- x
DİZEL araçlarda motor ömrü kaç KM'dir
146 Cevap36066 Görüntüleme
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Sistem Belirtin Yazdır
Sayfa: <<      [2]      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 14:45:09 

o zaman akla şöyle bir soru gelebilir .. dizel motorun ömrü nasıl uzatılabilir ..


6879 Mesaj
22 Nisan 2007; 14:49:46 

Benzinli aracımı sattım, dizel aldım.

Kafam rahat, cebim rahat. Gözüm benzin göstergesine kaymıyor, gözlerimde rahat. 500 KM'yolu 50 Milyona yapmışım daha ne istiyim


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 14:51:47 

bende dizeli sattım benzinli aldım kafam daha rahat :)
neden acaba ?

şimdi dizel araçta motor ömrünü nasıl uzatabiliriz onları düşünelim


6879 Mesaj
22 Nisan 2007; 14:57:23 


quote:

Orjinalden alıntı: altin-orfoz

bende dizeli sattım benzinli aldım kafam daha rahat :)
neden acaba ?

şimdi dizel araçta motor ömrünü nasıl uzatabiliriz onları düşünelim


Cepte para fazla olduğundandır.


_____________________________



698 Mesaj
22 Nisan 2007; 15:07:48 

pv=NRt

yani pistonlardaki havanın basıncı yükseltiliyor buna bağlı olarak sıcaklığı artıyor ve kararsız bir özellik kazanıyor gaz moduna geçme eğilimi kazanıyor.bu havaya enjektörler çok seri bir şekilde mazotu yolluyor ve sürtünmeninde etkisiyle mazot hava karışımı alev alıyor.bu süreç böyle devam ediyor.yani dizel araçların bu yüzden enjektörleride çok komplike yapıda ve pahalı.bu mazotu bu şekilde hızlı yollamak bir teknoloji ister sonuçta yanlışmıyım?

quote:

Orjinalden alıntı: altin-orfoz

boyle mariotte kanunu ..
pV:nrT
çoğu fizikçi bu kanunu bilir ama ne işe yaradıgını anlamaz ..

sabit basınç altında bir madde sıkıştırılırsa ısınır ve moleküllerin hareketliliği artar karasız hale geçerler (yanmaya meyil) .. buna ısıtılmış karışıma ve hızla püskürtülen yanmaya meyilli bir mazot enjekte ederseniz alev alır ..

aynen şöyle ejderhalar havayı o kadar hızlı şekilde soluyorduki aleve dönüşüyordu gibi ..

siz bir şeyi çok hızla fırlatırsanız bu çelik dahi olsa alev alır .. gökten binlerce km/h ile düşen metalden oluşmuş göktaşlarının yanması gibi ..

mazotuda bir silindir boşlugunda belli bir basınç altında sıkıştırılmış(motorun marş motoru ile verilen ilk hareketinden itibaren oluşan hareket) (turbo : ısıtılmış havayı sağlayan unit ) bir karışıma hızla püskürtürseniz alev alır .. olay bu ..










_____________________________

corsa cdti

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 15:10:23 

şimdi gelelim dizel motorun ömrü nasıl uzar

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 15:15:35 

öncelikle motor blogunun dizaynından başlayalım ..
motor blogu öyle bir şekilde olacakki ..
1- kompresyonu azaltmayacak şekilde rijit olacak
2- yüksek basınçlara esneme ile cevap verecek
3-basınca mukavementi yüksek olacak
4-sürtünme katsayısı en minimal düzeyde kalacakki zaten yüksek basınçlarda oluşan bir ısı var motor aşınmasını birde sürtünme ile arttırmayalım ..
(bu yüzden dizellerde sık sık yağ değiştirmek gerekiyor )
5- üretim maliyeti düşük olacak



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi altin-orfoz -- 22 Nisan 2007; 15:18:27 >


698 Mesaj
22 Nisan 2007; 15:17:18 

tabi ki daha az patlama yaptırarak yani daha az devir çevirerek yani daha az gaza basılarak.
ayrca düşük kükürt oranına sahip mazot kullanarak...
neyse ben bölmiyeyim seni devam et...

quote:

Orjinalden alıntı: altin-orfoz

şimdi gelelim dizel motorun ömrü nasıl uzar



_____________________________

corsa cdti

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 15:34:51 

silindir gömleklerinden başlayalım ..
gördüğünüz en pürüzsüz yüzey nedir ?

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 15:42:48 

cam
biraz daha ötesi porselen peki özü nedir bunların silikat ..kavrulmuş kum..

ama oldukça serttir kırılabilir ..
bunu biraz magnezyumla bakır minimal katarak ve birazda korozyon için alimunyum katarak yumuşatabiliriz..




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi altin-orfoz -- 22 Nisan 2007; 15:48:45 >

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 15:49:12 

bu alaşımı ısıtma soğutma teknikleri ile uygun hale getirdik diyelim (buna teknik olarak sorbit deniliyor ama bizim için gereksiz bilgi )

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 15:52:32 

şimdi gelelim motorun dizaynına ..

bunu çok kısa geçeceğim .. motor blogunun içine oturtulan silindir gömleğinin etrafındaki doku en sertten en yumuşaga dogru spiralimsi bir şekilde gözenekli bir yapıyıy oluşturmalı ..

bunu nasıl anlatayım size ..
şekil lazım

çizeyim en iyisi

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 16:21:25 

gömleğe en yakın kısımda sıkı trabekuler spiral kanalcıklar ve gittiikçe genişleyen trabekulden büyükçe gözenekler ve motorun en dış yüzeyine yakın en az gömlek kadar sert ama ondan daha az rijit trabekuler (bal peteği gibi ) silindir hareketine paralel spiral yapı
bu yapı neyi sağlıyor bir motorun esnekliğini 2 ısınmayı asgariye indirme 3 artmı mukavement ..resim için özür bu şartlarda bu kadar ..ama demek istediğimi anlatacak kadar olmuştur sanırım . bu gözenekli yapının esnek organik bir temeli olması daha uygun ..hem ısıya dayanıklı olacak hem sogutacak hem esnek olacak hemde dirençli olacak ..küçük microtitreşimleri absorbe edip yumuşatıp motorun en dış yüzeyine aktracak ..bu alaşım aluminyum ve poMza ile mümkün olabilir ..

o gözenekli yapıyı poMza taşını göZünüzün önünde canlandırarak düşünebilirsiniz..pomza taşının o gözenekli yapısının çok daha micrometrik boyutlarda oldugunun düşünün .. bildiğim kadarı ile henuz bu şekilde motor üretilemiyor buna yakın motoru bmw nin bir v6 motoru var sanırım

0


local://upfiles/235256/80C8FB9D080F4DBAA8CE4341F946C041.jpg


Ekteki dosya (1)


< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi altin-orfoz -- 22 Nisan 2007; 19:01:13 >

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 19:08:07 

motoru halletik diyelim .. başka ne şekilde dizel motorun ömrünü uzatabiliriz..
motor içindeki alevi terbiye ederek demiştik ..
bunun için oluşan ısınmış mazot hava karışımını oldukça homojen şekilde oluşturmak önemli ve bu homojen karışıma bir çok noktadan düzgün bir şekilde hızla mazotu homojen bir şekilde ulaştırmak gerekir ..
bu nasıl olur
çok noktadan eşit oranlarda olabildiğince eşit oranda enjeksiyon ile olur ..


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 19:11:21 

homojen bir karışım ve homojen bir enjeksiyon ..bunun bize ne gibi bir faydası var .. silindir gömleklerinin farklı bölgelerine farklı basınç uygulanmaması motor ömrünü uzatır

local://upfiles/235256/F1E162E98EAB4FA78E49ADB468A8483D.jpg

local://upfiles/235256/51DD1FCF48E24B699B0A12A59429C60D.jpg


Ekteki dosya (2)


< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi altin-orfoz -- 22 Nisan 2007; 19:13:14 >

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 19:15:19 

homojen karışım içinde temiz hava filtreleri ve temiz supaplar kaliteli mazot şart .. zamanında yapılan enjektör değişimi motor ömrünü uzatan belli başlı faktörler

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 19:20:30 

motor ömrünün kısaltan diğer bir faktör ise ..ne sürekli yüksek devir nede sürekli düşük devir ...

yüksek devirlere çıkıp kısa sürelerde düşük devirlere inmek ..

ani akselerasonlardan ani deselerasyonlardan kaçınmak ..

DENGESİZ KULLANMAK YANİ ..
UYGUN DEVİRLERDE UYGUN VİTES DEĞİŞİMLERİ YAPMAK MOTOR ÖMRÜNÜ UZATIR ..O YÜZDEN DİZEL ARAÇLARDA OTOMATİK VİTES SİZDEN DAHA UYGUN VE OPTİMAL ŞARTLARDA VİTES DEĞİŞTİRECEĞİ İÇİN DİZEL ARAÇ ALIRKEN OTOMATİK VİTES ALMAYI TERCİH ETMENİZ MOTOR ÖMRÜNÜ UZATACAKTIR

DİZEL İSE OTOMATİK OLSUN LÜTFEN


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 19:25:33 

dizel arabada anlaşılacağı üzere hava herşey .. o yüzden hava filtrelerinin temiz olmasını sağlamak ve havanın motora laminer şekilde ulaşmasını sağlamak çok önemli.. hava filtrelerini zamanında değiştirmek motor ömrünü uzatır

sürtünme dizel motorda çok önemli.. yağı zamanında değiştirmek çok önemli mmotor ömrünün uzatır

alaşımı iyi bir dizel motor benzniliden çok daha uzun süreli kullanılabilir ..

ve dikkat edilirse dizel motor benzinliden daha hassas işçilikle üretilmiştir ..ama aracınız manuel vitesli ise ve arabayı uygun devir aralıklarında kullanamıyorsanız zaman zaman bağırttıgınızı hissediyorsanız bilinki dizel size uygun değil ..
çünkü dizel motoru en fazla harap eden şey motora bir yüklenip yüksek devirlere çıkmak ve aniden düşük devirlere inmek .. eğerki böyle bir kullanış stiliniz varsa (genelde taksiciler böyle kullanır ) dizel size uygun değildir .

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Nisan 2007; 19:36:26 

sıkıldım uzun uzadıya anlatmayacağım
motorunuzun hamuru iyi bir fabrikadan çıkmışsa
mazotunuziyi ise
filtreleriniz açık motora düşkün yağını suyunu zamanında değiştirirm
çılgın gibi kullanmam diyorsanız
ve arabanız otomatik vites ise
dizel sizin için uygun bir seçenektir ve
yüzbinlerce km gidersiniz.
ama şu mecburi hizmetim bittiğinde medeniyete döndüğümde bende bir tane sıfır km 120 d bmw alacağım tiptronic ..mazotlu arabaya bakabiliyorsan eğer mazotlu gibisi varmı ..


1879 Mesaj
23 Nisan 2007; 13:53:52 

en sonunda soylemişsin mazotlu gibisi varmı.....


_____________________________

DH 2005 Üyesi

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2007; 13:57:08 

e yani..
temiz yakıt
dikkatli kullanım
+ zamanında bakım
-----------------------------------
uzun ömürlü dizel ..yollara yıllara meydan okursunuz


2703 Mesaj
28 Ocak 2009; 16:26:41 

Araba satın alacağım. Hyundai 1.5 CRDİ Accent Admira bir araba var. ABS klima hava yastığı(2 tane) sis lambası vs özellikleri var. Araba 2005 model ve kilometresi 96000 de. Bir kaç galerici dolaştım hyundainin 3 silindirli dizel arabaları 100 bin km den sonra ölüyor diyorlar. Bu ne kadar gerçek bir bilgidir.

Bu konu hakkında acil yardım lütfen. Doğru mu bu söylenenler.


_____________________________

İphone 4S - 16 GB Beyaz
Nokia 603 - Beyaz (Belle - FP2)


1793 Mesaj
28 Ocak 2009; 16:39:10 


quote:

Orjinalden alıntı: B o S c H

Araba satın alacağım. Hyundai 1.5 CRDİ Accent Admira bir araba var. ABS klima hava yastığı(2 tane) sis lambası vs özellikleri var. Araba 2005 model ve kilometresi 96000 de. Bir kaç galerici dolaştım hyundainin 3 silindirli dizel arabaları 100 bin km den sonra ölüyor diyorlar. Bu ne kadar gerçek bir bilgidir.

Bu konu hakkında acil yardım lütfen. Doğru mu bu söylenenler.


Normal koşullarda,önerilen şekilde kullanıldığında 100 değil 300 gider.Fakat ikinci el alacağım diyorsunuz,iyi baktırmalısınız.Motor belli eder kendini zaten,bizde inşallah ikinci el bir dizel alacağız.Aynı korkuları biz de yaşıyoruz,önemli olan temizini bulmak.


_____________________________

Honda VFR 1200 Rider
A5 SB 2.0 TDI


 
976 Mesaj
28 Ocak 2009; 16:44:22 

bizim kurumun önündeki taksici amcanın 3 silindir accentinin km. si 150 bindi, hiçbir arıza vermediğini söylüyordu.


_____________________________

Jetta 1,2 TSİ Trendline-Platinium Gri

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
28 Ocak 2009; 16:57:12 



şöyle bir dizel motorun arızası işin gerçeği beni bayağı ürkütür

0


 
225 Mesaj
28 Ocak 2009; 17:05:30 

bizde de 2003 accent 1.5 crdi araç var. ve 126000 de. usta motorda sorun yok dedi. alalı 2 ay oldu. şimdilik bir sorunu yok. 3 silindirli olması sebebiyle diğerlerinden daha gürültülü çalışıyor ama devir arttıkça ve ısındıkça ses azalıyor.

birde tek sayı silindirli dizellerin ömürlerinin çift sayı silindirli dizellere göre daha fazla olduğuna dair autoshow dergisinde bir yazı çıkmış. bu konu hakkında bilgisi olan varmı? olayın gerçeklik payı nedir acaba?


_____________________________



1358 Mesaj
28 Ocak 2009; 18:27:46 

Konunun baya bir geçmişi var . 2005-2009
Bu muhabbet güncelliğini yitirmiyor.
Bu sorunun kesin bir cevabı olabilir mi ki...



 
1000 Mesaj
28 Ocak 2009; 19:07:24 


quote:

Orjinalden alıntı: ayhan1095

Konunun baya bir geçmişi var . 2005-2009
Bu muhabbet güncelliğini yitirmiyor.
Bu sorunun kesin bir cevabı olabilir mi ki...





_____________________________

OPEL ASTRA 1.3 ENJOY ELEGANCE 2009 GÜMÜŞ GRİ


 
3428 Mesaj
28 Ocak 2009; 21:09:35 

toyota yeni corolla dizele 6 yıl sınırsız km garanti veriyor.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi acu___men -- 28 Ocak 2009; 21:32:11 >


16645 Mesaj
28 Ocak 2009; 22:04:16 


quote:

Orjinalden alıntı: ayhan1095

Konunun baya bir geçmişi var . 2005-2009
Bu muhabbet güncelliğini yitirmiyor.
Bu sorunun kesin bir cevabı olabilir mi ki...




kesin bir cevabı olmaz

kullanıcıya göre 50 binde yapan var 500 binde


_____________________________

Opel Vectra 1.9 CDDesign Edition
150 ps 320 nm 6 ileri Active Select


11435 Mesaj
28 Ocak 2009; 22:32:11 


quote:

Orjinalden alıntı: warrior sako




kesin bir cevabı olmaz

kullanıcıya göre 50 binde yapan var 500 binde





_____________________________



2703 Mesaj
29 Ocak 2009; 0:04:14 

Arkadaşlar ben Hyundailerin 3 silindirli olan modellerinin 100 bin km den sonra motorunun öldüğünü söyleyenlerin ne kadar doğru söylediğini öğrenmek istiyorum.

Galericiler 100 bin km den sonra ölüyor dedi.

Tüm marka ve model arabalara servislik yapan tamirci hayır ölmez dedi.

Hyundainin yan serviscisi (Hyundai yetkili servisi ama yan servis gibi bişey) 100 bin km den sonra 3 silindirli olanları ölüyor dedi.


Bu durumda doğrusu nedir?


_____________________________

İphone 4S - 16 GB Beyaz
Nokia 603 - Beyaz (Belle - FP2)


 
73 Mesaj
31 Ocak 2009; 16:12:34 

Hocam bu dizeli poh poh lamak da ne zaman türedi anlayamadım. Çoğu kişi dizel motor daha uzun km yapar demiş. Kullanıcıya göre değişir ama örnek göstermek gerekirse dizel 100 binde biterse, benzinli motor 500 bin de biter.
Dizel araç tork ve ekonomi bakımından avantajlıdır. Benzinli motora göre kıyaslarsak büyük eksiklikleri vardır.
Mesela dizel motor benzinli motora göre maximum hızda ezikliğini hissettirir. Hızlanma konusundaki ezikliğini gidermek içinde çoğu dizelde turbo vardır.
Dizel motor kullandığı yakıt itibari ile çok kurum üretir, bu da motorun bitmesinde önemli bir etkendir,
Dizel, aracı titretir, sesli çalışır, Kışın ilk çalıştırmada zorluk çeker.
Daha bunun gibi düşündükçe akıla gelen bir çok dez avantajı vardır, İlerde bir gün dizel araç alırsam bu sadece ekonomik olduğu içindir...


_____________________________

Eğitim birliğim: DAĞ, KOMD.OKL. VE EĞİTİM MERKEZ K.LIĞI / ISPARTA EĞİRDİR / ISPARTA

Usta birliğim: DAĞ, KOMD.OKL. VE EĞT.MRK. LOJ.DES.K.LIĞI EMN. VE MHF.BL. / ISPARTA EĞİRDİR / ISPARTA


 
1549 Mesaj
31 Ocak 2009; 16:52:57 


quote:

Orjinalden alıntı: onequest



şöyle bir dizel motorun arızası işin gerçeği beni bayağı ürkütür

0


geçen gün yunanistan da bi taksiye bindim araba ilk çıkan mercedes c serisiydi motorunu hatırlamıyorum yalan olmasın ama cdi dı arabada giderken merak ettim acaba kaç km de bu araba diye bi baktım 560k dı gerçekten şaşırdım ve mercedes i de taksi şöförünü de tebrik ettim


4694 Mesaj
31 Ocak 2009; 18:13:41 

örnek vermek gerekirse;
ağır vasıtaların motorları... dizeldir, neden? uzun ömürlü olduğu için...
artık benzinli ezik motorlarda piyasada...örnek vermek gerekirse... vw tsi motorlar... turbolu motoru ezik diye nitelemek yanlış!
otomobillerde dizeli tercih etmemizin nedeni ekonomi, doğrudur... ama dizel teknolojisi de gelişti...bunu unutmamak gerekiyor...
dizel sesli çalışmıyor artık... aracı titretmiyor...kışın ilk çalıştırma da zorluk çekilmiyor...
dediğiniz dizel motorlar eski dizeller... ona bakacak olursak eski benzinli motorlar da çok yakar,az kaçar...sesli çalışırdı... artık devir değişti...dizel de benzinli de gelişti...
quote:

Orjinalden alıntı: nightsdanger

Hocam bu dizeli poh poh lamak da ne zaman türedi anlayamadım. Çoğu kişi dizel motor daha uzun km yapar demiş. Kullanıcıya göre değişir ama örnek göstermek gerekirse dizel 100 binde biterse, benzinli motor 500 bin de biter.
Dizel araç tork ve ekonomi bakımından avantajlıdır. Benzinli motora göre kıyaslarsak büyük eksiklikleri vardır.
Mesela dizel motor benzinli motora göre maximum hızda ezikliğini hissettirir. Hızlanma konusundaki ezikliğini gidermek içinde çoğu dizelde turbo vardır.
Dizel motor kullandığı yakıt itibari ile çok kurum üretir, bu da motorun bitmesinde önemli bir etkendir,
Dizel, aracı titretir, sesli çalışır, Kışın ilk çalıştırmada zorluk çeker.
Daha bunun gibi düşündükçe akıla gelen bir çok dez avantajı vardır, İlerde bir gün dizel araç alırsam bu sadece ekonomik olduğu içindir...



_____________________________


D.H. NEDEN BİR OTOMOBİL MARKAMIZ YOK? GRUBU



9655 Mesaj
2 Şubat 2009; 14:41:33 

motor ömrünü belirleyen iki temel şey vardır.Birisi silindir içindeki basıncın delta P olarak ne oranda değiştiğidir ki bu konu turbo basıncı ile ve devir ile alakalı bir durumdur.

ikincisi de motorun düşük baygirde çok silindirli olması durumunda motor ömrü inanılmaz artacaktır.
Şöyle ki eğer siz 2000 motor bir aracı 4 yerine 6 veya sekiz silindir yaparsanız ömrünü katlayarak artırmış olursunuz.Ama 3 silindire indiriseniz de ömrünü azaltmış olursunuz.

özetle silindir içindeki patlama sonrası oluşan basınç az ise bu motor verimsiz (yakıtı çok yakan ama gücü az verebilen) ancak uzun ömürlüdür.Çünkü metalurji bilginiz varsa metallerin bir esneme yani sünme değeri vardır elastik aralıktan plastik aralığa ufaktan da olsa sızarsanız metal artık eski noktasına gelmez ve deformasyon başlar sonucunda metal yorgunlğu dahil birçok fenomen gözlenecektir.
Bu temel prensip dizelde de benzinde de , doğalgaz ile çalışan motorda da aynıdır. Sadece farkları buna göre tasarlanan motor daha kalın yapıldığı için dayanıklı olduğu sanılmaktadır.halbuki aşınma ve metal yorgunluğu tüm gözdeyi bir kanser gibi sarar ve bir anda ÇAT diye gider.Siz de sanırsınızki sizin hatanızdan oldu. Halbuki yılların yanlış kullanımı sonucunda uzun vadede yapılan hatalarının toplamını anlamanız ,oldukça zor olacaktır.


_____________________________




3699 Mesaj
2 Şubat 2009; 16:38:25 

bildiğim kadarıyla motor ömrünü etkileyen bir başka unsur da motor bloğunun dökümü sırasında oluşabilen mikroskobik çatlaklardır. bu iş biraz şanşa baglı bir faktördür. kısa vadede(çok da kısa değil ama 80k-100k gibi) bir kullanımda sorun çıkarmazken uzun sayılabilecek yani 300-500 k gibi mesafelerde motorun ömrünü belirleyen önemli faktörlerden biri. yaklaşık 6-7 sene önce bmw nin f1 tarihini anlatan bir belgesel seyretmiştim. orda bmwnin bir ara f1 için kullandığı motor bloklarının, 100000 km yi devirmiş(yalan olmasın tam olarak hangi modelin bloklarının kullanıldığını unuttum) motor bloklarının kullanılarak üretildiğini anlatmıştı. bunun sebebini işe motor blogunda herhangi bir çatlak veya sorun varsa 100000 km içerisinde ortaya çıkacagını, yok eğer bu müddet içerisinde herhangi bir sorun çıkmamış ise motor blogunun gönül rahatlığıyla kullanılabilecegini anlatmıştı.


_____________________________

Demokratçılık boruculuk değildir...Demokratçılıkta herkes nerde, sen orda...Muhalif olmak, münafık olmak yok, yasak bunlar..


 
2314 Mesaj
2 Şubat 2009; 17:03:33 

iki motorunda ömrü aynı yaw. ne kadar uzun dayanacağı üretim tekniğine bağlı


_____________________________



2800 Mesaj
2 Şubat 2009; 17:11:11 


quote:

Orjinalden alıntı: cobra41

geçen gün yunanistan da bi taksiye bindim araba ilk çıkan mercedes c serisiydi motorunu hatırlamıyorum yalan olmasın ama cdi dı arabada giderken merak ettim acaba kaç km de bu araba diye bi baktım 560k dı gerçekten şaşırdım ve mercedes i de taksi şöförünü de tebrik ettim


560,000 km mi tebrik ettin?
onu almancılara sorucaksın mercolarla cdı gelip gidiolar baya km yapıolar.Bneim eniştenin merco e 320 cdı 6 silindir 200 küsür bindeydi.


_____________________________



9655 Mesaj
2 Şubat 2009; 17:22:30 

evet ancak bu boşluklar ciddi olarak kalite kontrolü mekanizmasından geçer. Her boşluğun büyüklüğü sayısı vb red veya kabul kriteri vardır. Ama tüm araçlar için kontrol edilmezler .Aksi takdirde çok masraflı olur. LOT bazında rasgele seçilir ve parti ya kabul olur veya red olur. İşte bu kabuller arasında mükkemmel olanlar vardır görece kabul ama red olmayacak kadar da hata içerenler mevcuttur.Uzun vadede farkı yaratan temel neden kullanım tarzı dış hava sıcaklığı ve parçaların tolerans aralığının tam uyumlu olup olmamasıdır. Dünyadaki hiçbir araç birbirinin aynısıdeğildir.Hepsinin parçalarının bir artı eksi farkı vardır ve bu fark ne kadar az ise mükemmellik sağlanır.

İşte merces olsun Bmw olsun bu tolerans ve red aralıklarını daha dar bandlarda tutmaktadırlar. Red miktarı arttıkça mükemmelliyet yakalanabilmektedir diğer üreticilerde ise küçük olsa iş şansın yardımına kalır.tabi ki döküm hataları için precision döküm gibi hatayı min çeken tekniklar veya dövme parçaların kullanılması ömrü 4-5 katlayacaktır.TAbiiki herşeyin maliyeti vardır yoksa üretimi en kötü aracı yaptığınız yer de bilmektedir.Kalite ve red miktarı ve araç maliyeti arasında ters ilişki bulunması gayet normal bir üretim anlayışıdır.

Üretim tekniklerinde temel hedef min toleranslarda ancak min oranda red parçayı yakalamaktır.Her üretilen parçanın yan sanyide elenen bir oranı vardır. Üretici montaj yapan ana fabrika kendi kabul kriterleri içine giren ürünü bandına almaktadır. Ama unutmayalım ki elenenlerin maliyeti kabul olanların içine yedirilmektedir.Kimse zararına kalite adına üretimi sürdüremez ,

sonuç olarak her mühendisin ekonomiden biraz anlaması ve maliyet analizi bilmesi işin doğal seyrinin gereğidir.
quote:

Orjinalden alıntı: alikum

bildiğim kadarıyla motor ömrünü etkileyen bir başka unsur da motor bloğunun dökümü sırasında oluşabilen mikroskobik çatlaklardır. bu iş biraz şanşa baglı bir faktördür. kısa vadede(çok da kısa değil ama 80k-100k gibi) bir kullanımda sorun çıkarmazken uzun sayılabilecek yani 300-500 k gibi mesafelerde motorun ömrünü belirleyen önemli faktörlerden biri. yaklaşık 6-7 sene önce bmw nin f1 tarihini anlatan bir belgesel seyretmiştim. orda bmwnin bir ara f1 için kullandığı motor bloklarının, 100000 km yi devirmiş(yalan olmasın tam olarak hangi modelin bloklarının kullanıldığını unuttum) motor bloklarının kullanılarak üretildiğini anlatmıştı. bunun sebebini işe motor blogunda herhangi bir çatlak veya sorun varsa 100000 km içerisinde ortaya çıkacagını, yok eğer bu müddet içerisinde herhangi bir sorun çıkmamış ise motor blogunun gönül rahatlığıyla kullanılabilecegini anlatmıştı.



_____________________________




9655 Mesaj
2 Şubat 2009; 17:25:31 

taxi için en uygun araç mercedestir. Son yıllardaki durumunu bilmiyorum ancak 2000 yılı öncesindekiler için problemsiz olan araç olan mercedes seçimi almanya için sokaklarda görülenm gayet alışıldık bir durumdur.Aslında yedek parça sarf maliyeti düşünüldüğünde kalite ve km başı maliyeti göz önüne alınırsa neden nam yaptığı daha iyi anlaşılacaktır.
quote:

Orjinalden alıntı: shelby_88




560,000 km mi tebrik ettin?
onu almancılara sorucaksın mercolarla cdı gelip gidiolar baya km yapıolar.Bneim eniştenin merco e 320 cdı 6 silindir 200 küsür bindeydi.



_____________________________




3699 Mesaj
2 Şubat 2009; 17:41:11 

agzına sağlık vezir hocam çok güzel anlatmışşın valla, gerçekten öyle min risk=max geri dönüş=max maliyet, bu bir gerçek, zaten bmw, mercedes gibi markaları da hem kalite hemde fiyat olarak diğer markalardan ayıran da bu işte. adamların risk algılaması minimal düzeyde. birçok kişiye anlatmak istediğim ama anlatamadığımda bu zaten.bende endüstri mühendisi olduğum için yazdıklarını çok rahat anlıyorum. diyorlar x markasıda kalitelidir en az bmw, mercedes kadar. ama bilmiyorlarki x markasının aynı seriden çıkan bir aracı çok rahat 500k km devirirken diğeri 200k km de motor bitirebilmektedir. ama mercedes bmw gibi markalarda ise motor ömürleri arasında(kullanıma baglı olan faktörler dışında konuşuyorum) motor ömürleri arasında çok büyük farklar yoktur.


_____________________________

Demokratçılık boruculuk değildir...Demokratçılıkta herkes nerde, sen orda...Muhalif olmak, münafık olmak yok, yasak bunlar..


9655 Mesaj
2 Şubat 2009; 20:00:47 

mühendislikte bilinmeyen birşey kalmamıştır ancak herşeyin bir maliyeti söz konusudur. Risklerin de bir maliyeti vardır.Bunu azalmak için atacağınız küçük bir adım ciddi maliyet artışı getirir.

Mesela bir motor kaputunu biraz drag efficiency için değiştirmek milyonlarca dolarlık kalıpların çöpe atılması ve tekrar sıfırdan kalıp yatırımları gibi astronomik maliyetleri ortaya çıkarır. Aynı şekilde bir motorun tasarımında fazladan bir blok üstünde şekil değişikliği tüm blogun yeniden tasarımını ve döküm için araştormaları yeniden başlatır: Bundan dolayı tasrım değişikliğine sık sık gidilmez.Ancak cidd ibaskı unsuru olacak çevresel kısıtlamalar ,yeni eksoz emisyonları veya motor hacmi sınırlaması gibi nedenler olduğunda bunu tersten mühendislik ile hedef alınan değer yakalayacak şekilde tasarım yapılır ve ortak kullnılacak parçalar için tasarım değiştirilmez. 1980 öncesindeki araçlara amerikanve mercedes gibi markalara bakarsanız birçok parça ortak tasarımın ürünüdür. Bir chevroletin motoru en fazla 3-5 adet ile sınırlanmış güç gerekiyorsa bunu içsel modifikasyonlar ile yapmışlardır. Hiçbir zaman şu araç şu kadar km gitsin diye tasarım yapılmaz. Ancak tasarımdaki zayıf noktalar için iyileştirmeler yapılır. Şimdi bir karbğüratörlü araç düşünün blok aynı ama besleme sistemi değişik ama herkes bilmez ki iyi bir karbürator iyi bir bakımla 1 milyon km gider.halbuki en iyi enjentor bile bunun üçte biri ömürü yakalayamaz. çünkü yakıt enjektörü aşındırır.

EEE mühendisler ne yaparlar neresi aşınıyorsa oraya takviye veya sert kaplama ile ömrünü uzatırlar.

Aynı şekilde siz mükemmel bir araç motoru yapıp uzun kmler gitmesini istiyorsanız toleransları dar olan parçayı birbirine fit yaparsanız ve bunun aşınmaması için gerekli yağ basıncıdan tutun yağın vasfına kadar herşeyi kontrol altında tutuabilirseniz ömür maksimum olur.Motorun bitmesi demek aşınan temel parçaların tolerans dışında kalması nedeniyle boşluk yapmasıdır. mesela bir krank üzerindeki hasas yüzeyler aşındımı motorun komple inmesi gerekir çünkü en alttadır ve tasarım gereği komple kademe kademe sökülmesi gerekir.peki krankın aşınmasını nasıl engelleriz, işte bu noktada film kopar çünkü birbirine bağlı onlarca parametreyi kontrol altında tutumanız imkansızdır. Bir yeni yetme çıkar gaza öyle bir basar ki on yıllarca yıl gitmesi gereen krank çizilir veya kırılır motor inmesi gerekir.

Dolayısı ile bu tür durumlar için mühendislik olarak dayanıklı malzemeden yapılmış ve materyel üzerinde uzmanlaşmış firmaların ürünleri seçilebilir .Aynı ürünü bizim beğenmediğimiz marka da seçebilir.Aynı firmanın ürününün kullnılması motoru kaliteli yapmaz. Aynı ürünü kullansa bile diğer parametreleri kontrol altında tutan tasarım mükemmliyeti yakalar. Eskiden bu tür motorları roll royce yapardı. mekanik olarak milyonlarca km idebilen tasarımları hep ciddi bir elemeden geçirilmiş seri üretim parçalarının kalite denetimi sonrasında ıskartaya ayrılması ile yapılırdı. Maliyetlerin ve satışların ne olduüunu tahmin edebiliyorsunuzdur.Seri üretime geçince iş değişiyor çünkü ortalama bir tolerans bandı yakalanması hedefi konulunca parça maliyetleri düşmektedir ve buna uygun seri üretim çıkması çok doğaldır ama ne zaman bozulur iş şansa kalır .Kullnım şartları ve bilinmeyen parametreler ömrü belirler.
bunu biğr insan hayatı ile kıyaslamak mümkün tasarım olarak bedenimizin 120 yıl yaşaması gerekir diye bir yerlerde okumuştum. ama stres den tutun belenmeye kadar kullnılan yağlar dahil hepsi ömrü kısaltıyor. benzer durum motor tasarımında da vardır. Bir motoru arabadan çıkarın teste takın sabit devirde çalıştırın , arabadakine oranla belki 2-3 kat daha uzun ömürlü olur. Çünkü yol şartları ve çevre faktörünü kontro lederseniz birçok olumsuzluk yok olmuş olacaktır.Bu tür konular oldukça derin ve birbiriyle ilişkilidir ancak işin temelini merak adenler varsa diye bir kademe derine indim .umarım okuyanlar sıkılmazlar.

Bu arada rolls royce deyince şimdilerde neler yapıyorlar merak ettim bi,r göz atın.
http://www.rolls-roycemotorcars.com/


_____________________________




 
208 Mesaj
2 Şubat 2009; 23:57:17 

arkadaşlar konuyu çok iyi analiz etmişsiniz, ama bende bir iki soru sorup hem kendime hemde sizlere yardımcı olmak isterim, dizel motor ömrü için sabit devirlerdde kullanmak önemli denilmiş, örneğin dur kalk yapan bir dizel araç düşünün, 1. viteste 2500 deviri görmeden 2. vitese alamazsınız, 2. vitese alırken devir hemen düşer debriyaj kavrayınca tekrar yükselir, zor bir durum motor için, dizel araç kullanırken bu olaylar kaçınılmaz hele dur kalk yaparken yani dizel aracı şehir içi değil şehirler arası kullanmak daha mantıklı, acaba arkadaşın demek istediği daha fazla devir farkları için mi ? örneğin 1000 devirden kısa zamanda 3000 devire çıkmak gibi mi ? yoksa benim bahsettiğim vites değiştirme tarzının pek zararı yok mu? Ayrıca dizelde bir arkadaş maazot pompası çok önemli demiş bir abim daha mazot pompasının önemli olduğunu söylemişti, mazot pompasının iyiliği için kullanım tarzının ve vites değiştrme tarzının nasıl olması gerekir bunu açıklarsanız çok sevinirim. Ben dizel megane 80 hp kullanıyorum ve aracımı dikkatl kullanmaya çalışıyorum, mazot pompasının iyiliği konusunda kullanım tarzının nasıl olması gerktiğ hakkında bilgi verirseniz sevinirim? Şimdiden teşekkür.


_____________________________



9655 Mesaj
3 Şubat 2009; 9:13:30 

devirin aniden düşüp artmasının silindir odasında ciddi bir yıpranma yapması söz konusu değildir.Üretilen basınç ve malzemenin buna direci ve güvenlik katsayısı çok yüksektir. bu nedenle motor ve temel elemanlarının ömrü çok uzundur.

ANCAK

yüksek basınca ulaşılmasını sağlayan ve akışkanların geçtiği parçalar mazot pompası ve enjectorler için tersi bir durum söz konusudur. Su bile yüksek basınçta püskürtülürse aşındırma yapar hatta sanayide sadece su basıncı ile kalın çelik levhaları kesen makinalar mevcut. Demek ki yüksek sıvı basıncı sıvıları bir bıçak veya testere haline sokabilmektedir.Bunda sıvıların sıkışma anında molekül yapılaerının br katı gibi davranmaları gibi fenomenler mevcut.Detaya gerek yok.

O zaman aracınızda bir mazot pompası varsa bu basıncın anidn yükselmesi, ve düşmesi veya basıncın devamlı yüksek kalması bu parça üzerinde veya basıncı gönderdiği nozzle üstünde aşındırıcı etki yapmaktadır. Bu aşındırma sonucu çeşitli istenmeyen arızalar baş gösterebilir.Önceden de tahmin etmek zordur. tabii kimühendislier devamlı olarak daha sertt kaplamalar kullanarak bu aşınmanın önüne geçmek istiyorlar ama taş bile aşınırken madenin buna uzun süre dayanması olanaksızdır. Bu nedenle yüksek basınç parçları ve bununla ilintili parçaların belirli saat çalışma ömürleri bulunmaktadır. Basınç sabit olarak belirli bir saat bu testler yapılarak ürünler piyasaya sürülmektedir.ama doğal şartlarda devirin aniden artması emri ile bu ideal karışımı veya zengin karışımı silindire göndermek için merkez pompası yüksek devir ve basınca çıkmaktadır. hızlı yükseliş ve düşüş aşındırmaın birincil etkileridir. İkincil etkileri kullnılan yakıtın içindeki mikron mertebesindeki kalıntı veya partiküllerdir. Bunun için temiz yakıt bildiğiniz yakıtı alın , beklemiş mazot alın diyoruz. euro dizel olayı ise bambaşka bir fenomen.uzun uzun tartışmışdık bbir forumda , sülfürün fazla olması kimyasal reaksiyonlarda aşındırıcı H2SO4 yani sülfirik asit üretimine neden oluyor buhar fazında çok ciddi aşındırı etkisi olan bu asit eğer mekanik bir parçanın içinde oluşursa kısa zamanda yatakları mefta eder bitirir.

Sonuç olarak eğer turbo gibi yüksek basınç pompası gibi aşırı yüksek devir (Turbo)ve basınç üreten elemanlar olmadığı veya görece ilk generasyonları düşünüldüğünde dizel motor ve elemanlarının ömrü çok uzundur. Motorun krank sarmasını veya açılmasını görmek için bir 15-20 yıl beklemekk gerekir.Ama destek elemenları teknolojisi ve basıncı yükseldikçe bunlara bağlı olarak arıza sıklığı yaşanan parçaların sayısı artmaktadır.Bu doğal bir seyirdir. Siz bir sabit hacimden yüksek bir beygir gücü istediğinizde gerekli karışımı silindir içine gönderirseniz bunun da sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız.Basınç yükseldikçe ve dar alanda yüksek beygir elde edildikçe sistemin içindeki basınç yükselmek zorundadır. patlama ile çıkılan basınç yükselmeden yüksek beygir gücü alınması olanaksızdır. Beygir gücünü artırıyorsanız mutlaka silindir içi basıncı artırıyorsunuzdur , başka bir açıklaması yoktur direk bağıntı vardır. Kapalı kaplar kanunu kuralları işler.İşte ne kadar basınç ve malzeme deildiğinde buna uygun aksamın elinizdeki araçlarda bulunduğunu iyi bilin.

Uzun ömürlü motor istiyorsanız temel kurallar aşagıdadır

1-Silindir başı düşen hacim az olmalıdır.
yani satandar 2000 bir motor 4 yerine 6 silindirli olsa daha iyidir.

2-Sıkıştırma oranı düşük olmalıdır.
Bu oran yükseldikçe beygir gücü artar ve dolayısı ile silindir içi basınç da atar .Birim zamanda fazla basınç ,uzun vadede aşınmaya neden olur.

3-Motor elemanlarına kullnılan malzemeler normal döküm yerine hasas döküm veya dövme parçalardan oluşması avantaj getirir.

4-Dönen ekipmanların malzemeleri mümkün olduğunca hafif alaşımdan ve gerekli min sertlikte olmalıdır.(krank , piston kolu vb)

5-Motor sistemi yakıt elemanları yüksek basınç vermeden kademeli basınç artımalı veya buna dayanacak alaşımdan ve kaplamalardan oluşmalıdır.(en temizi ucuz olmalıdır ki çıkarıp atılınca yüreklere oturmasın)

6-Kullanılan yakıt saf temiz kalıntı içermeyen sülfür oranı az olan bir evsafta olmalıdır. İçinde su veya başa sıvı bulunmamalıdır.

7-yakıt filteleriniz sık sık değiştirilerek yakıtın temiz olarak yakıt odasına gittiğinden emin olunmalıdır.

8-Yüksek devirlerden kaçınılmalı ve devir olarak turbonun devreye girmediği en üst devirde (mesela focusta 1750-1800 , genelde 2000 civarı) kullanılması ömrü uzatacaktır.


_____________________________




458 Mesaj
3 Şubat 2009; 9:28:46 

sdhj



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi defiantly -- 2 Mart 2009; 23:29:36 >


_____________________________



 
208 Mesaj
3 Şubat 2009; 9:33:12 

Ben arabayı kullanırken her viteste deviri max. tork devri olan 2000 de tutmaya çalışıyorum acaba bunun kurumlanmaya olan etkisi nedir , bazen de daha yüksek devirlere çıkın da kurum yapmasın diyorlar kurum yapmaması için bazen yüksek devirler yapmak doğru mudur?


_____________________________



5836 Mesaj
3 Şubat 2009; 9:37:31 

Bir soru:

Dizel motorlar geç ısınır. Peki soğuması da geç mi olur? Yani mesela eski tip döküm kalorifer petekleri yapısı gereği geç ısınıp geç soğuyor. Dizel motor bloğunda da aynı prensip mi var. Yoksa motorun geç ısınmasının sebebi bloğun yapıldığı metal alaşım değil de mazotun yanması sonucu oluşan ısının benzine göre daha az olması mı?

Anlaşılmşıtır umarım sorum.


_____________________________



9655 Mesaj
3 Şubat 2009; 9:51:11 

evet uzun vadede hep aynı devirde 2000 civarında tutmak kurumlaşma yapmaktadır .Ancak bu devirde kullnım hem motoru yormaz hem de ekonomi sağlar. yapılacak olan şey bu deviri normal kullnımda sağlayarak ara sıra deviri 3000-3500 lere çıkarmaktır. Bizim ülkemizde halen birçok yol tek şerittir sollama yapmaktayız , Her sollamada kurumlarşma olayı bitecektir bunu eklınızda tutun . Yani kısca sollama yaparken zaten istenilen şartlar sağlanmaktadır. Aşırı sürate gerek yok, bir aracı hele bir kamyonun arkasında giderken deviri ve vitesi küçültürüz, sonra gaza yüksnir ve devir artırırız sonra yine sakin bir kullnımla 2000 devre ineriz .bu kadarı yeterlidir.Devamlı yüksek devre gerek yoktur ve sakıncalıdır.

Şehir içinde ise zate devamlı vites ile oynanıyor ve devir artırılıyor 3500-3750 bandını geçmeye gerek yoktur.

sonuç itibarıle sizin bahsettiğiniz sabit devir ve uzun süre bir tek uzun yolda çift şeritli yollarda olabilmesi mümkün görülmektedir.Burada da eğer mümkünse her 100-150 km de 3-4 defa devir artırmak yeterli olacağını sanıyorum.


Kurumlaşma için en büyük tehlike zengin karşım yapıp düşük devirde kullanmaktır Bu nasıl olur açıklamaya çalışayım,

Zengin karışım için gaza basmak lazımdır.gaza basmadan zengin karışım olmaz (elektronik müdaheleler dışında)

Gaz pedalına basıp da düşük devir ne zaman olur?

ancak bir yokuş çıkarken gerekli doğru vitesi kullanmayıp ,büyük bir vitesle çıkarken olur.

veya

Zamanında vites küçültmeyip gaza yüklendiğinzde ve turbo devreye girmediği (2000 altı)devirde olur. Turbo bizim bir nevi kurtarıcımızdır aynı devirde hava miktarını artırarak karışımı fakirleştirir veya aşırı zengin karşımdan kurtarır diyelim.
işte bu durum uzunsürerse kurumlaşma yapışma için gerekli şartı bulur sadece kurum oluşturmak yetmez bunun yapışmasıda lazımdır.Bundan dolayı aniden gaza yüklenince eksozdan siyah duman atar, bunun küçük bir kısmı içeride kalır ve yapışırsa buna kurumlaşma diyoruz.



quote:

Orjinalden alıntı: cengizsahin1971

Ben arabayı kullanırken her viteste deviri max. tork devri olan 2000 de tutmaya çalışıyorum acaba bunun kurumlanmaya olan etkisi nedir , bazen de daha yüksek devirlere çıkın da kurum yapmasın diyorlar kurum yapmaması için bazen yüksek devirler yapmak doğru mudur?



_____________________________




9655 Mesaj
3 Şubat 2009; 10:05:47 


quote:

Orjinalden alıntı: kkvan

Bir soru:

Dizel motorlar geç ısınır. Peki soğuması da geç mi olur? Yani mesela eski tip döküm kalorifer petekleri yapısı gereği geç ısınıp geç soğuyor. Dizel motor bloğunda da aynı prensip mi var. Yoksa motorun geç ısınmasının sebebi bloğun yapıldığı metal alaşım değil de mazotun yanması sonucu oluşan ısının benzine göre daha az olması mı?

Anlaşılmşıtır umarım sorum.



bir metalin ısınıp soğuması ısı transferi ile alakalı bir durumdur .Soğuma ile kasıt yağın soğuması ve dolayısı ile suyun soğumasıdır.
soğuma olaynı ikiye ayırmaklazımdır, birisi motor kapatıldığında motorun soğuma olayıdır.
Diğeri motor çalışırken hareret açısından motorun soğuması olayıdır.

birinci şıktaki motor kapatılınca olan soğumada devri daim kapatıldığı için mootr soğuması için motor bloğundan yapılan ısı transferi göz önüne alınmaktadır.Hepimizin bilidği gibi dizel motorlar daha ağırdır yani daha fazla döküm malzeme blok olarak mevcutur.Sizin de bahsetiğiniz gibi döküm radyatörler yavaş soğurlar çünkü ısıyı daha yavaş bırakırlar ısıkapasiteleri alüminyuma göre daha yüksektir.yani bir nevi, isolatördür denilebilir. Sonuç itibarıyla motor bloğunuz döküm ise daha yavaş soğur alüminyum Blok var ise daha çabuk soğuyacaktır.

ikinci şıktaki durumda mesela bir dizel aracın yokuş aşağı gaz vermeden soğuması ile bir benzinlinin soğuması işi düşünüldüğünde çözüm kompleks bir denklem olarak yerini alır. Soğuma parametrelerini etkileyen faktörler şunlardır.
1- motorun devri
2-Gaza basılma veya basılmama durumu
3-zengin veya fakir karışım durumu
4-yakıtın cinsi

kısaca üstünden geçersek ,

motor devri yükseltiğinde ve fgaza basılmıyorsa devri daim hızı artar ve daha fazla sıcak su radyatörde soğur dolayısı ile soğuma çabuklaşacaktır.

gaza basılma durumunda yakıt miktarı önem arz etmektedir.bezinlide birim zamanda giden yakıt ile dizeldeki yakıt miktarı litre bazında aynı değildir. Bunu en iyi anlık yakıt tüketim değeriniş karşılaştırırsanız anlarsınız. Dizelde gazı sonuna kadar basın değeri okuyun, benzinlide basın değeri okuyun , miktar benzinlide her zaman daha fazla çıkacaktır(istisnalar kaideyi bozmaz)

Yakıt fakir ise ısı üretimi min olacaktır. Bu nedenle oran büyük önem arz eder. Aynı zamanda motorun beygirinin üretimi de u oranlı ilintilidir.

yakıtın cinsi birim hacminin ısısı da öenm arz eder. Dizel birim hacimde ısı olarak benzine yakın olmakla beraber biraz üstünde olması gerekir.



_____________________________




5836 Mesaj
3 Şubat 2009; 10:22:53 

Çok teşekkür ederim. İyi oldu.


_____________________________



 
208 Mesaj
3 Şubat 2009; 10:24:17 

Bir de 1. viteste 2500 deviri görünce 2. vitese alıyorum ama vites değiştirene kadar devir hızladüşüyor örneği 1500 lere geliyor, arabanın 2. viteste toparlaması zor oluyor bunun mazot pompasına kötü etkisi var mı ? 1 den 2 . vitese alırken acaba devri daha yüksek tutup (örneğin 3000 devir gibi) bu devirde 2. vitese almak mazot pompasının ömrü için daha mı mantıklı?


_____________________________



9655 Mesaj
3 Şubat 2009; 11:05:56 

aracınızı bir bütün olarak görmek lazım.Sadece bir parça bozulacak diye bir davranış diğer bir aksama zararverebilir.
Dizel araçlarda genelitibarıyle hem ekonomi hem de uzun ömür açısından maksimum tork devrinde kullanım önerilmektedir.

Bu nedenle birinci viteste kalkış yaptığınızda 2500 devri geçmenin pek bir anlamı olmaz. Devirin düşmemesi için yapacağınız çaba sistemin diğer aksamlarına zarar verebilmesi mümkündür. bu nedenle siz deviri gerektiği gibi yükseltip sonra normal olarak ikinci vitese geçiniz. Devir nereye düşerse düşsun çok ciddi bir önemi olmaz.unutmamanız gereken şey deviri çok yükseltiğinizde turbo da devreye girer ve anında 50000- 100000 gibi devirlere çıkar gazı birden bırakıp vites düşürdüğünüzde başta turboya zarar verrisiniz ki turbo arızlarının çoğu bu tür kullnımlardan kaynaklanmaktadır.Ani olarak turboyu devre soktunuzmu biraz bu devirde çalışması lazımdır bir hızlanıp bir yavaşladımı erken mefta oluyor. Sözün özü tek bir kullnım doğru su olmaz duruma göre seçiminizi yapmanız lazım.Sonuçlarınada zamanında bakım yaptırarak çözebilirsiniz.

aşagıdaki konuların hepsine birden çare bulacak bir kullnım tarzı yoktur.


Kurumlaşmayı tamamen engellemek,
Pompa arızasının önüne geçecek bir sürüş devri
Turbonun hasalanmasını engelleyecek bir devir

Az yakacak bir metod

uzun motor ömrü için bir devir,


bunların tek tek içine girince hepsine bir söyleyecek söz vardır ancak hepsine birden uyna bir sürüş ve keya devir diye birşay söylemek oldukça zordur. Söylense bile toride olur pratikde uygulanamaz.

Bu nedenle sizin için öncelikleri belirlemek ve sıralama yapmak gerekmektedir ki una uyna devir veya sürüş tarzı olsun.

genelde bu sıra kullnıcılar açısından aşagıdaki gibi verildiğini çıkarmaktayım.
1- ekonomiden fedakarlık yapılmayacak hep az yakacak ara sıra anlık fazla yakabilir
2-Turbosunun bozulduğu kimse asla görmek istemiyor .Bunun masrafına ve moral bozukluğuna hiçbir dizel kullanıcı dayanamamaktadır.
3-mazot pompası arızası arka sıralarda yer almaktadır çünlü bunun arızalanması birincil olarak aşırı yüksek devir (kırmızı bant veya kötü yakıt kullanımı sonucunda olmaktadır.Bu gibi faktörler dikkatli bir kullnıcının pek başına gelmemektedir.Genelde şirket araçlarında kimin kullandığı belli olmayan sahibi belirsiz şirket araçlarında rastlanması tesadüfi değildir.
4-Kurumlaşma yukardaki maddeleri uyguladınızda karşınıza çıkmasıı muhtemel sonuçlardan birisidir. Ekonomiden vazgeçilirse çözümü vardrı. Ama vazgeçmek istemeyenler için kısa vadede CC uzun vadede makanik ultrasonic temizlik ile ilk günkü gibi yapmak mümkündür. tabiiki metalde aşınma yoksa.
quote:

Orjinalden alıntı: cengizsahin1971

Bir de 1. viteste 2500 deviri görünce 2. vitese alıyorum ama vites değiştirene kadar devir hızladüşüyor örneği 1500 lere geliyor, arabanın 2. viteste toparlaması zor oluyor bunun mazot pompasına kötü etkisi var mı ? 1 den 2 . vitese alırken acaba devri daha yüksek tutup (örneğin 3000 devir gibi) bu devirde 2. vitese almak mazot pompasının ömrü için daha mı mantıklı?




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi vezir -- 3 Şubat 2009; 11:02:44 >


_____________________________




5836 Mesaj
3 Şubat 2009; 11:25:02 

Benim aracım max. torku 1500 d/d de veriyor ve 2000 'e akadar devam ediyor sonra düşüyor. Bu durumda uzun yolda 1750 d/d de gitmek en mantıklısı gibi. Sessiz ve az yakarak yani :D


_____________________________



9655 Mesaj
3 Şubat 2009; 12:04:42 


quote:

Orjinalden alıntı: kkvan

Benim aracım max. torku 1500 d/d de veriyor ve 2000 'e akadar devam ediyor sonra düşüyor. Bu durumda uzun yolda 1750 d/d de gitmek en mantıklısı gibi. Sessiz ve az yakarak yani :D


http://www.fiat.com.tr/...iller/bravo_teknik.aspx

SANIRIM MAKSİMUM TORK 1500 devir gibi .O takdirde uzun yolda 1750 devir ekonomik olmayacaktır .En ekonomik kullanım 1500 devirdir .Aracın motor ömrü ve kurumlaşmayı engellemek için özellikle yokuş çıkarken devirin 1750 devre çıkarılmasının faydası olur bunun için gaza yüklenmek yerine bir alt viteste devirlenmek ve deviri sabit tutmak (bunun için gerekiyorsa bir alt vites de olabilir) önem arz edecekir. Düz yolda 1500 devrin üstü zevk için olması dışında artı bir katkısı olmayacaktır.
iyi sürüşler dilegiyle


_____________________________




6024 Mesaj
3 Şubat 2009; 12:15:58 

quote:

Orjinalden alıntı: vezir




http://www.fiat.com.tr/...iller/bravo_teknik.aspx

SANIRIM MAKSİMUM TORK 1500 devir gibi .O takdirde uzun yolda 1750 devir ekonomik olmayacaktır .En ekonomik kullanım 1500 devirdir .Aracın motor ömrü ve kurumlaşmayı engellemek için özellikle yokuş çıkarken devirin 1750 devre çıkarılmasının faydası olur bunun için gaza yüklenmek yerine bir alt viteste devirlenmek ve deviri sabit tutmak (bunun için gerekiyorsa bir alt vites de olabilir) önem arz edecekir. Düz yolda 1500 devrin üstü zevk için olması dışında artı bir katkısı olmayacaktır.
iyi sürüşler dilegiyle

Peki hocam birşey diyeceğim,Astra cdti'ın 1750-2500 arası max tork bandı var.Geçen uzun yolda 1500'lü devirlerde 6. viteste 5. vitese göre daha fazla yakıyor(yb'ından takip ettiğim kadarıyla),hem de gaza basınca zorlandığını belli ediyor(Titreme gibi)bu konuda ne düşünüyorsunuz?



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kadango -- 3 Şubat 2009; 12:14:47 >


_____________________________

FZ6 Fazer


9655 Mesaj
3 Şubat 2009; 12:50:27 


quote:

Orjinalden alıntı: kadango


Peki hocam birşey diyeceğim,Astra cdti'ın 1750-2500 arası max tork bandı var.Geçen uzun yolda 1500'lü devirlerde 6. viteste 5. vitese göre daha fazla yakıyor(yb'ından takip ettiğim kadarıyla),hem de gaza basınca zorlandığını belli ediyor(Titreme gibi)bu konuda ne düşünüyorsunuz?


maksimum tork bandı ifadesini biraz açmak lazım. Bu kısım bazen yanlış angılanıyor. Detaya girmem gerekiyor.

Şimdi makmimum tork 1750 devirde üretilirken sanırım turbo devrede değil veyua teknik ifade ile min düzeyde basınç üretmekte solayısı ile bu rada üretilen tork min yakıt ve fakir karışıma göre sınırlandırılmış durumdadır.Ancak siz aynı viteste gaza basmaya başlamanızla birlikte vananın musluğunu açıyorsunuz ve daha fazla yakıt gönderiyorsunuz motorda turbo olmasa zengin karşımda kalacak silindirler turbonun yardımı ile birim zamanda daha fazla hava basarak hava yakıt oranını zenginden ortalamaya doğru küçültüyor .Buraya kadar sanırım bu işlerle ilgilenen herkez az çok bilgisi vardır.

Vurgulamak istediğim nokta 1750 devirdeki tork değeri 2500 de ki ile aynı olabilir ancak karışım oranı da aynı kalsa bile bu oranı daha fazla yakıt ve hava kullnarak sağlamaktasınız ki fazladan güç elde ediyorsunuz. yani gelmek istediğim noktada devir değişince beygir de artmakta olduğunu unutmayalım.Bu nedenle 2500 devirde ekonomik bir sürüş yapamazsınız ama hızlı gidersiniz orası ayrı mevzu.
şimdi sorunuza odaklanırsak , vites oranlarını fabrika koyar bunu daha fazla ekonomi elde etmeniz için planlamaktadırlar. Ancak artık sanırım 6 vitesler çıkmaya başladı .Burada amaç 1750 devirde giderken min yakıt tüketimini sağlamaktır.

Ancak

Hızlanma için tork gereklidir bu nedenle vites sayınız 6 iken motorun ürettiği tork tekerlere aktarılırken küçük oran yüzünden kayba uğramaktadır. Vites oranları ile tork arasında direk bir ilişki vardır.(otomatik şanzıman değilse)
bunu rakkam la ifade etmem gerekirse siz 5 viteste 1:1 oranı varsa atıyorum 6. viteste 1:0.50 oranı varsa(abartıyorum ki anlaşılsın) vites i5 den 6 ya atınca tekere ilettiğiniz tork yüzde elli düşer. yani motor 300 N-m maksimum tork üretiyorsa 1:1 oranı olan 5. viteste siz tekere 300 N-m iletirsiniz (şanzıman kayıplarını yok sayıyorum)

Ancak 6 .vitese atınca tekere ilettiğiniz tork 150 N-m düşer.

işte buraya kadar olay tam kavrandı ise gerisini açıklamak kolay. Siz bir yolda giderken arasın tekeri gitmemek için eylem yapar ve negatif tork üretir .Hızlanmak için 6 vi,teste gaa bastığınızda motor devirlenenmez çünkü tekerin negatif torkunu karşılacak bakiyeniz yoktur ve motorun devrini düşürmeye çabalar ve vuruntu motor şakırdaması başlar.yapılacak olan şey bir alt vitese inip aracın devirlenmesini ve o devirde kalmasını sağlamaktır.

unutmayınız ki hızlanmak için her zaman tekere artı yönde tork fazlası göndermelisiniz ki bakiye kalanla hızlanma olsun. yoksa gaza basınca eksi tork değeri sizi ivmemenmek için zorlar. Eğer farkına varmaz ve bu ısrarı sürdürüsek bu sefer devir artmasığı için zengin karışım olur buda kurumlaşmaya neden olur. Kurumlaşmanın en büyü knedeni düşük devir zengin karışımdır. Devir düşük olunca basınç düşük oluyor ve beygir üretilemiyor kalan yakıt yanmadan sistemde kalıyor veya eksozdan siyah duman olarak çıkıyor.