Şimdi Ara

<< Atatürkçüler Birliği - Atatürkçü Düşünce Topluluğu>>

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir Kullanıcı, 2 Masaüstü Kullanıcı, 1 Mobil Kullanıcı ( 1 Mobil Cihaz )
4.278
Cevap
92
Favori
254.739
Tıklama
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Konu Dışı >> << Atatürkçüler Birliği - Atatürkçü Düşünce Topluluğu>>
Giriş
Mesaj
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Bir gericilik olayı sırasında Atatürk köşke döndüğü zaman yaverlik dairesine girer. Sonradan DP "büyük"leri arasına geçen eski bir dalkavuğu da orada idi. Atatürk'ün canını sıkkın görünce:
    - Üzülmeyin Paşam, siz öyle sevilmişsinizdir ki, hangi köylünün göğsü yarılsa yüreği üstünde "Mustafa Kemal" yazılıdır, demesi üzerine, Atatürk:
    - Bilirim onu... Ama ben iki saat ötedeki hocanın, o cahil köylü göğsünü yarıp Mustafa Kemal ismini silerek dilediği adı yazdıracağını da bilirim, cevabını verir.
    Cehalete hiç güveni olmayan bir realistti.

    Falih Rıfkı ATAY
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Meclis, Mustafa Kemal'e başkomutanlık verirken onu sevenler, ona güvenenler, "Bu insan bunu yapabilir." diyorlardı. Onu sevmeyenler, ondan kurtulmak isteyenlerse, "Tüm sorumluluğu alsın, başarısız olsun, biz bunu asalım." derdindeydiler.

    - Celal ŞENGÖR
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Muhterem efendiler, pek güzel bilirsiniz ki, sultanlarla, halifelerle idare olunmuş ve olunan memleketlerde vatan için, millet için en büyük tehlike, sultanların ve halifelerin düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır. Bu çoğu zaman kolaylıkla sağlanabilmiştir. Meclislerle idare olunan memleketlerde de, en tehlikeli nokta, bazı milletvekillerinin yabancılar adına ve hesabına çalınmış ve satın alınmış olmalarıdır. Millet meclislerine kadar girmek yolunu bulabilen vatansızlara her zaman rastlanabileceğine, tarihin bu konudaki misalleriyle hükmetmek zaruridir.

    - Mustafa Kemal ATATÜRK
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Atatürk'ün 3397 adet kitabı inceleyerek, okuyarak ve daha sonra da tartışarak ulaştığı entelektüel bakış açısına ve düşünce tarzına hayran olmamak mümkün değildir.
    Atatürk'ün okuduğu kitaplar arasında tarih konusu 826 adetle en başta gelmektedir.
    Tarihi 261 adetle askerlik konusu takip etmektedir.
    Okuyan insanın yazmaya başlaması ise doğaldır. Diğer bir deyişle, okumadan yazmaya geçmek oldukça zordur.
    Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmay yüzbaşı iken 1909 yılında yazmaya başladığını görmekteyiz.

    - İlker BAŞBUĞ
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Devletin içine düştüğü felaket uçurumunun derinlik ve dehşetini görmekten aciz olan zavallılar, elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar. Çünkü o ciddi ve hakiki çare kendilerini daha çok dehşete düşürür.
    Akıl ve idraklerindeki kısırlık, tabiat ve ahlaklarındaki zaaf ve soysuzlaşma gereği böyledirler. Çoktan köle olduğuna şüphe kalmamış olması lazım gelen padişah ve halifenin köleliğiyle elde edilebilecek iktidar mevkiinin iktidarsızlığa örnek olması tabii değil miydi?

    - Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk, 1927.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Falih Rıfkı Atay -- 3 Ekim 2018; 17:25:12 >
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Din birliğinin de bir ulusun kuruluşunda etkili olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüzün önündeki Türk ulusu tablosunda bunun tersini görmekteyiz.
    Türkler, Arapların (İslam) dinini kabul etmeden önce de büyük bir ulus idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin (İranlıların), ne de Mısırlıların ve başkalarının Türklerle birleşip bir ulus oluşturmalarına hiçbir etki etmedi. Tersine, Türk ulusunun ulusal bağlarını gevşetti; ulusal duygularını, ulusal heyecanlarını uyuşturdu. Bu pek doğal idi. Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin amacı, bütün ulusların üstünde yaygın bir Arap ulusçuluğu politikasına dayanıyordu. Bu Arap düşüncesi, "ümmet" sözcüğü ile dile getirildi. Muhammed'in dinini kabul edenler, kendilerini unutmaya, yaşamlarını Allah sözcüğünün her yerde yükseltilmesine adamaya zorunlu idiler. Bununla birlikte, Allah'a kendi ulusal dilinde değil, Allah'ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla tapınma ve duada bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe Allah'ın ne dediğini bilmeyecekti. Bu durum karşısında Türk ulusu birçok yüzyıllar
    boyunca ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin, adeta, bir sözcüğünün anlamını bilmediği halde Kur'an'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.

    - Mustafa Kemal ATATÜRK, Medeni Bilgiler, 1930.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Falih Rıfkı Atay -- 3 Ekim 2018; 17:24:41 >
    |
    |
    _____________________________




  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Denildi ki: "Bu yükselen feryadın manası yoktur. Bu, lüzumsuz bir aşırı gayret ve belki de bir cinnettir!.."
    Yok... Yok... O feryat, cinnet eseri değildi. O feryat bugünkü felaketi vicdan gözüyle ve akıl gözüyle görebilmekten ortaya çıkan ıstırapların tepkisiydi...
    Ve hakikaten bir gün Sirenaik harekat sahasından Balkan yangınına koşarken...
    Bir gün Afrika sahilinden vatanıma ulaştıracak yolların kapanmış olduğunu görürken...
    Bir gün, işittim ki, baba ocağım Selanik ve oradaki anam, kardeşim, bütün akraba ve yakınlarım, -mahiyetlerini anlattığım için vatanımdan kovulduğum zevat tarafından- düşmana hibe edilmiştir.
    Bir gün, duydum ki, Hortacı Süleyman Camisi'nin minaresine çan taktırılmış ve orada yatan babamın kemikleri Yunan palikaryalarının kirli ayakları altında çiğnetilmiştir.

    - Mustafa Kemal ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal, 1914. (Arkadaşı Nuri Conker'in "Zabit ve Kumandan" adlı kitabı üzerine yazdığı kitap.)
    |
    |
    _____________________________




  • Kurmay Yarbay
    3373 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    GGR06


    Eklermisin hocam
    |
    |
    _____________________________
    - Efendilik ağaç gibidir. Kökü yerde başı göktedir.
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    1 aylık uzaklaştırmanın ardından yine buradayım. Kaldığım yerden devam edeceğim.

    Eklenmek isteyen arkadaşlara da şunu hatırlatayım, konu sahibi ya uzun zamandır foruma girmiyor ya da girip görse bile umursamıyor yeni üye adaylarını. Çok önemli değil. Konuya girip paylaşımlarınızı yapın, konudaki mesajları okuyun. Üyeymiş gibi hareket edin, tavsiyem budur.
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Demek ki, Binbaşı Mustafa Kemal (Bey) Çanakkale müdafaasında vazife alırken, bizim tarafın herhangi bir nihaî zafere erebileceğini çoktan imkân dışında görüyordu. Fakat o, her şeyden önce bir asker ve vatanperverdi; kendisine verilen vazifeyi kabulden kaçınamazdı. Bundan başka, Mustafa Kemal, en güç ve en tehlikeli vaziyetlerin adamıdır. İşin ağırlığı nispetinde iradesi artar ve tehlikenin büyüklüğü nispetinde cüret ve cesareti galeyana gelirdi.

    - Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU, Atatürk, 1946.
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    "İnsan, kendini yapma kudretinin bir ham maddesidir."
    Tek Adam, bu ham maddeyi yoğurarak hem kendini yaratan, hem ortaya çıkışı; milletinin, kavminin, çağının tarihinde bir dönüm noktası olan Adam'dır.
    Mustafa Kemal, Tek Adam'dı. Çünkü koşullar, olaylar ve yaşadığı hava içinde kendi ham maddesini yoğurarak, kendi kendini yarattı. Mücadelesi, milletinin kaderine damgasını vurdu. Ve hayatı, çağımızın yön tayin edici etkenlerinden biri oldu.

    - Şevket Süreyya AYDEMİR, Tek Adam (Cilt 1), 1963.
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Yalnız Atatürk'tür ki ne insanlarla insanlar, ne milletlerle milletler arasında bir kin, bir düşmanlık kaygısı gütmeden eserini vermiştir. Düşmanını, daha yendiği anda affetmiştir. Esir ettiği generallere, daha savaş meydanında mertçe el uzatan tek adam odur. Bu generalleri kendi yurduna salan önderleri, devlet, hükümet reislerini, ülkesine dost olarak çağıran, onları kendi toprağında dost olarak karşılayan, ağırlayan ve onların hepsini istisnasız fetheden odur. Kısacası "Yurtta barış, cihanda barış" yalnız onun sloganıdır.

    - Şevket Süreyya AYDEMİR, Tek Adam (Cilt 2), 1964.
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Politikanın bir vatan hizmeti karakteri edinmesini istiyoruz. Atatürk sonrası bozgunculuğu suçu, başta sözde onun olmakla övünen parti olmak üzere bütün partilerindir. Politikacılarındır. Politikacılığı ikbal ve çıkar mesleği olarak seçenlerindir.

    - Falih Rıfkı ATAY, Atatürk Ne İdi?, 1968.
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    330 Mesaj
    https://www.youtube.com/watch?v=Z1NV3O5x7nk Helal olsun bu reklam filmini çekenlere...
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Ağır bir hastalığın nöbetleri içinde ölümü iki gözleri ile görmüş gibi olanlar vardır. Ben iki gözümle battığımızı gördüm ve kurtulduğumuzu gördüm. Mustafa Kemal'i unutamam. O sonra daha da büyüdü. Kendi milletine tekrar o günleri göstermemek için, asıl kurtuluş savaşına zaferden sonra girdi. İnkılâp nizamının Atatürk'ü, zaferin Mustafa Kemal'ini gölgede bıraktı. Kendini gene kendi geçti. Gençler, bizim çektiklerimizi çekmemek ve bu halka çektirmemek için, siz de Atatürk'ü unutmayınız. Mustafa Kemal bizimdi, Atatürk sizindir.

    - Falih Rıfkı ATAY, Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri, 1955.
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    889 Mesaj




    Saygı, minnet, özlem ve rahmetle Atamızı anıyoruz.



    Nur içinde yat Atam.



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Son acı hasretlerinden biri, iyi olursa bir yaylaya gitmek, orada serin kaynak suları ve süt içmek özlemesi olmuştu. İkincisi de orduyu ve halkı 15'inci yıl dönümü töreninde bir daha görebilmekti. Şeref tribünündeki asansör bunun için yapılmıştı. Anadolu yaylalarındaki koyun sürülerinin çan sesleri kulağında, çelik miğfer başlıklı askerlerinin ve önlerinden geçtiği vakit çılgınca alkış tutan halkının hayali gözlerinde, bir vatan ve millet kurtarıcısı, en hazin bir gurbet yalnızlığı içinde gözlerini kapadı. O gün yandık. Günlerce, haftalarca, üstümüze memleket yıkılmış gibi, bir can bunaltısı içinde kıvrandık.
    Atatürk...
    Senden önce ölmek ne bahtiyarlıkmış.

    - Falih Rıfkı ATAY, Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri, 1955.
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    5 Not
    Ruhun şad olsun Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk. Kalbimizdesin, aklımızdasın. Bilimle, akılla, kitaplarla, bağımsızlıkla, özgürlükle vb. her şeyimizle seni takip edeceğiz.
    |
    |
    _____________________________
  • Emekli Yönetici
    8633 Mesaj
    Ruhun şad olsun ATAM

    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    395 Mesaj
    Unutmadık, unutmayacağız. Sen bize bir Cumhuriyet bıraktın, bir fikir bıraktın. Sahip çıkacağız. Aydınlattığın yolda yürüdüğümüz müddetçe mirasın da sen de yaşayacaksın ATAM. Ruhun şad olsun.






    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi IslakBanyoTerliği -- 10 Kasım 2018; 0:45:29 >
    |
    |
    _____________________________
    [MSI Z270 TOMAHAWK - Intel Core i7-6700K 4.3Ghz - MSI GTX 1080 ARMOR OC - Corsair Vengeance LPX DDR4 3000Mhz 16GB - 1TB WD BLUE - 240GB SANDISK ULTRA II]
    MOUSE: A4TECH X7 XL-750BH - KLAVYE: DANDİK A4TECH İNTERNET KAFE KLAVYESİ - KULAKLIK: SENNHEISER GSP 300
HızlıCevap
Reklamlar
Bey Azura
üniversite
Mobilya Takımları
son dakika
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR2
0,359
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.