Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
Cevap: <-ı|ı|ı DH Akvaryum Kulübü ı|ı|ı->

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Hobi Forumları >> Evcil Hayvanlar >> Cevap: <-ı|ı|ı DH Akvaryum Kulübü ı|ı|ı-> Sayfa: <<   < önceki  4 5 [6] 7 8 9 10 11 12 13   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
POLEMARCH

Mesaj: 928
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 28 Eylül 2006; 19:27:12 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

bugün balıklarımı aldım 3 tane 3 4 cm lik yunus ama bana pek saf cins miş gibi gelmedi üstünde siyah benek var bide sarı prensees yerine 2 tane pembe imparator dediği bişiy aldım büyüğü çok hoşuma gitti onlarda 4 5 cm iyi seçim olmuşmu yem olarakta caa yapıan tubimex worms aldım önerileriniz önerileriniz uyguayabilirim

_____________________________

IMZANIZ KURAL DIŞIDIR | | Uymanız gereken imza kurallarını okumak icin tıklayınız.
Peçito

Mesaj: 2343


 29 Eylül 2006; 0:00:48 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Hort.!!!!

_____________________________

arf*

Mesaj: 1114
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 29 Eylül 2006; 0:03:36 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

quote:

Orjinalden alıntı: POLEMARCH

bugün balıklarımı aldım 3 tane 3 4 cm lik yunus ama bana pek saf cins miş gibi gelmedi üstünde siyah benek var bide sarı prensees yerine 2 tane pembe imparator dediği bişiy aldım büyüğü çok hoşuma gitti onlarda 4 5 cm iyi seçim olmuşmu yem olarakta caa yapıan tubimex worms aldım önerileriniz önerileriniz uyguayabilirim

O siyah benekler stresten de olabiliyor. Ama boyuna çizgi şeklindeyse iş değişir tabii ki.

_____________________________

IMZANIZ KURAL DIŞIDIR | | Uymanız gereken imza kurallarını okumak icin tıklayınız.
ghostly
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 29 Eylül 2006; 0:35:56 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

selamlar
uzun zamandır ara vermistim akvaryuma ama 2 gün önce başladım tekrar.ilk etapta bir hevesle japon ve ciklit aldım.. şu anki akvaryumum 60-70 litre civarında ..
ama ilk fırstatta büyültücem akvaryumumu ... aklımdaki ölcüler 1mt*50cm*50cm ---8mm cam...
herkeze kolay gelsin
samplus

Mesaj: 2119


 29 Eylül 2006; 1:23:55 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Birisi benim soruma bi cevap verse

_____________________________

Aylardan Kasım
Günlerden Cuma
Unutma, unutturma!
ömerözkan

Mesaj: 3280
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 29 Eylül 2006; 15:15:51 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

pırt hala üst konu olmadı

_____________________________


HP Pavilion DV6755ET Intel Core 2 Duo 2.10 KINGSTON 2048 Mb DDR-2 667 Mhz 160 Gb Sata 256 MB NVIDIA® GeForce# 8400M GS
15,4'' Truelife WXGA Lightscribe Super Multi DVD Yazıcı (+/-R +/-RW)
Intel® PRO/Kablosuz 3945ABG Bluetoot / -I- 750 GB SEAGATE SATA 2 16 Mb -I- Logitech X540 -I- CANON S5 -I-

ömerözkan

Mesaj: 3280
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 29 Eylül 2006; 15:23:01 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

AKVARYUM KİMYASI

Akvaryum suyunun hazırlanması
Şehir sularında bulunan klor ve ağır metaller bitki ve balıklar için zehirlidir. Bu suyun ilk önce akvaryum için uygun hale getirilmesi gerekir. Akvaryuma koymadan önce temiz ve zehirli olmayan bir kapta bir hafta dinlendirmek ya da bir su filtresi veya hava pompasıyla bir iki gün havalandırmak gerekir. Bundan sonra da suyun içinde kalan kloru ve ağır metalleri nötralize etmek için bir su hazırlama preparatı kullanmak yerinde olacaktır.

Bakır zehirlidir. Bu yüzden yeni kurulmuş, henüz kireçlenmemiş bakır tesisatlardan gelen su, akvaryumlar için uygun değildir. İçinde zehirli metaller bulunma olsılığı olduğu için musluktan akan sıcak suyu da akvaryum için kullanmamalısınız. Sadece soğuk su, o da bir süre akıtıldıktan sonra kullanılmalıdır.

Suyun kimyası
İçinde yaşadıkları suyun bileşimi, diğer bir deyişle kimyası balık ve bitkiler için büyük önem taşır. Bazı balık ve bitki türleri yaşamlarını sürdürebilmek için çok özel su şartları (pH, GH, erimiş karbondioksit miktarı vs.) gerektirirler. Bunlar hassas ve zor türlerdir. Örneğin bir Güney Amerika cüce çikliti olan apistogramma agassizi ' nin uzun dönemde sağlıkla yaşayabilmesi için diğer şartların yanındam akvaryum suyunun asitlik değerinin de 6 - 6,7 pH arası olması gereklidir. Bazı türler ise çok geniş aralıklardaki su değerlerinde sağlıkla yaşayabilir ve hatta çoğalabilirler. Bunlar, çoğu zaman doğada da mevsimlerle bağlı olarak değişen su şartlarına göğüs germek zorunda olan dayanıklı türlerdir.

Akvaryum bitki ve balıklarına gereksinim duydukları su şartlarını sağlayabilmek, suyun kimyasından bir miktar anlamayı gerektirir. Özellikle bilinmesi gerekenler, akvaryumculukta önem kazanmış toplam sertlik (GH), kartbonat sertliği (KH), asitlik (pH) ve erimiş karbondioksit (CO2) gibi değerlerin ilişkileridir:


Suyun asitlik derecesi (pH)
Suyun toplam sertliği (GH)
Suyun karbonat sertliği (KH)
Karbonat sertliği (KH), karbondioksit (CO2) ve asitlik (pH) ilişkisi
Sudaki erimiş oksijen (O2)
Suyun asitlik derecesi (pH)
Suyun pH derecesi, içinde çözülmüş halde bulunan bütün asitik ve bazik maddelerden etkilenir. Suyun pH derecesiyle, bütün bu maddelerin toplam etkisi ölçülmüş olur. Suda ne kadar çok asitik madde varsa, pH değeri de o kadar düşer. Kimya dilinde belirtilecek olursa, asitik su elektron almaya, bazik su ise vermeye eğilimlidir.

0 - 14 pH skalası
Suyun pH derecesi, sudaki hidrojen (H+) iyonları konsantrasyonunun negatif logaritmasıyla (10-pH) orantılıdır ve 0-14 aralığında bir skalayla ölçülür. Saf suyun hidrojen iyonları (H+) konsantrasyonu, hidroksit (OH-) iyonları konsantrasyonuna eşit, pH derecesi de nötr, yani 7'dir. Asitik özellikli sularda (pH 0-7 aralığı) H+ iyonları OH- iyonlarından daha fazla, bazik özellikli sularda ise (pH 7-14 aralığı) OH- iyonları H+ iyonlarından daha fazla bulunur.Tatlı su akvaryumları için genelde 5.5 - 8.5 pH aralığı önem taşır. Çoğu tatlı su kaynaklarının pH derecesi de bu değerler arasındadır. Örneğin Afrika'daki Malawi Gölü'nün çeşitli yerlerindeki pH değerleri 7.5-8.5 arasıyken (bazik), tropik Amazon sularının çoğu yerinde pH 6.5'in altındadır (asitik).

Balık ve bitki türleri sağlıklı yaşamak için belli pH değerleri gerektirirler
Suyun pH değeri akvaryumculukta çok önem kazanmıştır. Her balık veya bitki türü, sağlıklı yaşayabilmek için belli sınırlar içindeki pH değerlerini gerektirirler. Bazı türler, 6,5 - 8,5 gibi geniş bir pH aralığında sorunsuzca yaşamlarını sürdürürken bazıları 5,5 - 6,5 aralığı gibi özel (asitik) su şartlarına gereksinim duyarlar.

Sudaki hızlı pH değişimleri tehlikelidir!
Çoğu zaman, suyun mutlak pH derecesinden çok, pH'ın dengede sabit tutulması önemlidir. Çünkü balıklar, bitkiler ve mikroorganizmalar, ani pH değişimlerinden son derece olumsuz etkilenirler. Suyun pH derecesinin dengede tutulmasında bikarbonat sertliği önemli rol oynar. Genel olarak, suyun bikarbonat sertliği yükseldikçe pH da yükselir ve daha kolay dengede tutulur. Örneğin bikarbonat sertliği arttıkça akvaryumdaki karbondioksit miktarına bağlı günlük pH salınımları azalacaktır. Disk balığı gibi düşük pH dereceleri (5,5-6,5) gerektiren balıkların bakımının zorluğu da kısmen bu noktadan kaynaklanır. Bu pH değerlerinde suyun bikarbonat sertliği de düşük olacağından pH'ı dengede tutmak zorlaşır.

Bir çoğu Amazon Nehri kökenli asitik su gerektiren balıklar için turba (almanca torf, ingilizce peat) filtre malzemesi kullanılması önerilir.

pH ve karbondioksit
Bir akvaryumda pH değerini etkileyen en önemli madde karbondioksittir (CO2). Suda ne kadar çok karbondioksit varsa pH da o kadar düşer. Gündüzleri bitkiler fotosentez sırasında karbondioksit alır oksijen verirler. Bu yüzden de bitkili akvaryumlarda pH derecesi, sabah ışık ilk açıldığında en düşük noktasındayken akşam ışığın kapanmasına yakın en yüksek noktasına ulaşır.

Suyun toplam sertliği (GH)

Sudaki katyonlar ve GH Sertlik yapan tuzlar: Kalsiyum ve magnezyum tuzları
Suda çözünmüş türlü tuzlar arasında kalsiyum ve magnezyum tuzları suyun toplam sertliğini oluştururlar. Suda en çok bulunan sertlik yapıcı bileşikler genelde kalsiyum bikarbonat [Ca(HCO3)2] ve kalsiyum sülfattır [CaSO4]. Kalsiyum ve magnezyum tuzlarının çok bulunduğu sular sert, az oldukları sular ise yumuşak olarak nitelendirilir. Sertliğin ölçüm birimi olan 1° GH litrede 10 mg kalsiyum veya magnezyum oksite karşılık gelir. (Ca: Kalsiyum, Mg: Magnezyum, Na: Sodyum, P: Potasyum)
Geçici sertlik:
Kalsiyum bikarbonatın neden olduğu sertliğe geçici sertlik de denir, çünkü suyu kaynatınca bu sertlik kaybolur. Kalsiyum sülfatın yol açtığı sertlik ise kalıcı sertliktir. Böylece:

toplam serlik (dGH) = kalıcı sertlik + geçici sertlik

Akvaryumculukta su, sertlik derecesine (GH) göre aşağıdaki gibi sınıflandırılır:
0° - 5° çok yumuşak
5° - 10° yumuşak
10° - 15° orta sert
15° - 20° sert
20° - + çok sert

Suyun sertliği ve ozmotik basınç
Suyun sertliği, ozmotik basınçla doğrudan ilişkilidir; dolayısıyla suda yaşayan her türli canlının hücresel faaliyetini de doğrudan etkiler. Genel olarak akvaryum balıkları için uygun sertlik derecesi 5° -15° GH arası değerlerdir. Bazı türlerin gerektirdiği su şartları bu sınırların dışında kalır. Güney Amerika'da, Amazon nehir sisteminde yaşayan bazı türler ancak çok yumuşak sularda sağlıkla yaşayabilirler. Tanganika ve Malawi göllerinde yaşayan Afrika çiklitleri ise sert su gerektirirler.

Sert su yumuşatılabilir
Sert su, gerek duyulursa ozmoz suyu karıştırılarak yumuşatılabilir. Ozmoz suyu, musluğa ters ozmoz (reverse osmosis) aleti takılarak musluk suyunun yaklaşık %98 oranında saflaştırılmasıyla elde edilir.

Suyun karbonat sertliği (KH)

Karbonat sertliği, sudaki bikarbonat (HCO3-) iyonlarının konsantrasyonunun bir ölçüsüdür. Karbonat sertliği, akvaryum balıkları için tehlikeli olan ani pH değişimlerine karşı tampon görevi yapar; KH ne kadar yüksekse pH salınımları o kadar az olur. Bir akvaryumda karbonat sertliği çok düşükse, balık, bitki, ve bakteri faaliyeti sonucu artan veya eksilen karbondioksite bağlı olarak pH salınımları çok yüksek olacak, bu da biyolojik dengeyi ve balıkların sağlığını çok olumsuz etkileyecektir. Çok özel su şartları gerektiren balık ve bitki türlerini bir yana bırakırsak, bir akvaryumdaki karbonat sertliğinin 3° -10° KH arası bir değer olması önerilir.

sudaki anyonlar ve KH Karbonat sertliği sudaki bikarbonat (HCO3-) konsantrasyonunun bir ölçüsüdür.
Karbonat sertliği, sadece bikarbonat (HCO3-) iyonlarının konsantrasyonuna bağlıdır ve kalsiyum bikarbonata [Ca(HCO3)2] bağlı geçici sertlikle karıştırılmamalıdır. Karbonat sertliği, toplam sertlik (GH) yaratmayan sodyum bikarbonat (NaHCO3) veya potasyum bikarbonat (PHCO3) tuzlarının çözünmesiyle de oluşabilir. Genel eğilim, toplam sertliğin (GH) karbonat sertliğinden (KH) yüksek olmasıyla birlikte, bazı durumlarda (örneğin saf suda sodyum bikarbonat eritmiş olduğunuzu düşünün) bunun tersi de görülebilir.

Karbonat sertliği (KH), karbondioksit (CO2) ve asitlik (pH) ilişkisi
Normalde bir akvaryumda karbonat sertliğini -aynı zamanda geçici sertliği de-oluşturan en önemli tuz, suda kolaylıkla eriyen kalsiyum bikarbonattır [Ca(HCO3)2]. Kalsiyum karbonatın (CaCO3) ise çözünürlüğü çok düşüktür. Kaynatılarak suyun geçici sertliğinin nasıl giderildiğini aşağıdaki çift yönlü kimyasal denklem aracılığıyla daha iyi açıklayabiliriz: Karbondioksit azalırsa, denge, denklemin sağ tarafı lehinde bozulur ve kalsiyum bikarbonatın bir kısmı kalsiyum karbonata dönüşerek çökelir. Kalan karbondioksit miktarına bağlı olarak kalsiyum bikarbonat konsantrasyonunun daha düşük olduğu yeni bir denge noktası oluşur.Tersine suya karbondioksit verdiğimizi düşünelim; bu durumda denge, denklemin sol tarafı lehinde bozulur. Yani çökelti halinde bulunan kalsiyum karbonatın bir kısmı kalsiyum bikarbonata dönüşerek suda erir.

Gazların sudaki çözünürlükleri suyun sıcaklığı arttıkça azalır. Su kaynatıldığı zaman içindeki erimiş karbondioksit gazının hemen hepsi havaya uçar. Bunun sonucu olarak da kalsiyum bikarbonat kalsiyum karbonata dönüşür ve çökelir. Çaydanlıklar da bu nedenle zamanla kireçle, yani kalsiyum karbonatla kaplanırlar.

Bitkili bir akvaryumda karbondioksit konsantrasyonunun 5 - 15 mg/litre olması optimaldir. 5 mg/litre'den azı bitkiler için yetersizdir; 15 mg/litre'den fazlası ise balıklar için tehlikelidir.

Aşağıdaki tabelada sıcaklığı 25° C olan bir akvaryumdaki bikarbonat sertliği (KH), pH ve karbondioksit ilişkisini görebilirsiniz. Diğer sıcaklıklarda (22° - 28° C), bu değerlerden sapma ihmal edilebilecek kadar azdır.

optimal alan

KH CO2 konsantrasyonu (mg/litre)
2 21 12 7 4 2 1 0,7
4 40 23 13 7 4 2 1,3
6 59 33 19 10 6 3 1,8
8 77 43 24 14 8 4 2,4
10 94 53 30 17 9 5 3,0
12 111 63 35 20 11 6 3,5
14 128 72 40 23 13 7 4,0
pH 6,50 6,75 7,00 7,25 7,50 7,75 8,00


Sudaki erimiş oksijen (02)
Akvaryumda oksijen, balık, bitki ve aerobik bakteriler gibi oksijenle solunum yapan diğer canlılar için yaşamsal önem taşır. Balıklar, solungaçlarıyla sudaki oksijeni alır, suya karbondioksit verirler. Bitkiler ise gündüzleri fotosentez yaparken karbondioksiti kullanır, yerine suya oksijen verirler. Suyun sıcaklığına bağlı olarak erimiş oksijen konsantrasyonunun bir doyma noktası vardır. Su ne kadar soğuksa oksijen kapasitesi o kadar yüksektir.

Akvaryuma oksijen yüzey hareketi ya da bitkilerle kazandırılabilir. Yüzey hareketi, havadan difüzyon yoluyla suya karışan oksijenin geçişini hızlandırır. Su filtreleri veya hava motorları, yüzey hareketi yaratarak suyun oksijence zenginleşmesini sağlarlar. Çok fazla yüzey hareketi, bitkilerin gereksinim duyduğu karbondioksitin havaya uçmasına neden olurak bitkilerin sağlıklı gelişmesini engeller. Eskiden çok kullanılan hava motorlarının bugün bitkili akvaryumlarda önerilmemesinin nedeni de budur.

Çeşitli sıcaklıklarda doyma noktasındaki oksijen miktarları:
Sıcaklık (°C) O2 (mg)/litre
10° 11,3
15° 10,1
20° 9,1
25° 8,3
30° 7,6

Balıklar için en sağlıklı oksijen kaynağı akvaryum bitkileridir. Bitkiler fotosentez sırasında açığa çıkardıkları oksijenin çok azını solunumda kullanırlar. Balıkların oksijen sıkıntısı çekmemeleri için akvaryum balıkça gereğinden kalabalık olmamalı, yeteri kadar bitki ve bitkileri olumsuz etkilemeyecek kadar da yüzey hareketi olmalıdır. Genelde sağlıklı ve bol bitkili akvaryumlarda oksijen sıkıntısı çekilmez.



_____________________________


HP Pavilion DV6755ET Intel Core 2 Duo 2.10 KINGSTON 2048 Mb DDR-2 667 Mhz 160 Gb Sata 256 MB NVIDIA® GeForce# 8400M GS
15,4'' Truelife WXGA Lightscribe Super Multi DVD Yazıcı (+/-R +/-RW)
Intel® PRO/Kablosuz 3945ABG Bluetoot / -I- 750 GB SEAGATE SATA 2 16 Mb -I- Logitech X540 -I- CANON S5 -I-

ömerözkan

Mesaj: 3280
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 29 Eylül 2006; 15:25:37 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

AKVARYUM BAKIMI

Biyolojik dengesi oturmuş, balıkları, bitkileri ve dekorasyonu tamamlanmış, kısacası düzene girmiş bir akvaryumun bakımı fazla çaba gerektirmez. Fakat balıklarınızın sağlıklı ve akvaryumunuzun güzel kalması için düzenli bir bakımın gereklerini yerine getirmelisiniz. Bu konuda yapılabilecek en iyi şey, aksatmadan uygulanacak bir bakım takvimi oluşturmaktır. Her iki haftada bir %25 oranında su değiştireceksiniz, diyelim. Haftanın belirlediğiniz bir gününde , örneğin her ikinci pazar günü bu kısmi su değişimini yerine getirmelisiniz. Bakımlı ve güzel kaldığı sürece akvaryumunuzdan aldığınız zevk devam edecektir.
Akvaryumunuzda sağlıklı bir bitki örtüsü varsa akvaryum kumu yıllarca temizlenmeden yerinde kalabilir. Akvaryum tabanında yavaş bir su dolaşımı gerçekleştiren taban ısıtma sistemleri de (örneğin BioPlast Thermo-Float-System) akvaryum kumunun kokuşmadan yıllarca sağlıklı kalmasına katkıda bulunurlar.

Her gün:

Yemleme
Balıklarınıza günde 2 veya 3 kez birkaç dakika içinde bitirebilecekleri kadar yem verin. Fazla yemlemek hem balıklar için sağlıksızdır, hem de akvaryumunuzun çabuk kirlenmesine ve yosunlanmasına yol açar.

Balıklarınızın sağlığını yerinde mi?
Balıklarınızın davranışlarını ve iştahlarını bir gözden geçirin. Herhangi bir anormallik bir hastalık belirtisi olabilir. Hasta bir balığı hiç zaman geçirmeden küçük bir karantina akvaryumuna ayırmak gerekir. Gereken ilaçlamalar bu karantina akvaryumunda yapılabilir. Balıklarınızın toplu olarak yaşadığı esas akvaryumunuza kesinlikle ilaç atmayın; ilaçların birçoğu akvaryumdaki yararlı bakterileri de öldürerek biyolojik dengeyi bozar.

Su sıcaklığını kontrol edin
Termometreye bir göz atarak sıcaklığı kontrol edin. Kaliteli bir ısıtıcı termostatın akvaryum sıcaklığını ayarladığınız noktada yıllarca sabit tutabilmesi gerekir. Eğer sıcaklıkta büyük oynamalar oluyorsa nedenini araştırmak, (ışıklandırma sistemi yüzünden veya doğrudan güneş ışığı aldığı için de akvaryum belli saatlerde ısınıyor olabilir) gerekirse daha kaliteli bir ısıtıcı-termostat almak gerekir.

Filtre düzgün çalışıyor mu?
Su çıkışına bakarak filtrenizin düzgün çalıştığından emin olun. Akvaryumunuza uygun kaliteli bir filtrenin aylarca tıkanmadan ve yıllarca bozulmadan çalışabilmesi gerekir.

Haftada bir:

Ön camdaki yosunların silinmesi
Yosunlanan ön camları cam çizmeyen türden, sadece bu iş için ayırdığınız, kesinlikle deterjana temas etmemiş bir keçeli bulaşık süngeriyle silin.

İki haftada bir:

Düzenli su değişimleri
Biriken artık maddelerin kısmen atılması ve eksilen minerallerin tamamlanması açısından %20-25 oranındaki düzenli su değişimleri çok önemlidir.

Bir akvaryum hortumu aracılığıyla akvaryumunuzun suyunun %20-25'ini boşaltın. Bu suyu dipten çekerek akvaryum tabanında birikmiş tortuları da temizleyebilirsiniz.

Boşalttığınız suyun yerine dolduracağınız, temiz bir kapta üzeri açık dinlenmiş suya, balık sağlığını tehdit eden klor ve ağır metalleri nötralize etmek için iyi bir su hazırlayıcı preparat ekleyin (örneğin 20 litre dinlenmiş su başına 5 ml BioPlast AquaClean). Akvaryumuzda bol bitki, özellikle Echinodorus türleri varsa suda eksilen demiri tamamlamak için dinlenmiş suya demirli sıvı gübre de eklemek (örneğin 50 litreye 5 ml BioPlast FerroPlant) yerinde olacaktır.

Büyük akvaryumlarda düzenli su değişimleri ayda bir de yapılabilir. Önemli olan, su değişimlerini belirlenmiş periyoda göre düzenli bir şekilde yapmaktır.


Hızlı uzayan bitkilerin budanması

Akvaryumunuzun arka planına diktiğiniz hızlı uzayan, tek gövdeden yaprak veren bitki türlerini su yüzeyine eriştikçe budamak gerekir. Bitki gövdesini, tepeden 15-20 cm aşağıdan keserek akvaryum tabanına gömün; bir süre sonra kendiliğinden köklenecektir.

Ön filtrenin temizlenmesi
Bazı akvaryumlarda, esas filtrenin aylarca tıkanmadan çalışmasını sağlayacak, kolayca temizlenen bir ön filtere düzeni bulunur. Bu ön filtrenin en azından iki haftada bir suda çalkalanarak temizlenmesi yerinde olacaktır.

Ayda bir:

Akvaryum filtresinin temizlenmesi
Piyasada çeşitli filtre türleri bulunur. Akvaryumun içine konan iç filtreler, akvaryumun dışına konan dış filtreler vardır. En iyisi bilen birinin elinizdeki filtrenin nasıl temizlenmesi gerektiğini size bir kez göstermesidir.

Filtrelerin çoğunda en azından üç işlevi gerçekleştiren filtre malzemeleri bulunur:

1. Kaba kirleri tutan, ince filtre malzemelerinin çabuk tıkanmasını önleyen (mekanik) kaba ön filtre malzemeleri

2. Üzerlerinde biyolojik arınmayı sağlayan yararlı bakterilerin kolonileştiği geniş yüzeyli biyolojik filtre malzemeleri

3. Filtrenin su çıkışından hemen önce yer alan, ince tortuları tutan (mekanik) ince filtre malzemeleri

Mekanik filtre: Biyolojik filtre işlevi olmayan ya da az olan, sudaki tortuları tutmak için kullanılan filtre

Mekanik filtreler önce içi su dolu bir kovada kaba kirlerinden arındırılmalı, sonra akar musluk altında iyice çalkalanarak temizlenmelidir. İnce mekanik filtre malzemesi çoğu zaman yenisiyle değiştirilir.
Biyolojik filtre malzemesi, yerleşmiş bakteri kolonilerine zarar vermemek için en iyisi eski akvaryum suyuyla hafifçe çalkalanmalıdır. Biyolojik filtre malzemesi yenilense dahi içine bir miktar eski biyolojik filtre malzemesinden katılarak aşılanmalıdır. Bu, yeterli bakteri popülasyonunun çabucak oluşmasını sağlayacaktır.



_____________________________


HP Pavilion DV6755ET Intel Core 2 Duo 2.10 KINGSTON 2048 Mb DDR-2 667 Mhz 160 Gb Sata 256 MB NVIDIA® GeForce# 8400M GS
15,4'' Truelife WXGA Lightscribe Super Multi DVD Yazıcı (+/-R +/-RW)
Intel® PRO/Kablosuz 3945ABG Bluetoot / -I- 750 GB SEAGATE SATA 2 16 Mb -I- Logitech X540 -I- CANON S5 -I-

ömerözkan

Mesaj: 3280
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 29 Eylül 2006; 15:30:11 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

SIK SORULAN SORULAR

Soru 1: Biyolojik filtrasyon gerekli midir?
Evet, gereklidir. Bir akvaryumun temiz ve berrak kalmasını sağlayanlar mekanik ve biyolojik filtrasyondur.

Mekanik filtrasyon
Mekanik filtrasyon, suyun, bir su pompası aracılığıyla elyaf gibi ince filtre malzemeleri arasından geçirilerek tortularından ve görünür pisliklerinden arındırılmasıdır. Mekanik filtre malzemelerinin pisliklerden tıkanmamaları için düzenli aralıklarla (tiplerine göre 2-8 haftada bir) çalkalanmaları gerekir. Mekanik filtrasyon genellikle önemi anlaşılan bir işlemdir.

Biyolojik filtrasyon

Genelde önemi anlaşılmayan ise biyolojik filtrasyondur.

Biyolojik dengesi oturmuş bir akvaryumda yararlı aerobik (oksijenle soluyan) çeşitli bakteri grupları balık dışkıları ve artık yemleri sırasıyla önce zehirli amonyağa, sonra amonyağı daha az zehirli nitrite ve sonra da nitriti de daha da az zehirli nitrata dönüştürürler. Bu dönüşümlere azot zinciri adı verilir. Bazı bitki türleri nitratı besin maddesi olarak kullanırlar. Özellikle bitkisiz akvaryumlarda nitrat zamanla birikir ve yosunlanmaya yol açar. Nitrat fazlası balıkların sağlıklı gelişmelerini de olumsuz etkiler. Nitrat konsantrasyonunu yüksek olması, balıklarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve büyümenin durmasına yol açar.

İşte bu yararlı bakteriler, filtre malzemelerinin ve akvaryumdaki kumun, taşların ve bitkilerin yüzeylerinde yerleşirler. Suyun oksijence zengin olması da bu bakterilerin daha iyi arıtım yapabilmesi için gereklidir. Özet olarak biyolojik arıtımın yeterli olması için iki temel şart vardır:

1. Suyun oksijence zengin olması Havalandırma (su sirkülasyonu) gereklidir. Oksijen aynı zamanda balıklar için de gereklidir.

2. Akvaryumda ve filtre malzemelerinde bakterilerin kolonileşebileceği yeterince yüzey bulunması
Biyolojik filtre malzemeleri bu yüzden seramik köpük, cam köpük gibi pütürlü ve girintili çıkıntılı, birim hacim başına geniş yüzeylere sahip materyallerdir. Etkin bir biyolojik filtrasyon için en az akvaryum hacminin %2 si büyüklüğünde geniş bir filtre hacmi gereklidir. Akvaryum kumu da önemli bir bakteri kolonileşme ortamıdır.

Biyolojik filtre malzemelerinden belki de daha önemli bir bakteri kolonileşme ortamı akvaryum kumudur. Küçük bir filtreyle temizlenen kumsuz akvaryumlardaki suyun bulanıklığının kum konulduktan bir süre sonra geçmesi de bu yüzdendir. Bir taban sirkülasyon sistemi kullanıldığında kumdaki biyolojik arıtma etkinlikleri daha da hızlanır.

Biyolojik arınmanın ve biyolojik filtre malzemelerinin önemi
Biyolojik arıtımın yetersiz olduğu akvaryumlarda su çok çabuk sararır, kirlenir. Balıklarda bir sağlıksızlık, oksijen sıkıntısı çekiyormuş gibi su yüzeyinde yüzmeler görülür. Biyolojik filtrasyonun yetersiz olduğu bir akvaryumun suyunu da sık sık değiştirmek sizi kalıcı bir çözüme ulaştırmaz.

Yararlı bakterilerin nüfusları yeterli düzeye ulaşamıyorsa biyolojik filtrasyon yetersiz kalacak, amonyak ve nitrit gibi zehirli azot bileşikleri akvaryumda zamanla çoğalacaktır. Bu bileşiklerin çoğalması da zamanla ölümcül balık hastalıklarına ve aşırı yosunlanmaya yol açabilir.

Yeteri kadar geniş bir filtre hacminde biyolojik filtre malzemeleri ve taban kumu kullanılarak yararlı bakteri nüfusu yeterli düzeylere ulaştırılabilir. Böylece akvaryum suyu, düzenli su değişimlerinin aksatılmaması şartıyla, (örneğin 2 haftada bir eski akvaryum suyunun %15'i kadarı dinlenmiş taze suyla değiştirilir) sürekli sağlıklı kalır.

Soru 2: Aşırı yosunlanmaya karşı ne yapmalı?

Aşırı yosunlanmaya karşı ilaç kullanmamanızı, doğal ve kalıcı çözümleri uygulamanızı öneriyoruz. Piyasada satılan anti-yosun ilaçlarının çoğu yosunlar kadar bitkilere de zarar verirler.
Doğal çözümler neler olabilir:
Akvaryum doğrudan güneş ışığı almamalı
Akvaryum kesinlikle pencereden gelen güneş ışığını doğrudan görmeyecek bir yerde olmalıdır. Yosunların en temel besin maddesi olan fosfor, doğal sularla karşılaştırıldığında hacmi sınırlı akvaryumlarda fazlasıyla bulunur. Bu yüzden güneş ışığıyla karşılaşan akvaryumlar çoğu zaman aşırı yosunlanırlar. Bir odada en gölge duvar dibi, akvaryum için en uygun yerdir.

Suni ışıklandırma:
Özel olarak akvaryumlar için üretilen bazı kaliteli floresan lambalarının ışık spektrum özellikleri, yosun gelişimini engelleyecek buna karşılık bitki gelişimini destekleyecek niteliktedir.

Yosun yiyen balıklar
Akvaryumda vatoz, ottosinclus ve black molly gibi yosun yiyici balıklar bulundurmanız yararlı olacaktır.

Başlangıçta hızlı büyüyen bitkiler dikin
Akvaryumu ilk kurduğunuz zaman hızlı büyüyen türlerle bitkilendirmenizi öneririz. Hızlı büyüyen bitkiler besin maddeleri açısından yosunlara rakip olurlar. Akvaryumda biyolojik denge oturdukça hızlı büyüyen türleri daha yavaşlarıyla değiştirebilirsiniz.

Nitrat konsantrasyonunu düşük tutun
Akvaryum biyolojisiyle ilgili sayfamızda da anlatıldığı gibi biyolojik dengesi oturmuş bir akvaryumdaki azot zincirinin son halkası nitrattır. Yararlı bakteriler tarafından balık dışkıları ve artık yemler amonyağa, amonyak nitrite ve nitrit de nitrata dönüştürülürler. Bazı bitkiler nitratı besin maddesi olarak kullanırlar. Özellikle bitkisiz akvaryumlarda nitrat zamanla birikir ve yosunlanmaya yol açar. Bitkili akvaryumlarda genellikle yosun daha az sorun olur. Akvaryumda nitrat konsantrasyonunun yüksek olması balıkların gelişmelerini de çok olumsuz etkiler.

Sizin de akvaryumunuzda yosunlanma nitrat fazlası yüzünden olabilir. Akvaryumunuzdaki nitrat konsantrasyonunu kabul edilebilir sınırlar içinde tutmak için birkaç önerimiz:

a) Eğer bir dış filtreniz varsa bir ön filtre düzeni kurmanızı öneririz. Ön filtre kaba kirleri tutar ve esas filtrenin erken tıkanmasını önler. Ön filtreyi su değişimleriyle beraber (1-2 haftada bir) çalkalayarak kirlerinden arındırmak çok yararlı olur. Böylece birçok artık madde daha dönüşüm zincirinin başındayken, henüz nitrata dönüşmeden akvaryumdan uzaklaştırılmış olur.

b) Düzenli su değişimlerini aksatmayın. Örneğin iki haftada bir %20 oranında (her ikinci pazar günü). Akvaryumdan eski suyu boşaltırken dipte birikmiş tortuları da toplamanız yararlı olur. Boşalttığınız eski akvaryum suyunun yerine koyacağınız en az iki gün dinlenmiş suya klora ve ağır metallere karşı iyi bir su hazırlayıcı eklemek yerinde olur. Bir seferde akvaryum suyunun %40' ından fazlasını kesinlikle değiştirmeyin.

c) İyi bir biyolojik filtre malzemesi kullanmanızı öneririz. Bazı filtre malzemeleri, anaerobik bakterilerin de kolonileşmesi için uygun ortam yaratarak nitratı kısmen, akvaryumdan uçup giden azot gazına dönüştürürler.

d) Aşırı yemlemekten kaçının. Balıklarınız verdiğiniz yemi üç dakika içinde tüketebilmeli.

e) Akvaryuma fazla sayıda balık koymayın. Boyları 4cm'ye kadar olan balıklar için 1 litre başına en fazla 1cm balık koymalısınız. Örneğin 100 litrelik bir akvaryuma boyları 4cm olan balıklardan 25 adet koyabilirsiniz. Daha büyük balıklar için birim boy başına daha da çok su hacmi gereklidir. Örneğin boyu yaklaşık 15 cm olan yetişkin bir melek balığı başına en az 40 litre su hacmi düşünülmelidir.


Soru 3: Tatile gidince akvaryum ne olacak?

Birkaç haftalık tatiller, tatil hapları, yem otomatı ve saatli şalterle artık çözülemeyecek bir sorun değildir.
Bir aylıktan genç yavruların dışında balıklar birkaç gün, hatta bir hafta zarar görmeden aç kalabilirler. Yemlenmedikleri bu sürede akvaryumda kalmış artıklar, yosunlar ve vücut rezervleriyle idare edebilirler.

Balıkların besin ihtiyaçlarını bir hafta kadar bir süre karşılayabilecek tatil hapları vardır. Işıklandırmanın sürekli olarak bir saatli şalter aracılığıyla belirli saatlerde açılıp kapanması sağlanabilir. Biyolojik dengesi oturmuş, aşırı dozajda yem atılmayan bir akvaryumda bir ay veya daha uzun bir sürede suyun değiştirilmemesi (%10-20 oranında düzenli su değişimleri) bir sorun yaratmaz.

Bazıları, balıklarının tatilde oldukları süre içinde daha az yemle idare edebilmeleri için suyun sıcaklığını 1-2 derece düşürürler. Balıların hastalanmaması için bu düşürme aniden değil, yavaş yavaş yapılmalıdır: Örneğin günde 0.5 derece.

Tatile gidecek akvaryum sahipleri için önerilerimiz:

Yemleme:
Tetra Weekend-Futter gibi tatil hapları, balıkların besin gereksinimlerini bir hafta kadar bir süre karşılayabilirler. Balık sayısına ve büyüklüğüne bağlı olarak akvaryuma kaç tane tablet atmanız gerektiği kutu üstünde belirtilir.

Siz tatildeyken, akvaryumunuza haftada bir göz atabilecek bir tanıdık bulun. Tatile gitmeden önce, tanıdığınızın her hafta atması gereken tableti ve yemi uygun dozajlarıyla hazır edin. Örneğin kuru yem için bir ölçek kaşığı koyup her hafta kaç kaşık yem atması gerektiğini anlatın. Akvaryum konusunda tecrübesiz bir kişi rahatlıkla aşırı miktarda yem atıp suyun bozulmasına neden olabilir.

Tanıdığınız her hafta geldiğinde balıkları, akvaryum sıcaklığını, filtrenin ve varsa yem otomatının düzgün çalışıp çalışmadığını bir kontrol etsin. Ölü balık varsa hemen akvaryumdan çıkarsın. Acil durumlar için tatilde size erişebileceği bir telefon numarası bırakmayı da unutmayın.

Piyasada 3 haftaya kadar her gün, ayarladığınız saatlerde akvaryuma otomatik olarak kuru yem atan yem otomatları bulunuyor. Bunların bazılarında yemler bir süre sonra nemlenip haznelerine yapışır ve akvaryuma dökülmezler. Böyle bir otomat satın almak isterseniz, nemlenmeye karşı önlem olarak havalandırmalı, kaliteli bir aleti tercih etmelisiniz.

Işıklandırma:
Sadece tatillerde değil, sürekli düzenli, belli saatlerde açılıp kapanan bir ışıklandırma için saatli zaman şalteri kullanmanızı öneririz. Bunların elektrik kesintilerinde zaman ayarı bozulmayan şarjlı pilli türleri tercih edilmelidir. Bitkiler için günde 10-12 saat ışıklandırma gereklidir. Işıklandırma saatleri düzenli olursa bitkiler daha iyi gelişir, balıklar da daha huzurlu olurlar. Örneğin ışık ayarınız şöyle olabilir:

Sabah 9:00'da açılır, öğlen 13:00'da 2 saat mola verir, 15:00'da tekrar açılır ve 23:00'a kadar açık kalır.

Birçok kaynakta, öğlen verilen molaların bitki gelişimini etkilemezken yosun oluşumunu frenlediği belirtilir. Eğer akvaryumunuzda bitki veya sadece yosunla beslenen balık türleri yoksa tatil süresince ışıklandırmaya gerek yoktur.


Soru 4: Afrika Çiklitleri: Malawi-Tanganika Gölü akvaryumları nasıl olmalı?

Doğu Afrika'daki Büyük Rift Vadisi'nde 600 km boyunca uzanan Malawi Gölü, 26.000 km2'lik yüzölçümüyle (İsviçre 41.293 km2) dünyanın büyük göllerindendir. Tabanının en alçak noktasında derinliği 704 metreyi bulan bu göl, kayalık kıyıları ve zengin su altı yaşamıyla ünlüdür. Bu gölde yaşayan, Afrikalıların Mbuna adını verdikleri endemik çiklit türleri, canlı renkleriyle mercan kayalıklarının balıklarını andırırlar. Tipik bir Malawi sualtı görüntüsü: Yosunlarla kaplı yemyeşil kayaların önünde sarılı, mavili, kırmızılı bir kalabalık Mbuna.
Sert ve alkali sular, kayalık dekor
Tanganika ve Malawi çiklitleri, iyi gelişebilmek için sert (özellikle bikarbonat sertliği) ve alkali (GH: 8°-20°, pH 7.5-8.5, KH:10°-25° ) su şartları gerektirirler. Sudaki yabancı kimyasal maddelere ve ani sıcaklık değişimlerine karşı hassastırlar. Özellikle üreme zamanları teritoryal (akvaryumda belirli bir bölgeye sahip çıkan) olan Tanganika/Malawi çiklitleri için optik bölge sınırları ve saklanma yerleri oluşturmak için akvaryuma kayalar yerleştirmek gerekir. Çoğu Tanganika/Malawi akvaryumu, arka planda su yüzeyine kadar yükselen kayalarla dekore edilir. Bir miktar kireç içeren çakıl, taş ve kayalar, akvaryum suyunun sertliğinin korunmasına ve pH değerinin tamponlanmasına da hizmet ederler. Suyun pH değeri, kesinlikle nötr noktasının aşağısına düşmemelidir.
Su sıcaklığı: 22°-25° normal bakım, 26°-29° üreme.

Büyük akvaryumlar, etkin biyolojik filtrasyon, düzenli su değişimleri
Akvaryumların en az 200 litre hacimli olması önerilir. Hem Malawi, hem de Tanganika çiklitleri, sudaki metabolizma atıkları olan amonyum/amonyak, nitrat, nitrit gibi azot bileşiklerine karşı son derece hassastırlar. Etkin biyolojik filtrasyon ve düzenli su değişimleri (az ve sık) mutlaka gereklidir. Örneğin haftada bir %10-15 oranında. Suyun kimyasal bileşiminde, balıklar için tehlikeli olabilecek ani değişimlere yol açmamak için bir seferde değiştirlen suyun oranı %30'u geçmemelidir. Malawi/Tanganika akvaryumlarında pH yüksek olduğu için, amonyum/amonyak düzeyinin sürekli düşük tutulması ayrıca bir önem kazanır.

Malawi çiklitlerinin davranışları göz önüne alındığında:
Malawi çiklitlerinin çoğu poligamik, yani çok eşlidir. Cinsel olgunluğa ulaşmış bir erkek, sahip çıktığı bölgede birden çok dişiyle yumurtlayabilir. Doğada her balığa yetecek kadar alan vardır. Erkekler arası kavgalar, çoğu zaman, bölge sınırlarındaki zararsız g