- x
en iyi motor, en sağlam kaporta...
76 Cevap59350 Görüntüleme2 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Sistem Belirtin Yazdır
Sayfa: [1]      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


298 Mesaj
19 Ekim 2008; 17:31:34 

arkadaşlar, 20-30 bin ytl aralığında olan araçlardan aynı koşullarda kullanıldığı düşünülecek olursa motor ömrü ve sağlamlığı en fazla olan ve ayrıca kaporta sacı kalınlığı ve sağlamlığı en fazla/iyi olan marka/model hangisidir...görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim...


_____________________________

adalet için...


140 Mesaj
19 Ekim 2008; 17:42:34 

aradığın araç nasıl bişe,dizel mi benzinli mi?bunlar motorla ilgili fikir verebilmemiz için önemli kriterler,benzinli olduğunu varsayarsak ikinci el honda civic önerebilirim,dizelde ise fikir yürtemem çünkü kullandığım tek dizel araç fiat doblo,ama multijet motor çok iyi


_____________________________

There is no guarantee that you will live to see another day


5464 Mesaj
19 Ekim 2008; 18:14:44 

kaporta sac kalınlığı mı kaldı arkadaşım 2-3 bin ytl desen anlardım 20-30 diyosun. hayata o kadar sac kalınlık inceliğinden bakarsan çok yanılırsın


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! ||Gonuşma


1531 Mesaj
19 Ekim 2008; 18:54:39 


quote:

Orjinalden alıntı: samurayjack

arkadaşlar, 20-30 bin ytl aralığında olan araçlardan aynı koşullarda kullanıldığı düşünülecek olursa motor ömrü ve sağlamlığı en fazla olan ve ayrıca kaporta sacı kalınlığı ve sağlamlığı en fazla/iyi olan marka/model hangisidir...görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim...


Motor ömründe Japonların (Toyota, honda, mitsubishi, vs), kaportada Almanların eline su dökebilen olmadı şu ana dek.

(Skoda hariç. Gerçi o da VW grubunda, Alman sayılır.)

Octavianın kaportasını bi inceleyin derim.


_____________________________



 
2349 Mesaj
19 Ekim 2008; 18:55:02 

benim bu hayatta gordugum en kalin kaporta 1974 vw 1303 dosbaa da idi
gecerken bi tanesini kaputuna veya camurluguna bi vurun elinizle ne demek istedigimi anlarsiniz
masaya filan vuruyo gibi hissediyor insan



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi 26_bbz_26 -- 19 Ekim 2008; 18:51:42 >


_____________________________



5464 Mesaj
19 Ekim 2008; 19:49:53 

samuray en güvenli araç tosbaa mı oluyo şimdi

galeri ağzı gibi bırakın ya sac kalınlığı fln


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! ||Gonuşma


 
3776 Mesaj
19 Ekim 2008; 20:08:04 

skoda octavia ya bir bakın derim.dediğiniz kriterleri fazlasıyla karşılıyor.


_____________________________

EIRP:Effective Isotropically Radiated Power
|∇xE=-(dB/dt) | ∇xH=J | ∇.D=φv | ∇.B=0 | D=ϵ.E | B=µ.H |


7954 Mesaj
19 Ekim 2008; 20:11:04 




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi UrbanRacer -- 19 Ekim 2008; 20:10:41 >


_____________________________

Badass Nova


 
1959 Mesaj
19 Ekim 2008; 20:44:22 

kaporta volvo motor sağlamlığı mazda en az arıza çıkaran araç nede olsa


_____________________________



1820 Mesaj
19 Ekim 2008; 21:40:25 

volvonun sac kalınlığının diğer binek araçlardan fazla olduğunu biryerkerde okumuştu.


_____________________________

SONY W-110 - SONY DCR-HC 37E Huawei IDEOS X5 (U8800)


5464 Mesaj
20 Ekim 2008; 1:56:28 

noldu güvenli diye sacı kalın salçalı kalçalı diye tosbaya bincektiniz volvo ya mı geçiyosunuz yavaş yavaş


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! ||Gonuşma


10234 Mesaj
20 Ekim 2008; 2:02:11 

Hayret ediyorum artık foruma.

Bir kimse VW modeli yazmamış.


_____________________________



5464 Mesaj
20 Ekim 2008; 2:15:15 

quote:

Orjinalden alıntı: 26_bbz_26

benim bu hayatta gordugum en kalin kaporta 1974 vw 1303 dosbaa da idi
gecerken bi tanesini kaputuna veya camurluguna bi vurun elinizle ne demek istedigimi anlarsiniz
masaya filan vuruyo gibi hissediyor insan



biliyosun desiya bu araçlar duygusal araçlar. kalpleri kırılır onlarda birer vw.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! ||Gonuşma

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
20 Ekim 2008; 9:34:08 

Mercedes Bakın


2944 Mesaj
20 Ekim 2008; 11:25:51 


quote:

Orjinalden alıntı: ATTRACTION

Mercedes Bakın

insanların hem motor hemde kaporta ihtiyacını karşılayan bir araç değil mi?


_____________________________

M. KEMAL
ATATÜRK
8 saniye içinde yönlendirileceksiniz.
Reklam yeni sayfada açılır, gezintinizi etkilemez.
hade len...


455 Mesaj
20 Ekim 2008; 13:29:17 


quote:

Orjinalden alıntı: oneMoreaCupofCoffee

kaporta sac kalınlığı mı kaldı arkadaşım 2-3 bin ytl desen anlardım 20-30 diyosun. hayata o kadar sac kalınlık inceliğinden bakarsan çok yanılırsın


çok doğru arabaların sağlamlığı artık kaporta saç kalınlığıyla değil euro-ncap gibi çarpışma testleriyle ortaya çıkıyor..
hatta birçok firma darbeyi daha iyi absorbe etmesi ince saç kullanıyorlar diye biliyorum........


_____________________________

VW TIGUAN'12 WHITE NIGHT


8710 Mesaj
20 Ekim 2008; 21:29:44 

valla hepsi yariste mevcut


_____________________________

2013 Fiesta 1.5 titanium x


298 Mesaj
24 Ekim 2008; 19:30:48 

valla bende fikrimi söyleyeyim...her iki durumda da volvoyu tek geçerim.....


_____________________________

adalet için...


 
1502 Mesaj
24 Ekim 2008; 19:46:55 

skoda kaporta konusunda oldukça iyidir, ne de olsa meşhur çek çelik sacı.


_____________________________


Dh Yüzücüler ve Yüzmeyi Severler Grubu

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
24 Ekim 2008; 19:58:43 

Ncap anca düşük hızlarda işe yarar. Yüksek hızda yapılan kazada sac kalınlığı ve şasi kalınlığı yada türü (mesela tam şasi olması) etkilidir. Sarsıntıdan ölmezseniz en azından sıkışıp ölmemiş olursunuz. 5 yıldızlıların halini görüyoruz yüksek hızdaki kazalarda. Düşük hızda ncap te iyi yıldız almış bir aracı, yüksek hızdada sağlam bir aracı (tam şasi eski bir amerikan mesela, ama direkli tabiki ) tercih ederim.


1531 Mesaj
24 Ekim 2008; 20:43:15 


quote:

Orjinalden alıntı: pspcü

skoda kaporta konusunda oldukça iyidir, ne de olsa meşhur çek çelik sacı.


O ne kaporta öyle birader.

Arkadaşım ger geri gelirken arka çamurluğunu duvara çarptı.

Sadece boyası gitti. Eğilme bükülme yok.

Gözlerime inanamadım.


_____________________________



 
1502 Mesaj
24 Ekim 2008; 23:02:05 


quote:

Orjinalden alıntı: Ogün®




O ne kaporta öyle birader.

Arkadaşım ger geri gelirken arka çamurluğunu duvara çarptı.

Sadece boyası gitti. Eğilme bükülme yok.

Gözlerime inanamadım.


bikaç sene önce bize arkadan ibiza çarpmış, ibizanın çarptığı yer dağılmış nerdeyse ama bizimkinde sadece ufak bir zedelenme vardı. en azından bizimkinde de ufak da olsa bi içe göçme beklenirdi yani normal şartlarda. bi de orası daha çelik saçlı kısmı değildi, plastik tampondı, heralde saca denk gelse ibiza perte falan çıkacaktı


_____________________________


Dh Yüzücüler ve Yüzmeyi Severler Grubu


1080 Mesaj
24 Ekim 2008; 23:44:09 


quote:

Orjinalden alıntı: desiya

Hayret ediyorum artık foruma.

Bir kimse VW modeli yazmamış.


tosbaayı vw den saymıyor musun yoksa


_____________________________


telefonu hiç çalmayan a-sosyallerin dernegi


679 Mesaj
25 Ekim 2008; 11:48:49 


quote:

Orjinalden alıntı: 26_bbz_26

benim bu hayatta gordugum en kalin kaporta 1974 vw 1303 dosbaa da idi
gecerken bi tanesini kaputuna veya camurluguna bi vurun elinizle ne demek istedigimi anlarsiniz
masaya filan vuruyo gibi hissediyor insan



hocam çok güldüm sana valla yahu sabah sabah :))) o senin kalın kaportası var dediğin tospaaa nın kaportaasında ne kadar macun vardır bilir misin ? o macun arabada sac tan daha çok TOK ses çıkartır o yüzden sana öyle gelmiştir. senelerdir boyana boyana veya çürüye çürüye macun çekerek ayakta kalmıştır o araçlar.

güvenlik konusunda bence Emniyet Kemerinin mucidi VOLVO iyidir. ayrıcak kendileri yan hava yastıklarını kullanan ilk firmadır. bu yüzden sac kalınlığı felan hikaye. siz teknoloji çok gelişti motorlar çok mu iyileşti sanıyorsunuz ? ... araçların ağırlıkları çok azaldı. haliyle motor performansı da artacak ağırlığa göre. yoksa yanma teknolojisi araç performansında etkileyecek çok fazla done yok. fiziksel denklemlerle simulayonlarla olayı bitiriyorlar artık. tamam bu teknoloji fakat ne kadar ekmek o kadar köfte misali araban ne kadar ağırsa motorunda o kadar çok yakar.

motor konusunda japon arabalarını tek geçerim başta mitsubishi olmak üzere arkasından toyota ve honda gelir bana göre. bazı arkadaşlar mercedes değerlendirmesi yapmış ama o araçlar D sınıfı o yüzden kendi akranlarıyla tartışılmalıdır. o araba bi hastalık meselesi herkes sevmez ama bazıları vardır ki hayatta ondan başka arabaya binemez. binsede rahat edemez.

evet sonuç olarak benim kişisel tercihim şudur;

kaporta-güvenlik => VOLVO
Motor-uzun ömür=> MITSUBISHI

Saygılar ve sevgiler sizin olsun efenim....


_____________________________



1531 Mesaj
25 Ekim 2008; 13:05:45 


quote:

Orjinalden alıntı: atayum





hocam çok güldüm sana valla yahu sabah sabah :))) o senin kalın kaportası var dediğin tospaaa nın kaportaasında ne kadar macun vardır bilir misin ? o macun arabada sac tan daha çok TOK ses çıkartır o yüzden sana öyle gelmiştir. senelerdir boyana boyana veya çürüye çürüye macun çekerek ayakta kalmıştır o araçlar.

güvenlik konusunda bence Emniyet Kemerinin mucidi VOLVO iyidir. ayrıcak kendileri yan hava yastıklarını kullanan ilk firmadır. bu yüzden sac kalınlığı felan hikaye. siz teknoloji çok gelişti motorlar çok mu iyileşti sanıyorsunuz ? ... araçların ağırlıkları çok azaldı. haliyle motor performansı da artacak ağırlığa göre. yoksa yanma teknolojisi araç performansında etkileyecek çok fazla done yok. fiziksel denklemlerle simulayonlarla olayı bitiriyorlar artık. tamam bu teknoloji fakat ne kadar ekmek o kadar köfte misali araban ne kadar ağırsa motorunda o kadar çok yakar.

motor konusunda japon arabalarını tek geçerim başta mitsubishi olmak üzere arkasından toyota ve honda gelir bana göre. bazı arkadaşlar mercedes değerlendirmesi yapmış ama o araçlar D sınıfı o yüzden kendi akranlarıyla tartışılmalıdır. o araba bi hastalık meselesi herkes sevmez ama bazıları vardır ki hayatta ondan başka arabaya binemez. binsede rahat edemez.

evet sonuç olarak benim kişisel tercihim şudur;

kaporta-güvenlik => VOLVO
Motor-uzun ömür=> MITSUBISHI

Saygılar ve sevgiler sizin olsun efenim....


Hocam çoğu konuda size katılmakla beraber,

otomobil ağırlıklarının azalması noktasına katılmıyorum.

Tamam eski amerikan araçlarını baz alırsanız hakikaten onların ağırlığı ile bugünkülerin ağırlığı bir değil.

Ancak mesela broadway ile passat arasındaki ağırlık farkına ve motor hacmi farkına bakarsanız,

Passatın 100 kilometre 20 litre falan yakması gerekir.

Hacmi küçültüp, sıkıştırma oranını yükselterek daha fazla tork/daha az yakıt felsefesiyle hareket eden firmalar var.

Benzini falan geçin, elektrikli ve sulu motorlar neredeyse seri üretime geçtiler.

Motor teknolojisi ilerliyor arkadaşım.

Ayrıca sac kalınlığının hikaye olduğuna inanmıyorum.

Moment etkisi direk kütleyle orantılıdır.

Moment etkisini en fazla bertaraf edebilen maddeler ise bugün metallerdir.

Yarını bilemem...

Selamlar


_____________________________



 
2320 Mesaj
25 Ekim 2008; 13:21:38 


quote:

Orjinalden alıntı: Szopen

Ncap anca düşük hızlarda işe yarar. Yüksek hızda yapılan kazada sac kalınlığı ve şasi kalınlığı yada türü (mesela tam şasi olması) etkilidir. Sarsıntıdan ölmezseniz en azından sıkışıp ölmemiş olursunuz. 5 yıldızlıların halini görüyoruz yüksek hızdaki kazalarda. Düşük hızda ncap te iyi yıldız almış bir aracı, yüksek hızdada sağlam bir aracı (tam şasi eski bir amerikan mesela, ama direkli tabiki ) tercih ederim.

en fazla yapılan yanlış sunum bu olsa gerek saç kalınlığı ile sağlamlığı ilişkilendirmek . kaza esnasında olabilcek en iyi şey aracın dağılmasıdır , cünkü dağılan malzeme darbeyi emer yoksa bütün darbeyi içerde sen emersin , demirden bir arac düşünün 100 km hızla karsıdan gelen bir araca carptınız aracınızın tamponu bile yamulmadı , peki o zaman o kadar kuvvet nereye gider ? emin ol arac darbeyi emmesse 5 tanede emniyet kemeri taksan o kemerler seni tutmaya yetmez camdan fırlarsın dışarı
yada daha iyi bir örnek formula 1 araclarını verebiliriz en ufak carpışmada arac dağılır , önemli olan aracın sac kalınlığı değil yaşam alanı denilen kısımdır ki hemen hemen bütün üreticler celikle kuvvetlendirir bu kısmı . sac kalınlığı tamamen düz mantık yapılan en büyük hatadır reanult tüm modeller 5 yıldızdır toyota öledir . 2 side yumusak burun kullanır . ayrıca 64 km de daha güvenli olan bir arac mantıken 100 km de de daha güvenlidir .


_____________________________

Nissan Micra 1.2 Tekna Cvt


3494 Mesaj
25 Ekim 2008; 13:22:39 

Makine mühendisi olan arkadaşım dünyanın en iyi motorunun mitsubishi carisma'da olduğunu söylemişti, kaportaya gelince bence yeni araçların çoğu kaportası sağlam. Fifth gear'da sağlam dediğiniz volvo 850 ile renault modusu çarpıştırdılar 80km/h ile modus volvoyu dağıttı desem acaba ne dersiniz


_____________________________



2878 Mesaj
25 Ekim 2008; 13:48:32 


quote:

Orjinalden alıntı: FaBeRgE

Makine mühendisi olan arkadaşım dünyanın en iyi motorunun mitsubishi carisma'da olduğunu söylemişti, kaportaya gelince bence yeni araçların çoğu kaportası sağlam. Fifth gear'da sağlam dediğiniz volvo 850 ile renault modusu çarpıştırdılar 80km/h ile modus volvoyu dağıttı desem acaba ne dersiniz

"Link verir misin?" deriz.


_____________________________



7567 Mesaj
25 Ekim 2008; 14:46:31 



_____________________________

Yeni Aveo Sedan 1.2 LS (Boracay Mavi)
Monster Q63MS-16F41 (i7-4700QM, GTX 770M, 2x8GB DDR3, 240GB SSD, 750GB HDD); Asus Note 8; Dell Studio XPS 1640; Samsung S4 Mini Duos Black Edition; Nokia Lumia 525 Sarı; iPod Touch 5 32 GB Siyah; Navimex 9917+Kenwood KFC-M1634A; Logilink HS0017; Logitech G100, G500, VX Nano, K310, Tablet Keyboard for iPad, S220; Creative EP630; Xiaomi Piston 2; Xiaomi 10400 mAh; Casio DB-360-1ADF; Adata CH94; Lacie Rikiki 1TB; WD WD15EARS, WD20EARS; Akasa Quasar; Sandisk Extreme 32 GB, Kingston DTDUO/32GB
Steam ID: Kesbi


 
5665 Mesaj
25 Ekim 2008; 15:10:25 

Ford Mondeo diyebilirim

hem de ikinci elde fiyatları uygun.


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
25 Ekim 2008; 19:30:04 


quote:

Orjinalden alıntı: selim82



en fazla yapılan yanlış sunum bu olsa gerek saç kalınlığı ile sağlamlığı ilişkilendirmek . kaza esnasında olabilcek en iyi şey aracın dağılmasıdır , cünkü dağılan malzeme darbeyi emer yoksa bütün darbeyi içerde sen emersin , demirden bir arac düşünün 100 km hızla karsıdan gelen bir araca carptınız aracınızın tamponu bile yamulmadı , peki o zaman o kadar kuvvet nereye gider ? emin ol arac darbeyi emmesse 5 tanede emniyet kemeri taksan o kemerler seni tutmaya yetmez camdan fırlarsın dışarı
yada daha iyi bir örnek formula 1 araclarını verebiliriz en ufak carpışmada arac dağılır , önemli olan aracın sac kalınlığı değil yaşam alanı denilen kısımdır ki hemen hemen bütün üreticler celikle kuvvetlendirir bu kısmı . sac kalınlığı tamamen düz mantık yapılan en büyük hatadır reanult tüm modeller 5 yıldızdır toyota öledir . 2 side yumusak burun kullanır . ayrıca 64 km de daha güvenli olan bir arac mantıken 100 km de de daha güvenlidir .


İyide dağılıp orta kısım ayaklarımı kopartacağına, dağılmasın belki kurtulurum. Zaten sarsıntıdan ölmezseniz dedim. Yüksek hızlarda aracın sağlamlığı şaşi türü önemlidir. Evet 64 kmde güvenli olan 100de de öledir belki ama 150-160 la yapılan bir kazada sağlam aracı tercih ederim. Kağıt gibi dağılanı değil.


3494 Mesaj
25 Ekim 2008; 19:33:09 


quote:

Orjinalden alıntı: kesbi

Ben vereyim bari.
www.youtube.com/watch?v=k3ygYUYia9I


Teşekkür ederim


_____________________________



1252 Mesaj
25 Ekim 2008; 21:46:47 

En sağlam kaporta Volvo. Bildiğim kadarıyla iskandinav ülkelerinde çarpışma testleri 120km/h ile yapılıyor. Motor da ise Honda derim.

Bu arada yukarıdaki testi Laguna veya Megane ile S40 arasında deneseler daha iyi olmazmıymış.


_____________________________



ŞEREFinle oyna, HAKKInla kazan, SEBAt et.


 
2320 Mesaj
25 Ekim 2008; 21:51:43 


quote:

Orjinalden alıntı: Szopen




İyide dağılıp orta kısım ayaklarımı kopartacağına, dağılmasın belki kurtulurum. Zaten sarsıntıdan ölmezseniz dedim. Yüksek hızlarda aracın sağlamlığı şaşi türü önemlidir. Evet 64 kmde güvenli olan 100de de öledir belki ama 150-160 la yapılan bir kazada sağlam aracı tercih ederim. Kağıt gibi dağılanı değil.

teknolojiden nasibini alma sakın :):) işte seninbashetiğin araclar aslında sağlam değil bir anlatabilsek


_____________________________

Nissan Micra 1.2 Tekna Cvt


1531 Mesaj
26 Ekim 2008; 0:54:47 


quote:

Orjinalden alıntı: selim82



en fazla yapılan yanlış sunum bu olsa gerek saç kalınlığı ile sağlamlığı ilişkilendirmek . kaza esnasında olabilcek en iyi şey aracın dağılmasıdır , cünkü dağılan malzeme darbeyi emer yoksa bütün darbeyi içerde sen emersin , demirden bir arac düşünün 100 km hızla karsıdan gelen bir araca carptınız aracınızın tamponu bile yamulmadı , peki o zaman o kadar kuvvet nereye gider ? emin ol arac darbeyi emmesse 5 tanede emniyet kemeri taksan o kemerler seni tutmaya yetmez camdan fırlarsın dışarı
yada daha iyi bir örnek formula 1 araclarını verebiliriz en ufak carpışmada arac dağılır , önemli olan aracın sac kalınlığı değil yaşam alanı denilen kısımdır ki hemen hemen bütün üreticler celikle kuvvetlendirir bu kısmı . sac kalınlığı tamamen düz mantık yapılan en büyük hatadır reanult tüm modeller 5 yıldızdır toyota öledir . 2 side yumusak burun kullanır . ayrıca 64 km de daha güvenli olan bir arac mantıken 100 km de de daha güvenlidir .



Bu konuyu açıklamak için biraz Fizik bilmek gerekir.

Eylemsizlik ve bağıl hızdan bahsetmemiz gerekir.

Çok basitçe anlatacağım:

Eylemsizlik: Maddenin hareket ediyorsa, hareketine devam; Duruyorsa durmaya devam etme isteğidir.

Bağıl hız : Bir cismin, diğer cisme göre hissedilen hızıdır.

Diyelim ki 120 ile gidiyorsunuz.

Araç 120 ile giderken, siz de 120 ile gidiyorsunuz.

Ama araca göre hızınız sıfır.

Birden frene basarsanız veya çarparsanız;

Araç darbeyi ister emsin, ister emmesin; Siz hala 120 ile gitmeye devam edersiniz.

Emniyet kemeri dışında sizi hiç bir şey tutamaz.

Aracınız ister dağılsın, ister dağılmasın...

Aracınız "kağıt "ise dağılır ve emniyet kemerinizle birlikte camdan uçarsınız.

Aracınız sert ise emniyet kemeriniz sizi tutar ve -belki- hayatta kalırsınız.

Bu darbeyi emme konusu da yanlış anlatılıyor.

Her cisim darbeyi emer.

Ancak bazıları bu büyük momentin etkisiyle yamulur, bazıları kırılır, bazıları tuzla buz olur.

Ancak hiç biri tamamen esneyip eski haline gelemez.

Zaten o kadar esnek bir madde kullanırlarsa, bu sefer araç tam ters istikamete veya yolun başka bir tarafına savrulur ve oradan oraya çarparak ilerlerdi.

Sağlam araçların içinde pestil oma şansınız daha düşüktür.

Esnek olduğu iddia edilen araçlar, yüksek hızlarda darbeyi bayağı emdikleri için, darbenin etkileri sürücü ve yolcuları da bayağı etkiler.

Çünkü elinizle bastırdığınızda göçen çamurluklar var.

Daha 1-2 kg kuvvetle esneyen cisim, binlerce ton kuvvet karşısında nasıl dayanacak ?

Fark budur.



_____________________________



679 Mesaj
26 Ekim 2008; 2:10:34 


quote:

Orjinalden alıntı: chelick

En sağlam kaporta Volvo. Bildiğim kadarıyla iskandinav ülkelerinde çarpışma testleri 120km/h ile yapılıyor. Motor da ise Honda derim.

Bu arada yukarıdaki testi Laguna veya Megane ile S40 arasında deneseler daha iyi olmazmıymış.


ben o programı discovery de izlemiştim ve o programın amacı zaten arabadaki hantallığın hiç bir halta yaramadığını göstermek içindir. arada 15 senelik bir fark var, tabiki olacaktır öyle bir sonuç. zaten bu bir kıyaslama değil teknoloji farkını göstermek için yapılmıştır. ki zaten volvo özellikle seçilmiştir ki millet sağlam araba diyo bakın eskiden böyleydi ama artık değil mesajını vermek için

şimdi birisi modus 5 yıldız aldı diye hemen gidip volvo yerine modus mu alacaktır ? hayır tabiiki. körü körüne savunmayı hiç sevmem fakat volvo güvenliğe diğer araçlardan (aynı sınıftakiler) daha fazla yatırım yapmaktadır. dikakt ederseniz donanım olarak da genelde standarttır güvenlik paketleri.

şimdi gelelim esas meseleye; tampon kirişi: eğer araç fabrikalarına gitme şansınız olursa gövde atölyelerinde videodaki kirişi görmeniz mümkü olur. o kirişin hemen yan taraflarında iki adet körüğe benzer bükülmüş sac vardır ki esas dağıtımı bunlar yapar. bendeniz kendilerini çooook severim. canım ciğerim kendisine bağlıdır bir ölçüde

artık bodozlama arkaya doğru dikine giden şasiler kalmadı. çoğusunda tampon içinde enerjiyi dağıtan kiirişler vardır. bu yüzden güvenlik artık daha önemli ve ar-ge yatırımları da aynı oranda artmaktadır.

şimdi gelelim fizik bilen ve basitçe olayı anlatan sevgili kardeşimize; senin düşündüğün kadar basit değil maalesef.

sen bir aaracın kaza yapmasını frene bastığında veya çarpıştığında "zınk" diye durduğunu mu zannediyorsun ki fırlayıp gidiyorsun ? tamam çok kısa bir sürede durursun ama sen duruncaya kadar geçen sürede neler oluyor neler...

enerjiyi dağıtmak ne demek ? emniyet kemeri her zaman hayat mı kurtarır ? sağlam araba kağıt gibi olmayan araba mıdır ? sağlamlık el ile göçertilerek mi ölçülür ?

bak şimdi enerjiyi dağıtmak demek çarpışma anındaki hızı kademeli olarak azaltmak demek. bunun yanında çarpılan yere gelen enerjiyi aracın bütününe yayarak "bir elin nesi var, iki elin sesi var" mantığıyla çalışmaktır. bırak 64 km yi sen 30 km ile bile zınk diye bi yere çarparsan pekmezin çoktan akar gider mazallah. bu konu böyle biline !!

daha sonra emniyet kemeri ki olayın belki en önemli taraflarından birisidir; yeni nesil araçlarda kullanılan emniyet kemerleri çarpışma anında zınk diye gerilme yapmaz. hıza duyarlı olarak belirli bir ölçüde sıkıştırır. yani şu demek: 90 km den 0 ininceye kadar kemer de kilitlenme pozisyonunu kemeri 10 cm civarında gevşeterek ivmelenmeyi (camdan fırlamayı) azaltır. bu yüzden fizik bilmek güzel ama bunun pratikte ne işe yaradığını da bilmek de ayrı bir güzelliktir. belki biz bu yüzden mühendis olduk

not: çok yazdım biraz nefes alayım. sorular olursa devam ederiz


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
26 Ekim 2008; 7:55:02 

quote:

Orjinalden alıntı: selim82

teknolojiden nasibini alma sakın :):) işte seninbashetiğin araclar aslında sağlam değil bir anlatabilsek


Ogün® demek istediklerimi çok güzel anlatmış. Ben 5-10 yıldız araçta gördüm, 60 küsür model araçta gördüm takla atmış dağılmış. Yüksek hızda herşey değişir.


1309 Mesaj
26 Ekim 2008; 8:23:50 

bağıl hız vs.. iyi güzel diyorsunuz da kendi anlattığınızla çelişiyorsunuz gibi geldi. selim82 arkadaşın dediği gibi araçların "dağılması" çarpışma enerjisini emer, kabine daha düşük kuvvette bir enerji yansıtır.

çok sağlam "dağılmayan" bir araç düşünün 100km ile duvara çarpıyor. o kadar sağlam ki değil dağılmak, esnemiyor bile. Duvara çarptığı anda tam olarak duruyor, hareketsiz kalıyor. Tabi siz 100 ile gitmeye devam ettiğiniz için emniyet kemeri sizi tutuyor ama kafanızı tutan bir şey olmadığı için 100km'lik bir hızla vücudunuzdan ayrılmaya çalışıyor.

Şimdi sizin deyişinizle "sacı ince, sağlam olmayan, dağılan" bir arabayı ele alalım. Duvara 100km/saat hızla temas ediyor ve bütün parçalar esnemeye sıkışmaya, dağılmaya başlıyor. Bu "esnemeler sıkışmalar ve dağılmalar" aracın hızını düşürüyor ve araçla birlikte sizin hızınız da düşüyor. Esnemeyen parçalardan oluşan güçlendirilmiş kabin bu sıkışan paraçaların size ulaşmasını engelliyor. Araç tam olarak durduğu ve emniyet kemerleri sizi tuttuğu anda sizin hızınız 80km/saate düşmüş oluyor ve dolayısıyla kafanız 80km/saat hızla vücudunuzdan ayrılmaya çalışıyor.

Sizce hangi durumda daha az zarar görürsünüz?

Ya da bu anlattıklarımla alakasız bir soru sorayım: Otomobil üreticileri deli mi ki sanayiden düz sac kaput sipariş etmek varken bir dünya para harcayıp laboratuar kurup belirli bir dirence sahip olan ama belli bir kuvvetin üstünde yükle karşılaştığında çeşitli noktalardan katlanan kaput vs.. üretiyor?

değiştirme: http://en.wikipedia.org/wiki/Crumple_zone

bu adreste çok güzel anlatmış aracın dağılmasının ne işe yaradığını.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi rabies -- 26 Ekim 2008; 8:42:46 >


_____________________________

the wise man walks always with his head bowed, humble, like the dust...
---
he who speaks, does not know; he who knows, does not speak.


3986 Mesaj
26 Ekim 2008; 10:26:20 

bende octavia dıyorum sac konusunda..


_____________________________

KİMYACILAR ÖLMEZ SADECE DENGEYE ULAŞIRLAR


458 Mesaj
26 Ekim 2008; 10:41:00 

fghjk



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi defiantly -- 3 Mart 2009; 0:59:50 >


_____________________________



679 Mesaj
26 Ekim 2008; 13:51:26 

yukrıdaki yazımda (atayum) sanırım OGüN için yeterli bilgi içerdiğini düşünüyorum. benim yazımın arkasından uzun uzun benim söylediklerimi tekrar eden sevgili arkadaşlarım ise sadece ogüne laf atmışlar. tamam bir kişinin değerlendirmesi güzel ama 10 kişi birden çullanırsa ben olsam benimde hoşuma gitmez. başka hangi konu olursa olsun benim söylemek istediğimi söyleyen birisi varsa bende yazayım demeden devam ederim. ayrıca daha orjinal veya özgün içeriklerle yazarsanız sevinirim. bilgilendirme güzeldir ama aynı şeyleri söylemek bilgilendirmeden ziyade usandırma yapar konunun gidişatında.


_____________________________



3183 Mesaj
26 Ekim 2008; 18:55:39 

yeni kaporta boya teknolojileri 6 ile 12 yıl paslanmazlık garantisi veriyor hangi araçlarda olduğunu netten öğrenebilirsiniz (galvaniz sac)
çarpışma testleri bilgi vermektedir
ayrıca arabam.com testlerinden 100-0 fren mesafesini de bakmalısınız (bazı araçlarda durma mesafesi uzun)
motor herkes kendi kullandığı aracın motorunun iyi olduğunu düşünür zaten
bence önemli olan temiz motorlu bir araç aldığınızda yakıt kalitesi önemli olacaktır yağ kontrolü
yine kullanırken cip kullanmıyorsanız tümsek ve çukurlara dikkat etmeli
(geçenyağışta otoban yol kenarlarının bozulmasından dolay 17 laracın astiği patlamış ve takla atan araçlar vardı)

5 yıldızlı bir araç sizin için iyi olur(ABS fren ve TCS de varsa çok iyi olur)




_____________________________

SKODA SUPERB 2013 1.6 TDI DSG


1531 Mesaj
26 Ekim 2008; 19:20:57 

Bir istatistik aradım ölümlü kazaların markalar bazında gösterildiği.

Ancak sanırım markalar buna izin vermiyor ve yok.

NCAP test sonuçları ise her yerde maaşallah.

Neyse...

Şimdi fizik konusunda bana ders vermeye niyetli arkadaşlara bir kaç sorum olacak:

1. Su sıvıdır. Sıvıların esnekliği çok düşüktür. Bu yüzden esneklik sıfır kabul edilir.

Diyelim ki 100 metreden suya atladınız. Betona çakılır gibi çakılırsınız.

Çünkü moleküller arası etkileşimleri "kırma"nız için yeterli süre yoktur. Birden çarptığınız için "yüzey gerilimi" sizi tepsiye çarpmış gibi yayar.

Soru şu: Katı cisimler, sıvılardan daha sıkı istiflenmiş moleküllere sahip olmalarına rağmen belirli oranda esniyorlar.

Sıvılarda moleküller arası daha açık olmasına rağmen neden esnemiyorlar ?



2. 10 kg basınçla esneyen madde. 50 ton basınç yaptığında da aynı oranda mı esner ?

Kırılır mı yoksa tuz buz mu olur ?

Kırılmasını ya da tuz buz olmasını sağlayan etmenler nelerdir ?

Basıncın etki süresini değiştirirsek aynı etkiyi gözler miyiz, yoksa farklı sonuçlar ortaya çıkar mı ?

Formül alırsam, hesaplamada kullanacağım, teşekkür ederim.



3. "Esnek" araçta 120 ile gitmek ile "tank gibi" araçta 120 ile gitmek, yolcu açısından hızı ve yavaşlamayı değiştirir mi?

Soruyu açayım; Frene bastığımızda hangisindeki yolcu daha önce durur ?

Frenlerin, lastiklerin, şasenin, kaportanın, rüzgarın, yol durumunun, rot ayarının, balansların, fren disk mesafelerinin, fren disk basınç farklarının, araç ağırlığının, araç ön-arka ağırlık farkının vs.vs

durmaya etkisi nedir ? Bunlarla ilgili genel bir formülümüz var mdır ?




4. Kolay derforme olmaktan falan bahseden arkadaşlar var.

135 km otoban hız sınırı olacak önümüzdeki günlerde.

120 ile giderken, 1ton 250 kilogramlık bir aracım momenti ne kadardır ?

Bu momente sahip araç, bir yere çarptığında hiç deforme olmadan kalabileceği bir malzemeden yapılması bugünkü şartlarda mümkün müdür ?



5. Madem deformasyon hayat kurtarıyor, neden uçaklarda, ralli araçlarında, formulada dış bölümü sizin söylediğiniz malzemeden yapmıyorlar ?



6. Araç darbe alırken darbeyi sönümleyen kaporta değil şasedir demiş bir arkadaş.

O zaman tampon ne oluyor ?

Kazada, kaporta es geçilip şase mi giriyor hemen devreye ?



7. Şehir içinde 50-60 km ile giderken doğan, şahinlerle bile kolay kolay ölümlü kaza yapamazsınız.

NCAP testlerini yapan firma uyarır, ondan çoğu kişinin haberi yok.

Yüksek hızlarda, kaportayı neden yaparsanız yapın önleyici tedbir olamaz. Yüksek hızlarda araçların birbirinden fazla farkı yoktur. Hemen hepsi dağılır.


Şimdi, otobanda giderken kendimizi güvende hissetmemiz için ne yapmamız gerekir ?

Tamam biz dikkatliyiz falan da, karşıdan uyuyarak gelen kamyon şoförleri ne olacak ?


8. Sorular olursa devam edecek arkadaş veya bilgisine güvenen arkadaşlardan sorularıma cevap alabilirsem;

Molekül davranışları ve maddenin davranışı ile ilgili tartışmaya geçmek isterim.

Farklı bir pencere açabiliriz sanıyorum.

Selamlar.


_____________________________



1531 Mesaj
26 Ekim 2008; 19:28:02 

Dr. Güledal Boztaş*, Dr. Hilal Özcebe**

Trafik Kazası Yaralanmalarında İkincil Korunma: Emniyet Kemeri

The Secondary Prevention of Traffic Road Accidents: Seat Belts

Özet

Dünyada trafik kazası yaralanmaları en önemli halk sağlığı sorunlarından birisidir. Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre trafik kazası yaralanmalarından yılda yaklaşık bir milyon kişi ölmektedir. Trafik kazasından ölen kişilerin %90'ı gelişmekte olan ülkelerdedir. Trafik kazalarına yönelik birincil korumada riskli olan çevre etmenlerinin elimine edilmesi ve kişilerin
güvenli davranmaları amaçlanmaktadır. Trafik kazası
yaralanmalarının ikincil korumasında emniyet kemeri
gibi kişisel koruyucuların kullanılması
amaçlanmaktadır. Üçüncül koruma ise tedavi ve
rehabilitasyon hizmetlerini kapsamaktadır.
Emniyet kemerleri trafik kazası yaralanmalarında
ölümleri ve ciddi yaralanmaları azaltan en etkin
müdahalelerden birisidir. Emniyet kemerleri doğru
kullanıldığında ciddi yaralanmaların oluşma riskini
%40-50 ve ölümlerin oluşma riskini %40-65
arasında azaltmaktadır.
Bu makalede emniyet kemeri kullanımının
önemi, Türkiye'de emniyet kemeri kullanma
boyutları ve emniyet kemeri kullanımında rol
oynayan bazı inanışlar tartışılmaktadır.
Anahtar Sözcükler: Trafik kazası, emniyet
kemeri, ikincil korunma

Abstract
Traffic road accidents are one of the most
important public health problems all over the world.
According to the World Health Organization,
almost one million people die because of traffic
road accidents each year and 90 percent of the
deaths occur in the developing countries.
The interventions for the primary prevention of
the traffic road accidents are aimed at eliminating
the environmental risk factors and to create people
who behave safely. The secondary prevention of
traffic road accidents is aimed to use personal
protective material such as seat belts. The tertiary
prevention includes treatment and rehabilitation
services.
Seat belts are the most effective means of
reducing deaths and serious injuries in traffic
crashes. When seat belts are used correctly, they
reduce the risk of fatal injury by 40-65 percent and
the risk of severe injury by 40-50 percent.
In this paper, the importance of seat belts, the
percentage of using seat belts and some myths
which are the barriers for using seat belts in Turkey
are discussed.
Key Words: Traffic road accident, seat belt,
secondary prevention

Dünyada yaralanma nedenli ölümler bütün
ölümlerin %12'sini oluşturmaktadır (1).
DSÖ'nün Global Hastalık Yükü (2002)
Raporu’na göre, dünyada 2000 yılında beş
milyon insanın ölüm nedeni yaralanmalardır.
Yaralanmalara bağlı olan ölümlerin %20'si
trafik kazalarında olan yaralanmalardır (2).
Trafik kaza yaralanmalarının %90'ı orta ve
düşük gelir düzeyine sahip olan ülkelerde
olmaktadır. DSÖ Avrupa bölgesinde trafik
kaza yaralanmalarına bağlı ölüm hızı, yüksek
gelir düzeyine sahip olan ülkelerde 100 000
kişide 11 iken; düşük gelir düzeyine sahip
ülkelerde 17'dir. Trafik kazası yaralanmalarında
en çok 15-45 yaş arası genç erkekler
ölmektedir (2). Karayolları Genel
Müdürlüğü'nün istatistiklerine göre, Türkiye'de
2001 yılında toplam 409 407 trafik kazası
meydana gelmiş, bu kazalarda toplam 2 954
kişi yaşamını yitirmiştir (3). Bu sayı kaza
sırasında ölenleri kapsamaktadır; hastaneye
nakil sırasında ya da hastanede ölen kişiler de
eklendiğinde, bu sayının yaklaşık 8 bin
olduğuna ilişkin yorumlar bulunmaktadır (4).
Trafik kazasında, araçta çarpma olduğunda,
yolcunun oturduğu kısım, aracın ön tarafına
göre daha yavaş durma eğilimindedir. Bu,
araçta çarpma etkisi olarak tanımlanmaktadır.
Trafik kazası sırasında araç durduğu halde,
aracın içindeki kişiler aracın çarpma öncesi
seyrettiği hızda harekete devam ederler.
Aracın tamamen durmasından sonra, aracın
içindeki kişiler kaza noktasına doğru
sürüklenir; ön panele, cama ve birbirlerine
çarparlar. Trafik kazalarındaki yaralanmaların
bir kısmı insana çarpma etkisi ile oluşur. Diğer
yandan, araçtaki kişilerin vücudu tamamen
durmuş olsa bile, iç organları aynı hızda
harekete devam eder ve iç organlar birbirine
çarparlar, bu da yaralanmaların oluş
mekanizmaları içindedir
(5,6).
Arabanın sabit noktaları arasına gerilerek,
çarpma etkisini vücudun daha güçlü
bölgelerine yönlendirerek; ölüm ve yaralanma
riskini azaltan koruyucu araçlara emniyet
kemeri denir. 1903'te kullanılmaya başlanan
*Arş. Gör.; Hacettepe Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD, Ankara
**Prof.; Hacettepe Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD, Ankara
emniyet kemerleri, karnın önünden bağlanan
ve iki nokta arası tespiti sağlayan araçlardır.
Daha sonra, 1958’de İsveç'teki Volvo
Fabrikası’nda mühendis olan Nils Bohlin, üç
noktalı emniyet kemeri olarak bilinen sistemin
patentini almıştır. Bu sistemde kişi hem karnın
önünden, hem de omuzdan tespit
edilmektedir (5).
Emniyet kemeri, aracın çarpması sırasında
oluşan ivme azalması durumunda, vücudu
sabitleştirerek ön panelden ve camdan uzak
tutar. İvmenin vücudun tüm alanına
yayılmasını sağlar ve kişilerin bir fırlatma
nesnesi haline dönüşmesini engeller (5,6).
DSÖ 2004 yılı Raporu’na göre, emniyet
kemerinin yaralanmaları azaltmadaki etkisi
yapılan çeşitli çalışmalar sonucunda ölümcül
yaralanmalarda %40-65, orta-ağır
yaralanmalarda %43-65, ciddi yaralanmalarda
%40-50 olarak belirlenmiştir. Çeşitli çarpışma
tiplerinde emniyet kemerinin yaralanmayı
önleyici etkisi farklıdır. En fazla yuvarlanma
tipi kazalarda etkilidir (%77). Önden
çarpmalarda %43, arkadan çarpmalarda %49
etkilidir (7). Ölümlü kazalarda, emniyet kemeri
takılmazsa yalnızca %6,3'ü kazayı zarar
görmeden atlatırken, emniyet kemeri
takıldığında %24,8'i kazayı zarar görmeden
atlatmaktadır. Yapılan ileri analizler sonucunda
arka koltukta emniyet kemeri kullanımı ölüm
ve yaralanmaları 2/3 azaltırken, arka koltukta
emniyet kemeri kullanımı ön koltukta oluşan
ölümleri %6 azaltmaktadır (5) (Tablo 1).
Tablo 1. Çeşitli çarpma tiplerine göre emniyet kemerinin
yaralanmaların azalması üzerine olan etkisi (DSÖ, 2004)
Çarpma tipi Bütün çarpma Sürücünün
tipleri içindeki emniyet kemeri
yüzdesi kullanmasının
etkinliği (%)
Önden 59 43
Çarpışmanın olduğu taraf 9 39
Arkadan 5 49
Yuvarlanma 14 77
Emniyet kemeri kullanımına bağlı olarak
ender de olsa bazı yaralanmalar
oluşabilmektedir. En çok görülen yaralanma
tipi karın ve göğüste oluşan sıyrıklardır. Ayrıca
iç organ yaralanmaları (en fazla içi boş
organların ince barsak, kalın barsak vb.)
yaralanmaları ve kas iskelet sistemi
yaralanmaları (göğüs, köprücük kemiği, omur
kırıkları ve omuz çıkıkları) da görülebilir (8).
Ülkeler arasında emniyet kemeri kullanım
sıklıkları farklıdır. Finlandiya'da ve İsviçre'de
emniyet kemeri kullanma sıklığı %90'dır.
ABD'de emniyet kemeri kullanımı 1994 yılında
%58, 2002 yılında %75'dir. Avrupa Birliği
ülkelerinde 1990'ların ortalarında emniyet
kemeri kullanımı ön koltukta %52-92 ve arka
koltukta %9-80 arasında değişmektedir. Kore
Cumhuriyeti’nde emniyet kemeri kullanımı
2000 yılında %23 iken yapılan müdahaleler
sonrası 2001 yılında %98'e yükselmiştir.
Arjantin'de Buenos Aires kent merkezinde
emniyet kemeri kullanımı %26'dır (7).
Emniyet kemeri kullanımını sağlayan yeni
teknolojik sistemler geliştirilmiştir. Emniyet
kemeri uyarıcıları emniyet kemerinin takılıp
takılmadığını kontrol edip, eğer takılmadıysa
emniyet kemeri takılana kadar, hem işitsel,
hem de görsel uyarı veren bir sistemdir.
İsviçre'de yeni satılan araçların %35'inde
emniyet kemeri uyarıcıları sistemi
bulunmaktadır. Bu sistemle araçlarda güvenlik
sistemi kullanmamaya bağlı ölümler yaklaşık
%20 azaltılmıştır. ABD'de yapılan araştırmada
emniyet kemeri uyarıcıları sistemi, emniyet
kemeri kullanımını %7 artırmıştır (7).
Türkiye'de emniyet kemeri kullanımı 1983
yılında çıkan 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu’na göre çıkarılan yönetmelikler ile
düzenlenmiştir. 1985 yılında çıkarılan
yönetmelikle, şehir dışında; 1992 yılında
çıkarılan yönetmelikle şehir içinde emniyet
kemeri kullanımı zorunlu hale getirilmiştir.
Tablo 2. Araba tipine göre emniyet kemeri kullanımı, 1997*
Araba cinsi Sayılan araba EK kullanan Ön koltukta Ön koltukta
sürücü sayısı yanında yolcu yolcuların EK
bulunan araba
kullanımı
Otomobil 4877 759 (%15,6) 2045 365 (%17,8)
Minübüs 482 55 (%11,4) 294 16 (%5,4)
Kamyonet 378 15 (%4,0) 243 4 (%1,6)
Ticari Taksi 1440 0 (%0,0) 348 0 (%0,0)
Resmi Oto 371 4 (%1,1) 177 2 (%1,1)
*Ülkemizde Emniyet Kemeri Kullanımı Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü Yayınları/Ankara-1999
• 2005 • cilt 14 • sayı 5 • 95
• 2005 • cilt 14 • sayı 5 • 96
Türkiye'de ülke çapında emniyet kemeri
kullanımını değerlendiren bir çalışma yoktur.

2000 yılında Ankara çevresindeki şehirler arası
yollarda yapılan kontrollerde otomobil
sürücülerinde emniyet kemeri kullanımı %45-
65 arasında bulunmuştur. Şehir içindeki
kullanım daha düşüktür. Ankara'da yapılan
bazı sınırlı gözlemler emniyet kemeri
kullanımını yaklaşık %20 civarında olduğunu
göstermektedir (9). Ankara'da; Trafik
Hizmetleri Başkanlığı, Trafik Eğitim ve
Araştırma Dairesi Başkanlığınca hazırlanan
"1997 Yılında (1. dereceden) Kara Nokta
Olarak Tespit Edilen İndeks Toplamından Sıralı
Şehir içi Kavşaklar" adlı araştırmadan yola
çıkılarak, trafik yoğunluğunun fazla olduğu 27
kavşakta, trafiğin yoğun olduğu farklı
saatlerde üç kişilik bir ekip bulundurarak
gözlemle emniyet kemeri kullananların oranı
belirlemeye çalışılmış. Yapılan bu araştırmaya
göre Ankara'da emniyet kemeri kullanım
yüzdesi %4,7-37,5 arasında değişmektedir
(Tablo 2). Araba tiplerine göre emniyet kemeri
kullanımı değerlendirildiğinde ise, otomobil
sürücülerinde emniyet kemeri kullanımı %15
ve sürücünün yanında oturanlarda %17 iken,
ticari takside sürücünün yanında oturan
yolcular emniyet kemeri kullanmamaktadır.
Ayrıca devletin resmi görevlisi olarak kurallara
en fazla dikkat etmesi gereken resmi otomobil
sürücülerinde emniyet kemeri kullanımı
yalnızca %4'tür (5). Emniyet kemeri kullanımını
değerlendiren üniversite araştırmaları da
vardır. Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda yapılan
emniyet kemeri kullanımı ile ilgili gözleme
dayanan araştırmada, sürücülerin %14,5’inin
emniyet kemeri kullandıkları saptanmıştır (10).
Sürücülere emniyet kemeri kullanma
durumunun sorulduğu bir başka araştırmada
ise, sürücülerin %56'sı kullandıklarını
bildirmişlerdir. Bu araştırmanın yapıldığı
bölgenin sosyoekonomik durumu Türkiye
ortalamasının üzerindedir. Çalışmalarda
emniyet kemeri kullanma davranışının kadın
olmakla, yaşla ve ehliyet sahibi olma süresiyle
arttığı tespit edilmiştir (11). Ege Üniversitesi Tıp
Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tıp
fakültesi öğretim üyeleri arasında yapılan
araştırmada emniyet kemeri kullanımı, kendi
ifadeleriyle ancak %78'dir (12).
Emniyet kemeri kullanmamak için sürücüler
çeşitli bahaneler öne sürmektedir.
Yanlış bilinenler ve gerçekler
"Alışveriş merkezine kadar gidiyordum.
Böyle kısa yolculuklarda kemer hiçbir işe
yaramaz. Kemer düşük hızla seyir halindeyken
pek işe yaramaz..." Ölümlü trafik kazalarının
%80' i eve 30-35 km uzaklıkta ve 55-60 km/s
hızın altındayken gerçekleşmektedir (5).
"Kazada durumunda çarpma etkisini
azaltabilecek güçteyim, direksiyona ya da kapı
kollarına tutunurum..."

50 km/s hızla yapılan
bir kaza sırasında yaklaşık iki tonu geçen bir etki oluşur ve buna engel olmak için 75 kg
güç gerekir. Kaza sırasında kişi saniyenin onda
birinde bir yere tutunmayı başarsa bile, kolları
ve kasları parçalanır; çünkü kollar 25 kg
üzerindeki bir güce dayanamaz.
"Emniyet kemerinin kaza anında beni araç
içerisinde kilitlemesinden korkuyorum..." Kaza
sırasında emniyet kemeri takılmadığı
durumlarda, kafa travmalarına bağlı bilinç
kaybı sonucu, otomobilde meydana gelecek
yangın, suya batma gibi durumlardan
kurtulmak daha zordur. Yapılan araştırmalar,
emniyet kemeri takanların yangın durumunda
yaşama şanslarının beş kat, suya batma
durumunda ise üç kat daha fazla olduğunu
göstermiştir.
"Emniyet kemerine gerek yok, hava
yastığım var..." Hava yastıkları, emniyet
kemerlerine ek olarak otomobil içindeki
kişilerin koruyuculuğunu artırsın diye
yerleştirilmiştir. Tek başına koruyuculukları
emniyet kemerinden azdır.
Ayrıca "Emniyet kemeri rahatsız ediyor...",
"Benim böyle bir şeyle karşılaşma ihtimalim
oldukça düşük, bunlar diğer insanların başına
gelir.", "Kaza yapmam, ben iyi bir
sürücüyüm...", "Emniyet kemeri benim
sorunum, başkalarını ilgilendirmez..." gibi pek
çok bahane öne sürülmektedir (3).
DSÖ, Avrupa'da trafik kazası
yaralanmalarına bağlı ölümleri 2020 yılına
kadar en az %30 azaltmayı hedeflemektedir
(13). Türkiye 2006 yılına kadar trafik kazası
yaralanmalarına bağlı ölümleri en az %20
azaltmayı ulusal hedef olarak belirlemiştir (9).
Trafik kazası yaralanmalarının önlenmesinde
emniyet kemerinin önemi göz önüne
E-posta: guledal@hotmail.com
alındığında; emniyet kemeri takma
davranışının geliştirilmesine yönelik
çalışmaların, ulusal hedefe ulaşmada etkili
olacağı görülmektedir. Güvenli trafik için
otomobilleri daha güvenli hale getirmek ve yol
güvenlik kurallarına uyulmasını izlemek
emniyet kemerinin kullanılmasını artırmak
bakımından önerilmektedir (13). Türkiye'de
otomobillerde emniyet kemeri ve çocuklar için
sabitleyici sistemlerin kullanılmasını teşvik
etmek ve denetlemek, güvenlik donanımı
kullanımına ilişkin mevzuatı güçlendirmek ve
otomobillerde zorunlu sabitleyici sistemlerin
kullanılmasını öngören kuralları sıkı bir şekilde
uygulamak belirlenen stratejilerdir (9). Bu
hedeflerin gerçekleşmesi için birçok sektörün
işbirliğini kapsayan bir çalışma gerekmektedir.


İletişim: Dr. Güledal Boztaş






Kaynaklar
1- WHO, Injuries and Violence Prevention
[homepage on internet], Geneva [güncelleme 18
Ağustos 2004, Kaynak gösterimi 18 Temmuz
2004].http://www.who. int/violence_
injury_prevention.
2- WHO, The Injury Chartbook A Graphical
Overview of the Global Burden of Injuries.
Department of Injuries and Violence Prevention
Noncommi nicable Diseases and Menthal Health
Cluster, Geneva, 2002.
3- Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2001 T.C.
Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Yayınları, Yayın
No: 2741, Devlet İstatistik Enstitüsü Matbaası,
Ankara, Şubat 2003.
4- II. Ulusal Trafik Şurası. Emniyet Genel
Müdürlüğü ve Ankara Ticaret Odası, 21-22 Ekim
2004, Ankara.
5- Ülkemizde Emniyet Kemeri Kullanımı. T.C.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı
Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü Yayınları,
Ankara,1999.
6- Hancı H. Emniyet Kemeri Aşağıdaki Şekillerde
Etkilidir. Erişim tarihi: 28 11 2004.
a. http://med.ege.edu.tr/~hanci/ trafikkemerb.html
7- World Report On Road Trafic Injury Prevention,
Editörleri: Peden M., Scurfield R., Sleet D., Mohan D.,
Hyder A.A., Jarawan E., Mathers C. WHO Geneva,
2004.
8- Hancı H. Emniyet Kemeri Yaralanmaları. Erişim
tarihi:28 11 2004.
http://med.ege.edu.tr/~hanci/trafikkemer.html
9- T.C. Karayolu İyleştirmesi ve Trafik Güvenliği
(KİTGİ) Trafik Güvenliği Projesi, Türkiye İçin Ulusal
Trafik Güvenliği Programı Ana Raporu. Aralık 2001.
10- Hondur A M, Karaca Ç, Özcan E, Özdamar Z.
'Ankara'da Şehir Merkezinde Seçilmiş iki Kavşakta
Sürücülerin Bazı Trafik Kurallarına Uyma Durumu';
Danışman: Bilir N., Yıldız A.N. HÜTF,İntern
Araştırması, Ankara, Kasım-Aralık 1999.
11-Erkan A., Enginoğlu B, B, Bolaç E, Cerit N,
Doğan T, Duman A, 'Damla, Akgüç, Aygaz, Merkez
ve Ulusal Benzin İstasyonlarına Gelen Sürücülerin
Emniyet Kemeri Kullanma Davranışları ve Görüşlerinin
Değerlendirilmesi; Danışman: Özcebe H HÜTF,İntern
Araştırması, Ankara, Ekim 2004.
12- Koçak A, Aktaş E Ö, Zeyfeoğlu Y. Tıp
Fakültesi Öğretim Üyeleri Arasında Çocuk Koltuğu ve
Emniyet Kemeri Kullanım Yaygınlığı Erişim adresi:
http://www.trafik.gov.t...ik/bildiriler/A5-14.doc
Erişim tarihi: 28 11 2004.
13- Preventing Road Traffic Injury: A Public
Health Perspective for Europe. Ed: Racioppi F.,
Eriksson L., Tingvall C., Villaveces A. WHO, 2004.
• 2005 • cilt 14 • sayı 5 •97



_____________________________



4437 Mesaj
26 Ekim 2008; 20:38:26 

O Volvo'nun haline öyle, Çin arabalarından fena dağılıyor


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
26 Ekim 2008; 20:47:35 

cvp veriyorum fatih ürek


4654 Mesaj
27 Ekim 2008; 2:36:53 

yüksek hızlarda koruma sağlayacak şasiyi üretmek için çok araştırma yapıldı, devrim gibi bir sonuç elde edildi.
F-1 ' de kullanılıyor şu an. kullanım alanı çok geniş tabii, otomobil bakımından sadece f-1 'de var o açıdan f-1'i örnek verdim. modifiye kavramından tanıdık olduğumuz bir madde;
"Karbon alaşımlı materyaller"

Her açıdan avantajları var; çok hafif, çok sağlam, sert ve her şekli alabiliyor, mukavemetlerini kaybetmiyorlar.. dezavantajı maliyet. çeliğe oranla kullanılmak istendiğinde belki 500 kat daha fazla maliyeti var.
bu materyaller, örneğin karbon fiber; tomarlar halinde, şekillenmeden önce kumaş gibi bir halde oluyor. istenilen şekilde hazırlanan kalıba yerleştiriliyor. genelde katmanlar arasında aliminyumdan bir ağ örgü konuyor. oluşturulacak malzemeye göre değişiyor tabii. ardından basınç altında, yüksek sıcaklıkta fırınlanıyor. tüm bu işlemler çok maliyetli olmasa, bütün araçlar bu malzemelerden üretilirdi. kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum; çok hafif, çok daha sağlam. .
kuvvet altında paramparça oluyor bu kompozitler, yani bir kaza anında bütün momentum etkisini emiyor, soğuruyor.. metallere, çeliğe oranla koruyucu özelliği çok çok daha fazla..

------------
bu arada, deyim yerindeyse "yumuşak" tamponların yüksek hızlarda herhangi bir pozitif artısı olamaz. o kadar büyük bir momentuma sahip demir çelik yığınının önündeki naylon mukavva kıvamında bir parçanın abzorbe edeceği darbe ihmal edilecek kadar küçük. Bahsedildiği gibi daha çok şehiriçinde meydana gelen ufak kazalarda, yayayı yaralayacı etkiyi azaltmak, en ufak temasta kaportanın "servislik" hasar almasını önlemek için vs kullanılıyor. Yumuşak tamponu; yüksek süratli bir kaza anında "koruyucu" olarak algılamak yanlış. Ancak, "bu arabanın tamponu yumuşak, çamurluğu yumuşak, kazada dağılır" mantığı da yanlış. herşeyin bir sebebi vardır. kaportadan aldığı görevi daha uygun bir bölgede kullandığı başka bir parçayla, uyguladığı sistemle çözmüştür vs.. belki kuvvet altında daha istikrarlı direnç gösterebilecek şekilde başka bir "tampon bölge" oluşturmuştur.. çok karışık, çok fazla etmenin karıştığı bir konu oltuğu için kesin kanılar çıkaramayız. her aracı alıp ayrı incelemek lazım..
onu da kaza testlerinde yapıyorlar bir nevi.. ha, bunlar birbiriyle çarpışsa ne olur, kamyon çarpsa hangisi daha iyi gibi fantezi konular da belirsiz. belki binlerce etmen var. belirli bir hesabı kitabı yok, alıp deneyini yapmadan, sonuçları gözetlemeden kimse cevap veremez. vermemeli


6474 Mesaj
27 Ekim 2008; 2:54:52 


quote:

Orjinalden alıntı: Ogün®

Bu konuyu açıklamak için biraz Fizik bilmek gerekir.

Eylemsizlik ve bağıl hızdan bahsetmemiz gerekir.

Çok basitçe anlatacağım:

Eylemsizlik: Maddenin hareket ediyorsa, hareketine devam; Duruyorsa durmaya devam etme isteğidir.

Bağıl hız : Bir cismin, diğer cisme göre hissedilen hızıdır.

Diyelim ki 120 ile gidiyorsunuz.

Araç 120 ile giderken, siz de 120 ile gidiyorsunuz.

Ama araca göre hızınız sıfır.

Birden frene basarsanız veya çarparsanız;

Araç darbeyi ister emsin, ister emmesin; Siz hala 120 ile gitmeye devam edersiniz.

Emniyet kemeri dışında sizi hiç bir şey tutamaz.

Aracınız ister dağılsın, ister dağılmasın...

Aracınız "kağıt "ise dağılır ve emniyet kemerinizle birlikte camdan uçarsınız.

Aracınız sert ise emniyet kemeriniz sizi tutar ve -belki- hayatta kalırsınız.


tam olarak düşündüğüm şey buydu konuyu görünce, aracın dağılması hiç bişeyi değiştirmez aksine olabildiğince sağlam kalıp karşısındakini dağıtması gerekir. niye bütün enerjiyi kendi aracınıza emdirmek gibi bir çabaanız var anlamıyorum, ağır olsun aracın, sağlam olsun vurduğun zaman karşıdakini savur at? bak bakalım ozaman etkileniyomusun.


_____________________________

Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!
Mustafa Kemal ATATÜRK

Bu memleket tarihte Türk'tü, o halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.



3901 Mesaj
27 Ekim 2008; 3:31:10 

aracın ön tarafının dağılmasındaki espiri, araç içindekilerin duruncaya kadar gidecekleri yolu uzatmak.Böylece üzerlerine binen kuvveti azaltmak. Araç dağılmazsa ve kemer çok sıkı ise, 30 cm gibi bir mesafe katedersiniz, ama kemer kaburgaları falan kırar. (kemer normal olsa zaten kafanız direksiyona ya da konsola çarpar) Aracın önü dağılırsa 1 metre civarı bir yol katedersiniz ve baya rahatlatır bu.

1/2 mv2 = F. x formulü uyarınca, durma mesafesi ne kadar kısa olursa kuvvet o kadar büyük olur.

Diğer bir nokta, eğer aracın önü dağılmazsa, B sütununa daha çok kuvvet biner ve yolcu kabini çökme riski ile karşı karşıya kalır.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi niko_jr -- 27 Ekim 2008; 3:28:01 >


3901 Mesaj
27 Ekim 2008; 3:44:16 


quote:

Orjinalden alıntı: Ogün®

Sağlam araçların içinde pestil oma şansınız daha düşüktür.

Esnek olduğu iddia edilen araçlar, yüksek hızlarda darbeyi bayağı emdikleri için, darbenin etkileri sürücü ve yolcuları da bayağı etkiler.

Çünkü elinizle bastırdığınızda göçen çamurluklar var.

Daha 1-2 kg kuvvetle esneyen cisim, binlerce ton kuvvet karşısında nasıl dayanacak ?

Fark budur.



çamurluğun kazada hiç bir etkisi yok. Çamurluk dış kaplamadır. Tampon da öyle. Aracı koruyan içindeki metal iskelettir ve bu iskelet lazer kaynakla hassas olarak yapılır insan eli değmeden.

quote:

yüksek hızlarda darbeyi bayağı emdikleri için, darbenin etkileri sürücü ve yolcuları da bayağı etkiler


darbeyi birisi emecek, araç emmezse yolcu emer. Aracın önü yolcu ve araba zınk diye durmasın diye ezilir. Ama öyle direkman ezilmez. Yavaşça ezilir. Aracın önü ezikmezse B sütunu ezilir ve yolcu kabini çöker kendi üzerine, pestil olur insan.


 
2133 Mesaj
27 Ekim 2008; 10:41:56 

Kronik sorunu olan modeller (ki bunlar zaten internette ağızlara sakız olmuş durumda) haricinde marka olayına çok takılmamak gerek bence. Neticede her araç normal olarak sorun çıkartabilir, ufak tefek kazalar yapabilir. Japonların motorları iyidir tamam da diğer markalar sanki her ay motor arızası mı veriyor? Kullanıma, yakıta, vs dikkat ettikten sonra her araç iyidir, taksicilik yapmıyoruz ya yüzbinlerde km gidelim. Bu yüzden servis yaygınlığı ve maliyetini düşünerek karar vermek bence daha mantıklı. Büyük şehirlerde servis-parça sorunu olmuyor ama ufak yerlerde sırf iyi diyorlar diye yetkili servsi olmayan bir aracı almak bence yanlış olur.

Güvenlik konusunda eldeki tek somut veri NCAP sonuçları olduğu için orayı da değerlendirmeye almak lazım ama şunu da unutmamak lazım ki NCAP'e giren araçlar genelikle modellerin en donanımlı versiyonlarıdır. Yani NCAP'e girip 5 yıldız almış bir araçta 9 hava yastığı varken siz gidip o aracın 2 yastıklısını alırsanız 5 yıldızlı olduğunuz tartışılabilir. Br diğer olay da NCAP ile araçların kaza anındaki durumu yani aktif güvenliği değerlendirilmiş oluyor. Oysa ki en az onun kadar ve hatta belki daha da önemli olan pasif güvenlik donanımları var. İnsan 10 kez kaza tehlikesi atlatır, belki birinde kaza yapar. Bu nedenle 5 yıldızlı ESP'siz bir araçtansa 4 yıldızlı ESP'li bir araç bana daha güvenli görünüyor.


_____________________________

2012 Citroén C4 Exclusive MCP + Cam tavan


4437 Mesaj
27 Ekim 2008; 12:37:59 

Onu bunu bilmem Reno'ya helal olsun. Youtube girin çarpışma testlerinde dağıtmadığı araç yok. Reno'nun o küçük araçlarıyla 4*4 lerin çarpışmalarını izleyin de görün darbeyi dağıtmanın nasıl işe yaradığını.


_____________________________



1316 Mesaj
27 Ekim 2008; 16:23:01 

ben askerdeyken leopar tanklarının çok sağlam olduğunu söylüyorlardı.
bi bak istersen


_____________________________

Octavia 1.6 TDI elegance 2011. ASUS N53SV i7-2630QM. Next Piri Reis. Canon 60D. Tamron 17-50mm. Galaxy S4.


1531 Mesaj
27 Ekim 2008; 18:19:51 


quote:

Orjinalden alıntı: feanorringeril

yüksek hızlarda koruma sağlayacak şasiyi üretmek için çok araştırma yapıldı, devrim gibi bir sonuç elde edildi.
F-1 ' de kullanılıyor şu an. kullanım alanı çok geniş tabii, otomobil bakımından sadece f-1 'de var o açıdan f-1'i örnek verdim. modifiye kavramından tanıdık olduğumuz bir madde;
"Karbon alaşımlı materyaller"

Her açıdan avantajları var; çok hafif, çok sağlam, sert ve her şekli alabiliyor, mukavemetlerini kaybetmiyorlar.. dezavantajı maliyet. çeliğe oranla kullanılmak istendiğinde belki 500 kat daha fazla maliyeti var.
bu materyaller, örneğin karbon fiber; tomarlar halinde, şekillenmeden önce kumaş gibi bir halde oluyor. istenilen şekilde hazırlanan kalıba yerleştiriliyor. genelde katmanlar arasında aliminyumdan bir ağ örgü konuyor. oluşturulacak malzemeye göre değişiyor tabii. ardından basınç altında, yüksek sıcaklıkta fırınlanıyor. tüm bu işlemler çok maliyetli olmasa, bütün araçlar bu malzemelerden üretilirdi. kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum; çok hafif, çok daha sağlam. .
kuvvet altında paramparça oluyor bu kompozitler, yani bir kaza anında bütün momentum etkisini emiyor, soğuruyor.. metallere, çeliğe oranla koruyucu özelliği çok çok daha fazla..

------------
bu arada, deyim yerindeyse "yumuşak" tamponların yüksek hızlarda herhangi bir pozitif artısı olamaz. o kadar büyük bir momentuma sahip demir çelik yığınının önündeki naylon mukavva kıvamında bir parçanın abzorbe edeceği darbe ihmal edilecek kadar küçük. Bahsedildiği gibi daha çok şehiriçinde meydana gelen ufak kazalarda, yayayı yaralayacı etkiyi azaltmak, en ufak temasta kaportanın "servislik" hasar almasını önlemek için vs kullanılıyor. Yumuşak tamponu; yüksek süratli bir kaza anında "koruyucu" olarak algılamak yanlış. Ancak, "bu arabanın tamponu yumuşak, çamurluğu yumuşak, kazada dağılır" mantığı da yanlış. herşeyin bir sebebi vardır. kaportadan aldığı görevi daha uygun bir bölgede kullandığı başka bir parçayla, uyguladığı sistemle çözmüştür vs.. belki kuvvet altında daha istikrarlı direnç gösterebilecek şekilde başka bir "tampon bölge" oluşturmuştur.. çok karışık, çok fazla etmenin karıştığı bir konu oltuğu için kesin kanılar çıkaramayız. her aracı alıp ayrı incelemek lazım..
onu da kaza testlerinde yapıyorlar bir nevi.. ha, bunlar birbiriyle çarpışsa ne olur, kamyon çarpsa hangisi daha iyi gibi fantezi konular da belirsiz. belki binlerce etmen var. belirli bir hesabı kitabı yok, alıp deneyini yapmadan, sonuçları gözetlemeden kimse cevap veremez. vermemeli



Özet budur.

Teşekkür ederim.


_____________________________



1531 Mesaj
27 Ekim 2008; 18:22:16 

quote:

Orjinalden alıntı: ilker67

Onu bunu bilmem Reno'ya helal olsun. Youtube girin çarpışma testlerinde dağıtmadığı araç yok. Reno'nun o küçük araçlarıyla 4*4 lerin çarpışmalarını izleyin de görün darbeyi dağıtmanın nasıl işe yaradığını.


Aşağıda NCAP ten 5 yıldız almış clio var.




local://upfiles/594344/739F21318B5E4D17AF0BC2FE5DA39962.jpg

local://upfiles/594344/A31D4D42C4B140998F33109990CC57C2.jpg


Ekteki dosya (2)


< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ogün® -- 27 Ekim 2008; 18:18:23 >


_____________________________



1531 Mesaj
27 Ekim 2008; 18:24:45 

Devam edelim


0


0


0


local://upfiles/594344/79B205E44E434206B8AF29A0DAF09B57.jpg

local://upfiles/594344/FD1143E81A744AB386D2207062064EBD.jpg

local://upfiles/594344/C538CC9A87A24706A84E0A1C9BCADAA0.jpg


Ekteki dosya (3)


< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ogün® -- 27 Ekim 2008; 18:20:28 >


_____________________________