- x
    Bunlarla Giriş Yapın: Facebook Google+ Twitter DH Giriş:
    ?
  • Hatırla
  • Yeni Kayıt
Diyojen Kimdir?
6 Cevap20699 Görüntüleme
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Linkli Mesajlar Yazdır
Sayfa: [1]
Giriş
Mesaj


2342 Mesaj
5 Şubat 2009; 20:43:09 

Diogenes (MÖ 413-324)

M.Ö. 411, 412 veya 413 yılında, Sinop'ta dünyaya geldiği bilinen tarihte Sinoplu Diogenes(Diyojen) diye ün yapan bu Kinik filozof, asıl mesleği kuyumculuk olan ve parayı çok sevdiği için kalp para basan bir kalpazanın oğludur. Babası kalp para bastığı için Sinop'tan sürülmüş, baba oğul Atina'ya gelip yerleşmişlerdir.

Diogenes, Atina'da umduğunu bulamamıştır. Babası ile birlikte çok sıkıntı çekmiş, sefalet içinde yaşamıştır. Antishene'i tanımadan önceki hayati sefalettir, açlık, rezillik ve korkunç sıkıntılarla ilgili günlerin anıları içindedir; dostsuz, arkadaşsız ve himayesiz kalan bu kişi farelere imrenecek kadar yokluklar içinde kalmış, bir gün yiyecek bulmak için koşturan bir fareyi görünce: " Hele bak bu hayvan Atinalıların mutfağına girmeyi biliyor da ben onların sofralarına oturamamak talihsizliğindeyim" diye bağırmıştır. Ve o andan itibaren hayvanların yaşamını doğaya daha uygun bularak onların yaşamına özenmiştir. Bu arada Antisthene'in doğaya uygun yaşama çağrısını işitmiş ve ona koşmuştur. Bu inatçı adamın inadı ve ısrarına dayanamayan Antisthene yeminini bozmuş ve yeniden öğretmenliğe başlayarak Diogenes'i yetiştirmiştir.

Diyojen bir sürgündü, kötü bir suçla suçlanmış bir adamın oğlu idi, her yerde ve herkes tarafından itilmiş, terzil edilmiş, hakaret ve istihkarla karsılaşmış; sefaletin her çeşidini tatmıştır. Onda güçlü bir irade, kararlılık ve cesaret vardı. Üstelik çok iyi konuşuyordu, üstün ve pırıl pırıl bir zekaya sahipti. Bütün bunlar Antishene'in bu öğrencisine kendi felsefe ve öğretisini telkin, onu eğitmek için yeterlidir.

Özel hayatında fakirlikten başka bir şey yoktu. Çok zaman kirli ve pis elbisesi ile ayrıca köpek derisine benzeyen mantosu ile dolaşır, geceleri heykel diplerinde ve sokak köşelerinde yatardı. Bir keşkülü, bir fıçısı ve bir sopası vardı. Fıçının içinde yasaması herkesi şaşırtıyor, kendisine sual soranlara da köpek olduğunu söylüyordu. Fıçısından başka bir de çanağı vardı, başka eşya kullanmıyordu. Fakat bir gün bir çeşme başında avucu ile su içen bir çocuğu görünce, elindeki masrafa çanağı kırıp attı ve "Bu çocuk bana fazladan eşyam olduğunu öğretti" diye söylene söylene uzaklaştı.

Diyojen aşırı gururlu bir insandı ve herkesi küçümserdi. (!) Sıradan insanlardan nefret eder ve hepsini o derece küçük görürdü ki, bir öğle vakti elinde fener "bir adam arıyorum" diye bağırarak Atina sokaklarında dolaşmış, böylece Atina'da adam görmediğini anlatmak istemiş. Her şeye rağmen Atina'da sayılan bir insandı, krallar bile onun ilmine, zekasına ve kişiliğine hürmet ederlerdi. Corinth'e gelen Büyük İskender, Diyojen'i ziyaret etti ve bir dileği olup olmadığını sordu. O ise bu soruya "Evet var, gölge etme başka ihsan istemem." yanıtını verdi.

Kış günleri çıplak ayaklarla karlar üzerinde dolaşır, donmuş heykelleri kucaklar, vücuduna zulüm ederdi. Eflatun (Plato), ona Çılgın Sokrat (Sokrates) derdi. Servet ve varlık düşmanı idi ve bunların erdeme (ahlakin övdüğü iyilikçilik, acıma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin adi, fazilet - virtue) ters düştüğünü iddia ederdi. Zamanın felsefe (madde ve yaşamayı ve bunların dünya, toplum, ruh gibi türlü belirtilerini neden, ilke, amaç bakımından inceleyen zihin çalışması ve bu çalışmanın verimi. 2. Görüş, düşünce sistemi - philosophy) okullarına da dokunmaktan çekinmeyen çekinmeyen bir tabiata sahipti. Günün hatiplerine "zamanın uşakları" tabirini uygun görür, Eflatun'un öğretimine "zaman kaybettirme" derdi. Eflatun ona "Çılgın Sokrat" demiştir. Servet ve varlık düşmanı olan Diogenes bunların erdeme ters düştüğünü iddia etmiştir. O'nun felsefesine göre iki disiplin vardır.
1-Ruh disiplini, 2-Beden disiplini.

Çok güzel konuşan, üstün zekası ile herkesi etkileyebilen bu ünlü Kinik filozof bütün gariplik ve anormal hal ve tavırlarına rağmen saygı görmüş, ölümünden sonra Onun adına Korintoslular bir sütun, Sinoplular da bir heykelini dikmişler, adını ve anısını yaşatmışlardır.

Diyojen, MÖ. 324 yılında Korintkos'ta ölmüş.

Diyojen'in Felsefesi(Kinizm):

Diyojen, İnsan için iki disiplin kabul ediyordu:
1- Ruh disiplini,
2- Beden disiplini.

Ona göre beden disiplini jimnastikle elde edilebilirdi. Ruh ise ancak erdem ile gelişebilirdi. Erdemin ne olduğunu araştırmış onun doğaya uygun yaşamak olduğunu bulmuştu. Yani bir insanin erdemli olabilmesi için doğaya uygun yaşaması gerekmekte idi. Bu ise olabildiğince arzu ve ihtiyaçları azaltmak, hatta kaldırmaktan ibarettir. Bu nedenle refah, nezaket, güzel sanatlar ve bilim cezalanmaları gereken fazlalıklardır; zenginlik, asalet, onur iğrenilecek şeylerdir. Din ve kanunlar politikanın icatlarıdır. Evlenme, mülkiyet kaldırılması gereken fazlalıklardır. Zira doğa hükümetinde her şey ortaklaşadır. Servet, kadınlar, çocuklar, hepside öyleliktir.

Diyojen'den Sözler

- Gök aleminden söz eden bir adama:
"Gökten ne zaman geldin?" diye sorarak ancak görülebilen ve mevcut şeylerden söz edilebileceğini, bunun dışında hiçbir hakikatten bahsedilemeyeceğini kanıtlamak ister.

- Kendisinin vaktiyle kalpazanlıkla uğraştığını hatırlatanlara:
"Evet, bir zamanlar sizlere benzemem lazım gelmişti. Fakat şimdi, siz benim olduğum hale asla gelemezsiniz." diye cevap vermiştir.

- Atina'da bir okula girdiği zaman, orada öğrencilerden başka birçok heykellerde gördüğünde, öğretmene dönerek: "Oto, Tanrıları da sayarsak epey öğrenciniz var." der.

-Fakirliğine dokundurmak isteyen birine: "Zengin olunursa istenildiği zaman, fakirlikte ise güç yettiği zaman." yanıtını verir.

- Kendisini iyi döşenmiş bir eve götüren bir adam "Bir daha yerlere tükürmemesini" tembihlemeye kalkınca Diyojen derhal adamın yüzüne tükürmüş ve "Buradan daha kirli bir yer bulamadım." yanıtını vermiştir.

Diyojen'e, "Hayvanlardan en şiddetli ısıran hangisidir?" diye sordular. "Vahşi hayvanlardan, insanın gıyabından konuşanlar; ehli hayvanlardan ise, dalkavuklar,"diye cevap verdi.



_____________________________

Ayakları bakımlı kadınlar ile, ayakları bakımsız kadınların dünyası çatışmada...


2574 Mesaj
6 Şubat 2009; 3:33:39 

Başbakan, romen diyojenle karıştırmış.


_____________________________


Kadir Has Üniversitesi DH Topluluğu

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi -Yönetim Bilişim Sistemleri


 
2274 Mesaj
6 Şubat 2009; 16:00:42 

gereksizin teki bence. felsefi açıdan. yoksa her insan gereklidir. bknz: kaos teorisi..


_____________________________

kutu kutu vazelinler...


2342 Mesaj
6 Şubat 2009; 22:07:32 


quote:

Orjinalden alıntı: demonchild

gereksizin teki bence. felsefi açıdan. yoksa her insan gereklidir. bknz: kaos teorisi..


Benim görüşüme göre hiçte öyle biri değildir.Öyle biri olmamasnın bir nedenide eliyle su içen birini gördüğünde elindeki su kabının fazla olduğunu söyleyip kırmasıdır.Diyojen herkesin kendisine gerekli olan eşyalara sahip olmasını belirtmektedir burada yani günümüzdeki gibi saçma tüketim toplumuna karşıdır.Diyojen bu yüzden ve benzer sebeplerden dolayı önemli bir kişiliktir.


_____________________________

Ayakları bakımlı kadınlar ile, ayakları bakımsız kadınların dünyası çatışmada...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
7 Şubat 2009; 0:36:17 

diyojen diye birisini ilk kez duyuyorum ve paylaşımın çok güzel olmuş


1856 Mesaj
7 Şubat 2009; 9:15:20 

iyi giyimli zengin grünen kilolu bi adam bir gün dar bi sokakta diyojenle karşılaşmış....
ikisinden birinin yan durup diğerine yol vermesi gerekiyormuş geçebilmeleri için...
zengin adam diyojeni aşağılayarak senin gibi bir çapulcuya asla yol vermem diyip diyojenin üstüne yürümüş...

diyojenda gayet sakin ben veririm diyerek kenara çekilmiş ve adamın geçmesini sağlamış..:)


_____________________________

Yapayalnız yürüdüğümüz sonsuzluk yolculuğunda kendimize ömrümüzün hangi saniyelerinin kaldığını sayıyoruz hayatımız işgal edilmiş,onurumuz ele geçirilmiş,organlarımız paylaşılmıştır,ruhumuz kıyma makinesinden geçirilmiş,herbir parçası değersiz oyunun lokması olmuştur...


 
2274 Mesaj
7 Şubat 2009; 23:07:30 


quote:

Orjinalden alıntı: destroyer39




Benim görüşüme göre hiçte öyle biri değildir.Öyle biri olmamasnın bir nedenide eliyle su içen birini gördüğünde elindeki su kabının fazla olduğunu söyleyip kırmasıdır.Diyojen herkesin kendisine gerekli olan eşyalara sahip olmasını belirtmektedir burada yani günümüzdeki gibi saçma tüketim toplumuna karşıdır.Diyojen bu yüzden ve benzer sebeplerden dolayı önemli bir kişiliktir.


felsefi açıdan dediğim için cevap teşkil etmez dediğin bana. boşuna alıntılamışsın. bana "sade yaşam felsefesi" felan deme sakın

"yazıyı yazarken sağdan 30 derecelik eğimle oturma felsefesi"ne kadar uzar yoksa.

Birde ortaokul kitaplarındaki gibi son cümlen, önemlidir değildir o değilde; ahlaki açıdan iyidir vs. ona lafım olmadı zaten.

not: o kap üretildi de..


_____________________________

kutu kutu vazelinler...
Sayfa:   [1]
Sayfa: [1]
Foruma Git
Bölümde Ara
Başa Dön


 

 



Forum Software powered by ASP Playground Advanced Edition 2.3
Copyright © 2000 - 2006 ASPPlayground.NET

Bu sayfanın mobil sürümü / tablet sürümü / mini sürümü.



0.281