KENDİ HALİNDE LANDROVER FREELANDER 2 KULLANICISINDAN ARABASI HAKKINDA YORUMLAR Uzun ama okuması keyifli baştan kestirip atma,sindire sindire oku...
Forumları taradığımda Freelander 2 kullanıcısı tarafından yazılmış, uzun bir inceleme yazısı hiç bulamadım.Pahalı olduğundan az mı satılıyor,yoksa alanlar yazmaya tenezzül etmeyen tembel veya soğuk tipler mi anlayamadım. Ama ciddi yazı yoktu taki ben bunları yazdığım güne kadar.
Amacım sahip olduğum arabayı övmek veya sizinkilerle kıyaslamak değil,eksisi artısıyla tüm özelliklerini ortaya döküp bilgi vermektir.Arada girip buradaki yazıyı son deneyimlerime göre de düzenliyorum.
Neden SUV (Sport Utility Vehicle) tercih ettim? Binek tipi bir otomobilim olduğundan bu sefer hayatıma da bir değişiklik getirsin istedim.Araziye filan giren,avcılık merakı olan biri değilim,ama gerektiğinde kaçıp gidebilme ihtimali hoşuma gitti. Sonuçta hayatın önünüze neler çıkaracağı hiç belli değil.İstanbul’un ve memleketimin yolları da zaten hafif arazi özelliği göstermiyor mu?
Halen kullandığım Ford Focus II, yüksek sürüş konumu,mükemmel yol tutuş,net direksiyon,ekonomik tüketim vb. özellikleriyle 4 yıldır severek kullandığım bir araçtı. Bu nedenle içine oturduğum diğer üst sınıf binek otomobillerde (Laguna hariç ) Mondeo, BMW 3,Audi A4, Citroen C5de bile bu ferahlığı bulamadım,geniş ama yere yakınlardı.Pencereleri dar,görüş kısıtlı idi.
Bu aracı alırken hangi kriterleri ön planda tuttum? En önemli kriter çarpışma testlerinde en yüksek puanları alanlardan olmalıydı.Freelander Euro-NCAP'den 5 yıldız alabilen 3-5 araçtan biri ve çoğu 4 yıldızda kalmış.Eğer test sonuçlarını incelerseniz Freelander'ın diğer 5 yıldızlılardan çok daha iyi puanlar aldığını görürsünüz.Mankenlerin (yolcu ve sürücü) sadece emniyet kemerinin geçtiği göğüs kısımları sarı diğer yerler tamamen yeşil.Görünce çok afalladım.Linki burada :
http://www.euroncap.com/tests/land_rover_freelander_2007/286.aspx Ev iş arası gidiş dönüş yaklaşık 36 km. ve hafta sonları çok geziyorum, artık sol ayağımı da dinlendirmek ve vites kullanmak yerine araba kullanmayı arzu ettiğimden otomatik olmasını istedim. Yüksek arabalar olduğundan direksiyon kontrolü çok daha önemliydi ve her iki elimin de direksiyonda olması gerekiyor. Yüksek sürüş konumu ,ferah iç mekan ,yedek parça bulunabilirliği, servis kolaylığı,herkes tarafından beğenilen ve en az 1-2 yıllık oturmuş , ama seneye de model değiştirmeyecek olması.Herkes cipleri beğenir ama özellile yüksek vergileri,yüksek yakıt tüketimi nedeniyle bazıları sadece para babalarına göredir,çoğu kimse ileride param olursa bunlardan alacağım diye büyük ve kaba ciplere özenmezken Freelander vb. küçük ciplerin herkesimden seveni çoktur.
Freelander 2,VW Tiguan, Ford Kuga, Volvo XC 60, Audi Q5, BMW X3, Nissan x-trail. diğer başarılı SUV2'lardan Honda CRV,RAV 4'ün dizelleri düz vitesti, tipleri güzel olmasına rağmen listeme almadım. Uzak doğu SUV’ları ise bana yeterince güven vermiyordu.Asla kötü diyemem ama bana çekici gelmediler.
Ford Kuga :Otomatik olmamasına rağmen tipini sevdiğimden listeme aldım.Freelanderdan sonra beni en çok zorlayan modeldi,yırtındım ama koca istanbulda Otosan bana bunu denettiremedi. Deneyemediğimden almadım. Halbuki eski arabam ford olduğundan kendime ona yakın hissetmiştim. Bazı forumlarda düz vites olması nedeniyle kalkışta stop ettirilebildiği, eski Delphi marka yakıt besleme sistemine sahip olduğunu ve ayrıca arazide çok zorlanamayacağını okudum. Açılmayan cam tavanı ve güneşi fazlaca geçiren alt delikli örtüsü, küçük bagajı (focustan küçük),otomatik SUV’lardan aşağı olmayan fiyatı,artık eski duran Ford C-max tipi dasboardu nedeniyle vazgeçtim.
Tiguan:Otomatik dizeli var,açılabilir cam tavan vardı, ancak tipi yükseltilmiş Golf gibi,bagajı ufak arkası aniden bitmiş ve ufak tefek yere daha yakın bir araba gibi duruyordu,bana çok heybetli gelmedi.
Volvo Xc 60 cipten çok yüksek station araba gibiydi ve arka stoplarını, genel tipini içindeki sıkıcı İsveçli tarzını beğenmedim, fiyatları da dudak uçuklatan cinstendi.
Audi Q5: Kompakt ve crossover tipinde, şehir içi kullanım için daha uygun hoş bir araç.Benzinli motorları da çok güzel,ancak arabanın önünde aşağı doğru sarkık duran radyatör ızgarası ona yaşlı görüntü vermiş, arabanın tüm dinamizmini götürmüştü. Ayrıca içi biraz dar,araba gibi tavan basık,ön görüş yeterli genişlikte değildi, ferah gelmedi.Ama diğer audi otolara göre inmek binmek çok kolay.A3'ün içinden çıkmak için tavana asılıp kendinizi dışarı çekmeniz gerekiyor,kaç kez omzumu vurduğumdan Audiden nefret ederim.İç dizaynı özellikle üst modellerde süper bu nedenle iç mekanda onunla yarışabilecek başka bir cip daha yok.Ama nedense A^'ün yüksek versiyonu gibi durduğundan ve beni alıp uzak dağlara ovalara götürme ruhundan çok uzaktı.
BMW X3: Dış tipi ikinci makyajdan sonra çok şıktı,ama içi aynı havayı vermiyor ucuz duruyordu seneye değişecek olması en büyük handikapıydı, baktıklarım içinde dizel motoru en güçlü (177 BG) ve hızlı olan SUV buydu. Tork F2 gibi yüksek değil ama oldukça atak bir araç.Üstelik 2.0lt idi. Ama yol tutuşu artırmak için yapılan sert amortisörler sizi bol bol hoplatıyordu,arazi için çok bir iddiası yok.Ama yüksek ve ferah bir araç.Ama NCAP'den ancak 4 yıldız alabilmişti.Fiyatı Fr2yle neredeyse aynı.
Nissan X trail:Ferahlık açısından en beğendiğim araçlardan biri,kocaman açılabilen panoramik sunroof,çok geniş bagaj var.Kaliteli malzemelere sahip güzel bir araçtı. Ancak biraz kaba duran arka tarafı,kasaya göre küçük duran tekerleri, o albeniyi bir anda götürüyor. En önemlisi bu da 4 yıldız alabilmişti.
Sonuç olarak zevk meselesi ve ihtiyaçlar birleşince fiyat ve vergi dezavantajına rağmen insan gönlünün çektiğine varıyor. Bazı şeyleri fazla düşünmüyor, 1hafta önce rüyamda gördüğüm araba gerçek olunca çok şaşırdım.Freelander hariç hiçbiri beni daha durduğu yerde bile alıp uzaklara götürmedi, macera filmelrini sevmem bu konuda çok etkili olmuş. Gitmesem de kalmasam da uzaktaki köye istediğim zaman götürecek bu araç artık benimdir..
Fiyatı neden pahalı ? Bunun sebebi diğerleri gibi 2.0 değil 2.2 lt motor hacmi olması.
2.0 lt hacimde ÖTV %60 iken 2-3 lt.arasında %84. 3,0 lt motorlu Range Rover, Grand Cheeroke ile ÖTV dilimi aynı.Örnek olarak aracın baz fiyatı 1.0 kabul edersek:
2.0 lt motor hacimli araç: {1+(1x0,60)}x1,18 :
1,888 2.2 lt motor hacimli araç: {1+(1x0,84)}x1,18 :
2,171 Bu da aralarında yaklaşık %15 fark oluşturuyor. 100 milyarlık araba da fiyat 115 milyara çıkıyor.
Bir de yıllık motorlu taşıtlar vergisine değinmek istiyorum,
2009 yılı itibarıyle 2000 cc. için 1736 TL vergi öderken Freelander 2 de bu yıllık 2605 TL oluyor Arada 869 tl fark var.Ayda iki depo mazottan 3 aylık yakıt gideri.ÖTV vergisi olarak 3000 cc. arabayla aynı dilimde ama,yıllık MTV açısından 2-2.5 lt arasındaki dilime giriyor.
Arabanın fiyatları , kriz ve ötv nedeniyle ve borusan’ın değişik kampanyalarına ve aksesuarına göre değişiyor. Full bir araç (HSE paket,sunroof,koltuk ısıtma ,metalik boya vs) 55000 Euro (67000 eudan buraya indi) iken en baz model 42000 eu.(Haziran 2009)HSE paket metalik boya-sunroof bir araç ingilterede 35000 sterlin (90 000 TL) civarında.İkinci el fiyatları çok değişken bazı kişiler Borusan'ın fiyat politikasındaki değişikleri bilmediklerinden,arabalarına sıfırından pahalı fiyatlar isteyebiliyor.Ama fazla km yapmamış XS paket 2007-2008 bir araç için 75000-80000 civarında ,Aynı araç premium paket olunca 85-90, HSE ise 90 ve üzeri oluyor.Eğer xs paket 2007 model yılı düşk km.de yani yaklaşık 20-25000 kmde ve 75000 TL gibi ise kaçırmayın alın derim.Ben çok baktım ama kiminin sahipleri burnundan kıl aldırmıyordu.Sahibinden.com iyi bir kaynak ama bu arabanın model gamıyla hiç ilgilenmemişler hepsi tek başlık tek model adı altındaydı,girişimlerim ve mesajlarımla yeni FII için de model uzantıları yazdırttım.
Eski Freelanderlar sık arıza çıkaran masraflı arabalardı yenisi daha mı iyi? Hepimiz hafızaları zorladığımızda etrafta gezen ilk kompakt SUV sınıfının 1996da Landrover tarafından icat edilmiş olduğunu anımsayacaktır.1.8 lt düz vitesli bu modeller ilk çıktıkları yıllarda büyük sükse yapmış ama yakıt tüketimin fazlalığı, artık kronikleşen sık motor , şanzıman ve aktarma organları arızaları nedeniyle sahiplerini üzmüştü. Ama eski kasanın BMW ile birlikte gözden geçirilip, otomatik diesel versiyonlarına geçilince (2004-2007 arası) bu sorunlar unutuldu.İkinci generasyonda ise sorun yok gibi.Çünkü çok farklı,büyük ağabeylerine benzeyen hatları ile tamamen değişik ,eksiklikleri giderilmiş bir araç.hatta firma kendini diğerlerinden bir üste konumlandırıp Premium kompakt sınıf olarak adlandırıyor.
Sürüş ve genel özellikleriyle Freelander 2 hakkındaki düşüncelerim: Arabayı almadan önce 2-3 kez bayide 1 kez Landrover Experience center denen göl kenarındaki off –road bölümünde kısa bir eğitimin ardından denedim.Daha sonrada HSE paketli yukarıdaki arabanın sahibi oldum.Yaklaşık 2 ayda 5000 km yaptım,darısı bir Landrover isteyen herkesin başına..
Önce dış görünümü: Diğer SUV’lardan başlıca farkı crossover denen yüksek station /Hatchback tipinden oldukça uzak tam bir cip havasında sert ve köşeli hatlara sahip olması. Önde yüksek burun yapısı, iri parlak metalik ızgarası , iri farları,yan çamurlukta hava girişleri, yüksekte konumlandırılmış arka stopları, geriye doğru yüksek omuz çizgisinin üzerinde yükselen uzun ve büyük camları ile heybetli bir duruşu var.Diğer kompakt SUVlarla yan yana gelince iriliği göze çarpıyor. Önde altta karter kaplaması, yanlarda marşbiye çıkıntıları,yüksek çamurluk girintileriyle ben her yere gidebilirim tarzında ukala bir duruşu var. Sanki her ana harekete hazır ve hareket halindeyken de hiç zorlanmadan kayıp giden tipine baştan vurulmuştum.Özellikle iri jantlı modellerini (çok abartarak ve utanarak) Amerikan monster car denen dev tekerleklilere benzetiyorum.Arka bagaj kapağında eskisi gibi stepne yok,böylece daha elit görünüyor.Stepne için bagajda gizli ve kocaman yer ayrılmış,buna rağmen bagaj hacmi yeterli. Kapılar çok kalın ve bagaj kapağı dahil her biri yerine mükemmel oturuyor, hani atınca lap oturuyor denen cinsten.Kapı içleri çok iyi izole edilmiş.Sudan geçiş yüksekliği 50 cm. olduğundan kapı eşikleri bu seviyeden itibaren su geçirmiyecek şekilde yapılmış.Zaten araziye de yönelik yapıldığından sert karoserisi,sağlamlığı daha kapıların ve hatta bagaj kapağının yerine oturuşundan anlaşılabiliyor.Benim araçta komple açılır cam tavan olmasına rağmen kasis ve engellerden geçeken en ufak bir gıcırtı tıkırtı dahi duyamadım.Burulma direnci çok yüksek ve yabancıların dediği gibi stiff.
İç görünüm ve kalite: Donanıma göre iç görünümü değişse de genel olarak iç kısımda kalite hissi yüksek. Plastikler tıkırtı yapmıyor ve kalitesi orta düzeyin üzerinde ama içinde bir Audideki kokpit havası ve plastik kalitesi yok. Vites kolu, krom çerçevesi, kapılarda aluminyum kollar, çift renkli plastik kalite hissini artırıyor.Ancak en üst modelde deri döşeme,kol dayama,6lı mp3 çalan on board cd changer, direksiyondaki müzik ,cruise kontrol kumandaları arabayı daha geliştiriyor. Benimkinde 9 hoparlörlü(bagajda subwoofer bile var) Alpine ses sistemi var,inanın arabanın akustiği ile çok iyi uyumlu ve son derecede detaylı ses veriyor.Yüksek kaliteli MP3 ve Cd arasındaki farkı başka araçlarda anlayamıyordum ,ama bunda çok bariz fark verebiliyor.
Paketlere göre donanım listesini altta yazdım.Orta konsolda en üst kısımda yurtdışında navigasyon ekranı var.Türkiye haritası olmadığından ve yüklenemediğinden satılmıyor.Burayı daha sonra geri vites kamerası veya dokunmatik ekranla doldurabilirsiniz.
Arka koltuklar 5 cm kadar daha yüksekte konumlandığından arkadakilerin ön tarafı ve dışarıyı görme şansı daha yüksek. Arada oturanlar ufuk çizgisine devamlı gördüklerinden bulantı araç tutması yaşatmıyor.Sürücü için bile koltuk en alt konumdayken yan cam alt sınırı meme hizasında. Cam kenarına koltuk gibi kol dayanabiliyor.(Tutamağın orada da kol dayama var ama çok aşağıda kalıyor.)Bu nedenle oldukça etrafa ve yanlara hakim sürüş pozisyonunuz var. Bu sınıfa hiçbir SUV’da olmadığı kadar kendinizi yüksek hissediyorsunuz.İki tane sunroof var,bu araç içini oldukça aydınlık yapıyor,çok koyucamdan yapılmış ve altında delikli perde var,gerekirse çekiyorsunuz ve güneş rahatsız etmiyor.Ön sunroof tamamen açılabiliyor.Genelde sunroofsuz araba almam derim ama bu arabada sunroof olmasa da olabilirmiş çünkü başınızın üzerinde çok mesafe var ve yeterince ferahlık hissi oluşuyor,çoğu zaman sunroof açılmıyor bile.
İçeride camlar kapalıyken neredeyse tamamen sessiz bir ortam var, lastik sesi çok çok az duyuluyor, motor sesi ise gaza yüklenince gurultu şeklinde o da çok az. Araçta Max hızda içeride uğultu ve rüzgar sesi bu sınıfta tüm arabalarda var, aerodinamik yapısı çok iyi olmadığından olsa gerek.Geniş aynalar yolu rahat gösteriyor,katlanabiliyorlar. En sevdiğim özelliği ise karanlıkta veya garajda iken uzaktan kumandaya basınca aynanın altından ışık veriyor ve bineceğiniz yeri aydınlatıyor,bir de arabayı durdurup park edip ineceğinizde kapıyı açınca bu sefer kapı altından yanan başka bir lamba yeri aydınlatıyor.Syabasmıyor bastığınız yeri görüyorsunuz.
Aşağıda verilen donanım özelliklerini tek tek yazmayacağım, ama benim eski Ford’da bile olan artık tüm arabalarda yer alan araç içi gece ışığı (ambient ligth, submarine ligth gibi isimler verilen),LED’li kokpit aydınlatma olmaması ayıp olmuş.
Standart donanımlar Akıllı Sürekli 4x4 Sistemi
6 ileri triptronik Otomatik vites
Klima
Harici Mp3 Çalar Girişi
17' Alaşım Jantlar
ABS Fren Sistemi
Viraj Fren Kontrolü (CBC)
Elektronik Fren Güç Dağılımı
Dinamik Denge Kont. (DSC)
Elektronik Çekiş Kontrolü (ETC)
Direksiyon Kumandalı Müzik Sistem
Acil Fren Destek Kontrolü (EBA)
Eğim İniş Kontrolü (HDC)
Ön/Arka Soğutmalı Disk Fren
6 Hoparlörlü Radyo CD Çalar
Sürücü/Yolcu Hava yastıkları
Sürücü/Yolcu Yan Hava yastıkları
Yan Perde Hava yastıkları
Sürücü Diz Hava yastığı
Roll Stability Control
Lastik Ebadında Stepne
Koyu Renkli Arka Camlar
Bagaj Örtüsü
Elekt. Isıtmalı Dikiz Aynalar
Yükseklik Ayar.Sürücü Koltuğu
Yükseklik/Derinlik Ayarlı Direksiyon
Isofix Çocuk Koltuk Bağlantı
Elektrikli Ön Ve Arka Camlar
Uzak.Kum.Merkezi Kilit/Alarm
Start/Stop Düğmesi İle Çalıştırma
(Opsiyonel )sunroof ve cam tavan
XS Premium Pakette (GS’e ilaveten) Executive Donanımlar Deri Direksiyon Ve Vites Kolu
Deri Döşeme Koltuklar
Elektrikli Ön Koltuklar
Elek.Katlanır Yan Aynaları
Işıklı Makyaj Aynaları
On-Board Computer
Isıtmalı Ön Cam
Kendiliğinden kararan iç dikiz aynası
Ön Sis Farları
Bi-Xenon Ön Farlar
Ön Far Yıkama Sistemi
Otomatik Yanan Farlar
Otomatik Hız Kontrolü
6 Speed CommandShift™ Şanzıman
Arka Park Mesafe Kontrolü
HSE Premium Pakette (XS’e ilaveten) Executive Donanımlar 6'lı CD Değiştirici
9 Hoparlörlü 'Alpine' Müzik Sistemi
18' Alaşım Jantlar
İç Aydınlatma Paketi
Elektrikli ve hafızalı 6 yöne hareketli Ön Koltuklar
Elektrikli yolcu Koltuğu
Ön Park Mesafe Kontrolü
Koltuk Isıtma(Opsiyonel)
Bir de çok merak edilen başlıca Teknik özellikleri ve ardından sürüş notlarımı yazayım: Azami hız (km/s) :181 km/s
Ağırlık (kg) DIN :1770
0-100 km hızlanma (sn) :11,2
Şehir dışı (lt/100 km) :6,2
Ortalama (lt/100 km) :8,5
Şehir içi (lt/100 km) :11
Silindir hacmi (cm3) :2179
Güç (bg) :160 (4000 devir/dk)
Max.Tork (Nm) :400 nm (2000 devir/dk)
Çok esnek ve güçlü Turbo dizel motoru var, Turbo devri 2000den başladığı için bu devir altında istediğiniz performansı pek veremeyebiliyor. Ama 2.2 lt olduğundan turbo yokken de zayıf değil.Ben arabanın böyle güzel motor şanzıman uyumuna sahip olacağını zannetmiyordum. Yüksek torkla gelen güç sırtınızı mindere yapıştırıyor.0-100 km arasını 11 sn.de alıyor ve ara hızlanmalarda 400 nmlik tork büyüleyici. Çok uygun bir örnek olmasa da 400 nmlik tork değerini 420 bgdeki BMW M3 3900 devirde veriyorken burada 2000 devirde emriniz amade. Bu da 1700 kglık bu cep (cip) herkülünü uçuruyor. Araba 70 km.e çıkana kadar 6ncı vites atıyor.Sürüş özellikleri binek otomobiller gibi. SUV’lara özgü hissiz frenler ve geç direksiyon tepkileri yok ama frenler daha da iyi olabilirdi. Sonuçta 1700 kg .Bu nedenle serviste en sık balata ve disk değişimi yapıldığını duydum. İsterseniz vites kolunu soldaki yuvaya alıp spor modda kullanıyorsunuz bu durumda şanzıman yine otomatik olarak çalışıyor ve vitesi 3000 devirde değiştiriyor. Normalde değişim 2000 devirin biraz üzerinde. Ama sport modda iken elinizle vitesi ileri geri yaparak manuel triptronik olarak da kullanabiliyorsunuz ve bu özellikle yokuş aşağı hızla inerken arabanın gereksiz yere hızlanmasını önlemek için bir düşük vites seçerek motor frenine imkan sağlıyor. Triptronik kullanırken ne kadar zorlarsanız zorlayın motor 4000 devire gelince size sormadan üst vitese atlıyor. İsteseniz de devirin uygun olmadığı durumda üst vitese geçmiyor.(30km hızda 5nci vitese atmiyor yada 3ncü viteste kalkış yaptırmıyor) Eğer gaz pedalını sonuna kadar basıp o şekilde bir süre tutarsanız (kick-down) araba bir alt vitese geçip fırlıyor ve sollamalarda hız ve güven sağlıyor.İlk gelen 2007 modellerde düz vites vardı ve yakıt tüketimi de daha azdı,ancak sonradan hepsi otomatik oldu.Hatta ingilterede 3.0 lt V6 benzinli otomatik versiyonu bu yıl itibariyle üretilmiyor,sadece dizel çıkıyor, ancak düz vites var.Bu yıl sonunda İngiltere'de düz viteste olanlara start-stop özelliği getirerek yakıt tüketimini daha da indirdiler,yani sıkışık trafikte ilerlerken vitesi boşa aldığınızda motor duruyor,ama diğer herşey çalışıyor,debriyaja basınca motor tekrar çalışıyor.Dizelde enjeksiyon sistemi olduğundan bunu yapmak aslında çok sorun değil,keşke otomatik olanlarda da olsaydı.Bu dünyada dizel-düz vites bir motorda sadece freelander tarafından sunulan bir özellik ve manuellerde artık standart.Benzer sistem BMW 3 serisi otomatik dizelde de var,diğer ögeleriyle beraber efficient dynamics diye adlandırılıyor.
Süspansiyon sistemi şehir içi için ideal sertlikte ama bana biraz yumuşak geldi,yol tutuşu asla bozmuyor,otoyolda denemek için bastım ve düz yolda 190 km.yi gördü,aynı bir otomobil gibi rahat ve yere yapışıp gidiyor.Asla yüksek hızda korkutmuyor ve gereksiz karoseri salınımları yapmıyor. Ancak rüzgar sesi bu hızda kaçınılmaz,hatta aynalar çok büyük diye ben katlayıp bastım.Rüzgarda ve viyadüklerde tüm diğer SUV'lar gibi yandan esen rüzgarlar etkili oluyor ama korkacak hiçbirşey yok. Sadece biraz yukarıda gittiğinizden ve yumuşak süspansiyonlardan dolayı yolda eğer yamalar,eğim farklılıkları küçük çukurlar varsa fazla sağ sol sallıyor bu da biraz başınızı döndürebilir,aynı zamanda düşük hızlarda iken ani sol sağ direksiyon tepkilerinde karoser yumuşak süsp. nedeniyle sola sağa salınıp yatabiliyor.Bu da tüm yüksek SUVlarda olan ve arabalardan başlıca farklılıklarından. Bunu sevmiyorsanız SUV almayın derim,yada yere daha yakın crossover modeller var onları deneyin.Yokuşta durunca geri kaymıyor ve hemen kalkıp gidiyor.(araba viteste ise). Arabayı N pozisyonuna alıp boşta durabilir,boş yere freni ve şanzımanı zorlamayabilirsiniz. İlk kalkış anında asfaltta düz yerde bile olsa dört çeker kalkıyor biraz ilerleyince önden çekişli oluyor.Zaten sıkışmadıkça dört çeker değil önden çeker bir araç.Ama siz Terrain Response özelliğini çalıştırısanız bu durumda sürekli 4 çeker olabiliyor.
Freelander 2’nin diğer övünülecek noktalarından biri de ilk kez Discovery 3’te kullanılmaya başlanan
Terrain Response sistemi. XS donanım seviyesiyle beraber standart olan sistem asfalt, çakıl-çim-kar,çamur-tekerlek izi ve kumdan oluşan dört farklı zemin tipi için ayarlanabiliyor. Motor torku, devir sayısı, aktarım gücü ve yeri sizin yer seçiminize göre ayarlanıyor ve birdenbire off-road uzmanı oluyorsunuz. Kendi arabamla şimdilik cesaret edemeyeceğim şeyleri Borusan’ın Büyükçekmece gölü yakınında Wattabe Spor tesisinde kurduğu experience centerda denedim.Gerçekten çok ilgi çekiciydi ve vay be dedirten cinstendi.Belki de bu deneyimim bana bu arabayı almamdaki en önemli kararı verdirmişti. Aslında kıyacaksın biraz paraya orada verilen profesyonel eğitimi de alacaksın ve arabanın çok yönlü özelliklerini yaşayacaksın.Bakalım biraz geçsin düşünmüyor değilim.Ama arazi için defender modelinin eşsiz olduğu söyleniyor,ancak discoveryi de ciddiye almak lazım.Ağırlığı 2500 kg. olduğundan çamurda saplanınca freelanderla çekip çıkardıklarını söylemişlerdi bana.
Yakıt tüketimi şehirçi orta sıkışık trafikte 10,5-11.0 lt/100 km. şehirdışı ise 7,5 lt.altına indiremedim.Para olarak kaç kuruş bilemiyorum ama düz vitesli 1.6 arabamdan daha ekonomik.
Sonuçta denemeden araba almayın ve hangi arabayı alırsanız alın gönlünüzün çektiğine varın,zorla güzellik olmaz,benim sevdiğim bu araba başkasına itici ve hatta korkunç gelebilir.Sağlıcakla kalın.
Herkesin gönlündeki arslana sahip olabilmesi dileğiyle iyi günler dilerim.