Tahir efendi bana kelp demiş İltifatı bu sözde zahirdir Malikî benim mezhebim zira İtikadımca kelp tahirdir.
Tahir efendi bana kelp (köpek) demiş. İltifatı bu sözde aşikârdır, bellidir, açıktır. Benim mezhebim Malikîdir. İnancıma göre, Malikî mezhebine göre kelp (köpek) temizdir (Tahir: Temiz).
sanma sakın, herkesi sen sadıkane yar olur herkesi sen, dost mu sandın, belki ol ağyar olur. sadıkane, belki ol alemde bir serdar olur. yar olur, ağyar olur, serdar olur dildar olur.
Yavuz Sultan Selim
-------------------------------------------------
Derdü bela
Gözlerimden aktı deryalar gibi yaşım benim Dostlar ummadık şeyler gördü bu başım benim Ben geda gurbed diarında kalır idim yanlız Olmasa milletü derdü bela yoldaşım benim.
Yavuz Sultan Selim
-------------------------------------------
Şirler Bile
Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek Giryemi füzun eşkımı hun etti felek Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek
II. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu, ilk Belediye Kanunları, ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnameleri hazırlandığı söylenmektedir. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?
Prof Dr. Ahmed Akgündüz
Evet doğrudur. II. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi şüphesiz ki, Bursa, İstanbul ve Edirne İhtisâb Kanunnâmeleridir. Bu kanunnâme, dünyanın en mükemmel ve en geniş belediye kanunu olmakla kalmamakta, aynı zamanda dünyada ilk tüketici haklarını koruyan kanun, ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi, ilk standartlar kanunu, ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Bu kanun, hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de İslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanış tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır.
Biz, her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini, tüketici hakları açısından arz ediyoruz (Maddenin başındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B, Bursa, E Edirne ve İ İstanbul Kanununa işaret etmektedir):
“İ-45. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hubûbât ki; çarşıda ve pazarda vardır, gözedilüb her meslek sahibi teftiş oluna. Eğer terâzûda ve kilede ve arşunda eksük bulunursa, muhtesib (belediye başkanı) haklarından gele.
İ-21. Etmekçiler, standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk işleyeler, eksik ve çiğ olmaya. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa, tabanına let uralar; eksük olursa tahta külâh uralar veyahud para cezası alalar. Ve her etmekçinin elinde iki aylık, en az bir aylık un buluna. Tâ ki, aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. Eğer muhâlefet edecek olurlarsa, cezalandırıla.
İ-4. Eyle olıcak ekmek gâyet eyü ve arı olmak gerekdir.
E-7. Aşcılar bişürdükleri aşı pâk bişüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve iç yağiyle nesne bişürmeyeler. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beş pare olur. Bir akçelik aş alanın aşına bir pâre koyalar. İki pulluk dahi etmek vereler. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar, bu hisâb üzerine vereler. Cemî‘ Edirne'nin aşcıları ittifakiyle teftiş olundı.
İ-38. Ve kile ve arşun ve dirhem gözlenile; eksüği bulunanın hakkından geleler.
İ-5. Un kapanında olan kapan taşlarını, mahkeme kararıyla muhtesib (belediye başkanı) dâim görüb gözede. Tâ ki, hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyân olmaya.
B-74. Ve hamallar na‘lsuz at istihdâm etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye.
E-58. Ve ayağı yaramaz bârgiri işletmeyeler. Ve at ve katır ve eşek ayağını gözedeler ve semerin göreler. Ve ağır yük urmayalar; zira dilsüz canavardır. Her kangısında eksük bulunursa, sâhibine tamam etdüre. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. Ve hammâllar ağır yük urmayalar, ma’kul üzerine ola[1].
İ-40. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Su katılmış olub bulunursa, teşhir edeler veyahud tahta külâh uralar, gezdireler.
İ-29. Kuyumcular, sâde işi dirhemine bir akçe; minekârî işde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe; müşebbek işde miskâline beş akçe ve gümüş düğmeler iriyi ve hurdayı gâyet eyü hâlis işleyeler, bakır koyub işlemeyeler. İşleyenin muhtesib (belediye başkanı) gereği gibi haklarından gele.
İ-33. Ve boyacıları dahi gözedeler, kalb boyamayalar; boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler.
İ-42. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine berâber ola. Ve astar ki, şehirde işlene, sekiz arşun ola, eksük olmaya. Olursa hakkından geleler.
İ-46. Hammâmcılar, hâmmâmları gözedeler, yunmuş ola, ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Usturası keskin ola. Şöyle ki, usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nâzır olan fotaları pâk duta; Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye.
İ-66. Ve dahi hekîmlere ve attârlara ve cerrâhlara, muhtesib (belediye başkanı)in hükmi vardır; görse ve gözetse gerekdir.
İ-24. Bakkallar ve attârlar ve bezzâzlar ve takyeciler, onun on bire satalar, ziyâdeye satmayalar. Ziyâdeye satarlarsa, muhtesib (belediye başkanı) dutub te'dîb ede. Ammâ bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola.
E-194. Berber gözlene; kâfir başın tıraş etdükleri ustura ile Müslüman başın tıraş etmeyeler. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Usturaları keskün ola.
E-195. Tabibler dahi gözlene; bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler, imtihân edeler, kabul etmedikleri kimesneleri men` edeler. Cerrâhlar dahi gözlene; san`atlarında kâmil olalar.
E-196. Değirmenciler gözlene; değirmende tavuk beslemeyeler ki, halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiştirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler.
E-198. Ve câmilerde dilenci tâifesin yürütmeyeler.
İ-70. Ve her san‘atı aydan aya kadı ile teftiş ede ve dahi göre ve gözede. Her kangısı kim ta‘yin olunan narhdan eksük sata, muhtesib (belediye başkanı) hakkından gelüb teşhîr ede.
İ-73. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allâh ü Te‘âlâ yaratmışdır, hepsini de muhtesib (belediye başkanı) görüb gözetse gerekdir, hükmi vardır. Şöyle bileler, her kim muhâlefet ve inâd ederse, itâba ve ikâba müstahak olur
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi eggy13 -- 3 Nisan 2008; 20:37:16 >
Aşağıdaki tüm resimler Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Müziesinde çekilmiştir. Eşyaların kimlere ait olduğu belirtilip, kişiler hakkında kısa bilgiler de eklenmiştir.
Milliyeti: Osmanlı Dönemi: 14. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Sultan Orhan Sultan Orhan (1326-1362)
Osmanlı devletinin kurucusu I.Osman'ın küçük oğludur. Babasının sağlığında sancak beyliği ve komutanlık yaptı. 1324 yılında babası tarafından Bey ilan edildi. Bursa'nın fatihidir. Osmanlı devletinin temel kurumlarının kurucusudur. Dirlik sistemi ile aşiretleri toprağa bağlamayı ve tımarlı sipahi sayısını arttırmayı gözetti. Paralı asker sınıfını oluşturdu. Beylik düzeninden devlet düzenine geçmek yolunda önemli adımlar attı. Ülkeyi Bursa, İzmit, İznik, Gelibolu gibi önemli yerlerin alınması ile genişletti ve Divanı kurdu. Anadolu ve Rumeli'deki fetihlerle devletin kökleşmesini sağlamıştır.
Hüsamettin Paşa adına 1882 yılında dikilen ok menzil taşıdır.
Ağaçtan kesilmiş bir kütük parçasıdır. Silindirik bir formda olup üzerinde H.1132/1716 tarihi ile Darb-ı Hasib Ziya yazısı yer almaktadır.
Sultan III. Selim'e ait, ahşap üzerine yapıştırılmış, kağıt üzerine talik yazı ile yazılmıştır. Üzerinde yine Sultan III. Selim'in bir ok yarışında attığı ok menzilini belirten bir kitabe ile H.1202/1786 tarihi yer almaktadır.
Milliyeti:Türk Ön yüzü kırmızı kadife kumaştandır. Üzerinde baklava motifli deri parçaları, altın ve gümüş simler aplike tekniği ile işlenmiştir. Kenarlarda stilize edilmiş palmetler görülmektedir. Zeminin ortasında büyük bir madalyon ile ortasında küçük bir madalyon ve içinde rozetlerden bir çelenk yer almaktadır. Arka yüzü deridir.
Yay Milliyeti: Türk Dönemi: 19. yüzyıl Kırmızı zemin üzerine birbiri içine girmiş dal ve yaprak motiflerinden oluşan Edirne-kari bezemeler yer almaktadır. Üzerinde yapımcısı Amel-i Salih ve yapım tarihi h.1283/1867 olarak yer almaktadır.
Yay Milliyeti: Türk Dönemi: 19. yüzyıl Ölçüleri: 56 cm Boynuz ve ahşap karışımı yapılmış olup üzeri Edirne-kari denilen bir bezeme tekniği ile süslenmiştir. Kiriş kısmı mevcut değildir.
Tirkeş (Kubur) Deri kaplı bir ok muhafazasıdır. Silindirik formda olup alt kısmı sivridir. Üzerinde taşıma askı kayışı bulunmaktadır. Ağız kısmı yılan derisi kaplıdır.
Ahşap Tirkeş (Kubur) Aşağı doğru daralan dikdörtgenler prizması formundadır. Önyüzü lake tekniği ile bezenmiştir. Bezemeler natüralist bir şekilde işlenmiş sarmaşık dalları ve yaprakları ile tirkeşin alt bölümünden yukarı doğru yükselmektedir. Ağız kısmına yakın bölümde biri açmış diğeri yonca şeklinde iki gül motifi ile bitkisel motifli kompozisyon yer almaktadır.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _HURMACI_ -- 3 Nisan 2008; 22:47:18 >
Zincir Milliyeti: Bizans Dönemi: 15. yüzyıl Ölçüleri: 246 bakla İstanbul'un fethi sırasında Haliç'e gerilen zincirdir. Sarayburnu yakınındaki Saint-Eugene kulesi ile Tophane'deki Mumhane burnunun bulunduğu mahaldeki Galata surlarının arasına gerilmiştir.
Kılıç Milliyeti: Osmanlı Dönemi: 16. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Yavuz Sultan Selim Ölçüleri: 96 cm
Kabza kaplaması ahşaptandır. Üzeri yeşil renk sürüngen derisi ile kaplanmıştır. Balçak bölümü demirden ve üzerinde kazıma tekniği ile yapılmış dal ve yaprak motifler, bezemeler yer almaktadır. Namlu çeliktir. Namlu üzerinde kufi kitabeler ile şemse, rumi, palmet ve lale motiflerinden oluşan bezemeler bulunmaktadır. Bütün yazı ve bezemeler altın tel kakma tekniği ile yapılmıştır.
Yavuz Sultan Selim II. Bayazıd'ın şehzadesidir. Osmanlı egemenliğini Doğu Anadolu, Suriye ve Mısır'a kadar yaymış, Memluk Devletine son vermiş, Mısır'ın fethi ile beraber Halifeliği Osmanlı Devletine getirmiştir. Osmanlı tarihine fetret dönemi olarak geçen ve 1500-1512 tarihleri arasında yaklaşık onbir yıl süren taht kavgasından kardeşlerini yenerek çıkmış ve babasının elinden şaşaalı bir törenle tahtı teslim almıştır. 30 Eylül 1520 tarihinde vefat etmiştir.
Demir At Alın Zırhı Milliyeti: Türk Dönemi: 16. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Yavuz Sultan Selim
Kabza ahşaptan yapılmış olup bir yüzü deri kaplıdır. Balçak kısmının geniş yüzeyleri iki taraflı olarak ajur tekniği ile süslenmiştir. Namlu çelikten yapılmış olup tek ağızlı ve ucu kılağlıdır. Namlunun sağ yüzünde kufi ve sülüs tarzda yazılmış altın kakma kitabe kuşağı yer almaktadır. Kabza zıhları altın yaldızlı geometrik motiflerle süslenmiştir. Kın, ahşap üzeri deri kaplama olup ucu demir kaplamadır. Üzerinde iki tarafı ajur tekniğinde süslenmiş iki adet bilezik ile iki adet taşıma halkası mevcuttur. Milliyeti: Osmanlı Dönemi: 16. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Kanuni Sultan Süleyman Ölçüleri: Kılıç: 93 cm, Kın: 86 cm
Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566)
Yavuz Sultan Selim 'in şehzadesidir. Yükselme devrinin son padişahıdır. Fetihçi bir politika gütmüştür. Onun döneminde bilim, sanat, yönetim ve askerlik alanında başka dönemlerle kıyaslanmayacak kadar büyük bir gelişme olmuştur. Mimar Sinan, Baki, Ebusuud Efendi, Piri Reis, Barbaros Hayrettin Paşa, Sokollu gibi önemli isimler hep onun döneminde yetişmiştir. Yönetimle ilgili düzenlediği yasalar Osmanlı Devleti'nin bir tür anayasası olmuştur. Kanuni sanını yasa koyuculuğundan dolayı almıştır.
Demir At Alın Zırhı Milliyeti: Türk Dönemi: 16. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Kanuni Sultan Süleyman
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _HURMACI_ -- 3 Nisan 2008; 22:49:28 >
Milliyeti: Memluk Dönemi: 13. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Ali bin Necmeddin Eyyub Ölçüleri: 93.5 cm
Çift El Epesi Milliyeti: Alman Dönemi: 14. yüzyıl
Arapça kitabeli Ortaçağ Avrupa kılıçlarından biridir. Haç formu ile klasik bir Ortaçağ kılıcıdır. Kesici gövde üzerindeki Memlük dönemi kitabesi Melik Eşref Şaban Bin Hüseyin (Hicri 770, 1368) adınadır.
Balta
Milliyeti: Memluk Dönemi: 15. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Memluk Sultanı Kayıtbay
Demirden yapılmış olup yarım ay formludur. Üzerinde altın kakma madalyon içerisinde Kayıtbay'ın adı yer almaktadır. Sap kısmı yivli demirdendir.
Sultan Ebu Nasır Kayıtbay Memluk Sultanı Baybars tarafından satın alınan Çerkez asılı bir köledir. Sultan Çakmak tarafından azat edilmiş sonra sarayda çeşitli görevlerde bulunmuştur. Muhafız kuvvetleri komutanlığından sonra Memluk beylerinin de aracılığı ile tahta oturmuştur. Osmanlılara karşı izlediği politika devletinin çöküşünü hızlandırmıştır. Kayıtbay'ın çabalarına rağmen devletin ekonomik ve askeri durumu bozulmuş, yerine oğlu geçmiştir.
Çift El Epesi Milliyeti: Alman Dönemi: 16. yüzyıl sonu
1.90 m. uzunluğundaki boyu ile koleksiyonun en uzun Avrupa kılıcıdır. Ücretli bir grup asker tarafından, piyadelerin uzun mızraklarına karşı kullanılmışlardır. 16. yüzyıl sonlarında sadece alay muhafızlarının seremoni silahı olarak yaşatılmışlardır.
Eğri Kılıç
Milliyeti: İran Dönemi: 16. yüzyıl Kime Ait Olduğu: İran Şahı Abbas Ölçüleri: 96 cm
Kılıç İranlı ünlü kılıç ustası Esetullah'ın yapımıdır. Kabza beyaz kemikten yapılmıştır. Kabza zıhı ve balçak demirden olup üzeri stilize bitkisel ve geometrik motiflerle bezemelidir. Namlu çelik ve üzerinde altın kakma kitabe mevcuttur.
Zülfikar Kılıç
Milliyeti: Arap Dönemi: 16. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Avnillahi Devle Ölçüleri: Kılıç: 100 cm, Kın: 89 cm
Kabza siyah kemikten olup başı kapalı bir hilal şeklindedir. Bir kolu düz, balçağı gümüştür. Zıh demir olup üzerinde altın ve gümüş kakma yazılar vardır. Namlu bir ağızlı olup her iki yüzünde dörder kan oluğu vardır. Namlu gerisinin sağ,sol ve sırtındaki yazılar ve 938 tarihi altın kakmadır. Namlu ucunun 21.5 cm. lik kısmı çatallıdır. Kın tahta üzerine mavi kadife kaplı olup kın başı, halkaları ile iki bilezik ve çamurluğu gümüştür.
Kılıç
Milliyeti: İran Dönemi: 17. yüzyıl Kime Ait Olduğu: İran Şahı tarafından Rus Generaline verilmiştir. Ölçüleri: Kılıç: 87.5 cm, Kın: 80 cm
Kabza, gümüş ve eğik armut başı şeklindedir. Gümüş üzerine kakma, altın yaldızlı motifler ve inci dizileriyle süslüdür. Yuvalarında altı adet mercimek büyüklüğünde, has zümrüt; tepede yine mercimek ve pirinç tanesi büyüklüğünde altmış dört adet has yakut bulunur. Balçak, düz gümüş üzerine altın yaldızlı motif ve inci dizileriyle süslüdür. Üzerinde beyzi açık yeşil 15x13 mm ebadında damarlı bir adet has zümrüt ,mercimek kadar 24 adet has yakut vardır. Namlu tek ağızlı, uç kısmı çift kılağlıdır. İki yüzünün orta kısmında birer kan oluğu ve uç kısmında iki ince kan oluğu vardır. Üzerindeki 1105 rakamı ve süslemeler altın kakma ile işlenmiştir. Kın, tamamı gümüş üzerine altın yaldızlı motiflerle süslüdür. Belirli aralıklarla yerleştirilmiş beyzi şekiller üzerinde zümrüt ve yakutlarla bezenmiştir.
Subay Kılıcı
Milliyeti: Fransız Dönemi: 19. yüzyıl Kime Ait Olduğu: Sultan Abdülmecid
Süvari sınıfının kullandığı kılıçlardandır. Üzerinde bulunan Devlet Arması önemli bir kişi için yapıldığını gösterir.