- x
Arabayla İstanbul-Bodrum Yolculuğu yapacağım. Yardım lütfen.
34 Cevap26565 Görüntüleme1 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Sistem Belirtin Yazdır
Sayfa: [1]
Giriş
Mesaj


 
502 Mesaj
12 Ağustos 2008; 22:58:56 

Arkadaşlar yıllardır İstanbul da araba kullanıyorum fakat ilk defa uzun yola çıkacağım. Daha önceden sadece izmite gitmiştim. İstanbul dan bodrum a gitmek için en iyi yol nedir? Arabalı vapurla geçmek zamandan ve paradan kar yaptırır mı? Birde yolu görebileceğim bi harita vs. mevcut mudur internette yardımcı olursanız çok sevinirim. 1.6 megane ile gideceğiz benzinli.


 
2285 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:11:41 

Hocam Temmuz başında gittik daha anlatayım sana hemen
Eskihisar'dan feribot tercih edin bence çünkü hem zamandan hem de benzinden tasarruf edersiniz.
Sonra Yalova-Bursa.Bursa'dan çevreyolu.
Oradan sonra Balıkesir-Manisa-İzmir.
İzmir Gaziemir'i geçtikten sonra Selçuk otobanından girip Söke'den çıkıyorsunuz
Sonra o yoldan ayrılmadan devam edin
Zaten ondan sonrası kolaydır

Ya da şu haritadan
http://www.opet.com.tr/tr/Icerik.aspx?cat=3&id=31


_____________________________



1290 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:14:48 

http://www.mercedes.com...net/TR/Hizmetler/Route/

bu da işine yarar belki...

iyi yolculuklar.


_____________________________



 
462 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:15:20 

akhisar ve susurluk girişlerine dikkat radar var
manisa akhisar yolu bıras sıkabılır sökeden sonraki yolda ama genellikle yol güsel


_____________________________



 
502 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:20:00 

cevaplar için teşekkürler. eskihisardan kaç saatte bir geçebiliyoruz karşıya? Fiyat ne kadar araba için?


10272 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:22:56 

Eskihisara gitmenize gerek yok
Pendikten yalovaya geçin
Hem yoldan hemde zamandan kazanın
Orasının tek kötü yanı aracın içindeki kişiler içinde ücret alıyorlar(şöför haricindekiler..)
Ama 3-5 çok sorun değil bence
Hem bu feribotlar yeni febibotlardan


_____________________________



 
502 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:25:01 

opet in sitesinden baktımdan yenikapıdan bandırmaya geçeceksiniz diyor feribotla. ben anadolu tarafında oturuyorum. Şimdi yalovaya mı geçmem gerekiyo yoksa bandırmaya mı ve anadolu tarafından nasıl yapacağım?


 
2285 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:28:35 


quote:

Orjinalden alıntı: IceMan

opet in sitesinden baktımdan yenikapıdan bandırmaya geçeceksiniz diyor feribotla. ben anadolu tarafında oturuyorum. Şimdi yalovaya mı geçmem gerekiyo yoksa bandırmaya mı ve anadolu tarafından nasıl yapacağım?

Desiya hocamın dediği gibi Pendik-Yalova hızlı feribota da binebilirsiniz.Çok rahatlar ve yer var mı derdiniz olmuyor
İlave yolcu 4 ytl
Ayrıca Eskihisar feribotlarından daha sessiz ve daha rahat
Ben niye Eskihisar dedim bilmiyorum aslında


_____________________________



 
502 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:30:22 

ne kadar oluyor peki yalova pendik 2 kişi gideceğiz toplamda?


 
2285 Mesaj
12 Ağustos 2008; 23:33:53 

Araba+Sürücü 40 ytl
Ek yolcu 4 ytl


_____________________________



1234 Mesaj
13 Ağustos 2008; 0:09:58 


quote:

Orjinalden alıntı: desiya

Eskihisara gitmenize gerek yok
Pendikten yalovaya geçin
Hem yoldan hemde zamandan kazanın
Orasının tek kötü yanı aracın içindeki kişiler içinde ücret alıyorlar(şöför haricindekiler..)
Ama 3-5 çok sorun değil bence
Hem bu feribotlar yeni febibotlardan



En mantıklısı...


_____________________________

2011 Renault Megané Sport Tourer 1.5 dCI 105 ps
2012 Volkswagen Crafter 2.0 TDI 163 ps
2012 Otokar Sultan Comfort 140 S
2011 Mercedes Sprinter 315 CDI * 2

Geçmiş: 2007 Mercedes Vito 111 CDI, 2012 Passat 1.4 TSI, 2001 Passat 1.9 TDI, 2009 Seat Leon 1.4 TSI, 2004 Hyundai Santa Fe, 2011 Volkswagen Caravelle 2.0 TDI, 2004 Seat Cordoba 1.4 TDI



2454 Mesaj
13 Ağustos 2008; 1:36:26 

Yenikapı-Bandırma yapılsa daha mantıklı olmazmı?


_____________________________



10272 Mesaj
13 Ağustos 2008; 2:13:09 


quote:

Orjinalden alıntı: [dodo]

Yenikapı-Bandırma yapılsa daha mantıklı olmazmı?


Konu sahibi anadolu kısmında oturduğunu söylemiş
Karşıya geçip birsürü zaman kaybı yaşamak ne kadar mantıklı sizce :)


_____________________________



559 Mesaj
13 Ağustos 2008; 3:27:04 

Öncelikle hayırlı yolculuklar dilerim.Ama uzun yolda 90 sabit gidin ve müzik dinleyin hem keyfinizle gidersiniz hemde ufkunuz açılır..


_____________________________



2403 Mesaj
13 Ağustos 2008; 11:37:22 

Ben İzmir'de oturuyorum. İstanbul'da akrabalarımız var. Ben dizel araç ile Topçular feribotu da dahil hiç bir feribota binmeden, Körfezi dolaşarak gelip gidiyorum. En mantıklısı ve ucuzu bu şekilde..


_____________________________



549 Mesaj
13 Ağustos 2008; 12:35:30 

Arkadaş Anadolu yakasında tam olarak nerde oturuyor bilmiyorum ama bana da Yenikapı-Bandırma daha mantıklı geliyor. 100 km. civarı bir avantajı olabilir Pendik-Yalova'ya göre. Yanlış bilmiyorsam tabi.

EKLEME:

Harem'den Sirkeci'ye arabalı vapurla geçip, ordan Yenikapı'ya.

Yenikapı'dan Bandırma'ya geçse ordan Balıkesir üzeri yola devam etse diye düşündüm.

Tabi bu Harem'e ne kadar uzak olduğuna bağlı.

quote:

Orjinalden alıntı: [dodo]

Yenikapı-Bandırma yapılsa daha mantıklı olmazmı?




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi EN.ES -- 13 Ağustos 2008; 12:37:21 >


_____________________________



2454 Mesaj
13 Ağustos 2008; 15:05:58 

Bende Anadolu yakasında oturuyorum ve senelerdir Bodrum'a Yenikapı-Bandırma güzergahında gideriz. Aksaray öyle çok uzak bir yer değil bence. Tabi ben Üsküdar'da oturuyorum arkadaş nerede oturuyor onu bilirsek daha sağlıklı tavsiyelerde bulunuruz.


_____________________________



 
1933 Mesaj
13 Ağustos 2008; 16:07:35 

Yenikapı-Bandırma araç kullanmıyorsunuz rahat oluyor. Fakat Bandırmadan Balıkesire yol çok bozuk


_____________________________

AXA -ANADOLU-LİBERTY SİGORTA YETKİLİ ACENTESİ
Kaskoda Donanım Habere Özel %5 İndirim


586 Mesaj
13 Ağustos 2008; 17:06:54 

yenikapi bandirma feribotu 115ytl araba icin, yuksek bir fiyat, bunu goz onunde bulunduralim bence, yenikapi bursa seferi var biraz daha uygundu, zamandan ve yoldan cok kazandirdigi kesin ama ekonomik degiller.


_____________________________

1200+GB anime arsivi - pSyCo ile Ortak :)


2105 Mesaj
13 Ağustos 2008; 17:09:56 

bodruna doğru yollar biraz virajlı dikkatli olunn hayırlı yoculuklar


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


 
307 Mesaj
13 Ağustos 2008; 18:29:01 


Eğer "Kontağı İstanbul'da çevireyim, Bodrum'da kapatayım. Yollarda fazla oyalanmayayım" diyorsanız başka güzergah, yok eğer "Yol boyunca geçtiğimiz yöreler hakkında da mümkün olduğunca bilgi, görgü edinelim; geze geze gidelim" diyorsanız başka güzergah önereceğim.

Ben İstanbul'dan Bodrum'a gidecek olsam şu şekilde giderim :

Anadolu yakasının neresinde oturduğuma bakmaksızın, Yenikapı-Bandırma veya Eskihisar-Topçular geçişlerinden herhangi birini tercih ederim. Çünkü her durumda, feribottan indiğim yerin yakınlarında görülecek yerler var, geçerken buralara uğrayabilirim.

BANDIRMA'da İNERSEM; limanın hemen yakınındaki Öztaylan Sütevi'ne uğrar, nefis tatlılarından yerim. Adı geçen müessesenin sahibi Ali ÖZTAYLAN geçen hafta vefat etmiştir. (Rahmetli, AKP BAlıkesir milletvekili Cemal ÖZTAYLAN'ın babasıydı...)

Buradan yaklaşık yirmi dakika içinde Erdek'e geçebilir veya daha fazla vakit kaybetmeden güneye inişe devam edebilirim. Susurluk'a varmadan yol üstünde Manyas Kuş Cenneti'ne uğrayabilirim. Hiç olmadı, uçsuz bucaksız tarlalarda başlanmış olan domates hasatının etrafa nasıl bir hareket ve bereket getirdiğini gözleyebilirim. Hasat sırasını bekleyen ayçiçeği tarlalarının yanından geçerken, domates yüklü sayısız kamyon ve traktöre gözüm takılır; "Allah'ım sana çok şükür! Ne bereketli bir ülkemiz var!" diye dua edebilirim.

Zaten bu sırada yol biter, Susurluk'a varırım.

TOPÇULAR'da İNERSEM; Bursa çıkışına kadar hiç oyalanmam. Aslında, Bursa gezmesi çok zevkli bir şehirdir ama bu koşullarda çok vakit alır. Bu nedenle çevre yolunu kullanarak kendimi Bursa'nın dışına atarım. Bu civarda en iyi hareket, Mudanya ve Zeytinbağı'na (Trilye) uğramak olur. Ana güzergahımdan biraz sapmış olur ama bu güzel yeri de görmüş olurum... Kendimi buradan Karacabey üzerinden de Susurluk'a atabilirim ama yok, "şimdilik Trilye falan kalsın" diyorsam, çevre yolundan doğrudan Uluabat'a inerim. Malum; Uluabat, Hasan'ı ve gölüyle maruf küçük bir yerleşim yeridir. Ancak, herkesin bilmediği önemli bir özellik taşır. Bursa'dan Uluabat beldesine gelmeden; gölün karayoluna yakın olduğu bölgede arabamı müsait bir yere çekerim. Hatta mümkünse arabayı karşı şeride geçirip öyle dururum. Arabadan inip de yüzümü geldiğim istikamete (Bursa istikametine) döndüğümde (ki bu durumda göl sağımda kalır) karşıma tüm heybetiyle Uludağ çıkacaktır. Dağın tepesinde biri daha alçak iki zirve görürüm. İşte, orası Uludağ'ın zirvesidir. Böyle büyük dağların zirvesi aşağıdan kolay kolay görünmez, bulunduğum yerden ise tüm netliği ile görünmektedir. Beş km. ileriden veya beriden bile bu kadar net görünmeyecektir.

Uluabat'da göl civarında bazı tarihi ve doğal değerler mevcuttur. Bunlara uğramak keyfime kalmış... Belki bu arada biraz seri davranır, Susurluk'a kadar fazla takılmayıp kendimi Susurluk'a atarım.

Bandırma'dan da gelsem, Topçular'dan da; sonuçta Susurluk'dayım. Ne var burada? Yörenin kaliteli sütünden yapılan ayran ve aynı sütten yapılan peynirlerle hazırlanan tostlar... Ancak, o kadar çok tesis var ki; hangisinde yiyeceğim? Kesinlikle Yörsan'da değil... Marka bilinirliği nedeniyle milletin akın ettiği Yörsan tesisleri, Susurluk'un havasına hiç uygun bir yer değildir. Bence, son derece iddiasız ve renksiz görünmesine rağmen, içi havuzlu Kafkas adlı yerde mola vermeliyim. Olmadı, hemen yanındaki Yasa Tesisleri'nde...

Neyse, yolcu yolunda gerek... Fazla oyalanmayıp, güneye sürüşe devam etmeliyim. Zaten yaklaşık onbeş km. ötede büyük bir Outlet alanı var, belki bir mola da orada veririm. Yok eğer "artık biraz yol yapayım" diyorsam Balıkesir'e kadar devam...

Zaten kırk dakika sonra Balıkesir'deyim... Yolculuktan bunalmaya başladık, acaba nasıl ferahlasak? Balıkesir'de kısa bir tur bizi ferahlatır... Şehrin ana damarı Milli Kuvvetler Caddesi'nin Ali Hikmet Paşa Meydanı ile buluştuğu yerdeki daracık bir sokakta ferahlığı bulabilirim. Meşhur Balıkesir kolonyası ile... Satın almak şart değil; girerim dükkanlardan birine, sayısız çeşitteki kolonyaları tek tek koklarım. Satıcı kızmaz, her birini ayrı ayrı denetir. Hatta küçük bir şişe hediye bile eder, paraya falan lüzum yok "Allah razı olsun" desem yeter...

Mis gibi koktuk, ferahlığı bulduk. Oh, yan sokaktan da mis gibi taze kavrulmuş kahve kokusu geliyor. Acaba bir de kahve mi içsek? İçelim ama nerede? Hiç fark etmez; esnaf çay ocaklarından birine yönelir, çay ocağının önündeki küçük taburelere oturuveririz... Yalnız, kahve değil de başka bir şey içelim! Taze meyvelerden günlük olarak yapılmış, buz gibi meyve sularından : Vişne, koruk, limonata,... Buram buram meyva tadı; ne katkı maddesi, ne gıda boyası...

Susurluk'da oburluk etmiş olmasaydık, buranın meşhur köftecilerine uğramadan geçmezdik... Hatta biraz ilerideki yetmiş yıllık Balkaya Pastanesi'nin nefis sütlü tatlılarını da mideye indirirdik. Ancak, boğazımıza kadar tokuz! Köfteyi Akhisar'a kadar ertelemek zorundayız...

Vakit geçiyor, en iyisi yola çıkalım... Nihai hedef Bodrum ama daha yolu yarılamadık bile... Olsun, zaten amacımız Bodrum'a koşa koşa varmak değil ki... Bu geceyi Bodrum'a varmadan başka bir yerde geçiririz. Bodrum'a bir gün geç gitmiş oluruz ama bu arada iki-üç güne bedel bir gezinti yapmış oluruz.

Haydi bismillah, vurduk kendimizi İzmir yoluna... Bu arada çok takılmayalım; Akhisar'a kadar tempo yapalım. Akhisar'da köfte molası var! Meşhur köfteci Ramiz'de mi? Olabilir, ancak Ramiz şart değil. Ramiz'e de gideceksek, yol üstündeki yeni yerine değil, içeride (meydandaki) eski yerine gidelim. Oraya gidince de ister Ramiz'e ister hemen civarındaki köftecilere girelim, fark etmez...

Köfteyi yedik de kafamız tekrar çalışmaya başladı. Zaten çalışması da lazım çünkü önemli bir karar arefesindeyiz... Yolun bundan sonrasına nasıl devam edeceğiz? İki öneri var : Birincisi, klasik yol olan İzmir üzerinden... İkincisi, daha uzun ve zorlu olan Gölmarmara-Salihli üzerinden... Acaba hangisinden gitsek?

Siz söyleyin, ona göre gidelim...



_____________________________



 
191 Mesaj
13 Ağustos 2008; 19:17:17 

b.kesirden-didime hep; b.kesir-izmir daha sonra otobanın söke çıkışından bodrum-didim ayrımı,ordan didim şeklinde varırım.sen düz dewam edip bodruma varacaksın.izmirden-didim ayrımına kadar yapacağın yoldan yaklaşık 1 ay önce geçtim,sana şunları söyleyebilirim.4 ay önce b.kesir-gelenbe arasında duble yol çalışması vardı ama bitmesi imkansız zaten kısa bi mesafedeydi çalışmalar.gelenbeye kadar tek,bazı rampalarda 3 şerit oluyor yol, bazen kamyonların arkasında uzun konvoylar olur önünü görmeden geçmeni tavsiye etmem,bide direksiyonu gelenbeye kadar sağlam tut,bazı yerlerde yol çok bozuk.gelenbeden sonra yol duble yol oluyor ve izmire kadar sürüyor.(bi kaç yerde yine çalışma vardı kısa aralıklı bitmiş olabilir).izmirde otobana girip söke çıkışına kadar çok rahat gidersin.sökeden didim-bodrum ayrımına kadar duble yol, 1 ay önce 4-5 km çalışmadan dolayı tek şeride düşüyordu fakat yol genelde boş.didim-bodrum ayrımından sonrasından bikere marmaris-didim yapışımda geçtim milas-didim arası tek şerit ve çok virajlıydı hatırladığım kadarıyla.
bütün bu yol boyunca güneş öğlen vakti tam karşıdan gelir ve klimanı sonuna kadar açsan bile güneşin yakıcı etkisini kollarında hissedersin.susurlukta ve sökede outlet mağazaların olduğu yerler var(bu iki yerdeki en büyükleri yoksa yollarda 2-3 mağazalı çok yer var)durupta hepsini gezeyim desen akşam olur,ama ihtiyacın varsa ve belli yerlerden alış-veriş yapıyorsan ,dinlenmek ve ihtiyaç molası için güzel yerler.
şimdiden hayırlı yolculuklar



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ErEtE -- 13 Ağustos 2008; 19:19:57 >


_____________________________

Citroen C4


4404 Mesaj
13 Ağustos 2008; 21:10:11 

arkadaşlar belirtmemiş galiba hızlı feribot için önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın.


_____________________________



 
535 Mesaj
13 Ağustos 2008; 22:30:57 


quote:

Orjinalden alıntı: özbalkesli


Eğer "Kontağı İstanbul'da çevireyim, Bodrum'da kapatayım. Yollarda fazla oyalanmayayım" diyorsanız başka güzergah, yok eğer "Yol boyunca geçtiğimiz yöreler hakkında da mümkün olduğunca bilgi, görgü edinelim; geze geze gidelim" diyorsanız başka güzergah önereceğim.

Ben İstanbul'dan Bodrum'a gidecek olsam şu şekilde giderim :

Anadolu yakasının neresinde oturduğuma bakmaksızın, Yenikapı-Bandırma veya Eskihisar-Topçular geçişlerinden herhangi birini tercih ederim. Çünkü her durumda, feribottan indiğim yerin yakınlarında görülecek yerler var, geçerken buralara uğrayabilirim.

BANDIRMA'da İNERSEM; limanın hemen yakınındaki Öztaylan Sütevi'ne uğrar, nefis tatlılarından yerim. Adı geçen müessesenin sahibi Ali ÖZTAYLAN geçen hafta vefat etmiştir. (Rahmetli, AKP BAlıkesir milletvekili Cemal ÖZTAYLAN'ın babasıydı...)

Buradan yaklaşık yirmi dakika içinde Erdek'e geçebilir veya daha fazla vakit kaybetmeden güneye inişe devam edebilirim. Susurluk'a varmadan yol üstünde Manyas Kuş Cenneti'ne uğrayabilirim. Hiç olmadı, uçsuz bucaksız tarlalarda başlanmış olan domates hasatının etrafa nasıl bir hareket ve bereket getirdiğini gözleyebilirim. Hasat sırasını bekleyen ayçiçeği tarlalarının yanından geçerken, domates yüklü sayısız kamyon ve traktöre gözüm takılır; "Allah'ım sana çok şükür! Ne bereketli bir ülkemiz var!" diye dua edebilirim.

Zaten bu sırada yol biter, Susurluk'a varırım.

TOPÇULAR'da İNERSEM; Bursa çıkışına kadar hiç oyalanmam. Aslında, Bursa gezmesi çok zevkli bir şehirdir ama bu koşullarda çok vakit alır. Bu nedenle çevre yolunu kullanarak kendimi Bursa'nın dışına atarım. Bu civarda en iyi hareket, Mudanya ve Zeytinbağı'na (Trilye) uğramak olur. Ana güzergahımdan biraz sapmış olur ama bu güzel yeri de görmüş olurum... Kendimi buradan Karacabey üzerinden de Susurluk'a atabilirim ama yok, "şimdilik Trilye falan kalsın" diyorsam, çevre yolundan doğrudan Uluabat'a inerim. Malum; Uluabat, Hasan'ı ve gölüyle maruf küçük bir yerleşim yeridir. Ancak, herkesin bilmediği önemli bir özellik taşır. Bursa'dan Uluabat beldesine gelmeden; gölün karayoluna yakın olduğu bölgede arabamı müsait bir yere çekerim. Hatta mümkünse arabayı karşı şeride geçirip öyle dururum. Arabadan inip de yüzümü geldiğim istikamete (Bursa istikametine) döndüğümde (ki bu durumda göl sağımda kalır) karşıma tüm heybetiyle Uludağ çıkacaktır. Dağın tepesinde biri daha alçak iki zirve görürüm. İşte, orası Uludağ'ın zirvesidir. Böyle büyük dağların zirvesi aşağıdan kolay kolay görünmez, bulunduğum yerden ise tüm netliği ile görünmektedir. Beş km. ileriden veya beriden bile bu kadar net görünmeyecektir.

Uluabat'da göl civarında bazı tarihi ve doğal değerler mevcuttur. Bunlara uğramak keyfime kalmış... Belki bu arada biraz seri davranır, Susurluk'a kadar fazla takılmayıp kendimi Susurluk'a atarım.

Bandırma'dan da gelsem, Topçular'dan da; sonuçta Susurluk'dayım. Ne var burada? Yörenin kaliteli sütünden yapılan ayran ve aynı sütten yapılan peynirlerle hazırlanan tostlar... Ancak, o kadar çok tesis var ki; hangisinde yiyeceğim? Kesinlikle Yörsan'da değil... Marka bilinirliği nedeniyle milletin akın ettiği Yörsan tesisleri, Susurluk'un havasına hiç uygun bir yer değildir. Bence, son derece iddiasız ve renksiz görünmesine rağmen, içi havuzlu Kafkas adlı yerde mola vermeliyim. Olmadı, hemen yanındaki Yasa Tesisleri'nde...

Neyse, yolcu yolunda gerek... Fazla oyalanmayıp, güneye sürüşe devam etmeliyim. Zaten yaklaşık onbeş km. ötede büyük bir Outlet alanı var, belki bir mola da orada veririm. Yok eğer "artık biraz yol yapayım" diyorsam Balıkesir'e kadar devam...

Zaten kırk dakika sonra Balıkesir'deyim... Yolculuktan bunalmaya başladık, acaba nasıl ferahlasak? Balıkesir'de kısa bir tur bizi ferahlatır... Şehrin ana damarı Milli Kuvvetler Caddesi'nin Ali Hikmet Paşa Meydanı ile buluştuğu yerdeki daracık bir sokakta ferahlığı bulabilirim. Meşhur Balıkesir kolonyası ile... Satın almak şart değil; girerim dükkanlardan birine, sayısız çeşitteki kolonyaları tek tek koklarım. Satıcı kızmaz, her birini ayrı ayrı denetir. Hatta küçük bir şişe hediye bile eder, paraya falan lüzum yok "Allah razı olsun" desem yeter...

Mis gibi koktuk, ferahlığı bulduk. Oh, yan sokaktan da mis gibi taze kavrulmuş kahve kokusu geliyor. Acaba bir de kahve mi içsek? İçelim ama nerede? Hiç fark etmez; esnaf çay ocaklarından birine yönelir, çay ocağının önündeki küçük taburelere oturuveririz... Yalnız, kahve değil de başka bir şey içelim! Taze meyvelerden günlük olarak yapılmış, buz gibi meyve sularından : Vişne, koruk, limonata,... Buram buram meyva tadı; ne katkı maddesi, ne gıda boyası...

Susurluk'da oburluk etmiş olmasaydık, buranın meşhur köftecilerine uğramadan geçmezdik... Hatta biraz ilerideki yetmiş yıllık Balkaya Pastanesi'nin nefis sütlü tatlılarını da mideye indirirdik. Ancak, boğazımıza kadar tokuz! Köfteyi Akhisar'a kadar ertelemek zorundayız...

Vakit geçiyor, en iyisi yola çıkalım... Nihai hedef Bodrum ama daha yolu yarılamadık bile... Olsun, zaten amacımız Bodrum'a koşa koşa varmak değil ki... Bu geceyi Bodrum'a varmadan başka bir yerde geçiririz. Bodrum'a bir gün geç gitmiş oluruz ama bu arada iki-üç güne bedel bir gezinti yapmış oluruz.

Haydi bismillah, vurduk kendimizi İzmir yoluna... Bu arada çok takılmayalım; Akhisar'a kadar tempo yapalım. Akhisar'da köfte molası var! Meşhur köfteci Ramiz'de mi? Olabilir, ancak Ramiz şart değil. Ramiz'e de gideceksek, yol üstündeki yeni yerine değil, içeride (meydandaki) eski yerine gidelim. Oraya gidince de ister Ramiz'e ister hemen civarındaki köftecilere girelim, fark etmez...

Köfteyi yedik de kafamız tekrar çalışmaya başladı. Zaten çalışması da lazım çünkü önemli bir karar arefesindeyiz... Yolun bundan sonrasına nasıl devam edeceğiz? İki öneri var : Birincisi, klasik yol olan İzmir üzerinden... İkincisi, daha uzun ve zorlu olan Gölmarmara-Salihli üzerinden... Acaba hangisinden gitsek?

Siz söyleyin, ona göre gidelim...




Sevgili özbalkesli,

Yazınızı tesadüfen okudum. Özenle ve sabırla hazırladığınız çalışmanızdan dolayı sizi kutlarım. Ben dahil bu forumdaki pek çok arkadaş yazınızı okuduktan sonra benim gibi düşüneceğinden eminim. Teşekkürler



_____________________________



 
2139 Mesaj
15 Ekim 2008; 1:55:43 




quote:

Orjinalden alıntı: özbalkesli


Eğer "Kontağı İstanbul'da çevireyim, Bodrum'da kapatayım. Yollarda fazla oyalanmayayım" diyorsanız başka güzergah, yok eğer "Yol boyunca geçtiğimiz yöreler hakkında da mümkün olduğunca bilgi, görgü edinelim; geze geze gidelim" diyorsanız başka güzergah önereceğim.

Ben İstanbul'dan Bodrum'a gidecek olsam şu şekilde giderim :

Anadolu yakasının neresinde oturduğuma bakmaksızın, Yenikapı-Bandırma veya Eskihisar-Topçular geçişlerinden herhangi birini tercih ederim. Çünkü her durumda, feribottan indiğim yerin yakınlarında görülecek yerler var, geçerken buralara uğrayabilirim.

BANDIRMA'da İNERSEM; limanın hemen yakınındaki Öztaylan Sütevi'ne uğrar, nefis tatlılarından yerim. Adı geçen müessesenin sahibi Ali ÖZTAYLAN geçen hafta vefat etmiştir. (Rahmetli, AKP BAlıkesir milletvekili Cemal ÖZTAYLAN'ın babasıydı...)

Buradan yaklaşık yirmi dakika içinde Erdek'e geçebilir veya daha fazla vakit kaybetmeden güneye inişe devam edebilirim. Susurluk'a varmadan yol üstünde Manyas Kuş Cenneti'ne uğrayabilirim. Hiç olmadı, uçsuz bucaksız tarlalarda başlanmış olan domates hasatının etrafa nasıl bir hareket ve bereket getirdiğini gözleyebilirim. Hasat sırasını bekleyen ayçiçeği tarlalarının yanından geçerken, domates yüklü sayısız kamyon ve traktöre gözüm takılır; "Allah'ım sana çok şükür! Ne bereketli bir ülkemiz var!" diye dua edebilirim.

Zaten bu sırada yol biter, Susurluk'a varırım.

TOPÇULAR'da İNERSEM; Bursa çıkışına kadar hiç oyalanmam. Aslında, Bursa gezmesi çok zevkli bir şehirdir ama bu koşullarda çok vakit alır. Bu nedenle çevre yolunu kullanarak kendimi Bursa'nın dışına atarım. Bu civarda en iyi hareket, Mudanya ve Zeytinbağı'na (Trilye) uğramak olur. Ana güzergahımdan biraz sapmış olur ama bu güzel yeri de görmüş olurum... Kendimi buradan Karacabey üzerinden de Susurluk'a atabilirim ama yok, "şimdilik Trilye falan kalsın" diyorsam, çevre yolundan doğrudan Uluabat'a inerim. Malum; Uluabat, Hasan'ı ve gölüyle maruf küçük bir yerleşim yeridir. Ancak, herkesin bilmediği önemli bir özellik taşır. Bursa'dan Uluabat beldesine gelmeden; gölün karayoluna yakın olduğu bölgede arabamı müsait bir yere çekerim. Hatta mümkünse arabayı karşı şeride geçirip öyle dururum. Arabadan inip de yüzümü geldiğim istikamete (Bursa istikametine) döndüğümde (ki bu durumda göl sağımda kalır) karşıma tüm heybetiyle Uludağ çıkacaktır. Dağın tepesinde biri daha alçak iki zirve görürüm. İşte, orası Uludağ'ın zirvesidir. Böyle büyük dağların zirvesi aşağıdan kolay kolay görünmez, bulunduğum yerden ise tüm netliği ile görünmektedir. Beş km. ileriden veya beriden bile bu kadar net görünmeyecektir.

Uluabat'da göl civarında bazı tarihi ve doğal değerler mevcuttur. Bunlara uğramak keyfime kalmış... Belki bu arada biraz seri davranır, Susurluk'a kadar fazla takılmayıp kendimi Susurluk'a atarım.

Bandırma'dan da gelsem, Topçular'dan da; sonuçta Susurluk'dayım. Ne var burada? Yörenin kaliteli sütünden yapılan ayran ve aynı sütten yapılan peynirlerle hazırlanan tostlar... Ancak, o kadar çok tesis var ki; hangisinde yiyeceğim? Kesinlikle Yörsan'da değil... Marka bilinirliği nedeniyle milletin akın ettiği Yörsan tesisleri, Susurluk'un havasına hiç uygun bir yer değildir. Bence, son derece iddiasız ve renksiz görünmesine rağmen, içi havuzlu Kafkas adlı yerde mola vermeliyim. Olmadı, hemen yanındaki Yasa Tesisleri'nde...

Neyse, yolcu yolunda gerek... Fazla oyalanmayıp, güneye sürüşe devam etmeliyim. Zaten yaklaşık onbeş km. ötede büyük bir Outlet alanı var, belki bir mola da orada veririm. Yok eğer "artık biraz yol yapayım" diyorsam Balıkesir'e kadar devam...

Zaten kırk dakika sonra Balıkesir'deyim... Yolculuktan bunalmaya başladık, acaba nasıl ferahlasak? Balıkesir'de kısa bir tur bizi ferahlatır... Şehrin ana damarı Milli Kuvvetler Caddesi'nin Ali Hikmet Paşa Meydanı ile buluştuğu yerdeki daracık bir sokakta ferahlığı bulabilirim. Meşhur Balıkesir kolonyası ile... Satın almak şart değil; girerim dükkanlardan birine, sayısız çeşitteki kolonyaları tek tek koklarım. Satıcı kızmaz, her birini ayrı ayrı denetir. Hatta küçük bir şişe hediye bile eder, paraya falan lüzum yok "Allah razı olsun" desem yeter...

Mis gibi koktuk, ferahlığı bulduk. Oh, yan sokaktan da mis gibi taze kavrulmuş kahve kokusu geliyor. Acaba bir de kahve mi içsek? İçelim ama nerede? Hiç fark etmez; esnaf çay ocaklarından birine yönelir, çay ocağının önündeki küçük taburelere oturuveririz... Yalnız, kahve değil de başka bir şey içelim! Taze meyvelerden günlük olarak yapılmış, buz gibi meyve sularından : Vişne, koruk, limonata,... Buram buram meyva tadı; ne katkı maddesi, ne gıda boyası...

Susurluk'da oburluk etmiş olmasaydık, buranın meşhur köftecilerine uğramadan geçmezdik... Hatta biraz ilerideki yetmiş yıllık Balkaya Pastanesi'nin nefis sütlü tatlılarını da mideye indirirdik. Ancak, boğazımıza kadar tokuz! Köfteyi Akhisar'a kadar ertelemek zorundayız...

Vakit geçiyor, en iyisi yola çıkalım... Nihai hedef Bodrum ama daha yolu yarılamadık bile... Olsun, zaten amacımız Bodrum'a koşa koşa varmak değil ki... Bu geceyi Bodrum'a varmadan başka bir yerde geçiririz. Bodrum'a bir gün geç gitmiş oluruz ama bu arada iki-üç güne bedel bir gezinti yapmış oluruz.

Haydi bismillah, vurduk kendimizi İzmir yoluna... Bu arada çok takılmayalım; Akhisar'a kadar tempo yapalım. Akhisar'da köfte molası var! Meşhur köfteci Ramiz'de mi? Olabilir, ancak Ramiz şart değil. Ramiz'e de gideceksek, yol üstündeki yeni yerine değil, içeride (meydandaki) eski yerine gidelim. Oraya gidince de ister Ramiz'e ister hemen civarındaki köftecilere girelim, fark etmez...

Köfteyi yedik de kafamız tekrar çalışmaya başladı. Zaten çalışması da lazım çünkü önemli bir karar arefesindeyiz... Yolun bundan sonrasına nasıl devam edeceğiz? İki öneri var : Birincisi, klasik yol olan İzmir üzerinden... İkincisi, daha uzun ve zorlu olan Gölmarmara-Salihli üzerinden... Acaba hangisinden gitsek?

Siz söyleyin, ona göre gidelim...






< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ENG_civ -- 16 Haziran 2012; 2:02:59 >


_____________________________

ENG_civ = Bir meslek kısaltmasıdır(ingilizce), ismim ile herhangi bir bağlantısı yoktur...


1008 Mesaj
10 Kasım 2010; 13:00:32 

Merhaba,
Bu sayfa sanırım işini görür,
http://www.turkiyeyolta...guzergahi-haritasi.html


10935 Mesaj
10 Kasım 2010; 14:00:23 

Google earth denen bir şey var. oradan bakabilirsiniz. Ben baktım. yaklaşık 750 km yol. Güzergahı da gösteriyor.


_____________________________

Arabam yok ama 1.5 DCI Dacia Logan'ım var. Arabadan daha üstün.


18 Mesaj
14 Haziran 2012; 23:06:40 

2 temmuzda bende gidiyorum. yeni gidip gelen varmı, yollar nasıl ?


_____________________________

C6-01, 40D5000, Lenovo G780, Clio 1.5 DCI



974 Mesaj
17 Haziran 2012; 23:33:40 


quote:

Orijinalden alıntı: eyarslan

2 temmuzda bende gidiyorum. yeni gidip gelen varmı, yollar nasıl ?

Sen gidince yazda bari ben faydalanayim :)

14 temmuzda bende gidiyorum...



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


_____________________________



920 Mesaj
27 Temmuz 2012; 3:11:31 

Ağustos'ta da ben gideceğim. İlk uzun yol tecrübem olacak. Baslik 2008 de açilmis. Güncel bilgi ve yorumlara ihtiyacım var.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


_____________________________



 
816 Mesaj
27 Temmuz 2012; 7:48:58 

ilk uzun yolunuz ise, hep soylerim gece yollara cikmayin. eskihisar-topcular kullanin, sanirim 50tl, zamandan kazanirsiniz.

korfez yolunu tercih ederseniz az yakan bir araciniz varsa, biraz daha ekonomik olur,ama yollar berbat. ekonomi yapayim derken baska masraflar cikarttirabilir.

meshur susurluk yolu, uzun ve sikicidir. birde bir agir vasitanin arkasinsa kalirsaniz, tam bir iskence. gecis cok zor, yollarda isiklandirma hic yok gibi.

ama en onemlisi, ilk uzun yol ve yollari bilmediginiz icin gece trafige cikmayin.



_____________________________



4098 Mesaj
27 Temmuz 2012; 8:32:04 

Feribot kullanmanız kıymetli, para önemli değil yol uzuyor yorgunluk değmez.
Onun dışında sabah ilk seferle geçiniz karşı tarafa, gündüz serin serin yolculuk edin, gece gitmeyin ve gece araba sürmeyin.

İyi yolculuklar


920 Mesaj
27 Temmuz 2012; 12:07:28 

Yorumlar için teşekkür ederim dostlar. Sabah 04:00 gibi yola çıkmayı düşünüyorum. Zira otele varış sürem 14:00 gibi olsun istiyorum. Sabah 04:00 'de İstanbul/Halkalı'dan yola çıkarsam feribota kaçta ulaşırım? İlk feribot seferleri kaçta başlıyor?




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi montana1977 -- 27 Temmuz 2012; 12:08:23 >


_____________________________



406 Mesaj
27 Temmuz 2012; 14:49:40 

quote:

Orijinalden alıntı: montana1977

Yorumlar için teşekkür ederim dostlar. Sabah 04:00 gibi yola çıkmayı düşünüyorum. Zira otele varış sürem 14:00 gibi olsun istiyorum. Sabah 04:00 'de İstanbul/Halkalı'dan yola çıkarsam feribota kaçta ulaşırım? İlk feribot seferleri kaçta başlıyor?



Saat 4 de çıkarsan 2 gibi otele varman zor olur bence.Hiç durmadan gitmen lazım ki o da olmaz.En azından iki saatte bir mola vermek lazım.Bide yollarda muhtelif yerlerde yol çalışmaları var oralarda da yavaş gitmek zorundasın.Özellikle Söke Milas arasında Bafa Gölü mevkii şantiye gibiydi, toz, toprak çakıl, ralli parkuru gibi.
Ben Haziranda gittim Bodruma.Akşam saat 11 gibi çıktım öğlen 1 gibi turgutreiste otele giriş yaptım.Ben yavaş gittim gerçi, 80 ile 100 arası bir süratte, 100 ü hiç geçmedim.Ona göre ayarla kendini işte.


10935 Mesaj
27 Temmuz 2012; 16:22:29 

Bende bu sene izinde fantazi peşindeyim. İstanbul-Konya yapacağım. Ama hangi yoldan gideceğime karar veremedim. 4 alternatifim var. O yolları bilenler tavsiyede bulunurlarsa sevinirim. Bir de Ramazan ayı içinde gideceğim için o gün seferi olacağımdan büyük ihtimalle oruçlu olmayacağım.

10 veya 11 Ağustos gibi gece 00:00 da çıkacağım yola. Alternatif güzergahlar.

1. İstanbul-İzmit-Adapazarı-Düzce-Boludağı-Bolu-Gerede-Kızılcahamam-Kazan-Gölbaşı-Kulu-Cihanbeyli-Konya (Tümüyle E-5 kullanılacak. Hiç bir noktada otobana girilmeyecek)

2. İstanbul-Adapazarı gişeleri- Pamukova-Osmaneli-Bilecik-Bozüyük-Eskişehir-Sivrihisar-Polatlı-Gölbaşı-Kulu Makas-Konya

3. İstanbul-Körfez dolaşılarak Yalova-Bursa-İnegöl-Bozüyük-Eskişehir veya Kütahya yolundan Konya.

4. İstanbul-Körfez dolaşılarak Yalova-Bursa-Balıkesir-Kütahya-Afyonkarahisar-Çay-Akşehir-Konya

Sizce en uygunu, en iyisi hangisi.

Not: Mesafenin uzun veya kısa olmasının hiç önemi yok. Bir de kesinlikle hiç bir noktada otoban kullanılmayacak.


_____________________________

Arabam yok ama 1.5 DCI Dacia Logan'ım var. Arabadan daha üstün.
Sayfa:   [1]
Tüm forumlar » [Motorlu Araçlar Dünyası] » Otomobil Genel » Otomobil ve Otomotiv Dünyası Genel » Arabayla İstanbul-Bodrum Yolculuğu yapacağım. Yardım lütfen.
Sayfa: [1]
Foruma Git
Bölümde Ara
Başa Dön


 

 



Forum Software powered by ASP Playground Advanced Edition 2.3
Copyright © 2000 - 2006 ASPPlayground.NET

Bu sayfanın mobil sürümü / tablet sürümü / mini sürümü.



0.334