Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
Cevap: Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Konu Dışı >> Cevap: Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü Sayfa: <<   < önceki  1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 10   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
@lperen

Mesaj: 818


 3 Nisan 2008; 16:49:09 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Nef"i den çok güzel bir taşlama:

Tahir efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Malikî benim mezhebim zira
İtikadımca kelp tahirdir.



Tahir efendi bana kelp (köpek) demiş.
İltifatı bu sözde aşikârdır, bellidir, açıktır.
Benim mezhebim Malikîdir.
İnancıma göre, Malikî mezhebine göre kelp (köpek) temizdir (Tahir: Temiz).


_____________________________

IMZANIZ KURAL DIŞIDIR | | Uymanız gereken imza kurallarını okumak icin tıklayınız.
@lperen

Mesaj: 818


 3 Nisan 2008; 16:57:11 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Yavuz sultan selimden şiirler :


Didâr Olur

sanma sakın, herkesi sen sadıkane yar olur
herkesi sen, dost mu sandın, belki ol ağyar olur.
sadıkane, belki ol alemde bir serdar olur.
yar olur, ağyar olur, serdar olur dildar olur.

Yavuz Sultan Selim



-------------------------------------------------



Derdü bela

Gözlerimden aktı deryalar gibi yaşım benim
Dostlar ummadık şeyler gördü bu başım benim
Ben geda gurbed diarında kalır idim yanlız
Olmasa milletü derdü bela yoldaşım benim.

Yavuz Sultan Selim


-------------------------------------------



Şirler Bile

Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek
Giryemi füzun eşkımı hun etti felek
Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

Yavuz Sultan Selim












_____________________________

IMZANIZ KURAL DIŞIDIR | | Uymanız gereken imza kurallarını okumak icin tıklayınız.
Jan!ssaRy

Mesaj: 371


 3 Nisan 2008; 18:12:21 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

süper paylaşımlar beyler

_____________________________


eggy13

Mesaj: 2781


 3 Nisan 2008; 19:04:28 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

@Jan!ssaRy

tekrar hoşgeldin dostum

_____________________________

eggy13

Mesaj: 2781


 3 Nisan 2008; 20:14:40 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

II. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu, ilk Belediye Kanunları, ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnameleri hazırlandığı söylenmektedir. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?

Prof Dr. Ahmed Akgündüz

Evet doğrudur. II. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi şüphesiz ki, Bursa, İstanbul ve Edirne İhtisâb Kanunnâmeleridir. Bu kanunnâme, dünyanın en mükemmel ve en geniş belediye kanunu olmakla kalmamakta, aynı zamanda dünyada ilk tüketici haklarını koruyan kanun, ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi, ilk standartlar kanunu, ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Bu kanun, hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de İslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanış tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır.

Biz, her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini, tüketici hakları açısından arz ediyoruz (Maddenin başındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B, Bursa, E Edirne ve İ İstanbul Kanununa işaret etmektedir):

“İ-45. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hubûbât ki; çarşıda ve pazarda vardır, gözedilüb her meslek sahibi teftiş oluna. Eğer terâzûda ve kilede ve arşunda eksük bulunursa, muhtesib (belediye başkanı) haklarından gele.

İ-21. Etmekçiler, standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk işleyeler, eksik ve çiğ olmaya. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa, tabanına let uralar; eksük olursa tahta külâh uralar veyahud para cezası alalar. Ve her etmekçinin elinde iki aylık, en az bir aylık un buluna. Tâ ki, aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. Eğer muhâlefet edecek olurlarsa, cezalandırıla.

İ-4. Eyle olıcak ekmek gâyet eyü ve arı olmak gerekdir.

E-7. Aşcılar bişürdükleri aşı pâk bişüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve iç yağiyle nesne bişürmeyeler. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beş pare olur. Bir akçelik aş alanın aşına bir pâre koyalar. İki pulluk dahi etmek vereler. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar, bu hisâb üzerine vereler. Cemî‘ Edirne'nin aşcıları ittifakiyle teftiş olundı.

İ-38. Ve kile ve arşun ve dirhem gözlenile; eksüği bulunanın hakkından geleler.

İ-5. Un kapanında olan kapan taşlarını, mahkeme kararıyla muhtesib (belediye başkanı) dâim görüb gözede. Tâ ki, hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyân olmaya.

B-74. Ve hamallar na‘lsuz at istihdâm etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye.

E-58. Ve ayağı yaramaz bârgiri işletmeyeler. Ve at ve katır ve eşek ayağını gözedeler ve semerin göreler. Ve ağır yük urmayalar; zira dilsüz canavardır. Her kangısında eksük bulunursa, sâhibine tamam etdüre. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. Ve hammâllar ağır yük urmayalar, ma’kul üzerine ola[1].

İ-40. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Su katılmış olub bulunursa, teşhir edeler veyahud tahta külâh uralar, gezdireler.

İ-29. Kuyumcular, sâde işi dirhemine bir akçe; minekârî işde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe; müşebbek işde miskâline beş akçe ve gümüş düğmeler iriyi ve hurdayı gâyet eyü hâlis işleyeler, bakır koyub işlemeyeler. İşleyenin muhtesib (belediye başkanı) gereği gibi haklarından gele.

İ-33. Ve boyacıları dahi gözedeler, kalb boyamayalar; boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler.

İ-42. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine berâber ola. Ve astar ki, şehirde işlene, sekiz arşun ola, eksük olmaya. Olursa hakkından geleler.

İ-46. Hammâmcılar, hâmmâmları gözedeler, yunmuş ola, ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Usturası keskin ola. Şöyle ki, usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nâzır olan fotaları pâk duta; Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye.

İ-66. Ve dahi hekîmlere ve attârlara ve cerrâhlara, muhtesib (belediye başkanı)in hükmi vardır; görse ve gözetse gerekdir.

İ-24. Bakkallar ve attârlar ve bezzâzlar ve takyeciler, onun on bire satalar, ziyâdeye satmayalar. Ziyâdeye satarlarsa, muhtesib (belediye başkanı) dutub te'dîb ede. Ammâ bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola.

E-194. Berber gözlene; kâfir başın tıraş etdükleri ustura ile Müslüman başın tıraş etmeyeler. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Usturaları keskün ola.

E-195. Tabibler dahi gözlene; bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler, imtihân edeler, kabul etmedikleri kimesneleri men` edeler. Cerrâhlar dahi gözlene; san`atlarında kâmil olalar.

E-196. Değirmenciler gözlene; değirmende tavuk beslemeyeler ki, halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiştirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler.

E-198. Ve câmilerde dilenci tâifesin yürütmeyeler.

İ-70. Ve her san‘atı aydan aya kadı ile teftiş ede ve dahi göre ve gözede. Her kangısı kim ta‘yin olunan narhdan eksük sata, muhtesib (belediye başkanı) hakkından gelüb teşhîr ede.

İ-73. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allâh ü Te‘âlâ yaratmışdır, hepsini de muhtesib (belediye başkanı) görüb gözetse gerekdir, hükmi vardır.
Şöyle bileler, her kim muhâlefet ve inâd ederse, itâba ve ikâba müstahak olur


< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi eggy13 -- 3 Nisan 2008; 20:37:16 >


_____________________________

LORDSERKAN

 

Mesaj: 1


 3 Nisan 2008; 20:34:03 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Mehter Marşı İçin
TIKLAYIN
Osmanlı Ekran Koruyucusu İçin Tıklatın

_____________________________

Fahreddin

Mesaj: 2281
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 3 Nisan 2008; 21:42:21 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Osmanlı Devleti'nin arması.



_____________________________

İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
kiminle olduğun önemlidir.
Madde Bağımlılığına "HAYIR"
Çöl Gezer
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 3 Nisan 2008; 22:46:25 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Aşağıdaki tüm resimler Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Müziesinde çekilmiştir. Eşyaların kimlere ait olduğu belirtilip, kişiler hakkında kısa bilgiler de eklenmiştir.


Milliyeti: Osmanlı
Dönemi: 14. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Sultan Orhan
Sultan Orhan (1326-1362)

Osmanlı devletinin kurucusu I.Osman'ın küçük oğludur. Babasının sağlığında sancak beyliği ve komutanlık yaptı. 1324 yılında babası tarafından Bey ilan edildi. Bursa'nın fatihidir. Osmanlı devletinin temel kurumlarının kurucusudur. Dirlik sistemi ile aşiretleri toprağa bağlamayı ve tımarlı sipahi sayısını arttırmayı gözetti. Paralı asker sınıfını oluşturdu. Beylik düzeninden devlet düzenine geçmek yolunda önemli adımlar attı. Ülkeyi Bursa, İzmit, İznik, Gelibolu gibi önemli yerlerin alınması ile genişletti ve Divanı kurdu. Anadolu ve Rumeli'deki fetihlerle devletin kökleşmesini sağlamıştır.


Hüsamettin Paşa adına 1882 yılında dikilen ok menzil taşıdır.


Ağaçtan kesilmiş bir kütük parçasıdır. Silindirik bir formda olup üzerinde H.1132/1716 tarihi ile Darb-ı Hasib Ziya yazısı yer almaktadır.


Sultan III. Selim'e ait, ahşap üzerine yapıştırılmış, kağıt üzerine talik yazı ile yazılmıştır. Üzerinde yine Sultan III. Selim'in bir ok yarışında attığı ok menzilini belirten bir kitabe ile H.1202/1786 tarihi yer almaktadır.


Milliyeti:Türk
Ön yüzü kırmızı kadife kumaştandır. Üzerinde baklava motifli deri parçaları, altın ve gümüş simler aplike tekniği ile işlenmiştir. Kenarlarda stilize edilmiş palmetler görülmektedir. Zeminin ortasında büyük bir madalyon ile ortasında küçük bir madalyon ve içinde rozetlerden bir çelenk yer almaktadır. Arka yüzü deridir.


Yay
Milliyeti: Türk
Dönemi: 19. yüzyıl
Kırmızı zemin üzerine birbiri içine girmiş dal ve yaprak motiflerinden oluşan Edirne-kari bezemeler yer almaktadır. Üzerinde yapımcısı Amel-i Salih ve yapım tarihi h.1283/1867 olarak yer almaktadır.


Yay
Milliyeti: Türk
Dönemi: 19. yüzyıl
Ölçüleri: 56 cm
Boynuz ve ahşap karışımı yapılmış olup üzeri Edirne-kari denilen bir bezeme tekniği ile süslenmiştir. Kiriş kısmı mevcut değildir.


Tirkeş (Kubur)
Deri kaplı bir ok muhafazasıdır. Silindirik formda olup alt kısmı sivridir. Üzerinde taşıma askı kayışı bulunmaktadır. Ağız kısmı yılan derisi kaplıdır.


Ahşap Tirkeş (Kubur)
Aşağı doğru daralan dikdörtgenler prizması formundadır. Önyüzü lake tekniği ile bezenmiştir. Bezemeler natüralist bir şekilde işlenmiş sarmaşık dalları ve yaprakları ile tirkeşin alt bölümünden yukarı doğru yükselmektedir. Ağız kısmına yakın bölümde biri açmış diğeri yonca şeklinde iki gül motifi ile bitkisel motifli kompozisyon yer almaktadır.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _HURMACI_ -- 3 Nisan 2008; 22:47:18 >
Çöl Gezer
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 3 Nisan 2008; 22:49:34 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Zincir
Milliyeti: Bizans
Dönemi: 15. yüzyıl
Ölçüleri: 246 bakla
İstanbul'un fethi sırasında Haliç'e gerilen zincirdir. Sarayburnu yakınındaki Saint-Eugene kulesi ile Tophane'deki Mumhane burnunun bulunduğu mahaldeki Galata surlarının arasına gerilmiştir.


Kılıç
Milliyeti: Osmanlı
Dönemi: 16. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Yavuz Sultan Selim
Ölçüleri: 96 cm


Kabza kaplaması ahşaptandır. Üzeri yeşil renk sürüngen derisi ile kaplanmıştır. Balçak bölümü demirden ve üzerinde kazıma tekniği ile yapılmış dal ve yaprak motifler, bezemeler yer almaktadır. Namlu çeliktir. Namlu üzerinde kufi kitabeler ile şemse, rumi, palmet ve lale motiflerinden oluşan bezemeler bulunmaktadır. Bütün yazı ve bezemeler altın tel kakma tekniği ile yapılmıştır.

Yavuz Sultan Selim

II. Bayazıd'ın şehzadesidir. Osmanlı egemenliğini Doğu Anadolu, Suriye ve Mısır'a kadar yaymış, Memluk Devletine son vermiş, Mısır'ın fethi ile beraber Halifeliği Osmanlı Devletine getirmiştir. Osmanlı tarihine fetret dönemi olarak geçen ve 1500-1512 tarihleri arasında yaklaşık onbir yıl süren taht kavgasından kardeşlerini yenerek çıkmış ve babasının elinden şaşaalı bir törenle tahtı teslim almıştır. 30 Eylül 1520 tarihinde vefat etmiştir.


Demir At Alın Zırhı
Milliyeti: Türk
Dönemi: 16. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Yavuz Sultan Selim


Kabza ahşaptan yapılmış olup bir yüzü deri kaplıdır. Balçak kısmının geniş yüzeyleri iki taraflı olarak ajur tekniği ile süslenmiştir. Namlu çelikten yapılmış olup tek ağızlı ve ucu kılağlıdır. Namlunun sağ yüzünde kufi ve sülüs tarzda yazılmış altın kakma kitabe kuşağı yer almaktadır. Kabza zıhları altın yaldızlı geometrik motiflerle süslenmiştir. Kın, ahşap üzeri deri kaplama olup ucu demir kaplamadır. Üzerinde iki tarafı ajur tekniğinde süslenmiş iki adet bilezik ile iki adet taşıma halkası mevcuttur.

Milliyeti: Osmanlı
Dönemi: 16. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Kanuni Sultan Süleyman
Ölçüleri: Kılıç: 93 cm, Kın: 86 cm

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566)

Yavuz Sultan Selim 'in şehzadesidir. Yükselme devrinin son padişahıdır. Fetihçi bir politika gütmüştür. Onun döneminde bilim, sanat, yönetim ve askerlik alanında başka dönemlerle kıyaslanmayacak kadar büyük bir gelişme olmuştur. Mimar Sinan, Baki, Ebusuud Efendi, Piri Reis, Barbaros Hayrettin Paşa, Sokollu gibi önemli isimler hep onun döneminde yetişmiştir. Yönetimle ilgili düzenlediği yasalar Osmanlı Devleti'nin bir tür anayasası olmuştur. Kanuni sanını yasa koyuculuğundan dolayı almıştır.


Demir At Alın Zırhı
Milliyeti: Türk
Dönemi: 16. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Kanuni Sultan Süleyman





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _HURMACI_ -- 3 Nisan 2008; 22:49:28 >
Çöl Gezer
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 3 Nisan 2008; 22:51:56 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Milliyeti: Memluk
Dönemi: 13. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Ali bin Necmeddin Eyyub
Ölçüleri: 93.5 cm


Çift El Epesi
Milliyeti: Alman
Dönemi: 14. yüzyıl

Arapça kitabeli Ortaçağ Avrupa kılıçlarından biridir. Haç formu ile klasik bir Ortaçağ kılıcıdır. Kesici gövde üzerindeki Memlük dönemi kitabesi Melik Eşref Şaban Bin Hüseyin (Hicri 770, 1368) adınadır.


Balta

Milliyeti: Memluk
Dönemi: 15. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Memluk Sultanı Kayıtbay

Demirden yapılmış olup yarım ay formludur. Üzerinde altın kakma madalyon içerisinde Kayıtbay'ın adı yer almaktadır. Sap kısmı yivli demirdendir.

Sultan Ebu Nasır Kayıtbay
Memluk Sultanı Baybars tarafından satın alınan Çerkez asılı bir köledir. Sultan Çakmak tarafından azat edilmiş sonra sarayda çeşitli görevlerde bulunmuştur. Muhafız kuvvetleri komutanlığından sonra Memluk beylerinin de aracılığı ile tahta oturmuştur. Osmanlılara karşı izlediği politika devletinin çöküşünü hızlandırmıştır. Kayıtbay'ın çabalarına rağmen devletin ekonomik ve askeri durumu bozulmuş, yerine oğlu geçmiştir.


Çift El Epesi
Milliyeti: Alman
Dönemi: 16. yüzyıl sonu

1.90 m. uzunluğundaki boyu ile koleksiyonun en uzun Avrupa kılıcıdır. Ücretli bir grup asker tarafından, piyadelerin uzun mızraklarına karşı kullanılmışlardır. 16. yüzyıl sonlarında sadece alay muhafızlarının seremoni silahı olarak yaşatılmışlardır.


Eğri Kılıç

Milliyeti: İran
Dönemi: 16. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: İran Şahı Abbas
Ölçüleri: 96 cm

Kılıç İranlı ünlü kılıç ustası Esetullah'ın yapımıdır. Kabza beyaz kemikten yapılmıştır. Kabza zıhı ve balçak demirden olup üzeri stilize bitkisel ve geometrik motiflerle bezemelidir. Namlu çelik ve üzerinde altın kakma kitabe mevcuttur.


Zülfikar Kılıç

Milliyeti: Arap
Dönemi: 16. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Avnillahi Devle
Ölçüleri: Kılıç: 100 cm, Kın: 89 cm

Kabza siyah kemikten olup başı kapalı bir hilal şeklindedir. Bir kolu düz, balçağı gümüştür. Zıh demir olup üzerinde altın ve gümüş kakma yazılar vardır. Namlu bir ağızlı olup her iki yüzünde dörder kan oluğu vardır. Namlu gerisinin sağ,sol ve sırtındaki yazılar ve 938 tarihi altın kakmadır. Namlu ucunun 21.5 cm. lik kısmı çatallıdır. Kın tahta üzerine mavi kadife kaplı olup kın başı, halkaları ile iki bilezik ve çamurluğu gümüştür.


Kılıç

Milliyeti: İran
Dönemi: 17. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: İran Şahı tarafından Rus Generaline verilmiştir.
Ölçüleri: Kılıç: 87.5 cm, Kın: 80 cm

Kabza, gümüş ve eğik armut başı şeklindedir. Gümüş üzerine kakma, altın yaldızlı motifler ve inci dizileriyle süslüdür. Yuvalarında altı adet mercimek büyüklüğünde, has zümrüt; tepede yine mercimek ve pirinç tanesi büyüklüğünde altmış dört adet has yakut bulunur. Balçak, düz gümüş üzerine altın yaldızlı motif ve inci dizileriyle süslüdür. Üzerinde beyzi açık yeşil 15x13 mm ebadında damarlı bir adet has zümrüt ,mercimek kadar 24 adet has yakut vardır. Namlu tek ağızlı, uç kısmı çift kılağlıdır. İki yüzünün orta kısmında birer kan oluğu ve uç kısmında iki ince kan oluğu vardır. Üzerindeki 1105 rakamı ve süslemeler altın kakma ile işlenmiştir. Kın, tamamı gümüş üzerine altın yaldızlı motiflerle süslüdür. Belirli aralıklarla yerleştirilmiş beyzi şekiller üzerinde zümrüt ve yakutlarla bezenmiştir.


Subay Kılıcı

Milliyeti: Fransız
Dönemi: 19. yüzyıl
Kime Ait Olduğu: Sultan Abdülmecid

Süvari sınıfının kullandığı kılıçlardandır. Üzerinde bulunan Devlet Arması önemli bir kişi için yapıldığını gösterir.

Çöl Gezer
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.

 3 Nisan 2008; 22:54:18