Sokak Kavgası Teknikleri
27 Cevap105513 Görüntüleme2 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: [1]
Giriş
Mesaj

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Ekim 2007; 10:58:36 

beyler 3 gün önce 2 kişi geldi ben tektik dayak yedim bişey yapamadım. sokak kavgasında adamı nasıl pataklarım teknikler verirmisiniz. o beni döven adamı bulucam büyük ihtimal anahtar sallıcam yüzüne ama + başka nasıl dövebilirim lütfen yardım


7824 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:00:20 



_____________________________



558 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:00:27 

gözünü oy, şah damarına var gücünle indir hapse girersen beni tanımıyosun



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi GamingExpert -- 29 Ekim 2007; 11:02:33 >


_____________________________



350 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:01:20 

Anahtarla felan olmaz o iş adamların mekanına gidiceksen o yerde otururken ayyakbının tabanını suratına öyle bi geçir ki bid aha kendine gelemesiz al işte 1 tanesi haşat oldu, diğeri içinde öle yumrukla felan gebereten kadar dövcem diyosan yarım saat dövmen lazım adamın kafayı al koltuğunun altına kafasının tepesi duvara gelcek gibi geçir duvara kafadan 10 saniye boyunca gözlerinin kararması geçmicektir allah ne verdiyse vur, yumrukların sağlam ise kulak üstüne sağlam çak yine bi kaç saniye boyunca afallar gözleri kararır.


_____________________________



836 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:02:01 


quote:

Orjinalden alıntı: deliemis

beyler 3 gün önce 2 kişi geldi ben tektik dayak yedim bişey yapamadım. sokak kavgasında adamı nasıl pataklarım teknikler verirmisiniz. o beni döven adamı bulucam büyük ihtimal anahtar sallıcam yüzüne ama + başka nasıl dövebilirim lütfen yardım



alah allaaaahh senin yeteneklerin var sanıyodum

kafataslarını çıkartamadınmı, bi el hareketinle duvara yapıştıramadınmı, sylar olamazsın sen


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Ekim 2007; 11:02:39 

2 kişi iste ikisinin de aynı zaman diliminde çabuk çabuk yumurtalara geçirmen lazım başka türlü olmaz o iş bi filmede gördüm çocuk tek çıkıyor 2 kişiye 2sinin yumurtalara vuruyor 2si errror veriyor diyor ki ''Senin kolunu,seninde burnunu kırcam diye''sonra o şaşkınlık anında allah ne verdiyse ikisine vuruyor bunlar yere düşüyor ve kolunu kırıyor birinin sonra diğer yerdekinin kafasına da tekme atarak burnunu kırıyor taktiği anladın heralde


 
2443 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:03:26 



gözüne doğru bununla bir tane...Sonuç:FELÇ


_____________________________



558 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:04:27 


quote:

Orjinalden alıntı: neokuti



gözüne doğru bununla bir tane...Sonuç:FELÇ

muşta he way kalleş


_____________________________



1181 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:05:35 

kardes sayokan dene, teknikleri tam sokak kavgalari icin .



_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Ekim 2007; 11:05:38 

eywallah


 
2443 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:06:30 

quote:

Orjinalden alıntı: GamingExpert



muşta he way kalleş




0


olmadı böyle bir arkadaş edin



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi neokuti -- 29 Ekim 2007; 11:07:48 >


_____________________________



5605 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:07:15 

Sana vurana sen diğer yanağını dön
Her şey sevmekle başlar


(Not:Yaş kaç üstadım)


_____________________________

Dünya üzerindeki canlıların, DNA zincirinde sadece dört Nükleotit bulunur. Her canlı varlık, bu dört temel yapı taşlarının değişik kombinasyonlarıyla yaratılmıştır. Bizim gen zincirimizde ise; Boşluklar vardır. Bunlar beşinci ve altıncı DNA Nükleotidir. Şu an gen aktarımını tamamladık, yeni bir tür yaratmayı başardık, Bu tür insan ile uzaylı melezidir,

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Ekim 2007; 11:11:23 

17

aslında çok kavga etmem ama insan sinir oluyo kafasını patlatmak istiyo



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi deliemis -- 29 Ekim 2007; 11:12:25 >


1019 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:13:28 



_____________________________

http://www.huseyinates.com
Yeteri kadar nedenin varsa herşeyi yapabilirsin...


2205 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:13:36 

neden dövdüler seni sebeb ne


_____________________________



1334 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:14:51 

0


bitirir işlerini


_____________________________



423 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:19:38 

sokak kavgasında şöyle bir olay vardır ilk koyan kazanır kafayı sağlam çaktımı burnuna gözler karamaya başlıcak o adam 30 sn filan aşağı eğilip durucak önüne eğilirken anlına diz çak o adam yarı mort tabi vurduğun sertliğe bağlı bu olay


_____________________________



 
415 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:19:52 

1. Şiddetli atak yapmak :



Şiddet yüklü şu dünyada bir tehlike ile karşılaştığınızda ataklarınız (saldırınız) acımasız olmalıdır. Böyle bir durumda merhametli olmak saçmalıktır. Merhamet zalime değil mazluma yapılır;mazluma yapılması gerekeni ise zalime yapmak mazluma zulümdür. Kendinizi ya da bir mazlumu savunduğunuz anda elinize bir fırsat geçtiğinde merhametli olursanız başka fırsat geçmeyebilir ve o zalim size merhamet etmemenin tadını çıkarabilir. Belki siz de başlangıçta yüreğinizde olan merhameti dayak yerken yitirirsiniz ama artık iş işten geçmiştir. Çünkü başlangıçta elde ettiğiniz fırsat ve mecal yoktur. Şiddetli atak şiddetli vuruşla karıştırılmamalıdır. Bu hasma hücum şiddetidir.







2. İmkansız bırakmak :



Her ne yaparsanız yapın saldırganın artık vuracak bir takatinin olmamasını sağlayın. Bunun için ise kuvvet ve dayanma potansiyelini tükettirmek ,hareket kapasitesini bitirmek...gibi amaçları elde etmelisiniz. Zihnen ve bedenen kilitlenmesini sağlamalısınız.







3. Uygun mesafeyi ayarlamak :



Dövüş esnasında mesafe durumlarını kavramada profesyonelleşmelisiniz. Her mesafenin teknik ve taktiği kendine özgüdür. Mesafenin bazen açılması ,bazen kapanması ,bazen ise muhafaza edilerek bozulmaması gerekebilir. Hangisinin gerekeceği hareketlilik esnasındayken belli olur;başlangıçta belli olmaz.







4.Gözlerle odaklanmak :



Dövüşürken gözleri hasımdan ayırmak beklenmedik hamlelerle karşılaşmanıza neden olabilir. Oysa ki doğru bir biçimde hasma odaklanmak bir prensip haline getirilmelidir. Doğru bir biçimde dediğimiz şey gözlerin hareket esnasında bile kapanmayıp hasmı daima görmesidir. Bunun için hasmın gözlerine ifadesiz bir şekilde bakmanızı ve gözlerinizi yummamanızı öneririm.







5. Hayati noktaları hedeflemek :



Dövüştüğünüz kişi düşmanınız olduğuna göre sizi öldürmeyi göze alabilir. Fakat düşmanınızda hayati noktalar taşımaktadır. Bu noktalara çok şiddetli vurulmadığında öldürmese bile etkisiz hale getireceği kesindir. Hayatınızın ortaya konulduğu ve başka çarenizin olmadığı bir dövüşte gözler ,burun,gırtlak, kasık ,sinirsel noktalar, diz,kaval kemiği,güneş sinir ağı...gibi hayati noktalar hemen doğrudan doğruya hedef alınırsa gayet etkili olacaktır.







6. Hızlı ve sert vurmak :



Atağınızın tesirsiz olması da söz konusu olabileceğinden ve belki de bir kez daha vurma imkanı elde edemeyeceğinizden dolayı daha ilk vuruşunuz gayet hızlı ve sert olmalı ,mümkün mertebe ikinci bir vuruşu gerektirmemelidir. Bu nedenle vururken öylesine değil ,kendinizi vererek vurmalısınız.







7. Görmesini engellemek :



Hasmınız sizi görmedikten sonra vuramayacaktır. O halde gözleri daha ilk elden hedefleyebilirsiniz. Görmeniz sizin için ne kadar önemli ise hasmınız için de o kadar önemlidir. O zaman hasım bu önemli görevden men edilmelidir.







8. Güçsüz bırakmak :



Hasmınızın yapısını ,binasını yıkarak dağıtmalısınız. Dizine, kaval kemiğine ve hassas noktalara vurarak sakatlarsanız hasmınız mahvolur. Bu mahvoluş hasmınızın üst kısmını da işe yaramaz,iş yapamaz hale getirecektir. Amacınız bu atakla hasmı güçsüz bırakmak ,gücünü kullandırmamaktır. Hasmı kilitlemeksizin bunu geçekleştirebilirsiniz. Bu şekilde hedeflenen kimse gücünü toparlayamaz,gücünü toparlayamayan etkili olamaz.







9. Atağı derhal bastırmak :



Mümkün olabildiğince çabuk bir şekilde hasmınızın atağını yolundan çevirmelisiniz ve yakınına girerek ona vurmalısınız. Burada hisleriniz devreye girerse refleks oluşturabilirsiniz. Hasmınız daha harekete başlarken ona mani olmanız onu bedensel olarak kilitlediği gibi zihinsel olarak ta kilitleyecektir. Onun yakınında atak halinde olmanız hem vurmanızı hem de sizi izleyememesini sağlayacaktır.







10. Yakın hedefe uzaktan vurmak :



En uzun silahlarınızı en yakın hedeflere vurmak için kullanmalısınız. Yan tekme ile hasmın diz kapağına atılan tekmeyi buna örnek verebiliriz. Zira bu pozisyonda yan tekme atan kimseye hasmı yakın kaldığı halde kendi uzak kalır. Bu vaziyette iken hasmın kolları kısa kalır. Düz garddaki bir hasmın yüzüne yan gardda iken atılan bir yumruk ta misal verilebilir. Bu durumda hasmınız düz vaziyette olduğu için kolları kısa, siz ise yan vaziyette olduğunuz için kollarınız daha uzundur.







11. Eş zamanlı atak yapmak :



Savunma ve ataklarınız aynı anda ,eş zamanlı olmalıdır. Mümkün mertebe blokajdan ziyade atakla savuşturma tercih edilmelidir. Bloke ve vuruşu aynı anda kullanarak da hasmı birden çaresiz bırakabilirsiniz. Eskivle atağa geçmenin en büyük faydası hasmın hislerini kullanarak reflekse geçerek size uyum sağlamasını güçleştirmesini ve zamandan kazandırması yani tek yol kullanmanızdır.







12. Dövüş duruşunu doğru almak :



Ellerinizle vücudun üst kısmını korumalısınız. Mesafe ayarı ve ayaklarla alt kısmı korunabilir. Mesafe ayarını da dahil etmemizin sebebi ; tekmeler genelde uzak mesafelerde kullanılır ve mesafe uzak olunca bu mesafenin muhafazası sağlandığında hasmın ataklarını görmeniz mümkündür. Kesinlikle bloke ve savuşturma için vücudunuzu eğmemelisiniz. Aksine ,ayağınızla bloke aldığınızda elleriniz atak için harekete geçmeli ,yerinde (baş seviyede) boşuna bekletilmemelidir.







13. Ulaşamamasını sağlamak :



Hasmınız size ulaşamazsa vuramaz. Bunu sağlamak için akıcı adımlarla ataklardan kurtulmalı ve mesafeyi kontrol altında tutmalısınız. Hareket edeceğiniz ya da atağa hazırlanacağınız zamana kadar mesafenin dış kenarında durmaya çalışmalısınız. Gardınızı yerine göre yükseltip alçaltmanız ,konsantrasyonunuzu dağıtmamanız ...vs.. gibi hususlar mesafenizi muhafaza etmeniz için çok önemlidir.







14. Kombinasyon kullanmak :



Sokak savunmalarında tek vuruşla dövüşmelerin bittiği oldukça nadir gerçekleşir. Fakat kombine atak yapmak gayet mümkündür. Ataklarınız birbirini takip etmeye daima hazır olmalıdır. Böylece hasmı zihinsel olarak da çökeltir,tereddüde düşürürsünüz;saldırı ve savunma olanağı vermemiş olursunuz.







15. Fazlalık hareket yapmamak :



Hasmınız sizi yakaladığında siz de onu yakalamaya (ve işi güreşe çevirmeye) çalışmamalısınız. Üstünüze doğru atladığında yakalamamalı ve derhal vurmalısınız. Jeet Kune Do’nun basitlik,sadelik,yalınlık istediğini hatırınızdan çıkarmayınız. Zamanınız ve hareketinizi boşa harcamadan ,israf etmeden kullanmalısınız.







16. Kısa mesafede kısa silah kullanmak :



Çok yakın mesafede iken hasmın üst seviyesine tekme atmak ne kadar yanlış ise ,yakın mesafede alt seviyeye tekme atmak o kadar doğrudur. Yakın mesafede üst seviyeyi hedeflediyseniz kafa,diz,dirsek silahlarını kullanmalısınız. Hedefiniz yükseldikçe tekme uzaklaşarak atılır;hedefiniz alçaldıkça tekme yaklaşarak atılır.(Burada önceden bir hedef kestirmek anlamında söylemiyorum;zira hedef dövüşün akışıyla belirlenir.) orta seviyede yumruk atan kol,yakın seviyede dirseğe döner. Tekme atmanın diz vurmaya dönmesi gibi.







17. Zihinsel sükuneti muhafaza etmek :



Eğer hasmınızın bıçağı varsa kesme ihtimali de var demektir. Fakat yine de şanslı olan psikolojik olarak hazır olan ve kontrolü kaybetmeyendir. Korktuğunuz takdirde daha şanslı olacak değilsiniz. Zira korkunca telaş sebebiyle ne yapacağınızı şaşırırsınız. Bu şaşkınlık halindeyken daha şanslı olacak değilsiniz. Nasıl sizin korkunuz hasmınıza cesaret veriyorsa ,eli bıçaklı olmasına rağmen korkmayışınız hasmı korkutabilir. Fakat eli silahlı olduğu için kaçmasa bile sizin korkusuzluğunuzun onda bıraktığı etki sebebiyle silahına rağmen rahat mücadele edecek bir psikolojiye sahip değildir. Zihinsel olarak ne kadar rahat iseniz ve hasmınız zihinsel olarak rahat değilse hasmınızı o kadar rahat alt edebilirsiniz.







18. Yere düşmemek :



Mücadele boyunca dengenizi korumalısınız. Zira yere bir kez düşerseniz hasmınız bu en büyük fırsatı değerlendirmek isteyecektir. Yere düştüğünüz zaman saldırıda gerek savunmada hareket kapasiteniz kısıtlanacaktır. Mekanın sokak olduğunu düşünürseniz hasmınızın başka bir arkadaşının da devreye girmesi hareket kapasitenizin sıfırlanması demek olabilir.











19. Kaygıya kapılmamak :



Sokak savunması tecrübesi olmayanların en fazla karşılaştığı problem kaygıdır. Oysa ki kaygı,şüphe gibi cesaret kırıcı haller tehlikeyi hem arttırır hem çabuklaştırır . Tehlikeden korktukça tehlikeye yaklaşılır. Bu kaygıyı atmak istiyor ve teknik olarak ne yapacağınızı bilmiyorsanız en mümkün ve en acil yol hızla uygulanan tekrarlı yumruk yoludur. Yumruklamaya devam etmelisiniz . Ta ki , hasmın işini bitirene kadar....







20. Düşürmeyi değerlendirmek :



Hasmınız yere düştüğünde tekmelemeye hazır olmalısınız. Hasmın tekrar kalkmasına ve siz sırtınızı döndüğünüzde doğrulmasına (kendine gelmesine) şans bırakmamalısınız. Tekmelerken ise ayağınızın yakalanmasına meydan vermemek için mesafeyi iyi ayarlamalı ve güçlü vurmalısınız. Tekmelerken toparlanmasına izin vermemek için ise aralıklı vurmamalısınız;soluk başına bir kaç tekme saydırabilmelisiniz.







21. İyice bitirmek :



Hasmınızla oyun oynamıyorsunuz . Kaybedecek vaktiniz de yoktur. Ekstra zamana ihtiyacınız da yoktur. Ortada bir dövüş vardır ve bu iş biran önce sizin galibiyetinizle nihayetlenmelidir. Hasmınızın baygın yada ölü rolü yapıp yapmadığından bile emin olmalısınız. Bu nedenle belirli bir mesafe uzaklaştıktan sonra ara ara arkanıza bakmalısınız. Fakat asıl olan kesinliktir. Kesinlik için ise oyalanır gibi dövüşülmemelidir. Her hamleniz etkili olmak üzere çıkmalıdır. Hasmınızın mağlubiyeti nispetinde galipsiniz.







22. Bitince oyalanmamak:



Hasmınızın işini bitirdiğinizde bulunduğunuz yeri terk etmelisiniz. Orada durarak poz vermenin anlamı yoktur. Galip olmak galip ayrılınca belirginleşir. O halde oradan ayrılın. Her zaman için sürprizlere hazır olmak ,sürprizler oluşturmayı gerektirmez. Yenik bir hasmın sürpriz oluşturması hiç olmamış bir şey değildir. O halde tehlikeden uzaklaşmanın ilk aşaması hasmı mağlup etmek ;ikinci aşaması ise uzaklaşmak, gitmektir....







23. Daima hazır olmak :



Bela aramamalısınız;fakat orada olduğunu bilmelisiniz. Yani daima hazır olmalısınız. Dövüşün ne zaman,nerede ,ne şekilde ,nasıl bir nedenle ve hangi şartlar altında başlayacağı hiç belli olmaz. Aşırı derece tıka basa yemek yediğiniz bir anda da gerekebilir. Oysa bu vaziyette dövüşmek dezavantajdır. O halde tıka basa yememek de bir hazır oluştur. Tehlikenin sizi nerede ve ne halde bulacağı madem ki belli değildir, o halde siz onu her yerde ve her halükârda bekleyiniz.







24. Yarım bırakmamak :

İşin temeli , yarım yamalak değil , işi tam halletmek . Bu sadece , dövüş için değil ,her iş için geçerli bir kaidedir. Dövüşte yarım bırakılan iş yarım bırakanın mağlûbiyetiyle nihayetlenebilir. Sürprizlere ve karambollere olanak tanımamalısınız. İki yarım adam bir tam adam etmez. İki yarım dövüşçü tam bir dövüş sergilemez ve daha iyi olan değil ,daha şanslı olan kazanmış olur. Bilmeyerek daha uygun bir vuruşla galip olanlar olmuştur. Oysa ki siz işi şansa bırakarak değil ,ustalıkla başarmalısınız. İşte bunun için siz hangi önemli noksanlarınız varsa tamamlamalı ve tam bir dövüşçü olmalısınız.


_____________________________

Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu Antrenör


 
2414 Mesaj
29 Ekim 2007; 11:21:00 

Diz Le Ayak Ortasındaki Bölgeye Yani Futbol Maçında KemiklikLerin Takıldığı Yere Var GücünLe Vuruon Adam Yere Düşüo Sonra Nasıl Döversen Döv bişi Yapamaz


_____________________________

Hayattayken yaşayalım...


2012 Mesaj
13 Ekim 2010; 1:15:25 

Adamın hiç beklemediği zamanda tam kavga başlarken inanılmaz sert bir tekme indir midesine. Direk olarak. Ardından adam eğildiğinde, kafasını tut ve dizinle 3-4 kez vur suratına. Evin yolunu zor bulur. Yumruk güçlendirmek istiyorsan, triceps biceps ve ön kol geliştir. Düz duvara kağıt yapıştır son gücünle yumruk at. Hem kemiklerin, hemde vuruş şiddetini arttırırsın. İnsanların en güçlü olduğu nokta ayaklarıdır asla unutma !


_____________________________



3969 Mesaj
13 Ekim 2010; 1:22:07 


quote:

Orijinalden alıntı: actionboy35

Adamın hiç beklemediği zamanda tam kavga başlarken inanılmaz sert bir tekme indir midesine. Direk olarak. Ardından adam eğildiğinde, kafasını tut ve dizinle 3-4 kez vur suratına. Evin yolunu zor bulur. Yumruk güçlendirmek istiyorsan, triceps biceps ve ön kol geliştir. Düz duvara kağıt yapıştır son gücünle yumruk at. Hem kemiklerin, hemde vuruş şiddetini arttırırsın. İnsanların en güçlü olduğu nokta ayaklarıdır asla unutma !


3 sene geçmiş.neyin peşindesin


_____________________________




2010®


22 Mesaj
26 Ekim 2010; 13:14:53 

yazık bu taktiklerle dayak yersiniz bna sorarsanız kavga vücudun akılla birlikte senkronize bi şkilde yapılan saldırıya yönelik hareketlerdir ilk akıl geliştirilmeli sonra da beden yani burdan okuyarak kimse dövemediği birisini dövemez kavga esnasında tecrübesiz kişiler iç güdülerine yenik düşer bunu aşabilmek önemli olandır birde kavga ederken düşünüpte yapamadığımız hareketler var bu da vücudun geliştirilmesi gerektiğini vurguluyır illa ki birini dövmek istiyosanız gidin boks salonlarına tmmdır


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


 
10 Mesaj
3 Kasım 2010; 15:39:51 

kavga elbette çöüzm değildir ancak en etkili yol vurmak ve kaçmaktır. Uzmanların nakavt sonuçlarında vurulacak iki nokta önemli 1. şakaklar 2. kulaklar...buralara vurulan sert yumruklar nakavt eder....yumruk olmasa bile avuç içi ile iki kulağa birden vurmak nakavt eder....Bunlar basit yöntemler ama en önemlisi Trafikte ne olursa olsun kapılarınızı kilitli tutun kapınzı zorlayan kişiyie dikleninin ki cesareti kırılsın,japon savunma dövüş tekniklerinden biride bağırmaktır karşı tarafın direncini kırar pskolojisi ve mutlaka arabada olmazsa olmaz biber gazı taşıyın en ucuz ve etkili yol....Daha sonra ani bir kapı açışı ile yüzüne spreyi sıkın ,herşey bu kadar basit...ilk kavga edenler titrer ve korkar daha sonrası ise alışılır ve dip not korkuyu bastırmanın ve karşı tarafın pskolojisini cesaretini kırma yolu bağırmaktır.......kavgasız sevgi ve kardeşce günler dilerim.


_____________________________



 
0 Mesaj
5 Kasım 2010; 22:06:22 

oğlum been 7 senedir tekvandoya gidiyorum siyah4 danım kavgada her zaman hedef kafa ve kalp olmalıdır adam üstüne gelirken ya kafaya tekme atacan yada kalbine doğru çok hızlı olmayan orta olan bir tekme atacaksın zaten kalbine vurunca adam nefes alamaz 5 dakka o arada işi bitirin


_____________________________



64 Mesaj
5 Kasım 2010; 22:14:44 


quote:

Orijinalden alıntı: deliemis

beyler 3 gün önce 2 kişi geldi ben tektik dayak yedim bişey yapamadım. sokak kavgasında adamı nasıl pataklarım teknikler verirmisiniz. o beni döven adamı bulucam büyük ihtimal anahtar sallıcam yüzüne ama + başka nasıl dövebilirim lütfen yardım



bak şimdi 202 sokakdan aşağı in merkez camii war. ordan sol yap300 metre sonra sağda ufak bi dükkan var. el altından silah satıyo. sami abi. deki ona sami abi böyle böyle bi arkadaş tavsiye etti bana şu aletten lazım. satın alma ama kirala.

snracığma. dikkat et bel üstüne sıkma adamların. ölürler yoksa. ayaklarına sık 2 side kopsun. sonra git yumrukla

0


_____________________________

                   
bazen çılgınca dans etmek istiyorum


 
0 Mesaj
26 Şubat 2011; 13:29:52 

abilerim ben 14 yaşındayım cinsiyetim kız bende çok güçsüzüm ama taktiklerim var önce karnına vurcaksınız kişi sızlanır karnını tutmaya başlar sonra burnuna vurun burnunu tutar sonra dirseğinizle yere indirin bende bu taktikle birini dövecem


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
26 Şubat 2011; 13:43:34 

Bir yerden duymuştum.
Bir Adam varmış. Normal insanın 10 katı kadar. DEV Gibiymiş. O Adam Müslümanlara meydan okuyormuş. Tabi Hz. Ali Dayanamıyor Bu arada. adam meydan okuyor Hz.Ali Çıkacakken Efendimiz (s.a.v.) tutuyor. 2. kez meydan okuyor Efendimiz (s.a.v.) Tekrar tutuyor. 3. Kez HZ. ALİ Ortaya çıkıyor VE Orjinalini oku :D

-----

Hz. Ali'nin Eşsiz Kahramanlığı
Ahzap Savaşı’nın en hassas ve tarihş kesitlerinden biri, Hz. Ali (a.s)’ın Amr b. Abduved ile yaptığı dövüştür.

Tarih kitapları bu konuyu şöyle işlemişlerdir: İslam düşmanları, Arapların en güçlülerini Müslümanlarla savaşmaları için bir araya toplamışlardı. Onlar arasında özellikle “Amr b. Abdeved, İkrime b. Ebu Cehil, Hubeyre, Nevfel ve Zirar” gibi kahramanlık ve yiğitlikleriyle nam salmış savaş adamları da bulunuyordu.

Zikredilen bu beş kişi, savaşın sürdüğü günlerin birinde yakın dövüş için hendeğin dar yerinden karşı tarafa geçtiler. Burası, Müslümanların kararg¡hına daha yakındı.

Onların içerisinde en güçlüsü olan “Amr b. Abduved”, katıldığı savaşlarda büyük tecrübeler ve zaferler kazanmış ve Arap toplumunda gururla anılmasını sağlamıştı. O, Bedir Savaşı’na katılmış ve ağır yaralanmıştı. Uhud Savaşı’na ise yarasından dolayı katılamamış ve üzüntüsünü her fırsatta dile getirmişti. Arapların içinde, “Amr b. Abduved, bin savaşçıdan daha iyidir.” sözünü neredeyse bilmeyen yoktu. O, bu savaşa psikolojik olarak hazırlandığı gibi, Müslümanların dikkatini çekmesi için kendisine özel altından zırh hazırlatmıştı.

Kendisinden bu denli övgüyle söz edilen bu savaşçı kibirli bir h¡lde meydanda ¡deta gövde gösterisi yapıyor, naralar atarak kendisiyle savaşmaya cüret edecek birini istiyordu.

“Ey Müslümanlar! Aranızda benimle savaşacak kimse yok mu?” diye feryat ediyor, Müslümanlardan karşısına çıkan birinin olmadığını görünce daha da küstahlaşıyordu. Hatta İslam diniyle alay edecek kadar küçülerek Müslümanlara kahkaha altında kaba bir sesle şöyle sesleniyordu:

“ ‘Bizim ölülerimiz cennete, müşriklerin ölüleri de cehenneme gidecek’ diyen sizler değil misiniz?’ İçinizde yok mu öyle biri? Onu cennete göndereyim; ya da o beni cehenneme göndersin?”

Bu sözleri yetmiyormuş gibi, bir taraftan da Müslümanları tahkir eden beyitler dizeliyordu:

“Benimle savaşacak yok mu diye,

Bağırmaktan boğazım patladı!

Şu anda öyle bir yerde duruyorum ki,

Kahramancıklar (bulunduğum yerde) durmaktan korkarlar

Şüphesiz ki yiğit insanların cesareti

En güzel ödevlerindendir...”

Amr b. Abduved’in yakışıksız narasından haberdar olan Peygamber-i Ekrem (s.a.a), İslam askerlerinden birinin, Müslümanları onun şerrinden kurtarması için emir verdi. Ancak her zor işte olduğu gibi Hz. Ali b. Ebu Talib (a.s)’ın dışında kimse böyle zor bir görevi kabul etmedi. Resulullah (s.a.a), Hz. Ali (a.s) gönüllü olarak ileri çıktığında nasihatte bulundu ve kendisine hayatş bir olayda taktikler verdi.

“Karşında çarpışacak kimsenin, Amr b. Abduved olduğunu unutma ve...”

Hz. Ali (a.s) ise, fedak¡rlığını ve cesaretini bir kez daha tescil etme fırsatı bulmuş ve hiç düşünmeden şöyle seslenmişti: “Ben savaşa hazırım, karşımdaki Amr bile olsa...”

Bunun üzerine Peygamber (s.a.a) ona yakınına gelmesini buyurdu. Kendi sarığını başına sarıp özel kılıcı Zülfik¡r’ı verdikten sonra onun için şöyle duada bulundu: “Allah’ım! Bedir’de (amcam oğlu) Ubeyde b. Haris’i, Uhud’da (amcam) Hamza’yı benden aldın. Şimdi ise Ali b. Ebu Talip meydanda. Rabbim, beni tek başıma bırakma ve onu önden, arkadan, sağdan, soldan, yukarıdan ve aşağıdan koru.”

Hz. Ali (a.s) hızla savaş meydanına doğru ilerleyerek heybetiyle yerini aldı. Hz. Ali (a.s) bir taraftan müthiş görkemiyle, diğer taraftan da fasih ve akıcı diliyle Amr b. Abduved’in rengini değiştirecek şiddette şiirler okuyordu.

“Acele etme! Davetine karşılık veren

Cesur adam meydana geldi

Öyle biri ki, temiz niyetli ve basiretlidir

Doğruluğu, galip insanı kurtuluşa erdirir

Ağıt yakanların, feryatlarını cenazenin baş ucunda

Yükselteceğime inanıyorum

Öyle bir darbe indireceğim ki,

Yankısı savaş meydanlarında kalacak

Ve her yerde yayılacaktır.”

Resulullah (s.a.a)’ın Hz. Ali (a.s)’ı kendinden emin bir şekilde meydanda görmesi, nurlu gözlerine ışık getirmiş ve ümitli bir ifadeyle tarihe kaydedilecek meşhur cümlesini işte böyle bir anda sahabelerine söylemişti: “İmanın bütünüyle şirkin bütünü karşı karşıyadır.”[1]

Hz. Ali (a.s) ile Amr b. Abduved arasında kısa ama hararetli bir konuşma geçmesi, iki Arap pehlivanının mücadelesinin ne denli zor geçeceğinin habercisiydi.

Amr, karşısına geçmeye cesaret edenin Hz. Ali (a.s) olduğunu fark ettiğinde kendisini bu işten alıkoyacak cümleler sarf ediyordu:

“Ey Ali! Amcaların arasında sen pek de naçiz bir savaşçısın. Müslümanlar arasında senden büyük başka bir kimse yok muydu? Ağzından süt kokusu gelmekteyken, kendini aslanın pençesine niye atıyorsun?...”

Hz. Ali (a.s) ise, beklemeden küstah Amr b. Abduved’e cevabını verdi: “Ey Amr! Boş konuşuyorsun. Ölümün benim elimden olacak ve toprağı senin kanınla boyayacağım.”

Ve dövüş başlamıştı... Atağa ilk olarak kalkan Amr bin Abduved idi. O, kılıcıyla Hz. Ali (a.s)’ın başına büyük bir darbe indirmek istese de, İmam savaş mahareti ve çevikliğiyle bu ağır darbeyi atlatmıştı. Ne var ki, Amr’ın darbesi öyle ağır ve şiddetliydi ki, imamın zırhını ikiye bölmüş, başını yaralamıştı.

Hz. Ali (a.s) ise, hiç beklemeden kendine özgü bir taktikle çatal kılıç Zülfikar’ı, Amr’ın atının ayaklarına doğru kuvvetlice savurdu. Beklemedik hamle karşısında atı sendelemiş ve kendisini yerde bulmuştu. Koca gövdesiyle yere yığılıp kalmıştı.

Bu sırada, savaş meydanını büyük bir toz bulutu kaplamış, her iki tarafın askerleri de sesli düşünmeye başlamışlardı. Bir taraftan Amr b. Abduved gibi Arapların en büyük pehlivanı, diğer taraftan da düşmanlarını iki darbeye fırsat kalmadan tek darbeyle öldüren Hz. Ali (a.s). Her iki taraf da bu çarpışmanın, savaşın kaderini etkileyeceğini düşündüklerinde bakışları daha da keskinleşiyor, eller gökyüzüne duaya kalkıyordu.

Toz bulutu içerisinde yapılan kıyasıya mücadelede kimin üstünlük sağladığı belli olmazken, münafıklar Amr’ın, kendilerine en büyük engel gördükleri Hz. Ali (a.s)’ı öldürdüğü hissine kapılmışlardı. Onların bu zanları, Hz. Ali (a.s)’ın tekbir sesine dek sürdü. Zira Hz. Ali (a.s)’ın tekbir nidası, zaferin de habercisiydi.

Hz. Ali (a.s), toz bulutu içerisinde mübarek alnından süzülen kan damlaları ve ince bir tebessüm ile ağır ağır İslam Peygamberi’ne doğru gelirken, Müslümanlar Şah-ı Merdan’ı tekbir nidalarıyla karşılıyorlardı.

Toz yığını yavaş yavaş kalkarken, Amr’ın başsız bedeni meydanın orta yerinde gözükür olmuştu. Müslümanlar akıllardan silinmeyecek bu tabloyu görmelerinden sonra, yüzlerindeki cesaret çizgileri daha da belirginleşmiş, ifadeleri daha da sertleşmişti.

Şirk ordusu tarafındaysa, meşhur kahramanlarının cansız bedenini görmelerinden sonra ürpertici bir sessizlik h¡kim olmuş, Mekke’den Medine’ye dek süren sevinç ve haykırışları, yerini gözle görülen tedirginliğe ve endişeli bakışlara bırakmıştı.

Hz. Ali (a.s), müşrikleri bir kez daha ümitsizliğe ve manevş çöküntüye mahkĞm etmişti. Mutlak zafer parolasıyla gelen müşrikler, Amr’ın öldürüleceğini hiç de hesap etmemişlerdi. Arapların meşhur pehlivanının ölümü, şirk ordusuna tel¡fisi mümkün olmayan bir darbe indirmiş, ümitlerini boşa çıkarmıştı.

Bu zaferden dolayı sevincini izhar eden Resulullah (s.a.a) Hz. Ali (a.s)’a hitaben şöyle buyurdu: “Senin bu zaferin, Muhammed ümmetinin amellerinin tümüyle kıyas edildiğinde, şüphesiz senin bu müthiş zaferin ağır gelecektir. Çünkü Amr’ın öldürülmesiyle, zilletin girmediği müşrik evi ve izzetin girmediği Müslüman evi kalmamıştır.”[2]

Ehl-i Sünnet alimlerinden H¡kim-i Nişaburş bu sözü başka bir tabirle şöyle naklediyor: “Ali b. Ebu Talib’in Hendek günü, Amr b. Ahduved ile yaptığı savaş, ümmetimin kıyamete kadar yapacağı amellerden daha üstündür.”[3]

Müşriklerin, Amr b. Abduved’in gölgesinde İslam’ı yok etme hedefiyle Medine sınırlarına kadar gelmeleri ve bitmez tükenmez ısrarlarının son bulması, yukarıdaki tarihş sözün hikmetini ortaya koymaya yetecektir. Diğer taraftan bu hadisenin gerçekleştiği zaman diliminde, İslam’ın yeni filizlenen bir din olması ve içinde barındırdığı münafıkların sinsi planlarının gerçekleşememesi, bu zaferin ne denli öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Hz. Ali (a.s)’ın hem Peygamber’in hayatı içerisinde, hem hayatından sonra defalarca İslam dinini yok olmaktan kurtardığını, böylelikle tarihş bir seyirle incelemiş olduk. Peygamber’in Medine’ye hicret ettiğinde ölüm yatağında yatan, Bedir’de müşriklerin büyüklerini öldürerek şimşekleri üstünde toplayan, Uhud’da Müslümanlar müşriklerin çemberi altında kalmasıyla firar ederken Peygamber’in yanından ayrılmayıp, kendisini ona siper eden, Hayber’de Yahudilerin geçit vermez kalesini fetheden ve kapısını zırh olarak kullanan ondan başkası değildi. Onun fedak¡rlık ve kahramanlıkları, ormanlar kalem, okyanuslar mürekkep olsa yazmakla bitmez, bitirilemez...


756 Mesaj
26 Ekim 2012; 16:07:58 

alemmişsiniz yav.


_____________________________


Psn Id : KAHOMEN
Sayfa:   [1]
Tüm forumlar » [Konu Dışı / Off Topic] » Konu Dışı » Sokak Kavgası Teknikleri
Sayfa: [1]
Foruma Git
Bölümde Ara
Başa Dön


 
Reklamlar


DH VİDEO

 



Forum Software powered by ASP Playground Advanced Edition 2.3
Copyright © 2000 - 2006 ASPPlayground.NET

Bu sayfanın mobil sürümü / tablet sürümü / mini sürümü.



0.609