Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
Cevap: Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Konu Dışı >> Cevap: Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü Sayfa: <<   < önceki  3 4 [5] 6 7 8 9 10 11 12   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
axi-laz

Mesaj: 193


 23 Nisan 2008; 9:39:38 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI

30 Ekim 1918 tarihinde, Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Orbay'ın Başkanlığı'nı yaptığı Osmanlı Heyeti ile İngiliz Amiral Calthorp'un Başkanı olduğu İtilaf Devletleri Heyeti arasında imzalanan Mondros Mütarekesi ile silahlı çatışma sona ermiştir. 1. Dünya Savaşı'nı bitiren bu Antlaşma aslında çok ağır şartlar taşıyordu. Mondros Mütarekesi aslında Osmanlı Devleti'nin yıkılışını öngörmekte; İtilaf Devletleri'ne Osmanlı İmparatorluğu!nun herhangi bir bölgesine, güvenliklerini tehdit edecek bir durum nedeni ile işgal hakkını tanımakta idi.

Mustafa Kemal'in o zaman ifade ettikleri üzere; Osmanlı Hükümeti bu mütareke ile kendini kayıtsız şartsız düşmana teslim etmeğe muvafakat etmiştir. Yalnız muvafakat etmiş değil, düşmanların memleketi istilası için onlara muaveneti(yardımı) de vaad eylemiştir. Bu Mütareke olduğu gibi tatbik edildiği takdirde memleketin baştan sona kadar işgal ve istilaya maruz olacağı şüphesizdir.

Mondros Ateşkes Antlaşması ile İtilaf Devletleri, barış antlaşmasının imzalanmasını beklemeden, Türk Topraklarının taksimine giriştiler. Ateşkes antlaşmasının 7. maddesi gereğince, bütün bir memleketin işgali için İtilaf Devletleri'ne imkan veriyordu.

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın başlıca hükümleri şunlardır:

1- Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz'e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır.

2- Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir.

3- Karadeniz'deki torpiller hakkında bilgi verilecektir.

4- İtilaf Devletlerinin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul'da teslim olunacaktır.

5- Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.

6- Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacaktır.

7- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.

8- Osmanlı demiryollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı ticaret gemileri onların hizmetinde bulundurulacaktır.

9- İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade sağlayacaktır.

10- Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.

11- İran içlerinde ve Kafkasya'da bulunan Osmanlı kuvvetleri, işgal ettikleri yerlerden geri çekilecekler.

12- Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir.

13- Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi önlenecektir.

14- İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye'den temin edeceklerdir.(Bu maddelerden hiç biri ihraç olunmayacaktır.)

15- Bütün demiryolları, İtilaf Devletleri'nin zabıtası tarafından kontrol altına alınacaktır.

16- Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak'taki kuvvetler en yakın İtilaf Devletleri'nin kumandanlarına teslim olunacaktır.

17- Trablus ve Bingazi'deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.

18- Trablus ve Bingazi'de Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara teslim olunacaktır.

19- Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay zarfında Osmanlı topraklarını terk edeceklerdir.

20- Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletleri'ne teslimine dair verilecek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir.

21- İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde çalışacak bu devletlerin ihtiyaçlarını temin edecek ve isteyeceği her bilgi kendisine verilecektir.

22- Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletleri'nin nezdinde kalacaktır.

23- Osmanlı Hükümeti, merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir.

24- Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.

25- Müttefiklerle Osmanlı Devleti arasındaki savaş, 1918 yılı Ekim ayının 31 günü mahalli saat ile öğle zamanı sona erecektir.


_____________________________


Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü
axi-laz

Mesaj: 193


 23 Nisan 2008; 9:42:07 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

LALE DEVRİ

Osmanlı tarihinde 1718-1730 yılları arasında geçen süreye denir.

Lale devrini padişah Sultan III. Ahmet ve özellikle onun Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa açmıştır. Bu devir, memlekete Batı'dan bazı yeniliklerin girmesi ve saray çevresindeki zenginlerin yaşadığı eğlence hayatıyla belirir. Lale merakı yayılmıştı ve yabancı memleketlerden lale soğanı getirilirdi. "Mahbup" adı verilen bir lalenin soğanı 500 altına satılırdı.

Lale devrinden önce devlet ve halk Venedik, Avusturya ve İranlılarla yapılan savaşlardan yorgun düşmüştü. Barışcı bir devlet adamı olan İbrahim Paşa sadrazam olunca, Avusturya ve Venedik'le toprak kaybı pahasına da olsa Pasarofça Antlaşması (1718) yapılıp savaşsona erdirildi.

Doğu sınırlarında da güvenlik sağlanmaya çalışıldı.Bundan sonra devlet yönetiminde ıslahat ve yenileşmeye gidildi. Lale devrinde ordu yeniden düzenlendi, İstanbul'da itfaiye teşkilatı kuruldu.

İstanbul yeniden imara başlandı. Yeni köşkler,saraylar yapıldı. Türklere ait ilk basımevi açıldı. Yalova'da bir kağıt fabrikası kuruldu. Dokumacılıkü çinicilik yapımevleri çoğaldı. Sanat ve bilim korundu.

Padişahın, sadrazamın eğlence ve israfları, yakınlarını iyi mevkilere getirmeleri ve yeni vergilerin konması halkı sıkıntıya soktu ve şikayetlere sebep oldu. İlmiye sınıfından Zülali Hasan ile İspirizade Ahmet Efendiler Patrona Halil'i bir isyan için teşvik ettiler. Tarihimizde Patrona Halil isyanı diye anılan isyan patladı. İsyancıların ısrarıyle İbrahim Paşa öldürüldü, sonra Sultan III. Ahmet tahttan indirildi. Böylece Lale devri kapandı.


_____________________________


Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü
İzmiR_CoasT
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 23 Nisan 2008; 20:43:34 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

arkadaslar eğer hala üye alımı devam ediyosa aranızda bulunmaktan seref duyarım
dIsAstEr

Mesaj: 1291


Sisteme Gözat

 23 Nisan 2008; 21:19:53 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Bende üye olmak istiyorum kabul görülürse.

_____________________________


Osmanlı Tarihi Kulübü
Eşrefoğlu al haberi, bahçe biziz, gül bizdedir
Biz şah-ı merdan kuluyuz, yetmiş iki dil bizdedir
PSN: dIsAstEr-52
Fetih

Mesaj: 3965
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 23 Nisan 2008; 21:24:44 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Ekledim arkadaşlar.



Kanuni sultan süleymanın fransa kralı'na mektubu

Alman İmparatoru Şarlken’le, 24 Şubat 1525’de yaptığı Pavye Savaşı'nda yenilerek esir düşen Fransa Kralı Fransçois ve annesi Düseş Dangolen, büyükelçi Kont Jan de Franjipan ile Kanuni’ye birer mektup gönderirler.Kanuni Sultan Süleyman'ın Fransa kralı Françesko' ya gönderdiği 1526 tarihli mektup-tam metin “Allah-ü Teala’nın lütuf ve yardımıyla, peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (S.A.V.)’nın mucizesi, dört halifenin ve Allah’ın sevgili kulları olan velilerin mukaddes ruhlarının yardımıyla;

ben ki; Sultanların Sultanı, hakikatlerin buhranı ve yeryüzünün taç dağıtan sahibi, Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman’ın, Rum’un, Zülkadriye’nin, Diyarbakır vilayetlerinin, Azerbaycan’ın, İran’ın, Şam’ın, Halep’in, Mısır’ın, Mekke ile Medine’nin, Kudüs’ün, bütün Arabistan’ın, Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, büyük ecdadımın, (Allah onların buhranlarını nurlandırsın) kaahir kuvvetleri ile feth eyledikleri ve Cenab-ı Hakk’ın bana nasip eylemiş olduğu, ateş saçan kılıcımızla zafer kazanarak feth eylediğimiz nice diyarın Sultanı ve Padişahı, Sultan Beyazıt Han oğlu, Sultan Selim Han oğlu, Sultan Süleyman Han’ım.Sen ki ; Fransa vilayetininbeyi,Françesko’sun. Saltanat makamıma elçi olan Jan Frangian ile gönderdiğin mektup ve ayrıca şifai ricaların bana ulaştırıldı. Memleketinizi düşmanın işgal ettiğini ve halen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda benim tarafımdan yardım edilmesini dilemişsin. Her ne demiş ve istemişsen bana ulaştırıldı. Ve bana arz olunan hususlar tafsilatıyla bilgime sunuldu. Şöyle ki;; beylerin esir alınıp hapsedilmesi, acayip şeylerden değildir. Gönlünü rahat tut. İçindeki ateşi söndür. Bizim büyük ecdadımız, Allah (c.c) kabirlerini nur etsin, daima düşmanı kovmak, memleketler fethetmek için savaş yapmaktan geri kalmamışlardır. Biz dahi onların yolunda yürümekteyiz. Her zaman memleketler ve aşılması güç, sağlam kaleler fethetmişiz. Gece-gündüz atımız eyerlenmiş, kılıcımız kuşanılmış durumdadır. Kader ne ise o olsun. Bizim fikrimizin ne merkezde bulunduğunu, gönderdiğiniz elçiden sorup öğrenebilirsin. Dilediğin üzere bütün teçhizatı ile donanmamı Hayrettin Paşa kumandasında gönderiyorum. Şarlken’in hilesinden kendini koru! Düşmanlarınla başa çıkabileceğin güce kavuşmadan sakın barış yapmayasın! Bana itibar gösterip güvenenlere Cenab-ı Hak da yardım eder. Zaferler kazanan kılıcımın gölgesinde huzur içinde olurlar”

_____________________________

Meclise Başörtülü Milletvekili girdi hemen masalar yumruk vurularak çıkarıldı.Meclise terörist destekçişi pkkvekilleri girdi çıkaramadılar.
İzmiR_CoasT
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 23 Nisan 2008; 22:42:52 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

aksam üstünden beri yazılmış olanları okuyorum Türklüğünle bir kez daha gurur duydum.Paylasım yapan butun arkadaslara teşekkürler
farukaan

 

Mesaj: 537
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 24 Nisan 2008; 4:48:09 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Lütfen benide eklermisiniz.

_____________________________

Gönlümde bir yara,ezelden kanar..
Benim gönlüm sensiz her zaman yanar..
Yıllardır içimde sönmedi bu nar..
Döndüm hasretinle yak sultanım yak...
akın48

Mesaj: 1041


 24 Nisan 2008; 8:45:27 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

tenten20 tespitlerin çok doğru ama yanlış sitedesin buradakiler seni görmezler duymazlar anlamazlar.

Ben de aradığım bazı Azerbaycan türkülerini yüklemek için internette Azerbaycan forumlarını dolaşırken, Türk birliği konusunda bazı Azerbaycanlı kandaşlarımızın görüşlerine tanık oldum. Kısacası diyorlar ki "Biz bağımsızlığımızı yeni kazandık ve kendi kendimize yönetilmek istiyoruz, siz Anadolu Türkleri'nin gelip bizleri yönetmesini istemiyoruz" diyorlar bazıları da şu görüşü savunuyor: Biz Türkiye Türkleri'nin bütün Türklerin adını kendimize mal ettiğimizi, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan...vb. Türk Cumhuriyetleri'nde yaşayanların da Türk olduğunu ama, "Türk" denince akla "Osmanlı" ve "Türkiye" geldiği için, bu tanımlamadan kendilerini ayrı tutmak adına kendilerini boy isimleri olan "Azeri" ile ifade ediyorlarmış. Ama sonuçta biz tek milletiz. Eğer, Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetlerin'deki kandaşlarımıza Türklük bilinci aşılarsak, elbette onlar da bizim gibi düşüneceklerdir. Unutmayalım, biz Anadolu'da yaşayan Türkler hiçbir zaman bir ülkenin boyundurluğuna girmedik, ama onlar yıllarca rus emperyalizmi altında ezildiler ve yıprandılar. Bugün bile, izledikleri politikalardaki rus etkisini yadsıyamayız. Kendilerini toparlamaları biraz zaman alacaktır tabii ki. Fakat ben inanıyorum, siyasi ve ekonomik yönden tamamiyle ruslardan bağımsız olduklarında kendilerine dönüp "Biz Türkiye Türkleri ile ırktaşız, kardeşiz" diyecekler ve Türk Birliği'nin temelleri Türkiye'nin de ekonomik ve politik yönlerden bağımsız hale geldiğinde, Türkiye Türkleri'nin önderliğinde gerçekleşecektir. Bizim, Türkçüler olarak da en büyük idealimiz zaten budur.


_____________________________

benim hayatta yegane onurum,servetim TÜRK lükten başka bir şey değildir.
ey TÜRK yukarıda gök çökmedikçe aşağıda yağız yer delinmedikçe senin il ini,töreni kim bozbilir? BİLGE KAĞAN



eggy13

Mesaj: 2781


 24 Nisan 2008; 20:48:09 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

2.

Türk Kılığına Girmiş Ermeni Eşkiyaları

Birinci safhası böyle biten oyunun ikinci safhasına geçildi Türk kılığına giren Ermeniler kendilerine yardım etmek isteyen kendi vatandaşlarını öldürüp sonra da görmüyormusnuz sizi Türkler kesiyor siz hala bizimle birlik olmuyorsunuz demeğe başladılar


Bir yandan da Türk köylerine giriyorlar müslüman halkı türlü işlencelerle öldürüyorlardı Bunların içinde vücudu bıçakla yarılıp içine barut doldurulduktan sonra tutuşturulanlar da vardı


Bu Ermeni tahrikçileri özellikle sason bölgesinde tahrikleri sürdürüyorlardı bu Ermeni müslüman kavgasını sona erdirmek için Müşir Zeki paşa emrindeki orduyu bu sahaya sevk ettim ve ayaklanmayı bastırdım Büyük devletler elçileri birbirleri peşinden sara koştular zavallı ermenilerin kılıçtan geçirildiğini ve bunun bir zulüm olduğunu söylüyorlardı HELE İNGİLTERE ELÇİSİ hemen bir tahkikat heyetinin kurulmasını istiyor ve buna öncülük etmek için de bir ingiliz askeri ateşesinin hemen olay gönderileceğini söylüyordu bütün elçilere ve bu arada daha sert bir dille ingiliz elçisine bunun bir asayiş meselesi olduğunu ordunun buralardaki eşkiyaları temizlediğini söyledim ve ilave ettim ataşe göndermenize müsade edemem çünkü bu günlerde buralarda bir ingiliz ataşesinin görülmesi yatışmış toplumları yeniden birbirine düşürebilir






DEVAMI VAR


_____________________________

Çöl Gezer
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 25 Nisan 2008; 15:59:02 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Yararlı paylaşımlar teşekkürler
Fetih

Mesaj: 3965
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 25 Nisan 2008; 16:04:32 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


İlgilendikleri Sanat Dalları

I. Mehmed


Yay ve Kiriş ustası, "Kürüşçü" adıyla anılırdı.

II. Mehmed
Bahçıvan

I. Selim
Kuyumcu

I. Süleyman
Kuyumcu

II. Selim
Hacıların Hac yolunda kullanmaları için hilal şeklinde asalar yapardı.

III. Murad
Ok yapardı.

III. Mehmed
Kaşık ustasıdır. Okcuların kullandığı özel yüzükler yapardı.

I. Ahmed
Kaşık ustasıdır. Okcuların kullandığı özel yüzükler yapardı.

IV. Mehmed
Şair. Askeri Marşlar yazardı.

II. Abdülhamid
Kakma ve Süsleme sanatıyla ilgilenmiştir.

_____________________________

Meclise Başörtülü Milletvekili girdi hemen masalar yumruk vurularak çıkarıldı.Meclise terörist destekçişi pkkvekilleri girdi çıkaramadılar.
Caglar.1903

Mesaj: 609
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 26 Nisan 2008; 0:38:37 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Eklersen sevinirim kardeş
me_the_deli

 

Mesaj: 32


 26 Nisan 2008; 16:57:44