Şimdi Ara

BMW 3 serisi (F30)

Koronavirüs Özel
Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
15 Misafir (5 Mobil) - 10 Masaüstü5 Mobil
68.054
Cevap
509
Favori
3.865.317
Tıklama
Giriş
Mesaj
  • Binbaşı
    1381 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: bigtiger1

    quote:

    Orijinalden alıntı: bigtiger1

    quote:

    Orijinalden alıntı: sinnan

    eski aracimda boyle bir sorun olmuyordu, telefon cebimde oluyordu hatta, direksiyon uzerinden telefona hic dokunmadan arama yapabiliyordum, sorun telefondan yada siriden degil, sistemden.

    Eski aracin ve OS versiyonun neydi? iOS'9 kullaniyorum ve bunu acan bir ayar gormedim henuz, @secospacos sende kilitliyken siriden arama yaptigimda telefonu acmalisin diyor mu denedin mi hic?

    Tamamdir cozdum olayi, Settings-> TouchId & Passcode bolumunde hem Siri hem de Voice Dial ayarinin acilmasi gerekiyor. Arabada henuz denemedim fakat telefondan teyit ettim kilitliyken de Siri arama yapabiliyor bu sekilde.

    cevap vermeme gerek kalmamış sanırım. Bende kilitliyken de çalışıyor. Sirinin kilitliyken her şeye yetkisi açık olacak
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    561 Mesaj

    ne kadar dogrudur bilemiyorum ama su elemanlar kis lastigi + orjinal jantlari oldukca uygun fiyata veriyorlar:

    http://www.sahibinden.com/ilan/yedek-parca-aksesuar-donanim-tuning-jant-lastik-jant-lastik-takimlari-orjinal-bmw-f30-3.16-3.20-kis-lastik-ve-jant-takimi-235724857/detay

    link cikmaz ise, malum sitede ilan numarasi 235724857.

    orjinallikleri hakkinda gidip gormeden birsey demek zor
    |
    |
    sport-line kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    Arkadaşlar bu ürünle ilgili bilgisi olan varmı?
    kullanan tam oturuyor mu kullanışlı mı?

    http://www.halibagajhavuzu.com/bmw-3-bagaj-havuzu-f-30-2012-sonrasi--urun247.html
    _____________________________
  • Çavuş
    61 Mesaj

    Bir süredir aktif olarak Mercedes ve BMW forumlarını takip etmekteyim.Tabi sizin yorumlarınızada epey rast geldim.
    Çoğunlukla eksi puanlar alsada bir çok fikrinize katılıyorum.Çok yazınıza artı verdim.
    Bu yazıyı okuyunca yine ilk artıyı verdim ama bu yazıya artı yetmez.
    Daha önce blackyturtle adlı ve bence çok değerli bilgiler veren üyeyi BMW nin Fuat avnisi diye nitelendirmiştim bu durumda sizede forumun Kılıçdaroğlusu demek lazım doğruları söylese bile oy alamadığından dolayı.Neyse espri bir yana uzun zamandır altına imza atmak isteyebileceğim bir yazı yazdığınız için,karşınızdakini kırmadan gerçekleri yazdığınız için ve çokça dile getirilip övgü alan her zaman doğru değildir gerçeğini bizlere hatırlattığınız için tekrar teşekkürler.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Halil yaşar şahinci -- 13 Ekim 2015; 14:27:50 >
    koleksiyoner kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Çavuş
    93 Mesaj

    Ben çok memnunum, zaten haberi olmayan birisi anlamaz bile bagaj havuzu olduğunu, kesinlikle tavsiye ederim.
    |
    |
    sammy.1905 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Binbaşı
    1048 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: secospacos

    quote:

    Orijinalden alıntı: bigtiger1

    quote:

    Orijinalden alıntı: bigtiger1

    quote:

    Orijinalden alıntı: sinnan

    eski aracimda boyle bir sorun olmuyordu, telefon cebimde oluyordu hatta, direksiyon uzerinden telefona hic dokunmadan arama yapabiliyordum, sorun telefondan yada siriden degil, sistemden.

    Eski aracin ve OS versiyonun neydi? iOS'9 kullaniyorum ve bunu acan bir ayar gormedim henuz, @secospacos sende kilitliyken siriden arama yaptigimda telefonu acmalisin diyor mu denedin mi hic?

    Tamamdir cozdum olayi, Settings-> TouchId & Passcode bolumunde hem Siri hem de Voice Dial ayarinin acilmasi gerekiyor. Arabada henuz denemedim fakat telefondan teyit ettim kilitliyken de Siri arama yapabiliyor bu sekilde.

    cevap vermeme gerek kalmamış sanırım. Bende kilitliyken de çalışıyor. Sirinin kilitliyken her şeye yetkisi açık olacak

    Aynen gerek kalmadi tesekkurler, duzgun calissin da kilitliyken de erissin Siri herseye benim icin sorun yok :) TouchId'den once sifre bile kullanmiyordum.
    |
    |
    _____________________________




  • Binbaşı
    1757 Mesaj
    Öncelikle Mercedes C Coupe'nin veya benzeri model türevlerinin spor araçlar olmadığını ve temel aldıkları sedan versiyonların sportif türevleri olduklarını belirterek aşağıda spor araç ve sportif araç nedir ayrımını anlattığım bir yazımı müsaadenizle paylaşmak isterim. Belki okumak isteyenler çıkabilir;
    Daha önce sahibi olduğum 2010 model Mazda RX-8 R3 ile ilgili yazdığım yazılardı. BMW forumunda ve genellikle gençlerin arasında iyi gider diye düşünüyorum. Aynı zamanda yukarıda konuştuğumuz karbon birikimi konusu ile ilgili de bilgiler var;


    Bugün eğer herhangi bir ürün alırken buna sadece ihtiyaç diye bakarsanız, o zaman birçok ürünü almak çok mantıksız hale gelir. Bana göre, her ürün grubu için bir fiyata kadar ihtiyaç satın alması diye niteleme yapılabilir. Bu fiyattan üstü ise, keyif/hobi/yaşam tarzı/sıradanlaşan Dünyamızda farklılaşmak ve kendini ifade etmek vb. gibi sebeplerle ifade edilebilir.

    Örneğin; bir cep telefonu alacaksınız. 100-TL verdiğiniz cep telefonu sizin temel ihtiyaçlarınızın hepsini görüyor. Ama ülkemizde 2.000-TL verip i-phone ve benzerlerini alan ve çoğu fonksiyonunu hiç kullanmayan veya efektif işler için kullanmayan çok var. Aynı şey bilgisayarlar için de öyle. Her 2 yılda bir plazma, lcd, led teknolojilerini takip edip, TV değiştiren ama aralarındaki farkı anlamak için satıcıya soranlar var.

    Tekstil ve moda da böyle değil mi? Aynı T-shirt'ü 40-tl'ye alan da var, üzerine bilindik lüks bir marka basılınca aynı mala 300-TL veren de var.

    Yani şunu demek istiyorum ki; Türkiye'de 55.000-TL verip yeni bir Mazda 3 alırsanız, ya da 40.000-TL civarında verip temiz bir 2.el alırsanız, lütfen söyleyin bu otomobilin karşılayamayacağı bir kişisel, ailesel ya da iş ihtiyacınız olabilir mi? O zaman bu rakamların üzerine ödenerek alınan otomobilleri, sadece bir otomobil olarak değerlendirmek hata olur. Aynı şekilde de, onları salt otomobil kriterleriyle değerlendirmek de hata olur. Yani tüketim, iç mekan genişliği, bagaj, vergi, 2.el değeri, parça-bakım pahalılığı vb...

    Bu ürünler duygu ürünleridir, onları hissetme ürünleridir, sahip olma keyfidir, farklı olma ve onlarla birlikteyken günlük streslerden, mutsuzluklardan sıyrılıp, anlık başka bir ütopik Dünya'ya gitmektir. Siz insanların 30,40,50 yıllık otomobilleri (günümüz modern kriterlerinde hiçbir teknik anlamı kalmamış otomobiller) ellerinin yağlanmasını sevdikleri için mi, yoksa garajlarındaki boşluk çirkin durduğu için mi sakladıklarını düşünüyorsunuz?

    Aynı şey, bir tablo koleksiyoncusu ya da klasik eşya koleksiyoncusu için de söylenebilir. Carrefour'dan 20-TL'ye al bir tablo as duvarına! Picasso'ya 100.000-USD vermek de nesi? Sonuçta bir tablo! Duvarda aynı miktarda yer kaplıyor... Anlatmak istediğim bu tip ürünler bir ürün faydası/fiyat ilişkisi değildir. Yani mantıkla izah edilemez.

    Sonuçta bir otomobilden günlük araba kullanımı ve onun pratikliği, az tüketimi, buna rağmen de sportif görünüş ve sürüş bekleyenler için VW Scirocco var. Golf motoru, şanzımanı, yürür aksamı ve platformu üzerine daha sportif bir kasa giydirilmiş ve biraz daha sportif yaşayan insanlara buna Uygun bir ürün verilmiş. RX-8 bu değil, tamamen şahsına münhasır bir ürün. Efektif olması, verimli olması, pratik olması beklenemez, en büyük kriter diğerlerinde olmayan bir şey var. Hiçkimseyle paylaşılmayan şahsına münhasır bir kasa ve 20 litre de yaksa Wankel Rotary motor! Eğer bu ürün grubu kendini anlamayan insanlarla karşılaşsaydı, tamamen yok olurdu. Ama Dünya'da 800.000 üstü RX-7 ve 200.000 üstü RX-8 satıldığına göre, bu aracı anlayan birçok kişi de var.

    RX-8 türü araçlar, sıradışı otomobillere, tüketimlerine, vergilerine vb bakmadan sahip olma ayrıcalığını çok zengin insanlardan alarak, sıradan insanlara da o ayrıcalığı veren otomobillerdir. Jaguar, BMW, Mercedes ve bazı ABD markalarından inanılmaz pahalı ve RX-8 kadar ve hatta daha da fazla tüketen birçok otomobil var. Ferrari ,Maserati, McLaren vb. gibi markalardan da süper spor otomobiller var. Bu anlamda RX-8'e bir halk Ferrari'si olarak bakabiliriz.

    RX-8 alırken Ucuz, bakımı ucuz, vergisi ucuz ve sahip olması kolay bir araç. Bu tip araçlar çok az ve keyif için kullanıldığı için de benzin yükünüz ve çevreye verdiğiniz zarar da çok az. Bu forumda örneğin, çevreye en az zararı benim RX-8 aracım veriyordur. Ayda 250-300 km yapıyorum. Çevreyi kirletmek aracınızın 100 km'de ne kadar yaktığı ile alakalı değildir? Ayda havaya saldığınız gaz ve partikül miktarıdır! Yani bu anlamda doğru aracı, doğru kullanım maksadı ile satın aldığınızda, her araç için çevvreci olabilir, ekonomik kullanabilir ve stressiz, aksine keyifli bir sahiplik yaşayabilirsiniz. Clio 1.5DCİ aracı performanslı kullanım için almak ne kadar yanlışsa, RX-8'i de günlük kullanım için tek araç olarak almak o kadar yanlıştır.

    Ne yazık ki, aracı doğru bilgi ve amaçlarla almayan ve bundan dolayı kendi hatası ile mutsuz olan herkes suçu otomobillere ve üreticilere atmaktadır. Hiç spor yapmadan, enerji içeceği içip, sonra da forumlarda 'ya bu enerji içeceği de hiçbir şeye yaramıyor, palavra!' diye yazılar yazmak gibi birşey bu...

    Yazdığım yazıda RX-8 geçiyor ama MX-5, S2000, 350Z gibi bütün bu sınıf araçlar için yazdım.
    |
    |
    _____________________________




  • Binbaşı
    1757 Mesaj
    Mazda genellikle otomobillerinde hangi tip ön süspansiyon sistemi kullanıyor? McPherson kule tipi. RX-8 de hangi tip kullanıyor? Double Wishbone! Peki neden? ve bunda Rotary motorun etkileri neler? Rotary motorun tek avantajı yüksek devir çevirmek mi? Yoksa spor bir otomobilde ihtiyaç duyulan bazı unsurları elde etmekte, yani mükemmel şasi dinamiğini yakalamakta ne kadar etkin? Mazda RX-8 2009'da Motor Trend tarafından o kadar mükemmel ve pahalı hem de performanslı araç arasında 'handling' yani yol tutuş departmanında nasıl 3. seçildi? Porsche 911 ve Mitsubishi EVO'yu bile geçerek...

    Arkadaşlar motor bir otomobilin kalbidir ve tek başına en ağır parçasıdır. Motoru ne tipte kullanacağınız, nereye ve ne şekilde yerleştireceğiniz dinamik bir şasi, yani sürüş elde etmek için çok önemlidir. Sadece motorun ağırlığı da değil, motora bağlı olarak gücü aktaracak tüm organlar da bu yerleşim tercihinizden etkilenecektir.

    Genel olarak otomotiv üreticileri arasında 2 tür motor yerleşim tercihi vardır. Ekonomik yerleşim ve performansa yönelik sportif yerleşim. Ekonomik yerleşimler, genel olarak üretimi daha ucuz olan ve kullanımda da daha verimli yakıt kullanan önden çekişli araçlarda kullanılır. Bu üretimlerin ucuz olması daha az aktarma organı kullanılmasından kaynaklıdır. Motorlar önde ve yan olarak durur, çünkü dik duran motorda kullanılacak aktarma organları daha fazla ve açılı olacaktır. Bu da imalat maliyeti ve aktarmada güç kaybı demek olacaktır. Bu sebeple önden çekişli araçlarda motor önde ve yan durur, şanzıman, diferansiyel gibi motordan sonra en ağır mekanik aksamlar da mecburen önde ve motorun yanındadır. Bu kullanım tarzının diğer avantajları da, daha fazla iç mekan elde edilebilmesidir. Motor önde, yan ve genellikle de ön aksın önünde veya tam üzerinde olduğundan, daha kısa bir motor bölümü dizayn edilebilir ve bu kazanılan mesafe de iç mekan ve bagaj genişliğinde kullanılır. Bunlar güzel yönleri. Peki negatif yönleri yok mu? Tabi ki var, ama birşeyi unutmayalım. Otomobil mühendisliğinde amaca Uygun dizayn vardır, her konuda üstün bir araç yaratmak ise mümkün değildir. Kısaca ve genel olarak önden çekiş, ekonomik, verimli, güvenilir (özellikle zor zemin koşullarında çekişin olduğu tekerlek tarafı daha ağır olduğu için, daha fazla çekiş gücü aktarabilirler yola. yani karlı havalarda önden çekişliler avantajlıdır) bakımı ucuz aile otomobilleri üretmek için kullanılan metoddur. Bu araçların en büyük zafiyeti ise, dinamizm eksikliği ve performans altındaki zayıf çekiş özellikleridir. Ağır mekanik aksamların tamamı önde olduğu ve hatta aks üzerinde ve dahi önünde olduğu için burun ağır yapıdadırlar. Sportif viraj kullanımlarında şasi ağırlığı dengede olmadığı için performans altında önden, gaz bırakma veya frenaj altında ise arkadan viraj dışına kayma eğilimleri fazladır. Ön tekerlekler aynı zamanda gücü ve yönlendirmeyi gerçekleştirdikleri için, performanslı kullanımlarda direksiyon yönlendirme netlikleri ve kararlılıkları azdır. Önde yan duran ve bir tekerleğe daha yakın olan diferansiyel yüzünden bir şaft diğerinden daha kısadır. Bu da bir tekerleğe her zaman diğerinden daha fazla güç aktarılacağı anlamına gelir. Normal kullanımlarda fark yaratmayan bu durum, tam gaz kalkışlarda 'torque steering' yani tork çekmesi tabir edebileceğimiz, direksiyonun kısa olan şaft tarafına çekmesi olayına sebep olur. Ayrıca özellikle ilk kalkışlarda otomobiller arkaya doğru ciddi bir ağırlık transferi yaparlar. Bu bize arka tekerleklerde bu durumda daha fazla tutunma olacağını bildirir. Önden çekerler ise ani kalkışlarda hafifleyen ön yüzünden daha kolay patinaja düşer ve aynı zamanda devreye giren tork çekmesi ile de pek sportif hisler yaratamazlar
    |
    |
    _____________________________




  • Binbaşı
    1757 Mesaj
    Arkadan itiş ise üreticilere motoru biraz daha geriye yani yolcu kabinine doğru itme imkanı sağlar. Çünkü motor araçta uzunlamasına boylu boyunca ve tam ortada yer alır. Önden çekişlilerdeki gibi, diğer tarafta şanzımana ve diferansiyele yer açmak için aracın bir yanına yakın dizayn edilmemiştir ki bu aracın yanal dengesini bozan bir durumdur. Arkadan itişlilerde, motor ağırlığının çoğu genellikle aks üzerinden arkaya doğrudur ve şanzıman, diferansiyel gibi parçalar ise ağırlık olarak tamamen doğru yerde, yani 2 aks arasındadır. Yeri gelmişken söyleyelim, otomobilde ön aksın önünde ya da arka aksın arkasında yer alan ağırlıklar, aracın önden ya da arkadan bizim halk arasında kafa sallama dediğimiz olaya sebep verir. Kısacası viraj hakimiyetini çok olumsuz etkiler. Bu sebeple üreticiler için her zaman hedef, bütün ciddi ağırlık yapan parçaların dingil mesafesi yani 2 aks arasına yerleştirilmesidir. Yine yeri gelmişken bagaj içerisine konan bir LPG tüpünün aracın fabrika tarafından dizayn edilen viraj güvenliğini ciddi şekilde zedeleyeceği aşikardır. Kısaca aracı ön/arka ve sağ/sol ağırlığını mükemmel dengede üretebilmek için arkadan itiş ve dik motor yerleşimi bir avantajdır. Bu durumun bir diğer avantajı da direksiyon tepkileri üzerinedir. Direksiyon çekiş gücü stresini size aktarmak yerine sadece gerçek işiyle ilgilenip, size aracın durumu ile ilgili bilgiler verir. Daha net ve çabuk yönlendirme sağlar, hem normal kullanımda hem de performanslı kullanımda. Tabi ki aracın ön/arka dengesi her zaman %50- %50 olacak diye bir durum yok. Çünkü bazı lüks arkadan itişli otomobil üreticileri, ya da ve hatta spor otomobil üreticileri V6, V8, sıralı 6 gibi ağır ve uzun motorlar kullanıyor. Bu durumda arkadan itişli bir konseptiniz de olsa, önü biraz daha ağır bir araç elde edebiliyorsunuz. Ya da BMW gibi gerek yürür aksamda gerekse şasi de ön kısımda daha fazla aluminyum gibi hafif malzemeler kullanarak, motorun ekstra ağırlığını bunlarla dengeleyebiliyorsunuz. Ya da motoru iyice arkaya yaklaştırıp, neredeyse ortadan motorlu haline getirip, iç mekanı iyice küçültebiliyorsunuz. Bu durumda sürücü ve yolcu arka aksa önden çok daha yakın oluyor ve bagaj neredeyse olmuyor! Süper spor otomobillerde ise bu konseptin daha da geliştirilmiş versiyonları da mevcut. Ortadan dik motorlular ya da arkadan motorlular. Bu araçlar bizim buradaki konumuz dışı. Arkadan itişin dezavantajları ise, tabi ki toplamda daha ağır mekanik aksam, daha fazla aktarma kayıpları, daha kötü kullanılabilen iç mekan alanı ve kötü hava koşullarında çekiş zaafiyeti. Bu zaafiyetler de, arkadan itişlilerin genellikle kupon sınıf tabir ettiğimiz spor otomobiller sınıfında yer almasını veya lüks otomobil sınıfında yer alan ve güçlü motorlu otomobillerde yer almasını sağlıyor.

    Burada unutmamak gereken, bir aracın şasisi sağ/sol ve ön/arka ne kadar balanstaysa, yani ağırlık olarak ne kadar dengedeyse, viraj daki davranışları da o kadar net, tahmin edilebilir, kontrol edilebilir ve nötr dür. Virajları daha güçlü motorlarla daha hızlı dönemezsiniz, daha dengeli şasi ile daha hızlı dönebilirsiniz. Daha güçlü motorlar size ancak drag yani düz pistte hızlanma yarışları kazandırır. Bu sadece üreticinin yeteneğini gösterir. Spor otomobilleri ise sürücüler, kendi yeteneklerini göstermek için tercih ederler. Sürücü yetenekleri ise virajlarda ortaya çıkar. Bu sebeple gerçek spor otomobil üreticileri için hedef muhteşem dengede bir otomobil yaratmak ve sürücüye kendi yeteneklerini ortaya koymak ve sürüş keyfi almak için fırsat yaratmaktır. Süper spor otomobil üreticileri, kendilerine çok para ödeyen alıcıları mevcut olduğu için, bu yeteneklere çok güçlü motor da ekleyebilirler. Ferrari, Maserati, Porche vb. Ve hatta Lotus, McLaREN vb... Mazda, Honda, Nissan gibi markalar ise orta gelir grubundaki insanların da 0 veya 2.el olarak alabileceği, mükemmel şasili ama bir spor araba için ortalama motorlu araçlar üretiyorlar.
    |
    |
    _____________________________




  • Binbaşı
    1757 Mesaj
    Yukarıdaki yazılarımdan anlaşılacağı gibi, spor otomobil dizayn etmek şahsına münhasır bir şasi, platform ve motor/mekanik uygulamalar ile mümkündür. Yani bu konuya adanmışlık isteyen çok daha detaylı bir mühendisliktir. Ne yazık ki, tüm Dünya'da spor otomobil ve normal araçların sportif versiyonları birbirleri ile karıştırılmaktadır.

    Spor otomobil dizaynındaki ana hedefler;
    1- Olabildiğince hafif bir otomobil! Hem şasi hem de mekanik olarak
    2- Mükemmel sağ/sol ve ön/arka dengesi
    3- Arkadan itişli şasi veya en azından awd
    4- Yürür aksamın ve direksiyonun netliği ve tepki sürati

    Şimdi neden Wankel Rotatif motor? sorusuna geliyoruz. Aslında benzer tercihleri sadece Mazda yapmıyor. Subaru da benzer avantajlarından yararlanmak için tüm araçlarında Boxer motor kullanıyor. BMW 6 veya 8 silindirli motorların ağırlığından kurtulmak için küçük ve turbo motorlara geçiyor.(o güzelim motor sesini feda etmek pahasına)

    Yani spor otomobilin kalbi olan motor için hedef sadece güçlü olması değil, hafif olması, kompakt yani küçük boyutlarda olması da çok önemli. Hafif olması size genel ağırlığı düşürmekte fayda sağlırken, küçük boyular sayesinde şasi içerisinde daha alçağa yerleştirerek ağırlık merkezini aşağı çekiyorsunuz. Ayrıca yine küçük yapı size motoru şaside daha arkaya doğru iterek aracın ön arka ağırlık dengesini mükemmelleştirmenize yarıyor. Wankel motorun sadece hafif değil hem dikine hem de enine küçük boyutları onu şaside istediğiniz gibi yerleştirmenize ve buna rağmen de iç mekandan çok kaybetmemenize sebep oluyor. Yani Wankel motor tercihinin ana unsurları egzozdan alınan harika ses ya da çok yüksek devir çevirebilme yeteneği değil sadece. Sonuçta bunu Honda'nın 4 silindirli atmosferik motoru da yapıyor.(S2000, Type R)

    Eğer dikkatinizi çektiyse, Wankel motorun tamamının Mazda'nın ön aksının arkasında yani dingil mesafesi içerisinde olduğunu görmüşsünüzdür. Bir aracın burnu ne kadar ağırsa ve bu ağırlık aks üzerinde ve hatta dışında oldukça aracın understeering'i yani önden viraj dışına açılma tepkisi, salınım tepkisi artar.

    Ayrıca Wankel motorun enden de dar olan yapısı Mazda'ya McPherson ön süspansiyondan daha pahalı bir yapı olan ve Formula 1 araçları ile birlikte geliştirilmiş en kontrollü ön takım sistemi olan Double Wishbone ön süspansiyon sisteminin kullanımı için de imkan tanımış. Double Wishbone sisteminin imalat maliyetinin yüksekliğinden öte bir dezavantajı daha var. Daha fazla enden yer talep ediyor. Ama spor araçlar için çok büyük avantajı da beraberinde getiriyor. Daha kısa olan süspansiyon yüksekliği ağırlık merkezini düşürdüğü gibi, hem alttan hem üstten salıncak sistemi sert virajlarda süspansiyon sisteminden kaynaklanan esnemeleri ve camber (kamber) açısı değişikliklerini önlüyor. Böylece lastiklerin yeri kavramasına en ihtiyaç duyduğunuz durumda, yani müthiç viraj yükü altında, lastiğiniz kamber açısını koruyabildiği için, yere tam taban temas edebiliyor. Süspansiyonun üst ve altı arasındaki mesafe daha kısa olduğu için de süspansiyon sistemi içerisindeki açısal oynamalar minimize ediliyor.

    McPherson sistemi ise normal binek otomobiller için çok uygun.Neden? Çünkü imalat maliyeti düşük, motor haznesinde çok yere ihtiyaç duymuyor, yay amortisör üzerine monte olduğundan dayanıklı ve uzun ömürlü bir süspansiyon sistemi. Ancak boyu çokuzun. Yani alt şasi bağlantısı ile McPherson kule bağlantısı dediğimiz amortisör kuleleri (yani üst şasi bağlantısı) arasındaki mesafe fazla. Bu da sert viraj sürüşlerinde açısal gerilimi arttırıyor. sadece alttan kontrol salıncaklı yapı ve direksiyonla birlikte tüm süspansiyon sisteminin dönerek açı değiştirmesi, sert virajları dönerken kamber açısının çok fazla değişmesine sebep oluyor. Yani Wankel motor sayesinde Mazda olabildiğince kompakt bir spor otomobilde, Dünya'nın bilinen en sportif ön süspansiyon sistemini kullanabilmiş.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mtutun -- 13 Ekim 2015; 16:12:38 >
    _____________________________




  • Binbaşı
    1797 Mesaj

    Karbon birikimi nasıl önlenir ya da daha doğrusu nasıl daha geç birikmesi sağlanır, ya da aracın motorunun daha uzun ömürlü olması için neler yapılır, bu biriken karbon hem birikmeden önce hem de biriktikten sonra nasıl ve hangi yöntemlerle motordan uzaklaştırılır gibi birçok soru kafamda sayenizde yazmış olduğunuz yazılar neticesinde çok iyi bir şekilde netleşti...

    Tekrar ayrıntılı açıklamalar için ve bilgilendirmeler için teşekkürler...



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Bahsedilenler: mtutun
    _____________________________
    BEYAZ 2013 F30 320i ED ( Satıldı )
    BEYAZ 2015 F20 LCI 116D
  • Binbaşı
    1757 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: kkurt2002

    Karbon birikimi nasıl önlenir ya da daha doğrusu nasıl daha geç birikmesi sağlanır, ya da aracın motorunun daha uzun ömürlü olması için neler yapılır, bu biriken karbon hem birikmeden önce hem de biriktikten sonra nasıl ve hangi yöntemlerle motordan uzaklaştırılır gibi birçok soru kafamda sayenizde yazmış olduğunuz yazılar neticesinde çok iyi bir şekilde netleşti...

    Tekrar ayrıntılı açıklamalar için ve bilgilendirmeler için teşekkürler...

    Aslında yazımın o bölümlerinin bir kısmını buraya aktarmadım. Arada sadece bir bölümünü de sadece sizin için aktarmıştım. Spor otomobillerle ilgili yazının ortasında çok da garip durdu doğrusu. Artık okuduğunuza göre orayı silebilirim.
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1797 Mesaj

    Sağolun ben de forumu daha fazla şu benim carbon clean muhabbetim ve takıntımla meşgul etmek istemiyorum ve son bir soru soracağım, özelden mesaj atamadım size o sebeple buradan sormak zorundayım

    Şuan aracım BMW 116d 3 silindirli olan yeni motordan ve 1500km de... 50bin olduğunda söylediğiniz hususlara da dikkat ederek ve o şekilde kullanarak carbon clean yaptıracağım...

    Muhtemel Maslak Bosch ta carbon clean cihazında işleme sokacağım... Son sorum şu olacak... Carbon clean cihazıyla neredeki karbonlar temizlenecek??? Emme manifoldu, EGR, yakıt enjektörleri civarı ??? Yoksa bunlardan bazıları mı ?? Ayrıca emme manifoldunu veya EGR yi söktürmeye gerek var mı yok mu yoksa carbon clean cihazlarına bağlanınca tüm bu saydığım bölümlere erişim ve temizleme sağlanıyor mu ???



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Bahsedilenler: mtutun
    _____________________________
    BEYAZ 2013 F30 320i ED ( Satıldı )
    BEYAZ 2015 F20 LCI 116D
  • Binbaşı
    1757 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: kkurt2002

    Sağolun ben de forumu daha fazla şu benim carbon clean muhabbetim ve takıntımla meşgul etmek istemiyorum ve son bir soru soracağım, özelden mesaj atamadım size o sebeple buradan sormak zorundayım

    Şuan aracım BMW 116d 3 silindirli olan yeni motordan ve 1500km de... 50bin olduğunda söylediğiniz hususlara da dikkat ederek ve o şekilde kullanarak carbon clean yaptıracağım...

    Muhtemel Maslak Bosch ta carbon clean cihazında işleme sokacağım... Son sorum şu olacak... Carbon clean cihazıyla neredeki karbonlar temizlenecek??? Emme manifoldu, EGR, yakıt enjektörleri civarı ??? Yoksa bunlardan bazıları mı ?? Ayrıca emme manifoldunu veya EGR yi söktürmeye gerek var mı yok mu yoksa carbon clean cihazlarına bağlanınca tüm bu saydığım bölümlere erişim ve temizleme sağlanıyor mu ???

    Bahsettiğiniz her yere erişim sağlıyorlar.

    Ancak benim öncelikli tavsiyem doğru kullanım, erken bakım ve kaliteli yakıt üçlüsüdür. En doğrusu budur. Çünkü bu tip temizlemelerin sizin de farkında olduğunuz gibi bazı riskleri de mevcuttur.
    Ancak illa ki yaptıracağım diyorsanız da, yaşlı motora yaptırmaktansa, dediğiniz kilometrelerde yaptırmak daha doğru. Yine dediğiniz gibi, işinin ehli kaliteli firma ve ürünleri kullanmak da önemli.

    Bir de aracınız çok yeni ve garanti içinde. Böyle bir işlem sırasında ve sonrasında oluşabilecek bir problemin garantiye sokulmaması riski olduğunu da unutmamak gerekir. Bu sebeple yetkili servisinize danışmadan yaptırmak riskli de olabilir. Bir danışın derim...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mtutun -- 13 Ekim 2015; 16:26:17 >
    |
    |
    _____________________________




  • Çavuş
    61 Mesaj
    Eylül başı gibi sipariş verenlere bir haber vereyim
    Araçlar bu ayın en geç 19 nda gümrükten çekilip plakalandırma işlemine başlıyor ayın 22 is gibi işlem tamam



    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    481 Mesaj

    Nerde kullanacagiz o zaman?! :))

    Ozur dilerim ama benzinli 320ied alan arkadasimla cok benzer yol sartlarina sahibiz. Benzinli arac 15te bir cagrilirken dizelin 9da bir cagrilmasinin hicbi aciklamasi yok bence. Servisi sikistirdim ama hep kaypak cevaplar.



    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    JN008 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    709 Mesaj

    ECO PRO servis ömrünü uzatmıyor mu en azından benzinli için? Dizelde mi öne çekiyor ? İlginç geldi...
    |
    |
    finecenker kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    2018 Siyah Honda Civic HB Sport (Tuning Paket)
    Ateş Kırmızı Renault Clio 1.2 Turbo Icon

    Eski araçlar: 2013 Sedef Beyaz Toyota Corolla Active 1.6 MultidriveS, 2014 Füme Subaru Xv Elegance 2015 BMW Melbourne Kırmızı 320iED Sport Line Plus,2015 Gümüş Gri Kia Picanto 1.2 EL ,2007 Bej Megane II HB, 2014 Kar Beyaz Toyota Auris Advance Skypack MultidriveS, 2004 Metalik Mavi Yaris Terra 1.0 MM, 2013 Beyaz Ford Kuga 1.6 Ecoboost, 2011 Duman Gri Renault GrandScenic 1.5 dci, 2008 Çelik Gri Renault Megane HB 1.5 dci, 2006 Natural Renault Modus Dynamic, 2003 Gri Fiat Marea, 2001 Kırmızı VW Polo 1.4 16V, 1998 Kırmızı Hyundai Accent GL, 2012 Siyah Honda CBR 250, 2014 Gri Honda CBR 500
  • Binbaşı
    1797 Mesaj

    Tabi ki de danışırım, tekrar teşekkürler.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kkurt2002 -- 13 Ekim 2015; 18:01:37 >
    |
    |
    Bahsedilenler: mtutun
    _____________________________
    BEYAZ 2013 F30 320i ED ( Satıldı )
    BEYAZ 2015 F20 LCI 116D
  • Onbaşı
    27 Mesaj
    40. Yıl için fiyat alan var mı yakın zamanda? Teşekkürler



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Yüzbaşı
    423 Mesaj

    166.000 tl bugün görüştüm.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    EfficientDynamics kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
Reklamlar
Mobilya Takımları
Bey Azura
kolayoto.com
canlı radyo dinle
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR3
1,234
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.