- x
Türkiye'den İllallah ediyorum
152 Cevap2110 Görüntüleme
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: <<     1 [3]
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


5130 Mesaj
23 Nisan 2008; 11:11:11 

s£stavina

soylemlerım dedıgın seylerde hıc bır sey soylıyemedıgın ıcın acıkcası pekte takmadım.kusra bakma.

Edit:İmla



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tun4 -- 23 Nisan 2008; 11:11:06 >


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 11:14:46 


quote:

Orjinalden alıntı: s£stavina




[font="Microsoft Sans Serif"]Bu hani şu başkanının kanal Türk' e aktardığı yardım, nam-ı diğer rüşvet yüzünden siyasi yasaklanma getirilecek olan parti değil mi?[/font]




Hiç tereddütünüz olmasın, tarafsızlığı ile övündükleri yargı, söz konusu chp olunca üzerine gidip kapatma davası açmayacaktır.


2249 Mesaj
23 Nisan 2008; 11:21:39 


quote:

Orjinalden alıntı: Tun4

Bir de bir soru sorcam arkadaslar.yaklasık 2 hafta once Topkapı Sarayı'ndaydım.tam gırısı yaptık kapılardan kartı falan gecırdık.ılerı dogru yuruyoz ıste yaklasık 170-180 tane(5er 10ar saydım.tahmını rakam) turbanlı bır alay halınde yanımızdan gectı.en basta bır tane malum tıplerden bır adam.ve arkasında 170-180 tane turbanlı.bunların amacı neydı??gezıye falan gelmedıklerı o kadar bellıkı.5erlı 6 sarlı yan yana dızılmısler hızlı hızlı dolanıyorlar Topkapı Sarayı'nda!O an ıste yerın dıbıne gectım.cunku o kadar cok turist vardıkı.alın ıste sıze memleketımızın halı demıs gıbı olduk.

İstanbul'a yılda 6-7 mılyon turist gelır.bunlardan azımsanamayacak bır cogunluk Topkapı'yı zıyaret eder.bu ınsanlar hep boyle dolasıyorlar mı ortada?nedır amacları?

ne yani gezmesinler mi öyleyse kaldırın ortadan hepsini yok edin bu nasıl çözüm

quote:

Orjinalden alıntı: vasago
Yani şimdi bu kadınlar biz erkekler saçlarının telini görüp tahrik olmayalım diye türban takıyorlar öyle mi? Türban takıp böyle gezinen bir kadının gerçekten çevresini tahrik etmemek gibi bir derdi olduğuna inanmak ne kadar mümkün? Yani sen saçını kapatacaksın ama bütün vücut hatların ortada olacak, sen saçını kapatacaksın ama makyaj yapıp bakışlarınla adamı tahrik edeceksin. Gerçekten bunu mu savunuyorsunuz arkadaşlar. Elinizi vicdanınıza koyup cevap verin. Gerçekten başını örtüp başka yerlerini açan insanların tek dertlerinin dini özgürlüklerini yaşamak olduğunu savunabiliyor musunuz?

söz konusu kişilerin saçmaladığı gerçek bu işleri yaparak bundan para kazanıyorlar inançları saptırıyorlar fakat İslam'ın kalınlaştırarak belirttiğim yerlerle alakası olmadığını bilmenizi isterim önemli olan özde inançtır inancı benimsemek ona göre davranmaktır, bunlar gibi kapalı kaşarlar magazinlere konu olan aptal mankenlerden farksızlar bence


_____________________________



1934 Mesaj
23 Nisan 2008; 11:31:35 


quote:

Orjinalden alıntı: denizhan_




Ortak bilinç oluşturamadıktan sonra bireysel olarak hiçbir şey yapamazsın!
En azından kendini kurtarmak için kaçmak zorundasın.
Bu forumda bile ortak bilinç oluşturulamıyor, gerçek hayatta imkansız!


Kime göre ortak bilinç?


_____________________________

İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
kiminle olduğun önemlidir.
Madde Bağımlılığına "HAYIR"


5130 Mesaj
23 Nisan 2008; 11:33:18 

@Celtic

E yuh artık soyledıklerımden boyle bır sonuc cıkarıyosan zihniyetın hakkında supheye duserım.ben ne demek ıstedım sen ne anladın?

En ONDE BIR ADAM VE ARKASINDA 200E YAKIN KADIN DOLANIP DURUYOR TOPKAPI SARAYI'NIN ICINDE!SENCE BUNLAR GEZMEYE MI GELDI??VE BASKA BIR ERKEK BILE YOK.AYRICA ALAY HALINDE YURUYORLAR.SEN GELEN TURİSTE BUNLARI NASIL ACIKLARSIN??SIZIN GIBILER NASIL 200 TANE BIKINILIN TOPKAPI SARAYI'NDA DOLANMASINA KARSI CIKARSA BEN BUNA 10 KAT FAZLA KARSI CIKARIM.TAMAM MI?

Bu mudur Turk evladının dusuncesı?bunda anormal olan hıc bır sey yok mu!!



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tun4 -- 23 Nisan 2008; 11:33:12 >


_____________________________



179 Mesaj
23 Nisan 2008; 11:33:37 

tek yol sosyalizm;)


_____________________________

“akla uygun olan gerçek, gerçek olan akla uygundur.”
Hegel

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 11:36:26 

Sevgili celtic çok haklısın.ş İslamın özü inançtır, İslamda kul ile Allah arasında kimse yoktur. Ama işte bu zihniyet kul ile allah arasına kendilerini yerleştirip bundan çıkar sağlamaya çalışıyorlar. İslamın bu olmadığını bende çok iyi biliyorum. Zaten o yüzden bu fotoğrafları "saptırılmış din'e" örnek olarak verdim.


2249 Mesaj
23 Nisan 2008; 12:39:22 

quote:

Orjinalden alıntı: Tun4

@Celtic

E yuh artık soyledıklerımden boyle bır sonuc cıkarıyosan zihniyetın hakkında supheye duserım.ben ne demek ıstedım sen ne anladın?

En ONDE BIR ADAM VE ARKASINDA 200E YAKIN KADIN DOLANIP DURUYOR TOPKAPI SARAYI'NIN ICINDE!SENCE BUNLAR GEZMEYE MI GELDI??VE BASKA BIR ERKEK BILE YOK.AYRICA ALAY HALINDE YURUYORLAR.SEN GELEN TURİSTE BUNLARI NASIL ACIKLARSIN??SIZIN GIBILER NASIL 200 TANE BIKINILIN TOPKAPI SARAYI'NDA DOLANMASINA KARSI CIKARSA BEN BUNA 10 KAT FAZLA KARSI CIKARIM.TAMAM MI?

Bu mudur Turk evladının dusuncesı?bunda anormal olan hıc bır sey yok mu!!

Sevgili genç ben 1000 tane bikiniliyi topkapı sarayında görmekten bir rahatsızlık duymam, benim gibiler nasıldır bunu da açıklamanı isterim zahmet olmazsa gerçi beni ne kadar tanıyorsun ne kadar bilgi verebilirsin orasını bilemem.Bir de senin demek istediğini hala anlamadım, turistin çok da şeyinde değildir bence sokağa çıktığı zaman kapalı kadar belki daha fazla açık bayan da görecektir çünkü, plaja gittiği zaman bir sürü bikinili bayan da görecektir çünkü, yani bu ülkenin ne kadar farklı bir sosyal yapısı olduğunu görecektir herkesin istediği gibi yaşayabildiğini görecektir, çünkü bir önyargısı yoktur.Kapalı kadınlar onlara mistik gelir açlığını çektikleri doğu merakını bir nebze olsun giderir çünkü Türkiye'nin geri kalmış bir şeriat devleti olmadığını sokaklarda görmüşlerdir yani turist anlayacağını anlamıştır benim birşeyi açıklamama gerek kalmamıştır..
Ekleme: @vasago mesaj alınmıştır



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Celtic -- 23 Nisan 2008; 12:39:46 >


_____________________________



5130 Mesaj
23 Nisan 2008; 12:56:51 

quote:

yani bu ülkenin ne kadar farklı bir sosyal yapısı olduğunu görecektir herkesin istediği gibi yaşayabildiğini görecektir


olay keske dedıgın gıbı olsaydı.sız sanıyorsunuzkı oo ne kadar ozgur bunlar dıcekler.burda hem acıklar var.hemde 200 turbanlı serıat bozması bı adamın arkasından gıdebılıyor.oo turkıye ne kadar ozgur ne kadar guzel.boyle dıyceklerını mı sanıyorsunuz?bu kadar sacma bısı olur mu?

kısaca bı bılgı verıyım.Çin gecenlerde bılmedıgım bı konu ıcın her ulkenın tanıtımını hazırladı.Turkıye'nın tanıtımındaki fotografta citlerın arkasında 3 tane ufacık turbanlı cocuk vardı.bu sızce neyı ıfade edıyor?

Ulkemızı ıste boyle tanıtıyoruz.ve hala bazı cok bılmısler(!) bunun ozgurluk oldugunu savunuyor.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tun4 -- 23 Nisan 2008; 12:56:50 >


_____________________________



3974 Mesaj
23 Nisan 2008; 13:02:15 

quote:

Orjinalden alıntı: Woden

tek yol sosyalizm;)


Buyrun; Norveç taraflarına alalım sizi. Sevgili Norveç kralı ve kraliçesi kollarını açmış sizleri bekliyorlarmış. Orada bol bol sosyalizm verirler size. Hiç şüpheniz olmasın.

Konu hakkında; herkes istediği yere gitmekte özgür. Pasaportunuz, vizeniz, oturma izniniz olduğu sürece kimse size bir şey yapamaz. He tabi Türksünüz diye kapınız önüne dazlaklar birikir, evinizi taşlarlar, bazen de kundaklarlar o ayrı tabi. Eh... Gülü seven dikenine katlanır. Değil mi?


_____________________________


Eğer demokrasiye gitmezseniz, o size gelir.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 13:05:58 

Arkadaş uzaklaştırılmış ama Anayasa mahkemesi hakkında oluşturduğu yanlış izlenimi düzeltme ihtiyacı duyuyorum.

http://w9.gazetevatan.c...sid=174397&Categoryid=1

Bu haberdende görüleceği üzere siyasi partilerin yolsuzluk sebebi ile kapatılmaları diye bir yasamız mevcut değildir. Bu yüzden chp'ye bu konuda kapatma davası açılmasını beklemek ve açılmadığı içni yargıyı suçlamak abesle iştigal bir davranıştır.

Son bir hatırlatma yapayım, Erbakan yolsuzluk yaptığı gerkeçesi ile cezalandırılmamıştır. Partisinin irticai faaliyetlere odak olması sebebi ile partisi kapatılmış ve kendisine yasak getirilmiştir. Daha sonra ortaya çıkan kayıp trilyon davası kapatılan partiye yapılan hazine yardımının geri ödenmeyip erbakanın hesabına geçirilmesinden doğmuştur. Yani yolsuzluk kapatma sebebi değildir kapatma kararı sonrasında yapılan bir eylemdir.


1969 Mesaj
23 Nisan 2008; 13:32:15 

Sağınızdan - Solunuzdan.
Akp'nizden - Chp'niz den illallah ediyorum.
Yaka silkiyorum.



_____________________________



Analog: Cosina Hi-Lite HDL SLR , Yashica Electro 35 GSN Digital: Canon Eos 60D
MF: Chinon 55mm f1.7 AF: Tamron 17-50mm f2.8 - Canon 50mm f1.8 - Canon 55-250mm IS Mark 2 - Canon EF 70-200 F4 USM L
Hala sokaklarda mızıka çalıyoruz.

94/1 - Tekrar görüşürüz elbet "turuncu" forum.


395 Mesaj
23 Nisan 2008; 13:46:22 

Bu memleketin bu bataktan çıkabileceğine inanan var mı? Umudumuzu bile aldılar bizden umudumuzu!


_____________________________



5130 Mesaj
23 Nisan 2008; 13:49:40 


quote:

Orjinalden alıntı: Ferfecir

Sağınızdan - Solunuzdan.
Akp'nizden - Chp'niz den illallah ediyorum.
Yaka silkiyorum.



herkesin bunu tartısmaya bayıldıgını mı sanıyosun kardesım.herkes illahlah etti.bu gıdısten mutlu olan 1 kısı var mıdır acaba?


_____________________________



2249 Mesaj
23 Nisan 2008; 14:13:57 


quote:

Orjinalden alıntı: Tun4


aklını kullanabilen insanlar bu sonuca varır her ne kadar sen varamasan bile
quote:

kısaca bı bılgı verıyım.Çin gecenlerde bılmedıgım bı konu ıcın her ulkenın tanıtımını hazırladı.Turkıye'nın tanıtımındaki fotografta citlerın arkasında 3 tane ufacık turbanlı cocuk vardı.bu sızce neyı ıfade edıyor?

Ulkemızı ıste boyle tanıtıyoruz.ve hala bazı cok bılmısler(!) bunun ozgurluk oldugunu savunuyor.

biz mi böyle tanıtıyoruz yoksa tanıtanlara izin mi veriyoruz onu öğren önce

ayrıca
SIZIN GIBILER ile neyi kastettiğini açıklamanı bekliyorum


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 14:25:44 

Iran Islam Devrimi (adı neden devrimdir onuda hiç anlamam) öncesi en çok kullanılan terimler "Özgürlük - Insan hakları - demokrasi" vb. idi. Bunu hatırlatmak isterim.

Belki çıkarım yapanlar olur. Tabii bunun için AKLINI KULLANMAK lazım.


4921 Mesaj
23 Nisan 2008; 14:44:04 

3. sayfada onlarca yorum var.
Sonuç yok!



_____________________________

dıgıdık dıgıdık dıgıdık iihühühü



1969 Mesaj
23 Nisan 2008; 14:44:12 

quote:

Orjinalden alıntı: Tun4



herkesin bunu tartısmaya bayıldıgını mı sanıyosun kardesım.herkes illahlah etti.bu gıdısten mutlu olan 1 kısı var mıdır acaba?


Evet bunları tartışmaya bayılanlar var.
Hak aramayı bilmeyenler de var.
Sosyalizmden bahsedenler var ancak sosyalizmin ne olduğunu dahi bilmeyenlerin olduğunu unutanlar var.
Hakkı amca, Sultan nine ne bilsin sosyalizmi o içinde Allah korkusu var diye birine oy verir. Kürsüden ona buna saldırana değil.
Ülkemde espirilerin baş mimarı olmuş falanca partinin palavracı genelbaşkanına bu ülke insanı onbinlerce oy yağdırdı.
Bir diğer büyük partinin eski başkanı derin devlet suçlarından mahkeme kapısını aşındırıyor.
Lider yok. Çözümler yok. Düşüncesini halka indirgeyen yok. Ağzını açıp bekleyen menfaatçi ve çıkarcı insan çok..




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ferfecir -- 23 Nisan 2008; 14:46:14 >


_____________________________



Analog: Cosina Hi-Lite HDL SLR , Yashica Electro 35 GSN Digital: Canon Eos 60D
MF: Chinon 55mm f1.7 AF: Tamron 17-50mm f2.8 - Canon 50mm f1.8 - Canon 55-250mm IS Mark 2 - Canon EF 70-200 F4 USM L
Hala sokaklarda mızıka çalıyoruz.

94/1 - Tekrar görüşürüz elbet "turuncu" forum.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 16:37:42 


quote:

Orjinalden alıntı: s£stavina




[font="Microsoft Sans Serif"]Bu hani şu başkanının kanal Türk' e aktardığı yardım, nam-ı diğer rüşvet yüzünden siyasi yasaklanma getirilecek olan parti değil mi?[/font]






Kanaltürk'e 3 milyon dolar ödeme ile ilgili açıklama yapan CHP, paranın hibe değil, hizmet karşılığı verilen avans olduğunu duyurdu.

CHP'nin Kanaltürk'e verdiği 3 milyon doların hibe değil, CHP belgeseli hazırlanması ve seçim dönemlerinde bu televizyondan partinin reklamlarının yayınlanması karşılığında verildiği ortaya çıktı. Bugün gazetesinin dün manşetten verdiği “CHP'den Kanaltürk'e 3 milyon dolar hibe” haberine CHP'den açıklama geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Kanaltürk'e CHP'nin 3 milyon dolar verdiği ididaları üzerine bu konuyla ilgili haber yapan gazeteleri eleştirdi. Özyürek, Kanaltürk'e verilen paranın bağış olmadığını hizmet karşılığında verilen avans olduğunu ve alınan hizmetlerin ise faturalı olduğu söyledi.

FATURASI VAR

Özyürek, şöyle konuştu: “Bu konuyla ilgili haber yapan gazeteler vergi sırrı acısından suç işlemişler. Çünkü bir ticari kuruluşun kayıtları açıklanamaz. Ama bu olayın aslı şu: Biz onlara 3 milyon dolarlık avans vermiştik. Onun bir kısmı çeşitli hizmetlerle kapatıldı. Alınan hizmetlere ilişkin faturalar mevcuttur. Bu para bir avans ödemesidir, bağış değildir. Söz konusu para, prodüksyon hizmeti, CHP belgeseli gibi çalışmalar hazırlanması ve seçim dönemlerinde bu televizyondan partinin reklamlarının yayınlanması karşılığında verilmiştir. Maliye Bakanlığı'nin Kanaltürk'te yaptığı inceleme sonrasında söz konusu para ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunmuş, ancak savcılık bu davayı reddetmiştir.”

BAĞIŞ ALMADIK

Öte yandan Kanaltürk tarafından yapılan açıklamada da konuyla ilgili haber yapan gazete ve Maliye Bakanlığı hakkında suç duyurusunda bulunulacağı ve ceza ile tazminat davaları açılacağı bildirildi. Açıklamada, “Kanaltürk CHP dahil hiçbir kurum, kuruluş ve kişiden bağış, hibe adı altında tek kuruş almamıştır” ifadesi yer aldı.




Ben kesinlikle şu anda hiç bir partinin ülkeyi kurtaracagını düşünmüyorum yalnız dediğim doğrudur,en azından ülkeyi satmazdı.Kanaltürk'ün hesapları didik didik edildi zamanı vaktinde hiç bir şey bulamadılar.Şu anda hükümetin başındakilere karşı gelen bir kanal Kanaltürk o nedenle her türlü açığını arıyorlar.Chp'ye de yakın tabiki kanal fakat kesinlikle öyle bir şey yoktur.Bir partinin medyayı kullanması yasaksa önce Akp'ye bakınız lütfen.Bütün medya ellerinde,bir kaç tane onların olmayan kaldı ve onların da bitmesi için ellerinden geleni yapıyorlar ama çabaları sonuçsuz kalacak.

Lütfen bir de haberi veren gazetelere göz atın,kimin gazeteleri bunlar.Zamanında Tuncay Özkan'ın kontur dilediğini de yazdılar.Bu doğru muydu?Tabi ki hayır!Kontür dileniyor dedikleri,Biz Kaç Kişiyiz sivil platformuna üye olmak için gönderilen mesajlardan başka bir şey değildi...


2907 Mesaj
23 Nisan 2008; 16:43:06 

[font="Microsoft Sans Serif"]Senay hangi maksatla yapmış olurlarsa olsunlar ;


Hukukçular, Hazine yardımı alan ve bağış kabul eden siyasi partilerin ticari bir basın kuruluşuna kaynak aktarımının Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğunu belirterek, paranın Hazine'ye iadesi ve taraflar aleyhine dava açılması gerektiğini söylediler.


yapılan durum Siyasi partiler kanununa aykırı , kaldı ki Türkiyede sağıda soluda , prensiplerini yitirmemiş , siyasi çizgisini bozmayan tek bir parti bile kalmamıştır.


Umudu partilerde aramak çare değil , umut halkın kendisinde .[/font]


_____________________________

Büyümeyecektik itiraf et hadi.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 16:59:31 


quote:

Orjinalden alıntı: s£stavina

[font="Microsoft Sans Serif"]Senay hangi maksatla yapmış olurlarsa olsunlar ;


Hukukçular, Hazine yardımı alan ve bağış kabul eden siyasi partilerin ticari bir basın kuruluşuna kaynak aktarımının Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğunu belirterek, paranın Hazine'ye iadesi ve taraflar aleyhine dava açılması gerektiğini söylediler.


yapılan durum Siyasi partiler kanununa aykırı , kaldı ki Türkiyede sağıda soluda , prensiplerini yitirmemiş , siyasi çizgisini bozmayan tek bir parti bile kalmamıştır.


Umudu partilerde aramak çare değil , umut halkın kendisinde .[/font]



Ben zaten belirttim bunu.Dedim ki ;ülkeyi hiç bir partinin düzelteceğine inanmıyorum,üstyazımda var.Tabi ki halkın kendisi çaredir fakat bu ülke demokrasiyle yönetiliyor ve mutlaka bir parti seçmemiz gerekiyor.Şimdi güvenebileceğimiz bir parti olmadığına göre,yeni bir parti lazım bize.Tabi bu partinin de milletin sözcüsü olacak nitelikte olması gerekiyor.Umarım öyle bir parti çıkar ya da olan partiler kendilerini düzeltirler.


Ayrıca sestavina bu dedikleri şeyler yasak olsa,herhalde bu Chpliler işi bilmeyen insanlar değil,yasak olan şeyi biz bile bile yaptık diye bir açıklama yapmazlardı.

Şunu da koyayım okuyun lütfen.



KANAL TÜRK’TEN KAMUOYUNA VE MEDYAYA AÇIKLAMA
Bir süredir Maliye Bakanlığı eliyle, Cumhuriyet Halk Partisi ile Kanal Türk arasında “yasadışı” bir para alışverişi yapılmış,bu “ayıplı olay” saklanmak isteniyormuş da, maliyeciler bunu yakalamışlar gibi bir hava yaratılarak, kurumlara ve insanlara iftira atılmaktadır.

Kamuoyuna bizzat bakan Kemal Unakıtan aracılığıyla da yapılan açıklamalarla yalan söylenilmektedir. Yalanlar şöyledir:

1- Kanal Türk ile CHP arasında 4 milyon liralık bir alışveriş var. Bunun bir milyon lirası faturalı geri kalanı faturasız. Bağış yapmışlar, bu yolla Kanal Türk’ü desteklemişler...

2- Maliye Bakanlığı memurları bu konuda hazırladıkları raporu önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, savcılık da Anayasa mahkemesine göndermiştir. CHP için bir kapatma davası açma hazırlığı yapılmaktadır. CHP ile Kanal Türk arasında bu paranın karşılığında söz konusu edilen fatura kesilmemiştir. Yani vergi kaçırılmıştır.Hazırlanan bir belgesel de yoktur...

Kanal Türk bu yalanları dile getirenleri hangi makam veya görevde olurlarsa olsunlar yalancı olmakla, namussuz olmakla, haysiyetsiz olmakla, devletin makam ve görevlerini siyasi ve maddi çıkarları için kullanmakla suçlamaktadır. Bu yalanlarını ispatlayamayanlar müfteridirler...

Amaç 22 temmuz seçimleri öncesinde olduğu gibi aynı iddaları dile getirerek, Cumhuriyetimizin kurucu güçlerinden olan ana muhalefet partisi CHP yi kurultayı öncesinde etkilemek ve yönlendirmektir.Bunun için Fetullahçı ve Recep Tayyip Erdoğan’a bağlı yağdanlık medya, yalan makinesi olarak kullanılmaktadır. Gerçekler şöyledir:

1- Kanal Türk ile CHP arasında faturasız hiç bir işlem yoktur. Bunu en iyi maliye memurları ve bakan Kemal Unakıtan bilmektedir. Çünkü iki yıl süren mali inceleme bitmiş ve incelemeyi yapanlar raporlarını yazmıştır. Bu raporda CHPile Kanal Türk ilişkisine dair bir tek satır yoktur. Çünkü yapılan işin faturaları daha ilk günden, geçtimiz yıl Kanal Türk’den maliye memurları tarafından alınmış ve yandaş medyada yayınlanmasını sağlamışlardır. Bunun üzerinden bir yıl geçtikten sonra tekrar aynı yalanları,iftiraları gündeme getirmeleri CHP kurultayıyla ilgilidir.

CHP ile Kanal Türk arasına duvar örmek , ilişkileri kestirmek, arada sorunlu durum varmış gibi, hatta suç varmış gibi göstererek , CHP üzerinde etkili olmaya çalışanlar yanılacaklar.

Söz konusu 4 milyon liranın tamamı iştir ve faturası kesilmiştir. Faturalar ekte bilginize sunulmaktadır.

Bu faturalar elindeyken bilgileri saklayarak ve yalan söyleyerek CHP ile Kanal Türk’e saldıran Kemal Unakıtan’ın amacı nedir?

Maliye Bakanlığı ve memurları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na eksik ve yalan belge ile hazırlanmış rapor göndermeye nasıl cesaret ve cüret göstermişlerdir?

2- Maliye memurları ellerindeki faturalarla ilgili olarak yalan işlem yapmak durumuna nasıl gelmişlerdir? Bu memurlar hazırladıkları mali rapora koymadıkları CHP ile Kanal Türk ilişkisini, tek satır olarak yazmadıkları ,eleştirmedikleri bir durumu, nasıl olmuş da raporla savcılığa göndermişlerdir. Böyle bir inceleme cumhuriyet tarihinde görülmüş müdür?

Kanal Türke uygulanan mali terör sırasında ellerine geçirdikleri belgeleri yandaş medya aracılığıyla kamuoyuna açıklayan memurlar hakkında Kanal Türk suç duyurusunda bulunmuştur. Bununla ilgili olarak savcılığa, bu memurları görevlendiren bakanlık görevlisi yargılanmalarına izin verilmediği yazısını göndermiştir. Böylece suç işleyenler yargıdan kaçırılmak istenmiştir.Yargılama halen devam etmektedir. Bu memurlar hakkında yeniden suç duyurularında bulunulacaktır. CHP hakkında ne kapatma davası ne de bu konuda bir inceleme söz konusu dahi edilemez. Bu yalandır böyle bir işlem yoktur.

CHP ile Kanal Türk ilişkisinde ne kesilmemiş bir fatura, ne alınmamış bir para ,ne hibe, ne de yardım söz konusu değildir. Bu iftiraları atanlar yargı önünde hesap vereceklerdir. Bu para karşılığı hazırlanan belgesel Cumhuriyet Halk Partisine teslim edilmiştir. Eser hakkı ve yayın izni CHP’ye aittir. Eger bu konuda Kanal Türk’e yayın izni verilerse 13 bölüm olarak hazırlanan belgeseli, büyük bir memnuniyet ve mutlulukla yayınlarız. Takdir CHP’nin dir...



3- Yalanları yayınlayan gazeteler ve televizyonlar hakkında davalar açılmaktadır. Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve memurları hakkında suç duyurusunda da bulunulacaktır.

Kamuoyuna ve medyaya saygıyla duyurulur...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 17:20:51 

CHP'nin kayıp 3 trilyon'la imtihanı !

0


CHP'nin Kanaltürk'e yasadışı aktardığı 3 milyon YTL'nin kapatma ve siyasî yasak dahil pek çok hukukî sonucu doğabilir. Benzer bir davada Erbakan'a siyaset yasağı gelmişti.

CHP'nin bir TV kanalına yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL'nin parti yöneticilerini siyasî yasaklı duruma düşürebileceği belirtiliyor. Hukukçular, bir yıl önce Anayasa Mahkemesi'ne gönderilen dosya ile Refah Partisi'nin 'kayıp trilyon' davası arasındaki benzerliğe dikkat çekiyor. Söz konusu davada Erbakan'a siyaset yasağı gelmişti.

Anayasa Mahkemesi'nde görüşülmeyi bekleyen CHP'nin 'kayıp trilyon' dosyasıyla ilgili parti kapatma ve siyasî yasaklar dahil pek çok hukukî sonucun doğabileceği belirtiliyor. Yargıya intikal eden belgeler CHP açısından kritik gelişmelere gebe. Konunun, Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu (SPK) ve Türk Ceza Kanunu'nu (TCK) ilgilendiren yönleri var. Anayasa Mahkemesi, belgelendirilmeyen hesaplarla ilgili işlem yapılmasını isteyebilir. CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 trilyonun yaklaşık 3 trilyonuna ait fatura yok. Yani Türkiye ikinci 'kayıp trilyon' vakasıyla da karşı karşıya. CHP hakkında kapatma davasının yanı sıra geçmişte Refah Partisi (RP) yöneticilerinin yargılandığı "kayıp trilyon davası"na benzer bir dava açılabilir. TCK hükümleri gereğince resmî ya da özel evrakta sahtecilik suçlarından parti yöneticilerine dava açılabiliyor. Bu suçlara, 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezaları öngörülüyor. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde CHP lideri Deniz Baykal, RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan gibi siyasî yasaklı hale gelecek. Yüksek Seçim Kurulu, 'kayıp trilyon' davasında aldığı 2 yıl 4 aylık ceza sebebiyle Erbakan'ın milletvekilliği adaylığına izin vermemişti. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Kamalak, Refah Partisi'ne açılan kayıp trilyon davası ile CHP'nin yasadışı yollardan Kanaltürk'e aktardığı paralar arasındaki benzerliğe dikkat çekiyor. Doç. Dr. Mustafa Şentop da malî işlemlerde kanuna aykırılığın kapatma sebebi olabileceğini belirterek, "Malî konularda yoruma ve Başsavcı'nın takdir yetkisini kullanmasına gerek yok." diyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek ise olayın tamamen asılsız olduğunu öne sürerek kapatma davasında AK Parti'ye 'ortak ara- ma çabası' güdüldüğünü savundu.



Dosya 1 aydır Başsavcı'nın önünde: Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun birçok maddesine aykırılık taşıyan para aktarımı bir yıl önce Anayasa Mahkemesi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirildi. Dosya, bir aydır da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın önünde. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazısında Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili hükümleri hatırlatılırken Başsavcı'nın konuyu değerlendirmesi istendi.



Tüm hesap hareketleri belgelendi: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen dosyada, Kanaltürk'e aktarılan 4 milyon YTL'nin tüm ayrıntıları yer alıyor. Buna göre para aktarımı İş Bankası kanalıyla CHP Genel Merkezi adına yapıldı. Yaşam Televizyon Yayın Hizmetleri Anonim Şirketi'nin Finansbank'taki hesabına EFT yoluyla gönderilen paraların miktarları farklı. Aralık 2004'te önce 500 milyar lira, ardından 2 trilyon 245 milyon lira havale edildi. 2005 yılında 685 milyar 500 milyon, 268 milyar 200 milyon ve 403 milyar 230 milyon lira olmak üzere üç ayrı ödeme daha yapıldı.



CHP yöneticileri de hapis cezası ile karşı karşıya. Siyasi Partiler Kanunu (SPK)'na göre, amacı dışında faaliyet göstererek 'yasak fiil' işleyenler en az 6 ay hapisle cezalandırılıyor. SPK'nın dördüncü kısmı, siyasi partilerle ilgili yasaklara ayrılmış. Bu bölümde siyasi partilerin amaç ve faaliyetleriyle ilgili yasakların sınırı çiziliyor. Siyasi partilerin tüzük, program ve faaliyetlerinin Anayasa ve SPK hükümlerine aykırı olamayacağı ve partilerin tüzük ve programları dışında faaliyetlerde bulunmayacakları vurgulanıyor. Siyasi partilerin faaliyetlerinin Anayasa ve SPK'ya aykırı olması durumunda ne gibi müeyyide uygulanacağına SPK 116. ve 117'nci maddede yer verilmiş. SPK 116. madde 'Kanuna aykırı bağış, kredi veya borç alınması, borç verilmesi' başlığını taşıyor. Bu hükümlere aykırı olarak bağışta bulunan kimse ve bağışı kabul eden parti sorumlusu hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası isteniyor. "Kanuna aykırı sair davranışları" başlıklı SPK 117. maddede ise şöyle deniliyor: "Bu kanunun dördüncü kısmında yazılı yasak fiilleri işleyenler, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılırlar."



Olay, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 milyon YTL'lik paranın yaklaşık 3 milyon YTL'lik bölümünü faturalandıramadığının ortaya çıkmasıyla gündeme geldi. Kanaltürk'ün de bu parayı başka kurum ve kişilerden almış gibi gösterdiği belirlendi. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Anayasa'nın siyasi partilerin durumunu düzenleyen 69., SPK'nın 67. ve 70. maddelerine aykırılık gördüğü için konuyu Anayasa Mahkemesi'ne iletti. Mahkemenin incelemesi 9 Mayıs 2007'den beri sürüyor. CHP ile söz konusu kanal arasındaki parasal ilişki resmî yazıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletildi. Dosya, 20 Mart 2008 tarihi itibarıyla, siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın da önünde duruyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili dosyayı incelemesi için raportör Selim Erdem'i görevlendirdi. Raportörün SPK'nın 67., 70., 72., 74., 75. ve 76'ncı maddeleri uyarınca değerlendirme yapacağı ifade ediliyor. Maliye'nin başvurusunun ardından bir yıl geçmesine rağmen mahkeme konuyu henüz gündemine almadı. Alınan bilgiye göre, süreç siyasi partilerin her yıl yapılan mali denetim raporlarının birikmesi sebebiyle uzadı. Mali denetimler sırasıyla inceleniyor. Ancak Kılıç'ın talimat vermesi durumunda rapor, önümüzdeki günlerde görüşülebilecek.

Mahkemenin vereceği karar CHP açısından önemli sonuçlar doğurabilecek. Belgelendirilmeyen parti giderleri miktarınca CHP'nin mal varlığına Hazine'ye irad (gelir ya da alacak) yazma kararı verilebilecek. Olayın mali boyutunun yanı sıra TCK yönü de bulunuyor. Buna göre, CHP'ye Refah Partisi yöneticilerine açılan "kayıp trilyon davası" benzeri dava açılabilecek. Savcıların, TCK'ya aykırı usulsüzlük tespit etmesi halinde, resmî ya da özel evrakta sahtecilik suçlarından parti yöneticilerine dava açılabilecek. Kanun, bu suçlara 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezaları öngörüyor. Usulsüzlüğün birden fazla gerçekleştiğinin tespiti halinde ceza artıyor. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde Baykal, Erbakan gibi milletvekili adayı olamayacak. YSK, "kayıp trilyon" davasında aldığı 2 yıl 4 aylık ceza nedeniyle Erbakan'ın milletvekili olmasına izin vermemişti. Kayıp trilyon davası, kapatılan RP'nin 1997 yılı Hazine yardımlarıyla ilgili harcamalarında usulsüzlük tespit edildiği iddiaları üzerine gündeme gelmişti. Harcamaların faturalandırılamadığı suçlamasıyla çok sayıda parti yöneticisi yargılanmıştı. Erbakan, bu davadan aldığı hapis cezasını yaşı ilerlediği için ev hapsi şeklinde çekiyor. Dava kapsamında, RP'nin çok sayıda il yöneticisi hapis yatmıştı.

Prof. Dr. Kamalak (Anayasa hukukçusu):

Sorumlular hakkında cezai işlem yapılmalı. Yargıtay Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması lazım. Başsavcı, savcıları göreve çağırmalı. Ardından adli makamlar konuyu inceler. Paranın kaynağına bakmak gerekir. CHP'den Kanaltürk'e aktarılan para Hazine'den gelen yardımlardan oluşuyorsa Anayasa Mahkemesi, usulsüz elde edilen geliri Hazine'ye irat (alacak) kaydeder. Eğer paranın kaynağı yabancı bir ülke ya da kişi ise, kapatma davası açılır. Usulsüz evrak düzenleyen, parti gelirlerini kanun dışı yollarla sarf eden kişiler hakkında da cezai işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması lazım. Yargıtay Başsavcılığı, cumhuriyet başsavcılıklarını göreve çağırmalı. Ardından adli makamlar konuyu inceler. Refah Partisi yöneticilerine açılan 'kayıp trilyon' davasında bu hukuki prosedür beklenmedi. Başsavcılık, kısa yoldan 'kayıp trilyon' davasını açtı.

Ahmet Gündel (Yargıtay eski savcısı):

Yönetimin sahtecilikteki payı araştırılmalı. Kanaltürk'e aktarılan paralarda sahte belge hazırlandığı anlaşılıyor. Bu sahte belgenin hazırlanmasında CHP yöneticilerinin etkisi var mı, yok mu araştırılmalıdır. Gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi belge düzenleniyor. SPK'ya göre Anayasa Mahkemesi, 3 trilyonu CHP'den alıp Hazine'ye kaydeder. CHP, Kanaltürk'e, hizmet vermediği halde hizmet vermiş gibi para aktardıysa bu suçtur. SPK'ya göre bir siyasi partinin hibe ya da borç vermesi söz konusu olamaz. Savcılık soruşturma başlatabilir.

Doç. Dr. Mustafa Şentop (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Mali işlemlerde kanuna aykırılıkların görülmesi parti kapatmaya sebep olabilir. Başsavcı da- va açmalı, bu konuda takdir hakkı olamaz. Malî işlemlerde kanuna aykırılık kapatma sebebi. Siyasi partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapar. Mali işlemlerde kanuna aykırılıkların görülmesi parti kapatmaya sebep olabilir. Kanaltürk'e para aktarılması Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı. Başsavcı, kanuna aykırı eylem gördüğünde dava açmalı, bu konuda takdir hakkı olamaz. AK Parti'ye açılan davadaki 'odak olma' meselesi tartışılabilir. Ama mali konular, teknik düzenlemeler. Bu konuda yoruma ve Başsavcı'nın takdir yetkisini kullanmasına gerek yok. Bu durumda Başsavcı'nın görevini yapmadığı ya da teknik tabirle ihmal ettiği ortaya çıkıyor. Kamuoyunda "Başsavcı, AK Parti hakkında siyasi gerekçeyle dava açtı" şeklinde bir görüş hakim. Başsavcı'nın bu iddiaları çürütmesi, CHP'ye dava açmasıyla mümkün olur.

Nihat Ergün (AK Parti Grup Başkan Vekili)

Kapatma davası açılmasını istemeyiz. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları. CHP'ye kapatma davası açılmasını istemeyiz. Demokrasilerde partilerden değil ama suç işleyenlerden vazgeçilmesi gerekir. Gerek mahkemeler gerekse de CHP yöneticileri gereğini yapmalı.

Şeref Malkoç (Saadet Partisi)

Millet bunun hesabını sandıkta soracak. Partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapıyor. Yüksek Mahkeme, paranın CHP'den tahsili için Hazine'ye irat kararı verebilir. Anayasa Mahkemesi veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yasalara aykırılığı savcılığa intikal ettirecektir. TCK'ya aykırı husus varsa ilgili savcılıklara dosyayı gönderir. Bundan dolayı parti kapatılır mı? CHP'yi millet yargılayacak, Anayasa Mahkemesi değil. Meclis'in kapısına kilit vurulmayacak. Millet zaten sandıkta bunun hesabını CHP'ye soracak.

CHP'li Hakkı Süha Okay

Spekülasyon ve dedikodularla AK Parti'ye alternatif olarak CHP de tartışmanın içine çekilmek isteniyor. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur.

CHP, Kanaltürk Televizyonu'na usulsüz para aktardığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvurudan çekinmiyor. Parti kurmayları, konuyla ilgili haberleri ciddiye almadıklarını vurgularken, 'basının AK Parti'ye ortak arama çabası'na girdiğini iddia ediyor. CHP'nin veremeyeceği bir hesabı olmadığını savunan yönetim, kapatma davası açılmasına da ihtimal vermiyor.

"Televizyonum CHP'nin emrinde." diyen Tuncay Özkan'ın başında bulunduğu Kanaltürk'e karşılıksız 3 milyon YTL aktardığı ileri sürülen CHP'nin durumu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde. Maliye Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı incelemenin sonuçlarını 9 Mayıs 2007'de mahkemeye gönderdi. Geçen ay ise durum ayrıntılarıyla başsavcıya aktarıldı. Hakkında her an dava açılması muhtemel olan CHP'nin kurmayları, dün Zaman'da yer alan haberden rahatsız oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, olayın tamamen asılsız olduğunu öne sürdü. Kapatma davasında AK Parti'ye 'ortak arama çabası' güdüldüğünü savunan Özyürek, "Haberi okuduğumuzda bir şey olmadığını görüyoruz. Başsavcı'nın Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğuna dair bir şey yok. Konu zaten geçen yıl çiğnene çiğnene sakız yapıldı." diye konuştu

CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay, CHP'nin yasal çerçevede ödeme yaptığını ifade etti. Spekülasyon ve dedikodularla, AK Parti'ye alternatif olarak CHP'nin de tartışmanın içine çekilmek istendiğini iddia eden Okay, "CHP'ye çamur atılmak isteniyor. Bu doğaldır. Zaten siyasal iktidarın başı Başbakan'ın yapmak istediği de budur. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur." ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de Kanaltürk'e aktarılan paralara ilişkin son gelişmelerden haberdar olmadığını belirtti; ancak partisinin hiçbir zaman yasal olmayan bir faaliyet içinde olmadığını ileri sürdü. Ankara, Zaman

Eski Başsavcı Kanadoğlu CHP'yi savundu

Meclis'i kilitleyen '367 şartı'nı ve AK Parti'ye açılan kapatma davasını savunan eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, CHP'nin kanun dışı işlemlerini 'normal' karşıladı. Kanadoğlu, CHP'nin Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı biçimde Kanaltürk'e para aktarmasını, 'reklam yapma hakkı' olarak değerlendirdi. Partilerin harcamaları ile gelir ve giderlerinin Anayasa Mahkemesi'nin denetiminde olduğunu hatırlatan Kanadoğlu, CHP'nin dosyasının bu sebeple Yüksek Mahkeme ve Başsavcı'ya gönderildiğini ifade etti. Bunun parti kapatma gerekçesi olmayacağını ileri sürdü. Kanadoğlu, şöyle devam etti: "Aktarılan parayı gider olarak göstermemişse, böyle bir tutarsızlık varsa, bunun incelenmesi için göndermiş olabilirler. Gider gitmez işlem yapılacak diye bir şey yok. Kendi reklamı için istediği gibi harcama yetkisi yok mu partilerin? Yani devletten aldığı yardımı kendi siyasi propagandası için kullanmaya bir sınırlama var mı? Yok. O halde ilgisi yok."

İLK KEZ BUGÜN GAZETESİ DUYURDU

İlk kez Bugün Gazetesi'nin geçen yıl manşetten duyurduğu CHP'nin, Kanaltürk'e yaptığı 3 milyon dolarlık yardımla ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Bugün gazetesi 10 Nisan 2007 günü manşetten "CHP'den Kanaltürk'e 3 milyon dolar hibe" başlığıyla duyurduğu skandal CHP'yi kapanmanın eşiğine getirdi.

CHP'nin yaptığı yardımların, Siyasi Partiler Kanunu'nun 67, 70 ve 72. maddeleriyle ters düştüğü için partinin kapatılmasının da gündeme gelebileceğini duyurduğumuz ikinci haberimizin ardından, yapılan yardımın yasadışı olduğu gerekçesiyle harekete geçen Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, durumu 9 Mayıs 2007'de Anayasa Mahkemesi'ne iletti. Yüksek Mahkeme, dosyayı CHP'nin 2004 - 2005 muhasebe kayıtlarıyla birlikte incelenmek üzere raportöre teslim ederken, başvuru sırası dikkate alındığında CHP davasının önümüzdeki günlerde sonuçlanası gerekiyor. Konuyla ilgili detaylı belgelerin yer aldığı dosya ise 20 Mart 2008 itibarıyla siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'ya gönderildi. Yazıda, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili hükümleri hatırlatılırken Başsavcı Yalçınkaya'nın konuyu değerlendirmesi istendi.

FATURASI KESİLMEDİ

2075 sayılı evrakta "SPK'nın 74. maddesinde 'Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi'nce yapılır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunu denetler. Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesi'ne ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermek zorundadırlar.' hükmü vardır. Bu itibarla Başsavcılığın bilgilendirilmesi ile konunun (Anayasa ve yasada yer alan) hükümler açısından Başsavcılığınızca değerlendirilmesi hususunda bilgi ve gereğini arz ederim" denildi. Bu arada CHP ile Kanaltürk arasındaki yasa dışı ilişki, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na da "resmi" bir yazıyla bildirildi. Partinin kapatılmasını gündeme getiren yasadışı yardımın 3 milyon YTL'lik kısmının faturası bulunmuyor. Kanaltürk'ün muhasebe kayıtlarında ise, başka kişi ve kurumlardan alınan avans olarak belirtiliyor ve borç halen devam ediyor.



Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 17:24:44 

T. Özkan askerliğini nasıl yaptı?

Tuncay Özkan, herhangi bir eğitim engeli olmadığı halde, Ankara'daki ilişkilerini kullanarak 34 yaşına kadar askerliğini erteletti. Özkan'ın bu erteletmedeki gerekçeleri neydi? Ve en önemlisi, ulusalcı Özkan nasıl askerlik yaptı?


Normalde bir kişinin askerliği geciktirebileceği şartlar belli. öğrenciliğin devamı ya da askere alım döneminde yaşanan ciddi sağlık sorunları gibi…

Bu iki gerekçe yoksa asker kaçağı yakalanıp, askere cebren götürülüyor.

Ancak Tuncay Özkan'ın ne öğrenciliği devam ediyordu ne de televizyon ekranlarından görüldüğü üzere ciddi bir sağlık problemi vardı. Aksine Tuncay Özkan o dönemde gazeteciliğinin en hızlı günlerini yaşıyordu.

Aşırı milliyetçi ve vatansever açıklamalar yapan, “Cumhuriyet mitingleri” organize eden Tuncay Özkan, 34 yaşına kadar askerlikten bir şekilde kaçtıktan sonra 2000 yılında çıkan bedelli askerlik uygulamasıyla askere gitti.

Bedelli askerlik süresi 28 gündü. Vatan evlatları yurdun dört bir yanında yaklaşık bir ay Türkiye için askerlik yapacaktı. Ancak tesadüfe bakın ki, Tuncay Özkan'a İstanbul çıktı. O, askerliğini Küçükyalı'da yani İstanbul'un göbeğinde yaptı. Yine ilginç bir tesadüf ; çanta gibi yanından ayırmadığı, kardeşi gibi sevdiği, gittiği her kurumda en hayati makama oturttuğu bilinen Kerimcan Kamal da onunla birlikte aynı yerde askerlik yaptı.

Karısının düzenlediği dansözlü partiyle askere uğurlandığı medya dünyasında o günlerde çok konuşuldu.

O dönem Kanal D Haber Merkezi çalışanları rahat bir nefes almıştı. çünkü çalışanlarına karşı hırçın tavırlar sergilediği bilinen Tuncay Özkan, 28 gün boyunca asker ocağına gitmişti. Haber Merkezi en mutlu günlerini geçirirken, 10 gün sonra büyük bir şok yaşandı. Sabah saatlerinde üzerinde kamuflajla bir asker giriverdi içeriye..

Gençler ne olduğunu anlamaz, yaşı müsait olanlar ise ihtilal oldu zanneder. Ama gelen Tuncay Özkan'dı. Vatan görevini bırakıp gelmişti. Herkes bu gelişi ziyaret olarak düşündü, fakat öyle değildi. Askerliğin geri kalan 18 günü hep haber merkezinde geçti.

“Sabah makam aracı nizamiyeden alıp haber merkezine getirir, akşam da aynı yere bırakır. Türk ordusunda Paşaların bile yapamadığı askerlik Tuncay Özkan'a nasip olmuştur.”

Yani kendi kanalında her gün kahramanlık türküleri yayınlayan, şehit cenazeleri üzerinden vatan sevgisinden söz eden, her fırsatta ülkemizin tehdit altında olduğunu söyleyen Tuncay Özkan için askerlik 10 günde bitivermiştir. Hatta az uyuyup çok çalışmasıyla tanınan Tuncay Özkan, 10 günü nasıl geçirdiğini de askerlik anılarını anlatırken ağzından kaçırıvermiştir; “arkadaşlar ben uyur-gezermişim. Bunu da askerde farkettim. çünkü ancak orada uyuyabildim. Hatta kalkıp çavuşlara küfür etmişim ama ben hiçbirini hatırlamıyorum.”

Şanlı Türk Ordusunun çavuşuna küfür etmesini alaylı bir dille anlatan Tuncay Özkan..

Not: Anlatılanlara o dönemde Kanal D Haber Merkezi çalışanları tanıktır.


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 19:23:51 

Her eve bir FAKE kampanyasından sizde yararlanın sizinde fake'iniz olsun!!

Üstü çizilen arkadaşların böyle fake işler ve sallamasyon kurmacalarla karşımıza gelmesi ne ilginç dimi?..


3447 Mesaj
23 Nisan 2008; 19:49:03 

Ülkemi çok seviyorum ama tabi ki yapılan yanlışlarıda dile getirmek lazım. Benim ülkemde en çok sinirimi bozan şey çoğu işin torpil le ahbbab la halayla dayıyla dönmesi ...


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 20:22:19 


quote:

Orjinalden alıntı: ß.m.Ø

Her eve bir FAKE kampanyasından sizde yararlanın sizinde fake'iniz olsun!!

Üstü çizilen arkadaşların böyle fake işler ve sallamasyon kurmacalarla karşımıza gelmesi ne ilginç dimi?..


Sizce fake nedir ?
Karşılığı sahte demek oluyor.
Oysa mesela ben android değilim yani bu okuduğunuz mesajı bir insan yazıyor.
Veya şöyle diyelim. Elemanın bir hesabı vardır, o varken ikinci bir hesap açarsa ona fake muamelesi yapılıyor. Ben o kapsamda değilim.
Şöyle de olabilir. Elemanın bir hesabı vardır ama kapalıdır, ceza almıştır, girmesi yasaktır o nedenle başka bir hesapla girer. ben o kapsamda da değilim. çünkü şu an başka bir üyeliğim yok ve ilk üyeliğimde cezadan dolayı kapanmadı.
Tüm bunlara inanıp inanmamak size kalmış.
Kaldı ki siz kimin yazdığına değil ne yazdığına yoğunlaşın bence. kanaltürk ve chp hakkındaki gerçekler sizi rahatsız etmiş olsa gerek ki böyle tepki verdiniz.


2352 Mesaj
23 Nisan 2008; 20:26:05 

Akp'ye karşı yapılan her yolsuzluk iddiasına fake diyen, başbakanın cumhuriyet ve Atatürk karşıtı açıklamalarının hepsine fake diyen kişilerin, buna görür görmez inanması kafa karıştırıcı.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Arukard -- 23 Nisan 2008; 20:25:56 >


_____________________________


-Öldürecek ve uğruna ölünecek bir şey yok.-
John Lennon

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 20:34:20 


quote:

Orjinalden alıntı: taskebabı



Sizce fake nedir ?
Karşılığı sahte demek oluyor.
Oysa mesela ben android değilim yani bu okuduğunuz mesajı bir insan yazıyor.
Veya şöyle diyelim. Elemanın bir hesabı vardır, o varken ikinci bir hesap açarsa ona fake muamelesi yapılıyor. Ben o kapsamda değilim.
Şöyle de olabilir. Elemanın bir hesabı vardır ama kapalıdır, ceza almıştır, girmesi yasaktır o nedenle başka bir hesapla girer. ben o kapsamda da değilim. çünkü şu an başka bir üyeliğim yok ve ilk üyeliğimde cezadan dolayı kapanmadı.
Tüm bunlara inanıp inanmamak size kalmış.
Kaldı ki siz kimin yazdığına değil ne yazdığına yoğunlaşın bence. kanaltürk ve chp hakkındaki gerçekler sizi rahatsız etmiş olsa gerek ki böyle tepki verdiniz.


1.'si hesabı kapatılan bir fake olduğunuz aşikar, çünkü hemen "FORUM HAVASINA" girmişsiniz.
Herkesi tanıma modları falan. Kaldıki forumda kimlere FAKE denildiğini hemende nasıl çözmüşsünüzki üstünüze alınmışsınız, orasıda ilginç!

2'si CHP taraftarı değilim. Oyumu CHP'e vermedim. Kanaltürk kırkyılda bir seyrederim. Ne yaptığı ne yapacağı beni çok enterese etmez. Siyasi görüşlerim size 1-2 boy karışık gelir.
Öyle bir adamın peşine takılıp "Kralım ne derse haklıdır" diyen adamlardan değilim kısacası..

Bunlara ek olarak takıldığım nokta birilerinin kendi pislik çukurlarının üstünü örtmek için başkalarına çamur atması! Kendileri her türlü ihaleye fesat karıştırırken, memleketi satarken, ülkeyi bölerken, bizi gün ve gün dışa bağımlı hale getirirken , kendi yakınlarına gemiCiKler fabrikalar arsalar alırken, Cumhuriyetimize laf edip, "Elhamdülillah Şeriatçıyız" derken sonra bunları meşru kılmak için "Bakın X partiside şunu yapmış, Y kişiside şöyle" demesi...

Arkadaşım, önce yaptıklarınızın hesabını verin! Sonra tertemiz bir şekilde millete laf atacaksanız atın!
Ama temizlik sizin için sadece beyaz'ın eş anlamlısı olan isimden ibaret bir kavram değilmi.. Sadece laf!!


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 20:40:10 

Diğer bir başlıkta bende konu ne zaman dine gelecek diye merak ediyordum diyorsun. Yeni katıldığın bir forumu bu kadar tanıman gerçekten çok ilginç Birde affet bizleri ama seninle aynı düşünceleri aynı üslupla paylaşan bir arkadaş yasaklanır yasaklanmaz forumda ortaya çıkman ve ne hikmetse ilk mesajlarının onun kaldığı yerden devam etmek şeklinde olması bizleri biraz şüphelendirdi.

Bu arada ne kadar ilginç değil mi, daha bir gün önce anayasa mahkemesine zerre güvenim yok derken bugün chp hakkında hazırladığı rapora dört elle sarılıp buradan bizlerle paylaşmak. Gün ola devran döne dedikleri bu olsa gerek.

Son olarak yolsuzluklardan söz açılmışken başbakanın belediye başkanı olduğu zamandan kalma davaları ne oldu? Bizde onları mı deşsek biraz acaba? O davada adı geçen dokunulmazlık kazananlar hariç herkesin hüküm giydiğini hatırlatmak isterim. Gerçi hatırlatsam ne işe yarayacak görmek istemeyene biz neyi nasıl anlatsak az.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 20:40:14 


quote:

Orjinalden alıntı: ß.m.Ø




1.'si hesabı kapatılan bir fake olduğunuz aşikar, çünkü hemen "FORUM HAVASINA" girmişsiniz.
Herkesi tanıma modları falan. Kaldıki forumda kimlere FAKE denildiğini hemende nasıl çözmüşsünüzki üstünüze alınmışsınız, orasıda ilginç!

2'si CHP taraftarı değilim. Oyumu CHP'e vermedim. Kanaltürk kırkyılda bir seyrederim. Ne yaptığı ne yapacağı beni çok enterese etmez. Siyasi görüşlerim size 1-2 boy karışık gelir.
Öyle bir adamın peşine takılıp "Kralım ne derse haklıdır" diyen adamlardan değilim kısacası..

Bunlara ek olarak takıldığım nokta birilerinin kendi pislik çukurlarının üstünü örtmek için başkalarına çamur atması! Kendileri her türlü ihaleye fesat karıştırırken, memleketi satarken, ülkeyi bölerken, bizi gün ve gün dışa bağımlı hale getirirken , kendi yakınlarına gemiCiKler fabrikalar arsalar alırken, Cumhuriyetimize laf edip, "Elhamdülillah Şeriatçıyız" derken sonra bunları meşru kılmak için "Bakın X partiside şunu yapmış, Y kişiside şöyle" demesi...

Arkadaşım, önce yaptıklarınızın hesabını verin! Sonra tertemiz bir şekilde millete laf atacaksanız atın!
Ama temizlik sizin için sadece beyaz'ın eş anlamlısı olan isimden ibaret bir kavram değilmi.. Sadece laf!!



Sizinle fake tanımı konusunda anlaşamayacağız. Yönetime başvurun ve onlar karar versin buna en iyisi.
Görüşleriniz bana karışık gelecekse ve buna siz benim adıma karar vermişseniz zaten sizi muhatap alıp yazmak yersiz.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 20:48:39 

0



Tesadüfe bakın ki sevgili başbakanımızın evinin tam oraya çıkmış askerlik,evinde yapmış askerliğini!





Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan, kardeşlerinin aksine kamuoyunda pek görünmüyor. Ahmet Burak, bundan bir yıl önce gazetelerde kurduğu denizcilik şirketi için aldığı 5 milyon dolarlık gemiyle gündeme geldi. Ama daha önce, babası Belediye Başkanı’yken ciddi bir vukuatla gazetelerde haber olmuştu. Sanatçı Sevim Tanürek’e çarpmış ve ölümüne neden olmuştu. Aydınlık dergisi bu haftaki sayısında Başbakan’ın oğlu Ahmet Burak’ın çürük raporuyla askere gitmediğini ortaya çıkardı.

Adı : Ahmet Burak.

Baba Adı: Recep Tayyip.

Ana Adı : Emine.

Doğum Tarihi: 04.07.1979.

Medeni Hali : Evli(23.02.2001).

Askerlik Durumu : ÇÜRÜK…

Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, aldığı çürük raporuyla askere gitmediği ortaya çıktı. Rize Güneysu Askerlik Şubesi’ne kayıtlı Ahmet Burak Erdoğan, 2000 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden verilen raporla çürüğe ayrıldı.

Buraya kadar herşey normal görünüyor. Ancak çürük raporuyla ilgili ölçütler açısından Ahmet Burak Erdoğan’ın durumu biraz tartışmalı. Rapora göre, Ahmet Burak’ın hastalığı testis kanseri. Uzman hekimlerin verdiği bilgiye göre, testis kanseri tedavi edilebilir bir rahatsızlık. O nedenle, ciddi bir kanser türü olarak görülmüyor. Burası önemli, çünkü çürük raporu, asker adayı açısından ancak iş görme gücünün yüzde 60’ını yitirmesi durumunda veriliyor. Tedavi edilebilir hastalıklardaysa durum farklı. Hastalığın tedavi edilmesinin ardından kişi, askere alınıyor


Tuncay Özkan yine 10 gün yapmış tabi haber doğruysa -Tuncay Özkan'ın bu konuda açıklaması yok- Bu sevgili başbakanımızın oğlu hiç yapmamış üstüne bir de çürük raporu almış Allah Allah tesadüfe bak yahu!

TuncaY Özkan'ı kesinlikle korumuyorum ama başbakana kıyasla 10 milyon kere daha milliyetçidir.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Sen@y -- 23 Nisan 2008; 20:48:41 >

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Nisan 2008; 21:21:10 

quote:

Orjinalden alıntı: taskebabı

CHP'nin kayıp 3 trilyon'la imtihanı !

0


CHP'nin Kanaltürk'e yasadışı aktardığı 3 milyon YTL'nin kapatma ve siyasî yasak dahil pek çok hukukî sonucu doğabilir. Benzer bir davada Erbakan'a siyaset yasağı gelmişti.

CHP'nin bir TV kanalına yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL'nin parti yöneticilerini siyasî yasaklı duruma düşürebileceği belirtiliyor. Hukukçular, bir yıl önce Anayasa Mahkemesi'ne gönderilen dosya ile Refah Partisi'nin 'kayıp trilyon' davası arasındaki benzerliğe dikkat çekiyor. Söz konusu davada Erbakan'a siyaset yasağı gelmişti.

Anayasa Mahkemesi'nde görüşülmeyi bekleyen CHP'nin 'kayıp trilyon' dosyasıyla ilgili parti kapatma ve siyasî yasaklar dahil pek çok hukukî sonucun doğabileceği belirtiliyor. Yargıya intikal eden belgeler CHP açısından kritik gelişmelere gebe. Konunun, Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu (SPK) ve Türk Ceza Kanunu'nu (TCK) ilgilendiren yönleri var. Anayasa Mahkemesi, belgelendirilmeyen hesaplarla ilgili işlem yapılmasını isteyebilir. CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 trilyonun yaklaşık 3 trilyonuna ait fatura yok. Yani Türkiye ikinci 'kayıp trilyon' vakasıyla da karşı karşıya. CHP hakkında kapatma davasının yanı sıra geçmişte Refah Partisi (RP) yöneticilerinin yargılandığı "kayıp trilyon davası"na benzer bir dava açılabilir. TCK hükümleri gereğince resmî ya da özel evrakta sahtecilik suçlarından parti yöneticilerine dava açılabiliyor. Bu suçlara, 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezaları öngörülüyor. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde CHP lideri Deniz Baykal, RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan gibi siyasî yasaklı hale gelecek. Yüksek Seçim Kurulu, 'kayıp trilyon' davasında aldığı 2 yıl 4 aylık ceza sebebiyle Erbakan'ın milletvekilliği adaylığına izin vermemişti. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Kamalak, Refah Partisi'ne açılan kayıp trilyon davası ile CHP'nin yasadışı yollardan Kanaltürk'e aktardığı paralar arasındaki benzerliğe dikkat çekiyor. Doç. Dr. Mustafa Şentop da malî işlemlerde kanuna aykırılığın kapatma sebebi olabileceğini belirterek, "Malî konularda yoruma ve Başsavcı'nın takdir yetkisini kullanmasına gerek yok." diyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek ise olayın tamamen asılsız olduğunu öne sürerek kapatma davasında AK Parti'ye 'ortak ara- ma çabası' güdüldüğünü savundu.



Dosya 1 aydır Başsavcı'nın önünde: Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun birçok maddesine aykırılık taşıyan para aktarımı bir yıl önce Anayasa Mahkemesi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirildi. Dosya, bir aydır da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın önünde. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazısında Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili hükümleri hatırlatılırken Başsavcı'nın konuyu değerlendirmesi istendi.



Tüm hesap hareketleri belgelendi: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen dosyada, Kanaltürk'e aktarılan 4 milyon YTL'nin tüm ayrıntıları yer alıyor. Buna göre para aktarımı İş Bankası kanalıyla CHP Genel Merkezi adına yapıldı. Yaşam Televizyon Yayın Hizmetleri Anonim Şirketi'nin Finansbank'taki hesabına EFT yoluyla gönderilen paraların miktarları farklı. Aralık 2004'te önce 500 milyar lira, ardından 2 trilyon 245 milyon lira havale edildi. 2005 yılında 685 milyar 500 milyon, 268 milyar 200 milyon ve 403 milyar 230 milyon lira olmak üzere üç ayrı ödeme daha yapıldı.



CHP yöneticileri de hapis cezası ile karşı karşıya. Siyasi Partiler Kanunu (SPK)'na göre, amacı dışında faaliyet göstererek 'yasak fiil' işleyenler en az 6 ay hapisle cezalandırılıyor. SPK'nın dördüncü kısmı, siyasi partilerle ilgili yasaklara ayrılmış. Bu bölümde siyasi partilerin amaç ve faaliyetleriyle ilgili yasakların sınırı çiziliyor. Siyasi partilerin tüzük, program ve faaliyetlerinin Anayasa ve SPK hükümlerine aykırı olamayacağı ve partilerin tüzük ve programları dışında faaliyetlerde bulunmayacakları vurgulanıyor. Siyasi partilerin faaliyetlerinin Anayasa ve SPK'ya aykırı olması durumunda ne gibi müeyyide uygulanacağına SPK 116. ve 117'nci maddede yer verilmiş. SPK 116. madde 'Kanuna aykırı bağış, kredi veya borç alınması, borç verilmesi' başlığını taşıyor. Bu hükümlere aykırı olarak bağışta bulunan kimse ve bağışı kabul eden parti sorumlusu hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası isteniyor. "Kanuna aykırı sair davranışları" başlıklı SPK 117. maddede ise şöyle deniliyor: "Bu kanunun dördüncü kısmında yazılı yasak fiilleri işleyenler, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılırlar."



Olay, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 milyon YTL'lik paranın yaklaşık 3 milyon YTL'lik bölümünü faturalandıramadığının ortaya çıkmasıyla gündeme geldi. Kanaltürk'ün de bu parayı başka kurum ve kişilerden almış gibi gösterdiği belirlendi. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Anayasa'nın siyasi partilerin durumunu düzenleyen 69., SPK'nın 67. ve 70. maddelerine aykırılık gördüğü için konuyu Anayasa Mahkemesi'ne iletti. Mahkemenin incelemesi 9 Mayıs 2007'den beri sürüyor. CHP ile söz konusu kanal arasındaki parasal ilişki resmî yazıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletildi. Dosya, 20 Mart 2008 tarihi itibarıyla, siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın da önünde duruyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili dosyayı incelemesi için raportör Selim Erdem'i görevlendirdi. Raportörün SPK'nın 67., 70., 72., 74., 75. ve 76'ncı maddeleri uyarınca değerlendirme yapacağı ifade ediliyor. Maliye'nin başvurusunun ardından bir yıl geçmesine rağmen mahkeme konuyu henüz gündemine almadı. Alınan bilgiye göre, süreç siyasi partilerin her yıl yapılan mali denetim raporlarının birikmesi sebebiyle uzadı. Mali denetimler sırasıyla inceleniyor. Ancak Kılıç'ın talimat vermesi durumunda rapor, önümüzdeki günlerde görüşülebilecek.

Mahkemenin vereceği karar CHP açısından önemli sonuçlar doğurabilecek. Belgelendirilmeyen parti giderleri miktarınca CHP'nin mal varlığına Hazine'ye irad (gelir ya da alacak) yazma kararı verilebilecek. Olayın mali boyutunun yanı sıra TCK yönü de bulunuyor. Buna göre, CHP'ye Refah Partisi yöneticilerine açılan "kayıp trilyon davası" benzeri dava açılabilecek. Savcıların, TCK'ya aykırı usulsüzlük tespit etmesi halinde, resmî ya da özel evrakta sahtecilik suçlarından parti yöneticilerine dava açılabilecek. Kanun, bu suçlara 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezaları öngörüyor. Usulsüzlüğün birden fazla gerçekleştiğinin tespiti halinde ceza artıyor. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde Baykal, Erbakan gibi milletvekili adayı olamayacak. YSK, "kayıp trilyon" davasında aldığı 2 yıl 4 aylık ceza nedeniyle Erbakan'ın milletvekili olmasına izin vermemişti. Kayıp trilyon davası, kapatılan RP'nin 1997 yılı Hazine yardımlarıyla ilgili harcamalarında usulsüzlük tespit edildiği iddiaları üzerine gündeme gelmişti. Harcamaların faturalandırılamadığı suçlamasıyla çok sayıda parti yöneticisi yargılanmıştı. Erbakan, bu davadan aldığı hapis cezasını yaşı ilerlediği için ev hapsi şeklinde çekiyor. Dava kapsamında, RP'nin çok sayıda il yöneticisi hapis yatmıştı.

Prof. Dr. Kamalak (Anayasa hukukçusu):

Sorumlular hakkında cezai işlem yapılmalı. Yargıtay Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması lazım. Başsavcı, savcıları göreve çağırmalı. Ardından adli makamlar konuyu inceler. Paranın kaynağına bakmak gerekir. CHP'den Kanaltürk'e aktarılan para Hazine'den gelen yardımlardan oluşuyorsa Anayasa Mahkemesi, usulsüz elde edilen geliri Hazine'ye irat (alacak) kaydeder. Eğer paranın kaynağı yabancı bir ülke ya da kişi ise, kapatma davası açılır. Usulsüz evrak düzenleyen, parti gelirlerini kanun dışı yollarla sarf eden kişiler hakkında da cezai işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması lazım. Yargıtay Başsavcılığı, cumhuriyet başsavcılıklarını göreve çağırmalı. Ardından adli makamlar konuyu inceler. Refah Partisi yöneticilerine açılan 'kayıp trilyon' davasında bu hukuki prosedür beklenmedi. Başsavcılık, kısa yoldan 'kayıp trilyon' davasını açtı.

Ahmet Gündel (Yargıtay eski savcısı):

Yönetimin sahtecilikteki payı araştırılmalı. Kanaltürk'e aktarılan paralarda sahte belge hazırlandığı anlaşılıyor. Bu sahte belgenin hazırlanmasında CHP yöneticilerinin etkisi var mı, yok mu araştırılmalıdır. Gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi belge düzenleniyor. SPK'ya göre Anayasa Mahkemesi, 3 trilyonu CHP'den alıp Hazine'ye kaydeder. CHP, Kanaltürk'e, hizmet vermediği halde hizmet vermiş gibi para aktardıysa bu suçtur. SPK'ya göre bir siyasi partinin hibe ya da borç vermesi söz konusu olamaz. Savcılık soruşturma başlatabilir.

Doç. Dr. Mustafa Şentop (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Mali işlemlerde kanuna aykırılıkların görülmesi parti kapatmaya sebep olabilir. Başsavcı da- va açmalı, bu konuda takdir hakkı olamaz. Malî işlemlerde kanuna aykırılık kapatma sebebi. Siyasi partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapar. Mali işlemlerde kanuna aykırılıkların görülmesi parti kapatmaya sebep olabilir. Kanaltürk'e para aktarılması Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı. Başsavcı, kanuna aykırı eylem gördüğünde dava açmalı, bu konuda takdir hakkı olamaz. AK Parti'ye açılan davadaki 'odak olma' meselesi tartışılabilir. Ama mali konular, teknik düzenlemeler. Bu konuda yoruma ve Başsavcı'nın takdir yetkisini kullanmasına gerek yok. Bu durumda Başsavcı'nın görevini yapmadığı ya da teknik tabirle ihmal ettiği ortaya çıkıyor. Kamuoyunda "Başsavcı, AK Parti hakkında siyasi gerekçeyle dava açtı" şeklinde bir görüş hakim. Başsavcı'nın bu iddiaları çürütmesi, CHP'ye dava açmasıyla mümkün olur.

Nihat Ergün (AK Parti Grup Başkan Vekili)

Kapatma davası açılmasını istemeyiz. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları. CHP'ye kapatma davası açılmasını istemeyiz. Demokrasilerde partilerden değil ama suç işleyenlerden vazgeçilmesi gerekir. Gerek mahkemeler gerekse de CHP yöneticileri gereğini yapmalı.

Şeref Malkoç (Saadet Partisi)

Millet bunun hesabını sandıkta soracak. Partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapıyor. Yüksek Mahkeme, paranın CHP'den tahsili için Hazine'ye irat kararı verebilir. Anayasa Mahkemesi veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yasalara aykırılığı savcılığa intikal ettirecektir. TCK'ya aykırı husus varsa ilgili savcılıklara dosyayı gönderir. Bundan dolayı parti kapatılır mı? CHP'yi millet yargılayacak, Anayasa Mahkemesi değil. Meclis'in kapısına kilit vurulmayacak. Millet zaten sandıkta bunun hesabını CHP'ye soracak.

CHP'li Hakkı Süha Okay

Spekülasyon ve dedikodularla AK Parti'ye alternatif olarak CHP de tartışmanın içine çekilmek isteniyor. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur.

CHP, Kanaltürk Televizyonu'na usulsüz para aktardığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvurudan çekinmiyor. Parti kurmayları, konuyla ilgili haberleri ciddiye almadıklarını vurgularken, 'basının AK Parti'ye ortak arama çabası'na girdiğini iddia ediyor. CHP'nin veremeyeceği bir hesabı olmadığını savunan yönetim, kapatma davası açılmasına da ihtimal vermiyor.

"Televizyonum CHP'nin emrinde." diyen Tuncay Özkan'ın başında bulunduğu Kanaltürk'e karşılıksız 3 milyon YTL aktardığı ileri sürülen CHP'nin durumu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde. Maliye Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı incelemenin sonuçlarını 9 Mayıs 2007'de mahkemeye gönderdi. Geçen ay ise durum ayrıntılarıyla başsavcıya aktarıldı. Hakkında her an dava açılması muhtemel olan CHP'nin kurmayları, dün Zaman'da yer alan haberden rahatsız oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, olayın tamamen asılsız olduğunu öne sürdü. Kapatma davasında AK Parti'ye 'ortak arama çabası' güdüldüğünü savunan Özyürek, "Haberi okuduğumuzda bir şey olmadığını görüyoruz. Başsavcı'nın Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğuna dair bir şey yok. Konu zaten geçen yıl çiğnene çiğnene sakız yapıldı." diye konuştu

CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay, CHP'nin yasal çerçevede ödeme yaptığını ifade etti. Spekülasyon ve dedikodularla, AK Parti'ye alternatif olarak CHP'nin de tartışmanın içine çekilmek istendiğini iddia eden Okay, "CHP'ye çamur atılmak isteniyor. Bu doğaldır. Zaten siyasal iktidarın başı Başbakan'ın yapmak istediği de budur. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur." ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de Kanaltürk'e aktarılan paralara ilişkin son gelişmelerden haberdar olmadığını belirtti; ancak partisinin hiçbir zaman yasal olmayan bir faaliyet içinde olmadığını ileri sürdü. Ankara, Zaman

Eski Başsavcı Kanadoğlu CHP'yi savundu

Meclis'i kilitleyen '367 şartı'nı ve AK Parti'ye açılan kapatma davasını savunan eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, CHP'nin kanun dışı işlemlerini 'normal' karşıladı. Kanadoğlu, CHP'nin Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı biçimde Kanaltürk'e para aktarmasını, 'reklam yapma hakkı' olarak değerlendirdi. Partilerin harcamaları ile gelir ve giderlerinin Anayasa Mahkemesi'nin denetiminde olduğunu hatırlatan Kanadoğlu, CHP'nin dosyasının bu sebeple Yüksek Mahkeme ve Başsavcı'ya gönderildiğini ifade etti. Bunun parti kapatma gerekçesi olmayacağını ileri sürdü. Kanadoğlu, şöyle devam etti: "Aktarılan parayı gider olarak göstermemişse, böyle bir tutarsızlık varsa, bunun incelenmesi için göndermiş olabilirler. Gider gitmez işlem yapılacak diye bir şey yok. Kendi reklamı için istediği gibi harcama yetkisi yok mu partilerin? Yani devletten aldığı yardımı kendi siyasi propagandası için kullanmaya bir sınırlama var mı? Yok. O halde ilgisi yok."

İLK KEZ BUGÜN GAZETESİ DUYURDU

İlk kez Bugün Gazetesi'nin geçen yıl manşetten duyurduğu CHP'nin, Kanaltürk'e yaptığı 3 milyon dolarlık yardımla ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Bugün gazetesi 10 Nisan 2007 günü manşetten "CHP'den Kanaltürk'e 3 milyon dolar hibe" başlığıyla duyurduğu skandal CHP'yi kapanmanın eşiğine getirdi.

CHP'nin yaptığı yardımların, Siyasi Partiler Kanunu'nun 67, 70 ve 72. maddeleriyle ters düştüğü için partinin kapatılmasının da gündeme gelebileceğini duyurduğumuz ikinci haberimizin ardından, yapılan yardımın yasadışı olduğu gerekçesiyle harekete geçen Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, durumu 9 Mayıs 2007'de Anayasa Mahkemesi'ne iletti. Yüksek Mahkeme, dosyayı CHP'nin 2004 - 2005 muhasebe kayıtlarıyla birlikte incelenmek üzere raportöre teslim ederken, başvuru sırası dikkate alındığında CHP davasının önümüzdeki günlerde sonuçlanası gerekiyor. Konuyla ilgili detaylı belgelerin yer aldığı dosya ise 20 Mart 2008 itibarıyla siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'ya gönderildi. Yazıda, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili hükümleri hatırlatılırken Başsavcı Yalçınkaya'nın konuyu değerlendirmesi istendi.

FATURASI KESİLMEDİ

2075 sayılı evrakta "SPK'nın 74. maddesinde 'Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi'nce yapılır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunu denetler. Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesi'ne ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermek zorundadırlar.' hükmü vardır. Bu itibarla Başsavcılığın bilgilendirilmesi ile konunun (Anayasa ve yasada yer alan) hükümler açısından Başsavcılığınızca değerlendirilmesi hususunda bilgi ve gereğini arz ederim" denildi. Bu arada CHP ile Kanaltürk arasındaki yasa dışı ilişki, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na da "resmi" bir yazıyla bildirildi. Partinin kapatılmasını gündeme getiren yasadışı yardımın 3 milyon YTL'lik kısmının faturası bulunmuyor. Kanaltürk'ün muhasebe kayıtlarında ise, başka kişi ve kurumlardan alınan avans olarak belirtiliyor ve borç halen devam ediyor.






Olumsuz yorum yapanların kim oldukları zaten neden böyle yorum yaptıklarını anlatıyor,hiç bir şey yazmama gerek yok...


Dr.Kamalak: Saadet Partili

Doç. Dr. Mustafa Şentop (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi) :Sürekli Akp lehine yazılar yazan adam

Nihat Ergün :AK Parti Grup Başkan Vekili

Şeref Malkoç : Saadet Partili


Bugun gazetesi sahibi Akın İpek: Gülen cemaati adamı



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Sen@y -- 23 Nisan 2008; 21:27:12 >
Deleted User
23 Nisan 2008; 21:26:55 

[Deleted by Admins]


_____________________________

Sayfa:   <<     1 [3]
Tüm forumlar » [Kültür ve Bilim] » Kültür, Güncel ve Tarih » Güncel » Türkiye'den İllallah ediyorum
Sayfa: <<     1 [3]
Foruma Git
Bölümde Ara
Başa Dön


 

 



Forum Software powered by ASP Playground Advanced Edition 2.3
Copyright © 2000 - 2006 ASPPlayground.NET

Bu sayfanın mobil sürümü / tablet sürümü / mini sürümü.



0.588