Şimdi Ara

Bir Dönem 🇪🇺 Avrupa Birliği Bizi İstiyordu Biz İstemiyorduk Sene 2006

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
27
Cevap
1
Favori
782
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Hatırlıyorum 2003 Eurovision 1.ciligi ile başlayan Avrupa'da Türk rüzgarı esiyor Avrupa'da başlayan Türkler Avrupalidir furyası başlamıştı Ekonomimiz o dönem iyiydi 1YTL=1.5 Euro düşün,AB ile uyum yasasının çoğunu uygulamaya başlamıştık o dönem dinler arası diyalog denen saçma anlayış vardı hükümet o politika yıda uyguluyordu Avrupalılar buna olumlu yaklaşıyordu Ak parti, seçildiği ilk dönem Türk siyasetine bir Avrupa Birliği üyelik vizyonu katmış, devlet mekanizmasında gerçekleştirilen yapısal reformlar türkiye’yi avrupa birliği’ne hiç olmadığı kadar yakınlaştırmıştı.

    Bunun sonucunda Türkiye adaylıktan cikarilip 2005 yılında 🇪🇺 tam üyelik müzakerelerine başlamıştı.


    Dönemin İngiltere Başkanı Blairin yaptığı açıklama -''TÜRKİYE AB SAYESİNDE ÇİN VE HİNDİSTAN GİBİ BÜYÜYEN DEVLER KARŞISINDA SİYASİ BİR SES BULMA İMKANI YAKALAYACAKTIR'' ve ECONOMİST bu haberi haber gazetelerinde dev manşet ile veriyor Editör leride Türkiye yi AB de görmek istiyordu. Adamlar Türkiye'yi Doğuda Ve Asya'da Bulunan Avrupa'nın güçlü bir müttefiği olarak görmek istiyorlardı.


    Neden giremedik peki ? Tahminim Avrupa Birliği'ne girişi Türkiye hükümeti istemedi.(Türkiye Hükümeti diyorum) Çünkü o birliğe girerseniz ülkeye %100 hakim olamazsınız. Birliğin belirli kuralları var, temel insan hakları, yargı konusu, yolsuzluk konuları v.b gibi konularda. Görünüşe göre iktidardakiler, ülke üzerinde otoriter, kayıtsız şartsız bir yönetim gücü istiyordu ki birliğe girmeye soğuk baktılar.

    O dönem Avrupa parlamentosunda Türkiye ye AB üyeliğine olumlu bakmayan üç ülke vardı -Almanya -Avusturya -Belçika ydi diğer 2 ülke milliyetçi Almanya ile ise sabikamiz vardı. Her konuda Türkiye karşıtı olan Fransa bile çekimserdi ılımlı bakiyordu,Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti gibi ülkeler de çok destekliyordu Türkiye'nin girişini.


    Tabi büyük olasılıkla Yunan ve Rumların da amacı temelde, Türkiye ile anlaşmazlık konularında kendilerinin haklılığından o kadar eminler ki, Türkiye AB'ye girerse, Türkiye ile aralarındaki tüm sorunları bağımsız ve tarafsız Avrupa mahkemelerini taşıyarak anlaşmazlık konularını çözüme ulaştırmaktı.

    Bir de Türkiye, dış politika olarak yabancı ülkelerle sorun üretmeyi ve o üretilen sorun üzerinden gerçek olmayan bir düşmanlık politikası güderek içeride oy artırmaya yönelik hareketler izliyor. Avrupa Birliğine kendi isteğiyle girmeyen Türkiye hükümeti, bunun faturasını bir güzel Avrupalılara kesip, onlar hristiyan birliği bizi istemiyorlar diyerek onlara kesti. Başarılı oldumu oldu.


    Unutmadığım Avrupa Birliği uyum yasasındandan dolayı yaşanan Kokoreç krizi vardı.Kokoreç bildiğimiz üzere bizans tarihinin önemli yiyeceğidir. Kokoretsolarak bilinir. Bu yiyeceğin hijyenik endişeler yüzünden ayrıştırıp yıkama usulü avrupa birliği ülkelerinde bir kurala göre yapılır. Kesin olarak bildiğim uygun dezenfektan limon ve sirkeli su ile yıkanması. Türkiyede ise çoğu yer sade su ya da tuzlu su ile yıkama yapıyor. Endişeni dile getirdiğinde de zaten pişince mikroplar ölüyor gardaş diyorlar.


    İşte bu olay gündeme geldiğinde, AB, Türkiye'den kokoreçi kaldırmasını istiyor şeklinde haber yaptırıldı basına. Halbuki birliğin üyelerine sunduğu standartlar bellidir, rüşvet, yolsuzluk oranlarının belli rakamın altında olması gibi. Mesela şuan Karadağ'ın AB'ye girememe sebebi yolsuzluğun yüksek olması. (özellikle rüşvet başlığı) İşte Türkiye'deki kokoreç de yönetmeliklerine uymuyordu. Birileri bu haberi yaptırınca, halk da beter olsunlar kokoreçten vazgeçmeyiz alın avrupa sizin olsun diye tepki göstermişti. Halbuki kokoreç, İtalya İspanya Portekiz yunanistan başta olmak üzere balkanlar, kore, amerika kıtasına kadar da çeşitleri vardır. Demek ki sorun yiyeceği kendisi değil, yapılış usulüydü.


    Demem o ki Avrupa birliğine girebilirdik kapıyı bize açtılar bizde şöyle bir baktık kapıyı yüzlerine kapattık şimdi o kapıyı onlar acmiyor kilidide vurdular anahtar onlarda.


    Tarih, Sanat ve Mitolojitwitter
    “Yıl 2004. Avrupa Birliği parlamentosunda 407 vekil aralarında Türkçe evet yazısının da bulunduğu tüm Avrupa dillerinde “evet” pankartlarıyla Türkiye’yi AB’ye davet edip “Türkiye Avrupalıdır” tezini savunuyorlardı. Fakat bir şeyler değişti ve Türkiye yüzünü Ortadoğu’ya döndü 🇪🇺?🇶🇦”
    https://twitter.com/tarihsanatmit/status/1411169251008917504?t=hXq36QVsRnmxtPtFSnTU8A&s=19



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi DeepImpact. -- 19 Mart 2023; 4:49:33 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    _____________________________
  • Ülke yönetimi düzgün olduğu sürece ab birliğine gerek yok, ingiltere ab birliğinde değil, japonya da ab birliğinde değil...


    ab birliği çok gerekli bir şey değil, ticari anlaşmaları genişletmek ve ülkeyi daha iyi kalkındırmak adına hamleler yapmak için üyeliğe gerek yok.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-9C4E635E7 -- 19 Mart 2023; 20:0:42 >
    _____________________________
  • CSB

    _____________________________
  • Avrupa birliğine girmek bana göre mantıksız. Önemli olan ülkeyi nasıl yönettiğin.

    Avrupa ülkelerine göre nüfus olarak çok kalabalık bir ülkeyiz. Genç potansiyeli çok yüksek. Avrupa Birliği bizi istiyordu tabiki de. Çünkü işçi gücümüzü daha rahat kullanabileceklerdi. Bulgaristan gibi bir ülke olsaydık Avrupa birliğine girmek isterdim ama nüfusu yüksek ve yüzölçümü büyük olan ülkelerin Avrupa birliğine faydası daha fazla oluyor. Biz girmiş olsaydık Avrupa Birliği bizden daha çok faydalanacaktı.

    Keşke iyi bir yöneticiler başımızda olsa da Avrupa Birliği ile falan uğraşmak zorunda olmasak.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    İnanmak yeter.
  • Dünyanın önceki süper gücü ve suan 3. Büyük ekonomisiyle tryi mi kiyasliyorsun?

    Tr icin tek gelecek abde olabilir onda da en fazla macaristan kadar refah olursa olur fazlasi imkansiz bu nüfus ve bu kaynaksizliktaki bir ulke icin

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    -----------------------------THE FORUMLORIAN--------------------------
  • Nüfusun hiçbir önemi yok

    Avrupa'da onemli bir is gücü acigi yok

    Trnin potansiyeli var diyorsan pakitanin nufusu 2 katımiz onlarin potansiyeli daha mi çok yani?

    Nüfus sadece yüktür zayif ulkelere

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    -----------------------------THE FORUMLORIAN--------------------------
  • hamza5806 kullanıcısına yanıt

    yok öyle bir hikaye, yanlış düşünüyorsun, türkiye ilk kurulduğu yıllarda osmanlı tazminatlarını öderken bir yandan fabrikalar kurmuş demiryolları kurmuş hatta dünyada en gelişmiş rüzgar tünellerinden birini kurmuş uçak üreten bir ülke idi...


    yani şu anki türkiyenin içerisinde bulunduğu geri kalmışlık göz önünde fakat türkiye'yi ugandayla bağdaştırmak gibi bir hataya da düşmeyelim, sanayi alt yapısı olan ve kalifiye elemanları olan bir ülke fakat dürüst insan eksiğimiz var, oda balık baştan kokar misali hükümetin etkisi... yolsuzluklar baştan başlıyor halka doğru yayılıyor...


    en basit örnek bizim komşu belediyede çalışıyor ve belediye sağolsun komşunun aracının yakıtı beleşe geliyor bak düşün yani... gözümüzün önünde senin benim vergiler benim komşunun gibi en alt tabakaya kadar saçılmakta...


    türkiye'yi küçümsemeyin, türkiye'nin ilk kurulduğu zamanlarındaki gibi bir yol izlenirse şu anda herhangi bir birliğe ihtiyaç olmaz, ticari alış verişler ile işimizi hallederiz, bir japonya olalım diyen yok, insan gibi yaşayalım ve dünyada hatrı sayılır sanayi üretimi yapan ülkelerden biri olalım şimdilik yeter.

    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Hiçbir zaman istemediler AB gümrük birliği anlaşması ile Türkiyeyi açık pazar gibi kullandı olan biten bu


    elimde yetki olsa direk gümrük birliği anlaşmasından çıkarım bütün AB mallarına boru gibi vergi koyarım

    _____________________________
  • Avrupa'nın tarihsel olarak en büyük düşmanı olan Türkleri AB'ye girdirmeye çalışmakta komedi. Ulan Hunlardan beri adamların anasını ağlatmışız.

    _____________________________
    Türk ordusunda en seçme ve kahraman unsur daima Kastamonu, Çankırı, Taşköprü, Tosya ve havalisinde yetişen neferlerdir. Niçin? Çünkü buradaki Türkler Orta Asya’dan nasıl geldilerse öyle kalmışlar, hiç karışmamışlardır. Savaş meydanlarında yüzde hesabıyla en çok şehit düşenler de bunlardır. Halbuki Kastamonu ve civarı köylüsü ne gösterişsiz mahluktur. Demek ki Türk vatanı için kendisini harcayan hep Türkler olduğu gibi en sakınmadan harcayanlar da en karışmamış Türkler oluyor. Nihal Atsız
  • Ben bir sürü yaşlı insanla konustum en basta dedelerim ve ninelerim refahin senin romantikce yaklastigin cumhuriyetin ilk yillarinin fakir ve refahsiz olduğunu söyledi bana. Yahu ww2de ananemin köyünde askerlere her gidayi vermisler bir tane adam kabak saklamış bak 1 tane kabak bu yuzden adami öldüresiye dövmüşler

    Gercekleri görmek lazim 200 yıldır bu topraklarda refah yaratilamadi bu mantikla gidilirse 200 sene daha yaratilamaz ab haric trnin hiçbir varolus şansı yoktur

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
    -----------------------------THE FORUMLORIAN--------------------------
  • hamza5806 kullanıcısına yanıt

    Adam seks yapmak için bahane üretiyor.

    Hanım, çocuk yaparsak süper güç olacazzzz.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • "Neden giremedik peki ? Tahminim Avrupa Birliği'ne girişi Türkiye hükümeti istemedi"

    Ne istememesi birader Kıbrıs 'ı bile elden çıkarmaya razıydı RTE .
    O dönem muhalefet çok sert şekilde eleştiriyordu hatta .
    2009 Fransa dönem başkanıyken mevcut katılım fasıllardan birisini kendi döneminde açmayacagını , mevcut uyum yasalarının uygulamalarını bekleyeceğiz demişti .

    Bu sırada sözde Ermeni soykırımını AP 'ye getirdi ve reddedildi.
    Bir süre kayıkçı kavgasından sonra 2011'de vize muafiyeti süreci başladı, yol haritası belirlendi .

    72 alt başlık vardı 67'sinde anlaşıldı anlaşılmayanlar:


    Türkiye, AB tavsiyeleri doğrultusunda, yolsuzluğun önlenmesi için tedbirlere geçmelidir.
    Türkiye AB standartlarına uygun kişisel verilerin korunmasına ilişkin ulusal mevzuatın uyumlaştırılması gerekmektedir.
    Türkiye Europol ile bir anlaşma yapması gerekiyor.
    Türkiye cezai konularda bütün AB üyeleri ile çalışması gerekiyor.
    Türkiye'nin Avrupa standartlarıyla uyumlu olan terör yasalarını yerine getirmesi gerekmektedir.

    2017'de tek adam rejimine geçilmesiyle üyelik süreci 2024 ilerleme raporuna kadar askıya alındı.
    İlerleme raporları yayınlanıyor ama kısa vadade ne vize muafiyeti ne de fasılların tekrar açılması mümkün değil

    Toplarsak

    -Fransa'nın tutumu (bu daha sonra büyük oranda bloke edildi )

    - AP 'nin mevcut yasaların uyum sürecinin incelenmesi

    - 2011 de imzalanan vize muafiyeti hususunda anlaşılamaması

    -2017'de tek adam rejiminin gelmesi ve demokrasinin fiilen olmasa da askıya alınması

    - devasa mülteci kampına dönmemiz.

    Velhasıl adamlar içlerinde ikinci bir orban istemiyor. Sende ise demokrasinin D'si kalmamış, sığınti kampına dönmüş ,hukuk, anayasayı falan canı isteyen nüfuslu kişilerin istediği zaman çiğnediği, tarikatçıların cirit attığı, sokaklarında "şeriat isterik" diye nagralar atılan ülkeyiz.

    Dışardan bakınca AB'nin yanındaki Afganistan olarak görülüyoruz. Bırak AB katılımını vize kolaylığı alsak bile kar
    2000 başında keşke genişletilmiş ortaklık teklifini kabul etseydik. Bilemedik ki tek adam rejimi geleceğini. Ülkenin sığıntı kampına döneceğini

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Girmemize gerek yok zaten avrupaya vizeler kalkiyor

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________

    Kapıları çalan benim kapıları birer birer.
    Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler.
    Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar.
    Yedi yaşında bir kızım büyümez ölü çocuklar.
    Saçlarım tutuştu önce gözlerim yandı kavruldu.Bir avuç kül oluverdim külüm havaya savruldu.
    Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok.Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.
    Çalıyorum kapınızı,teyze, amca, bir imza ver.Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.
  • Avrupa’nın yerinde olsam bırak Türkiye’yi AB’ye almayı müzakere bile başlatmazdım.Ha İran üyelik için başvurmuş ha Türkiye derdim.Çok bile uğraştılar bizimle,baktılar olmuyor düzelmiyoruz bıraktılar.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Ek bilgi olarak, bu olayların üzerine Mirkelam bir kokoreç tezgahındaki tüten duman eşliğinde gözünden akan yaşlar ile kokoreç eserini yazmıştır.


    netd müzikyoutube
    Mirkelam - Kokoreç
    https://www.youtube.com/watch?v=Ke0DL8BH2uk
    _____________________________
  • Avrupa birliği bizi mi istiyordu???

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • O yıllarda avrupa Erdoğancıydı. Her istediklerini yaptırdılar ne istiyorlarsa elde ettiler zaten.


    Hani şu meşhur Akpli lafı varya Twitterda : Chp nin kazanmasını feto istiyor abd istiyor israil istiyor diye. Nediyorlarsa kendilerinden bahsediyorlar ak troller.


    Avrupa babasının hayrına evet demedi




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Naruto45 -- 20 Mart 2023; 12:10:3 >
    _____________________________
  • O fabrikaların çoğunda rusyanında payı var. Bu dünyada hangi ülke olursan Zayıfladığında sana destek olacak ülke veya ülkelere her zaman muhtaçsın.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.