Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
Cevap: Atatürk Köşesi

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Konu Dışı >> Cevap: Atatürk Köşesi Sayfa: <<   < önceki  2 3 4 5 6 7 8 [9] 10 11   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
Jolly_RogeR

Mesaj: 1326
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 12 Mart 2008; 20:55:40 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: __RayAllen20__


quote:

Orjinalden alıntı: atroce

Bu resim daha önce verildimi bilmiyorum ama, en çok hoşuma giden resimlerinden biri



Coooook guzel, cok.


O kadar kişi var birinde Atatürk kadar karizma yok

_____________________________


YiĞiT ÖzGüR FaN CLuB
manhack

Mesaj: 2550


Sisteme Gözat

 12 Mart 2008; 21:12:54 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: Jolly_RogeR


quote:

Orjinalden alıntı: __RayAllen20__


quote:

Orjinalden alıntı: atroce

Bu resim daha önce verildimi bilmiyorum ama, en çok hoşuma giden resimlerinden biri



Coooook guzel, cok.


O kadar kişi var birinde Atatürk kadar karizma yok




sölenecek pek bi söz yok walla....

_____________________________

HAYAT NE GARİP...
atroce

Mesaj: 1086


 12 Mart 2008; 21:18:19 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Valla öle gerçek karizma işte, yalnız en sol tarafta beyaz şeritli biri daha var oda fena bakmamış ama içlerinden Atatürk anında seçiliyor

_____________________________


PHI

Mesaj: 15984
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 23 Mart 2008; 18:54:34 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Uzun zamandır aklımdaydı paylaşmak ama arşivin biraz daha büyümesini istemiştim. Sanırım artık yeterince büyüdü.
788 adet Atatürk ve Atatürk ile ilgili resim ve fotoğraf. Siyah beyaz olanlar da var renkli olanlar da.

Bir kaç örnek;



Bu da arşivin göstergesi




Buradan indirebilirsiniz

http://rapid-share.com/files/101418501/Ataturk_Resimleri.rar

Şifre yoktur


Üye olduğunuz diğer tüm forumlarda yayınlayabilirsiniz. Yayınlayın ki herkes faydalansın






Videolar

http://rapid-share.com/files/101436922/Ataturk_Videolari.part1.rar
http://rapid-share.com/files/101440525/Ataturk_Videolari.part2.rar



_____________________________

dejaay

Mesaj: 9872


Sisteme Gözat

 23 Mart 2008; 20:27:44 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Kefen sıyrıldı ve...

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı. Sanki uyuyordu...

8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Şevki

Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı. Patalogdu. Arayan ise Ankara Valisi Kemal Aygün'dü... Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz."Prof. Mutlu
önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu. Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti. Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm,
bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi'ne gitti.

Başbakan Adnan Menderes oradaydı. Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda da... Mutlu, görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı. Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...

Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu.

Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi. Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku çıkmadı. Sanduka talaş doluydu. Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu.
Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında, ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu, cesedi muhafaza için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazılıydı. Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi bir muşambayla kaplanmıştı. Sargıları açmaya başladılar. Herkes
nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış, nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti geziniyordu.

Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi. Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu.

Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi."

Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar. En başta Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı, tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım:

"Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de baktım ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı. Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi
.

Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş, tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser, orada görevli adli tıp doçenti Dr. Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:

"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım gönderdi. Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını istiyor."Doç. Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı. "Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi. Komiser kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı.

Bütün işlemler bittikten sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.

Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...

Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12
askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı. Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür. Ancak o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem yapılmıştı.
Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem sayesinde Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün defnini şart koştuğundan, geçici tahnitin bozulması şarttı. Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit
bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı. Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o törene
katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk. Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor. Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.


Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

'Yüzünde iki günlük sakal vardı'

Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular. İzlenimlerini şöyle anlattılar:

• OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı
vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

'Gözleri aralıktı'


• HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım. Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."



Nefeslerin tutulduğu an...

Tarih: 10 Kasım 1953. Mermer lahit sökülmüş, betonlar kırılmış, tabutu kaldıracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanına yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...



Kız kardeşinin gözyaşları
Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan, başını tabuta dayıyor ve dakikalarca öyle kalıyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de ağabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu.

Dinler, Anıtkabir yolunda...
Türkiye'deki bütün dini cemaatlerin temsilcileri cenaze arabasını takip ediyorlar. Ermeni, Yahudi, Katolik ve Rum temsilcilerle beraber zamanın Diyanet İşleri Başkanı kortejle yürüyor.



Atatürk'ün tabutu birazdan salona çıkartılmış olacak. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi tabutun çevreindeler...



Tabut salonun zeminine yerleştiriliyor.



Son saygı duruşu Üniversite gençliği, Atatürk'ün Etnografya Müzesi'nde son saygı duruşunu yapıyor

_____________________________

atroce

Mesaj: 1086


 23 Mart 2008; 20:36:26 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

@dejaay;
Güzel bilgiler eline salık:)

_____________________________


manhack

Mesaj: 2550


Sisteme Gözat

 23 Mart 2008; 22:13:46 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

süper resimler.

_____________________________

HAYAT NE GARİP...
sas1980

Mesaj: 90


 24 Mart 2008; 13:37:30 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

bu forumu sık sık baştan okuyorum ve herzaman o gururu hissediyorum.arkadaşlar Ata'mızla gurur duyuyorum,buraya o güzel yazı ve resimleri gönderenlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
fuujinsan

Mesaj: 344


 25 Mart 2008; 22:39:01 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

yaw yazıları ve resimleri gördükçe tüylerim diken diken oluyor bilmiyorum niye galiba Türkiye bir daha böyle bir büyük lidere sahip olamamaz:/

_____________________________

IMZANIZ KURAL DIŞIDIR | | Uymanız gereken imza kurallarını okumak icin tıklayınız.
The souls migration

Mesaj: 1262
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 28 Mart 2008; 19:55:49 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.




ankara.. ankaralılar bu topikde sorayım be unutmadan. sizce istanbul mu güzel, ankara mı? neden..

hemen ekleyeyim kimse üzerime çullanmadan. şimdiki hali ile kıyaslarsanız hangi şehrimiz daha güzel? bu arada bu resimi de nette kolay kolay bulamazsınız haberiniz ola.


< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi The souls migration -- 28 Mart 2008; 19:57:37 >


_____________________________

CANINIZ MI SIKILDI? | | Foruma tekrar giriş yapmak için tıklayınız.