Hocam. O.B.K ustadla bu konuşmaların bir çoğunu ben yaptım. yani bu konularda ondan çok izahat aldım. sağolsun hiç usanmadı. Yavuz hocam dan da bayağı izahat aldım. sağolsunlar bilgilerini esirgemediler. size ve onlara yine teşekkür ederim.
hocam şimdiki sualimi belki bu kadar net sormamıştım ve bu kadar tekniğine inmedik.daha doğrusu özellikle turbolu araçlar uzun süre rolantide çalıştırılmamalı diye sebebini ilk defa net sordum. bütün konu yağlama işi.
evwet haklınınzı turboların çoğunda mil yataklamasında bilyalı rulman kullanılmaz journal bearing dediğimiz yağ basıncı ile milyatakta çalışır. Zaten arıza yapan turbolarında büyük çoğunluğu bu tür yataklara sahip olan turbo çeşitleridir.çünkü bu tip yataklama yapılan sistemlerde yağ basıncı ve viskositesi çok büyük önem arz eder. ama bilyalı olanlarda durumu kurtarmak mümkünçünkü bilyanın içinde kendi yağı bulunur . eğer kapaklı tip ise.
şu mevzu önmlidr , bir turboda yataklar burç denilen bilyasız tip ise 2 metalin birbirine sürtünmesini engelleyen aradaki mikron kalınlığındakiş yağ filmidir. ununla ilgili bir yazı bulursam ekleyeceğim.
evet garret yine güzel dökümanlar koymuş turbonun pirlerinlerin biri bir markadır
burada bir tubo ile ilgili sorabileceğiiz tüm soruların basic (temel bilgi seviyesi) den başlayarak expert(uzman seviyesie ) kadar çeşitli basamaklarını bulacaksınız
haklısınız hocam.. hocam, motorların haraket enerjsinden faydalanılarak yol kat edilir. aracı durdurmak içinde bir enerjiye bir güce ihtiyaç vardır. aracı durdurma işi biriken enerjiyi sıfırlama işi gibi bir şey. ağır vasıtalarda motor freni olduğunu duymuştum hatta tecrübede etmiştim. hocam motor frenleme mekanizması ayrı bir sistemmidir? bizim komresyon diye tabir edip araçlarımızda yaptığımız frenlerme motor frenimidir? dizel araçlar; motor-şanjıman yapıları kompresyon frenlemesinde daha başarılıdır diyebilirmiyiz? veya kompresyon işi dizel araçlara yaptırılırsa motor-yakıt pompası ve turbo yönünden araç yapısı tekniğine uygunmudur?
quote:
Orjinalden alıntı: vezir Sadece resimlere baksanız bile sistemi anlamanız mümküdür.
sevgi vesaygı ifade eden tüm forum üyelerine sonsuz teşekkürler.
unutmayın amacımız doğruyu bilmek , bulmak ve özümsemek .
Doğruyu bulmak için doğruyu bilmek gerekir. Bu nedenle önce bilgilerinizi referans alacağınız DOĞRU kaynaklara ihtiyacınız var ben link vererek sizlerin ileride yararlanmanız için bu işin ABC sini anlatan sitelere yönlendiriyorum
Bu bilgileri okuyanlar artık doğru bilgeye ulaşmışlardır yapacakları sadece anlamak bunun için anlamya çalışmak ve pür dikkat okumak yeterlidir.Takıldığınız konuları ben açıklamaya çalışırım.
Artık DOĞRUYU buldunuz mu bunu bilmiş olursunuz bundan sonra özümleme aşamasına geçmeniz gerekir .Çünkü özümseme aşamasına geçilmesse bilgi havada asılı kalır . Ama ÖZÜMSENMİŞ bilgi artık başka olayları açıklamak için bağıntılarda kullanmak için gerekmektedir.
Mesela arşimet kanununu özümsemeyen bir insan hidrolik fren işini tam olarak kavrayamaz . Çünkü sadece bunubir şekilolarak tasavvur eder aslında bu bir sistemdir. Sistemi anlamak için özümsenmiş bilginin çağırılarak hayalinizde sitemi çalıştırmanız gerekir.Ayenen video modu gibi beyninizde sistemi çalıştıraraknasıl işlediğini anlamanız gerekir ,işte bu noktada özümsenmiş bilgi varsa olay saniyeler mertebesinde anlaşılacaktır.
özümsenmiş bilginin bir diğer yararı başkalarına aktarılabilir olmasıdır. Forumlarda görüyorsunuz birirsi bir soru soruyor aslında sistemi bilmek istiyor cevabı veren sadeece karşıdakinin sorusuna net bir cevap verdiği için , soruyu soran bir başka soru sormak zorunda kalıyor , yine bir cevap geliyor. İşte bu noktada soruyu soran kişi özümseme yapamadığı için kafası karışıyor ,''2 tane doğru olamaz'' diyor ''birincisi söyle ise ikinci soru böyle olmalıydı ama farklı cevap verdi'' diyor .Bu noktadan sonra y akarşısındakinin ilgisinden şüpheleniyor yada kendisini anlamadığından ,ama gerçekte ikiide doğru değil çünkü özümsenmiş bilgi aktarılmadıkça karşıdaki kişinin soruları hiç bitmez.
kıssadan hisse: eğer bana soru soran kişi artık daha farklı soru sormuyorsa ben onların o konuyu özümsediklerini düşünüyorum.
quote:
Orjinalden alıntı: barcelona
-vezir- çok saygı duyalacak bir insansın gerçekten
haklısınız hocam.. hocam, motorların haraket enerjsinden faydalanılarak yol kat edilir. aracı durdurmak içinde bir enerjiye bir güce ihtiyaç vardır. aracı durdurma işi biriken enerjiyi sıfırlama işi gibi bir şey. ağır vasıtalarda motor freni olduğunu duymuştum hatta tecrübede etmiştim. hocam motor frenleme mekanizması ayrı bir sistemmidir? bizim komresyon diye tabir edip araçlarımızda yaptığımız frenlerme motor frenimidir? dizel araçlar; motor-şanjıman yapıları kompresyon frenlemesinde daha başarılıdır diyebilirmiyiz? veya kompresyon işi dizel araçlara yaptırılırsa motor-yakıt pompası ve turbo yönünden araç yapısı tekniğine uygunmudur?
motor freni mantığı ile arşimet prensibinin arasında bir ilişki yoktur .Yani kısaca motr kompresyonu dediğimiz konu araçta hiç fren aksamı olmasa bile mümkün olurdu. dizel motorların motor komresyonunu daha iyi yapıp yapmadığı konusuna glince , kompreyonda temel mesele ne kadar iş yaptığını zile alakalıdır. Çünkü aracın kinetikenerjisini karşılamak ve onu drudurabilmek yavaşlatabilmek için daha fazla bir güce ihtiyaç vardır. bunun için elimizde devir yapan bir araç ve 4 silindir ve motor hacminden fazla birşey yoktur. bu parametreleri düşündüğümüzde benzinli motrlar vites değişimlerinde daha fazla devir artırabildikleri için daha iyi motor kompresyonu yaparlar .sonuç itibariyle dizel kullnıcıları dha önce benzinli araç kullanmış iseler motor kompresyonlarında benzinli araçların daha seri ve kısa mesafede başarıyakaladığını göreceklerdir.
ağır vasıtalarda motor freni için ektra eksoz çıkışınıkapatarak frenleme yaptıran sistemler mevcuttur ayrıca şehirler arası otobüslerde fren balatalarının çabuk yıpranmaması için retarder diye ayrı bir sistem vardır ve çok başarılı frenleme yapar.
retarder fren sistemi genelde uzun yol ve ağır vasıtalarda balataların çabukyıpranmaması ve arıza veya bakım için daha az servise gideilmesi anlayı ile üretilmiş MÜKEMMEL bir tasarım şahaseridir. işallah ilerde daha basit şekli bizim araçlardada kullnılır.
detaylı türkçebilgi(türkçe hazırlanmış döküman bulmakta çok zorlanıyorum)
Arkadaşlar kendinizi çok fazla kasıyorsunuz.Bırakın bu ayrıntıları arabanızdan zevk almaya bakın.Ben 25 yıldır araba kullanıyorum yalnızca son aracım dizel aldığımdan beri de hiçbir acemilik çekmedim ve sizin sayfalar dolusu anlattığınız teknik bilgiler benim kullanım tarzımla tamamen örtüşüyor.Tek yapacağınız aracınızı SEVİN , ONU DİNLEYİN VE DEVİR SAATİNİ İZLEYİN.Benzinli , dizel ,lpg li hiç farketmez.Ama bakımlarını günü gününe yaptırın.
_____________________________
2008 FORD FOCUS TDCİ TİTANYUM SEDAN(109 HP) METALİK SİYAH
Aramıza yeni katılan arkadaşımız,hoş geldiniz listeye ekledim.
@vezir üstadım bu vites küçülterek yaptığımız motor frenleme konusunda bir sorum olacak.Ne kadar doğrudur bilinmez ama duyduğum kadarıyla dizel araçların bu şekilde motor frenleme de zarar gördükleri,birden yüksek devire çıkmalarının sakıncalı olduğu doğrultusunda.Bu konuda bizleri aydınlatırsanız sevinirim.
teşekkür ederim hocam, bu kadar keyifli izahat aldığım için..
quote:
Orjinalden alıntı: vezir
retarder fren sistemi genelde uzun yol ve ağır vasıtalarda balataların çabukyıpranmaması ve arıza veya bakım için daha az servise gideilmesi anlayı ile üretilmiş MÜKEMMEL bir tasarım şahaseridir. işallah ilerde daha basit şekli bizim araçlardada kullnılır.
detaylı türkçebilgi(türkçe hazırlanmış döküman bulmakta çok zorlanıyorum)
evet arkadaşım, bu söylemi bende bir yerlerden duymuştum. bunun cevabını bende bekliyorum.
quote:
Orjinalden alıntı: ottoman24
Aramıza yeni katılan arkadaşımız,hoş geldiniz listeye ekledim.
@vezir üstadım bu vites küçülterek yaptığımız motor frenleme konusunda bir sorum olacak.Ne kadar doğrudur bilinmez ama duyduğum kadarıyla dizel araçların bu şekilde motor frenleme de zarar gördükleri,birden yüksek devire çıkmalarının sakıncalı olduğu doğrultusunda.Bu konuda bizleri aydınlatırsanız sevinirim.
Merhaba Tüm Forum Katılımcıları. Güzel sorular ve üstadların, özellikle Vezir Üstadımızın çok değerli ve sabır dolu katkıları her sabah foruma göz atmak alışkanlığını, daha doğrusu bağımlılığını oluşturdu. Başta Vezir üstada olmak üzere tüm forumdaşlara teşekkürler sunuyorum.
Arkadaşlar şu günlerde ikinci el, az yakacak, fazla sorun çıkarmayacak bir araba arıyorum(bütçe 3000tl) 86 model brodwey gtd orjinal fransız yapımı dizel bir araba var araç 85.ooo de, görüşlerinizi bekliyorum... Öğrenciyim, günlük en az 35 km yolum var, çok sorun çıkarırmı??? Ve yakıtı nedir bu arabaların? Araç 1400 motor, 80 beygir... Bunu siz dizelcilere sormak istedim, ilginize teşekkürler...
_____________________________
Ya olduğun gibi görün, yada gözüme hiç görünme... Ben mevlana değilim adam ol öyle gel...
Arkadaşlar şu günlerde ikinci el, az yakacak, fazla sorun çıkarmayacak bir araba arıyorum(bütçe 3000tl) 86 model brodwey gtd orjinal fransız yapımı dizel bir araba var araç 85.ooo de, görüşlerinizi bekliyorum... Öğrenciyim, günlük en az 35 km yolum var, çok sorun çıkarırmı??? Ve yakıtı nedir bu arabaların? Araç 1400 motor, 80 beygir... Bunu siz dizelcilere sormak istedim, ilginize teşekkürler...
Düşündüğünüz araç eski nesil bir araç,3000 tl,ye alacağınız dizel bir araç sizi üzecektir diye düşünüyorum.Ancak ben dizel motordan anlarım ve ufak tefek tamirini yaparım diyorsanız iş başka.
Düşündüğünüz araç eski nesil bir araç,3000 tl,ye alacağınız dizel bir araç sizi üzecektir diye düşünüyorum.Ancak ben dizel motordan anlarım ve ufak tefek tamirini yaparım diyorsanız iş başka.
[/quote]
Ne gibi sorunları olur acaba? motor bakımından? Öğrenci olduğum için çok arıza çıkarması hoş olmaz... Öneriniz nedir?
_____________________________
Ya olduğun gibi görün, yada gözüme hiç görünme... Ben mevlana değilim adam ol öyle gel...
Düşündüğünüz araç eski nesil bir araç,3000 tl,ye alacağınız dizel bir araç sizi üzecektir diye düşünüyorum.Ancak ben dizel motordan anlarım ve ufak tefek tamirini yaparım diyorsanız iş başka.
Ne gibi sorunları olur acaba? motor bakımından? Öğrenci olduğum için çok arıza çıkarması hoş olmaz... Öneriniz nedir?
Öncelikle aracı iyi bir dizel motor ustasına götürüp gösterin,o size araçtaki sorunları ve çıkaracağı masrafı daha güzel listeler.Sonuçta 3000 tl.ye alınacak dizel araç,insanı çok düşündürüyor,öğrencisiniz bir de iyi düşünün derim.
Aramıza yeni katılan arkadaşımız,hoş geldiniz listeye ekledim.
@vezir üstadım bu vites küçülterek yaptığımız motor frenleme konusunda bir sorum olacak.Ne kadar doğrudur bilinmez ama duyduğum kadarıyla dizel araçların bu şekilde motor frenleme de zarar gördükleri,birden yüksek devire çıkmalarının sakıncalı olduğu doğrultusunda.Bu konuda bizleri aydınlatırsanız sevinirim.
dizel motorlar vites küçültrek yaptırdığımız işlem esnasında zarar gördükleri konusunda bende sıkça yazılar görüyorum. Doğruluk payı vardır. Motor kompresyonu olarak yüksek devirlere çıkamayan bir dizel aracı drudrumak için yapmş olduğumuz vites küçültme esasında gaza basmadığımız için turbonun yıpranma mevzusu yoktur. unutmayalım ki turbo GAZA YÜKLENİLDİĞİNDE perfromans sergiler. İkinci nokta yakıt pompası konusunu incelersek , yakıt pompası da ancak yakıt püskürtürken gazı tiplediğimizde zorlanma gösterir. İki tane büyük masraf çıkarabilecek şey ibir kenara koyarsak peki zara gören nedir gibi bir alt soru çıkar ki burasını inclemek gerekir. Unutmayalım ki dizel araçlar yüksek sıkıştırma oranı ile çalışırlar .Benzinli 8-10 arası bir sıkıştırma oranı varken dizelde 18 -20 gibi (her araç katalouna bakarak görebilir. ) neredeyse 2 katı fazla sıkıştırma vardır. Bununsonucunda kompresyon yaptırmaya çalıştığımız motorda da yine benzer şekilde sıkıştırma yapılması mecburidir. Peki farkı nerededir.
Vites küçülterek fren yaptğınmızda hepimizin bildiği üzere bir yakıt kesme olayı vardır . Yakıtı verilşmeyen sistem için hava alınarakyüksek mertebede sıkıştırılmakta ve sıkışan hava ısınnarak eksozdan atılmaktadır. Termodinamik bilen ler p-v digramlarına baktıklarında uzun bir eğri göreceklerdir. Bu yapılacak işin bir nevi gösgergesidir(teknik kısaımlara girmek istemiyorum ) yani siz bir fren yani tersinir ivmelenme yapacaksınız ve bunun için iş tyapmanız gerekmektedir. Ama devir yapamıyorsunuz tasarım buna izin vermiyor .işte bu noktada krank üzerine büyük bir yük transfer etmiş oluyorsunuz. Krank çok dayanıklı bir tasarım sonucu luşan metarülüjik yapısı olan çok ser ama aynı zamanda kırılgan bir maknizmadır. Basittir yalındır çok sert yüzey ivardır ama elinize alıp da yere bıraksanız çat diye 2 kırılabilir. Cam kadar olmasa bile oldukça kırılgandır. darbelere karşı zaafı vardır. bunu engellemek için üretim esnasında türlü hokkabazlıklar ile malzeme üzerinde bir kedinin fareyle oyadığı gibi oynarlar malzeme mühendisliğ okumuş olanlar bu kısmı daha iyi anlatabilirler. Sert ve aşınmaz yüzeyi olan krankı çok yüksek devirlere çıkarsanız da birşey olmaz ama üzerine dikey yükverip de zorlarsanız kırılma eğilimi taşır buna kılcal çatlaklar üzerinden dr,nlemesine inen bir çatlak neden olur .Demek ki motora sert kompresyon yaptırdığınızda yüksek devir değil ama yüksek ve ani kuvvet verilmesi mazlemnin yorulmasına neden olmaktadır. Eğer sıkıştırma oranı düşük olsa bu kuvvet yarısı kadar az olurdu .işte bu nedenledir ki mesela arcı rölantide vey abiraz üstünde bile istemeden stop ettirseniz toook diye aşırı kötü bir ses çıkar . Bu sizin krank üzerine küçük bir imzanız olacaktır. Bu tür durumlardan mümkünolduğunca kaçınmak gerekir çünkü tersinir kuvvetler piston ve krank üzerinde zıt yönlü kuvvetler ayrılığı ve toplamı ile ani sok dalgaları şeklinde darbe yaparlar. konu oldukça deirndir ama yüksek sıkıştırmanın artı yönleri kadar da eksi yönleri mevcutttur. En büyük eksi yönü krank ve biyel kolu üzerine düşen yüklerin katlanmasıdır ki zaten metal yorulmasının en büyük nedenlerinden birisi kontrol edilemeyen yüklerin sayısı ile ilişkidir.
konuyu belki sadece duyanlar ama zihinlerinde canlandıramayanlar için bir animasyon koymak isterim. Biz okurken bu tür şeyler yoktu şimdi çok büyük kolaylık kırk saat anlatmak yerine bir link konuyu çok basit şekilde aktarıyor.
hocam, sonucunda iş yapılan sistemlerde bir organın yükünü hafifletmek için bu yükü bir başka organa vermekten başka çare yok. sanırım burda en mantıklı bu yükleri diğer organlara veya seçeneklere kaydırırken kalıcı ve zor hasarlara meydan vermemek.
peki hocam bu işin orta yolu nedir? kompresyon olacaksa ki rampaları inme şartı dır, bunun bir devri varmıdır? kompresyon yapmanın ölçüsü nedir?
burada ani gelen yükler önem arz eder, yani kontrollü olrak artan devirin bir sakıncası olmayacaktır . Ani gaza sonuna kadar basmak veya aniden 2000 devirde inerken vitesi 2 veya birinciye almak deviri red line yapar. Bunu kulaklarınızı rahatsız eden mekanik titreşimi anlayarak da kestirmeniz mümkün , kompresyonu kullanmak sakıncalıdır gibi bir anlam çıkarmayınız .Bu işi ne kadar zamanda (saniye veya salise) ve ne kadar sıklıkla yaptığınıza bağlı . yokuş aşagı inerlen 3 vitese attınız ama yokuş dik devir yükseliyor ise bir sakıncası olmaz.çünkü yük devirin artışı arasında zaman faktörünün devreye girmesi krank ve diğer aktarma organları üzerinde yıpranma yapmaz ani yük değişimi araç için zararlı olandır. siz araç 2000 devir giderken bir anda yokuş aşagı frene basmayacağım diye birinci vitese atarsanız ki dizelde genelde viteslere girebilir benzinlide bunu isteseniz de zor yaparsınız garrrrç diye vites kutusu size dik dik bakar noyluyor usta diye , bu takdirde vites küçüğe atılımı demek torkun aşırı derecede yüksek şekşilde kranka transferinden başka birşey değildir. daha önce bahsetmiştim aracın kaldırılması için gereken tork aracın ürettiğinden fazladır diye. tersi durumu yaptığımızda devir aşırı yükselecek ama bu aracın ağırlığı krank üstüne motrda üretilmeyen ektra bir yük getirecektir. FAzladan gelen yük aracın o anki inmesi ve kinetikenerjisi dolayısı ile olmaktadır. halbuki aracı ilk kaldırırken potensiyel enerjisini artımaktayız bu ndenle sadece aracı ilk kaldırış için düşük hızda yaptığımız eylem ile yüksek süratte düşük vites trok arasında korkunç bir fark vardır bu nedenle zararlıdır. araç hızı düştükten sonra yapılan kompresyonların hiçbir zararı olmayacaktır bu tür ektrem yükler dizayner tarafından kaale alınmaktadır
ne demek , sanırım sorulara cevaplar anlaşılıyor diye umuyorum size göre cevaplar doyurucu oluyor mu , çok detaya inmeden açıklamaya çalışıyorum ama ince soru olursa mecburen derine dalış gerekebilir.
çok teşekkür hocam, ikinci açıklamanızla beraber konu iyice anlaşıldı. kompresyonda ölçüyü verdiniz hocam. birde tersini sormak isterim. rampa çıkarken devir ölçüsü varmıdır? rampa istenirse hemen hemen her vitesle çıkılabiliyor. tabi yüksek viteslerde devir, belkide tork devrinin çok üstüne getirilerek rampa çıkılıyor. bütün etkenleri düşünürşek hocam, rampaları düşük viitesle aheste çıkmak mı uygundur (2 veya 3 olabilir) ? veya tork devri üzerinde her vitesle çıkılabilirmi?
rampa tırmanızşlarında dizelde yapılan en büyük hatalardan birisi gereksiz yere turboyu maksimum kapasitede kullanmaktır.
bu nasıl olur şimdi farzedelim ki uzun bir yokuşu çıkmaya başladınız ama yolun ortalarında araba vites istemeye başladı ,altınızdaki tork canavarına olan gğveniniz ile bastınız gaza , ne olacakturbodalmaaya ve maksimum kapasitede desteğe başlayacak bu durumda hem fazla yakıt yakacaksınız çünkü gerekinden yüksek vitestesiniz hem de arasın tüm sistemlerini masimum sınırlarında kullanmışolacaksınız.
şunu aklınızda tutunuz , eğer dizel araç yokuş çıkarken doğru viteste olmaz ise siz belki yeterli tork üretebilirsiniz ama beygir gücü üretemezsiniz. bunun için devirin yükselmesi ve gaza orta derecede basılması gereklidir. işte elektrinikssitemler o yokuşu çıkamayacağınızı anladığında devirri düşürmeye doğal bir gereksinim olarka gidecektir. Siz de gaza basarak deviri belki 2000 altına düşürmeyecek ama trubonun zengin karşımı ile düşük devirde yüksek güç alarak kritik aralığı geçeceksiniz. Dikkatlerden kaçan gerrçek şudur . her devirde sabit bir güç üretilmez , si,zin gaza basmanız ve sistemlerin yanam verimi ile birlikte güç üretilmektedir. yanş 2500 devirde gaza yarım basarak üretitğiniz Hp değeri ile tam basarken ürettiğiniz aynı değildir . bu mutlak delta güç yani zamanı içeren güç artışı eğer yokuşun eğimindn geleni karşılarsa araç sabir devirde biraz hızlanarak yokuşu turmanır. Gaza az basarsanız bu sefer yolun eğimi ve araca kazandırdığınız poternsiyal enerji toplamı kadar sizden yakıt yakmanızı rica edecektir.
yapılması gereken nedir? yapılması gereken yokuşu gaza en az basacak dengede çıkmaya çalışmaktır. ama bu sınır çok değişkendir aracın ilk ivmesi yolun eğimi , yolun sürtünme katsayısı gibi birçeok parametreyi oturup kimse heseplamaz bunun yrine , yokuşu çıkarken bir alt vitese geçirerek ayağınızı aynı miktarda basmaya çalışmanız gerekir. bu acemiler için çok zor bir iştir çünkü her vites değişiminde ayağınızın gaza basma miktarını bilmenize olanak yoktuır sadece artık araçla kafayı bozanlar tam ne kadar bastığını bilebilirler. peki bu pratiği nasıl kazanacağız. eksi yanlarını görmezsek yapılcak şey bunun eğitimini ayagınıza kazandırana kadar gaza sabit basarken debrijaya hemn basıp bir alt vitese geçirmektir.bu süre zarfında sağ ayağınız aynı miktarda gaza basacağı için debrijaya bastığınız anda araç bağrımaya başlar işte aslında yokuş olmasa siz rolantide bu devitre çıkaracak kadar gaza basıyorsunuz demektir. Bir alt vitese geçirince bu bağıran motor anında üst noktadan biraz alta inecek ve yeni üst noktasını belirletyecektir ve yine düşmeye başlayacaktır bu noktasa 2000 üstünde 2200 civarının altına düşmemek gereklidir ki turbo devrede kalacak ve gaa mm kadar bassanız bile tepki verecektir. Bu anlattığım methodun tek sakıncası debriyaja basınca devirin bayağı artmasıdır bu devirin 4500-5000 bandını geçememesi uygun olanddır yoksa pompave başka sistemlere gereksiz bir iş yaptırmış oluruz. eskiden buna ara gaz derlerdi ama gaza ne kadar basacağını bilenler için hiç gerek yoktuır.
quote:
Orjinalden alıntı: cana-cana
çok teşekkür hocam, ikinci açıklamanızla beraber konu iyice anlaşıldı. kompresyonda ölçüyü verdiniz hocam. birde tersini sormak isterim. rampa çıkarken devir ölçüsü varmıdır? rampa istenirse hemen hemen her vitesle çıkılabiliyor. tabi yüksek viteslerde devir, belkide tork devrinin çok üstüne getirilerek rampa çıkılıyor. bütün etkenleri düşünürşek hocam, rampaları düşük viitesle aheste çıkmak mı uygundur (2 veya 3 olabilir) ? veya tork devri üzerinde her vitesle çıkılabilirmi?
ne demek , sanırım sorulara cevaplar anlaşılıyor diye umuyorum size göre cevaplar doyurucu oluyor mu , çok detaya inmeden açıklamaya çalışıyorum ama ince soru olursa mecburen derine dalış gerekebilir.
quote:
Orjinalden alıntı: ottoman24
@vezir üstadım teşekkürler.
Açıklamalar çok yeterli üstadım,tekrar teşekkürler.Bu açıklamaları mühendislik eğitimi almayan biz arkadaşlar çok rahat anlıyoruz.Bilgine.klavyene ve sabrına sağlık.
Bir arkadaş Hyundai servisine gitmiş oradan dizel araçların kullanım kılavuzu diye bir kılavuz getirmiş, kılavuzda yazan; aracınızı 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmayın diyor, gerçekten bende uzun kullanım süresi sonrası arabayı stop etmeden önce bekliyorum beklerken de arabanın dışına çıkıp sigara içiyorum ve bir sigarayı içerken 5 dakika falan zaman geçiyor ama bu esnada egzostan değişik tarifini yapamayacağım bir koku geliyor acaba Hyundai 'nin dediği gibi 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmamak mı gerekiyor? Fazla rölantide çalışan araba kurumlaşma yapar mı acaba bu koku ondan dolayı mı?
yazın araba olduğu yerde çok çalışınca, katalitik konvertör çok ısınır,park ettiğiniz yer otluk falan ise yangın çıkabilir, aşırı ısınması da katalitiğe zarar verebilir...sebep budur...
Bir arkadaş Hyundai servisine gitmiş oradan dizel araçların kullanım kılavuzu diye bir kılavuz getirmiş, kılavuzda yazan; aracınızı 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmayın diyor, gerçekten bende uzun kullanım süresi sonrası arabayı stop etmeden önce bekliyorum beklerken de arabanın dışına çıkıp sigara içiyorum ve bir sigarayı içerken 5 dakika falan zaman geçiyor ama bu esnada egzostan değişik tarifini yapamayacağım bir koku geliyor acaba Hyundai 'nin dediği gibi 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmamak mı gerekiyor? Fazla rölantide çalışan araba kurumlaşma yapar mı acaba bu koku ondan dolayı mı?
O kadar beklemene gerek yok.uzun yoldan geldiysen 1 dakika yeterde artar bile.amaç turbonun yağlanmasını sağlamak olduğuna göre bu süre yeter bile
Bir arkadaş Hyundai servisine gitmiş oradan dizel araçların kullanım kılavuzu diye bir kılavuz getirmiş, kılavuzda yazan; aracınızı 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmayın diyor, gerçekten bende uzun kullanım süresi sonrası arabayı stop etmeden önce bekliyorum beklerken de arabanın dışına çıkıp sigara içiyorum ve bir sigarayı içerken 5 dakika falan zaman geçiyor ama bu esnada egzostan değişik tarifini yapamayacağım bir koku geliyor acaba Hyundai 'nin dediği gibi 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmamak mı gerekiyor? Fazla rölantide çalışan araba kurumlaşma yapar mı acaba bu koku ondan dolayı mı?
O gelen koku yakıt kokusu diye biliyorum.Bulunduğum ilde kışın hava sıcaklığının -20 lere kadar düştüğü olur,böyle zamanlarda aracı harekete geçirmeden önce 5 ile 10 dk arası bulunduğu yerde çalıştırırım,en azından yağ pompasının sesi kesilene kadar,uzun yoldan geldiğimde 3-5 dakika rolantide bekletirim ve denemelerime göre bu şekilde araç çok daha sarsıntısız stop etmekte.Firmalar genel olarak yakıt ekonomisi için aracın rolantide fazla çalışmaması gerektiğini belirtiyorlar,bu konuda eminim bize en iyi cevabı @vezir ve @O.B.K. üstadlarımız verecektir.
sorunuzu tam olarak cevaplayabilmem için aracın rölantideki çalışma durumunun sabah motor soğukken mi yoksa sıcak motorla evinize geldiğinde stop ettirmeden önce bekleme süresi mi olduğunu belirtmeniz gerekiyor. İkisi çok farklı şeyler
quote:
Orjinalden alıntı: cengizsahin1971
Bir arkadaş Hyundai servisine gitmiş oradan dizel araçların kullanım kılavuzu diye bir kılavuz getirmiş, kılavuzda yazan; aracınızı 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmayın diyor, gerçekten bende uzun kullanım süresi sonrası arabayı stop etmeden önce bekliyorum beklerken de arabanın dışına çıkıp sigara içiyorum ve bir sigarayı içerken 5 dakika falan zaman geçiyor ama bu esnada egzostan değişik tarifini yapamayacağım bir koku geliyor acaba Hyundai 'nin dediği gibi 3 dakikadan fazla rölantide çalıştırmamak mı gerekiyor? Fazla rölantide çalışan araba kurumlaşma yapar mı acaba bu koku ondan dolayı mı?
hocam aslında benzer soruyu bir soruyla bitişik olarak sormuştum. siz yüksek devirde turbo-yağlanma durumunu anlatmıştınız. fakat uzun süre rolenti de çalıştırılmamalı ya yorum yapmadığınız için ben bir behis olmadığını çıkarmıştım. konunun her iki şeklinide sabah soğukken ve nmotor sıcakken rolenti süresi neden uzun olmalı veya olmamalıdır?
önceki anlattıklarınızı tekrar gözden geçirdim hocam. bayağı sohbet etmişiz hocam. şimdi nerden ne sorsam diye soru arıyorum.
quote:
Orjinalden alıntı: vezir
sorunuzu tam olarak cevaplayabilmem için aracın rölantideki çalışma durumunun sabah motor soğukken mi yoksa sıcak motorla evinize geldiğinde stop ettirmeden önce bekleme süresi mi olduğunu belirtmeniz gerekiyor. İkisi çok farklı şeyler
konunun her iki şeklinide sabah soğukken ve nmotor sıcakken rolenti süresi neden uzun olmalı veya olmamalıdır?
sabahları motor soğukken raölantide çalışma süresinin 2-3 dakika tutulması gerektiğine inanıyorum ve savunuyorum.Gerçi birçok araç klavuzunda hemen çalıştırıp yolda ısıtılması konusunda açıklamalar mevzu olsa da ben burada aracın ısıtılması ile ilgili değil ama yağın belirli bir seviyede ısınması gerektinin altını çizmek isterim.Özellikle soğuk havalarda eksi 10 15 gibi değerlerie düşüldüğünde yağlarınızı tam sentetik kullansanız bile viskosite olarak artı 20-30 derecedekine göre bayağı değerler büyük olmaktadır. farzedelimki 5w30 yağınız var ve -20 derecede 3000 cst viskosite varsa bu yağı siz +20 dereceye ısıtırsanız anında değer çok ciddi olarak düşecektir belki 200 gibi (bakmak lazım9 işte bu noktada turbonun yağlanması için yağın belirli bir incelikte olması gerekmektedir ki arıza çıkarmasın sabah 2-3 dakika ıstmanın hiçbir zararı olmaz belki maddi birkaç kuruş dizel yakarsınız o kadar. tabii kibu koşullar dış hava sıcaklığı 15-20 derecenin üstüne çıkınca gereksiz bir durum oluşturur. çünk übu hava sıcaklığında arabanızdaki beklemiş yağ da aynı sıcaklıkta olacağı için viskosite olarak istediğimiz seviyeye düşmüştür. Bu nedenle dış hava sıcaklığına bağlı olarak aracın rölantide ısıtılıp ısıtılmayacağına ve rölanri süresiniise kendi tecrübelerinize göre bir sürede ttulmasını öneriyorum.
Araç stop edilirken raölantide 1 dakikayı aşmayacak şekilde çalıştırılması konusunu uzun uzun turbo başlıklarında göreceksiniz. Bu konu ayrıca araç kataloglarında da yazmaktadır. aslında sürenin uzunluğu veya kısalığı tamamen turboyu ne kadar süre ve hangi performasnta kullandığınız ie alakalıdır. uzun yolda 120-130 km ile uzun bir gidilmiş ise dinlenmek için park yerine çektiğinizde belki bu süreyi 2 dakikaya taşımak gerekebilir ,hele dış hava sıcaklığı aşırı yüksek ve neml iise aynen antalya sahilleri gibi buraqda bir yere gitmişseniz uzun yol artı dışarısı sıcak ilk önce arabnın fanının ssusması için gereken süreyi bekleyeceksiniz üzerine artı 1 dakikayı aşmayacak şekilde turbonun soğuması için beklemeniz gerekmektedir. İşte bu koşulu abartıp süreyi aşırı uzatırsanız dışarısı sıcak olduğu için fan tekrar devreye girebilir ki bu nokta beklenmemesi gereken ve öncesinde aracın stop ettirilmesigereken noktadır. Unutmayın aracın fanı çalışıyorsa ,
araç suyu aşırı ısınmıştır
demek ki yağ da aşırı sıcaktır
motordaki yağ sıcak ise
turbonun içindeki yağın sıcaklaığı da yüksektir,
turbonun içindeki yağın sıcaklığı yüksek ise yağın viskositesi düşüktür ,
düşük viskositeli yağ yağlama işlevini yerine getirmekte zorlanır yağ filmi kopabilir.
yağ filmi koparsa tubonun dönmesi bitmemiş ise yani beklenmemiş ise mekanik sürtünme olur.
devir yüksek ise bu sürtünme esnasında milde mikron mertebesinde aşınma olur.
bu durum devamlı tekrarlanmışsa turbo mili aşınır ve iz şeklinde üzerinde oluk olur
mil çizilmiş ise yüksek devirlere çıkınca turbo yataklarından yağ kaçırmaya başlar.
işte sonuç olark turbo yağ sızdırıyorsa nedenini sorgulamak için silsileyi iyi izlemek gereklidir.
Vezir hocam, önceki forumlarda sormuştum sizede sormak isterim. turbo montaj-demontajın da söküp takma işlemi esnasında ustanın yapacağı ölçme-ayar işi varmıdır, özellikle montaj-demontajda nelere dikkat edilmelidir? yani turbonun sökülüp takılması çok hassas bir işmidir?
Vezir hocam, önceki forumlarda sormuştum sizede sormak isterim. turbo montaj-demontajın da söküp takma işlemi esnasında ustanın yapacağı ölçme-ayar işi varmıdır, özellikle montaj-demontajda nelere dikkat edilmelidir? yani turbonun sökülüp takılması çok hassas bir işmidir?
çok hasas bir değildir ama dikkat edilmesi gerekenler illaki vardır ilk aklıma gelen turbo balanslaması gerekmektedir. çok yüksek devir döndüğü için en ufak bir balans hatası mili ve yatakları anında dağıtır . balanslamsıtam ise ciddi birşey olmayacaktır.
Genelde sıcak motorla eve geldiğinde stop ettirmeden önceki bekleme süresi içinde fazla beklediğim zaman tarif edemeyeceğim bir koku egzostan geliyor acaba rölantide fazla beklediğim için mi, ilk çalıştırınca zaten dışarı çıkıp beklemiyorum, arabanın içinde bekliyorum ve biraz sonra hareket ediyorum , sayın vezir ve obk bu farkı çok merak ettim doğrusu teşekkürler.
hocam forumda bu konuyu sorduğumda turbo sistemi boruları dahil montaj/demontajı çok hassas yapılmalı diye telkin almıştım. orda hemen acaba ustanın yaptığı bir ayar ve bir ölçü gerektiren bir işçilikmi var diye aklıma takılmıştı. aracımda iyice bakmadım hocam fakat forumlarda turbo hortumu yağ kaçırıyor diye arızadan bahsedenler var. hortumum yağ kaçırması basit bir sızıntımıdır yoksa turbo içinde bir aksaklığın habercisimidir?
quote:
Orjinalden alıntı: vezir
çok hasas bir değildir ama dikkat edilmesi gerekenler illaki vardır ilk aklıma gelen turbo balanslaması gerekmektedir. çok yüksek devir döndüğü için en ufak bir balans hatası mili ve yatakları anında dağıtır . balanslamsıtam ise ciddi birşey olmayacaktır.
bir aksaklığın habercisi olabilir. Yağ sızmaması için turbo mili ve yatağı çok hasas şekilde tolerans verilmekteir. boşluk yoktur. eğer yağ sızıntısı varsa yağın incelmesi gerekir. Bunun için hareretin yükselmesi gerekir , demekki turbonun içinde harereti yükselten bir olay vuku bulmuştur ki yağ sızıntısı olmaktadır diye düşündürüyor.
quote:
Orjinalden alıntı: cana-cana
hocam forumda bu konuyu sorduğumda turbo sistemi boruları dahil montaj/demontajı çok hassas yapılmalı diye telkin almıştım. orda hemen acaba ustanın yaptığı bir ayar ve bir ölçü gerektiren bir işçilikmi var diye aklıma takılmıştı. aracımda iyice bakmadım hocam fakat forumlarda turbo hortumu yağ kaçırıyor diye arızadan bahsedenler var. hortumum yağ kaçırması basit bir sızıntımıdır yoksa turbo içinde bir aksaklığın habercisimidir?
quote:
Orjinalden alıntı: vezir
çok hasas bir değildir ama dikkat edilmesi gerekenler illaki vardır ilk aklıma gelen turbo balanslaması gerekmektedir. çok yüksek devir döndüğü için en ufak bir balans hatası mili ve yatakları anında dağıtır . balanslamsıtam ise ciddi birşey olmayacaktır.
eksozu temiz bir beyaz kağt peçete ile zorlamadan kapatın , eğer peçedete yağ izi varsa ayrı bir sorundur. sonrası koklayın ,yakıtın tam yanmamasından dolayı olan kokular kendini belli eder. Mesela ben opetin eurodizelinin yanma esnasında çok değişikbir koku bıraktığını tespit etmiştim. Hatta, kapalı yerde aracı çalıştırınca bu koku kendisini daha da iyi belli ediyor.
Yakıtı farklı firmadan alınca koku kesildi. yani içine ne katılıyorsa artık kimyadan iyi anlayan birine danışmak lazım.
quote:
Orjinalden alıntı: cengizsahin1971
Genelde sıcak motorla eve geldiğinde stop ettirmeden önceki bekleme süresi içinde fazla beklediğim zaman tarif edemeyeceğim bir koku egzostan geliyor acaba rölantide fazla beklediğim için mi, ilk çalıştırınca zaten dışarı çıkıp beklemiyorum, arabanın içinde bekliyorum ve biraz sonra hareket ediyorum , sayın vezir ve obk bu farkı çok merak ettim doğrusu teşekkürler.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi vezir -- 15 Nisan 2009; 15:56:53 >
eksozu temiz bir beyaz kağt peçete ile zorlamadan kapatın , eğer peçedete yağ izi varsa ayrı bir sorundur. sonrası koklayın ,yakıtın tam yanmamasından dolayı olan kokular kendini belli eder. Mesela ben opetin eurodizelinin yanma esnasında çok değişikbir koku bıraktığını tespit etmiştim. Hatta, kapalı yerde aracı çalıştırınca bu koku kendisini daha da iyi belli ediyor.
Yakıtı farklı firmadan alınca koku kesildi. yani içine ne katılıyorsa artık kimyadan iyi anlayan birine danışmak lazım.
quote:
Orjinalden alıntı: cengizsahin1971
Genelde sıcak motorla eve geldiğinde stop ettirmeden önceki bekleme süresi içinde fazla beklediğim zaman tarif edemeyeceğim bir koku egzostan geliyor acaba rölantide fazla beklediğim için mi, ilk çalıştırınca zaten dışarı çıkıp beklemiyorum, arabanın içinde bekliyorum ve biraz sonra hareket ediyorum , sayın vezir ve obk bu farkı çok merak ettim doğrusu teşekkürler.
Doğru üstad opet ve total den yakıt alınca bende kokuyu fark ediyorum.Bunun bir zararı olurmu acaba?
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ARANIZDA OLMAK GÜZEL BU ARADA SİZE BİR SUALİM OLACAK BEN YAKITIMI HEP SHELDEN ALIYORUM EURO DİZEL BU İSTASYON HAKKINDA Kİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR..
yani neden koku oluyor ,sanki atık yağ yemekkokusu gibi seyler geliyor aklıma ,opet yapmaz diyorum.Biodizelde benzer kokular var sonuçta koku bir kimyasal ve dizel de bir yağdır. Aynen ayçiçek veya zeytinyağı gibi ama organik yapıları farklı bu yüzden sülfür oluyor içinde toprak altında kalmış olmasa temiz olur. Konu için yapacağım yorumlar kötümser olabileceği ve bir temele dayanmayacağı için yazmak istemiyorum ama performans artırıcı katkılar yüzünden olma olasılığı vardır. Çünkü opet yakıtı gerçekten az yakıyor , defalarca denedim özellikle cruise kontrol açıkken uzun km yapınca yakıt ortalaması daha düşük görünüyor. gerçeğini tam ölçemiyorum ,çünkü eğer yakıt sayacına az göstertiyor ise viskosite ile alakalı bir olaydır, daha kalın olmalı ki az yaktırıyor ama bu iyi olduğu anlamına gelmez. çünkü nasıl bir yağ ne kadar çok rafineri edilirse temiz olur ise, bir dizel de ne kadar çok rafineri edilirse o kadar temiz ve motor için iyi bir yakıt olur. temiz yakıt ise motorda daha az ses yaptırıyor, kulak bunu duyuyor ,burun hissediyor ,ama ölçümde birşey yakalamak için çok kafayı takmak gerek.
Sonuç itibarıyla tüm mazotlar aynı rafineriden geliyor ancak sonradan eklenen katkılar farkı koyuyor. Ben PO 10ppm lik yakıtını denedim gerçekten iyi bir petrol istasyonundan alabilirseniz süper yakıt, ses yok , yumuşak geçişler iyi. ama çok yakıyor melet , emin olsam hep onu kullanacağım en azından 10 ppm olduğu için uzun vadede motoru temiz tutar. Unutmayın ne kadar çok katkı , uzun vadede o kadar zarar demektir.
quote:
Orjinalden alıntı: ottoman24
quote:
Orjinalden alıntı: vezir
eksozu temiz bir beyaz kağt peçete ile zorlamadan kapatın , eğer peçedete yağ izi varsa ayrı bir sorundur. sonrası koklayın ,yakıtın tam yanmamasından dolayı olan kokular kendini belli eder. Mesela ben opetin eurodizelinin yanma esnasında çok değişikbir koku bıraktığını tespit etmiştim. Hatta, kapalı yerde aracı çalıştırınca bu koku kendisini daha da iyi belli ediyor.
Yakıtı farklı firmadan alınca koku kesildi. yani içine ne katılıyorsa artık kimyadan iyi anlayan birine danışmak lazım.
quote:
Orjinalden alıntı: cengizsahin1971
Genelde sıcak motorla eve geldiğinde stop ettirmeden önceki bekleme süresi içinde fazla beklediğim zaman tarif edemeyeceğim bir koku egzostan geliyor acaba rölantide fazla beklediğim için mi, ilk çalıştırınca zaten dışarı çıkıp beklemiyorum, arabanın içinde bekliyorum ve biraz sonra hareket ediyorum , sayın vezir ve obk bu farkı çok merak ettim doğrusu teşekkürler.
Doğru üstad opet ve total den yakıt alınca bende kokuyu fark ediyorum.Bunun bir zararı olurmu acaba?
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi vezir -- 16 Nisan 2009; 9:04:01 >