Şimdi Ara

AŞK KİMYASAL MIDIR?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
20
Cevap
0
Favori
1.811
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • AŞK Aşk Hapı ABDli doktorların son araştırmaları gösteriyor ki aşk kimyasal bir durum ve dopamin, feniletilamin, oxytosin ve norepinephrine içeren bir hapla aşk hali yaratılması mümkün. 1999dan beri aşkın kimyasını çözmek için uğraşan Emory Üniversitesi, aşkın kimyasını şöyle açıklıyor: Dopamin, amfetaminin kimyasal bir kuzeni ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. Norepinephrine, adrenalin üretimini arttırarak ayaklarımızı yerden kesip kalp çarpıntısına neden oluyor. Beynin hipotalamus bölgesinde üretilen oxytosin ise bir insana şefkat duymamızı, onunla ilgilenmemizi sağlıyor. Bütün bunların sonunda da aşk hali ortaya çıkıyor. Monash Üniversitesi uzmanları ise aşk ilacını ilk kez ortaya atanlardan. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Bölümünden Dr. Ali Yağız Üresin ise, Dopamin coşku durumunda artar ama en çok da şizofrenide yükselir. Aşk ilacı yaratırken şizofreniye de neden olabilirsiniz diyor. Aşkın Bilimsel Yönü Bir kadını erkeğe ya da bir erkeği kadına çeken nedir? Erkek kadının güzel gözlerinden, gülüşünden, kadın ise sempatik davranışlarından ya da kültüründen etkilenmiş olabilir. Tüm bu etkenler geçerli olmasına rağmen, erkekle kadın arasındaki çekimde DNAnın rolünü unutmamak gerekiyor. Bern Üniversitesinden Claus Wedekindin araştırmasının sonuçlarına göre kadın ya da erkek olsun karşı cinsin DNAsının kokusundan etkilendiğinde bir çekim hissediyor. Wedekind araştırması sırasında, altı kişiden, her tür kokudan olabildiğince arınmış bir ortamda, üst üste iki gün aynı tişörtü giymelerini istedi. Daha sonra erkek ve kadınlardan oluşan 100 denek bu tişörtleri koklayarak tercihlerine göre sıraladı. Deneme sonunda, giysiyi taşıyanların bağışıklık sisteminden sorumlu bir grup geni (CMH) koklayanlarınkinden ne kadar farklı olursa, kokunun da o derece hoş bir etki yarattığı belirlendi. Kısacası, DNA kokusu, aşkı oluşturan faktör kokteyli içerisinde önemli bir yere sahip.

    (Ödev sitesinden alıntı)

    Aşk sadece kimyasal mıdır?







  • Sevmek bağlanmak fedakarlık etmek onun sıcaklığını hissetmek onu özlemek tüm gece onu düşünmek telefonle konuşurken heyecanlanmak yanağını okşamak evlenmek istemek onu kıskanmak ne kadar kimyasal olabilir bilmiyorum.
  • Hayal ettiğimiz kadınlara, erkeklere de aşık olabiliriz. Bu da mı kimyasaldır? Kokusunu hissetmediğimiz halde nasıl salgılanır bu hormon?
  • Ben bu konuda daha önce çok yazdım. Aşk nedir, aşk acısında hissedilen nedir, bunlar farklı şeyler. Evet aşk anında hissedilenler kimyasaldır, ve burada anlatılmak istenen de bu dört kimyasal hormon sayesinde aşkın semptomatik bir taklidinin oluşturulabileceği. Aşk denilen olay beynin bütünü ile ilgili tabiki kimyasalların da önemli rol oynadığı biyolojik bir olay, ama daha farklı bir olay.

    Bu arada biyologların hatta materyalistlerin atladığı bir şey var. O da kültürel evrim olgusudur. İnsanın birçok davranışını biyolojiye indirgeyerek açıklayamıyoruz. İnsan zekası gelişti, insan kültürü gelişti. İnsan koku ile aşık olmaz, olsa olsa koku, cinsel çekicilik meydana getirir. ama o da hayvanca bir içgüdüdür. Hayvanlarda cinsellik üreme içgüdüsünden ibaret iken insanlarda cinsellik bile çok farklı bir boyut kazandı ki bu kültürel değişimden aşk fazlası ile nasibini almasın.
    Çocuk bilgisayar oyunundaki kıza sırıl sıklam aşık oluyor, peki bu nasıl oluyor. Aynen dediğim gibi kültürel evrimin çok hızlı meydana gelmesi sebebi ile bunun yan etkileri ortaya çıkıyor.

    Ama sonuçta aşk denilen olay beyinde meydana gelen biyolojik bir olay.




  • onemli olan askin kimyasal olup olmadigi degildir. her ne sekilde olursa olsun ask harika bir duygudur ve kimyasal, psikolojik ya da metafiziksel sebepleri olmasi bunu hicbir sekilde degistirmez. yani onemli olan arac degil sonuc.
  • DNAların kokusundan çekim hissetmekten bahsediliyor. O halde Hangi tarz insanlar, hangi tarz kişilerden hoşlanır, bu söylenebilir herhalde.

    Böylece kimden evet kimden hayır cevabı alacağımızı bilebilir miyiz?
  • quote:

    Orjinalden alıntı: hayattakiler

    DNAların kokusundan çekim hissetmekten bahsediliyor. O halde Hangi tarz insanlar, hangi tarz kişilerden hoşlanır, bu söylenebilir herhalde.

    Böylece kimden evet kimden hayır cevabı alacağımızı bilebilir miyiz?


    Olmaz öyle şey. DNA nın kokusu ha... Bu biyolojiye mistisizmi karıştırmak olur. Bu şuna benzer. Sen bir bilgisayar disketini koklayarak içerisinde nasıl bir yazılım olduğunu anlayabilir misin?
    Burada anlatılmak istenen şey DNA ların kokusu değil, kişinin yaydığı kokudur. Her insanın protein yapıları farklı olduğu içinyaydığı koku da farklı olacaktır. Köpekler bu sayede insanları ayırt eder. Ama koku ile sağlanan cinsel çekiciliktir, aşk değildir. Ve bir insanda koku ile oluşan cinsel çekim aşka sebep oluyorsa kusura bakmasın ama o insan daha kültürel evrim geçirememiştir.

    Ten uyumu diye bir şey de yoktur aslında. İki insan birbirlerini beğeniyorsa birbirlerinin tenlerini yadırgamayacaklardır. Olay budur.




  • Sağol ya niye dalga geçiyosun?



    Ben en azından DNA lara bakılıp böyle bişey olur mu demek istemiştim. Ama kendimi ifade edememişim.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: hayattakiler

    Sağol ya niye dalga geçiyosun?



    Ben en azından DNA lara bakılıp böyle bişey olur mu demek istemiştim. Ama kendimi ifade edememişim.




    Yahu ben senle mi dalga geçiyorum, yazıyı yazan öyle yazmış, lafım ona,



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kaotika -- 3 Ağustos 2005, 12:30:02 >
  • Ne bileyim ya o zaman yazıdan alıntı yapsaydın neyse...
  • İnsan beynini araştıran bu bilim adamları gerçekten ilginç bulgulara rastlıyorlar.Artık "duygu" ların bile "elle tutulur" bir yanının olduğunu bizlere sergilemek için canla başla çalışıyorlar.Bir zamanlar elle tutulur olmadığına inandığımız ama biz insanları gayet "mutlu" eden "duygu" larımız vardı.Şimdi ise her şey artık mekanik, elle tutulur ve somut her şeyin kestirilebilir bir sonu var artık.Ancak tüm bu duyguları yaratan insan beyni sadece bir et parçası değil mi?İşin ilginç yanı ve beni de oldukç şaşırtan yanı da bu zaten.Örneğin bilgisayarınızın etten kemikten olduğunu düşünmek gibi birşey bu.Bir gün bilgisayarınızın çalışmadığını fark ediyorsunuz ve onu teknik servise götürdüğünüzde şu cevabı alıyorsunuz: "Üzgünüm beyefendi işlemcinizde büyük bir tümör görünüyor".Ne kadar komik değil mi?Galiba bilim artık bizlerin de teknik anlamda bir bilgisayardan öte bir şey olmadığımızın kanıtlamanın peşinde.Hem bilim adamlarına ne ki benim çocukken hissettiğim ama şu an çok daha farklı olan "duygularımdan", hem bilim adamlarına ne ki birbirine "merhamet" gösteren, birbirini "seven" insanlardan.Bilim adamlarına göre bütün bu duygularımız etten kemikten yapılmış olan işlemcimizin bir parçası.Tüm bu bilim adamları kendi donanım bilgilerine ulaşmak isteyen birer bilgisayar.Ancak tüm duygularımız birer işlemcinin ürünü olsa da biz insanları "sevmekten", "mutlu" olmaktan,"yardım" etmekten, "merhamet" göstermekten alıkoyar mı?Sadece merak ettiğim bu.Sadece...




  • Tabiki geri koymaz.

    Ama bunlar bir gerçek.

    Ben de herşeyin maddi olamayacağına inanıyorum çünkü çektiğimiz bunca acı, manevi duygular ve hissettiklerimiz yalan olamaz. Öldüğümüzde tamamen bir hiç olmak, herşeyin yalan olduğunu düşünmek kötü geliyor.
  • aşk motivasyondur
  • quote:

    Ten uyumu diye bir şey de yoktur aslında. İki insan birbirlerini beğeniyorsa birbirlerinin tenlerini yadırgamayacaklardır. Olay budur.


    bence kesinlikle yanlış bir düşünce.ten uyumu diye bir şey vardır..bazen karşındaki insanı beğenirsin ama ona dokunmadan onu hissetmeden direk algılayamazsın.oysa uzaktan hoş gördğün kişi belki yakınlaştığında seni itebilir...

    onun için derim hep insanlar evlenmek gibi ciddi bir müesseseye bulaşmadan önce mutlaka birbirine dokunmalı,birbirini hissetmelidir..

    evlendikten sonra birbirlerine uyum sağlayamazlarsa mutlu olamazlarsa daha mı iyi yani?

    ama bizim insanlarımızın zihniyeti o yasak bu günah şu mekruh....

    artık bu yasaklar zihniyetini bırakın,aşın kendinizi..din demek her şeyi yasaklamak demek değildir.
  • insana uyku ilaci verirsen uyur..asprin verirsen bas agrısı kesilir..ask hapını verirsen asik olur ama ne demek bu..yapay ask..yani beyin(ruh) kendi istegiyle degil dısaran mudahaleyle birseyler hissediyor..
    esrar icersen de iyi hissedersin..
    adamların yaptıkları ask degil sadece ruh asık oldugunda beyine salgılattıgı maddeleri bulup dısardan mudahele etmisler..
  • aşk olmadan yaşamın anlamı yok!! ister kimyasal ister genetik olsun
  • aşk asit midir baz mıdır notr mudur hadi bakalım bilin
  • AŞKIN OLDUĞUNU KİM SÖÖLEDİ SANA YOK AŞKIN NİTELİĞİ NİCELİĞİ DOSTUM
  • sizde demek aska inanlardansınız cok yazık......bir hiç ugruna düşünüp tartısıyorsunuz....


    ask bir hiçtr....koca bir hiç
  • çok sayıda çikolota yemeye eşittir die duydum bi filmde :D
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.