Sayın CIAman Sorunuzu yanıtlayayım.Siz dünyadaki bütün stüdyoların aynı düşük standarta olduğunu varsayarak böyle bir yorum yapıyorsunuz.Oysa audiopillerin tercih ettiği labelların sahip oldukları stüdyolarda oldukça yüksek masraflar yapılarak, son derece yüksek standartta ekipmanlar, kablo ve elektirik tesisatları kullanılır.High end ciler bu şirketlerin ve sütüdyoların kayıtlarını öncelikli olarak tercih ederler.Hatta bazı sanatçılar kayıt için bazı ekipmanları (mikrofon, enstruman, masa gibi) şart tutar.Ornek vermek gerekirse JVC XRCD sütüdyoları (ki dünyanın en iyi kayıt teknolojisi ve standardı olan XRCD K2/24 ü kullanır.) studyodaki her ekipmana tanesi 4500 usd değerinde HarmoniX ASL-777 elektirik filtreleri, tanesi 1300 usd lik elektirik kabloları, 3100 ara kablolar ve 45.000 usd lik monitörler vs,vs gibi ekipmanlar kullanılmıştır.Bir başka yanılgınız ise aradaki farkların duyulmayacağına dair ön yargınız.Her kablo arasında iyi veya kötü farklar vardır ve önyargısı olmayan veya kör test yapan herkes tarafından duyulabilir.Ayrıca farklı kabloların sahip oldukları farklı karakterlerle sistemlerin ince ayarları yapılabilir.Bu öyle uzun ve detaylı bir konu ki size isterseniz çeşitli kaynaklar veya sorduğunuz spesifik sorulara cevap verebilirim.
Sevgili arkadaşım. Ben hala anlamış değilim. Bahsettiğin stüdyodan diyelim 50 tane cd çıktı hadi 150 tane ozaman siz başka bir şey dinlemiyorsunuz. Bu bahsettiğin stüdyodan dünyada kaçtane var. Bir de şu kablo olayını teknik olarakb bir açıklayım bakalım. aradaki farkı bir duyalım. Bence birileri sizi kandırıyor ve kimse bunlar çok iyi bir yol bulmuşlar. Dostum Teknik olarak aydınlat beni Türkiyede böyle bir stüdyo yok. TR deki en iyi stüdyoda kullanılan kablonun metresi 25 dolar bununla kaydet 7500 dolarlık kablo ile dinle. Anlaşılmaz.
+ Yamaha AX596 Amphlier Brosur + Harman Kardon 2006 Brosur + JBL Northridge E Series Brosur + Nad Mayıs Brosur + Yamaha Hi-Fi Brosur + Yamaha CDC Brosur (CD Player) + Yamaha 2005 Brosuru + Yamaha November05 Brosur
DB Watt İlişkisi
Sagir odaların önemi hakkinda dostlarimizi bilgilendirmek amaciyla bildiklerimin önemli kismini ögrendigim Hi-end deki duayenlerden degerli dostum sn. Alan Hosman'in daha önce yayinlanmis bir yazisini yeniden yaziyorum. Sesin siddetine bell ve birimlerinede deci,santi,mili denir.
Decibell Bizim kullandigimiz siddet birimidir.Bir hoparlörün tamami ile yansimasiz bir odada ( sessiz oda ) önüne konulan bir mikrafona 1 metre uzaktan bagirtilarak ses siddeti ölçülür ve sonuç o hoparlörün toplam ses siddetidir. Mesela 1 m de 90 db.Ama bu 1 wattlik bir enerji harcanarak elde edilen siddettir.Yani 1 metre,1 watt ta 90 db gibi .1 watt lik enerji ise 2.8 voltluk bir gerilimin hoparlöre ulasmasi demektir. Yani amplifikatörden gelen 2.8 volt luk bir gerilim 1 watt lik bir enerji ile hoparlörünüzü hareket ettirir ve hoparlörünüz 90db bir siddette bagirir.
O zaman bu üç kavram arasinda bir baglanti vardir. Yansimasiz odalarin farklari ise bu ses siddetlerinin fark etmesini saglar. Mesela 500 metreküplük bir odada 90 db siddetle bagiran bir hoparlör 2000 metreküplük bir odada 88 db bagirir. Her metreküp hacmin ikiye katlanmasi yaklasık 1 db fark yaratir. Mesela 500 metreküpte 90 db ise 1000 metreküpte 89 db e 2000 metreküpte 88 db e düser. Bu titrestirilen hava hacminin fazla olmasi nedeni ile olusur.Yani daha büyük hacimli bir oda daha sagirdir. Db ile Watt arasindaki iliski ise yukaridaki satirlarda anlatilmistir. Bir amplifikatör bir volt ve akim üretip bunu çikista watt enerjiye çevirir ve bu watt hoparlörü hareket ettirir. O halde ( 0 w - 0 db,2w - 3 db, 4w - 6 db,8w - 9 db,16w - 12 db,32w - 15 db,64w - 18 db,128w - 21 db,256w - 24 db,512w - 27 db,1024w - 30 db ) Görüldügü gibi her iki kat artan watt enerji karsiliginda db siddet sadece 3 sayisi ile artmaktadir.
Yukaridaki örnekten 2x120 watt lik bir amplifikatör hoparlörünüzde 20.5 db lik bir siddet artisi saglar. Hoparlörünüzün 1m/1w = 90 db oldugunu averaj olarak kabul edersek bu amplifikatörün maksimum gücünü harcayarak hoparlörünüzde olusturacagi siddet 110.5 db olacaktir. Buna karsilik eger hoparlörünüzün 1m/1w = 87 db olmasi halinde 87+20.5 = 107.5 db siddet saglayacaktir,ama bu siddet sadece bir titresim için geçerlidir. Mesela 1 khz veya 50 hertz gibi oysa müzik isareti en az 20.000 muhtelif siddette isaret yada titresimden olusmaktadir. Tüm bunlarin ayni anda beslenmesi ise amplifikatörünüzün ürettigi watt enerjiye hepsinin sigmasi demektir. Yani bir baska deyisle 120 watt kanal basina enerji üreten bir amplifikatör, 20.000 muhtelif siddetteki sinyali büyütüp hoparlörlere aktaracaktir. Hoparlörünüzün bagirma siddeti nekadar yüksekse bu enerjinin çok daha az bozularak kullanilmasini saglar. Hacimsel olarak 2000 metreküp hacimdeki 1m/1 watt'ta = 90 db bagiran bir hoparlör sizin yasam odanizda ( sagir olmayan oda ) 91 - 92 hatta odanizin hacmi 100 metreküplerde ise 95 db bagirabilecektir. Bu ise amplifikatörünüzün daha az watt enerji saglayarak bu hoparlörü bagirtmasi anlamina gelir. Az watt enerji ise daha az distorsiyon demektir.Az distorsiyon ise daha büyük ses sadakati demektir.( hi-fi ve hi-end in amaci ) Bu bilgiler dahilinde db siddet üretmek için watt enerji üretmek gerektiginden amplifikatörlerin ürettigi siddete db watt denir. Bu watt enrjiyi üreten güç amplifikatörüdür.Yada entegre amplifikatörünüzün güç katidir.
----------------
Cihazların Uyumu
Konumuz cihazların birbirleriyle uyumları ve farklı markaların biraraya gelmesiyle ortaya çıkan sistemlerin verimi olacak. Sizlere bu konuyu elimden geldiği ve bilgimin yettiğince basit anlatarak aydınlatmak istiyorum. Öncelikle kişisel fikrim komple bir müzik seti yerine toplama bir sistemi herzaman tercih ederim. Tabii bunun çeşitli nedenleri var fakat en önemlisi dünya çapında üretilen tüm markaların genel olarak üzerinde uzmanlaştığı 1 veya 2 konu yada cihaz vardır.Bu bağlamda konuya yaklaştığınızda buda şu anlama geliyor sözgelimi cd player alacaksam ve çok iyi bir cd arıyorsam Proceed marka bir cd playera yönelebilirim.Bunun benzeri birçok farklı cihaz konusunda aynı yöntemi benimsemek oldukça doğal ve mantıklıdır. Çok extrem durumları konunun içine sokmazsak genel olarak kurulacak sistemde parçaların birbirine uyumu pek sözkonusu değildir. Ancak yaptığınız seçimi dinlediğiniz müzik türüne göre yapmazsanın doğal olarak çok kötü sonuçlada elde edebilirsiniz. Sözgelimi bir cd player orta sesler konusunbda çok iyi sonuç veriyorken bir diğeri alt frekanslaı daha iyi verebilir yada bir diğeri sesleri çok parlak ve önde sürüyorken diğeri daha mat ve naturele yakın ses verebilir. Bunun anlamıda cihazı anlayabilmek yada kulağınıza ve dinleyeceğiniz müziğe uygun olanı seçmek için mutlaka dinlemeniz gerektiğidir.
Bu noktada ortaya çıkan gerçek şuki her cihazın kendine ve içerisinde kullanılan malzemeye göre karakteristik bir ses rengine sahiptir.Yine bir örnek verecek olursak McIntosh 2505 bir anfi daha parlak ve canlı bir sese sahipken karşılığında Bir Cambridge anfi daha yumuşak ve orta frekansları daha ayıran bir özelliğe sahiptir. Eğer kullanmak için bir Pre-Power takım seçecekseniz ve bunuda toplama olarak kullanacaksanız emin olun üzerine koyduğunuz her farklı Pre anfide(kontrol anfisi)tamamen farklı bir ses elde edeceksiniz.Böyle bir durumda yapmanız gereken kulağınızın en çok beğendiği sesi seçmektir. Genel olarak kullanıcılar arsında ortak bir kanı vardır,bu bununla iyi gider şu şununla iyi gider gibi. Bu hernekadar denenerek karar verilmiş bir konu isede bu genel kanılara sizin kulağınız kesinlikle karşı çıkabilir.İşte sırf bu yüzden bile ortak kanılar sizin için yol gösterici olmakla beraber son noktada kararı kulağınıza bırakmanız gerekir. Hepimizin malumu her dinleyici farklı bir tondan hoşlanır kimisi doğalı yakalamaya çalışırken kimisi süslü sesi sever bir diğerine sorarsanı bass duymak ve hissetmek ister bir diğeri tizleri deli gibi öten bir ses duymak ister.Bu istek ve seçimler sadece kişiye ait istemlerdir. Bizlere sorarsanız bizler halen doğala en yakın sesi yakalama uğraşı ve çabası içerisindeyiz. Aslen doğrusuda budur ancak bunu yakalamak hem zaman hem maliyet hemde çaba istemektedir.
Zaman içerisinde hangi dost sohbetinde böyle bir konu açılsa her arkadaş yada dost kendi sisteminin iyi olduğunu savunacaktır ki bu sonuna kadar doğrudur. Neden mi? Çok basit çünkü o elde ettiği sesi seviyordur ve onu kurmak için zaman harcamıştır. Bu noktada kimse kimsenin sistemi için seninki şöyledir böyledir deme hakkına sahip değildir yani eleştirebilirsiniz ama yargılayamazsınız. Bir sistem kurarken tüm parçalara dikkat etmek ve istediğiniz randımanı alabilmeniz için birçok noktayı gözönünde bulundurmanız gerekir. Bunlardan özellikle en önemli olanları kullanacağınız anfi ve speakerinizin uyumudur. Eğer bu iki parça birbirleri ile uyumsuz ise ne yaparsanız yapın dengeyi sağlamanız ve istediğiniz sesi almanız mümkün değildir. Konunun başında cihazların karakteristik özelliklerinden bahsetmiştik işte bu noktada örneğin in İngiliz yapımı bir hoparlör ile Amerikan yapımı bir anfi çok özel cihazların bileşimi olmadığı sürece genel olarak uyuşamazlar. Birisi çok daha orta seslere hakim ve orta ses üretiyorken diğeri daha genel bir ses yapısında ve daha sert bir frekans üretecektir buda doğal olarak anfi ve speaker arasında uyuşöazlığa ve kötü sese yol açacaktır. Genel olarak kullanıcılara baktığımızda her kişi kendi kulağına göre seçim yapmakla beaber her daim daha iyi bir ses elde edebilme çabasındadır buda yapılan seçimlerin zaman zaman yanlış olmsasına ve bunun sonucu olarakta maddi kayıplar yaşanmasına sebebp olmaktadır bunun önüne geçmek için ise yapılabilecek en güzel şey sistem kurma aşamasında elinizde varolan sisteminizi yavaş ve iyi bir araştırma ile birer birer upgrade ederek sonuca ulaşmanızdır. Unutmayınki param var en iyisini alır en iyi sistemi kurarım mantığı hi-fi için herzaman geçerli olmayabiliyor.
Daha önceki bağzı yazılarımızdada belirttiğimiz gibi umulmadık kombinasyonlar size hiç beklemediğiniz kadar iyi seslerde üretebilir o yüzden ne olur ne olmaz herzaman deneme yanılma metodunu uygulamakta yarar görüyorum. Sistem seçimi ve kurulumunda kablolama ve güç kaynağı kullanımıda çok önemli bir yer tutmaktadır. Her ne kadar konu hakkında çoğu kullanıcı yetersiz bilgi yüzünden kablolamanın çok fazla bir şey değiştirmediğini düşünüyor olsada gerçek tamamen tersidir. Örneğin bizde bir kablo satın aldığımızda eski kablomuzla yer değiştirdiğimizde hemen sonuç almak isteriz. Evet bu olabilir ancak elektrik kablosu ile ses dinlerken metresi 200 300 dolarlık kablo ile yer değiştirdiğinizde ilk anda uak bir değişiklik hissedersiniz.Ancak elektrik kablosundan bir üst sınıf bir taşıyıcı kabloya geçerseniz bu sonucu dahi alamazsınız. Bugün yurtdışında bir firma kabloyu satarken size kimliğiniz karşılığında 1,5 metrelik iki kablo vererek evinizde denemenizi sağlar ve uyarır. Kablonuzu değiştirdikten minimum 15 gün sonra tekrar eski kablonuzu takın ve farkı anlayın diye.Bizde tam tersi satıcıların çoğu kabloyu satar ve bu böyle iyi şöyle iyi diye bir söylemle bizleri evimize yollar. Unutmayın aldığınız her yeni kablonun ister speaker olsun ister interconnect olsun minimum 15 gün alışma ve oturma süresi vardır ki bu cihazınızı günde ne kadar dinlediğinizle orantılı olarak değişiklik gösterir.Sizler ancak bu sürenin sonunda eski kablonuzu tekrar takarak sisteminize kurduğunuz yeni kablolamanın ne kadar verim verdiğiniz yada neleri değiştirdiğini anlayabilirsiniz. Kablolarda aynı hi-fi cihazlar gibi değişkenlikler ve özellikler gösterir,her kablo belli frekansları taşımak konusunda birbirlerinden ayrılır. Dolayısı ile satın alacağınız kablonun özelliğini satıcınıza danışmalısınız. Farzedelim kullandığınız sistemde üst frekanslar fazla sivri geliyorsa bunu biraz törpülemek için farklı bir kablo seçimi yapabilir ve bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz.Böylece daha pahalı bir yöntemle cihaz değişimine gitmek zorunda kalmazsınız. Demekki hepimiz evlerimizde kullanacağımız interconnect ve speaker kablolaromoza özen gösterip alacağımız kabloları satışı yapan firmanın bilgileri doğrultusunda edinerek sistemimizi daha iyiye götürebiliriz. Sizlere bilgimin yettiğince ve anlatabileceğim maximum düzeyde konu hakkında bilgi vermeye çalışmaktayım ancak takdir edersinizki benden çok daha engin bilgiye sahip kişilerde çevrenizde olacaktır bu tür seçimlerde bu gibi kişilere danışarak sisteminizde iyileştirmelere gidebilirsiniz.
Cihazlarınızın periyodik bakımları ve dikkat edilmesi gereken önemli noktalar: Yaz aylarında olduğumuz şu günlerde hepimizin evlerindeki en önemli sorun tozdur. Ve bu küçük zerreciklerin elektronik cihazlarımız üzerindeki zararları ve yarattığı etkiler hiçte küçümsenecek boyutta değildir. Toz ve benzeri yan etkilerin seneler senesi cihazlarımızda yarattığı sorunları ve bunların giderilmesinde yardımcı olması için atılabilecek adımları yazarak sizlere bir nebzede olsa yardımcı olmak istedim. Bildiğiniz gibi evlerimizde kullandığımız tüm sistemler belli periyodlarda bakım gerektirir ben sizlere evinizde bu bakımın sizler tarafından yapılabilecek boyutundan bahsedeceğim. Sırasıyla ampli,cd,casette deck,speaker gibi cihazlarınızın bakımları ve dikkat edilecek hususları bu satırlarda bulacaksınız.
AMPLİFİRE BAKIMI VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:
GEREKLİ MALZEME: Yumuşak boya fırçası (2 boy kalın ve ince) Tercihen philips kırmızı yağlı sprey Tercihen philips mavi yağsız sprey Anti statik toz savar temizleme spreyi Dış yüzey temizleyici köpük Elektrik süpürgesi
Amplifire içinde zamanla biriken tozu alabilmeniz için öncelikle üst kapağı açmak gerekir bunu yaparken yan ve arka vidaları açmalısınız,işte burada çok dikkat etmelisiniz çünkü vidalar üzerinde kullanılan statik boya çok ince bir tabakadır ve en ufak bir zorlamada çatlayarak çizilir ve atma yapar. Bu ise bir zaman sonra cihazını değiştirmek satmak yada takaslamak istediğinizde değerinin düşmesine ve cihazın açılmış oynanmış olduğu izlenimi verilmesine yol açar.Bunun önüne geçmek için kullandığınız tornavidanın ucuna bir toz bezi ile tampon yaparak vidaları açarsanız sorunu halletmiş olursunuz. Bu işlemden sonra ilk olarak elinizdeki kalın toz fırçası ile cihazın kapak altında gözle görülen yerlerdeki (Trafo,Soğutucular,Ana Kondansatörler v.s) tozları kaldırarak elektrik süpürgesi ile çekin.Bu sayede kalkan toz yeniden cihaza girmez hemde çevreye yayılmaz.Sonrasında fırçanın alamadığı yer etmiş tozları ise yağsız sprey ile bir bez yardımızya hemen alabilirsiniz.(DİKKAT devrelerin arasına kesinlikle girmemeye özen gösterin) Amplifire sözkonusu olduğunda dikkat edilecek en önemli konu tozun zaman içerisinde potansiyometreler üzerinde birikmesiyle oluşan kirin yarattığı distortion'nun yok edilmesidir. Bağzı arkadaşlarımız haklı olarak potansiyometre nedir diye soracaktır. Potansiyometre anfiniz üzerindeki ses kontrol yada ton kontrol gibi sağa sola hareketli düğmelerin hareket mekanizmalarıdır. Bunlar zamanla aldığı tozlar yüzünden çeşitli cızırtılara veya ses kesilmelerine yol açarlar.Bunların zaman zaman temizlenmeleri gerekir ki bunun için en iyi yol ise bizim yağlı sprey dediğimiz ve piyasada her yerde bulabileceğiniz bu temizleyici maddeleri kullanmanızdır. Bu temizleyicileri anfinizin modeline göre dışarıdan uygulayabilir yada üst kapağını açarak direk potansın hareketli bölgelerin üzerine uygulayabilirsiniz.Bu bölgeleri potansı hareket ettirerek görebilirsiniz.Spreyi uyguladıktan sonra potansı ters yönlere hareket ettirerek spreyi iyice almasını ve yağlanmasını sağlamaya dikkat etmelisiniz. Bağzı potanslarda spreyin içine işlemesi için dışarıdan uygulamanıza izin vermeyecek kadar küçük bölümler yada parçalar olabilir.Bu gibi bir durumla karşılaşırsanız küçük bir şırınga ve iğne çok işinize yarayabilir. Bu durumda spreyi şırınganın içine sıkarak iğne ucu ile potansın içine doğru uygulayabilirsiniz. Bu cihazlardaki selektör yani ayırıcı düğmeleride (cd,aux,phono v.s) zamanla potanslar ile aynı kaderi paylaşır ve aynı arazı verirler.Bu nedenle potansa yaptığımız uygulamayı bu düğmelerede yapmamızda fayda vardır. Bu bakımları yapmak için illaki cihazınızn hata vermesini beklememelisiniz en azından 4 yada 6 ayda bir bakımı yapmak sizi gereksiz masraflardan uzak tutacaktır. En son olarak cihazını yine tornavidanıza bez geçirerek kapattıktan sonra üst bakımını yapmalısınız. Cihaz kaptıldıktan sonra eğer düğmeler geçmeli ise yerlaerinden çıkartılarak üzerine köpük sıkılır ve 3 ila 5 dakika bekletildikten sonra silinir.Daha sonra kuru ve yumuşak hav bırakmayan bezle tekrar silinir. Çıkarılmış düğmelerede aynı yöntem uygulandıktan sonra yerlerine takılır ve son olarak antistatik toz savar bir sprey ile silindikten sonra bizlerin yapabileceği bakım biter.
ÖNEMLİ NOT:Burada belirtilen bakımlar standart bakımdır bu sorunlar bazen yapılan bakımlarla giderilemeyebilir. Bu durumda cihazınızı mutlak olarak servise sokmanızı tavsiye ederim.
CD PLAYER BAKIMI
GEREKLİ MALZEME: Contact Lens temizleyici Sert cımbız Pamuk İnce Kalın Fırça Sürücü Kanalı için özel silikon yağı (ancak bulmak zor ve pahalı bu yüzden arko krem) Cd playerlarımızda en önemli sorun tozdan kaynaklanan bağzı cd leri okuyamamak yada okurken atlama yapmasıdır. Buarada önereceğimiz yöntemler tamamen sizlerin uygulayabileceği basit ve zararsız yöntemlerdir. Ancak bunları yaparken çok hassas davranmanızı şiddetle tavsiye ederim. Cd playerımız kapağını yine dikkatlice açarak aynı anfilerde uyguladığımız yöntemle tozunu almalıyız. Daha sonra sürücü bölmesini cihazı elektriğe alarak açık konuma getiriniz.Fişi çekerek cihazı kapatınızki sürücü bölmesi açık kalsın.Daha sonra lensi ortaya çıkarmak için mekanizmayı hafifçe hareket ettirin. Bir parça pamuğu cımbızınızın ucuna sararak pamaklarınızla iyice seyreltin yoksa pamuk lensi çizebilir. Daha sonra lensin üzerinde hafif hareketlerle sallayarak seyreltilmiş kısımla tozu alın.Lens temizleyiciyi yeni bir parça pamuk üzerine damlatarak lensi bastırmadan silin ve uçmasını bekleyin.(DİKKAT:Kesinlikle alkol kullanmayın) İşte oldu lensiniz artık tertemiz.Unutmayın lens üzerindeki en ufak toz zerreciği bile atlamalara yada okuyamamaya yol açabilir bu yüzden dikkat edin. Sürücü kanalları dediğimiz (mekanizmanın cihaza girip çıkmasını sağlayan bölüm)kısımda özel bir yağ bulunur, bu yağ sürücünün rahat hareket etmesini sağlar fakat zamanla bu yağ bitebilir yada sertleşerek kurur ve mekanizmanın hareketlerini engelleyerek hem sürücüyü zorlar hemde gözün hareketini kısıtlar buda cd playerınızın diyelim 5. parçadan sonra atlama yapmasına okuyamamasına yada stop konumuna geçmesine yol açar.Eğer bu bölümde bir kuruma yada katılaşmış yağ parçacıkları görürseniz bunları hafifçe kaldırarak temizleyin ve o bölümlere silikon yağı ile yağlayın.Baştada dediğimiz gibi bu yağı bulmak hem zor hemde maliyetlidir bu durumda arko gibi yağlı bir kremle aynı işi yapabilirsiniz.Bu yöntem bir çok servis tarafındanda kullanılmaktadır.Tercih size kalmış böyle bir durumda cihazı servisede yollayabilirsiniz. Son olarak cihazınızın selektörleri eğer görünebilir konumdayda yağlı sper ile spreyleyip cihazınızı kapatıp anfilerdeki gibi üst temizliğini yaparak tekrar kullanmaya başlayabilirsiniz.
NOT:Bu bakımların ardından cd hala aynı problemleri gösteriyorsa geriye iki seçenek kalıyor ya cd nizin göz ömrü bitmiştir yada trimpot dediğimiz ayarlar zamanla kaymıştır bu durumda mutlaka servise yollamanız gerekir.
DECK TAPE BAKIMI
GEREKLİ MALZEME: Yağsız sprey tercihen philips mavi Alkol(suyla karıştırınız) Pamuk Cımbız Fırça 2 boy Saatçi tornavida takımı
Deck teyplerimiz zaman içerisinde birçoğumuz tarafından en çok kullanılan ve dolayısı ile en çabuk deformasyona uğrayan cihazlarımızdır.En çok karşımıza çıkan sorunları ise zamanla ukuyucu kafanın okuma esnasında daha boğuk sesler üretmeye başlaması ve tizlerin gittikçe kaybolmaya başlaması,cihazımızın koyduğumuz kasetleri sarması,kayıt yapamaması yada kayıt kafasının kirlenmesi, kaset kapağının açılmada zorlanması v.s. Herşeyden önce yine cihazımızın iç tozunu almakla işe başlamalıyız.Bu kuşkusuzki en kolay kısmı. Bu işlemi bitirdikten sonra esas zor olan kısım başlar yani okuyucu bölümün bulunduğu ana mekanizma. İlk iş olarak okuyucu kısımdaki kapağın ön tarafındaki camlı bölmeyi çıkartarak işe başlamalıyız, bu bölüm birçok deck'te hafifçe yukarı çekmek sureti ile yerinden çıkar(Bağzı markalarda bu farklı biçimlerdede çıkabilir lütfen dikkat edin)Daha sonra bir pamuk parçasını cımbızımızın ucuna sararak üzerine suyla karıştırılmış alkolümüzü damlatalım.Alkollü pamuk ile önce baskı lastikleri dediğimiz (bantın kafa üzerine oturarak sabit kalmasını sağlayan lastikler)lastikleri hafifçe bastırarak çevire çevire iyice temizleyelim.Zaten açtığınızda farkedeceksinizki bu lastikler zaman içerisinde kullanılan bantların rengini almış ve kahverengi tonu bir hale bürünmüş olacaktır. Baskı lastikleri çok önemlidir bu yüzden biraz uzunda sürse dikkatlice ve deyim yerindeyse kılı kırk yararak temizlemelisiniz.İşlem bittikten sonra sıra okuyucu kafaya gelecek. Okuyucu kafa eğer ömrünü doldurmamışsa ki bunu parmağınızın ucu ile anlayabilirsiniz.Şöyleki parmağınızın ucu ile okuyucu kafanın üzerine küçük bir gezinti yapın okuyucu plakanın pürüssüz ve temiz olması ve kafanın yüzeyi ile bire bir konumda olması lazımdır değilse kafa ömrünü tamamlamıştır. Eğer kafa iyi durumdaysa yine cımbızımızın ucuna temiz bir pamuk sararak bunu yine temizlik malzemesi ile ıslattıktan sonra çok fazla bastırmadan kafanın temizliğini tamamlayalım.Daha sonra aynı işlemi okuyucunun hemen yanında bulunan kaydedici üzerindede gerçekleştirelim. Tüm bunlar bittikten sonra cihazın kapak kısmındaki görünen dişlileride yağlı sprey ile spreyledikten sonra cihaza bir kaset koyarak deneme yapalım eğer ses halen boğuk ise son olarak bir kafa ayarı yapmakta fayda var. Kafa ayarı yapabilmek için küçük bir saatçi tornavidası işinizi görecektir.Kapak kısmının altına eğilerek baktığınızda 2 küçük delik göreceksiniz bunlkar kafa ayaraı yapmanız için üretici firma tarafından açıkta bırakılmış bölümlerdir bu bölümde 2 küçük vida göreceksiniz cihazda kaset varken ve çalışırken bu vidalaraı hafiçe sağa veya sola oynatarak kafa ayarını kendi kulağınızla duyarak yapabilirsiniz. AZİMUTH AYAR:Bu ayar kafanın iki yanında bulunan ve yukarı doğru bakan vidalar ile yapılır ancak çok hassas bir ayar olduğundan eğer kafa ayar tutmuyorsa bununla uğraşmamanızı önerebilirm.Bu ayar için servisinize gitmenzide fayda var çünkü azimuth ayarında yapacağınız yanlışlığı bir türlü düzeltemeyebilirsiniz. Eğer cihazınızın sarma ile ilgili problemleri varsa yani saramıyor yada zor sarıyorsa tüm temziliğe ve bakıma rağmen kaset sarıyorsa o zaman mutlaka bir servise gidin çünkü cihazın lastik takımı eskimiş olabilir ve değişmesi gerekir.Motorların ömürlerini tamamlamış olmasıda bu sorunu yaratabilecek diğer bir etmendir. Tüm iç bakımı bitirdikten sonra yine diğer cihazlarda yaptığımız gibi dış yüzeyi temizleyici köpük ve antistatik spreyle temizleyerek bakımı bitirelim.
SPEAKERS BAKIMI
GEREKLİ MALZEME:
Yumuşak fırça Pamuk Badem yağı Antistatik sprey Açıkçası speakerlar için çok özel bir bakım yoktur bu noktada yapılabilecek sınırlı birkaç konu vardır. 1-Speaker ünitelerinin memranlarının üzerinde birikmiş tozları yumuşak bir fırça yardımı ile ortadaki toz kapağının ezilmemesine dikkat ederek almalısınız. 2-Speaker ünitelerininkenarlarındaki refleks kısımları eğer poliüretan değilde lastikse zaman içerisinde sertleşme yapar.Bunu önlemek için 6 ayda bir gibi bir zaman diliminde reflekslere badem yağı gibi hafif bir yumuşatıcıyı tozu alınmış bir pamuk kullanarak çok çok ince bir tabaka olarak sürmenizde fayda vardır. 3-Speakerlarınızın dış yüzeyi zamanla toz güneş ısı ve diğer yan etkilerden etkilenir.Bu yüzden dış yüzeyin tozunu almak ve antistatik sprey ile temizlemekte fayda vardır.
KABLOLARIMIZ
Kablolarımızın bakımı çok basittir ki bu genelde speaker kablolarıdır.Bunun için kablolarımızı uzun sürelerde kontrol ederek bağlantı nıktalarında kırılma olup plmadığını kontrol etmeniz ve bu noktalarda oksidasyon yada kararma olmuş ise uçları keserek yeniden açmanızda fayda var bu hem okside olmuş ve iletimi düşüren kısımların yenilenmesi hemde zaman içinde meydana gelen kopmuş kısımların temizlenerek tekrar eski veriminizi almanızı sağlayacaktır. Yukarıda verdiğimiz tüm bilgileri kullanmak için çok fazla bir bilgiye gerek yoktur ancak yinede uyarmakta fayda olduğunu düşünüyorum.Eğer anlatılanlarda yapamayacağını düşündüğünüz birşey varsa cihazlarınızı kesinlikle açmayınız.Böyle bir durumda cihazınıza zarar verebilirsiniz.Sizlere pahalıya patlayabilecek zararlardan kaçınmanız için en azından kendinize güvenemediğiniz durumlarda bakımı servise yaptırınız sonuç olarak ödeyeceğiniz düşük bir maliyetle daha sonra oluşabilecek yada varolan ve ilerleyen sorunlardan kurtulmuş olursunuz. Elinizdeki cihazlarda yapabileceğiniz bakımlar genel olarak oksidasyonun cihazınıza verdiği zararlar yada cihazınızdaki belirtilerin oksidasyondan kaynaklanabileceğini farzederek sizlere önerilmiş bakımlardır. DİKKAT:Unutmamak gerekirki oksidasyonla aynı belirtileri gösteren soğuk lehim gibi sizlerin dokunmaması gereken problemlerde vardır.Bunu anlamak ise çok kolaydır eğer yaptığınız tüm bakımdan sonra cihazlarınıda ses gidip gelmeleri devam ediyorsa yada seslerde çatlamalar oluyorsa veya cihaz belli bir süre çalıştıktan sonra ki genelde bu 10 ila 20 dakika arasıdır,ses gidiyor yada bozuluyorsa bu soğuk lehim(lehim çatlaması) veya daha büyük bir problem olabilir.Bu durumda cihazınızı derhal servise götürmelisiniz.Çünkü soğuk lehimi görme k hem zordur hemde yapılması için ehil olmak gerekir. Sisteminzde tüm bakımlardan sonra müzik dinliyorsunuz ve anlaşılmaz bir dip ses vınlama yada benzeri bir ses duyuyorsanız servise başvurmadan önce interconnect kablolarınızı değiştirin eğer buna rağmen ses devam ediyorsa servise başvurun.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR:
1-Cihazlarınızı mümkün olduğu kadar tozdan korumaya çalışın. 2-Cihazlarını ani ısı değişikliklerinden koruyun. 3-Cihazlarınızı belirli bir ısı kaynağının yanına yada çok yakınına koymayın. 4-Tüm sistemlerinizi sudan uzak tutun. 5-Cihazlarınızın temizliğini yaparken su yada su ile ıslatılmış bezler kullanmayın.İllaki kullanmanız gerekiyorsa sadece nemli bez kullanın. 6-Sisteminizi mutlaka topraklı prize takın. 7-Evinizde voltaj problemi varsa sisteminizi bir regülatör ile korumaya alın. 8-Vumetreli bir power anfi kullanıyorsanız vumetrelerin camlarını silerken kesinlikle bastırmadan ve yavaş hareketlerle silin yoksa statik elektrik yüzünden vumetreler yanlış göstermeye başlayabilir. 9-Ampli ve Speakerlerinizi bağladığınız kabloların uçlarını aynı yönlere ve çapaksız bir biçimde kıvırarak bağlayınız. 10-Speaker kablolarınızın mümkün olduğunca aynı boy ve mesafede olmasına dikkat edin. 11-Kullanacağınız interconnect kablolarınızı mümkün olduğunca kaliteli kullanmaya çalışın. 12-Cd playerınızı taşımak zorunda kalırsanız mümkün olduğunca sarsmamaya özen gösterin. 13-Bağzı deck tape'lerdeki ve cd player'lardaki otomatik kapakları kesinlikle elinizle iterek kapatmayın. 14-Hiç kullanmadığınız sistemleriniz varsa ve bunları değerlendirmiyorsanız mutlaka belirli aralıklarla çalıştırın. 15-Farkına vardığınız hiçbir problemi küçümsemeyin.Unutmayın elektronikte zamanında önlem almazsanız onarılamaz arızalara davetiye çıkartırsınız. 16-Sisteminizi dinlerken anfiniz kendini korumaya alıp kapanıyorsa tüm sisteminizi kapatın ve bağlantıları kontrol edin buna rağmen anfiniz korumaya geçmeye devam ediyorsa kesinlikle kullanmayın ve servise başvurun.
-------------------
EVLERDEKİ MÜZİK DİNLETİSİNE İYİ YADA KÖTÜ YÖNDE ETKİ EDEN UNSURLAR [IMG]http://img295.imageshack.us/img295/2025/jble1003uj.jpg[/IMG]
Hepimiz evlerimizde müzik deinlemek için belirli paralar harcayarak iyi müzik sistemleri oluşturmaya çalışıyoruz.Kimimiz bunu başarıyor kimimiz başaramıyor,bağzılarımız ise elindeki varolan sistemlerden en iyi verimi almaya çalışıyor .İşte konumuz bu noktada eldeki varolan sistemlerden yada yeni alacağımız sistemlerden nasıl verim alabileceğimiz olacak. Bunu belli konu başlıklarına bölelim:
1- Sistemimde stereo verimini tam olarak algılayamıyorum! A: Salon yada odanızda kurduğunuz sistemin speakerleri yanlış yerleştirilmiş olabilir.Şöyleki:Dinladiğiniz alanda kolonladan biri diğerine göe kulağııza daha yakın mesaede bulunuyorsa bu bu sorunun önemli nedenlerinden biridir. B: Bir diğer konu cihazınızın(anfi) üzerinde mono stereo düğmesi mono’da kalmış olabilir bu selektörü kontrol edin. C: O anda dinlediğiniz kaset yada plak mono kaydedilmiş olabilir cihazınız bunu doğal olarak mono verecektir buna dikkat etmelisiniz. D: Eğer bir pre/power anfi kullanıyorsanız bu cihazların yüzde 0 inin arkasında mono steeo switch düğmesi vardır eğer bu düğmeyi stereo konumuna getirmezseniz mono olarak çalışır.
2- Salonumda yada odamda çok fazla bass yoğunluğu var! A: Bunu çüzebilmek için kolonlarınızın altını direk tabana oturtmak yerine yerden yükseltmeyi deneyebilirsiniz. Şöyleki bunu farklı yollar kullanarak yapabilirsiniz. Birincisi kolonlarınızın altına çivi ayak koyabilirsiniz bu aksesuar satan yerlerde bulunabilir fakat bunu kullanabilmek için öncelikle kolonunuzun tabanında bunlaı yapabilmenize izin veren yuvalar olmalıdır. B: Kolonlarınızı yeden yükseltmek için pinpon toplarından aydalanabilirsiniz.Bitmiş izolobant halkalarının içerisine pinpon toplarını yerleştirerek meydana getirdiğiniz ayakların üzerine kolonunuzu oturtabilirsiniz. C: Anfinizin ton ayarları yüksek olabilir yada loundless butonu açık olabilir.Ufak bir ton ayarı ile bu sorunu halledebilirsiniz. D: Kolonlarınızın önünü kapatan koltuk v.b gibi sesi boğan materyeller olabilir buda basın sıkışıp daha boğuk ve koyu bir ses üretmesine sebep olabilir bunkları kaldırarak veya arasını bir 60-70 cm. açarak çözebilirsiniz. E: Kolonlarınızdaki efleks deliği dediğimiz deliklerin ki bu delikler bass frekansın kolon içerisinde sıkışmadan odaya yayılmalarını sağlayan deliklerdir bu delikler duvara yada farklı bir materyale çok yakın olduğundan sıkışma yaratıyordur, bu delikleri yakın olan bölgeden uzaklaştırarak sağlayabilirsiniz. F: Anfi kolon arasındaki kablolarınızı bass frekansları öldüren arklı bir kablo ile değiştirebilirsiniz. G: Genel olarak eski arşivlerden oluşmuş bir kollaksiyona sahipseniz bu arşivlerdeki eski kayıtlar günümüz kayıtlarına göre daha alt frekans ağarlıklıdır.Sisteminizde hiçbirşey olmadığı halde sizi yanılgıya düşürebilir bu yüzden yeni ve iyi bir kayır ile dinleyerek karar verin.
3- Sistemim komşularımı rahatsız ediyor ve dinlediğim mekanda çok çınlıyor! Bu konu daha çok yalıtımla ilgili olmakla beraber yinede birtakım tedbirler alınabilir mesela sesini kısarak dinlemek gibi!ŞAKA ŞAKA!!J))) Bu noktada öncelikle speaker larınızın yaydığı titreşimleri en aza indirgemek için çaba sarfetmekte ayda var.Bunun için birkaç akla yatkın uygulanabilir mantıklı yol var. A:Kolonlarınızın altına yukarda bahsettiğimiz gibi rezunansı ve bass younluğunu azaltabilmek için ayak hazırlamak. B:Eğer kolonunuz duvara çok yakınsa ve yerini değiştiremiyorsanız yada dinlediğinz ses düzeyinden vazgeçmek istemiyorsanız ve refleks delikleride duvara denk geliyorsa karşısına duvara çarpan sesi absorbe etmesi için üzerine çuval geçirilmiş bir parça strafor tabakası kullanabilirsiniz. C:Eğer oda tamamen size ait ise duvarları gri sünger yumurta kartonu ve en üstünede patates çuvalı gibi bir malzeme ile kaplayarak oldukça etkin bir çözüm elde edebilirsiniz. D:Eğer kullanım alanınız paylaşılan bir alan ise ve dekordan çok fazla feragat etmek istemiyorsanız bu konuda parçalar halinde sesin yansıdığı bölümlere monte edilebilen farklı şekil ve boyutlarda izalasyon malzemeleri mevcuttur bunlar biraz pahalı olmakla beraber hem dekoratif hemde iyi sonuçlar verebilmektedir.
4-Kolonlarımdan yeterli derecede bass alamıyorum! Bu konuda yapılabilecek şeyler biraz sınırlıdır,çünkü buna sebep olan en büyük nedenlerden biri kullandığınız kolonun yapısı olabilir.Kaldıki bir çok sorunun ana sebebi kolon anfi uyuşmazlığıdır. Ancak varolan kolonunuzun bass larını biraz daha etkin kılabilmek için bir iki yol olabilir. A:Kolonlarınızın kullandığınız yede yere tam basıp basmadığını kontrol edin.Eğer kolon yere iyi temas edip tam oturmuyorsaki bu türkiyede çok mümkün çünkü benim bile evimde taban harita gibi,bu durumda kolonun yerini değiştirin. B:Kolonunuzun altına gri kauçuk veya benzeri bir madde koyarak kolonun yaydığı rezünansı düşürün bu size daha iyi ve net bir bass olarak dönecektir. C:Anfinizin üzerindeki tonlarla oynayabilir yada loundless butonunu etkin kılabilirsiniz. D:Kolon ile anfi arasında kullandığınız kabloyu daha iyi ve bass frekansları yüksek ileten bir kablo ile değiştirin. Not:Evinizde sisteminiz kurulu olduğu salon yada odanızdaki kapılardaki camlar çercevelerinizdeki camlar büfe ve benzeri yerlerdeki biblo cam eşya gibi materyaller gevşemiş menteşeler gibi bir çok malzeme rezunansa ve istenmeyen seslere yol açabilir.Bu yüzden tüm sorumluluğu cihazınıza yüklemeden önce bu tür kaynakları bulup kurutmanızda yada önlemini almanızda çok yarar vardır. Tüm dinleyiciler için üzerinde önemle durulması gereken konulardan biride sistemin kurulu olduğu yedeki kablolamadır. Birçoğumuz sistemimizi kurarken çoğunlukjla zorunluluktan kolonlarımızı farklı mesafelerde kullanmak zorunda kalırız buda doğal olarak kullanılan kabloların metrajlarının birbirine denk olmaması gibi bir sorun çıkartır.Buda doğal olarak çoğu zaman kulağımızın farketmemesine rağmen seste farklılık yaratır.Özelliklede çok üst sınıf cihazlara sahipseniz bunun yarattığı farkı hissetmeniz kesinlikle mümkündür.
Diğer taraftan özellikle speakerlar için yazıyorum!Kolonlarınızı kurarken arkasının bir duvar gibi sesi dağıtacak bir yüzeye sahip olmasına dikkat edin’ki bu size sahneyi sağlar.Eğer kolonların arkasında perde v.b gibi materyaller varsa bu speaker’in sahnesini engeller. Bir başka sorun ise bilinçsizce yada satıcıların yanlış yönlendirmeleri sonucu alınan sistemleden kaynaklanan sorunlardır. Daha önceki yazılarımızdada sözettiğimiz gibi rock dinleyicisi olan bir alıcıya mission speaker satılmış bu konuda yapılabilecek herhangi bir iyileştirme maalesef yok bunu düzeltmenin tek yolu ya sistemi değiştireceksiniz yada dinlediğiniz müzik tarzını. Bu yüzden herzamanki gibi yine tekrarlıyorum bu gibi problemler ile uğraşmamak için alacağınız cihazı kendi dinlediğiniz tarza cd ler ile giderek dinlemeniz ve almanızdır.
---------------
Hİ-Fİ Nedir
Hİ-Fİ Nedir ne değildir?
Hİ-Fİ ingilizcede high fidelity cümlesinin açılımıdır. Bu cümlenin dilimizdeki karşıtı yüksek oranda aslına uygunluk diye açılabilir.Türkiyede bir çok satıcının onayladığı tabir ile yüksek kalite anlamında değildir.Bir açıdan yüksek kalite denebilir buda cihazların gerçek ses değerlerine yakınlığı ve uygunluğu olarak açıklanabilir.Küçük bir örnek vermek gerekirse evinizde müzik dinlerken,örneğin klasik müzik; sisteminizden çıkan seslerin kullanılan enstürümanlar ile ne kadar birebire yakın olduğu gözönünde tutulur.
Hİ-Fİ Sistem seçiminde dikkat edilmesi gerekenler: Hİ-Fİ Dünyasında dikkat edilmesi gereken çok şey olduğu bir gerçektir. Ancak çoğu zaman kişiye göre değişen bu tercihlerde değişmeyen bağzı unsurlar vardır.Ben içlerinde en önemli olan birkaç konuya değineceğim. UYUM: Bu kullanmakta olduğunuz sistemdeki bana göre en önemli sorunlardan biridir.Eğer sisteminizdeki anfi ile speaker arasında bunu yaşıyorsanız oldukça zor durumdasınız demektir.Burada en basit yoldan ilk yapmanız gereken sistem içerisindeki anfi ile speaker'ınızın arasındaki empedans farklılığını ve wataj kotrolünü yapmak gerekir. KABLO: Sistemdeki göze batmayan ancak dikkat edilmesi gereken bir noktadır.Hem speaker için hemde sistemdeki cihazlarınızı birbirine bağlayan interconnect kablolarınız tahmininizden daha önemli bir yer tutar.Bu bazen sisteminizde aksayan bir parçanın performansını doğrudan etkileyebilir. SEÇİM: İyi bir sistem hiçbir zaman tek bir markadan kurulu olacaktır diye bir kural yoktur. Çoğu zaman iyi sistemler karışık markalardan kurulurlar . bunun nedeni ise değişik markaların değişik sistemler üzerinde uzmanlaşmaları ve o katagorideki cihazı kendisisin çok çok iyi üretmesidir. Örneğin Nakamichi Dragon deck tape buna iyi bir örnektir.Bu örnekleri çoğaltmak çok mümkündür. Hİ-Fİ Sınıfına giren cihazlar nelerdir: Kaliteli hemen her tür deck sistem bu sınıfa girmektedir.Ancak her ne kadar kom bine birçok sistem için(s