Arkadaşlar artık canım sıkıldı. Gene bir konu canlanmış ki o da 1 ay önceki konu aslında.
Önüne gelen sallıyor ve milletin aklını karıştırıyor.
Bakınız şuraya ve yanlışlara.
Öncelikle olanları yazayım.
İntel başarılı P3 serisinin ardından ilk P4 leri piyasaya sundu ama bu işlemciler açıkçası rezaletti. 1.7GHz lik hızlarına rağmen açıkça benim için P3 ten vasattılar. Burayı hızlı atlayalım.
Ve intel 3GHz barajını aştı.
Ancak çok önceden de belli olduğu gibi insanlar farklı şeyler arıyordu. AMD gerçek çift çekirdek için uğraşırken intel Hyper Treading adlı teknolojiyi geliştirdi. Bu sayede tek çekirdekli bir işlemci sanal ikinci çekirdeğe sahip oluyordu. Yani işlemci sanki çift çekirdekli gibi davranıyordu. Bu teknoloji tek çekirdekli uygulamalarda ve özellikle oyunlarda performans düşüşü getirirken. Çoklu çekirdek desteği olan uygulamalarda intel in öne geçmesine neden oluyordu. Ve bu işlemciler Netburst mimarisine sahipti.
AMD nin altın yılları.
AMD açıkçası altın yıllarını yaşadı 5 yıl boyunca ve sonra X2 ler geldi. s939 derken s940 ile sAM2 geldi. AMD ler yüksek fiyata sahipti ama AM2 sırasında intel den beklenmedik bir işlemci geldi. Bu işlemci Core2 adından yeni bir mimariye sahipti ve intel yıllarca süregelen Netburst u bir kalemde sildi.
Yeni çağda yeni bir efsane.
Açıkçası ilk çıktıları andan itibari ile özellikle düşük saat hızı ile yüksek performans vermelerinin yanı sıra yüksek OC kabiliyetleri ile de kullanıcıları cezbettiler. AMD ise fiyatları kırmamakta ısrar edince olan kendine oldu.
İndirim savaşları...
AMD hızla fiyat kırmaya başladı ama sanki milleti enayi yerine koyar gibi gıdım gıdım indirim yapıyordu. E intel de geçmişten gelen hırsı ile baya bir indirim yaptı işlemcilerinde.
Düello teklifine sert cevap;
Açıkçası intel bu mimariyi 2010-12 gibi yıllara saklıyordu ki hala bu mimaride performans olarak gelişme olmasının ana nedeni de bu. Bakınız Q6600 bile G0 ile 95W TDP ye sahip oldu. Yani kısacası AMD intel i bu kadar kızdırmasa bu işlemciler 2010 yılında gelecekti. Tabi unutmayalım AMD intel in işlemcilerini üretiyordu anlaşmalı olarak tabi gene anlaşmaya göre kendi markasını basıyordu üstüne ( Altı çizili kısım yerine : "fasoncusu idi" kullanmıştım. Tepkiler üzerine daha açık bir biçimde yazdım. Fasoncu ile arasındaki tek fark anlaşma gereği ürünlerin üstüne AMD yazılması. İntel değil ) yani intel olmasa AMD olmazdı. Ne büyük bir çelişki. İntel i kızdıran ne mi? AMD intel i açıkça bir düelloya davet etti. Noter huzurunda işlemcilerini test ettirmeye çağırdı, intel den aylarca cevap gelmedi. Sonra ne mi oldu? İşte bu güne geldik.
Peki Core2 nedir?
Core2 intel in şu anda kullandığı mimarinin adıdır. Aslında intel bu adı daha önce çıkardığı Core mimarili diz üstü işlemcilerinin başarı yakalaması sonucu kullandı. Zira düşük güç tüketimi ve yüksek güç artık tek bir ismi Core u anımsatıyordu.
Bu sebeple intel geliştirmeye giderek yeni mimarisine "Core" ( Core un anlamı aslında çekirdektir ama burada özel bir isim. Şöyle düşünün. "Kaya" bir erkek ismidir ama aynı zamanda büyük taş parçası anlamında da kullanılır. Bradaki Core ise insan ismi olan kaya ile eşdeğerdir. ) ismini verdi. Ve ilk nesilden üstün olduğu için ikinci nesil anlamında 2 rakamını yanına uygun gördü. Core ile Core2 arasındaki en belirgin farklar birinin 32 diğerinin ise 32-64bit desteğine sahip olması. Diğer yandan Core2 saat frekansı kullanımı bazında çok daha verimli.
Peki kaç çekirdek?
İntel işlemcilerin çekirdek sayısına ise 2 rakamında sonra gelecek ifade ile çözüm buldu. Yani Core ya da Core2 den sonra gelen ifadeler çekirdek sayılarını ifade ediyordu. Solo, Duo, Quad gibi ifadeler aslında çok basitçe anlaşılabilir olmasına rağmen nedense sonunda beni bu başlığıa açmaya sevketti.
Kısacası.
CoreSolo : Fiziksel ve doğal yapıda tek çekirdeğe sahip 32bit diz üstü işlemcisi. CoreDuo : Fiziksel ve doğal yapıda çift çekirdeğe sahip 32bit diz üstü işlemcisi. Core2Solo : Fiziksel ve doğal yapıda tek çekirdeğe sahip 32-64bit işlemci. Core2Duo : Fiziksel ve doğal yapıda çift çekirdeğe sahip 32-64bit işlemci. Core2Quad : Fiziksel ve doğal olmayan yapıda dört çekirdeğe sahip 32-64bit işlemci.
( Core2 işlemcilerin masaüstü ve diz üstü için ayrı sürümleri var. )
Pentium un anısına...
İntel Pentium adına güzel bir ilemci katmak için giriş seviyesi Core2 işlemci olarak planladığı işlemcilerine Pentium adını verdi. Zira karışıklığın asıl nedeni bu oldu. Zira bizim insanımıza göre çöğe atılmış bir külçe altın çöptür. Sen safkan bir aygıra eşek desen o eşşek olacak mı? Tabiki hayır.
Kıscası intel in Pentium Dual Core sınıfında sattığı E serisi işlemcilerin aslında Pentium ile uzaktan yakından alakası yoktur. Ki 1,8GHz lik E2160 ın 3,4GHz lik Pentium u geçmesi buna en iyi örnek olur.
Peki...... Doğal, Doğal olmayan, Sanal, Fiziksel ..... Bunlar nedir.?
Nedense hiçkimse biraz kelime öğrenmiyor. Sözlüğü açsalar google a iki satır yazığ arasalar sorun olmayacak.
Sanal : Açıkça anlamı belli. Gerçekte olmayan. Bu terim intel in Hyper Treading teknolojili tek çekirdekli işlemciler için kullanılıyordu. Zira intel yeni geliştirdiği bir teknoloji ile tek çekirdekle çoklu çekirdek var gibi performans artışı sağlayabiliyordu.
HT çek çekirdekli uygulamalarda performansı kaybı yaşatırken. Çok çekirdek destekli uygulamalarda öne geçmesine neden oluyordu. Ki bu da multimedya ise intel, oyun ise AMD gibi bir ayrıma neden oldu. Yani E serisi tek çekirdek ya da sanal çift çekirdek değil.
Doğal-Doğal olmayan : Bu da intel ile geldi. İntel ilk olarak HT nin ardından AMD nin çift çekirdekli işlemcilerine hızlı bir cevap vermek için doğal olmayan yapıya başvurdu. Bu şekilde iki adet tek çekirdekli işlemci tek bir karta lehimlenip aynı zırha sokuluyordu. Yani AMD nin serverlarda çift soket ile yaptığını intel tek bir işlemci içinde lehimleme ve devreler ile yapmıştı. Bu işleciler pek başarılı değildi zira intel çekirdek haberleşmesini ilk seferde pek beceremedi.
Bu işlemciler gerçek çift çekirdekli idi. Yani sanal değil, gerçekten iki çekirdek vardı. HT teknolojisindeki gibi tek çekirdeği yazılım ile iki çekirdek gibi çalıştırma yoktu.
Sonra intel Core2 deki başarısını pekiştirmek için tekrar doğal olmayan yapıya başvurdu ama bu sefer akıllanmıştı ve haberleşmeyi adam gibi yapıp harika bir işlemci koydu ortaya. O kadar harika ki hala AMD geçmeye çalışıyor. Bu işlemci içinde iki adet Core2Duo işlemci yer alıyordu. Yani 2*2 den 4 çekirdek vardı ve destekli uygulamada tam olarak 4 çekirdekte olması gerektiği gibi çift çekirdeğe %80-90 lara varan fark atıyordu.
Doğal yapı ise şöyle oluyor. İşlemci çekirdekleri daha sonradan tek bir işlemci kartı üzerine takılmıyor. Aksine üretim esnasında birbirine yapışık biçimde üretiliyordu.
Fiziksel : Bu ise şimdiye kadar anlamış olmanızı umduğum üzere gerçekte olan çekirdek sayısı için kullanılır.
Yani bir PentiumD de E2160 ta fiziksel çift çekirdektir. Ama Pentium D doğal olmayan yapıda iken, E2160 doğal yapıdadır. P4 HT ise fiziksel ve doğal tek çekirdektir. Ama sanal çift çekirdektir aynı zamanda.
Umarım üst konu olabilir ya da en azından akıllardaki soruları kaldırabilirim. Sorunuz olur ise buradan sorabilirsiniz.
Bu konuyu açmamdaki son damla başlığı ise linkte. Şimdi buradakilere bakın ve kim neler sallamış görün. Bilmemek ayıp değil, ama bilmeden biliyormuş gibi sallamak ve insanları yanıltmak çok hem de çok ayıp bir şey.
O düello zamanı neydi öyle hakkaten.P4 vs Athlon kapışmalarından göz gözü görmüyordu.O düelloya da Intel katılmamıştı sanırım ekonomik vs. birşey olmuştu.Ama intikamı çok acı oldu AMD'nin FX-57-59 ları 1 milyardan sattığı günleride unutmadık
Bazı eksiklikler var, mesela cpu kilometre taşlarından ilk 1 Ghz sınırını aşan AMD K7 Thunderbird Athlonlar, Intelden gene üstündüler. Kendimce,kısa donanim hayatımda gördüğüm en büyük gelişme AMD 64'lerdir, hala özel bir yeri var.
_____________________________
D.H Juventus Fan Club
mami23®
Uzaklaştırılmış 10 gün cezanın 5 günü kaldı.
tamam güzel yazı eline sağlık...da tam bi amd düşmanı anlamını cıkardım burdan. Sonuçta rekabet kimi zaman amd kimi zaman intel öne gecer. İnteli dünyayı kurtaran adam gibi anlatıyorsun..