Aslında haklısınız üst konulara ilginin cok yogun oldugu söylenemez.
Görüyoruz üst konu oldugu halde aynı konudan defalarca acılıyor.
Fakat bu kadar degerli bilginin arka sayfalarda kalıp zamanla yok olmasından korkuyorum
quote:
Orijinalden alıntı: O.B.K
quote:
Orijinalden alıntı: Mervegül
Yaklaşık 18 sayfadı genel bilgiler otomotiv bölümündeki üniversite ögrencilerine ders diye okutulmalı bence.Otomobil kullanmak sanıldıgı kadar basit bir olay degil.Obk ve bu konudaki diger bilgi birikimi yüksek arkadaşlara teşekkürü borc bilirim.Konunun üst konu olması bu bilgilere daha fazla insanın ulaşmasını saglayacaktır.
Rica ederim.
Başlığın üst konu olması konusunda açıkcası ben de ısrarcı değilim. Hem sayfada daha küçük yer alacak, hem de daha az ilgi çekecek. Şimdiki haliyle başlığa yeni bir soru veya bilgi girildiğinde üstte görünen başlıkta yeni birşeyler olduğu daha rahat farkediliyor diye düşünüyorum. Üst konular daha çok takipten uzak, yeni bilgi girişi nadir olan konular.
Tabi bunlar benim düşüncelerim. Siz daha rahat istifade ederiz diyorsanız, yönetim de uygun görürse üst konu da yapılabilinir.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Mervegül -- 26 Ekim 2009; 14:53:22 >
O.B.K. üstadım, görüşleriniz ve paylaştığın bilgiler için tekrar teşekkür etmek isterim.. Yağ konusu ile ilgili olarak , belki gereksiz yere hassas davranıyor olabilirim ama inanın okuduğum makaleler vs.. bende inanılmaz bir baskı oluşturdu. İşin içinden çıkabilmek için tecrübe ve bilgi donanımınız ile size güvenebildiğim için bu konudaki görüşünüzle içim rahatlasın istiyorum.. Sonuç olarak 5w30 sentetik karışımdan 5w-40 tam sentetik yağa geçiş yapmak çok da büyük bir problem oluşturmayacak kanaatindemisiniz? Sonuç olarak 25 birimlik viskozite aralığından 35 lik birime atlamış olmak motor için yeni bir rodaj tarzında etkili midir ? Yoksa bu kadar pimpiriklenmem yersiz mi dersiniz ?? Cevabınız için şimdiden teşekkürler..
O.B.K. üstadım, görüşleriniz ve paylaştığın bilgiler için tekrar teşekkür etmek isterim.. Yağ konusu ile ilgili olarak , belki gereksiz yere hassas davranıyor olabilirim ama inanın okuduğum makaleler vs.. bende inanılmaz bir baskı oluşturdu. İşin içinden çıkabilmek için tecrübe ve bilgi donanımınız ile size güvenebildiğim için bu konudaki görüşünüzle içim rahatlasın istiyorum.. Sonuç olarak 5w30 sentetik karışımdan 5w-40 tam sentetik yağa geçiş yapmak çok da büyük bir problem oluşturmayacak kanaatindemisiniz? Sonuç olarak 25 birimlik viskozite aralığından 35 lik birime atlamış olmak motor için yeni bir rodaj tarzında etkili midir ? Yoksa bu kadar pimpiriklenmem yersiz mi dersiniz ?? Cevabınız için şimdiden teşekkürler..
Bana 0w-30 tam sentetik yağ kullanayım mı diye sorsaydınız biraz tereddüt ederdim ve size alternatif olarak 5w-40 ı sunardım. Ama 5w-40 zaten özellikle turbo dizel araçlar için üretilen bir viskozitedir. Aşağıda castrol edge 5w-40 turbo diesel'in linkini veriyorum.
Elimde ford klavuzu var. Ford'un 1.6 TDci motor için yağ spesifikasyonuna baktım. Ve üstteki linkteki castrol teknik detaylarda belirtilen yağ normunun daha üstün bir ford spesifikasyonunu sağlandığını gördüm. Ford'un önerdiği WSS-M2C913-B, üstteki yağın sağladığı ise Ford WSS-M2C917-A. Elimdeki teknik döküman biraz eski. Daha yeni bir dökümanda muhtemelen Ford WSS-M2C917-A yazacaktır. Ama genel olarak daha büyük sayısal değer küçük olanı da kapsar.
Castrol'den link verdim diye ille de castrol olacak demiyorum. Diğer markaların da benzer viskozitelerini kullanabilirsiniz. Örneğin mobil1 0w-40 da üstün bir yağdır.
5w-40 tam sentetik yağı gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Yaklaşık 18 sayfadı genel bilgiler otomotiv bölümündeki üniversite ögrencilerine ders diye okutulmalı bence.Otomobil kullanmak sanıldıgı kadar basit bir olay degil.Obk ve bu konudaki diger bilgi birikimi yüksek arkadaşlara teşekkürü borc bilirim.Konunun üst konu olması bu bilgilere daha fazla insanın ulaşmasını saglayacaktır.
quote:
Orijinalden alıntı: Kemal Fırat
quote:
Orijinalden alıntı: Mervegül
Şu konuyu üst konu yapmadılar.Nerde bu dh adminleri.Ne iş yapıyorlar?
Şikâyetiniz başarıyla iletildi
Bu mesajın devamındaki url'yi kullanarak şikayetinizin durumunu kontrol edebilirsiniz.
Ayrıca her zaman yukardaki şikayet kısmından son durumu görebilirsiniz. ticket.asp?rid=344274
Pencereyi kapa ?
Konuyu bölüm yetkilisi arkadaşımız ile değerlendirip gerekeni en kısa sürede yapacağız.
obk ustam benimn araba 96 bin oldu.acaba carbon clean gerekirmi?ya da kaç binde yapılmalı?herşeyden ötesi carbon clean bir işe yarıyor mu?teşekkürler...
obk ustam benimn araba 96 bin oldu.acaba carbon clean gerekirmi?ya da kaç binde yapılmalı?herşeyden ötesi carbon clean bir işe yarıyor mu?teşekkürler...
Üstat, çok kez, carbon clean'i önermediğini söyledi. Yazılanları biraz okuyup, sürekli sorulan soruları tekrarlamayalım ki hocamız bizden bıkıp kaçmasın.
benim şöyle bir önerim var. Soru cevaplar toparlansın, aradaki teşekkür mesajları kaldırılsın. Tamamen sıkça sorulan sorular bölümü haline getirelim.
Sürekli soru geleceği için öyle birşey yapsak bile sürekli güncellemek gerekir, o da sürekli iş. Bence böyle devam edelim, sorulacak herşey sorulduktan sonra boş zamanımızda toparlar koyarız bütün soru ve cevapları ilk sayfaya.
şu anlamda söyledim. Carbon Clean olayı 70 kere soruldu. Bu tarz bi toparlama işi olursa adam önce bi anasayfaya bakmayı akıl eder en azından. Başlık da değiştirilir. Neyse ben devamlı burdayım ztn. benim için her yol bağdat...
Sanmıyorum gelip soru soranların ilk sayfaya baktıklarını zira ilk sayfada açıklanan şeyler de sürekli soruluyor.
Bu arada OBK hocam;
Motorda kayıp enerji olarak havaya salınan ısı enerjisini bir yolla tekrar motora enerji olarak göndermenin bir yolu olamaz mı?
Örneğin araçlardaki su soğutma sistemlerindeki motoru soğutmaya yarayan su motordan dönerken ısınıyor ve radyatörde soğutuluyor diye biliyorum. Bu sistemi radyatöre bağlamadan önce buhar gücüyle çalışan minik bir motor yada kompressöre çevirerek tekrar kranka versek, aracın yakıt tüketimini ve performansını olumlu yolda etkilemez mi?
Sanmıyorum gelip soru soranların ilk sayfaya baktıklarını zira ilk sayfada açıklanan şeyler de sürekli soruluyor.
Bu arada OBK hocam;
Motorda kayıp enerji olarak havaya salınan ısı enerjisini bir yolla tekrar motora enerji olarak göndermenin bir yolu olamaz mı?
Örneğin araçlardaki su soğutma sistemlerindeki motoru soğutmaya yarayan su motordan dönerken ısınıyor ve radyatörde soğutuluyor diye biliyorum. Bu sistemi radyatöre bağlamadan önce buhar gücüyle çalışan minik bir motor yada kompressöre çevirerek tekrar kranka versek, aracın yakıt tüketimini ve performansını olumlu yolda etkilemez mi?
Sanmıyorum gelip soru soranların ilk sayfaya baktıklarını zira ilk sayfada açıklanan şeyler de sürekli soruluyor.
Bu arada OBK hocam;
Motorda kayıp enerji olarak havaya salınan ısı enerjisini bir yolla tekrar motora enerji olarak göndermenin bir yolu olamaz mı?
Örneğin araçlardaki su soğutma sistemlerindeki motoru soğutmaya yarayan su motordan dönerken ısınıyor ve radyatörde soğutuluyor diye biliyorum. Bu sistemi radyatöre bağlamadan önce buhar gücüyle çalışan minik bir motor yada kompressöre çevirerek tekrar kranka versek, aracın yakıt tüketimini ve performansını olumlu yolda etkilemez mi?
Aslında bence bu tür parçalar Türkiye'de LPG kiti gibi üretilip sonradan araca yerleştirilebilir ve yakıt tüketimi düşürülebilir diye düşünüyorum.
BMW'nin ne düşündüğünü tam olarak bilemeyiz ama dediğim gibi bir kompressöre çevrilip kranka bağlansa, motorun üstlendiği hareket ettirme direnci azalıp yakıt tüketimi düşecektir diye düşünüyorum.
Aynı zamanda hibrit araçlarda uygulanan frenden güç elde etme sistemi de pekala aynı mantıkla standart araçlara uygulanabilir.
Bu tür önlemlerin benim bile aklıma lise yıllarında gelip de otomobil üreticilerinin aklına gelmemiş olması bence ihtimal dışı. Otomobil üreticilerinin enerji piyasasındaki büyük şirketlerle sıkı bağları var anlaşılan.
hocam akıllarına gelmiştir zaten. Adam bu kadar teknoloji üretiyor. Senin virajda savrulmaman için 50 tane sistem üretiyor. Alfabede üç harfli kombinasyon kalmadı nerdeyse ama yakıt tüketimini düşüremiyor öylemi?
ingiltere ford'da çalışan bi tanıdık, bu tarz yakıtla ilgili gelişmelerin zaten yapıldığını ama bunların patentlerinin araplar tarafından hemen satın alındığını söyledi. Belki de arapların kendilerine özel üretim toyota yaptırmaları da bundandır. Bilemeyiz...
arkadaşlar merhaba sizlere bir sorunumu paylaşmak istiyorum yaklaşık 5 ay önce astra aldım şuan 11 000 km deyim benim araç birinci vites hariç diger vitesler kullanırken bir sarsıntı oluyor biraz daha açık anlatmaya çalışim örnegin şehir içinde kullanır ken ikinci viteste gidiyorum buyaklaşık ikibindevrin birüstü ikibin ikiyüz ikibin beyüz devir arasında önümdeki araç yavaşlıyor ben ayagımı gazdan çekiyorum bu arada devrim ikibinin biraz altına düşüyor bu bin beşyüz veya bin seküzyüz odevirde gaza bastıgım an bir sarsılyor biran gaz yemiyor geridüzeliyor anlık saliselik bir durum birkaç kişiye sordum turbo lag dediler ama daha öncede dizel araç kullandım böyle bir sorun görmedim bana yardımcı olursanız memmun olurum iyi akşamlar
Mesela araç yokuşa gelip durduğunda, yokuş da dik bir yokuş olsun, aracı 1. vitesten 2. vitese atmak için biraz devirin yükselmesi gerekiyor. Yani birinci viteste 3000 devire gelmeden 2'ye atarsak, vites değiştirirken araç yokuşta olduğundan hız kaybederek, 2. vitese geçtiğimizde devir çok düşmüş oluyor ve araba çekmiyor haliyle.
Bu gibi durumda 1. viteste 3000 devirlere çıkmak şanzımana yüksek tork sebebiyle bir zarar verir mi? Bu zarar 1. viteste deviri yükseltirken yavaş ivmelenerek en aza indirilebilir mi? Tavsiyeleriniz nelerdir?
Böyle bir durumla pek karşılaşmıyorum ama 1. viteste yine de pek zorlamamaya çalışıyorum aracı, bilgilenmek için sordum.
Mesela araç yokuşa gelip durduğunda, yokuş da dik bir yokuş olsun, aracı 1. vitesten 2. vitese atmak için biraz devirin yükselmesi gerekiyor. Yani birinci viteste 3000 devire gelmeden 2'ye atarsak, vites değiştirirken araç yokuşta olduğundan hız kaybederek, 2. vitese geçtiğimizde devir çok düşmüş oluyor ve araba çekmiyor haliyle.
Bu gibi durumda 1. viteste 3000 devirlere çıkmak şanzımana yüksek tork sebebiyle bir zarar verir mi? Bu zarar 1. viteste deviri yükseltirken yavaş ivmelenerek en aza indirilebilir mi? Tavsiyeleriniz nelerdir?
Böyle bir durumla pek karşılaşmıyorum ama 1. viteste yine de pek zorlamamaya çalışıyorum aracı, bilgilenmek için sordum.
Teşekkürler.
Hocam düşük devirde vites yükseltip motoru zorlamaktansa biraz devir çevirmekte zarar yoktur. Şanzıman motorun ürettiği torka dayanıklı üretilir. Ama vurdurarak, aniden yapılan sert vites geçişleri bazen şanzımana motorun ürettiği torkun etkisinden fazla yük bindirebilir. Vites geçişinde yumuşak davranırsanız bir sıkıntı olmaz.
arkadaşlar merhaba sizlere bir sorunumu paylaşmak istiyorum yaklaşık 5 ay önce astra aldım şuan 11 000 km deyim benim araç birinci vites hariç diger vitesler kullanırken bir sarsıntı oluyor biraz daha açık anlatmaya çalışim örnegin şehir içinde kullanır ken ikinci viteste gidiyorum buyaklaşık ikibindevrin birüstü ikibin ikiyüz ikibin beyüz devir arasında önümdeki araç yavaşlıyor ben ayagımı gazdan çekiyorum bu arada devrim ikibinin biraz altına düşüyor bu bin beşyüz veya bin seküzyüz odevirde gaza bastıgım an bir sarsılyor biran gaz yemiyor geridüzeliyor anlık saliselik bir durum birkaç kişiye sordum turbo lag dediler ama daha öncede dizel araç kullandım böyle bir sorun görmedim bana yardımcı olursanız memmun olurum iyi akşamlar
Küçük hacimli turboşarjlı dizel motorlarda bahsettiğiniz devir aralığında geç toparlama, turbolag daha fazladır.
Birinci viteste şanzıman dişli oranının da etkisiyle bunu daha az hissedersiniz. Çünkü motor bu devir bandını kısa sürede geçer.
kışın mazotun donmamasi için neler yapmak gerekir acaba araçlarımızda?
Merhaba.
Kışın satılan eurodizeller içeriğinde zaten donmaya karşı ilave katkı içerirler. Çoğu eurodizel -20-25 C'ye kadar donmaz. İlave katkı kullanılmasına gerek yoktur.
Donmaya sebep olan en büyük etken kalitesiz yakıt içindeki sudur. Güvendiğiniz istasyonlardan eurodizel alırsanız böyle bir sorunu yaşama ihtimaliniz çok düşük olur.
Daha soğuk biryerde yaşıyorsanız, eskiden gazyağı gibi farklı mazot inceltme teknikleri uygulanırdı. Ancak euro motorlarda artık sadece bu iş için özel katkılar kullanılabiliyor. Tavsiye olarak Würth'ün kışlık mazot katkısını önerebilirim. Double-up gibi birçok firmanın da benzer ürünleri var. Denemedim. Ama genelde içeriği yakın oluyor.
benim aracım symbol 1.5 dci.. aracı stop ettiğimde bi sarsılma oluyor bu neden olabilir sizce bir sorun mudur? birde araç rolantideyken bi uğultu geliyor sanırım direksiyondan geliyor çünkü direksiyonu çevirdiğimde ses değişiyor hidrolik sıvısıyla bi alakası var mıdır?
Sayın O.B.K hocam, size bir soru soracağım, benim aracım Wv caddy Tdı, şuan içindeki yağ Castrol Magnatec 10/40 yarı sentetik, bu yağın değişim zamanına az kaldı...Bir dahaki yağ değişimine Mobil 5/30 ful sentetik kattırsam olurmu? diğeri olan 5/40 ve edge markalarını bulamadım(küçük bir ilçede ikamet etmemden dolayı)...Yoksa 10/40 la devammı ediyim.
_____________________________
EVİMDEKİ PC=Anakart ASUS P5Q-SE CPU: İntel 7200 2.53ghz.ddr2 800mhz.3.0gb. 250gb.Sata2 NCQ 16mb.Samsung-Sapphire HD3850 512 XP Home SP3 32bit-Samsung DVD-RW İŞYERİMDEKİ PC= ASUS/P5VD2-VM LGA 775, İntel-E4400 c2d 2.0ghz, ddr2-667/1024*2, Sapphıre HD2600pro DDR3 256mb.128bit AVİVO-16X, PSU ASUS 450Wat. WDHdd-80gb. LG/Dvd-rw
benim aracım symbol 1.5 dci.. aracı stop ettiğimde bi sarsılma oluyor bu neden olabilir sizce bir sorun mudur? birde araç rolantideyken bi uğultu geliyor sanırım direksiyondan geliyor çünkü direksiyonu çevirdiğimde ses değişiyor hidrolik sıvısıyla bi alakası var mıdır?
şimdiden teşekkürler...
Stopta sarsıntı dizel araçların çoğunda olur. Ayrıca zamanla kurum oluşmuşsa bu da sarsıntıyı artırır. Veya enjektör işeme tabir edilen şekilde yakıt kaçırıyorsa da kontak kapanınca bir miktar yakıt kaçırır ve bu sarsıntı yapar. Ama söylediğim gibi, çoğu dizelde stop anında az bir miktar sarsıntı normaldir. Sarsıntının fazla olduğunu düşünüyorsanız bir ustanın durumu görmesinde fayda var.
Uğultu direksiyon pompası ve kutusundan gelir. Hidrolik seviyesini kontrol edin. Eksikse tamamlayın ve neden eksildiğini araştırın. Kesinlikle eksik hidrolikle çalıştırmayın, yoksa pompa ve direksiyon kutusu da zamanla bozulur.
OBK ustam aynı sıkıntı benım aractadada var arac rolantıdeyken sınyal sesı gıbı ses gelıyor ılk aracım sıfırkende vardı normal demıslerdı ama dıreksıyonu saga sola cevırınce ses artıyor bırde dıye aracı stop ettırıp çakmaklıgı calıstırmak ıcın kontagı yarım kontak yapıp acınca ses devam edıyor. ama yoldan geldım kontagı kapattım 10 dakıka sonra yarım kontak yaptım ses gelmıyor ARAÇ 2008 1.5 DCİ KANGO 39 BIN KM DE bırde dıger arakdasa dreksıyon hıdrolıgı eksıkse nıye eksıldıgını arastırın demıssınız sıfır bır arac kac bın km de eksıltır hıdrolıgı.....yada eksıltme nedenlerı nelerdır
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi xvet -- 4 Kasım 2009; 13:42:30 >
OBK ustam aynı sıkıntı benım aractadada var arac rolantıdeyken sınyal sesı gıbı ses gelıyor ılk aracım sıfırkende vardı normal demıslerdı ama dıreksıyonu saga sola cevırınce ses artıyor bırde dıye aracı stop ettırıp çakmaklıgı calıstırmak ıcın kontagı yarım kontak yapıp acınca ses devam edıyor. ama yoldan geldım kontagı kapattım 10 dakıka sonra yarım kontak yaptım ses gelmıyor ARAÇ 2008 1.5 DCİ KANGO 39 BIN KM DE bırde dıger arakdasa dreksıyon hıdrolıgı eksıkse nıye eksıldıgını arastırın demıssınız sıfır bır arac kac bın km de eksıltır hıdrolıgı.....yada eksıltme nedenlerı nelerdır
Direksiyon hidroliği eksiltme nedeni kaçaktır. Sistem kapalıdevre çalışır. Kaçak olmazsa eksilmez. Pompadan, basınç hortumundan, rekorlardan veya direksiyon kutusundan kaçırabilir. Hidrolik kutusundan seviyeyi kontrol ettiğinizde eksilme yoksa kaçırmıyordur.
Sizin aracınızdaki sinyal sesine benzettiğiniz ses direksiyon sesi değil. Zaten motor çalışmazken, kontak açıkken de geliyormuş. Sadece araç çalışırken geliyor deseydiniz yüksek basınç pompasının sürekliliğinden kaynaklı bir ses ve normal derdim. Ama motor çalışmazken, kontak açıkken de geldiğine göre muhtemelen pozisyon sensörü, check-valfler veya railden geliyordur. Common-rail yüksek basıncıyla ilişkilendiriyorum ben. Ve bence de normal bir ses. Direksiyonu çevirdiğinizde sesin çok hafiften değişmesi de rölantinin değişmesiyle alakalı olabilir. Tabi tüm bunları direksiyonunuzun elektro-servo olmadığını düşünerek yazıyorum. Ben dCi motorlarda hidrolik direksiyon var diye biliyorum ama aksi ise servodan da bu ses gelir.
kia cerato aracımı calıstırırken uyarı lambalrında 3unun sonmesini beklemem gerekiyo bugun sonmeden calıstırdım ve bi kac saniye bi ses geldi cızırtı gibi cok bir zararı olur mu?
kia cerato aracımı calıstırırken uyarı lambalrında 3unun sonmesini beklemem gerekiyo bugun sonmeden calıstırdım ve bi kac saniye bi ses geldi cızırtı gibi cok bir zararı olur mu?
Sesin nereden geldiğini ayrıntılı tarif etmediğiniz için anlayamadım fakat sorun olacağını sanmam.
Testler ve ısıtma bujisi akım çekerken marşa basmak araçta voltaj değerini fazlaca dalgalandırır. Bu dalgalanma elektronik sistemlerin, özellikle de test esnasında yanlış değerler okumasına sebep olabilir.
Tavsiyem testler bittikten, yani sistemlerin kontrol ışıkları söndükten ve ısıtma bujisi ışığı söndükten sonra marşa başmanızdır.
Bir kereden bir sıkıntı olacağını ummuyorum. Olsaydı zaten uyarılardan anlardınız. Mekanik bir sıkıntı olması zaten çok zor. En fazla ısıtma bujisini beklemediğiniz için motor zor çalışır o kadar...
kia cerato aracımı calıstırırken uyarı lambalrında 3unun sonmesini beklemem gerekiyo bugun sonmeden calıstırdım ve bi kac saniye bi ses geldi cızırtı gibi cok bir zararı olur mu?
Sesin nereden geldiğini ayrıntılı tarif etmediğiniz için anlayamadım fakat sorun olacağını sanmam.
Testler ve ısıtma bujisi akım çekerken marşa basmak araçta voltaj değerini fazlaca dalgalandırır. Bu dalgalanma elektronik sistemlerin, özellikle de test esnasında yanlış değerler okumasına sebep olabilir.
Tavsiyem testler bittikten, yani sistemlerin kontrol ışıkları söndükten ve ısıtma bujisi ışığı söndükten sonra marşa başmanızdır.
Bir kereden bir sıkıntı olacağını ummuyorum. Olsaydı zaten uyarılardan anlardınız. Mekanik bir sıkıntı olması zaten çok zor. En fazla ısıtma bujisini beklemediğiniz için motor zor çalışır o kadar...
Kolay gelsin...
Hocam ben o ışıklardan sadece ısıtma bujisi ışığının sönmesini bekliyorum. Çünkü hepsinin sönmesini beklersem ısıtma bujisi bu arada soğumuş olmuyor mu? Aracın kitapçığında yazan şey ısıtma bujisinin ışığı söndükten sonra 1-2 saniye içinde aracın çalıştırılması gerektiğiydi, bu süre içinde çalıştırılmazsa kontağın kapatılıp tekrar açılması ve ısıtma bujisinin tekrar kızdırılması gerektiğiydi.
Yani bütün ışıkların sönmesini beklesem bu sefer ısıtma bujisi soğumuş olacak (ısınıp soğuyan birşey olduğunu düşündüm isimden dolayı) ve kontağı tekrar açıp kapatmam gerekecek ve teorik olarak aracı hiçbir zaman çalıştıramayacağım
benim araçta (ocak ayında almıştım) bu ısıtma uyarısına çok dikkat ediyodum. bir ilk dizelimdi. O aylarda bile zaten görünüp kayboluyor hemen. 1-2 kere kontağı yarım yapıp bişeler baktım, sonra kapattım, biraz sonra tekrar yarım yaptığımda ilkine göre daha kısa sürede söndü. Yani soğuyorsa da öyle çok çabuk olmuyor.
kia cerato aracımı calıstırırken uyarı lambalrında 3unun sonmesini beklemem gerekiyo bugun sonmeden calıstırdım ve bi kac saniye bi ses geldi cızırtı gibi cok bir zararı olur mu?
Sesin nereden geldiğini ayrıntılı tarif etmediğiniz için anlayamadım fakat sorun olacağını sanmam.
Testler ve ısıtma bujisi akım çekerken marşa basmak araçta voltaj değerini fazlaca dalgalandırır. Bu dalgalanma elektronik sistemlerin, özellikle de test esnasında yanlış değerler okumasına sebep olabilir.
Tavsiyem testler bittikten, yani sistemlerin kontrol ışıkları söndükten ve ısıtma bujisi ışığı söndükten sonra marşa başmanızdır.
Bir kereden bir sıkıntı olacağını ummuyorum. Olsaydı zaten uyarılardan anlardınız. Mekanik bir sıkıntı olması zaten çok zor. En fazla ısıtma bujisini beklemediğiniz için motor zor çalışır o kadar...
Kolay gelsin...
Hocam ben o ışıklardan sadece ısıtma bujisi ışığının sönmesini bekliyorum. Çünkü hepsinin sönmesini beklersem ısıtma bujisi bu arada soğumuş olmuyor mu? Aracın kitapçığında yazan şey ısıtma bujisinin ışığı söndükten sonra 1-2 saniye içinde aracın çalıştırılması gerektiğiydi, bu süre içinde çalıştırılmazsa kontağın kapatılıp tekrar açılması ve ısıtma bujisinin tekrar kızdırılması gerektiğiydi.
Yani bütün ışıkların sönmesini beklesem bu sefer ısıtma bujisi soğumuş olacak (ısınıp soğuyan birşey olduğunu düşündüm isimden dolayı) ve kontağı tekrar açıp kapatmam gerekecek ve teorik olarak aracı hiçbir zaman çalıştıramayacağım
Eğer ısıtma bujisinin sönmesi ile diğer kontroller arasında çok far varsa ısıtma bujisinden hemen sonra marşa basın.
Yeni araçlarda ısıtma bujileri yapıları gereği çok kısa sürede yeterli sıcaklığa ulaşırlar. Isıyı odacıktaki havaya verdikleri için de hemen marşa basılmasa da uzun süre beklenmediği sürece araç yine düzgün çalışır.
Diğer kontroller ile ısıtma bujisinin sönmesi arasında uzun süre yoksa 1-2sn diğer kontroller beklenebilir. Isıtma bujisi söndükten sonra diğer ışıkların sönmesi uzun sürüyorsa marşa ısıtma bujisinden hemen sonra basılabilir.
Isıtma bujisinin erken veya geç sönmesi bujinin yapısıyla ve teknolijisiyle alakalıdır. Yeni ve teknolojik bujiler daha kısa sürede daha yüksek ısılara ulaşır.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi O.B.K -- 4 Kasım 2009; 16:58:30 >
Şimdi bu testlerin tamamen sönmesini beklemeye gerek yok heralde. Eğer bi sıkıntı varsa, diyelim ABS bozuldu. Onun ışığı yanık kalır sanırım.
Niye derseniz, Megane'larda kart sistemi var ve düğmeyle çalışıyor biliyorsunuz. Star dediğiniz anda, ısıtma olayı bitince, test ışıkları yanarken çalıştırıyor aracı. Bunun bi sakıncası olsa Renault böyle yapmaz bekletirdi sonuçta...
Hatta ben bu şekli bilmeyip arkadaşımı uyarmıştım. Olum niye hemen çalıştırıyosun beklsene ışıkları diye. O da bana demiştiki, ben sadece düğmeye basıyorum, o kendi çalışıyo
Hocam benim Clio3'te ısıtma şimgesi 1sn görünüyo görünmüyo. Hatta o kadar kısaki şeklinin bile nasıl olduğu aklımda yok şu an.
Ondan sonra diğer testlerin kapanmasını bekliyorum ben. Bu ısıtmanın sonradan sönmesi araçtan araca değişiklik gösteren birşey mi ki?
Yeni araçlarda ısıtma bujisi çok kısa yanar. Hatta sizin de söylediğiniz gibi birçok kişi ısıtma bujisi işaretini hatırlamaz bile.
Ama öyle hemen de geri soğumaz. 1-2sn içinde diğeer kontroller de bitiyorsa diğer kontroller de beklenebilir.
Isıtma bujisinden hemen sonra çalıştırmak bir hata değil. Sadece diğer ışıkların da sönmesini beklemek bir tedbirdir.
Kolay gelsin...
Hocam benim buji ısıtma ışığının sönmesi şu hava koşullarında 5-7 saniye arası sürüyor. Yaz aylarında da bu süre 2-4 saniye gibi oluyordu. Acaba bakım zamanı geldiğinde bujileri daha kalitelileriyle değiştirmemin bir faydası olur mu araca. Araç şu an 14.000 km'de.
Hocam benim buji ısıtma ışığının sönmesi şu hava koşullarında 5-7 saniye arası sürüyor. Yaz aylarında da bu süre 2-4 saniye gibi oluyordu. Acaba bakım zamanı geldiğinde bujileri daha kalitelileriyle değiştirmemin bir faydası olur mu araca. Araç şu an 14.000 km'de.
Bazı araçlarda daha uzun sürede ısınan kızdırma bujileri kullanılıyor. Çoğuna yeni sistem, daha kısa sürede ısınan kızdırma bujilerinden takılınca sorunsuz şekilde çalışıyor. Ancak bazı araçlarda kızdırma bujisi kontrol ünitesi ve role de sıkıntılar yaşanabiliyor. Bazı araçlarda kızdırma bujisi sadece orjinalinde takılı olana göre süre ayarlı.
Denenmiş ve sorun yaşanmamışsa daha iyi bir kızdırma bujisi kullanılabilir.
OBK hocam turbo dizellerde soğuk havalarda sıcak havaya göre performansın artacağını söylüyor bir kesim.ben arabamda bariz bir şey görmüyorum.sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?teşekkürler...
OBK hocam turbo dizellerde soğuk havalarda sıcak havaya göre performansın artacağını söylüyor bir kesim.ben arabamda bariz bir şey görmüyorum.sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?teşekkürler...
Teorik olarak bir miktar artması gerekir. Yalnız bu sürücü tarafından bariz hissedilir seviyede değildir.
Sanırım siz motor soğukken oluşan durumu kastediyorsunuz. Motor soğuksa yanma motor ısınana kadar verimli olmaz.
Yalnız arkadaş hava soğukkenki durumu kastetmiş sanırım.
Hava soğuk, motor sıcaksa mazot pompada ısınır ve soğuk olarak yanma odasına ulaşamaz. Silindir, blok da sıcaktır. Ama emişteki hava soğuktur. Soğuk hava daha yoğun oksijen içerir. Tıpkı intercooler'ın etkisi gibi bir etki oluşur. Ancak 5-10 derecelik sıcaklık farkı bizim için büyük olsa da emiş sıcaklığı için çok büyük fark oluşturmaz.
motordan 100 almıştım ama bazı bilgileri tazelemek gerekiyor sanırım.
Yanlış hatırlamıyorsam, dizelde yakıt, sıcak hava üzerine püskürtülüyor. Yanma bu şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle ben sıcağın daha iyi olacağını tahmin ederken, siz üstüne üstlük yakıtın soğuk olmasının avantajlı olacağını söylediniz doğru mu anladım? "Soğuk olarak yanma odasına ulaşmaz" demişsiniz çünkü.
patron intercooler soğutmak için yok mu? ilk sayfalarda şekli de vardı... Radyatör olayını çıkaramadım? Radyatör bütün arabalarda var ztn, bişe mi kaçırdım ben
motordan 100 almıştım ama bazı bilgileri tazelemek gerekiyor sanırım.
Yanlış hatırlamıyorsam, dizelde yakıt, sıcak hava üzerine püskürtülüyor. Yanma bu şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle ben sıcağın daha iyi olacağını tahmin ederken, siz üstüne üstlük yakıtın soğuk olmasının avantajlı olacağını söylediniz doğru mu anladım? "Soğuk olarak yanma odasına ulaşmaz" demişsiniz çünkü.
Dizelde yakıt sıkışmış olan havanın üstüne püskürtülür. Sıkıştırılan hava ısınır. Ama önemli olan içerdiği oksijen miktarıdır. İçerdiği oksijen miktarını ve sıkıştırmayı artırmanın en güzel yolu da hem turbo ile daha fazla hava basarak miktarı artırmak, hem de intercooler ile bu basılan havayı soğutarak daha yoğun oksijenli hava göndermektir. Yanma odasına daha yoğun oksijen içeren ve daha bol miktarda havayı sokabilirseniz sıkıştırma sonucu ısı ve artan oksijenle patlamanın verimi artacaktır.
Yani yakıtın üstüne püskürtüldüğü hava zaten sıkıştırma ile ısıtınıyor. Soğuk hava vererek amaç bu havanın oksijen yoğunluğunu artırmak.
Yakıtını ısısıyla ilgili sadece hava soğuk olsa da yanma odasına kadar yakıt ısınır dedim. Yoksa yakıtın sıcak veya soğuk olması ile ilgili birşey söylemedim. Zaten yakıt atomize püskürtülüyor. Sıkıştırılmış sıcak ve bol oksijenli hava üstüne püskürtülünce anında tutuşacaktır.
Intercooler yanma odasına giren havayı soğutarak daha yoğun oksijen taşımasını amaçlar. Yukarıda da anlattığım gibi bu da yanmanın verimini artırır. Soğuk havalarda da nispeten benzer bir etki oluşur. Ancak soğuk dediğimiz hava yaklaşık 10 derece farkettiğinden oksijen yoğunluğu performansta hissedilecek derecede artış göstermez.
Intercooler yanma odasına giren havayı soğutarak daha yoğun oksijen taşımasını amaçlar. Yukarıda da anlattığım gibi bu da yanmanın verimini artırır.
vakit ayırdığın için ve emeğinden dolayı teşekkür ederim...
Merhaba Murat hocam. Benim hiçbir zaman yazdıklarımın kesin doğrular olduğu gibi bir iddiam olmadı. Hiç de kibir sahibi değilimdir. İkna olmadıysanız veya farklı düşünüyorsanız fikir zenginliği olması ve doğruyu bulmaya katkı sağlaması açısından lütfen düşüncelerinizi paylaşın. Size ve fikirlerinize değer veriyorum. Bilgi alışverişi olur. Memnuniyet duyarım.
Bu başlığı kendi başlığım olsun, yalnız ben yazıp çizeyim diye açmadım. Güzel bilgiler paylaşılsın, ben de, okuyanlar da faydalansın diye açtım.
Rica eder, ben teşekkür ederim.
quote:
Orijinalden alıntı: noktanınsabiti
Çok güzel bir konu ve yazı olmuş. Eline sağlık. Teşekkür ederim.
üstad ben Harita Müh'siyim zaten, benim yorum yapabileceğim konular değil. Sizin ve diğer arkadaşların görüşlerini takip ediyorum. "Şehir efsanesi" olmayan, şu şudur, bu budur, işte fotoğrafı bu, tarzındaki net cevaplar ilgimi çekiyor. Otomobil işine biraz fazla merağım var. Yazılanları çizilenleri görmek, yeni şeyler öğrenmek hem güzel hem de araçlarımızı daha doğru kullanmamızı sağlıyor.
Yalnız ben, adaşım (oguz1) in yazdığı radyatör olayını çıkaramadım hala. Radyatör dediği benzinli-dizel bütün arabalarda olan radyatör mü, başka birşey mi? O konuyu da bi anlasam bu gece daha rahat uyurum...
Yalnız ben, adaşım (oguz1) in yazdığı radyatör olayını çıkaramadım hala. Radyatör dediği benzinli-dizel bütün arabalarda olan radyatör mü, başka birşey mi? O konuyu da bi anlasam bu gece daha rahat uyurum...
Arkadaşın radyatör diye bahsettiği şey intercooler'dır. Dışarıdan radyatöre benzediği için sanayi dilinde turbo radyatörü de denilir. Farkı içinden su değil hava geçer.
Abartılmış, devasa hali aşağıdaki gibidir.
Emilen hava manifolda basılmadan önce intercooler'dan geçerek rüzgarın da etkisiyle soğutulur.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi O.B.K -- 6 Kasım 2009; 16:27:13 >
intercooler çok güzel bir özellik.benim arabada intercooler yok 65bg symbol.geçen arkadaşın accent Crdi sini kullandım 2003 model 82bg.intercooler var.gerçekten çok rahat devir yapıyor ve daha iyi yaslıyor geri.hele 3000 devir civarında çok tatlı bir turbo ıslığı duyuluyor.kullanımı çok daha yumuşak.özellikle ilk kalkışı çok iyi.devamında benim araba ondan aşağı kalmıyo ama dediğim gibi intercooler motoru baya rahatlatıyor.
Merhabalar,turbo araçlarda turbonun ömrünü uzatmak, turboya zarar vermemek için kontak hemen kapatılmamalı biraz soğuyana kadar beklenmeli deniyor.Yeni nesil araçlarda start-stop sistemi geliyor bu sistemde turbolu araçlarda extra bir sistem mi var acaba?Start-stop sistemindeki turbolar nasıl korunacak bilgisi olan var mı acaba?
Sayın O.B.K daha önce sormuştum ama görmediniz heralde cevaplarsanız sevinirim teşekkürler.
Merhabalar,turbo araçlarda turbonun ömrünü uzatmak, turboya zarar vermemek için kontak hemen kapatılmamalı biraz soğuyana kadar beklenmeli deniyor.Yeni nesil araçlarda start-stop sistemi geliyor bu sistemde turbolu araçlarda extra bir sistem mi var acaba?Start-stop sistemindeki turbolar nasıl korunacak bilgisi olan var mı acaba?
Sayın O.B.K daha önce sormuştum ama görmediniz heralde cevaplarsanız sevinirim teşekkürler.
Bu konuyu volvo 1.6 D ile ilgili olarak ele almıştık. O yüzden tekrar yazmamış olabilirim.
Motor aynı PSA motoru ise üretici muhakkak alternatif bir yağlama yöntemi denemiştir diye düşünüyorum.
Ayrıca start-stop sisteminin tüketime ne kadar katkı sağlayacağı da ayrı bir tartışma konusudur. Bana bu gibi sistemler magazinel, göz boyama yöntemleri gibi geliyor. Sürekli çalışıp, stop eden bir motorda birçok ek parça aşınacaktır. Bu bence 50-60sn için motoru stop ettirmek, oluşabilecek ek aşınmalara ve yıpranmalara değecek bir şey de değil. Daha uzun süreler içinse zaten kullanıcı kendisi aracını stop edecektir.
o.b.k hocam benim aracım 1.6 turbo insignıa arac küçük vitesteyken debriyaja bastığımda yada hafif fren yaptığımda rüzgar sesine benzer uuuuuğğvvvv uuuuğğvvvv diye ses geliyor yada rolantide giderkende aynı sesleri duyuyorumm kardeşimdede turbo var biraz önce üşenmedim onunkini denedim onda duyamadımm bu konu hakkında yardımcı olabilirmisiniz
_____________________________
opel insignia 1.6 180 hp elegans paket beyaz yaş 30 meslek:inşaat mühendisi TOKAT\ERBAA