Türkiyede Türk Yok , inanmak zor
430 Cevap18568 Görüntüleme4 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: [1] 3 4 5 6 7 8      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


962 Mesaj
10 Şubat 2008; 22:22:23 


Nette böyle bir konu dolaşıyor ; buna karşı tezimiz var mı? link versin arkadaşlar

==============================================================================
KONU: TÜRKİYEDE TÜRK YOK
http://groups.google.co...thread/66b5bc0639de82bc
==============================================================================

== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Kimden: "Malcolm X"

*(alıntı - baştan söyleyim de ona göre)*

*SEHIR ISIMLERI

ISTE TÜRKLERIN ASLINDA ÇOGUNLUKLA BIZANSLI RUM VE ANADOLUDAKI ESKI HALKLAR
OLDUGUNU GÖSTEREN TÜRKÇELESMIS AMA KÖKEN OLARAK ÇOGUNLUKLA YUNANCA VE DIGER
ANADOLU HALKLARININ DILINDEN OLAN SEHIR ISIMLERI:


ANADOLU: Yunanca: Anatole (Dogu yönü veya Günesin dogdugu yer),
Adana: Hititçe; Uru Adania,
Afyon: Yunanca; Opion-Opium (Hashas yurdu),
Aksaray: Kapadokya Krali Archelaos'un adi,
Amasya: Hititçe; Amaseia - sehri kuran Amazon kraliçesi Amesis'in adi,
Ankara: Galatça-Hititçe; Angora (Çapa; Çapa atanlarin memleketi anlaminda),
Antalya: Likyaca; Attaleia (sehri kuran Kral Attalos'un adi),
Antakya: Yunanca; Antiohia,
Aydin: Yunanca; Anthea,
Bakirköy: Yunanca; Makri Hori (Uzun köy),
Balikesir: Yunanca; Paleo Kastro (Eski Hisar),
Bartin: Yunanca; Parthenios (Bakire),
Bolu: Yunanca; Poli (Sehir anlaminda),
Bursa: Bitince: Prussa (sehri kuran Bitinya Krali Prusias'in adi),
Çanakkale: Yunanca; Dardanos,
Çankiri: Galatça; Gangrea, (Keçisi bol memleket anlaminda),
Çorum: Hattice; Hattusa,
Denizli: Laodikeia, Suriye Krali II. Antiokhosun karisi Laodike'nin adi,
Edirne: Yunanca; Adrianus (Roma Imparatoru Hadrianus'un adi),
Efes: Yunanca; Efesos,
Eskisehir: Frigce; Dorlion,
Giresun: Yunanca; Kerasunda (Kirazlik),
Gümüshane: Yunanca; Argyropolis (Argyros: gümüs, Polis: kent),
Iskenderun: Yunanca; Alexandretta,
Izmir: Luvice; Smirni,
Izmit: Bitince, Nikomidia,
Kastamonu: Yunanca; Kastromoni (Kesisler kalesi),
Kayseri: Yunanca; Kaisareia Sezarin yeri, Hititçe; Mazaka,
Kirklareli: Yunanca; Saranta Eklesias (Kirk kilise - Trak yerlesimidir),
Konya: Frigce; Kavania, Yunanca; Ikonion, (Ikonalar sehri),
Kütahya: Yunanca; Kotiaeon,
Manisa: Yunanca; Magnisia (Magnezyum alani anlaminda),
Mersin: Yunanca; Mirthos, Mirsini,
Malatya: Hititçe; Maldia (Bal diyari anlaminda),
Maras: Ermenice; Marash; (Yesillik anlaminda),
Mugla: Yunanca; Mugla,
Nevsehir: Farsça,
Nigde: Hititçe; Nakita,
Ordu: Yunanca; Kotioro,
Rize: Yunanca; Riza, Rizi (Kök veya Pirinç anlaminda),
Sakarya: Frigce; Sangari, (Sangari irmagindan adini almis, Frig tanrisinin
adi),
Samsun: Yunanca; Sampsountas,
Sinop: Hititçe; Sinova (Amazon kraliçesinin adi),
Sivas: Yunanca; Sebastia (Sebastopolis saygin sehir manasinda, orijinali
Hattice),
Tarsus: Luvice; Tarsa (Kilikya tanrisi Tarhon'un adindan),
Tekirdag: Ermenice; Tagovar (Taç takan - Ermeniler Trakyadan doguya göçmüs),

Tokat: Togayitlerin kurdugu saniliyor (Tok-Kat=Surlu sehir),
Trabzon: Yunanca; Trapezus (Yamuk, trapez biçiminde olan),
Trakya: Yunanca; Thraki (Traklarin yasadigi yer),
Usak: Frigce; Temenothyrea,

Müslüman kayitlarinda Anadolu'nun eski isimleri "Diyar al-Rum" veya "Bilad
al-Rum" diye geçiyor.

Ayrinti: Öz Ankaralilar "Ankara" demez "Angara" der. Yani eski Galatça
söylenis tarziyla söylerler.

RUM TAKIMLARI:
Fenerbahçe: Fener: Yunanca; Fanari,
Galatasaray: Galata: Yunanca; Galatas (Sütçü),
Trabzonspor: Yunanca; Trapezus (Yamuk, trapez biçiminde olan).

Not: Su an Anadoludaki eski sehir, ilçe, kasaba vs isimlerinin çogu
Cumhuriyetin ardindan degistirilip Türkçelestirilmistir. Yani sehir
isimleride 90 yilliktir. Anadolunun yerel halklari isimleri degistirilmis
olmasina ragmen eski isimleri kullaniyorlar çogunlukla.

Not: Eski Anadolu halklari derken Bithinya, Paflagonya, Ionya, Kapadokya,
Misya, Kilikya, Likya, Karya, Pisidya, Pamfilya, Lidya ve Frigya halklari
kastediliyor. Hepsi ayri bir etnik grup degil fakat Anadolunun eski
halklarini kapsiyor.

BU SEHIRLERDE YASAYAN VE ESKIDEN YUNANCA, RUMCA, LUVICE, GALATÇA, HITITÇE,
FRIGCE, ERMENICE VE DIGER ANADOLU DILLERI KONUSAN INSANLAR NERDE?
BU SEHIRLERE BAKARAK BURADAKI BÜYÜK ANADOLU NÜFUSUNUN NEREDE OLDUGUNU
SORGULAMAK LAZIM.

BU NÜFUS YUNANISTANIN EN AZ 3-4 KATIYDI. YANI SU AN, TÜRK OLMAYAN, ESKI
ANADOLU HALKLARININ NÜFUSU 30-35 MILYON OLMASI LAZIM.

NERDE BU YERLESIK ESKI ANADOLU HALKLARI??????????
1924'de Yunanistan'a yollanan nüfus sadece 1.5 milyondu.

DIGERLERI NERDE?????

TÜRKLÜK NERDEN ÇIKTI

Uludag Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü Hüsamettin Arslan: Biz,
Osmanli'dan bize miras kalmis bir halkin mensuplariyiz. Bu bir imparatorluk
halkidir. Imparatorluk halki ne kadar farkliysa, bugün de Türkiye'de o kadar
farklilik kesinlikle vardir. Ermeni, Rum, Çerkez, Türk, Kürt herkes var.
Cumhuriyet'in kuruculari böyle bir halk devraldilar ve bu halka "Türk halki"
dediler. Acaba onlarin Türk halki dedikleri halk kendisini nasil görüyordu?

Nasil görüyordu sizce?

O zaman Türkiye'de yasayan bir halk vardi ama bu halk kendisini "Türk
milleti" olarak görmüyordu. Onlar için iki sey önemliydi: "Devlet ve
Müslümanlik." Cumhuriyet'te, iste bu Müslüman halka "Türk" denildi.
Cumhuriyet'in kuruldugu dönemde Avrupa ulus-devlet çagindaydi. Her
ulus-devlet kendini bir etnik kimlikle adlandiriyordu. Bizimkiler de o günün
dünyasinda yasamak için konjonktüre uydu.
********
Yani 90 yil önce Anadoludaki halklar kendilerine "Türk" demiyordu.
Türk Milleti ismi ise sonradan Atatürk tarafindan halka empoze edilmistir.
********
Osmanli Devleti dönemindede kimse kendine "Türk" demiyordu. Aleviler
birisinin kim oldugunu ögrenmek isterse Sunni mi, Alevi mi diye sorardi 90
yil önce, zaten Türklük son 90 yilda çikti. Halkta tarihsel olarak Safi,
Sünni ve Alevi olma bilinci vardir. Etnisite, irk, ulus kavramiyla düsünmek
modernlerin bakis açisidir.
Hatta bazi aleviler kendilerini ne Türk, nede Kürt olarak görüyor, sanki
ayri bir etnik kimlikmis gibi. Aleviler aralarinda bile biz Türkmüyüz,
Kürtmüyüz diye kimliklerini tartisirlar. Aleviler son 90 yila kadar
kendilerini Türk diye tanitmamistir.
90 yil önce bu halkin kendine Safi, Sünni ve Alevi demesinin sebebide o
dönemde insanlar dinine göre ayrilirdi, irkina göre degil. Cumhuriyet
döneminde her ulus-devlet kendini bir etnik kimlikle adlandiriyordu,
dolayisiylada Atatürk bu müslüman halka konjonktüre uyup bir etnik kimligi
temsil eden "Türk Milleti" ismini verdi. Alevilerde otomatikmen müslüman
Türk sayildi. Alevilerin aralarindada kesin bir kani yok müslümanmilar yoksa
degilmiler diye. Sonuçta herkesin kimliginde "Islam" yaziyor.

Atatürk, Sümerlerin, Etilerin (Hititler) ve eski Anadolu halklarinin Türk
oldugunu saniyordu, dolayisiylada bu halka bu ismi verdi ve Anadolu dilleri
yerine Türkçeyi dayatti halka. Atatürk bundan dolayida Sümerbank ve Etibanki
açtirmistir.

Tabiki Sümerler ve Etiler aslen Türk degildir. Sümerler Irakin güneyinde
eskiden yasamis bir halk olup genetik arastirmalarda Kuveytli olduklari
saptanmistir.
Hititlerin bir kismi su an Anadoludaki insanlarin atalari olabilir.
Bilimadamlari tarafindanda genellikle Gürcü ve Ermeni kökenli olduklari
söyleniyor.

Yani Anadolunun eski halklari müslüman (sunniler) olanlar kendilerine
sonradan verilen "Türk" ismini benimsemisler çünkü sünnilik Türklükle
bütünlestirilmis durumdadir.
Örnegin sair Ismet Özel "Kafirle çatismayi göze alan Müslüman'a Türk
denir".diyor.

Orta Asyadan Anadoluya gelmis etnik Türkler ise azinliktadir. Van, Erzurum,
Erzincan, Bayburt, Mersin, Antalya, Konya civarlarinda bir kisim etnik Türk
vardir sadece, digerleri kesinlikle etnik Türk degildir. Diger bölgelerde
etnik Türkler %1-5 arasinda olabilir. Su an Anadoludaki halkin en az 65
milyonu etnik olarak Türk degildir. Orta Asyadan gelmis nüfus su an 7 milyon
falandir (sadece baba tarafindan Türkmen) ve 1000 yildan beri bunlar çok
karistigi için artik bunlarda Türk sayilamaz dolayisiylada Anadoludaki 70
milyon insan Türk degildir.

Bugün ise Anadoludaki halklar kendilerini etnik olarak Türk sanmaya
baslamistir halbuki Türk ismi müslüman olanlara Atatürk tarafindan verilan
bir addir çünkü Atatürk bütün Anadolu halklarin Türk kökenli oldugunu
saniyordu dolayisiylada bu inanis Anadoludaki halka empoze edilmistir ve
halk Orta Asyadan geldigini saniyor. 90 yil önce Anadoluda birine "Siz Orta
Asyadan geldiniz" deseydiniz o kisi sasip kalirdi çünkü böyle birseyi ilk
defa duymus olurdu. Su an Anadoluda yasayan halklar aslinda Orta Asyadan
gelmedi.

Türkiyede etnik Türk yok denecek kadar azdir.
**************
Notlar
Orhun Yazitlari 1890'larda tercüme edilmistir. Bu yazilarda geçen "Türk"
ismide 1890'larda ögrenilmistir. Bundan önce Türk ismi bilinmiyordu
Anadoluda. Orhun yazitlarinda yer alan "Törüg" ismi 1890'larda tercüme
edildigine göre Anadoludaki halk son 85-90 senedir Atatürk tarafindan
Türklestirilmis ve Türkçe dayatilmistir çünkü Orhun yazilarindaki "Türk"
ismi 1890'lara kadar yoktu.
-------------------------

"Türkiye" ismini Avrupalilar vermistir.
Bu cografyaya "Türkiye" isminin ilk olarak Roma-Germen Imparatoru Frederick
Barbarossa (1123-1190) tarafindan verildigi ifade edilmektedir.
Bu "TURCHIA"(Turkiya) ismi Latinceden gelmedir. Bu isim 11. yüzyildan beri
biliniyor. Anadolu'ya "Türkiye" denmesinin sebebi Türklerin Anadoluda nüfus
çogunlugu oldugu için degildir, Anadoluyu hakimiyeti altina alip kontrol
etmelerinden dolayidir çünkü Anadoluya Türkmen askerler gelmis ve bu militer
güçle Anadoluya hakim olmuslar. Kim hakimse onlarin ülkesi denmis, ama
Türkler hiç bir zaman nüfus çogunluguna sahip olmamistir. Halende öyledir.

GENETIK BILIMI
GENETIK ARASTIRMALARDADA TÜRKLERIN ASLINDA ANADOLUDA AZINLIK OLDUGUNU VE
TÜRK SAYILAMAYACAK KADAR KARISMIS OLDUKLARI ISPATLANMISTIR.

TÜRKLERIN TÜRKIYEDE %9 OLDUGU DÜNYANIN EN BÜYÜK GENETIK PROJESI OLAN GENOM
PROJESIYLE KANITLANMISTIR.

Bu arastirmada üç tanede sözde Türk(?) bilim adami yer almistir. Bu
arastirmanin gerçeklik payi %99.86 dir. Bu açiklamalara Türkiyedeki Türk(?)
genetikçilerde katiliyor. Inanmiyorsaniz gidin Türkiyedeki genetik
uzmanlardan birine sorun.

Bilim adamlarinin dedigi altdaki yaziyi koyuyorum buraya.

The Turkish and Azeri populations are atypical among Altaic speakers (Table
1) in having low frequencies of M130, M48, M45, and M17 haplotypes. Rather,
these two Turkic-speaking groups seem to be closer to populations from the
Middle East and Caucasus, characterized by high frequencies of M96- and/or
M89-related haplotypes. This finding is consistent with a model in which the
Turkic languages, originating in the Altai-Sayan region of Central Asia and
northwestern Mongolia (31), were imposed on the Caucasian and Anatolian
peoples with relatively little genetic admixture----------------

ANOTHER POSSIBLE EXAMPLE OF ELITE DOMINANCE-DRIVEN LINGUISTIC REPLACEMENT.

Yukardaki yazida Anadolularin ve Azerilerin elit hakim güçler tarafindan
dillerinin degistirildigini yaziyor. Anadolulularin ve Azerilerin genetik
yapisi aslinda Orta Dogu ve Kafkaslilarin genetik yapisina yakin.

********
AZERILER TÜRK DEGILDIR
Azerbaycan ismi 2000 yilliktir bir isimdir. Azerbaycanin ismi neden 2000
yildir hiç degismeden Azerbaycan kalmis acaba? Azeriler kendilerine son 90
yila kadar hiç bir zaman Türk dememislerdir. Azerbaycanli sözde Türkler Orta
asyaya cok yakin ama fiziksel olarak hiç onlara benzemiyorlar. Tip olarak
Azeriler daha gür saç ve sakala sahiptir Anadoludaki sözde Türklere nazaran.
Azeriler daha çok etrafindaki Fars, Ermeni, Kürt ve Kafkas halklarina
benziyor. Mongoloid görünüsleri hiç yoktur. Yani tipleride yerlesik bir halk
oldugunu gösteriyor.
Bu arada Türkler cok küçük bir rakamla Azebaycan taraflarina geldi ve
Azerbaycanda büyük bir halk nüfusu vardi. Bu halk nerde peki? Azeri nüfusu
Orta Asya tarafina gittikçe azalir. Türkmenistan sinirinda Azeriler hiç
yoktur.
DIL
Azerilerin sivesine bakarsaniz irani bir dilin sivesidir. Yani bu sive
Azerbaycanlilarin eskiden irani bir konustugunu gösterir. Pehlevi dilinde
Azerbaycan kaynakli o kadar çok kayit ve döküman var ki Türkler Azerbaycana
gelmeden önce orada pehlevice konusulduguna dair süphe bile yok. Üstelik
Azeri sözlügünde birçok kelimede pehlevi kökenlidir.

Tebriz Üniversitesi Nesriyeh edebiyat bölümü ögretim üyesi Dr. Mahir
Navabin'in arastirmalarina bakabilirsiniz. 10'uncu yüzyildan baslayarak
Azeri pehlevicesi 1500'lere gelene kadar zamanla Türkçe tarafindan
degistirilmistir. Bazi tarihçiler Azeri pehlevicesinin Tebrizde 17. yüzyilda
bile konusuldugunu bildirmektedir.
(Bakiniz- Rowdhat ul-Jinan - Hafiz Hüseyin Tebrizi [d997 A.H.]

Gezgin Evliya Çelebi (1611 1682) yazdigi Seyahatnamesinde Nahçivan ve
Marageh bölgesini gezmis ve orada elit sinif tarafindan Pehlevice
konusuldugunu yazmistir.

Orta Asyadan Azerbaycan tarafina Türk göçleri üçüncü asirdan beri basladigi
için Azerbaycandaki yerlesik halkin dili degistirilmis ve Türkçe dayatilmis
zamanlada pehlevice yok olmus.
Azerbaycan taraflarina Türkler genellikle ordu olarak gelmisler,
dolayisiylada, Türkler Azerbaycandaki yerlesik Azeri halkina oranla çok ufak
bir nüfustu ve genetik olarak bir etki olmamis, ama militer güçleri oldugu
için yerlesik halkin dillerini degistirebilmisler.
Yapilan linguistik arastirmalarda Azericede bir çok Pehlevice kelimeler
tespit edilmistir. Yani dilleri degistirilmis olmasina ragmen halen Azeri
Türkçelerinde Pehlevice binlerce kelime mevcut.

7 & 8 yüzyillari arasi yasamis Azerbaycanin sairi Humam Tebrizi'nin bir çok
siirlerini Azeri pehlevicesinde yazmistir. 8 & 9 Yüzyillari arasi yasamis
Ziauddin Yusuf Tebrizi'de Azeri pehlevicesinde siirler yazmistir.
Türkçe siir yazildigina dair hiçbir isaret yok ne hikmetse.
KIMLIK
Azerilerde kendilerinin Türk olup olmadiklarini halen tartisiyorlar aslinda.
Kendi aralarindada kesin bir kani yok. Bazilari Kafkas Albani, Med ve Türk
olduklarini saniyor. Irandaki Azerilerin çogu kendilerini Türk olarak
görmüyor ve iranli olduklari düsünüyor. Tarihçilerin bir bölümüde zaten
Azerilerin Irani bir halk oldugunu söylüyor. Hayat tarzlari bakimindanda
iranik halklara benziyorlar.
NOT: Irani demek Fars demek degildir. Iran bir cografya adidir sadece.
TARIH
Tarihi kaynaklarda Türklerin Orta Asyadan Azerbaycana 3. asirdan beri akin
ettigi bilinmektedir. Bu akinlar genellikle ordu olarak olmustur ama hiç bir
zaman Azerbaycandaki yerlesik nüfusun sayisinin 10/1' ine bile
yaklasmamastir. Sadece bir kisim Türk gelmis diye Azerbaycandaki yerlesik
halk bir yere gitmedi. Azerbaycanin yerlesik halki havaya uçup buharlasmadi
ya.
Arap tarihçi Ebu Cafer Muhammed Tabari (839 923) Azerbaycanda 4-5 asir arasi
bir kisim Türklerin oldugunu yazmistir. Göktürk ordusu ve Hazar Türkleri 629
yilllarinda Azerbaycana girip Persleri yenerek buranin sonsuza dek Türk
yurdu oldugunu deklare etmislerdir. Türkler genellikle Azerbaycana ordu
olarak geldigi için oraya hükmetmislerdir fakat nüfuslari çok oldugu için
degildir, militer güçleri oldugu içindir.

Tarihi kaynaklarda Türklerin Azerbaycana girdigini, orayi kontrol ettigini
fakat nüfus olarak hiç bir zaman çogunluk olmadigi gösteriyor dolayisiyla
Azerbaycanlilar Türk degildir.
DIN
Azerilerin dini Islamdir. Mezhepleride Siiliktir. Anadoludaki sözde Türkler
ise Sunnidir. Su an Irandaki nüfusun %90i Siidir. Bu mezhep ayniligida
Azerilerin Türk degil, Iran kökenli oldugunu gösteriyor. Azerilerin içinde
su an bir kisim Zerdüst dinine mensup insanlarda var. Zerdüstlük halbuki
Irani halklarin eski dinidir. Buradan su sonuca varabiliriz: Azerilerin
Islamiyetten önceki dini Zerdüstlüktü. Bu da Azeriler yerlesik bir oldugunu
gösterir.
Azeriler Türk olmadigina göre Orta Asya ve Anadolu arasinda bosluk var.
Anadoluda kendini Türk olarak bilen halklarda dolayisiyla Türk olmuyor.
Buda sunu isaret ediyor: Türkler Anadoluda azinlik ve o kadar karismis ki
bunlarda artik Türk degil.
Azeriler sadece Türkçe konusuyor. Bunun disinda Türklükle alakalari yok.

Azerilerin Türk olmadigini ispatlayan Genetik arastirma:
http://www.ncbi.nlm.nih...ract&list_uids=12596050

Azerilerin genetik yapisi Orta Asyaya degil, Ermeni ve Kafkas, Iran
halklarina çok daha yakin. Ilk sayfanin son paragrafinda bilimadamlari 11.
yüzyilda Azerilerin dillerinin degistirilmis oldugunu söylüyor.

Azerilerin Türk olmadigini ispatlayan baska bir Genetik arastirma daha:
http://www.eva.mpg.de/genetics/pdf/Y-paper.pdf

Azerbaycanlilar basli basina bagimsiz bir halkdir.

AZERBAYCANDA TÜRK YOK.

Professor of Faculty of Molecular Biology and Genetics of Istanbul Bogazici
University Aslihan Tolun reported that research held 5-6 years ago along
with foreign scholars showed Turks were multi-elemental.

Prof. Dr. Aslihan Tolun, "Anadoludaki Türkler (kendini Türk bilenler),
genetik bakimdan Avrupa'nin en karisik toplumu. Türklerin gen yapisi
Asya'daki Türkçe konusan toplumlardan çok, Anadolulu çikiyor. Genetik yapi
olarak, Orta Asya'dan çok Yunanistan, Bulgaristan gibi komsularimiza
benziyoruz" diyor.

NOT: "Anadoludaki Türkler" derken Orta Asyadan gelmemis ama Anadoludaki
Türklesmis veya Türklestirilmis çogunluk olan toplumu kastediyor.

Bunun üstüne söylencek söz var mi?

Asagidaki resimlerde sözde Türk, Yunan ve Bulgar Milli futbol takimlarinin
posterleri var.

http://img472.imageshac...1408/turkiyeteam3yd.jpg

http://img210.imageshac.../5674/greeceteam9wj.jpg

http://img210.imageshac...18/bulgarianteam0ys.jpg

Anadoludaki sözde Türklerle, Yunanlilar arasinda görünen pek fark yok.
Sözde Türklerle Bulgarlarda birbirlerine benziyor; demek ki genetik olarak
onlarla akrabasiniz.
BAKINIZ, ORTA ASYA'DAN ANADOLU'YA GELMIS TÜRK GENI %9

Bu arastirma dünyanin en büyük 3. Üniversitesi olan Stanford Üniversitesi
tarafindan yayimlanmistir.
Son iki cümleyi okuyun.
http://med.stanford.edu...on&pubid=14897&fid=3792
Daha detayli versiyonu: %9 Türk
http://hpgl.stanford.ed..._2004_v114_p127-148.pdf
Türkiyedeki Genetik uzmanlarida Anadoluda Orta Asya kökenli gen tasiyanlarin
çok az oldugunu söylüyor.

http://www.milliyet.com.../05/17/guncel/agun.html

Dr. Wells: "Anadolu'da Türk dili ve kültürünün yayildigini biliyoruz. Ancak
genetik veriler, Selçuklu ile Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türk geninin
burada fazla yayilmadigini gösteriyor. Kendinizi "Türk" sayabilirsiniz, ama
kökleriniz baska yere uzanabilir".
Orta Asyadan Türkler geldiginde Anadoluda var olan insanlar fiziksel olarak
yok olmadi, büyük bölümü yeni Türk nüfusunun parçasi oldu.
Genetik Harita. Anadoluda kendini Türk bilenlerin genetik yapisi Orta Asya
Türklerinden çok farkli.
Anadoludaki sözde Türklerin Orta Asyadan gelmedigi ve Genetik olarak onlarla
hiç bir bagi olmadigi kanitlandi.

GENETIK HARITA

http://www.pnas.org/con...large/pq1713050002.jpeg

Haritada "Turkish" ismi var. "Turkish" ismi Anadoludaki sözde Türkleri
temsil ediyor ve bu isim yesil bölgededir fakat Orta Asyadaki gerçek Türkler
ise kirmizi renkdekilerdir. Yani Anadoluda kendine Türk diyenlerle Orta
Asyadaki gerçek Türklerin alakasi yok, hatta genetik olarak Anadoludaki
halklar en çok Orta Asyalilara uzak.

GÖRDÜGÜNÜZ GIBI SELÇUKLU TÜRKLERI ANADOLUYU FETH ETTIKTEN SONRA TÜRK GÖÇÜ
PEK OLMAMIS ANADOLUYADA. Anadoluya sadece Türkmen askerleri gelmis ve bu
askerler Anadoludaki büyük hristiyan nüfusu kontrol etmis. Selçuklu Rum
Devleti zaten kurulduktan 250 sonra yok olmustur. Türkmen nüfusuda bu büyük
Anadolu nüfusu içinde erimis. Bugün Anadoluda Türkmen geni tasiyanlarda
sadece baba tarafindan Türkmendir çünkü Türkmen askerler yerlestikleri
yerlerde Anadoludaki kadinlarla evlenmisler.
Selçuklu Rum devleti denmesinin nedenide Türkmenlerin Rumlara hükmetmesinden
dolayidir. Türkmenler ise azinlikti fakar militer güçleriyle büyük hristiyan
nüfusa hakim oldular, sonrada bu nüfus içinde eridiler.
(Azerbaycanlilar zaten iran kökenlidir).
Yapilan genetik arastirmalar Selçukludan sonra Anadoluya göçen nüfusun 800
yil içinde 600-700 bin civarinda oldugu söyleniyor bilim adamlarinca.

Gördügünüz gibi Anadoluda aslinda Orta Asya kökenli Türkler azinlik. Bu %9
da baba tarafindan Türkmendir ve çok karistiklari için bunlarda artik Türk
sayilamaz
Yapilan genetik arastirmalarin hepsi Türklerin Anadoluda azinlik oldugunu
gösteriyor. %9dan fazla olanlarda daha büyük kapsamli arastirmalarlada
geçersizlesmistir çünkü o kadar büyük nüfusun Orta Asyadan gelmesi mümkün
degildir ve böyle birsey kanitlanamamistir.
Anadoluda çogunluk olan Türklesmis veya Türklestirilmis nüfus genetik olarak
Türk degildir. Türk denen karisik millet eskiden beridir Anadoluda yasayan
halklardan olusuyor. Yani Türkler aslinda Bizans Rumlaridir ve diger Anadolu
halklaridir.
Osmanlica zaten Arapça ve Farsça karisimi bir dildi. Türkçe, Atatürk
tarafindan herkesi Türklestirmek için halka sonradan dayatilmistir.

Osmanli döneminden bu yanada Balkanlardan, Kafkaslardan, Orta Dogudan
milyonlarca insan Anadoluya göç etmistir. Bugün Anadoluda milyonlarca insan
Türklügü kabul etmistir ama genetik olarak Türk degildirler.

CUMHURIYET DÖNEMINDE ANADOLUDAKI NÜFUSUN 15-20%'SI MUHACIR STATÜSÜNDEYDI
YANI ANADOLUYA SONRADAN GÖÇMÜSLER. BATIDAKI HALKLAR ÖZELLIKLE BALKAN
GÖÇMENIDIR.

Yani bugünkü Anadolunun demografik yapisi Balkanlilardan, Kafkaslilardan,
Orta Dogululardan, Rumlardan, Pontuslulardan, Friglerden, Hititlerden,
Galatlardan, Kapadokyalilardan, Yunanlilardan, Ermenilerden, Kürtlerden,
Azerilerden, Perslerden, azinlik Türkmenlerden, Lazlardan, Anadolunun eski
halklaridan ve birçok etnik unsurlardan olusuyor.

Bu insanlar 11. yüzyildan itibaren baslayan de-hellenize olma yani
Müslümanlasma sürecinden baslayarak 1920'lere kadarda müslüman kimlikleriyle
yasamislar, sonrada Türklesmis, Türklestirilmisler ve bununla birlikte
Türkçeyi benimsemis veya benimsemek zorunda kalmislar.

Zaten Türkçe 90 yil önce azinlik tarafindan konusulan bir dildi. Atatürk
tarafindan Türkçe halka sonradan dayatilmistir.

Bugün hala Anadolunun Kuzeyinden Güneyine, Dogusundan Batisina kadar
Yunancanin degisik diyalektleriyle, Rumca, Bulgarca, Ermenice, Lazca,
Kürtçe, Süryanice, Arapça . kisaca Anadolu dillerine ait kelimeler
kullanipta farkinda olmayan milyonlarca Türklestirilmis halk var.

9% Orta Asya geni tasiyan Türkmenlerde çok karismis oldugu için bunlar daha
çok Rumlasmis, Ermenilesmis, Süryanilesmis, Kürtlesmisler .kisaca
Anadolululasmis ve artik Türk sayilamazlar çünkü Orta Asya geninin Kirintisi
kalmis.


NÜFUS
Anadolu, Orta Asyaya binlerce kilometre uzak olmasina ragmen nasil Anadoluda
55-60 milyon Türk olabilir(?) ama Orta Asyadaki 6-7 ülkenin Türk nüfusunun
toplami zar zor 60 milyon ediyor?

Orta Asyada en son yapilan nüfus sayimlarina göre Türklerin nüfusu:

Kazakistanda 12 milyon Türk var (Kazaklar mongollara genetik olarak daha
yakindir),
Kirgizistanda 4 milyon Türk var,
Türkmenistanda 4 milyon Türk,
Uygur otonomi bölgesinde 12 milyon Türk,
Afganistanda 3.5 milyon Türk,
Tacikistanda 1-1.5 milyon Türk,
Özbekistan 23 milyon Türk,
Toplam = 60 milyon Türk,

Bu yukarida saydigim Türklerin nüfusu bile 60 milyon zar zor ediyor.

Bu nasil is? Orta Asyaya binlerce km uzaklikta olan Anadoluda 55-60 milyon
milyon Türk nüfusu varmis. :)

ANADOLULULARIN TÜRK OLMASI MÜMKÜN DEGIL GÖRDÜGÜNÜZ GIBI ÇÜNKÜ ORTA ASYADAKI
ÜLKELERIN TÜRK NÜFUSUNUN TOPLAMI BILE 60 MILYON ZAR ZOR EDIYOR.

Hem Orta Asyadan o kadar insan nasil gelsin? O dönemlerde araba, uçak, tren
mi vardi? Gelebilenler sadece Türkmenler askerler olabilirler. Ailelerini,
çocuklarini binlerce km öteden getirmeleri mümkün degildir.
Orta Asyayla Anadolu arasinda binlerce kilometre mesafe var zaten. Mantiga
uymuyor.

Anadoludaki çogunluk olan halk Orta Asyadan falan gelmedi. 900 yil önce
Anadolunun % 60-70'inde çogunlukla Rumlar ve diger Anadolu toplumlari
yasiyordu. Bir kisim Türkmen Orta Asya'dan geldi diye hiçbiri kalkip bir
yere gitmedi!

********

Bu asagidaki Gerçek haritada 1896 yilinda Ermenilerin ve Kürtlerin yasadigi
bölgeler gösteriliyor.


http://img211.imageshac...anermenistan18962wb.jpg

Eger Anadoludaki sözde Türkler Orta Asyadan gelselerdi su an Ermenistan ve
Kurdistanda daha fazla nüfusa sahip olmalari gerekir ama tamtersine
Anadolunun batisinda nüfuslari çok ve doguda az. Orta Asyadan gelme tezine
çok ters.

Orta Asyadan gelenler demek ki Ermenistan ve Kürdistanin öbür tarafina hop
diye ziplayip geçmisler. Bu zaten mantik disi bir olaydir. Buradanda
anlasilacagi gibi su an Anadoluda yasayan halk Türk degil, Anadolunun eski
halklaridir ve çogunlukla RUM ve Anadolunun eski halklaridir.

Bu Anadolu halklari eskiden çogunlukla hristiyandi ve eski Anadolu dilleri
konusuyorlardi, Türk degildirler. Yani Orta Asyayla alakalari yok. Biraz
dogu, Mersin, Adana, Antalya ve Konyada Selçukluylan gelmis azinlik Türk
nüfusu var. Digerleri büyük olasilikla Türk degil.

EN ESKI ANADOLU HALKLARI

ASAGIDAKI HARITADA ESKI ANADOLU HALKLARININ YASADIGI BÖLGELER GÖSTERILIYOR.

http://img467.imageshac...adolumezopotamya3af.jpg

GENETIK BILIMCILER SU AN ANADOLUDA YASAYAN VE KENDINI TÜRK BILEN HALKLARIN
GEN YAPISI BINLERCE YIL ÖNCE ANADOLUDA YASAYAN INSANLARINKIYLE AYNI OLDUGUNU
VURGULUYOR.

Bu Anadolu halklari havaya uçup yok olmadilar herhalde. Bu halklar halen
Anadoluda yasiyor ama kimlik degistirmisler müslüman olduklarinda sonrada
Türklestirilmisler ve Türklesmisler.
Daha eskilere gidersek Anadolu veya Asya Minor'un antik eyalet isimleri
sunlardi: Bithinya, Paflagonya, Ionya, Kapadokya, Misya, Kilikya, Likya,
Karya, Pisidya, Pamfilya, Lidya, Frigya.
SÖZDE TÜRKLER VE COGRAFIK YAYILIMLARI?
Sözde Türklerin su an ki yasadigi bölge.
Orta Asyadan gelmis bir izlenim veriyor mu? Ne dersiniz?

http://img203.imageshac...zdeturkyayilmasi1ze.gif
Hiç Orta Asyadan gelinmise benzemiyor. Orta Asyadan gelenlerin çok az oldugu
buradan çok belli oluyor.
KÜLTÜR
Bugün Türkiyedeki Efe oyunlari, Zeybek, Horon tepme, Çiftetelli, Halay
v.sgibi halk oyunlari Orta Asyada yok. Bu oyunlar Anadoluya has
oyunlar. Biraz
Selçukludan kalma Türkmen kültürü var sadece. Türk kültürü sandiklari
aslinda Rum-Yunan-Arap kültürüdür.
Bazi Türkçelestirilmis ama aslinda Yunanca olan kelimeler:
Zeybek=Zeibekikos,
Horon Horos,
Hora Horos,
Efe Ephesus,
Mastika,
Iskambil Skambili,
Kuka Kuka,
Kukla,
Tavla Tavli

MÜZIK, GIYIM, YEMEK, OYUN VE YASAM TARZILARI

Türk musikisi, sanat müzigi denilen sey bizans müzigidir. Kullanilan
enstrümanlar hemen hemen aynidir. Hatta "Musiki" kelimesi bile Yunancadir.
Hersey eskisi gibi yerinde ama ismi Türk olmus sadece.

Anadolu halklarinin elbiseleri bile Orta Asyadaki halklarin elbiselerine
benzemiyor. Anadolunun ve Orta Asyanin giyim tarzlari birbirinden çok
farkli. Egedeki köylülerin giyim tarzlari Yunanli köylülerinkiyle birebir
aynidir. Köylerin görünüsleride aynidir. Yunan restoranina girseniz
kendinizi Türk restoranina girmis hissedersiniz.

Ayni sekilde yemek kültürüde degismedi. Osmanlida zeytinyagli yemeklerin
neredeyse tamami bizans mutfagidir. Türkçedeki yemek, içecek, meyve, sebze
ve balik isimlerini nerdeyse hepsi Yunanca kelimelerden olusuyor. Ege,
Akdeniz ve Karadeniz yemekleri çogunlukla eski Anadolu yemekleridir.

Bu gün Kazakistan'daki bir Türk ile Türkiye'deki sözde Türk'ün
geleneklerinin bir çogu benzerlik göstermez. Orta Asyaya bakarsaniz at binme
kültürü vardir, fakat Anadoluda böyle birsey nerdeyse yok.

Bugün Anadolunun dogu, güney, kuzey ve batisinda halk oyunlari var bu
oyunlar Anadoluya has oyunlar. Bu oyunlarin çogu Orta Asyada yok bile.

Kültür olarakta Anadolulular Türk degil çünkü Orta Asyadada bu geleneklerin/
oyunlarin olmasi gerekir ama YOK.

DIL

Türkçedeki Yunanca kelimeler çok fazla. Hatta günlük kullanilan kelimelerin
önemli kismi Yunanca kelimelerden olusuyor.

Köken olarak çogunlukla Yunanca olan kelimeler;

Yiyecek ve içecek isimleri:

Ahtapot Htapodi,
Bulgur Bligouri,
Çiroz Tsiros,
Çipura Tsipura,
Çinokop Tsanokopi,
Çörek Tsoureki,
Ihlamur Flamouri,
Izgara Skara,
Hamsi Hamsini,
Ispinoz Spinos,
Istakoz Astakos,
Istavrit Stavritis,
Istridye Stridi,
Iskorpit Skorpios,
Ispendik Standiki,
Ispinoz Spinos,
Izgara Skara,
Janbon Zambon,
Kokoreç Kokoretsi,
Karides Garides,
Kaymak Kaimaki,
Kaygana Kagkanos,
Kasar Kaseri,
Kurabiye Kurambies,
Levrek Lavraki,
Midye Mydi,
Orfoz Rofos,
Palamut Palamida,
Pasta Pasta,
Pastirma Pastourmas,
Pide Pita,
Pirzola Brizola,
Sardalya Sardela,
Sazan Sazani,
Sucuk Soutzouki,
Seker Zachari,
Uskumru Skumbri,


Çogu Yunanca olan Bitki isimleri:

Açelya Azalea,
Ananas Ananas,
Anemon Anemonis,
Bamya Bamia,
Barbunya Barbunia,
Biber Piperi,
Bulgur Bligouri,
Fasulye Fasoulia,
Fulya Fulia,
Ispanak Spanaki,
Karanfil Karafilli,
Kayisi Kaisi,
Kestane Kastano,
Kiraz Kerasi,
Krizantem Krisantemi,
Köknar Kukunari,
Lahana Lahano,
Limon Lemoni,
Mandalina Mandarini,
Manolya Manolia,
Mantar Manitari,
Marul Maruli,
Maydanoz Maidanos,
Musmula Mousmoula,
Ökaliptus Ev-Kalips,
Papatya Papadia,
Patates Patates,
Patlican Patlatzani,
Pirasa Praso,
Portakal Portokali,
Sümbül Zoumbouli,
Visne Visine,
Yasemin Yasemi.


En Sik Kullanilan Günlük Malzeme, Esya ve Alet isimleri:

Anahtar Anahtari,
Balyoz Balios,
Cimbiz Tsimpida,
Çengel Tsingeli,
Çember Tsemperi,
Fener Fanari,
Firin Fournos,
Fincan flitzani,
Fiçi Foutsi,
Firça Firtsas,
Gübre Kopria,
Halat Halati,
Iskemle Iskemle,
Istaka Steka,
Izgara Skara,
Kavanoz Kavanos,
Kiler Kelari,
Kilit Klidi
Kiremit Keramidi,
Kundak Kontaki,
Kova Kouvas,
Kümes Koumesi,
Kutu Kouti,
Lamba Lampa,
Makara Makaras,
Masa Maso,
Mangal Mangali,
Olta Olta,
Pabuç Papoutsi,
Patik Patiki,
Sünger Sfungari,
Semer Samari,
Teneke Tenekes,
Tepsi Tapsi,
Tugla Toublo,
Vernik Verniki, ve binlerce böyle kelimeler.

Yunanca isimler


Melisa (Yunanca: Bal arisi anlaminda),
Fulya (Yunanca-bir çiçek),
Demet Demati,
Filiz Filizi,
Funda Funda,
Açelya Azalea,
Bora Bora,
Manolya Manolia,
Karanfil Karafilli,
Papatya Papadia,
Pelin Pelini,
Yasemin Yasemi,
Sibel Kibele,
Sümbül Zoumbouli,
ve daha onlarca böyle isimler. Bu isimler Anadoluda en sik kullanilan
isimlerdir.

Günlük Yunanca kültürel sözcükler:
Asparagas,
Bre,
Despot,
Efendi,
Faso fiso,
Felek,
Fiske,
Gaf,
Hovarda,
Izmarit,
Kalpazan,
Kaparo,
Karavana,
Kerata,
Külüstür,
Manav,
Paçavra,
Paydos,
Zevzek.

Bugün Akdeniz, Karadeniz ve Egeliler örnegin lahana ve kiraz kelimelerini ve
diger birçok kelimeyi Yunanca söylenis tarziyla söylerler. Yani hala kendi
dillerinde söylerler ama bazi insanlar bu yörenin halkina sitem eder neden
kelimeleri düzgün telaffuz edemiyorlar diye fakat bu insanlar aslinda gerçek
söylenis tarziyla o kelimeleri telaffuz ediyorlar.
ÖZELLIKLE BUGÜN KARADENIZDE VE EGEDE YASLI KÖYLÜLER ESKI YUNANCA SIVESIYLE
KONUSURLAR; GELDUK, CITTUK, CEZDUK, KAÇDUK GIBI.
Bugün Türkçe denilen dilde sadece Ermenice, Yunanca 7000-8000 kelime oldugu
tahmin ediliyor ve bu kelimeler Yöre halki tarafindan Türkçe kelimeler
oldugu saniliyor. Bugün Anadolunun heryerinde yöresel kelimeler vardir
bunlarin çogu Yunanca, Rumca, Ermenice kelimelerdir.
Bu kelimeler diger dillere geçmis olsada çogunlukla Yunancadir. 1920'lerde
kelime kökenlerini arastiran Etimoloji bilimide yasaklanmistir ki
Anadoludaki insanlar hangi kökenli sözcükler kullandiklarini ögrenemesin.

ANADOLUDAKI HALKLARIN TÜRKLESTIRILMESININ PERDE ARKASI
1920'lerde Atatürk tarafindan müslüman olan herkese verilen "Türk" ismi
millete göre "Müslüman = Türk" manasina gelmekteydi. Millet kelimesinin
manasida Arapçada "din toplulugu" demektir. Nitekim su anda Arnavutluk gibi
Balkan Müslümanlari, "Hangi dindensin?" sorusuna, "Elhamdülillah Türk'üm"
cevabini vermektedirler. Yani bugün Yunanistan, Bulgaristan ve diger Balkan
ülkelerindeki müslümanlarin önemli bir kismi kendilerine Türk demektedir.
Ama etnik Türk degiller, sadece müslüman olduklari için Türk oluyorlar.
Nitekim 1924'de Yunanistanla Türkiye arasinda nüfus mübaledesi (degisimi)
irka degil, dine göre yapilmistir. Anadoludaki 1.5 milyon hristiyan
Yunanistana yollanmis, ordaki 500 bin müslümanda Türk sayilip (Türk
olmadiklari halde) Türkiyeye yollanmistir. Bugün ise Yunanistan, Bulgaristan
ve balkan ülkelerindeki müslümanlar kendilerini Türk irkindan sanmaya
baslamistir. Halbuki o müslümanlar etnik Türk degildir çünkü O ÇAGLARDA BIR
INSANIN MILLETINI DINI BELIRLIYORDU. Müslüman olan Türkdür anlamina geldigi
için; balkanlilarda müslüman olmalarindan dolayi kendilerine Türk demisler.
Hatta Balkanlardaki müslümanlarin önemli kismi "Bizim anayurdumuz Türkiye
demektedir".
Bir Yunanlinin ve Bulgarin müslüman olunca "Ben Türküm" demesinin nedenide
budur.

ATATÜRK VE TÜRK TARIH TEZI

Anadoludaki halklarin Türklestirilmesinin nedeni Atatürk ve kendisinin Türk
Tarih Tezine dayanir.

Atatürk'ün 1930'larda çikarttirdigi Türk Tarih Tezi'nin temel maddeleri:

-medeniyetin besigi Orta Asya'dir. (Aslinda Orta Asyada medeniyet
kurulmamistir)
-brekisefal ve beyaz irkin ilk yurdu burasidir. (Yok daha neler?)
-göçler sonucu Türkler bir çok yere yayilmis ve uygarlasmayi tetiklemistir.
(Yok ya)
-Anadolunun ilk yerli halki olan Hititler, Orta Asyadan gelmis olup
Türklerin atasidirlar. (Vay be)
-Romayi kuran Etrüskler Türkdür.
Bu teze göre Hititler, Sümerler, Frigler, Rumlar, Yunanlilar vs. Türk
sayiliyor.

Hititler Hint-Avrupa kavimlerine mensupturlar. Dil ve antropolojik açidan
Türklerden çok farklidirlar. Hititlerin Türklere benzer hiçbir yanlari
yoktur. Sümerlerin genetik olarak kuveyli olduklari ispatlandi. Etrüsklerin
genetik olarak Orta Asya Türkleriyle alakasi yok. Etrüsklerin bir kismini
liman ticareti yoluyla Lidyadan Italya gitmisler olusturur fakat bunlar
Anadolulu fakat Türk degil.

Yani bu teze göre Avrupa'dan Çin'e kadar uzanan cografyadakilerin çogu
Türkdür.
Atatürk'ün bir sözüde böylede düsündügünü tastikliyor: "Bu memleket tarihte
Türk'tü, o halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yasayacaktir."
Bu sözüyle Anadoludaki bütün halklarin Türk oldugunu söylüyor.

Bu gerçekligi Atatürkün kendi yazdigi siirdede görebiliriz:
"Gafil, hangi üç asir, hangi on asir / Tuna ezelden Türk diyaridir. /
Bilinen tarihler söylememis bunu / Kalkiyor örtüler, örtülen dogacak, /
Dinleyin sesini dogan tarihin, / Aydinlikta karalti, karaltida safak / Yalan
tarihi gömüp, dogru tarihe gidin. / Asya'nin ortasinda Oguz ogullari, /
Avrupa'nin Alpleri'nde Oguz torunlari / Dogudan çikan biz / Nerde olsa, ne
olsa kendimizi biliriz / Türk sadece bir milletin adi degil, / Türk bütün
adamlarin birligidir. / Ey birbirine dis bileyen yiginlar, / Ey yigin yigin
insan gafletleri / Yirtilsin gözlerdeki gafletten perde, / Hakikat nerede?"

Atatürke göre Alp daglarina kadar uzanan yerdekiler Türktür. Atatürk aslen
Makedondur ve Makedonlarida Türk sayiyor bu tezine göre demek ki.

Atatürk, hatta, dahada ileri gitmis ve arastirmacilar yollamis Güney
Amerika'ya ki "Kayip Mu Kitasi" efsanesini arastirsinlar. Bu efsaneye göre
70 bin yil önce, Pasifik'te batan bu kita Pasifik Okyanusu'nda, Asya ve
Amerika kitalari arasindaydi ve Avustralya'nin iki kati büyüklügündeydi.
Atatürk, Tahsin Mayatepeki Meksika'ya elçi olarak göndermisti ve Türkçe ile
Maya dili benzerlik aranacakti.
Atatürk düsüncesi su olmaliydi ki arastirmacilari bu efsaneyi arastirmak
için yollasin: "70 bin yil önce Türkler bu kitadan dünyaya yayildi".
Bu efsane gerçek olabilir ama Anadoludaki ve Azerbaycandaki halklar zaten
Türk degil.


SORU-CEVAPLAR

1. Soru : Bu ülkenin adi Türkiye, Dili Türkçe, Halkinin ismi Türk Milleti.
Biz nasil müslümanlasmis Rum ve diger eski Anadolu halklari olalim?

1. Cevap:
Türkiye ismi eskiden Avrupalilar tarafindan verilmistir. Anadolu'ya
"Turchia" denmesinin sebebi Türklerin Anadoluda nüfus çogunlugu oldugu için
degildir, Anadoluyu hakimiyeti altina alip kontrol etmelerinden dolayidir
çünkü Anadoluya Türkmen askerler gelmis ve bu militer güçle Anadoluya hakim
olmuslar. Kim hakimse onlarin ülkesi denmis, ama Türkler hiç bir zaman nüfus
çogunluguna sahip olmamistir. Halende öyledir. Türkmenler ise feth ettikleri
yerlere Rumlarin ülkesi demeye devam etmistir. Türkiye ismi 1920'lerde
Anadoluya verilmis yeni bir isimdir.

Türkçe ise 90 yil önce Anadoluda sadece azinlik bir kisim tarafindan
konusuluyordu. Atatürk tarafindan Türkçe sonradan dayatilmistir Anadolu
halklarina. O dönemlerde Anadoluda çogunlukla Yunanca, Rumca, Ermenice,
Osmanlica, Kürtçe ve Arapça konusuluyordu.

Türk Milleti ismi ise 1920'lerde Anadoludaki bütün müslüman olan halklara
verilmis bir addir. Daha önce Anadoludaki halklar bir kisim üst sinif
sehirliler hariç kendilerine Türk demiyordu.

2. Soru: Biz Orta Asyadan geldik biz Rum, Yunan, Ermeni ve diger eski
Anadolu halklari degiliz. Biz Sapina kadar Türkoglu Türküz, 100% Türküz
hemde.

2. Cevap:
Orta Asyadan Türkmenler Anadoluya geldiginde Anadolunun ufak bir nüfusunu
olusturuyorlardi. Yani sadece Türkmen askerler gelmis. Daha sonra ise
Anadoluya söylendigi gibi göçler genetik arastirmalarda çikmadi. Son 800
yilda Orta Asyadan Anadoluya gelen Türk nüfusu 600-700 bin civarinda oldugu
söyleniyor. Orta Asyadan gelseydiniz Türkiyenin dogusunda en az 20-30 milyon
Türkün yasamasi gerekirdi. Tamtersine Dogudaki Türk nüfusu azdir. Biraz
Erzurum ve Van civarlarinda var. Buda Türkmenlerin azinlik oldugunu
gösterir. 1071de Türkmenler Anadoluya geldiginde Anadoludaki yerlesik büyük
nüfus nerede peki?
Kendinizi kesin %100 Türk sanabilirsiniz ama siz Türk degilsiniz.

3. Soru:
Biz Orta Asyadan geldik ve Oguz boyunun Çepni boyundaniz ve kesin Türküz.

3. Cevap :
Bu boy isimleri sonradan ögrenilmistir. 90 yil önce insanlar boy nedir
bilmezlerdi bile. Bir yerde bu boy isimleri kolayca duyulup ögrenilebilir.
Örnegin Karadenizin Trabzon veya Rize kentine falanca Çepni boyu yerlesmis
eskiden dendigi zaman Karadenizin o kentinden olanlarin hepsi "Biz Çepni
boyundaniz" deyip kendilerini Türk yapiyor aninda. Çepni boyu yerlesmis olsa
bile oraya çok küçük bir kismi teskil ederler. Yasli bir köylüye "boy nedir"
diye sorsaniz bilmez bile onun ne oldugunu. Sonradan uydurulmus ve
ögrenilmistir bu boy isimleri.

4.Soru: Biz Rum veya eski Anadolu halklari degiliz. Bizim Rumlukla veya
diger halklarla alakamiz yok.

4. Cevap:
Bugün Karadenize giderseniz orada Rumca konusan halka rastlarsiniz.
Bakiniz bu cümleye: "Annemin dedigine göre küçükken köylerinde Türkçe
bilmeyen müslüman neneler varmis." Bu cümleyi kendisini Türk sanan bir
Karadenizli söyledi. Bu sunu gösteriyor. Eskiden Anadoluda halk Türkçe
bilmiyordu, Türkçeyi sonradan ögrendiler. Egede, Karadenizde, Akdenizin
batisinda eskiden yasli neneler Rumca-Yunanca konusurdu ve bu bölgelerin
siveside eskiden Yunanca-Rumca sivesidir. Dogu ve Dogu Karadeniz
taraflarinda ise Ermenice sivesiyle konusanlarda var. Türkmenler azinlik
oldugu içinde Azeri siveside kismen yayilmis çünkü Türkmenler Azerbaycan
taraflarinda azinlikken Azerilerin sivesine alismislar. Azeri siveside Irani
bir dillerin sivesidir.

Çok önemli bir noktayi vurgulamakta yarar var.
O ÇAGLARDA BIR INSANIN MILLETINI DINI BELIRLIYORDU.
Su an Karadenizli birisine "Sen Rumsun" deseniz özellikle yaslilar "Hayir
ben müslümanim" der ve size kizar çünkü Rum denilince hristiyanlik akla
geliyordu eski dönemlerde. Yani Rumluk eskiden hristiyanlikla esanlamliydi;
Rum=Hristiyan. Müslüman olan birisi dolayisiyla Rum olamazdi. Hristiyan bir
Rum, müslüman oldugu zaman ona artik Rum denilmezdi.

Karadeniz halki müslüman oldugunda etnik kimligini terk etti yüzyillar
evvel. Yüzyillarcada 1920lere gelene dek kendilerini DINI kimlikleriyle
tanittilar. Insanlar kendilerine "Sunni" veya "Müslüman" dediler 1920'lere
kadar. Ta ki Atatatürk Anadoluda müslüman olan herkese Türk ismini verene
dek. O dönemde kimse kendine Türk demiyordu. Kisaca Anadoludaki halk sadece
müslümanlasmis, Orta Asyadan gelmemistir ve Türk degiller.

5. Soru: Biz Yunanliysak neden Yunanlilari denize döktük peki?

5. Cevap:
Ben sizin hepinizin Yunanli oldugunuzu söylemedim. Rum ve Anadolunun eski
halklari oldugunuzuda söyledim. Anadolu halklari Yunanilara karsi savas
vermisti. Bu dogrudur. Yunanliar sizin topraginizi (Aslinda hepinizin
topragi) aliyor diye sessiz mi kalacaktiniz? Izin mi verecektiniz?
Anadolunun tümü ve Yunanistan genetik olarak ayni degildir fakat genetik
olarak onlara yakinsiniz. Özellikle, Egedeki sözde Türklerle Yunanlilar
genetik olarak çok yakin. Aralarindaki tek fark Yunanlilarin hristiyan,
Egelilerinde müslüman olmasi. Anadoluda müslüman olanlar kendilerine Rum,
Yunan vs demedi çünkü bu isimler hristiyanlikla esanlamliydi ve sadece dini
kimliklerini kullandilar asirlarca. Aradan yillar geçincede eski etnik
kökenlerini terk ettiler çünkü din degistirmek millet degistirmek manasina
geliyordu. Hristiyan olmadiklari içinde Rumlugu, Yunanliligi, Ermeniligi
kabul etmeyip asagiladilar. Örnegin, Karadenizde birisine hakaret etmek için
"Rum dölü" kelimesini kullanirlar. Eskiden müslüman-hristiyan diye
bakirilirdi insanlara. Müslümanlasmis halklarla hristiyanlar arasinda ayni
irkdan olmalarina ragman çatismalar, kavgalar olmustur.

Prof. Dr. Aslihan Tolun, "Anadoludaki Türklerin gen yapisi Asya'daki Türkçe
konusan toplumlardan çok, Anadolulu çikiyor. Genetik yapi olarak, Orta
Asya'dan çok Yunanistan, Bulgaristan gibi komsularimiza benziyoruz.

Bu arada su çok önemli; o çaglarda önemli olan irk degil, DINDI. O döneme
müslüman-hiristiyan savasi diye bakmak lazim. Irk bilinci yoktu insanlarda o
dönemlerde. Nitekim 1924'de Yunanistanla Türkiye arasinda nüfus degisimi
irk'a degil, din'e göre yapilmistir. Anadoludaki 1.5 milyon hristiyan
Yunanistana yollanmis, ordaki 500 bin müslümanda Türk sayilip (Türk
olmadiklari halde) Türkiyeye yollanmistir. Yani o dönemlerde din farki
gözetilmistir. Insanlar için önemli olan sadece Islamdi. Atatürk
Anadoluyu'da sonradan Türklestirebildigi kadar Türklestirdi çünkü ona göre
Anadoludaki herkes Türkdü.

6. Soru: Tarih kitaplarinda Türklerden bahsediliyor. Biz Türküz. Üç kitada
at kosturduk. Ibn Batuta 1330-1331 yillarinda Alanya ve Antalyaya gitmis ve
orda Türkmenleri gördügünü yazmis kitabinda.

6. Cevap:
a) Ünlü gezgin Ibn Batuta Alanya ve Antalyayi gezmis ama Türkmenlerin orada
çogunluk oldugunu söylememis ki, sadece müslüman Türkmenler tarafindan feth
edilmis oldugunu söylemis. Türkmenlerin korumasinda büyük rakamli
hristiyanlarin oldugunuda yazmis kitabinda. Bu da Türkmenlerin azinlik
oldugunu dogruluyor. Türkmenler az olmalarina ragmen militer güçleri oldugu
için büyük hristiyan nüfusu kontrol edebilmisler. Türkmenler birçok yeri
feth etmis olabilir ama nüfuslari azdi, sadece militer güçleri oldugu için
bunlari yapabilmisler.
Söyle yaziyor kitabinda: "We set out for the country of the Turks. ... It
was conquered by the Muslims, but there are still large numbers of
Christians there under the protection of the Turkmen Muslims".
Dedigim gibi bir kisim Türkmen doguda ve birazda güneyde var.

b) Türk tarihini anlatan kitaplarin %90i yalandir çünkü o kitaplari yazan
tarihçiler Anadoluda Türklerin çogunluk oldugunu sanarak yazmistir. Yazilan
Türk Tarih kitaplarinin çoguda son 90 yilda yazilmistir. Tarihçilerde
kendilerini Türk sanarak tarih yazmislardir. Eskiden insanlar dinine göre
ayrilirdi. Tarihi belgelerde müslüman ismi geçer, Türk ismi geçmez. Örnegin
bir sehrin nüfus sayimi yapiliyor. Bu nüfus sayiminda insanlar müslüman,
ortodoks, gergoryan, protestan diye siniflandiriliyor. Türk ismi geçmiyor
yani. Bu müslümanlari tarihçiler Türk tarihi olarak gösteriyor. Müslüman
olmus halklari hesaba katmiyorlar. Müslüman olan herkes Türk sayiliyor yani
ve bu bilgiler insanlara Türk tarihi diye yansitiliyor. Ki bu büyük bir
tarihi hatadir.

7. Soru: Mogolistan'da 2000 yasindaki mezarliklardan alinan iskeletlerin DNA
örnekleri Türkiyedeki insanlarinkiyle benzedigi tespit edilmis. Bak iste.
http://www.genomenewsne...les/07_03/ancient.shtml

8.Cevap: Bu genetik arastirma aslinda benim dediklerimi destekliyor. Kendi
kazdigin kuyuya düstün. Bak bu arastirmada söyle diyor:
They also found DNA sequences similar to those in present-day Turks,
supporting the idea that some of the Turkish people originated in Mongolia.

Bak burada "Some" kelimesi kullaniliyor. Yani bir kisim diyor. Bende zaten
Türklerin Anadoluda bir kisim olduklarini, yani %9 olduklarini, söylüyorum.
Bunlarda çok karismis ve baba tarafindan Türk sadece dolayisiyla bunlarda
artik Türk sayilamaz.

8.Soru: Eger biz Türklesmis Rum vs. Anadolu halklari isek Türkiyede hala
yasayan Rumlar kim?

8.Cevap:
90 yil önce din degistirmek millet degistirmekdi. Müslümanlasmis Rumlar
bundan dolayida o dönemde çikan Türk adini kullanmaya basladi çünkü Sunnilik
Türklükle bütünlesmisti. Bu Türk adi zaten Anadoludaki halklara verilmis bir
addir. Hiristiyan Rumlar ise Rum olarak kaldi çünkü onlar din degistirmedi,
din degistirmedikleri içinde Rum olarak kalmaya devam ettiler. Müslüman
halklarda Türk adini aldi.

SONUÇ
Anadoludaki halklara dayatilan:
Türklük 90 yilliktir
Türk Milleti ismi 90 yilliktir
Türkçe 90 yilliktir (1915'de azinlik bir dildi)
Türk kültürü Anadoluda çok azdir Orta Asya ve Anadolu nüfusu birbirinle
bagdasmiyor. Orta Asyadaki 6-7 ülkenin Türk nüfuslarinin toplami Türkiyedeki
nüfusa zar zor denk düsüyor.

Genetik olarakda bakinca Türk geni Anadoluda az ve çok karisik.

Kültür olarakda Anadoluda Türk kültürü yok denecek kadar az.
Türk yok denecek kadar az ve karisik Anadoluda.
Türk hissetmek gibi kelimeler cok saçma, mantikdisi ve komik çünkü Türklerin
yasamadigi yerde neden Türk hissedilsin ki. Kaldi ki Anadoludaki sözde Türk
kültürünün Orta Asyayla pek alakasi yok.
Doguda ve güneyde bir kisim Türkmen var. Digerleri Orta Asyadan gelmemistir
ve Türk degil.
Inanmayan ya psikologa gitsin, yada Türkiyedeki üniversitelerden birindeki
Genetik bilimcilere gidip sorsun.
Su an Anadoluda yasayan halklar (sözde Türkler) binlerce yildir Anadoluda
yasayan halklardir ve Orta Asyayla genetik baglantilari yok.

TÜRKIYEDE TÜRK YOK

Bu yaziyi okuyan tarihçilerin, arkeologlarin ve uzmanlarin eminim agizlari
açik kalacak.

Alıntıdır.


Kaynakca

Yorgos Babinyotis, Yunan dilinin sözlügü, Atina 1998.
Mevlût Sari, Türkçe-Ingilizce-Arapça-Persçe Sözlük. GONCA. Istanbul.
Sevan Nisanyan, Sözlerin Soyagaci, II.basim, Adam yayinlari, Istanbul 2003.

Türklük nerden çikti
http://www.internethabe...cle_view.php?aid=330775

Buradan nüfuslari arastirabilirsiniz
http://en.wikipedia.org/wiki/Central_Asia

Tourkos ve Turc kelimelerine bakiniz
http://www.etymonline.com/index.php?l=t&p=22

Orta Asya kökenli Türk geni %9 Anadoluda
http://hpgl.stanford.ed..._2004_v114_p127-148.pdf

Eski Azeri Pehlevicesi
http://en.wikipedia.org.../Ancient_Azari_language

Genetik arastirma: Azeriler Türk degil (I)
http://www.ncbi.nlm.nih...ract&list_uids=12596050

Genetik arastirma: Azeriler Türk degil (II)
http://www.eva.mpg.de/genetics/pdf/Y-paper.pdf

Azerbaycan Tarihinin Kronolojisi
http://www.zerbaijan.com/azeri/history1.htm

Genetik Harita
http://www.pnas.org/con...large/pq1713050002.jpeg

Sehir isimleri
http://www.hafif.org/taxonomy/term/71?from=282

Sümerler kuveytli - Soru 57
http://www.sumerian.org/sumerfaq.htm


_____________________________

Namaz Kılmak Bedava, Kumar Oynamak ParayLa... Oruç Tutmak Bedava, İçki İçmek ParayLa... ALLAH'a İman Bedava, Haram Yemek ParayLa.. Kısacası Cennet Bedava , Cehennem ParayLa...


739 Mesaj
10 Şubat 2008; 22:39:25 

Türkiye Türkleri Yunan.

Azerbaycan Cumhuriyetindeki Azeriler Kafkasli ve Ermeni.

İrandaki Azeriler de İranli.

Öylemi düşünüyorlar bu yazanlar? Görünüşle halkmi belirlenir?


_____________________________



 
956 Mesaj
10 Şubat 2008; 22:49:50 

Bunlar hep atölye çalışmaları.Toplumu ayrıştırma örneklerinden biri daha.Daha önce bilinen konuları ısıtıp ısıtıp piyasaya veriyorlar.Türkiye de Türk olmayıversin çok mu önemli.
Ne yani
Şimdi bu Dış destekli Atölyeciler(Ayniyle Vaki) ülkeyi on parçaya bölünme düşüncesi amaçlıyor.
Karşı çıkanlarada özgürlük düşmanı ve faşist (!) olma gibi bir paradoksu da yaşatıyorlar.
Olsun keser döner sap döner..


_____________________________

Devlet, ekonomik ve siyasal kararlar için dine ihtiyaç duyar mı?


837 Mesaj
10 Şubat 2008; 22:52:12 

kımse kımseyı aldatmak ıcın ugrasmaya calısmasın o zaman bı kac gune bende bı tez hazırlayayım fransızlarla japonlar aynı atadan cıksın...bırakın hocam bu ısleri.


_____________________________

Hırs olmayınca zeka kanatsız bir kuştur.
...Salvador Dali...


1191 Mesaj
10 Şubat 2008; 22:54:34 

Orhun yazıtlarından önce Türk kelimesi hiç kullanılmadı diyor bunu bir araştırmak lazım ve Atatürk ün Türklüğü halka direttiği söyleniyor bu düşünce pek hoşuma gitmedi Osmanlı da Turancılık akımını kım baslatmıstı acaba bunu nasıl göz ardı edip Osmanlıda Türklük kavramı yok kabul edildi yazıda?


_____________________________

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
A. Karr

Vizyon500k


673 Mesaj
10 Şubat 2008; 23:10:17 

Ben bir müslüman olduğuma göre zaten tüm insanlığı aynı atadan geldiğine inanıyorum ve inanmakla mükellefim dinime göre. Ama şu sözde Türk, sözde Yunan lafı biraz battı bana. Tüm yazıyı okumadım o ayrı konu, insanda göz bırakmaz bu yazı :) Şöyle bir göz attım.
gssmartboy; bilinçli mi yoksa bilinçsiz mi sorduğunu bilmiyorum ama cevap vereyim Osmanlı'da Turancı'lık Sokullu döneminde fiilen başlamıştır.


1191 Mesaj
10 Şubat 2008; 23:28:30 


quote:

Orjinalden alıntı: Koray_Aykut

Ben bir müslüman olduğuma göre zaten tüm insanlığı aynı atadan geldiğine inanıyorum ve inanmakla mükellefim dinime göre. Ama şu sözde Türk, sözde Yunan lafı biraz battı bana. Tüm yazıyı okumadım o ayrı konu, insanda göz bırakmaz bu yazı :) Şöyle bir göz attım.
gssmartboy; bilinçli mi yoksa bilinçsiz mi sorduğunu bilmiyorum ama cevap vereyim Osmanlı'da Turancı'lık Sokullu döneminde fiilen başlamıştır.

Aslında bilinçli yada bilinçsiz bunun bi önemi yok şunu belirtmek istedim Osmanlı da TÜRKLÜK kavramı vardı yazıda sanki yokmuş gibi gösteriliyor bende senin gibi tamamını okuyamadım yazı karısık bıraz.


_____________________________

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
A. Karr

Vizyon500k


1333 Mesaj
10 Şubat 2008; 23:45:36 

Yazı değil yalan dolan...

Diyor ki sözde yazı güye Türkçe de en çok Yunanca kelimeler varmış vs...

Türkçe en çok Farsça ve Arapça' dan etkilenmiştir. Batı da ise Fransızca' dan. Yukarıdaki yalan yazı mantığı ile Türklerin aslında Fransız olması gerekir.

Bir yalan dolan daha yakaladım, o da yok Orta Asya' daki Türklerin nufusu toplam 60 milyon değil, burada ki 60 Milyon ordan gelmiş olamaz diyor sözde yazı...

Türkler Anadolu' ya geldiklerinde nufusları 60 Milyon muydu? Hangi hayagücünün ürünü bu. Bu Cumhuriyeti kurarken daha nufus 15 Milyondu.

Ayrıca Şehirlerin isimlerinin başka dillerden gelmesi çok normal çünkü Anadoluyu Türkler inşa etmediler ki. Sonradan geldi bu millet buraya. Birçok şehir kurulmuştu zaten bu vakte kadar.

Uzun uzadıya okusam yukarıda ki yazının her satırırın yalan yanlış olduğunu ispatlarım fakat uğraşmaya değmez...


_____________________________



5469 Mesaj
11 Şubat 2008; 0:01:00 

Bir başka zeminde Tarihsel, Etnik, Arkeolojik ve Antropolojik çalışmalar yapılabilir, o ayrı birşey.

Ama bir gerçek var ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve kendisini Türk olarak kabul eden herkes anayasa ve Cumhuriyet ilkelerine göre Türktür. Ben bunu bilirim, bitti.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


111 Mesaj
11 Şubat 2008; 0:07:00 

İyi bir çalışma olmuş.Sanırım özette şu var:

Ari, Saf Irk Yoktur!


_____________________________


F22 RAPTOR


9948 Mesaj
11 Şubat 2008; 0:07:52 


quote:

Orjinalden alıntı: gssmartboy

Orhun yazıtlarından önce Türk kelimesi hiç kullanılmadı diyor bunu bir araştırmak lazım ve Atatürk ün Türklüğü halka direttiği söyleniyor bu düşünce pek hoşuma gitmedi Osmanlı da Turancılık akımını kım baslatmıstı acaba bunu nasıl göz ardı edip Osmanlıda Türklük kavramı yok kabul edildi yazıda?


“Türk” adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olan Göktürk abidelerindeki yazılar Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.

Türk kelimesi elbette ki kullanılmış olabilir nihayetinde yazıya aktarıldığına göre daha önceden de kullanılıyordu ancak günümüze yansıyan ilk vesikası Göktürk (Orhun) Yazıtlarıdır.

İyi Geceler.


_____________________________

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve âşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur.
Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır.
Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
H. Nihal ATSIZ, Atsız Mecmua, 15 Nisan 1932, Sayı: 12

O sebeple Ata'na saygıda kusur etme sakın!
Atatürk'e göre Atatürk - Rahatsız olma!

|| Forum Anlaşması || Genel Forum Kullanımı || İmza Kuralları || Şikâyet Sistemi || Kullanıcı Adı Değişimi || SMS Onay Sistemi || Önerileriniz, Sorunlarınız ||


1191 Mesaj
11 Şubat 2008; 0:21:22 

teşekkürler


_____________________________

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
A. Karr

Vizyon500k


9948 Mesaj
11 Şubat 2008; 0:24:31 


quote:

Orjinalden alıntı: gssmartboy

teşekkürler


Rica ederim.
Orhun Abidelerinden önce neşredilen Yenisey Yazıtlarını da anımsatmak istiyorum.


_____________________________

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve âşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur.
Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır.
Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
H. Nihal ATSIZ, Atsız Mecmua, 15 Nisan 1932, Sayı: 12

O sebeple Ata'na saygıda kusur etme sakın!
Atatürk'e göre Atatürk - Rahatsız olma!

|| Forum Anlaşması || Genel Forum Kullanımı || İmza Kuralları || Şikâyet Sistemi || Kullanıcı Adı Değişimi || SMS Onay Sistemi || Önerileriniz, Sorunlarınız ||


1136 Mesaj
11 Şubat 2008; 4:20:57 

Fazlasıyla ırkçı bir milletiz bence.


_____________________________



1620 Mesaj
11 Şubat 2008; 5:58:45 

Neyazikki ölede olmamız gerekiyor bukadar çok düşmanla başka türlü yaşıyamazsın..


_____________________________

Happiness only real when shared!!!


526 Mesaj
11 Şubat 2008; 12:49:34 


quote:

Orjinalden alıntı: Criminal Origin

Fazlasıyla ırkçı bir milletiz bence.


üstüme almıyorum

Türk toplumunun milli duygularının şahlanmasının sebebi bence
miskin Osmanlı döneminde halkın hiç sayılması ,göz ardı edilmesi.Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile halk kendini bulmuş , medet umduğu devletlerin onları nasıl sömürdüğü farketmiş ve bunun doğal sonucu olarak milli duygular ön plana çıkmış ve bunlara sıkı sıkı sarılmıştır.

@sendenbenden

ırkçılık farklı bir olay bence sizde bir kez daha düşünün
ama vatana , millete sahip çıkmak zorunluluğu konusunda sizinle aynı fikirdeyim


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


9898 Mesaj
11 Şubat 2008; 12:57:54 

quote:

Orjinalden alıntı: yakup13


quote:

Orjinalden alıntı: Criminal Origin

Fazlasıyla ırkçı bir milletiz bence.


üstüme almıyorum

Türk toplumunun milli duygularının şahlanmasının sebebi bence
miskin Osmanlı döneminde halkın hiç sayılması ,göz ardı edilmesi.Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile halk kendini bulmuş , medet umduğu devletlerin onları nasıl sömürdüğü farketmiş ve bunun doğal sonucu olarak milli duygular ön plana çıkmış ve bunlara sıkı sıkı sarılmıştır.

@sendenbenden

ırkçılık farklı bir olay bence sizde bir kez daha düşünün
ama vatana , millete sahip çıkmak zorunluluğu konusunda sizinle aynı fikirdeyim


Katılmıyorum...Şöyle ki Osmanlı döneminde gerek Türklük gerekse İslamiyetin şahlanması yaşanmıştır.Türk Milliyetçiliğin en büyük amacı olan Turancılık,Osmanlının yükselme döneminde ortaya çıkmıştır.TC kuran nesil kimsenin anlayamadığı paşamız Abdülhamit döneminde yetişmiştir..Bunu kimse inkar edemez



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi shady_tr -- 11 Şubat 2008; 13:03:51 >


_____________________________



2571 Mesaj
11 Şubat 2008; 13:13:05 


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika

Bir başka zeminde Tarihsel, Etnik, Arkeolojik ve Antropolojik çalışmalar yapılabilir, o ayrı birşey.

Ama bir gerçek var ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve kendisini Türk olarak kabul eden herkes anayasa ve Cumhuriyet ilkelerine göre Türktür. Ben bunu bilirim, bitti.


+1
Bu kadar basit.


_____________________________


HK: Teyzeciğim durmak yok yola devam!
Teyze: Dee get!

"Tanrıyı güldürmek istiyorsan, O�na planlarından bahset." :) Amores Perros filminden bir replik.
"Life's too short for chess." :) Henry James Byron
"I have a dream... " Martin Luther King, Jr. - Video
Radikal Gazetesi Orijinal Demokrasi Reklam Filmi (Sansürsüz)


526 Mesaj
11 Şubat 2008; 13:20:00 


quote:

Orjinalden alıntı: shady_tr

quote:

Orjinalden alıntı: yakup13


quote:

Orjinalden alıntı: Criminal Origin

Fazlasıyla ırkçı bir milletiz bence.


üstüme almıyorum

Türk toplumunun milli duygularının şahlanmasının sebebi bence
miskin Osmanlı döneminde halkın hiç sayılması ,göz ardı edilmesi.Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile halk kendini bulmuş , medet umduğu devletlerin onları nasıl sömürdüğü farketmiş ve bunun doğal sonucu olarak milli duygular ön plana çıkmış ve bunlara sıkı sıkı sarılmıştır.

@sendenbenden

ırkçılık farklı bir olay bence sizde bir kez daha düşünün
ama vatana , millete sahip çıkmak zorunluluğu konusunda sizinle aynı fikirdeyim


Katılmıyorum...Şöyle ki Osmanlı döneminde gerek Türklük gerekse İslamiyetin şahlanması yaşanmıştır.Türk Milliyetçiliğin en büyük amacı olan Turancılık,Osmanlının yükselme döneminde ortaya çıkmıştır.TC kuran nesil kimsenin anlayamadığı paşamız Abdülhamit döneminde yetişmiştir..Bunu kimse inkar edemez



Benim bahsettiğim halkın benimsenmesi,tabiki bu duylarını her zaman üst düzeyde tutmuş kesim vardı,daha önceleri bu düşünlerin var olmadığını söylemedim,söyleyememde.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


2910 Mesaj
11 Şubat 2008; 13:20:37 

[font="Microsoft Sans Serif"]Sadece Türkiye' de dünyanın her yerinde saf ırk kalmadığını düşünüyorum. Çünkü savaşlar , göçler vs vs durumunda başka ırklarla kaynaşma yaşandı . Bu durumda karışımı yaşayan tek ırk Türkler olamaz yani kimse ne tam olarak Türk ne tam olarak Bulgar ne tam olarak Yunan nede başka bir saflık içersinde olamaz . O halde sorun edilecek bir durum değil.[/font]


_____________________________

Büyümeyecektik itiraf et hadi.


9898 Mesaj
11 Şubat 2008; 13:23:17 


quote:

Orjinalden alıntı: yakup13


quote:

Orjinalden alıntı: shady_tr

quote:

Orjinalden alıntı: yakup13


quote:

Orjinalden alıntı: Criminal Origin

Fazlasıyla ırkçı bir milletiz bence.


üstüme almıyorum

Türk toplumunun milli duygularının şahlanmasının sebebi bence
miskin Osmanlı döneminde halkın hiç sayılması ,göz ardı edilmesi.Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile halk kendini bulmuş , medet umduğu devletlerin onları nasıl sömürdüğü farketmiş ve bunun doğal sonucu olarak milli duygular ön plana çıkmış ve bunlara sıkı sıkı sarılmıştır.

@sendenbenden

ırkçılık farklı bir olay bence sizde bir kez daha düşünün
ama vatana , millete sahip çıkmak zorunluluğu konusunda sizinle aynı fikirdeyim


Katılmıyorum...Şöyle ki Osmanlı döneminde gerek Türklük gerekse İslamiyetin şahlanması yaşanmıştır.Türk Milliyetçiliğin en büyük amacı olan Turancılık,Osmanlının yükselme döneminde ortaya çıkmıştır.TC kuran nesil kimsenin anlayamadığı paşamız Abdülhamit döneminde yetişmiştir..Bunu kimse inkar edemez



Benim bahsettiğim halkın benimsenmesi,tabiki bu duylarını her zaman üst düzeyde tutmuş kesim vardı,daha önceleri bu düşünlerin var olmadığını söylemedim,söyleyememde.






_____________________________



2643 Mesaj
11 Şubat 2008; 14:13:34 

Eh... Attila da Avrupa'ya girerken zaten bütün hepsini birden karıştırmıştı. Sorun mu yani bu da?
Scourge of God Attila, neredesin yahu? Gerçekten arıyorum seni bazen. Avrupalıların biraz daha karışması gerek.

Herneyse konuya dönelim. Bu şekilde bir çalışma ile hiçbir milletin kan olarak saf olduğunu kanıtlayamayız. Orta Asya'dayken bize Soğdlar ve Moğollar, hatta Çinliler bile karışmıştı. Ama yine Türk'üz...

Eğer bir asimilasyondan bahsediliyorsa, söz konusu biz değiliz. Ben kendime hala Türk'üm diyebiliyorsam, kendi dilimi kullanabiliyor, kendi kültürümü yaşayabiliyorsam, Orta Asya'dan geldiğimi biliyor, atalarımın tarihini öğrenebiliyorsam, asimile olmamışım demektir.

Dil konusundaysa, Türkçede şu anda TDK sözlüğüne göre 6463 Arapça sözcük, 4000 küsür Fransızca sözcük, 1600 civarlarında da Farsça sözcük var. En çok sözcük aldığımız üç dil bu. İngilizceden 400 küsür var... Yunancadan çok fazla yok.

Düzenleme: Kalın yaptığım bütün sözcükler Türkçe. Diğerlerinin de Türkçe karşılıkları var ya da yer veya millet isimleri. Kendi dili yerine bütün dünya dillerini birleştirip İngilizce adı altında piyasaya süren İngilizler düşünsün artık.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi M -- 11 Şubat 2008; 14:20:44 >


_____________________________


Donanım Haber Forum, Kültür ve Bilim Bölümü Kullanım Kılavuzu - 22 Nisan 2012

Smilodon Fatalis: | ASUS P67 Sabertooth | Intel Core i7 2600K@3,8 GHz: 1,21v (-0,005 Offset Voltage) | 2x 2 GB G.Skill Ripjaws X 1866 Mhz: 9-9-9-24-2N - 1.5v | Noctua NH-D14 | HIS AMD Radeon HD6970@ 840-5300 | Creative X-Fi Xtremegamer Fatal1ty Pro | Cooler Master HAF 932 | OCZ Vertex 4 128 GB | High Power Absolute 750 Watt | Akasa Auto Control 12 cm. @45 CFM | Cooler Master Tri-Blade 12 cm. @ 32 CFM | Samsung P2250 | Sennheiser Audiophile Series HD555 @ HD595 |


1753 Mesaj
11 Şubat 2008; 14:19:52 

Asıl önemli olan genetik miras değil kültürel bilinçtir. Öyle bir yazı yazılmış ki insanın aklına hemen Sevr Antlaşması geliyor. Sanıyorum Sevr Antlaşması döneminde de bu tür fikirlerle vatanı bölmeye çalışıyorlardı, şimdi de aynı oyunları oynuyorlar. Biz "saf Türk" olmayabiliriz de mesela Yunanlılar saf Yunanlı mıdır? Şimdiki Yunan halkıyla eski Yunan filozoflarının genetik olarak çok yakın olduklarını da hiç sanmıyorum. Sürekli göçlerin sürdüğü bir bölgede safkan bir ırktan söz edilebilir mi? Genetik bilimini ırkçı düşüncelerine zemin olarak kullanmak isteyenlere

Ayrıca Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca gibi dillerden dilimize giren sözcük sayısı Yunanca ve Ermenice dillerinden giren sözcük sayısından az değildir. Elbette kültürler etkileştikçe sözcük alışverişleri de olacaktır. Buradan Sevr-vari anlamlar çıkarmanın hiç gereği yok.


_____________________________



2643 Mesaj
11 Şubat 2008; 14:26:02 


quote:

Orjinalden alıntı: mfiz

Asıl önemli olan genetik miras değil kültürel bilinçtir. Öyle bir yazı yazılmış ki insanın aklına hemen Sevr Antlaşması geliyor. Sanıyorum Sevr Antlaşması döneminde de bu tür fikirlerle vatanı bölmeye çalışıyorlardı, şimdi de aynı oyunları oynuyorlar. Biz "saf Türk" olmayabiliriz de mesela Yunanlılar saf Yunanlı mıdır? Şimdiki Yunan halkıyla eski Yunan filozoflarının genetik olarak çok yakın olduklarını da hiç sanmıyorum. Sürekli göçlerin sürdüğü bir bölgede safkan bir ırktan söz edilebilir mi? Genetik bilimini ırkçı düşüncelerine zemin olarak kullanmak isteyenlere

Ayrıca Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca gibi dillerden dilimize giren sözcük sayısı Yunanca ve Ermenice dillerinden giren sözcük sayısından az değildir. Elbette kültürler etkileştikçe sözcük alışverişleri de olacaktır. Buradan Sevr-vari anlamlar çıkarmanın hiç gereği yok.


Tarihinin yaklaşık 400 yılını şu anda Turkokratia olarak nitelendiren Yunanlıların neresi saf olabilir ki genetik olarak?


_____________________________


Donanım Haber Forum, Kültür ve Bilim Bölümü Kullanım Kılavuzu - 22 Nisan 2012

Smilodon Fatalis: | ASUS P67 Sabertooth | Intel Core i7 2600K@3,8 GHz: 1,21v (-0,005 Offset Voltage) | 2x 2 GB G.Skill Ripjaws X 1866 Mhz: 9-9-9-24-2N - 1.5v | Noctua NH-D14 | HIS AMD Radeon HD6970@ 840-5300 | Creative X-Fi Xtremegamer Fatal1ty Pro | Cooler Master HAF 932 | OCZ Vertex 4 128 GB | High Power Absolute 750 Watt | Akasa Auto Control 12 cm. @45 CFM | Cooler Master Tri-Blade 12 cm. @ 32 CFM | Samsung P2250 | Sennheiser Audiophile Series HD555 @ HD595 |


580 Mesaj
11 Şubat 2008; 15:09:06 

Türklük birt kültürdür.Fiziksel yada gensel bir aktarım olması şart değildir.

Aklı başında arkadaşların yazdığı gibi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes Türk'dür.

Tabi bizlere zamanında anlatım biçimi farklı olduğu için bir çok insanımız konuyu farklı değerlendirir.

Örn: Moğolları hala Türk sanan inanılmaz bir çoğunluğa sahibiz.Etrafınızdakilere öylesine sorun Moğollar kimdir nasıl bilirsin diye bakın nasıl cevap verecekler.Halbuki HÜlagu Han ın Abbasi halifesine gönderdiği mektupta " Müslümanlığa,camilere,kadın ve kızlarına " neler yapacaklarını anlatmıştır.

Bir diğer örnek ise Haçlı seferleri esnasında Hristiyanların en büyük askeri gücü kiralık Türk askerleridir, ( Ghulamlar ) Salahaddin Ayyubi Kudüs ü 1187 yılında geri aldığında kentte fazlası ile Türk askeri ( Ghulam ) olduğunuda tesbit etmiştir.Ayrıca zaten Salahaddin in kendiside bir çeşit ( Ghulam dı )

Velhasıl göz rengi saç rengi dna tutması değil Kültür önemli.


_____________________________

İNSANIN KONUŞMAYI ÖĞRENMESİ 2 YILINI SUSMAYI ÖĞRENMESİ İSE 60 YILINI ALIR.

NE ZAMAN SUSUP NE ZAMAN KONUŞACAĞINI İYİ BİL.
+25


2833 Mesaj
11 Şubat 2008; 15:58:04 

TABİ Canım hepimiz madem aynı kökteniz verelim gitsin toprakları kardeşiz nasılsa !!
Ya bu dolmaları yutturmaya çalışan satılmışlar var ya bu ülke ne çektiyse bu tiplerden çekti!


_____________________________

http://ordanburdan7.wordpress.com/


18 Mesaj
11 Şubat 2008; 16:12:24 

Yazılanların hepsi doğru olsa ne fark eder ki? Zaten çoğumuz saf bir ırk olmadığımızı biliyoruz. Bence bu yazı iyi niyetli değil! Atatürk bizim Türk olduğumuzu sanıyormuş da o yüzden bize zorla kabuş ettirmiş! Hangi millet gerçekten saf ki acaba? İngiltere'de Fransa'da yaşayan zenciler mi? Toplama bir ülke olan Amerika'da bile insanlar kendilerini sorgulamazken 1000 yıldır bu topraklarda yaşayan bizler mi birbirimizi ayırmaya çalışacağız? Bence en iyi cevap "Ne mutlu Türk'üm diyene" dir.


_____________________________



942 Mesaj
11 Şubat 2008; 17:13:26 

Anadolu'nun adı boşuna medeniyetler beşiği olmamış herhalde.Şu anda emimim ki; dünya üzerinde saf bir ırk yoktur, zaten olmasın kim takar ki?İnsan insandır...



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi doğukan54321 -- 11 Şubat 2008; 17:20:20 >


_____________________________

Baharlar, yazlar geçer sonbahar gelir
Ömrün yaprakları dökülür bir bir
Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge:
Dünya dertleri zehir, şarap panzehir.


1991 Mesaj
11 Şubat 2008; 18:11:16 

Bir insan kendisine Türk diyorsa o Türktür. Yok sen türk değilsin yunansın bulgarsın frigyalısın falansın demek saçmalıktır. Kişi kendini hangi millete ait hissediyorsa o millettendir.


_____________________________

Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir. Biri bir rahatsızlık çekse diğerleri de o acıyı hisseder. Hz. Peygamber (SAV)


987 Mesaj
11 Şubat 2008; 18:14:27 


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika

Bir başka zeminde Tarihsel, Etnik, Arkeolojik ve Antropolojik çalışmalar yapılabilir, o ayrı birşey.

Ama bir gerçek var ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve kendisini Türk olarak kabul eden herkes anayasa ve Cumhuriyet ilkelerine göre Türktür. Ben bunu bilirim, bitti.


Ben katılmıyorum.Objektif bakın derim.Her kuş leylek her ağaç kayın değildir.


_____________________________

/--Red Kit--\
--------------

Dyin's too good for 'em!


1322 Mesaj
11 Şubat 2008; 18:33:07 

O zaman Adem melezmiydi?


_____________________________

Drunk and cRAZY


1450 Mesaj
11 Şubat 2008; 18:44:10 

Türklük kavramını benimseyen insana göre değişir bence bu yargı.
Düşünün ki sadece aynı kandan aynı atadan gelen diye düşünürsek ozaman dil birliği,ülkü birliği,idea birliği gibi olguların bir önemi kalmaz.Kendini Türkiye Cumhuriyet'inin bir vatandaşı,bu halkın bir parçası olan,ülkesi ve milleti için çalışmaktan kaçınmayan herkes Türk değilmidir?Öyleyse bu tip tezlere takılmanın bence mantıklı bir yönü yok.Çünkü bu tür tezlere göre Millet ve Türklük olguları sadece fiziksel olgulara göre belirlenir.Benim düşüncelerime göre ise Millet ve Türklük olguları sadece fiziksel kavramlara dayanmaz.

Saygılarımla..


_____________________________

Doğumum anama hamallıktı,
Yaşamam bana
Ölümün bile hamallıktı
Cenaze alayına..




Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
11 Şubat 2008; 22:59:25 


Yazının tamamını okuyamadım, ancak melez bir ırk olmamız neyi değiştiriyor anlayamadım açıkçası. Ben bundan bir rahatsızlık duymam, neden bu tepkileriniz gerçekten de anlayamıyorum.

Yazı doğru veya yanlış, bir yorum yapamayacağım. Ancak "kansız, soysuz" gibi tepkiler gerçekten de son derece anlamsız ve yersiz.


1450 Mesaj
11 Şubat 2008; 23:05:02 


quote:

Orjinalden alıntı: EagleWING


Yazının tamamını okuyamadım, ancak melez bir ırk olmamız neyi değiştiriyor anlayamadım açıkçası. Ben bundan bir rahatsızlık duymam, neden bu tepkileriniz gerçekten de anlayamıyorum.

Yazı doğru veya yanlış, bir yorum yapamayacağım. Ancak "kansız, soysuz" gibi tepkiler gerçekten de son derece anlamsız ve yersiz.

Katılıyorum.Çünkü yukarıdada belirttiğim gibi bu tür eleştiriler ve tepkileri dikkate alırsak Türklüğü yalnızca fiziksel manada algılamış oluruz.
Oysa ki Türklük bu vatana ve millete hizmet etmektır,yarar sağlamaktır.

Saygılarımla..


_____________________________

Doğumum anama hamallıktı,
Yaşamam bana
Ölümün bile hamallıktı
Cenaze alayına..





1620 Mesaj
11 Şubat 2008; 23:46:42 


@sendenbenden

ırkçılık farklı bir olay bence sizde bir kez daha düşünün
ama vatana , millete sahip çıkmak zorunluluğu konusunda sizinle aynı fikirdeyim
[/quote]

Yanlış anladınız ırkçılığa bende şiddetle karşıyım.Ben milliyetçiyim ama ATATÜRK milliyeçiliğinin taraftarıyım....


_____________________________

Happiness only real when shared!!!


3890 Mesaj
12 Şubat 2008; 1:35:02 

yazı siyasi propaganda amaçlı yazılmış ama sonuçta dünyada saf ırk diye birşey olduğuna inanmıyorum. Orta asyadaki türkler ile aramızda çok radikal farklar çıkacağını düşünüyorum.
herşey bir yana bütün insanların afrikadan gelmiş olmaları çok ilginç gerçekten. Ne kadar acıdır ki afrika şu an dünyanın en berbat yeri. Köpek bile yediği kaba ...maz lafını hatırlattı bu bana. Ama afrikayı batılılar mahvettiler haince


1620 Mesaj
12 Şubat 2008; 3:51:00 

Afrikayı batırdılar mahvettiler çünkü afrika geri kaldı ve geride kalan ülkelerin kaderide hep aynı oldu....

Baknız Osmanlı bakınız suriye iran vs. Afrika geri kalmışlığının cezasını sömürge olarak ve kaderine terkedilerek çekiyor dünyanın düzeni ne yazıkki bu keşke herşey güllik gülistanlık olsa ama olmuyor işte...

Türkiye de bu hale düşebilirdi Atatürk son anda hepimizi kurtardı ölmek üzere olan Osmanlıdan nur topu gibi bir CUMHURİYET yarattı....

Biz hala akıllanmassak sonumuz afrikadan beter olur...


_____________________________

Happiness only real when shared!!!


 
917 Mesaj
12 Şubat 2008; 5:50:18 

Yukarıda konuşulanların yakın tarihine bakarsak, Fransız devriminden sonra, bir toprak parçasının üzerinde bulunan bütün insanları birleştirmenin tek yolu malesef dindarlık dışında kalan tek özellik olan Ulus kavramıydı.. Eğer bir ülke kurmak zorundaysanız, belirlediğiniz toprak parçası üzerinde bulunan tüm insanların kimliğini bulur ve o kimliği yüceltirdiniz..

Ulus kavramı okadar popüler hale gelmiştiki daha 100 yıl öncesinde ben müslümanım diyen ve birarada yaşayan, ya da ben hıristiyanım diyen ve birarada yaşayan herkes Fransız devriminden sonra oluşan baskılarla ve domino hareketiyle kendi ulusunu kurmaya çalışmıştır.. Bu hareket sonucu Türkler de kendi ülkesini korumak amacıyla dinsel kimliği terk edip ulus kimliğe bürünmüştür..

Osmanlı İmparatorluğu hepimizin bildiği gibi üç kıtayı birbirine bağlayan toprakların üzerinde kurulmuş bir devletti.. Bu devletin "halkları" her kökene hitap etmekteydi.. Adı üstünde bu dev bir imparatorluktu.. Ama Osmanlı'nın beşiği sayılan Anadolu'nun başka bir özelliği vardı..


Bu toprak parçası kimi araştırmacılara göre ilk insanların Afrika'dan bütün Avrupaya ve Asyaya yayılmasını sağlayan bir geçit konumundaydı.. Zamanla bu topraklar üzerinde bir çok topluluk kuruldu.. Bu topluluklar kendi aralarında ticaret yaptılar anlaşmazlığa düştüler, savaştılar ayrı düştüler ve kendi kabilelerine isimler verdiler.. Kendi aralarında iletişim kurmaya ve kendi dillerini üretmeye başladılar ve büyük topluluklar haline geçtiler kimi topluluklar devletleşmeye ve düzen kurmaya (siyasi,kanuni,yapısal,toplumsal,ekonomik) başladılar.. Ve bunlar okadar büyük bir hızla olduki bu devletlerin biri gitti bir diğeri geldi.. Ve bu döngü yüzyıllar boyunca bu topraklar üzerinde devam etti.. Bu topraklarda Türklerden önce de insanlar vardı ya da Rumlardan, Kürtlerden, Araplardan..

ANADOLUNUN HERHANGI BIR YERINDE BIR KAZI YAPIN, INDIGINIZ HER METREDE FARKLI BIR UYGARLIK SIZI BEKLIYOR OLUCAK.. SINIR SIZIN NEREYE KADAR KAZMAK ISTEDIGINIZE BAGLI..



Bukadar büyük bir değişim ve kaynaşma yaşayan bir toprak parçasında elbette saf bir topluluktan söz edilemez.. Anadolu'da yaşayan 5000yıl , 2000 yıl ya da 500 yıl önceki birey de bu toraklarda kaynaştı şimdi yaşayan birey de.. Ben bundan hiçbirşekilde gocunmuyorum ÇÜNKÜ BEN YUKARIDAKİ TÜM YAZILARI YAZAN PROF. AKSINE KESINLIKLE VE KESINLIKLE "KAFATASCI" VE IRKÇI DEGILIM..

Nerden geldiğimiz belli, birine inananlar için HZ.ADEM , evrime inananlar için Maymunsu insanlar (ilk insan).. Madem herkesin kökeni aynı kapıya çıkıyor neden ayrım yapılsın, şu yüzden yapılıyor artık çıkar dünyasında yaşıyoruz, insanlar hep sadece kendisi zenginleşmek, kendisi kazanmak, kendisi büyümek istiyor bunu yapabilmek için kendisi gibi düşünen kendisi gibi yaşayan kendisi gibi konuşan insanlarla birlikte oluyor (sosyal çevremizde de öyle değilmiyiz) bunun sonucunda ayrımlar oluşuyor..


Madem gerçekçi bir dünyada yaşıyoruz ve bu dünyada herkes ayrı ve kendi devletini güçlü görmek istiyor, yukardaki yazılanlara göre varsın Türkiye 100 yıl önce kurulsun, varsın Türk ismi Anadoluda yakın zamanda kullanılsın, varsın benim dedemin dedesinin dedesi rum olsun yunan olsun ben şuanda Türkiye'de yaşıyorum ve NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyorum.. Bu topraklarda resmi olarak 1923'ten beri yaşayan ve Ben Türküm diyen herkes Türktür.. Asya'da ki gerçek Türklerle benim genim belki çok farklı olabilir, buna olumsuz bakmıyorum tam aksine olumlu yönünden bakarsak belki de fiziksel ve zihinsel olarak biz çok daha zenginleşmiş bir durumdayız..


Türklük sadece genle açıklanamaz, bu topraklarda yaşayan halkların kökeninin nekadar karışık olduğunu herkes biliyor aynen tüm Dünya halklarının bir çorbayı andırırcasına karıştığı gibi (günümüz global dünyasında halkların karışmasını kim engelleyebilecek merak ediyorum)...





Türklük bir yaşam biçimidir, bir mücadeledir, bir topluluktan çok öteyiz... Yüzlerce yıldır bu topraklarda heryerde adımız haykırıldı, bütün avrupa Osmanlı geliyor diye değil TÜRKLER geliyor diye çekindi, bütün İslam dünyasının en büyük koruyucularıydık biz, dostlarımız bize güvenir düşmanlarımız bizden çekinirdi, zamanına göre koyduğumuz ileri yasalarla adaletin temeliydik biz, TÜM BUNLARI ORTA ASYADAN GELEN 100-150.000 askerle yaptığımızı söyleyemezsiniz değilmi, demekki neymiş söylenenlerin aksine Türk doğmasanız da bu görüşleri ve bu yaşam biçimini paylaşanlardansanız çok rahat bir şekilde TÜRK olabilirsiniz..


_____________________________



1751 Mesaj
12 Şubat 2008; 18:08:42 

ALIN SİZE ORHUN ABİDELERİ OKUYUN

ORHUN ABİDELERİ:
Orhun Yazıtları, Göktürk İmparatorluğu'nun ünlü hükümdarı Bilge Kağan devrinden kalma altı adet yazılı dikilitaştır. Moğolistan'ın kuzeyinde, Baykal gölününü güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı'nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir. Bilge Tonyukuk yazıtlarının, (Orhun Irmağı civarında olmamasına rağmen), Orhun yazıtlarıyla birlikte düşünülmesi, anılması Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ile aynı döneme ait olması ve aynı konuları içermesindendir. Yazıtlar Türk dili, tarihi, edebiyatı, sanatı, töresi hakkında önemli bilgiler vermektedirler. Türk ve Türkçe adı, ilk kez Doğu Göktürkler dönemine ait bu yazıtlarda geçmektedir.
Yazıtların üçü çok önemlidir. İki taştan oluşan Tonyukuk 716, Köl Tigin (Kültigin) 732, Bilge Kağan 735 yılında dikilmiştir. Köl Tigin yazıtı, Bilge Kağan'ın ağzından yazılmıştır. Kültigin, Bilge Kağan'ın kardeşi, buyrukçu ihtiyar Tonyukuk ise veziridir. Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur.
Orhun Abideleri'ni ilk kez 1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev bulmuştur. 1890'da bir Fin heyeti, 1891'de de bir Rus heyeti burada incelemelerde bulunmuştur. Bu heyetler yazıları çözememişlerdir. Fakat 1893 yılında Danimarkalı bilgin Vilhelm Thomsen, 38 harfli alfabeyi çözerek yazıtları okumayı başarmıştır. Alfabenin dördü sesli, dördü sessiz harften oluşur. Yazıda harfler birbirine birleştirilmez, kelimeler de birbirlerinden iki nokta üstüste konularak ayrılır. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya yazılır. Orhun abidelerinde yazılar yukarıdan aşağıya yazılmış ve sağdan sola doğru istiflenmiştir.







Kültigin Anıtı:
3,35 metre yükseklikte, kireçtaşından yapılmış ve dört cephelidir. Doğu-batı cephelerinin genişliği aşağıda 132, yukarıda 122 santimetredir. Kuzey-güney cepheleri de aşağıda 46, yukarıda 44 santimetredir. Üst kısım kemer şeklinde ve yukarıda beş kenarlı olarak bitmektedir. Anıttaki satırların uzunluğu 235 santimetredir. Yazıtın doğu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13'er satır Göktürk harfli Türkçe metin vardır. Batı yüzünde ise, devrin Tang İmparatoru'nun Köl Tigin'in ölümü dolayısıyla gönderdiği Çince mesajına yer verilmiştir. Batı yüzde Çince yazılar dışında yazıta sonradan eklenmiş Göktürk harfli iki satır bulunmaktadır. Yazıtın kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe metinler mevcuttur. Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan'ın ağzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir. Yazıtın doğu, kuzey ve güney yüzlerinin yazıcısı, Yollug Tigin, batı yüzünün yazıcısı ise, Tang İmparatoru Hiuan Tsong'ın yeğeni Çang Sengün'dür. Köl Tigin yazıtının doğu yüzünde, bütün Türk boylarının ortak damgası olduğu sanılan dağ keçisi damgasına; doğuya ve batıya bakan "tepelik" kısımlarında ise, kurttan süt emen çocuk tasvirlerine yer verilmiştir. Yazıt, geçen yaklaşık 1300 yıllık süreç içinde önemli ölçüde tahrip olmuştur. Zira yazıtın doğu ile kuzey yüzlerini birleştiren kısım yıldırım düşmesi sonucunda parçalanmıştır. Orijinalinde kaplumbağa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin de parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine oturtulmuştur.

Kültigin Anıtı:
Güney Yüzü:
Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar ........... Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından daha iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeği ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa, kabilesi, milleti, akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öğretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına gidip, çok insan, öldün! O yere doğru gidersen, Türk milleti öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Açlık, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için, beslemiş olan kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla her yere hep zayıflayarak, ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için, kağan oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa, bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceğini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Ben ebedî taş yontturdum .... Çin kağanından resimci getirdim, resimlettim. Benim sözümü kırmadı. Çin kağanının maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oğluna, yabancına kadar bunu görüp bilin. Ebedî taş yontturdum ... İl ise, şöyle daha erişilir yerde ise, işte öyle erişilir yerde ebedî taş yontturdum, yazdırdım. Onu görüp öyle bilin. Şu taş .... dım. Bu yazıyı yazan yeğeni Yollug Tigin.
Doğu Yüzü:
Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumin Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutuvermiş, düzenleyi vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapı'ya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Göktürk öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku yine bilgili imiş tabiî, cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefat etmiş. Yasçı, ağlayıcı, doğuda gün doğusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip ağlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, şğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, aldatıcı olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirdiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedi vermiş. Çin milletine beylik erkek evladı kul oldu, hanımlık kız evlâdı cariye oldu. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutup, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediğinden yine teslim olmuş. Bunca işi gücü verdiğini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk tanrısı, Tük mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiş. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye babam İltiriş Kağanı, annem İlbilge Hatunu göğün tepesinde tutup yukarı kaldırmış olacak. Babam kağan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş, toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiği için babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. Doğuya, batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kağansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kağan bunca ... Kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiği için illiyi ilsizletmiş, kağanlıyı kağansızlatmış, düşmanı tâbi kılmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kağan için ilkin Baz Kağanı balbal olarak dikmiş. O töre üzerine kağan oturdu. Amcam kağan oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim Tarduş milleti üzerinde şad idim. Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekûn olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik. Türgiş Kağanı Türkümüz, milletimiz idi. Bilmediği için, bize karşı yanlış hareket ettiği için kağanı öldü. Buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduğu yer, su sahipsiz olmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. Kağan adını burda biz verdik. Küçük kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi yanıldı, kağanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmenin yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız kavmini düzene sokup geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. Doğuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarmana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu olmuştu. Cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oğlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, Oğuz beyleri, milleti, işitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim boza bilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan bilgili kağanınla, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silahlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi.Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin. Doğuya giden, gittin. Batıya giden, gittin. Gittiğin yerde hayrın şu olmalı: Kanın su gibi koştu, kemiğin dağ gibi yattı. Beylik erkek evlâdın kul oldu, hanımlık kız evlâdın cariye oldu. Bilmediğin için, kötülüğün yüzünden amcam, kağan uçup gitti. Önce Kırgız kağanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükseltmiş olan Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İşte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan milletin üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kağan oturduğumda, her yere gitmiş olan millet öle yite, yaya olarak çıplak olarak dönüp geldi. Milleti besleyeyim diye, kuzeyde Oğuz kavmine doğru, doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru, güneyde Çine doğru on iki defa büyük ordu sevk ettim, ... savaştım. Ondan sonra, Tanrı bağışlasın, devletim var olduğu için, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbî kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. İşi gücü veriyor. Bunca töreyi kazanıp küçük kardeşim Kül Tigin kendisi öylece vefat etti. Babam kağan uçtuğunda küçük kardeşim Kül Tigin yedi yaşında kaldı ... Umay gibi annem hatunun devletine küçük kardeşim Kül Tigin er adını aldı. On altı yaşında, amcam kağanın ilini, töresini şöyle kazandı: Altı Çub Soğdaka doğru ordu sevk ettik, bozduk. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi, savaştık. Kül Tigin yaya olarak atılıp hücum etti. Ong valinin kayın biraderini, silâhlı, elle tuttu, silâhlı olarak kağana takdim etti. O orduyu orda yok ettik. Yirmi bir yaşında iken, Çaça generale karşı savaştık. En önce Tadıgın, Çorun boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. İkinci olarak Işbara Yamtar'ın boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. Üçüncü olarak Yigen Silig beyin giyimli doru atına binip hücum etti. O at orda öldü. Zırhından kaftanından yüzden fazla ok ile vurdular, yüzüne başına bir tane değdirmedi. ... Hücum ettiğini, Türk beyleri, hep bilirsiniz. O orduyu orda yok ettik. Ondan sonra Yir Bayırkunun Uluğ Irkini düşman oldu. Onu dağıtıp Türgi Yargun Gölünde bozduk. Uluğ İrkin azıcık erle kaçıp gitti. Kül Tigin yirmi altı yaşında iken Kırgıza doğru ordu sevk ettik. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastık. Kağanı ile Songa ormanında savaştık. Kül Tigin, Bayırku'nun ak aygırına binip atılarak hücum etti. Bir eri ok ile vurdu, iki eri kovalayıp takip ederek mızrakladı. O hücum ettiğinde, Bayırku'nun ak aygırını, uyluğunu kırarak, vurdular. Kırgız kağanını öldürdük, ilini aldık.O yılda Türgiş'e doğru Altın ormanını aşarak, İrtiş nehrini geçerek yürüdük. Türgiş kavmini uykuda bastık. Türgiş kağanının ordusu Bolçu'da ateş gibi, fırtına gibi geldi. Savaştık. Kül Tigin alnı beyaz boz ata binip hücum etti. Alnı beyaz boz ...... tutturdu. İkisini kendisi yakalattı. Ondan sonra tekrar girip Türgiş kağanının buyruku Az valisini elle tuttu. Kağanını orda öldürdük, ilini aldık. Türgiş avam halkı hep tâbi oldu. O kavmi Tabarda kondurduk ... Soğd milletini düzene sokayım diye İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Ondan sonra Türgiş avam halkı düşman olmuş. Kengeris'e doğru gitti. Bizim askerin atı zayıf, azığı yok idi. Kötü kimse er ... kahraman er bize hücum etmişti. Öyle bir zamanda pişman olup Kül Tigini az erle eriştirip gönderdik. Büyük savaş savaşmış. Türgiş avam halkını orda öldürmüş, yenmiş. Tekrar yürüyüp...
Kuzey Yüzü:
... ile, Koşu vali ile savaşmış. Askerini hep öldürmüş. Evini, malını eksiksiz hep getirdi. Kül Tigin yirmi yedi yaşına gelince Karluk kavmi hür ve müstakil iken düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştık. Kül Tigin o savaşta otuz yaşında idi. Alp Şalçı ata binip atılarak hücum etti. İki eri takip edip kovalayarak mızrakladı. Karluk'u öldürdük, yendik. Az milleti düşman oldu. Kara Göl'de savaştık. Kül Tigin otuz bir yaşında idi. Alp Şalçı akına binip atılarak hücum etti. Az ilteberini tuttu. Az milleti orda yok oldu. Amcam kağanın ili sarsdığında; millet, hükümdar ikiye ayrıldığında; İzgil milleti ile savaştık. Kül Tigin Alp Şalçı akına binip atılarak hücum etti. O at orda düştü. İzgil milleti öldü. Dokuz Oğuz milleti kendi milletim idi. Gök, yer bulandığı için düşman oldu. Bir yılda beş defa savaştık. En önce Togu Balıkta savaştık. Kül Tigin Azman akına binip atılarak hücum etti. Altı eri mızrakladı. Askerin hücumunda yedinci eri kılıçladı. İkinci olarak Kuşalgukta Ediz ile savaştık. Kül Tigin Az yağızına binip, atılarak hücum edip bir eri mızrakladı. Dokuz eri çevirerek vurdu. Ediz kavmi orda öldü. Üçüncü olarak Bolçuda Oğuz ile savaştık. Kül Tigin Azman akına binip hücum etti, mızrakladı. Askerini mızrakladık, ilini aldık. Dördüncü olarak Çuş başında savaştık. Türk milleti ayak titretti. Perişan olacaktı. İlerleyip gelmiş ordusunu Kül Tigin püskürtüp, Tongradan bir boyu, yiğit on eri Tonga Tigin mateminde çevirip öldürdük. Beşinci olarak Ezginti Kadız'da Oğuz ile savaştık. Kül Tigin Az yağızına binip hücum etti. İki eri mızrakladı, çamura soktu. O ordu orda öldü. Amga kalesinde kışlayıp ilk baharında Oğuza doğru ordu çıkardık. Kül Tigini evin başında bırakarak, müdafaa tedbiri aldık. Oğuz düşman, merkezi bastı. Kül Tigin öksüz akına binip dokuz eri mızrakladı, merkezi vermedi. Annem hatun ve analarım, ablalarım, gelinlerim, prenseslerim, bunca yaşayanlar cariye olacaktı, ölenler yurtta yolda yatıp kalacaktınız. Kül Tigin olmasa hep ölecektiniz. Küçük kardeşim Kül Tigin vefat etti. Kendim düşünceye daldım. Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zamanı Tanrı yaşar. İnsan oğlu hep ölmek için türemiş. Öyle düşünceye daldım. Gözden yaş gelse mani olarak, gönülden ağlamak gelse geri çevirerek düşünceye daldım. Müthiş düşünceye daldım. İki şadın ve küçük kardeş yeğenimin, oğlumun, beylerimin, milletimin gözü kaşı kötü olacak diyip düşünceye daldım. Yasçı, ağlayıcı olarak Kıtay, Tatabı milletinden başta Udar general geldi. Çin kağanından İsiyi Likeng geldi. On binlik hazine, altın, gümüş fazla fazla getirdi. Tibet kağanından vezir geldi. Batıda gün batısındaki Soğd, İranlı, Buhara ülkesi halkından Enik general, Oğul Tarkan geldi. On Ok oğlum Türgiş kağanından Makaraç mühürdar, Oğuz Bilge mühürdar geldi. Kırgız kağanından Tarduş İnançu Çor geldi. Türbe yapıcı, resim yapan, kitâbe taşı yapıcısı olarak Çin kağanının yeğeni Çang general geldi.
Kuzeydoğu Yüzü:
Kül Tigin koyun yılında on yedinci günde uçtu. Dokuzuncu ay, yirmi yedinci günde yas töreni tertip ettik. Türbesini, resimini, kitâbe taşını maymun yılında yedinci ay, yirmi yedinci günde hep bitirdik. Kül Tigin kendisi kırk yedi yaşında bulut çöktürdü ... Bunca resimciyi Tuygut vali getirdi.
Güneydoğu Yüzü:
Bunca yazıyı yazan Kül Tiginin yeğeni Yollug Tigin, yazdım. Yirmi gün oturup bu taşa, bu duvara hep Yollug Tigin, yazdım. Değerli oğlunuzdan, evlâdınızdan çok daha iyi beslerdiniz. Uçup gittiniz. Gökte hayattaki gibi ...
Güneybatı Yüzü:
Kül Tiginin altınını, gümüşünü, hazinesini, servetini, dört binlik at sürüsünü idare eden Tuygut bu ... Beyim prens yukarı gök ... taş yazdım. Yollug Tigin.
Batı Yüzü:
Batıdan Soğd baş kaldırdı. Küçük kardeşim Kül Tigin ... için, öle yite işi gücü verdiği için, Türk Bilge Kağanı, nezaret etmek üzere, küçük kardeşim Kül Tigini gözeterek oturdum. İnançu Apa Yargan Tarkan adını verdim. Onu övdürdüm.







BİLGE KAĞAN ANITI:
Kültigin Anıtının bir kilometre uzağındadır. 734 yılında ölen Bilge Kağan adına oğlu Tenri Kağan tarafından yaptırılan bu anıt 735 yılında dikilmiştir. Yazıtta Bilge Kağan'ın ağzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmakta ve Kültigin'in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmektedir. Ayrıca kağanın konuşmasından başka yeğeni Yuluğ Tigin'in kayıtları da yer almaktadır. Yaklaşık 3,75 metre yüksekliğinde olan yazıt, dört cephelidir. Yazıtın doğu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde 15'er satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Batı yüzünde ise, (Köl Tigin yazıtında olduğu gibi), Çince bir metne yer verilmiştir. Batı yüzün tepelik kısmının ortalarına da Göktürk harfli Türkçe manzum metin yazılmıştır. Yazıtın güneydoğu, güneybatı ve batı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe küçük metinler bulunmaktadır. Yazıtta olayları nakleden, öğütler veren Bilge Kağan'dır. Yazıta Köl Tigin'in ölümünden sonraki olaylar da ilave edilmiştir.

BİLGE KAĞAN ANITI:
Doğu Yüzü:
Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağanı ... Sir, Dokuz Oğuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti ... Türk tanrısı ... üzerinde kagan oturdum. Oturduğumda ölecek gibi düşünen Türk beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiş gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca ağır töreyi dört taraftaki ... dim. Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye dik çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Gök Türk'ü düzene sokarak öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefât etmiş. Yasçı, ağlayıcı, doğuda gün doğusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip ağlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, aldatıcı olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş. Çin milletine beylik erkek evlâdını kul kıldı, hanımlık kız evlâdını cariye kıldı. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi, gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediğinden, yine tâbi olmuş. Bunca işi, gücü vermediğini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiştir. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İltiriş kağanı, annem İlbilge Hatun'u göğün tepesinden tutup yukarı kaldırmıştır. Babam kağan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiği için, babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. Doğuya batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kağansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kağan bunca .... kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiği için illiyi ilsizletmiş, kağanlıyı kağansızlatmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kağan için ilkin Baz kağanı balbal olarak dikmiş. Babam kağan uçtuğunda kendim sekiz yaşında kaldım. O töre üzerine amcam kağan oturdu. Oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, tekrar besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim prens ... Tanrı buyurduğu için ondört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir'e, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettik. Kögmen'i aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekun olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik. Türgiş kağanı Türk'üm, milletim idi. Bilmediği için, bize karşı yanlış hareket ettiği, ihanet ettiği için kağanı öldü, buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduğu yer, su sahipsiz kalmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. Kağan adını burda biz verdik. Kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi ihanet etti, kağanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmen'in yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız milletini tanzim ve tertip edip geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. Doğuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarbana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu, cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oğlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, öyle düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, Oğuz beyleri, milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan kağanına, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silâhlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin! Doğuya giden, gittin! Batıya giden, gittin! Gittiğin yerde hayrın şu olmalı: Kanın nehir gibi koştu. Kemiğin dağ gibi yattı. Beylik erkek evlâdını kul kıldın. Hanımlık kız evlâdını cariye kıldın. O bilmemenden dolayı, kötülüğün yüzünden amcam kağan uçup gitti. Önce Kırgız kağanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kağan oturduğumdan her yere gitmiş olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde Oğuz kavmine doğru; doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru; güneyde Çine doğru on iki defa ordu sevk ettim ... savaştım. Ondan sonra Tanrı buyurduğu için, devletim, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. Onyedi yaşımda Tanguta doğru ordu sevk ettim. Tangut milletini bozdum. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, servetini orda aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub Soğdaka doğru ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi. Iduk Başta savaştım. O orduyu orda yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Iduk Kut soyumdan olan kavim idi, kervan göndermiyor diye ordu sevk ettim. K ... m tâbi kıldım, malını çevirip getirdim. Yirmi iki yaşımda Çin'e doğru ordu sevk ettim. Çaça general, seksen bin asker ile savaştım. Askerini orda öldürdüm. Yirmi altı yaşımda Çik kavmi Kırgız ile beraber düşman oldu. Kemi geçerek Çike doğru ordu sevk ettim. Örpende savaştım. Askerini mızrakladım. Az milletini aldım ... tâbi kıldım. Yirmi yedi yaşımda Kırgız'a doğru ordu sevk ettim. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastım. Kağanı ile Songa ormanında savaştım. Kağanını öldürdüm, ilini orda aldım. O yılda Türgiş'e doğru Altın ormanını aşarak İrtiş nehrini geçip yürüdüm. Türgiş kavmini uykuda bastım. Türgiş kağanının ordusu ateş gibi, fırtına gibi geldi. Bolçu'da savaştık. Kağanını, yabgusunu, şadını orda öldürdüm. İlini orda aldım. Otuz yaşımda Beş Balıka doğru ordu sevk ettim. Altı defa savaştım ... askerini hep öldürdüm. Onun içindeki ne kadar insan ... yok olacaktı ... çağırmak için geldi. Beş Balık onun için kurtuldu. Otuzbir yaşımda Karluk milleti sıkıntısız, hür ve serbest iken, düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştım. Karluk milletini öldürdüm, orda aldım ... Basmıl kara ... Karluk milleti toplanıp geldi ... m, öldürdüm. Dokuz Oğuz benim milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım: En önce Togu Balık!ta savaştım. Togla nehrini yüzdürerek geçip ordusu ... İkinci olarak Andırgu'da savaştım. Askerini mızrakladım ... Üçüncü olarak Çuş başında savaştım. Türk milleti ayak titretti, perişan olacaktı. İlerleyip yayarak gelen ordusunu püskürttüm. Çok ölecek orda dirildi. Orda Tongra yiğiti bir boyu Tonga Tigin mateminde çevirip vurdum. Dördüncü olarak Ezginti Kadız'da savaştım. Askerini orda mızrakladım, yıprattım ...yıprat ... Otuziki yaşımda Amgı kalesinde kışladıkta kıtlık oldu. İlk baharında Oğuz'a doğru ordu sevk ettim. İlk ordu dışarı çıkmıştı, ikinci ordu merkezde idi. Üç Oğuz ordusu basıp geldi. Yaya, kötü oldu diyip yenmek için geldi. Bir kısım ordusu evi barkı yağma etmek için gitti, bir kısım ordusu savaşmak için geldi. Biz az idik, kötü durumda idik. Oğuz ... düşman ... Tanrı kuvvet verdiği için orda mızrakladım, dağıttım. Tanrı bahşettiği için, ben kazandığım için Türk milleti kazanmıştır. Ben küçük kardeşimle beraber böyle başa geçip kazanmasam Türk milleti ölecekti, yok olacaktı. Türk beyleri, milleti, böyle düşünün, böyle bilin! Oğuz kavmi ... göndermeden, diye ordu sevk ettim. Evini barkını bozdum. Oğuz kavmi Dokuz Tatar ile toplanıp geldi. Aguda iki büyük savaş yaptım. Ordusunu bozdum. İlini orda aldım. Öyle kazanıp ... Tanrı buyurduğu için otuzüç yaşımda ... idi. Seçkin, muhterem, güç beslemiş olan, kahraman kağanına ihanet etti. Üstte Tanrı, mukaddes yer, su, amcam kağanın devleti kabul etmedi olacak. Dokuz Oğuz kavmi yerini, suyunu terk edip Çin'e doğru gitti. Çin ... bu yere geldi. Besleyeyim diye düşünüp ... millet .... suçla ... güneyde Çin'de adı sanı yok oldu. Bu yerde bana kul oldu. Ben kendim kağan oturduğum için Türk milletini ... kılmadım. İli, töreyi çok iyi kazandım ... toplanıp ... orda savaştım. Askerini mızrakladım. Teslim olan teslim oldu, millet oldu; Ölen öldü. Selengadan aşağıya yürüyerek Kargan vâdisinde evini, barkını orda bozdum ... ormana çıktı. Uygur valisi yüz kadar askerle doğuya kaçıp gitti ...... Türk milleti aç idi. O at sürüsünü alıp besledim. Otuz dört yaşımda Oğuz kaçıp Çin'e girdi. Eseflenip ordu sevk ettim. Hiddetle .., oğlunu, karısını orda aldım. İki valili millet ..... Tatabı milleti Çin kağanına itaat etti. Elçisi, iyi sözü, niyazı gelmiyor diye yazın ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. At sürüsünü ... askeri toplanıp geldi. Kadırkan ormanına kon ... yerine doğru, suyuna doşru kondu. Güneyde Karluk milletine doşru ordu sevk et diyip Tudun Yamtarı gönderdim, gitti ... Karluk valisi yok olmuş, küçük kardeşi bir kaleye ... kervanı koşmadı. Onu korkutayım diyip ordu sevk ettim. Koruyucu iki üç kişi ile beraber kaçıp gitti. Halk kütlesi kağanım geldi diyip övdü ... ad verdim. Küçük adlı ...
Güneydoğu Yüzü:
.... Gök Öngü çiğneyerek ordu yürüyüp, gece ve gündüz yedi zamanda susuzu geçtim. Çorağa ulaşıp yağmacı askeri ... Keçine kadar ...
Güney Yüzü:
... Çin süvarisini, on yedi bin askeri ilk gün öldürdüm. Piyadesini ikinci gün hep öldürdüm. Bi ... aşıp vard ... defa ordu sevk ettim. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtay'a doğru ordu sevk ettim ... Otuz dokuz yaşımda ilk baharda Tatabı'ya doğru ordu sevk ettim.... ben ... öldürdüm. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, servetini ... millet... karısını yok kıldım....... savaştım. ... verdim. Kahraman erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda Tatabı milleti Kıtaydan ayrıldı. ... lker dağına ... Ku general kumandasında kırk bin asker geldi. Töngkes dağında hücum edip vurdum. Otuz bin askeri öldürdüm. On bin ... ise ... öktüm. Tatabı .... öldürdü. Büyük oğlum hastalanıp yok olunca Ku'yu, generali balbal olarak diki verdim. Ben on dokuz yıl şad olarak oturdum, on dokuz yıl kağan olarak oturdum, il tuttum. Otuz bir ... Türk'üm için, milletim için iyisini öylece kazanı verdim. Bu kadar kazanıp babam kağan köpek yılı, onuncu ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı, beşinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım. Bukağ vali ... babası Lisün Tay generalin başkanlığında beş yüz yiğit geldi. Kokuluk .... altın, gümüş fazla fazla getirdi. Yas töreni kokusunu getirip diki verdi. Sandal ağacı getirip öz ... Bunca millet saçını, kulağını ... kesti. İyi binek atını, kara samurunu, mavi sincabını sayısız getirip hep bıraktı. Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağan'ı oturduğunda şimdiki Türk beyleri, sonra Tarduş beyleri; Kül Çor başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; önde Tölis beyleri; Apa Tarkan başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; bu ... Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ve buyruk ... iç buyruk; Sebig Kül İrkin başta olarak, arkasından buyruk; bunca şimdiki beyler, babam kağana fevkalâde fevkalâde çok iltica etti ... Türk beylerini, milletini fevkalâde çok yüceltti, övdü ... babam kağan ... ağır taşı, kalın ağacı Türk beyleri, milleti ... Kendime bunca ...
Kuzey Yüzü:
Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar, ... Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeği, ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öğretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına varıp, çok insan öldün! O yere doğru gidersen Türk milleti, öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için beslemiş olan kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla, her yere zayıflayarak ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için kağan oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceğini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam kağan, amcam kağan oturduğunda dört taraftaki milleti nasıl düzene sokmuş ... Tanrı buyurduğu için kendim oturduğumda dört taraftaki milleti düzene soktum ve tertipledim ... kıldım. ... Türgiş kağanına kızımı ... fevkalâde büyük törenle alı verdim. Türgiş kağanının kızını fevkalâde büyük törenle oğluma alıverdim ... fevkalâde büyük törenle alı verdim ... yaptırdım ... başlıya baş eğdirdim, dizliye diz çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahşettiği için gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen milletimi doğuda gün doğusuna, güneyde ... batıda ... Sarı altınını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeğini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını Türk'üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim ... kedersiz kıldım. Üstte Tanrı kudretli ... Türk beylerini, milletini ... besleyin, zahmet çektirmeyin, incitmeyin! ... benim Türk beylerim, Türk milletim,... kazanıp ... bu ... bu kağanından, bu beylerinden ... suyundan ayrılmazsan, Türk milleti, kendin iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın. ... Ondan sonra Çin kağanından resimciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı, maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oğluna, yabancına kadar bunu görüp bilin! Ebedî taş yontturdum ... yontturdum, yazdırdım. ... O taş türbesini ...
Batı Yüzü:
... üstte ... Bilge Kağan uçtu. Yaz olsa, üstte gök davulu gürler gibi, öylece ve dağda yabani geyik gürlese, öylece mateme gark oluyorum. Babam kağanın taşını kendim kağan ......
Güneybatı Yüzü:
Bilge Kağan kitâbesini Yollug Tigin, yazdım. Bunca türbeyi, resimi, sanatı ... kağanın yeğeni Yollug Tigin ben bir ay dört gün oturup yazdım, resimledim…




Tonyukuk Anıtı: Tonyukuk anıtı dört cepheli iki dikilitaş halindedir. Yazılar, diğer taşlara göre daha silik durumdadır. Tonyukuk, Bilge Kağan'ın babası İlteriş Kağan'ın amcası Kapgan Kağan'ın ve Bilge Kağan'ın baş bilicisi yani başveziri idi. Bu anıtı ihtiyarlık devrinde kendisi diktirmiştir ve yazılar da kendisine aittir. Taşlarda Göktürklerin Çin esaretinden nasıl kurtulduğu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldığı ve Tonyukuk'un neler yaptığı anlatılır. Birinci yazıt, 243 cm; ikinci yazıt ise, 217 cm yüksekliğindedir. Birinci yazıtta 35, ikinci yazıtta 27 satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır.


Tonyukuk Anıtı: BİRİNCİ TAŞ (Batı Cephesi)
Ben Bilge Tonyukuk'um. Çin ülkesinde doğdum. Türk milleti Çin'de tutsak idi. Türk milleti hanını bulmayınca Çin'den ayrıldı, han sahibi oldu. Hanını bırakıp yine Çin'e tutsak düştü. Tanrı şöyle demiş: Han verdim, hanını bırakıp tutsak düştün. Tutsak düştüğün için Tanrı öldürdü. Türk milleti öldü, bitti, yok oldu. Türk Sır milletinin yerinde boy kalmadı.
Ormanda, dışarıda kalmış olanlar toplanıp yedi yüz er oldular. İki bölüğü atlı idi, bir bölüğü yaya idi. Yedi yüz kişiyi idare edenlerin büyüğü şad idi; danışman ol dedi, danışmanı ben oldum, Bilge Tonyukuk. (Şadı) kağan mı yapayım diye düşündüm. Arık boğa ile semiz boğa arkada oldukça; semiz boğa mı, arık boğa mı bilinmezmiş diye düşündüm. Bunun üzerine, Tanrı akıl verdiği için onu ben kağan yaptım.
İlteriş Kağan olunca, Bilge Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ile İlteriş, güneyde Çinli'yi, doğuda Kıtay'ı, kuzeyde Oğuz'u pek çok öldürdüler. Danışmanı, yardımcısı ben idim.
Çogay'ın kuzeyi ile Kara Kum'da oturuyorduk.
BİRİNCİ TAŞ (Güney Cephesi)
Geyik yiyerek, tavşan yiyerek oturuyorduk. Milletin karnı tok idi. Düşmanımız çevremizde ocak gibi idi, biz ateş idik.
Böyle otururken Oğuz'dan casus geldi. Casusun sözü şöyle idi: Dokuz Oğuz boyu üzerine kağan oturmuş; Çin'e Kunı Sengün'ü göndermiş; Kıtay'a Tongra Esim'i göndermiş. Şu haberi göndermiş: Azıcık Türk (Köktürk) boyu var; fakat kağanı yiğit, danışmanı bilgili. Bu iki kişi var oldukça seni, Çinliyi öldürecek, diyorum; doğuda Kıtay'ı öldürecek, diyorum; beni, Oğuz'u mutlaka öldürecek diyorum. Çinli, sen güney yönünden saldır; Kıtay, sen doğu yönünden saldır; ben de kuzey yönünden saldırayım; Türk Sır boyunun yerinde hiç kimse kalmasın; mümkünse hepsini yok edelim, diyorum.
Bu haberi işitince gece uyuyasım gelmedi, gündüz oturasım gelmedi. Bunun üzerine kağanıma arza çıktım. Şunu arz ettim: Çinli, Oğuz, Kıtay... bu üçü birleşirse biz kalırız. Dıştan sarılmış gibiyiz. Yufka iken delmek kolay imiş, ince iken koparmak kolay. Yufka kalın olsa delmek zor imiş, ince yoğun olsa koparmak zor. Doğuda Kıtay'dan, güneyde Çin'den, batıda batılılardan, kuzeyde Oğuz'dan gelecek iki üç bin askerimiz var mı acaba? Böyle arz ettim.
Kağanım, ben Bilge Tonyukuk'un arzını işitti, gönlünce idare et dedi. Kök Öng'ü çiğneyerek Ötüke ormanına doğru orduyu sevkettim. İnek ve yük arabalarıyla Togla'da Oğuz geldi. Üç bin askeri varmış. Biz iki bin idik. Savaştık. Tanrı yarlığadı, yendik. Irmağa döküldüler. Pek çoğu da dağıttığımız yerde öldü.
Ondan sonra Oğuz tamamıyla geldi. Türk milletini Ötüken yerine, beni, Bilge Tonyukuk'u Ötüken yerine yerleşmiş diye işiten güneydeki millet; batıdaki, kuzeydeki, doğudaki millet geldi.
BİRİNCİ TAŞ (Doğu Cephesi)
İki bin idik. İki ordumuz oldu. Türk milleti yaratılalı, Türk kağanı tahta oturalı Şantung şehrine, denize ulaşmış olan yok imiş. Kağanıma arz edip ordu gönderdim. Şantung şehrine, denize ulaştırdım. Yirmi üç şehir zaptettiler. Uykularını burada bırakıp seferde yatıp kalktılar.
Çin kağanı düşmanımız idi. On Ok kağanı düşmanımız idi. Kırgızların güçlü kağanı da düşmanımız oldu. Bu üç kağan anlaşıp Altun ormanında birleşelim demişler. Şöyle anlaşmışlar: Doğuda Türk kağanına doğru sefere çıkalım demişler. Eğer biz üzerine yürümezsek, eninde sonunda o bizi, kağanı yiğit, danışmanı bilgili olduğu için, eninde sonunda o bizi mutlaka öldürecektir. Üçümüz birleşip üzerine yürüyelim, hepsini yok edelim demişler. Türgiş kağanı şöyle demiş: Benim milletim oradadır demiş, Türk (Kök-türk) boyu yine karışıklık içindedir, Oğuz'u yine dardadır demiş.
Bu sözleri işitince gece yine uyuyasım gelmiyordu, gündüz yine oturasım gelmiyordu. 0 zaman düşündüm. İlkin Kırgız üzerine yürüsek daha iyi olur dedim. Kögmen yolu tek imiş; kapanmış diye işitip bu yoldan yürümek olmaz dedim. Kılavuz istedim. Çöllü Az eri buldum. Az ülke (sinde), Anı bel (inde bir yol var) mış; bir at yolu imiş, onunla gitmiş. Onunla konuşup bir atlının gitmiş olduğunu öğrenince bu yolla gitmek mümkün dedim. Düşündüm ve kağanıma;...
BİRİNCİ TAŞ (Kuzey Cephesi)
...arz ettim.
Ordu yürüttüm. At in dedim. Ak Termil'i geçince at bindirdim. At üzerine bindirip karı söktürdüm. Sonra atları yedeğe aldırıp yaya olarak ve ağaçlara tutuna tutuna yukarı çıkarttım. Öndeki eri çapraz yürüterek ağaç olan tepeyi aştık. Yuvarlanarak indik. On gecede yandaki engeli dolaşarak gittik. Kılavuz yeri şaşırıp boğazlandı. Bunalıp "kağan, yetiş" demiş. Anı suyuna vardık. O sudan aşağı gittik. Yemek için attan iniyor, atı ağaca bağlıyorduk. Gece gündüz dört nala gittik. Kırgızları uykuda bastık. Uykularını mızrakla açtık. Hanı, ordusunu topladı; savaştık ve yendik. Hanlarını öldürdük. Kırgız boyu kağana teslim oldu, baş eğdi. Geri döndük, Kögmen ormanını dolaşarak geldik.
Kırgız’dan döner dönmez Türgiş kağanından casus geldi. Haberi şöyle idi: Doğudan kağana sefer edelim. Biz yürümezsek onlar bizi, kağanı yiğit, danışmanı bilgili olduğu için eninde sonunda onlar bizi mutlaka öldürecek, demiş. Casus, türgiş kağanı çıkmış dedi, On Ok boyu eksiksiz çıkmış dedi: Çin ordusu da varmış.
Bu haberi işittiğimiz sırada katun (kraliçe) vefat etmişti. Kağanım, ben eve ineyim, onun yoğ törenini yapayım dedi. Orduya “gidin Altun ormanında oturun” dedi. “Ordunun başında İni İl Kağan, Tarduş şadı gitsin” dedi. Bilge Tonyukuk’a, bana şunları söyledi : “Bu orduyu ilet” dedi, “ben sana ne söyleyeyim. Kararı istediğin gibi ver” dedi; “gelirse göreceği var, gelmezse haberciyi ve haberi alarak otur” dedi.
Altun ormanında oturduk. Üç casus geldi. Haberleri bir: Kağan orduyu çıkardı. On Ok eksiksiz çıktı. Yarış ovasında toplanalım demişler. Bu haberi işitince haberi kağana yolladım. Handan haber geldi: “Oturun, öncüyü ve nöbetçiyi iyice düzenleyin, baskın yapmayın” demiş. Bögü Kağan bana böyle haber yollamış. Apa Tarkan’a ise gizli haber göndermiş. Bilge Tonyukuk kötüdür, kindardır; yanılır; orduyu yürütelim diyecek; kabul etmeyin.
Bu haberi işitince ordu yürüttüm. Altun ormanını yol olmaksızın aştık. İrtiş ırmağını geçit olmaksızın geçtik. Gece de yol aldık ve Bolçu’ya şafak sökerken ulaştık.”
İKİNCİ TAŞ (Batı Cephesi)
“Haberciyi getirdiler. Sözü şöyle idi: Yarış ovasında yüz bin asker toplandı dedi. Bu sözü işitince beğler, hepbirlikte geri dönelim, zayıfın utancı daha iyidir dediler. Ben şöyle dedim; ben, Bilge Tonyukuk: Altun Ormanını aşarak geldik, İrtiş ırmağını geçerek geldik. Gelenler yiğit dediler duymadılar; tanrı, Umay, mukaddes yer su üzerine çöküverdi. Niçin kaçıyoruz? Çok diye niçin korkuyoruz? Azız diye niçin kendimizi küçümsüyoruz? Hücum edelim dedim. Hücum ettik ve yağmaladık.
İkinci gün ateş gibi kızıp geldiler. Savaştık. Bizden iki ucu, yarısı fazla idi. Tanrı yarlığadığı için çok diye korkmadık ve savaştık. Tarduş şadına kadar kovalayıp dağıttık. Kağanını tuttuk; yabgusunu, şadını orada öldürdük. Elli kadar er yakaladık. Hem o gece halkına haber gönderdik. O haberi işitip On Ok beğleri, halkı hep geldi, baş eğdi. Halkın birazı kaçmıştı. Gelen beğleri ve halkı düzenleyip toplayarak, On Ok ordusunu yürüttüm. Biz de yürüdük. Anı’yı geçtik. İnci ırmağını geçerek Tinsi oğlu denen ebedi Ek dağını aşırdım.”
İKİNCİ TAŞ (Güney Cephesi)
Demir Kapı’ya kadar gittik. Oradan geri döndük. İni İl Kağan’a... Tacikler, Toharlar... ondan berideki Suk başlı Soğdak kavmi hep gelip baş eğdi.
Türk milletinin Demir Kapı’ya , Tinsi Oğlu denen dağa ulaştığı hiç vâki değildi. O yere, ben Bilge Tonyukuk ulaştırdığım için sarı altın, beyaz gümüş, kızıl yak öküzü, eğri deve, mal sıkıntısızca getirdik.
İlteriş kağan, bilgisinden dolayı, yiğitliğinden dolayı Çin ile on yedi defa savaştı. Kıtaylarla yedi defa savaştı. Oğuzlarla beş defa savaştı. Bu savaşlarda da danışmanı hep ben idim. Kumandanı da yine ben idim. İlteriş Kağan’a, Türk’ün hakim kağanına, Türk’ün bilgili kağanına.”
İKİNCİ TAŞ (Doğu Cephesi)
Kapgan Kağan... Gece uyumadı, gündüz oturmadı. Kızıl kanımı dökerek, kara terimi akıtarak işimi gücümü hep ona verdim. Öncüleri yine uzaklara gönderdim; hisarları, gözcüleri çoğalttım; basılan düşmanı getirdim; kağanım ile seferlere çıktık. Tanrı korusun, bu Türk milletinin içinde silahlı düşman dolaştırmadım, damgalı at koşturtmadım. İlteriş Kağan kazanmasaydı, onun ardından ben kazanmasaydım il yine, millet yine yok olacaktı. O kazandığı için, ardından ben kazandığım için il yine il oldu, millet yine millet oldu.
Ben artık yaşlandım, kocadım. Her hangi bir yerdeki kağan sahibi bir millete benim gibisi olsa ne sıkıntıları olabilir?
Türk Bilge Kağan ilinde yazdırdım. Ben Bilge Tonyukuk.”



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _Dragon -- 12 Şubat 2008; 18:13:47 >


_____________________________



1113 Mesaj
12 Şubat 2008; 19:01:32 

Evet yine başladık.Bu bölümün moda ihtiyacı olmadığını biliyodum ya neyse.


_____________________________

SHOGUN


4 Mesaj
12 Şubat 2008; 19:15:30 

eft ama türkçe dilini ana dili olarak kullanan ülkeler neler lütfen cevap werin


_____________________________



4 Mesaj
12 Şubat 2008; 19:18:23 

birsss çabıkun


_____________________________



1113 Mesaj
12 Şubat 2008; 21:41:49 

İlk uyarı denemeside benim üzerimde oldu sanırım,hadi hayırlısı...


_____________________________

SHOGUN


1991 Mesaj
12 Şubat 2008; 22:23:25 


quote:

Orjinalden alıntı: forments

birsss çabıkun


Bu hangi dilde bir cümle. Burda yeniysen kardeş lüfen topikleri şöyle bir dolaş. Burda nasıl yazıldığını öğren. Game boy bölümü filan değil burası.


_____________________________

Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir. Biri bir rahatsızlık çekse diğerleri de o acıyı hisseder. Hz. Peygamber (SAV)

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
12 Şubat 2008; 22:31:56 

quote:

@kaotika

Bir başka zeminde Tarihsel, Etnik, Arkeolojik ve Antropolojik çalışmalar yapılabilir, o ayrı birşey.

Ama bir gerçek var ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve kendisini Türk olarak kabul eden herkes anayasa ve Cumhuriyet ilkelerine göre Türktür. Ben bunu bilirim, bitti.


Sayın @kaotika gibi düşünüyorum. Kimse büyük büyük dedelerinin Türk olduğunu iddia edemez. Hepimiz insanlık ailesinin birer ferdiyiz. Sonuçta bu ülke topraklarında yaşıyoruz.

Ben kendimi Türk hissediyorum. Kökenim çok da önemli değil. Bu topraklarda yaşıyorum ve Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıyım.

@ forments: Burası ne konu dışı ne de başka bir bölüm, yazdığın yazıdan birilerinin anlamasını istiyorsan Türkçe yaz, kökenin konuşulduğu bir konuya hiç olmaz ise güzel bir uslup ve yazı ile önem vermeni beklerdim.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi korver -- 17 Şubat 2008; 14:21:07 >


500 Mesaj
13 Şubat 2008; 7:04:25 

Deli saçmaları bunlar.

Atatürk anadoluyu zorla türkleştirmiş deniyor. Dedelerimizin yaşadığı yakın tarihte böyle bir dayatmayla kısa bir süre zarfıne bu sığdırılamaz. Bu süreç onlarca asırı alacak bir süreçtir. Yada bunun yapılmış olması herkesin birkaç yıl evvel türk değildi ve birkaç yıl sonra dinini dilini aslını dedesini unutup türk oldu manasına gelmez. Belki denenmiş olabilir ama bu deneme azınlık unsurların kimliklerinden öteye geçmemiştir. Gene kendi dinini, dilini konuşur azınlık. Bu halada mevcuttur. Ama yukardaki yazıda şu imaj verilmeye çalışılıyor ''herkes ermeni rumdu, atatürk geldi ve 15 yılda herkesi türk yaptı. İnat edip gizlenenler ermeni rum kaldı.'' Bumu yani...

Anadoluya naslı sadece askerler gelmiş. Selçuklu askerlerinden ibaret bir anadolu göçünü nasıl tasavvur ediyorlar ben anlamıyorum. Taaa mevladandan tutun yunus emreden hacı bektaşa kadar bunlar asker kökenlimiydi yani.

ANADOLUYA BOY BOY, ÇOLUK ÇOCUK TÜRK BOYLARI GÖÇ ETMİŞTİR. Mutlaka anadolu boş değildi ama şunu göz ardı etmemeli.

Türkün dominant bir gelenek ve göreneği vardır. Bu baskın kültürün ne kadar etkileyici olduğunu burdan anlayın. Azınlık olmasına rağmen tüm anadoluyu kuşatmış ve dağınık tesbih taneleri gibi olan 72 milleti bir dava etrafında toplamıştır. Çünki anadoluda yaşayan birçok medeniyetin zayıflamış fikir ve kültürlerine TÜRK yeni bir mana ve nefes katmışıtır. Anadoluda türk işin püf noktası olmuştur. Bu püf noktasını bulmak için büyük asyanın altını üstüne getiren bu millet aradığı kızıl elmayı anadolunun kültür ikliminde bulmuştur.

Sözün özü anadoluda yağ vardı, un vardı, şeker vardı. Ama helvayı pişirecek aşçı yoktu.

İşte türk, bin yılların emeğiyle yeni bir kültür helvası oluşturdu. Meydana gelen senterz: Devlet ve milletinin büyük çapar ermiş 7 asırlık hayatı...


Sözün özü! (aynı zamanda o yazıyı kaleme alanlarada öldürücü bir cevaptır bu. Hasetinizden çatlayın. )

Aslında mantıklı düşünürseniz anadolu türkleşmemiştir. TÜRK anadolulaşmıştır. O halde fedakarlık iki taraflıdır. Dolayısı ile canını kanını, etini, kemiğini verdi anadolu için. Siz ne geni arıyorsunuz. O genler toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duruyor. Savaştan sağ çıkan gazi anadolunun göğüsüne Türk ismini madalya olarak takmıştır Atatürk. Bu madalyayı tarih taktı, siz çıkaramassınız. Çünki o madalyanın iğnesi parkamızda değil kalbimize geçti.

Bizim batı komşularımızı ele alalım. kendilerine şu soruyu samimice sorsunlar. ''6 asırdır türklerin boyunduruğu altında kalmış onlarca millet varlıklarından nasıl bahsedebilir o halde! Genetirk bir testten geçsinler! Allaha şükür bu millet bu kadar uzun süre kimsenin boyunduruğu altında kalmadı. Onlar buna rağmen ben yunanım, bulgarım, sırbım, macarım, polakım diye piyasada geziyor ve itibar görüyorsa gerisini siz düşünün. Dolayısı ile türklüğünden şüphe etmek dünya milletleri arasında en son bu millete düşer.






< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mr.respect -- 13 Şubat 2008; 7:21:14 >


_____________________________

Yüzünü soğuk suyla yıkadı. Sonra başını kaldırıp aynaya baktı. Aynada ki gerçeği görünce yaptıklarından utandı ve titremeye başladı. Havaya kalkan elini sıkıp hiddetle aynayı yumrukladı ve kırdı. Kendisini yok etmek istiyordu fakat buna gücü yetmiyordu. Zira o ebed ve ezeldi. O halde fani olanlar bunun cezasını çekmek zorundaydı. Çektide. Kıyamet koptu ve o hariç her şey yok oldu. Kendisiyle barışık değildi. Psikolojik destek mahiyetinde ki övgü ve methiyeler yoksa varlığın ne anlamı kaldı ki? Arabesk bir tavır içindeydi. Ya benimsin ya toprağın, diyordu sanki. Bütün derdi bundan ibaretti; farkedilmek! Evet. Herkes beni bilsin, derdindeydi O.. (mr.respect)


1113 Mesaj
13 Şubat 2008; 13:28:20 


quote:

Orjinalden alıntı: mr.respect

Deli saçmaları bunlar.

Atatürk anadoluyu zorla türkleştirmiş deniyor. Dedelerimizin yaşadığı yakın tarihte böyle bir dayatmayla kısa bir süre zarfıne bu sığdırılamaz. Bu süreç onlarca asırı alacak bir süreçtir. Yada bunun yapılmış olması herkesin birkaç yıl evvel türk değildi ve birkaç yıl sonra dinini dilini aslını dedesini unutup türk oldu manasına gelmez. Belki denenmiş olabilir ama bu deneme azınlık unsurların kimliklerinden öteye geçmemiştir. Gene kendi dinini, dilini konuşur azınlık. Bu halada mevcuttur. Ama yukardaki yazıda şu imaj verilmeye çalışılıyor ''herkes ermeni rumdu, atatürk geldi ve 15 yılda herkesi türk yaptı. İnat edip gizlenenler ermeni rum kaldı.'' Bumu yani...

Anadoluya naslı sadece askerler gelmiş. Selçuklu askerlerinden ibaret bir anadolu göçünü nasıl tasavvur ediyorlar ben anlamıyorum. Taaa mevladandan tutun yunus emreden hacı bektaşa kadar bunlar asker kökenlimiydi yani.

ANADOLUYA BOY BOY, ÇOLUK ÇOCUK TÜRK BOYLARI GÖÇ ETMİŞTİR. Mutlaka anadolu boş değildi ama şunu göz ardı etmemeli.

Türkün dominant bir gelenek ve göreneği vardır. Bu baskın kültürün ne kadar etkileyici olduğunu burdan anlayın. Azınlık olmasına rağmen tüm anadoluyu kuşatmış ve dağınık tesbih taneleri gibi olan 72 milleti bir dava etrafında toplamıştır. Çünki anadoluda yaşayan birçok medeniyetin zayıflamış fikir ve kültürlerine TÜRK yeni bir mana ve nefes katmışıtır. Anadoluda türk işin püf noktası olmuştur. Bu püf noktasını bulmak için büyük asyanın altını üstüne getiren bu millet aradığı kızıl elmayı anadolunun kültür ikliminde bulmuştur.

Sözün özü anadoluda yağ vardı, un vardı, şeker vardı. Ama helvayı pişirecek aşçı yoktu.

İşte türk, bin yılların emeğiyle yeni bir kültür helvası oluşturdu. Meydana gelen senterz: Devlet ve milletinin büyük çapar ermiş 7 asırlık hayatı...


Sözün özü! (aynı zamanda o yazıyı kaleme alanlarada öldürücü bir cevaptır bu. Hasetinizden çatlayın. )

Aslında mantıklı düşünürseniz anadolu türkleşmemiştir. TÜRK anadolulaşmıştır. O halde fedakarlık iki taraflıdır. Dolayısı ile canını kanını, etini, kemiğini verdi anadolu için. Siz ne geni arıyorsunuz. O genler toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duruyor. Savaştan sağ çıkan gazi anadolunun göğüsüne Türk ismini madalya olarak takmıştır Atatürk. Bu madalyayı tarih taktı, siz çıkaramassınız. Çünki o madalyanın iğnesi parkamızda değil kalbimize geçti.

Bizim batı komşularımızı ele alalım. kendilerine şu soruyu samimice sorsunlar. ''6 asırdır türklerin boyunduruğu altında kalmış onlarca millet varlıklarından nasıl bahsedebilir o halde! Genetirk bir testten geçsinler! Allaha şükür bu millet bu kadar uzun süre kimsenin boyunduruğu altında kalmadı. Onlar buna rağmen ben yunanım, bulgarım, sırbım, macarım, polakım diye piyasada geziyor ve itibar görüyorsa gerisini siz düşünün. Dolayısı ile türklüğünden şüphe etmek dünya milletleri arasında en son bu millete düşer.




Eyvallah


_____________________________

SHOGUN


 
984 Mesaj
13 Şubat 2008; 18:38:02 


Atatürk'ün el yazmasından defalarca aktarmıştım!

... Güneş oldu, Türk oldu. TÜRK BUDUR! Dünyayı aydınlatan Güneştir!

Böyle biri varsa o Türktür. Aksi halde: NE MUTLU TÜRKÜM demekle yetineceğiz!

Onun için önce, Türkiyede Aydın var mı, Yok mu, Adı aydın olanlar, Türkiyede aydın olarak mı geçiniyorlar?

Anadolu ve Mısır, Yunan ülkesi ise, böyle bir nüfusa da sahip olması gerekmez mi? Nüfusu bugün nekadar ki, geçmişte nekadar olabilirdi de bu topraklara sahip olsunlar?!

Roma ikiye bölündükten sonra önce: İstanbul Rumların oluyor, arkasından Bizans ve Yunanlılar piyasaya çıkarılıyor!

GENLER, ana ve babdan geçiyor ise, Yunanlıların, Fransızların, Almanların ve Türklerin de bir gen yapısı olması gerekiyor.

Genlerinden, genetik yapılarından IRKINI İSPATLAYAMAYAN her kim olursa olsun YALANCIDIR.

Onun, bunun çocukları da Anadolu, Suriye, Mısır, yedi kıtayı da yunanlı da yaparlar, İngiliz veya Fransız da yaparlar! GENLERİNDEN, genetik yapılarından bunu hiçbir zaman ispatlayamazlar.

Ya genler ana-baba (Ata)'dan geçiyor diyenler yalancı, ya da Anadoluyu yunanlı yapanlar yalancı.

Genler, ana- babadan geçiyor ise bu: EVRİM KURAM'ının ispatıdır.


_____________________________



 
1734 Mesaj
13 Şubat 2008; 23:02:55 


quote:

Orjinalden alıntı: shady_tr

Katılmıyorum...Şöyle ki Osmanlı döneminde gerek Türklük gerekse İslamiyetin şahlanması yaşanmıştır.Türk Milliyetçiliğin en büyük amacı olan Turancılık,Osmanlının yükselme döneminde ortaya çıkmıştır.TC kuran nesil kimsenin anlayamadığı paşamız Abdülhamit döneminde yetişmiştir..Bunu kimse inkar edemez


bişeyler yazıyım diyordum da bu yazının üstüne yazılmaz duygularıma tercüman olmuşsun tebrikler


_____________________________

Türkiye'nin yarısı merinos, merinos sevdalısı Allah Allah...


436 Mesaj
15 Şubat 2008; 19:22:28 

Yazı genelde doğru olabilir ancak bu neyi değiştirir? Hangi ırk hangisinden üstündür? Japon, ispanyol veya afrikalı olmak neyi değiştirir? İnsanlığımızdan birşeyler mi götürür?Millet olarak son 120 yıldır ırkçılık gibi kötü hasletler kazanmaya başladık maalesef.


_____________________________

Taçtan uzak duranlar her zaman kral olur.


457 Mesaj
16 Şubat 2008; 16:46:12 

Türkler çesitli boylar dır bunların hangisi Türk ? bütün Türk boyların genleri aynımı? kavimler göçü neden oldu ? koca bi halkı sadece sayısı az Türk komutanların yönetmesi nasıl bir akıldır ? neden biz Türkler olarak hep birbimize benziyoruz farklı ırklarız madem? Osmanlıda bir politika vardı hatırlarsınız fethedilen yerlere Türk halkı yerleştirilerek Türkleşmesi sağlanıyordu. o Türkler hangi ırk? eski bizans topraklarını yunan halkıylamı Türkleştirdik?


_____________________________



 
246 Mesaj
17 Şubat 2008; 14:04:44 

Türklerin Orta Asya'dan geldiği iddiasının saçmalıktan ibaret olduğu zaten son genetik araştırmalarda da kanıtlandı. Yanlış hatırlamıyorsam asyalılara ait tipik genetik özelliklerin Anadolu'da görülme oranı % 3-4 civarı imiş.