arkadaşlar siz bu bedavaya olyını iyice beleşemi getireceksiniz yoksa daha az paramı gelecek hangisi olacak merak ettimde
_____________________________
Geçen SALI CUMA namazından çıktım.. Baktım dışarda olay var cıkardım sustalıyı iki el ateş ettim olay dağıldı.. Sonra eve gittim baktım elektrikler yok bende başladım mum ışığında televizyon izlemeye....
**** ve ecom86 arkadşlar isterseniz şu sitelere girin de bi görün oluyo mu olmuyor muymuş.. tarım.gov.tr türkiye elektrik idaresi etüt işleri ve ayaş.com... bu forum konusunda yenisiniz herhalde.. geçmiş konuları da okuyun isterseniz..
Sarkaci belli bir mesafe yukselttinmi eger sarkac yatagindaki sutunme cok dusuk ise uzun sure salinir ve durur. Bunu biliyorsun.
Eger boyle bir sisteme dinamo gibi enerji donusturucu baglar ve dinamodan elektrik enerjisi cekmeye baslarsan sarkacin frenlendigini gorursun. Sonucta sarkaci yukari kaldirmak icin ne kadar enerji harcadiysan dinamodan anca o kadar enerji alir ve esitligi saglarsin ve sistem duragan hale gecer.
Ne demek istedigimi deney yaparak da anlayabilirsin.
Oyuncaklardaki pilli minik motorlardan temin et.
Motorun uclari acik iken, motor milini parmaklarinla cevirmeye kalktiginda onemli bir surtunme ile karsilasmazsin.
Eger motor uclarini biribirine dokundurup mili bu vaziyette parmaklarinla cevirmeye kalktiginda motorun cok zor dondugunu gorursun. Yani sarkac yataginda sifir surtunmeli duzenek yapmis olsan bile dinamo sana fren etkisi yapip sanki cok surtunmeli bir sarkac yapmissin gibi bir durum olusturacak.
Senin projelendirdigin sistem, elektrik uretmek icin degil de haricten elektrikle sistemi beslemek sartiyla sarkaci elektriksel olarak salindirmadan baska bir ise yaramaz.
Yani elektromekanik salingac yapmissin sadece.
Bir diger yanilgi da, yer cekimi sanki sana kolaylik sagliyor gibi gorunuyor. Aslinda degil, sarkacin inisini kolaylastiriyor ancak cikisini da zorlastiriyor.
Yerçekiminin durdurucu etkisi ve elektrik üreten dinamonun zorlayıcı etkisini biliyorum zaten benim amacım da böyle bir sarkaçtan 100W gibi değerlele elektrik üretecek bir sistem üretmek değil şöyle düşünün
25KG lık büyükçe bir sarkaca küçük bir bisiklet dinamosu takarsınız ve 5W (ortalama bir kasa fanı yada 12V luk araba lambası çalıştırır) gibi enerji elde edebilirsiniz sarkaç tabiki duracak "iyi şartlarda 100 kere falan salındığını düşünelim" sonra elle yada yine dışardan bir mekanik enerji ile tekrar harekete geçirilmesi gerekir.
mesela böyle bir sistem yeraltı sığınağında elektrik enerjisi üretip aydınlatma sağlayabilir ama fazlası tabiki ütopya
sanırım en mantıklı yöntem kendi hidrodinamik elektrik santralimizi kurmak
Iyide o zaman bu kadar teferruata ne gerek var. Zemberekli bir mekanizma yaparsin, kurarsin ardindan sana bir sure elektrik uretir. Zaten bu yontemi Afrika'da pil derdinden dolayi radyolara uygulamislar.
Bahsettigin yontem kol saatlerinde kullaniliyor, gun icinde surekli hareket halimizdeki kolumuzun kinetik enerjisinden yararlaniliyor.
En yeni üyeden herkese selamlar... Sevgili arkadaslar, acaba aranizda "perendev" magnetic motorkonusunu inceleyen oldu mu acaba? Google'den arama yaptigimda dünya sitelerinden 1170 sonuc ve bunlarin içerisinde sayisiz benzer çalisma var ama, Türkiye'den siteler içerisinde yalnizca tek bir yerde, "donanimhaber" forumlarinda çok yüzeysel olarak bahsediliyor. Yine de her nekadar kuskuyla karsilansa bile, eger en ufak bir gerçeklik olasiligi varsa, bedavaya yakin enerji konusunda oldukça ilginç ve iddiali bir durum sözkonusu.
Bence forumdaki başlıkta pek de yüzeysel bahsedilmemiş. O başlıktaki iddianın sonucu ne oldu, ben de merak ediyorum açıkçası Ama unutma ki çok eskiden beri bilinen bir sistem olmasına karşın, o makinayı bugüne kadar çalıştırabilen olmamış.
Elbette aldigimiz klasik egitime göre enerjinin sakinimi yasasini yadsiyamiyoruz ve zaten sözkonusu düzenek de tam olarak sonsuz bir ddm olmamakla birlikte, çalistigi ya da çalisacagi varsayilsa bile, hiç degilse yapilacak masrafa göre oldukca radikal bir sey... Fakat adamlar 20kw jeneratör kuple ettiklerini 10 bin dolardan ( kimi sitelerde 8500 euro ) satisa çikarabilecek kadar cüretkar ve iddialilar yani.
Diger yandan, gerek bilgileri, gerekse de maddi güçleri oldukça fazla olan bir grup arkadasim bunun tek disklik bir prototipini yaparak çalistirdiklarini ama rotorun adim adim ve darbeli bir dönüs yaptigini fakat buna ragmen 3 disklik sistemin her diskinin birbirini tamamlayarak akici bir dönüs yapabilecegine dair ümitli olduklarini düsünerek, bu is için gereken antimagnetic teflon disk malzemeleri, dogalina göre 8-10 kat güçlü neodyum miknatislar, yatak-rulman vs.. gibi malzemeler ile olayi organize etmeye basladilar. Dogrusu ben de merakla bekliyorum.
Elbette aldigimiz klasik egitime göre enerjinin sakinimi yasasini yadsiyamiyoruz ve zaten sözkonusu düzenek de tam olarak sonsuz bir ddm olmamakla birlikte, çalistigi ya da çalisacagi varsayilsa bile, hiç degilse yapilacak masrafa göre oldukca radikal bir sey... Fakat adamlar 20kw jeneratör kuple ettiklerini 10 bin dolardan ( kimi sitelerde 8500 euro ) satisa çikarabilecek kadar cüretkar ve iddialilar yani.
Diger yandan, gerek bilgileri, gerekse de maddi güçleri oldukça fazla olan bir grup arkadasim bunun tek disklik bir prototipini yaparak çalistirdiklarini ama rotorun adim adim ve darbeli bir dönüs yaptigini fakat buna ragmen 3 disklik sistemin her diskinin birbirini tamamlayarak akici bir dönüs yapabilecegine dair ümitli olduklarini düsünerek, bu is için gereken antimagnetic teflon disk malzemeleri, dogalina göre 8-10 kat güçlü neodyum miknatislar, yatak-rulman vs.. gibi malzemeler ile olayi organize etmeye basladilar. Dogrusu ben de merakla bekliyorum.
Peki bu sistemin sonsuz bir DDM olmamasının sebebi nedir? Aslında DDM zaten anlamı gereği sonsuza kadar döner ama dediğin gibi bir sistem bile faydalı olabilecek bişey. Eğer sonsuza kadar dönememesinin sebebi içindeki mıknatısların demagnetize olmasıysa, işte bu sistem atomların içinde varolan potansiyeli kullanıyor denilebilir ve sanırım gerekli hesaplar yapılırsa ortada fizik kanunlarına ters düşen bişey olmadığı anlaşılır. Dolayısıyla kimse böyle bir aletin yapılabileceği düşüncesine karşı çıkmaz.
Arkadaşlarının yaptığı sistem tamamlandığında, çalıştığına dair kanıtlarıyla birlikte buraya yazarsan herkesi sevindirirsin.
Bu arada, sahsen ben de bir seylerin yoktan var edilemiyecegini, ancak birbirine dönüstürülebilecegini biliyorum ama, diger yandan zaman zaman bazi siradisi fikirlerin de bilim ve akademi engizisyonlarinca pesin hüküm ya da kücük hesaplarla cöpe atilmasini dogru bulmuyorum. Bu anlamda, belki bu güne degin süregelen bazi bilgi ve matematiksel formüller degisip gelisemez mi acaba? Elbette degisir ve bu güne kadar oldugu gibi, bundan sonra da degisip gelisecek. Ne de olsa degismeyen tek sey degisimin kendisidir. Zaten aksini iddia etmek, bilimin kendisini inkar etmek olurdu.
Belki konuyla ilgili degil gibi görünecek ama, mesela bakis açisina bagli olarak matematigin bile nasil yanilabilecegine dair basit ve genelde çok bilinen bir aritmetik paradoksu söyle:
3 arkadas bir gece meyhaneye gidip hesabi ortak ödemek üzere kendilerine mükellef bir masa hazirlatirlar. Gece boyunca yeyip içerler ve gecenin sonunda 25 lira hesap gelir. Herbiri 10 ar lira vererek son kahvelerini içmeye baslar. Garson 3 arkadastan aldigi 10 ar lirayla toplam 30 lira elinde olarak kasaya gider ve 25 liralik hesabin üzeri olan 5 lirayi alip masaya dönerken kendi kendine; " yaw, simdi bu 5 lirayi nasil 3 e bölüp de herbirine vereyim, hem bunlar nasilsa matiz kafa, anlamazlar nasilsa " diye düsünerek 2 lirayi cebine atarak, kalan 3 lirayi 1 er lira olarak 3 arkadasa verir. Onlar da " eyvallah gözüm " diyerek giderler.
Simdi, her 3 arkadas 10 lira verip 1 lira geri aldiklarina göre, 10-1=9 lira hesap ödemisler... Yine her üçünün ödedigi toplam yekün: 3x9=27 lira... Garsonun cebellezü yaptigi 2 lira var... 27+2=29 lira... Peki ama, adamlar 30 lira vermisti ve 1 lira ne oldu?
Not: Yaw 3 kisi 25 liraya meyhanede mükellef ziyafet mi olur seklinde soru gelmesin çünkü rakamlar semboliktir.
Sevgili zihni_sinir; her nekadar sözkonusu arkadaslarimin iyi bilinen ve cok güçlü bir uluslar arasi sirket bünyesinde calismalari sebebiyle, yine bu sirketin desteginle ulasamadiklari pek biryer olmasa bile, fazladan bir destek, bir bilgi asla göz cikarmaz... Cok tesekkür ederim, kesinlikle kendilerine iletecegim.
Ve siz sevgili hasbi 81; inanin ben de gelisme ve sonuclari cok merak ediyorum. Eger arzulanan, istenen olursa ki sonuclar her ne olursa olsun, forumdaki arkadaslarla kesinlikle paylacagimden emin olabilirsiniz.
Bu arada, sahsen ben de bir seylerin yoktan var edilemiyecegini, ancak birbirine dönüstürülebilecegini biliyorum ama, diger yandan zaman zaman bazi siradisi fikirlerin de bilim ve akademi engizisyonlarinca pesin hüküm ya da kücük hesaplarla cöpe atilmasini dogru bulmuyorum. Bu anlamda, belki bu güne degin süregelen bazi bilgi ve matematiksel formüller degisip gelisemez mi acaba? Elbette degisir ve bu güne kadar oldugu gibi, bundan sonra da degisip gelisecek. Ne de olsa degismeyen tek sey degisimin kendisidir. Zaten aksini iddia etmek, bilimin kendisini inkar etmek olurdu.
Belki konuyla ilgili degil gibi görünecek ama, mesela bakis açisina bagli olarak matematigin bile nasil yanilabilecegine dair basit ve genelde çok bilinen bir aritmetik paradoksu söyle:
3 arkadas bir gece meyhaneye gidip hesabi ortak ödemek üzere kendilerine mükellef bir masa hazirlatirlar. Gece boyunca yeyip içerler ve gecenin sonunda 25 lira hesap gelir. Herbiri 10 ar lira vererek son kahvelerini içmeye baslar. Garson 3 arkadastan aldigi 10 ar lirayla toplam 30 lira elinde olarak kasaya gider ve 25 liralik hesabin üzeri olan 5 lirayi alip masaya dönerken kendi kendine; " yaw, simdi bu 5 lirayi nasil 3 e bölüp de herbirine vereyim, hem bunlar nasilsa matiz kafa, anlamazlar nasilsa " diye düsünerek 2 lirayi cebine atarak, kalan 3 lirayi 1 er lira olarak 3 arkadasa verir. Onlar da " eyvallah gözüm " diyerek giderler.
Simdi, her 3 arkadas 10 lira verip 1 lira geri aldiklarina göre, 10-1=9 lira hesap ödemisler... Yine her üçünün ödedigi toplam yekün: 3x9=27 lira... Garsonun cebellezü yaptigi 2 lira var... 27+2=29 lira... Peki ama, adamlar 30 lira vermisti ve 1 lira ne oldu?
Not: Yaw 3 kisi 25 liraya meyhanede mükellef ziyafet mi olur seklinde soru gelmesin çünkü rakamlar semboliktir.
Herkese saygilar, selamlar...
Hadi gel, bi de seninle DDM tartışmasına girelim Şaka bi tarafa, bilim ve değişim konusunda söylediklerine katılıyorum. Zaten buna katıldığımı onlarca kez belirtmiştim, neyse...
Ama matematiğin yanılabileceğine dair verdiğin örneğe katılmıyorum. Bu örnekte yanılan matematik değildir ve bu bir paradoks da değildir. Bu soruda sadece cevap verecek kişi, öncesinde yapılan açıklamayla yanlış yöne çekiliyor. Çünkü garsonun cebine attığı 2 lira, zaten her üçünün ödediği paranın (27 lira) içinde bulunuyor. Sonradan buna bir daha 2 lira ekleyerek cevap verecek kişi yanıltılmak isteniyor.
Bu cevabı herkes biliyordur tabi. Ama demek istediğim, soruda yapılan hesap, başka bir bakış açısına göre yapılan bir hesap değil, sadece yanlış bir hesap
Matematikte hata olmaz, çünkü zaten tamamiyle insan aklının ürünü olan bişeydir, doğayla bir ilgisi yoktur. Biz matematik uygulamalarını doğayı daha doğru algılayabilmek için kullanırız ve bu sırada hata yapabiliriz. Ama bu matematiğin hatası değil, bizim hatamızdır.
Matematikte 2'nin 1'den sonra geldiğinin kanıtı bile 2 sayfalık bir hesap gerektirir. Yani böylesine basit bir kuralın bile temeli başka tanımlara dayanır.
Sevgili arkadaslar, sanirim bir tür yanlis anlatim ya da algilama söz konusu... Adamlarin her biri 10 ar lira ( toplam 30 lira ) verip, geriye 1 er lira aliyor mu, evet... Bu durumda her biri 9 ar lira ödemis oluyor mu, evet... 3 arkadasin cebinden cikan, yani kendilerine fatura edilen toplam hesap 3x9=27 lira degil mi, evet... Peki garson dostumuzun caktirmadan cebine attigi 2 lira nasil bu 27 liranin icinde olabilir ki degil mi ama? Eh, bu durumda garsonun cebine attigi 2 lirayida hesaba eklersek 27+2=29 Aradaki 1 lira nerede?
Sonucta bu matematik bile degil, sadece basit bir aritmetik tabii ki ve amacim sadece en yalin bir olayin bile degisik bir bakis acisiyla nasil degisik yorumlara yol acabilecegiydi...
Bu arada, en son mesajda DDM nedir diye soran arkadasimiza yeni bir üye olarak eger haddime düserse kisa bir aciklama yapmama izin verirsiniz umarim...
Bir zamanlar memlekette Con Ahmet diye oldukça merakli ancak bilgisi biraz kit bir vatandas varmis ve adamimiz ille de " ben bedava enerji makinesi yapacagim " diye tutturmus... Demis ki, bir aküyle bir motoru çalistirir, bu motorla da bir dinamoyu ve dinamodan alacagim elektrigin bir kismini da yine akü ve ve motora vererek geri kalan enerjiyi ben kullanirim ve sonsuza kadar mutlu mesut yasarim... Ilelebet calisacak bir Devir Daim Makinesi ( DDM ) Tabii ki cesitli sürtünme ve manyetik direnc kayiplarini; verilen enerjiden daha fazlasinin alinamiyacagini bilmeyerek... Elbette bilgisi olanlar tarafindan tii' ye alinmis ve tasarladigi makineye de kendi adina ithafen "con ahmet'in devr-i daim makinesi " ya da kisaca DDM denmis.