Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
kültür bilimde bir dünya topic vardır bu konuda arama çalışıyorsa bulursun kolayca (şiir gibi oldu )
_____________________________
sıvası dökülmüş apartmanın önünde, oturma odasındaki rengi solmuş perdenin dibinde, mutfaktaki emektar masanın yanında veya pastan üzerindeki boyası atmış bahçe kapasının yanı başında, olmadı sokakta hareket etmeyen iş makinesinin dibinde takım elbisesiyle çektirdiği fotoğrafı facebook profiline yükleyen canlıya öğretmen denir.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
örneğin hiç banyo yapamadan geçirdiği 20-30 günlük bir okyanusötesi yolculuk sonunda, temizlik hastalığına yakalanıyor, bir kurulandığı havluya bir daha deyemiyor. sonra, herhangi birşeyi 3 ve 3'ün katları şeklinde yapıyor; kitleme mi yapacak, üç defa kitliyor işte. yediği yemeklerin kübik hesaplarını yapıyor, gibi birsürü şizofrenik tavır içerisine giriyor, çıkıyor. başladığı işi bitirme takıntısı da var; lisedeyken realist bir yazarın eserine başlıyor, yazarın 100 ciltlik eseri var, genç nikola bitirmek zorunda kalıyor, bitirince de "bir daha asla" diyor sadece, işte türkçemize bu deyim de buradan geçmiştir, tesla'nın bir cilvesi daha işte. alıntı:ek$i sozluk şaka yaptım bunları istemezsin herhalde?
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
nikola tesla
simdiki yugoslavya'da,smiljana köyünde,9 temmuz 1856` da dogdu. bir hiçken bilim dünyasinin en üst noktasina yükseldi. 32 yasinda önemli kesifleri ile milyoner oldu, daha sonra karanliga kaybolup bes parasiz öldü.
babasi papazdi. hiçbir zaman okuyup yazamamasinina ragmen, annesi halk arasinda pratik ev aletleri mucidi olarak bilinirdi. ona göre tesla, yaratici dahi olmaya adaydi.papaz olmasina için babasinin zorlamasina karsi çikarak ,genç tesla mühendislik mesleginde israretti. annesi de onu destekledi ,fizik ve matematikte bilgisini arttirirken graz`daki politeknik okuluna girdi ve prag üniversitesinde egitimine devam etti. yabanci teknik eserleri okuyabilmek için,orada yabanci dil kursuna devam etti. anadili olan sirpça ve ailece bildikleri almancaya ek olarak ingilizce, fransizca ve italyancayi da ögrendi.
pragdaki tahsilini 1880 `de bitirdikten sonra, budapeste de lisans üstü yaparken ,profesörüyle alternatif akimin özelliklerini tartisti. sonra paris telefon sirketinde çalismaya basladi. burada dogru akim motorlari ve dinamolar konusunda genis ve önemli tecrübeler edindi. oradayken çalistirdigi döner makinalari korumak için regüle edici kontrol cihazlari icat etti.
o ilk günlerde genellikle dogru akim, isitmaya, isik vermeye, güçsaglamaya ve iletmeye en uygun , elektrik akimi olarak bilinirdi.fakat da direnç kayiplari büyüktü ki, her mil kare için bir güç santraline gerek vardi. ilk akkor ampuller ( 110 volta `ta ), güç santrallarina yakin olsalar bile parlak yanmiyorlar ve bir milden daha az uzaliktakiler ise kaybolan güce bagli olarak sönük yaniyorlardi.
1884 de genç tesla, kafasinda fikirlerle dolu ve cebinde 4 sentle new york'da gemiden indi. tecrübesi ,onu dogru akim motorlari ve dinamolardaki komütatör ün sonsuz sorunlar yaratan gereksiz bir karisiklik olduguna inandirmisti.dogru akim üretecinin bir komülatörle dis devrede tamamen ayni yöne akan dalga dizileri seklinde alternatif akim olusturdugunu gördü. o zamanlar , motorda dönme hareketini elde etmek için, elektrik motorunun endüvi si motoru alternatif ( aa ) beslemek için döndügü anda manyetik kutuplarin yönlerini degistiren, döner komülatörlere sahipti.
tesla'ya göre dogru akim saçmaligin daniskasiydi. hem jeneratör ( üreteç ) hem de motordaki komütatörü ortadan kaldirmak ve aa’yi tüm sistemde kullanmak akla uygun gelmekteydi. fakat hiç kimse alternatif akimda çalisan bir motoru olusturmamisti, ve tesla bu sorunu çok düsündü. 1882 subat’in da, budapeste’nin bir parkinda szigetti adinda bir sinif arkadisyla gezinirken aniden haykirdi. !buldum ! simdi degistirime dikkat et! o anda tüm elektrik endüstirisinde devrim yapacak olan, dönen manyetik alani bulmustu. dönen elemana baglanti geregi olmayacakti. komütatör yoktu artik.
sonradan tüm alternatif akim elektrik sistemini tasarladi. alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dagitimi için aa motorlari ... dünyanin her tarafinda harcanip giden su gücünün bollugundan esinlenip, gerekli olan heryere enerjiyi dagitabilen hidroelektrik santrallariyla bu büyük gücün elde edilmesi. budapeste de ‘ bir gün niyagara çaglayani ni, elektrik elde etmek için kullanacagim’ diyerek dinleyenleri sasirti.
tesla ‘nin aradigi ve sans kolayca eline geçmedi. o zamanlar new york’da,pearl caddesindeki ilk labaratuarinda akkor lambasi için pazar aramakla mesgul olan edison’a rastladigi zaman tesla, gençlik heycaniyla, kendisin buldugu alternatif akim sisteminin açiklamasini yapti. bu düsünceyi derhal ve tamamen kestirip atan o büyük adam, ‘‘sen teori üzerinde vaktini harciyorsun’’ dedi.
bir yil boyunca, uzun boylu , zayif yugoslav , bu yabanci ülkede açliktan korunmak için mücadele etti. gün geldi, çukur kazarak geçimini sagladi. fakat birlikte çalistigi çukur kazici, western union’un ustasi yemek saatlerinde tesla’nin ilgilendigi yeni elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu üzerinde bir plan yapti. tesla’yi a. k. brown adli firmanin sahibiyle tanistirdi. tesla nin parlak planlariyla büyülenerek , brown ve bir ortagi büyük bir atilim yapmaya karar verdiler. ortaya belirli bir miktarda para koydular ve bu parayla tesla ( simdiki bati brodway ) güney besinci cadde 33-35 no’da bir deney labaratuari kurdu. orada tesla jenaratör, transformatörler,transmisyon( iletim ) hatti,motorlar ve isiklar gibi tasarladigi sistemlerin tümünün planlarini hazirladi ve usanmadan çalisti, her detay için planlar silinmez biçimde zihnine kazinmisti. hatta iki ve üç fazli sistemleri de tasarladi.
cornell üniversitesinden profesör w.a. anthony yeni aa sistemini sinadi ve de tesla’nin senkron motorunu en iyi da motoruna esit yeterlilikte oldugunu açikladi.
o zaman tesla bütün kisimlara sahip bir tek patent altinda sistemini tescil ettirmek istedi. patent bürosu her önemli fikir için ayri bir dilekçeyle basvurulmasinda israr etti. tesla 1887’nin kasim ve araliginda dilekçesini verdi, ve daha sonraki alti ayda yedi tane abd patenti aldi. 1888 nisanin da çok fazi da içeren dört ayri patent için bas vurdu. bunlar da hizla, bekletilmeden verildi. yilin sonuna kadar 18 patent daha aldi. bunlari, çesitli avrupa patentleri izledi bu kadar hizla dagitilan bu patent çiginin, esi görülmemisti. fakat fikirler ilginçti. o kadar ki, bir gelisme ve tahmin yoktu. bu yüzden patentler tek bir tartisma bile yapilmadan verildi.
bu sirada tesla, new york da aiee (simdiki ieee) nin bir toplantisinda çok gösterisli bir konferans verip, tek ve çok fazli aa sistemlerinin gösterisini yapti. dünya mühendisleri, muazzam gelismenin kapisini açarak, telle yapilan elektirik enerjisi iletimindeki sinirlamalarin giderilmis oldunu gördüler.
fakat, kim bu tümüyle daha iyi olan, sistemi uygulayacakti? dogal olarak, kurulan edison-general electric kurulusu degil, aksi halde kendi tüm yatirimlarinin eskimis oldugunu kabul edeceklerdi.
iste tan o sira da george westinghouse, tesla nin laboratuarina gitti ve tesla ile tanisti. tanistiklari sirada tesla 32, westinghouse 42 yasindaydi. her ikiside yetenekli, basarili birer mühenndis ve elektrigin hayrani idiler. westinghouse, teslanin açiklamasini dinledi, gösterisini izledi ve hemen karar verdi. "alternatif akim patentlerin için bir milyon dolar nakit ve ayrica satis payi verecegim" diyerek teklifini yapti.
tesla heycanla’’satis payini beygir gücü basina bir dolar yap, anlastik ‘’diye cevap verdi. iki adam bu kadar kolayca, tarihi anlasmayi yapip el sikistilar.
tesla amacina erismisti. fakat fikirlerine inanip kendisine destek veren insanlari unutacak biri degildi, ve derhal laboratuarina paraca destek veren brown ve ortagina bir milyon dolarlik çekini gönderdi. daha sonra weshinghouse’in ardindakiler, onu, tesla’yla yaptigi anlasmanin beygir gücü basina bir dolarlik kismindan vazgeçirmeye çalistilar buna ragmen iliskileri hizla gelisti. fakat tesla’nin ömrünün geri kalan kisminda geçimini ve arastirmalarini destekleyecek olan satis payindan feragat etti.
ülke çapindaki westinghouse yaptirimlarinin basarisi, gelisen elektrik endüstrisinde rakip durumunu korumak için general electric, westinghouse lisansini satin almak zorunda kaldi.
iyi bir ücretle tartisilan lisans, tesla için bir serefti. tartismada tesla, açikça alternatif akimin ümitsizligi ve denemelerin ise zaman kaybi konusundaki, edison'nun ilk sözlerini hattirladi.
1890’da ulusrararasi niyagara komisyonu elektrik üretmek için, niyagara çaglayaninin gücünü kullanmak amaciyla çalismaya basladi. bilgin lord kelvin komisyonun baskanlina atandi ve o derhal da sisteminin en iyi olacagini açikladi. fakat, eger güç 26 mil ilerdeki buffalo’ya iletildigi taktirde, aa’nin gerekli oldugunu sonuçta kabul etti.böylece,sonuçta tesla’nin sistemini kullanmaya ve büyük türbünlerle aa üretmeye karar verdiler.teklifler 1892 de yeni kurulan cataract construction co.sirketi tarafindan istenildi.
washingtonhouse on tane 5000 hp’lik hidroelektrik jeneratörü için ve general electric ise iletim hatti için kontrat yaptilar.bütün sistem iletim hatti,yükseltici ve alçaltici transformatörlerle tesla’nin iki faz projesine uygundu.hareket eden parçalari azaltmak için,distan dönen alan ve içi sabit armatürlü büyük alternatörler planlanmisti.
o zamana kadarki bu en büyük tarihi proje büyük heyecan yaratti.dakikada 250 devir yapan her biri 1775 amper veren,2250 voltluk on büyük alternatör, iki fazli 25 hz’de 50000hp veya 37000 kw lik çikis olusturuyordu. rotorlarin herbiri, 3 metre çapinda, 4,5metre uzunlgunda (düsey jeneratörlerde 4,5metre yükseklik) ve 34 ton agirligindaydi. sabit parçalar 50 ton agirligindaydi. gerilim iletim için 22000 volt’a çikarildi.
sonradan telsiz denilen, radyo alaninda tesla’nin öncülügü, mors koduyla yapilan haberlesmeden de daha ileri gitti. 1898 new york sehrinin madison square garden'da telsizle uzaktan kontrola ait parlak bir gösteri düzenledi. birinci geleneksel elektrik fuarinin gelistigi yer ve genellikle barnum-bailey sirkinin çalistigi büyük alanin ortasina büyük bir tank koydu ve su ile doldurdu. bu küçük gölün üzerine,yüzmesi için, 1 metre uzunlugunda anten diregi olan,sac gövdeli bir tekne koydu. teknenin içinde bir radyo alicisi ve gemi manevralarina yapmak için batarya ile çalisan bir çesit elektirik motoru vardi. seyredenlerin arka tarafindan,tesla gemiye seyirçilerinin istegine göre ileri gitme,sola veya saga dönme, durma,geri gitme ve donanimindaki isiklari yakip söndürme gibiçesitli hareketleri yaptirdi. unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran biraktigi gibi günlük gazetelerin ön sayfalarinda yer aldi.bu uzaktan radyo ile kontrol yöntemlerini kullanarak,günümüzde ayin yüzeyine insanlari indirecegimizi,o gün kaç kisi düsünebilirdi ki?
tesla’nin matematik dehasi,westinghouse ve g.e.’nin imalatini yaptigi alternatif akim cihazlarinin, parçalarinin yapiminda da büyük yarar sagladi. ilk ögrencilik günlerinde karisik sorunlari kagit ve kalemsiz akildan çözerdi. ögretmeni onun hile yaptigindan süphe eder,ve ona testler uygulardi. genç tesla, bütün logaritma cetvellerini ezberlemisti. simdi abd de kullanilan 60 hz ‘lik frekans, tesla’nin mantik hesaplarindan çikarilmisti . çünkü tesla bunun ticari yönden en uygun oldugunu saptamisti. daha yüksek frekanslarda, aa motorlari yetersiz olacakti. daha alçak frekanslarda daha çok demir kullanilacakti . isiklar da alçak frekanslarda titresecekti.
niyagara çaglayaninin ana tesisi ,ilk westinghouse türbin jenaratörlerinin kapasitelerine uymasi için, 25hz’e göre planlanmisti. bunu izleyen gelismeler ile 60hz’e çevirme yapildi.günümüzde bu,niyagara’dan elde edilen enerji 360 mil uzaktaki new york’a kadar iletilmektedir.bir zamanlar,daha büyük uzakliklar,kuzey dogu sebekesinden beslenmekteydi.tesla new york’a geldigi zaman,yeterli enerji iletimi için sinir 1 milden daha azdi.
arastirmalarinda yüksek gerilim ve yüksek frekansin bilinmeyen alanlarinda daha çok ilgilendi.yüksek frekans cihazlarini kullanirken,bir elini daima cebinde tutardi.bütün laboratuar asistanlarina bu ön tedbiri almalarinda israr ederdi,ve bu kural,bu güne kadar daima gerilim bakimindan tehlikeli cihaz etrafindaki uyanik arastiricilar tarafindan da uygulanmaktadir. o zaman yararlanilmamis olmasina ragmen ,tesla’nin yüksek frekans ve yüksek gerilim alanindaki kesifleri,modern elektronigin yolunu açti.biricik yüksek frekans transformatörüyle (tesla bobinleri) çiplak elinde tuttugu gazli tüpü yakacak sekilde vücudundan,zarar vermeden ve yüksek gerilimli akim geçiriyordu.o ilk günlerde tesla,aslinda neon tüpünün ve floresan tüpünün aydinlatmasini gösteriyordu.
bazen,frekans araliginin alt ve üst kisimlarinda yaptigi denemeler,tesla’yi kesfedilmemis bölgelere yöneltti.mekaniksel ve fiziksel titresimlerle çalisirken,houston caddesindeki yeni labaratuarinin etrafindaki hakiki bir depreme neden oldu.binanin dogal rezonans frekansina yaklasan ,tesla’nin mekanik osilatörü eski binayi sarsarak tehdid etti.bir blok ötede,polis karakolundaki esyalar esrarengiz bir sekilde dans etmeye basladi.böylece,tesla, rezonans,vibrasyon ve ‘’dogal periyod’a ait matematiksel teorilerini ispatladi.
yüksek frekans ve yüksek gerilimli elektrik iletimi konusundaki arastirmalar, tesla’yi colorado springs yakinindaki bir dagin üzerine dünya’nin en güçlü vericisini kurup çalistirmaya yönelti. 60 metrelik diregin etrafina 22.5 metre çapinda hava çekirdekli transformatörü yapti. iç kismindaki sekonder 100 sarimli ve 3 metre çapindaydi. üreticisi, istasyondan birkaç mil uzakta bulunan enerjiyi kullanirken, tesla ilk insan yapisi olan simsegi olusturdu. bu diregin tepesindeki 1 metre çapli bakir küreden 30 uzunlugundaki kulaklari sagir edici, simsekler çakti. gürültüsü ufka kadar ulasti. 100 milyon volt degerinde gerilim kullaniliyordu. yarim asirlik bir süre içerisinde giderilemeyen bir hayret yaratti.
ilk denemesinde, vericideki güç jenaratörünü yakti. fakat tamir ederek gücü 26 mil uzaga, telsizle iletebilinceye dek deneylerine devam etti. o uzaklikta, toplam 10 kw’lik 200 tane akkor lamba yakmayi basardi. daha sonra, kendi radyo patentleriyle meshur olan fritz lowenstson, tesla’nin yardimcisi iken bu gösterisli basariya sahit oldu.
1899’da aa alternatif akim patentleri için westinghouse’den aldigi paranin sonunu harcadi. albay john jacob astor, onu mali yönden kurtarmaya geldi ve colarado springs’deki denemeleri için ona 30.000 dolari sagladi. sonra bu parada bitti ve tesla new yourk’a geri döndü.
new yourk’da century dergisinin sahibi, tesla arkasi robert underwood johnson araciligi ile, colarado springs’deki basarilarini anlatan hikayeler yazarak, geçimini sagladi. fakat tesla’nin yazdigi hikaye, felsefe ve ’’insanligin mekaniksel gelisimi’’ konusuma giren bir konusma oldu. çok yüksek edebi kalitesine ragmen, eser colarado springs’deki güçlü vericiden çok az söz ediyordu.
sonunda makale ‘’insanlgin artan enerji ihtiyaci’’ basligi altinda basildi. basinda yayinlandigi zaman heyecan yaratti. derinden etkilenen okuyuculardan biri, john pierpont morgan’di. bu kisi, dogru akim günleri basinda ve daha sonralari da niyagara selalesi projesinde genaral electric firmasini paraca desteklemisti.
morgan, gösterisli basarilari ve sahsiyeti dolayisiyla, nikola tesla’hayrani idi. tesla, kisa zamanda morganin sürekli misafiri oldu. kusursuz giyinisli, birkaç dilde yaptigi kültürlü konusmasi ve medeni davranislariyla gösterisli ve centilmen tesla, new york sosyetesi gözdesi oldu. genellikle taninmis aileler kizlari için ‘’iyi bir av’’ olarak saydilar, fakat tesla hayatinda kadinlara ve ask hikayelerine yer bulunmadigini israrla tekrarladi. çünkü onlar, onun arastirmalarina engel olacakti.
tarihçiler, tesla’nin daha sonraki büyük projesini,morgan’in paraca desteklemesine neyin yönelttigi konusunda çeliskilere düserler.bazilari,onun aslinda telsizle güç iletimiyle ilgili olduguna inanirlar.digerleri,daha sonraki gelismelerin isiginda,morgan’in ilgili oldugu elektrik endüstrisindeki yatirimlarini korumak için,tesla’yi ve basarilarini kontrol altina almak oldugunu söylerler.bu nedenle,tesla’nin tekrar çaresiz kaldigini anlayarak,telsizle elektrik gücü iletimini garantilemeye razi olur.
1904’de tesla ‘’elektrik dünyasi ve mühendisligi’’ dergisine verdigi beyanatta ‘’yapmis oldugum isin büyük bir kismi için,bay j.pierpont morgan’in asil alicenapligina borçluyum.’’ demisti. bu birlikten, long island ’daki ilginç’’dünya çapindaki telsiz’’kulesi filizlendi.
long island’in tepelik bölümünde,wardenclyffe yakininda yavas yavas yükselen garip yapi bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi. tek parça olmamasi disinda, büyük bir mantara benzeyen,yapi,yerden genis ve 62 metre yukaridaki tepesine dogru daralan, kafes seklinde bir iskelete sahipti. tepede 30 metre çapinda bir yarim küreyle örtülüydü.iskelet, bronzdan kalin civata ve bakir lamalarla birbirine baglanmis, saglam agaç kolonlardan yapilmisti. yarim küresel tepe, üsten yüzeysel olarak bakir bir elekle kapliydi. tüm yapida demir metali yoktu. http://www.g8cyerichmond.freeserve.co.uk/...mage2.gif http://www.teslascience.org/images/tower3.gif http://de.geocities.com/infotaxi/tesla-tower5.jpg
ünlü mimar stanford white, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi yardimcisi w.d.crown’u görevlendirerek proje isini ücretsiz yapti.
34. caddedeki eski waldorf-astoria otelinde oturan tesla, her gün, taksiyle,çarkli araba araba vapuruna binerek long island sehrine gidip, long island demiryoluyla shoreham’e aktarma yaparak insaata gidiyordu. proje kontrolunun aksamamasi için, trenin yemek servisi onun için özel yemekler hazirladi.
büyük kulenin yaninda 30 metre karelik tugla bina tamamlandigi zaman, tesla houston caddesindeki laboratuarini bu binaya tasimaya basladi. bu sirada radyo frekans jeneratörleri ve onlari çalistiran motorlarin yapiminda üzücü bazi gecikmelerle karsilasildi. birkaç camci planlari hazir olan özel tüpleri sekillendirmeye çalisiyorlardi.
bu sirada tesla (1904), mors koduyla sinirli olan büyük endüstrinin gelecegine ait, uzak görünüsü açiklayan kurumsal brosürünü yayinladi bu brosür, tesla’nin kahin oldugunu herkese inandirdi. “ dünya çapinda telsiz sistemi” nde, çesitli olanaklari saglayacak olan özellikler açiklaniyordu. brosürde, telgraf, telefon, haber yayini, borsa görüsmeleri, deniz-hava trafigine yardim, eglence ve müzik yayini, saat ayari, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleriyle, tesla’nin sonradan olusumunu gördügü radyo sitesi anlatiliyordu.
1904 marti, elektrik dünyasi ve mühendisligi dergisinde, tesla, kanada niyagara enerji firmasinin telsiz enerji iletim sisteminin uygulamasini istedigini ve bunun için 10 milyon voltluk gerilimde 10000 beygir gücü dagitabilecek bir sistem kullanmayi istedigini açikladi.
niyagara projesi asla gerçeklesmedi. fakat gösterisli long island’in kaderine etki yapti. aydinliga çikmayan nedenler yüzünden, j.p. morgan düsüncesini degistirdi, ve tesla’nin para kaynagi birden kurudu. baslangiçta tesla , morgan’nin hemen hemen bitmek üzere olan isin tamamlanmasini saglayamayacagina inanmak istemedi, ama morgan’nin geri çekilisi ani ve kesin oldu. endüstri tarihçileri bu durumun nedenini merak ederler, neden morgan sabrini tüketti ? ünlerine inandigi mühendisler, brosürde açikça yer alan tesla’nin görüslerinin saçma olduguna ve parasinin ümitsiz bir hayla için harcadigina mi onu ikna ettiler ? yoksa tesla’nin vaktini ve parasini niyagara projesine sarfettigine mi süphelendi ? bunun asli bilinmeyecektir.
birinci dünya savasi sirasinda, ulusal savunma adina çok saçma saygisizliklar öne sürüldü. garip bir nedene göre (veya nedensiz) long island, wardenclyffe’deki tesla’nin sansli kulesinin a.b.d.’nin emniyetini tehlikeye soktuguna ve tahrip edilmesi gerektigine karar verildi.
kablo baglayarak yüksek yapiyi öne çekip, dengesini bozmak için yapilan bos tesebbüslerden sonra, en sonunda temelini dinamitleyerek, devrildi. o zaman bile, kule çökerken parçalanmadi. zedelenmeksizin yana yatti, ve en sonunda parça parça söküldü.
fakat bu yapi neden parçalanmaliydi bilinmiyor.
1890’da tesla yüksek frakans aa üreteçlerini yapmisti.184 kutuplu olan bir tanesi 10 khz ‘lik çikis veriyordu.daha sonra,20 khz kadar yüksek frekanslari elde etti.ancak on yil sonra 50 kwa çikisli radyo frekans üretecine reginald fessenden gelistirdi.bu makine,general electric tarafindan 200 kwa ‘ya çikarildi ve fessenden’in ilk alternatörlerini kuran,çalismasini kontrol eden adamin adi verilerek,alexanderson alternatörü satisa çikarildi.
hemen hemen dünya kablolarinin çogunu elinde tutan ingiliz isadamlarinin,bu makineye ait patentleri elde etmek üzere olduklari görülünce,a.b.d.donanmasinin acele çagrisiyla ‘’radio corporation of america,(rca)’’ sirketi kuruldu.yeni firmanin 1919’da kurulmasiyla,marconi wireless telegraph co.of america firmasinin güçlü fakat yetersiz,marconi kivilcimli vericileri,çok basarili olan rf alternatorleriyle yer degistirdiler.
birincisi n.j.new bruswick’te kuruldu.200kw’da 21,8 khz frekansli titresim olusturdu ve ticari iste kullanildi.bu ilk,sürekli,güvenilir atlantik asiri radyo servisi idi.bu alternatörler,tesla’nin kulesinin yerine,radyo merkezinin tüm güçlerini sagladi.böylece nicola tesla’nin dünya çapinda telsiz hayali,30 sene sonra,icat ettigi vericinin kullanilmasiyla gerçeklestirildi.
tesla,birçok alanlarda yaratici arastirmalara devam etti.1917’de uzaktaki cisimlerin üzerine kisa dalga darbeleri gönderip,yansiyan kisa dalga darbelerinin bir floresan ekran üzeride toplanmasiyla izlenebileceklerini açikladi.eger bu radar degilse,neydi? diger bilim adamlarinin varliklarini kesfetmelerinden 20 yil önce,kozmik isinlari açikladi. 1929’a kadar çesitli zamanlarda,buhar ve gaz için”kepçesiz”yüksek hizli türbinler üzerinde çalisti.kolay öfkelenen tesla ile edison waterside enerji tesisi ve allis chalmers fabrikasindaki arastirmalarinda onunla çalisan bazi mühendis ve yardimcilari arasinda ortaya çikan sürtüsme,aleyhine oldu. bugün,düz rotorlu tesla türbinlerinin sonucu hakkinda hiçbir bilgimiz yoktur.
yillar geçtikçe,ondan,gittikçe daha az haber alinmaya basladi.bazen gazeteci ve biyografi yazarlari onu arayip mülâkat yapmak istiyorlardi.gittikçe gariplesti,gerçeklerden uzaklasti aldatici hayalcilige yöneldi.not alma aliskanligin edinmemisti.her zaman tüm arastirma ve deneylerine ait tüm bilgiyi aklinda tutabildigini iddia ve ispat etti.150 sene yasamaya kararli oldugunu ve 100 yasinin üstüne eristigi zaman,arastirma ve deneyleri sirasinda topladigi bütün bilgiyi etraflica anlatarak,anilarini yazacagini söylerdi.ikinci dünya savasi sirasinda öldügü zaman kasasina askeri yöneticiler el koydular,ve kayitlarin cinsine ait herhangi bir sey duyulmadi. olsaydi açiklanirdi. saniriz.
tesla’nin kendine özgü bir tutarsizlik da, iki seref ünvani verildigi zaman ortaya çikti.birini reddetti , fakat digerini kabul etti. 1912’de nicola tesla ve thomas a.edison’a verilen 40 bin dolarlik nobel ödülünü edison’la paylasmayi reddetti. her nasilsa,edison’u sevenler tarafindan kurulan aiee edison madalyasi 1917’de tesla’ya layik görüldügünde,bunu kabul etmeye yanasabildi.
tesla’nin dogal davranisi aristokrat gibiydi.zamanin geçisiyle ve kaynaklarin tükenmesiyle,asil bir fakirligin içine gömüldü.eniyi otellerde yasamaya devam ederken,kredisi tükenecek ve baska yerler arayacakti.en sonunda new york’a tasinarak sorunlarini çözümledi.kendilerine milyonlar kazandirdigi bazi kuruluslar,yaslanan dahiye bakmalari konusunda yeni otel idaresiyla anlastilar. bir gün bir tren istasyonunda kendisisni gören bir dostu,karisikligin ortasinda onun yanlizligini bozarak,”iyi aksamlar,dr tesla.tren mi bekliyorsunuz?”demis.o’nun yumusak ifadeli cevabi unutulmazdi”hayir,buraya düsmeye geldim.”
tesla yemege baslamadan önce,tüm gümüs,porselen ve cam esyanin ayri ayri peçetelerle silinmesinde israr ederdi.saglik konusundaki bu görünüse karsilik,hizmetçi tesla’nin odasini bir”cehennemi karisiklik”olarak tarif ederdi.sikayet ettigi tesla’nin düzensizligi degil,güvercinleriydi.onlari,parka gidip yemliyemedigi zaman,içeriye girip çikabilmeleri amaciyla pencereyi açik birakir ve onlari odanin içinde beslerdi.
dünya’daki herhangi bir kimseyle ücretsiz olarak konusabilmesini sağlayan yataginin basindaki altin kaplamali telefon,en sevdigi gri benekli beyaz güvercinin tünegi idi.”o öldügü zaman bende ölecegim”derdi tesla. ve 1943 ocaginda,bir gün en sevdigi güvercin onu son kez ziyaret etti. tesla bitkin ve üzgün olarak”o ölüyor. gözlerinin isiginda mesajini aldim”diye inledi.
uzun zamandir tesla’nin kapisinin kulbunda asili bulunan “rahatsiz etmeyin”levhasini gören bir hizmetçi,durumu arastirmak ve anlamak için anahtarini kilide sokup içeri girdi. tesla 87 yillik narin çerçevesini yataginda sükunet içerisinde terk edip aslina dönmüstü.hizmetçi mirildanan güvercinleri yemledi,ve onlari yumusak hareketlerle disariya kovup pencereyi kapadi.gariptir ki,hizmetçinin dedigine göre tesla’nin sözüne ettigi o beyaz güvercin digerlerinin arasinda yoktu. kaynak: http://www.atlamaz.4mg.com/index2.htm dr.hüdai müftüoglu (trac dergisi ekim 1974 sayi 49)
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
arkadasım sanane allah askın ben insanların tanıyıp tanımadıını tartısmıorum zaten bildiini paylasırsın bilgin artar bu iş bu kadar basit nei ispat etmee calısıosun sen?
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
dostum zaten dunyada kimse hakettiii degeri alamaz ben bu adam uzerine cok arastırma yaptm bu konuyu acma amacım da senin gibi bu konuda bilgi sahibi arkadaslarla bilgi alıswerisi yapmaktır kimsenin bilgisini olcmek gibi bi amacım yok haddim de diildir zaten dostum ewet muhacir arkadasım arastırman cok iii we cok da dogru bi konuyu ilettin bana bu adam su an adı altın harfler ile yazılacak bir bilim adamı olabilirdi... vucudunda ampuller yaktı kablosuz elektirik dedi bedava dedi işin adminleri olaya el koydu!!!
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Edisonun vakti zamanında asistanı.Edison teslanın daha yaratıcı ve hızlı bir şekilde olayları çözümleme yeteneğine sahip olduğunu biliyormuş.Kendisine rakip olarak gördüğü için karalama eylemlerine girişmiş.Tesladaki fikirler o tarihte uçuk fikirler olduğundan insanlar fikrilerine sempatiyle yaklaşmıyorlarmış bu yüzden pek bilinmez tesla.Ama benim fikrimce dahi bir adam edisondan daha üstün kapasitede biriydi.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
bak bu konuda haklısın dostum mesela radyonun mucidi macaroni olarak bilinir ama ana madde olan bobin tesla bobinidir... bu arada 17 agustos depremnde tesla makinesinin kullanıldığı da solenio sizce doğruluk payı nedir arkadaslar?
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
1) Radyoyu kim icat etti? (Marconi) 2) X ışınlarını kim keşfetti? (Röntgen) 3) Vakum tüp amplifikatörünü kim icat etti? (de Forest) Aslında, hazır eliniz değmişken florasan lambayı, neon ışıklarını, hızölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırını kimin keşfettiğine de bir bakın. Geçen yüzyıl dönümündeki en ünlü bilim adamı olan Nikola Tesla'nın isminden bahsedildiğini görme şansınız çok az. Esasında, çok az insanın bu adamdan haberi var. Bir kısmı sadece Red Alert oyunundaki bir savunma binasının ismi olarak (Tesla coil), diğer bir kısmı da vizyondaki Prestige filmindeki bir karakterin ismi olarak duymuş durumda. Öyle ki bu filmden çıktıktan sonra filme beraber gittiğim arkadaşım Tesla'nın gerçekten yaşamış bir insan olduğunu benden öğrendi.
Bugün bunun böyle olmasını muhterem Tommy Edison amcamıza borçluyuz. Bütün bu yukarıda saydığım keşiflerin yanında, 250 mil mesafeden 10 bin uçağı yok edebilecek ölüm ışınlarından bahseden, dünyayı ortadan ikiye bölebileceğini iddia eden, hem sesin, hem de görüntünün (1800'lerin sonlarındayken daha) havadan aktarılabileceğine inanan, ve esasen, Edison'a DC elektrik sisteminin hiç bir işe yaramaz bir sistem olduğunu anlatan aykırı bir kişilik olarak görüldü Tesla. Başka bir deyişle, Tesla'yı duyan herhangi biri, onu muhtemelen aykırı bir çılgın olarak düşünmüştür. Fakat zaman değişiyor.
Sorun şu ki, Tesla, bu mümkün olduğunu iddia ettiği şeylerin hepsini de muhtemelen yapabilirdi. Aslında, Tesla en yukarıda listelenenlerin hepsini ve de daha fazlasını icat etmişti fakat kendisine bu icatlarının hiçbiri için övgüde bulunulmadı. Etrafınıza bakın, Tesla, modern hayatı bu kadar modern yapan şeylerin çoğunun bir şekilde sorumlusu. Şüphe yok ki, Nikola Tesla da Vinci'den beri dünyaya gelen en muhteşem akıl. Küçük Nicky Tesla 1856'da Hırvatistan'daki Smijlan'da doğar. Sıradışı bir hafızası vardır ve 6 dil öğrenir, Gratz'da ki Politeknik Enstitüsünde matematik, fizik ve mekanik çalışarak 4 yıl geçirir.
Ancak Tesla'yı esas harika yapan, muhteşem elektrik anlayışıdır. Bu zamanın elektriğin henüz bebeklik evresindeki bir zaman olduğunu hatırlatayım. Ampül bile henüz icat edilmemiştir.
Tesla, 1884'te Birleşik devletlere ilk defa geldiğinde, Thomas Edison için çalışır. Edison henüz yenice ampülün patentini almıştır, ve tabi böylece elektriğin dağıtımı için bir sisteme ihtiyaç duymaktadır.
Edison, DC elektrik sistemiyle her türden problemi yaşamaktadır. Tesla'ya sistemdeki hataları gidermesi karşılığında büyük paralar söz verir. Tesla bu işin altından kalkar ve Edison'ı 100 bin dolardan fazla masraftan kurtarır, fakat Edison sözünde durmaz.
Tesla istifa eder, ve Edison hayatının kalan kısmını Tesla'nın dehasını ezmek için harcar. (Tesla'nın bugün hala bilinmemesinin ana sebebi işte budur.) Tesla elektrik iletimi için daha iyi bir sistem geliştirmişti; bugün evlerimizde kullandığımız AC (alternating current - alternatif akım) sistemini. AC, DC'ye göre büyük avantajlara sahiptir. Tesla'nın o zamanlar yeni geliştirdiği transformatörleri kullanarak, AC voltaj yükseltilebilir ve ince kablolarla uzun mesafelerde iletilebilir. DC ise iletilemez. (Çünkü çok kalın kablolarla iletilirken her bir milkarede bir büyük bir güç istasyonu ihtiyaç duyar.)
Tabi bir iletim sistemi, elektrikle çalışacak araçlar olmadan eksik olacaktır. Böylece Tesla evlerimizde her tür sistemde kullanılan elektrik motorunu icat eder. Bu basit bir başarı değildi. 1800'lerin sonlarındaki bilim adamları, alternatif akım sistemi için bir motorun geliştirilemeyeceğine ikna olmuşlardı, ki bu da AC kullanımını zaman kaybı yapar. Sorun şuydu ki, eğer akım saniyede 60 defa yön değiştirirse, motor bir ileri ve bir geri hareket edecek ve asla bir yere varamayacaktı. Tesla bu problemi kolayca çözdü ve herkesin yanlış olduğunu ispatladı.
Endüstrinin florasa lambayı "icat etmesi"nden 40 yıl kadar önce kendi laboratuvarında florasan lamba kullanıyordu. Fuarlarda ve sergilerde cam tüplere ünlü bilim adamlarının isimlerinin şeklini veriyordu; bugün her yerde gördüğümüz neon ışıkların ilk örnekleri. Unutmadan, Tesla dünyanın ilk hidroelektrik santralini Niagara şelalerinde gerçekleştirmiştir. Ayrıca ilk arabalar için hızölçerin de patenti ona aittir. AC sisteminin ünü yayılmaya başlar ve George Westinghouse'un kulaklarına kadar gider. Tesla, Westinghouse ile bir anlaşma imzalar ve satılan her bir kilowatt AC elektrik için 2.50 dolar alacaktır. Bir anda, Tesla hayal ettiği tüm deneylere başlamak için gereken paraya kavuşur.
Fakat Edison DC sistemine çok fazla para yatırmıştır, böylece Tommy, Tesla'yı her seferinde gözden düşürmek için elinden gelenin en iyisini yapar. Edison devamlı olarak AC akımın DC akımdan çok daha tehlikeli olduğunu göstermeye çalışır. Tesla kendi pazarlama kampanyasını sahneye koyarak buna karşılık verir. 1893'te Chicago'daki fuarda (21 milyon insan katılmıştır), yüksek frekansta AC elektriği kendi vücudundan geçirip lamba yakarak AC'nin ne kadar güvenli olduğunu göstermiştir. Sonrasında Tesla bobinlerinden kalabalığın üzerine büyük şimşek okları fırlatabilmiştir hiç bir zarar vermeden.
Tesla'ya borçlanılan işletme payı bir milyon doları geçmeye başladığında, Westinghouse finansal olarak zora girer. Tesla anlaşmasının devam etmesi durumunda, Westinghouse bu işten çıkabileceğini anlar ve kendisinin de kredilerle anlaşma yapmak için hiç bir arzusu yoktu. Onun rüyası tüm insanların erişebildiği ucuz AC elektrik idi. Tesla anlaşmasını alıp yırtar. Dünya'nın ilk dolar milyarderi olmak yerine, patentleri için 216 bin dolarlık ödemeyi kabul eder.
1898'de, Madison Square Garden'da dünyaya ilk uzaktan kumandalı model botunu gösterir. Yani Tesla'ya uzaktan kumandalı uçaklar, arabalar, ve botlar (ve hatta televizyonlar) için de teşekkür edebiliriz.
Tesla'nın rüyası dünya'ya bedava enerji sağlamak idi. 1900 yılında, yatırımcı J.P. Morgan'ın sağladığı 150 bin dolarla, Tesla "Telsiz Yayın Sistemi" adındaki kulenin yapımına Long Island, New York'ta başladı. Bu yayın kulesi dünya'nın telefon ve telgraf servislerini bağlayacaktı, aynı zamanda resimleri, borsa verilerini, ve hava durumu bilgisini dünya çapında aktaracaktı. Maalesef, Morgan bunun dünyaya bedava enerji anlamına geldiğini farkettiğinde bu işe para yatırmayı kesti. Dünya, henüz duyulmamış olan sesin ve resmin iletiminden sonra onun bir kaçık olduğunu düşündü.
Dünyanın bilmediğiyse Tesla'nın, Marconi'nin kabul edilen icadından 10 yıl önce radyonun gerisindeki ilkeleri zaten gösterdiğiydi. Aslında, (Tesla'nın öldüğü yıl olan) 1943'te yüksek mahkeme Tesla'nın daha önceki açıklamalarından dolayı Marconi'nin patentlerinin geçersiz olduğuna hükmetmişti. Hala, pek çok referans kaynak radio'nun icadıyla ilgili olarak Tesla'nın ismini zikretmiyor. (Ayrıca: Marconi'nin radyosu sesi iletmiyordu, sadece sinyal iletiyordu, halbuki Tesla yıllar öncesinde ses iletimini göstermişti.) Bu noktada medya Tesla'nın iddialarını abartmaya başladı. Tesla Mars'dan ve Venus'ten radio sinyalleri aldığını belirtmişti. Bugün onun aslında sinyalleri uzaklardaki yıldızlardan aldığını biliyoruz, fakat o zamanlar evren hakkında çok az şey biliniyordu. Basın ise onun "rezil" iddialarıyla eğlendi.
Manhattan'daki laboratuvarında, Tesla dünyayı bir elektrik diyapazonuna çevirdi. Altındaki yer ile aynı frekansta titreyen buharlı bir osilatör elde etmeyi başardı.
Sonuç? Etrafındaki tüm yapılarda yer sarsıntısı. Binalar zangırdadı, camlar kırıldı, sıvalar duvarlardan döküldü. Tesla, teoride, aynı ilkenin Empire State binasının yok edilmesi ve hatta Dünya'nın ikiye bölünebilmesi için kullanılabileceğini iddia etti. Tesla bilimin onun sonuçlarını onaylamasından neredeyse 60 sene öncesinde Dünya'nın rezonans frekansını doğru bir şekilde belirledi. Dünya'yı yarmaya benzer bir şeyi denemediğini sanmayın. (En azından buna yakın bir şeyi...)
1899'da Colorado Springs laboratuvarında, kaynağa dönmelerini sağlayacak şekilde, dünya'nın her tarafına enerji dalgaları gönderir. (Bugünün deprem sismik istasyonlarının teorisini de sağlar böylece). Dalgalar geri geldiğinde daha çok yükleme ekler.
Sonuç? Bugüne kadar kayıtlara geçen insan eliyle yapılmış en büyük şimşek oku; 40 metre. Hala kırılmamış bir dünya rekoru.
Takip eden şimşek sesi 22 mil mesafeden duyulmuştur. Laboratuvarın etrafındaki çayırlar garip bir mavilikle ışımıştır. Aslında bu onun esas deneyi için sadece bir ısınmaydı. Maalesef, o bölgedeki güç istasyonunun donanımına zarar vermiş ve deneyi bir daha asla tekrarlayamamıştır. Birinci dünya savaşının başlarında, amerikan hükümeti umutsuzca Alman denizaltılarının tespiti için bir yol aramaktaydı. Hükümet Thomas Edison'u iyi bir yöntemin araştırılması işinin başına getirdi. Tesla gemilerin tespiti için enerji dalgalarının kullanımını (bugün radar dediğimiz şey) önerdi, Edison Tesla'nın fikrini komik bularak redetti ve böylece dünya radarın bulunması için bir 25 yıl daha beklemek zorunda kaldı.
Ömür boyu üretkenliğinin ödülü? Edison madalyası! Edison'un onca fiili hakaretinden sonra gerçek bir surata şamar Tesla için.
Ve hikaye böyle devam ediyor.
Sanayi'nin (görülüyor ki oldukça başarılı olan) bilim literatüründen silme girişimleri onu 20 yıllık bir sürgüne sürdü. Sermaye yokluğundan, test edemediği teorilerini sayısız deftere not etti.
Modern dünyayı icat eden insan neredeyse meteliksiz bir şekilde 86 yaşında 7 Ocak 1943'te öldü. İki binden fazla insan cenaze törenine katıldı.
Hayatı boyunca, Tesla 800'den fazla patent aldı. Muhtemelen Edison'ın rekor sayısını geçebilirdi eğer devamlı engellenmeseydi. Hayatının son 30 senesinde çok az patent başvurusu yapabildi.
Edison'dan farklı şekilde, Tesla fikirleri bilimde daha önce emsali olmayan özgün bir düşünürdü. Maalesef, dünya Tesla kadar özgün kişileri finansal olarak ödüllendirmiyor. Sadece bu fikirleri alıp daha kullanışlı ürünler haline getirenleri ödüllendiriyor.
Bilim adamları bugün onun notlarını satır satır taramaya devam ediyor. Uçuk teorilerinin çoğu bugünün ünlü bilim adamları tarafından ispatlanıyor. Örneğin, Tesla pervanesiz disk türbin motoru, bugünün modern malzemeleriyle birleştirildiğinde, tasarlanmış en verimli motorlardan biri oluyor. 1901'de patentini aldığı kriyojenik (mutlak sıfıra yakın sıcaklıklarda) sıvılarla ve elektrikle olan deneyleri süper iletkenlerin kaynağını sağlıyor. Electron altı yükleri olan parçacıkların varlığını ortaya koyan deneylerden bahsetmişti, 1977'de bilim adamları nihayet keşfetti, kuarklar. Belki tarih bir gün gerçek bir dahiyi gördüğü an tanıyabilecek.
Son olarak:1930'larda birleşik devletler gemilerin radarda görünmez olması için bir çalışma başlatır, Tesla'nın başında bulunduğu ekip olayı abartıp elektromanyetik alanlar yardımıyla gemilerin radarda değil tamamen görünmez olmasını sağlayacak bir yöntem geliştirir!
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Philadelphia deneyi
Gökkuşaği projesi(project rainbow)1930'lu yıllarda Amerikan hükümeti,bilim adamlarından gemilerin radarlarda görünmemesini sağlayacak bir yöntem geliştirmelerini ister.Başkanlığını Nikola Tesla'nin yaptığı bir grup bilim adamı bu isteği gerçekleştirmek üzere işe koyulurlar.Yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın sonunda proje deneme aşamasına gelir.Deneyde Amerikan Donanmasinda görevli küçük bir destroyer olan Eldridge adlı gemi kullanılacaktır.Gemi, jeneratörler,vericiler,güç yükselticiler,modülasyon devreleri ve elektromanyetik alan oluşturmaya yarayacak araç gereci içeren tonlarca ekipmanla donanır.22 temmuz 1943'te saatler 09:00'i gösterirken,elektromanyetik alan jeneratörleri çalıştırılır.
Eldridge'in etrafını önce yeşil bir duman kaplar.Gemiyi bu dumanin ardında görmek imkânsızlaşır.Alıcılar geminin kuvvetli bir elektormanyetik alanla çevrelendiğini göstermektedir.Duman çekildiğinde ise deneyin istenenden daha başarılı olduğu anlaşılır.Çünkü Eldridge sadece radarlardan değil,mürettebatıyla beraber "gözden de" kaybolmuştur!
İşte Philadelphia Deneyi'nin bir kaç kelime ile özeti bu.Amerikan hükümeti ve deniz kuvvetleri elbette ki böyle bir deneyin ya da projenin varliğını asla kabul etmiyor.Tüm bunların asılsız, hayal ürünü iddialar olduğunu savunuyor.Ancak diğer taraftan da görgü tanıklarının ifadeleri var.Zaten deney hakkında bilinenlerin çoğu da bu tanıkların ifadelerinden sağlanmış.
Şimdi başa dönelim ve hikayemizin ayrintilarina bakalim.1933 yılında Roosevelt ABD'nin başkanı oldu ve hemen ardından eski dostu ve dünyanın sayılı bilim adamlarından Nikola Tesla'yı Washington'a davet ederek ondan devlet adına bazı projeleri yürütüp yürütemeyeceğini sordu.Yanit olumluydu.Başkan ona gökkuşağı projesi şeklinde bilinen projeden söz etti.Tesla bu proje üzerinde çalışmaya basladi.1936'ya gelindiğinde Tesla önemli gelişmeler kaydetmiş hatta insansız bir gemiyi gözden kaybedip sonra da geri getirmeyi başarmıştı.Ancak yetkililerin deneyin insanlı olarak yapılmasında ısrar etmeleri ve Tesla'nın da insanlara zarar gelmeden bu deneyin yapılmasının olanaksız olduğu noktasında başlayan görüş ayrılıkları sonunda Tesla'nın son aşamada projeden ayrılmasıyla sonuçlandı.Bundan sonra projenin idaresini Dr.John von Neumann devraldı.
Donanma, özellikle Almanlara karşı bir an önce ezici üstünlük sağlamak kaygısını taşıyordu.Bu üstünlügü sağlamanin ise görünmezlikten geçtiği düşünülüyordu.Arzu edilen;gemilerin "radarlara" görünmemesini sağlamaktı.Fakat sonuç beklenenden çok farklı oldu.Biraz sabirli olun,daha ikinci deneyi anlatmış değiliz.Amerikan hükumeti için çalışan bilim adamları arasında dünyanın en büyük dahilerinden biri olarak gösterilen ve nazi Almanya'sindan kaçıp ABD'ye sığınan "Albert Einstein" da vardı.Philadelphia Deneyi'nde en büyük katkılardan birinin Einstein tarafından sağlandıgı düşünülmekte.Özellik Einstein'in "Birleşik Alan Teorisi"nin deneyi başarıya ulaştıran faktör olduğu sanılıyor.Einstein bu teorisini 1925-27 tarihleri arasında Prusya'da yayımlanan bir bilim dergisine göndermiş ancak tamamlayamadiğinı düşünerek geri çekmiş.Einstein'in ileriki yıllarda teorisini tamamladiğı,ancak bunun savaş sırası ve sonrası hükümetlerce gizlenmiş olabileceği tahmin ediliyor.
Biz şimdi gelelim ilk deneyin ayrıntilarına.Haziran 1943'te deney için seçilen Uss Eldridge'e elektormanyetik alan oluşturucu donanım yüklendi ve gemi Philadelphia deniz üssü açıklarında deneye tabii tutuldu.Deney sırasında yeni mürettebat da gemide bulunuyordu.Deneye ticari bir gemi olan Andrew Furuseth'in mürettebatı da tanıklık etti.Andrew Furuseth'in özel bir yeri var,çünkü deney hakkında bugün bilinenlerin çoğunu bu gemide görev yapmış olan Carlos Allende'nin anlattıklarından biliyoruz.(Allende, 50'li yıllarda ufo arastırmacısı Morris Jessup'a yazdiği mektuplarda yaşadıklarini anlatmasaydı,belki de bu olaydan hiç haberimiz olmayacakti.Ve küçük bir not daha:Jessup 1959'da intihar etti.Ne ilginç degil mi?).
22 temmuz 1943'te şalterler kaldirıldı.Geminin gözden kayboluşuna kadar olanları biliyorsunuz.Ondan sonra olanlar da oldukça ilginç.15 dakika sonra şalterlerin indirilmesi emredildi.Yeşil duman yeniden belirdi ve duman çekilirken Eldridge yavaş yavaş yeniden materyalize oldu.Ancak bir şeylerin ters gittiği hemen anlaşılmıştı.Gemiye iletilen telsiz mesajlarına yanıt gelmiyordu.Gemiye çıkıldiğinda mürettebatın hiç de iyi durumda olmadiğı görüldü.Bir çoğu sinir krizleri içinde çırpınıyordu.En iyi durumdakiler hafıza kaybına uğramışti!Donanma bu personeli topyekun emekliye sevk ederek gemiye yeni personel atadı.Bilim adamlarına da sadece radar görünmezliği istediklerini,optik görünmezliğe gerek olmadığinı bildirdi.
28 ekim 1943'te ise Eldridge üzerinde ikinci deney gerçekleştirildi.Saatler 17:15'i gösterirken elektromanyetik jeneratörler yeniden çalıştirıldı.Gemi bir kez daha hemen hemen tamamen görünmez oldu. sadece gövdesinin ana hatlari seçilebiliyordu. bir kaç saniye süresince isler yolunda gider gibiydi ki ansizin gözleri kör edebilecek kadar güçlü mavi bir isik patlamasi meydana geldi ve gemi gözlerden tümüyle kayboldu.Şimdi duyduklarınıza inanmayacaksınız belki ama Eldridge,bir kaç saniye sonra,600 kilometre ötede,Norfolk açıklarında yeniden maddeleşti.Norfolk'ta bir kaç dakika boyunca görülür durumda kaldıktan sonra tekrar görünmez oldu ve saniyeler içinde Philadelphia deniz üssü açıklarında yeniden belirdi.Mürettebatın tamamı çok şiddetli bir biçimde rahatsızlanmıştı.Bir kismi da kaybolmuştu.Hiç bir zaman bulunamadilar.Baziları aklını kaçırdı ama en ilginci 5 asker geminin metal gövdesi ile kaynaşmıştı!İkisinin elleri çelik gövdenin içine geçmisti.Ellerini keserek adamları kurtardılar ve yerine protez eller taktılar.Sağ kalan adamlar asla tam anlamıyla düzelemediler.Akıl sağliklarını kaybettikleri gerekçesiyle de ordudan uzaklaştirıldılar.Elektronik kamuflajı gerçekleştirmeye çalişan bilim adamları koca bir gemiyi,mürettebatı ile birlikte işinlamış ve sonra da geri getirmişlerdi.
Ancak,daha önce de belirttiğimiz gibi ABD hükümeti asla böyle bir deneyin yapildiğını ya da projenin yürütüldüğünü kabul etmedi.Donanmaya göre Eldridge,sözü edilen tarihlerde Philadelphia'da bile değildi. Deneyin yapildiğı günlere yakın bir tarihte,yine enteresan bir yerde,bermuda şeytan üçgeni'nde eğitim amaçlı olarak bulunduğu açiklandi.Eldridge daha sonra Yunanistan'a satıldı ve 90'li yıllara kadar da 'Leon' adıyla hizmette kaldı.
ABD hükümetinin, konusunu deneyden alan "The Philadelphia Experiment" (1983) adlı İngiliz yapımı filmin ABD sınırları içinde gösterilmesini yasaklaması da işin bir başka boyutunu teşkil etmekte.Yetkililer Emi firmasına bir mektup göndererek söz konusu filmin ABD'de gösterime sokulmasını istemediklerini bildirdiler.Emi ise bunun için hükümetin bir mahkeme kararı almaları gerektiğini iletti ABD'lı yetkililere.Kararı çıkarmak zor olmadı.Daha sonra Emi karşı bir karar çikartarak filmi "video klüplerde kiralanabilir" kategorisine sokmayı başardı.
Bazı iddialara göre de ABD hükümeti 'görünmez gemi' hikayesini düşmanı korkutmak için kendi uydurmuştu.
Ortada yanıt bekleyen bir çok soru var: Donanma neden Eldridge'i Yunanistan'a sattı? -Satilan gemi gerçekten Eldridge miydi? -Öyle ise, şu an gerçek Eldridge gözlerden uzak bir yerlerde saklanıyor mu? -Deneyde kullanılan gemi gerçekten Eldrigde miydi yoksa adı değistirilmiş bir başka gemi mi kullanılmiştı? -ABD hükümeti mi doğruyu söylüyor yoksa tanıklar mi?
Bu sorularin yanıtı henüz bilinmiyor.Ama bir yerlerde bir ateş var ki bu denli dumana bogulmuş ortalık...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
TESLA SİLAHLARI
1910'ların başında bir gün cebinde ufak bir cihaz olan orta yaşlı bir adam New York'un Wall Street'inde, tamamlanmamış, çelik konstrüksiyon halinde bulunan bir inşaata girdi. Cihazını çelik kirişlerden birine bağladı. Bir süre bir takım ayarlar yaptı. Cihaz çalıştıktan az sonra çelik yapı gıcırdamaya ve sallanmaya başladı. Sallantı öyle bir hal almıştı ki, inşaat işçileri panik içinde en alt kata koşuşturdular. Az sonra polis de gelince, adam cihazı cebine koydu ve binadan ayrıldı. Görgü tanıkları, sallantının on dakika daha sürmüş olması halinde binanın çökeceğini söylüyorlardı.
Aynı adamın 15 yıl önce yanlışlıkla New York'taki bir çok bloğu içine alan bir mahalleyi de salladığı da rivayet edilir. Hatta o zaman polisin, laboratuarına baskın yaptığında bir nevi osilatör olarak adlandırılabilecek cihazın bu kişi tarafından balyozla kırıldığı ve polise teslim edilmediği iddia edilirdi.
İnsanlığı ilgilendiren çok önemli buluşlara imza attığı halde ismi bilim dünyası tarafından adeta aforoz edilerek hakkı yenilecek olan bu kişinin adı Nikola Tesla'dır. Bilimsel literatürde, Manyetik Rezonanslı "MR" cihazlarının manyetik alan gücünü gösteren güç terimi Tesla olarak ifade edilirken ismi anılan bu bilim adamının imzasını attığı buluşların sayısının 800 adet patent altında olduğunu söylersek Tesla'nın bilim dünyasındaki gösterilmeyen, bir anlamda yok sayılan yerini vurgulamış oluruz.
1856'da Avusturya-Macaristan vatandaşı olarak Hırvatistan'da doğan Tesla, Graz'daki Bilim Akademisi'nde fizik, mekanik ve matematik okudu. 1884 yılında ABD'ye göç etti ve Thomas Edison'un yanında çalışmaya başladı. Edison, o sıralar doğru akım üzerinde çalışıyordu. Ancak doğru akımın pratikte elektrik enerjisi olarak evlerde ve sanayide kullanılmasının teknik olarak uygun olmaması, Tesla'yı alternatif akım gibi başka bir elektrik gücünü araştırmaya itti. Geliştirdiği transformatörler ve jeneratörler ile bunu üretim iletişim hatlarıyla sevk etmeyi başardı. Bu enerjinin kullanımı için de elektrik motorları icat etti. Bundan sonra Nikola Tesla'ın birbirinden ilginç buluş ve araştırmaları ard arda sürdü.
Günümüzdeki neon ampullerinin benzeri floresan ampullerini buldu ve Niagara Şelalesi üzerinde kurulan dünyanın ilk hidroelektrik santralinin üzerindeki imza yine "Tesla" idi. Otomobillerde kullanılan ilk takometreyi icat etti. Westinghouse firması ile anlaşıp elektrik üretimine başladı. Sanayici J.P. Morgan'ın desteği ile, bir anlamda bedava enerji sayılabilecek ve yeryüzü çevresindeki iyonosfer ve ether tabakalarından elde edilebilecek enerji ile bütün dünyaya, kablosuz yayın ile telefon ve telgraf hizmeti verecek olan sistemi kurdu. Ancak sonradan enerjinin bedava alınacağı ve kendisinin diğer enerji kaynaklarının para etmeyeceğini düşünen Morgan, Tesla'dan desteğini çekti ve Tesla hem mali sıkıntıya girdi, hem de bütün dünyada "çatlak" olarak kabul edilmeye başlandı. Halbuki Marconi tarafından icat edildiği söylenen radyoyu da Tesla, Marconi'den on yıl önce tescil etmiş ve patentini almıştı. Nitekim bu buluşu öldüğü 1943 yılında ABD Yüksek Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Tesla, manyetik dalga üzerindeki çalışmalarını öyle boyutlara getirdi ki, 1899'da Colorado Springs'deki laboratuarında elde ettiği elektrik enerjisini havadan dünyanın öbür ucuna gönderdi, dalgalar geri gelince bunlara bir miktar daha enerji yükleyerek tekrar gönderdi ve sonuçta 40 metrelik dev bir şimşek elde edildi. Bu şimşeğin gürültüsü 35 kilometre öteden işitilmişti. Yine Tesla, Birinci Dünya Savaşı esnasında Alman Denizaltıları'nın yerini saptamak için radar dalgalarını bulmuşsa da zamanın Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne bu öneri saçma geldiği için, radar cihazı 25 yıl gecikmeli olarak bulundu. Tesla'nın 1930'da icat ettiği söylenen ve 200 kilometre ötedeki bir uçağı düşürebilecek elektromanyetik şua gönderen top konusu ve bununla ilgili çalışmalar, acaba 1943'de Tesla ölünce evini basan FBI'ın Tesla'nın bütün evraklarına el koyması sonucu bugüne kadar hangi aşamada değerlendirildi, bütün bunlar da birer muamma. Yine, halen ABD mercilerince "çok gizli doküman" olarak saklandığı ileri sürülen belgelerin çok azının sonradan ailesine teslim edilmesi de bu muammaları derinleştiriyor.
ÖLDÜRÜCÜOLMAYANSİLAHLAR
"Körfez Savaşı sürerken CNN Televizyonu'nun canlı yayını esnasında oluşan bir sorun, konuyla ilgilenen uzmanları uzun bir süre meşgul etmişti. Bir CNN muhabiri Irak'ta beton bir sığınağın önünde çekim yaparken, atom bombasına bile dayanabilecek bir yapıda olan sığınağın üzerinde 30 saniye kadar, kenarlarında garip cihazlar olan bir Amerikan helikopteri asılı kaldı. Yayında helikopterin motor gürültüsünden başka hiçbir şey duyulmuyordu. Aniden hava, ses ve titreşim geçirmeyen Alman malı sığınağın kapısı açıldı ve ellerini havaya kaldırmış olan Iraklı askerler suratlarında gülümseme ifadesiyle gözüktü." Daha sonra yine birtakım uzmanlarca yapılan yorum, bu helikopterin ELF-maximum miktarda düşük frekanslı, mobil HAARP Teknolojisi teçhizli olduğuydu.
Yıllardır, "Pax Americana"yı (ABD'nin günümüzde dünya etrafında uyguladığı, içine askeri güç gösterisinin de dahil olduğu sisteme verilen ad) dünyaya yerleştirmeye çalışan ABD'nin bu iş için nükleer silahların da ötesinde daha güçlü sistemler araştırdığı söyleniyor. Bunlardan en önemlisi olarak nitelendirilen HAARP Projesi'nin (High Frequency Active Auroral Resarch Project-Aktif Yüksek Frekanslı Aurora Araştırma Projesi) ABD Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin Kuzey Alaska'da Fairbanks Üniversitesi'nin katkılarıyla sürdürüldüğü iddia ediliyor. Öldürücü Olmayan Silahlar serisinin en iddialı ve etkin sistemlerinden olabilecek bu projeyle, ELF (Yüksek frekans) ışınları, iddia edildiği üzere 100 Gigawat (100 milyar Watt) civarında toplam bir gücü geniş alanlı anten ve vericilerle gönderilebilmektedir. Alaska'daki Anchorage'in kuzey doğusunda bulunan bu gizli tesis, Kuzey Kutbu'na yakın olması nedeniyle dünyanın cekim alanının en yoğun olduğu yerlerden biri ve iyonosfer tabakasına elektrik yükünü yüksek yoğunlukta yayabilme özelliğine sahiptir. Ayrıca burada HAARP jeneratörlerinin gereksinimini karşılayacak doğalgaz da petrol kuyularının yan ürünü olarak bol miktarda elde edilebilmektedir. İnsanlık tarafından yapılmış en güçlü "Yüksek Frekans Vericisi" olan HAARP'ın 200 kilometre yüksekliğe, İyonosferin "F" tabakasına gönderdiği elektrik yükü İyonosferde absorbe edildikten sonra ELF (çok düşük frekanslı) dalgalar olarak geriye döndüğünde bu elektromanyetik dalgaların oluşturduğu alanların, canlı sistemler üzerindeki etkilerinin son yıllarda özellikle askeri ve bilimsel çevrelerce değerlendirildiği de söylenmektedir. Alaska'daki bu tesisin benzerinin bazı eski Sovyet OTH-Radar üslerinde, Norveç'deki Trömse (Alman Max-Planc Enstitüsü'nce işletilmekte) ve Porto Rico'da da olduğu iddia edilmektedir. Dünyada 640 kadar HAARP anteni bulunduğu da tahmin edilmektedir.
Nikola Tesla'nın 100 yıl önce bulduğu prensiplerle çalışan bu silah sistemleri bir çok ilginç alana uyarlanabiliyor. Bundan yüz yıl kadar önce koca bir mahalleyi sallayabilen, uzaktan kumandalı taşıt aracı geliştirmiş olan veya atmosferden elde ettiği enerjiyle bedava cihaz çalıştırabilen Tesla'nın buluşları, bugün eğer tek bir gücün elinde olursa ve daha da geliştirilip yaygınlaştırıldıklarında, bir kölelik devrini başlatabilecektir.
SİLAHLARVEETKİLERİ
Tesla prensipleri doğrultusunda geliştirilen araçların şu özellikleri olabileceği ve bunlarla şu olanaklar sağlanabileceği söyleniyor;
Ultra Kısa Dalga ve ELF dalgalı cihazların 2.000 kilometre öteden insanları etkileyebileceği, mide bulantısı ve kusmaya yol açacağı ve yön tayini duygularını etkileyeceği söyleniyor.
Bunların yaydıkları elektromanyetik dalgaların KİS (Kitle İmha Silahları) kullanmadan düşman elektronik sistemlerini felç edebileceği iddia ediliyor.
Yine, Tesla'nın prensibiyle, Amerikalı Albay T.E. Bearden, Fizikçi Sidney Hurwitz ve G. Obelensky buldukları bir cihazla 300 metre yarıçapındaki bir alanda bulunan metallerin yoğunluklarını ciddi ölçülerde arttırabilmişlerdir. Böylelikle düşman mühimmatının yoğunluğu değiştirilip birkaç misli ağırlaştırmak ve mühimmat hedefe gelmeden patlatmak olası olabilmektedir. Bu konu füze savar sistemleri için son derece önemli olacaktır.
İyonosfer tabakası, kendi haberleşme sistemi bozulmadan, karşısındakinin haberleşmesini, hatta küresel haberleşmeyi bozacak şekilde etkilenebilmektedir.
MR cihazı kullanır gibi yerkürenin kilometrelerce altının röntgenini çekmek ve yer altı askeri tesisler ile doğal kaynakları saptamak olasıdır.
İnsanların bilinçlerinin etkilenmesi mümkün olabilecektir.
Küresel meteorolojik değişiklikler yaratmak mümkün olabilecektir.
Haberleşme ve casus uyduların imhası mümkün olabilecektir
Dünyanın çok uzak köşelerindeki TV, radyo ve haberleşme sistemlerini etkilemek mümkün olabilecektir.
bilgisayar sistemleri, disketler ve donanımların uzaktan tahribi olası olabilecektir.
Biyolojik olarak, hayvanların iletişim, üreme ve oryantasyon mekanizmalarının etkilenmesi, canlıların temel DNA kopyalanmasının etkilenmesi mümkün olabilecektir.
EISCAT denilen birbiriyle bağlantılı hale getirilebilen bu çeşit HAARP istasyonlarının birbirleriye bağlantılı ve bağımsız çalışabilmeleri ve bütün bunların kontrolü olasıdır. Bu birlikte çalışabilir olmanın insanlık için sonuç ve boyutları da düşündürücüdür. Bu düşündürücülük, söz konusu elektromanyetik dalgaların spesifik amaçlara yönelik olarak yalnız anten vasıtasıyla değil, uydular ve kablo ağıyla da gönderilmesiyle önem kazanmaktadır. Ama bireyler üzerinde olası olan ve yukarıda değindiğimiz fiziki ve ruhsal etkilerini sağlamada günümüzde çok önemli bir enstrüman daha vardır ki tehlikenin boyutları bu noktada akıl almaz ölçülere ulaşmaktadır. O da hemen hepimizin taşıdığı cep telefonlarıdır. Tesla'nın buluşlarının kötü niyetliler tarafından bireylere intikalinin söz konusu olması, insanlığı gelecekte başka boyutlarda tehdit edecektir. Bu yolda en önemli araç yine bütün dünyada kurulan sayısı yüz binleri geçen cep telefonu anten vericileridir.
TESLA DEPREMLERİMİ?
Nikola Tesla'nın, insanlığın yararına olduğunu savunduğu en önemli iddiası, önceden deprem yaratarak, kontrollü olarak daha büyük olası depremlerin enerjisini boşaltmaktı. Bu noktada, dünyada olmaması gereken yerlerde meydana gelmiş olan bazı depremlerin bu konuda yapılan çalışmalarla bir ilişkisi olup olmadığı sorusu akla gelmektedir. Bu bağlamda,
Deprem kuşağında olmayan Almanya, Hollanda, Belçika üçgeninde 13 Nisan'da meydana gelen deprem bir HAARP denemesini akla getirmektedir.
2001 Haziran'ında G-8 toplantısı yapılan İtalya'da toplantıyla aynı anda Etna Yanardağı faaliyete geçti.
Çin'in Tangşan bölgesinde, ABD'nin bağımsızlık ilanından tam 200 yıl sonra aynı ayda, meydana gelen depremde 250.000 kişi öldü.
1995'de Tokyo metrosundaki Sarin gazı terörünü yaratan Aum Şinrikyo Tarikatı'nın, geleceğe dönük ve kainatın sonunu getirecek felaket silahları üzerinde çalıştığı ve Tesla silahlarıyla da ilgilendikleri iddia edilmektedir. Aum'un lideri Şoko Aşahara'nın, 17 Ocak 1995'de meydana gelen Kobe depremini dokuz gün evvel tahmin etmiş olduğu iddia edilmektedir. Yine bu depremde şehrin bir kobay gibi kullanılıp, dünyanın içindeki enerjinin Tesla'nın elektromanyetik dalgalarıyla açığa çıkarıldığı da bu tarikat üyelerince söylenmişti.
28 Mayıs 1943'de Batı Avustralya'nın o güne kadar hiç deprem olmayan Leonora-Laverton bölgesinde 3.7 Richter ölçeğinde bir deprem oldu. Önce bunun bir meteorit çarpması sonucu oluştuğu düşünüldüyse de sonra böyle bir bulgu kanıtlanmadı. Görgü tanıkları depremden biraz sonra gökte iki saat kadar süren portakal ve gümüş rengi bir aydınlanmanın oluştuğunu söylediler. Sonradan, aniden bir elektrik düğmesine basılmış gibi bu ışık kayboldu. Depremin merkez üssünün hemen yakınında, bir süre evvel, bir kısım Aum tarikatı mensubunun bir çiftlik satın almaları ve bazı nükleer fizikçileri de buraya getirmiş olmaları acaba bir rastlantı mıydı sorusu bugün hala cevaplanabilmiş değil.
Yine Batı Avustralya'nın hiç deprem olmayan Güney Doğu Kum Çölü'nde, 1970'de 3 Richter ölçeğinde 173 civarında deprem oldu. Bu depremlerin hepsinin merkez üsleri birbirinden tam olarak 10'ar kilometre uzaklıkta ve her sekiz deprem hattı da 50-70 kilometre uzunluğundaydı. Bu durum 1995'e kadar 246 defa sürdü. Bunların Avustralya'nın denediği Elektromanyetik Dalga silahlarıyla oluştuğu iddia edilmektedir. Bütün bu ve benzeri depremlerin, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Nikita Kruşçev'in bundan 40 yıl önce belirttiği, "Dünyamızın çok daha korkunç ve tahrip edici nitelikte silahlarla yüz yüze geleceği" söylemi ile ilgili midir diye sormadan edemiyoruz.
Yine 1943'de Nikola Tesla'nın ölümünden hemen sonra FBI tarafından el konulan ve "çok gizli" olarak nitelendirilip kilit altına alınan belgeler nedir, bunlardan kim yararlanıyor soruları da akılları meşgul etmeye devam ediyor. Ali KÜLEBİ - TUSAM - BAŞKANVEKİLİ
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
biz hazırlıkta "what a life " diye bi kitapta okumuştum..müsrifliğinden dolayı bi tek bu adam kaldı aklımda bide gabriel garcia marquez..sanırsam gömlek ve eldiveni ipek giyiyomuş ve bi giydiğini bi daha giymiomuş..yani bildiğin ipek gömleği bi kere giyip çöpe atıo
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
bende ampülu edisonun tesladan çaldığını duymuştum edison yalancının teki tesla elektriğin dahisiymiş ve de deniz ötesine elektrik verebilecek bi projesi varmış yanı denızın bı kıyısından otekı kıyısına
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Tesla'nın bir buluşu daha var, hiç bahsedilmemiş. Özel bir çeşit elektrik motoru ( fakat nasıl bir şey bilemiyorum ) fakat bildiğimiz ac-dc değil.
Bir firma, Lotus şasini alıp, Tesla'nın bu özel motorlarıyla donatıp satışa sunmayı planlıyor ( Prototipleri yapıldı ) , hızlı şarj olup 4-5 saatte gidebiliyor yani bu projede ümit var. Bu durumda Tesla dünyayı bir kez daha kurtarmış olacak. 1 sene sonrada bu modelin Suv, 6 kişilik Station Wagon gibi modelleride türeyecek.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Tesla edisonun hain oyunlarına düşmüş , şehirler arası kablosuz konuşmayı ilk kez denemiş insandır. Fakat bu projesi de bazı kişiler tarafından çekilemeyip kurduğu çanak yerle bir edilmiştir
Hatırladığım kadarıyla buydu. Teslanın çok yazısını okudum. Her tarafta farklı şeyler söyleniyo
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Hayal meyal hatırlıyorum biryerlerde okumuştum, galibe şu erke dönergeci ile ilgili bir yazıdaydı. Tesla bir düzenek yapmış, ilk enerji verildikten sonra çark dönmeye başlamış odanın kapısı kapatılarak mühürlenmiş ve 28 gün sonra açılınca çark halen daha dönüyormuş. Dünyanın elektromanyetik alanından enerji devşiriyormuş projesi. Ancak adam, teorisini ispat etmesine rağmen sahtekarlıkla suçlanınca düzeneği kendi elleri ile yerle bir etmiş.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
ben teslanın deprem makinesi olarak da bilinen bi makineyi icat ettiğini biliyorum sanırım çok yüksek frekanslı ses yada başka bi dalga türü gondererek fayların kırılmasına sebep olabiliyor asıl amacı bu değil fakat bu amaçlada kullanılmış hatta bazı komplo teorilerine gore de istanbul depremininin sebebi buymuş abd tarafından yapıldığı düşünülüyor israilden depremin gerçekleşmesinden 1 saat 15 dakika sonra yardım uçaklarının burda olması da aslında bu teoriyi güclendiriyor
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Edison'u 4 e katlayan bir elektrik ve fizik dehasıdır. Bir çok icadı ve parasızlıktan patentleyemedigi daha bir çok da baskasının adına kayıtlı icadı vardır... Akıl almaz deneylerinden biride Philedelpia deneyidir.
Adamın çok fena hakkını yemişler gerçekten tarih onu Einstein le bir tutabilirdi diye düşünüyorum.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
zamanda yolculuğun bilimsel olarak mümkün olup olamayacağı konularında ki araştırmalarıyla ünlü bilim insanı. bilimsel deneyim adına başarılı; ama mürettebatı adına korkunç bir sonla biten philadelphia deneyi kısmen tesla'nın dehasıyla yapılmıştı. nikola tesla, zamanı ve uzayı düzenleyen kurallarla kozmik çatının tehlikeli doğasını karıştırmıştır.
kendi çağının çok çok ötesinden bir zekaya sahip olduğu kuşkusuz. doğaüstü bir zekası vardı. bu tür insanların dünyadan değilde sanki uzaydan gelmiş dünya dışı varlıklar olduğunu düşünürüm. kabul etmem lazım ki uzunca bir süre boyunca nikola tesla’nın bu dünyadan olmadığı fikri oldukça hoşuma gitmişti. bu muammalı adamla ilgili cevaplanması gereken onlarca soru vardır. ve bu soruların çoğunun cevaplanmasının imkansızlığına ve en azından bunların cevaplanmasını beklemeye benim ömrümün yetmeyeceğine eminim. ve en sonunda nikola tesla ile ilgili gerçekleri öğrenmeyi bıraktım.
tüm bunlara rağmen bilime ve teknolojiye kazandırdıklarından çok, tesla’nın adı karanlık komplolarla beraber anılırdı. belki de bu yüzden ders kitaplarında adı geçmez ve öğretmenler de adını çok çok seyrek anarlar. neyse ki, bazı kişiler tesla’ya yapılan haksızlığın farkına vardı da bazı sınıflarda adı sıkça geçer oldu. rahatlıkla söyleyebilirim ki 20. yüzyılı tesla icat etmiştir. ama geride sadece gizemi kaldı. bu gizem sadece nikola tesla adının kirlenmesine değil, insanlığın da kirlenmesine yol açmıştır.
amerika birleşik devletleri patent dairesi tesla’nın bir çok buluşuna onay verip kabul etmiştir. bu icatlar tesla ve yatırımcıların yüzünü güldürecek kazançlı icatlardı. ac motoru tesla’nın muhteşem bir icadı olup dünyayı değiştirmiştir. ayrıca o veya bu nedenden dolayı patentini alamadığı veya almadığı bir çok icadı da vardır. tesla’nın finansal danışmanlığı yapmasının yanında kendi merakı için teknoloji araştırma ve geliştirme işinde çalıştığını biliniyor. bu icatlarla ilgili pek bir bilgimiz yok. tesla’nın icatları belli bir noktaya kadar sadece kendi amaçlarına ve çalışmalarına ışık tutuyordu. çoğu fikrini projeye veya gerçeğe geçirecek vakti bulamamaktan yakınıyordu. o yüzden çoğu çalışmasını yarıda bırakmak zorunda kaldı.
proje ve çalışmalarından bazıları; çok yüksek güçte elektrikli süpürge (vacuum), roket motoru dizaynı, güneş enerjisi, ışıkla ilgili deneyler....vb gibi o zamanlar 20.yüzyıla uymayan icat ve çalışmalardır. buluşlarını basarak herkese dağıtırdı bu şekilde kendini terapi ederdi. bazı buluşlarını ise halka sunmadan veya patent işlemleri için değil, öylesine yazdı. tesla’nın bazı inanılmaz konularda çalışmaları vardı; bedava enerji, yerçekimsizlik, görünmezlik ve hatta zaman yolculuğu. tesla zamanında bile ağza dahi alınmayacak kadar uçuk olan bu fikirler günümüzde de yaratıcılıktan ve hayal gücünden birhaber olan bilim adamlarınca lanetlenmiştir.
her ne kadar kendisi deli dahi olarak anılsa da amerika ve rusya 1970'lerin başından beri zerre ışınlı rf (radyo frekansı) silahlarını kullanıyorlar. tıpkı teslanın diğer çalışmalarını dünyanın kullandığı gibi.
günümüzde tesla’nın pek çok çalışması bir çok ülke tarafından araştırılıp geliştiriliyor. bu ar-ge çalışmalarını karşılamak için devletler karanlıkta kalan bütçelerini arttırmışlardır. pek çok derin ve karanlık gizli projeler sivil bilim tarafından onlarca yıldır ve hatta yüzlerce yıldır araştırılıp geliştirilmektedirler. 1895’de küçük buluşlar büyük olaylara yol açardı. nikola tesla’nın göze batan ilk çalışması manyetik alanların döndürülmesi çalışmasıdır. göze batan diğer bir çalışması da radyo frekansları ve elektrik enerjisinin atmosferde gönderilmesi çalışmalarıdır.
teslanın bu basit buluşu yıllar sonraki entrikalar, korkular ve felaketlerle anılan philadelphia deneyine yol gösterecektir. fakat bu top secret programlar bundan yıllar evvel ortaya çıkmıştı. tesla zaman ve zaman yolculuğu üzerinde gerçeğe ulaşılabilecek çalışmalarda bulunmuştur. tesla, yüksek voltajlı elektrik ve manyetik alanlar kullanarak yaptığı çalışmalarda zamanın ve uzayın yarılabileceğini veya çarptırılabileceği ve böylece de diğer zaman boyutlarına kapı açılabileceğini gördü. bu muazzam buluşun yanında, tesla tehlikelerle dolu olan zaman yolculuğunu buldu.
tesla’nın zaman yolculuğuyla ilgili ilk çalışmaları 1895 mart’ında başladı. new york herald’dan bir gazeteci 13 mart’ta gazetede şunları yazmıştır:
tesla ile küçük bir kafede tanıştık. 3.5 milyon voltluk elektriğe kapıldıktan sonra benimle el sıkıştı ve ” bu gece size iyi bir arkadaş olamayacağım. az kalsın ölüyordum. bir kıvılcım 3 fit öteden geldi ve beni sol omzumdan çarptı. yardımcım akımı kapamasaydı ölmüş olurdum herhalde.”
tesla yankısal elektromanyetik yüklemeye maruz kaldı. aynı zaman dilimi içinde kendini dışarıda buldu. söylediğine göre geçmişi bugünü ve geleceği hepsini bir anda gördü. fakat elektromanyetik alandan dolayı felç oldu ve kendine yardım edemeyecek bir hale geldi. asistanı akımı keser kesmez tesla’ya bir şey olduğunu anladı. bu durum yıllar sonra philadelphia deneyi sırasında da olmuştu. aslında gemicilerin başına gelen olay daha uzun sürmüştü ve sonu da felaktlerle bitmişti. tesla’nın gizli deneyi tesla kadar insancıl olmayan ellerde devam etti.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
nikola tesla
simdiki yugoslavya'da,smiljana köyünde,9 temmuz 1856` da dogdu. bir hiçken bilim dünyasinin en üst noktasina yükseldi. 32 yasinda önemli kesifleri ile milyoner oldu, daha sonra karanliga kaybolup bes parasiz öldü.
babasi papazdi. hiçbir zaman okuyup yazamamasinina ragmen, annesi halk arasinda pratik ev aletleri mucidi olarak bilinirdi. ona göre tesla, yaratici dahi olmaya adaydi.papaz olmasina için babasinin zorlamasina karsi çikarak ,genç tesla mühendislik mesleginde israretti. annesi de onu destekledi ,fizik ve matematikte bilgisini arttirirken graz`daki politeknik okuluna girdi ve prag üniversitesinde egitimine devam etti. yabanci teknik eserleri okuyabilmek için,orada yabanci dil kursuna devam etti. anadili olan sirpça ve ailece bildikleri almancaya ek olarak ingilizce, fransizca ve italyancayi da ögrendi.
pragdaki tahsilini 1880 `de bitirdikten sonra, budapeste de lisans üstü yaparken ,profesörüyle alternatif akimin özelliklerini tartisti. sonra paris telefon sirketinde çalismaya basladi. burada dogru akim motorlari ve dinamolar konusunda genis ve önemli tecrübeler edindi. oradayken çalistirdigi döner makinalari korumak için regüle edici kontrol cihazlari icat etti.
o ilk günlerde genellikle dogru akim, isitmaya, isik vermeye, güçsaglamaya ve iletmeye en uygun , elektrik akimi olarak bilinirdi.fakat da direnç kayiplari büyüktü ki, her mil kare için bir güç santraline gerek vardi. ilk akkor ampuller ( 110 volta `ta ), güç santrallarina yakin olsalar bile parlak yanmiyorlar ve bir milden daha az uzaliktakiler ise kaybolan güce bagli olarak sönük yaniyorlardi.
1884 de genç tesla, kafasinda fikirlerle dolu ve cebinde 4 sentle new york'da gemiden indi. tecrübesi ,onu dogru akim motorlari ve dinamolardaki komütatör ün sonsuz sorunlar yaratan gereksiz bir karisiklik olduguna inandirmisti.dogru akim üretecinin bir komülatörle dis devrede tamamen ayni yöne akan dalga dizileri seklinde alternatif akim olusturdugunu gördü. o zamanlar , motorda dönme hareketini elde etmek için, elektrik motorunun endüvi si motoru alternatif ( aa ) beslemek için döndügü anda manyetik kutuplarin yönlerini degistiren, döner komülatörlere sahipti.
tesla'ya göre dogru akim saçmaligin daniskasiydi. hem jeneratör ( üreteç ) hem de motordaki komütatörü ortadan kaldirmak ve aa’yi tüm sistemde kullanmak akla uygun gelmekteydi. fakat hiç kimse alternatif akimda çalisan bir motoru olusturmamisti, ve tesla bu sorunu çok düsündü. 1882 subat’in da, budapeste’nin bir parkinda szigetti adinda bir sinif arkadisyla gezinirken aniden haykirdi. !buldum ! simdi degistirime dikkat et! o anda tüm elektrik endüstirisinde devrim yapacak olan, dönen manyetik alani bulmustu. dönen elemana baglanti geregi olmayacakti. komütatör yoktu artik.
sonradan tüm alternatif akim elektrik sistemini tasarladi. alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dagitimi için aa motorlari ... dünyanin her tarafinda harcanip giden su gücünün bollugundan esinlenip, gerekli olan heryere enerjiyi dagitabilen hidroelektrik santrallariyla bu büyük gücün elde edilmesi. budapeste de ‘ bir gün niyagara çaglayani ni, elektrik elde etmek için kullanacagim’ diyerek dinleyenleri sasirti.
tesla ‘nin aradigi ve sans kolayca eline geçmedi. o zamanlar new york’da,pearl caddesindeki ilk labaratuarinda akkor lambasi için pazar aramakla mesgul olan edison’a rastladigi zaman tesla, gençlik heycaniyla, kendisin buldugu alternatif akim sisteminin açiklamasini yapti. bu düsünceyi derhal ve tamamen kestirip atan o büyük adam, ‘‘sen teori üzerinde vaktini harciyorsun’’ dedi.
bir yil boyunca, uzun boylu , zayif yugoslav , bu yabanci ülkede açliktan korunmak için mücadele etti. gün geldi, çukur kazarak geçimini sagladi. fakat birlikte çalistigi çukur kazici, western union’un ustasi yemek saatlerinde tesla’nin ilgilendigi yeni elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu üzerinde bir plan yapti. tesla’yi a. k. brown adli firmanin sahibiyle tanistirdi. tesla nin parlak planlariyla büyülenerek , brown ve bir ortagi büyük bir atilim yapmaya karar verdiler. ortaya belirli bir miktarda para koydular ve bu parayla tesla ( simdiki bati brodway ) güney besinci cadde 33-35 no’da bir deney labaratuari kurdu. orada tesla jenaratör, transformatörler,transmisyon( iletim ) hatti,motorlar ve isiklar gibi tasarladigi sistemlerin tümünün planlarini hazirladi ve usanmadan çalisti, her detay için planlar silinmez biçimde zihnine kazinmisti. hatta iki ve üç fazli sistemleri de tasarladi.
cornell üniversitesinden profesör w.a. anthony yeni aa sistemini sinadi ve de tesla’nin senkron motorunu en iyi da motoruna esit yeterlilikte oldugunu açikladi.
o zaman tesla bütün kisimlara sahip bir tek patent altinda sistemini tescil ettirmek istedi. patent bürosu her önemli fikir için ayri bir dilekçeyle basvurulmasinda israr etti. tesla 1887’nin kasim ve araliginda dilekçesini verdi, ve daha sonraki alti ayda yedi tane abd patenti aldi. 1888 nisanin da çok fazi da içeren dört ayri patent için bas vurdu. bunlar da hizla, bekletilmeden verildi. yilin sonuna kadar 18 patent daha aldi. bunlari, çesitli avrupa patentleri izledi bu kadar hizla dagitilan bu patent çiginin, esi görülmemisti. fakat fikirler ilginçti. o kadar ki, bir gelisme ve tahmin yoktu. bu yüzden patentler tek bir tartisma bile yapilmadan verildi.
bu sirada tesla, new york da aiee (simdiki ieee) nin bir toplantisinda çok gösterisli bir konferans verip, tek ve çok fazli aa sistemlerinin gösterisini yapti. dünya mühendisleri, muazzam gelismenin kapisini açarak, telle yapilan elektirik enerjisi iletimindeki sinirlamalarin giderilmis oldunu gördüler.
fakat, kim bu tümüyle daha iyi olan, sistemi uygulayacakti? dogal olarak, kurulan edison-general electric kurulusu degil, aksi halde kendi tüm yatirimlarinin eskimis oldugunu kabul edeceklerdi.
iste tan o sira da george westinghouse, tesla nin laboratuarina gitti ve tesla ile tanisti. tanistiklari sirada tesla 32, westinghouse 42 yasindaydi. her ikiside yetenekli, basarili birer mühenndis ve elektrigin hayrani idiler. westinghouse, teslanin açiklamasini dinledi, gösterisini izledi ve hemen karar verdi. "alternatif akim patentlerin için bir milyon dolar nakit ve ayrica satis payi verecegim" diyerek teklifini yapti.
tesla heycanla’’satis payini beygir gücü basina bir dolar yap, anlastik ‘’diye cevap verdi. iki adam bu kadar kolayca, tarihi anlasmayi yapip el sikistilar.
tesla amacina erismisti. fakat fikirlerine inanip kendisine destek veren insanlari unutacak biri degildi, ve derhal laboratuarina paraca destek veren brown ve ortagina bir milyon dolarlik çekini gönderdi. daha sonra weshinghouse’in ardindakiler, onu, tesla’yla yaptigi anlasmanin beygir gücü basina bir dolarlik kismindan vazgeçirmeye çalistilar buna ragmen iliskileri hizla gelisti. fakat tesla’nin ömrünün geri kalan kisminda geçimini ve arastirmalarini destekleyecek olan satis payindan feragat etti.
ülke çapindaki westinghouse yaptirimlarinin basarisi, gelisen elektrik endüstrisinde rakip durumunu korumak için general electric, westinghouse lisansini satin almak zorunda kaldi.
iyi bir ücretle tartisilan lisans, tesla için bir serefti. tartismada tesla, açikça alternatif akimin ümitsizligi ve denemelerin ise zaman kaybi konusundaki, edison'nun ilk sözlerini hattirladi.
1890’da ulusrararasi niyagara komisyonu elektrik üretmek için, niyagara çaglayaninin gücünü kullanmak amaciyla çalismaya basladi. bilgin lord kelvin komisyonun baskanlina atandi ve o derhal da sisteminin en iyi olacagini açikladi. fakat, eger güç 26 mil ilerdeki buffalo’ya iletildigi taktirde, aa’nin gerekli oldugunu sonuçta kabul etti.böylece,sonuçta tesla’nin sistemini kullanmaya ve büyük türbünlerle aa üretmeye karar verdiler.teklifler 1892 de yeni kurulan cataract construction co.sirketi tarafindan istenildi.
washingtonhouse on tane 5000 hp’lik hidroelektrik jeneratörü için ve general electric ise iletim hatti için kontrat yaptilar.bütün sistem iletim hatti,yükseltici ve alçaltici transformatörlerle tesla’nin iki faz projesine uygundu.hareket eden parçalari azaltmak için,distan dönen alan ve içi sabit armatürlü büyük alternatörler planlanmisti.
o zamana kadarki bu en büyük tarihi proje büyük heyecan yaratti.dakikada 250 devir yapan her biri 1775 amper veren,2250 voltluk on büyük alternatör, iki fazli 25 hz’de 50000hp veya 37000 kw lik çikis olusturuyordu. rotorlarin herbiri, 3 metre çapinda, 4,5metre uzunlgunda (düsey jeneratörlerde 4,5metre yükseklik) ve 34 ton agirligindaydi. sabit parçalar 50 ton agirligindaydi. gerilim iletim için 22000 volt’a çikarildi.
sonradan telsiz denilen, radyo alaninda tesla’nin öncülügü, mors koduyla yapilan haberlesmeden de daha ileri gitti. 1898 new york sehrinin madison square garden'da telsizle uzaktan kontrola ait parlak bir gösteri düzenledi. birinci geleneksel elektrik fuarinin gelistigi yer ve genellikle barnum-bailey sirkinin çalistigi büyük alanin ortasina büyük bir tank koydu ve su ile doldurdu. bu küçük gölün üzerine,yüzmesi için, 1 metre uzunlugunda anten diregi olan,sac gövdeli bir tekne koydu. teknenin içinde bir radyo alicisi ve gemi manevralarina yapmak için batarya ile çalisan bir çesit elektirik motoru vardi. seyredenlerin arka tarafindan,tesla gemiye seyirçilerinin istegine göre ileri gitme,sola veya saga dönme, durma,geri gitme ve donanimindaki isiklari yakip söndürme gibiçesitli hareketleri yaptirdi. unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran biraktigi gibi günlük gazetelerin ön sayfalarinda yer aldi.bu uzaktan radyo ile kontrol yöntemlerini kullanarak,günümüzde ayin yüzeyine insanlari indirecegimizi,o gün kaç kisi düsünebilirdi ki?
tesla’nin matematik dehasi,westinghouse ve g.e.’nin imalatini yaptigi alternatif akim cihazlarinin, parçalarinin yapiminda da büyük yarar sagladi. ilk ögrencilik günlerinde karisik sorunlari kagit ve kalemsiz akildan çözerdi. ögretmeni onun hile yaptigindan süphe eder,ve ona testler uygulardi. genç tesla, bütün logaritma cetvellerini ezberlemisti. simdi abd de kullanilan 60 hz ‘lik frekans, tesla’nin mantik hesaplarindan çikarilmisti . çünkü tesla bunun ticari yönden en uygun oldugunu saptamisti. daha yüksek frekanslarda, aa motorlari yetersiz olacakti. daha alçak frekanslarda daha çok demir kullanilacakti . isiklar da alçak frekanslarda titresecekti.
niyagara çaglayaninin ana tesisi ,ilk westinghouse türbin jenaratörlerinin kapasitelerine uymasi için, 25hz’e göre planlanmisti. bunu izleyen gelismeler ile 60hz’e çevirme yapildi.günümüzde bu,niyagara’dan elde edilen enerji 360 mil uzaktaki new york’a kadar iletilmektedir.bir zamanlar,daha büyük uzakliklar,kuzey dogu sebekesinden beslenmekteydi.tesla new york’a geldigi zaman,yeterli enerji iletimi için sinir 1 milden daha azdi.
arastirmalarinda yüksek gerilim ve yüksek frekansin bilinmeyen alanlarinda daha çok ilgilendi.yüksek frekans cihazlarini kullanirken,bir elini daima cebinde tutardi.bütün laboratuar asistanlarina bu ön tedbiri almalarinda israr ederdi,ve bu kural,bu güne kadar daima gerilim bakimindan tehlikeli cihaz etrafindaki uyanik arastiricilar tarafindan da uygulanmaktadir. o zaman yararlanilmamis olmasina ragmen ,tesla’nin yüksek frekans ve yüksek gerilim alanindaki kesifleri,modern elektronigin yolunu açti.biricik yüksek frekans transformatörüyle (tesla bobinleri) çiplak elinde tuttugu gazli tüpü yakacak sekilde vücudundan,zarar vermeden ve yüksek gerilimli akim geçiriyordu.o ilk günlerde tesla,aslinda neon tüpünün ve floresan tüpünün aydinlatmasini gösteriyordu.
bazen,frekans araliginin alt ve üst kisimlarinda yaptigi denemeler,tesla’yi kesfedilmemis bölgelere yöneltti.mekaniksel ve fiziksel titresimlerle çalisirken,houston caddesindeki yeni labaratuarinin etrafindaki hakiki bir depreme neden oldu.binanin dogal rezonans frekansina yaklasan ,tesla’nin mekanik osilatörü eski binayi sarsarak tehdid etti.bir blok ötede,polis karakolundaki esyalar esrarengiz bir sekilde dans etmeye basladi.böylece,tesla, rezonans,vibrasyon ve ‘’dogal periyod’a ait matematiksel teorilerini ispatladi.
yüksek frekans ve yüksek gerilimli elektrik iletimi konusundaki arastirmalar, tesla’yi colorado springs yakinindaki bir dagin üzerine dünya’nin en güçlü vericisini kurup çalistirmaya yönelti. 60 metrelik diregin etrafina 22.5 metre çapinda hava çekirdekli transformatörü yapti. iç kismindaki sekonder 100 sarimli ve 3 metre çapindaydi. üreticisi, istasyondan birkaç mil uzakta bulunan enerjiyi kullanirken, tesla ilk insan yapisi olan simsegi olusturdu. bu diregin tepesindeki 1 metre çapli bakir küreden 30 uzunlugundaki kulaklari sagir edici, simsekler çakti. gürültüsü ufka kadar ulasti. 100 milyon volt degerinde gerilim kullaniliyordu. yarim asirlik bir süre içerisinde giderilemeyen bir hayret yaratti.
ilk denemesinde, vericideki güç jenaratörünü yakti. fakat tamir ederek gücü 26 mil uzaga, telsizle iletebilinceye dek deneylerine devam etti. o uzaklikta, toplam 10 kw’lik 200 tane akkor lamba yakmayi basardi. daha sonra, kendi radyo patentleriyle meshur olan fritz lowenstson, tesla’nin yardimcisi iken bu gösterisli basariya sahit oldu.
1899’da aa alternatif akim patentleri için westinghouse’den aldigi paranin sonunu harcadi. albay john jacob astor, onu mali yönden kurtarmaya geldi ve colarado springs’deki denemeleri için ona 30.000 dolari sagladi. sonra bu parada bitti ve tesla new yourk’a geri döndü.
new yourk’da century dergisinin sahibi, tesla arkasi robert underwood johnson araciligi ile, colarado springs’deki basarilarini anlatan hikayeler yazarak, geçimini sagladi. fakat tesla’nin yazdigi hikaye, felsefe ve ’’insanligin mekaniksel gelisimi’’ konusuma giren bir konusma oldu. çok yüksek edebi kalitesine ragmen, eser colarado springs’deki güçlü vericiden çok az söz ediyordu.
sonunda makale ‘’insanlgin artan enerji ihtiyaci’’ basligi altinda basildi. basinda yayinlandigi zaman heyecan yaratti. derinden etkilenen okuyuculardan biri, john pierpont morgan’di. bu kisi, dogru akim günleri basinda ve daha sonralari da niyagara selalesi projesinde genaral electric firmasini paraca desteklemisti.
morgan, gösterisli basarilari ve sahsiyeti dolayisiyla, nikola tesla’hayrani idi. tesla, kisa zamanda morganin sürekli misafiri oldu. kusursuz giyinisli, birkaç dilde yaptigi kültürlü konusmasi ve medeni davranislariyla gösterisli ve centilmen tesla, new york sosyetesi gözdesi oldu. genellikle taninmis aileler kizlari için ‘’iyi bir av’’ olarak saydilar, fakat tesla hayatinda kadinlara ve ask hikayelerine yer bulunmadigini israrla tekrarladi. çünkü onlar, onun arastirmalarina engel olacakti.
tarihçiler, tesla’nin daha sonraki büyük projesini,morgan’in paraca desteklemesine neyin yönelttigi konusunda çeliskilere düserler.bazilari,onun aslinda telsizle güç iletimiyle ilgili olduguna inanirlar.digerleri,daha sonraki gelismelerin isiginda,morgan’in ilgili oldugu elektrik endüstrisindeki yatirimlarini korumak için,tesla’yi ve basarilarini kontrol altina almak oldugunu söylerler.bu nedenle,tesla’nin tekrar çaresiz kaldigini anlayarak,telsizle elektrik gücü iletimini garantilemeye razi olur.
1904’de tesla ‘’elektrik dünyasi ve mühendisligi’’ dergisine verdigi beyanatta ‘’yapmis oldugum isin büyük bir kismi için,bay j.pierpont morgan’in asil alicenapligina borçluyum.’’ demisti. bu birlikten, long island ’daki ilginç’’dünya çapindaki telsiz’’kulesi filizlendi.
long island’in tepelik bölümünde,wardenclyffe yakininda yavas yavas yükselen garip yapi bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi. tek parça olmamasi disinda, büyük bir mantara benzeyen,yapi,yerden genis ve 62 metre yukaridaki tepesine dogru daralan, kafes seklinde bir iskelete sahipti. tepede 30 metre çapinda bir yarim küreyle örtülüydü.iskelet, bronzdan kalin civata ve bakir lamalarla birbirine baglanmis, saglam agaç kolonlardan yapilmisti. yarim küresel tepe, üsten yüzeysel olarak bakir bir elekle kapliydi. tüm yapida demir metali yoktu. http://www.g8cyerichmond.freeserve.co.uk/...mage2.gif http://www.teslascience.org/images/tower3.gif http://de.geocities.com/infotaxi/tesla-tower5.jpg
ünlü mimar stanford white, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi yardimcisi w.d.crown’u görevlendirerek proje isini ücretsiz yapti.
34. caddedeki eski waldorf-astoria otelinde oturan tesla, her gün, taksiyle,çarkli araba araba vapuruna binerek long island sehrine gidip, long island demiryoluyla shoreham’e aktarma yaparak insaata gidiyordu. proje kontrolunun aksamamasi için, trenin yemek servisi onun için özel yemekler hazirladi.
büyük kulenin yaninda 30 metre karelik tugla bina tamamlandigi zaman, tesla houston caddesindeki laboratuarini bu binaya tasimaya basladi. bu sirada radyo frekans jeneratörleri ve onlari çalistiran motorlarin yapiminda üzücü bazi gecikmelerle karsilasildi. birkaç camci planlari hazir olan özel tüpleri sekillendirmeye çalisiyorlardi.
bu sirada tesla (1904), mors koduyla sinirli olan büyük endüstrinin gelecegine ait, uzak görünüsü açiklayan kurumsal brosürünü yayinladi bu brosür, tesla’nin kahin oldugunu herkese inandirdi. “ dünya çapinda telsiz sistemi” nde, çesitli olanaklari saglayacak olan özellikler açiklaniyordu. brosürde, telgraf, telefon, haber yayini, borsa görüsmeleri, deniz-hava trafigine yardim, eglence ve müzik yayini, saat ayari, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleriyle, tesla’nin sonradan olusumunu gördügü radyo sitesi anlatiliyordu.
1904 marti, elektrik dünyasi ve mühendisligi dergisinde, tesla, kanada niyagara enerji firmasinin telsiz enerji iletim sisteminin uygulamasini istedigini ve bunun için 10 milyon voltluk gerilimde 10000 beygir gücü dagitabilecek bir sistem kullanmayi istedigini açikladi.
niyagara projesi asla gerçeklesmedi. fakat gösterisli long island’in kaderine etki yapti. aydinliga çikmayan nedenler yüzünden, j.p. morgan düsüncesini degistirdi, ve tesla’nin para kaynagi birden kurudu. baslangiçta tesla , morgan’nin hemen hemen bitmek üzere olan isin tamamlanmasini saglayamayacagina inanmak istemedi, ama morgan’nin geri çekilisi ani ve kesin oldu. endüstri tarihçileri bu durumun nedenini merak ederler, neden morgan sabrini tüketti ? ünlerine inandigi mühendisler, brosürde açikça yer alan tesla’nin görüslerinin saçma olduguna ve parasinin ümitsiz bir hayla için harcadigina mi onu ikna ettiler ? yoksa tesla’nin vaktini ve parasini niyagara projesine sarfettigine mi süphelendi ? bunun asli bilinmeyecektir.
birinci dünya savasi sirasinda, ulusal savunma adina çok saçma saygisizliklar öne sürüldü. garip bir nedene göre (veya nedensiz) long island, wardenclyffe’deki tesla’nin sansli kulesinin a.b.d.’nin emniyetini tehlikeye soktuguna ve tahrip edilmesi gerektigine karar verildi.
kablo baglayarak yüksek yapiyi öne çekip, dengesini bozmak için yapilan bos tesebbüslerden sonra, en sonunda temelini dinamitleyerek, devrildi. o zaman bile, kule çökerken parçalanmadi. zedelenmeksizin yana yatti, ve en sonunda parça parça söküldü.
fakat bu yapi neden parçalanmaliydi bilinmiyor.
1890’da tesla yüksek frakans aa üreteçlerini yapmisti.184 kutuplu olan bir tanesi 10 khz ‘lik çikis veriyordu.daha sonra,20 khz kadar yüksek frekanslari elde etti.ancak on yil sonra 50 kwa çikisli radyo frekans üretecine reginald fessenden gelistirdi.bu makine,general electric tarafindan 200 kwa ‘ya çikarildi ve fessenden’in ilk alternatörlerini kuran,çalismasini kontrol eden adamin adi verilerek,alexanderson alternatörü satisa çikarildi.
hemen hemen dünya kablolarinin çogunu elinde tutan ingiliz isadamlarinin,bu makineye ait patentleri elde etmek üzere olduklari görülünce,a.b.d.donanmasinin acele çagrisiyla ‘’radio corporation of america,(rca)’’ sirketi kuruldu.yeni firmanin 1919’da kurulmasiyla,marconi wireless telegraph co.of america firmasinin güçlü fakat yetersiz,marconi kivilcimli vericileri,çok basarili olan rf alternatorleriyle yer degistirdiler.
birincisi n.j.new bruswick’te kuruldu.200kw’da 21,8 khz frekansli titresim olusturdu ve ticari iste kullanildi.bu ilk,sürekli,güvenilir atlantik asiri radyo servisi idi.bu alternatörler,tesla’nin kulesinin yerine,radyo merkezinin tüm güçlerini sagladi.böylece nicola tesla’nin dünya çapinda telsiz hayali,30 sene sonra,icat ettigi vericinin kullanilmasiyla gerçeklestirildi.
tesla,birçok alanlarda yaratici arastirmalara devam etti.1917’de uzaktaki cisimlerin üzerine kisa dalga darbeleri gönderip,yansiyan kisa dalga darbelerinin bir floresan ekran üzeride toplanmasiyla izlenebileceklerini açikladi.eger bu radar degilse,neydi? diger bilim adamlarinin varliklarini kesfetmelerinden 20 yil önce,kozmik isinlari açikladi. 1929’a kadar çesitli zamanlarda,buhar ve gaz için”kepçesiz”yüksek hizli türbinler üzerinde çalisti.kolay öfkelenen tesla ile edison waterside enerji tesisi ve allis chalmers fabrikasindaki arastirmalarinda onunla çalisan bazi mühendis ve yardimcilari arasinda ortaya çikan sürtüsme,aleyhine oldu. bugün,düz rotorlu tesla türbinlerinin sonucu hakkinda hiçbir bilgimiz yoktur.
yillar geçtikçe,ondan,gittikçe daha az haber alinmaya basladi.bazen gazeteci ve biyografi yazarlari onu arayip mülâkat yapmak istiyorlardi.gittikçe gariplesti,gerçeklerden uzaklasti aldatici hayalcilige yöneldi.not alma aliskanligin edinmemisti.her zaman tüm arastirma ve deneylerine ait tüm bilgiyi aklinda tutabildigini iddia ve ispat etti.150 sene yasamaya kararli oldugunu ve 100 yasinin üstüne eristigi zaman,arastirma ve deneyleri sirasinda topladigi bütün bilgiyi etraflica anlatarak,anilarini yazacagini söylerdi.ikinci dünya savasi sirasinda öldügü zaman kasasina askeri yöneticiler el koydular,ve kayitlarin cinsine ait herhangi bir sey duyulmadi. olsaydi açiklanirdi. saniriz.
tesla’nin kendine özgü bir tutarsizlik da, iki seref ünvani verildigi zaman ortaya çikti.birini reddetti , fakat digerini kabul etti. 1912’de nicola tesla ve thomas a.edison’a verilen 40 bin dolarlik nobel ödülünü edison’la paylasmayi reddetti. her nasilsa,edison’u sevenler tarafindan kurulan aiee edison madalyasi 1917’de tesla’ya layik görüldügünde,bunu kabul etmeye yanasabildi.
tesla’nin dogal davranisi aristokrat gibiydi.zamanin geçisiyle ve kaynaklarin tükenmesiyle,asil bir fakirligin içine gömüldü.eniyi otellerde yasamaya devam ederken,kredisi tükenecek ve baska yerler arayacakti.en sonunda new york’a tasinarak sorunlarini çözümledi.kendilerine milyonlar kazandirdigi bazi kuruluslar,yaslanan dahiye bakmalari konusunda yeni otel idaresiyla anlastilar. bir gün bir tren istasyonunda kendisisni gören bir dostu,karisikligin ortasinda onun yanlizligini bozarak,”iyi aksamlar,dr tesla.tren mi bekliyorsunuz?”demis.o’nun yumusak ifadeli cevabi unutulmazdi”hayir,buraya düsmeye geldim.”
tesla yemege baslamadan önce,tüm gümüs,porselen ve cam esyanin ayri ayri peçetelerle silinmesinde israr ederdi.saglik konusundaki bu görünüse karsilik,hizmetçi tesla’nin odasini bir”cehennemi karisiklik”olarak tarif ederdi.sikayet ettigi tesla’nin düzensizligi degil,güvercinleriydi.onlari,parka gidip yemliyemedigi zaman,içeriye girip çikabilmeleri amaciyla pencereyi açik birakir ve onlari odanin içinde beslerdi.
dünya’daki herhangi bir kimseyle ücretsiz olarak konusabilmesini sağlayan yataginin basindaki altin kaplamali telefon,en sevdigi gri benekli beyaz güvercinin tünegi idi.”o öldügü zaman bende ölecegim”derdi tesla. ve 1943 ocaginda,bir gün en sevdigi güvercin onu son kez ziyaret etti. tesla bitkin ve üzgün olarak”o ölüyor. gözlerinin isiginda mesajini aldim”diye inledi.
uzun zamandir tesla’nin kapisinin kulbunda asili bulunan “rahatsiz etmeyin”levhasini gören bir hizmetçi,durumu arastirmak ve anlamak için anahtarini kilide sokup içeri girdi. tesla 87 yillik narin çerçevesini yataginda sükunet içerisinde terk edip aslina dönmüstü.hizmetçi mirildanan güvercinleri yemledi,ve onlari yumusak hareketlerle disariya kovup pencereyi kapadi.gariptir ki,hizmetçinin dedigine göre tesla’nin sözüne ettigi o beyaz güvercin digerlerinin arasinda yoktu. kaynak: http://www.atlamaz.4mg.com/index2.htm dr.hüdai müftüoglu (trac / telsiz ve radyo amatörleri cemiyeti dergisi ekim 1974 sayi 49)
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
tesla hakkında bırsuru bilgi verilmis. ama tesla mesela ortaya 80 tane teori attıysa bunların sadece 10 kadarı kabul gormus. yani ucuk seyer dusunebiliyormus :D sunu da yazmak istiyorum Albert einstein ı dahi yapan ortaya attıgı teorilerin arkasında durması ve nerdeyse hepsinin dogru kabul gorulmesiydi. ( konuyla alakalı deil ama yazım dedim )
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Tesla , gençlik yıllarımdan beri ilgi duyduğum bir bilim adamı olsa da ortaya attıkları , insanların yüzünde tebessüm oluşturan ''uçuk'' teoriler olmaktan öteye gidememiştir...
Moleküler Transfarmasyon adı verilen ışınlanmaya ilgili çalışmaları vardır.Hatta dünyanın en büyük efsanelerinden biri olan Philadelphia Deneyi de Tesla yasaları baz alınarak denenmiştir.(o deney yapıldıysa tabi)
1999 Depreminden beri Tesla adını duyduğumda , aklıma ilk gelen Tesla Deprem makinası oluyor. Hatırlarsanız , 17 Ağustos depreminde birçok uçuk teori atılmıştı ortaya..
Bir kısım paranoyak kesim , depremi Amerika'nın yaptığını , Tesla Deprem Makinası denen icadın Türkiye'de denendiğini savunmuştu...
Hatta , ''Amerika fay hattına denizaltıyla torpido attı , fay kırılınca deprem oldu'' diyenler bile vardı !