- x
    Bunlarla Giriş Yapın: Facebook Google+ Twitter DH Giriş:
    ?
  • Hatırla
  • Yeni Kayıt
Nuh'un gemisi Cudi Dağı'nda durmuştur.
502 Cevap160546 Görüntüleme6 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Linkli Mesajlar Yazdır
Sayfa: [1] 3 4 5 6 7 8 9      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


2298 Mesaj
15 Mayıs 2005; 23:46:14 

Nuh'un gemisi Cudi Dağı'nda durmuştu.

1.Cudi'de su baskını-su çekilmesi alametleri gözle görülür.
Zirvede dahi kabuklu deniz canlılarının fosilleri doludur.

2.Burada yapılan kazılarda kara sakız="zift" çıkmaktadır.
Zift ise, gemi kalafatlamasını bilen bir halkın üretimi olabilir.

3.Kur'ânda açıkça "Gemi Cudi'de durdu" denilmektedir.
(Hud suresi:44 ncü ayet)

4.Zirvede "semanin" adlı bir köy kalıntısı var.
Arapçada semanin=80 demek, Nuh'a inanan kişiler de bu kadardı.

5.Cudi, Gılgamış Destanı'nda tarif edilen Tufanın olduğu
Musul(Ninova)'nın kuzeyindedir ve destana uygundur.

6.Cudi'ye yakın Cizre'de Nuh'un yaklaşık 6 metre uzunluğunda mezarı var.
Nusaybinde de oğlu Sam'a izafe edilen bir mezar...

7.Nuh'un Gemisinin Ağrı'da durduğuna dair iddialar, Amerikan ve Ermeni
kaynaklı olup soğuk savaş yıllarında Edwin ALDRİN gibilerinin buradan Sovyetleri
gözetlemelerine ve Ermeni kültürünü hassaslaştırmaya dayalıdır.

8.Gemi, Ağrı gibi 5000 metrede dursaydı o yükseklikte yaşam sürmez(di).
Ancak Cudi'de halen de zirvede yaşam gayet doğal olarak sürdürülebilir.
Askerlerimiz aylarca kalabiliyor.


(c) Adnan TÜZÜN







< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi was -- 13 Haziran 2010; 11:57:12 >


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
15 Mayıs 2005; 23:55:33 

iyi de bu niye yanlış bilinmiş ki peki ağrı dağı ile bağıntı nerden geliyor...


5463 Mesaj
15 Mayıs 2005; 23:58:25 

Nuh'un gemisi diye bir şey bilimsel olarak kabul görüyor mu sanki?


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.

Uzaklaştırılmış
8 gün cezanın,
7 gün 16 sa. 8 dk. kadarı kaldı.
16 Mayıs 2005; 0:02:33 


quote:

Orjinalden alıntı: nakka

iyi de bu niye yanlış bilinmiş ki peki ağrı dağı ile bağıntı nerden geliyor...

Ararat diye geçiyorda ondan.


287 Mesaj
16 Mayıs 2005; 0:03:30 

Biraz açarmısın kaotika? Bilimsel olarak kabul görmek ne demek bu konuda?


1259 Mesaj
16 Mayıs 2005; 0:08:39 

ii ama Cudi zaten arapça dağ demek ,yani herhangi bir dağ olabilir , birde hz.Nuh'un sandukası 9 metre uzunluğunda


5463 Mesaj
16 Mayıs 2005; 0:11:09 


quote:

Orjinalden alıntı: processor

Biraz açarmısın kaotika? Bilimsel olarak kabul görmek ne demek bu konuda?


Yani tüm dünyayı sular kaplayacak , tüm canlı türleri yok olacak ve gemiden kurtulan canlı çiftlerinden yeniden bu çeşitlilik meydana gelecek.
Eğer evrime de inanmıyor iseniz, dünyada kaç çeşit canlı türü var biliyor musunuz? Hepsi bir gemiye sığar mı?

Diyelim dünyayı sular kapladı, bütün bu su nereden geldi? hadi diyelim Allahın işi.
O zaman bütün sular çekilince efsaneye göre ilk ortaya çıkacak kara parçası ne Cudi dağı, ne Ağrı dağı olacaktır. Everest dağı olacaktır...
Yani böyle bir şey yok.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 0:18:45 


quote:

Orjinalden alıntı: 17_Ocak
ii ama Cudi zaten arapça dağ demek ,yani herhangi bir dağ olabilir , birde hz.Nuh'un sandukası 9 metre uzunluğunda


sayın 17_ocak
Cudi, arapça dağ demek değil!!!
Arapçada dağ, "cebel"dir.

Bilginiz varsa katkı yapın yoksa yanıltmayın lütfen!.

@kaotika
Tarihte "Tufan" diye adlandırılan sel-su baskınlarının
Nuh'un ki de dahil,
Sınırlı coğrafyalarda vuku bulduğu söylenir.
Yoksa dünyanın tamamen su altında kaldığını söyleyen
bir dinsel kaynak yoktur.


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


1259 Mesaj
16 Mayıs 2005; 0:41:10 

quote:

Orjinalden alıntı: was




sayın 17_ocak
Cudi, arapça dağ demek değil!!!
Arapçada dağ, "cebel"dir.

Bilginiz varsa katkı yapın yoksa yanıltmayın lütfen!.

@kaotika
Tarihte "Tufan" diye adlandırılan sel-su baskınlarının
Nuh'un ki de dahil,
Sınırlı coğrafyalarda vuku bulduğu söylenir.
Yoksa dünyanın tamamen su altında kaldığını söyleyen
bir dinsel kaynak yoktur.


sayın arkadaşım Elmalılı tefsirinde Hud suresinin tefsirine bir bak ??? Cudi her dağa söylenilebilen bir cins ismidir , herhalde binlerce yıl önce orasının adı Cudi değildi !!!!


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 1:16:39 


quote:

Orjinalden alıntı: 17_Ocak

sayın arkadaşım Elmalılı tefsirinde Hud suresinin tefsirine bir bak ??? Cudi her dağa söylenilebilen bir cins ismidir , herhalde binlerce yıl önce orasının adı Cudi değildi !!!!


Geminin durduğu yer için:

Kalde'li rahip BEROSES, geminin KURT dağında durduğunu yazar.
(İslam ansiklopedisi cilt:1 s.481)

Tekvin, 8/4, Aramice ve Süryanice TURE KARDU der.

Kur'an, "(Gemi),Cudi'de durdu" demektedir. (Hud:44)

Gılgamış Destanı'nda, Geminin karaya oturduğu yer, NİSSİR Dağı
olarak zikredilir. Nissir, Asur kaynaklarında Diclenin Doğusunda tarif edilmiştir.

Zemahşeri ve taberi, Musul yakınlarında zikretmiştir.

Buyurduğunuz üzere Cudi'nin=Yüksekçe Yer olduğunu belirtenler de
olmuştur ancak Kur'an'da bu anlamda söylenmesi mantığa uymamaktadır.

(Evliya Çelebi ve İbn-i Batuta da Seyahatnamelerinde Şırnak'taki
Cudi dağından bahsetmektedirler.

Selam


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


1259 Mesaj
16 Mayıs 2005; 1:26:49 

sayın arkadaşım bende geminin bugünki Cudi dağında olduğuna inanıyorum ,ama Kuran-ı kerimde gemi Cudiye oturdu derken o tarihte yani 1400 sene evvel orada Cudi dağı denilen bir yer yoktu ,bu coğrafi bir addır ve çok sonraları Cudi dağı ismi verilmiştir ,dolayısıyla Cudi ;Dağ ,tepelik veyahutta yüksekçe bir yer anlamındadır !!!!

maksatım polemik değil ama insanları da yanıltmıyorum ,dediğim gibi bence de orada .Ayrıca ben Cizrede Nuh Peygamberin kabrini gördüm ve 9 metre civarında , demekki Nuh aleyhisselam oralarda yaşamış oğlu da Nusaybinde yattığına göre Tufan ve gemi kıssası oralarda geçmiş


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 1:31:47 


quote:

Orjinalden alıntı: 17_Ocak

sayın arkadaşım bende geminin bugünki Cudi dağında olduğuna inanıyorum ,ama Kuran-ı kerimde gemi Cudiye oturdu derken o tarihte yani 1400 sene evvel orada Cudi dağı denilen bir yer yoktu ,bu coğrafi bir addır ve çok sonraları Cudi dağı ismi verilmiştir ,dolayısıyla Cudi ;Dağ ,tepelik veyahutta yüksekçe bir yer anlamındadır !!!!

maksatım polemik değil ama insanları da yanıltmıyorum ,dediğim gibi bence de orada .Ayrıca ben Cizrede Nuh Peygamberin kabrini gördüm ve 9 metre civarında , demekki Nuh aleyhisselam oralarda yaşamış oğlu da Nusaybinde yattığına göre Tufan ve gemi kıssası oralarda geçmiş


Evet belki de kelimeler üzerinde fazla takılmamalı, haklısınız.
Cizre'deki ve Nusaybin'deki mezarları çok merak ediyorum.
Ayrıca Cizre'de Yafes Köprüsü de varmış.
Biliyorsunuz, Türklerin Yafes'ten türediği söylenir.
Şanslısınız görebildiğiniz için.
Belki bir gün bize de kısmet olur.



_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
16 Mayıs 2005; 1:43:25 

harbimi?Kuran'da yazan bişeye''böyle bişey yok'' diyebilmen büyük ..... lik ama neyse(cezasını ben vermicem nasıl olsa).başka bi açıklaman varsa o ayrı tabi.
quote:

Orjinalden alıntı: kaotika

Yani tüm dünyayı sular kaplayacak , tüm canlı türleri yok olacak ve gemiden kurtulan canlı çiftlerinden yeniden bu çeşitlilik meydana gelecek.
Eğer evrime de inanmıyor iseniz, dünyada kaç çeşit canlı türü var biliyor musunuz? Hepsi bir gemiye sığar mı?

Diyelim dünyayı sular kapladı, bütün bu su nereden geldi? hadi diyelim Allahın işi.
O zaman bütün sular çekilince efsaneye göre ilk ortaya çıkacak kara parçası ne Cudi dağı, ne Ağrı dağı olacaktır. Everest dağı olacaktır...
Yani böyle bir şey yok.



34 Mesaj
16 Mayıs 2005; 12:51:16 


Nusaybin'de Sam'a ait mezar ilgincime gitti. Çünkü Sam, Nuh'un kurtulan

oğullarındandır ve Yahudilerin Sam'dan türediği rivayet edilir.



_____________________________



2383 Mesaj
16 Mayıs 2005; 14:38:14 


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika




Yani tüm dünyayı sular kaplayacak , tüm canlı türleri yok olacak ve gemiden kurtulan canlı çiftlerinden yeniden bu çeşitlilik meydana gelecek.
Eğer evrime de inanmıyor iseniz, dünyada kaç çeşit canlı türü var biliyor musunuz? Hepsi bir gemiye sığar mı?

Diyelim dünyayı sular kapladı, bütün bu su nereden geldi? hadi diyelim Allahın işi.
O zaman bütün sular çekilince efsaneye göre ilk ortaya çıkacak kara parçası ne Cudi dağı, ne Ağrı dağı olacaktır. Everest dağı olacaktır...
Yani böyle bir şey yok.

böyle birşey yazman hem Kuran"dan habersiz olduğunu gösterir hem de coğrafya bilginin henüz lise düzeyinde olduğunu...........
ayrıca ağrı dağında o kadar yüksekte yaşam olmaz diyen arkadaşım...
tufan olduğu dönemde ağrı dağının yükseklğini nerden biliyorsun?
belki daha anadolu bile tam şekillenmiş değildir....
kaldı ki anadolu yükselmeye devam etmektedir....


_____________________________


^_^


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 15:12:26 


quote:

Orjinalden alıntı: irish
ayrıca ağrı dağında o kadar yüksekte yaşam olmaz diyen arkadaşım...
tufan olduğu dönemde ağrı dağının yükseklğini nerden biliyorsun?
belki daha anadolu bile tam şekillenmiş değildir....
kaldı ki anadolu yükselmeye devam etmektedir....


Olabilir ama Tevrat, Ku'ran
Gılgamış Destanı vs. kutsal metinlerde
Şırnak'taki Cudi'dir hep gösterilen.
Ağrı Dağı üzerine istaihbarat spekülasyonları yapılır hep.
Orası tamamen Amerikancı ve Ermeni kaynaklı
yeni bir tarihi rivayet.


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


2383 Mesaj
16 Mayıs 2005; 16:16:02 

ben cudi de değildir demiyorum zaten...
ben sadce ağrı da yaşam olamayacak kadar yüksek dendiği için böyle bir açıklama yaptım...


_____________________________


^_^

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
16 Mayıs 2005; 17:46:51 

ağrı dağının güney yamacında gemi şeklinde bir oyuk var...

1585 metre yükseklikte.. yıllardır hep resimleri falan yayınlanır... (ama şimdi bende yok)
ararsanız internette vardır mutlaka...

bunun ne olduğuna dair doğru-düzgün bir açıklama yapan olmadı henüz..


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 19:14:18 

quote:

Orjinalden alıntı: barsgan
ağrı dağının güney yamacında gemi şeklinde bir oyuk var...
1585 metre yükseklikte.. yıllardır hep resimleri falan yayınlanır... (ama şimdi bende yok)
ararsanız internette vardır mutlaka...
bunun ne olduğuna dair doğru-düzgün bir açıklama yapan olmadı henüz..


Ermenilerce
Sözünü ettiğiniz şekil, Doğubayazıt'ın Üzengiliköyü'nde
Bulunan morfolojik oluşum.
Nuh Gemisine benzetildi.
11 EYLÜL 1959 da çekildi.
Çeken kişi ise maalesef bir Türk idi: İlhan DURUPINAR
Ermeni hipotezlerine yardımcı oldu belki bilmeden.
Wandermann isimli Amerikalının ekibinde idi.
Ama Newyork Arkeoloji Araştırma Vakfı'ndan
Prof. Arthur BRANDENGERGER, 1960 da
Araştırmalardan sonra bunun
Doğal bir şekilden ibaret olduğunu ortaya koydu.
Ermeni teorisyenler,Amerikalılar ve Araratçılar da böylece
Ellerinde sadece bir fotoğrafla kalakaldılar.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi was -- 16 Mayıs 2005, 19:15:15 >


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
16 Mayıs 2005; 20:31:41 

ben bu olayın ermenilerle bağlantısını anlamadım ağrı da olunca neden ermenilere faydası olsun ki?


1259 Mesaj
16 Mayıs 2005; 20:46:19 

adamlar Nuh soyundan geldiklerini ve binlerce yıl bu coğrafyada yaşadıklarını iddia ediyorlar ,yani büyük ermenistan ve başkent VAN , yani kendilerine köken arıyorlar , ermeni bayrağındaki dağ da ağrı dağını ifade ediyor


2383 Mesaj
16 Mayıs 2005; 20:53:05 

zıkkımın kökenini alır onlar...


_____________________________


^_^

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
16 Mayıs 2005; 21:19:16 

yahu ne derlerse desinler...
hem nerden onlara delil oluyormuş.
ermeniler aslen trak dili konuşan bir balkan halkıdır ve m.ö. 6. yada 4 yy da doğuya gelikleri
bugün artık ortaya çıkarıldı...

islamcılar nuh un gemisinin cudi de olduğunda ısrar ediyorlar sürekli olarak.
daha güçlü olan ağrı dağı tezine karşı bir öfke görüyorum artık.

bu nuh un gemisi olayı yalnızca bir efsane...
en eski iddia taa sümerlere ait... sonra başka halklardada görülüyor... m.ö. 3.500 lerden beri bilinen bir hikaye bu...
değil islamdan ... yahudilikten bile öncesine ait putperest sümer ve babillilerde dahi tarihi kayıtları var bu efsanenin...
ve sonraki her yeni doğan dinde o dine uygun şekilde uydurulmuş işte....

gerçekte belliki bir zamanlar bir yerde yaşanmış bambaşka bir olayın çarpıtılması ile ortaya çıkmış....
kimbilir meselenin aslı ne kadar farklı bir olaydı..


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 21:47:07 


quote:

Orjinalden alıntı: seso81

ben bu olayın ermenilerle bağlantısını anlamadım ağrı da olunca neden ermenilere faydası olsun ki?


Ermeniler, Ağrı Dağı'nı "Dünyanın anası" olarak kutsallaştırıyorlar da ondan.
(Encyklopedia of jusis, Ararat maddesi s.74)
Onların bu gayretleri Anadolu'nun ermeni toprağı olduğunu
Nuh peygambere kadar götürerek kanıtlama hevsine dayanır.



_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 21:58:36 


quote:

Orjinalden alıntı: barsgan
islamcılar nuh un gemisinin cudi de olduğunda ısrar ediyorlar sürekli olarak.
daha güçlü olan ağrı dağı tezine karşı bir öfke görüyorum artık.
...........


Siz Ermenici misiniz? de Ağrı'cısınız; Cudi'ciler islamcı olduğuna göre???
Ağrı'nın bu söylence ile bir alakası yok ki!
Ağrı'ya "ARARAT" denmesine 14 ncü yüzyıldan önce rastlanmıyor bile!!!
Ağrı'nın Ararat olduğunu ilk kez Kafkas hristiyanları(Muhtemelen Ermeni Rahipleri olmalı)
Masis-;Masik Dağı'na Nuh gemisinin durduğunu,
Masik'in de Ağrı olduğunu ileri sürmekle başlamışlardır.
Oysa Tevratta tarif sözü edilen Ararat,
Cezire'nin tamamen
Güneydoğusu olarak tarif edilnmiştir.
Burası da Tamıtamına Cud'ye denk düşüyor.
Tevrat'ın Ermeni kaynaklarına kıyasen
3000 yıllık tarihine dikkat edelim;
Ve Anadolu üzerinde iyi emeller beslemeyen
Ermeni-Amerikan politikalarına da!


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
16 Mayıs 2005; 22:09:51 

nakkaofobi yok....


594 Mesaj
16 Mayıs 2005; 22:42:35 

0

0

--------------------------------------------------------------------------------------------------
[imagehttp://users.pandora.be/ufonet/GiZEMLi%20DOSYALAR/1949%20nuh.jpg]
üstteki fotograf 10 haziran 1949'da Amerikan hava kuvvetleri tarafindan AGRI DAGI'nda çekilmistir...
Bugüne kadar hiçbir din adami, hiçbir bilim insani, hatta CIA bile, “Evet Nuh’un Gemisi’ni bulduk” demedi. Oysa, yeryüzünün her yani kesfedilmisken ve artik savaslar bile uydulardan yönetiliyorken, bilim ve teknolojinin ulastigi bu düzeyle, Nuh’un Gemisi de çoktan bulunmus olmaliydi.

Dünya üzerindeki birçok kültür, Nuh’un Gemisi’nin, kendi cografyalarinda yer alan bir dagin tepesine oturduguna inanir. Örnegin, bu kutsal dag Grekler için “Parnassus”, Babilliler için “Nimus”, Asurlular için “Nizar”, Hindular için “Himavat”, Inkalar için And Daglari’nin zirvesi, Aztekler ve Toltekler için “Colhuacan”, Hiristiyanlar için “Ararat” (Agri Dagi), Müslümanlar için “Cudi”dir. Nuh’un Gemisi söylencesine ve onun bulundugu yere iliskin, Tevrat ve Kuran’daki anlatimlar en yaygin inançlar olarak kabul edilmekle birlikte, Nuh’un Gemisi ve “Tufan” söylencelerinin, yalnizca Ortadogu kökenli olduklarini öne sürmek dogru degildir. Tufan, yani insanlarin “günahlarindan ötürü Tanri tarafindan cezalandirildiklari” ve bir zamanlar yeryüzünün bir bölgesini ya da tümünü sularin basip tüm yasamin sona erdigine, sonra yeniden baslatildigina iliskin inanç, gelmis geçmis tüm uygarliklarin söylencelerinde yer alan bir inanistir. Iskandinavlar’dan Mayalar’a, Çinliler’den Hopi kizilderililerine, Sümerler’den Alaska’da yasayan Tlingit’lere dek, degisik adlarla anilmakla birlikte, tüm insan topluluklarinin bir “Nuh”u, “hayvan çiftleri”, bir “Gemi”si ve tabii ki bir “dag”i vardir. Bu “seçilmisler”in yolculugunun süresi ise 6 gün 6 gece ile 60 gün 60 gece ya da 52 yil arasinda degismektedir.

Hiristiyanlar, Gemi’nin “Ararat” (Agri) Dagi’nda, Müslümanlar ise Sirnak ve Silopi kentleri arasinda yer alan 2114 metre yüksekligindeki Cudi Dagi’nda olduguna inaniyor. Çünkü Tevrat’ta ve Kuran’da böyle yaziyor. Ne var ki, “Ararat” sözcügünün “Urartu” sözcügünden bozma oldugunu öne sürenlerden ötürü Cudi olasiligi biraz daha yüksek gibi görünüyor. Çünkü, Cudi Dagi’nin bulundugu bölge Urartular’in bölgesi. Ayrica, 40 gün 40 gece süren yolculugun sonunda Nuh’un karaya gönderdigi kusun, agzinda bir zeytin daliyla geri dönmesi de bu görüsü oldukça destekliyor. Çünkü Agri Dagi’nda hiç zeytin agaci yok. Oysa Cudi Dagi’nin güney kesimleri zeytinliklerle dolu.

Çaglar boyunca dinsel inançlar ile çatisan bilimsel anlayis da bugün artik yeryüzünde büyük bir tufanin meydana geldigini kabul ediyor. Bilim aslinda mitolojik bir kavram olarak kabul ettigi Nuh’un Gemisi ile degil de, daha çok Tufan ile, yani binlerce yil önce yasanmis büyük bir taskin felaketi ve nedenleri ile ilgileniyor. Tufanin, yani tüm zamanlarin en büyük su baskininin nerede oldugu açik biçimde belirlenirse, bu, yeryüzünün jeolojik, arkeolojik hatta antropolojik tarihi açisindan önemli yeni bilgilere ulasilmasi anlamina gelecek.

En son öne sürülen yaklasimlara göre, günümüzden yaklasik 10 bin yil önce, buzul çaginin sonlarinda, buzullarin erimesiyle deniz düzeyi yükselmeye ve Akdeniz’in sulari, o sirada bir göl olan Karadeniz’e akmaya basladi. Bir düsleyin: Bogazlar askida, bugünkü Istanbul Bogazi, örnegin 100 metre yükseklikte. Akdeniz’in sulari Marmara ve Istanbul Bogazi üzerinden bir selale gibi ve akil almaz bir su kütlesi durumunda Karadeniz’e bosaliyor. ABD’li iki bilim adami Dr. William Ryan ve Dr. Walter Pitman’in ortaya attiklari bu “Karadeniz kurami”ni destekleyen, jeoloji Profesörü Naci Görür’e göre bu selale, bugün yeryüzünün en büyük selalesinden birkaç yüz kat daha büyük ve güçlüydü. Selale Karadeniz’de büyük bir buharlasmaya neden oluyordu. Ortaya çikan ses ise kilometrelerce uzakliktan isitilebiliyordu. O çaglarda Karadeniz kiyilarinda avcilik, balikçilik ve tarimla geçinen insan topluluklari yasiyordu. Bu insanlar, bu olayi ve gürültüyü yasadi. Karadeniz’in sulari çok hizli bir biçimde yükseldi ve bir günde kilometrelerce yol alarak kiyilardaki tüm yasami sona erdirdi. Felaketten kaçabilenler göç yollari üzerinden Mezopotamya’ya geldiler. Çünkü bu bölgenin kosullari, geldikleri bölgenin kosullarina çok benziyordu. Bu görülmemis ve unutulmaz olayi da yanlarinda getirdiler ve olay zamanla bir söylenceye dönüserek kavimden kavime aktarildi ve “Tufan” ve Nuh’un Gemisi” inanisi ortaya çikti.

Peki bu durumda Alaska’da, Hindistan’da ya da Güney Amerika’da da bir Karadeniz ve bir Istanbul Bogazi var miydi? Galiba bunu arastirmak da o yörelerin bilim insanlarina düsüyor...

Agri Dagi’na çikan ilk kisi olarak bilinen Hollandali gezgin Jan Struys, 1670 yilinda, dagin eteklerinde inzivaya çekilmis bir Hiristiyan kesise rastlamasaydi, Nuh’un Gemisi belki de hâlâ kutsal kitaplarin satirlari arasindaki yerini sürdürüyor olacakti. Kesis, gezgin Struys’a, Nuh’un Gemisi’ne girdigini söylemis hatta Gemi’nin parçalarindan kopardigini iddia ettigi bir ahsap parçasindan oyulmus küçük bir haç bile vermisti.

Resmî kayitlara göreyse, Nuh’un Gemisi’ni aramak üzere 20 Agustos 1829’da Agri Dagi’nin zirvesine ulasan ilk kisi Alman bilim adami Frederic Parrot oldu. Parrot, Padisah 2. Mahmud ile görüserek, Nuh’un Gemisi’nin Agri Dagi’nda bulundugunu öne sürdü. Padisah biraz da saskinlikla gerekli izni verdi ve Parrot, biri Rus alti Alman arkadasi ile zirveye tirmandi. Dönüste, Gemi’yi bulamadigini ama izlerine rastladigini açiklamasi Avrupa’da ve Hiristiyan âleminde büyük heyecan yaratti.

Daha sonra, 1835’te, 1845’te ve 1846’da Rus dagcilar tirmandi Agri’ya. 10 Agustos 1883 tarihli Chicago Tribune gazetesinde, bir Istanbul gazetesine dayanilarak, Nuh’un Gemisi’nin bulunduguna iliskin bir haber yayimlanmasi yine ortaligi karistirdi. Amerika’da birbirine ardina Nuh’un Gemisi kulüpleri kurulmaya ve Amerika’dan Agri’ya sik sik ekipler gelmeye basladi.

1890’da zirveye ulasan ve yine bir Rus olan Milo Koseviç ise Agri’ya tirmanin ilk kadin olma unvanini elde etti.


1916’da Vladimir Roskovski adli bir Rus pilot, Agri üzerinden geçerken bir gemi kalintisi gördügünü iddia edince gözler bir kez daha Agri’ya çevrildi.

O yillarda Agri’ya tirmananlar, gelecekte ne tür sorunlara ve tartismalara yol açacaklarini kuskusuz ki bilmiyorlardi. Aslinda, 1921’de Sovyetler Birligi, Dag’in kuzey yamaçlarindaki haklarini Türkiye Cumhuriyeti’ne devretmese, 1932’de Türk-Iran sinir düzeltme islemiyle Küçük Agri Türkiye sinirlarina alinmasaydi, gelecekteki sorunlar yalnizca bir ülkeyi degil, üç ülkenin yöneticilerini, basinini ve kamuoyunu, diplomatik, siyasal ve dinsel açilardan oldukça mesgul edecekti.

Milo Koseviç, Büyük Agri’nin zirvesine tirmanan ilk kadindi ama zirveye ulasan tek devlet baskani olma unvani ise Türkiye Cumhuriyeti’nin besinci cumhurbaskani Cevdet Sunay’a aitti. Sunay, kurbay binbasi oldugu 1937 yilinda bir ekiple zirveye çikmisti.

Adi pek duyulmamis, ansiklopedilerde ya da biyografi sözlüklerinde yer almayan bir kisi daha vardir ki, Nuh’un Gemisi arastirmacilari (onlara “gemici”, “gemi avcisi” ya da Ingilizce’deki “ark” sözcügünden ötürü “arkolojist” deniliyor), gerçekten de ona çok sey borçludurlar. 11 Eylül 1959’da, Harita Umum Müdürlügü’nde görevli harita mühendisi Yüzbasi Ilhan Durupinar, Büyük Agri’nin havadan çekilmis fotograflari üzerinde incelemeler yaparken Nuh’un Gemisi’ne çok benzeyen bir olusum kesfetmisti. 135 metre uzunlugunda, 50 metre genisliginde ve 6 metre derinligindeki olusum, Tevrat’ta sözü edilen Nuh’un Gemisi’ne iliskin ölçülerle büyük bir uyum gösteriyordu. Fotograflarin ayni yil içerisinde Hayat Dergisinde yayimlanmasi dünya çapinda, günümüze dek sürecek olan bir tartismayi baslatti. (O yillarda Hayat’ta çalisan ünlü fotograf sanatçisi Ara Güler, yillar sonra, 1980’lerde astronot James Irwin ayni olusumu ikinci kez kesfettiginde, “Amerikalilar’a da ne oluyor? Eger bu, Nuh’un Gemisi ise onu ilk kez biz Türkler bulduk” diyecekti.)


Ankara’daki ABD Büyükelçiligi araciligiyla Türk Hükümeti’ne basvurarak, “Nuh Gemisi’ni iliskin kalintilar”i satin almak istediklerini resmen bildirmislerdi.

“Gemi avcilari” ile kesif gezilerinin sayisi 1960’larda artmaya devam etti. Özellikle Amerikan kökenli çok sayida arastirma grubu, Türk hükümeti’nden Agri’ya çikmak için izin istiyordu. Çikma iznini alanlar ise genellikle eli bos dönüyordu. Bu arastirmacilardan biri olan Erly Cummings, denildigine göre, konuyla ilgili, dünyadaki en iyi bireysel arsive sahipti. Cummings, yüzbasi Durupinar’in kesfettigi olusuma ancak 1974’te ulasabilmisti. Ayni yil tüm “gemi avcilari”ni kötü bir sürpriz bekliyordu. Çünkü Türk yetkililer artik Agri Dagi’nin bulundugu yeri, ulusal güvenlik nedeniyle “yasak bölge” ilan etmisti. O yildan sonra gemi meraklilari, bir süreligine Agri Dagi’nin uydudan çekilmis fotograflarinin analiziyle yetinmek zorunda kaldilar. 1984’te bölge turizme açilinca on yil boyunca oldukça “birikim” olusturan “gemi avcilari” birbiri ardina Türkiye’ye gelmeye basladilar. Bunlarin içinde en ilginç kisi kuskusuz ki Ay’a ayak basan astronotlardan biri olan James Irwin idi. Astronot Irwin, daha önceleri de, Ay’dayken “gizemli ilâhî sesler duydugunu” söylemesiyle kamuoyunda büyük bir ilgi odagi olmustu. Simdi de , birbiri ardina yaptigi basin toplantilarinda Gemi’yi kesinlikle bulmaya kararli oldugunu söylüyordu. Fakat asil gürültüyü, bir diger ABD’li “avci” Marvin Steffins koparmisti. Steffins, Gemi’ye ait oldugunu iddia ettigi parçalari, gizlice yurtdisina çikarinca, bu kez dönemin Kültür ve Turizm Bakani Mükerrem Tasçioglu bir açiklama yapmak zorunda kalmisti. Kaçirilan parçalarin Agri’nin tasindan topragindan ibaret oldugunu söyleyen Tasçioglu, 30 Agustos 1984’te söyle konusmustu: “Irwin Ay’a inerken üsütmüs olabilir!.. Steffins ile öteki arastirmacilar ise para amaciyla senaryo yazmislar...”

1986’da bu kez baska bir Amerikali, David Fasold daha etkileyici bir iddia ortaya atti: “Herkes yaniliyor! Gemi, Agri’da oldugu söylenen yerde degil, daha asagida, Üzengili köyü yakinlarinda...” Fasold, iddiasini, yine dev bir gemiye benzetilen olusum ile de destekliyordu.

Astronotlar, CIA ajanlari, “arkolojistler” (gemiciler), batik gemi çikarmada uzman olanlar, herkes yüzyili asan bir süredir Nuh’un Gemisi’nin pesinde. Peki ne olacak gemi bulundugu zaman? Bunun, Akdeniz’de 500 yil önce korsanlar tarafindan batirilan herhangi bir geminin bulunmasi gibi bir bulunma olmayacagi açik.

Örnegin David Fasold, Üzengili (eski adiyla Mesar) köyü yakinlarinda Nuh’un Gemisi’ne ait oldugunu iddia ettigi olusumu kesfettiginde, bakin neler olmustu: Nuh’un Gemisi’nin varligina iliskin hiçbir somut kanit olmamasina karsin Agri Valiligi olusumun bulundugu yere turistik bir kafeterya yaptirmaya baslamisti. Üzengili köyü, Nuh’un Gemisi sayesinde hemen bir yola kavusmustu. Bir de küçük çapli bir arazi anlasmazligi yasanmisti: Iki Üzengili, “gemi”nin kendi arazileri içinde oldugunu iddia ederek yetkililere ayri ayri basvurmuslardi. Ayni aileden olan bu kisiler “onun degil, benim!” biçiminde birbirlerine de düsmüslerdi. Sonunda devlet olaya el koymus ve üzerinde hiçbir bitki örtüsünün bulunmadigi kayalik arazinin, “Yapilan tahkikat sonucunda bu arazinin, vergi kayitlari kapsaminda bir yer olmadigi anlasildi ve maliye adina tesciline karar verildi...” denilerek Hazine’ye ait oldugunu saptanmisti.

1987’de ise Agri’ya tirmanmak, Türk yetkililerce tekrar yasaklandi. Yasagin kaldirilacagina iliskin söylentiler olmakla birlikte, en azindan Bütün Dünya’nin bu sayisinin yayina hazirlandigi siralarda yasak hâlâ kalkmamisti.

Yüzbasi Durupinar’in Hayat dergisine verdigi ve yayimlanmasini sagladigi fotograflar, yalnizca Hiristiyanlar’in, Müslümanlar’in ve “gemiciler”in degil, bir baska kesimin daha ilgisini çekecekti: Gizli servislerin. Dünya üzerinde olup biten herseyden haberi olan CIA’in, Nuh’un Gemisi gibi bir olaya kayitsiz kalmasi beklenemezdi. Ancak uzun yillar sonra, CIA’in, “Agri Dagi Anomalisi” baslikli bir dosya açtigi, 1959’dan beri Agri Dagi’ndaki bu olusum ile ilgilendigi ve havadan, uzaydan, uydularla, U2 casus uçaklariyla türlü açilardan çekilmis binlerce fotograflik bir arsivi oldugu ortaya çikacakti.

CIA’in “sir”ri 1995’te açiklandi. Önce “Gemi’yi bulduk”, sonra da 1997’de, “Agri’da gemi yok!” dediler. Belki de türlü nedenlerle, “belirsizligin” sürmesi gerekiyordu! Tüm bunlar Yüzbasi Durupinar’in kesfettigi olusuma iliskin fotograflardan kaynaklanmisti. Ancak daha 1986’da, “Jeomorfoloji Dergisi”nde Yilmaz Güner imzasiyla yayimlanan bir makaleyle; bir gemiye çok benzetilen sözkonusu kabartinin, jeolojide “yer akmasi” (“earthflow”) adiyla anilan ve buzullarin kaymasiyla ortaya çikmis, son derece dogal bir olusum oldugu öne sürülmüstü. Bir anlamda “son nokta” islevi tasiyan bu yaklasimin Nuh’un Gemisi’ne iliskin simdiye dek yapilmis en ayrintili ve bilimsel çalisma oldugu kabul edildi.

Nuh’un Gemisi’ne iliskin en taze haber ise 1999 Kasimi’nda Amerikan gazetelerinde yayimlandi. Merkezi ABD’de bulunan “Nuh’un Gemisi Dernegi”nin duyurusu söyleydi: “Türkiye’de Agri Dagi’nin çevresinde düzinelerce arastirma yapildi ama kesif kanitlanamadi. 31 Aralik 2000’e dek Nuh’un Gemisi’ni kesfedene 1 milyon dolar ödül verecegiz.”

Kesin olan bir sey daha var ki, o da, bu Nuh’un Gemisi “isi”nden birilerinin oldukça zengin oldugu. ABD’de birçok dernek ve kulüp bulunuyor. Ülkede siradan bir Nuh’un Gemisi konferansina, yalnizca girmek için, en düsük tarifeden 10-15 dolar ödemek gerekiyor. Konusmacilar, her konferansin sonunda genellikle, “Mutlaka Agri’ya gitmeli, tirmanmali ve Gemi’yi bulup, kutsal kitabimizda yazilani dogrulamaliyiz” demekte ve dindar insanlar da bu ugurda para bagisinda bulunmaktan kaçinmamaktadir. “Gemi avcilari” her seferinde Türkiye’ye geliyorlar, fotograf ve filmler çekiyorlar, sonra dönüp bunlari parali konferanslarda gösterip, “Bu kez bulamadik ama gelecek yil mutlaka...” diyorlardi. Gemi de, dogaldir ki bir türlü bulunamiyordu.

Agri’ya çikisin yasaklandigi 1987’den buyana, bu “sektör”de etkinlik gösterenlerin, geçimlerini nasil sagladiklarini insan gerçekten merak ediyor! Nuh’un Gemisi’ne iliskin anlatimlarin temeli büyük dinlerin kutsal kitaplarina dayaniyor. Gemi bulundugu zaman, dinler arasindaki çatismalar sona mi erecek? Yeryüzünde belki de ilk kez, büyük dinlerin izleyicileri ortak bir hac yeri mi belirlemis olacaklar?

Tüm kesimlerin görüs ve inanislarindan söyle bir ortak payda çikartmak olasi: Ortada öyle ya da böyle kötü bir olay var: Bir dinin izleyicisi olanlar, “insanlarin çok günah isledikleri” gerekçesiyle Tanri tarafindan cezalandirildiklarini; bilim ise o yörede büyük bir sel felaketi yasandigini, ve binlerce insanin öldügünü savunuyor.

Ezoterik felsefenin izleyicisi olan daha baska bir kesim daha var ki; buna göre de, bir tufandan kurtulan tüm insanlarin ve tüm canli türlerinin, her birinden birer çift olsa bile, bir gemiye sigmalari düsünülemeyecegine göre, buradaki geminin bir önemli bir sembolden ibaret oldugu savunuluyor.

Eger gerçekten yazildigi gibi bir Tufan yasanmissa ve “seçilmisler”, yani bizim atalarimiz bir gemi araciligiyla kurtulmus ve yeni bir yasama baslamislarsa, üstelik Nuh da ogullarina Tufan’dan sonra, “Bu gemiyi yok etmeyelim, insanoglu görsün de ibret alsin” demisse ve bugün dünyada yaklasik 4 milyar insan da buna inaniyorsa bu “gemi”, Agri’da ya da Alaska’da, bu dünyanin bir yerlerinde olmalidir. Üstelik, “Gemi”ye ulastigini iddia eden çok sayida “gemici”, tahta, beton ya da zift gibi çesitli “kanitlar”a sahip olduklarini öne sürüyorlar. Bugüne kadar hiçbir din adami, hiçbir bilim insani, hatta CIA bile, “Evet Nuh’un Gemisi’ni bulduk” demedi. Oysa, yeryüzünün her yani kesfedilmisken ve artik savaslar bile uydulardan yönetiliyorken, bilim ve teknolojinin ulastigi bu düzeyle, Nuh’un Gemisi de çoktan bulunmus olmaliydi.

Kimbilir belki de o, gerçekten içinde bir mesaj barindiran bir simge gemidir. Belki de önemli olan Nuh’un Gemisi’nin bulunmasi degil, Nuh’un gemilerine gereksinim olmamasidir...
---------------------------------------------------------------------------------------------------



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sorunvar -- 16 Mayıs 2005, 23:01:18 >


_____________________________

Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.....Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz....


594 Mesaj
16 Mayıs 2005; 22:47:02 

0


_____________________________

Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.....Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz....


2298 Mesaj
16 Mayıs 2005; 22:56:42 


Çok güzel bir yazı @sorunvar

Ben yazınızın sonuç kısmındaki Geminin varlığının belirsizliği açısından
Topiğin adını "Nuhun Gemisi Cudi Dağı'nda durmuştur" şeklinde
verdim ve tarihsel bir sohbet açmak istedim.
Geminin Bulunmasını beklemek önemsiz;
Tarihsel tesbitler önemlidir.


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
16 Mayıs 2005; 23:49:32 

cudi dağı bence daha ne sırlara gebe onlardan bahsetmek gerek....


2298 Mesaj
17 Mayıs 2005; 0:02:39 



quote:

Orjinalden alıntı: nakka

cudi dağı bence daha ne sırlara gebe onlardan bahsetmek gerek....


Cudi'de

Taşkömürü,
Linyit,
Oluşumunu tamamlamamış Elmas,
Randımansız birkaç altın ocağı var.



_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
17 Mayıs 2005; 1:44:36 

nuh un gemisi ile ilk efsanevi kayıtlar dünyada yazıyı ilk kez kullanan sümerlere aittir..

bu da efsanenin en az 5.500 yıl öncesinden beri anlatılmakta olduğunu gösteriyor...
işin ilginç yanı büyük coğrafi keşiflerin yapıldığı dönemden önce bile dünyada 6 kıtada
birbiriyle ilişkisiz toplumlarda bu efsanenin çeşitli versiyonları anlatılmaktadır..

arkeolojiden biraz anlayan herkes bilirki bir şey ne kadar yaygın ise o kadar eskidir...
(örneğin parmaklara ip geçirerek şekiller oluşturma oyunu da tüm kıtalarda var)

demekki efsanenin konusu çok eski bir zamanda ortaya çıktı..
sonrada kavimden kavime anlatıla-anlatıla yayıldı...

ama ne zaman...?
(bundan sonrası bildiğim bazı şeylere dayanarak benim tahminim)

dünyada bilinen son su yükselmesi m.ö. 11.000 yılı civarında oldu...
20.000 yıl öncesinde buzul çağının gerilemeye başlaması ile kuzey avrasya ve kuzeyamerikada buzlar yavaş yavaş gerilerken
sular yavaş yavaş yükseldi. ama kuzey amerikada kuzeydeki buz kitlesi ile orta kısımlardaki yüksek bölgeler arasında
bir iç deniz oluştu. sonra m.ö. 11.000 de kuzeydoğu amerikada buz kitlesinin çözülmesi ile bütün bu dev tatlısu kütlesi atlantiğe boşaldı. bu olay artık kesin olarak kanıtlandı zaten. bu yüzden okyanus akıntılarnın bozulduğu ve dünyada yeni bir soğuma
dönemi başladığı bununda yüzlerce yıl sürdüğü sonra düzeldiği anlaşıldı...

ama dünyanın diğer kısımları üzerindeki etkisi ne kadar oldu pek bilinmiyor...
ilk anda bu yeni gelen suyun etkisi ile bir çok yerde karaları sular basmış olmalı..
belki kurtulmak isteyen birileride bir gemi yapmıştır...

acaba olabilirmi... olay çok eski yazının keşfinden binlerce yıl önceye ait.... bir efsane ne kadar yaygınsa o kadar eskidir... bu mantığa uyuyor... ama acaba öylemi...
olay çok eski ve o devirde o kadar büyük bir gemi yapacak bilgiye sahip insanlar varmıydı acaba...

ama büyük su baskını ile ilgili olan ve bilinen olay bu var... başka bir tarihte başka bir yerde
tufan yada deniz kabarması olduğuna dair ciddi bir kanıt henüz yok..

belki bir başka tarihte m.ö. 11.000 ile m.ö. 3.500 arasında bir yerlerde deniz kabarması olmuş ve
efsane bu olaydan türemiştir...



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi barsgan -- 17 Mayıs 2005, 1:46:03 >


1259 Mesaj
17 Mayıs 2005; 2:14:22 

Arkadaşım senin dediğinde olabilir ama ,mezopotamya bölgesinde yapılan kazılarda yerden çıkarılan toprak ve çamur yapılarına göre günümüzden en yenisi 3000 yıl önce başlamış ve daha evveline kadar pek çok kez sel baskını olmuştur

hatta bu sel baskınlarının biri diğerlerine göre daha belirgin ve şiddetli ve de çok uzun yıllar sürdüğü anlaşılmıştır , bu tabakanın tam tarihini hatırlamıyorum ama bunun Nuh tufanı olabileceği söylenmiştir ve mezopotamya bölgesinde 110 x160 km2 içerisinde veyahutta dahada büyük olabilir bu sel baskını olmuştur

insanoğlunun doğuşu ortadoğu bölgesiyse ve Tufan burada olmuşsa ve bu bir peygamberin başına gelmişse ve yahudilik hristyanlık ve müslümanlığın kutsal kitaplarında bu hadiseden bahsedilmişse mutlaka ki diğer kavimlere gönderilen peygamberlerin kitaplarında da bu konudan bahsedilmiş ve o kavimler uyarılmıştır

ama zamanla bu Din olayından çıkmış ağızdan ağıza dolaşan bir rivayet olmuştur ,aynen Kızılderili efsaneleri veyahutta hint kitabeleri gibi

ama konumuzdan sapmayalım , acaba şimdiki Cudi dağında mı yoksa Ağrı dağında mı ???


2298 Mesaj
17 Mayıs 2005; 11:18:01 


Bizi Mezopotamya'daki Tufan ilgilendiriyor.
Çünkü Nuh ve söylencesi buradadır.
Antik NİNOVA Kütüphanesinde bulunan bir yazıtta kral ASSURBANİPAL:
"Tufandan önceki bilmece gibi yazılmış kitabeleri anlıyorum"
diyerek buradaki su baskınından bahseder.
Demek ki Tufandan önce yazılmış taş kitabeler,
Tufandan sonra bulunup okunabilmiştir.
Biliyoruz ki yeryüzünde tek bir medeniyet olmamıştır.
Her ne kadar Dünyayı Batı Uygarlığı sarmışsa da şu an
Eskiden Dicle ve Fırat arasında derin bir uygarlık olduğu kesindir.
Bunun en büyük kanıtı, bizim Nemrut'u da bulan Henry LAYARD'ın
Asurlu SANHERİB'in Ninova'sında bulduğu 30.000 tabletlik
GILGAMIŞ DESTANI idi. bunları çözen Gorge SMITH ise 1872 de
çivi yazısını okuyarak bir BABİL TUFAN ÖYKÜSÜ'nü bulduğunu açıkladı.
Mezopotamya'da kazılarla meşhur ingiliz arkeolog Sir Leonard WOOLLEY,
1922 den 1934'e kadar bölgede derin sondajlar ve kazılar yaptı.
Woolley, UR(Bugünkü Tel el-muhayyer) ve URUK(Bugünkü WARKA) da
MÖ 6000 yılına kadar giden 3 ANA Bulgu keşfetmişlerdir:

1 NCİ BULGU:

WOOLLEY ve ekibinin çölün kumlarında derinliklere yaptıkları kazıda "kül, dağılmış kerpiç, seramik kırıntıları, moloz ve süprüntüden ibaret bir medeniyet tabakası" bulundu. Mezopotamya tarihinin öğrenilmesinde bir dönüm başı olan bu tabakada, yüksek teknikle tabletlere pres edilmiş tarihi kayıtlar ve UR'un "Krallar Mezarlığı" bulundu. Bu mezarlar, Tarih öncesi olarak adlandırılan dönemden (MÖ 3000) çok önceye; MÖ 4000'e tarihlendirildi. Tesbit edilen bu medeniyet seviyesinin en alt seviyesine inildiğinde ise, her türlü yerleşme izinin birdenbire kesildiği gözlenmiştir.

2 NCİ BULGU

Woolley, 12 m aşağıda bir kil tabakasına rastladı. 1929 yılında bulunan bu kil tabakası bütünüyle temiz bir çamurdu. Sözkonusu bu çamur tabakası, "Ur Kral Mezarlığı"ndaki mezarların altında, 3.70m-2.70 m arasında kalınlık arz eden temiz bir su mil tabakası idi. Bu tabaka aniden başlayıp aniden bitiyordu ve içeriğinde uygarlık kalıntıları içermiyordu. Tabaka, nehir düzeyinin üstünde idi ve bu yüzden nehir tarafından getirilmiş olmazdı!

3 NCÜ BULGU

Balçık tabakasından daha derinlere inildiğinde zımpara taşından aletler ve çanak-çömlek parçaları içeren ikinci bir uygarlık tabakası bulundu. Bu ise, balçığın altında bir köy-kent kalıntısı idi. Oysa arkeologlar balçığın altında bir şey bulmayı beklemiyorlardı. Burada bulunan eserler, balçığın üstünde bulunanlardan farklı idi ve daha basit imalat idi.

Wooley'in ekibi, sonuç olarak burada yaşanmış bir Tufanın izlerini bulduğuna kanaat getirdi.


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


2280 Mesaj
17 Mayıs 2005; 12:03:47 

Çok güzel yazı dizisi olmuş emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ederim. ben normalde bu kadar uzun yazıları okumam ama bunu nasıl olduysa okudum. gerçekten güzel olmuş. her ne kadar araya parazit girip ortalığı bulandırmaya çalışsada kimse takmamış ve düzeyli güzel bi yazı dizisi olmuş


_____________________________


| Canon Eos 600D + EF-S 18-55mm f/3.5-5.6 IS II + EF 50mm f/1.8 II + EF-S 55-250mm f/4-5.6 IS II + Yongnuo 480 II Flash | Fotoğraflar için tıklayınız
Diziler: | Chuck | Fringe | Person of Interest | The Big Bang Theory | Dexter | The Walking Dead | Alcatraz | Merlin | Doctor Who | Torchwood | The IT Crowd
Saçmasapan bir hayatın içinde, Saçmasapan kişilerle, Saçmasapan fikirleri, Saçmasapan düşünceleri, Saçmasapan bir şekilde, Saçmasapan konuşarak, Saçmasapanlaşmaya devam ediyoruz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
17 Mayıs 2005; 18:06:00 

NUH TUFANI RESMİ OLARAK KAÇ YILLARINDA OLMUŞ ACABA VE BİLİM KABUL EDİYORMU

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
17 Mayıs 2005; 19:32:30 

tufan taraftarlarınca 5.000 - 6.000 yıl kadar öncesi deniyor. yani m.ö. 3.000 - 4.000

bu tufanı kesin kanıtlayan bilimsel veriler ise yok.
balçık tabakaları bulupda tufana yamayanlar falan var.

abd de eski çukurlarda derin deniz balıklarının fosillerini bulanlarda var.
ama bunlar değişik zamanlara ait bölük pörçük şeyler. o 5-6 bi yıl öncesi devirlerde dünya çapına bir
tufanı kanıtlayan deliller yok.


2298 Mesaj
17 Mayıs 2005; 22:59:30 


Nuh Tufanının tüm Dünyayı kapsamadığı söylenir.
Mezopotamya'da olmuşsa, bunun MÖ 5000 den
Çok daha uzak bir geçmişte olması zordur. Çünkü öncesinde
Burası bataklık olup yerleşime müsait değildi.
Mezopotamyada En erken 5900-5100'e tarihlenen insani yerleşimler
Nuh tufanı hakkında bir tarih fikri verebilir.
İnsanlık Zağros Dağlarının bir ucundan başlayan VERİMLİ HİLÂL=
BEREKETLİ HİLÂL denilen yerde yaşarlarken
Halen bilinmeyen bir nedenle Basra ve Irmak boylarına inerek
yerleştikleri düşünülüyor. Çivi yazılı metinlere göre burada 5 köy/kent kuruldu.
Nuh'un da, (Gılgamış'da tufan Kahramanı olarak isimlendirilen UTANANPİŞTİM)
Irak-Kûfe ya da Babil'de yaşadığı muhtemeldir.
Ya da Hz.İbrahim'in doğup yaşadığı ve MÖ 9. yüzyıla kadar da kutsal
Sayılan UR 'da yaşaması olasıdır.
Ya da Sümer Kil tabletlerinde Tufan Kahramanı olarak gösterilen ZİUSUDRA'nın
ilk 5 köy/kentten ŞURRUPAK'da yaşadığı söylenebilir.
Fakat olayın ırak coğrafyasında geçtiği ve tüm dünyayı kaplamadığı baskın görüştür.


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


2298 Mesaj
18 Mayıs 2005; 8:02:48 

İşte Cudi Dağı:

0


Nuh Nebi Camii Nuh mezarı kümbeti (Cizre)

0


Nuh Peygamberin Mezarı (Cizre)

0







< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi was -- 18 Mayıs 2005, 8:21:14 >


_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


1207 Mesaj
18 Mayıs 2005; 11:10:53 


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika

Nuh'un gemisi diye bir şey bilimsel olarak kabul görüyor mu sanki?

1.si bilimsellikten öte kuran okursan pc den bas1n1 kald1r1p gorursun b1l1m h1kaye 1l1m d1r
2.si hala nuh un gem1s1 bulunamad1 neden1n1 1se sormak gerek arkadas cudi dagunda d1o ama cud1 de de1ld1r agr1dad1r ben dedemden ole duydum ole b1l1r1m cunku zaman1nda yeterl1 arast1rma yap1lm1st1r cud1 dag1 uzer1nde fakat herhang1 b1r bulguya rastlanmam1st1r cud1 dag1na c1kmaya henuz teknoloj1 musa1t etm1o etsede zaten b1l1m adamlar1 kars1 c1kar neden1 1se arkadas1n ded1g1 g1b1 b1l1m kabul etm1yor fakat muslumanl1ga 1nanan k1tleler bunun varl1g1n1n b1l1nc1nde
bunar1 nerden b1ld1me gel1rse ad1m nuh oldugundan nedense arast1rma g1b1 b1 h1ss1yat duymustum kend1 ad1m1 ve bunlarla kars1last1m


_____________________________

||PSN: Nuh1907 ||

GÜNCEL PUAN DURUMU


34 Mesaj
18 Mayıs 2005; 16:07:41 


İnsanlık hakkında neredeyse hiçbir malumata sahip olmadığı Atlantis, UFO, gibi hayali şeylere inanıyor. Ama binlerce yıldır tüm dünya tarihlerinin ve dinlerinin dediği bir şeydir Nuh tufanı.


_____________________________



1207 Mesaj
18 Mayıs 2005; 21:37:43 


quote:

Orjinalden alıntı: Rodin


İnsanlık hakkında neredeyse hiçbir malumata sahip olmadığı Atlantis, UFO, gibi hayali şeylere inanıyor. Ama binlerce yıldır tüm dünya tarihlerinin ve dinlerinin dediği bir şeydir Nuh tufanı.


+9999999999999999999999999999999999999999999999ve dahası


_____________________________

||PSN: Nuh1907 ||

GÜNCEL PUAN DURUMU


2298 Mesaj
19 Mayıs 2005; 2:54:50 


GEMİNİN YAPISI

"Biz Nuh'u (ve onunla iman edenleri) levhalardan yapılmış ve perçinlenmiş Gemiye yükledik"
Kamer suresi-No:13
Kimine göre ayette sözü geçen levhalar, tahtadan yapılmış olmalıdır.
Yassılaştırılmış tahtalar olmalıdır.
Ayette geçen "düsür" sözü ise "demir mıh'lar, çiviler, perçinler" demektir.
bu perçinler ile levhalar birleştirilmiş olmalıdır.
Mezopotamya özelinde değil de
Ortadoğu genelinde madencilik sanatı M.Ö.9000 e kadar çıkmaktadır.
Bölgenin Metal taleplerini M.Ö.5000 lere kadar ELAM'lılar karşılardı.
Tufanın ise 4500 lerdedir.
Bu nedenle gemi yapı malzemelerinin bakır ve/veya tunç olması mümkündür.

GEMİDE BUHARLI BİR KAZAN MI VARDI?

İginçtir ki Hud:40'da
"Fırından su taşıp fişkırdığı" denilirken
Mü'minun:27'de
"Tandırdan su kaynayıp fışkırınca"
deniliyor. Kimi bunu yerden basit su fışkırması olarak anlamıştır.
Tandırın içinden suyun çıkmış olduğunu ve
bunun tufan başlangıcı işareti olduğunu söylerler.
Ancak BİLMEN Ö.N. gibi önemli bazı ilahiyatçılar
Geminin yelken ya da kürek gücüyle gitmediğini,
İçindeki bir ocakta kaynayan suların gücü ile gittiğini düşünüyorlar.
Buna en önemli itiraz, teknoloji tarihçilerinden geliyor ve
Buharlı kazanların icadının yeni olduğu yanıtı veriliyor.
Diğerleri buna cevaben ise tunç madenini İranlılar ve dünya bilmezken
Mezopotamya halklarının Bakıra yüzde 10 Kalay katarak
Tunç elde ettikleri savunuluyor.
Sümer tarihinde sümer bilginlerinin Kalay için "GÖK MADENİ" demelerindeki
gizin halen anlaşılamadığı hususu, peygamber mucizeleri ve öncüllüğü
ile bağdaştırılarak buharlı, kazanlı ve su gücü ile çalışan bir gemiden söz edilebiliyor.
Nitekim fenikelilerin tüm dünyada gemicilikte önde oldukları biliniyor.
Doğrusunu Allah bilir.




_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...


1376 Mesaj
19 Mayıs 2005; 10:11:07 

Was çok güzel belgesel tadında yazı olmuş teşekkürler.


_____________________________



975 Mesaj
19 Mayıs 2005; 10:17:49 

quote:

Orjinalden alıntı: nuhcinar



1.si bilimsellikten öte kuran okursan pc den bas1n1 kald1r1p gorursun b1l1m h1kaye 1l1m d1r
2.si hala nuh un gem1s1 bulunamad1 neden1n1 1se sormak gerek arkadas cudi dagunda d1o ama cud1 de de1ld1r agr1dad1r ben dedemden ole duydum ole b1l1r1m cunku zaman1nda yeterl1 arast1rma yap1lm1st1r cud1 dag1 uzer1nde fakat herhang1 b1r bulguya rastlanmam1st1r cud1 dag1na c1kmaya henuz teknoloj1 musa1t etm1o etsede zaten b1l1m adamlar1 kars1 c1kar neden1 1se arkadas1n ded1g1 g1b1 b1l1m kabul etm1yor fakat muslumanl1ga 1nanan k1tleler bunun varl1g1n1n b1l1nc1nde
bunar1 nerden b1ld1me gel1rse ad1m nuh oldugundan nedense arast1rma g1b1 b1 h1ss1yat duymustum kend1 ad1m1 ve bunlarla kars1last1m

Everest 8848 metre ve tırmanabiliyorlar. Zirvesine çıkabiliyorlar.
Ama 2114 metrelik cudi dağına tırmanmaya teknoloji izin vermiyor hımm evet anlıyorum seni çok güzel araştırmışsın tebrikler


_____________________________


I don`t care about what they say
I won`t live or die that way
Tired of figuring out things on my own
Angel`s wings won`t you carry me home?


 
16 Mesaj
19 Mayıs 2005; 11:59:10 

BEN SANA BİŞEY DİYEYİM Mİ DOSTUM SENİN GİBİ SAÇMALIKLARI ORTAYA ATANLAR KAÇ YIL GEÇTİĞİ ÖNEMLİ DEĞİL BÜTÜN HEPSİNİN TEORİLERİ KURAMLARI HEPSİ ÇÜRÜTÜLDÜ NE FREUD LAR KALDI NE MARX LAR NEDE DARWİN LER SİZİN GİBİ YOZLAŞMIŞ ATEİST İNSANLAR ZATEN BUNLARI ANLAYACAK KADAR AKILLI OLSALARDI İLK ÖNCE KENDİ YANDAŞLARI İNANIRDI ONLARA. UFAK BİR NOT ZATEN BU TEORİLERİ VE KURAMLARI ÇÜRÜTENLER YİNE O İNSANLARIN MENŞEİDİR. AKILLI OLUN DA GERÇEĞİ GÖRÜN. SİZİN GİBİLER İÇİN
quote:

Orjinalden alıntı: kaotika




Yani tüm dünyayı sular kaplayacak , tüm canlı türleri yok olacak ve gemiden kurtulan canlı çiftlerinden yeniden bu çeşitlilik meydana gelecek.
Eğer evrime de inanmıyor iseniz, dünyada kaç çeşit canlı türü var biliyor musunuz? Hepsi bir gemiye sığar mı?

Diyelim dünyayı sular kapladı, bütün bu su nereden geldi? hadi diyelim Allahın işi.
O zaman bütün sular çekilince efsaneye göre ilk ortaya çıkacak kara parçası ne Cudi dağı, ne Ağrı dağı olacaktır. Everest dağı olacaktır...
Yani böyle bir şey yok.



_____________________________

DüNYaYı KıNıYoRuM!!! HeR ŞeY İçİn!!!


2298 Mesaj
19 Mayıs 2005; 16:22:49 


GEMİYE TÜM HAYVANLAR BİNMİŞ MİDİR?

Nuh'un gemisine kimler binmiştir?
Halk arasındaki söylenceye göre
Tüm hayvanlardan birer çift gemiye binmiştir.
Böylece hayvanlar da yok olmaktan kurtulmuşlardır.
İsrail kaynaklarında Hz.Nuh, karısı ve 3 oğlundan başka
kimsenin binmediğinden bahsedilmiştir.
Oysa Kur'ân,
Hz.nuh'un karısı ve 1 oğlu hariç oğulları ve
Başka inananların da bindiğinden bahseder.
Sayıları ise 8 ile 80 arasında ihtilaflıdır.
Bu nedenle insanlığın Adem'den sonra
Sadece Nuh ümmetinden türediği iddiası
Kur'ânda yoktur ve İsrailiyat rivayetlerinin karıştırmasıdır.
Çünkü tufan, bölgesel idi.
Kitab-ı mukaddes'ten geçen bu yanlışlığı
Şöyle yorumlamak gerkir:
Ademden gelen peygamberlik soyu Nuh
ve oğullarından devam etmiştir; insanlık değil!!!
Tüm hayvanlar meselesi ise:
Kur'ânın anlatımında Kurtuluş Gemisine
Bu şekilde tüm hayvanların doluştuğuna dair bir kayıt yoktur.
Yeryüzündeki geri kalan tüm canlıların öldüğüne dair de...
Bu sel ve su afeti,
Sadece Nuh'un ümmeti için bir ceza idi, tüm insanlık için değil.
Mu'minun:27 de söylenen birer çift erkek ve dişi hayvan,
O bölgenin ekolojisine ait koyun,keçi gibi küçükbaş hayvanlar ile
Köpek gibi evcil(dost) hayvanlar olmalıdır.








_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
19 Mayıs 2005; 22:39:17 

evet güzel derleme olmuş... bilimsel kurumlarda kayıtsız kalmamışlar mutlaka bir şekilde bunu incelemişlerdir belki ismler değişiktir...


1259 Mesaj
19 Mayıs 2005; 23:59:41 

e madem sadece nuh kavmiine geldi bu bela ve peygamberlik soyu Nuh nebi ile devam etti , öyleyse amerikadaki veyahutta avustralyadaki insanlara hiç mi peygamber gelmedi ,yok eğer geldiyse bu Nuh kavminden arta kalanlarmıydı ,eğer öyleyse hangi dille anlaştılar


1207 Mesaj
20 Mayıs 2005; 1:38:49 


quote:

Orjinalden alıntı: 17_Ocak

e madem sadece nuh kavmiine geldi bu bela ve peygamberlik soyu Nuh nebi ile devam etti , öyleyse amerikadaki veyahutta avustralyadaki insanlara hiç mi peygamber gelmedi ,yok eğer geldiyse bu Nuh kavminden arta kalanlarmıydı ,eğer öyleyse hangi dille anlaştılar

ilginç yaklasım ama bıraz arastırrırsan bulursun sanırım veya was a da sorabılırsın


_____________________________

||PSN: Nuh1907 ||

GÜNCEL PUAN DURUMU


989 Mesaj
20 Mayıs 2005; 1:50:37 


Bu topikte anlatılan kanıtların bir teki bile ağrı dağında yoktur. Ben ağrı dağında bir şey olduğuna inanmıyorum. cudi dağında durduğu kesin. Ağrı'nın zaten üstü buzlarla örtülü ve hep karlı zaten.


_____________________________

/--Red Kit--\
--------------

Dyin's too good for 'em!


1207 Mesaj
20 Mayıs 2005; 12:57:51 

ama daha once de buzmu vardı ya da agrı dagı o kadar buyukmuydu ya da bı deprem oldu hz nuh gemısının kalıntıları kayboldu bunları bılemeyız gercekte hıc bır bulgu yok bı kac sey harıcınde...


_____________________________

||PSN: Nuh1907 ||

GÜNCEL PUAN DURUMU

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
20 Mayıs 2005; 15:04:36 

PEKİ TUFAN NİYE OLUYOR NE HİKMETİ VARKİ BUNUN ALLAH BUNUNLA İNSANLARA NEYİ GÖSTERMEK İSTEMİŞ GÜZEL GÜZEL DURSALARMIŞ BİLMEDİĞİM İÇİN SORUYORUM.


2298 Mesaj
20 Mayıs 2005; 17:04:10 


ARARAT DAĞLARI, AĞRI DAĞI MIDIR? CUDİ MİDİR?

Tufandan kurtulanları taşıyan Gemi,
Kitab-ı mukaddes'de yer alan ARARAT DAĞLARI KELİMESİNDEN
yola çıkarak Ağrı Dağında aranmaktadır. Oysa
ARARAT kelimesi, "Rrt" kelimesinin Kitab-ı mukaddes yazarlarınca
Yanlış seslendirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır.
Tevrat'ta yer alan, Nuh'un Gemisi'nin Ararat'a oturduğuna
Dair ilk ifade, M.Ö.5 asırda kaleme alınan ruhban metnine aittir.
Aslında ARARAT, Bir dağ silsilesi, bir ülke, bir krallık adıdır.
Bu sözcüğe ilk kez, M.Ö.1274 yılında Asur Kralı
I.SALMANASAR 'ın kayıtlarında rastlanıyor ve
Van Gölü'nün Güneydoğusundaki bölge olarak tarif ediliyor.
Van gölü'nün güneydoğusundaki bölgenin ise
Ağrı Dağı ile alakası olmayıp tamamen Şırnak ili içindeki
CUDİ'nin bulunduğu yer demektir. Ağrı, Van'ın Kuzeydoğusundadır.
ARARAT, Bir dağ adı değil, bir bölgenin adıdır.
Buranın diğer adı, CORDYEAN olarak bilinir.
Cudi Dağı da bu bölgenin içindedir.
BABİLİSTAN VE KARDE tarihini yazan ve kitabını
M.Ö.280 de SELEVKOS hükümdarına sunan ilk çağ tarihçisi
BEROSSES, Nuh Gemisinin CORDYEAN(Gordyene) dağlarında
bulunduğunu yazmaktadır.
ARARAT adı, URARTU krallığının bölgesini deyimler.
İbrani lisanından gelmektedir.
URARTULAR, yukarıdaki CORDYEAN bölgesinde yaşardı.
Burası da kuzeydeki Ağrı yöresiyle alakasız olup
Tamamen Cudi'nin de dahil olduğu bölgeyi işaretliyor.
Tevratın ilk mertinleri arasında yer alan Süryanice ve Aramice
Yazılarında da, Nuh Gemisinin KARDU(CUDİ) dağında olduğu yazılır.
Tevratın 13 ncü asıra kadar gelen eski nüshalarında:
"Gemi, Tufanın 7 nci ayının 17 nci gününde
Cudi'de durdu" denilmektedir.(el-Hamevi:1299)
Zaten yahudilerin elindeki en eski Tevratlarda Cudi yerine eğer
ARARAT yazmış olsaydı, Kur'ân Cudi dediğinde hemen
İtiraz edeceklerdi, tarih ise yahudilerin böyle bir itirazını nakletmiyor.
GILGAMEŞ destanında, UTANAPİŞTİM kara'yı bulmak için
Bir güvercin gönderdiği ve güvercinin ağzında Zeytin dalı ile
döndüğü yazılır. Bu söylenti bile Cudiye işarettir çünkü:
Zeytin, bir Akdeniz bitkisi olup Cudi'ye yakındır.
Cudi'nin her tarafı zeytindir.
Ağrıda ise aynı şeyden bahsedilemez.
Sonuç olarak:ARARAT BÖLGESİNİN aslında Cudi'yi
içeren bir bölge olduğu anlaşılmaktadır.








_____________________________


Nuh Baba

-------------------
Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
20 Mayıs 2005; 17:34:04 

YAV HİKMETİ NE HİKMETİ DURDUK YERDE NİYE TUFAN OLUYOR