KARAMANOĞULLARI BEYLİĞİ-TÜRK OLMAK
90 Cevap11030 Görüntüleme3 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: [1]      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


1343 Mesaj
3 Ocak 2011; 9:00:08 

Anadolunun Türkleşmesi ve Türk kültürünün gelişmesi için yüzyıllar boyunca hizmet etmiş ,osmanlıya karşı anadoluda hakimiyet kurmak için savaşmış,osmanlıyı en çok uğraştıran , en sonunda fatih sultan tarafından merkeze bağlanması başarılan ve beyliğe ait Türk halkı(kapıkulu) balkanlara sürülen ama hiç bir zaman yok edilemeyen,Atatürkün soyunun geldiği,Atatürk tarafından osmanlıya son verilerek öcü alınan,Türk tarihinin belkide en önemli devleti.

Ekşi sözlükten iki alıntıyı buraya koyuyorum tarihi kısaca çok güzel toparlamışlar.

-17.anadolu beylikleri arasında en iri kıyım olanıdır. resmi tarihin sevmediği bir beyliktir. hatta resmi tarihte osmanlıyı arkadan vurmaya çalışan hainler gibi algılatılmaya bile çalışılır. tabi doğaldır, dünyanın neresinde olursa olsun iki grup arasında çıkan egemenlik tartışmasının sonunda birinin diğerine baskın gelmesi, hegomon olması kaçınılmazdır. ancak bu egemenlik yarışında türk dünyası açısından geri gidişi yaşatan, zedeleyen ve adil olmayan yönler vardır. ki bu yönler yüzyıllara yayılacak kadar derin etkilere de sahiptir. osmanlı zihniyeti ile karamanoğlu zihniyeti temelde aynı olmakla beraber -ki buna kısaca türkün yüce dileği denir- bu zihniyet osmanlı uygulamasında birkaç yüz yıl gibi kısa bir zaman diliminde farklı noktalara ulaşmış ve kahpe bizans mantalitesinde ufalanarak yok olmak zorunda kalmıştır. osmanlının, karamanoğulları üzerinde egemen olması ile anadolu insanının kaderi de değişmiş, başka mecralara sürüklenmiştir. bu çok tartışılan ve tartışılacak olan uzun bir konudur. osmanlı, karamanoğlu çatışması sadece birkaç bey arasında geçen bilek güreşinden daha fazla bir şeydir. tarihsel sürece bakıldığında bu açıkça görülür. karamanoğullarının elemine edilmesi ikiyüz yıldan fazla sürmüştür ki bu durum son derece enteresandır. demek ki ortada beylikten öte kurumsal bir yapı vardır, devlet boyutunda mücadele söz konusudur. işte olaya böyle bakıldığında tablodaki başka ayrıntılarda görülmeye başlanır. mesela bir derin bizans konusu. osmanlı bu mücadele sırasında bizanstan ve tekfurlardan destek almıştır. resmi tarih bunu açıktan yalanlamamakta ancak izlerini örtmeye çalışmaktadır. karamanoğulları dönemin anadolusunu yurt edinmiş en büyük türk grubudur ve selçuklu mirasına sahip çıkmaya çalışmaktadır. türk kimliği ön plandadır. bu kimliğe sahip çıkmanın bedeli ise en ağır bir şekilde kendilerine ödetilmiştir. hatta biraz abartı gibi gelebilir ama bu sadece ve sadece türk olmanın* bedeli, aralıklarla hala ödetilmeye devam edilmektedir. yani bırakın iki yüzyıl önceki balkan millyetçiliğini, çeteleri ve saireyi bugün bile yugoslavyanın dağılma sürecinde yaşananlar bunun en büyük kanıtıdır. hatta bir adım daha ilerleyelim, mesela bu durum, osmanlının tehcir politikasının ortaya çıktığı ilk örnek olma ayrıcalığına da sahiptir. gerçektende osmanlılar tüm gayretlerine rağmen karamanoğullarını tamamen elemine edemediler. belki bellerini kırdılar ama sonrasında tam manası ile kendilerini güvende hissedemediler, her an canlanabilir bunlar diye düşündüler. bu endişe osmanlının batıya açılımına da damgasını vurdu. osmanlılar batıya doğru ilerlemek istiyorlardı ama anadoluda bıraktıkları ve hiçbir zaman tamamen kendilerine bağlayamadıkları bu türk grubuna da güvenmiyorlardı. bu nedenle karamanoğlullarından kalanları akıncı adı altında rumeliye ve oradan da ön avrupaya gönderdiler. bu en savaşçı türkleri bu yöntem ile orada kalmaya zorladılar. nitekim bunu başardılarda. bu nedenle uzun yıllar sonra bu defa tersine dönen balkan techiri sırasında ve daha sonrasında yıllar içersinde kademe kademe anodoluya geri dönenler, oralarda devşirilenler değil, özbe öz türklerdir. kökleri yüzyıllar öncesinde ki bu çekişmelere dayanır. onlar akıncıların torunlarıdır. şimdilerde bu dönüş azalarak da olsa hala devam etmektedir.

karaman beyliğinin ve tebasının yani türkmenlerin, bu şekilde bizans tarafından elemine edilmesi anadolu türklüğünün başına gelen en büyük felakettir. burada bizans tarafından elemine edilmesi sözcüğünü kullanmamın nedeni, osmanlının kimi zaman gizliden, kimi zaman ise açıktan bizans ile kurduğu ilişkilerdir. bu ilişkiler çok kısa süre içersinde diplomatik veya ticari anlamdan öte akrabalık ve kan bağı ilişkilerine dönüşmüştür. bu durum ilk olarak yarhisar tekfurunun kızı holofiranın müslümanlığı kabul etmesi ve nilüfer hatun olarak orhan gaziye nikahlanması ile başlamış, sonrasında bu türden evlilikler kural haline gelmiştir. nitekim otuzaltı osmanlı padişahından sadece iki tanesi kan bağı anlamında türkdür. bunlarda osman gazi ve oğlu orhan gazidir. bunun dışındakilerin tamamında kan bağı kırıktır. hatta ilerleyen yıllarda osmanlı sarayına türkler girememiş, saray işleri tamamen devşirmelerin eline geçmiştir. yine benzer şekilde osmanlı siyasi ve askeri yapılanması da devşirmeler eliyle götürülmeye başlanılmıştır. osmanlıda tanzimat sonrası filizlenen milliyetçi akımlar dışında türkün yüce dileği tamamen unutulmuş, unutturulmuştur.

bu olaylara yukarıdan ve uzunca bir perspektiften baktığımızda şunu görürüz. anadolu selçuklularından sonra anadolu beylikleri çatışmaya girdiklerinde o dönemde anadolu insanı, hep dilimize plesenk olan, kısaca reform ve rönesans dediğimiz aydınlanma sürecine avrupadan çok önce girmişti. yine o dönemde selçuklu mimarisi en güzel eserlerini verirken, bir şems, bir mevlana, bir yunus emre ve dahi muadili olan bir hacı bektaş, bir yunus emre, bir kaygusuz abdal ve dahi pek çok gerçek akil adam o dönemin anadolusunu yansıtıyordu. anadolu insanı, her ne kadar iç çekişmelerle ve peşi peşine gelen haçlı seferleri ile yorulmuş bile olsa, tüm bunlar, kültürel manada zenginlik ve yakınlaşma yaratmıştı. yine o dönemde anadolunun egemen güçleri arap kültürünün asimile edici etkisi altına girmedikleri için islam dini ve müslümanlık tüm güzellikleri ile yaşanmakta, bir kültür uygarlığının tohumlarını atılmakta idi. tabi burada parantez arası şunu söylemek mümkündür. türklerin araplarla teması, müslümanlığı kabul döneminde en şiddetli noktada idi. hatta anadolunun kapıları sadece ve sadece müslümanlığı kabul eden türklere açıktı. ama burada dikkat çeken hadise, türklerin müslümanlıktan önceki ruh yapısı ile müslümanlığı kabulden sonraki ruh yapısı arasındaki parelelliktir. yani müslümanlığın kabulü ile türkün yüce dileği arasında münazaa doğmadı, hatta bilakis bunlar örtüştü. zaten bu sebepledir ki anadolu kapıları sadece müslüman türklere yol verdi. her neyse sonuçta, bu tarafa gelen türkler arasında anadoluya has bir müslümanlık anlayışı gelişti. ki bu anlayış 1517 de yavuz sultan selim tarafından kutsal emanetlerin getirilişi, buna bağlı olarak halifelik müessesesinin anadoluya taşınmasına kadar sürdü. daha sonrasında ise yavaşça ve ama sistematik olarak ezildi. yine o dönemde şu an kullandığımız türk abc’si olmadığı için türkçe yazılırken grek alfabesi kullanıldı. işte karamanoğullarının talip oldukları ve bu uğurda hem kendi kanlarını hem de diğer türk soydaşlarının kanlarını döktükleri miras buydu. ama bu miras, osmanlı tarafından değerlendirilemedi, kullanılamadı. cariyeler, zevceler, şehzade anaları gerçek kimliklerini hiç unutmadılar, devşirmelerle elele veren din uleması, yalan yanlış bir ümmetçilik söylemiyle önce osmanlıya ve sonrasında tüm anadoluya türkü ve türkçeyi unutturmaya çalıştı. bu kısmen başarıldı da. bugün hali hazırda değişik adlar adı altında yapılmaya çalışılan yine budur. sadece adı bizans değil de x dir, y dir kimbilir belki de hala bizanstır, pontusdur. bu nedenle meseleyi çok uzakta aramamak lazımdır. ve evet, bu coğrafyada, türk olmak hiç de kolay bir şey değildir.


-karamanoğulları (1256-1487)

oğuzların afşar boyuna mensuptular. selçuklu sultanı i.alaaddin keykubad tarafından iç-il'e yerleştirilmişlerdi. nure sofı'dan sonra oğlu karaman bey, afşarların lideri olmuş ve kurulan beylik onun adını almıştır. 1256'da ermenek tarafında kurulan beylik moğollara ve selçuklulara karşı amansız mücadelelere girişmiştir. karamanoğlu mehmet bey, selçuklulara isyan eden hatiroğlu ve şehzade cimri ile iş birliği yapmış; selçuklular'ın elinden konya'yı alarak, cimri'yi (siyavuş) tahta oturtmuş idi. mehmet bey, farsça konuşan devlet adamlarına ve moğollara tepkisini göstermek için, türkçeyi resmî dil ilân etmesiyle tanınır.ilhanlıların yıkılmasından sonra karamanoğulları beyliği gücünü daha da artırmış, bölgedeki diğer beylikler ve özellikle osmanlılarla mücadele etmiştir. ilk osmanlı-karaman mücadelesi alaaddin ali bey zamanında başlamış (1361) ve beyliğin sonuna kadar devam etmiştir. fatih tarafından kesin olarak itaat altına alınan karamanoğulları (1473), daha sonra oluşturulan karaman eyaleti ile merkeze bağlanmıştır (1487).

karamanoğulları beyliği, osmanlıların en güçlü rakibi idi. kendilerini, selçuklular'ın mirasçısı olarak görmekteydiler. bunu gerçekleştirmek için osmanlılara karşı timur, memlûkluler ve bizans ile iş birliği yapmaktan çekinmemişlerdir. karamanoğullarının türk tarihindeki yeri büyüktür. onlar her dönemde hürriyet ve bağımsızlığın sembolü oldular. anadolu'nun türkleşmesine ve türk kültürünün gelişmesine hizmet ettiler. ermenek, konya, karaman, niğde vb. şehirleri büyük eserlerle âdeta süslemişlerdir.




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sekoya81 -- 3 Ocak 2011; 9:03:29 >


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1343 Mesaj
3 Ocak 2011; 9:07:28 



_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


 
526 Mesaj
3 Ocak 2011; 14:43:19 

"Atatürk tarafından osmanlıya son verilerek öcü alınan"

Eminim M. Kemal'in başlıca gayesi bu intikamı almaktı, evet.


_____________________________



1343 Mesaj
3 Ocak 2011; 15:39:43 


quote:

Orijinalden alıntı: Yazat

"Atatürk tarafından osmanlıya son verilerek öcü alınan"

Eminim M. Kemal'in başlıca gayesi bu intikamı almaktı, evet.

Tabiki başlıca gayesi bu değildi ama Karamanlılar soyundan gelen Atatürkün osmanlıdan çok haz etmediğini hepimiz biliyoruz,kafasının bir tarafında hep bu düşüncenin yattığını düşünürüm.İyikide yatmış ben memnunum.


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
3 Ocak 2011; 15:47:00 


quote:

Orijinalden alıntı: sekoya81



Tabiki başlıca gayesi bu değildi ama Karamanlılar soyundan gelen Atatürkün osmanlıdan çok haz etmediğini hepimiz biliyoruz,kafasının bir tarafında hep bu düşüncenin yattığını düşünürüm.İyikide yatmış ben memnunum.


İlerici dünya lideri neden gelişmeyen yeniliklere kapalı bir hükümdarlığı sevsinki dediklerine katılıyorum.


931 Mesaj
3 Ocak 2011; 15:52:11 

2 alıntıda birbiriyle çelişiyor

Üsttekinde Karamanoğullarına karşı Osmanlı dış güçlerle işbirliği yaptı derken alttakine Karamanoğulları Osmanlıya karşı aynı güçlerle işbirliği yaptı deniyor
iki paragraftaki ana dayanak iş çekişme ugruna dış güçlerle işbirligi yapmak


giriş paragrafı zaten başlı başına saçmalık

Atatürk kimi kullanarak kimden intikam alıyor?
Sivas, Erzurum, Konya Malatya vs vs gibi Anadolu halkını kullanarak bu halkın sahip olduğu devleten mi?
olay "Türklükse" türkü kullanıp Türkten intikam alan kişi Türk değildir hatta aşırı şekilde Türk düşmanıdır
bu yazıya bakara Atatürk tür düşmanıdır diyebiliriz

Atatürk'ün amacı Türklerin sahip olduğu yıpranmış,bozulmuş bir devleti yıkarak yerine tertemiz bir sayfa açmaktır

Atatürk sırtından Osmanlı düşmanlığı yapmayalım


_____________________________

"İman, aklın çalışmasının ürünüdür."
-------------------------------------------------------------------
"http://eu.battle.net/d3/en/profile/kazuya-1804/hero/21601638"


372 Mesaj
3 Ocak 2011; 16:12:15 


quote:

Orijinalden alıntı: kazuya58

2 alıntıda birbiriyle çelişiyor

Üsttekinde Karamanoğullarına karşı Osmanlı dış güçlerle işbirliği yaptı derken alttakine Karamanoğulları Osmanlıya karşı aynı güçlerle işbirliği yaptı deniyor
iki paragraftaki ana dayanak iş çekişme ugruna dış güçlerle işbirligi yapmak


giriş paragrafı zaten başlı başına saçmalık

Atatürk kimi kullanarak kimden intikam alıyor?
Sivas, Erzurum, Konya Malatya vs vs gibi Anadolu halkını kullanarak bu halkın sahip olduğu devleten mi?
olay "Türklükse" türkü kullanıp Türkten intikam alan kişi Türk değildir hatta aşırı şekilde Türk düşmanıdır
bu yazıya bakara Atatürk tür düşmanıdır diyebiliriz

Atatürk'ün amacı Türklerin sahip olduğu yıpranmış,bozulmuş bir devleti yıkarak yerine tertemiz bir sayfa açmaktır

Atatürk sırtından Osmanlı düşmanlığı yapmayalım


Zaten yıkılmış tükenmiş, bir de parçalanma belgesini imzalamış bir devleti mi Atatürk yıkmış?
Evet düşmanlık yapmayalım güzel söylüyorsun da,
yıllarca Türk düşmanlığı yapmış Türk kültürünü, Türkçeyi unutturmaya çalışan
bir devletten bahsediyoruz.


_____________________________

En korkunç düşman, unutulmuş olandır..


4709 Mesaj
3 Ocak 2011; 18:18:08 


@sekoya81
[/quote]
Karamanlılar soyundan gelen Atatürk
[/quote]
Bunun belgesine veya kaynağına nasıl ulaşabilirim?


_____________________________



10000 Mesaj
3 Ocak 2011; 18:18:34 

Sınıfımda yer alan ve çok beğendiğim bir Yusuf YANÇ şiiri ile konuya katkıda bulunayım;

0



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ömer -- 3 Ocak 2011; 18:20:33 >


_____________________________

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve âşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur.
Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır.
Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
H. Nihal ATSIZ, Atsız Mecmua, 15 Nisan 1932, Sayı: 12

O sebeple Ata'na saygıda kusur etme sakın!
Atatürk'e göre Atatürk - Rahatsız olma!

|| Forum Anlaşması || Genel Forum Kullanımı || İmza Kuralları || Şikâyet Sistemi || Kullanıcı Adı Değişimi || SMS Onay Sistemi || Önerileriniz, Sorunlarınız ||


19608 Mesaj
3 Ocak 2011; 21:40:54 

Bu forumda bu beyliğin bayrağında İsrail Yıldızı olduğu yazıyordu.
Yahudilikle ilgisi var mı?


_____________________________

Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...


483 Mesaj
3 Ocak 2011; 21:48:28 


quote:

Orijinalden alıntı: TuVNeRa

Bu forumda bu beyliğin bayrağında İsrail Yıldızı olduğu yazıyordu.
Yahudilikle ilgisi var mı?


Bildiğim kadarıyla Alakası yok


_____________________________

Travian ref linkim: http://www.travian.com.tr/?uc=tr4_66253


 
6158 Mesaj
3 Ocak 2011; 22:24:16 

quote:

Orijinalden alıntı: nanaka9


@sekoya81

Karamanlılar soyundan gelen Atatürk
Bunun belgesine veya kaynağına nasıl ulaşabilirim?


Bir ara haber çıkmıştı bununla ilgili. Atatürk'ün Konya'dan Selanik'e göçen Türkmen bir aileden geldiği söyleniyordu.

Kaynak olarak şu işinizi görebilir.

http://www.atam.gov.tr/...ergiIcerik&IcerikNo=329



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Darth Nihilus -- 3 Ocak 2011; 22:25:55 >


_____________________________



 
1612 Mesaj
3 Ocak 2011; 22:33:12 


quote:

Orijinalden alıntı: Darth Nihilus



Bir ara haber çıkmıştı bununla ilgili. Atatürk'ün Konya'dan Selanik'e göçen Türkmen bir aileden geldiği söyleniyordu.

Kaynak olarak şu işinizi görebilir.

http://www.atam.gov.tr/...ergiIcerik&IcerikNo=329

Konya'dan Selanik'e göç lafını duymuştum ama Türkmen'i hiç duymamıştım...


_____________________________



4709 Mesaj
3 Ocak 2011; 22:33:23 


quote:

Orijinalden alıntı: Darth Nihilus



Bir ara haber çıkmıştı bununla ilgili. Atatürk'ün Konya'dan Selanik'e göçen Türkmen bir aileden geldiği söyleniyordu.

Kaynak olarak şu işinizi görebilir.

http://www.atam.gov.tr/...ergiIcerik&IcerikNo=329

Teşekkürler hocam.
Çok ilginçtirki neredeyse bütün göçmenlerin soyu Konyaya dayanıyor
Bizim sülalede Kadiroğullarından Balkanlara oradan tekrar türkiyeye gelmiş.


_____________________________



 
6158 Mesaj
3 Ocak 2011; 22:38:41 


quote:

Orijinalden alıntı: nanaka9



Teşekkürler hocam.
Çok ilginçtirki neredeyse bütün göçmenlerin soyu Konyaya dayanıyor
Bizim sülalede Kadiroğullarından Balkanlara oradan tekrar türkiyeye gelmiş.


Osmanlı'nın ordaki Karamanoğlu etkisini yok etmek istemesinden kaynaklanıyor olabilir.


_____________________________



1343 Mesaj
3 Ocak 2011; 23:57:29 

konu dışındaki bölümede gelin orda daha detaylı tartışıyoruz.

http://forum.donanimhaber.com/m_45688883/tm.htm



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sekoya81 -- 3 Ocak 2011; 23:58:45 >


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1343 Mesaj
4 Ocak 2011; 0:00:02 

Osmanlının Arap Milliyetçiliği ve Türk Düşmanlığı
Fuat Köprülü konferanslarında ve kitaplarında tarihi bir realite olarak,bir Osmanlı imparatorluğu bulunmakla beraber,bir Osmanlı ırkı ,hatta bir Osmanlı kavminin mevcut olmadığını,Osmanlı kelimesinin etnik değil,politik bir terim olduğunu,Anadolu'ya Müslüman olarak Selçuklularla beraber ve onların bir parçası olarak geldiğini,din değişimi şekli ile Müslüman olan Hristiyanların abartılacak bir sayıda olmadıklarını,Osmanlı halkının Selçuklular gibi Asya'dan Oğuz boyundan kopup gelen bir Türk kitlesi olduğunu bilgi,belge ve delilleriyle ortaya koymuş bulunmaktadır.

Bizimde katıldığımız gerçek şudur;Osmanlı devletini kuran,başlangıcından sonuna kadar her türlü zahmetini,eziyetini çekip,uğrunda can verip kan akıtarak ,her türlü maddi ve manevi fedakarlıklarla asırlarca onu omzundan taşıyan,zaferlerin gerçek sahibi,yenilgili ve hicranlı günlerin masum ve mazlum tebaası özbe öz Türk halkıdır.

Ne var ki aynı sözleri,padişahların büyük çoğunluğu,sadrazamların,vezir,ümera ve ulemanın,Saray ve Enderun aristokrasisinin,kapıkulu taifesinin pek büyük bir çoğunluğu için söylemek mümkün değildir.Bu tanıma giren zümrede hiç bir gün ve zaman ''Türklük'' ruhu ve mensubiyet duygusu belirmemiş,ifade olunmamıştır.Özellikle Fatih'ten sonra ben Türküm diyen bir padişah sesi duyulmamıştır.Bu aristokrat zümre Türk halkını yalnız can,kan ve mal vergileri için hatırlamışlar,onun dışında Türk olmayı bir hakaret aşağılama ve utanç vesilesi saymışalrdır.

Osmanlı idaresinde Türk halkı,bir ''millet ruhu ve şuuru'' ile beslenmemiş,Arapların imtiyazlı bulunduğu,bir ''ümmet'' kişiliksizliğinde eriyip gitmiştir.

Yavuz Sultan Selim'in halifeliği devr aldığı 1517'den itibaren Araplar Osmanlı imparatorluğu'nun göz bebeği sayılmışlardır.Hz Peygamber'in Arap olması nedeni ile ,İslam Dinine olan derin saygı ve bağlılığın bir işareti olarak Arap Kavmine ''Kavm-i Necip'' (asil kavim), Araplara da ''Nesl-i Necip'' denilmiştir.Daima,devletin has ve öz evladı olan Türklerin önünde ve baş üstünde taşınmışlar,askerlik ve vergiden muaf tutulmuşlardır.Bütün Osmanlı hayatı boyunca Arapların bu üstün ve gözde durumları devam etmiştir.

Abdülhamit geleneksel Osmanlı zihniyet ve siyasetini daha belirgin bir hale getirerek,Araplara son derece yakınlık gösteren ve güven duyan bir tutum göstermiştir.Sadaret makamına getirdiği Tunuslu Hayreddi Paşa,Arap olmakla beraber,Arap kültürüyle yetiştiği için Türkçe bilmezdi.Saraydan kendisine yazılan yazılar Arapça yazılır.,Türkçe'ye tercüme edilirdi.Devletin resmi dilinin bile Arapça'ya çevrilmesi düşünülmüş mukavemet görülünce vazgeçilmişti.Devlet yıllıklarında imparatorluğun vilayetlerinin sıralamasında Edirne ilinden başlanılmakta iken,Abdülhamit Hicaz vilayetini başa geçirmiş,arkasından bütün arap vilayetleri,birinci sınıf vilayetler sayılmış,buraların valilerine diğerlerinden farklı ve daha fazla maaş verilmiştir.

Bu konuda Hüsnü Merdanlıoğlu'nun Atatürkçü Düşünce'nin evrenselliği adlı eserinde yazdıkları çok ilgintir;''Bütün kadın sultanlar,bütün padişah anaları,hep yabancı ırklardan alınan köle kadınlardan geldiler.Hanedan da bu kan yabancılığı Osmanlı imparatorluğu'nun son padişahına kadar devam etti.Henüz kuruluş dönemi olan 1466 yılında yapılan bir derlemede,''Türk iti şehre gelince farsice ürür!'' denilmektedir.
Yine bir Osmanlı şairi olan Nef'i ise '' Tanrı,Türke irfan çeşmesini yasaklamıştır'' demiştir.

Divan-ı Hümayun yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi 1499 yılında yazdığı şiirnde ''Babanda olsa Türkü öldür'' nakaratını kullanmakta,

Sakın Türkü insan sanma
Bir an bile olsa Türkle birlikte olma.
Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur.
Türk'ün başını keserken sakın gam yeme.
Baban da olsa Türkü öldür.

Fatih Sultan Mehmet bile,Otlukbeli savaşından dönerken,elinde bıçak olan birisne ne yaptığını sorduğunda öldürülen Türkmenlerin kulaklarını keserek küpelerini topladığını öğrenmiş ve ''işine devam et'' demiştir.

Hırvat kökenli sadrazam Kuyucu Murat Paşa döneminde,155 bin insan doğranmış,ya da diri diri kuyulara doldurulmuştur.Aman diyen insanlara Kuyucu'nun yanıtı, ''Vurun şu pis Türk'ün başını'' olmuştur.Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat,Osmanlı'nın yetkilisi,öldürülen çocukta Analodolu'nun evladıdır.Osmanlı Tarihçisi Naima ''Tarih'in de Türkler için, ''nadan,yani kaba Türk,idraksız Türk,hilekar Türk ifadelerini kullanmaktadır.

1912 yılında Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda ''Türk'' kelimesinin kullanılması ,dinsizlik,kafirlik sayılıyordu.''Türk Hükümeti'',''Türk Ordusu'',''Türk Ülkesi''deyimlerinin Osmanlı halkı üzerinde rahatsızlık yarattığı biliniyordu.1913 tarihli ''Mecmuai Ebuzziya'' dergisi'nin 94. sayısında, '

'Bizim Türklüğümüz sembolizmden başka bir şey değildir.Bizler yani Türkler Müslümanlık içinde erimişizdir.Türk falan değil sadece müslümanız denilmektedir.Üniversite de profesörlük de yapmış olan Ahmet Naim 1913 yılında yazdığı ''İslamda Davai Kavmiye''adlı kitabında,Türke karşı savaş açılmış ve ''Türkün geçmişini bilmesine ve öğrenmesine ihtiyaç yok,gerekli olan şeriatı öğrenmektir demiştir.1919-1920 yıllarında Şeyhülislamlık görevine getirilmiş ve padişahla birlikte ülkeden kaçmak zorunda kalmış olan Mustafa Sabri Efendi ise,Türke Türklük benliğini vermek isteyenlere ''soysuzlar'' yakıştırmasında bulunmuştur.

İstanbul alındıktan sonra Osmanlı yönetiminde,devletin en yüksek yürütme organları Türke kapalı tutulmuş,devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.

İsterseniz biraz da görgü tanıklarından dinleyelim:Falih Rıfkı Atay Batış Yılları adlı eserinde şunları yazıyor.''Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi hatırlamıyorum.Bizim çocukluğumuzda Türk kaba ve yabani demekti.İslam ümmetinden ve ''Osmanlı'' idik.İlmihallerde baş dersimiz ''Din ile milliyetin bir olduğunu öğrenmekti.''

Vatan sözü yasaktı.Onu ben büyüyüp de Namık Kemal'i okuduğum günlerde kitapta gördüm.Kulağımla ancak meşrutiyette duydum.Padişah kulları idik.Okul çıkışlarında sıraya girer.''Padişahım çok yaşa diye bağırırdık.

Beyoğlunda yan sokakların çoğunun adı Fransızcadır ve Fransızca yazılmıştır.Büyük Kulüp'ün adı ''CErlced Orient'dir.Dili Fransızcadır.''Karşı'' Türkleri'nin de Türkçe konuştukları pek duyulmaz.Bu Tanzimat tipi ''Batılı'' ile bugünkü batılı Türk arasında hiç bir benzerlik aramayınız.O Türklüğünden utanan ,Türklüğünü saklayan bir alfrangadır.Bir göbek,çoğu iki,nihayet üç göbek öncesi anadolu'nun bir kasaba veya köyünden çıkan bu Türkler,Saraya yahut Babıaliye çıkınca ilk şileri soylarını da,soyadlarını da unutmak olur.Okullarda Arapa Arap,Arnavuta Arnavut,Ruma Rum,fakat kendimize Osmanlı derdik.''

Şimdide Ziya Gökalp'e kulak verelim;''Bu milletin yakın zaman kadar kendisine mahsus bir adı bile yoktu.Tanzimatçılar ona,''Sen yalnız osmanlısın.Sakın başka milletlere bakarak sende milli bir ad isteme.Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasına sebep olursun demişlerdi.Zavallı Türk,vatanımı kaybederim korkusu ile ''Vallahi Türk değilim.Osmanlılıktan başka hiç bir içtimai zümreye mensup değilim demeye mecbur edilmişti.(Türkçülüğün Esasları sy 34)

Birde şair Fuzuli'nin bir şiirinin son mısrasında neler dediğine bir bakalım;

''Fuzuli gökten yere insen san yer yok
Yürü var gel,ya Araptan,Ya Acemden''

1880 yılında Ahmet Vefik Paşa Bursa valisi iken ilçeleri teftişe çıkar.Bursa o zaman imparatorluğun türlü yörelerinden gelmiş olan göçmenlerin iskan edildiği bir bölgedir.Paşa uğradığı bir ilçede,halkla sohbet ederken etnik kökenleri soruyor;aldığı cevaplar,kounştuklarının Çerkez,Arnavut,Boşnak,Gürcü v.b olduğunu gösteriyoor.Sorduğu soruya utanarak ,cevap vermek istemeyen bir ihtiyara ''hangi milletten'' olduğunu ısrarla söyletmek isteyince , o , bir kabahat ifşa edermiş gibi ürkek,titrek bir sesle '' ben Türküm efendim diyor'' Bunun üzerine Paşa, ''Niçin sıkılıyor,saklıyorsun? Türk olmak kabahat mi? Bak ben de Türküm diyor.O titrek ihtiyar birden canlanarak, ''Sahi sen de Türk müsün? Demek Türkten paşa da oluyormuş ha'' diyince sevinçle karışık hayret ifade edince,Vefik Paşa, ''Paşa da kim oluyormuş,Padişah da ,Türk Padişah'' diye haykırıyor.Sonra imparatorluğun iki dertli ihtiyarı,sakallarını ıslatan yaşlar birbirine karışarak sarılıp,Türkün hazin kaderi için ağlaşıyorlar.(Türk ve Türklük,TSE,Sy 238;Necip Mirkelamoğlu)

Birinci Dünya savaşı sırasında Yakup Kadri yurtdışındadır.Onun satırlarından aynen alıntı yapıyoruz.''Bir Mayıs sonu ya da Haziran başı idi.Bağımsız fakat bütün kalbi ile İttifak devlerinin zaferini kutlayan bir Avrupa şehrinde,başım eğik,gözlerim yaşlı dolaşıyordum.Yüreğimde derin bir uçurum,kafam bir cehennemdir.Gün geçmiyor ki bir mağazada,bir lokantada Türk olduğum anlaşılınca acı bir alay edilme veya ağır bir hareketle karşılaşmayayım.Lakabımız ''makak'tı (bir çeşit şempanze maymunu türü)Gönül verdiğimi genç kızlar Türklüğümüzü sezince bizden iğrenip kaçıyordu.İşte o şehrin bu cehhennem atmosferi içinde,birgün,yılgın ce çekingen dolaşırken,gözlerim ansızın ,bir gazete satıcısının sergisinde, bir sürü gazete adı ve başlıkları arasında, iri harflerle dizilmiş şu satırlara ilişiverdi; ''Bir Türk generali itilaf kuvvetlerine karşı yeniden harbe hazırlanıyor.''Titreyerek gazeteyi aldım.Yürürken, okuyorum; ''Mustafa Kemal Paşa isminde bir Türk generali.'' (Yakup Kadri Karaosmanoğlu,Atatürk 1971 sy24,25)


Yazımıza Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir hatırası ile son verelilm.''Şair Mehmet Emin Yurdakul'un ilk def,Manastır askeri idadisi'nde öğrenci iken okuduğum , ''Ben Bir Türküm,dinim,cinsim uludur'' mısraı ile başlayan manzumesinde ,bana ilk gençliğimin gururunu tattıran,ilk manayı bulmuştum.Fakat ben asıl,orduya ilk katıldığım günlerde,bir Arap binbaşı'nın Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın'' diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim.Onda gördüm ve kuvvetle duydum.Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım,en derin övünç menbaım oldu.Benim hayatta yegane fahri servetim Türklük'ten başka bir şey değildir.(Türk ve Türklük,TSE sy19)




_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1343 Mesaj
4 Ocak 2011; 0:02:07 

“Karamanoğlu I. Mehmed Bey, Selçuklu Hanedanı namına Konya'da:
"Bugünden sonra divanda, dergâhta, bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmaması" hakkındaki mühim fermanını neşretmiştir. (13 mayıs 1277).”



Karamanoğlu 1. Mehmet bey, acaba yukarda söz edilen fermanı yayınlama gereğini neden duymuştur?

Türkçeden başka ve Türkçeyi tehdit eden bir dil kullanıldığı için mi?

“Bu Türkçeden başka bir dil” neydi? Hangi dildi?

Bir kısım tarihçiler o dönemde resmi yazışmalarda genellikle Arapça ve Farsça kullanıldığını, bu dillere karşı yayınlanmış bir ferman olduğunu söylerler. Günümüzde de hem hukuk hem de tıp gibi alanlarda Türkçeden başka Arapça Farsça ve Latince gibi dillere ait kelimeler yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu dillerin kullanılması dilimizi ne kadar tehdit etmektedir?

Karamanoğlu Mehmet bey, fermanda dilin nerelerde kullanılacağını açıkça belirtmiştir. Yani, divanda, dergahta, berzahta, mecliste ve meydanda kullanılan bu dil yerine Türkçe kullanılacaktır. Bu dilin sadece resmi yazışmalarda değil, divanda, dergahta, berzahta, mecliste ve meydanda kullanılan bir dil olduğunu anlıyoruz.

Yapılan araştırmalarda orta Anadolu’da Karamanoğullarından kalma Yunan (Grek) Alfabesiyle Türkce yazılmıs ve Hıristiyan mezarlar ortaya çıkarılmıştır.

Bazı araştırmacıların bildirdiğine göre Karamanoğulları Beyliği, Grek alfabesi ile yazılan gerçekte Türkçe olan “Karamanlika” adı verilen bir yazı biçimi kullanmıştır.

Anadolu Selçuklularının dağılmasından sonra Selçukluların hakim oldukları topraklar üzerinde çeşitli adlar altında çok sayıda beylikler kuruldu.

Bu beyliklerden sadece Karamanoğulları, Selçukluların sahip oldukları topraklar üzerinde değil, başka bir devletin, Kilikya Ermeni prensliğinin toprakları üzerinde kurulmuş tek beyliktir.

Karamanoğulları beyliği, Kilikya Ermeni prensliği içindeki Rubenian hanedanının hakim olduğu topraklar üzerinde kurulmuştur.

(Rubenianlar, Sultan Selahattin’in Kilikya’ya girmesiyle prensliğin yönetimine gelmişler, Selahattin’in Kilikya’dan ayrılmasıyla da iktidarı Hetumianlara kaptırmışlardır. O nedenle o sırada iktidarda bulunan Hetumian hanedanı ile iktidar çekişmesi içindeydiler. Rubenianlar Türklerle bir yakınlaşma içine girmişlerdi. Pek çoğu Türkçe isimler kullanıyorlardı.)

Karamanoğulları, Selçuklu toprakları dışında bir bölgede kurulmasına rağmen en güçlü ve en uzun ömürlü beylik olma özelliğine sahiptir.

Anadolu’da kurulan beyliklerin çoğu kurumsal devlet yapılanmasını gerçekleştirememişlerdir. Karamanoğulları ise rekor sayılabilecek kadar kısa bir sürede ve o döneme göre mükemmel sayılabilecek kadar düzgün bir devlet yapılanmasını gerçekleştirmişlerdir.

Tarihçilerin bildirdiğine göre Nureddin Sofi önderliğinde Sivas dolaylarından toplanıp getirilen göçebe Türkmenlerden oluşan bir beyliğin, hiçbir devlet tecrübeleri olmadığı halde bu kadar kısa sürede ve düzgün bir devlet yapılanmasını gerçekleştirmesi çok şaşırtıcıdır.

Nureddin Sofi’nin Ermeniden dönme olduğu yolundaki iddialar olduğu gibi, Nur-e Sofinin oğullarının kimlikleri ve sayısı konusunda da farklı görüşte olan tarihçiler vardır.

Nureddin Sofi’nin Ermenek, Mut ve Gülnar’ın ele geçirilmesinden hemen sonra (henüz beylik bile kurulmamışken) her şeyden elini eteğini çekerek yönetimini oğullarına (?) bırakmasının ardında yatan sebepler karanlıktır.

Karamanoğulları beyliği kurulur kurulmaz kendilerine bu toprakları bahşeden Anadolu Selçuklularına savaş açan ilk beylik olma özelliğine sahiptir.

Karamanoğullarının ilk kurulduğu sırada, Ermenek, Mut ve Gülnar’ın ele geçirilmesi sırasındaki 10 binleri ancak bulan asker sayısı çok ani ve aşırı bir artışla kısa sürede 70 binleri bulmuştur. Asker sayısı bu kadar ani artış gösteren başka bir beylik yoktur.

Osmanlı kayıtlarında Karamanoğlu topraklarından diyar-ı Rum diye bahsedilir. Diğer beyliklerde Arap harfleri kullanılırken Karamanoğullarında Grek alfabesi kullanıldığı için bu şekilde anıldığı sanılmaktadır. Karamanoğullarının “Karamanlika” denilen bir yazı dili kullandıkları iddia edilir.

Yapılan araştırmalarda Karamanoğullarına ait çok sayıda Türkçe ve Grek harfleriyle yazılmış Hıristiyan mezar taşları bulunmuştur. En fazla Hıristiyan nüfus bulunduran beylik Karamanoğullarıdır.

Türk devletlerinde İslamiyetten önceki devirlerde Devlet yöneticisine Han veya Hakan İslamiyeti kabul ettikten sonra ise hep Padişah veya Sultan ifadesi kullanılmıştır. Devletin idare merkezine Taht-ı Karaman ve yöneticisine Kral ifadesini kullanan tek beylik Karamanoğullarıdır.

Gerek Selçukluların gerekse gelecekte büyük bir imparatorluğu kuracak olan Osmanlıları en çok uğraştıran tek beylik Karamanoğullarıdır. Osmanlılar Sofya’ya kadar inen Haçlı kuvvetlerini karşılamaya gittiklerinde, Osmanlı Devletini arkadan vurmakta da tereddüt etmeyecek kadar bela olan bir beyliktir.





_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


 
6158 Mesaj
4 Ocak 2011; 0:03:21 


quote:

Orijinalden alıntı: sekoya81

konu dışındaki bölümede gelin orda daha detaylı tartışıyoruz.

http://forum.donanimhaber.com/m_45688883/tm.htm


Hocam konunun burda tartışılması daha doğru bence. Konu dışının seviyesi yerlerde sürünüyor. Konunun ömrünün pek uzun olacağını sanmıyorum.


_____________________________



1343 Mesaj
4 Ocak 2011; 0:05:46 

iki Türk boyu karamanoğulları ve timur diğer Türk boyu osmanlıya karşı.


Ankara savaşından sonra karamanoğuları-osmanlı ilişkileri.

Karamanogullari Beyligi Ankara Savasi'nin sonuna kadar dört yil Osmanli idaresinde kaldi. Ancak Osmanlilar'in Ankara Savasi maglubiyetinden sonra Timur; Germiyan, Saruhan, Aydin, Mentese, Teke ve Karamanogullari'na eski beyliklerini geri verdi. Bu arada Alâaddin Bey'in oglu Mehmed Bey'e de Karaman ülkesi verildi. Mehmed Bey'in kardesi Ali Bey ise Mehmed Bey'e tâbi olarak Nigde emiri oldu. Timur Karaman topraklarinin yanisira Osmanli arazisinden Beypazari, Sivrihisar, Kirsehri ve Kayseri taraflarini da Mehmed Bey'e verdi.

1- Mehmed Bey

Mehmed Bey Karaman hükümdari olarak Konya'yi beyliginin merkezi yapti ve Timur adina Konya, Kayseri, Lârende ve Egridir'de sikke kestirdi. Mehmed Bey daha sonra Mut, Ermenek, Içel ve Taseli taraflarina hakim olan Süleyman Bey üzerine yürüyerek bu bölgeleri de idaresi altina aldi.

Osmanli sehzâdeleri arasinda meydana gelen taht kavgalarindan istifade eden Mehmed Bey, Osmanli hükümdari Çelebi Sultan Mehmed'in Rumeli'de kardesi Musa Çelebi ile ugrastigi bir sirada Çelebi Mehmed'in müttefiki olan Germiyan-oglu'nun arazisine tecavüz ederek Bursa'ya kadar geldi. Sehri tahrip ettikten sonra kaleyi muhasara etti, ancak Haci Ivaz Pasa'nin müdafaasini kiramadi. Mehmed Bey, dayisi Yildirim Bâyezid'in kabrini açtirarak ona hakaret ettikten sonra kale üzerindeki baskisini arttirdi. 30 gün kadar dayanabilen kale sonunda teslim oldu. Mehmed Çelebi, kardesi Musa Çelebi'yi yenerek onu öldürdükten sonra Karaman-oglu Mehmed Bey'in Bursa'yi aldigini haber alinca derhal Anadolu'ya geçti. Karaman-oglu, Osmanli sultaninin Bursa'ya gelmekte oldugunu duyunca sehri atese vererek Karaman'a döndü (1413).

Çelebi Sultan Mehmed, Karaman-oglu'na bir ders vermek amaciyla beraberinde Candar-oglu Isfendiyar Bey ve kuvvetleri oldugu halde, Karaman-oglu'nun iki yildan fazla isgali altinda kalmis olan Kütahya'yi geri aldi. Buradan Karamanli topraklarina giren Çelebi Mehmed, daha önce Osmanlilara ait olup Timur tarafindan Karaman-ogullarina verilmis olan Aksehir, Begsehir ve Otluk-hisari'ni aldiktan sonra Konya'yi kusatti ise de alamadi. Sonunda Karaman-oglu'nun müracaati ile, ele geçirilen yerler Osmanlilarda kalmak üzere baris yapildi (1414).

Fakat Karaman-oglu Mehmed Bey bir süre sonra, Çelebi Sultan Mehmed'in Canik taraflarinda bulundugu bir sirada Osmanli topraklarina tekrar saldirilara basladi. Çelebi Mehmed, onun bu hareketini ögrenince Samsun seferinden geri dönerek Konya üzerine yürüdü. Ancak Ankara'ya geldigi sirada hastalandigi için kendisi sefere devam edemedi. Anadolu Beylerbegisi Bayezid Pasa, Konya önüne kadar gelerek Mehmed Bey'i yakaladi. Karaman-oglu Mehmed Bey ve oglu Mustafa Bey Ankara'da bulunan Çelebi Mehmed'in karargâhina getirildi. Çelebi Sultan Mehmed, sözünde durmamasi sebebi ile Karaman-oglu'nu siddetle cezalandirdi. Karaman-oglu ise özür dileyerek yaptigi antlasmayi bir daha bozmayacagina dair söz verdi (1418). Bundan sonra Mehmed Çelebi hayatta oldugu müddetçe Karaman-oglu'nun hiç bir taarruzu görülmedi. Bununla birlikte O, Osmanlilardan çekindigi için Memlûklu Sultani Melik Müeyyed'in himayesine girerek onun adina para bastirdi.

Timur'un Anadolu'da bulundugu sirada Karaman-oglu Mehmed Bey tarafindan ele geçirilmis olan Tarsus sehri Ramazan-oglu Ahmed Bey tarafindan alinarak burada Memlûk Sultani Melik Müeyyed Bey adina hüküm sürüyordu. Karaman-oglu Mehmed Bey elinden alinmis olan Tarsus'u geri almak için firsat ariyordu. Nitekim O, iki yil sonra Misir ve Sam emirleri arasindaki anlasmazliktan istifade ederek oglu Mustafa Bey kumandasinda bir ordu gönderdi ve Tarsus'u geri aldi. Ancak bu sebeple Memlûklu sultani ile arasi açildi. Memlûklu kuvvetleri kisa bir süre sonra Tarsus'u geri aldi ise de bu kez Karaman-oglu ile Ramazan-oglu birleserek Tarsus'a yeniden sahip oldular.

Bu siralarda Karaman-oglu Mehmed Bey hastalandigi için yerini oglu Mustafa Bey aldi. Ancak Memlûk sultani bunu kabul etmeyerek beyligin basina Izzeddin Hamza'yi getirdi. Memlûk sultani ayni zamanda oglu Ibrahim'i güney Anadolu'ya gönderdi. Sam Valisi Tani Bey Mik'i de Tarsus'un zapti ile görevlendirdi. Bu Memlûk kuvvetleri Karaman-oglu'nu bozguna ugratarak Adana ve Tarsus'u ellerine geçirdiler. Memlûklular bu sefer sirasinda Nigde, Konya Eregli'si ve Lârende'ye kadar gelerek büyük tahribat yaptilar. Bunlar Karamanogullari Beyligi'ni Ali Bey'e verdiler. Memlûklular karsisinda daglara kaçan Mehmed Bey ise, ordunun geri çekilmesinden sonra Kayseri'ye saldirdi. Ancak Dulkadir-oglu Nasirüddin Mehmed Bey'e esir düstü. Mehmed Bey buradan Kahire'ye götürülerek hapsedildi (Ocak 1422). Oglu Mustafa Bey ise daha önce öldürüldü (1420).




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sekoya81 -- 4 Ocak 2011; 0:07:32 >


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1343 Mesaj
4 Ocak 2011; 0:16:23 

KARAMANOĞULLARI-OSMANLI-TÜRKİYE-ERGENEKON günümüze kadar süren 1000 yıllık bir savaşın tarafları bir tarafta Türkleri kullanıp daha sonra üst yönetimlere diğer etnik grupları getirip Türkleri yönetimden uzaklaştıran osmanlı(bunu yapmasının nedeni anadolu dışına çıkıp diğer devletlerle beraber imparatorluk kurma ve yayılma hayali)diğer yanda saf Türkçülük ile hareket eden politakasının merkezine Türkçülüğü koyan karamanoğulları.Günümüzde dahi bu iki anlayış çarpışmakta geçen hafta erdoğanın konuşmasındaki Türkçülüğe karşıyım sözü ve bütün devletin üst kademelerine ve bakanlıklara Türklerin dışındaki isimleri getirmesi ,yeni osmanlı politikaları gibi örnekler,diğer tarafta ulusalcı kemalist Türkçü anlayış.İlerde daha çok açıcam bu konuyu.


1343 Mesaj
4 Ocak 2011; 6:39:04 

quote:

Orijinalden alıntı: TuVNeRa

Bu forumda bu beyliğin bayrağında İsrail Yıldızı olduğu yazıyordu.
Yahudilikle ilgisi var mı?



siyon yıldızı yani heksagram sırf yahudi kültürüne ait bir imge değildir,osmanlı bile kullanmıştır nasılmı ?
http://heksagram.blogcu.com/hexagram/780797



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sekoya81 -- 4 Ocak 2011; 6:40:01 >


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1343 Mesaj
4 Ocak 2011; 6:42:18 


quote:

Orijinalden alıntı: nanaka9


@sekoya81

Karamanlılar soyundan gelen Atatürk

Bunun belgesine veya kaynağına nasıl ulaşabilirim?



http://www.bighaber.com...turk-karamanlidir-ozel/


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


 
709 Mesaj
4 Ocak 2011; 12:24:57 

sekoya hala kariyerin hakkında en küçük bilgimiz yok

yazdıkların komplo teorisinden öte gitmiyor haberin ola....

bir taraftan kötülediğin osmanlı

tamam çok yanlışları vardır

ama bir taraftanda bizanzlılarla işbirliği yaptı dedin osmanlı, defalarca haçlı saldırılarına karşı durmuş, çağında ümmetin yaşamasında en önemli etken

her ne kadar içinde sorunlar olsada var olmasaydı çok daha kötülerini olabileceği...

bir taraftan diyorsun akıncılar karahanlılar
mantıklı
temelli düşma kesilmiyorlar
en azında ortak bir hedeftebuluşmuşlar
yani zamanlarını bekliyor

ama diğer taraftan küffara karşı girişilen bir savaşta osmanlıyı arkadan vurabilecek kadar düşüncesiz hareket eden bir yapı

en kötüsü ise bunu ergenekonla birleştirmen

yani demen o ki ergenekon karahanlıdır öz türkü savunur falan

yani sen inanıyor olabilirsin
kendince bildiklerin vardır
veya bildiğini sandıkların

ancak bizim bilgilerimiz ergenekonun tam bir türk ve müslüman düşmanı bir yapı olduğu yönünde


_____________________________

imza atmayı öğrenmem lazım


 
434 Mesaj
4 Ocak 2011; 15:42:16 

İlk yorumumda "zıva tevil götürmez " diyerek kısa yazmıştım ama bu tür saçmalıklara inananların çokluğunu dikkate alarak tüm zırvalara tevil getirmek mecburiyet oldu. Kısa kısa ve uzun bir zaman dilimine bölerek yazacağım. İlk olarak Karamanoğlu Mehmed Bey'in o bilindik sözlerinin sebebini yazmakla başlayayım. Türkçü Ziya Gökalp "Tarihte Türkler" isimli çalışmasının 130. sayfasında (Ötüken yay.) şunları söyler;

"Bügünden sonra divanda, dergahta, bargahta(mecliste ve meydanda)Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır " şeklindeki meşhur emirnemesini çokları Karamanoğlu Mehmed Bey'in Türkçülüğünden , milliyet şuurunun kuvvetinden doğmuş bir emir olduğunu sanarak Karamanoğlunu Selçuklular'a karşı milliyetçiliğin savunucusu gibi görürler. Aslında Karamanoğlu'nun bütün gayesi devlet idaresinde bulunan okumuş tabakanın yani aydınların tesirini ortadan kaldırmaktı."

Ne garip ki, buraya aktarılan çelişkiler tomarında ise Karamanoğlu Mehmed Bey'in bu sözü, Türklüğünü kaybetmiş(!), Türk düşmanı(!) Osmanlılara karşı söylenen bir sözmüş gibi algılatma çabası var.




_____________________________

Sultanım teşekkür ederim.
Guest
4 Ocak 2011; 19:26:29 

quote:

bizim bilgilerimiz ergenekonun tam bir türk ve müslüman düşmanı bir yapı olduğu yönünde


Operasyonun adındanda mı şüphelenmezsiniz? Türkü ve Türklüğü silmek için yapıldığı çok açık ortada.

Konuya gelince; Tarihi başaran belirler. Karamanoğullarının şanssızlığı "cihad ve gaza" yapabilecek bir küffar sınırına sahip olmamalarıydı. 300 çadırlık bir oba olan Osmanlı'nın şansı ise Bizans'a komşu olmasıdır. Bundan dolayı diğer Türk boyları tarafından kabul gördü ve desteklendi. Osmanlı Karamanoğullarına çok toleranslı davranmıştır. Sırp, Bizans, Timur ittifakları görmezden gelinmiş, okkalı bir fatura kesilmemiştir. Hatta kız kardeşleri ile evlendirilerek akrabalık yolu ile etkisizleştirilmek bile istenmişlerdir. Cem Sultan olayındaki tutumları, en mülayım padişahlardan biri olan II. Bayezid'i çileden çıkarmış ve kesin sonlarının bu padişah tarafından gerçekleşmesini sağlamıştır.

Osmanlı-Karaman mücadelesi bana hep Türkiye Cumhuriyeti-Erbakan mücadelesini hatırlatmıştır. Nedenini bilmiyorum ama gözümde hep böyle canlanmıştır. Ergenekon bağlantısı kurmayı başarmak ise komplo teorisyenliğinde duayenliğin göstergesi olmalı.








_____________________________



 
709 Mesaj
4 Ocak 2011; 21:12:27 


quote:

Orijinalden alıntı: lehrer35

Osmanlı-Karaman mücadelesi bana hep Türkiye Cumhuriyeti-Erbakan mücadelesini hatırlatmıştır. Nedenini bilmiyorum ama gözümde hep böyle canlanmıştır. Ergenekon bağlantısı kurmayı başarmak ise komplo teorisyenliğinde duayenliğin göstergesi olmalı.



sadece bu sözüne bi açıklık getirimisin? Yani Tc tamam tarihsel süreç olarak konuya dahil ama erbakan nasıl dahil oldu bir türlü çözemedim. Hayal gücüm bile yetmedi doğrusu


_____________________________

imza atmayı öğrenmem lazım
Guest
4 Ocak 2011; 21:49:01 


quote:

Orijinalden alıntı: combaba




sadece bu sözüne bi açıklık getirimisin? Yani Tc tamam tarihsel süreç olarak konuya dahil ama erbakan nasıl dahil oldu bir türlü çözemedim. Hayal gücüm bile yetmedi doğrusu


Bilmediğimi yazmıştım. Konya desteği olabilir. Mücadelelerinin anlamsız benzerliği olabilir. Karamanoğulları ile Erbakanın dik kafalılığı olabilir. Benzerlik çok.





_____________________________



1086 Mesaj
5 Ocak 2011; 17:10:41 

Atalarımla gurur duydum şu an :)


_____________________________

AnimeFanClub


2338 Mesaj
5 Ocak 2011; 17:29:30 


quote:

Orijinalden alıntı: seymes

İlk yorumumda "zıva tevil götürmez " diyerek kısa yazmıştım ama bu tür saçmalıklara inananların çokluğunu dikkate alarak tüm zırvalara tevil getirmek mecburiyet oldu. Kısa kısa ve uzun bir zaman dilimine bölerek yazacağım. İlk olarak Karamanoğlu Mehmed Bey'in o bilindik sözlerinin sebebini yazmakla başlayayım. Türkçü Ziya Gökalp "Tarihte Türkler" isimli çalışmasının 130. sayfasında (Ötüken yay.) şunları söyler;

"Bügünden sonra divanda, dergahta, bargahta(mecliste ve meydanda)Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır " şeklindeki meşhur emirnemesini çokları Karamanoğlu Mehmed Bey'in Türkçülüğünden , milliyet şuurunun kuvvetinden doğmuş bir emir olduğunu sanarak Karamanoğlunu Selçuklular'a karşı milliyetçiliğin savunucusu gibi görürler. Aslında Karamanoğlu'nun bütün gayesi devlet idaresinde bulunan okumuş tabakanın yani aydınların tesirini ortadan kaldırmaktı."

Ne garip ki, buraya aktarılan çelişkiler tomarında ise Karamanoğlu Mehmed Bey'in bu sözü, Türklüğünü kaybetmiş(!), Türk düşmanı(!) Osmanlılara karşı söylenen bir sözmüş gibi algılatma çabası var.





yanlış bilgi edinmediysem, Karamanoğlu Mehmet Bey'in bu fermanı 250 gün kadar yürürlükte kalmıştır.

Doğru mu?


_____________________________

Ayakları bakımlı kadınlar ile, ayakları bakımsız kadınların dünyası çatışmada...


1343 Mesaj
5 Ocak 2011; 18:23:16 

quote:

Orijinalden alıntı: lehrer35




Bilmediğimi yazmıştım. Konya desteği olabilir. Mücadelelerinin anlamsız benzerliği olabilir. Karamanoğulları ile Erbakanın dik kafalılığı olabilir. Benzerlik çok.






erbakan,erdoğan bunlar daha çok osmanlı zihniyetini temsil eder.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sekoya81 -- 5 Ocak 2011; 18:24:03 >


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


 
709 Mesaj
6 Ocak 2011; 21:45:53 

erbakanın dik kafalılığı derken sanırım 40 yıl önce söylediği savunduğu neyse hala aynı şeyleri söylüyor ve savuyor olmasının kast ediyorsun sanırım. El hakl doğruda söylüyorsun. 40yıldır bıkmadan usanmadan yeniden büyük türkiye ve tyaşanabilir bir dünya söylemini dile getiren, sadece dile getimekle kalmayıp eline geçen fıorsatta bunu uygulayan yegane insan....

40 yıldır söylediklerine zamanında karşı çıkanlar, en keskinleri bile erbakan a hak verir durumuna gelmiştir.

Erbakan asla işbirlikçi değildir

lafının itiraf edebilecek kadarda zaman onu haklı çıkarmıştır

Evet dik kafalıdır

burnunun dikine gider

Allah doğruları sezme gücünü erbakan a nasip etmişse onu yapacak başak bir şeyide yok zaten.

peygamber efendimizde öyleydi

hak bildiğini söylerdi ve yapardı

erbakanda aynen onu taklit ediyor

yani erbakanda aslında bir taklitçi

ama o
sadece peygamber efendimizi taklit ediyor

ona çalışıyor

osmanlı benzetmesine gelince

bildiğim kadarıyla kökü daha çok karamanoğluna dayanır..

ama ne osmanlıcılık nede bir başkası

onun hedefi

40 yıldır söylediği gibi

bütün insalnığın saadeti için
yeniden büyük türkiye
yaşanabilir türkiye



_____________________________

imza atmayı öğrenmem lazım
Guest
6 Ocak 2011; 23:49:34 

Vatansever olduğu doğru da bölücülüğü başımıza sardıranların başında gelir kendisi. "Sen Türk'üm dersen..." yumurtası sorunu büyüten marazların başında gelir. Mücadelesi de Karamanoğullarının Osmanlıya karşı verdikleri mücadele kadar anlamsız. Yeldeğirmenleri ile savaşan Don Kişot zamandaş versiyonudur. Bu ucubeleri de o başımıza musallat etti. Onun çırakları bunlar. Hesabını verecektir mutlaka. Allah ıslah etsin...









_____________________________



1343 Mesaj
7 Ocak 2011; 0:22:13 


quote:

Orijinalden alıntı: lehrer35

Vatansever olduğu doğru da bölücülüğü başımıza sardıranların başında gelir kendisi. "Sen Türk'üm dersen..." yumurtası sorunu büyüten marazların başında gelir. Mücadelesi de Karamanoğullarının Osmanlıya karşı verdikleri mücadele kadar anlamsız. Yeldeğirmenleri ile savaşan Don Kişot zamandaş versiyonudur. Bu ucubeleri de o başımıza musallat etti. Onun çırakları bunlar. Hesabını verecektir mutlaka. Allah ıslah etsin...










aynen erbakan vatanseverdir de ,başımıza saldığı akp ve filizlendirdiği kürt milliyetçiliği tarihimize kara birer leke olarak geçicek.


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1848 Mesaj
7 Ocak 2011; 1:28:05 

sekoya81 bu osmanlı düşmanlığı nerden, yazdığın bütün mesajlar sanki temel amacı bu

istiklal şairimizin şiirlerini hiç hissederek okudun mu, kimse mehmet akifin vatanperver olmadığını iddia edebilir mi?
oysa ki mehmet akif arnavuttu.

karamanoğullarından olmayanlar üzülsün mü. bir insanın 650 yıl hüküm sürmüş şanı belli olan bir tarihinden bu kadar nefret etmesi neye bağlıdır, senin gibi düşünen bir çok insan da var bunu da biliyorum ama anlayamıyorum. ortaokulda tarih dersini dinlerken tek ben mi ecdadımla gurur duyuyordum. fatihin gemileri karadan yürüttüğünü dinlerken sadece benim mi tüylerim diken diken oluyordu.


_____________________________

i5-750'''p55 us3l'''his 5770'''2x2 hyperx 1333mhz cl7'''hd103sj'''dark falcon
https://www.facebook.com/TasarimHobi


774 Mesaj
7 Ocak 2011; 3:18:12 

Osmanlının Karamanoğulları karşısında Bizanstan yardım almasının bu tartışmada önemi yok


_____________________________



1150 Mesaj
7 Ocak 2011; 3:19:10 

Irkçı mısın sen koçum?


_____________________________

Mechanical Engineering
"Biz, Fatih Sultan Mehmed Hân Kadar Türk, Said Nursî Hz. Kadar da Kürdüz !! Ve Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz ."
Muhsin Yazıcıoğlu


1549 Mesaj
7 Ocak 2011; 7:49:31 

Osmanlı'da Türklük davası sadece ittihat terakki döneminde o da mecburen güdülmüş diye biliyorum.


_____________________________



 
526 Mesaj
7 Ocak 2011; 12:57:06 


quote:

Orijinalden alıntı: seymes

İlk yorumumda "zıva tevil götürmez " diyerek kısa yazmıştım ama bu tür saçmalıklara inananların çokluğunu dikkate alarak tüm zırvalara tevil getirmek mecburiyet oldu. Kısa kısa ve uzun bir zaman dilimine bölerek yazacağım. İlk olarak Karamanoğlu Mehmed Bey'in o bilindik sözlerinin sebebini yazmakla başlayayım. Türkçü Ziya Gökalp "Tarihte Türkler" isimli çalışmasının 130. sayfasında (Ötüken yay.) şunları söyler;

"Bügünden sonra divanda, dergahta, bargahta(mecliste ve meydanda)Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır " şeklindeki meşhur emirnemesini çokları Karamanoğlu Mehmed Bey'in Türkçülüğünden , milliyet şuurunun kuvvetinden doğmuş bir emir olduğunu sanarak Karamanoğlunu Selçuklular'a karşı milliyetçiliğin savunucusu gibi görürler. Aslında Karamanoğlu'nun bütün gayesi devlet idaresinde bulunan okumuş tabakanın yani aydınların tesirini ortadan kaldırmaktı."

Ne garip ki, buraya aktarılan çelişkiler tomarında ise Karamanoğlu Mehmed Bey'in bu sözü, Türklüğünü kaybetmiş(!), Türk düşmanı(!) Osmanlılara karşı söylenen bir sözmüş gibi algılatma çabası var.





Son derece faydalı oldu bu alıntı, çok teşekkürler.

Görünen o ki eğer bu Karamanoğlu fermanı efsanesi Ziya Gökalp eseri sonrası filizlendiyse, meseleyi bu başlıkta olduğu gibi aktaranları, en başta Ziya Gökalp reddetmekte. Kısaca orjinal eseri dahi anlamamakta ısrar etmiş birileri.


_____________________________



 
709 Mesaj
7 Ocak 2011; 20:19:54 


quote:

Orijinalden alıntı: lehrer35

Vatansever olduğu doğru da bölücülüğü başımıza sardıranların başında gelir kendisi. "Sen Türk'üm dersen..." yumurtası sorunu büyüten marazların başında gelir. Mücadelesi de Karamanoğullarının Osmanlıya karşı verdikleri mücadele kadar anlamsız. Yeldeğirmenleri ile savaşan Don Kişot zamandaş versiyonudur. Bu ucubeleri de o başımıza musallat etti. Onun çırakları bunlar. Hesabını verecektir mutlaka. Allah ıslah etsin...


yani lehrer

gerçekten büyük bir hayal kırıklığı yaşattın bana

daha önceki mesajlarında sürekli bir tutarlılık vardı sanki yada ben öyle hatırlıyorum

ama burda kürtçülük hareketinin asıl hedefinin siyonizme hizmet ettiğini, siyonizmin dünyadaki en organize düşmanının ise erbakan olduğunu başta siyoniztler bilir. Nasıl oluyorda erbakan düşmanı olduğu bir hareketin ekmeğine yağ sürer

asla olmayacak bir şey

ha yazmış olduğun lafda doğru
erbakan sen türküm derken başkalarınada başka milli unsuru öne çıkarma hakkı veririsin demiştir ve bugün de buu cevabı alınmıştır. Bunu erbakan söyledi diye değil evrensel bir tepki olarak nede anlamaıyorsun şaşıtrdım. Etki tepki evsensel bir yasadır nerdeyse bunu erbakan söyleyincemi gözüne battı. herkez neyse o şekilde kabul etmek en doğrusu..onlarıda bizleride yaratan Allahtır. Bunun ifadesidir görüşü. Keşke birilerinin eline geçmeden önce kürtlerin dil vb. konulardaki taleplerini yerine getirseydik. Sadece eğitim dilinini türkçe olması gibi bir olay yeetrli. Yoksa insnalar istediği dili konuşsunlar.


_____________________________

imza atmayı öğrenmem lazım


 
2297 Mesaj
8 Ocak 2011; 2:37:29 

Karamanoglu'nun belli bir kesim tarafından empoze edilmesinin arkasında mezhep çatışması vardır. Türklük bahanedir. Asıl kıskançlık Osmanlı'nın bu topraklarda sünnetullah ı yani öz İslamı yasatmasidir.hristyanlastirilmis islam a karsı savaş açan Osmanlı, türk kürt arap ayrımı yapmadı hiçbir zaman. bu yüzden türklük bunların aslında arkasına saklandıkları bir kavramdır. Amac mezheplerini yuceltmektir.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


1435 Mesaj
8 Ocak 2011; 12:40:30 

Neymiş bunların mezhebi?


_____________________________



1343 Mesaj
8 Ocak 2011; 13:46:58 


quote:

Orijinalden alıntı: 1. Selim

Karamanoglu'nun belli bir kesim tarafından empoze edilmesinin arkasında mezhep çatışması vardır. Türklük bahanedir. Asıl kıskançlık Osmanlı'nın bu topraklarda sünnetullah ı yani öz İslamı yasatmasidir.hristyanlastirilmis islam a karsı savaş açan Osmanlı, türk kürt arap ayrımı yapmadı hiçbir zaman. bu yüzden türklük bunların aslında arkasına saklandıkları bir kavramdır. Amac mezheplerini yuceltmektir.


Türk kültürünün yanında dinin, mezheplerin lafımı geçer. Biri 4000 -5000 yıllık birikim biri topu topu 1500 yıllık.


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto
Guest
8 Ocak 2011; 14:02:29 


quote:

Orijinalden alıntı: nocen

Neymiş bunların mezhebi?


Hanefi



_____________________________



1435 Mesaj
8 Ocak 2011; 15:50:01 

quote:

Orijinalden alıntı: 1. Selim

Karamanoglu'nun belli bir kesim tarafından empoze edilmesinin arkasında mezhep çatışması vardır. Türklük bahanedir. Asıl kıskançlık Osmanlı'nın bu topraklarda sünnetullah ı yani öz İslamı yasatmasidir.hristyanlastirilmis islam a karsı savaş açan Osmanlı, türk kürt arap ayrımı yapmadı hiçbir zaman. bu yüzden türklük bunların aslında arkasına saklandıkları bir kavramdır. Amac mezheplerini yuceltmektir.


Nersinden tutsan sakat,yanlış,yalan
Karaman ouğullarının Türklüğünü tartışan kim
Osmanlının sünnetullahı yaşatması ise
Sünnet ile sünnetullah birbirine girmiş
Hristiyanlaşmış islam, olsa olsa ruhbanlığın egemen olduğu
Sünni mezheplerde olur
Osmanlı yoksa alevi yada başka birşeymiydi
Doğru osmanlı türk kürt ayrımı yapmıyordu
Her ikisini de i.'in g.tüne sokuyordu
Barış zamanı reçber,savaş zamanı askerdi Türkler
Nasıl olsa ermenisi,yahudisi heleki arabı varken
Yahudi kadınlarla evlenip
Arap dini ve kültürüyle yetişen
Ve dahası devşirdiklerini Türk'e düşman eden de
O osmanlıydı



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi nocen -- 9 Ocak 2011; 0:00:24 >


_____________________________



 
2297 Mesaj
8 Ocak 2011; 17:00:50 

İsim verdirmeyin bana.Türkiye'de Osmanlı düşmanlığı yapanların cogunun arka planında mezhepsel farklılık var.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


1343 Mesaj
8 Ocak 2011; 17:42:52 

ya alevileri demek istiyorda ,konuyu ben açtığım için söylüyorum benin öyle mezhepcilikle falan işim olmaz çünkü agnostiğim.


_____________________________

"toplumumuz sisteme uymayan her hangi düşünce ya da davranış şeklini "hastalık" olarak addetmeye meyillidir ve bu makul bir tutumdur, çünkü birey sisteme uyum sağlamazsa bu onun acı çekmesine sebep olduğu gibi sistem için de sorunlar çıkarır. nitekim bireyin manipüle edilerek sisteme uydurulması "hastalığa deva" gibi görülür."

unabomber manifesto


1435 Mesaj
9 Ocak 2011; 0:08:00 

quote:

Orijinalden alıntı: 1. Selim

İsim verdirmeyin bana.Türkiye'de Osmanlı düşmanlığı yapanların cogunun arka planında mezhepsel farklılık var.

Selim şu isimleri ver bakalım sen
Atasına -sözüm ona-saygıda kusur edenin
Nedenleri vardır
Sadece nedenleri de değil
Cevapları da vardır
Unutmadan mezheplerin topunu çöpe atmışım ben!



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi nocen -- 9 Ocak 2011; 0:09:59 >


_____________________________



 
1735 Mesaj
11 Ocak 2011; 19:41:05 

keşke bu mücadeleyi karamanoğulları kazansaydı
osmanlı iyi bir devletti, fakat en iyisi miydi hayır!
ben ecdadımdan razıyım keşke biraz daha türkçü olsalarmış ama çok da dert değil


_____________________________

Türkiye'nin yarısı merinos, merinos sevdalısı Allah Allah...


120 Mesaj
11 Ocak 2011; 19:46:27 


quote:

Orijinalden alıntı: onlyone

keşke bu mücadeleyi karamanoğulları kazansaydı
osmanlı iyi bir devletti, fakat en iyisi miydi hayır!
ben ecdadımdan razıyım keşke biraz daha türkçü olsalarmış ama çok da dert değil


Osmanlının adaleti hoşgörüsü ve gücü onlarda yoktu ANADAOLU TÜRK SİYASİ BİRLİĞİ için bu gerekliydi.
Ayrıca Ümmetcilik Türkçülüğündde ötesinde birşeydir.


_____________________________


Dokuz Eylül Üniversitesi - İşletme™ 2016


 
1735 Mesaj
11 Ocak 2011; 23:42:41 


quote:

Orijinalden alıntı: Eray-E




Osmanlının adaleti hoşgörüsü ve gücü onlarda yoktu ANADAOLU TÜRK SİYASİ BİRLİĞİ için bu gerekliydi.
Ayrıca Ümmetcilik Türkçülüğündde ötesinde birşeydir.


bu derin bilgiye nerden ulaştınız?
çok detaylı incelediniz herhalde karamanoğullarını tavsiye edeceğiniz bir kaynak var mı bende okuyayım?


_____________________________

Türkiye'nin yarısı merinos, merinos sevdalısı Allah Allah...


1435 Mesaj
12 Ocak 2011; 23:01:25 


quote:

Orijinalden alıntı: Eray-E

...Ayrıca Ümmetcilik Türkçülüğündde ötesinde birşeydir.


Evet bu es geçilemeyecek bir gerçek
Amma velakin kardeşim aslını neden bu denli inkar ettiler
Ta ki dünyada milliyetçilik akımları başlayıncaya kadar da
Akıllarına getiremediler


_____________________________



120 Mesaj
14 Ocak 2011; 20:17:35 


quote:

Orijinalden alıntı: onlyone

bu derin bilgiye nerden ulaştınız?
çok detaylı incelediniz herhalde karamanoğullarını tavsiye edeceğiniz bir kaynak var mı bende okuyayım?



sen hiç tarih dersi dinlemedin galiba ?


_____________________________


Dokuz Eylül Üniversitesi - İşletme™ 2016


2420 Mesaj
14 Ocak 2011; 20:49:58 


quote:

Orijinalden alıntı: Eray-E




Osmanlının adaleti hoşgörüsü ve gücü onlarda yoktu ANADAOLU TÜRK SİYASİ BİRLİĞİ için bu gerekliydi.
Ayrıca Ümmetcilik Türkçülüğündde ötesinde birşeydir.


Osmanlı Türk değildir! Korumaya hiç bir zaman çalışmamış yabancı cariyelerden peydahlanan melez çocuklar tahta oturmuş akabinde soy bozulmuş yönetime bu yabancı işgüzar hatunlarda el atmışlar oğullarını ve eşlerini kışkırtarak kardeş kardeşi boğdurtmuş! baba oğlunun kafasını kestirmiş! gerçekten harika hoşgörü ve adalet anlayışına sahiplermiş.


_____________________________

I AM THE SWORD IN THE DARKNESS



322 Mesaj
14 Ocak 2011; 21:09:16 

herkez tarih profösürü Osmanlı Türk düşmanı Karamanoğlu beyliği Çılgınca Türklük savunuyor.Osmanlının en çok eleştirilen yanı dil konusunda karamanoğullarıda FARSÇAYI kullanmış (devlet yazışmalarında) bu ne pehriz bu ne lahana turşusu


_____________________________

YARALI GAZİSİNE 55 TL'YE MADALYA SATAN BİR ÜLKEDEYİZ NE YAZIK Kİ
DH KAFKAS ÇERKES KÖKENLİLER CEMİYETİ
Şerefsizce yaşamaktansa şerefimle ölürüm


2338 Mesaj
15 Ocak 2011; 17:59:12 

İyi ve kötü olmanın ölçüsü Türklük değildir.


_____________________________

Ayakları bakımlı kadınlar ile, ayakları bakımsız kadınların dünyası çatışmada...