Şimdi Ara

Asgari ücreti bu şekilde arttırabiliriz

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
74
Cevap
0
Favori
2.773
Tıklama
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Ülke ve Dünya Gündemi >> Asgari ücreti bu şekilde arttırabiliriz
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Yüzbaşı
    506 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    F-511


    Asgari ücreti arttırmak yerine hem tarım ürünleri ne ağırlık verip hem de sanayi ye ağırlık verilerek ülkenin ihracat ithalat terazisini değiştirirsek kısacası ihracat ithalat ın üzerine çıkarsa zaten döviz geleceği için ülkeye tl değer kazanacak böylelikle otomatik olarak alım gücü artacak.

    Çok değil 5 sene de ülke geliri 2 katına çıkar özellikle tarım konusunda potansiyel aşırı yüksek ama kullanılmıyor.



    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
    |
    |
  • Yüzbaşı
    886 Mesaj

    10 binlerce şirketi mi kamulaştıracak devlet? ülkenin genel durumu ve refah seviyesi yükselmeden asgari ücret yükselmez.
    ülkede istihdam ciddi bir maliyet. oturduğum sitede 120 lira aidat ödüyoruz, 90 lirası direk kapıcı ve sigortasına gidiyor. kapıcıyı çıkarıp sadece çöp toplama ve haftada bir temizlik için bir şirketle anlaşılsa kapıcı maliyetinin yarısına işi hallediyoruz ve aidat parası 70 tl'ye düşüyor. kapıcı dairesini de başkasına kiraya verirsek, hepten kardayız. bilmem anlatabiliyor muyum durumu. yoksulluk sınırı 7000, bu yüzden asgari ücret 5000 olsun denirse, kağıt üzerinde çok insani bir taleptir, pek çok insanı yoksulluğu dahi özler hale getirebiliriz.
    devlet istihdamı teşvik etsin, çok eleman çalıştırana kolaylıklar, istisnalar uygulasın, bodrumda 350 tl'ye döner yiyenin hesaplarını didik didik etsin, vergisini alsın... bunlara tamam ama asgari ücrette talep edilecek radikal artış sadece işsizligi artırır.




    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Binbaşı
    1217 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Navi

    10 binlerce şirketi mi kamulaştıracak devlet? ülkenin genel durumu ve refah seviyesi yükselmeden asgari ücret yükselmez.
    ülkede istihdam ciddi bir maliyet. oturduğum sitede 120 lira aidat ödüyoruz, 90 lirası direk kapıcı ve sigortasına gidiyor. kapıcıyı çıkarıp sadece çöp toplama ve haftada bir temizlik için bir şirketle anlaşılsa kapıcı maliyetinin yarısına işi hallediyoruz ve aidat parası 70 tl'ye düşüyor. kapıcı dairesini de başkasına kiraya verirsek, hepten kardayız. bilmem anlatabiliyor muyum durumu. yoksulluk sınırı 7000, bu yüzden asgari ücret 5000 olsun denirse, kağıt üzerinde çok insani bir taleptir, pek çok insanı yoksulluğu dahi özler hale getirebiliriz.
    devlet istihdamı teşvik etsin, çok eleman çalıştırana kolaylıklar, istisnalar uygulasın, bodrumda 350 tl'ye döner yiyenin hesaplarını didik didik etsin, vergisini alsın... bunlara tamam ama asgari ücrette talep edilecek radikal artış sadece işsizligi artırır.

    10 binlerce şirket kamulaştırılmalı demedim, ama gerçekten yüksek asgari ücret verebilecek ve veremeyecek sermaye de ayır edilmeli, bunun yolu da asgari ücrette radikal artış olduğunda olası işsiz kalmaya karşı devletin devreye girmesi ve bunları kamulaştırmasından geçer. Untmayın Türkiye'de sermayenin büyük bir kısmı çok kar ediyor, biz gelir dağılımı adaletsizliğinde Dünya'da 3. Avrupa'da ise 2.sıradayız. Bundan dolayı Sermayenin büyük bir kısmı bence yüksek asgari ücreti kaldırabilir, Türkiye'de sermayenin çok kazandığı bağlamında aşağıdaki haber önemli:

    Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik kesim gelirin yarısını alıyor:

    https://tr.euronews.com/2019/07/20/turkiye-gelir-dagilim-esitsizliginde-avrupa-ikincisi-nufusun-yuzde-20-si-kazancin-yarisini

    _____________________________

    Gökte parlayan ay,
    Kalpte incinen söz,
    Çölde ışıldayan su, sana benzer

    Nasıl basit bir köy hekiminin sessiz çalışmaları kimse farkına varmadan sağlık istatistiklerinde bir yekûn tutarsa, nasıl bir piyade bölüğünün savaşı kesin sonucu hazırlayan sebebler arasında yer alırsa, ben de eserimde milli terbiyemiz için kendimce faydalı saydığım bir hamle yapacağım. H.N.Atsız




  • Yüzbaşı
    886 Mesaj


    ben biraz yanlış anladım biraz da aceleci davrandım o zaman.
    gelir dağılımında tüm dünyada bozulma var, ve biz de daha kötü durumdayız.
    küçük ve orta ölçekli işletmeler yüksek asgari ücreti kaldıramazlar. 10 kişi çalıştıran, 9'a düşürür, 9 kişi de 10 kişinin işini yapar.
    büyük şirketlere de müdahale etmek, serbest piyasada sıkıntı yaratabilir. sürekli sermaye çekmeye, yatırıma ve üretmeye şirketleri ikna etmeye çalışırken bir de istihdamlarına müdahale etmek istemezler. bazılarını kamulaştırmak ise daha negatif bir etki yaratabilir. kaldı ki, kamulaştırmak isteyen ozelleştirme zaten yapmaz.
    benim çözümüm vergi reformu ile vergi gelirlerini arttırıp istihdamı teşviklerle desteklemek. istihdamın en azından vergi ve sgk maliyetleri düşerse biraz iyileşme olabilir. ciddi ve radikal bir iyileşme için her durumda ulkenin gelişmişlik düzeyinin yükselmesi gerekir.




    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Ey merhametli Türk kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Çavuş
    96 Mesaj


    Hocam bende onu diyorum. Etik ve ahlak yoksa sizin çözüm asla uygulanamaz. 30 yıl önce halk daha bilinçliydi, haksızlığa karşı sesini yükseltebiliyordu. Çünkü 30 yıl önce liberalizm henüz gelmemişti ülkeye, şu andaki mevcut sistemle halk katmanları korkutuldu. Kimi dinle, kimi sosyal statüyle, kimide vatanseverlik ve ihanetle korkutuldu. Şu anda sesini çıkarmaya kalksan vatan haini fetöcü terörist damgası yiyorsunuz. 30 yıl öncede liberalizm ile birlikte hayatımıza giren özelleştirme furyasının sloganları benim memurum işini bilir ve bal tutan parmağını yalar sözleriyle vücut buldu.

    Ayrıca bilinçli olarak bitirlmeyen işsizler ordusu ile çalışanlara karşı ağır bir korku salınmakta. Sermayenin yüksek mobilize olma yeteneği ile çıkarlarına uymadığında ülkemizden ayrılıp daha ucuz bir ülkeye gitme korkusu siyasi iktidarların sermaye ile işbirliği yapmasını zorluyor.

    Devlet kapitalizmi ve sosyalizminde geçmiş örnekleri bolca var. Sovyet sisteminde resmi olarak ülkenin sahibi Sovyet halkları iken fiiliyatta Komünist Partiydi. Halklar üretir devlete teslim eder, devlet temel ihtiyaçları karşılamak dışında halka üretilen ürünlerden vermez.

    Türk tipi devlet kapitalizminde ülkenin tek kapitalisti devlettir, eti sütü kendi üretir. Sovyetten tek farkı Türk halkının gelir elde etme özgürlüğünün nispeten daha fazla olmasıydı.

    İkisinin tek ortak noktası ise halkın yarın ne yesem kaygısı, çocuğum nasıl okuyacak, hasta olursam masrafları kim karşılayacak, elektriğim suyum gazım ulaşımım sekteye uğrayacakmı gibi temel kaygılarının olmamasıydı ve diğer ortak noktası işsizliğin göreceli olarak sıfır olmasıydı. Bu iki sistemde asgari ücret gibi bir olgu hiç olmadı çünkü devlet adına çalışılıyordu.

    Mevcut sistemde yani liberalizmde ise, isteyen istediğini yapabilir.
    Bırakınız yapsınlar felsefesi ile girişim özgürlüğü mevcuttur. Yani bir işçinin çalışma, çalışmama özgürlüğü varsa, işvereninde çalıştırma veya çalıştırmama özgürlüğü vardır. Sermaye yararına bir özgürlüğün olduğu ortamda işçi haklarını savunmak doğrudan sistem karşıtlığına girer.

    Sistemleri kategorize etmek gerekirse, eğer sen işçi haklarını savunup sistem eleştirisi yapıyorsan bu reel sosyalizmin ilgi alanına girer.

    Dip Not: Dünyada hiçbir zaman sosyalist bir sistem olmamıştır. Reel Sosyalizm'in siyasi ve üretim yönetimi kabaca şöyledir. Sosyalist bir ülkede üretim grupları oluşturulur. Köy, mahalle gibi nüfusu düşük yerlerde komiteler kurulur ve o komitenin lideri seçilir. Bu liderler ilçe komitelerine gönderilir. İlçe komiteleri kendi liderlerini seçip il komitelerine gönderir, il komiteleri kendi liderlerini seçip, eğer devletler topluluğuysa özek yönetim veya eyaletin lideri olarak seçilip halk temsilcileri meclisine gönderilir. son aşama ise bildiğimiz anlamda ama içerik olarak daha farklı olan devlet yönetimi oluşturulur. Bu hiyeyarşik sistem sorunsuz işlerse eğer, tarladaki köylü ile fabrikadaki işçinin kendini yönetene karşı doğrudan ve etkili bir denetimi söz konusu olur. Bilinen anlamda burjuva seçimleri bu sistemde olmaz. Tek seçim vardır, halk komitelerinin seçimidir ve dipten tepeye doğru zincirleme gider. Kapitalist sistemdeki gibi liderin parmağıyla gösterdiğini seçme özgürlüğü yerine halkın parmakla gösterdiğini seçme özgürlüğü vardır. Sizin arzuladığınız çözüm ancak bu şekilde olabilir. Kapitalist sistemde çalışan refahını istemek tamamen ütopiktir.

    |
    |
    Ey merhametli Türk kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Atlantis




  • Yüzbaşı
    289 Mesaj

    Ben ekonomist değilim, o yüzden nihai olarak doğru veya yanlış demem doğru olmaz ama senin önerdiğin şey kısmen Rusya da Putin tarafından yapıldı işe de yaradı. Peki burada neden yaramayacak? Çünkü Rusya dışa bağımlı bir ekonomi değil, yatırımcıya ihtiyacı yok. Aksine yatırımcı bizzat kendisi. Ki işe yaradı dememe bakma Rus halkının da refahı çok iyi durumda değil. Biz istisnasız her yıl cari açık veren bir ülkeyiz. Yani giden geleni karşılamıyor. O yüzden biz dışarıya bağımlı bir ülkeyiz, katma değeri yüksek ürünlerimiz yok. Aksine en temel gelir yollarımız bile düştü/düşüyor. Senin önerdiğin sistem kapalı bir toplum oluşturur. Telefon tablet işi bitsin, araba binmeyeceğim, TV izlemeyeceğim ortaçağda yaşamak istiyorum dersen yine kısmen işe yarar. Dediğin işe yarasa idi kominizm pembe dünya yaşatırdı. Konu uzun, ekonomistleri izle dostum, ekonomi bilimdir düz mantıkla ekonomi olmaz.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi therkut -- 29 Haziran 2020; 13:41:47 >
    _____________________________




  • Teğmen
    132 Mesaj


    ne

    |
    |
    Six Feet Under. kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Fire
  • Binbaşı
    1217 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: therkut

    Ben ekonomist değilim, o yüzden nihai olarak doğru veya yanlış demem doğru olmaz ama senin önerdiğin şey kısmen Rusya da Putin tarafından yapıldı işe de yaradı. Peki burada neden yaramayacak? Çünkü Rusya dışa bağımlı bir ekonomi değil, yatırımcıya ihtiyacı yok. Aksine yatırımcı bizzat kendisi. Ki işe yaradı dememe bakma Rus halkının da refahı çok iyi durumda değil. Biz istisnasız her yıl cari açık veren bir ülkeyiz. Yani giden geleni karşılamıyor. O yüzden biz dışarıya bağımlı bir ülkeyiz, katma değeri yüksek ürünlerimiz yok. Aksine en temel gelir yollarımız bile düştü/düşüyor. Senin önerdiğin sistem kapalı bir toplum oluşturur. Telefon tablet işi bitsin, araba binmeyeceğim, TV izlemeyeceğim ortaçağda yaşamak istiyorum dersen yine kısmen işe yarar. Dediğin işe yarasa idi kominizm pembe dünya yaşatırdı. Konu uzun, ekonomistleri izle dostum, ekonomi bilimdir düz mantıkla ekonomi olmaz.

    Eğer dediğiniz ürünleri üretecek teknolojiye sahip olursak benim dediğim işe yarar, ama dediğiniz gibi telefonu,tableti,televizyonu, arabayı biz üretemezsek sermaye kaçtığında ortada kalabiliriz. Bu noktada bu saydıklarımızı üreten mühendislerin yerli olması çok önem arz eder. Yerli olursa sermaye kaçtığında devlet kamulaştırdığı şirkette kaldığı yerden üretime devam eder. Ama ben devlet herşeyi kamulaştırsın demedim, sadece yüksek maaş vermek istemeyen ve iflas edeceğini beyan eden şirketleri kamulaştırsın dedim. Biz bu asgari ücreti veremeyiz bahanesi artık kalmasın bence. İnanın Türkiye'deki sermayenin çoğu asgari ücretten fazla verebilir, ama karlarından kısmak istemiyorlar, bunun delili de bir önceki mesajımda yazdığım en zengin yüzde 20'nin milli gelirin yarısıını alıyor olması. Yani kodamanlar milli gelirin büyük bir kısmını paylaşıyor, zenginliklerine zenginlik katıyorlar.

    _____________________________

    Gökte parlayan ay,
    Kalpte incinen söz,
    Çölde ışıldayan su, sana benzer

    Nasıl basit bir köy hekiminin sessiz çalışmaları kimse farkına varmadan sağlık istatistiklerinde bir yekûn tutarsa, nasıl bir piyade bölüğünün savaşı kesin sonucu hazırlayan sebebler arasında yer alırsa, ben de eserimde milli terbiyemiz için kendimce faydalı saydığım bir hamle yapacağım. H.N.Atsız




  • Yüzbaşı
    267 Mesaj
    hersey ozellesmis sen kamulasma diyosun..baya guldurdun



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Çavuş
    88 Mesaj

    Ekonomik refah ülkenin ne kadar iyi yönetildiğinin toplam göstergesidir. Ekonomik refahı yüksek olan ülkeler sadece ekonomi yönetiminde değil, her alanda başarılıdır. Petrol zengini ülkeleri hariç tutarsak hukuk, eğitim, liyakat, kişisel hak ve özgürlükler gibi konularda sorunları olan ülkelerin ekonomisini iyi olamaz. Bahsettiğiniz türdüen önlemler hiçbir işe yaramaz. Asgari ücretlinin maaşını daha genel anlamıyla alım gücünü mü artırmak istiyorsunuz? Mesela üniversitelere uluslararası yayınları olan rektörler atamakla hatta üniversitelerin kendi rektörlerini seçmelerine izin vermekle başlanabilir.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Verminouss -- 29 Haziran 2020; 17:37:28 >
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1179 Mesaj
    vergisi affedilen işadamlarını çok duydum, vergisi affedilen asgari ücretliyi hiç duymadım. çünküüüü; asgari ücretin vergisini, para senin cebine bile girmeden alıveriyor devlet.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi rambo34_orijinali -- 29 Haziran 2020; 19:0:0 >
    |
    |
  • Binbaşı
    1217 Mesaj

    Hepimiz duymuşuzdur işe gitmeden maaş alanları. Hükümet bu istismardan bi girdi ve bütün kurumları özelleştirdi, artık iyi bir denetim yapıldığı işletmeler olmak şartıyla asgari ücret arttırma teşebbüsünde iflas ederim yaygarası koparan işletmeler kamulaştırılmalı. Bu yaygaracı işletmeler kar marjı iyi olan işletmelerde asgari ücretin arttırılmasına engel oluyorlar.
    Bu bilgi paylaşımından bu sonuç çıktı.

    |
    |
    _____________________________

    Gökte parlayan ay,
    Kalpte incinen söz,
    Çölde ışıldayan su, sana benzer

    Nasıl basit bir köy hekiminin sessiz çalışmaları kimse farkına varmadan sağlık istatistiklerinde bir yekûn tutarsa, nasıl bir piyade bölüğünün savaşı kesin sonucu hazırlayan sebebler arasında yer alırsa, ben de eserimde milli terbiyemiz için kendimce faydalı saydığım bir hamle yapacağım. H.N.Atsız
  • Yüzbaşı
    669 Mesaj

    Devlet bunu istemiyor işte sıkıntı da o.. devlet işçinin kafasını kaldırıp etrafına bakmasını istemiyor..
    Bu artık siyasi bir olay değil sadece zengin fakir arasındaki bir olay. zengin bir kesimde ne yaşam sıkıntısı var ne başka birşey.
    Kendi alanlarına fakirler girince basıyorlar yaygarayı. Kendi parklarında sahillerinde bile bulunmamızı istemiyorlar. İşçi sadece ülkeyi ayakta tutsun zengini daha zengin yapsın yeter. Kafasını kaldırıp bilinçlenmesin yeter. bakalım ne zaman uyanıcaz geç mi olacak erken mi görücez.

    |
    |
    _____________________________
    Güveneceğin tek kişi olsun ''KENDİN''
  • Yüzbaşı
    289 Mesaj


    Dediğim ürünleri üretmeye sahip olamayız çünkü bizim gibi üçüncü sınıf toplumlarda devlet aklı diye birşey yok. Her hükümetin vizyonu kendi hükümetini koruma yönünde. Varı yoğu yol yapan, bina yapan bir hükümet nereye kadar başarılı olabilir? Ayrıca özel sektörün ensesinde boza pişiriyor bu hükümet. Sanma ki özel sektör para basıyor. Kimsenin para bastığı yok, senin dediğin gibi para basan insan ancak siyasi yancılık yapanlar. Yoksa bu zamanda siyasi olmadan para kazanma şansın yok. Ya o tarafa ya da bu tarafa yaslanacaksın. Zaten dolaylı vergilerin bu hükümet zamanında delice artması, aynı zamanda asgari ücretli çalışan sayısının artması, işsizlik verilerinin tuik in emirle açıkladığı oranlarda olmadığı gerçeğini göz önüne aldığımızda elimizde tek suçlu kalıyor ama bu ülkede saçının teline dokanabilen yok o suçlunun. Konu çok derin, ekonominin temel unsuru adalet ve eğitimdir. Bu iki kurum rezilinde rezili durumunda olduğu sürece değişmez. Benim endişe ettiğim de bu ikisi zaten. Kaç gündür barolara gözlerini diktiler. Sçmışlardı şimdi iyice sıvayacaklar. Aç kalalım ama adil olmayan, laik demokratik olmayan bir ülkede yaşamayalım. Allah aşkına hangi partiye oy verdiğiniz önemli değil , adil adalete ve seküler eğitime sahip çıkın.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi therkut -- 29 Haziran 2020; 23:7:57 >
    |
    |
    Ey merhametli Türk kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Binbaşı
    1478 Mesaj

    Ne mezunusun ne iş yapıyorsun bilemiyorum ama ekonomi domino etkisiyle hareket eden bir olgudur. Yani şunu şöyle yapsınlar küt diye ertesi gün her şey güllük gülistanlık olmaz. Her hamlenin kısa orta ve uzun vadede hem getirisi hem götürüsü olur.

    Örnek vereyim mesela , pandemi sebebiyle yapılan yardımlar için para bastın diyelim bir noktaya kadar ekonomi durumu kaldırabilir ama sonrasında getirisi götürüsünü aşar o para dövize kaçarsa kuru patlatır, sen kuru baskılamak için TCMB ile müdahale edersen döviz rezervin düşer (dolar euro basamayacağına göre) yada emlak kredilerini çok aşağı çektin o bastığın rakam emlağa kaçtı bu kez emlak fiyatlarını yükseltir ne farketti hiç bir şey yani sen peşin rakamı 600 ken krediyle 800 ödeyecektin belki fiyat yükseldi faiz düştü 700ken 800 ödeyeceksin hatta belki daha fazlasını ne oldu kredi faizini aşağı çekmek iyi mi oldu kötü mü alıcı açısından ?

    Kamulaştırma olayı o kadar kolay değil şöyle düşün sen bir şirket kurmuşsun yıllarca emek vermişsin gelirini giderini maliyetlerini planlayıp iş yapıyorsun, bir gün devlet diyor ki senin maliyetler kaleminden bir tanesini 2 katına çıkartıyorum batarsan da şirketini ben alırım. Bu sence makul mu , kaldı ki herkes kendi bildiği işi yapmalı senin yıllarca yaptığın işi devletin kendisinin senden daha iyi yapıp o maliyetleri karşılayabileceğini düşünmek saflık olur. Günün sonunda sen 1 zarar ediyorsan o şirket kamulaştığında 2 zarar edecektir bunun yükü de gene vergilerle halka kesilir.

    Ayrıca asgari ücretmiş 10k maaşmış bunlar sadece birer sayıdan ibaret önemli olan o rakamla neyi ne kadar alabildiğin yani alım gücün, çok basit bir örnek vereyim paradan 6 sıfır atılmadan önce 5 milyon verdiğin dolmuş atıldıktan sonra 5 TL oldu ne değişti hiç bir şey ,yani asgari ücreti 2 katına çıkartmak mevcut koşullar değişmeden aynı etkiyi yapacaktır.

    Olay asgari ücreti arttırmak değil insanların insan gibi yaşayacağı bir geliri kazanmalarını sağlamak, bununla ilgili neler yapılabilir hangi tedbir ne kar getirirken neler götürür bunlar uzun tartışma konuları bunlara burada girmeyeceğim bu konuda eğitimi tecrübesi olan herkesle tartışabiliriz istenirse.

    Bu arada şunu da belirteyim tam liberal görüşte olan biri değilim her şey özelleşsin vahşi kapitalizm en karlısı olur modunda takılmıyorum, devletin eğitim gibi sağlık gibi sosyal güvenlik gibi sektörlerde mutlaka var olması gerektiğini savunuyorum ama her zora giren şirketi almaya kalkarsa bu kez kendi zora girer ,olmaz öyle yani.

    |
    |
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    671 Mesaj

    Sermaye ne demek tam olarak bunun cevabını bile tam bilmiyorsunuz. Asgari ücret Net olarak 2.324,71 ama işverene maliyeti 3.458,03 TL

    B arada bir şirket kurarsın, 3bin lira(ya da istediğin oranda) sermaye yatırırsın. daha iş yerini açmadan ticaret odası geçirir,noter geçirir, su için daha kullanmadan bir dünya "ya kullanırsan" diye peşin para alırlar(10sene ya da 20 sene sonra kapatırsan hiç enflasyon yokmuş gibi iade edeceklerini söyleyerek) her ay bağkur primleri vardır, Bak bu sermayedir. Son iş yapmaya başlarsın bak bu cirodur. Sonra bu cirodan %8 KDV ödersin, %22 kurumlar vergisi ödersin, bir sürü aylık giderin vardır, maaş verirsin, bunları saymakla bitireezsin ama en basiti elektrik ve suyu eve gelenin 2 katı yazarlar, çünkü iş yeridir-herkes geçirme niyetindindedir, çünkü sen bir iş yapıp topluma faydalı olmaya çalışıyorsundur, bireysel hesaplardan bankalar ücret alamaz ama sizden alırlar, kredi kartı sahibinden ücret almazlar ama sizden %13e varan komisyonlar alırlar. Bütün bunlar çıktıktan sonra net bir karın olur, bu parayı kendi şahsi hesabın için kullanmak istersin bu sefer %20 stopaj ve %35'e varan gelir vergisi ödersin. Ha bu arada verdiğin her 3 kira için de 1 kira devlete ödersin, blediye boş durur mu, tabela vergisi alır, nasıl olsa işverensin diye herkes geçiriyor, evlerden almadıkları çevre temizlik vergisini de geçirirler.

    Asgari ücreti arttırmak kolayy, deyin asgari ücret 4bin olsun" büyük fabrikalara dokunmaz belki ama yanında 2 kişi 3 kişi çalıştıran esnafı bir daha bulamazsınız, onalar da kapatıp bi yerde asgari ücretle işe başlar, çünkü bu asgariücreti ödeyecek kadar kar elde edemeyecektir, ya da etse de ay sonu zaten 4 bin lira kar kalacaktır, ee o zaman niye uğraşsınlar.

    Önemliolan asgariücreti arttırmak değil. Önemliolan emekli maaşını arttırmak,önemliolan memur maaşını arttırmak, önemliolan okumuş adamın doktorun, askerin, öğretmenin maaşını arttırmak, önemli olan fabrikalarda çalışan adamın maaşını arttırmak, ama bunları arttırmak tekbaşına yetmez, paramıza değer de kazandırmak lazım, yerli üretimi arttırmak enflasyonu düşürmek lazım. Zaten bir süre sonra asgari ücretle çalışankimse kalmaz, kalırsa da zaten asgari ücretleavrupadaki gibi rahat yaşar.

    Dediğiniz gibi asgari ücrete zam yaparlarsa vergiler ve primler de artar, tabi buna bağlı olarak işverenin giderleri artınca zam yapmak zorunda kalır ve enflasyon da artar. Ama devlet memunurun ve emeklisinin gelirini arttırırsa daha çok satış olur ve kar artarsa üretim de artar giderler azalır,bu durumda da kara geçen işletme fiyatlarda zam yerine indirim yapar, insanların alım gücü artar.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi perSNN -- 30 Haziran 2020; 2:14:30 >
    _____________________________




  • Çavuş
    72 Mesaj
    Memurun yüzde 50sini işten çıkaracaksın. O gelirlerlede vergileri düşüreceksin. Olay çözülecek. Çözüm çok basit. Alım gücü bir nebze artar %18 KDV yüzde 10 a düşse. Maaşlardanda yüzde 10 az vergi alırsın. al sana yüzde 18 alım gücü. Ama olmaz yandaşlar aç kalır.



    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
    |
    |
  • Yüzbaşı
    894 Mesaj
    Bu arkadaşın ekonomiden anlamadığı aşikar madem bilmiyor bizde öğretiriz asgari ücrette 1 liralık artış enflasyon da artış demektir iş veren zorla bunu kabul eder ama ürettiği mala zammı yapıştırır...



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yarbay
    2208 Mesaj

    Asgari ücret %1 artsa her şey %3 artıyor. asgari ücret artmasa daha kardayız

    |
    |
    _____________________________
    Ps4 oyun alışverişlerim: iskender 86 Driveclub pri alındı; redow AC Unity sec alındı; ANIL007 the order sec alındı; classlord23 wolfenstein the old blood sec alındı; Toni-1903 wd sec alındı; Oliver-Queen nba 2k15 sec alındı; YusufKk469 gta5 plus sec hesap satıldı; hallos metro redux sec alındı; lucifer50 the order sec satıldı; bilalakman ac unity sec satıldı; LawlietRyuzaki the order sec ; lithium watch dogs sec satıldı ve daha fazlası takip edemedim artık :D
  • Yüzbaşı
    610 Mesaj


    Üretici kazancından kısmaz. Gelen maliyeti ürünlere zam olarak ekler. Hatta yapmışken biraz daha fiyatları arttırırlar. Asgari ücret artar ama alım gücü düşer. Sanırım sadece ekmek fiyatına müdahale edebiyor devlet. Diğer herşey serbest piyasa.

    |
    |
    Ey merhametli Türk kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Yerli malı yurdun malı her kez onu kullanmalı. Kahrolsun amerikan emperyalizmi...
Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Lastik Avcısı
Sohbet
Media Sözlük
bankalar.org
SEO
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR3
2,516
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.