- x
ısıtma ile ilgili bir sorum olacak
47 Cevap16413 Görüntüleme
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: [1]
Giriş
Mesaj

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
6 Ocak 2006; 15:05:34 

arkadaşlar aranızda "doğada az enerji ile çabuk ısınan sıvı " nedir bilen varmı.kalorifer sistemi için kullanıcam


4067 Mesaj
6 Ocak 2006; 16:30:09 

Belki teknoloji bölümündeki arkadaşlarımız biliyor olabilir istersen birde orada bir konu aç derim.


_____________________________

http://www.elkoser.com/ Beylikdüzü Elektronik Kart Tamiri.


 
70 Mesaj
6 Ocak 2006; 20:49:18 

kalorifer sistemi için kullanıcaksan ısı iletkenliği yüksek ve borularla tepkimeye girmeyecek bir sıvı bulman daha iyi olur böylece daha düşük güçte bir hidrofor kullanırsın ve kalorifer sistemin zarar görmez o sıvı nasılolsa aldığı ısı enerjisini taşıyacak.. Üstelik çabuk ısınan bir sıvı anı zamanda çabuk soğur kalorifer peteklerni istediğin dereceye getirmek için bu sefer sirkülasyonu çok hızlı yapman gerekir... sıvının nasıl ısınıp soğuduğu önemli deildir o kadar. Ama civa gibi ısı iletkenliği yüksek birşey kullanman yararına olur.


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
7 Ocak 2006; 12:26:40 

saol. haklısın.


630 Mesaj
12 Ocak 2006; 23:59:21 

ısı iletimi kanunlarına gore bir seyin ısı tasıma potansiyeli ve iletkenligi yogunlugu ile dogru orantıldır.mesela erimiş kursun ve sodyum su anda 3.nesil nükleer reaktorlerde suyun yerini aldı bile.bu yuzden yogunlugu yüksek bir sıvı bulmanız gerek.araştırırsanız internette bunun ile ilgili tablolar vardır muhakkak.civa kullanılamaz dedigi gibi arkadasın civa akıskanlıgı düşük ve yüzey gerilimi yüksek bir madde.bu neden ile enjektor ile cekilemez ve top gibi durur hep.baska bir sey kullanmanız gerek tesisattaki pompanın pompalayabilecegi max yogunlugu aşmayan bisy tabi petekleride delmeyecek


_____________________________

Mpx200'den baska neye ihtiyacım var ki

Mpx200 için modifiye pil bulunur!


157 Mesaj
13 Ocak 2006; 11:06:37 

quote:

Orjinalden alıntı: hsk tekno

ARKADAŞIM SEN BU İŞ İÇİN BUNDAN İYİ Bİ YERE GELEMEZDİM.şu an babamlar bu iş üzerine uğraşıyor.dediğin sıvıyı bulmak için 5 senesini verdi ve buldu.patent hakkını aldı.tabi sana doğal olarak içinde kullanılan maddeleri söleyemem.fakat istersen sana bunu ulaştırabilirim.cep tel 0555_640_10_33.
90 m kare bi daire için verdiğimiz fiyat 150 ytl.dirkullanılan sıvı 50 litredir.bar basıncanı ise şebeke suyu ilave ederek tamamlıyorsun.bu sistemi servisimiz gelip eve uyguluyor ve gözünüzün önünde test ediyor .ürün üniversite raporludur.
SAYGILAR...


Hep reklam hep reklam.....



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi yigiter -- 14 Ocak 2006 0:07:16 >


_____________________________

Elektronik ve Haberleşme Müh.


 
14 Mesaj
27 Ocak 2006; 2:51:45 

Üzülerek söylüyorum ki burada konuya cevap vermeye çalışan arkadaşların çoğu ısı ve sıcaklık kavramlarını bilmiyorlar."doğada az enerji ile çabuk ısınan sıvı "demişsin ısıda bir enerji olup en fazla (ideal olarak) verdiğin enerji kadar ısıyı bir maddeye yüklersin.ayrıca maddeler ısıyı üzerlerinde saklamazlar (ısıyı başka enerji formlarına kayıplarla dönüştürüp saklayabilirsin)Maddeler birbirleri ile ısıl temasa geçtiklerinde sıcak olan soğuk olana ısı enerjisini sıcaklıkları eşitlenene kadar aktarır. Isıl temasa geçecek bir madde yoksa ışıma ile ısı enerjisini dışarıya verir.Yani sen ısıl yalıtımı üzerinde ve kazaniçinde suyu ısıtırken yakıttan elde ettiğin ısıyı maksimum suya nasıl aktarırım diye düşün.Ayrıca lise 1 fizik kitabından başlayarak termodinamik yasaları üzerine başka fizik kaynaklarından yararlanarak ısı ve sıcaklık konularını iyice benimse.


_____________________________

kaysam


 
14 Mesaj
27 Ocak 2006; 3:00:39 

Ayrıca bu raporu hani üniversitenin hangi bölümü verdi verdi ise hangi özelliğine.Çabuk ısınan olarak adlandırdığınız madde sıcaklığını çabuk arttıran mı? Özısıdan haberiniz var mı? ARKADAŞIM SEN BU İŞ İÇİN BUNDAN İYİ Bİ YERE GELEMEZDİM.şu an babamlar bu iş üzerine uğraşıyor.dediğin sıvıyı bulmak için 5 senesini verdi ve buldu.patent hakkını aldı.tabi sana doğal olarak içinde kullanılan maddeleri söleyemem.fakat istersen sana bunu ulaştırabilirim.cep tel 0555_640_10_33.
90 m kare bi daire için verdiğimiz fiyat 150 ytl.dirkullanılan sıvı 50 litredir.bar basıncanı ise şebeke suyu ilave ederek tamamlıyorsun.bu sistemi servisimiz gelip eve uyguluyor ve gözünüzün önünde test ediyor .ürün üniversite raporludur.


_____________________________

kaysam


 
641 Mesaj
27 Ocak 2006; 19:42:11 


quote:

Orjinalden alıntı: hsk tekno

ABİMİN DEDİĞİ GİBİ FİZİK KURALLARINA GÖRE ERKEN ISINAN ERKEN SOĞUR, GEÇ ISINAN GEÇ SOĞUR.BU SEFER DİYECEKSİN SİZİN ÜRÜN NASIL TASARRUF SAĞLIYOR.BUNUN MANTIĞI İSE MADDENİN ÜZERİNE GELEN ISIYI (ABSORBE ETMESİ)EMMESİ ÖNEMLİDİR.BUNA ÖRNEK VERECEK OLURSAK GÜNEŞİN VURDUĞU YERE AYNI BÜYÜKLÜKTE BİR ADET TAŞ VE BİR ADET PLASTİK LEVHA KOY 1 SAAT SONRA İKİSİNİN DE ISISINA BAK.ELBETTE DEMİR DAHA SICAK OLACAKTIR.SOĞUMASINA GELİNCE BU KAARIŞIMIN İÇİNDE BULUNAN MADDELERDEN BİRİ İSE ÜZERİNDEKİ SIVIYI UZUN SÜRE SAKLAMASIDIR.BURDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN EN ÖNEMLİ UNSUR İSE PETEK İÇİNDE KİREÇ YAPMAMASIDIR.BAZI KENDİNİ DAHİ SANAN ABİLERİMİN YAPTIĞI PETEYE ANTİFRİZ KOYMAKTIR BU İSE PETEKTEKİ KİRECİ VE PASI ÇÖZER VE PETEĞİN DELİNMESİNE SEBEP OLUR.
BİDE DEDİĞİNİZ GİBİ CİCA KULLANILAMAZ NEDENİ İSE AKIŞKANLIĞI SU İLE DENK OLMALIDIR.CİVA YI TESİSAT ÜZERİNDE SİRKÜLASYONU MÜMKÜN DEĞİLDİR VE CİVANIN MALİYETİ YAPTIĞIN ISI TASARRUFUNU GEÇER.YARDIMCI OLDUYSAM NE MUTLU BANA
SAYGILAR... BU FORUMDA OLMAKTAN MUTLUYUM.


Isıyı emmek diye birşey olmaz. Sadece ışıma ile yapılan ısı transferinde ışığı yansıtmamak ve gelen ışığın büyük oranını absorbe etmek diye birşey vardır ve bunu da en iyi siyah renkli maddeler(black body radiation) yapar. Verdiğin örnek bunla ilgili. Diğer ısı transferi türlerinde ise (conduction, convection) ısıyı daha fazla absorbe eden madde diye birşey olmaz. Galiba üstü örtülü bir açıklama yapmak istediğin için açıklayamamışsın.


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
31 Ocak 2006; 2:28:59 

peki konuyu kariştirmak gibi olmasinda ayni odada bulunan biri tahta biri demir bir maddeye dokundugumuzda sicakliklari ayni olmasina ragmen odanin sicaklik durumuna göre (ki şu anda kiştayiz :) demiri daha soguk hissetmemizi belirtirsem konuya bir faydasi olurmu: ) yada insanin elini yakmayacak petekler icat edilirmi : )


993 Mesaj
31 Ocak 2006; 12:48:21 

onun sebebi demirin ısıyı hızlı iletmesi. demir senin vücudundan soğuk olduğu için hızlıca senden ısıyı çekiyor sen soğuk hissediyorsun.insanın elini yakmayacak petek içeriyi de ısıtmaz.


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
31 Ocak 2006; 13:42:23 

quote:

Orjinalden alıntı: beorn26

onun sebebi demirin ısıyı hızlı iletmesi. demir senin vücudundan soğuk olduğu için hızlıca senden ısıyı çekiyor sen soğuk hissediyorsun.insanın elini yakmayacak petek içeriyi de ısıtmaz.

Yok aslinda sadece ön yüzüne yalitici bi madde koysak olur belki hatta resimli petek görmüştüm bi yerde ama gerçekmi bilemiycem cünki sicakliğa dayanikli bi boya varmi bilmiyorum yada direk ön yüze başka bişey koyup boyamişlardir


2141 Mesaj
3 Şubat 2006; 1:29:54 


quote:

Orjinalden alıntı: musatek

arkadaşlar aranızda "doğada az enerji ile çabuk ısınan sıvı " nedir bilen varmı.kalorifer sistemi için kullanıcam


az enerji ile ısınan sıvının soğurken verceği enerji de az olur bunu da kafanda bulundur


_____________________________

MechEng at YTU
iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


499 Mesaj
28 Temmuz 2006; 14:40:13 

arkadaşlar bu sıvının özelliğinden ziyade ısıyı odanın içinde tutmanın formülünü aramak daha mantıklı olurdu, zira iyi kaplanmamış dış cephe ve kalitesiz tuğla o sıvının getireceği bir nebzelik faydayı misli misline alıp götürecektir. kalorifer peteklerinin geometrik şekli yani yüzeyinin geniş olması ki geri dönen sıvı nekadar soğumuş dönerse o kadar iyidir. tabi burada önemli olan sıvının gömülü borularda değilde peteklerde soğumasıdır. buda boruların stüropor cinsi bir maddeyle kaplanmasını gerektiriyor. civa gibi bir maddeyi uygun olmuş olsaydı bile düşünmek acaip bir durum, zira bu maddenin kullanıldığı termometreler bile zehiri sebebiyle piyasadan kaldırılmıştır.
ayrıca sıcak soğuk hava sirkulasyonu denen faktörüde hesaba katmak lazım. mesela pencere altına konan petekle odanın penceresiz duvarına konan peteğin odayı ısıtması aynı olmayacaktır. birisi ısıyı odaya dağıtırken öbürü sadece kendi çapını ısıtacaktır.
yakıt harcaması ve oda sıcaklığı aynı orantılı değildir. örneğin atıyorum 18 C olan bir odaya günde 10 kg yakıt gidiyorsa bu ısıyı 20 C yapmak için belki 20 kg harcıyacaksınız. bilmem anlatabildimmi. demek istediğim tasarrufun büyük payı yüzeyi geniş olan duvarların ısıyı emmemesi için dış cephe izolasyonudur. tuğlaların arasına konan stüroporlar hikaye cünkü beton kirişlerdek gene ısı kaybı olmaktadır. yurt dışına cıktığımda bu avrupalı itlerin komple binanın dış cephesini 10-15 cm kalınlığında stüroporla kapladıklarını ve bu stüroporun üzerine bir çeşit macun cekilip macun kurumadan tavuk kümesinde kullanılan ızgara telin plastik olanını bu macunun üzerine malayla gömüp kurumaya bıraktıklarını ve onun üzerinede normal sıva cekip boyadıklarına şahit oldum. tahminim ızgara 1,5 x 1 m ebatında olan stüropor levhaların çatlama yapmasını önlüyor. neyse asıl konumuz kalorifer sıvısıydı ama parmaklarımdan bu çıktı... bilmiyorum bu sistem ülkemizde varmı yoksada getiren iyi para kazanır ve ısı tasarrufu adınada bir hayır işlemiş olur...


_____________________________

Yüzünü soğuk suyla yıkadı. Sonra başını kaldırıp aynaya baktı. Aynada ki gerçeği görünce yaptıklarından utandı ve titremeye başladı. Havaya kalkan elini sıkıp hiddetle aynayı yumrukladı ve kırdı. Kendisini yok etmek istiyordu fakat buna gücü yetmiyordu. Zira o ebed ve ezeldi. O halde fani olanlar bunun cezasını çekmek zorundaydı. Çektide. Kıyamet koptu ve o hariç her şey yok oldu. Kendisiyle barışık değildi. Psikolojik destek mahiyetinde ki övgü ve methiyeler yoksa varlığın ne anlamı kaldı ki? Arabesk bir tavır içindeydi. Ya benimsin ya toprağın, diyordu sanki. Bütün derdi bundan ibaretti; farkedilmek! Evet. Herkes beni bilsin, derdindeydi O.. (mr.respect)


336 Mesaj
28 Temmuz 2006; 15:16:31 

stüroporlar ISI YALITIMI İÇİN EN İYİ YOL..
ama bizde a4 kalınlığında kullanılıyor sanırım:)


_____________________________



5463 Mesaj
28 Temmuz 2006; 15:41:52 


quote:

Orjinalden alıntı: musatek

arkadaşlar aranızda "doğada az enerji ile çabuk ısınan sıvı " nedir bilen varmı.kalorifer sistemi için kullanıcam


"doğada az enerji ile çabuk ısınan sıvı " demek ısınma ısısı (spesifik ısı) düşük sıvı demektir. Isınma ısısı bir maddenin bir gramının sıcaklığını bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarıdır. Mesela alkolün ısınma ısısı sudan daha düşüktür.

Ancak binayı ısıtmak için harcanan toplam enerji sonuçta kalorifer kazanından gelen enerjiye eşittir. ve de sonuçta bütün sıvılar enerjinin korunumu kanununa uyarlar. Hal böyle iken bu sıvılar arasında en ucuz ve insan sağlığı için en tehlikesiz olan "su" tercih edilir.
-------------------
(not: Türkçe terminolojiye yerleşen ısınma ısısı tabiri tuhafıma gitmektedir. Ölü ölmüş, yangın yanmış der gibi )


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


6587 Mesaj
28 Temmuz 2006; 16:14:25 

radyatörlerde kullanılan sıvılar olabilir (yağ gibi)

ancak ısınmanın maliyetinin yanında sıvının da maliyetini düşünecek olursak su en uygun çözüm gibi geliyor ...


_____________________________

Zamanını dolu işlere harcamazsan, boş işler zamanını harcar. (deep)


 
171 Mesaj
31 Temmuz 2006; 13:55:13 

Burada bana göre amaç tesisat içerisinde ısıyı muhafaza etmek olmamalı.
Tesisata sıvı ısıyı iyi tutan bir akışkan koymak istenebilir, ama istenen ısıyı iyi iletmesi olmalıdır.
Kombi veya kazanı yaktınız. Akışkan ısıyı iyi ileten birşey değilse, baştan kaybettiniz, çünkü sıvı ısınayım diyene kadar ısı baca gazı ile dışarı atılacak. Civa örneği verilmiş, ısıyı iyi iletir ama buharı çok zehirlidir evinizin içine almak istemezsiniz, zaten çok pahalıdır.
Kalorifer tesisatlarında amaç kazan ısısını borular vasıtası ile odalara iletmek, orada da petekler ile havayı ısıtmak ise, istenen ısının akışkan tarafından muhafaza edilmesi değil iyi iletilmesidir. yani akışkan çabuk ısınınıp çabuk soğuyabilir olmalıdır ki kazan ısısını baca gazı ile dışarı atılmadan peteklere götürebilsin.

Yağlı radyatörlerde kullanılan yağ gayet mantıklı görünüyor.



_____________________________

GÖNÜL ÇALIŞMASI AŞK
FİKİR ÇALIŞMASI KEŞİF ÜRETİR.


 
171 Mesaj
31 Temmuz 2006; 14:07:53 

Bak şimdi farkettim;

quote:

yurt dışına cıktığımda bu avrupalı itlerin komple binanın dış cephesini 10-15 cm kalınlığında stüroporla kapladıklarını ve bu stüroporun üzerine bir çeşit macun cekilip macun kurumadan tavuk kümesinde kullanılan ızgara telin plastik olanını bu macunun üzerine malayla gömüp kurumaya bıraktıklarını ve onun üzerinede normal sıva cekip boyadıklarına şahit oldum. tahminim ızgara 1,5 x 1 m ebatında olan stüropor levhaların çatlama yapmasını önlüyor. neyse asıl konumuz kalorifer sıvısıydı ama parmaklarımdan bu çıktı... bilmiyorum bu sistem ülkemizde varmı yoksada getiren iyi para kazanır ve ısı tasarrufu adınada bir hayır işlemiş olur...


Bu sistem Türkiyede var.
Amcam da yapıyor. Dairenin içinden sadece dış cephe duvarlarına uygulanıyor. Bildiğiniz alçıpan plaka üzerine sert strofor yapıştırılmış. Bunu içeriden strofor duvara, alçıpan odaya bakacak şekilde duvara vidalıyorsunuz. Birleşme yerlerine ince bir bez şerit var, onu zımbalayıp üzerine tamamen alçı çekiliyor.
İyi bir ısı izolasyonu sağlıyor. Teras katlarında odaların tavanına da yapılabiliyor. Yazın serin, kışın sıcak.


_____________________________

GÖNÜL ÇALIŞMASI AŞK
FİKİR ÇALIŞMASI KEŞİF ÜRETİR.


1238 Mesaj
31 Temmuz 2006; 22:05:00 

quote:

Orjinalden alıntı: suluuguru

Bak şimdi farkettim;



Bu sistem Türkiyede var.
Amcam da yapıyor. Dairenin içinden sadece dış cephe duvarlarına uygulanıyor. Bildiğiniz alçıpan plaka üzerine sert strofor yapıştırılmış. Bunu içeriden strofor duvara, alçıpan odaya bakacak şekilde duvara vidalıyorsunuz. Birleşme yerlerine ince bir bez şerit var, onu zımbalayıp üzerine tamamen alçı çekiliyor.
İyi bir ısı izolasyonu sağlıyor. Teras katlarında odaların tavanına da yapılabiliyor. Yazın serin, kışın sıcak.


bu konuyla ilgili web sayfası var mı peki?


_____________________________



625 Mesaj
1 Ağustos 2006; 1:29:58 

Bu arada ısınma ısısı yüksek bir sıvı söyleyeyim size.. Hem bu sıvı hararet yapan motora da çok iyi geliyor.. Domates suyu.. evet domates.. Dağ yolunda kaldığımız bir zaman yoldan geçen bir köylü motor kapağını açıp içeriye bir iki domates fırlataraktan sorunu çözmüştü.. Çözdü ama öyle günümüz sözde modern insanı gibi gerinip artislik yapmadı.. Efendi efendi yürüdü gitti! Bu bağlamda olayı nereye bağlamaya çalışıyorum siz bulun.. Ben bulamadım çünkü..!


_____________________________

"Sadece arkadaşız."


 
141 Mesaj
3 Ağustos 2006; 10:10:00 

-ISI YALITKANLIK KATSAYISI HAVA BOŞLUKLU TUĞLALARDA DAHA YÜKSEK TABLOLARA GÖRE ANCAK DOLU BAŞMAKCI TUĞLASI TABİR EDİLEN TUĞLALAR YAZIN DAHA SERİN KIŞIN DAHA SICAK TUTUYOR
-BİNA DIŞI YALITIM ÇOK PAHALI ANCAK ÇOK PARA TUTMAYAN PERLİT KALIN VE İNCE SIVADA ODA İÇİ VE BİNA DIŞINDA KULLANILIRSA ÇOK DAHA UCUZA MAL OLUR
-AYRICA BİZ ISINMAYI BİLMİYORUZ ODA SICAKLIĞI 24 C ALTINA DÜŞSÜN İSTEMİYORUZ


_____________________________



3149 Mesaj
8 Kasım 2008; 14:53:01 

konu tarihi eski ama yinede araştırdığım şeyleri yazayım. böyle konuların güncel kalmasında ve araştırılmasında yarar görüyorum o bakımdan;

bende böyle bir araştırma yapıyordumki bugün basında bir yazı ile karşılaştım ve tıkladığım linkten de şu sayfaya ulaştım

http://www.hydromx.com/hydromx.html

quote:

Hydromx nasıl tasaruf sağlar?

Isınma sistemindeki kullanılan su, Eşanjör içinde ısınıp peteklere aktarılır. Su ısınırken, Brülörlerden gelen ısının bir bölümü, önce eşenjörlere sonra içindeki suyu ısıtır. Bu ısınma esnasında, bir miktar ısı Fan yardımı ile bacadan havaya karışır.

Hydromx su karışımı, Eşanjör içinde ısıyı, bünyesine sudan daha iyi aldığı için, bacadan çıkan ve havaya karışan ısı, Hydromx su karışımı yardımıyla ısınacak mekana daha iyi aktarılmış olur.

Isıtma sistemi içindeki su ısıtıldığında, ısı iletkenliği az olan çözülmüş oksijen oranı artar. Hydromx su karışımında, oksijen azlığı sebebi ile suya göre daha ısıl ıletkendir.



Hydromx ısıtma sistemlerine zarar verirmi?

Hydromx, organik, bazik çözeltidir. Yoğunluğu ve akış direnci su ile aynıdır. Ayrıca kaynama noktası yüksek olduğu için, buhar basıncıda düşüktür. Bu özellikleri ile ısınma sistemimi sudan daha iyi korur ve sistem parçalarına zarar vermez.



Hydromx ile suyun farkı nedir?

· Isıtma sistemi içindeki su ısıtıldığında, ısı iletkenliği az olan çözülmüş oksijen oranı artar. Hydromx su karışımında, oksijen azlığı sebebi ile suya göre daha ısıl ıletkendir. (b.k. Hydromx nasıl tasaruf sağlar?)

· Donmada kaynaklanan sistem çatlama v.s. zararları engeller. Çünkü donma noktası suya çok düşüktür.

· Kireçlenmeyi önler. Çünkü, şebeke suyunun içermiş olduğu kireç Hydromx oranı kadar azalmış olduğundan kirçlenmenin sisteme verdiği zaralı etkilerden korur.



Ne kadar Hydromx kullanılmalıdır?

Sistem içine sistemin alacağı su miktarının yarısı kadar Hydromx eklenip, şebeke suyu ile tamamlanır.



Isınma sistemine %50 oranından daha fazla Hydromx eklendiğinde daha fazla verim alınır mı?

%50 oranının üzerinde Hydromx eklendiğinde sistem daha verimli hale gelmez.



Isınma sistemine %50 oranından daha az Hydromx eklendiğinde verim alabilirmiyim?

Etkin madde azaldığından, Isınma sistemine %50 oranından daha az Hydromx eklendiğinde verim azalır.



Hydromx ısınma sistemine nasıl aktarılıyor?

Hydromx ısıtma sisteminin tahliye vanasından veya Peteklerin boşaltım vanasından aktarılır.



Isınma sistemine aktarılan Hydromx’in Zamanla azalıp azalmadığını nasıl anlarım?

· Sistemin verimi azalır. (b.k.Isınma sistemine %50 oranından daha az Hydromx eklendiğinde verim alabilirmiyim?)

· Hydromx Yetkili Servisiniz PH oranını ölçümler.



Hydromx’si ısınma sistemine kendim aktarabilirmiyim?

Hydromx Yetkili Servis elemanları uygulamayı yapmalıdır çünkü sistemin doğru çalıştığı tesbit edilmeli ve sistem içindeki şebeke suyu miktarı ölçülmelidir.

Hydromx’si nerden satın alabilirim?

· Hydromx’si www.hydromx.com dan bulunmuş olduğunuz bölge bayisin, tespit edin

· Hydromx’si (0216) 386 6633 no’lu telefondan Hydromx Merkezi arayabilirsiniz.



Hydromx insan sağlığına zarar verir mi?

Hydromx Kimyasal bir Maddedir. Uzun süre maruz kalınmadığında zarar vermez fakat alta sıralanmış önlemler dikkate alınmalıdır.

· Hydromx içilmez, içme ve kullanım sularına karışmamalıdır.

· Isıtma sisteminin sızdırması durumunda , eldiven (Bulaşık eldiveni v.b.) kullanılarak müdahile edilmelidir.

· Hydromx, Cilde temas ederse, sadece bol su kullanarak yıkanmalı, sabun v.b. temizlik ürünler kullanmamalıdır.

· Hydromx, Göze temas ederse bol su ile yıkanmalıdır.




http://www.merkez-servi...in/links.asp?link_ID=13

ben daha önce antifirizi çok düşündüm ama yaptığım araştırmalar neticesinde antifirizi uygun görmedim.
ama şimdi böyle bi altarnatif ortaya çıktı acaba Hydromx denilen bu sıvının kimyasal özellikleri nedir.


_____________________________

Eskişehir'liler ve Eskişehir'de yaşayanlar


3149 Mesaj
8 Kasım 2008; 14:58:27 


quote:

Orjinalden alıntı: hsk tekno

ARKADAŞIM SEN BU İŞ İÇİN BUNDAN İYİ Bİ YERE GELEMEZDİM.şu an babamlar bu iş üzerine uğraşıyor.dediğin sıvıyı bulmak için 5 senesini verdi ve buldu.patent hakkını aldı.tabi sana doğal olarak içinde kullanılan maddeleri söleyemem.fakat istersen sana bunu ulaştırabilirim.cep tel 0555_640_10_33.
90 m kare bi daire için verdiğimiz fiyat 150 ytl.dirkullanılan sıvı 50 litredir.bar basıncanı ise şebeke suyu ilave ederek tamamlıyorsun.bu sistemi servisimiz gelip eve uyguluyor ve gözünüzün önünde test ediyor .ürün üniversite raporludur.
SAYGILAR...

bu konuyu biraz açarmısınız sanırım aynı şeyden bahsediyoruz


_____________________________

Eskişehir'liler ve Eskişehir'de yaşayanlar


2803 Mesaj
8 Kasım 2008; 15:30:42 

evet arkadaşım az önce bende karşılaştım trt de gördüm lakin misafir vardı ilgilenemedim, sonra nette haberturk te dolaşırken bu http://www.haberturk.co...1&cat=130&dt=2008/11/08 konuyu buldum, inşallah dedikleri gibidir ve %35 gibi ciddi rakamdır ki, faturaların 1/3 ü oranında daha az gelmesi demektir bu durumda. yalnız o değilde en iyi tesisatta bile kışın ortasında su ilavesi yapmak gerekiyor, bu demekki yılda iki kere su takviyesi yapıyoruz, e o zaman bu sıvının yoğunluğu azalacak aynı zamanda verdiğimiz 300 ytl de buhar olacak. peki nerde kaldı tasarruf ???


3149 Mesaj
9 Kasım 2008; 16:38:24 

araştırmaya devam


_____________________________

Eskişehir'liler ve Eskişehir'de yaşayanlar


2156 Mesaj
10 Kasım 2008; 23:32:47 

tesisatta kullanılacak sıvının cinsi, enerji tasarrufu yapmaz. en ekonomik ve ekolojik sıvı olan suyu tercih edin.

enerji tasarufu içn para harcayacaksanız ,yalıtıma harcayın.


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
11 Kasım 2008; 0:27:14 

Çabuk ısınan sıvı çabuk soğur arkadaşlar. Kombinin sıvıyı ısıtmak için harcadığı ısı evin ısınmasında kullanılıyor. Kullanılan sıvı çabuk ısınırsa kombi sıvıyı belli sıcaklığa getirmek için daha az enerji harcar ama sıvı sudan daha çabuk soğuyacağı için suyla çalışacağından daha sık çalışır. Yani değişen bir şey olmaz. Bu verilen ürünün açıklamasında bu tür ürünlerde her zaman yapıldığı gibi laf salatası yapılmış. Nükleer santrallerde de buna benzer sistem kullanılıyormuş pH'ı yükselterek kazantaşı (kireç) oluşumunu önlüyormuş. Bir kere kireç yüksek pH'da oluşur düşük pH'da kireç çözünür.


2635 Mesaj
11 Kasım 2008; 11:55:54 

sistemdeki akışkanın cinsi ev kullanıcısına fayda sağlamaz. o yüzden bunu boşuna düşünmeyin. kaldı ki kışkanı değiştirseniz bile kombinin içindeki pompayı ,tüm basınç değerlerini üzerinde barındıran kombinin elektronik devresini değiştirmeniz gerekir ki başta da söylediğim gibi bir kazanç elde edemezsiniz. ekonomik ısınmanın yolu öncelikle yalıtımdan geçer. evin dış cephelerini straforla kaplayın.dış cepheyi yaptıramıyorsanı evin içinden dış taraflara bakan duvarları straforla kaplayın.camları çift cam yapın.yapamıyorsanız , cam altlarını süngerleyin. kullandığınız kombi yoğuşmalı olsun. ama devletin , kendi kurumlarının borçları yüzünden vatandaşa ittirdiği zam yüzünden en doğrusu kaçak elektrik kullanmak


_____________________________



 
6 Mesaj
12 Kasım 2008; 2:10:30 

İzolasyon evlerimizin önemli bir eksiği bunu kimse inkar edemez , fakat kombide alevin eşanjörü ve dolayısı ile içinde gezen sıvıyı ısıtması sırasında ısıyı sudan daha çabuk soğuran suya alternatif bir sıvı kullanımı bana oldukça mantıklı geldi şöyleki ; dikkat ederseniz kombilerimizin bacası sıcaktır bu durum bize bacadan ısı enerjisi kaybettiğimizi gösterir , yani biz yaktığımız gazın oluşturduğu ısıyı suya tam olarak veremeden kaybediyoruz , bu durumun bir kaç nedeni arasında , eşanjör boyunca yükselen ısının suyu ısıtmaya zaman bulamadan eşanjör ortamını terk etmesinin rölünün büyük olduğunu düşünüyorum. Kısacası biz burada ısı letimi sudan daha yüksek bir sıvı dan söz ediyoruz bu sıvı kombiden daha hızlı aldığı ısıyı radyatörde de daha hızlı verecek ve kombiye olabildiğince soğuk dönerek dönüşteki borularda daha az ısı kaybı oluşturacak bir akışkan... Fakat piyasaya böyle bir ürün sunmuş olan firmanın sitesinde ürünü için yaptığı geç soğuyan nitelemesi ürüne olan güveni sarsacaktır çünkü geç soğuma istenmeyen bir durumu ifade ediyor. Saygılar...


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
12 Kasım 2008; 9:56:40 

Kombi direk olarak suyu ısıtmıyor önce kombinin su haznesi ısınıyor ve bu ısı içindeki su tarafından emiliyor. Bacadan çıkan sıcak gazın sorumlusu su değil gazlarla temas eden su haznesinin yapıldığı madde olabilir.


14 Mesaj
12 Kasım 2008; 12:45:47 

sayın ARKADAŞLAR,
Bursa da 106 villalık bir site yöneticisi olarak ürünü kullanmak niyetine girdik. Ama aşağıda HYDROMX DEN önce aynı iddia ile ortaya çıkan alfa x ile ilgili bilimsel tartışmaları okuyunca bu konuda daha detaylı araştırma yapmaya karar verdik.

1. iddaa sahibi forumda diyorki
"Söz konusu sıvının sudan daha iyi bir akışkan olması başka birşey -Buna itirazım da olmaz- bu sıvıyla ısı tasarrufunun yapıdığını iddia etmek başka birşey. Suyu da şartlandırısınız en azından benzer bazı özellikleri elde edebilirsiniz.
Sapla samanı birbirine karıştırmayalım lütfen. Söz konusu akışkanın diğer tüm akışkanlar gibi sadece ısıyı taşımaktan başka bir işi ve özelliği olamaz.

Bu iddia sahiplerine soruyorum:

Bir akışkanın taşıyacağı ısı miktarı

Q = V * Cp * ro * ( Tg - Td)

Burada

Q: Isı Miktarı (W)
V: Sistemdeki akışkanın hacimsel debisi (m³/s)
Cp: Akışkanın özgül sısısı (J/kg.K)
ro: Akışkanın yoğunluğu (kg/m³)
Tg: Akışkanın gidiş sıcaklığı (°C)
Td: Akışkanın dönüş sıcaklığı (°C)

formülüyle belirlenirken.Lütfen bana bu formül üzerinden (yada bildiğiniz başka bir formül varsa onun üzerinden) bu tasarrufun nasıl sağlandığını anlatınız.
Bilimsel olarak Mühendisler, olayları teknik olarak sorgulayarak yaklaşır. Pozitif bilimlerde deney ve gözlem sonuçları esasdır. Bu deney/gözlemler belli kuramları esas alır. Termodinamik ve Isı Transferi Kuramları konuyla ilgilidir. Ayrıca enerji ve madde balansıda kimyasal reaksiyonlarda esasdır. Şimdi Termodinamiğin 1. kanunu madde enerji sakınımına göre bu sıvı nasıl verimi artırır? bunu teknik olarak nasıl izah ediyorsunuz?
2. iddia sahibi diyorki
ürettiğiniz sıvının sadece ısı tasarrufu yaptığı iddiası ile ilgileniyorum. Başka alanlarda kullanılışı, kimyasal yapısı meslek olarak beni ilgilendirmiyor. Bu sıvının yaklaşık %30 ısı tasarrufu yaptığını iddia ediyorsunuz. Isıtma sistemlerinde ısı taşıyıcı akışkanların kimyasal özellikleri bu işlem için yapılan hesaplara parametre olarak girmemektedir. Sadece akışkanın C ısınma ısısı parametre olarak girer, ama bu da akışkanın hem ısınması hem de soğuması esnasında değişmediği için sonuca etki etmez.
Yani kütlesi m, ilk durumdaki sıcaklığı t1, ikinci haldeki sıcaklığı t2 ise
bu suvının ortamdan aldığı yada verdiği ısı q=C.m.(t2-t1) dir. Burada sadece C akışkanın fiziksel özelliğidir. Bu da sabittir.
Bu nedenle; Bir akışkanın bu şekilde ısı tasarrufu yaptığı iddiasını ciddiye almam mümkün değildir. Böyle bir laboratuvar düzeneğinin olduğunu sanmıyorum.
Böyle kurum ya da kişilerin öncelikle Termodinamiğin yasalarını yeniden yorumlamaları ve bu konuda bilimsel çalışma yapaları gerekir. Zira bu, bu yasaların değişmesi, bilimsel devrim anlamını taşır."

........diye tartışıldı 2 yıldır alfa x hakkında . yukardaki yorumlar doğalgaz tesisatı ile uğraşan makina müh.leri tarafından yazıldı bende alıntı yapıp size yolluyorum. bu tartışmanın son vardığı nokta ise şu oldu

TC
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü



Sayın.............,

11.01.2008 tarihli başvurunuzda bahsi geçen; Özen Kimya Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yayımlanan "Alfa x ile %30 Tasarruf" başlıklı reklamlar ile ilgili olarak Reklam Kurulu'nun 14.10.2008 tarih ve 157 sayılı toplantısında yapılan görüşme ve değerlendirmeler sonucunda; söz konusu reklamların, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un değişik 16'ncı maddesine aykırılığı dolayısıyla aynı Kanun'un 17 ve 25/8inci maddeleri uyarınca anılan reklamların durdurulması cezaları uygulanmasına karar verilmiştir.



Bilgi edinilmesini rica ederim. 20.10.2008

Kutlu KÖYCÜ
Tüketici ve Rekabet Uzman Yrd


şimdi ne olacak?


_____________________________

Vatan Toprağı Kutsaldır, Kaderine Terkedilemez...


 
2716 Mesaj
12 Kasım 2008; 14:58:58 

ısı yönünden bakarsak zaten arkadaşlar açıklamış,tamamen yalan.

ancak yoğunluk farkı bize pompalamada enerji kazandırabilir.


_____________________________



 
6 Mesaj
12 Kasım 2008; 17:56:13 


quote:

Orjinalden alıntı: vasago

Kombi direk olarak suyu ısıtmıyor önce kombinin su haznesi ısınıyor ve bu ısı içindeki su tarafından emiliyor. Bacadan çıkan sıcak gazın sorumlusu su değil gazlarla temas eden su haznesinin yapıldığı madde olabilir.

Öncelikle ilginize teşekkür ederek yazıma başlıyorum. Kombinin içindeki su haznesi eşanjör olarak isimlendirilir , su bu bölgede ısıyı alıp radyatörlere döner böylece ısı sirkülasyonu sağlanır. Kombinin eşanjör yapısını hem şekil hemde kullanılan madde olarak değiştirmek mümkün olmadığına göre ısıyı taşıyan akışkanın kimyasal ve fiziksel özellikleri üzerinde kafa yorulabilir; biraz düşünelim Q=mc(t2 - t1) formülünde Q , m kütleli c özısıya sahip maddenin t1 sıcaklığından t2 sıcaklığına ulaşaması için ortamdan alması gereken ısı miktarını ifade eder, şimdi 1 gram suyun sıcaklığını 1 derece yükseltmek için 1 cal ısıya kullanılır bu aynı zamanda suyun öz ısısını ifade eden tanımdır , öz ısısı sudan yüksek olan bir sıvı kullanılırsa daha az miktardaki sıvı ile daha çok ısı taşınmış olmazmı bu durumda eşanjör içinde su yerine öz ısısı 1 den fazla olan sıvı bulunursa aynı ortamdan birim zamanda daha fazla ısı alamazmıyız buda bacadan kaçan ısının sisteme kazandırılması anlamına gelmezmi ?
Ben reklamlara pek kıymet vermeyen önce kendi bilgi ve mantığımda değerlendirme yapan biri olarak iyi izolasyonun yanı sıra ısının taşınması üzerinde de düşünülmesi gerektiği kanısındayım. Teşekkürler


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
12 Kasım 2008; 19:36:55 

Gözden kaçırdığınız nokta şu, ısıyı ilk önce eşanjörün kendisi alıyor ve daha sonra içindeki sıvıya iletiyor. Eşanjörün içindeki sıvının olaya çok etkisi yok çünkü sıvı ısı transferini eşanjörden yapıyor yani sıvı istediği kadar hızlı ısınsın istediği kadar çok ısı alabilsin eşanjör ne kadar çabuk ısınıyor ve bacadan çıkacak gazlardan ne kadar çok enerjiyi transfer edebiliyorsa sıvıda ancak o kadar ısınabilir.


 
641 Mesaj
12 Kasım 2008; 19:41:58 


Böyle bir şeyi anlamanın en güzel yolu aynı şartlarda iki farklı sistemi (hydromixli ve mixiz ) deneyip karşılaştırmaktır. Böyle bir deney raporu varsa en iyi açıklama bu olur.

Rosivorun açıklamalarına ben de biraz katkıda bulunayım. Kalorifer sisteminde iki tane eşanjör yani ısı değiştirici vardır. Biri odadaki radyatör diğeri ise kombideki üstünden sıcak alev ve gazların dolandığı eşanjördür(ismini bilmiyorum). Bu iki eşanjörde ısıyı bir akışkandan alıp diğerine verir. Eşanjörlerin belli verimleri vardır.

Şekildeki gibi basit bir eşanjör düşünelim. İç içe iki borunun dış tarafından 80 C su akıyor, iç taraftan 20 C su. Bu 20 C su asla 80 C ye çıkmaz ama 75 C ye çıkabilir mesela. 80 C giren su da diğer taraftan 25 C de çıkabilir. Eğer bu eşanjörde soğuk su çıkışta 80 C ye çok yakın çıkıyorsa bu eşanjör çok verimli bir eşanjördür. Çünkü sisteme giren 80 C sıcak suyun enerjisinin büyük kısmı avami bir tarifle emiliyordur.

Peki o zaman tüm eşanjörler niye yüksek verimli yapılmıyor. Eşanjörün verimini belirleyen belli şeyler vardır. Mesela kullanılan malzemenin iletkenliği bir etkendir. Bakır kullanmakla çelik kullanmak arasında büyük fark olur. Yine kalın bir bakırla ince bakır arasında iletkenlik farkı vardır. Akışkanların hızları konveksiyonla olan ısı transferini artırdığı için bir etkendir. Türbülans bir etkendir.

Ve akışkanın iletkenliği de bir etkendir. Su kullanıldığında belirli bir verime sahip olan bir eşanjör daha iletken ve aynı akıcılıkta bir sıvı kullanılarak daha verimli hale getirilebilir.

Burada esas mesele şu an suyla çalışan sistemlerimizin verimliliğidir. Bana göre eğer verim %80-90 civarındaysa zaten bunu tahminen en fazla %5 artırabiliriz. Ancak verim düşükse konulacak sıvının sistem verimini artırma gibi bir şansı vardır.

Diyebilirsiniz ki kombideki eşanjörleri yüksek verimli tasarlamışlardır, verim yüksek olmalıdır. Olmak zorunda değil. Çünkü bir kombiyi 2, 3 m uzunlukta yapamazsınız. Yapabilseniz belki doğalgazdan çıkan enerjinin çoğunu sömürebilirdiniz.


0


Ekteki dosya (1)


_____________________________



 
12 Mesaj
26 Kasım 2008; 20:08:38 

Reklamda hydromix sıvısının ısı taşıyıcı sıvının ısınma ısısının yüksek ve ısı iletkenliğinin yüksek olduğunu vurgulamışlar.

peki kuladığımızda ne olur?

1. ısınma ısısı yüksek ise birim sıvının taşıdığı ısının yüksek olması anlamına gelir.
örneğin 1 kg su 1 derece sıcaklık değişimi için 1000 cal. gerektiriyor bu sıvı daha fazla gerektiriyor.
(ne kadar yüksek? değer yok) teoride bu sıvıyı kullandığımızda daha düşük pompa işi ile aynı miktar ısıyı transfer etmemiz mümkün, ancak pratikte kombimizde uygun ayarı bulmamız mümkün olmadığından imkansız.

2. ısı iletkenliği yüksekmiş (ne kadar yüksek ? )
ısı iletkenliği yüksek akışkan kullanınca aynı ısı değiştirgecinde ısı transferinin daha çabuk gerçekleşmesi anlamına gelir. sonuçta akışkanın ısı değiştigecini çıkış sıcaklığı artar, baca gazı çıkış sıcaklığı düşer. ve belirli bir tasarruf sağlanmış olur.

ancak aynı etki ısı değiştirgeci boyutunu biraz büyüterek de elde edilebilir. oysa kombilerimizde yer sıkıntısı olmamasına rağmen ısı değiştirgecinin boyu 1 karışı geçmez.... NEDEN...
baca gazının sıcaklığının belli değerlerin altına inmesi istenmez... düşen sıcaklıkla beraber baca gazı içerisindeki su buharı ve sülfat bilesikleri yoğuşur. yoğuşan su buharı içine sülfür girince sülfürik asit meydana gelir, kombi bacası ve ısı değiştirgecini koroze eder, damlama ile bu su kombinin çeşitli yerlerini (değdiği yeri) kısa sürede bozar.

yoğuşmadan etkilenmeyen kombilerde vardır "yoğuşmalı kombiler" bu özellikleriyle oldukça ekonomiklerdir.
ancak fiyatları normal bir kombinin 2 katı civarındadır.

sonuç: bu sıvı kullanıldığında normal kombimizin verimi %92 iken yoğuşmalı kombi verimine %109 yaklaşacak ( yani max tasarruf %18 olabilir ki hiç sanmıyorum) ancak kombimizi 2 sene içinde çöpe atmamıza neden olacaktır.

eğer kombimiz zaten yoğuşmalıysa ısının hızlı iletilmesi sebebiyle bir miktar ekonomi sağlanabilir ( % 1 olsa iyi )ancak kombi üreticisinden garantisini bozmayacağına ve zarar vermeyeceğine dair söz almak gerekir.

not: bu tip sıvılar icat edilemezler zira bir benzerini 1990 lardan beri üretilen araçlarımızda soğutma sıvısı olarak uzun zamandır kullanmaktayız. fiyatlarıda öyle 250 ytl falan değil. :)
( motor soğutma sıvısı sadece antifiriz li su değildir )


_____________________________



9705 Mesaj
27 Kasım 2008; 10:48:16 

Olayı işin özünü iyi bilinler özetlemiş , yapılan reklamların içeriğini düşürnirsek olay ticari dolandırıcılık kapsamına giriyor aynen motor üzerinde oynama yapmadan yakıt tasarrufu yaptığı iddaa eden satıcılar gibi.

Isı transferinde verimi artırmak başka bir konudur , kombiden yakıt tasarrufu yapmak başka bir konudur.Eğer ürün pazarlanırken peteklerinizin verimini artırıyor daha çabuk ısınıyorsunuz derseler buna kimsenin itirazı olmayacaktır. Ancak yakıt tasarrufu dediğinizde yakılan yakıntın ısı kapasitesini artırmak yakıtın daha verimli yanmasını sağlamak ve bacadan atılan gazın ısısını düşürmek gibi ana başlıklar dışında seçenek yoktır.
Bu başlıklara kısaca değinmek istiyorum,

1-Yakıtın daha verimli yanmasını sağlamak .

Bu konu tamemen kombinin tasarımı ve alevin oluşmasında ki combustion parametreleri ile alakalıdır.Sonuçta elimizdeki gaz metan gazıdır ve formülü bellidir CH4 içinde ek katkılar yoksa verimi etkileyecek şey kombinin içine alınan havanın karışımdaki oranıdır .Yani kısaca hava yakıt karışımıdır.Bu satılan maddenin olaya hiçbir katkısı olamayacğı için kapsam dışındadır.

2-Yakıtın ısı kapasitesini artırmak ,

Bu konu da evimize gelen gazın kimyasal formülü ile alakalı bir durumdur , bazen iran gaı gelir bazen rus gazı içindeki kimyasal formüller ufak tefeek değişmekte olsa bile kalorifik değerler açısından min bir oran garanti edilmiştir.Botaş bunu denetlemektedir.Dolayısı ile satılan ürünün bu gazın içeriğini değiştirmesi mümkün görülmediği için kapsam dışındadır.

3- Bacadan atılan gazın sıcaklığına etki,,
Bu konu da dolayluı olarak sistemden çekilen ısının hızını artırarak bir etkide bulunmak mümkündür.Bunu bazı arkadaşlarımız çok güzel açıklamışlar tekrar etmeye gerek görmüyorum, anak şurasını bilin ki kombiler tasarım edilirken bacadan giden gazın ısısını zaten belirli bir değer olarak görürler ve bu tasarımda belirlenir.Birisi çıkar da bu gazın sıcaklığını düşüren uydurma projeler yaptım derse kombiye zarar verecektir.neden diye aklından geçirenler için biraz bilgi vermek doğru olacaktır,

Sonuçta biz bir soba yakmıyoruz yani ''natural convection '' konu başlığının kapsamını oynamıyoruz ve yakılan gazın ısısını eşanjör ile sistemden ısı transferi yapmaktayız.Ancak eşanjör verimliğini artımanın da tasarım aşamasında belirlendiğini unutmayınız. Yani sistemi tasarlayanlar sanki bakırdan veya başka metaryellerden bunu yapmasını bilmiyorlar mı ki , birileri çıkıp da bunun verimliliğini artırıyor gibi abuk sabuk açıklamalarda bulunmaktadır, çok bilgisizce yapılmış açıklamalar.(satıcı firmayı kasdediyorum) ejanjör yüzey alanı ile ve kalınlığı ile oynanarak malzeme seçimi yapılmaktadır ve baca gazı scıkalığı da elinizdeki verilerden bazılarıdır.Siz baca gazının sıcaklığı azaltrsanız bir sürü istenmeyen korozyon problemleri ve yanma verimliliğini etkileyen şeylere neden olur hatta gaz zehirlenmeleri için hayatınızıkaybetmeniz mümkündür.Ülkemizde o kdar çok insan hayatını hiçe sayan ürün vardır ki aklınzı şaşar ,bir araştırmaya başlasanız mideniz bulanır.

Baca gazı sıcaklığı düşmesi demek atılan gazın sıcaklığı ile ise transferidir ancak bunu kontrollü olarak yaparsanız mümkündür, dolayısı ile açık olan bu konju başlığı için yoğuşmalı kombiler icat edilmiştir.

Yoğuşmalı kombide eğer bu tür bir kimyasal kullanılır ise baca gazı sıcklığüoı daha da düşeceği için yanhma verimi değişecek ve istenmeye CO gazı kombini altından azar azar evin içine yayılacaktır.Kombilerinizin altı açıktır ve evin içinden altıkları hava ile çalışırlar ve bunun için evin camlarına hava kanalları takılması zorunludur.Tek istisnası hermetik tabir edilen dışarıdan temiz hava alan ve atan sistemlerdir.(bunda da bazı sakıncaları vardır)
Sonuç olarak yanma verimi tasarlanmış şartların dışına çıkmak evin içind istenmeye ara yan ürünlerin oluşmasına ve sizleri küçük çoçok veya en hayvanlarını zehirleyecek koşuları üretecektir.böyle bir olasılık vardır ve bu nedenle su dışında ısıttanferini hızlandıracak veya yavaşlatacak şeyler eğer baca gazı çıkış sıcaklığını değiştirise bahsettiğim beklenmeyen(aslında beklenmesi gerekir) durumlar oluşabilecektir.

Bu durum engellenemez mi , tabii ki her şeyin mühendislikte çözümü vardır eeğr kombi firmaları böçyle bir kimyasalı kullansalar buna göre tasarım yapacaklar ve ejanjör büyüklüğünü belki azaltarak veya fan hızını artırıp azaltarak durumu kontrol edebilecektir.Bütün herşey tasarım şartlarına müdahale edilmesi hususudur.



_____________________________




 
10 Mesaj
22 Aralık 2008; 22:50:30 

Peki bu kadar yazıdan sonra alfa-x ve hydromx solusyonların kullanan aramızda birileri var mıdır?fiili durumda kazanc sağlayan birileri varsa lütfen burda durumunu dile getirebilir mi?zira firmalar halen aktifler.tşk.


_____________________________



 
15 Mesaj
26 Aralık 2008; 2:07:49 

eğer pratikte bir tasarruf sağlıyorsa bunun bir açıklaması olmalı,
mesela:
-suyun içinde çözünen gazlarla alakalıdır,
-iki veya daha fazla sıvıdan bir karışım bambaşka özellikler gösteriyor, toplam hacim artabilir veya tam tersi azalabilir, ısıl davranışları değişebilir
-moleküler bazda daha karışık etkileşimler olabilir..vs...vs
bütün bunları anlamak için o maddeleri pratikte test etmeli belkide
Sonuçta ; pompadan ve baca gazlarından enerji kazanımı olabilir..ama çok yüksek miktarlarda olmaz sanırım ..ayrıca kireçlenme ve krozyon açısından kalorifer tesisatı ömrünü uzatabilir.



 
222 Mesaj
17 Aralık 2009; 11:41:28 

arkadaslar en son sonuç nedir

kaloriferin içine ne sıvı atalım ??



_____________________________



 
1 Mesaj
11 Nisan 2010; 22:58:11 

mrhb arkadaşlar eğer ben elektirkli kat kaloferinde şuanda piyasada bulunan kat kaloriferlerine göre yarı yarıya tasaruf sağladığımı idda edersem mantıklı olurmu yada ne düşünürsünüz diye merak ediyorum


_____________________________



1447 Mesaj
11 Nisan 2010; 23:56:01 

Mantıklı bir açıklama yaparsan ona göre düşünürüz.


_____________________________

Kafalarda hesaplar yapılır ve mesafeler konur, fakat bu kalp unutmaz, unutamaz ki zaten her kalp yıkılır ancak yenisi bulunamaz bir mesken, her anım birini özler, rüyada yolunu gözlediğim, düşünceler ve benliğimle canlanır tüm hatıralarım, bitince yalnızım, gözümü açtığımda kalmışım yanımda ailem ve birde arkadaşlarım....
Canon EOS 40D, Tamron 17-50mm F/2.8 Di-II XR IF AF, Canon EF-S 55-250mm f/4-5.6 IS II, Canon EF 50mm f/1.8 II, Helios 44m-7 58mm f/2.0, Super Paragon 135mm f/2.8
Canon 60D'm çalındı seri no:2021202816


1447 Mesaj
12 Nisan 2010; 23:31:24 

Yakınındaki bir üniversitenin ilgili (hangisi olabilir düşünüyorum halen) bölümüne giderek projeni anlatabilirsini yada onlarla birlikte çalışabilirsin, bu alanda yeniyse patantini de alırsın.

Üstü kapalı biraz bahseder misin sistemin nasıl çalıştığından falan?


_____________________________

Kafalarda hesaplar yapılır ve mesafeler konur, fakat bu kalp unutmaz, unutamaz ki zaten her kalp yıkılır ancak yenisi bulunamaz bir mesken, her anım birini özler, rüyada yolunu gözlediğim, düşünceler ve benliğimle canlanır tüm hatıralarım, bitince yalnızım, gözümü açtığımda kalmışım yanımda ailem ve birde arkadaşlarım....
Canon EOS 40D, Tamron 17-50mm F/2.8 Di-II XR IF AF, Canon EF-S 55-250mm f/4-5.6 IS II, Canon EF 50mm f/1.8 II, Helios 44m-7 58mm f/2.0, Super Paragon 135mm f/2.8
Canon 60D'm çalındı seri no:2021202816


 
9 Mesaj
29 Mart 2012; 17:46:28 

KİMDEN:
Prof. Dr. Yunus Çengel*
Nevada Üniversitesi (ABD)

KİME:
Ofismühendis Forumu (Her türlü kullanım ve dağıtım serbesttir)

KONU:
HYDROMX ve BENZERİ SIVILAR HAKKINDA BİLİMSEL GÖRÜŞ

*Prof. Dr. Yunus Çengel ABD Nevada Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde 1984’ten beri (şimdi emeritus statüsünde) öğretim üyesidir. Yazmış olduğu ‘Heat and Mass Transfer: A Practical Approach’ adlı ısı transferi ders kitabı ([Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]) Türkçe (baskıda) dahil bir çok dile tercüme edilmiştir, ve başta ABD olmak üzere tüm dünyada mühendislik fakültelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kendisinin konuyla ilgili hiçbir firmayla bir ilişiği yoktur.

Son zamanlarda İSTANBUL PAZARLAMA A.Ş. tarafından kaloriferli ısıtma sistemlerinde %35’e varan yakıt tasarrufu iddiasıyla piyasaya sürülen HYDROMX sıvısının reklam kampanyasına tanık olmaktayız. Bu iddia televizyon reklamlarıyla beraber firmanın web sayfasında ([Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]) da tekrarlanmakta, ve bazı üniversitelerden alınan resmi raporlarla da desteklenmektedir. Bazı kuruluşlar da kendi binalarında kalorifer tesisatlarındaki suyu HYDROMX sıvısı ile değiştirdiklerinde doğal gaz kullanımlarında gerçekten %30 mertebelerinde yakıt tasarrufu sağladıklarını ifade eden ve bu ifadelerini doğal gaz saatlerindeki ölçüm rakamlarıyla teyid eden imzalı yazılar vermektedirler. Üretici firma “enerji tasarrufu solüsyonu” adını verdikleri HYDROMX sıvısının su ile belli bir oranda karıştırılarak kullanılmasını tavsiye etmekte, ve sıvının donma ve kaynama noktalarını -30°C ve 198°C olarak vermektedirler. HYDROMX sıvısının ısıl iletkenliğinin suya göre daha yüksek olduğu ifade edilmekte, ve yakıt tasarrufunun sırrı da “Isı iletkenliği yüksek bir kimyasal olan HYDROMX, sudan daha hızlı ısındığı ve geç soğuduğu için kalorifer sistemlerinde %35’e varan yakıt tasarrufu sağlamaktadır” olarak verilmektedir. Yakın geçmişte de basında kaloriferlerde radyatör sıvısı içine konduğunda %40 tasarrufu sağlayan “nano bor” diye bir sıvının geliştirildiği haberleri çıkmıştı. Aşagıda mühendisliğin temel bilimleri ışığında 10 madde halinde gösterildiği gibi bu iddiaların gerçek olması mümkün değildir, ve bu tür iddialarla ortaya çıkan ürünlere rağbet edilmemelidir.

1. İçinde yaşadığımız evrende en temel kanunlardan birisi, belki de en birincisi, enerjinin ve onun da bir şekli olan maddenin korunumu prensibidir. Bir yakıt yandığı zaman elde edilebilecek ısı enerjisinin miktarı o yakıtın ısıl değeridir, ve bir ısıtma sisteminde bu ısının kalorifer sıvısına aktarılan kısmı da o sistemin veriminin bir ölçüsüdür. Örneğin bakım ve ayarları düzenli olarak yapılan doğal gazlı ısıtma sistemlerinde bu verim %85’in üzerindedir (geri kalan %15’lik kısım kazan yüzeyleriden küçük miktardaki ısı kaybını ihmal edersek bacalardan sıcak gaz olarak dışarı atılır), ve yoğuşmalı sistemlerde bu oran %95’in bile üzerine çıkar. O zaman burada sorulması gereken ilk soru: Kurtarılabilecek enerji oranı %15 iken bu %35 nereden gelmektedir? Yani “mükemmel” bir ısıtıcı mevcut ısıtıcılara göre %15 cıvarında bir yakıt tasarrufu sağlıyabilir (ki bunu zaten fiatı yüksek olduğu için kullanımı çok yaygın olmayan ve baca gazlarındaki su buharını bile yoğuşturarak ısısını alan yoğuşmalı kombiler mükemmele yakın olarak yapmaktadırlar). Doğruluğu 150 yılı aşkın bir süredir binlerce deney ve tecrübeyle en küçük şüpheye yer kalmıyacak kesinlikte kanıtlanmış olan enerjinin korunumu kanununun bu tür %35 veya %40’a varan yakıt tasarrufu iddialarına karşı tutumu kesin bir red cevabıdır. Nasretrin Hoca’nin eve getirdiği 2 kiloluk eti komşularıyla yeyip suçu kediye atan karısına kediyi tartıp 2 kilo geldiğini göstererek dediği gibi, “Hanım, bu 2 kilo bizim et ise, kedi nerede? Yok eğer bu 2 kilo kedi ise, et nerede?”

2. Kombi veya endüstriyel kazanlar gibi ısıtma sistemlerinin verimlerini ve verim değişimlerini ölçmenin tüm dünyadaki standard yolu baca gazı sıcaklığını ve gaz karışımı bileşenlerinin oranlarını ölçmektir. Bu basit yaklaşımın dayanağı da yine enerjinin korunumu prensibidir: Yakıtın yanmasıyla açığa çıkan ısı enerjisinin bacadan kaçmayan kısmı, kalorifer sıvısına iletilen kısma eşittir (daha hassas hesaplarda kazan yüzeylerinde oluşan küçük miktardaki ısı kayıpları da dikkate alınır). Fiatı bir kaç bin lira olan modern baca gazı analizörleri sensör çubukları kazan çıkışında bacada var olan (veya kolayca açılabilen) bir delikten baca gazına sokularak yanma ile ilgili tüm bilgiler – baca gazlarının sıcaklık ve yüzdelik oranlarından verime kadar – bir kaç dakika içinde güvenilir olarak elde edilebilir. Gaz analizörleri baca gazlarındaki oksijen oranını da verir, ve bu oranının hava-yakıt oranını ayarlıyarak optimum değere getirilmesini (ki doğal gazda %2-3, sıvı yakıtta %3-4, katı yakıtta %5-6’dır) ve sistemin en yüksek verimde çalışmasını sağlar. Tahmin edilebileceği gibi baca gazı sıcaklığı ile verim ters orantılıdır. Baca gazı sıcaklığı ne kadar düşükse, o sistemin verimi o kadar yüksektir. O yüzden HYDROMX veya diğer sıvılarla ilgili yakıt tasarrufu iddialarını ölçmek çok kolaydır: Bakımı ve ayarları yapılarak optimum yanma şartları sağlanmış sistemin baca gazı sıcaklığı önce mevcut sıvısıyla çalışırken sonra da test edilecek yeni sıvı ile çalışırken ölçülür. Aradaki sıcaklık farkının (eğer varsa) karşılık geldiği verim farkı tablolara bakarak kolayca bulunabilir. Yalnız burada ölçümlerden önce mevcut sistemin flaş edilerek temizlenmesi ve testin temiz su ile yapılması (veya deneylerin yeni bir sistemde yapılması) önemlidir, çünkü kalorifer sıvısında zamanla oluşan kirlilik ısı transferini olumsuz etkiler.

3. Firma yetkilileri kalorifer sisteminde bir değişiklik yapmadıklarını, tasarrufun sırrının HYDROMX sıvısında olduğunu ifade etmektedirler. İddiaya göre hızlı ısı iletimi sayesinde radyatörün içinde bulunduğu mekan daha çabuk ısınmakta, ve brülör daha kısa süre çalıştığından daha az yakıt tüketmekte ve %35’e varan tasarruf sağlanmaktadır. Bu durumun da baca gazı sıcaklığı ile bir ilgisinin olmadığı savunulmaktadır.
Bu iddia aslında enerjinin korunumu prensibinin ihlalinin ve yoktan enerji var etmenin örtülü bir ifadesidir, ve geçersizdir – kullanıcılar aksini iddia ediyor olas bile. Bir odayı belli bir sıcaklık düzeyinde (örneğin 24°C’de) tutmanın yolu, odadaki radyatörün odanın dışarıya olan toplam ısı kaybı kadar ısıyı odaya transfer etmesidir, ve bu miktarın kalorifer tesisatındaki ısı transferi sıvısı ile hiçbir alakası yoktur – aynen günlük ekmek ihtiyacı 500 olan bir köyün fırınınındaki un tüketiminin ekmeklerin evlere ne kadar hızlı dağıtıldığı ile bir alakasının olmaması gibi. Kalorifer tesisatındaki sıvı kazan dairesinde yanan yakıttan ne kadar ısı alıyorsa, ısıttığı mekanlara da aynen o kadar ısı verir – ne fazla ne de eksik. Köydeki fırıncının ekmek dağıtımını daha hızlı araçlarla yaparak %35 un tasarrufu sağladığı iddiası ne kadar geçerliyse, kalorifer sıvısını HYDROMX ile değiştirerek %35 yakıt tasarrufu sağlandığı iddiası da o kadar geçerlidir.

4. Yukarıda izah edildiği gibi, kalorifer sistemlerinde kullanılan ısı taşınım ve transferi sıvısının (ki genellikle sudur) ısıl iletkenliği yani ısıyı daha hızlı iletebilme kabiliyeti ile yakıt tasarrufunun direk bir ilgisi yoktur. Optimum yanma şartlarında baca gaz sıcaklığına bağlı olarak verimin değişimini gösteren tablo veya grafikler hazırlanabilir. Ama kalorifer sıvısının ısıl iletkenliği ile verim arasında bu tür tablo veya grafikler hazırlanamaz. Çünkü kalorifer sıvısının ısıl iletkenliği sıvının özgül ısısı ve diğer bir çok özellik ile beraber sıvı tarafının ısı taşınım katsayısını, bu katsayı gaz tarafı ısı taşınım katsayısı ile beraber ısı eşanjörünün genel ısı transferi katsayısını, bu kümülatif katsayı da eşanjörün ısı transferi alanı ve akışkanların özgül ısıları ile beraber verimi belirler. Yani akışkanın ısı iletim katsayısının yüksek olması yüksek verim için arzu edilen bir şeydir, ama bunun verime etkisi indirek ve sınırlıdır. Bunun bir sebebi gaz-sıvı eşanjörlerinde yanma gazlarından kalorifer sıvısına ısı transferinde kısıtlayıcı şişe boynu etkisini gaz tarafının yapmasıdır. Zaten bu yüzden gaz tarafına yüzey arttırıcı kanatçıklar (finler) konur – araba ve klima radyatörlerinde olduğu gibi.

İşin ironik tarafı, HYDROMX sıvısının ısıl iletkenliği suya nazaran daha yüksek değil daha düşük olmasıdır. Firmanın web sitesindeki bir üniversite raporunda HYDROMX’in ısıl iletkenliği 20°C’de 0.218 W/m.K olarak verilmiştir – ki bu tür organik sıvılar için gayet makul bir değerdir. Ama aynı sıcaklıkta suyun ısıl iletkenliği 0.59 W/m.K’dir – yani HYDROMX’in neredeyse 3 katı. Diğer sıcaklıklar için de durum farklı değildir (örneğin 80°C’de HYDROMX’in ısıl iletkenliği 0.252 W/m.K, suyunki ise 0.67 W/m.K’dir – yani yine yaklaşık 3 katı). Su için olan bu değerler herhangi bir ısı transferi veya mühendislik el kitabından teyid edilebilir. Dolayısıyla, firmanın web sayfasında yer alan “Isı iletkenlik katsayısı suya göre daha fazladır” ifadesi gerçeğin tam tersidir. Öyle görülüyor ki ısıl iletkenliği üzerinden suya karşı yürütülen bu abartılı arguman HYDROMX sıvısının aleyhine işliyecektir.

5. HYDROMX’in web sitesine konan bir üniversite raporunda deniyor ki “Akışkana ısı yüklendiğinde akışkan ortamın ısı enerjisini diğer bir cisme aktarması akışkanın termal iletkenliği ve ısı kapasitesi ile doğru orantılıdır. Yüksek ısı kapasitesi ve termal iletkenlik akışkanın ısıyı daha az kayıpla diğer cisme iletimini dolayısıyla ısı kayıplarını azaltmaktadır. Bunun sonucu yakıttan daha yüksek ısınma verimi eldesidir.” Bu ifadelerdeki ana fikir, yani ısı taşınımının akışkanın ısıl iletkenliği ve ısı kapasitesinin (özgül ısı) artması ile artacağı doğrudur. Devamındaki “Bu verimliliğin arttırılması akışkanın ısı kapasitesinin ve termal iletkenliğinin yükseltilmesi ile mümkündür.” ifadesi de bu iddiayı güçlendirmektedir. Ancak takip eden “Isı transferi ortamı olarak hydromx kullanıldığında da yüksek ısı kapasiteli ve sudan daha iletken bir taşıyıcı ortam oluşmakta ve ısıl verimlilik %90’ların üstüne çıkmaktadır.” ifadesi ise mesnetsiz ve gerçek dışıdır.

Bir kere, raporda verimin %90’ların üzerine çıkacağı iddiasınin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. (Benzer şekilde, aynı raporun ilk paragrafındaki “Tipik özelliği absorpladığı ısı enerjisini uzun süre muhafaza etmesi ve ısı kayıplarını en aza indirerek ısıtma verimini %37’ye varan oranlarda arttırmasıdır” tezinin de hiç bir dayanağı yoktur.) İkincisi, yukarıda gösterildiği gibi HYDROMX sudan daha iletken bir akışkan değildir; tam tersine, su HYDROMX’ten daha iletkendir. Üçüncüsü ve sonuncusu, HYDROMX’in 20°C’deki özgül ısısı aynı raporda 3.13 J/g.K orarak verilmiştir ki bu değer suyun aynı sıcaklıktaki 4.18 J/g.K olan özgül ısı değerinden daha yüksek değil daha düşüktür (%25 daha düşük). Dolayısıyla, HYDROMX’in suya kıyasla daha yüksek ısı kapasiteli olduğu iddiası gerçek dışıdır. HYDROMX’in 20°C’deki yoğunluğu 1.113 g/cm3 olarak verilmiştir, ve aynı sıcaklıkta suyun yoğunluğu 1 g/cm3’tür. O zaman birim hacim başına ısı kapasitesi HYDROMX için 3.48 J/cm3.K’e çıkmaktadır, ama bu değer suyun 4.18 J/cm3.K olan değerinden %17 daha düşüktür. Gerçi HYDROMX yarı yarıya su ile karıştırıldığı zaman bu fark da yarıya yani %8.5’e inecektir. Ama HDROMX solüsyonunun sudan daha iyi değil tam tersine DAHA KÖTÜ bir ısı tranferi sıvısı olduğu gerçeği değişmiyecektir. Ayrıca, web sitesindeki “Suya göre daha erken ısınıp daha geç soğur” ifadesi de bir tezattır. Bir madde düşük özgül ısısından dolayı daha çabuk ısınır, ve aynı özelliğinden dolayı da daha çabuk soğur. Aynı ısı transferi şartlarında HYDROMX sıvısının suya göre daha hızlı ısınmasının sebebi, HYDROMX’ın sudan daha düşük olan özgül ısısıdır.

6. Yarı yarıya su ile karıştırılmış olan HYDROMX solüsyonunun birim hacim başına ısı kapasitesinin suya göre %8.5 daha düşük olmasının diğer bir olumsuz sonucu da kalorifer peteklerine birim zaman başına aynı miktarda ısı taşınması için HYDROMX solüsyonunun debisinin suya göre %8.5 daha fazla olması zorunluluğudur. Bu da sirkülasyon pompasının sulu sisteme nispetle daha yüksek devirde çalışması ve dolayısıyle daha fazla elektrik gücü çekmesi demektir. Ayrıca, HYDROMX sıvısının 20°C’deki viskozitesi web sitesindeki üniversite raporunda 0.140 poise olarak verilmiştir ki bu değer suyun aynı sıcaklıktaki 0.010 poise olan viskozite değerinin 14 katıdır. Gerçi bu fark yarı yarıya su ile karıştırılarak elde edilen HYDROMX solüsyonunda ciddi olarak azalacaktır, ama HYDROMX sıvılı sistemlerin akışa karşı olan dirençleri ve dolayısı ile aynı debi için sirkülasyon pompalarının tüketeceği gücün sulu kalorifer sistemlerine kıyasla daha yüksek olacağı kesindir. Tüketilen bu ilave elektrik enerjisi sistemde ısıya dönüşmekte, ve böylece bir miktar yakıt tasarrufu sağlıyabilmektedir. Ama bu bir kazanç değil kayıptır, çünkü pompanın tükettiği elektrikten elde edilen ısı enerjisinin birim fiatı doğalgazın yanmasından elde edilen ısı enerjinin birim fiatından çok daha yüksektir. Bu durum, sulu ve HYDROMX solüsyonlu sistemlerin verim hesaplamalarında tüketilen yakıt ile beraber şebekeden çekilen elektrik enerjisinin de dikkate alınmasının gerekli olduğunu göstermektedir. Nitekim geçmişte kalorifer yakıt ihtiyacını ciddi boyutlarda düşürdüğünü iddia eden sirkülasyon pompaları yapılmıştır, ve bu icadın korunması için ABD’den patent dahi alınmıştır. Ama dikkatli bir inceleme sonucu işin sırrının son derece verimsiz olan pompanın yüksek miktarda elektrik enerjisini ısıya çevirmekte olduğu ortaya çıkmıştır, ve aslında tüketilen toplam enerjide (elektrik+doğal gaz) hiç bir tasarruf olmadığı görülmüştür. Yani enerjinin korunumu kanunu hükmünü yine icra etmiştir.

7. HYDROMX’in üretici firmasının ürünlerini test ettirmek için üniversitelere başvurması takdire şayandır. Ama aslında basit bir analizle halledilebilecek soruların cevaplarının laboratuvarlarda aranması hayret vericidir. Kalorifer sistemlerinde olduğu gibi, taşınım ile ısı transferi son 100 yıldır yüzlerce araştırmanın konusu olmuş, ve konu ile ilgili binlerce makale yayınlanmıştır. O kadar ki taşınım ile ısı transferi konusunda öğrenilmek istenen neredeyse herşey literatürde ve hatta ısı transferi ile ilgili temel ders kitaplarında bulunabilir. Isı taşınım mekanizmasının teorik alt yapısı oluşturulmuş ve zaman içinde olgunlaştırılmıştır. Böylelikle ısı taşınımına etki eden parametreler tespit edilmiş, ve her bir parametrenin ısı transferine etkisi belirlenmiştir. Deneysel çalışmalardan elde edilen veri yığınları da tutarsız olanlar ayıklandıktan sonra ampirik (deneye dayalı) denklemlerle ifade edilmiştir. Örneğin borularda türbülant akışla ilgili sürtünme katsayısı Colebrook denklemi ile, boyutsuz ısı taşınım katsayısı olan Nusselt sayısı (Nu) da boyutsuz Reynolds (Re) ve Prandtl (Pr) sayıları cinsinden kompak olarak Petukhov ve daha sonra Gnielinski denklemleri de
gayet hassas ve güvenilir bir şekilde ifade edilmiştir. Isı taşınım katsayısı h, pürüzsüz yüzeyli bir boru içinde akan bir akışkanın ısıtılması durumunda Dittus-Boelter denklemi ile şu şekilde ifade edilmiştir:

Orjinal metinde belirtilmiştir.**

Burada V borudaki ortalama akış hızı, D boru iç çapı, ρ akışkanın yoğunluğu, c özgül ısısı, k ısıl iletkenliği, ve μ viskozitesidir (uygun birimlerde). Doğruluğu 1930’dan beri sayısız deneylerle teyid edilmiş ve artık bir klasik olmuş olan bu denklemin verdiği bilgi binlerce deneye bedeldir. Bu denklem açıkça gösteriyor ki belli çapta bir boru içinde verilen belirli bir hızda akarken ısıtılan bir akışkanın (gaz veya sıvı) ısı taşınım katsayısı, akışkanın yoğunluğu, özgül ısısı (veya ikisinin çarpımı olan birim hacim başına ısı kapasitesi), ve ısıl iletkenliği ile doğru orantılı, ve akışkanın viskozitesi ile ters orantılıdır. Başka bir deyişle, boru içinde akmakta olan bir akışkana olan ısı transferi akışkanın ısı kapasitesi ve ısıl iletkenliği arttıkça artar, ama viskozitesi arttıkça azalır. Yani ısı taşınımı için en eyi akışkan, ısı kapasitesi ve ısıl iletkenliği yüksek, ama akışa direnci temsil eden viskozitesi düşük olan akışkandır.

8. Yukarıda verilen denklemin ve tartışmaların ışığında su soruyu soralım: Acaba su mu daha iyi bir ısı transferi sıvısıdır yoksa HYDROMX mi? Bu sorunun cevabı kısaca: hangi akışkanın ısı kapasitesi ve ısıl iletkenliği daha yüksek viskozitesi daha düşük ise, o daha iyi bir ısı transferi sıvısıdır. Su ile HYDROMX sıvısının özellikleri karşılaştırıldığı zaman açıkça ortaya çıkmaktadır ki su HYDROMX sıvısından kat kat daha iyi bir ısı taşınımı ve transferi sıvısıdır, ve bu konuda hiç bir deney yapmaya gerek yoktur. Buna rağmen deney yapalım diye tutturmak, bilimden bîhaberliktir, ve binlerce deneylerden süzülerek gelmiş bilim ışığına gözünü kapatmaktır. Veya 100 yıldır bu konuda yapılan devasa miktardaki bilimsel çalışmaları yok saymaktır. Yani konuyla ilgili 100 yıllık birikimi görmezden gelip herşeye acemice sıfırdan başlamaktır. Böyle bir yaklaşımın adı bilimsellik değil, bilimsel körlük ve bağnazlıktır. Gözüyle gördüğünden başkasına inanmamaktır. Binlerce kişinin adeta bir işbirliği havasında bilimsel imece usuluyle ortaya çıkarıp sorgulama ve muhakeme ile öğüttüğü ve ayıkladığı bulgulara sırtını dönerek kendisi gibi yalnız çalışan ve birikimi kendi kişisel tecrübeleri olan zamanın gerçeklerinden habersiz bir kaç kişinin kritik edilmemiş ham ve doğruluğu test edilmemiş bulgularına rağbet etmektir.

Şu kesin bir gerçektir: 0 ile 100°C arasındaki ısıtma uygulamaları için (ki kaloriferle ısıtma sistemlerinin büyük çoğunluğunu kapsar) en iyi akışkan sudur. Yani bugün itibariyle kalorifer tesisatlarında ısı taşınımı ve transferi ortamı olarak sudan daha iyi bir akışkan yoktur. İleride suyu bu tahtından indirme iddiasıyla ortaya çıkacak olan bir sıvının ısı kapasitesi ve ısıl iletkenliği sudan daha yüksek, viskositesi ise daha düşük olmak zorundadır (daha doğrusu faktörü suyunkinden daha yüksek olmalıdır). O yüzden HYDROMX bu arenada bir yarışmacı bile olamaz.

9. HYDROMX’in donma noktası, kaynama noktası, özgül ısı, ısıl iletkenliği, ve viskozite gibi özelliklerine, ayrıca suda her oranda çözülebilir olmasına bakıldığında bize etilen glikol ve propilen glikol gibi antifriz sıvıları hatırlatmaktadır. Antifrizlerin araba radyatörleri ve güneş kollektörleri gibi uygulamalarda suya ilave edilmesinin sebebi suyun ısı taşınım ve transfer kabiliyetini arttırmak ve dolayısı ile ısı transferi performansını yükseltmek değil, donma noktasını düşürerek ve kaynama noktasını da yükselterek sistemdeki suyun donmasını ve kaynamasını önlemektir. Özellikleri HYDROMX’in özelliklerine son derece yakın olan antifrizler, ilave edilip karışım oluşturdukları suyun ısı taşınım ve transfer kabiliyetini iyileştirmezler, tam aksine kötüleştirirler. Bu, donma ve kaynama teklikesinden korunmak için ödenen bir fiattır. Zaten eğer antifriz sudan daha iyi bir ısı transferi sıvısı olsaydı, suya sadece gerektiği kadar antifriz ilave etme yerine su tamamen antifriz ile değiştirilirdi.

10. Durum böyle iken ve ısı taşınımı ile ilgili böyle devasa bir bilgi birikimini varken bunu görmezden gelerek veya yok sayarak bir akışkanın ısı transferi karekteristiklerini deneylerle belirlemeye kalkmak ve onu da gereken özeni göstermeden yapmak şaşırtıcıdır. Burada yapılmasi gereken tek deney yeni bir akışkan olduğunu varsaydığım HYDROMX sıvısının özelliklerinin belirlenmesidir. Ama bu da eksik yapılmıştır – birçok özelliklerin değerleri 20°C’de verilmiş, ama işletme sıcaklığı olan 80°C’de verilmemeişitr. Akışkan özelliklerinin belirlenmesi dışındaki yakıt tasarrufu ile ilgili deneylerin bilimsel bir tarafı yoktur, ve sonuçlar da zaten mevcut bilimsel anlayışa uygun olmaktan uzaktır. Bir ısıtma sisteminin veriminin deneysel olarak nasıl belirleneceği bellidir, ve bir sürü belirsizlik içinde bir saatlik doğal gaz tüketimi ölçümlerine dayanarak %30 yakıt tasarrufu ilan etmek ciddiye alınacak bir yaklaşım değildir. Üniversitelerdeki bilimsel çalışmaların ciddiyetine gölge düşüren ve üniversitelere olan güveni sarsan bu tür raporlar – ki bunlar arasında enerjinin korunumu gibi en temel kanunları ihlal edenler de vardır – Türkiye’de deney tasarımı ve deney teknikleri hakkında ciddi bir boşluğa işaret etmektedir. HYDROMX’in web sayfasında yayınlanan bu raporlar HYDROMX’e itibar kazandırmamakta, tam tersine hem bu ürüne hem de rapor sahibi kurumlara itibar kaybettirmektedir. HYDROMX’in özelliklerini veren kısımlar hariç bu raporlar geri çekilmelidir.

Sonuç olarak, üretici firma, HYDROMX sıvısı ile ilgili %35’e varan yakıt tasarrufu, yüksek ısıl kapasite ve ısıl iletkenliği, ve sudan daha iyi bir ısı transferi sıvısı olduğu iddialarından vazgeçmeli, ve donma ve kaynama riski olmayan ısıtma sistemlerindeki suyu HYDROMX solüsyonuyla değiştirme gayretlerini bırakmalıdır. Görüldüğü kadarı ile HYDROMX sıvısı bir antifrizden başka bir şey değildir, ve ısıtma sistemlerindeki su ile değil mevcut antifrizlerle rekabet etmeye çalışmalıdır.

Prof. Dr. Yunus Çengel


_____________________________



 
1 Mesaj
20 Nisan 2012; 16:45:40 

Bu konu hakkinda 2008 yilindan beri bir tartisma hakim forumda. Hydromx'in kendi sitesinde baktiginzda yurt disi distributorleri faaliyet gosteriyor (Fransa ve Belcika da). Yurt disina yaptiginiz herhangi bir ihracatta avrupa birligi ulkeleri en son noktasina kadar arastirma yapip ole alim yapiyolar, meyve sebze ihracatinda istedikleri degerleri bir duysaniz akliniz durur. Hele kimyasal alimi yapcaklari zaman yapacaklari arastirmayi varin siz dusunun artik. Urunle ilgili bi bilgim yok kullanmadim bundan dolayi herhangi bi yorum yapma yetkisine de sahip degilim fakat yurt disi calismalarini goz onunde bulundurursak oncelikle bi arastirma yapmamiz gerektigini dusunuyorum.


_____________________________



503 Mesaj
26 Kasım 2013; 16:35:19 

Konuyu hortlatmış olacam.....:D

Burda atlanılan konu çok basit bişi

sıvıların hal değişim grafiklerini incelerseniz aslında suyun yerine başka bir sıvı kullanılması daha avantaj sağlıyacaktır.
Ben bir konu üzerinde çalışırken dikkatimi çekti

En basit örneği

elinizde 2 bardak olsun birinde
iki bardakğın için aynı miktarda su var

yalnız birisi 25 derece birisi 40 derece olsun
Bunları aynı anda derin dondurucuya koyun sizce hangisi daha önce buz olur.

Cevap ilginç ama daha sıcak olan dağa çabuk donuyor.

Neden mi?

su 35 dereceyi geçtiğinde ısı katsayısı 1den 0,5 düşüyor

bizler yoğuşmalı kombi kullanıyoruz.
güncel teknolojiye baktığımızda yoğuşmalı kombiler 30-55 derece arasında çok verimli olduğu anlatılıyor.
Doğal olarak bu sıcaklıkta kullanmaya çalışıp ısınıyoruz. Peteklerdeki sıvı bence antifiriz hatta kırmızı antifiriz konulduğu taktirde 100/10 net 100/20 ye varan yakıt tasarufu olacaktır.

Bu mesajda bahsedilenler: muzo86


_____________________________

Uzaklık Deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..? ((MEVLANA ))


9705 Mesaj
27 Kasım 2013; 9:54:39 

sayın mustufa bey konuyu yeniden açmış ama yukarıda Prof çengel bey konunun can alıcı noktasının üzerinde oldukça güzel bir yazı yazmış. Verim ile tasarruf konuları eşanlamlı düşünülmelidir. Bir sıvının çabuık ısınması veya soğuması ile tasarrufun arasında direk bir bağlantı yoktur. Konu ısı transferi ile alakalıdır ve ısı transferi değeri değişmeden ne tasarruf ne de verim değişektir.

Bizi yanıltsamaya iten nokta ısıNIN İLETİMİ ile alakalıdır. Soğuk yüzeylerin sıcaklığı daha soğuk göstermesi gibi aynı scıkalık altında farklı yüzerylerin iletim katsıyıları değişimi zaman üzerinde oynayarak bizi yanıltsatmaktadır. Evet hissedilen bi,r fark vardır ancak ölçülebilen bir tasarruf söz konusu değildir.

Yoğuşmalı kombilerdeki püf nokta baca gazının geri dönüşümle diğer standart kombilere oranla DAHA SOĞUK olarak atılmasıdır. Yani tamamen örneksel olması için veriyoum;

normal kombide baca gazı 110 derece ise , yoğuşmalı kombide bunun 10-20 derece altı bir değer elde ettiğinizde bacadan giden gazın ısısını ev içine iletmiş olmaktasınız .

Benzer durum ğerr araçlarımızda yağılabilirse eksoz gazının ısısı ile geri dönüşüm yapılarak bir tasarruf sağlanabilir.



_____________________________


Sayfa:   [1]
Tüm forumlar » [Kültür ve Bilim] » Kültür, Güncel ve Tarih » Kültür ve Tarih » ısıtma ile ilgili bir sorum olacak
Sayfa: [1]
Foruma Git
Bölümde Ara
Başa Dön


 
Reklamlar


DH VİDEO

 



Forum Software powered by ASP Playground Advanced Edition 2.3
Copyright © 2000 - 2006 ASPPlayground.NET

Bu sayfanın mobil sürümü / tablet sürümü / mini sürümü.



0.906