilebilir"
    Hitchens'in usturası
  • Yarbay
    5913 Mesaj
    [30 Mart 2021 16:08:03 tarihine dek bölüme mesaj atamaz]

    dede ve ninelerimizin %80+ sı niye okuma yazma bilmiyordu ozaman özlllikle karadeniz içanadolu, doğu bölgesine girmek bile istemiyorum.. 

    dedem bile askerde öğrenmiş,annenemle babannem bilmeden göçtü gitti zaten bir parayı +telefon noları biliyorlardı,hemde avrupalı olmalarına rağmen..

    tablo uyduruk made in turkey..

    okuma yazma oranı 1950-1960 larda doğan için peak yapmıştır anca oda batıda büyük illerde olan için , menderes sağ olsun..




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kerimcem -- 2 Kasım 2020; 0:36:52 >
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    340 Mesaj


    Neymiş efendim Osmanlı'da eğitim yokmuş. Osmanlı' daki eğitim sistemini rüyanızda göremediniz ki... Neymiş Osmanlı halkı cahilmiş de harf devrimiyle cahillik bitmiş.
    Cumhuriyet Dönemi'nde Osmanlı'da tarih kitapları kaldırılıp yerine yenileri koyulmadı mı? Tek adama bağlı tarih kitapları... Ben Liseye geçtiğimde Çanakkale Savaşı' nda bir tek Atatürk savaştı sanırdım :) amma velakin öyle değilmiş. Allah Atatürk'e ve silah arkadaşlarına rahmetini esirgemesin ama 1923'ten sonra Atatürk çok tartışılır



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Kalbinde her dakika şu ulvî tahassürün
    Minkar-ı âteşini duy, daimâ düşün:
    Onlar niçin semâda, niçin ben çukurdayım?
    Gülsün neden cihan bana, ben yalnız ağlayım?..




  • Yarbay
    3876 Mesaj

    Peki senin söylediğin tarikat yalanları ne olacak?

    mikail13 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Yok imza mimza
  • Yarbay
    2541 Mesaj
    Allah rahmet eylesin,mekanın cennet olsun yüce atam.



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    "Ferguson ile aynı zamanda başladık ben 25 takım gezdim!"
    Yılmaz VURAL
  • Binbaşı
    1846 Mesaj
    [30 Mart 2021 16:16:38 tarihine dek bölüme mesaj atamaz]
    Konu Sahibine Özel

    Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun Büyük Atatürk.



    Güzel bir söz:

    "Alimin uykusu Cahilin ibadetinden hayırlıdır."




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi lazer__ -- 2 Kasım 2020; 11:42:35 >
    _____________________________
  • Teğmen
    201 Mesaj

    şeyhi ile bade işine girişmiş birisini görüyorum. bunları böyle badeleye badeleye bu duruma getiriyorlar, sonra salıyorlar dışarıya...türkün son atası mustafa kemal atatürk yapmışsa kendi halkı için türk milletinin iyiliğini düşünerek yapmıştır. kendisini türk olarak görmeyip, arap kültürüne yakın olarak görenlerin saldırmaları hiç şaşırtıcı gelmiyor.


    bizi araplaşmaktan kurtardığın için mustafa kemal atama duacıyım. bugün türkü araplaştırmak için uğraşanlar ancak komik duruma düşüyorsunuz. size tavsiyem şeyhinize badelenmeyi bırakın!  




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi K.M. -- 2 Kasım 2020; 0:32:59 >
    _____________________________
  • Yarbay
    3876 Mesaj

    Parantez koyarak kendi yalanını eklemeden yazmayı dene. Ama size de böyle öğretiyorlar ve bunu yapın diyorlar.


    Yalnız anlamadığım neden inanmadığın bir insanın lafını imza yaptın? Mesela hangi tarikata üyeysen onun liderinden alıntı yapabilirsin.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi captain_turkiye -- 2 Kasım 2020; 0:42:3 >
    mikail13 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Yok imza mimza
Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Masal Oku
Ekonomi
Bebek Oyunları
En ucuz kedi maması fiyatları
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR1
2,141
1.2.165

Kripto Paralar
Sembol
Fiyat
Değişim
    Tümünü Gör
    Reklamlar
    - x
    Bildirim
    mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.