Şifremi/Kullanıcı Adımı Unuttum
Bağlan Google+ ile Bağlan Facebook ile Bağlan
DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara

Asgari ücret 2000 olursa işveren nasıl karşılayacak ?

151
Cevap
2
Favori
7.729
Tıklama
Cevapla
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Ülke ve Dünya Gündemi >> Asgari ücret 2000 olursa işveren nasıl karşılayacak ?
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
    • Yüzbaşı
      632 Mesaj
      04 Aralık 2018 09:02:02 Konu Sahibi
      Şirketlerin zaten yarısı battı , asgari ücret 2000 olması demek yemek sigorta derken maliyetin 3000' e çıkması demek.



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    • Yarbay
      3082 Mesaj
      04 Aralık 2018 09:05:27
      Şimdide yeni manipilasyon bu herkezin ağzında asgari maaş 2 bin olursa işveren biter,beter olun bitmek ne .
      _____________________________

    • Yarbay
      7234 Mesaj
      04 Aralık 2018 09:13:23
      O paraları işçinin maaşından kesiyorlar. İşçinin, emeklinin maaşları brut ucret uzerinden ödendiği, kendilerine verilen bordrodan ne kadar para kesildiğini gördüğü gun ulkeniyiye gitmeye başlar.



      < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      _____________________________

      Türkiye Türklerindir
      Baba bana subaru al

      PSN : Jeopol
    • Yarbay
      4758 Mesaj
      04 Aralık 2018 09:19:46
      Ekonomideki hiçbir sorunun çözümü "Ücret artırma" değildir. Özellikle de Türkiye ekonomisin temel sorunu "Üretmemek" ve "Katma değeri düşük ürünler üretmek" olarak nitelendirilebilir.
      Sen istersen asgari ücreti 100.000 TL yap; fiyatlar ve enflasyon da aynı gün en az aynı oranda artacaktır çünkü fiyatları belirleyen "Asgari ücret" değil "Üretim" olacaktır.
      Asgari ücretin artmasını istiyorsak, döviz kurlarının düşmesini istiyorsak, bir Alman gibi 17 asgari ücret karşılığında Golf'e binmek istiyorsak, bir Amerikalı gibi asgari ücretin yarısına iPhone almak istiyorsak yapmamız gereken asgari ücreti ya da ücretler genel seviyesini sun'i bir şekilde yükseltmek değil, üretmektir.
      Benden beklendiği gibi bir sonla bitireyim; 15 yılda 550 milyar doları apartmana, yola, köprüye ya da saraya gömeceğimize üretime gömseydik, şu anda bunu konuşuyor olmazdık. Ancak, 15 yılda gömdüğümüz 550 milyar doların acısı en az 30 senede çıkacak ve 30 sene daha bunları konuşacağız.
      _____________________________





    • Yüzbaşı
      357 Mesaj
      04 Aralık 2018 09:29:55
      Şirketlerin büyük bir bölümü asgari üçret 3000tl bile olsa karşılayabilecek güçte.Şu ağlama modunu bırakın.Asgari üçret 2000 tl yi karşılayamayan şirket bence hiç ticaret yapmasın milleti oyalamasın.
      Çalışanın ömür boyu kazandığını on katını bir ayda kazanan işletmeler var.
      Çalışanın 200 300 tl sine göz dikiyorlar.
      En basit benim patronlar istediği evde oturuyorlar sadece kendi ve çocuklarının kullandığı telefonların toplamı 100 binden fazla bende 150 bin lik evi alamıyorum.
      Asgari üçret 2000tl yi ödüyecekler ödeyemiyorlarsa bıraksınlar ticareti.



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi dot4 -- 4 Aralık 2018; 9:53:49 >
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      632 Mesaj
      04 Aralık 2018 12:57:56 Konu Sahibi

      Kardeşim isveren biterse isci de biter. Bunlar birbirine bağlı.zincir



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Promayz00 -- 4 Aralık 2018; 12:58:10 >
      FİT GYM kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      632 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:00:33 Konu Sahibi

      2002 den önceki 100 senede sanki çok ürettik Bmw mercedes samsung fabrikaları vardıda 90larda da sonradan kapandı



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      webbie kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yarbay
      3264 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:01:11
      Asgari ücreti arttırarak alım gücünü arttırdıklarını zannediyorlar ama her artış ekonominin dahada çökmesine enflasyonun artmasına paranın değerinin düşmesine yol açıyor. Aslında sorunu dahada derinleştirip ülkeyi içinden çıkılmaz bir uçuruma sürüklüyoruz sırf iki tane oy koparmak için üşle mahvediliyor.

      Siz arttırın asgari ücreti isterseniz 10 000 tl yapın bakalım bu refah mı getirecek yoksa venezuella gibi tlyi tuvalet kağıdına mı çevirecek hep beraber göreceğiz.
      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1996 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:03:27
      Bu ülkenin tamamı geri zekalıdır siz hala neden asgari ücret 2000 oluyor diye soruyorsunuz.Neden ülke bu durumda sormadığınız için bugun 400 tl zam yaparsak ülke biter muhabbeti döndürüyorsunuz ülke zaten bitti arkadaşım
      _____________________________

    • Yarbay
      4469 Mesaj
      Eski Kullanıcı Adı:
      Alfa Milano


      04 Aralık 2018 13:06:08
      quote:

      Orijinalden alıntı: SkeironnWH

      Bu ülkenin tamamı geri zekalıdır siz hala neden asgari ücret 2000 oluyor diye soruyorsunuz.Neden ülke bu durumda sormadığınız için bugun 400 tl zam yaparsak ülke biter muhabbeti döndürüyorsunuz ülke zaten bitti arkadaşım




      Aziz nesin fazla iyimser



      < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      _____________________________

    • Er
      8 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:10:29
      VADAN HAİNLİĞİ YAPMAYIN BU EGONOMİK SAVAJDA HERKEZ SIĞINTI ÇEKMEK ZORUNDADIR AGSİ DAKTİRDE BU SAVAJTAN GAĞLİP ÇIGAMAYIZ



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      3264 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:15:03

      Evet dediğin gibidir çünkü asgari ücretin ülkenin gereklerine göre verilmesi gerektiğini bile bilmeyen aciz kimselerce yönetiliyoruz veya muhalefette bunu anlamaktan kıt. Senin ne rekabet gücün var ne teknolojin var nede yetişmiş insan gücün var sen nasıl Avrupa Abd veya Uzak doğu ile rekabet etmenin tek yolu olan olan maliyet avantajını yokedip ülkeyi kalkındıracağını sanıyorsun.

      Ülkede genç işsizlik yüzde 25 olmuş siz asgari ücrete bol bol zam yapıyorsunuz bakalım yarın genç işsizlik yüzde 40 olunca bir yerinize kına yakarsınız !!!
      |
      |
      SkeironnWH kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Binbaşı
      1996 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:21:54

      Arkadaşım sen doları euroyu düşürebiliyor musun?Bunu yapamadığın her gün asgari ücretli evine daha az mal götürüyor sen bunları düşüremessen maaşa zam yapmak zorundasın evet gene sarmala giricek her zam yaptığında ülkenin üstündeki yük dahada artıcak ama halan daha yanlış soruları konuşup çözüm arıyoruz 1600 tl yi bir insana yetebilecek seviyeye getirmediğin sürece sürekli zam yaparsın.Bugün dolar euro 1 1.5 olsa 1600 TL ye bu ülkede kral olursun ama sen doları euroyu düşürüp borcları kapatmayı değil zam mı konuşuyorsun çünki bu ülkenin temeli sıkıntılı.Hükümet kriz olduğunu kabul etmediği sürece her şeye zam gelicek her şeye zam gelirken asgari ücretliye zam yapmassan o iktidardan düşersin hükümet kendini korumak için asgari ücretliye zam yapacak bak devleti değil kendini kurtarmak için diyorum.Genç işsizlik artıcak diye köle gibi yaşamayada muhtaç olmayacağız bu kadar basit sen dünden razısın sömürülmeye.
      |
      |
      Periah kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________





    • Yarbay
      6697 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:26:00
      İşveren 2000 maaşla batıyorsa yazarkasa fırlatma zamanı gelmiş demektir. Bi zahmet fırlatsın sorumlulara.
      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1319 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:26:42
      Onu da AKP'ye sesi çıkmayan şirket yöneticileri düşünsün, bize ne.
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      3264 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:34:12

      Haketmeyen insan köle gibi yaşamak zorundadır !

      Dolar'dan Euro'dan bahsediyorsun. Dolardan eurodan bu kadar etkilenmemizin nedeni ekonomimizin tamamen yabancı mallara bağımlı olmasından nitelikli üretim yapılamamasından kaynaklanıyor. Sen bu asgari ücreti arttırdıkça halk yabancı malları almaya devam edecek yabancı orjinli mallar alındıkça ekonomin hiçbir zaman sağlıklı olmayacak bunu neden anlamak istemiyorsunuz !

      Çin örneğine bakın, Güney Kore örneğine bakın bu ülkelerin gelişimleri tamamen düşük maaş ve çok yüksek çalışma saatlerine dayanır. Çünkü ekonomileri zayıfken gidip batıda üretilmiş arabaları, batıda üretilmiş veya batı markası ayakkabıları veya batıdan glene uzakdoğudan gelen binbir türlü malı almayıp yaşam standartlarını düşük tutarak burada elde ettikleri sermayeyi yatırım olarak kullanarak bu duruma geldiler.

      Ülke ekonomisi ancak güçlüyken halkın refahını düşünebilirsin. Ülke ekonomisi beş para etmezken biz refahı düşürüyoz. Çalışma saatlerini kısaltıyoruz resmi tatilleri arttırıyoruz. Bunları neyle yaptığımızı zannediyorsun kendi özkaynaklarımızla mı ? Hepsi borç ile yapıldı devlet borç alınmasına izin vererek sizin sahte refahınızı sürdürdü. Halktan topladığı paraları yandaşlarına fakir adı altında ekonomik katkısı çok düşük olanlara dağıttıç Milyonlarca memur alarak girşimciliğin önüne geçti. Herkese okul saçmalığı ile Hakkari'ye bile lise denginde berb at üniversiteler açtı.

      Kültürün veya rafahın gelişmesi ancak batılılardan veya doğuda gelişmiş uluslardan daha düşük maaşlarla oınlardan çok daha fazla çalışarak mümkün olur. Hiçbir ülke tüketim ekonomisiyle bizimki gibi gelişmemiş sanayileşememiş bir ülkede yüksaek asgari ücret düşük çalışma saatleri ile gelişmemiş gelişememiştir.

      Bu ülkede asgari ücretin kaldırılması maaşların düşürülmesi insanların alım gücünün ciddi oranda düşürülmesi. Memur sayılarının ciddi oranda azaltılması gerekiyor. Kalkınmak istiyorsanız gelecekte bir Japonya bir Avrupa olmak istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız. Bu ülkelerin tarihlerinde hepsinni tarihinde rafah devleti olmadan önce kötü şrtlarda çok yüksek miktarda çalışma görürsün.
      Önce sermaye önce birikim sağlanmalı sizin gibi teketim ve alım gücünü halkın ve ülkenin haketmediği ölçüde arttırmak ancak kısa vadeli rahatlamalar sağlar ama bunların uzun vadeli bedelleri çok ağır olur. Şimdi hepimiz yaşayacağız bunun bedelini göreceğiz. Haketmediğimiz kadar çok yemenin küçücük bir sempte 5 10 tane avmde dünya markaları giyip soytarılık yapmanın bedelini ödeyeceğiz.

      Hayatı boyunca ekonomiye hiçbir halt sağlamamış Yığınla imam çöpçü veya aşırı sayıda memura ödenen ekonomiye reel katkısı olmayan kişilere verdiğimiz maaşların. Haketmeyen insanları bedava ve hiç zorlamadan okutmak için Hakkariye üniversite açıp hertarafı sözde üniversiteli niteliksiz yığınlarla doldurmanın bunların hepsinin bedelini ödeyeceğiz.

      Haketmeden kazanılan borçlar yaratılan bu refahın bedelini ödeyeceğiz göreceksiniz bunu.
      |
      |
      SkeironnWH kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________





    • Binbaşı
      1996 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:37:35

      aynı şeyleri söylüyoruz zaten ne uzun uzun yazıyon
      |
      |
      Periah kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yarbay
      4758 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:43:03
      quote:

      Orijinalden alıntı: Promayz00

      2002 den önceki 100 senede sanki çok ürettik Bmw mercedes samsung fabrikaları vardıda 90larda da sonradan kapandı
      Hızlı koşunca, tabii seyrek düşüyor. Şimdi seninle biraz beyin jimnastiği yapalım, bu sayede daha yavaş koşmanın faydasını görmeni sağlayalım.

      2000 yılında ben 22 yaşındaydım, yani 2000 yılı öncesini bu forumda en iyi hatırlayanlardan biriyim. Ne unutacak kadar yaşlı, ne de hatırlamayacak kadar gencim.

      Konuya dönersek;

      - Şu anda hane halkı gelirinin yarıdan fazlası kredi borcuna gidiyor mu?
      Evet, gidiyor.
      - Hane haklı gelirinin yarıdan fazlasının kredi borcuna gitmesi ne demektir?
      İnsanların ceplerinde olmayan, henüz kazanmadıkları paraları harcamış ve gelecekten borçlanmış olmaları anlamına geliyor.

      Buraya kadar tamamsa, ikinci kısma geçelim;

      - Hane halkı, neden geleceklerini borçlanıyorlar?
      Üretmedikleri Samsung'u, BMW'yi henüz karşılığında herhangi birşey vermeden sahiplenebilmek için borçlanıyorlar. Yani bir Koreli ya da Amerikalı herhangi bir Samsung telefonu alırken borçlanmadan alabiliyor çünkü karşılığında başka bir ürün üretiyorken, bir Türk sadece borçla bunu sağlıyor.

      - Hane halkı 2000 senesinden önce daha fazla et yiyor muydu?
      Aslında hayır ama yine de etin ulaşılmazlığı bu kadar yüksek değildi. Çünkü eskiden et üretimi daha fazla ve ete ulaşma daha kolaydı. Ancak şimdi neredeyse hiçkimse hayvancılık yapmadığından, et üretimi bitmiş durumda ve bu da ithal etle beslenmemize neden oluyor. İthal etin karşılığında ise herhangi birşey üretmeyip, yine borca giriyoruz.

      - Hane halkı 2000 senesinden önce daha fazla süt içiyor muydu?
      Belki evet, belki hayır ama süte ulaşmak daha kolaydı. Çünkü 2000 senesinden önce hayvancılık yaygın olarak yapıldığından ve süt üretimi her köyde gerçekleştiğinden, süte ulaşmak kolaydı. Bugün ise, süt üretimi hayvancılığın bitmesine bağlı olarak bitti. Yani artık üretmediğimiz ve karşılığında da herhangi birşey üretmediğimiz sütü alabilmek için borca girmek zorundayız.

      - Eskiden elektrik faturaları bu kadar yüksek mi geliyordu?
      Hayır, gelmiyordu. Çünkü eskiden borca girilip alınan klimalar, derin dondurucular, her evde birkaç tane bilgisayar yoktu. Üretim yoktu belki ama tüketim de şimdiki kadar değildi. Şimdi ise, borçla alınan Samsung'ları, Bosch'ları, Siemens'leri çalıştırabilmek için elektrik enerjisine daha fazla ihtiyaç duyuyoruz ve bunu da, karşılığında hiçbir şey üretmediğimiz doğalgazı borçla alarak karşılıyoruz.

      - Eskiden akaryakıt bu kadar pahalı mıydı?
      Hayır, değildi. Çünkü eskiden her evde birkaç tane otomobil olmazdı. Şimdi ise, karşılığında herhangi birşey üretmeden, kredi ile alınan otomobilleri park edecek yer bulamıyoruz. Böyle bir durumda, karşılığında herhangi birşey üretmediğimiz akaryakıtı borçla alıyoruz.

      - Eskiden hastaneler bu kadar pahalı mıydı?
      Tabii ki değildi. Hatta, eskiden hastanelerde para lafı bile edilmezdi; en azından sigortalı çalışanlar için bu durum böyleydi. Ancak yeni sistemle birlikte ameliyat oranlar 10 kattan fazla; sezaryen oranları ise 20 kattan fazla artıp, sağlık alanı tam bir sektöre dönüştü. Karşılığında hiçbir şey üretmeden yaptırdığımız ameliyatlarda kullanılan steril eldiven dahil herşeyi ithal ettiğimiz için, ameliyatımız da borçla gerçekleşmiş oldu.

      - Eskiden olmayan ama şimdi hayatımızı kolaylaştıran bunca şeye karşı mıyım?
      Evet, karşıyım. Çünkü karşılığı olmadan yapılan ve geleceğimizi ipotek altına alan her iş büyük bir risk ve ekonomik bağımlılık doğurur. Bugün senden biri herhangi birşey istediğinde, karşılığını almak istersin ve bu da senin en doğal hakkındır. Üretmeyen bir ülke herhangi birşey istediğinde, karşılığı geleceği ile, bağımsızlığı ile, toprakları ile öder. İşte biz tam da bu noktada duruyoruz.
      Benim gibilerin geçmişi daha iyi olarak görmesinin nedeni, bağımsızlıktır. Benim babamdan bana hiç borç kalmadı ama bu benim babamın sorumlu bir insan olmasından dolayı değil, buna uygun ortamın olmamasındandır. Eğer ben bugün dikkatli davranmazsam, oğluma borç bırakırım ve bunu da bir otomobil karşılığında yaparım.

      Olayın iktisadi kısmını olabildiğince basitleştirerek anlatmaya çalışacağım, ki anlaşılmayan durumlar benden kaynaklı olmasın.

      Döviz kurlarını belirleyen etkenlerden biri de döviz talebidir. Eğer sen herhangi birşeyi ithal etmek istiyorsan, bunun karşılığında döviz kazanmış olman gerekir. Yani senin para birimin yabancı firmayı ilgilendirmez. O firma, kendi işine yarayan para birimleri ile iş yapar ve sen ondan ürün satın almak için, onun istediği para birimini kazanmak zorundasındır.

      Örneğin; 100 dolarlık bir mal ithal edeceksen, elinde 100 dolar olması gerekir. 100 dolar elinde yoksa, bunu ülke içinden ya da bulabilirsen ülke dışından kendi paranı takas ederek sağlarsın. Ülkende bulunan 100 doları 200 dolara çıkarmanın tek yolu, üretim yapmaktır. Üretim yapmazsan, senin gibi bir talip daha çıkar ve 100 doları satın almak ister. İşte bu durumda, dolar kuru 5,4'ten yukarı doğru çıkmaya başlar, ta ki talep durana ya da karşılığında üretim yapana kadar...

      Şimdi sen asgari ücreti 10.000 TL yaparsan, bu durum ülkedeki döviz miktarını değiştirmez. Sen o dövizi talep edeceksen, karşılığını ödemen gerekir ve döviz miktarı kıt olduğundan, senin her talebin döviz kurunu daha da yükseltir. Bu durum ise, önce ithal malların ve sonrasında da ithal mallara bağımlı yerli malların fiyatlarını yukarı çeker. Çok geçmeden, ülkedeki tüm fiyatlar seviyesi aynı oranda yukarı çıkmış olur ama bu sefer de senin paranın konvertibilitesi iyice ortadan kalkıp, karşılığında döviz satın alınamayan para durumuna gelir.

      Burada keseceğim, çünkü birçok kişi hayatında bu kadar uzun yazı okumamıştır.

      Özetle; önemli olan üretim yapmaktır. Biz 2000'den önce de üretim yapmıyorduk, şimdi de yapmıyoruz. 2000'den önce bizi borca sokan iktidarları halk o kadar sevmiş ki, onların devamını tekrar iktidara getirip, son vuruşu da yaptırdı. Eskiden bize ait olan üretim tesisleri artık ya yabancıların elinde oyuncak olmuş durumda ya da kapatıldı. Hal böyleyken, asgari ücreti yükseltmek yerine Türk Lirası'nın değeri artırmaya odaklanmak gerekiyor. Bunun yolu ise sadece bir tanedir; ÜRETMEK...
      _____________________________





    • Yarbay
      3264 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:43:07

      Abi ekonomi batışa gidecek diyoruz siz asgari ücrete 400 lira zam yapılsın diyorsunuz. Ülke uçurumun kenarında hepisimizi çok kötü günler bekliyor sizin derdiniz ekonomiye bir tekme daha atıp uçurumdan aşağıya atmak. Genç işsizliğin yüzde 25 olduğu ekonomik krizle burun buruna olunan birü lkede yüksek asgari ücret artıiının bizi nereye götüreceğini sanıyorsunuz ben onu soruyorum ikimiz aynı şeyi söylemiyoruz.

      Ben acı gerçeği söylüyorum haketmediğimiz gibi yaşarsak bedelini ödeyeceğiz diyorum size.
      |
      |
      SkeironnWH kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      354 Mesaj
      04 Aralık 2018 13:44:31
      Hangi esnafa gidersen git, hangi is yerine bakarsan bak %150 minimum kar orani ile calisiyorlar, hangi esnaf aldigi mali maliyetlerin tumunu dusunce kendine %30 kar koyuyor deyin hele bakalim bana? Bu işin içindeyim, bizim insanimiz kazandikca deliriyor daha çok kazanmak istiyor daha çok daha çok. Bencillikte sinir tanimiyor. Bizim insanimizdan bi yol olmaz. Bakin aliexpresin sahibine adam kac milyon dolar dagitti calisanlarina, bizdeki patronlar neyse kufretmicem ...



      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      _____________________________

      Ben Giderim Adım Kalır araçlar Beni hatırlasın :)
    Hızlı Cevap




Reklamlar
nice türkiye
paykasa
Yeni Abonelik d-smart
Paykasa
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Tablet sürümü
Mini Sürümü

DHBR1
0,372
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.