Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
Cevap: Osmanlı Tarihi Kulübü

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Konu Dışı >> Cevap: Osmanlı Tarihi Kulübü Sayfa: <<   < önceki  2 3 [4] 5 6 7 8 9 10 11   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
eggy13

Mesaj: 2781


 11 Nisan 2008; 14:52:00 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: THESHUCK

Benide eklermisin...Şimdiki gençliğimizin tarihi ile ilgilenmediğinden dolayı geleceğimizden kuşku duyuyordum neticede ileriki yıllarda ortaya bir soykırım vb. iddia atılsa kimse savunamayacak...Forumumuzda böyle faydalı konularında olduğunu görmekten dolayı çok mutlu oldum, konuyu açan arkadaşım çok teşekkürler...




bu konu magnum_1453 isimli arkadaşımızındı sildirdiler o yüzden ne olursa olsun tartışmaya girmiyoruz hoşgeldiniz

_____________________________

eggy13

Mesaj: 2781


 11 Nisan 2008; 15:39:16 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

TURKISH BATH









HAMAM KÜLTÜRÜ





Türkler, tarihi asaletleri ile temiz bir millettir. Islâmiyet'i kabul etmeleri ve islâmiyetin temizlige ait hükümlerini büyük bir titizlikle uygulamalari neticesinde bilhassa, Istanbul'un fethinden sonra bu sehirde ve Devletin dört bir yaninda binlerce hamam yaptilar.Türkler'de îslâmiyyet'in emirlerinin geregi olarak her evde özel olarak hamam bulundugu gibi, meselâ onyedinci, yüzyilda, yalniz Istanbul'da 168 adet büyük çarsi hamami vardi.

Tarihçiler ve arkeologların kaydettiği bilgilere göre Mezopotamya, Babil, Hindistan ve eski Mısır’da yıkanmak için bağımsız binalar yapılmış. Ancak büyük hacimli binalar inşa edilmesi, kendinden ısıtmalı bir sistemin bulunması ve sıcak suyunun akıyor olması Romalılar dönemine rastlıyor. Evleri ısıtmak için kullandıkları alttan ısıtmalı bir tür kalorifer yapısını yıkanma binalarına uyguluyorlar ve “Roma Hamamı” ortaya çıkıyor. Daha sonra Osmanlı kültürü ve mimarisinin etkisiyle geliştiği için “Türk Hamamı” olarak biliniyor ama yine de hamamın temeli konusunda Roma’nın büyük bir payı var.

Hamam dilden edebiyata ve gündelik hayata kadar Osmanlı kültüründe ağırlıklı bir yer tutar. Kadınlar ve erkekler yıkanmak için hamama gider. Kadınların sosyalliği açısından önemlidir. Perşembe akşamları hamama gitmek, bayramlardan önce arife gecesi hamamların sabaha kadar açık olması –ki bu günümüzde de devam ediyor- gibi gelenekler var.Gelin hamamı, damat hamamı, kırk hamamı gibi adetler var.



Türk hamamlari ve özellikleri:

Türk hamamlari baslica üç kisma ayrilir. 1-Soyunma yerleri. 2- Yikanma yerleri. Yikanma yerleri de a) Sogukluk b) Hamam 3- Isitma yeri: Külhan.

Soyunma Yerleri: Genis bir sofa ve bunun çevresinde bölmeli sekiler bulunur. Yikanan kimseler, bu sekilerde uzanip dinlenirler.

Yikanma yerleri: Sogukluktan geçirilerek girilen hamam kismina denir. Burasi da bazi; bölümlere ayrilir. "Kurna basi denilen herkesin teker teker yikandigi yer, "halvet" adi verilen kapali ve yalniz basina yikanma hücreleri. Bir de üzerine uzanip ter dökülen "göbek tasi". Burasi, hamamin mermer kapli zemininden daha yüksek yapilmis ve çesitli geometrik sekillerde olabilen yerdir.

Isitma yeriKülhan: Burasi hamamin altindadir. Orada ates yanar. Atesten çikan alev ve duman, mermer zeminin altindaki özel yollardan, duvar içlerinden geçer, "tüteklik" adi verilen bacadan çikar.

- Tellak: Osmanlıca söylenişi “dellak”. “Del” yani “ovuşturmak, ovalamak” kökünden geliyor. Hamamda çalışan, kese ve masaj yapan kişilere “tellak” adı veriliyor.



Külhandaki ocagin üzerinde sicak su kazani, onun da üzerinde soguk su deposu bulunur. Ocagin dip kismindaki birkaç kanal, hamamin yikanma yerinin ortasindaki göbek tasinin altina kadar uzanir. Ocakta yanan odunlarin tesirli alev ve dumanlari, bu kanallardan göbek tasinin altina gider. Bu tasin altindaki karanlik yer çok isindigindan buraya "cehennem" denir.

Çarsi hamamlari, haftanin belli günlerinde kadinlara, baska günlerde erkeklere açiktir. "Çifte hamam" olanlar ise birbirine bitisik iki hamam olup, biri kadinlara, digeri erkeklere ayrilmistir. Bu hamamlar hergün açiktir.

Türk hamamlarinin bir degisik tarafi da, buhar banyosu esasina dayanan "Fin hamami" oluslaridir. Finler, aslen Türk asillidirlar. Bugün dünya spor aleminde, çabuk terleyerek, çok kilo vermek için bu hamamlar biçilmis kaftandir. Bu bakimdan Türk hamamlarindan bütün sporcular faydalanmaktadirlar.

Hamamlarin saglik bakimindan faydalari: Hamamlar, çok uzun müddet kalmamak sartiyla, sicak su ve sabunla yapilacak vücut temizligi için en iyi yikanma ve temizlenme yerleridir. Hamamda terleyen vücudun, yumusak bir bez, veya süngerle ovularak yikanmasi, vücutta kan dolasimini kolaylastirarak insana rahatlik verir. Vücudu sert keselerle ovmak, deride yara açabilir. Bundan sakinmak gerekir. Bir de hamamlarda yikananlarin adabi muaseret kaidelerine uymasi lâzimdir. Ayrica hamamlarda fazla kalmak, sicaktan soguga, soguktan sicaga zaman zaman çikmak ta vücuda zararli olabilir. Kalp ve dolasim sistemi bozuk olan tansiyonu yükselen kimselerin, bir de akciger veremine tutulmus olanlarin çok sicak suda yikanmalari tehlikelidir. Zira çok sicak suda uzun süre kalmak, beyne kan hücum etmesine, veremlilerde de akciger kanamasina sebep olur. Ayrica hamamdan sonra kendisini kollayamayip üsütenler de zatürre hastaligina yakalanirlar. Dikkat edene hamamlarin bir zarari olmadigi gibi faydasi çoktur.


-Fatih Sultan Mehmet 19 adet “çarşı hamamı” yaptırmıştır

- Evliya Çelebi 17. yy’da İstanbul’da 168 adet çarşı hamamı olduğunu kaydediyor.

- İstanbul’da değişik tarihlerde 237 adet hamamın olduğunu belirtiliyor.

-16. yy’da yaşamış Sadrazamlardan Rüstem Paşa 32 adet hamam yaptırmıştır.
-Mimar Sinan 20 adet civarında çarşı ve konak hamamı yapmıştır








































Hamamı ikiye ayırmak gerekir: Erkek ve kadın hamamı... Osmanlı'da, genç kızlar nazardan korunsun diye, ellerinin sandal ağacı yağlarıyla ovulduğu gizli, sırlı bir alandır kadınlar hamamı. Erkekler hamamında ise ortam farklıdır. Burada, hamamın altında yanan ateşi tutan külhanbeylerinin ve tellakların sözü geçer. Şimdilerde turistik meze kıvamında sunulsa da, yüzyıllarca aşka, sabra, sırlara, şakalara ev sahipliği yapmıştır. Hamamlar aynı zamanda entrikaların, hırsın, dedikodunun, yani günahların da ev sahibidir













_____________________________

ylmzgrpnr
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 11 Nisan 2008; 19:38:20 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Selam arkadaşlar;

ben şehrimiz tarih topluluğunun yani Akşehir Tarih Topluluğunun sitesini yaptım.

www.aksehirtarihtoplulugu.org adresinden bakabilirsiniz forumumuz var.eğer üye olmak isterseniz buyrun

sloganımız "gelecek geçmişte gizlidir." herkese selamlar
ank_yer_6

 

Mesaj: 5290


 11 Nisan 2008; 20:09:09 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

eggy13 çok güzel bilgiler veriyosun. Proje ödevimiçin çok iyi oldu.

_____________________________

∞◊∞ăñķ_ŷěŕ_6 ∞◊∞
eggy13

Mesaj: 2781


 12 Nisan 2008; 2:14:27 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Önemli değil dostum elimizden geldiğince

_____________________________

Magina

Mesaj: 1820
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 12 Nisan 2008; 10:20:37 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

gruba alım varsa eklermisiniz beni de ?

_____________________________

...yalnızlığın böylesi hayal etmek bile mümkün değil
ama gerçek,hayalin ötesinde.
bir su damlası yalnız bir okyanusun içinde
oysa binlerce damlayla iç içe...

eggy13

Mesaj: 2781


 12 Nisan 2008; 20:32:35 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


quote:

Orjinalden alıntı: Magina

gruba alım varsa eklermisiniz beni de ?


hoşgeldin arkadaşımız seni ekler

_____________________________

Magina

Mesaj: 1820
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 13 Nisan 2008; 0:32:41 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

hoşbulduk teşekkür ederim...

_____________________________

...yalnızlığın böylesi hayal etmek bile mümkün değil
ama gerçek,hayalin ötesinde.
bir su damlası yalnız bir okyanusun içinde
oysa binlerce damlayla iç içe...

eggy13

Mesaj: 2781


 13 Nisan 2008; 0:35:22 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

fetih arkadaşımız baksın buraya biraz

_____________________________

Çöl Gezer
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 13 Nisan 2008; 0:56:49 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

İstanbul Fethi




İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te (Jülyen takvimine göre, Gregoryen takvimi göre 7 Haziran 1453), şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis şehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir. Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, Fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.

Önceki fetih denemeleri

Karadeniz ve Akdeniz'i birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, Avarlar, Araplar, Avrupalılar ve Osmanlılar tarafından defalarca kuşatılmış, fakat gerek Bizans'ın sahip olduğu Rum ateşi (grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı. Sayıları 29 olan kuşatmalar sırayla şunlardır:
--M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe

--M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur.Şehir artık Romalılara bağlanmıştır.)

--M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev

--M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak

--M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye

--M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid

--M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış, Arap Camii inşa edilmiştir.)

--M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil

--M.S 864 Ruslar

--M.S 869 Abbasi

--M.S 936 Ruslar

--M.S 959 Macarlar

--M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)

--M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul'u 1261'e kadar ellerinde tuttular.)

--M.S 1302 Venedikliler

--M.S 1348 Cenovalılar

--M.S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I.Beyazid (Şehir İstanbul'da bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır.)

--M.S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi

--M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat

--M.S 1437 Cenovalılar

--M.S 1453 Osmanlı Padişahı II.Mehmed (Başarılı olmuştur. Sonrasında şehir Türklerin hakimiyeti haline girmiştir.)

Bunun yanında Atilla'nın, Vikinglerin, Bulgarın ve Gotların da kuşatma yaptığı bazı kaynaklarda geçer ama tarihleri bilinmemektedir.

+Yanında herhangi bir açıklama yapılmayan kuşatmalar başarısız kuşatmalardır.

Saldırı hazırlıkları



Sultan II. Mehmed,Theodosius Surları'na ve şehrin su ile çevrili olmayan tek bölgesini batıdan gelebilecek saldırılardan koruyan hendeklere saldırmayı tasarladı. Ordu 2 Nisan 1453'te şehrin doğusuna yerleşti. Toplar haftalarca surları dövdü fakat yeterli gedik açamadı. Topların yeniden doldurulmaları zaman aldığı için, her atıştan sonra Bizanslılar hasarın çoğunu tamir edebiliyorlardı.

Daha sonra, yeraltı tünelleri yapıp surların altını kazarak yarma yolunu denediler. Kazıcıların çoğu, Sırp Despot'u tarafından Nvo Brdo'dan gönderilen Sırplardı ve Zağnos Paşa'nın emri altındaydılar. Lakin Bizanslılar, Johannes Grant adında, Alman olduğu söylense de muhtemelen İskoç olan bir mühendisi görevlendirdiler. Johannes karşı tüneller kazdırdı ve Bizans birlikleri tünellere girip Osmanlı işçilerini öldürdüler. Diğer tüneller de suyla dolduruldu. Son olarak Bizanslılar önemli bir mühendisi esir alıp işkence yaparak, sonradan yıkılan tünellerin hepsinin yerini öğrendiler.

Sultan II. Mehmed, şehrin ödemeyeceğini bildiği çok büyük vergi karşılığında ablukayı kaldırmayı önerdi. Bu da geri çevrilince, Bizanslı askerlerin kendi birlikleri tükenmeden önce bitkin düşeceğini bilerek saf güçle duvarları alt etmeyi tasarladı.

29 Mayıs sabahı saldırı başladı. Hücumun ilk dalgasını, mümkün olabildiği kadar çok Bizans askerini öldürmeye niyetli acemi askerler olan azaplar oluşturuyordu. Ayrıca Haliç'ten de baskı uygulayabilmek için gece yağlı kütükler üzerinde karadan Haliç'e taşınan gemiler, o sabah Bizans askerlerine karşı bir sürpriz unsuru olmuştu. Anadolululardan oluşan ikinci dalga, şehrin kuzeydoğusundaki, topla kısmen hasar almış Blachernae Surları'nın (okunuşu: blakernai ) bir bölümüne odaklanmıştı. Uzun süren bu çarpışmalar sonucunda Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri, surlara Osmanlı sancağını dikmiş, bununla ateşlenen Osmanlı ordusu 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un surlarını aşmıştı.

Ancak savaş henüz bitmemişti. Hayatta kalan Bizans askerleri, Osmanlı askerleriyle sokak aralarında çarpışıyorlardı. Kısa süren bu çatışmalardan sonra Bizans ordusu yenilmiş ve Sultan II. Mehmed önderliğindeki Osmanlı ordusu İstanbul'a tamamen hâkim olmuştu.

Fethin sonuçları

O günün dünyasındaki en önemli şehirlerden olan İstanbul'un fethi, gerek dünyada gerekse Anadolu'da birçok etki yarattı.

=== İç sonuçlar ===

1. Anadolu ve Balkanlar arasındaki geçişlerde bir engel olan 1058 yıllık Bizans yıkılmış, arada engel kalmamıştı.
2. Birçok kere Osmanlı şehzadelerini ve Avrupa ülkelerini kışkırtan Bizans artık bunu yapamayacaktı.
3. Müslüman dünyasında Osmanlı Devleti daha saygın bir hale gelmişti.
4. 2.Mehmet,Fatih ünvanını aldı.
5. Hz. Muhammed Peygamber'in hadisindeki o kumandan, Fatih Sultan Mehmed olmuş ve peygamberinin övgüsünü almıştı.
6. Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan ticaret yolları ele geçirildi.
7. İstanbul başkent yapıldı.İ
8. Osmanlı'nın yükselme dönemi basladı.

Dış sonuçlar

1. Avrupa ve Balkan devletlerinin Osmanlı'yı Balkanlar'dan atma çabaları sonuçsuz kalmıştı.
2. İstanbul'dan İtalya'ya kaçan sanatkârlar ve bilim adamları, rönesans ve reform hareketlerini hızlandırmışlardı.
3. Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Doğu Roma İmparatorluğu tamamen yok olmuştu.
4. Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başlamıştı.
5. Ticaret yollarının birer birer Türklerin eline geçmesi Avrupalıları yeni ticaret yolları bulmaya zorladı ve coğrafi keşifler ortaya çıktı.
6. Büyük ve kalın surların toplarla yıkılabileceğini gören Avrupa, bu yöntemi derebeylikler üzerinde denemiştir. Böylelikle küçük derebeylikler yıkılıp yerine büyük krallıklar kurulmuştur.
7. İstanbul'dan ayrılan Bizanslı bilginler, Avrupa'da Reform hareketlerini başlatmışlardır.
8. Osmanlıların ticaret yollarını ele geçirdikten sonra bu yollardan geçmek zorunda kalan Avrupalılalılar yüksek vergileri Osmanlıya ödemememek için ticari yollar aradılar. Böylece Bartelmi Diaz Ümit Burnunu keşfetti.

Bu fetih bir nevî Avrupa'nın (İngiltere'nin) Amerika kıtasını keşfinin yolunu açmıştır. Zirâ bu keşifle ticaret yolları kapanan Avrupalılar başka yollar bulmak zorundaydılar. Bu keşif buna bir vesile olmuştur.











< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _HURMACI_ -- 13 Nisan 2008; 0:57:34 >
ß@HR

Mesaj: 64
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 13 Nisan 2008; 1:07:42 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Eklersen sevinirim...
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın


_____________________________



" Biz cahil derken, mektep görmemişleri kast etmiyoruz; kast ettiğimiz ilim hakikat bilmektir, yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıkabileceği gibi hiç okumak bilmeyenden de hakikati bilen gerçek alimler çıkabilir..."

Mustafa Kemal ATATÜRK
Fetih

Mesaj: 3965
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 13 Nisan 2008; 3:27:26 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Yeni arkadaşları ekledim.




Gün içindeki işlerim dolasıyla pek ziyaret edemiyorum.
quote:

Orjinalden alıntı: eggy13

fetih arkadaşımız baksın buraya biraz



_____________________________

Meclise Başörtülü Milletvekili girdi hemen masalar yumruk vurularak çıkarıldı.Meclise terörist destekçişi pkkvekilleri girdi çıkaramadılar.
ottoman24

 

Mesaj: 2142


 13 Nisan 2008; 13:27:28 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Nasıl üye olabiliriz.Ben de varım.

_____________________________