Grand C4 Picasso İlk sürüş izlenimi..
5040 Cevap356035 Görüntüleme61 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Sistem Belirtin Yazdır
Sayfa: <<     12 [14] 16 17 18 19 20 21      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


 
166 Mesaj
21 Kasım 2009; 11:55:49 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz. Şikayet PM

Şöyle garip bir sorun ile karşı karşıyayım;
Arka cam silecek suyunu püskürtemiyorum. O konuma getirdiğimde ön camlardan su püskürüyor, ön silecekler de hareketsiz konumda duruyorlar. Arka silecek ise kuru kuru hareket ediyor. Donanımsal değil de yazılımsal bir sorun galiba çünkü menüden aktive etmeme tağmen geri vitese geçince arka silecek çalışmıyor.
Benzer sorun yaşayan, çözümünü bilen var mı?


_____________________________



 
52 Mesaj
24 Kasım 2009; 11:50:18 

Merhabalar

benim arabamdaki güneşliktede aynı etiket vardı. hatırladığım kadarıyla
"arabanızın motorunu stop etmeden önce 1 dakika rolantide çalıştırmanız
aşırı önem arz etmektedir" yazıyordu.
söz konusu etiket 1-2 ay içinde zaten güneşlikten çıkmıştı.
ben istisnasız her zaman 1 dakika olmasa bile en az 30 saniye
rolantide bekletiyorum. Birde turbolu arabalara en çok zarar veren hareketlerden biride;
stop etmeden önce ara gaz vermektir. tam turbo devreye girerken araba stop ettiğinde
15-20 bin devirdeki turbo inanılmaz bir baskı altında kalıyor.
Bu nedenlerle arabamın anahtarını asla hiç bir yere vermiyorum.
arabamı hep aynı yere ve aynı kişiye yıkattırarak (hassasiyetimi bildiğinden)
oluşabilecek muhtemel sorunları engellemeye çalışıyorum.
bazı araba yıkama yerlerinde (daha kurumsal olup sadece anahtarı verip 1 saat sonra alınan yerler gibi)
gözlemlediğim yıkayıcı arabaya biniyor aragazı da veriyor üstüne anında stop ta ediyor.
bu konuları sizlerlede paylaşmak istedim.
hepinize keyifli sürüşler diliyorum.

NOT: arabam neredeyse 1 senelik olacak ilk günkü keyfi hala yaşıyorum.


_____________________________



 
214 Mesaj
25 Kasım 2009; 1:28:48 

Söför ön torpido ustunde kı acam tuşu ve klıma artı eksı tuşları uzerınde kı kaplamalar kalktı. Servise gösterdım. Fotograf cektıler. Bakalım 550000 tl olan cıtroen de böyle komık bir durumu nasıl ve ne kadar sürede cözecekler.


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
35 Mesaj
25 Kasım 2009; 17:33:30 


quote:

Orijinalden alıntı: sbuyukkilic

Söför ön torpido ustunde kı acam tuşu ve klıma artı eksı tuşları uzerınde kı kaplamalar kalktı. Servise gösterdım. Fotograf cektıler. Bakalım 550000 tl olan cıtroen de böyle komık bir durumu nasıl ve ne kadar sürede cözecekler.


Aynı şey benim de başıma geldi. Klima tuşlarındaki fan hızını azaltan tuş (üzerinde REST yazan) soyuldu. Aynen fotograf çekip Baylas'a gönderdiler, 3 gün sonra garantiden değişti.

Sadece benim başıma geldi diye çok üzerinde durmamıştım. Şimdi sizinkini de okuyunca korktum. Bu tuşlarda genel bir sıkıntı mı var acaba, garanti bitince başımızı ağrıtabilir.



_____________________________



 
214 Mesaj
27 Kasım 2009; 23:38:22 

Olayın cözümü içimı rahatlasada tuşların kalıtesı düşündürücü. Bakalım herhalde bayramdan sonra benımkıde cözülür. Bu arada cıtroene gönul vermış forumda sohbet edip paylaşımda bulunan tum arkadaşların Kurban bayramını kutlarım


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


4116 Mesaj
2 Aralık 2009; 15:41:01 

C4 Picasso 5 koltuk dizel-otomatik araç uzun yol verileri:

Güzergah:İstanbul-Aydın karayolu
Mesafe:550 km.
Hava 15 derece yağışsız ve sisli.
Araç yükü:Bir şöfor ve 25 kg.'luk valiz.
Ortalama hız 87 km.
Tüketim:5,1 litre 100 km.'de(İzmir'e kadar)
Daha sonra yol bilgisayarını sıfırlamadım ama İzmir-Aydın otobanında(110 km'dir) 140 ortalama ile gittim(Bir defa 180 ve birkere de 185'i gördüm) bu durumda tüketim 5,6 litre olarak yolculuk sonuçlandı.

Picasso veya Citroen alacaklara duyurulur.


_____________________________

Araba Geçmişim: 1994'de 73 model 1303 VW ve 94 Renault Spring, 98'de Broadway, 99'da Polo, 2001 Polo Classic, 2003 Peugeot 206, 2005 Ford Focus C-max, 2008 C4, 2009 C4 Picasso, 2011 BMW 1.16İ, 2013 BMW X1, 2014 C4, sonrası kısmet...


 
82 Mesaj
4 Aralık 2009; 23:41:30 

Herkese selam. Çoktandır yazamıyordum. Arabamı 30.000 bakıma götürdüm. Bakıldı edildi. Hiç bir bulguya raslanmadı. 1 yılda 30871 km yapmışım ellerime sağlık. Araba şahane gidiyor. Sanki üstünden bir fil kalkmış gibi.
Sadece servise gitmeden önce akşam kış lastiklerimi indirip bagaja koyayım dedim bagajı açamadım. Tam da yeri zamanı. Lastikleri taktıramadık ama bagaj kiliti kırılmış onu yaptırdık. Doğal olarak Baylas citroen servisleri ellerinde yedek tutmadıkları için sipariş verdiler onu bekleyeceğiz. Ancak orjinal parça gelesiye kadar geçici tamiratı ellerindeki imkanlarla yaptılar. O yüzden Arkas servise teşekkürlerimi borç biliyorum. Normalde parça gelinceye kadaR BAĞAJA YAN KAPIDAN ULAŞ DİYEBİLİRLERDİ.

Neyse 340 küsür indirimle 280 tl aldılar. KK taksit yapabiliyorlar. Ayrıca yetkili servisinden aldığım orjinal olduğuna inandığım Bor nnt power motor katkısınıda ekledim. Bakalım şimdi tüketim ne olucak.



_____________________________



 
272 Mesaj
6 Aralık 2009; 9:41:16 

Cez Kardeşim, ben çıktığından beri Shell GTL Dizel kullanıyorum. Bu yakıt %5 ve daha az kükürt içeriyor ve herhangi bir katkı maddesine gerek kalmıyor. Arabanın çekişi ve ekonomisine de olumlu etki ediyor. Bilgilerinize.


_____________________________



 
82 Mesaj
7 Aralık 2009; 15:19:27 


quote:

Orijinalden alıntı: jetranger

Cez Kardeşim, ben çıktığından beri Shell GTL Dizel kullanıyorum. Bu yakıt %5 ve daha az kükürt içeriyor ve herhangi bir katkı maddesine gerek kalmıyor. Arabanın çekişi ve ekonomisine de olumlu etki ediyor. Bilgilerinize.





Sayın Jetranger Ağabeyim;
Kaptanım ben bor u 2006 senesinde ilk almanya tanıtımını seyretmiştim Köln de. Bu katkı diğer katkılar ( dew ) gibi değil. Kimyasal değil fiziksel bir etki yapıyor bu yüzden etkisi olmasa bile!! zararı yok. Ancak daha önceki arabamda 14o-150 den sonra bir uğultu ve titreşim oluyordu onu direk kesmiş ve yakıt tüketimini ciddi düşürmüştü.Bir kere yağ değişiminde koyuluyor motor yağının hem kalitesini hem ömrünü artırıyor.

Türk patentli ilk nano ürünümüz. Hem destek olayım diye hem de o arabayı gözden çıkarmış olduğum için denemiştim. Gerçekten çok etkili olmuştu. Servis bile karşı çıkmasına karşı şaşırmıştı gürültü ve titreşimin kesilmesine.
Bu arada benim güzergahta shell olmadığı gibi yan yollarda gidip bulduklarımda da gt ürünü yok. Bulursam deneyeceğim. İlginize tşk ler.



_____________________________



 
40 Mesaj
11 Aralık 2009; 8:11:11 

Arkadaşlar Merhaba,
Silecek olayında çözümü silecek süpürgelerini yenilemekte buldum.Maslak Gökşenlerde yenilemeye gittiğim sileceklere normal fiyatı üzerinden %18 indirimde yaptılar(sadece onlar kış bakım kampanyasını uzatmışlar)böylelikle sağ:57 sol 58 lira olan silecekleri topmalda 94 liraya yeniledim.Geçmiş konularda bahsetmiş olduğum otomatiğin çok hızlı çalışması problemide böylelikle çözüldü.Bu arada halen aquapel-ombrello için araştırmadayım.Diğer taraftan yukarıda Cez arkadaşımızınkine benzer bir bagaj kapağı sorunu bendede vardı kilidi açmak için kendime çektiğimde tık diye bir ses geliyor fakat açmıyordu.ancak kolu ileri yokladığımda açılıyordu.Servise gitmişken onuda göstereyim dedim.Baktılar ve kapı açma switcinin arızalı olduğunu ve garantiden değişiklik yapacaklarını söylediler.Ellerinde yedek parça olmadığı için isteği yapacaklar ve önümüzdeki hafta değişiklik için beni çağıracaklar.
Son olarak silecekleri yenilediğim için teknik bilgilerini sizlerle paylaşayım.Sol silecek 80 cm,sağ silecekse 75 cm.Servis dışında daha ucuza bulurum diyen olursa elinde bilgi olsun.Yanız bu büyüklükteki sileceklerin servis dışında bulunacağınıda pek zannetmiyorum.
Bayram tatilinde yaklaşık 2000 km yol yaptım genelini 100 km hız civarında gittiğim bu yolda ortalama 5.5 litre yakıt harcadım.Sonuç gerçekten çok tatminkar.Bu yolun 500 kmlik(250gidiş -250geliş) bir kısmında araca 7 kişi bindik ve 3.sıra koltuklarda orta büyüklükte kişiler oturdu.Diz mesafesi çok sıkıntı olmadı.Arabanın çekişi ve frenleride 7 kişiye göre(ki araçtakilerin toplamı neredeyse 650 kg civarıydı) hiç düşündüğüm gibi değil gayet tatminkardı.Genelini 98 km sabit hızla geçirdiğimiz yolculukta yol bilgisayarı 5.5-5.6 lar arasında yakıt harcamı gösterdi.Bunun yanında otoyolda anlık 140-160 km hız bandına çıkışlarda oldukça seri ve taminkardı.Sizlerle paylaşmak istedim.
Herkese iyi hafta sonları dilerim.


_____________________________



 
160 Mesaj
11 Aralık 2009; 11:28:49 


quote:

Orijinalden alıntı: clankquee

Arkadaşlar Merhaba,
Silecek olayında çözümü silecek süpürgelerini yenilemekte buldum.Maslak Gökşenlerde yenilemeye gittiğim sileceklere normal fiyatı üzerinden %18 indirimde yaptılar(sadece onlar kış bakım kampanyasını uzatmışlar)böylelikle sağ:57 sol 58 lira olan silecekleri topmalda 94 liraya yeniledim.Geçmiş konularda bahsetmiş olduğum otomatiğin çok hızlı çalışması problemide böylelikle çözüldü.Bu arada halen aquapel-ombrello için araştırmadayım.Diğer taraftan yukarıda Cez arkadaşımızınkine benzer bir bagaj kapağı sorunu bendede vardı kilidi açmak için kendime çektiğimde tık diye bir ses geliyor fakat açmıyordu.ancak kolu ileri yokladığımda açılıyordu.Servise gitmişken onuda göstereyim dedim.Baktılar ve kapı açma switcinin arızalı olduğunu ve garantiden değişiklik yapacaklarını söylediler.Ellerinde yedek parça olmadığı için isteği yapacaklar ve önümüzdeki hafta değişiklik için beni çağıracaklar.
Son olarak silecekleri yenilediğim için teknik bilgilerini sizlerle paylaşayım.Sol silecek 80 cm,sağ silecekse 75 cm.Servis dışında daha ucuza bulurum diyen olursa elinde bilgi olsun.Yanız bu büyüklükteki sileceklerin servis dışında bulunacağınıda pek zannetmiyorum.
Bayram tatilinde yaklaşık 2000 km yol yaptım genelini 100 km hız civarında gittiğim bu yolda ortalama 5.5 litre yakıt harcadım.Sonuç gerçekten çok tatminkar.Bu yolun 500 kmlik(250gidiş -250geliş) bir kısmında araca 7 kişi bindik ve 3.sıra koltuklarda orta büyüklükte kişiler oturdu.Diz mesafesi çok sıkıntı olmadı.Arabanın çekişi ve frenleride 7 kişiye göre(ki araçtakilerin toplamı neredeyse 650 kg civarıydı) hiç düşündüğüm gibi değil gayet tatminkardı.Genelini 98 km sabit hızla geçirdiğimiz yolculukta yol bilgisayarı 5.5-5.6 lar arasında yakıt harcamı gösterdi.Bunun yanında otoyolda anlık 140-160 km hız bandına çıkışlarda oldukça seri ve taminkardı.Sizlerle paylaşmak istedim.
Herkese iyi hafta sonları dilerim.

Merhabalar,

Okuduğum kadarıyla Aquapel arıyormuşsunuz, ben yurtdışından almıştım bir koli, 6 ay önce sürmüştüm hâlâ ilk günkü gibi etkili, piyasadaki diğer silikon bazlı yağmur kaydırıcılar gibi 2-3 haftada bir sürmek gerekmiyormuş, bilseydim bu kadar fazla almazdım ilk sürdüğümden başka tüp kullanmadım, dolayısıyla elimde 6 tane var şu anda. 2 tanesini de picassodaş bir arkadaşımıza gönderdim geçen gün. Fiyatı 50 lira, isteyen varsa gönderebilirim.

Ziebartta yağmur itici uygulama olarak kullanılıyor.

Ürünü merak ediyorsanız :

http://www.youtube.com/...qDMaljk&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=clFQ366w2DI&NR=1


_____________________________



 
23 Mesaj
13 Aralık 2009; 18:15:02 

forumu atlaya atlaya okudum. kafam iyice karıştı. c max mi? c4 picasso mu? karar veremedim. yardımlarınızı bekliyorum. araçların artı ve eksi yönleri ile ilgili bilgi paylaşımında bulunabilirseniz çok memnun olurum. şimdiden çok teşekkürler....


_____________________________



 
5 Mesaj
14 Aralık 2009; 0:11:00 

Arkadaşlar merhaba
2004......2007.....yıllarında dört yıl 140.000 km. C Max kullandım. 2007 den şu ana kadar 45.000 km. Citroen Grand Picasso ile yol yapmaktayım.Her iki aracın artılarını ve eksilerini paylaşmak isterim...Bu tamamen sizin araçlardan beklentilerinizle ilgilidir.
Performans : her iki araçtada ayni motor kullanılmakta(picasso c max tan yaklaşık 150 kg daha ağır buda performansta fark ediyor)ben bunu box tuning ile aştım
Yol tutuş : kesinlikle sert suspansiyon ve direksiyon hassasiyeti için c max
Teknolojik donanım : burada üstünlük tartışmasız picassa
Şehir içi şehirler arası kullanım konforu :burada da üstünlük picassa
Bakım maliyetleri : her ikiside ayni.
Kronik arıza : c max şu an yaptığım km. ye kadar daha fazla sorun yaşadım.
umarım kısada olsa size fikir verebilmiştir...


_____________________________



 
15 Mesaj
14 Aralık 2009; 11:01:16 


quote:

Orijinalden alıntı: halukersoz

Arkadaşlar merhaba
2004......2007.....yıllarında dört yıl 140.000 km. C Max kullandım. 2007 den şu ana kadar 45.000 km. Citroen Grand Picasso ile yol yapmaktayım.Her iki aracın artılarını ve eksilerini paylaşmak isterim...Bu tamamen sizin araçlardan beklentilerinizle ilgilidir.
Performans : her iki araçtada ayni motor kullanılmakta(picasso c max tan yaklaşık 150 kg daha ağır buda performansta fark ediyor)ben bunu box tuning ile aştım
Yol tutuş : kesinlikle sert suspansiyon ve direksiyon hassasiyeti için c max
Teknolojik donanım : burada üstünlük tartışmasız picassa
Şehir içi şehirler arası kullanım konforu :burada da üstünlük picassa
Bakım maliyetleri : her ikiside ayni.
Kronik arıza : c max şu an yaptığım km. ye kadar daha fazla sorun yaşadım.
umarım kısada olsa size fikir verebilmiştir...




Merhaba halukersoz,
Şuan C4 Picasso (5 kişilik) almak için karar aşamasındayım. Verdiğin bilgiler çok değerli, teşekkür ederim. Kronik arıza konusunda biraz daha bilgi verebilirsen sevinirim.


_____________________________



 
41 Mesaj
14 Aralık 2009; 15:04:39 

C- MAX - Picasso tercihi yapamayan Arkadaşım,
Bende bu siteyi inceleyerek Picasso sahibi oldum. Bu sitedekiler kadar ayrıntılı bilgi bulabileceğin başka bir yer yoktur sanırım. (yurt dışı siteler dahil. İngilizcen varsa C4owners diye bir siteyi öneririm) Geçmiş yazıları okursan artısıyla, eksisiyle birçok kereler eleştirildi, karşılaştırıldı. Ben, önceden kullandığım markalar sebebiyle başka forum ve siteleride takip ettiğim için sana şunu söyleyebilirimki yazıların ekserisi gayet objektif yorumlardır. Bizzat benim eleştirel birçok yazımı bulabilirsin. Tümünü ayrıntılı olarak okumanda fayda var.
Kişisel fikrime gelirse, yol tutuş ve ataklık konusunda bencede C- MAX önde gider. Tuning olayı ile hızlanmayı biraz iyileştirebilirsin ancak arabanın cüssesi nedeniyle yol tutuş ve dinamikler konusunda yapacak fazla birşey yok. Özellikle Grand Picasso için söylüyorum, en arkadaki o 2 ilave koltuk nedeniyle uzun karoser her zaman kendini hissettirecektir.
Ancak bu araba aile arabası, sakin, huzurlu ve rahat kullanım için uygun, ateşli bir performans düşkünüysen üzülürsün.
Konfor, dış görünüm estetiği, prestij, orjinallik gibi merakların varsa Picasso tercih edilir. (Özellikle otomatik vites, panoramik cam, estetik ve benzersiz ön konsol gibi).
Ben 35.000 Km içinde henüz önemli bir sorunla karşılaşmadım. Chip tuning olayını düşündüysemde sonradan gerekli olmadığına karar verdim. Kısa farların yetersiz olduğu konusunda şikayetler var, Xenon modifiye yardımcı olabilir zira Türkiyeye orjinal Xenon farlı araç getirilmiyor.
Bence, eğer Grand Picasso alacaksan, bu hacme ve koltuklara gerçekten ihtiyacın varmı diye birkez daha düşünmende fayda var.
Citroencilerin buluştuğu citroenim.net sitesinide tavsiye edebilirim. Ancak C4 picasso alt forumu buradaki kadar yoğun değil.
Ancak şunu unutmaki seni yönlendirecek olan yinede aklın değil, kalbin olacaktır.
Umarım faydalı olmuşumdur.
Kolay gelsin.


_____________________________



 
352 Mesaj
14 Aralık 2009; 16:12:07 

İki araç arasındaki temel farklardan biri, cmax'in otomatik, picasso'nun manual versiyonun olmayışı. Öncelikle buradan düşünmeye başlamak gerekir diye düşünüyorum.
Bunun dışında, bu forumda yer alanlar picasso hakkında bulabileceğiniz belki de en kapsamlı kaynak olacaktır, ancak iki araç arasında kaldıysanız nihai kararınızı, bu tür okumalardan ziyade, gönlünüzden geçene göre vereceksiniz.


_____________________________



2401 Mesaj
14 Aralık 2009; 16:42:34 

Bence Picasso'da cam tavan olması ve arka koltuklar kapandığında düz zemin elde edilmesi büyük güzellik. Yıldızlı bir gecede uzanıp gökyüzünü veya yağmurlu bir günde düşen damları izlemek güzel olabilir


_____________________________

2009 Corolla 1.4 D-4D Elegant M/M VSC Siyah


 
23 Mesaj
14 Aralık 2009; 19:30:57 

FORD FOCUS C-MAX Mİ YOKSA CİTROEN C4 PİCASSO MU (5 KİŞİLİK MODELİ) KARAR VEREMEDİM. LÜTFEN YARDIM!!!

Öncelikle daha önce 2004 model sıfır km olarak aldığım aracımı sattığımdan dolayı yeni araç aramaya başladığımı belirteyim. Yıllarca küçük araç kullandığımdan ve çektiğim sıkıntıları düşündüğümde tekrar küçük kasalı bir araç almamaya karar verdim. Önce ford focus sedanlara yöneldim. ancak devamlı gittiğim tamircimin ''abi focus sedan alacağına c-max al hem daha rahat edersin hemde yol tutuşu ve yolda gidişi daha iyidir'' demesi üzerine c-max' e yöneldim. Onu araştırırken gözüm picassoya kaydı ve sonuç olarak çıkmaza girdim. Şimdi yardıma ihtiyacım var. Birçok arkadaş beklentinize göre değişir demiş. Onun için beklentilerimide aşağıya yazacağım ve yardımlarınızı bekliyor olacağım. Cevap veren herkese şimdiden çok teşekkürler!!!

1-Öncelikle devlet memuru olmam sebebiyle devamlı araba değiştirmem mümkün olmadığından çok doğru karar vermem gerektiği ve uzun süre araba değişimi yapamayacağım için bana uzun süre masraf açmayacak, dolayısıyla dayanıklı ve 2. el olarak elden çıkarmam gerektiğinde en az zarar ile en kısa sürede elden çıkarabileceğim bir araba lazım.

2-Periyodik bakım masrafları ve süreleri ile yedek parça açısından değerlendirildiğinde hangisini seçmeliyim. Zira bir sigortacı arkadaşımın dediğine göre c4 te (picasso'yu bilmiyorum) şimdiye kadar dört müşterisinin elektronik göstergeler ile ilgili sorun yaşadığını hatta bir tanesinde aracın beyninin İstanbul'a oradan da Fransa'ya gönderildiğini ancak garanti kapsamında değerlendirilmediğinden iade edildiğini müşterisininde aracı bu şekilde elinde çıkardığını söylemesi beni biraz picasso'dan soğuttu. Bu tarz sorun yaşayan veya şahit olan var mı ve bu tarz sorunlar c-max'te de yaşanabilir mi? Eğer çıkarsa hangi firma aracına daha fazla sahip çıkar?

3-c-max ve picosso'da bulunan cam tavanlar kaza anında sorun olur mu? Yani kırılıp yaralanmaya sebep olur mu yoksa dayanıklı kırılmaz camdan mı yapılmıştır? Birde cam tavan aynı zamanda sunrof mudur?

4-Kasa sağlamlığı olarak Yani Allah korusun kaza anında hangisi daha sağlamdır? Hangisinin tamir süresi daha kısadır?

5-Yada ikisinden de vazgeçip kafa karıştırmayı bırakıp tekrar focus tdci mi almalıyım.

6-Focusa dönmem veya c-max'te karar kılmam halinde benzinli alıp lpg mi taktırmalıyım yoksa dizel mi tecih etmeliyim? (Corsa ile yıllık ortalama 5-6 bin km yol yaptım. Tabi bagaj küçüklüğünden dolayı uzun yola hep kayınpederimin europa ile gitmemde bunda etkili oldu. Siz yıllık ortalama 10.000 km ye göre değerlendirebilirsiniz)



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ltfgkcl -- 14 Aralık 2009; 20:41:03 >


_____________________________



 
272 Mesaj
14 Aralık 2009; 23:57:59 

Araç incelemesi yapan arkadaşlar, yukarıdaki sayfalar dolusu görüşü, raporu, incelemeyi boşuna yapmadık. Amacımız C4 Picasso'yu tüm ilgilenenlere detaylı bir şekilde tanıtıp verecekleri kararlarda yardımcı olmak, diğer taraftan sahip olduğumuz araçlarımızın iyi kötü taraflarını kendi aramızda paylaşarak sorunlarımıza çözüm bulmaktır..
Eğer sizler tüm bu gerçek deneyimleri ve bilgileri okumadan hala cevabı onlarca kez verilmiş soruları soruyorsanız, bu en azından burada az veya çok paylaşımda bulunmuş kişilere haksızlık olur.. Yukarıda her sorunun cevabının olduğundan eminim. Lütfen biraz araştırmacı olunuz..

Gelelim C-Max olayına.. Burada biz hiçbir marka veya modele kötüdür diyemeyiz. Tercih kendi gerksinimlerinize göre yapılacaktır. O markanın da forumdaki bölümünü inceleyiniz.
Bildiğim kadarı ile C-Max 2010 yılında kasa değiştirecek. Bu da karar aşamasında üzerinde durulacak önemli bir husustur. Şu anda eski kasalarda doğal olarak kampanyalar olur. Yeni kasa ise daha pahallı olacak ama yeni teknolojiyi içerecektir.
Diğer bir alternatif de yine 2010 da piyasaya çıkacak ve kasa-motor olarak C4 Grand Picasso'nun tıpatıp aynisi ama kokpiti farklı olan Peugeot 5008 dir..
Diğer markalarda da benzer araçlar var.
Umarım uygun arabayı gönül rahatlığı ile alabilirsiniz..
Kolay gelsin...


_____________________________



 
352 Mesaj
15 Aralık 2009; 10:32:19 

Sizin öncelikleriniz (ikinci elde kolay satış, sorunsuz/reliable araba, yedek parça kolaylığı) ve cam tavan hakkındakı tereddütleriniz Toyota Verso ve hatta VW Touran'a da bakabileceğinizi gösteriyor.

Öncelikleriniz bunlarsa Picasso almayın derim ben.


_____________________________



 
214 Mesaj
15 Aralık 2009; 11:25:37 

Bende cok arastırdım. Malesef toyota versonun dızel otomatıgı olmadıgından cıtroen grang pikasso 7 kışılık aldım. Bu katogorıde hakıkatten dızel 1.6 otomatık olarak bu tarz araba bulmak zor. Şu ana kadar arabadan memnunum. Pişmanda değilim. Ancak yokuşta fazla gaza basında kafası klasık reno önden cekışlı özellıgını gösterıyor. Yanı ön atak bır şekılde fırlıyor. Bırde kalkan tuşlar stokta neden olmaz ve 3 kuruşluk parcayı neden 20 gundur beklıyorum . Onun dışında bır sıkıntı yok. Ama elektronık hataya formda rastlamadım. Amayınede yarantıyı parasını verıp artı ıkı yıl daha uza tmakta fayda armıdır bılmıyorumç


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
52 Mesaj
15 Aralık 2009; 16:58:14 

Merhaba ltfgkcl ,

bence karar vermene test sürüşü yapmanda yardımcı olabilir.
ben picassomu (5 kişilik) almadan önce aylarca araştırdım .
test sürüşü aşamasında olay benim için bitmişti.
hemen el sıkışıp picassoma kavuşmuştum.
şu anda arabam 12 bin km de maşallah diyim
hala aldığım günkü gibi.

herkese kazasız günler dilerim....


_____________________________



 
166 Mesaj
18 Aralık 2009; 10:51:48 


quote:

Orijinalden alıntı: rahan35

... yağmurlu bir günde düşen damları izlemek güzel olabilir ...


O ne be! 2012 felaket filmi gibi... Nasıl bir sadist keyif anlayışınız var sizin?


_____________________________



 
214 Mesaj
19 Aralık 2009; 19:05:14 

KESINLIKLE grand picasso markanın önune gecmış bir model . Pikassoya bır kac sorun dışında bırşey denemez. Hakıkatten aractan mennunum. Ama distrıbutör kesınlıkle sınıfta kalır. 20 gundur 10 tl lık malı fransadan beklıyorsak vay halımıze.


 
214 Mesaj
22 Aralık 2009; 21:53:50 

TEBRIK edıyorum. Grand picasso duşundugum gıbı cıktı. İnanın alanlara tavsıye ederim. Hakıkatten Markanın önune gecen arac.
Citroen Türkıyede düşündugum gıbı cıktı. Parcanın bana verdıgı rahatsızlık dışında sürmeme engel yok. Ama 1 ay oldu. İnsaf.
Arkadaşımda alcaktı ama malesef vaz gectı. Sınek kucuktur ama mıgde bulandırır mısalı. 10 tl parca şimdilik cıtroen Türkeyeye 1 araca maloldu. Citroen pikasso Almaktan vazgectı.
Şikayet var com da da yazalım bakalım el mı yaman beymı.



_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
23 Mesaj
25 Aralık 2009; 14:58:48 

Merhaba Arkadaşlar
6000 km deki Grand Picassomun yakıt tüketimini şehir içinde 8,5 oranının altına ne kadar uğraştıysam da düşüremedim. Bu konuda daha beklemelimiyim? Fabrika verisi olan 6,8 e ne zaman ulaşacağım. Ekonomik olduğunu düşündüğüm motor hiçde ekonomime katkıda bulunmuyor.

İkinci sorum ise benzin göstergesinde ,depoyu fulledikten 20 km sonra ilk çizgi düşüyor bu sizlerin arabasında da aynımı.
Cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.


_____________________________



 
64 Mesaj
25 Aralık 2009; 17:49:53 

pizman 8,5 litre yakmana bişey diyemem çünkü nasıl kullandığını bilemeyiz eğerki spor kullanıyorsan normal bence ama depoyu pompa otomatik atana kadar doldurup 20 km sonra ilk çizgi sönüyorsa kesinlikle bi problem var bence ne kadar spor kullanırsan kullan 20 km sonra ilk çizgi sönmez benimki en az 70 km gidiyor ilk çizgi en fazlada 105 km her depoyu doldurduğumda km sıfırlarım her zaman .

servise mutlaka göster.


_____________________________



 
272 Mesaj
25 Aralık 2009; 21:17:48 


quote:

Orijinalden alıntı: cengizabi

pizman 8,5 litre yakmana bişey diyemem çünkü nasıl kullandığını bilemeyiz eğerki spor kullanıyorsan normal bence ama depoyu pompa otomatik atana kadar doldurup 20 km sonra ilk çizgi sönüyorsa kesinlikle bi problem var bence ne kadar spor kullanırsan kullan 20 km sonra ilk çizgi sönmez benimki en az 70 km gidiyor ilk çizgi en fazlada 105 km her depoyu doldurduğumda km sıfırlarım her zaman .

servise mutlaka göster.



Bence bu konuda kesin değerler vermemek lazım.. Çünkü her benzincideki her pompanın otomatik atış seviyesi farklı olabiliyor. Bende de ilk siyah kutu bazen 35, bazen 50, bazen de daha sonra sönebiliyor. Denemeyi depoyu hava yaptırmadan taşıncaya kadar doldurup standart bir yolda 90 km hız ile yapmak gerek..

Ancak Pizman arkadaşımın verdiği değerler gerçekten fazla yakıt tüketimine işaret. Bence de teknik serviste mekanik ve yazılımsal kontrolleri yaptırması uygun olur..


_____________________________



 
214 Mesaj
25 Aralık 2009; 22:06:33 

Km de kac yaptı ne yaktı onu takıp etmektense depoyu fulluyorum. 750 km gidiyor. Depodada 2-3 lıtre mazot kalıyor.
Bırde cok uzun süre beklemede kalınca A1 den vıtes N konumuna giriyor. Kıtabı bır okuyup bakacağım.

Ha bu arada kalkan tuşların yerıne yenısı gelecek. Umudumu kaybetmedım...)))


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
41 Mesaj
27 Aralık 2009; 17:04:44 

Bugün yeni birşey farkettim,, Geri vitese atınca kalorifer fanlarından üflenen hava miktarı artıyor.
Özelikle panlanmış bir olaymı, yoksa benim arabada mı bir terslik var.


_____________________________



 
52 Mesaj
28 Aralık 2009; 9:02:06 

merhaba gharova arkadaşım,

araba geri geri giderken yol tozlu ise kalkan tozu havalandırma içeri almasın
diye dışardan hava alımını durdurup içerdeki havayı dolandırmaya başladığından
hava akımında bir miktar değişiklik oluyor.

kazasız günler,



_____________________________



 
11 Mesaj
28 Aralık 2009; 20:37:28 

Selamlar 4 yıldır T Verso kullanıyorum ve ihtiyaçlarım doğrultusunda G picasso almayı planlıyorum
bu forumdan çok bilgi aldım ama özellikle halen kullananlar için bir iki sorum olacak
1- Bu araçlarda belli bir süre sonrasında özellikle biraz bozuk yollarda iç plastiklerden ses gelmeye başlıyormu? Çünkü showroom da incelediğim kadarıyla çok iyi bir malzeme kullanılmamış özellikle arka taraflardaki tamamen sert plastik
2- Bir arkadaşımız klimasının yetersiz olduğunu söylüyor acaba bu sorunu herekez yaşıyormu? Yani yaz aylarında klima performansı yeterlimi
3- Son olarak ikinci el alacaksak özellikle dikkat edilmesi gereken bir taraf varmı ya da bu bir dizel arabadır mutlaka sıfır alınmalımı dersiniz

teşekkürler


_____________________________



379 Mesaj
28 Aralık 2009; 22:29:49 

benim şehir içi kullanımda 7.4, şehirdışı 6 litre gibi yolbilgisayarı verim var.ne spor ne de sakin kullanırım.yoluna göre...

picasso gerçekten ilginç bir otomobil.bazen aşık oluyorum bazen sinirleniyorum.aracın dizaynı,kullanımı,ergonomisi,ferahlığı(bu arabadan sonra diğer arabalar bana tabut gibi geliyor),motoru(1600 kg otomatik 1.6lt bir araç için seri bile denebilir) o kadar çok hoşuma gidiyor ki.öteki taraftan çok ufak tefek detaylar sinirimi bozuyor.örneğin klima kumandaları; o kadar kullanımı zor bir panel yapmanın ne anlamı vardı.tek tuşla klima kapatma fonksiyonu neden olmaz da bir tuşa 3-5 saniya basılı tutmak gerekir.bir hararet göstergesini o kocaman panelden neden esirgerler.aracın uzun yıllar kullanımdan sonra plastik aksamdan bir takım sesler geleceğini ben de tahmin ediyorum.tabi burada bizim yollarımızın halide çok etkili.otobanda bu aracın keyfini şu ana kadar başka bir araçta yaşamadım.

geçenlerde rezonansta bir zırıltı geliyordu bagajdan.plakalık dedik ama bagaj mandalı kırılmış.bir bakalım dedik bagaj kilitli kaldı.her neyse servis garantiden değiştirdi ve ses seda kesildi.benim gibi aracını dinleyen biris içini can sıkıcıydı.ancak çözüme ullaştıktan sonra tekrar arabama aşık oldum.bir de geri vitesteyken arka balatalardan gelen uğultuyu kesebilsem çok sevineceğim.bir dahaki balata değişimine yeni nesil balatalar takılacak.bunu dört gözle bekliyorum.bunlar haricinde bir sorunum yok.

sonuç olarak bu araçla büyük bir sorun yaşayacağımı tahmin etmiyorum.ufak tefek atışmalar yapacağız gibime geliyor ama boşanmaya çok uzağız.ne markalarda ne sorunlar duyuyoruz.sadece malzeme kalitesinin(bu fiyata bu kadar da diyebiliriz) ve klima kontrolünün ergonomisinden şikayetçiyim.kadı kızı kusuru diyorum ve kafamdan 10 sene ayrılmak geçmiyor.klimanın soğutma ve ısıtmasından ise hiçbir şikayetim yok.son derece memnunum.9 ayda 18.000 km yol yaptım.inşallah 180.000'ide görürüm.

bu araçlar 2. ele düşünce bayağı değer kaybediyor.nazik kullanılmış bir ikinci el avantajlı olabilir.ama gücünüz varsa sıfırın hali başka tabi.

herkese iyi sürüşler dilerim.biraz uzun oldu ama epeydir yazamamıştım.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi dişçi79 -- 28 Aralık 2009; 23:09:23 >


_____________________________

2012 Grandpicasso ehdi stpstrt 17' beyazz
2011 C4 comfortplus ehdi stpstrt 17' altınkum
Acer V3 551g AMD a10 4600m


 
16 Mesaj
29 Aralık 2009; 2:05:00 

Herkese Selam,

forumda bir olumlu bir olumsuz haber derken birde fiyatından dolayı G.P.'dan vaz geçmiştim ki karşıma bu ilan çıktı..
değerli yorumlarınızı bekliyorum.. en fazla 2 yıl kullanmayı düşünüyorum. yılda 30000km yapmaktayım, otobanda kullanıyorum çoğunlukla..

http://www.sahibinden.c...20293WQQpXQQdisplayitem

siz artık uzman sayılırsınız sıfır alacak gücüm yok bu fiyat da biraz zorlayacak ama değer mi değmez mi 2 sene sonra çok zarar eder miyim..

beni yönlendirirseniz çok sevinirim.

şimdiden teşekkürler..


_____________________________



 
15 Mesaj
30 Aralık 2009; 2:05:16 

Herkese Merhaba,
Arka süspansiyonun sertliğinden genelde bir şikayet vardı. Bütün forumu inceledim, daha çok C4 Grand Picasso sahipleri bu soruna değinmişler. Acaba C4 Picasso (5 kişilik) sahiplerinde de bu konuda şikayet var mı? 5 kişilik C4 Picasso sahipleri cevap yazabilirlerse sevinirim.


_____________________________



 
82 Mesaj
31 Aralık 2009; 15:09:28 

Herkese mutlu sağlıklı başarılı seneler diliyorum. Maxpayne bir sorum olucak dı. Aquapel performansı ile ilgili; kaç km den sonra su kendiliğinden camdan akıyor. Yani silecekleri ne zaman kapatıyorsunuz ortalama.



quote:

Orijinalden alıntı: maxpayne1975


quote:

Orijinalden alıntı: clankquee

Arakadaşlar iyi günler,
Yağmur kaydırıcılarla ilgili vermiş olduğunuz bilgiler dolayısıyla sizlere teşekkür ederim.Özellikle tecrübe ettiğiniz markanın ismini vermeniz çok iyi olmuş bende aquapel markasından alıp uygulayacağım.Uygulama sanırım kuru zemine sür ve kurut tarzında bir işlemdir.
Motoru stop etmeyle ilgili bir not; sürücü tarafındaki ön cam güneşliğinin üzerindeki bir stickerdada yazıyor benim arabamda.



PPG Aquapel diğer ürünlerden daha pahalı anca parasını hakediyor, dediğim gibi 6 ay önce sürmeme rağmen etkili. Auqapel parmak şeklinde plastik bir aplikatörle geliyor, aplikatörün kanatçıklarını kırdığınız zaman sıvı üstündeki süngere bulaşıyor, önce aşağı ve yukarı hareketlerle, sonra sağ-sol hareketle (diğer ürünlerin aksine dairesel değil) sürmek gerekiyor. Elbette camların tertemiz olması gerekiyor. Ayrıca, cam suyu olarak da sabun, temizleyici katkı vs kullanmamak gerekiyor, aksi takdirde kaydıcılığı azaltıyor, sadece su yeterli.

Youtube da Aquapel testlerini ve detaylı uygulamasını görebilirsiniz.

Ben aracı aldığımda güneşliğin üzerinde böyle bir sticker yoktu, herhalde daha sonra bu uyarıyı yapmaya karar vermişler diye düşünüyorum. ?





_____________________________



 
1 Mesaj
2 Ocak 2010; 20:23:29 

merhaba kamil bey 2001 picasso 1.6 200.000 km yi devirmiş 1 arac bakımlı olsa dahi alınırmı alırsam 5 sene sonra bu arabanın son sahibi olurmuyum


_____________________________



 
214 Mesaj
2 Ocak 2010; 22:58:51 

Parca geldı ve değişti. Aracta otomatıgın dışında tıptıronık manuel vistesıde kullanınca hem faydalı hem keyıflı oluyor.


 
214 Mesaj
2 Ocak 2010; 23:08:16 

Forma bazen birsürü şey yazıp paylaşıyorum ama cogunda uye girişi yapmama ragmen mesaj atamassınız dıyor. Ne yapmam gereklı.
Bırde ben grand pikassoya alternatıf olabilecek bir arac bulamadım. Bır ford cmax var başkada yok galıba.


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
214 Mesaj
2 Ocak 2010; 23:12:37 

Tabı ıkıncı elde muhakkak servıse göstermek şart. Gercı baktıgınız araba satılmış. Umarım almışınızdır. Yaptırabılıyorsanız artı 2 yıllık ek garantıyı yaptırın. Bu arada 2 yıllık extra garantıyı yaptıran varmı. Parca fıyatları pahalı oldugundan yaptırmak ve herhangı bır arızda kafanın rahat olması şart.


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
23 Mesaj
5 Ocak 2010; 17:20:29 

Merhaba Arkadaşlar,
Grand picassomda arka koltuk havalandırma ızgaralarından sıcak hava gelmediği sadece soğuk hava üflemenin mümkün olduğunu okudum el kitabından ancak bana pek mantıklı gelmedi. Kendim test ettiğimdede fazla birsey anlamadım ılık gibi bir hava sirkülasyonu hissettim. Bu konudaki cevaplarınızı bekliyorum.
Teşekkürler.


_____________________________



71 Mesaj
5 Ocak 2010; 22:39:33 

Merhabalar,

quote:

Yaptırabılıyorsanız artı 2 yıllık ek garantıyı yaptırın. Bu arada 2 yıllık extra garantıyı yaptıran varmı. Parca fıyatları pahalı oldugundan yaptırmak ve herhangı bır arızda kafanın rahat olması şart.


Ben arabamı aldıktan 2 ay sonra garantimi 2 yıl uzattırdım. Eğer arabanızı minimum 4 sene kullanmaya niyetliyseniz kesinlikle yaptırmak faydalı diye düşünüyorum. Bu 2 sene uzatma ücreti de diğer markalara göre hesaplı sayılır. Garantim Haziran'da bitti. Arızalı bagaj kilidi bu tarihten sonra uzatılmış garanti kapsamında sıkıntısızca değiştirildi.


quote:

Merhaba Arkadaşlar,
Grand picassomda arka koltuk havalandırma ızgaralarından sıcak hava gelmediği sadece soğuk hava üflemenin mümkün olduğunu okudum el kitabından ancak bana pek mantıklı gelmedi. Kendim test ettiğimdede fazla birsey anlamadım ılık gibi bir hava sirkülasyonu hissettim. Bu konudaki cevaplarınızı bekliyorum.
Teşekkürler.




Arka havalandırma ızgaralarından da sıcak hava geldiğini bizzat denediğim için kesinlikle söyleyebilirm. Bu konuyla ilgili bir iki şey daha önce yabancı forumlarda ben de okumuştum. Ancak eğer ön ızgaralardan sıcak hava gelmeye başladıysa arkadan da sıcak hava geliyor. Bununla ilgili tereddütünüz olmasın.



_____________________________



 
352 Mesaj
7 Ocak 2010; 10:49:32 

Dizel + otomatik + 1.6 motor + buyuk bagaj ozellikleri ülkemizde çok cok az sayıda aracta mevcut.
Benzer araçlar olarak Verso, CMax, AlteaXL, Qashqai ve Scenic gosterilebilir, ancak hicbiri Picasso'nun yukarıdaki niteliklerinin tamamını taşımıyor.

SUV, MPV gibi tanımlamalara çok takılmazsak, Picasso'ya en yakın alternatifin Peugeot3008 olduğu söylenebilir.


quote:

"(...) Bırde ben grand pikassoya alternatıf olabilecek bir arac bulamadım. Bır ford cmax var başkada yok galıba. "


_____________________________



71 Mesaj
7 Ocak 2010; 11:21:54 

Peugeot 3008 picassoya göre oldukca küçük bir araç. Hem yolcu kabini hem de bagaj bağlamında.

Ülkemize yeni gelecek olan peugeot 5800 -tahmin ediyorum grand picasso ile aynı alt yapıyı kullanıyor- bence grand picassonun alternatifi olmaya adaydır.


_____________________________



 
352 Mesaj
8 Ocak 2010; 11:14:09 

Verso, CMax, AlteaXL, Qashqai ve Scenic dışında, Picasso'ya alternatif olabilecek üç arac daha eklenebilir listeye: Opel Zafira, VW Touran, ve SMax.

Çeşitli kriterler açısından bakacak olursak; otomatik vites isterseniz Verso, Scenic ve CMax eleniyor.
Otomatik vites+1.6 motor istiyorsanız, Qashqai, AlteaXL, SMax ve Zafira da eleniyor.
Geriye VW Touran, Peugeot 3008 ve Picasso kalıyor.
Touran dizel değil (ancak benzinli tsi motoru ile oldukça düşük tüketim ve yüksek performans değerlerine sahip.)
3008 de Picasso kadar geniş değil; arka koltukları sedanlar gibi, 2 kişi için uygun.

Test sürüşü sırasında hissedilenler ve cari fiyatlar/kampanyalar da tercih yapmakta belirleyici elbette, ama nihayetinde burası genelde Picasso sahiplerinin yazdığı bir forum ve bu kriterler dikkate alındığında en iyi araç Picasso olarak görünüyor :)


_____________________________



6352 Mesaj
9 Ocak 2010; 15:00:38 

konunuzu bir süre rahatsız edeceğim ama bir duyuru yapmak istiyorum:

otomobil genel bölümüne girmeyen kullanıcılar için duyurumu yapmak istiyorum.
http://forum.donanimhab...romTicket_/key_//tm.htm
eğer ki yukarıdaki linke bakarsanız akaryakıt zamlarına karşı yapılan bir protestoyu görürsünüz.
desteklerinizi esirgemezseniz sevinirim.


_____________________________

İmzasız...


 
214 Mesaj
9 Ocak 2010; 19:00:06 


quote:

Orijinalden alıntı: multimode

Verso, CMax, AlteaXL, Qashqai ve Scenic dışında, Picasso'ya alternatif olabilecek üç arac daha eklenebilir listeye: Opel Zafira, VW Touran, ve SMax.

Çeşitli kriterler açısından bakacak olursak; otomatik vites isterseniz Verso, Scenic ve CMax eleniyor.
Otomatik vites+1.6 motor istiyorsanız, Qashqai, AlteaXL, SMax ve Zafira da eleniyor.
Geriye VW Touran, Peugeot 3008 ve Picasso kalıyor.
Touran dizel değil (ancak benzinli tsi motoru ile oldukça düşük tüketim ve yüksek performans değerlerine sahip.)
3008 de Picasso kadar geniş değil; arka koltukları sedanlar gibi, 2 kişi için uygun.

Test sürüşü sırasında hissedilenler ve cari fiyatlar/kampanyalar da tercih yapmakta belirleyici elbette, ama nihayetinde burası genelde Picasso sahiplerinin yazdığı bir forum ve bu kriterler dikkate alındığında en iyi araç Picasso olarak görünüyor :)



Dedıgınız gibi hakıkatten alternatıfı az bır model. Üstelık 25 sene ve 20 kusur arabadan sonra cıtroen markasına bazen tereddutle bakmama ragmen
bende picassoya karar vermıştim. Tabı buna cam tavan, kapanan ve gerı vıteste yere yönelen ve görüşü sağlayan aynalar, v.s v.s

Pejo da 5008 katologu geldı ama duz vıtes. Tip olarak Picasoya yakın. Otomatıgı varmı bılmıyorum.

Bugun 730 km ile dopoyu doldurdum. 57 lıtre mazot aldı. Demek 800 km yapacaktı.
Birde hızlanmalarda Otomatıkten manuele alıp vıtes kucultup hızlanma yapınca sürüşte oldukca keyıflı bır hızlanma oluyor.


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
1039 Mesaj
11 Ocak 2010; 14:23:58 

Herkese selamlar...

Ben bir 2006 model Ford Focus C-Max TDCI Ghia kullanıcısı olarak artık aracımı yeni bir araçla değişmeye karar verdim. Bu süreç içinde uzun süredir aklımda olan Grand C4 Picasso aklımı çeliyor. Fakat bu araç konusunda hep tereddütlerim oldu. Belki Citroen markasına tereddütlerim olduğundan... Yüzeysel ve sadece görsel olarak incelemelerimde gördüğüm kadarıyla araç baya geniş konforlu rahat ve teknolojik diyebilirim sanırım. Ama iş sadece bunlarla bitmiyor. Zaman geçtikçe plastik sesi trim sesleri süspansiyon sesi yapar mı? otomatikleştirilmiş 6 ileri vites her hangi bir problem çıkarır mı? Kapılar büyük olduğundan esnemelerde gacırdar mı? Son olarak bir de kronik bir sorunu var mıdır ?

Çok fazla soru sordum belki ama bedavaya alınmıyor bu meretler. Bilen kişilere sorup öyle karar vermek lazım.
Bir de ben sıfır almayı değil 2nci el az kullanılmış bir araç almayı düşünüyorum umarım bu da bir sorun yaratmaz.

Bu arada sayın EGELİEFE arkadaşımız da C-max den bu raca terfi etmiş kendisinin de bilgilerini alabilirsem en net yanıtı kendisi verebilir diye düşünüyorum.

İyi günler, kazasız belasız sürüşler dilerim... BURAK AKYÜZ


_____________________________



!...TEK RAKİBİM THY...!


 
272 Mesaj
11 Ocak 2010; 20:33:03 


quote:

Orijinalden alıntı: pegasuss

Herkese selamlar...

Ben bir 2006 model Ford Focus C-Max TDCI Ghia kullanıcısı olarak artık aracımı yeni bir araçla değişmeye karar verdim. Bu süreç içinde uzun süredir aklımda olan Grand C4 Picasso aklımı çeliyor. Fakat bu araç konusunda hep tereddütlerim oldu. Belki Citroen markasına tereddütlerim olduğundan... Yüzeysel ve sadece görsel olarak incelemelerimde gördüğüm kadarıyla araç baya geniş konforlu rahat ve teknolojik diyebilirim sanırım. Ama iş sadece bunlarla bitmiyor. Zaman geçtikçe plastik sesi trim sesleri süspansiyon sesi yapar mı? otomatikleştirilmiş 6 ileri vites her hangi bir problem çıkarır mı? Kapılar büyük olduğundan esnemelerde gacırdar mı? Son olarak bir de kronik bir sorunu var mıdır ?

Çok fazla soru sordum belki ama bedavaya alınmıyor bu meretler. Bilen kişilere sorup öyle karar vermek lazım.
Bir de ben sıfır almayı değil 2nci el az kullanılmış bir araç almayı düşünüyorum umarım bu da bir sorun yaratmaz.

Bu arada sayın EGELİEFE arkadaşımız da C-max den bu raca terfi etmiş kendisinin de bilgilerini alabilirsem en net yanıtı kendisi verebilir diye düşünüyorum.

İyi günler, kazasız belasız sürüşler dilerim... BURAK AKYÜZ



Burak Bey, sorduğunuz soruların cevapları bu konunun içinde onlarca kez konuşuldu ve cevaplandı. Eğer konunun tamamını dikkatle okursanız cevaplarını da bulursunuz. Sizden ricam biraz araştırmacı olmanızdır.
Aracınızı 2.nci el alacaksanız yetkili bir Citroen bakım ünitesinde iyice kontrol ettirin. Başkasının kullanma hatalarını sonradan Picasso'ya mal etmekten kurtulmuş olursunuz.
Esen kalın..


_____________________________



 
41 Mesaj
15 Ocak 2010; 20:29:56 

Merhabalar,
Bu kalorifer fan olayını yine kurcalayacağım, gerçi yukarda Altugkıral arkadaşımız sağolsun soruma makul bir cevap vermiş ama benim sorunum havalandırma kanallarından gelen havanın yetersiz olması.
Manuel kullanımda fanı sonuna kadar açıyorum(pervane ikonu komple siyah) ve sadece orta konsol ünitelerine (yani direkt olarak sürücü ve öndeki yolcuya yönlendiriyorum, arka kolondakiler kapalı)yoğun bir uğultu olmasına rağmen fan kanalına 20 cm mesafede bile üflemeyi hissetmek mümkün değil.Isıyı 28 e kadar çıkarmama rağmen Özellikle sabah soğuk havada uzun süre arabanın içi ısınmıyor. Geri viteste veya dışardan hava girişini kapatınca hava akımında hissedilir bir artış oluyor.
Yazın klima kullanımı daha performanslı, böyle bir sorunum yoktu.
Sizce bu durum normalmi, yoksa arabada bir arızamı var.
Daha öncede yazmıştım , kalorifer kontrol düğmeleri hiç ergonomik değil ve sürüş sırasında kullanmak tehlikeli olabiliyor. Avuç içi kadar bir yere 12 adet kontrol düğmesi tıkıştırmak kimin aklına gelmişse...
Umarım yeni versiyonunda düzeltirler.


_____________________________



 
272 Mesaj
15 Ocak 2010; 21:44:50 


quote:

Orijinalden alıntı: gharova

Merhabalar,
Bu kalorifer fan olayını yine kurcalayacağım, gerçi yukarda Altugkıral arkadaşımız sağolsun soruma makul bir cevap vermiş ama benim sorunum havalandırma kanallarından gelen havanın yetersiz olması.
Manuel kullanımda fanı sonuna kadar açıyorum(pervane ikonu komple siyah) ve sadece orta konsol ünitelerine (yani direkt olarak sürücü ve öndeki yolcuya yönlendiriyorum, arka kolondakiler kapalı)yoğun bir uğultu olmasına rağmen fan kanalına 20 cm mesafede bile üflemeyi hissetmek mümkün değil.Isıyı 28 e kadar çıkarmama rağmen Özellikle sabah soğuk havada uzun süre arabanın içi ısınmıyor. Geri viteste veya dışardan hava girişini kapatınca hava akımında hissedilir bir artış oluyor.
Yazın klima kullanımı daha performanslı, böyle bir sorunum yoktu.
Sizce bu durum normalmi, yoksa arabada bir arızamı var.
Daha öncede yazmıştım , kalorifer kontrol düğmeleri hiç ergonomik değil ve sürüş sırasında kullanmak tehlikeli olabiliyor. Avuç içi kadar bir yere 12 adet kontrol düğmesi tıkıştırmak kimin aklına gelmişse...
Umarım yeni versiyonunda düzeltirler.




İçeriye emilen havanın geçtiği filitrelerden biri tıkalı gibi geliyor bana. Örneğin polen filitresi olabilir.. Serviste bunu 10 dk da hallederler. Merak etmeyin...


_____________________________



 
214 Mesaj
17 Ocak 2010; 8:52:50 


quote:

Orijinalden alıntı: pegasuss

Herkese selamlar...

Ben bir 2006 model Ford Focus C-Max TDCI Ghia kullanıcısı olarak artık aracımı yeni bir araçla değişmeye karar verdim. Bu süreç içinde uzun süredir aklımda olan Grand C4 Picasso aklımı çeliyor. Fakat bu araç konusunda hep tereddütlerim oldu. Belki Citroen markasına tereddütlerim olduğundan... Yüzeysel ve sadece görsel olarak incelemelerimde gördüğüm kadarıyla araç baya geniş konforlu rahat ve teknolojik diyebilirim sanırım. Ama iş sadece bunlarla bitmiyor. Zaman geçtikçe plastik sesi trim sesleri süspansiyon sesi yapar mı? otomatikleştirilmiş 6 ileri vites her hangi bir problem çıkarır mı? Kapılar büyük olduğundan esnemelerde gacırdar mı? Son olarak bir de kronik bir sorunu var mıdır ?

Çok fazla soru sordum belki ama bedavaya alınmıyor bu meretler. Bilen kişilere sorup öyle karar vermek lazım.
Bir de ben sıfır almayı değil 2nci el az kullanılmış bir araç almayı düşünüyorum umarım bu da bir sorun yaratmaz.

Bu arada sayın EGELİEFE arkadaşımız da C-max den bu raca terfi etmiş kendisinin de bilgilerini alabilirsem en net yanıtı kendisi verebilir diye düşünüyorum.

İyi günler, kazasız belasız sürüşler dilerim... BURAK AKYÜZ

Benım aracım 11000 km ye geldı. Cıtroene tereddütle bakıyorum ama şikayet varda dıger araba şikayetlerını okuyunca halımıze şükretmıyor değilim.
Gercı halımızdede bırşey yok. Ufak tefek stokta bazen parcada hazırlıksız , stoksuz yakalandıklarında parcanın yurt dışından gelme süresi can sıkıyor.
Ama dedıgım gıbı aracın özellıklerı ve konforu tum bunları sorun cözülünce tatlı bır mutluluga bırakıyor., Ayrıca şikayetvar.com da cıtroenın şikayetlerı cözme yönndekı gayret ve cözme süresı hakıkaten hızlı . Şikayetse sonuna kadar gıderım. Memnınıyet konusunda ıse mennunsam onu da söylerım.
Bence picassonun tıp olarak ferahlık olarak rakıbı grand voyager. Oburlerı steyşin araba gibi ,Pikasso farklı bır konsept.

Arkadaşlar cıtroen mı aldın dıye araca tereddütle bakarken içerı oturduklarında Vay bey kocaman arac. İyiymiş deyıp hayranlıklarını dıle getırmeden yapamıyorlar.
Aracta ses yok. Kavıslerde yay gıbı yaylanıyor. Yanlız yoldakı asfalt catlakları gıbı ufak delıklerde bıraz sert suspansıyonmuş gibi gelıyor ama normal gıbı.
Aracın deposunu sonuda kadar doldurmaya calıştım. Yol bılgısayarı 1000 km gidersın dedı. Şehır ıcı kullanımda 750 km yapıyordu . Ama sonuna kadar doldurunca 850 km yapacak gibi gelıyor. Garantı konusunda kı tavsıyem parca pahalı oldugundan artı ıkı yıllık daha garantıyı uzatmak yönunde olacaktır.

Bırde ikincı elde değer kaybedıyor denıyor. Değer kaybetmeyen bır araba yok. 2009 model pikassoyu 45000 tl den aşagı bulmak mumkun değil.
55000 e satılıyorda ıkıncı elde 2010 2009 model 30000 e mı düşüyor.
Bence cıtroen son 2 -3 yılda getırdıklerı modellerle epey yakışıklı modellere sahıp oldular. Umarım bunu piyasada pazar payını arttırma yönunde kullanırlar.
Bır ara öncekı yazımdada belırttım. Tuşlar ustundekı kaplamalar kalktı. Kafam bozuldu satayım dedım.
Ancak mantık olarak 1.6 dızel otomatık 800 km yapacak buyuk ferah bır araba alternatıfı bulamadım.
Nıssan xtraıl, frelander 2 kıa gıbı jeplere cıktıgındada 2.0 motor da vergısı artıyor. Hemde dızel olsalarda 500 km yol gıdıyorlar .
30.000 fark verıp aracı değiştirmektense o farkla 2 aracı 2003 raw 4 aldım.

Pikassocu arkadaşlar muhakkak denemıştır. Hızlanmak ıstedıgımde mesela A3 teyken M ye alıyorum arac 3 vıteste hızlandıgında tekrar otomatıge alıyorum böylece kısa sürede hızlanmak ıstedıgımde o işi kolayca halledıyorum.
6 ilerı vıtes gayet başarılı . Aracı rahatlatıyorda sayılır. öNCELRI 1 DE 2 ye 3 e gercerken manuel vıteste kı vıtes gecışlerındekı gıbı gecışlerde bır şey hıssedıyorsunuz. Şimdi aklıma bıle gelmıyor. Bırde 110 bg olan arac chıp taktırılıp 140 bg cıkıyormuş. Ama gerek varmı bılmıyorum.
Bu uygulamaya yaptıran arkadaş varsa daha ıyı yorumda bulunabılır.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sbuyukkilic -- 17 Ocak 2010; 9:04:00 >


_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
352 Mesaj
18 Ocak 2010; 13:25:50 

Herkese merhabalar,
Grand Picasso’da isofixli çocuk koltugu kullananlara bir sorum olacak.
Bildiginiz üzere, isofixli koltuklarda koltugun üstünde bir sabitleme kayışı var.
Cocuk koltugunu aldıgım yerde, bu kayışı bagajda -fenerin bulundugu bölümün altındaki- bir kancaya taktılar, ancak bildigim kadarıyla bu kanca bagaj filesi icin kullanılıyor.
Isofixli koltuklarda üst kayışın nereye takılması gerektigini bilen var mı?


_____________________________



 
160 Mesaj
19 Ocak 2010; 12:31:41 


quote:

Orijinalden alıntı: Cez

Herkese mutlu sağlıklı başarılı seneler diliyorum. Maxpayne bir sorum olucak dı. Aquapel performansı ile ilgili; kaç km den sonra su kendiliğinden camdan akıyor. Yani silecekleri ne zaman kapatıyorsunuz ortalama.



quote:

Orijinalden alıntı: maxpayne1975


quote:

Orijinalden alıntı: clankquee

Arakadaşlar iyi günler,
Yağmur kaydırıcılarla ilgili vermiş olduğunuz bilgiler dolayısıyla sizlere teşekkür ederim.Özellikle tecrübe ettiğiniz markanın ismini vermeniz çok iyi olmuş bende aquapel markasından alıp uygulayacağım.Uygulama sanırım kuru zemine sür ve kurut tarzında bir işlemdir.
Motoru stop etmeyle ilgili bir not; sürücü tarafındaki ön cam güneşliğinin üzerindeki bir stickerdada yazıyor benim arabamda.



PPG Aquapel diğer ürünlerden daha pahalı anca parasını hakediyor, dediğim gibi 6 ay önce sürmeme rağmen etkili. Auqapel parmak şeklinde plastik bir aplikatörle geliyor, aplikatörün kanatçıklarını kırdığınız zaman sıvı üstündeki süngere bulaşıyor, önce aşağı ve yukarı hareketlerle, sonra sağ-sol hareketle (diğer ürünlerin aksine dairesel değil) sürmek gerekiyor. Elbette camların tertemiz olması gerekiyor. Ayrıca, cam suyu olarak da sabun, temizleyici katkı vs kullanmamak gerekiyor, aksi takdirde kaydıcılığı azaltıyor, sadece su yeterli.

Youtube da Aquapel testlerini ve detaylı uygulamasını görebilirsiniz.

Ben aracı aldığımda güneşliğin üzerinde böyle bir sticker yoktu, herhalde daha sonra bu uyarıyı yapmaya karar vermişler diye düşünüyorum. ?






Değerli Cez Arkadaşım,

Geç gelen cevap için kusura bakma. Soruyu çok iyi anlayamadım ama şun söyleyeyim. Aquapel uyguladıktan hemen sonra ürün kendisini gösteriyor yani cam su tutmuyor. Su tutmadığı için de silecekleri 50 km üstünde gerçek anlamda hiç çalıştırmıyorum, yağmur camdan yukarı çıkıyor belli bir hızdan sonra. Düşük hızlarda da hemen aşağı aktığı için camda su durmuyor ve görüşü engellemiyor. Düşük hızlarda ise çok nadiren çalıştırıyorum. Böylece silecek ömrü de uzuyor.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.


_____________________________



 
1 Mesaj
24 Ocak 2010; 19:58:21 

Herkese Merhabalar,

Ben de aranıza katılayım dedim. 2 yıldır C4 Picasso (5 kişilik) sahibiyim. 2008'in başında sıfır olarak almıştım. Öncelikle nasıl buna karar verdiğimin hikayesini anlatayım, sürüş deneyimlerimi başka mesajlarda aktarırım.

Önceki aracım 1999 model Hyundai Elantra 1.6 116 HP idi. Bilenler için söylüyorum, Elantra'nın sondan bir önceki kasasıydı. Aracımdan çok ama çok memnundum. Performansı muhteşemdi. İç mekanı çok ama çok ferahtı. Bagaj kapasitesi, benim gibi bagaj manyağı birini bile tatmin ediyordu. Her neyse, benzinli olduğu için ve o aralar biraz fazla yol yapmaya başladığımız için (ayda 4 depo benzin aldığımı hatırlıyorum) dizel araba almaya karar verdik. Ancak birgün aşırı yoğun bir trafikte sol bacağım debriyaja bas-bıraklardan ağrımaya başladığında demiştim ki, "bir sonraki arabam kesinlikle manuel olmayacak!" Tam otomatik de istemiyordum, tiptronik tarzı birşey olmalıydı, yani istediğimde manuele geçebilmeliydi. İkinci el araçlara güvenemediğimden, sıfır almaya yöneldim.

O dönem, hem dizel hem tiptronik, hem de büyük bir araba isteyince pek bir alternatif kalmıyordu geriye. Toyota Corolla ve Citroen C4. Aslında C4 benim için alternatif bile değildi, çünkü çok da yakından incelememiş olmama rağmen özellikle arka koltuk diz mesafesinin kötü olduğunu ve bagajının küçük olduğunu biliyordum. Ancak eşim "bence gidip bir bak, belki düşündüğün kadar küçük değildir" dedi. Bunun üzerine bir Citroen bayiine gidip inceledim. Tahmin ettiğim gibiydi, arka koltuk diz mesafesi (ön koltuğu kendime göre ayarladığımda -bu arada boyum 1.74-) hiç yeterli değildi. Bagaj tahmin ettiğim gibi küçüktü. En önemlisi de iç döşemede kullanılan plastik malzemeler ve işçilik çok kötüydü. Nedense bana çok uyduruk geldi. C4 sahipleri alınmasınlar.

Derken, başımı pek o tarafa çevirmek istemediğim bir yerde mavi bir güzel duruyordu. Bakmak istemiyordum, çünkü fiyatının çok yüksek olduğunu tahmin ediyordum. Kendimi boşu boşuna heveslendirmek istemedim. Ama bir şekilde birşey beni o tarafa doğru itti. Hadi dedim, alamam nasıl olsa ama, yine de bir göz atayım. Laf olsun diye görevliye özelliklerini sormaya başladım. Sonra sürücü koltuğuna oturdum, işte o an olan oldu. Evet C4 Picasso'ydu... Hiçbir arabayı kolay kolay beğenmeyen, mutlaka bir hata bulan ben, resmen büyülendim. Dört bölgeli klimasına hayran kaldım, iç dizaynı nedense çok hoşuma gitti. Torpido gözlerinin bol oluşu çok hoşuma gitti. Dijital ekranı geniş ve çok bilgi içeriyordu. İç hacminin ferahlığı, benim herkesin ferahlığını beğendiği eski arabama göre çok çok daha iyiydi. Bagaj hacmi müthişti. Hem dizel, hem de 110 hp motoru vardı. (Corolla 90 hp idi) Ama en önemlisi, o ön camın ferahlığı gözlerimi kocaman açmama yetti. "Bu neee!" dedim sesli sesli... Mavi renge vuruldum. Üstelik bu araç, cam tavan değildi ve manuel vitesliydi. Tabi ki fiyatını sorunca, başta düşündüğüm şey oldu, boşu boşuna kendimi heveslendirdim dedim...

Eve geldiğimde hala o büyüden kurtulamamıştım. Heyecanla eşime anlattım arabayı. "Artık hiçbir arabayı beğenmem, kötü oldu bu" dedim... Eşim bu kadar etkilendiğimi görünce formüller üretmeye çalıştı. Oturup bir hesap kitap yaptı, biraz kredi kullanarak o arabayı alabiliriz dedi. Evet krediyle filan alabilecek durumdaydık ama bana lüks gelmişti açıkçası.. Fakat kafama fena halde takılmıştı. Sonuçta uzun yıllar bineceğimi hesaba katıp gözümü yumup dedim ki ben bu arabayı istiyorum. Ama bir şartla; kesinlikle ve kesinlikle mavi olacak! Hani o kataloglardaki 5 kişilik Picasso'nun mavisi var ya, işte o. Ha tabi bir de cam tavan!

Karlı bir kış gününde, (teslimatta oldukça sıkıntılar yaşadıktan sonra) arabama kavuştum. Araçla ilgili artı ve eksi yönleri daha sonraki mesajlarımda belirteceğim, tabi ki şiddetle eleştirdiğim yönleri ve yaşadığım bazı sorunlar var. Ama genel olarak, bazı sorunlar yaşamış olsam da, 2 yıl oldu ve ben hala "iyi ki bu arabayı almışım, hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biri" diyorum.

Arabaya ilk kez binen herkes tıpkı benim gibi büyüleniyor. Özellikle de cam tavanın perdesi açık olunca donup kalıyorlar. Resmen her tarafı cam ve her tarafı ışıl ışıl. Gündüz ışığın, gece yıldızların tadını çıkarmak (yolcular için) çok güzel. O kadar ki, Range Rover sahibi bir arkadaşımın arabasına bindiğimde, tavanı bana alçak gelmiş ve arkadaşıma takılmıştım, "koca Range Rover'ın iç hacmi böyle mi olmalı, bu ne, sen bi de benim arabayı gör" diye... O da önce dalga geçmişti, hani "Range Rover'dan daha geniş nasıl olabilir ki" gibisinden... Birgün arabama bindi ve binmesiyle birlikte gözleri faltaşı gibi açıldı! Abartmıyorum, göstergesine, kokpit dizaynına, cam tavanına ve ön camın büyüklüğüne bakıp bakıp defalarca "abi bu ne, abi bu ne!...." diye sayıkladı!... "Uzay mekiği gibi bişey bu" dediğini hatırlıyorum... Bi beş dakka filan sürdü şaşkınlığı.

Sonraki mesajlarımda mümkün olduğunca detaylı olarak araç hakkındaki olumlu ve olumsuz fikirlerimi yazacağım. Şimdilik, görüşmek üzere...


_____________________________



 
82 Mesaj
26 Ocak 2010; 20:49:02 

http://www.peugeot.com.tr/kesfet/5008/sw/


PSA dan kardeş geldi. Ama bana göre yakışmamış. Kopyacılığın anlamı yok. Yazık olan artık türünde tek' iz diyemeyeceğiz.


_____________________________



 
214 Mesaj
27 Ocak 2010; 19:35:09 

Badidi arkadaşım hoş geldın. Paylaşımın hepimize faydası var.
Aracıma kış lastıgı taktırmıştım. Sİtede dık bır yokuşu bırazda zorlanarak ta olsa cıktı.
Benımde 12000 km oldu. Araca bındıgımde 22 aractan sonra keyf almamın pikasso alma kararımıda etkısı var sanırım.

Cıtoende en kötu sey ne olabılır. En fazla bır şekılde parca yoksa 20 gun parca beklemek olabilir. Cok acılse bır yerden söker yıne takarlar. ,
şİKAYETVAR. COM DA öyle markalarda öyle şikayetler varkı ınanamassınız. İşin o bölumunu cıtroen aliesıne katıldıktan sonra gerıde bırakmaya başladım.
Bnede kendı kendıme soruyorum . Şu anda alternatıf ne olabilir. Grand voyager. Ama ondada her yönuyle masraf cok. 2.7 motor v.s v.s

Pejoda 5008 getırmış ama picasso havası yok. Şteysin havası var.



_____________________________

Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok. Ne Elbiseler gördüm içinde adam yok.


 
1 Mesaj
31 Ocak 2010; 1:04:19 

Arkadalar herkese merhaba

Foruma yeni katit yaptim. Onun icin ancak yaziyorum.
Ben 3-4 ay once 5 kisilik otomatik cam tavan bir ikinci el picasso aldim.
Daha once birkac astra, corsa, pejo partner vs. kullandim. Partneri elden cikarinca
sehirlerarasinda corsanin bagajiyla rezil olduk. Bunun icin bagajli bir aile arabasi almaya karar verdik.
Cocuklarin sunroof istekleri falan derken, tasarimina; ozellikle de cam tavanina tav olduk. Nihayet internetten
camlar koyu, 2008 siyah bi picasso bulduk. Bu arabaya siyahtan daha fazla yakisan bir renk yok gercekten.
Her bakan gercekten hayranligini gizlemedi. Kronik olarak, (okudugum kadariyla herkesin derdi) arka suspansiyondan gelen sesler yldirdi beni.
Bir 10000 km yaptim. Yerine alabilecegim bu fiyatlarda bu segment bir araba tercih edemedim.
Ben de sifiri illaki farkli olur, onceki hor kullanilmis diye araci sifirladim. Bu ay 2010 model bir otomatik cam tavan kulgri picasso aldim.
Sifir psikolojik olarak rahatlatti bikac gun. 20 gun olmadi araci alali. Arka suspansiyon beni illet etti. Hayal kirikligi.
Cocuklar icin onemi yok tabii. Onlar cam tavandan yagmur, kar seyretsinler. Suspansiyonun duzelecegini blsem masraf yapmaya raziyim.
Cunku on cama fena alismisim. Baska araclara binice tavan ustume cokuyor gibi geliyor. Ses duyup kizdigim an biri karsima ciksa zarar marar
demeden satarim. (Taliplisi varsa mesaj atanilir daha 1000 km oldu :)) )


_____________________________



 
6 Mesaj
1 Şubat 2010; 14:54:36