Şimdi Ara

2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
66
Cevap
1
Favori
4.172
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum geçen yıl
  • Cevaplayan Üyeler 41
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 8
  • Ortalama Mesaj Aralığı 1 saat 20 dakika
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 3
  • Favoriye Eklediklerim 1
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • Bay Muhalefet (8 mesaj) Surpentor (5 mesaj) kerimcem (5 mesaj) Redeemertr (3 mesaj) speedyjourney (3 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (36 mesaj) Mobil (21 mesaj) Mini (5 mesaj) (4 mesaj)
  • @
69 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • Evet arkadaşlar gördüğünüz gibi 2002 yılında iktidar değişmeden önce Türkiye kesin bir dille Irak'ın işgaline karşı çıkıyor ve bütün olumsuz etkileri Türkiye üzerine olacak ve bölgede Kürdistan'ın kurulması kolaylaşacaktır diye açıklama yapılıyor .


    2002 yılından sonra değişen hükümet Amerika'nın Irak işgali ne tam destek vermiştir ve tezkerenin mecliste geçmesi için olağanüstü çaba harcamıştır.


    Başbakan Bülent Ecevit, ''Gözlerimiz sürekli Kuzey Irak'ta olacak. Eğer en küçük bir olumsuzluk ortaya çıkarsa, gereken tedbirleri alacağız'' dedi. Bölgede bir ''fiili devlet'' ortaya çıkarsa, Türkiye'nin bunu önleyecek olanaklara sahip olduğunu vurgulayan Ecevit, bu kapsamda bir askeri müdahalenin de düşünülebileceğini söyledi.

    Başbakan Ecevit, çekimleri dün Başbakanlık Konutu'nda yapılarak, TV 8'de bugün yayınlanan ''Pazar 12'' programında Ali Çağatay'ın sorularını yanıtladı. 


    Kuzey Irak'ta Kürt Parlamentosu'nun toplanmasının, ''Türkiye'nin bölgede dikkate alınmadığı'' şeklinde yorumlandığının hatırlatılması üzerine, ''Türkiye'nin jeopolitik konumunu gözönünde tutarsanız, bizimbaşımız her zaman dertte olacaktır'' diyen Ecevit, Türkiye'nin bu kez gerçekten ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.


    Türkiye'nin müttefiki olan ABD'nin, aynı zamanda Türkiye'nin sınırdaşıve iyi komşuluk ilişkileri bulunan Irak'a karşı bir askeri harekat düşündüğünü kaydeden Ecevit, ''Bu bizi çok tedirgin ediyor, çünkü ABD'nin girişeceği bir harekata biz katılmasak bile -ki katılmak istemeyiz- bu harekatın olumsuz etkileri Türkiye'ye daima yönelik olacaktır'' dedi. 


    Ecevit, Türkiye'nin bu konudaki kaygı ve sıkıntılarını sürekli olarak ABD'ye ilettiğini kaydederek, ''Biz Türkiye'ye büyük zarar verecek operasyonlardan vazgeçilmesi telkininde bulunuyoruz'' dedi. Ecevit, ABD Başkanı Bush'un eğiliminin, ''bir askeri harekatı başlatmak yönünde'' olduğunu ve bunu da açıklıkla dile getirdiğini hatırlatarak, ''Biz de dostumuz ve müttefikimiz ABD ile diyalog halindeyiz. Aramızda bir diyaloğun gerekli olduğunu ABD de kabul ediyor. Onun için biz sonuna kadar çaba göstereceğiz'' diye konuştu.




    GEREKİRSE ASKERİ MÜDAHALE DÜŞÜNÜLEBİLİR''-


    Bir ''fiili devlet'' belirgin biçimde ortaya çıkarsa, Türkiye'nin bunu önlemek için gereken olanaklara sahip olduğunu vurgulayan Ecevit,''bir askeri müdahalenin bu kapsamda düşünülüp düşünülmeyeceği'' sorusuna karşılık da ''Olmayacağını umarım ama gerekirse elbette düşünülebilir'' yanıtını verdi. 


    2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti
    2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demiştiwww.google.com
    Ecevit: Kuzey Irak'ta fiili devlet askeri müdahale nedeni
    https://www.hurriyet.com.tr/gundem/ecevit-kuzey-irakta-fiili-devlet-askeri-mudahale-nedeni-102035
    2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti
    2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demiştiwww.google.com
    Ecevit: Kuzey Irak'ta fiili devlet askeri müdahale nedeni
    https://www.hurriyet.com.tr/gundem/ecevit-kuzey-irakta-fiili-devlet-askeri-mudahale-nedeni-102035

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >







  • Ne hikmetse Ecevit bu açıklamaları yaptıktan sonra ülkede kriz çıkıyor ve hükümet değiştiriliyor adam açık açık Kıbrıs harekatı'nda yaptığı gibi ıraka girilmesine izin vermem giren olursa da Türk ordusunu sokarım Kürdistan'a izin vermem diyor .

    Ne hikmetse hükümet değiştikten sonra Amerikan askerleri için duacı olmuştuk.

    Ve o yıllarda Amerika'nın Irak işgali için bütün techizatı Türkiye'den gitti eğer Türkiye izin vermeseydi techizat gidebileceği başka bir ülke yok

    Ecevit hükümeti bu ülkede PKK terörünü sona erdirmeye en yaklaşmış hükümetti.1999'da Öcalan yakalandığında Türkiye'nin başında o vardı.Öcalan'ın yakalanmasıyla beraber ve 90'lı yıllarda PKK'ya karşı içerde ve dışarda çok yoğun askeri operasyonlar yapılması sayesiyle PKK dağılma sürecine girmişti.Bunu o yıllarda verilen şehit sayılarında da görebiliriz.Mesela;


    1999 yılında 13 Şehit

    2000 yılında 2 şehit

    2001 yılında 2 şehit

    2002 yılında 3 şehit

    2003 yılında 3 şehit


    Bu şehit rakamları PKK terörünün etkisinin büyük ölçüde kırıldığını ve PKK'nın dağılma sürecine girdiğini göstermesi açısından çarpıcıdır.


    Lakin ne hikmetse 2003 yılından sonra şehit sayısında hızla bir yükseliş görülür;


    2004 yılında 5 Şehit

    2005 yılında 7 Şehit

    2006 yılında 8 Şehit

    2007 yılında 22 Şehit

    2008 yılında 135 Şehit

    2009 yılında 55 Şehit (Açılım Sürecinin başladığı yıl)

    2010 yılında 88 Şehit

    2011 yılında 96 Şehit

    2012 yılında 128 Şehit


    Kaynak: https://www.21yyte.org/tr/veri-tabanlari/terorle-mucadelede-verdigimiz-sehitler


    Peki ne olmuştu da şehit sayısı tekrar yükselişe geçmişti?Olan şuydu;Mart 2003'te Irak,Amerika-İngiltere koalisyonu ile doğrudan işgal edilmişti.Irakta PKK terörüne karşı olan dahası Kürt aşiretlerine özellikle Barzani ve Talabani ikilisinin aşiretlerine düşman olan Saddam Hüseyin rejimi devrilmişti.Irak ordusu tamamen dağıtılmış ve Irak'ın başına Amerika'nın her isteğini yerine getiren kişiler getirilmişti.Dahası Talabani 2004 yılında Irak'ın yeni Cumhurbaşkanı olmuş ve 2014 yılına kadar görev başında kalmıştı.Barzani'ye ise K.Irakta bölgesel bir Kürt yönetimi verilmişti.


    Böylece Irakta dengeler Türkiye aleyhine bozulmuş oluyordu.Talabaninin başında olduğu Irak'ın PKK terörüne karşı mücadele etmesi söz konusu olamazdı.Dahası Barzani kendi bölgesinde yer alan PKK kamplarına açıktan açığa göz yummaya başlamıştı.Eskiden Türkiye'nin müdahalesinden çekinen ve bu yardımlarını gizlice yürüten Barzani Irak'ta ki Amerikan varlığına güvenerek PKK'ya açık açık destek vermekten çekinmiyordu.Hatta Türkiye artan terör olayları karşısında Barzaniden PKK'ya karşı mücadele etmesini ve Kerkük üstündeki Peşmerge baskısına son vermesini istediği vakit Barzani küstahça ''Türkiye Kerkük'e karışırsa bizde Diyarbakır'a karışırız'' diyordu.Üstüne ''Türkiye'ye bir Kürt kedisi bile teslim etmem'' şeklinde açıklamalar yapmaktan çekinmiyordu.


    https://www.amerikaninsesi.com/a/a-17-2007-04-10-voa9-88080417/858783.html

    https://www.hurriyet.com.tr/gundem/turkiyeye-bir-kurt-kedisi-bile-vermem-11277825

    K.Irakta siyasi olarak bunlar yaşanırken PKK alanında da büyük gelişmeler yaşanıyordu.PKK 1984 yılında ilk terör eylemini gerçekleştirdikten sonra ilk kez Türkiye'nin dokunamayacağı bir konuma gelmişti.80'ler sonu ve 90'lar boyunca Türkiye Saddamla anlaşarak defalarca K.Irak'a operasyon yaparak PKK'nın belini kırmıştı.Ama 2003'te Amerika Irak'ı işgal edip,Türkiye ile anlaşan Saddamı ortadan kaldırınca Türkiye'nin K.Irak'a girmesi imkansız hale gelmişti.Bu rahatlıkla PKK Türkiye'nin askeri baskısı olmadan tekrar toparlanma imkanı buldu.Dağıtılan Irak ordusundan yüz binlerce silah el altından PKK'ya teslim edildi.Savaşla beraber artan işsizlik ve kaos ortamında Irak'ta PKK saflarına binlerce kişi katıldı.Böylece PKK tükenme noktasından tekrar toparlanma ve güçlenme noktasına geldi.Amerika'nın desteğini alarak 2004 yılından itibaren Türkiye'de büyük terör eylemlerine tekrar başladı.Yolları mayınladı,EYP'ler kurdu,askeri karakolları tekrar basmaya başladı.Böylece 1999-2004 yılları arasında Türkiye gündeminden çıkan PKK terörü geriye daha kanlı ve güçlenmiş şekilde geri döndü.


    Türkiye'de de PKK'nın lehine olacak adımlar atıldı.2002'de iktidar değişiminden kısa bir süre sonra PKK'yı G.Doğuda sıkıştıran OHAL ve sıkı yönetim kuralları kaldırıldı.Askerin ve Polisin insiyatif alarak,bürokratik engellere takılmaksızın operasyon yapma yetkileri sınırlandırıldı.PKK'ya karşı yapılacak tüm askeri operasyonlar hantal bürokratik işlemlere bağlandı.Böylece yurt içinde de PKK'ya karşı operasyonların yapılması büyük ölçüde engellenmiş oldu.Adeta askerin ve polisin eli kolu bağlandı.


    Tüm bunlar olurken 2008 yılında bugün kumpas olduğu açıkça ifade edilen Ergenekon ve Balyoz davaları başladı.Bu davalarla TSK doğrudan hedef alındı.Vatansever,milliyetçi,Atatürkçü,Laik ve terörle mücadelede tecrübeli binlerce subay TSK'dan tasfiye edilmeye ve hedefe konmaya başlandı.Malum basın tarafından TSK sürekli aşağlanmaya,ömrü terörle mücadelede geçen insanlar itibarsızlaştırılmaya başlandı.Bu davalarda Şemdin Sakık gibi terör örgütü yönetici kadrosunda görev almış teröristlerin ifadeleri doğrultusunda subaylar suçlandı.Kısacası terörle mücadelede Türkiye'nin gücü olan TSK'da büyük bir kıyım başlatıldı.


    Bunlara ilave olarak 2009 yılında Açılım Süreci başlatıldı.TSK mevcut kumpas davalarla yıpratılırken bir yandan Türkiye'nin temel direkleri hedef alınmaya başlandı.Türk milliyetçiliği ayaklar altına alındı,geçmişte çıkan bölücü-dinci Kürt isyanları övüldü,bu isyanlarda öldürülen isyancılar yüceltildi,idam edilen ele başları 'kahraman' ilan edildi,isyanları bastıran dönemin hükümeti ve askeri güçleri 'ırkçı,faşist ve kafatasçı' ilan edildi.Her fırsatta üniter devlet yapısı hedef alındı.Eyalet sistemi yüceltildi.Şehit aileleri ile terörist ölülerinin aileleri bir tutulmaya çalışıldı.Bu dönemde teröristler için sözde şehitlikler açılmasına bile göz yumuldu.Akil Adamlar kurularak Türk milletinin açılım sürecini kabul etmesi yönünde psikolojik olarak mücadele edildi.Televizyonlarda Türk bayrağı,Türkiye devletinin ismi bile tartışma konusu yapıldı.Kürt milliyetçiliği alabildiğince desteklendi.G.Doğuda PKK'nın nevruz gösterileri ile dev mitingler yapmasına göz yumuldu.Terörist ele başının mektupları devlet televizyonu dahil olmak üzere tüm basında naklen okunur oldu.


    Velhasıl kelam Ecevit döneminde neredeyse bitirilme noktasına getirilen PKK yerli ve milli olduklarını iddia eden bir güruh tarafından bugün Suriye'de devlet kurma noktasına geldi.


    Dahası Ecevit'in bu açıklamayı 6 Ekim 2002 tarihinde yapmış.Malum yaklaşık bir ay sonra 3 Kasım 2002'de genel seçimler yapılacaktı.Bu açıklama aslında Ecevit'in neden iktidardan uzaklaştırıldığının basit bir örneği.Zira Ecevit Irak işgali esnasında Türkiye'nin başında bulunsaydı muhtemelen Amerika'nın Irak işgaline destek vermeyecek dahası K.Irakta Barzaninin bölgesel bir Kürt yönetimi kurmasına müsamaha göstermeyecekti.Dahası yurt içinde PKK'ya karşı önlemleri arttıracak belki OHAL ve sıkıyönetimi daha da genişleterek,Irak işgalinin Türkiye'ye olumsuz etkilerini minimum seviyede tutmaya çalışacaktı.


    Ama işte 3 Kasım 2002 ve sonrasında yaşanılanlar ortada...


    Buna rağmen hala daha utanmadan ''eskiden Türkiye Batı karşısında acizdi şimdi Dünya'ya yön veriyoruz'' diyorlar...

    Son cümlenin altına imzamı atarım. Geçmiş aynadır. Geçmişe bakın geleceği görün.


    Şöyle bir Rtenin geçmişine bakıyorum da;


    Irak'ın işgal edilmesi için canla başla çalışan o. Müslüman kanıyla yıkanan ABD askerinin selameti için dua eden o.

    Büyükelçiliğimiz basılıp askerimizin başına çuval geçirildiğinde hiçbir tepki vermeyip aksine gülerek "Ne notası? Müzik notası mı?" diyen o. Ki askerimiz için verilmeyen nota daha sonra hayırsever iş adamı Reza Zarrab için verilmişti.

    Pkknın büyümesine neden olan o.

    Pkkyı tanık, TSK'yı sanık yapan kumpas davalarının savcısı o.

    Çözüm süreci diyerek devleti pkkyı muhatap alır hale düşüren ve şehirlerde kadrolaşıp her yeri cephaneliğe dönüştürmelerine göz yuman o.

    Suriye işgaline tam destek vererek ateşin üzerine benzin döken o.

    Pkknın Suriye'nin kuzeyine yerleşmeye çalıştığı ayan beyan ortadayken buna müdahale etmeyen, pyd lideri Salih Müslim'i Ankara'da kırmızı halı ile karşılayan o.

    Fetöcülerle yıllarca iş birliği yapıp devlette kadrolaşmalarını sağlayan, çıkar çatışması sonrası sadece garibanları ile mücadele eden, zenginlerine bir şey yapmayan o.

    Siz 24'ünde verin bu kardeşinize yetkiyi ondan sonra görün faizle şunla bunla nasıl uğraşılıyor dedikten sonra ekonominin geldiği durumun sorumlusu o.


    Yani tüm bunlardan sonra çıkıp da Rteden medet ummak ne olur bilemedim. Sonuçta neydi?


    Geçmiş aynadır. Geçmişe bakın geleceği görün.

    Dalga geçtikleri Ecevit o krizlerde bile Doları 1.5 TL ortalama ile tuttu


    Bunak diye dalga geçtiler şuan kendileri merdiven inerken yardım alıyordu bir kaç videoda


    Yağ gaz kuyruğu var diye dalga geçtiler ki Kıbrıs'ın yarısını girip aldığı için dünyadan ambargo yedi kendileri 2020 yılında patates soğan kuyrukları yaptı


    Amerikan başkanı ile fotolarını paylaştılar Ecevit'in dalga geçtiler , kendileri Putin'i ayakta hazır olda bekledi


    Bu dünyada kimse ile dalga geçmeyin sakın hele ki dini bütün müslüman iseniz kendi başınıza gelir sakın , Allah yukarıda unutmayalım

  • Ne hikmetse Ecevit bu açıklamaları yaptıktan sonra ülkede kriz çıkıyor ve hükümet değiştiriliyor adam açık açık Kıbrıs harekatı'nda yaptığı gibi ıraka girilmesine izin vermem giren olursa da Türk ordusunu sokarım Kürdistan'a izin vermem diyor .

    Ne hikmetse hükümet değiştikten sonra Amerikan askerleri için duacı olmuştuk.

    Ve o yıllarda Amerika'nın Irak işgali için bütün techizatı Türkiye'den gitti eğer Türkiye izin vermeseydi techizat gidebileceği başka bir ülke yok

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • ampulceme sorarsan malumlar batıya karşı dik duruyorlar.


    yersen 2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti 

  • Redeemertr kullanıcısına yanıt

    Konu malum kişilerin işine gelmemiş uğramıyor lar 😂😂😂


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Bunu diyen ecevit'ten abd'ye f35 parası verip alamayan, s400 alıp abd kızınca kullanamayan akp'ye.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
  • Last Troll Bender kullanıcısına yanıt

    Görüldüğü üzere eğer Türkiye izin vermemiş olsaydı Amerika Irak işgali edemezdi böylece Ortadoğu'da Kürdistan hayali kuranlar avucunu yalar di resmen Türkiye kendi kendisinin kuyusunu kazmiş artık yönetenler bilerek mi yaptı yoksa farklı hayallerimi vardı günahları kendi boynuna


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Tarih Tekerrür ediyor gibi.


    Yıl 2002 Ecevit Amerika'ya size orada bölgesel kürt yönetimini kurdurmayacam diyor. Sonuç ülkede büyük bir kriz büyük ekonomik sıkıntılar. Ecevit devrildi iktidar değişti. Ülkecek fakirleştik.

    2021 Erdoağn ABD'ye dibimizde PYD-YPG-PKK devleti kurdurmayacam diyor. Sonuç ülkede gene kriz büyük ekonomik sıkıntılar ve seçime doğru hızlıca gidiyoz :( Ne yazık ki muhalefetin vaadide seçimi kazanınca direk oradan çekilmek ve resmen YPG-PYD-PKK'nın orada devlet kurmasına izin vermek...


    Daha bugün Joe Biden'ın açıklaması vardı Suriye'de Türk askeri bize tehtit ve ulusal çıkarlarımıza zarar diye !




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi 0zkanK. -- 9 Ekim 2021; 0:35:22 >
  • Ecevit’in bu halk değerini bilmediği için 20 senedir zulüm var.
    Neyse ki Allah’ın izniyle kısa süre sonra sonlanacak.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Ecevit hükümeti bu ülkede PKK terörünü sona erdirmeye en yaklaşmış hükümetti.1999'da Öcalan yakalandığında Türkiye'nin başında o vardı.Öcalan'ın yakalanmasıyla beraber ve 90'lı yıllarda PKK'ya karşı içerde ve dışarda çok yoğun askeri operasyonlar yapılması sayesiyle PKK dağılma sürecine girmişti.Bunu o yıllarda verilen şehit sayılarında da görebiliriz.Mesela;


    1999 yılında 13 Şehit

    2000 yılında 2 şehit

    2001 yılında 2 şehit

    2002 yılında 3 şehit

    2003 yılında 3 şehit


    Bu şehit rakamları PKK terörünün etkisinin büyük ölçüde kırıldığını ve PKK'nın dağılma sürecine girdiğini göstermesi açısından çarpıcıdır.


    Lakin ne hikmetse 2003 yılından sonra şehit sayısında hızla bir yükseliş görülür;


    2004 yılında 5 Şehit

    2005 yılında 7 Şehit

    2006 yılında 8 Şehit

    2007 yılında 22 Şehit

    2008 yılında 135 Şehit

    2009 yılında 55 Şehit (Açılım Sürecinin başladığı yıl)

    2010 yılında 88 Şehit

    2011 yılında 96 Şehit

    2012 yılında 128 Şehit


    Kaynak: https://www.21yyte.org/tr/veri-tabanlari/terorle-mucadelede-verdigimiz-sehitler


    Peki ne olmuştu da şehit sayısı tekrar yükselişe geçmişti?Olan şuydu;Mart 2003'te Irak,Amerika-İngiltere koalisyonu ile doğrudan işgal edilmişti.Irakta PKK terörüne karşı olan dahası Kürt aşiretlerine özellikle Barzani ve Talabani ikilisinin aşiretlerine düşman olan Saddam Hüseyin rejimi devrilmişti.Irak ordusu tamamen dağıtılmış ve Irak'ın başına Amerika'nın her isteğini yerine getiren kişiler getirilmişti.Dahası Talabani 2004 yılında Irak'ın yeni Cumhurbaşkanı olmuş ve 2014 yılına kadar görev başında kalmıştı.Barzani'ye ise K.Irakta bölgesel bir Kürt yönetimi verilmişti.


    Böylece Irakta dengeler Türkiye aleyhine bozulmuş oluyordu.Talabaninin başında olduğu Irak'ın PKK terörüne karşı mücadele etmesi söz konusu olamazdı.Dahası Barzani kendi bölgesinde yer alan PKK kamplarına açıktan açığa göz yummaya başlamıştı.Eskiden Türkiye'nin müdahalesinden çekinen ve bu yardımlarını gizlice yürüten Barzani Irak'ta ki Amerikan varlığına güvenerek PKK'ya açık açık destek vermekten çekinmiyordu.Hatta Türkiye artan terör olayları karşısında Barzaniden PKK'ya karşı mücadele etmesini ve Kerkük üstündeki Peşmerge baskısına son vermesini istediği vakit Barzani küstahça ''Türkiye Kerkük'e karışırsa bizde Diyarbakır'a karışırız'' diyordu.Üstüne ''Türkiye'ye bir Kürt kedisi bile teslim etmem'' şeklinde açıklamalar yapmaktan çekinmiyordu.


    https://www.amerikaninsesi.com/a/a-17-2007-04-10-voa9-88080417/858783.html

    https://www.hurriyet.com.tr/gundem/turkiyeye-bir-kurt-kedisi-bile-vermem-11277825

    K.Irakta siyasi olarak bunlar yaşanırken PKK alanında da büyük gelişmeler yaşanıyordu.PKK 1984 yılında ilk terör eylemini gerçekleştirdikten sonra ilk kez Türkiye'nin dokunamayacağı bir konuma gelmişti.80'ler sonu ve 90'lar boyunca Türkiye Saddamla anlaşarak defalarca K.Irak'a operasyon yaparak PKK'nın belini kırmıştı.Ama 2003'te Amerika Irak'ı işgal edip,Türkiye ile anlaşan Saddamı ortadan kaldırınca Türkiye'nin K.Irak'a girmesi imkansız hale gelmişti.Bu rahatlıkla PKK Türkiye'nin askeri baskısı olmadan tekrar toparlanma imkanı buldu.Dağıtılan Irak ordusundan yüz binlerce silah el altından PKK'ya teslim edildi.Savaşla beraber artan işsizlik ve kaos ortamında Irak'ta PKK saflarına binlerce kişi katıldı.Böylece PKK tükenme noktasından tekrar toparlanma ve güçlenme noktasına geldi.Amerika'nın desteğini alarak 2004 yılından itibaren Türkiye'de büyük terör eylemlerine tekrar başladı.Yolları mayınladı,EYP'ler kurdu,askeri karakolları tekrar basmaya başladı.Böylece 1999-2004 yılları arasında Türkiye gündeminden çıkan PKK terörü geriye daha kanlı ve güçlenmiş şekilde geri döndü.


    Türkiye'de de PKK'nın lehine olacak adımlar atıldı.2002'de iktidar değişiminden kısa bir süre sonra PKK'yı G.Doğuda sıkıştıran OHAL ve sıkı yönetim kuralları kaldırıldı.Askerin ve Polisin insiyatif alarak,bürokratik engellere takılmaksızın operasyon yapma yetkileri sınırlandırıldı.PKK'ya karşı yapılacak tüm askeri operasyonlar hantal bürokratik işlemlere bağlandı.Böylece yurt içinde de PKK'ya karşı operasyonların yapılması büyük ölçüde engellenmiş oldu.Adeta askerin ve polisin eli kolu bağlandı.


    Tüm bunlar olurken 2008 yılında bugün kumpas olduğu açıkça ifade edilen Ergenekon ve Balyoz davaları başladı.Bu davalarla TSK doğrudan hedef alındı.Vatansever,milliyetçi,Atatürkçü,Laik ve terörle mücadelede tecrübeli binlerce subay TSK'dan tasfiye edilmeye ve hedefe konmaya başlandı.Malum basın tarafından TSK sürekli aşağlanmaya,ömrü terörle mücadelede geçen insanlar itibarsızlaştırılmaya başlandı.Bu davalarda Şemdin Sakık gibi terör örgütü yönetici kadrosunda görev almış teröristlerin ifadeleri doğrultusunda subaylar suçlandı.Kısacası terörle mücadelede Türkiye'nin gücü olan TSK'da büyük bir kıyım başlatıldı.


    Bunlara ilave olarak 2009 yılında Açılım Süreci başlatıldı.TSK mevcut kumpas davalarla yıpratılırken bir yandan Türkiye'nin temel direkleri hedef alınmaya başlandı.Türk milliyetçiliği ayaklar altına alındı,geçmişte çıkan bölücü-dinci Kürt isyanları övüldü,bu isyanlarda öldürülen isyancılar yüceltildi,idam edilen ele başları 'kahraman' ilan edildi,isyanları bastıran dönemin hükümeti ve askeri güçleri 'ırkçı,faşist ve kafatasçı' ilan edildi.Her fırsatta üniter devlet yapısı hedef alındı.Eyalet sistemi yüceltildi.Şehit aileleri ile terörist ölülerinin aileleri bir tutulmaya çalışıldı.Bu dönemde teröristler için sözde şehitlikler açılmasına bile göz yumuldu.Akil Adamlar kurularak Türk milletinin açılım sürecini kabul etmesi yönünde psikolojik olarak mücadele edildi.Televizyonlarda Türk bayrağı,Türkiye devletinin ismi bile tartışma konusu yapıldı.Kürt milliyetçiliği alabildiğince desteklendi.G.Doğuda PKK'nın nevruz gösterileri ile dev mitingler yapmasına göz yumuldu.Terörist ele başının mektupları devlet televizyonu dahil olmak üzere tüm basında naklen okunur oldu.


    Velhasıl kelam Ecevit döneminde neredeyse bitirilme noktasına getirilen PKK yerli ve milli olduklarını iddia eden bir güruh tarafından bugün Suriye'de devlet kurma noktasına geldi.


    Dahası Ecevit'in bu açıklamayı 6 Ekim 2002 tarihinde yapmış.Malum yaklaşık bir ay sonra 3 Kasım 2002'de genel seçimler yapılacaktı.Bu açıklama aslında Ecevit'in neden iktidardan uzaklaştırıldığının basit bir örneği.Zira Ecevit Irak işgali esnasında Türkiye'nin başında bulunsaydı muhtemelen Amerika'nın Irak işgaline destek vermeyecek dahası K.Irakta Barzaninin bölgesel bir Kürt yönetimi kurmasına müsamaha göstermeyecekti.Dahası yurt içinde PKK'ya karşı önlemleri arttıracak belki OHAL ve sıkıyönetimi daha da genişleterek,Irak işgalinin Türkiye'ye olumsuz etkilerini minimum seviyede tutmaya çalışacaktı.


    Ama işte 3 Kasım 2002 ve sonrasında yaşanılanlar ortada...


    Buna rağmen hala daha utanmadan ''eskiden Türkiye Batı karşısında acizdi şimdi Dünya'ya yön veriyoruz'' diyorlar...




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Long Nightt -- 9 Ekim 2021; 2:49:51 >




  • Acaba o koalisyonu bozan arkadaş nerede?
    Şimdi ne yapıyor?

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • https://odatv4.com/siyaset/onurlu-komutan-necip-torumtay-pasa-3008111200-19011

    "Torumtay Paşa, büyük bir sağduyu ve devlet adamlığına yakışır sorumlulukla Özal'ın TSK'yı Irak cehennemine sürmesini, Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifa ederek engellemişti. Yıl 1990 idi ve Paşa 21 yıl huzur ve onur içinde bir emeklilik yaşamı sürdürdü."

    Linkteki yazıdan alıntı .

    Yukarıdaki olay nedir bilir misiniz ? Gerçi işinize gelmez.

    Bilmeyene özet geceyim.

    Özal çoğunuz bilmez ama çok iyi bir devlet adamıydı. Günlük siyaset değil geleceğe yön veren siyasi projeler üretebilen 10 yıllar sonra bu ülkenin başına gelmiş yegane devlet adamıydı. Ki zaten o yüzden her seçimi kazandı. Suikast dahi düzenlendi ama kurtuldu. Ölümü de şahsen benim açımdan halen üstü kapalı bir sırdır.

    90 larda Irak savaşı patlak verdiğinde Özal bu ülkede neler olacağını çok iyi biliyordu. Siyaseti, uluslararsı politikaları ve özellikle ABD nin bölge üzerindeki planlarıni görebilen bir devlet adamıydı.

    Ve bu yüzden bir karar verdi. Türkiye Kuzey iraga girecekti. Musul ve Kerküğe. Bu konu milli güvenlik toplantısında masaya yatırıldığında ilgili linkte övgüler dizilen dönemin g.kurmay başkanı duruma itiraz etti. Bu itiraz öyle cılız bir itiraz da değildi . Ve nihayetinde de istifa etti.

    Tabi askerin bu direnişi sonrası Özal in o dönem Musul Kerkük operasyonu başlamadan bitmiş oldu.

    O dondemden beridir bizdeki tatlı su solculari bu kişiyi kahraman ilan ederler. Büyük ve onurlu komutan.

    Ogün Özal in gorebildigini her zamanki gibi bizdeki o dönem solculari göremediler. Zaten ne zaman gördük ki bunların uluslararsı politikaları okuyabildiklerini ?

    Şimdi bunların bu körlükleri yada belki de .... Neyse o dönem yapılamayan operasyon yüzünden düşünün 10 yıl kadar sonra bu ülkenin başbakanı diyor ki

    Kuzey Irak'ta peşmerge devleti kurulmasına izin vermem.
    Buna da böyük alkış geliyor.

    2 olayda da solcular var.

    Birinde askeri sözde "kuzey ırak batakligina" batakligina sokmadığı için alkışlanan bir komutan

    10 yıl sonrasında ise

    Orada peşmerge devleti kurdurtmam diyen bir başbakan.

    Hani bataklıktı orası. Hani Türk askerinin orda ne işi vardı?

    Yahu daha 10 yıl evvel Özal bu tehlikeyi öngörüp şartlarında gayet müsait olduğu bir dönemde operasyona karar verdiğinde onu engellerken aklınız neredeydi ?

    Şimdi ise Ecevit şöyle dedi hüloooooooğ

    Gecmise bakınca bugüne dair büyük endişeler doğuyor.
    Libya'da ne işimiz var
    Ypg mi bize saldıracak

    Diyenler eğer bu ülkede iktidar olur ise

    Türkiye'nin Doğu Akdeniz Suriye ve kuzey ırak meselelerindeki halı nasıl olur?

    Geçmiş aynadır. Gecmise bakın geleceği görün.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-ACF8F4F94 -- 9 Ekim 2021; 6:51:36 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • İyi de sonrasinda türk askeri kuzey ırak'a girdi de başlarina çuval gecirdiler ya hani bunun filmini bile yaptilar

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Son cümlenin altına imzamı atarım. Geçmiş aynadır. Geçmişe bakın geleceği görün.


    Şöyle bir Rtenin geçmişine bakıyorum da;


    Irak'ın işgal edilmesi için canla başla çalışan o. Müslüman kanıyla yıkanan ABD askerinin selameti için dua eden o.

    Büyükelçiliğimiz basılıp askerimizin başına çuval geçirildiğinde hiçbir tepki vermeyip aksine gülerek "Ne notası? Müzik notası mı?" diyen o. Ki askerimiz için verilmeyen nota daha sonra hayırsever iş adamı Reza Zarrab için verilmişti.

    Pkknın büyümesine neden olan o.

    Pkkyı tanık, TSK'yı sanık yapan kumpas davalarının savcısı o.

    Çözüm süreci diyerek devleti pkkyı muhatap alır hale düşüren ve şehirlerde kadrolaşıp her yeri cephaneliğe dönüştürmelerine göz yuman o.

    Suriye işgaline tam destek vererek ateşin üzerine benzin döken o.

    Pkknın Suriye'nin kuzeyine yerleşmeye çalıştığı ayan beyan ortadayken buna müdahale etmeyen, pyd lideri Salih Müslim'i Ankara'da kırmızı halı ile karşılayan o.

    Fetöcülerle yıllarca iş birliği yapıp devlette kadrolaşmalarını sağlayan, çıkar çatışması sonrası sadece garibanları ile mücadele eden, zenginlerine bir şey yapmayan o.

    Siz 24'ünde verin bu kardeşinize yetkiyi ondan sonra görün faizle şunla bunla nasıl uğraşılıyor dedikten sonra ekonominin geldiği durumun sorumlusu o.


    Yani tüm bunlardan sonra çıkıp da Rteden medet ummak ne olur bilemedim. Sonuçta neydi?


    Geçmiş aynadır. Geçmişe bakın geleceği görün.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • yiğit adamdı rahmetli.

  • by-ko kullanıcısına yanıt

    2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti 2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti 2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti 2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti 2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti 

  • Forumdaki ak şakirtler rahmetliyi fetöcü yapmıştı. Kendileri "ergenekon vardı ama fetö sulandırdı" gibi aptalca bir fikir beyan etmişti. Neden aptalca? Len fetöcüler sağa,sola silah sokuşturduklarını ve kumpas kurduklarını mahkemede çatır çatır itiraf etti.

  • Yukarda birilerinin Özal’ı yağladığı öykü tümü ile yalan ve carpıtmadır.

    Kısaca;
    “Bir koyup üç alacağız” diyen Özal, ülkenin üçün birini almasına sebep olmuş, başımıza çuval geçirilmesine ön ayak olmuştur.
    “Benim memurum işini bilir” söylemi ile ülkede rantın, soygunun, talanın, yolunu açmıştır Bugün çektiklerimizin baş mimarı odur.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • 2002 yılında Ecevit amerika'yı tehdit ederek Kürdistan kurulmasına izin vermem demişti
  • Allah rahmet etsin iyi adamdı

  • ecevit gerçek solcu bir adamdı milliyetçi bir adamdı ölümüyle ülkedeki solda rahmetli oldu zaten, şimdiki chp le kıyaslamayı adama küfür sayarım.

- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.