Şimdi Ara

2010 Mercedes Benz e 250 cgı coupe ve 2010 BMW 3.20d cabrio (7. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir - 3 Masaüstü
5 sn
158
Cevap
0
Favori
29.053
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 45678
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ıspanak

    cümle cümle yapıştırayım,
    ticareti beceremediğimi nasıl çıkardın? bak ne demişim orada " kazanadım mı, çok şükür"

    herkesi kastettiğimi nereden çıkardın? bak ne demişim orada"düzgün yoldan para kazanma ihtimali %1 belki 2"

    2 senede ticareti çözdüğümü nereden çıkardın, hatta ticareti çözdüğümü nereden çıkardın, demek ki ticaret sence çözülebilecek bir şey, gülünür buna başka bir şey değil, bu arada madem benim ticari tecrübeme geldin, kısaca şöyle yazayım okuldayken 2 yıl sonrasında 7 yıl, bunun sadece bir günü bile (ki buna günde günde 4-5 milyar kazandığım mebzul miktarda günü de dahil ediyorum) bir gün bile ben bu işi çözdüm demedim, ticareti çözülebilecek bir şey olarak görenler zaten yazımda bahsettiğim grup, ballı ihale al, iktidara yakın ol vs. bu grup için ticaret çözülecek bir şeydir, işi düzgün yapayım derdindeki % 1-2 için çözülecek bir şey değildir,

    devlet memuru olmam konusu madem laf oldu açıklayayım tamamen tercih meselesi, bir gün kafama dank etti, kazanıyorum, + yani, kar ama mutlu değilim, öyle para içinde yüzmüyorum ama kazancım iyi, hem devlet bir yandan hem alım satım falan, güzel ama mutlu değilim, (şimdi bazısına ooo gelir, sallıyor, paralar falan, ne desem boş ister anlayın ister anlamayın) bunun sebebini düşündüm herhalde 1 ay falan, sonunda da mevcudu kaybetme korkusu olduğunu bir yerde okudum. Yani kazandıkça kaybedebileceğim şeylerin çoğaldığını gördüm, en basitinden fazla fazla yemeye başlamışım farkında olmadan, sebebini de bilmiyorum bir yere gittiğimde porsiyonum 1.5 ile başlıyor farkında değilim ama, ticareti bıraktığımda 96 kiloydum. Zenginliğin bana yaramayacağını gördüm, zordur herkes kaldıramaz, Herşeyi takip edeceğim diye haftasonum yoktu, gezme nedir onu da bilmiyordum. Uzar gider. Her neyse, yani becerememek falan değil. Hoş nereden çıkarmışsın o da belli değil.

    Neyse şu anda hayatımdan memnunum, kıyamete kadar belki son model bmw olmayacak altımda ama haftasonları benim, akşamları yine benim, kimsenin bir yerlerinde dolaşmak zorunda değilim, yada ihale peşinde, alacak borç dertlerim yok çok şükür. Tercih meselesi. Gelirim belli giderim belli

    Son 3 cümlen açıklamaya bile değer değil, her neyse konuyu iyi dileklerimle bitirmiştim zaten.

    Selametle




    Cevap veremediğin şeylere değer verememen normal, inan şaşırmadım. Hadi herşeyi geçtim, günde 4-5bin lira para kazandıracak(ciro değil, kazandım, yani kar bu kadar diyorsun) mal için (aralıksız stok, sevkiyat araçları, vade kaybı vs.) gereken sermayeyi(ki muazzam bir rakamdır ve karından çok daha fazladır)de saymayalım bahsettiğin "mebzul miktarda gün"de 9 senelik ticaret hayatının sadece 1/9'u olsun(ki "mebzul" ise en az 5-6 senesi böyle geçti demektir) birbuçuk milyondan daha fazla nakit paran olması lazım. E şimdi bir ömür boyu sıfır BMW'ye binecek parayı bir araya getiremem artık diyorsun, ticareti bırakırken zenginlik bana yaramadı diyip bu parayı da birilerine mi bağışladın? Günde 10 öğün duble iskender yesen bu paranın küsüratına zarar gelmez. Elimdekileri kaybederim diye elinde hiçbirşey bırakmamak nasıl bir mantıktır? Söylediklerinde tutarlılık ve gerçeklik payı olmadığını umarım sende farketmişsindir. Sadece zengin düşmanlığı yapmak için hayal alemini ortalığa saçmanın manası yok. Sen sahip olamıyorsun diye bu ülkede ticaretle uğraşanların %98'ine ya devletin kasasını boşaltıyorlar ya da yalan-dolanla iş çeviriyorlar diyemezsin. O zaman ben de devlet memurlarının %98'i gereksiz, gerekli personel sayısı mevcut personelin %1-2'sidir, bunun haricindeki personel boş yere maaş alıp benim alınterimle kazanıp verdiğim vergimi haram yiyor desem nasıl olur? İşte idrak etmen gereken husus bu.

    Konuyu fazlasıyla dağıttık Erroy38, kusura bakma. Şahsi fikrim almışken en iyisini almak lazım, ama bütçe yeterli gelmiyorsa da aileyi üzmemek lazım 250 cgi'da olsa 350cdi'da olsa memnun kalırsın, kız arkadaşını da coupe'yi cabrio ile takasa ikna edersen senden daha mutlusu olmaz, değiştire değiştire kullanırsınız.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Nashquil


    quote:

    Orijinalden alıntı: ıspanak

    cümle cümle yapıştırayım,
    ticareti beceremediğimi nasıl çıkardın? bak ne demişim orada " kazanadım mı, çok şükür"

    herkesi kastettiğimi nereden çıkardın? bak ne demişim orada"düzgün yoldan para kazanma ihtimali %1 belki 2"

    2 senede ticareti çözdüğümü nereden çıkardın, hatta ticareti çözdüğümü nereden çıkardın, demek ki ticaret sence çözülebilecek bir şey, gülünür buna başka bir şey değil, bu arada madem benim ticari tecrübeme geldin, kısaca şöyle yazayım okuldayken 2 yıl sonrasında 7 yıl, bunun sadece bir günü bile (ki buna günde günde 4-5 milyar kazandığım mebzul miktarda günü de dahil ediyorum) bir gün bile ben bu işi çözdüm demedim, ticareti çözülebilecek bir şey olarak görenler zaten yazımda bahsettiğim grup, ballı ihale al, iktidara yakın ol vs. bu grup için ticaret çözülecek bir şeydir, işi düzgün yapayım derdindeki % 1-2 için çözülecek bir şey değildir,

    devlet memuru olmam konusu madem laf oldu açıklayayım tamamen tercih meselesi, bir gün kafama dank etti, kazanıyorum, + yani, kar ama mutlu değilim, öyle para içinde yüzmüyorum ama kazancım iyi, hem devlet bir yandan hem alım satım falan, güzel ama mutlu değilim, (şimdi bazısına ooo gelir, sallıyor, paralar falan, ne desem boş ister anlayın ister anlamayın) bunun sebebini düşündüm herhalde 1 ay falan, sonunda da mevcudu kaybetme korkusu olduğunu bir yerde okudum. Yani kazandıkça kaybedebileceğim şeylerin çoğaldığını gördüm, en basitinden fazla fazla yemeye başlamışım farkında olmadan, sebebini de bilmiyorum bir yere gittiğimde porsiyonum 1.5 ile başlıyor farkında değilim ama, ticareti bıraktığımda 96 kiloydum. Zenginliğin bana yaramayacağını gördüm, zordur herkes kaldıramaz, Herşeyi takip edeceğim diye haftasonum yoktu, gezme nedir onu da bilmiyordum. Uzar gider. Her neyse, yani becerememek falan değil. Hoş nereden çıkarmışsın o da belli değil.

    Neyse şu anda hayatımdan memnunum, kıyamete kadar belki son model bmw olmayacak altımda ama haftasonları benim, akşamları yine benim, kimsenin bir yerlerinde dolaşmak zorunda değilim, yada ihale peşinde, alacak borç dertlerim yok çok şükür. Tercih meselesi. Gelirim belli giderim belli

    Son 3 cümlen açıklamaya bile değer değil, her neyse konuyu iyi dileklerimle bitirmiştim zaten.

    Selametle




    Cevap veremediğin şeylere değer verememen normal, inan şaşırmadım. Hadi herşeyi geçtim, günde 4-5bin lira para kazandıracak(ciro değil, kazandım, yani kar bu kadar diyorsun) mal için (aralıksız stok, sevkiyat araçları, vade kaybı vs.) gereken sermayeyi(ki muazzam bir rakamdır ve karından çok daha fazladır)de saymayalım bahsettiğin "mebzul miktarda gün"de 9 senelik ticaret hayatının sadece 1/9'u olsun(ki "mebzul" ise en az 5-6 senesi böyle geçti demektir) birbuçuk milyondan daha fazla nakit paran olması lazım. E şimdi bir ömür boyu sıfır BMW'ye binecek parayı bir araya getiremem artık diyorsun, ticareti bırakırken zenginlik bana yaramadı diyip bu parayı da birilerine mi bağışladın? Günde 10 öğün duble iskender yesen bu paranın küsüratına zarar gelmez. Elimdekileri kaybederim diye elinde hiçbirşey bırakmamak nasıl bir mantıktır? Söylediklerinde tutarlılık ve gerçeklik payı olmadığını umarım sende farketmişsindir. Sadece zengin düşmanlığı yapmak için hayal alemini ortalığa saçmanın manası yok. Sen sahip olamıyorsun diye bu ülkede ticaretle uğraşanların %98'ine ya devletin kasasını boşaltıyorlar ya da yalan-dolanla iş çeviriyorlar diyemezsin. O zaman ben de devlet memurlarının %98'i gereksiz, gerekli personel sayısı mevcut personelin %1-2'sidir, bunun haricindeki personel boş yere maaş alıp benim alınterimle kazanıp verdiğim vergimi haram yiyor desem nasıl olur? İşte idrak etmen gereken husus bu.

    Konuyu fazlasıyla dağıttık Erroy38, kusura bakma. Şahsi fikrim almışken en iyisini almak lazım, ama bütçe yeterli gelmiyorsa da aileyi üzmemek lazım 250 cgi'da olsa 350cdi'da olsa memnun kalırsın, kız arkadaşını da coupe'yi cabrio ile takasa ikna edersen senden daha mutlusu olmaz, değiştire değiştire kullanırsınız.


    nasıl yapıyorsun anlatayım, önce ben 1 yazıyorum sen kafanda onu 5'e tamamlıyorsun, sonra kendi eklediğin 4 ile beraber hepsini veri kabul edip, döşüyorsun.

    günde 4-5 milyar kazanmak o kadar zor bir iş değil ki, biraz işlek bir yerde yakınlarda rakibi olmayan herhangibir dükkan 4-5 milyarı rahat kazanır. Ha nedir, bu her gün olmaz, öyle senin bakkal hesabınla 5-6 yıl (mebzul demişim sen 5-6 seneye tahvil etmişsin, o da süper ) etmez mesela sezon diye bir tabir vardır, bilmem duydun mu bazı işlerde kullanılır, birde ölü sezon vardır, bazen bu sezon yaz olur kış olur bazende ölü sezon tabiri 2-3 yıl boyunca sürer kullanılır, sezonda 5 kazanıyorsan atıyorum, ölü sezonda belki siftahsız kapatırsın. Herhalde bu açıklama ile senin 1.5 milyonluk.... + 10 öğün duble iskender... + küsürat... yani kısaca yaptığın bakkal hesabın çöpe gitti. (Bakkal hesabı deyince aklıma bir hatıram geldi, çoooook zengin ama yakından tanımadığım birinin yanımda yaptığı bir bakkal hesabı vardı, işi bittiğinde ağzım açık kalmıştı, yapabilen için bu tam olarak sanattır, kusura bakma sen yapamayanlardansın, ticaretten uzak dur ! ! ! )

    Zengin düşmanlığı.

    Buna nasıl ulaştın o da ayrı bir araştırma konusu. Bu arada hepsi ve her noktasından bakıyorum benim dediğim % 98 oranına gelivermişsin, buda bir şeydir. Devlet memurları falan filan demişsin, senin fikrindir. Belki doğru belki yanlış ama nedense bunu okurken rahatsız olmadım.

    Garip değil mi? Belki devlet memuru olarak kaçak, göçek veya eğri büğrü bir şeyim olmadığındandır. Bu arada bununla alakalı bende bir gözlemimi yazayım. Özelde çalışmış gerek patron altında gerekse benim ki gibi kendi kendisinin patronluğunu yapmış veya patronluk altında yetkili biri olarak çalışmış kişiler devlete geçtiklerinde; bütün bunları yapmadan tabir caizse devlette gözünü açmışlarla karşılaştırılınca bence arada ciddi bir fark oluyor. Pozitif olarak yani.

    Meseleyi kapatmıştım. Galiba orayı kaçırmışsın. Her neyse şimdi sen benim bu yazdıkları al kafanda iyice bir şekle şemale sok, senaryonu hazırla, sonra benim söylemediğim veya kastetmediğim şeylerle süsle kendin tekrar yorumla ve bana giydir.

    Yada tam da benim yaptığım gibi konuyu kapat.

    Selametle




  • Mebzul: Çok, bol, toplam içinde yarıdan daha fazla.

    Bakkal hesabı dediğin şey en temel haliyle senin işkembe-i kübradan nasıl salladığını göstermek içindi. Yoksa sana her farklı yüzdelik kar dilimi için gerekli sermaye oranlarıyla günde 5 bin lira kazanmak için neler lazım daha ayrıntılı anlatabilirim, ama anlamayacağını o kadar iyi biliyorum ki. Bahsettiğin gelirin matrahı seni vergi rekortmenleri listesine sokuyor, sallarken bari biraz insaflı davran. Günde 5bin TL para kazanan adam bu parayı 2 ayda almaya başlayınca "oh kafam ne rahat" demez, kahrından kıvranır. Ticaret konusunda bana akıl vermek yerine keşke engin muhasebe bilginle ufak bir hesap yapsaydın da dükkanı 10 gün açık tutup kazandığınla şimdi bir senede kazandığının katını kazanacağını görebilseydin.

    Senin yine hayal dünyanda kurduğun gibi %98 falan demiyorum, senin yaptığın gibi başka bir zümreyi sırf canım istediği için karalasam nasıl olur diye soruyorum ancak dediğim gibi idrak meselesi. Sen para kazananların %98'i bu parayı meşru yollardan kazanmıyor diyorsan zengin düşmanlığı yapıyorsundur, bu kadar basit.

    Demek ki birşeyler yazıp meramımızı anlatacağız diye anlamını bilmediğimiz süslü kelimeler kullanmayacağız, kendimizi haklı göstermek için yalanların arkasına sığınmayacağız, az biraz matematik bilmeden gelir beyanında bulunmayacağız.

    Konuyu kapattıysan cevap yazmazsın ve konu kapanır, daha da debelenip haklı çıkmaya çalışırsan uzar.




  • Bak eleman,

    sallıyorsun falan diyorsun adamın canını sıkma. Ne yani yalan mı konuşuyoruz burda. Adam ol iyi dinle.

    Ticaret denizdir. Sen hala damladasın. Bir ara senin gibilerden oluşan bir kaç kişinin başını çektiği baya bir kişinin de merak ettiği bir iş yapmıştım sırf kazanılıp kazanılamayacağını göstermek için. Galiba 4 yıl falan oluyor. İddia 1 ay içinde % 30 kar etmek üzerineydi. Tabi ki senin gibiler yok artık falan dediler. Bunu yapabilsen burada işin ne falan. Herhalde saatlik tartışmanın sonunda onlar olmaz öyle şey derken, iyi dedim ben attım ortaya % 30 kar 1 ay. Yarın size nasıl yapacağımı söyleyeceğim ve parayı da ben koyacağım. Ertesi gün projeyi anlattım bütün bunlar 1 gece de oldu, 1 gece de buldum % 30 yapılabilecek işi.

    Ortayada herhalde bir 3000-4000 dolar koydum. Tam hatırlamıyorum.

    1 ay sonunda galiba kar %35 gibi bir şey olmuştu. Her şey yazılı çizili ispatlı. Kredi kartı eksterelerim, gg satışlarım, zaten ciddi kısmını iddia edenlere satmışım. Oturduğum yerden hemde. Tabi senin tarz aslanlar dut yemiş bülbül. ben o işi de 2 yada 3 ay devam ettirdim. Karın tamamını da deniz fenerine verdim, kimse yok mu ya verdim mi tam hatırlamıyorum.

    Detayını da anlatayım. Saat alıp sattım. Ebayden 50-60 100 dolara aldığım saatleri gittigidiyorda üzerine % 40-50-60 koyarak sattım. Peki bu oranları neye göre tespit ettim. (merak edersin aslan parçası) Piyasaya göre tespit ettim. (bak buda bir ticaret dersi olsun, fiyatını sen belirlersen bu kötü, fiyatını piyasa belirlerse bu iyi, pek sağda solda yazan süslü kurallara benzemedi ya idare et artık)

    Mesela gitti gidiyorda açık arttırma olmuş atıyorum sna yada d 113 (kodunu unutmadım titanyum çok güzel bir saatti, o kadar sattım bir tanesinide kendine ayır, yok) 250 tl civarında 3-4 teklif var. Beni zarardan kurtaracak teklif sayısı ise mesea 3-5, Yani bu saat modelinin piyasası var elimde kalmayacak. Ben bu teklifçilere mesaj atıyordum aynı saat aynı şartlarda bende şu kadar diye mesela 20 tl daha düşük fiyat. Tabi saati takibe aldığım için piyasası var mı yok mu biliyorum. Sonra ebayden saati ısmarlıyorum. Satıcıyla yazışıyorum aynı saaatten veya benzerlerinden vs daha uygun fiyatlı yollayabilir mi diye, pazarlık yani. (Öğren.) Velhasıl saatler geldiğinde zaten satmış oluyorum yada 2-3 günde satıyorum. Herhalde bu şekilde 15-20 civarı saati gitti gidiyorda, 10-15 tanesini burada, yine 10 kadarını da (burası çok komik) bunu yapamayacağımı iddia eden arkadaşlara sattım. Eh saatçide 500 tl olan saati 250'ye satıyorum, üstelik aynı saati 150'ye mal etmişim atıyorum. Ayrıca alanlardan bazılarının arkadaşlarına da sattım ama 5 mi 10 mu hatırlayamadım. Saatler seiko ve casio, citizen getirdim mi onu hatırlamıyorum. Tamamı orjinal, tamamı sorunsuz sıkıntısız.

    Sonrada dediğim gibi karı götürüp verdim. Kolayca, tüy gibi.

    Hani sermaye falan demişsin, onu da şöyle çöpe atayım dinle, Uzun zaman borsada alım satım yaptım, diğerlerine eş. Borsada kazanmak en zorudur. Öyle formülü yolu falanda yok, değişik taktikler var tüyo mesela. 2-3 sefer sağlam gelmişti, birinde 3 kat yaptım, diğerlerinde galiba ikiye katladım, 4-5 seferde peş peşe 2-3 ay % 40-50 yapmıştım. Zararlarda oldu tabi kimse hep kazanmaz zaten. Yalnız 30 milyarına her ay düzenli % 10 yaptıran 4-5 kişi ile tanışmıştım. Süperdi resmen, abi dedim niye 100 -200 koymuyorsun, o zaman bozulur demişti. Herşeyin sikleti var, ayda 3 ü 5i kaldırır ama ayda 20-30 yapmaya başlarsan dikkat çekersin, tadın kaçar, kulağıma küpedir. Kendi basit sistemleri çelik gibi de sinirleri vardı. her ay 30 milyar % 10 ne eder senin matematiğin iyi sen söyle sonra deki bana bu 30 milyar değilde 50 milyar olsa şu eder. Sonra mevgi mevzuatını aç ve bana bunun vergisini söyle.

    Sonra bir yukarıda anlattığım işin vergisini söyle.

    Hatta sonra vergi yükümlülüğünü doğuran ve doğurmayan şeyleri yazıver. Şaşıracaksın Türkiyede neler vergiden muaf diye.

    Neyse hiç hazzetmeyeceğim birine altın gibi şeyler anlatmışım. Selametle, bu konuyla ilgili son mesajım.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: ıspanak

    Bak eleman,

    sallıyorsun falan diyorsun adamın canını sıkma. Ne yani yalan mı konuşuyoruz burda. Adam ol iyi dinle.

    Ticaret denizdir. Sen hala damladasın. Bir ara senin gibilerden oluşan bir kaç kişinin başını çektiği baya bir kişinin de merak ettiği bir iş yapmıştım sırf kazanılıp kazanılamayacağını göstermek için. Galiba 4 yıl falan oluyor. İddia 1 ay içinde % 30 kar etmek üzerineydi. Tabi ki senin gibiler yok artık falan dediler. Bunu yapabilsen burada işin ne falan. Herhalde saatlik tartışmanın sonunda onlar olmaz öyle şey derken, iyi dedim ben attım ortaya % 30 kar 1 ay. Yarın size nasıl yapacağımı söyleyeceğim ve parayı da ben koyacağım. Ertesi gün projeyi anlattım bütün bunlar 1 gece de oldu, 1 gece de buldum % 30 yapılabilecek işi.

    Ortayada herhalde bir 3000-4000 dolar koydum. Tam hatırlamıyorum.

    1 ay sonunda galiba kar %35 gibi bir şey olmuştu. Her şey yazılı çizili ispatlı. Kredi kartı eksterelerim, gg satışlarım, zaten ciddi kısmını iddia edenlere satmışım. Oturduğum yerden hemde. Tabi senin tarz aslanlar dut yemiş bülbül. ben o işi de 2 yada 3 ay devam ettirdim. Karın tamamını da deniz fenerine verdim, kimse yok mu ya verdim mi tam hatırlamıyorum.

    Detayını da anlatayım. Saat alıp sattım. Ebayden 50-60 100 dolara aldığım saatleri gittigidiyorda üzerine % 40-50-60 koyarak sattım. Peki bu oranları neye göre tespit ettim. (merak edersin aslan parçası) Piyasaya göre tespit ettim. (bak buda bir ticaret dersi olsun, fiyatını sen belirlersen bu kötü, fiyatını piyasa belirlerse bu iyi, pek sağda solda yazan süslü kurallara benzemedi ya idare et artık)

    Mesela gitti gidiyorda açık arttırma olmuş atıyorum sna yada d 113 (kodunu unutmadım titanyum çok güzel bir saatti, o kadar sattım bir tanesinide kendine ayır, yok) 250 tl civarında 3-4 teklif var. Beni zarardan kurtaracak teklif sayısı ise mesea 3-5, Yani bu saat modelinin piyasası var elimde kalmayacak. Ben bu teklifçilere mesaj atıyordum aynı saat aynı şartlarda bende şu kadar diye mesela 20 tl daha düşük fiyat. Tabi saati takibe aldığım için piyasası var mı yok mu biliyorum. Sonra ebayden saati ısmarlıyorum. Satıcıyla yazışıyorum aynı saaatten veya benzerlerinden vs daha uygun fiyatlı yollayabilir mi diye, pazarlık yani. (Öğren.) Velhasıl saatler geldiğinde zaten satmış oluyorum yada 2-3 günde satıyorum. Herhalde bu şekilde 15-20 civarı saati gitti gidiyorda, 10-15 tanesini burada, yine 10 kadarını da (burası çok komik) bunu yapamayacağımı iddia eden arkadaşlara sattım. Eh saatçide 500 tl olan saati 250'ye satıyorum, üstelik aynı saati 150'ye mal etmişim atıyorum. Ayrıca alanlardan bazılarının arkadaşlarına da sattım ama 5 mi 10 mu hatırlayamadım. Saatler seiko ve casio, citizen getirdim mi onu hatırlamıyorum. Tamamı orjinal, tamamı sorunsuz sıkıntısız.

    Sonrada dediğim gibi karı götürüp verdim. Kolayca, tüy gibi.

    Hani sermaye falan demişsin, onu da şöyle çöpe atayım dinle, Uzun zaman borsada alım satım yaptım, diğerlerine eş. Borsada kazanmak en zorudur. Öyle formülü yolu falanda yok, değişik taktikler var tüyo mesela. 2-3 sefer sağlam gelmişti, birinde 3 kat yaptım, diğerlerinde galiba ikiye katladım, 4-5 seferde peş peşe 2-3 ay % 40-50 yapmıştım. Zararlarda oldu tabi kimse hep kazanmaz zaten. Yalnız 30 milyarına her ay düzenli % 10 yaptıran 4-5 kişi ile tanışmıştım. Süperdi resmen, abi dedim niye 100 -200 koymuyorsun, o zaman bozulur demişti. Herşeyin sikleti var, ayda 3 ü 5i kaldırır ama ayda 20-30 yapmaya başlarsan dikkat çekersin, tadın kaçar, kulağıma küpedir. Kendi basit sistemleri çelik gibi de sinirleri vardı. her ay 30 milyar % 10 ne eder senin matematiğin iyi sen söyle sonra deki bana bu 30 milyar değilde 50 milyar olsa şu eder. Sonra mevgi mevzuatını aç ve bana bunun vergisini söyle.

    Sonra bir yukarıda anlattığım işin vergisini söyle.

    Hatta sonra vergi yükümlülüğünü doğuran ve doğurmayan şeyleri yazıver. Şaşıracaksın Türkiyede neler vergiden muaf diye.

    Neyse hiç hazzetmeyeceğim birine altın gibi şeyler anlatmışım. Selametle, bu konuyla ilgili son mesajım.




    Evet sallıyorsun. Üslübuna da dikkat et. Sen adam olup komplekslerini sanal ortamda gidermek yerine bulunduğun noktada mutlu olmaya bak. Bahsettiğin günde 4-5bin lira kar tamamen hayal ürünü. Dediğim gibi bu matrahla vergi rekortmeni olursun.

    İnternetten mal alıp satarak ticaret yapıyorum diyorsan zaten diyecek birşey bulamıyorum. Ebay ve gg üzerinden yaptığın işlemler belli baremlerin altında ise ve eğer sen bu işlemler için fatura kesmiyorsan vergiye tabi değildir. Anladığım kadarıyla sen bu işlemler için fatura kesmedin ve vergi kaçırdın, bunu da göğsünü gere gere anlatıyorsun, ne güzel. Kendi dükkanından fatura kesmeden satış yapmanla bunun arasında bir fark yok, ve bir vergi kaçakçısının tüccarlara laf atması da gerçekten çok ama çok komik. Bu noktadan sonra tartışacak birşey yok zaten, insanlara laf atarken senin nasıl davrandığın ortada. Yazının bundan sonrası ise eksik bilgilerini giderip hayatının geri kalanında arkadaş ortamında falan konuşurken dikkate almanı gerektiren bilgiler içermektedir.

    Borsa ve tahvil gelirleri, tüm gelirler gibi, vergiye tabidir. Alım satım işlemleri sırasında bir kısım vergi otomatikman kesilir, ayrıca son elde edilen kar gelir vergisine tabidir. Vergi yükümlülüğünü de öğreteyim, arada özel durumlara bağlı vergileri saymazsan devlet kar oluşturan herşeyden gelir vergisi alır, her satıştan değişen miktarlarda değer vergisi alır, ithal olan herşeyden gümrük vergisi alır. Tabi sen ne yurtdışından ticari amaçla aldığın saatlerin gümrük vergilerini, ne ticari amaçla satış yaptığın ürünlerin kdv ve gelir vergilerini ödemediğin için bunları bilmemen normal. İkinci el araba satışında bile %1 kdv alır devlet, tabi işini dürüstçe yapıp fatura kesen birisiysen ve böyle biriyle çalışıyorsan bunu bilirsin.

    Üniversiteye adım atan her gencin aklına ilk gelen e-bay'den getirip gg'den satalım fikrini ve borsa oynayalım fikrini de altın gibi şeyler olarak nitelendirmen zaten ticari ufkunu gösteriyor. Bende sana pırlanta gibi bir fikir verirdim zamanında tanışsaydık ve sen devlet memuru olmaya karar vermeseydin, en azından ayda 3bin lira kazanan(ki bu parayı çok yüksek bir mebla gibi anlatıyorsun) borsa kurdu abilerine söyleseydin keşke senin şirketi devralıp bir günde daha fazla kazansalarmış. Neyse, kısmet artık.

    Bu arada ne yaptın Erroy38, aldın mı arabayı?




  • hakkaten senin okuma anlama problemin var ya

    "ne zaman akıllı bir adamla tartışsam ikna ettim, ne zaman ahmak bir insanla tartışsam mağlup oldum"

    imam safi

    he öyle



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ıspanak -- 23 Mayıs 2010; 12:13:14 >
  • 3 coupe/cabrio hernekadar mükemmele yakın olsada artık yaşlandı ve piyasada epey var.
    E coupe daha özel olacaktır en azından bir süre.

    Öte yandan E coupe tercih etmeniz gerektiğini söylesem de bu; tasarımını pek beğenmediğimi ve fazla süslü olduğu düşüncemi değiştirmiyor.

    "Ben olsaydım" şöyle birşeyler bakardım ikinci sıra koltuklara ihtiyaç yoksa; (s-drive 35i olanından tabi ki)

     2010 Mercedes Benz e 250 cgı coupe ve 2010 BMW 3.20d cabrio


     2010 Mercedes Benz e 250 cgı coupe ve 2010 BMW 3.20d cabrio



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kalsiyum 17 -- 23 Mayıs 2010; 12:36:30 >




  • kardeş mercedes kontrollü araçtır bmw kontrolsuz aractır bmw ile mercedesi kıyaslarsan mercedes daha iyidir bmw iyi degil mercedes tarihinde kimsenin aracını taklit etmemişdir ama bmw son 5 yıldır hep başkalarınız araclarını taklit ediyor
  • quote:

    Orijinalden alıntı: yafess

    kardeş mercedes kontrollü araçtır bmw kontrolsuz aractır bmw ile mercedesi kıyaslarsan mercedes daha iyidir bmw iyi degil mercedes tarihinde kimsenin aracını taklit etmemişdir ama bmw son 5 yıldır hep başkalarınız araclarını taklit ediyor


    bmwnin hangi modelini kullandın kontrolsüz geldi mercedesin hangi modelini göre. taklit konusunu biraz daha açın kimi hangi modeliyle nasıl taklit etmiş?
  • BMW 3.30 Xİ 4X4

    http://www.sahibinden.com/bmw_3_30_xi_4x4_80_bin_km-37WQQaXQQ24850052WQQpXQQdisplayitem

    burda var alet bende kardeş

    bu arac sınırlı üretimdir kardeş



    Ssang Yong actyon
    bmw x6 dır kardeş
  • bir bak bakim bmw özel üretiler aracları varmı
    mercedes gibi ve bu siteyi incele sen bir kardeş
    http://www.brabus.com/index_en.html
  • gider sipariş verir alırsın 4 çeker sistemi sınırlı üretim olması anlamına gelmez. 4 çeker bir aracı kontrolsüz bulmak ta ayrı bir ilginçlik tabi. x6yı hiç beğenmesem de actyon örneğine katılmıyorum actyon kaç yılında çıktı bilmiyorum ancak bmwnin x6 tarzı spor bir suv üreteceği seneler önceden açıklanmıştı.
  • sen öyle diyorsan öyledir kardeş ama genede mercedes ürettir bakalım 4x4 arac görüm ama mercedesde secenekler var 4 matic sistemi sen yeni cıkacak bmw 320d bekle agustasda gelcek o sıradada mercedesi hergün incele incele anlaki o bir mercedes oda bir bmw bak bu mercedesin kurucusu:Gottlieb Daimler -- Karl Benz bude bmw kurucusu Karl Friedrich Rapp

    bu mercedes
    1876 yılında Nikolaus August Otto, uzun yıllardan beri sürdürülen "Güç Kaynağı" arayışına son vererek ilk dört zamanlı gaz motorunu üretti. Otto’nun yaptığı 4 zamanlı motorda ateşleme alevle yapıldığı için motor devri ancak dakikada 150-200 devire çıkabiliyordu. Kontrollü bir ateşlemesi olmayan bu motor geniş bir uygulama alanı bulamadı.
    Otto’nun çalışma arkadaşlarından Daimler, Ottodan ayrılarak kurduğu atölyede sıcak boru ateşlemesi denilen bir sistemi geliştirdi. Boru sıcaklığı ayar edilerek, motor devrini ve çalışmasını kısmen kontrol altına aldı. Böylece motor devrini 800-1000 d/d’ya çıkarmayı başardı. Bu içten yanmalı motorların otomobillerde kullanılabileceğini ortaya koydu. Fakat motorlarda hâlâ yakıt olarak hava gazı kullanılıyordu.
    Bundan sonraki çalışmalar havagazının yerine benzinin kullanılmasını sağlamak için; benzini pülverize ederek hava ile karıştırılması üzerinde yoğunlaştırıldı. Bu amaçla Daimler Almanya’da, Forest Fransa’da çalışmalar yaptılar. Forest , filit tulumbası esasına göre çalışan ilk karbüratörü yaptıysa da başarılı olamadı.
    Daimler ise, havayı sıvı yakıt içerisine iterek yakıtı zerrelerine ayırıp bu zerreleri de ateşlemeden önce sıcak boru temas ettirerek buhar haline getirmeye çalıştı. Sonunda Daimler bu iki prensibi birleştirerek arkadaşı Wilhelm Maybach ile birlikte bugünkü modern karbüratörlerin esasını teşkil eden ilk şamandıralı karbüratörü yaptı. 1885 yılında Reitwagen adında bir motorlu bisiklet de üretti.


    1885 Daimler Reitwagen
    Bu çalışmalar devam ederken Alman mühendisi Karl Benz Daimler'in motoruna kendi bulduğu ilk elektrikli ateşleme sistemini de ekleyerek ticari yönden daha elverişli içten yanmalı motoru üretti. Gottlieb Daimler şamandıralı karbüratör yaparak içten yanmalı motorların gelişmesine katkıda bulunsa da yaptığı motoru bisiklet, kayık, at arabası gibi taşıtlara monte etmeye çalışarak Karl Benz’in gerisinde kaldı.
    At kullanılmadan kendiliğinden hareket edebilen anlamındaki auto+mobile kavramının ortaya atılmasından sonra ilk otomobilin doğumu, bugün Otto motoru olarak bilinen bu motorun geliştirilmesinden tam 10 yıl sonra gerçekleştirildi. Karl Benz 3 tekerlekli otomobili yaparak fabrika etrafında deneme turları atmıştır. Bu esnada karısı ve işçileri heyecan içinde bağıra çağıra peşinden koştukları bilinir. Ancak araç dört turdan sonra bozulmuştur. 9 Ocak 1886 tarihinde Mannheim'li fabrikatör Karl Benz, Berlin'deki imparatorluk Patent Bürosu'na başvurarak "Gaz motoruyla hareket eden araç" için patent hakkını aldı. Bu araç dünyanın ilk otomobilidir.
    Aynı yıl "Kendi kendine hareket eden otomobil" rüyasıyla uğraşan bir başka kişi, Gottlieb Daimler, Stuttgart yakınlarındaki Cannstatt kasabasında önemli bir başanya imzasını attı: Gottlieb Daimler ilk motorlu otomobilini denedi.
    Birbirine çok yakın mekânlarda, ancak birbirlerinden habersiz olarak otomobillerini geliştiren Daimler ve Benz buluşlarıyla yeni bir çağın açılmasına, dünyanın tam anlamıyla harekete geçmesine neden oldular.
    Daha sonraki yıllarda Karl Benz'in şirketi "Benz&Cie" ve Gottlieb Daimler'in şirketi "Daimler Motoren - Gesellschaft" birbirlerine rakip olarak otomobil ürettiler.
    İlk otomobillerin çoğu, dişlileri olmadığı için yokuş çıkamıyor, önce durup sonra geriye doğru inmeye başlıyordu. 1893’da yapılan Benz Victoria marka arabada bir deri kayışı küçük bir kasnağa bindiren bir kol kullanılmıştı. Bu düzenek tekerleklerin daha yavaş dönmesini ve yüksek manivela gücünün arabayı yokuş yukarı tırmandırmasını sağlıyordu.
    Benz Fabrikası 1896’ya kadar 130 araç üretti. 1894 yılında piyasaya sürülen Benz Velo önemli sayıda satılan ilk araç olmuştu.


    300 SL modeli


    Kullandığı logolar


    Mercedes ve Benz firmalarının birleşmesini gösteren afiş
    1897 yılında Fransa'nın Nice kentinde yaşayan Avusturyalı tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu Emil Jellinek, Daimler fabrikasını ziyaret ederek bir otomobil satın aldı. Uluslararası finans dünyası ve aristokrasi ile iyi ilişkiler içinde olan Jellinek, Daimler otomobili ile Fransız Riviera'sında büyük ilgi topladı. Daha sonra Jelinek 1899'da 23 beygir gücünde motorla donatılmış bir Daimler yarış otomobiline büyük kızı Mercedes 'in adını vererek bu araçla Nice'de bir yarışa katıldı ve birinci oldu. Bu başarıdan sonra Jelinek, Daimler fabrikasına 36 otomobil sipariş verdi ve bu araçların "Mercedes" adını taşımalarını şart koştu.
    Emil Jelinek'in elde ettiği satış başarısı üzerine Daimler, 1901 yılından itibaren ürettiği araçları "Mercedes" olarak adlandırmaya karar verdi. Mercedes İspanyolca konuşulan ülkelerde çok kullanılan bir isimdir. Kelime olarak da Mars gezegeninin İspanyolca adıdır. Lütuf ve zarafet anlamına da gelmektedir. 23 Haziran 1902 tarihinde Mercedes marka adı olarak tescil edildi. 26 Eylül 1902 tarihinden itibaren de kanunlarca koruma altına alındı.


    bu bmw

    BMW (Deutsch:Bayerische Motoren Werke AG (BMW), (English: Bavarian Motor Works)'nin kısaltması) (Türkçe: Bavyera Motor Fabrikası A.Ş.), Alman, otomobil, motosiklet, motor ve bisiklet üreticisi. BMW ayrıca, Mini ve Rolls-Royce, otomobil şirketlerinin sahibidir. Çalışan sayısı 107.539 dir. 2007 cirosu 56,018 Milyar Avro’dur, aynı yıl 1.541.503 otomobil üretmiştir. Bu üretimin 1.302.774 adet BMW markası altındadır. Ayrıca aynı yıl motosiklet üretimi 103.396 adettir.
    Şirketin sloganı ve resm kurumsal dili İngilizcedir. Sloganı 'sheer driving pleasure' (Gerçek Sürüş Keyfi). Bu sloganla, ünlü Alman teknolojisini ve AR-GE'deki kendine güveni vurguluyor.
    Şirket, 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya'nın Münih kentinde kurulmuştur ve mimari olarak meşhur merkezi halen oradadır. İlk zamanlarda sadece uçak motoru üreten şirket, 1928 yılında satın aldığı Fahrzeugtechnik Eisenach A.G. otomobil şirketinden sonra otomobil üretimine girmiştir. BMW ilk otomobil seri üretimini 1929'da 3/15 PS ismindeki otomobil ile başlamıştır. 1945 yılında 2. Dünya Savaşi' nın sona ermesi ile birlikte müttefik kuvvetler firmanın fabrikalarını kullanılamaz hale getirmiş ve BMW 1948 yılında daha ucuz motorsiklet üretimine geçene kadar mutfak ve bahçe malzemeleri üretmiştir. BMW' nin otomobil piyasasına dönüşü 1950' li yıllarda olmuş olsa da düşük satışlar pek iç açıcı olmamiş ama firma 1960' li yıllarda muhtelif spor sedan ve spor kompakt modeller ile başarıyı yakalamıştır.
    BMW ilk olarak uçak motoru üretimi yapan bir firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmı da uçak pervanesini temsil etmektedir. Başka bir iddia ise amblemdeki mavi beyaz renklerin Bavyera eyaletinin renklerinden geldiğidir.




  • http://www.alpina-automobiles.com/

    sen de şu siteyi bir incele. yeni 3 serisi ağustosta falan gelmiyor daha var. otomobil tarihine girersek çıkamayız orada yazmadığın çok önemli isimler var Nicolas Joseph Cugnot, henry Ford.... (araçta tv navigasyon 4 çeker olması tekrar söylüyorum sınırlı üretim değildir. Mesela Ferrari F430 için özel bir versiyon çıkardı F430 Scuderia 499 üretti bu sınırlı sayıda üretimdir.)

    edit: bir de nerden kardeş oluyoruz. biraz da noktalama işareti kullansan.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi buroz -- 23 Mayıs 2010; 14:05:26 >
  • buraya bak sen
    http://www.mbusa.com/mercedes/


    birde bak devlet bakanlarını baş bakana fabrika müdürlerine yüksek düzeydekiler hep mercedese biniyor


    almanyada dünya sanayiciler toplantısı vardı tabi haberin varsa?

    orda bütün araç üretenlerin ceoları arabalarını tanıtıyor

    herkez anlatıyor sıra mercedese geliyor arkadaşlar hep berebar ayaga kalkalım diyor tabi herkez şaşırıyor ve camdan bakın diyor ve herkez mercedesle gilmiş iyimi kardeş



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi yafess -- 23 Mayıs 2010; 14:13:15 >
  • ben yerınde olsam yaşımda 35 den fazla degılse kesınlıkle ama kesınlıkle 3.20d nedenmı bırkere dizel birkere coupe gıbı duruyor gerçekden e nın coupesı hiç güzel degıl nedense bu yenı kasanın ıcınıde çok sade buluyorum
    birde sana başka bır seçenek eger durumun yetıyorsa çek bıtane 2005 6.35d nasıl oluyor
  • quote:

    Orijinalden alıntı: yafess

    buraya bak sen
    http://www.mbusa.com/mercedes/


    birde bak devlet bakanlarını baş bakana fabrika müdürlerine yüksek düzeydekiler hep mercedese biniyor


    almanyada dünya sanayiciler toplantısı vardı tabi haberin varsa?

    orda bütün araç üretenlerin ceoları arabalarını tanıtıyor

    herkez anlatıyor sıra mercedese geliyor arkadaşlar hep berebar ayaga kalkalım diyor tabi herkez şaşırıyor ve camdan bakın diyor ve herkez mercedesle gilmiş iyimi kardeş


    başbakanların kullanması tasarım gereği BMW daha sportif olduğu için Mercedes kullanıyorlar.(başbakan ayrı yazılmaz.)

    dünya sanayiciler toplantısı diye bir şey bilmiyorum haberim de yok ingilizcesini biliyorsan paylaş öğrenelim. ya da daha açık adı böyle bir sürü kuruluş var.

    herkes(herkez değil) dediğin araç firmalarının Ceosuysa bu bilgiyi resmi bir kaynaktan paylaş da görelim.( hala nereden kardeş olduğumuzu anlamadım.)



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi buroz -- 23 Mayıs 2010; 17:17:04 >




  • yazımı düzeltiğin için teşekkür ederim sana kardeş dedik kusura bakma redevil4 bey
  • I thank you for the correct spelling of the brothers were sorry guys redevil4
  • 
Sayfa: önceki 45678
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.