Şimdi Ara

Türklerin Anayurdu ve Yayılmaları

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
16
Cevap
0
Favori
5.473
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Türklerin Anayurdu ve Yayılmaları


    Türkler M.Ö. 2000 yılından daha eski çağlarda, Orta Asya'da Sayan-Altay dağlarının kuzeybatı bölgesinde, Yenisey ırmağı boylarında yaşıyorlardı. M.Ö. 1500'lerde oturdukları geniş bölge Sayan dağlarından Altaylar'a ve Tanrı dağlarına kadar iniyor, batıda Urallar'a kadar uzanıyor, güneyde Balkaş gölünü, güneybatıda Aral gölünü, Hazar denizini ve kuzeydoğu bozkırlarını içine alıyordu.

    M.Ö. 1100 yıllarından itibaren Türkler ilk yurtlarını boşaltarak Altaylar'a inmiş, Türkistan'a (Doğu ve Batı Türkistan) yerleşmişlerdi. M.Ö. yedinci yüzyılda, Ordos, Volga ve Kuzeybatı Asya olmak üzere üç yöne göç yapılmıştı: Yakut Türkleri Kuzeydoğu Sibirya'ya göç etmişti. Onlarla bir süre yaşayan Çuvaşlar ise batıya yönelerek Ural dağlarının güneyine indiler.

    M.Ö. 4. ve 3. yüzyıllarda Türkler hem batıda, hem doğuda yoğun olarak göründüler. İrtiş nehrinin batısında ve Hazar çevresinde yaşayanlara Batı Türkleri; doğuda, iç Asya'nın çeşitli yerlerinde ve kuzeybatı Çin'de yaşayanlara ve buralara hâkim olanlara Doğu Türkleri denildi.



    • Yayılma sebepleri


    Türkler yaradılış olarak taşkın ruhlu, çok hareketlidirler. Fakat göçlerin asıl sebebi bu özellikleri değildir. Türk göçlerinin ilk sebebi ekonomiktir. Nüfusun artması, anayurt topraklarının büyük hayvan sürülerini otlatmaya yetmez hâle gelmesi ve kuraklıkların hüküm sürmesi asıl sebeptir. Bu yüzden, hem nüfusları az, hem de toprakları çok verimli olan komşu ülkelere doğru ilerlediler. Başlangıçta ele geçirdikleri yeni topraklar hemen hemen ıssızdı ve bunlara sahip görünenler de o verimli yerleri öylece bırakmışlardı.

    Bazen Türkler de yabancıların baskısına uğruyor ve özellikle bozkır hayatı yaşayan boylar yurtlarını terketmek zorunda kalıyorlardı. Çünkü, yabancı bir devletin idaresinde olmak, bağımlı yaşamak onların katlanabileceği bir durum değildi ve hür ve bağımsız kalmak Türklerin asıl özelliği idi.

    İlk büyük Türk İmparatorluğu'nu kuran Hunların, Orhun-Selenga ırmakları ile bu ırmakların batısındaki Ötüken ve daha aşağıda kalan Ordos çevresinde oturduklarını biliyoruz. Bu bölge, bugünkü Moğolistan'ı ve Kuzey Çin'i içine alır.



    Milâttan önceki yüzyıllarda başlayan Hım yayılması, milâttan sonra da devam etti. Türkler, çağ çağ çeşitli adlar verdikleri devletlerinin egemenlik sınırını doğuda Büyük Okyanus'a, batıda Avrupa içlerine, kuzeyde Sibirya buzullarına, güneyde Hindistan içlerine ulaştırdılar. Bu yayılmanın ve göçlerin safhaları ana hatlarıyla şöyledir:

    M.S. 2. yüzyılda Hunlar Orhun bölgesinden Güney Kazakistan bozkırlarına ve Türkistan'a,

    M.S. 350 yıllarında Ak-Hunlar Afganistan ve Kuzey Hindistan'a,

    374'ten sonraki yıllarda Avrupa'ya,

    461-465 yıllarında Oğuzlar, Güneybatı Sibirya'dan Güney Rusya'ya ve aynı dönemde Sabar'lar Aral'ın kuzeyinden Kafkaslar'a,

    6. yüzyılın ortasında Avarlar, Orta Asya'dan Orta Avrupa'ya,

    669 yılından itibaren Bolgarlar, Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlar'a ve Volga nehri kıyılarına,

    830'dan itibaren Macarlar ve bazı Türk boyları Kafkaslar'ın kuzeyinden Orta Avrupa'ya,

    840'tan sonra Uygurlar Orhun bölgesinden İç Asya'ya,

    10. ve 11. yüzyıllar arasında Peçenek, Kuman (Kıpçak) ve Oğuzlar'ın bir kolu olan Uz'lar, Doğu Avrupa'ya ve Balkanlar'a,

    10. yüzyılda Oğuzlar Orhun bölgesinden Seyhun nehri kıyılarına ve 11. yüzyılda Ma-veraünnehir üzerinden İran'a ve Anadolu'ya göç ettiler. Bilindiği gibi Maveraünnehir Ceyhun ve Seyhun (Amuderya ve Sırderya) havzalarını içine alır.

    TÜRK adı, TÜRKİYE adı


    • Türk adı: "Türk" sözü, Türk soyundan olan toplumların genel adı olarak kullanılmadan önce, Türk dilinde bugünkü anlamından başka, "güç-kuvvet" anlamına da geliyordu. Eski Uygur metinlerinde "Türk" sözü bazen "Erkler-Türkler" şeklinde kullanılıyor ve bu söz cins isim olarak "güç-kuvvet", sıfat halinde ise "güçlü-kuvvetli" anlamlarını taşıyordu.

    Belgeler, "Türk" sözünün Uygurlar ve Gök-Türk'lerden çok önce de var olduğunu gösteriyor. V. yüzyıla ait Pers yazılarında Turanlılardan, yani Türklerden, "Türk" diye söz edilir. VI. yüzyıla ait bir Bizans kaydında ise Hun Türklerine Hunların dilinden alınmış sıfatla 'Türk Hun' (kuvvetli Hun) denilmiştir. VI. yüzyıla ait Çin kaynaklarında "Türk" sözü, Türk milletinin adı olarak geçmektedir.

    Hunların devrinde "Türk" sözünün bugünkü anlamını karşılayan kelime "Hun", (daha doğrusu Kun) idi. Büyük Hun İmparatorluğu'nun egemenliği altında bulunan Türk boyları da bu adı, yani Kun adını almışlardı. Onlara da bir süre Türk Kun (kuvvetli Hun) denmiştir. Türk' sözü bazen "olgun, bilgili" anlamlarında da kullanılmıştır. Oğuz Destanının uygurca anlatımında Oğuz Han'ın danışmanından "Uluğ Türk" diye söz edilir.

    "Türk" kelimesi Türk milletinin ve Türk devletinin resmî adı olarak ilk defa Gök-Türk İmparatorluğu tarafından kullanılmıştır. Daha sonra bu imparatorluğa bağlı ama kendi kabile adları ile anılan diğer Türklerin ortak adı olmuştur.

    "Türk" kelimesi en eski zamanlarda "Törük" şeklinde söyleniyordu. Zamanla "Türük", en sonunda "Türk" şeklini almıştır. Gök-Türk anıtlarında hem "Türük", hem de "Türk" şeklinde yazılmıştır.



    • Türkiye adı: "Türkiye" adı, Türklerin yaşadığı ülkelerin ve Türk devletlerinin adı olarak, Cumhuriyet'ten bu yana değil, 1000 yıldan fazla bir zamandan beri kullanılmaktadır.

    Türk devletlerinin ve egemen oldukları bölgelerin adları, kendi tarihlerimizde daha çok kurucu hanedanların, hükümdarların veya hâkim boyların adları ile anılmıştır. (Selçuk Devleti, Harezmşahlar Devleti, Timur Devleti, Babür Devleti, Osmanlı Devleti... gibi). Fakat bu devletlerin hükümdarları da, teba içinde aslî unsur olan toplum da, "Türk" adından, sıfatından asla kopmamış, Türklüklerini her zaman ve her vesile ile belirtmişlerdir. Büyük Selçuk imparatorluğu'nun hükümdarı Sultan Alp Arslan "Biz Türkler, temiz Müslümanlarız ve bid'at bilmeyiz. Bu sebeple Allah hâlis Türkleri aziz kıldı" demiştir.

    Osmanlı Sultanı II. Murad Han, 1441 yılında, Timurlu hanedanının ikinci hükümdarı ve ünlü devlet ve bilim adamı Uluğ Beğ'in babası Şahruh Mırza'ya yazdığı nâmede onu "Kendisi gibi büyük Türk hakanı olarak tanıdığını ve tâbi olduğunu" bildiriyordu. Timur'un kendisi de, iran seferinde Şehname'nin yazarı ünlü şair Firdevsî'nin mezarına giderek "Kalk, kalk da hiç durmadan kötülediğin mağlup Türk'ü şimdi gör!" demişti. Kendi adıyla anılan imparatorluğu kuran Timur kendisini şöyle tanıtıyordu: "Biz ki Mülük-ü Turan, Emîr-i Türkistanız; biz ki Türk oğlu Türk'üz; biz ki milletlerin en eskisi ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!.."

    Harezmşahlar Sultanı Alâeddin Mehmed, Abbasî halifesinin elçisine verdiği bir cevapta, "Arapçaya hakkı ile tasarruf edemeyen bir Türk'üm, ancak söylediğiniz hadisin mânasını anladım" demek suretiyle kendisinin Türk, konuştuğu dilin Türkçe olduğunu bildirmiş oluyordu.

    Yabancılar, Türklerin yoğun olarak bulunduktan ve hâkim oldukları yerlere her zaman Turkhia (Türkiye) demişlerdir. VI. yüzyılda Bizanslılar bütün Orta Asya'ya "Turkhia", yani "Türklerin ülkesi", "Türklerin yaşadığı yer" diyorlardı. Türklerin Orta Asya'dan batıya doğru yayılmaları sonunda, gittikleri yeni yerlere de "Türkiye" denmiştir. IX. ve X. yüzyıllarda İtil (Volga) ırmağından Orta Avrupa'ya kadar olan bölgeye de Türkiye adı verilmiştir. "Doğu Türkiye" adı verilen bölgede Hazar Türkleri, "Batı Türkiye" denilen bölgede ise Hunlar'ın bir kolu olan Macar Türkleri yaşıyordu. XIII. yüzyılda Mısır'da bir Türk devleti kurulduğu zaman, özellikle Kıpçak Türklerinden Baybars'ın yönetiminde genişleyen devletin hâkim olduğu Mısır ve Suriye, yine "Türkiye" adı ile anılıyordu. Araplar, hem bu bölgeye, hem de Türklerin yoğun olduğu, egemen olduğu diğer bölgelere "Arz-üt Türk" diyorlardı.

    "Türkiye" sözüne Latince metinlerde de çok rastlanır. Ünlü gezgin Marko Polo, anılarında Anadolu'dan "Turcia Minör (Küçük Türkiye)", Orta Asya'dan "Turcia Majör (Büyük Türkiye)" diye söz eder.

    Türklerin Anadolu'ya 1071 Malazgirt zaferinden sonra büyük topluluklar halinde yerleşmeye başlamalarından, yani XII. yüzyıldan itibaren, yabancılar Anadolu'ya hep Turcia (Türkiye) demişlerdir.

    1299'da Anadolu'da kurulan Osmanlı Devleti kısa zamanda güçlenip büyüyünce, devletin hâkim olduğu bölgeler, devleti kuran Osman Gazi'nin adı ile anılır oldu. Fakat Osmanlı Türkleri'nin hâkim olduğu bölgelere yabancılar hem Osmanlı Devleti, hem Türkiye demeye devam ettiler. Osmanlılar'ın hâkim olduğu bölgelerin dışında kalan, ama yine Türk-ler'in yaygın olduğu yerlere, coğrafî bölge ve ülke adı olarak yine Türkiye, Türk Eli, Batı Türk Eli veya Doğu Türk Eli, Doğu Türkistan, Batı Türkistan denmiştir.

    Osmanlı imparatorluğu'nun çöküşünden ve hanedanlığın kaldırılmasından sonra kurulan yeni Türk Devleti'nin adı elbette Türk Devleti, ülkesinin adı elbette yine Türkiye olacaktı ve Türklerin ülkesine Türkiye denecekti.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest -- 23 Nisan 2006; 21:18:37 >



    _____________________________
    psn
    acaltun17




  • TÜRK DEVLETLERİ


    Tarih boyunca her devirde en az bir bağımsız Türk Devleti olmuştur. Fakat bu devletler çok defa hanedanlarının adıyla anılır.

    Tarih boyunca birçok Türk devleti kurulmuş, bunların bazıları süper güç olarak dünyaya hükmetmiştir. Fakat hemen belirtelim ki, ayrı ayrı isimler taşıyan bu devletler, aslında bir tek devletin, Türk Devleti'nin devamı idiler. Değişik adlarla anılmaları, kurucularının, hanedanlarının, beylerinin adlarını devlet adıyla bir tutmalarından ileri geliyordu. Bazen aynı dönemde birkaç Türk devletinin bulunduğunu, hatta bunların birbirleriyle üstünlük kurma savaşı yaptıklarını da görüyoruz. Bu durum başka milletlerin tarihlerinde de görülür. Şu farkla ki, bu milletler zaman zaman varlıklarını devlet olarak koruyamadıkları halde, tarih boyunca en az bir bağımsız Türk devleti daima bulunmuştur.

    "Türk devletleri" deyimi için bu kısa açıklamadan sonra şu hususu da belirtmek isteriz: Türk devletlerinin sayısı Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldızla simgelenen devletlerden ibaret değildir. Cumhurbaşkanlığı forsunda simgelenen Türk devletleri, belki Türk tarihinin en parlak yıldızları idi, ama tarihimizin parlak yıldızları bunlardan ibaret değildir. Bu yıldızların ilki olarak gösterilen Asya Hun İmparatorluğu da şüphesiz ilk Türk devleti değildi. Fakat yakın zamanlara kadar yazılı belgeler bize Türk tarihini ancak Hun Türk-leri'nden başlatacak kadar bilgi veriyordu.

    Gerek islâm öncesi, gerek zamanımıza kadar devam eden islâmî devirde, değişik adlarla tarihte yer alan Türk devletlerinin sayısı 110'dan fazladır. Bunların 15'i büyük hakanlık (imparatorluk), 38'i imparatorluk olmayan devlet, 34'ü beylik, 4'ü atabeylik, 17'si hanlıktır. Ayrıca 1918'den bu yana kurulan Türk cumhuriyetlerini de sayıyoruz ki, bunların sonuncusu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir.

    Hakanlık, beylik, atabeylik gibi devlet şekilleri başka milletlerde pek görülmez. Başka milletlerin de buna benzer siyasî kuruluşları elbette vardır ama birçok bakımdan farklılık gösterirler.

    Türklerin birçok devleti ve çeşitli kavimleri hâkimiyetleri altına alarak kurdukları büyük devletlere Hakanlık ya da kısaca H veya El denirdi, imparatorluk halini almamış devletler de bazen yine "İl" veya "El" genel adıyla anılırdı.

    imparatorluk haline gelmiş Türk devleti, meselâ Hun imparatorluğu, geniş coğrafî bölgeleri ve çeşitli toplulukları daha iyi yönetmek için "Doğu Hakanlığı" ve "Batı Hakanlığı" olarak ikiye ayrılırdı. Teorik olarak en büyük hükümdar Doğu Türk Eli'nin Hakanı idi ve Batı Türk Eli'nin hakanı ona tâbi olurdu. Her iki hakanlığın yönetiminde Türk olmayan milletler de vardı. Bu idarî bölünme Gök-Türk'lerde de görülür. M.Ö. 2. yüzyılda Asya Hun imparatorluğunda Türk hâkimiyetine giren yabancı devletlerin sayısı 26, Attila zamanında (M.S. 5. yüzyıl) Batı Hunlara bağlı çeşitli yabancı milletlerin sayısı ise 35 kadardı.

    "BEYLlK"ler, hakana tâbi idiler ama, sınırları belli bir araziye sahiptiler ve aslî unsuru Türkler oluştururdu. Kendi sınırları içinde tam bağımsız idiler. Yalnız savaşlarda hakana yardım ederler, diğer zamanlarda da vergi verirlerdi: Karluk Beyliği, Tolunlular Beyliği, Saltuklu Beyliği, Karamanoğulları Beyliği, Aydınoğulları Beyliği... vb.

    Bazen beylikler çok büyür, gelişir ve hakanlık zayıflayıp çöktüğü zaman onun yerini alırdı. Meselâ bir Selçuk Bey, bir Osman. Bey çıkar, kendi adları ile anılan beylikleri yine kendi adları ile anılan imparatorluklar haline getirirlerdi.

    "ATABEYLİK" de başka milletlerin tarihinde pek görülmez. Atabey, hükümdarların çocuklarını, küçük tiginleri, yani küçük prensleri eğiten, uzak bölgelere tecrübe kazanmaları için gönderilen bu hükümdar çocuklarına öğretmenlik, naiplik yapan bilge kişilere verilen bir unvandı. Bunlardan bazıları, özellikle merkeze uzak yerde olanlar, devlet zayıfladığı zaman bulundukları yerin idaresini kendi ellerine alır, bağımsızlıklarını ilân ederlerdi. Meselâ Tuğteginliler ve Böriler Suriye Atabeyliği'ni, İl-Denizliler Azerbaycan Atabeyliği'ni kurmuşlardı.

    "HANLIK"lar daha çok Altın-Ordu devletinin dağılmasından sonra meydana çıkmış siyasî kuruluşlardı. Timur, Özbekistan'ı aldıktan sonra Altın Ordu devleti dağılmış ve Kıpçak bozkırlarında yaşayan, hanedana mensup yöneticiler arasında taht mücadelesi, hükümdarlık mücadelesi başlamış, mücadeleyi yapanlar ya da kazananlar, kendilerine, eski Türk devletinin hakanlarını temsil etmek için "Han" veya "Kağan"; kurdukları devlete de "Hanlık" demişlerdir: Peçenek Hanlığı, Uz Hanlığı, Özbek Hanlığı, Kırım Hanlığı, Buhara Hanlığı, Kaşgar-Turfan Hanlığı... gibi.

    Hun Imparatorluğu'ndan önce de Türk devletlerinin bulunduğunu, ama belge ve kaynak yetersizliğinden, bunların yaşayışını ancak Asya Hun imparatorluğu'ndan itibaren takip edebildiğimizi söylemiştik. Şimdi, Hun imparatorluğu'ndan bugüne kadar kurulan Türk devletlerinin adlarını verelim:

    İMPARATORLUKLAR (HAKANLIKLAR)

    1-Asya Hun İmparatorluğu (M.Ö.4.yüzyıl-m.s.48)
    2-Avrupa (Batı) Hun imparatorluğu (374-469)
    3-Ak Hun imparatorluğu (4. yüzyıl sonları-557)
    4-I. Gök-Türk imparatorluğu (552-582)
    5-Doğu Gök-Türk imparatorluğu (582-630)
    6-Batı Gök-Türk imparatorluğu (582-630)
    7-II. Gök-Türk imparatorluğu (681-744)
    8-Uygur İmparatorluğu (744-840)
    9-Avrupa Avar imparatorluğu (6. yüzyıl-805)
    10-Hazar imparatorluğu (7. yüzyıl-965)
    11-Büyük Selçuklu imparatorluğu (1040-1157)
    12-Harezmşahlar imparatorluğu (1097-1231)
    13-Timur imparatorluğu (1370-1405)
    14-Babür (Hint-Türk) imparatorluğu (1526-1858)
    15-Osmanlı imparatorluğu (1299-1922)


    DEVLETLER

    16-Kuzey Hun Devleti (M.S.48-156)
    17-Güney Hun Devleti (M.S.48-216)
    18-1. Chao Hun Devleti (304-329) '
    19-2. Chao Hun Devleti (328-352)
    20-Hsia Hun Devleti (407-431)
    21-Kuzey Liang Hun Devleti (401-439)
    22-Lou-lan Hun Devleti (442-460)
    23-Tabgaç Devleti (386-557)
    24-Doğu Tabgaç Devleti (534-557)
    25-Batı Tabgaç Devleti (534-557)
    26-Doğu Türkistan (Turfan) Uygur Devleti (911-1368)
    27-Şato Türk Devleti (907-923)
    28-Tang Şato Türk Devleti (923-936)
    29-Tsin Şato Türk Devleti (937-946)
    30-Kan-çou Uygur Devleti (905-1226)
    31-Türgiş Devleti (717-766)
    32-Karluk Devleti (766-1215)
    33-Kırgız Devleti (840-1207)
    34-Sabar Devleti (5. yüzyıl-7. yüzyıl arası)
    35-On-Ogur Devleti (5. yüzyıl sonu-6. yüzyıl ortaları)
    36-Tukurgur (9 Ogur) Devleti (5. yy sonu-6. yy sonları)
    37-Uturgur (30 Ogur) Devleti (5. yy sonu-6. yy sonları)
    38-Basaraba Türk Devleti (Basarabya, Romen Devleti'nin başlangıcı, 1330)
    39-Karahanlı (Kara Hanlı) Devleti (840-1042)
    40-Doğu Kara Hanlı Devleti (1042-1211)
    41-Batı Kara Hanlı Devleti (1042-1212)
    42-Oğuz Yabgu Devleti (10. yy başları-1000)
    43-Gazneli Devleti (1969-1187)
    44-Suriye Selçuklu Devleti (1092-1117)
    45-Kirman Selçuklu Devleti (1092-1187)
    46-Anadolu Selçuklu Devleti (1092-1307)
    47-lrak Selçuklu Devleti (1157-1194)
    48-Eyyûbî'ler Devleti (1171-1348)
    49-Hindistan Türk Devleti (Delhi Türk Sultanlığı) (1206-1413)
    50-Mısır Türk Devleti (1250-1383)
    51-Kara Koyunlu Devleti (1380-1469)
    52-Ak Koyunlu Devleti (1350-1502)
    53-Timurlular Devleti (1405-1507)


    BEYLİKLER

    54-Uygur Beyliği (8. yüzyıl başları)
    55-Karluk Beyliği (13. yüzyıl başları)
    56-Tolunlular Beyliği (868-1417)
    57-Akşidliler Beyliği (935-969)
    58-izmir Beyliği "Çaka Beyliği" (1081-1097)
    59-Dilmaçoğulları Beyliği (1085-1192)
    60-Danişmendli Beyliği (1092-1178)
    61-Saltuklu Beyliği (1092-1202)
    62-Ahlat-Şahları Beyliği "Sökmenliler Beyliği" (1100-1207)
    63-Artuklu Beyliği (1101-1409)
    64-İnallı Beyliği (1103-1183)
    65-Mengücüklü Beyliği (1118-1250)
    66-Erbil Beyliği "Beğ Teginliler" (1146-1232)
    67-Çobanoğulları Beyliği (1227-1309)
    68-Karamanoğulları Beyliği (1256-1483)
    69-İnanç Oğulları Beyliği (1261-1368)
    70-Sahip Ata Oğulları Beyliği (1275-1341)
    71-Pervane Oğulları Beyliği (1277-1322)
    72-Menteşe Oğulları Beyliği (1280-1424)
    73-Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliği (1292-1462)
    74-Karesioğulları Beyliği (1297-1360)
    75-Germiyan Oğulları Beyliği (1300-1429)
    76-Hamid Oğulları Beyliği (1301-1423)
    77-Saruhan Oğulları Beyliği (1302-1410)
    78-Aydın Oğulları Beyliği (1308-1426)
    79-Teke Oğulları Beyliği (1321-1390)
    80-Ertana Oğulları Beyliği (1335-1381)
    81-Dulkadir Oğulları Beyliği (1339-1521)
    82-Ramazan Oğulları Beyliği (1352-1608)
    83-Dobruca Türk Beyliği (1354-1417)
    84-Kadı Burhaneddin Ahmed Beyliği (1381-1398)
    85-Eşrefoğulları Beyliği (1300-1326)
    86-Berçem Oğulları Beyliği (12. yüzyıl)
    87-Yaruklular Beyliği (12. yüzyıl)


    ATABEYLİKLER

    88-Şam (Suriye) Atabeyliği (Tuğteginliler, Böriler) (1117-1154)
    89-Musul-Halep Atabeyliği (Zengîliler) (1127-1259)
    90-Azerbaycan Atabeyliği (İl-Denizliler) (1146-1225)
    91-Fars Atabeyliği (Salgurlular) (1147-1284)


    HANLIKLAR

    92-Büyük Bulgarya Hanlığı (630-665)
    93-İtil (Volga) Bulgar Hanlığı (665-1391)
    94-Tuna Bulgar Hanlığı (681-864)
    95-Peçenek Hanlığı (860-1091)
    96-Uz Hanlığı (860-1068)
    97-Kuman-Kıpçak Hanlığı (9. yy-13. yy)
    98-Özbek Hanlığı (1428-1599)
    99-Kazan Hanlığı (1437-1552)
    100-Kırım Hanlığı (1440-1475)
    101-Kasım Hanlığı (1445-1552)
    102-Hive Hanlığı (1512-1920)
    103-Sibir Hanlığı (1556-1600)
    104-Buhara Hanlığı (1599-1785)
    105-Kaşgar-Turfan Hanlığı (15. yy. başları-1877)
    106-Hokand Hanlığı (1710-1876)
    107-Türkmenistan Hanlığı (1860-1885)


    CUMHURİYETLER

    108-Azerbaycan Cumhuriyeti (1918-1920)
    109-Batı Trakya Türk Cumhuriyeti (1. kuruluş: 31 Ağustos 1913; 2. kuruluş: 1915-1917; 3. kuruluş: 1920-1923)
    110-Türkiye Cumhuriyeti (1923)
    111-Hatay Cumhuriyeti (1938-1939)
    112-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1983)
    _____________________________
    psn
    acaltun17




  • Bu faydalı bilgiler için sağol, iyicederleyip toplamışsın, geçmişimizi bilmek bizi yarınlarımıza taşıyacak tek yoldur bence !

    türkler canlı ve yaşamaya kabiliyetli olduklarını her fırsatta ve hayrete değer bir kahramanlıkla ispat etmekten geri kalmıyorlar.
    lord beaconsfield

    türk, asillerin asilidir. yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir.
    pierre loti

    türklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekası vardır. işte türk bu zekasıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. zaten avrupa'nın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı.
    çarnayev (rus komutan)

    silahlı milletin en canlı misali türklerdir. bu diyar köylüsünün orak, katibinin kalem ve hatta kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı vardır. türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür.
    moltke

    türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır.
    lamartine

    savaşın zevkini almak isteyen herkes türklerle savaşmalıdır.
    tawsend (ingiliz komutan)

    doğulu önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümetin temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar: iyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. bu asil hareket ruslardan fazla özellikle türklerde göze çarpıyor.
    auguste comte

    türk kadınlarının en büyük süsü türk oluşlarıdır. onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. çünkü her türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.
    lady mary wortley montagu

    türklerin yaradılışlarında semavi bir azamet, gönül alışlarında meleklerde bulunmayan bir mahviyet var. bu büyük ruhlu milletin arasında vatanımı unutmaktan korkuyorum. vatan aziz ve pek aziz. lakin türk de aziz ve çok aziz!
    conte de bonneval (humbaracıbaşı ahmet paşa)

    türkün güzel yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. fakat pek güç olan, türkün özünü göstermektir. bu öz, ayışığı gibi görülür fakat gösterilemez.
    decamps (fransız ressam)

    türkler yaman binicidirler. türkler hücumunda düşmanı bir yaprak gibi çevirip bozarlar.
    câhiz (arap bilgini)

    türkün ezeli meziyetlerini, tarihî faziletlerini, yüksek kabiliyetlerini inkar etmeyelim.
    lord beaconsfield (ingiliz diplomat)

    türkler öldürülebilir fakat mağlup edilemezler.
    napolyon

    türklerin yürekleri temizdir. onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur.
    semame ibni eşreş (arap bilgini)

    türkler kahramandırlar. dostlarına zarar vermezler. fakat kazanç getirirler.
    comenius (çek bilgini)

    türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır.
    william pitt (ingiliz devlet adamı)

    türklerin vatana bağlılıkları, her özelliklerinin üstündedir.
    câhiz (arap bilgini)

    türk, heredot'tan, tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. sadelik içinde görkemi, sükunet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür.
    hammer

    kim ki en halis türktür, kim ki eşyaları ve insanları layık olduğu mevkide görür, kim ki paraya değer vermez, kim ki iç duyguları dış durumlara bağlı değildir, o muhakkak ki kendisini bu özelliklere sahip olmayan birçok millete üstün sayacaktır.
    kayzerling (alman filozof)

    türkler merhametli ve hoşgörülüdürler. inanmadıkları gerçeklerin yanıbaşlarında yaşamasına göz yumarlar. bu, kendi güçlerine gururlu bir şekilde güvenmekten ileri gelse bile pey asilanedir.
    chateu briand

    türkler kahramadırlar, dostlarına zarar vermezler. yüce türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir.
    comenius (çek bilgini)

    türkler muhakkak ki avrupa tarihinin ve yakın asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir.
    kayzerling

    insanları yücelten iki büyük meziyeti vardır: erkeğin cesur, kadının iffetli olması. bu iki meziyetin yanında bir meziyet daha vardır: vatana her şeyini feda edecek kadar bağlı olmak. bunlar büyük kahramanlığı, elem ve kedere karşı koymayı doğurur. işte türkler bu çeşit kahramanlardandır.
    napolyon

    her türkün bakışında silahın ruha verdiği güveni görmek mümkündür. o hayata ve olaylara güvenle bakmayı öğrenmiştir.
    molkte

    kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan türkün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır.
    lord byron

    türk korkmaz, korkutur. bir şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez. hangi işe al atarsa başarır.
    semame ibni eşreş

    türkler pek namuslu insanlardır. ne savaşta be barışta hile yapmazlar. fırsattan istifadeye tenezzül etmezler. özleri ve sözleri doğrudur.
    câhiz

    türkçeyi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. çünkü türkü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor.
    gelland (fransız bilgini)

    yaşlılık hiç bir yerde türkiye'de olduğu kadar saygıya değer olmadığı için yaşlı türkler burada günlerini pek tatlı geçirirler.
    a. ubucuni

    türk askeri cesurdur. anavatanını sever ve onun için gerekirse çekinmeden canını feda eder.
    albert weinstein

    türkler kendilerini anlamayanlara, kim olursa olsun, kendilerini anlatmak yolunu biliyorlar. onları bu yola niçin sürüklemeli.
    antoine galland

    artık türklerle savaşmam. onlar çok cesur ve iyi insanlar.
    andreas phitiades

    türkler asya'nın güçlü ulusudur.
    albert sorel

    dünyada iki bilinmeyen vardır. biri kutuplar, diğeri türkler.
    albert sorel

    türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez.
    baron büsbek

    türkler bilime saygılı ve ince duygulu bir millettir.
    baron büsbek

    türklerin avrupa dengesi için gerekli bir unsur oldukları kesindir.
    lord beaconsfield

    yine kurtuldum. ancak bugün türklerin tutsağıyım. demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar yaptılar. beni tutsak ettiler. ayağımda zincir yok. zindanda da değilim. özgürüm. istediğimi yapıyorum. ama yine de tutsağım. şefkatin, cömertliğin, soyluluğun, nezaketin kölesiyim. türkler beni işte bu elmas bağa sardılar.
    demirbaş şarl

    on ulusun on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir türke bedel olmaz.
    câhiz

    türklerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. eğlenceleri ise attır, silahtır.
    câhiz

    türklerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülse yeridir.
    charles macfarlene

    türk milleti ikibin yıldır profesyonel askerdir. tüm olarak türklerin mesleği askerliktir.
    donaldson

    dünyanın hangi ordusuna sorarsanız sorun, türk askerinin karşısında düşünmenin hiç de kolay olmadığını veya olamayacağını size söyler.
    donaldson

    türkler denizin dibinde bir istiridye kabuğunun içindeki nciye benzer. bu denizden çıkarılııp br hükümdarın tacını ya da bir gelinin kulaklarını süslediği zaman değer kazanır.
    efrasyap

    türklerle dost ol ama düşman olma.
    gianni de michelis

    kemal atatürk, sahasındaki en büyük adam ulusunu ve büyük ulusu da onu bulmuştur.
    helbert melzig

    dünyada türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz.
    hamilton

    türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur
    hamilton

    türkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf ustadır. ülkeleri değil kıtaları altüst etmişler ve korkunç saldırışlar arasında sarsılması hiç de kolay olmayan egemenliklerini yaratmışlardır. tarih türklerden çok şey öğrendi. onların elinden çıkma öyle eserler vardır ki uygarlık için birer süs olmaktadır.
    hammer

    türk askeri aslan gibi cesaretlidir. kuzu gibi söz dinler.
    hobart

    hiçbir millet bu dünyayı türk kadar çalkalamadı.
    ismail habib sevük

    türk, kıza su gibi baktı ve suyu kız gibi severek.
    ismail habib sevük

    çanakkale'de başarılı olamadık. nasıl başarılı olurduk ki? zira türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. böyle bir millet görmedim.
    sir julien corbet

    türkler az söylerler çok yaparlar.
    maktul ibrahim paşa

    türkler size dokunmadıkça siz de onlara sakın dokunmayın.
    hz muhammed

    nerede bir türk varsa orayı kalbinden seveceksin.
    bahadır han*

    türk dilini incelerken insan zekasının dilde başardığı büyük mucizeyi görürüz.
    max muller

    türk müziği çok duygulu bir müziktir.
    lady mary wortley montagu

    türk gibi ölüme gülerek bakan bir eri başka hiçbir ulusta bulamazsınız. yalnız ona iyi bir komutan gerektir.
    mulman

    toplumsal düzenin türkler arasında kurmuş olduğu ilişkilerin hepsinde temiz yüreklilik ve iyi niyet hakimdir. vatandaşların birbirlerine karşı borçlu oldukları işlemleri yapma ve yerine getirmeleri için başka ülkelerde olduğu gibi senetleşmeye yani yazılı belgeye ihtiyaçları yoktur. çünkü onların övülmeye değer hallerinden biri de verdikleri söze genellikle sadık kalmaları ve karşılarındakini aldatmaktan, güveni suistimal etmekten çekinmeleridir.
    monradgea d'ohsson

    kendi ulusuna karşı bu kadar dürüst ve cömert olan müslüman türkler hangi mezhebe bağlı olursa olsun aynı dürüstlüğü yabancılara karşı da yapar ve yerine getirirler. bu noktada müslümanla müslüman olmayan arasında hiçbir fark gözetmezler.
    monradgea d'ohsson

    türkü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde türkün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor.
    pierre loti

    her türk kendini aslan, düşmanını av, atını ceylan bilir.
    semame ibni eşreş

    lisanımız pek güzeldir.dünyanın en güzel lisanıdır dersek abartmış olmayız. güzelliği nispetinde de kolaydır.
    şemsettin sami

    eğer bir türk devleti olmasaydı yaratmak gerekirdi.
    thiers

    türkün ahlaki seciyesi çocukluğunda aldığı iyilik telkinleriyle değil çevlrelerinde fenalık görmemek suretiyle oluşur.
    thomas thorsten


    Bu yorumlar alıntıdır !
    _____________________________
    Pulse Live




  • Teşekkürler
    _____________________________
  • teşekkürler

    geçmişimizle ne kadar gurur duysak azdır.
    İnşallah geleceğimizi de geçmişimiz gibi çok ii bir şekilde inşaa ederiz
    tabii ki bunun için çok çalışmamız gerekir.
    _____________________________
  • küçük bir yanlışlığı düzeltmek istedim 1918 den beri birçok Türk devleti kurulmuştur , Batı Trakya Türk cumhuriyeti , Doğu Türkistan Cumhuriyeti , Hatay Cumhuriyeti gibi
    _____________________________
    Dünya umuruna meylini verme / Sen de kurtulamazsın ecel elinden / Ben filanım diye göğsünü germe / Sen de kurtulmazsın ecel elinden
    Hani Meryem, hani oğlu mu İsa / Elinde ejderha olurdu asa / O da kavmi ile cenk eden Musa / O da kurtulmadı ecel elinden
    İskender de geldi, alemi gezdi / Zaloğlu Rüstem'in tahtını bozdu / Yunus balığıyla deryayı yüzdü / O da kurtulmadı ecel elinden
    Söyler derviş Yunus servet-i saman / Tahtı tacı aldı gitti Süleyman / Lokmanlar derdine olmadı derman / O da kurtulmadı ecel elinden
  • dostum.. dikkat ettim.. "ye-nisey" yazmışsın..
    "yenisey" olmaycak mıydı??
    yoksa ben mi yanlış biliyorum?
    (amacım yanlışı bulmak değil.yanlış anlaşılmasın. sadece yanlış mı biliyorum diye sordum sadece)
    _____________________________
    "Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz."
    Confucius
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Bunu yapabilmemiz için okumuş, bilinçli insanlara ihtiyacımız var,ama ülkemizde o kadar fazla cahil insan var ki.
    İlk önce kendimizden utanmayı bırakıp, kendimizle gurur duymaya başlamamız lazım.İnanırsak Dünyanın tarihini biz yazarız(Daha az şavaşın olduğu daha güzel daha yaşanır bir dünya için)
    quote:

    Orjinalden alıntı: parankima

    teşekkürler

    geçmişimizle ne kadar gurur duysak azdır.
    İnşallah geleceğimizi de geçmişimiz gibi çok ii bir şekilde inşaa ederiz
    tabii ki bunun için çok çalışmamız gerekir.

    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: tumer_
    küçük bir yanlışlığı düzeltmek istedim 1918 den beri birçok Türk devleti kurulmuştur , Batı Trakya Türk cumhuriyeti , Doğu Türkistan Cumhuriyeti , Hatay Cumhuriyeti gibi

    Estağfurullah hocam. . .

    "Batı Trakya Türk cumhuriyeti , Doğu Türkistan Cumhuriyeti , Hatay Cumhuriyeti gibi" bu cumhuriyetlerden ikisi zaten yer alıyor listede sanırım gözünüzden kaçtı. . .

    Doğu Türkistan Cumhuriyeti hakkında da bir araştırma yapıyorum. Yasal olarak tanınmışlarsa onu da eklerim elbette.

    Saygılarımla. . .



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest -- 23 Nisan 2006; 21:14:26 >
    _____________________________
    psn
    acaltun17
  • quote:

    Orjinalden alıntı: the_point
    dostum.. dikkat ettim.. "ye-nisey" yazmışsın..
    "yenisey" olmaycak mıydı??
    yoksa ben mi yanlış biliyorum?
    (amacım yanlışı bulmak değil.yanlış anlaşılmasın. sadece yanlış mı biliyorum diye sordum sadece)



    Yazım yanlışı hemen düzeltelim.

    Doğru biliyorsunuz. . .
    _____________________________
    psn
    acaltun17
  • Hay alllah biraz geç kaldım,yoklamayı kaçırmadım umarım
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: mimayınkaf

    />




    KÜRT kelimesine ne kadar benziyor



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Abbas The Traveler -- 29 Nisan 2006; 22:44:42 >
    _____________________________
  • Verdiğiniz bilgiler çok faydalı bilgilerdir.Bu bilgileri bir arada bulmak çok zor rastlanan bir durumdur.Bu bilgileri derleyip toparladığı için arkadaşımıza tekrar teşekkür etmek istiyorum.
    _____________________________
    Ulusun!Korkma nasıl böyle bir imanı boğar
    Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Abbas The Traveler

    quote:

    Orjinalden alıntı: mimayınkaf

    />




    KÜRT kelimesine ne kadar benziyor


    Tersten okuyacaksın arkadaşım. Eski Türk alfabesi sağdan sola yazılır...
    _____________________________




  • milattan önce bin yıllarına tarihlenen çin belgelerine göre " uygurlar 17.000 sene önce uygarlığın en üst seviyesine ulaşmışlardır "

    ayrıca isteyenlerin yararlanabileceği güzel bir linkhttp://www.turkleronline.com/turkler/turkler.htm
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: arghhh

    milattan önce bin yıllarına tarihlenen çin belgelerine göre " uygurlar 17.000 sene önce uygarlığın en üst seviyesine ulaşmışlardır "

    ayrıca isteyenlerin yararlanabileceği güzel bir linkhttp://www.turkleronline.com/turkler/turkler.htm

    Teşekkürler.

    Bu arada Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin tanınmışlığı hakkında bilgi sahibi olan var mı acaba?
    _____________________________
    psn
    acaltun17
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.