Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
YiĞiT ÖzGüR FaN CLuB [111 KİŞİ] GÜLMEK İÇİN İÇERİ

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Konu Dışı >> YiĞiT ÖzGüR FaN CLuB [111 KİŞİ] GÜLMEK İÇİN İÇERİ Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10   sonraki >   >>
[Poll]

YiĞiT ÖzGüR FaN CLuB [111 KİŞİ] GÜLMEK İÇİN İÇERİ


Muhteşem Gülmekten kırılıyorum :D
  75% (347)
Daha çok güldüğüm karikatüristler var (KİMLER OLDUĞUNU YAZALIM LÜTFEN)
  13% (62)
Çok kötü (neden?)
  10% (50)


Toplam oy : 459


(en son oy tarihi : 7 Eylül 2008; 13:55:08) 
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
LaYLoNDoN
Uzaklaştırılmış
4 gün cezanın 0 günü kaldı.

 24 Mayıs 2008; 16:26:39 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.





YİĞİT ÖZGÜR KİMDİR?


Yiğit Özgür, 1977İstanbul doğumlu, Türkkarikatürist.
Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Grafik Bölümü’nü bitirmiş, daha sonra karikatür çizebilmek için İstanbul'a gelmiştir.
Leman, L-Manyak ve Penguen dergilerinde çalışmıştır. Leman dergisinde fazla tanınmayan karikatürist, Penguen dergisine geçtikten sonra, kendine özgü uzun konuşma balonları ile dikkat çekmeye başlamış ve daha geniş kitlelerce tanınmıştır.
Çizer'in 2004 yılında karikatürlerini yayınladığı Doğan Kitapçılık'tan çıkan bir kitabı vardır.


YİĞİT ÖZGÜRLE RÖPORTAJ



Karikatüre nasıl başladın?
Başladığımda 17 yaşındaydım. Hacettepe Üniversitesi Grafik Bölümü’nü kazanarak Ankara’ya gittim. Okul bittikten sonra bir mizah dergisinde çizmek için atladım İstanbul’a geldim. Dergilerin hepsi İstanbul’da olduğu için Ankara’dan iletişim kuramıyorsun. “İstanbul’a gitmek gerekiyor” dedim. Leman dergisinde çizmeye başladım. Hani vitrine, tavuk etine bakan fakir karikatürleri vardır ya, onların bir benzerini yaşadım Leman’da çalışırken. Tam gösteremedim kendimi, yapamıyorum, edemiyorum. Kimseyi de suçlayamıyorum çünkü benim yüzümden böyle oluyor. Bir yandan da, bir işe girip grafikerlik yapmıyorum. Çünkü onu yapamayacağımı biliyorum. Leman’da başkalarının esprilerini çizmeye başladım. Farklı yerlerde, kapakta, üçüncü sayfada ya da aylık L-Manyak dergisinde... 1.5 sene sonra Leman’dan ayrıldım. Ayrıldıktan sonra da Penguen dergisi çıktı. “Bir de Penguen’e gideyim” dedim. Leman’dayken Selçuk, Erdil, Met-Üst’le de pek görüşmezdik. Dergiye pek gelmiyorlardı, işlerini evden gönderiyorlardı. Penguen’de de başkalarının esprilerini çizdim önce. Bir iki ay öyle devam ettikten sonra kendi karikatürlerimi çizmeye başladım. Köşe değil de tek tek bir dosya kağıdına... Sonra devamını istediler, devamı da geldi. Biraz daha sayısı arttı. “İyi” dediler ve bazılarını işaretlediler. Ve küçük bir ölçek vererek köşe halinde çizmemi istediler. Sonra o ölçü büyüdü vve şimdiki haline geldi. Aslında hikaye biraz böyle...

Peki karikatüre ilgin nereden kaynaklanıyordu?
Çizgiyle uğraşmayı seven çocuklar olur ya. Kağıt kalemle çok vakit geçirirler. Başta öyleydi sadece. Küçükken sadece çizgiyi, komikliği çok seviyordum. Birilerinin insanları güldürmesini, onu meslek haline getirmiş olmaları çok hoşuma gidiyordu. Büyülü bir dünya gibiydi. 17 yaşında Antalya’da liseye giderken belediye bir karikatür okulu açtı. İstanbul’dan bir karikatürcü geldi. O ilk ustadır benim için, yolumu biraz o değiştirdi. İşletme, iktisat okuyacak gibi gözükürken güzel sanatlara kaydım. Kursta 250 kişi falan vardı. Ücretsiz olduğu için çok fazla insan gelmiş, yazılmıştı. Ama geriye bir kaç kişi kalmıştık. Çünkü başta çok albenili bir şey gibi gözüküyor ama öyle olmadığı sonradan ortaya çıkıyor. Sadece çok sevenler devam edebiliyor. Meslek olarak bunu yapmaya karar vermeden yapmaya başladım. Bundan para kazanmak istiyordum ama olmazsa da olmayacaktı, elden bir şey gelmiyordu.

Penguen kadrosuna nasıl dahil oldun?
Bu fikstir. Yaptıklarınızı bir dosya haline getirirsiniz. İnsan içine çıkabilecek şekle getirdikten sonra bir tane ustaya gösterirsiniz. Leman’da da Penguen’de de aynı şeyler geçerlidir. Mesela Penguen’de cuma günleri amatör günleri oluyor. Akşamüstü gençler dergiye gelirler, karikatürlerini gösterirler. Sürekli istikrarlı bir şekilde iyi işler getirenlere, “Sen gel bir sonraki hafta sabahlamaya katıl” derler. Ufak ufak teste tâbii tutulur ister istemez. Çünkü bu adamlar bir köşe verdiğinizde yıllarca çizecekler. Altından kalkabilecek mi; ona bakılır. Torpil morpil diye duyuyorum bazen; gülüyorum. Mesela dergide kötü diye düşündüğünüz köşeler aslında editöryal bir şey düşünülerek konulmuş köşeler oluyor. Senin beğenmediğin bir şeyin mutlaka azımsanmayacak bir kitlesi olabiliyor. Gazeteler için de geçerli.
Bir karikatüristin çizim tekniği yıllar geçtikçe değişir mi?
İstemeseniz de değişiyor. Belki çok değişmeyebilir ama değişim muhakkak oluyor. Benim karikatürlerim bir dönem sonra bambaşka oldu. Çok fazla reel, anatomik çiziyordum. Bir elbise, gömlek çizeceksem yakasını, kıvrımlarını, düğmesini en ince ayrıntılarına kadar çiziyordum. Yani biraz şov amaçlıydı. Fakat bu tip espriler çıkmaya başladığı zaman o esprilerle o çizgiler yan yana geldiğinde biraz abes durdu. Yakışmadılar. Bana, “Eskizlerdeki tipleri yapsana, onlar aslında bu karikatürün oyuncuları” dediler. Ben de hemen yaptım, gerçekten de öyleymiş.

Sadece çizim tekniği değil tarz olarak da değişebilir değil mi?
Kesinlikle. Ben dönüşsün istiyorum zaten. Yaşının işini yapmak lazım. Beatles grubunun gençken ve bir de yıllar sonra yaptığı işlere bakın. Biraz öyle olması gerekiyor gibi geliyor. 40 yaşından sonra da hâlâ genç tiplerin de anlayabileceği, ona hitap eden işler yapmaya çalışsanız bile olmuyor zaten. Çünkü başka bir insan olmuş oluyorsunuz.

Karikatürlerin diyaloga dayalı... Türk mizah sanatının da büyük oranda söze dayalı olduğunu biliyoruz. Karagöz-Hacivat diyaloglarında olduğu gibi. Sen bir ilişki kuruyor musun?
O yüzden böyle oldu! Böyle bir şey planlanmadı, ben bir iki balonlu karikatürler getiriyordum ilk zamanlarda. Sonra istem dışı sayıları arttı. Demek ki konuşturasım varmış onları! Hatta bir dönem Bursa’ya gidip orjinal Karagöz-Hacivat tasvirleri bile aldım. “Ben oynatacağım bunları” diye, ama olmadı. Şimdi kitabın arasında duruyorlar. Zeytinyağıyla yağlamak gerekiyormuş. İlla ki o adamların ikili diyaloglarının kendi kendine gelişmesi yüzünden o balonlar da devam etti. Daha önce böyle birşey yoktu.

İçinize sinmeyen, sonradan beğenmediğiniz karikatürleriniz de oluyor mu?
Çok oluyor. Bazısı çizerken çok beğendiğim şeyler oluyor. Sonradan bakıyorum bir acayipmiş. O yüzden biraz daha erken davranıp küçük deftercikler felan yapıyorum. 15 sayfalık mesela...15 tane espriyi çok yargılamadan çizip eskizliyorum, sonra onları buraya getirip insanlara gösteriyorum.

Çizdiğin karikatürlerden dolayı olumsuz tepkiler aldın mı?
Şöyle bir tepki aldım: Dini içerikli bir karikatür vardı. Onun için bir uyarı maili geldi. “Tepki gelebilir, dikkatli ol” şeklinde. Sonra, “Gerçek Hayat” isimli dergiden röportaja gelen arkadaşlar, “Bizim tanıdığımız birkaç tane imam var ve onların hoşuna gidiyor” dediler. Hatta sadece o tip karikatürleri kullanmak istediler. Ben de, “Aman abi yapmayın, adım çıkar İslamcı karikatürcü diye” dedim! Fakat rahatsız olmadıkları için sevmişler. Çünkü normalde karikatürde bir din adamı kullanıldığı zaman kötü gösterilir. Yobaz, bağnaz olanlar çizilir. Çünkü onların çizilmesi gerekiyor. Sivas olayından sonra çok çizilmiştir, ben de çizdim. Ama benim kullandıklarımda, çocuksu, naif, bakkal gibi bir adam oluyor imam.

Sen en çok nelere gülüyorsun? Anne, baba, çocuk ilişkileri, televizyon başındaki durumlar epeyce yer tutuyor karikatürlerinde...
6 kişilik aile vardı hep doğma büyüme. Annem, babam, ablam, teyzem, anneannem aynı evde kalıyorduk. Babayı işe gönderince 4 tane kadın, anne ve teyzeyi aynı kuşaktan sayarsak üç kuşak kalıyor. Birinin dediğini diğeri anlamıyor. O kadar karışıyor ki ortalık, o kadar ses oluyor ki etrafta ister istemez onlar kulağınıza yerleşiyor. Onu işliyorsunuz. Yaşarken pek gülünmüyor da bitince gülüyorsunuz. Onlara çok gülüyordum. Huysuz Virjin’e çok gülüyorum. Komiklik işi yapmaya başladığınızda ister kağıt üzerinde olsun, ister başka yerde olsun, bunu uzun yıllar devam ettirebilenlere karşı büyük bir saygım oluştu.

Karikatür albümü çıkarmanın sebebi neydi? Taleple mi alakalıydı?
Antalya’da otururken ablamı üniversiteye göndermiştik Ankara’ya. Dönüşte o da hediye getiriyordu. Onların arasında Can Barslan’la Erdil Yaşaroğlu’nun bir karikatür albümünü bulmuştum. Ben o sıra mizah dergisi falan okumuyordum. Hatta varlığından haberdar değildim. Okuduğumda hayran kaldım. İkisine de o kadar güldüm ki. Hemen baktım, kitapta yer alan özgeçmişi bölümünde, “Halen Leman dergisinde çizmektedir” yazıyordu. Hemen gidip Leman dergisi aldım. Leman dergisiyle tanıştım. Yarışmalara katılıyordum; yarışmaların albümleri olur. Çok severim karikatür kitaplarını. “Ne kadar satarsa satsın yapmalı” diyordum. Bir de bu kitabım için karikatürlerimin arasından özene bezene bir seçim yaptım. Başka arkadaşlardan da yardım aldım. Seçilmiş bir şeyin de ayrı olarak, biraz daha iyi kağıda basılmış halde temiz temiz durmasını istedim. Ciltleri koruyabiliyorsunuz ama dergiler yıpranıp gidiyor.

Senaryo yazmaya çalıştığını duymuştuk...
Ben çok istedim. Halen de istiyorum aslında. Bazı şeyler var karikatür haline gelemiyorlar mesela. Kağıt üzerinde anlatamayacağınız şeyler oluyor. Bir ara Uğur Yücel’le bir şeyler yapacaktım. Sağolsun insanlar da düşünüyorlar, “Yapalım edelim” diye. Ama bir şekilde tam o karikatürdeki durumu yakalayamıyorum. Şimdilik yapamıyorum. Belki ileride olur. Ama deniyorum; denemeye devam!

Sefer Selvi’ye, Musa Kart’a ve en son Penguen’in Tayyipler Alemi kapağına Başbakan tarafından dava açıldı. Bu davaları nasıl değerlendiriyorsun?
Eskiden televizyonlarda kendiyle ilgili çıkan eleştirileri kaset halinde biriktiren politikacılar vardı. Bazı karikatürcülerin kendileriyle ilgili karikatürlerini de koleksiyon yaparlardı. Bu da bana saçma geliyordu. Adamın rahatsız olması gerekiyorken, “Aman o kadar hoş görünüyor ki koleksiyon yapayım...” diyor! “Bu ne danışıklı döğüştür” diye garip geliyordu bana. Fakat dava açılması daha garip geliyor. Bu kadar hoşgörüsüzlük! Benim açımdan kapaktı, üçüncü sayfaydı, derginin politik tavrıydı gibi konuların birebir içinde olmamama rağmen durduğumuz yerler açısından dergiyle bir ortaklığım var. Dava çok lüzumsuz bir şeydi. Bir mesaj da vardı orada iletilmek istenen, “Yanlış yapıyorsun” diye bir iğneleme vardı. Bu eleştiriyi dikkate almayıp dava açmak yanlış. Ülkeyi yöneten bir adamsınız, belki herkesten daha hoşgörülü olmalısınız. Çünkü illa ki eleştirileceksiniz. Yanlış bir hareket, kötü bir niyet her zaman eleştirilecektir


Karikatüre hevesli gençlere ne önerirsin?

Benim yaptığım şeyi söyleyeyim: Baskı altında kalmadan, zorunluluk hissetmeden severek çizmeleri gerekiyor. Dergiye girmek yada yayınlatmak gibi bir amaçları varsa, buraya gelip bir ustaya göstermeleri gerekiyor. Mizah dergisinde karikatür çizmek ya da mizah yapmak isteyenler için bir öneri: Koltuğunun altına dosyanı al gel! Ben Leman dergisine on tane kısa öyküyle gelmiştim. Zaten bir ışık varsa onlar yönlendiriyorlar. Tabii ışık olmayabilir ya da olur fakat görülmeyebilir, bu da çok doğal bir şey. Herkes sendeki cevheri görecek diye bir şey yok. Ben de ilk geldiğim zaman giremedim dergiye. Yılmamaları gerekiyor. Ne kadar tutkulu olduklarını, ne kadar sevdiklerini test ediyorlar. “Bunlar çok kötü deyip” atıyor adam! Ne yapacaksınız? Eve gidip ağlayacak mısın, yoksa devam mı edeceksin? Devam edersen olur.


Mizahta küfür için ne düşünüyorsun?
Küfürün kullanabileceğini bilmek mizah dergisine özgürlük hissini biraz veriyor. Bir gazetede çizmek bu kadar eğlenceli olmayabilir. Nedenini bilmiyorum ama... Mesela bir dükkâna giren bir adam vardır. Adamın her cümlesinde biraz daha dayanılmaz bir dili olduğunu görüyorsun. Karşındakinin de sabrı tükenmeye başlayınca onu dükkândan defetmesi gerekiyor. Adaplı, usturuplu bir şekilde bir yere kadar; sonunda küfrü basması lazım! Hepimiz belli oranda küfür ediyoruz. Bunu inkâr etmenin de anlamı yok. Ama gerektiği yerde kullanmak lazım. Bir de açık açık küfür yazmak bana çok rahatsız edici geliyor. “O... çocuğu” yazmak benim yaptığım karikatürün simyasına da yatkın.

YİĞİT ÖZGÜR KARİKATÜRLERİ | 50 MB DEV ARŞİV = http://rs309l3.******.com/files/140253925/3848136/Yi__287_it_oezguer.rar


**** = malum sitenin adı


ve bunlardan birkaçı .....











YİĞİT ÖZGÜRCÜLER


1. LaYLoNDoN(KURUCU) [ ]
2.ugr7
3.Mnr980
4.RaPpErBoY®
5.pascuu
6.svai
7.FuinFea
8.smd
9.DEMosTy
10.êst
11.-Hakan-
12.ilhdmr
13.The_666
14.Mushmula
15.Jolly_RogeR
16.posetr
17.serdarorcun93
18.şemsilepervane
19.mad skillz
20.BİLÂL85
21.ReKi
22.@Yqut
23.Sfred
24.Kivanc1Mac
25.Phileo Sophia
26.Aytürk
27.thefall
28.caress_mvo
29.Se_co
30.PASATURK
31.xavi06
32.gokhan22
33.sinan681
34.DgnByz
35.System Error
36.mrtylcn
37.Sipahi
38.aRnOaLd
39.biggest little man
40.M@TRIX_78
41.doğukanözden
42.In Flames
43.C£nq
44.shadowz61
45.by-ko
46.vincentvega
47.finisher>
48.Sah!n
49.M@rvellous
50.N!ghTM@sTeR
51.expander_
52.steareth
53.DEMosTy
54.Devoure
55.AykuT KosvA
56.OzanCB
57.AIR JORDAN
58.`Shadow
59.-uykusuz-
60.salim89
61.@rd@
62.ageofconan
63.t_mac55
64.Shinigami_L
65.erciiment
66.semtex960
67.tavlasever
68.OzanCB
69.cagann
70.DarkMask
71.AroLaTH_
72.dkz
73.KABRESIĞMAZ
74.rubiel
75.pLaYn0w
76.fuatturkrap
77.fikachu
78.5kursun
79.OngiRanT
80.cidik
81.eym3nx
82.jaylotter
83.Kahn !
84.plmpcity
85.GodNarnia
86.Robinson_Crusoe [ ]
87.vata (ONUR ÜYESİ)
88.241
89-ChnGT/GTS [ ]
90-Pennywise_67 [ ]
91-Albérto
92-oO_JuStiN_Oo
93-on_there
94-34_gurcangurel
95-eragon91
96-Muro_Ba$kan
97-manisabk
98-black_-_storm
99-bariscancan
100- Night Stalker
101-Screamer
102-d09ukan
103-xSquaLLx
104- -Hakan-
105-mEaDowW
106-reci88
107-Kamikaze00
108-RED LORD CHE
109-Gcalper
110-RoaD-RunneR
111-RIDANES
112-
113-





YİĞİT ÖZGÜR FAN CLUB İMZASI



[center][center][link=http://forum.donanimhaber.com/m_23454041/mpage_1/key_/tm.htm ][image]http://www.uykusuzdergi.com/dosyalar/profil/picture-13.jpg[/image][/link][/center]
[center][b][font="Trebuchet MS"]YiĞiT ÖzGüR FaN CLuB[/font][/b][/center][/center]




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi LaYLoNDoN -- 3 Eylül 2008; 13:20:37 >
LaYLoNDoN
Uzaklaştırılmış
4 gün cezanın 0 günü kaldı.

 24 Mayıs 2008; 16:34:35 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.





RaPpErBoY®

Mesaj: 282


 24 Mayıs 2008; 16:34:46 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Çok teşekkürler hemen indirmeye başlıyorum

_____________________________

sLyyy

Mesaj: 306


 24 Mayıs 2008; 16:36:05 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: LaYLoNDoN





Allahım yarabbim bu ne ya

_____________________________

T.C Tarih Kulübü


Aşkımıza nokta koyma,
sana kucak dolusu virgül getirdim...
LaYLoNDoN
Uzaklaştırılmış
4 gün cezanın 0 günü kaldı.

 24 Mayıs 2008; 16:36:50 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: RaPpErBoY®

Çok teşekkürler hemen indirmeye başlıyorum


BİŞEY DEĞİL Karikatür toplamaya devam ediyorum 2.partıda upload edicem yakında....
LaYLoNDoN
Uzaklaştırılmış
4 gün cezanın 0 günü kaldı.

 24 Mayıs 2008; 16:39:55 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

ve birkaçtane daha.... 160 tanesi yukarda




LaYLoNDoN
Uzaklaştırılmış
4 gün cezanın 0 günü kaldı.

 24 Mayıs 2008; 16:42:54 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

yorumlarınızıda bekliyorum arkadaşlar....
RaPpErBoY®

Mesaj: 282


 24 Mayıs 2008; 16:49:12 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

1. partiyi indirdim
2. sini sabırsızlıkl belkiyoruz

Netine Kuvvet(beline kuvvet HEsabı )

_____________________________

LaYLoNDoN
Uzaklaştırılmış
4 gün cezanın 0 günü kaldı.

 24 Mayıs 2008; 16:50:56 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: RaPpErBoY®

1. partiyi indirdim
2. sini sabırsızlıkl belkiyoruz

Netine Kuvvet(beline kuvvet HEsabı )


eyv Emre ....
dOmi

Mesaj: 656


 24 Mayıs 2008; 16:52:47