Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
ALINTIDIR....
çeşitli insanlara gece gündüz brainstorming yaptıran, neredeyse lost teorisi sektörü açtıracak dizidir. finale yaklaşırken aşağıdaki metni paylaşmak istedim: yedinci mühür teorisi :
ada, genel olarak black rock - dogal olarak ortaya cikan bir mineral. saibeli bir sekilde elekromanyetik dalgaları depolayan manyetik bir bant gibi.
alvar hanso'nun büyükbabası olan magnus hanso maceracı bir tüccardı ve adaya ilk kez "black rock" adli gemiyle 19.yy'da gelmişti. niyeti köleleriyle birlikte bu efsanevi black rock'i dinamit yoluyla patlatarak elde edecegi madeni pazarda satmaktı. ama işler ters gitti, bir fırtınaya yakalanarak karaya vurdular. magnus kurtulmustu, ama köleler gitmişti. adayı terketmek için bir sal insa etmeye basladı. gemi batarken suya gömülen kölelerin çığlıkları kulaklarındaydı.. melankolinin geçmesini beklediyse de olmadı. aslında onları gerçekten duyuyordu. düşüncelerini, son anlarında hissettiklerini , hatta bazen kendi dillerinde...
bu fısıltılar sesler ve hatıralar, black rockın dominant oldugu bölgelerde daha yogundu. aslında black rock'ın kendisinden geliyorlardı. aynen lavın sogurken zamanin manyetik durumunu kaydetmesi gibi black rock da elekromanyetik aktiviteyi- ışığı, sesi, düşünceyi, hafızayı- kaydediyor ve depoluyordu.
daha onemlisi, black rock ayni zamanda ona gelecegiyle ilgili sezgisel bir fikir de veriyordu.
sonunda bir gemi yapmayı başararak eve döndü . keşfettiği şey konusunda çenesini sıkı tuttu ve adayı satın aldı. gemisiyle adaya makul bir mesafede seyrederek meditasyon halinde, taşın (black rock) ona gelecekle ilgili anlattıklarını telakki etti ve bir yandan bunları kagıt uzerinde sabitledi. daha sonra bunları ticaret hayatında kullanarak adanın sırrıyla birlikte 20. yy'daki varisi alvar hansoya bırakabilecek kadar muazzam bir servete sahip olacaktı.
valenzetti adindaki bir matematikçi, dünyanın sonuna dair "4,8,15,16,23,42" numaralarını içeren bir formül hesaplamıştı. bu sayıların her yerde olduklarını ve dünyanın sonunun tahmininde birincil rolde olduklarını iddia ediyordu. bu bulgu birleşmiş milletlere iletildiyse de pek ilgi görmemiş ve hatta gözardı edilmişti.
alvar formülü ögrendi ve adanın kendisine verdigi bilgiyle alakalı bularak valenzetti'nin de dahil oldugu birçok kişiden oluşan dharma inisiyasyonu`nu oluşturdu. amaç bu sayıları değiştirerek dünyayı öngörülen korkunç sondan kurtarmaktı. dharma adada üslenmişti. oldukça gizli bir oluşum olmasına rağmen alvar insanlığın iyiliği için adayı bazı kalifiye insanlarla paylaşması gerektiğini biliyordu. bu yüzden bulabildiği en iyi bilimadamlarını ve psisik sınırlara dayanan guclere sahip bazi ozel cocukları adaya getirdi.
adada bir cok istasyon kuruldu. kaderin degistirilemezligi teorisini sinayan deneyler yapildi. bu deneylerden biri 'swan''dı. kendilerine oyle telkin edildigi icin iki denegin bir dugmeye sistematik bir sekilde basip basmayacaklari test ediliyordu. aslinda test edilen sey, görevlerine olan inanclarinin kaderi yerinden bir milimetre oynatip oynatamayacagi idi. işe yaramadı.
bir diger istasyon pearl idi. bu deney de swan'daki iki deneğin yaptıklarını izlemesi söylenen iki diğer denek üzerinde yapılıyordu. burada incelenen; salt gözlemlemenin swan'ın akıbetine yapacağı etkiydi. bu deney de bir sonuç vermedi. . . .
sorunlu "kader"in adada hapsedilmesine, dünyaya akışının mümkün oldugunca engellenmesine karar verildi. böylece dünya kendisini bekleyen kötü kaderle karşılaşmayacaktı.
....
adaya gelen çocuklardan biri olan jacob en özel çocuk seçilmişti. zihniyle küçük objeleri oynatabiliyordu. (orientation film'de goruluyor) madem black rock insan hafızasını elektromanyetik olarak depolayabiliyordu, kimbilir ; belki bir insan zihni de aynı şeyi yapabilir, bu elektromanyetik hafizayi kayadan emebilirdi. kader belki tersine cevrilebilirdi. jacob kayanın gücünün yogun oldugu yerin merkezine yerleştirildi ve marvin candle'in da dahil oldugu bir bilimadami ordusunun gözlemi altinda "kaya"nin icinden "kader"i emmeye calisti. ne yazık ki, daha sonra "incident" olarak bahsedilecek patlama gerçekleşti.
jacob bu patlamayla cismani formunu kaybederek black rock tarafından emildi/hazmedildi. bilinci kayanın katmanlarına yerlesmisti. "insan"ken sahip oldugu nesneleri oynatma yetisi artık herhangi bir forma bagli kalmaksizin kullanilabilir durumdaydi. kendini tas katmanlari halinde özgürce hareket ettirebiliyordu. siyah bir toz bulutu (bkz: black smoke) halinde hareket ediyor ve kendini cesitli sekillere buruyebiliyordu. elektromagnetizmayi imaj ve ses olusturmak icin kullanabilecegini ögrendi. ve sonunda da ,- eko'da da gördüğümüz gibi- zihin okuyabilecegini. .
dharma, kaderin yönünü degistirmek konusunda basarisiz olmakla kalmamis, masif bir anomali yaratak isleri daha da kötüye götürmüştü. alvar hanso üzgündü. karısıyla birlikte ölmek üzere adaya geldiler. jacob'un sessizce canlarını alması için yanyana iki kaya oyuğuna ölmeye yattılar. alvar'ın cebindeki kesede iki taş vardı; (biri siyah, biri beyaz) biri kendisi, biri karısı için. öldükten sonra iki ayrı benlik olarak bu iki taşın içine yerleşebilirlerse jacob onları kendi formuna dahil edince, black rock varoldugu sürece onlar da varolacakti. işe yaradı, jacob onları absorbe etti ve üç başlı bir varlık haline geldi. (yani radzinsky'nin blast door'da tarif ettigi cerberus gibi).
vak'a, (patlamada bir kolunu kaybeden marvin candle'in tarifiyle incident) artik elektromanyetik enerjinin periodik olarak serbest birakilmasini gerekli kilmisti. dogal olarak yogunlasan enerji jacob/cerberus'un varligini sürdürürken geriye kalan bilmadamlarinin da "kader" kavramı uzerindeki arastirmalarini surmesini sagliyor, enerjinin periodik olarak bosaltilmasi ise basa gelebilecek bir baska felaketi önlemeye yariyordu. incident'nin gerceklestigi tüm alan betonla kaplanarak izole edilmisti. swan'in artik gercek bir amacı vardı. elektromanyetik enerjinin her 108 dakikada bir yakındaki bir baska uyduya aktarilmasi gerekiyordu. bu iş için ajan oldukları baştan belli olan radzinsky ve inman atandı.
fakat onlar kaderi degistiremeyeceklerini/veya degistirmemeleri gerektigini düşündüler. bununla birlikte incident, dünyanın felaketine yol açacak olan kaderin bizzat kendisinde bir anomali yaratmıştı. bunun düzeltilmesi gerekiyordu. anomali, içinde o sirada hamile olan rousseau da dahil olmak uzere bir cok bilimadami olan bir gemiyi kendisine dogru cekti. dharma(-dan ne kaldiysa) bu geminin akıbetinin olması gerektigi gibi olmadigini gördü ve kaderle yaptiklari bu deneyin daha genis capta anomaliye sebep olabilecegini ve muhtemelen cok daha buyuk tehlikeler yaratabilecegini farkettiler.
durum çığ gibi büyümeden hatalarını düzeltmenin yollarını aramaya başladılar. . . .
bir dharma çalışanı olan bea klugh , icinde bulundugu idealist komunitenin üçlü grubun liderligindeki (jacob/cerberus) totaliter bir rejime * kaydigini hissediyordu. kendisi gibi düsünenlerle birlik saglamaya calismasi ise beyhudeydi cünkü itaatsizligin bedeli beyin yikama ve yeniden programlamaydı. (karl'i gördügümüz odada) "pearl" hala aktif ve kendisi orada görevliyken, radzinsky ve inman'la bilgisayar aracılığıyla iletişim kurmuş; onlara kendi keşiflerine dayanarak adanin ve hatchlerin gizli bir haritasini oluşturabileceklerini söylemişti. (john lock'un blast door'un uzerinde gordugu harita) yakalanmalari ihtimaline karsi dharma'nin oryantasyon filminin icinde bilgisayarla iletisim kurmanin yasaklandigi bolumu filmden çıkardılar. böylece kendilerinden sonra aynı göreve birileri verilecek olursa bu kuralla kısıtlanmayacaklardı. üçü bir kaçış planı formüle etti.
radzinsky , kgb ajanıyken işkence ettiği insanlara, özellikle de işkence ederken gözünü çıkarttıgı bir kişiye dair imajlar görüyordu. tabii ki bu imajlara jacob/cerberus sebep oluyordu. bu görüntülerin bir amacı vardı. inanışa göre insanın geçmişinin üstesinden gelmesi, onun tutsagı olmaktan kurtulabilmesi için bir sınav vermesi gerekiyordu. radzinsky buna inanmasa da kaçabilmeleri için herşeyi yapacaktı, .inman'ın ordu bıçağıyla bir gözünü çıkararak bu testi verdi.* . . . uyandığında onu benjamin linus ve digerleri karşıladı. otherville'i gezdirip, dharma olusmunu genel hatlarıyla açıkladıktan sonra ona camdan bir göz ve bir iş verdiler. sessizce işini yapmaya başlamıştı ama aslinda tek istedigi bu adadan kaçıp gitmekti. bu yüzden planına sadık kalarak sabretti.
doğru zaman geldiginde arrow istasyonunu birçok insanın da hayatına mal olacak şekilde patlattı. sonra da swan'da hala çalışmakta olan inman'la haberleşerek oraya gitmek icin adayi bastan basa kostu. neyse ki zamanlamasi sayesinde kacisini yagmura denk getirebilmisti ve jacob/cerberus'a yakalanmadan inman'a ulasmayi basarabilmisti.
inman'in bir tuzak kurdugu swan istasyonuna ulastiginda artik hava kararmisti ve hatch'ten ufak bir ısık hüzmesi süzülüyordu. jacob/cerberus bu ışığı takip etti ama inman hatch'in girişine yerleştirdigi aynalar yoluyla onun kapiya yaklaştıgını gorebiliyordu. acil guvenlik kapisini aktive ederek (bkz: lockdown) suyu acti. kapinin disindaki jacob/cerberus'un da oldugu alan suyla doldu. merdivenin altinda atan sigorta ise jacob/cerberus'un icinden bir elektrik akiminin gecmesine sebep oldu. bu arada tamamen etkisiz hale getirilemeden jacob /cerberus'un bir kismi kapinin altindan gecmeyi basarmisti. bu kisim inman'in gecmisinden bir goruntu/bir kisi olarak karsisina cikinca radzinsky'nin bu gordugu seyin gercek olmadigina ve hemen kacmalari gerektigine dair ikna girisimlerine ragmen inman onu yok edecek gücü kendinde bulamadı. ;(sigorta kutusu* ve su borusu sezon 2 bölüm 1'de jack , hatch'in merdivenlerinden ilk indiginde görünüyor)
radzinsky planina sadik kaldi ve swan'i, oryantasyon filmini eksik halde birakarak terk etti. dış dünya ile iletişim kurabileceği flame istasyonuna gitti. vardığında buranın terkedilmiş ve daha da tuhafı; kendisi için hazırlanmış oldugunu gordu. bol miktarda votka, satranç oynayabilen bir bilgisayar, bir kedi ve hatta duvarda da kendisiyle ayni dogum gununu paylasan rus cimnastikçi nadia comaneci'nin fotografi vardi. monitörlerin karşısına oturup dış dünyaya ulaşmaya çalıştı. çok uzun zaman geçmişti aradan, berlin duvarı sovyetler birliğiyle birliğini de yanında götürerek yıkılmıştı. iletişim kurmak onun için anlamsızdı. sonraki birkaç günü sarhoş geçirdi. sonunda benjamin ve diğerleri geldiler.
bir anlaşmaya vardılar: evet o onlardan birkaçını öldürmüştü ama vermesi gereken vicdan sınavını aslında vermediği ve dolayısıyla dharma'ya katılmak için kalifiye olmadığı için sorumlu tutulamazdı. kamplarına gelmediği ve istihbarat gorevlisi olarak onlar için çalıştığı surece yaşamasına izin verdiler. kendisine verilen stokla kendi kendine bakabilir durumdaydi. inman'in akibetini sordu. inman'i radzinsky^nin kendini oldurdugune ikna etmislerdi. uyandiginda yuzu olmayan bir cesetle karsilasmis, üzüntü içinde dostunu gömmüştü. (hatirlayin, inman'in flashbackleri)
o anda, bahsi gecen kedi sekil degistirip kara dumana donustu (yani jacob/cerberus'a). radzinsky'ye liderligini reddettigi icin bakunin ismini koydu (bkz: mihail aleksandrovic bakunin)swan istasyonunda kurduklari tuzak yüzünden elektromanyetizmanın serbest bırakılması esansında bir terslik oldugunu, bunun bir anomaliye daha yol açıp nijerya'dan küçük bir uçağı adaya düşürdüğünü söyledi.bir kaç yaşamın sona ermesi veya küçük bir uçağın düşmesi belki çok problem olmayabilirdi (kader'in belli bir noktaya kadar course-correcting'i vardı) fakat asıl sorun uçağın uyuşturucu taşımasıydı. kaderinde hiç yokken bu uçağın düşmesi ciddi miktarda uyuşturucunun kaybı demekti ve dolayısıyla çok fazla hayatı -charlie ninki de dahil- etkileyecekti.
bakunin'e, bu anomalinin dünya üzerinde yarattığı ve yaydığı etkiyi takip etme ve etkileyebilecegi tüm insanlarin profilini çıkarma görevi verildi. o da flame istasyonu vasıtasıyla bu insanları buldu. her biri bir şekilde ya düşen uçakla ya da birbiriyle baglantiliydı. anomali büyük dalgalar halinde büyüyecekti. sonunda bir şekilde bütün bu insanlar aynı gün aynı saatte aynı uçağa bindirilerek adaya getirildiler. jack, kate, charlie, rosei sawyer ve digerleri...dharma kaderin rotasının tamirinde (course-correcting) ona yardımcı oluyordu.
. . . bakunin vicdan azabı içinde yanmış olan arrow istasyonuna döndü. filmin çıkarttıkları parçasını içeren incili, dharma'nın hediyesi olan cam gözünü ve inman'la iletişim kurmak için kullandığı radyoyu oraya bıraktı.
desmond, guvenlik anahtarını cevirip swan'ın çökmesini sağladığında jacob/cerberus onun hayatını kurtardı. ama desmond onun gücünün küçük bir kısmını emmişti. şimdi desmond "geleceği" değil "kader"i görüyor. yani işlerin nasıl gideceğini değil nasıl planlandığını.
yukarıdaki metin andrew smith 'in seventh seal theory ismiyle yazdıgı metnidir. http://www.4815162342.com adresinden ingilizcesini de okuyabilirsiniz.
Hemen Paylaşmak istedim arkadaşlar ne dersiniz sizce yazılanlar doğru olabilirmi? Akıl Mantık aramıyoruz dizide belki ama anlatılanların çoğu mantıksal olarak birbiriyle bağlantılı... ???!!
Paylaş:
_____________________________
MSI z68a-gd55 ۩intel i5 2500k@4.5Ghz (1.325v) + Thermaltake frio ۩GigaByte Gtx 260 OC -216- ۩2x4 Gskill Sniper DDR3 1600@1866 1.5v(11-11-11-28)۩Philips 244E1SB ۩OCZ Agility 120Gb+Seagate 500GB 7200.11+Samsung Story 1TB ۩Aopen H600 b-28+ GP 550W ۩NEC 4571 (taş gibi dvdrw öylece takılı duruyo anakarta ide portu koymayan zihniyetin...) ۩Logitech İnternet 350۩A4Tech XL-740K Laser ♫Creative X-FI ExtremeMusic♫ ♫Logitech Z-5500 505W DIGITAL♫ ♫Sennheiser HD202♫ l QPAD Kunkka Kode5 l steam: jeffrey_jey live (sf4): spalaz
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
çok güzel hazırlanmış bir teori, özellikle mikhail ve radzinskynin aynı kişiler olduğunu belirtmesi çok doğru gibi görünüyor. 3. szonu kapsadığı için şu an için geçerli olan tek teori bu gibime geliyor, hazırlayan adama tebrikler
edit: teorinin ingilizcesi, yazarı tarafından postlanmış, karikatür falanda hazırlamış eleman deli galiba
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
güzel bi teori gerçektende,özelliklede sondaki desmond ile ilgili kısım olayın mantıklı bi noktaya bağlanması açısından iyi bi kanıt oluşturuyor peki neden mikail'in bi türlü ölmediği ile ilgili bişey düşünmemiş mi bu teoriyi yazan kişi
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
3 sezon yani 48 bölüm sonra işin aslını öğreniriz, bu teoriler de tat katıyor tabi ama çoğu yanlış çıkıyor sonralardan.
Bence Charlie Phenny ile ekranda konuşurken penny nin geçmişine mesaj yolladı, yani adanın dışında bekleyen gemi penny nin gemisi. 4. sezonun bir kısmı da adanın dışında geçecek bence.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Öncelıkle guzel olmus ama eger bu adam ada yı satın almıssa adada ne yapıldıgı hakkında hıc bı bılgı yokmu hatta ada bılınıyosa kurtulmaları bıle olası. 'neyse ki zamanlamasi sayesinde kacisini yagmura denk getirebilmisti ve jacob/cerberus'a yakalanmadan inman'a ulasmayi basarabilmisti'. bu cumlede de jacop sa eger yagmurda ılerleyemedıgını soluyosa dızıde ılerlıyo bknz en yakın kate ıle julıet sahnesı. Bırde bu anlatılanlara gore sankı bunlar uzun bı zaman once gecıyo gıbı o zaman inman ıle sayıd ın sahnesı hadı adada yaslanma olmuyo desek benjamın nasıl buyudu benjamın kucukken gordugu Rıchard mıydı gıbı bır suru soru var. Soylemeden gecmıyım dızıde bılmem sızde farkettınızmı desmondın yanında oldugu rahıpın masasının ustunde penelophe ye yuzugu almamasını soyleyen kadının fotografı vardı bı bakın ıstersenız (S3 Bolum 17).
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Bence bu teori saçma
Yeminin uçağının adaya dusmesıyle dıs dunyada bundan etkılenen hayatların Adaya getırılme olayı bence biraz saçma..Çünkü bu planlanmış birşey olsa Uçak düştüğü gün Ben. onların kım olduğunu öğrenmek ıcın ethan ve boowdwıng i(isimleri yanlış yazabılırım :D ) onların arasına ajan olarak göndermez ve kişilerin listesini ismetemzdi.... Bunu çürütcek bir diğer sebepde uçağın o adaya düşmesine sebep olan desmonddur. Hatrlayınız Lock ıle desmond duğmeye basmama kararı alıp kendılerını odaya kılıtleyerek eko nun dısardan dınamıtle kapıları patltmayı denedığı sahnede Lock desmonda üzerınde sayılar bulunan bır kağıt verıyor ve desmond bır flashback yasıyor ve ucağın dustuğu gunun duğmeye basmakda geç kaldığı gunle aynı gun olduğunu (kağıtta system error hatası verdığı tarıh ıle uçağın dustuğu tarıh aynıydı)hatırlıyor ve sızın uçağınızı ben dusrudum gıbısınden bı cevap vererk düğmeye gerçekden basılması gerektığıne ınanıyor ve guvenlık anahtarı bulup swanı patlatıyor
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
teori gerçekten çok iyi bi roman yazıyo olsaydık çok geniş ve tutarlı biçimde açıklanabilirdi. ama açıkçası dizi için fazla karışık temelde böyle olsa bile bu kadarını vereceklerini zannetmiyorum
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
evet gerçeğe en yakın teori bu ama yine çelişkiler var yada bu dizide herkez doğrulalr görmüyo çünkü sezon 3 te mr eko charlie ile Claire aron bebek bebekle seyahat ederken görü ama desmoond da göre charlie ölü burda ben bi çelişki ye düştüm eğere charlie o gemiden sağ çıkarsa olabilir ama çıkamyacak gibime geliyo 4. sezonu sabırsızlıkla bekliyorum
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: cLk
çok güzel hazırlanmış bir teori, özellikle mikhail ve radzinskynin aynı kişiler olduğunu belirtmesi çok doğru gibi görünüyor. 3. szonu kapsadığı için şu an için geçerli olan tek teori bu gibime geliyor, hazırlayan adama tebrikler
edit: teorinin ingilizcesi, yazarı tarafından postlanmış, karikatür falanda hazırlamış eleman deli galiba
Ada, manhattan ile aynı fiziksel alanı paylaşıyordu ancak şehrin üzerine gölgesi gibi eklenmişti (yani ada ve manhattan aynı fiziki alan üzerinde aynı anda yer alabiliyordu). Ada ve üzerindeki her şey bizim dünyamızda biz bilmeden varoluyordu ve onlarında bizden haberi yoktu. Genellikle sadece yerçekimini ve diğer zayıf kuvvetleri paylaşıyorduk; bu gölge maddeydi.
Kazazedeler için sadece ada ve etrafını çevreleyen deniz vardı. Eğer biri açılırsa desmond' un yaptığı gibi, bir yönde yeterince ilerlediğinde tam aksi yönünden gene adaya çıkıyordu. Desmond buna snowglobe* demişti ama burada herhangi bir sınır –camdan duvar gibi- bir başlangıç yada bitiş yoktu. -Desmond: “…bu kanlı snowglobe’a saplandık kaldık…”
*küçük camdan küre genelde içinde uçuşan beyaz parçalar olur kar yağıyor gibi
Ada her zaman burada varolmamıştı- aslında Manhattan ın tam karşı tarafındaydı. Manhattan’daki dharma girişim deneyleri elektromanyetik alanı etkiliyerek gölge maddeyi normal maddeye dönüştürüyordu. Kutupsal olarak tamamen Manhattan ın zıttında bulunan ada gölge madde haline geldi dünyaya “düştü”. Adanın olduğu yer sadece okyanus- sadece düzensiz elektromanyetik dalgalanmalar olduğunda ada ana kapı haline geliyor – dünyanın öbür yanına geçiş- ada dünyasına yani. 815.uçuşun yolcular bu kapıdan geçtiler ve gölge maddeye dönüştüler. Aslında gerçekte uçak Manhattan a düştü ve herkes öldü. Yani biz gerçekten kurtulanlardan hiç kimseyi görmedik.
Adadaki elektromanyetizma doğal bir şekilde oluşmuyor- swan orientation filminde dr.marvin candle tarafından söylendiği gibi- ada newyork ağından, özellikle Manhattan’dan enerji çekiyor. Adanın Manhattan ile aynı fiziksel alanı kapladığını, gölge madde ile üzerine yerleştirildiğini söylemiştik; böylece hatch lerde manhattın’ın önemli elektromanyetik alanları üzerinde bulunuyor (metronun enerji kaynağı gibi) ve enerjilerini buradan alıyor. Swan bu enerji akışının düzgün bir şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Her 108 dakikada bir girdiğimiz kod enerjinin her kaynaktan makul miktarlarda alınmasını ve adada uygun şekilde dağılmasını sağlıyor. Örneğin Manhattan da ki kaynakların birinde fazla yüklenme olsa bu diğer dünyada fark edilebilir bir etki yaratır,mesela brooklyn karanlıkta kalabilir. Desmond kodları girmediğinde ortaya çıkan büyük enerji kütlesi adayı kapı haline getirmiş uçuş 815 in bulunduğu yerin tam manasıyla kutupsal zıttına geçip adaya düşmesine sebep olmuştu.
Numaralar Manhattan’da ki enerji alınacak bazı belli bölgeleri temsil ediyor. Manhattan dan alınan enerjinin aşırıya kaçmaması, bölgenin enerji alanını etkilememesi, newyorkers tarafından fark edilmemesi gerekiyor. Penny’nin bilim adamlarının fark ettiği gibi.
Enerji çekilen noktaların bizim dünyamızdaki karşılıkları şöyle;
Washington Square Park on 4th Tompkins Square Park on 8th Union Square Park on 15th Stuyvesant Square Park on 16th Madison Square Park on 23rd Bryant Park on 42nd
Desmond’un gerçekleştirdiği bu güvenli düzeneği tehdit eden durumda enerji 108th central parkta serbest kaldı.
Sayid radyoyu tamir eder. Moonlight serenad’ı sunan Amerikan aksanlı bir dj sesi duyarlar.Hurley-duydun mu ne kadar net?çok yakında olmalı değil mi?
Sayid sinyalin herhangi bir yerden gelebiliyor olacağını açıklar -belkide binlerce mil uzaktan- uzaklara doğru bakarlar. Ama belki de sinyal nettir çünkü yereldir. Manhattan dan geliyordur. Glenn miller ve orkestrasının kaydettiği yerden. Özgürlük heykelinin bir parçası.
Özgürlük heykeli bedenine monte edilebilen bakır parçalardan oluşmuştur. 4 parmak newyork un dört mevsimini temsil eder. Küçük parmak ya sayid in bakış açısından görünmemektedir. Yada geriye kalanı parçalanırken kopmuştur.
Belki de atlamaya (desmond un sayıları girmediği anı söylüyor) sebep olan büyük enerji patlamasında ortaya çıkan elektrik enerjisinin sebep olduğu şimşekler heykeli parçalamıştır.-gökdelenler çok yüksek olduğu için menzilin dışında kalmış olabilirler bu sadece şu an aklıma gelen bir şey-
Adaya ve 815. uçuşa olduğunu iddia ettiğim şeyi illüstrasyonla anlatmaya çalıştım; tuhaf göründüğünü biliyorum bu sadece bir teori sakin olun.
Uçuş 815 Sydney’den Los Angeles a gitmek üzere kalkış yaptı; insanlar içmeye başladılar.
Uçuş millerce sürdü.– Dharma personelinin önceden yaptığı ayarlamaya kadar ya da Desmond’un sebep olduğu yarıkürenin bu kısmında gerçekleşen karmaşa uçağın elektrik ekipmanını bozana kadar – uçak Avustralya ve Antartika arasındaydı.
Dünyanın bir tarafında yer alan adadaki hatch de yaşanan sistem hatası dnyanın boyutlarını etkilemeye başladı Bükülmenin etkisi görüldüğü gibi büyüdü, karşılıklı iki kutupta, gerçeklik şiddetle içeriye çöktü. Uçağın altndaki kuyu iyice derinleşti
Bu noktada, evrenin boyutları yerinden oynadı, birbirlerini çektiler ve tamamen döndüler.
Her şey tersine döndü, sol şimdi sağ, batı şimdi doğu.
Uçak çok fazla hareket etmedi, dünya onun etrafında hareket etti, uçak sadece kendi küçük pikeler ve çarpmalar yaşadı.
Bu süre sırasında ada bir baloncuk içerisindeydi ve kendi boyutlarını muhafaza etmeye çalışıyordu. Butona tam zamanında basmak bu sürecin tekrar yaşanmamasını sağlamak açısından çok önemlidir. Eğer butonlara zamanında basılmazsa –ve acil durum müdahalesi gerçekleşmezse- ada birden kendini yıllar önce geldiği dünyanın diqer tarafında, okyanusun buzlu sularının dibinde bulabilir.
Teorinin bu kısmı birkaç şeyi açıklyor; black rock, avustralyanın güneyinde okyanusun dibindeydi, ada yaratılırken okyanus tabanından büyük bir toprak kütlesi alındı, black rock bu kütle ile geldi.Brezilyalı bilim adamları neden soğuk iklim koşullarında belirdiler ve (antartica) ya da özgürlük heykelinin ayağı neden yanlış yönü işaret ediyor? Bu soruların cevabı bu kısımda veriliyor. Uçak düştüğü gibi, adadaki dharma bilim adamları tarafından gövdedeki bütün hatıralar toplandı ve saklandı. Adem ve Havva’nın adada ortaya kate -jack’in keşfettiği iki yaşlı ceset-Star Trek dizisinin ilk bölümlerinden referans alır. Bu bölümde Captain Pick mahkumların anılarını kendi şahsi çevrelerine ait … toplayan telepatik yeteneklere sahip yaratıklar tarafından hapsedilir. … Captain Pike ve biçimli sarn yeni Adem ve Havva’dır - kendi kelimeleriyle- ve üremek için cesaretlendirilirler. Bu Captain Pike için tam bir fırsattır ama asıl nokta şudur; hatıralar kaydedilebilir, toplanabilir, başkalaştırılabilir ve yeni gerçeklikler yaratmak için kullanlabilir. (Aslında dharma uçağı bilinçli bir şekilde düşürmedi, ancak bu sağlam anıları boşa harcamak başka bir trajedi olurdu.
Adem ve Havva cennet bahçesindeki yasak ağacın meyvasını çaldılar:İyilik ve Kötülük bilgilerini barındıran ağacın. Bunlar bu meyvanın tohumları olabilir mi?(siyah ve beyaz taş kastediliyor) Ve eğer bu bilgelik silinebilseydi,cennet geri kazanabilir miydi?
Uçuş 815 yolcularının anıları adada kaydedildi, incelendi ve yıllar sonra düzenlenerek kırk küsür kişinin ya da diğer adlarıyla Dharma gönüllülerinin (biz bunlar Jack, Kate, Sawyer, Hurley, Claire, Charlie, Rose ve tüm diğerleri olarak biliyoruz) zihinlerine aşılandı ki Locke liderleri Alvar Hanso kadar gönüllü değildi.Bu anılar,olduklarına inandıkları kişi oldukları ilüzyonunu korumak için ada tarafından düzenli olarak zihinlerine aktarıldı. Bu durum yayın alanının etrafında gerçekleşen birtakım çılgınlıkların kökenidir. Hatıra paracıkları bizim dünyamzda ki insanların kafalarına hava dalgaları yoluyla direk olarak girebilir.
Henry Gale bu tekniğin ilk deneklerinden.Sorgu altındayken söylediğine göre adaya bir balon kazası sonucu düşmüş. ve karısını gömmüştü. Hikayesinin yanlış olduğu kanıtlandığı halde (Sayid,Ana lucia ve Charlie balonun düştüğü yeri ve gerek Henry Gale’in kimliğini bulmuş ve karısının da orada olmadığını görmüşlerdi)“sahte Henry” doğru söylediğine inanıyordu.Onun hatıralarına göre o balonun içindeydi,adaya düştü ve karısı gömdü. Ona göre doğruyu söylüyor.Elbette Henry bu hatıralarını bazı parçalarının zihnine aktarıldığını biliyor fakat ona göre bunlar gerekten uzak şeyler değil.”Diğerleri”de aynı işleme tabi tutulmuş kişiler;bilinçli denekler olmalarına rağmen aynı zamanda hiç yaşamadıkları hayatlara dair anları da yoğun şekilde hatırlıyorlar.
İlk Henry Gale
2.Henry’nin beyaz, 1. Henry’nin ise siyah olması Dharma uyarlamasının hafızalara bir oyunu; Henry 2’nin anıları aynaya baktığında beyaz bir yüz görmesini sağlıyor, bu aldatmacanın aksini ortaya çıkarabilecek tüm anılar yok edilmiş. Örneğin Hurley’in kardan adam şakası:Bu şakanın doğru cevabını biliyor olmak Hurley’i Desmond veya Kelvin’den sonra düğme basma görevinin varisi yapıyor.Bu anı onun zihnine doğru zamanda ortaya çıkacak şekilde gömüldü. Diğer anılar ise insanlara önsezi ile doğrudan rehberlik etmek için alındı. Örneğin Eko’nun ölmüş kardeşi bir rüyada Locke ve Eko’ya “Pearl”e giden yolda rehberlik etmek için dirildi.
Anı aşılama işlemi kusursuz bir iş değil.Kazazedelere benimsetilmiş kimlikleri sürekli onaylamak için anıların sürekli iletilmesi gerekiyor.ve bazen su yüzüne çıkan bir farkındalık olur.(eski kimliğinden birşeyler ortaya çıkar)
Kate’i iki kez boğazlanırken gördük; iki durumda da ölü bir yolcunun bilinci,ele geçirdiği beden güçsüz ve sanrı halindeyken yüzeye çıktı.
Neden beni öldürdün?
İlk durumda ele geçirilen polisti. 2. olayda ise Sawyer. Sayıklar haldeyken bir şeyler mırıldandı, Kate onun öldürdüğü gerçek babasının ruhu olduğunu düşündü.Sawyer aniden Kate’in boğazına yapıştı ve “Neden beni öldürdün?”dedi. Ama bu babasının ruhu değildi. O Sawyer’in kafasının içine düşürülmüş, 815 uçuşundan birinin bilinciydi. Biraz “John Malkhovic Olmak” filmine benziyor fakat bu sefer tüm bir ekiple.
Bilim adamlarının hatıraları da bastırılmış durumda ama onlar hala kendi davranışlarını etkileyip canlandırabiliyorlar. Eşyalar ve insanlar genellikle tanıdık görünüyor, dejavuya benzer bir durum. Örneğin Jack. Ambarın kapağını açtıktan sonra(S2 E1) aniden korkmuş ve aşağı inmek istememiştir. Herkesi aşağı indirmenin mantıksız olduğunu söyler ama Locke ve Kate tarafından da belirtildiği gibi asıl sebep bu değildir.
Locke’un yüzündeki iğneleyici gülümseme ve Jack’e sorduğu sorunun sebebi onda bir gariplik olduğunu sezmesidir. “Neden aşağı inmek istemiyorsun Jack?” Sonrasında Locke Jack’e Desmond’la tekrar karşılaştığını hatırlatır dünyadaki bütün insanlar arasından –bu imkansız. Ama gerçek olan şu ki Jack Dharma’nın bilim adamı olarak yıllarını o kutuda geçirmiş ve oradan nefret etmektedir. Gerçekten de Jack oradaydı. Bu durum ayrıca Locke ve Eko’nun “Pearl”in gözlem monitörlerinde Jack’i “Swan”da tek başına dolaşırken görmeleriyle de sezdiriliyor. Bu görüntüler yıllar öncesinden olabilir.
Lost’un iki sezonu da Jack’in gözkırpmasıyla açılıyor.
sezon 1 ep1, Jack'in sağ gözü
sezon 2 ep1, Jack'in sol gözü
2.sezonun başında hatchdeki ranzasından kalkıp günlük rutin işlerini yapan bir adam görüyoruz. Bu görüntülerden bazıları Jack’e ait fakat uzun saçlı hali. Diğer anılar güzelce atılıp gömülmüş, tıpkı Sawyer’ın Dharma’ya katılmadan önceki müzik kariyeri gibi.
Dharma’nın mükemmel amacı ölü insanların anılarını alıp diğer insanlara aşılaması hayatı uzatmak için -süresiz,herhangibir şansla…
Dharma kutsal adasında birçok şeye ulaştı. Bu benzersiz boyutta içinde metal parçacıklarını tutan bir alanı, siyah dumanı oluşturdular. Dumanın görevi Rousseau’nun da söylediği gibi güvenlik. O anda neyi koruyorsa insanları korkutup ondan uzak tutacak bir güvenlik sistemi.Onların en derin korkularıyla bağlantı kurabilir. Eko’yla yüzyüze geldiğinde, Eko’nun anılarının dumanın içinde titreştiği görülebilir.
Adanın Manhattan'a birleştirilmiş eşsiz varlığının gölge maddeden oluşması dharma bilim adamlarının yapacakları şeylerin fizik kurallarına uymasına izin vermemiştir. Enerji Manhattan’dan adaya doğru giden yolları geçerken fiziksel objeler de iki dünyada birden kısmen varolabiliyorlar. Pilot bölümde Rose canavarın sesini tanır,Rose Bronx’lu.. Sezonda daha sonra öğreniyoruz ki ilk gece sahilden duyulan canavar seslerinin bir kısmı siyah dumana ait fakat hepsi değil. Aynı zamanda Newyork’un demiryolu ağının bir parçası olan “El”in sesi. O an tren topluluklarının iki boyutta birden varoldukları anlardan biri,ağaçları deviren ve çığlık seslerini çıkaran da budur. Walt’ın kaçırıldıktan sonraki gizli ortaya çıkışları da aynı yer değiştirme durumuyla bağlantılı. Belki altgeçitleri kullanmıyor ama adada başlangıç noktasından millerce ötede ortaya çıkmak için bizim dünyamızdan geçiyor,ıslak olmasının sebebi de bu
…Michael Walt’un Newyork’a ilgi duymasını sağlamak için 42. caddedeki Flaration binasından bahsediyor; 1902 yılında inşa edildiğini ve bu binanın ona ilham verdiğini söylüyor. Interbrough Rapid Transit Company(ilçe içi hızlı transit şirketi) 1902 yılında Manhattan El trenlerini buharlıdan elektrikliye çevirdi.(Rose’un duyduğu türden trenler).El, Tanrı’nın ibranicesi ve kutsal kitapta bir çok sözcükte veya uzun isimlerin içinde karşımıza çıkar. Örneğin “Tanrı bizimle”anlamına gelen “Immanuel”."El" ismi Watership Down'da da (1978 yılında çizgifilmi de çekilen bir kitap) mitolojik kahraman El-ahrairah için kullanıldı-Binlerce Düşmanı olan tavşan lordu. El-ahrairah kitapta Inle’nin kara tavşanıyla karşılaşır(bu kara tavşan ölüme denktir)ve tavşan kolonisinin hayatı için bir kumar oynayarak anlaşma yapmaya çalışır. Aynı şekilde Ingmar Bergman’ın The Seventh Seal” filminde de Şövalye Antonious Black ölümü satrançta yenerek onun arkadaşlık isteğini ertelemeyi denemiştir. The Seventh Seal filmine daha sonra tekrar döneceğiz.
Sawyer Watership Down'u okuyor
Fakat duman, canavar ve diğer şeyler-köpekbalığı gibi- Dharmanın kader ile ilgili mükemmel planı yanında çok ufak şeyler.
Filozof John Locke
Filozof John Locke Belleğin Benlik olduğunu söyledi. Dharma ise insanlara başkalarının belleklerini nakledip, kişilerin benliklerinde meydana gelen değişimlere tanık olarak bu görüşü ilerletti.
Örneğin, Profesör Klugh, paralel bir ada evreninde İnsanoğlunun Hayatta Kalması üzerine çalışan bir adamla evliydi; aynı adam bellek nakli için gönüllü olduktan sonra, eski eşinin ölümünün ardından, tuhaf ve tehlikeli bir adada, eşi tarafından kendisinden uzaklaştırılan oğluyla arasını düzeltmeye çalışan, New York’lu bir mimar olan ‘Michael’ olduğuna inandı.
Dharma yeni anılara sahip olmakla değişen tek şeyin kimlik olmadığını öğrendi: aynı zamanda biyolojik bir değişim de söz konusuydu. Beyinlerimiz belleklerimizin haritasıdır; harita değiştiğinde beyin de değişir, beyin değişince de vücut değişir.
Normalde, sinir sistemi uzantı şeklindeki organların –ekstremite- (kollar, bacaklar, parmaklar) yeniden büyümesini kasıtlı olarak dizginler çünkü organ kaybı etkin bir “öğrenilmiş ders” tir. Ayak parmağımızın ayrıntılı bir planı DNAmızda yazılıdır; ama eğer parmak ciddi şekilde haraplanırsa, vücudumuz bu parmağı yeniden oluşturmayı reddeder. Bunun sebebi beyin ve sinir sisteminin yitirilen bir organı yeniden geliştirmenin potansiyel ölümcül basamaklarıyla yüzleşmektense yarayı en hızlı ve güvenli şekilde iyileştirmeye programlanmış olmasıdır. Yeniden gelişen parmakta sinirlerin yanlış gelişimi sonucu oluşabilecek olası defektler de mesuliyet gerektirir. Örneğin, bu yanlış gelişim sonucu ayak parmağımızı oynatmak istediğimizde tüm bacağımızı oynatır ve düşebiliriz. Yeni bir benlik ile –sinaptik düzeyde- daha önceden var olan baskılamalar ortadan kalkar. Bu sayede yeni bir bellek ile, yeni plan doğrultusunda, kaybedilmiş bir organı yeniden kazanmak mümkün olacaktır.
Bu sebepten, Swan’daki Oryantasyon filminde, Dr. Marvin Candle yaşlı ve tek kolu olan biri olarak görünüyor, ama daha yeni görünen Pearl Oryantasyon filminde (aslında iki filmde de “1980 Tüm Hakları Saklıdır” uyarısı var) Dr Marvin Candle, Mark Whitman’ın belleğini aldıktan sonraki haliyle daha genç görünüyor ve bu kez iki kolu da var. Dört parmaklı heykelin önemi de buradan geliyor; bu tekniği ilk defa geliştiren kişi kendi ayak parmağını kesmişti… daha sonra kendine yeni bir hafıza yükledi ve parmağı yeniden gelişti. Parmağıyla yetinmeyip sırf yeniden geliştirebilmek için bir gözünü de çıkardı; ama kendisine, hafıza yüklemeyle ilgili verdiği en büyük ödül İnanç oldu. Şüpheci adam Avlar Hanso, inanç adamı John Locke olmuştu.
> Marvin Candle (önce) – tek kolu var
Mark Whitman (sonra)- küstah
Buradaki en önemli nokta Kaderin Kimlik ile belirlenmiş olmasıydı. Dharma doğmamızın, aşık olmamızın yada ölmemizin DNAmızda yazılı olduğunu keşfetti. Uçaktaki insanların, uçak kazası geçirip ölecekleri daha önceden DNAlarında yazılmıştı. Onlar ölmüşlerdi, kaderleri onları yok etmişti. Ama daha sonra onların anıları/benlikleri/kaderleri adadaki insanlar tarafından sahiplenildi! Kate, Jack, Sawyer ve diğerleri artık eski, sona ermiş hayatlarında yaşıyorlar- artık gelecekte onlar için ölüm söz konusu değil. Yolcuların feda edilmesi kaderin gerektirdiğini yerine getirdi; “hayatta kalanlar”ın bedelini ödediler.
Jack, Kate ve sawyer ölümden muaftı – gerçek Jack, Kate ve Sawyer çoktan oldukları yerde ölmüşlerdi. Arınmışlardı. – Tabula Rasa ( eski bir bölümün ismi ve konusu)
Diğerleri – onların eski iş arkadaşları- onları izleyip projeyi devam ettirdiler. Amaç onların hatıralarını, kimliklerini, kaderlerini yeniden tanımlayarak insanlığı kötülükten korumaktı. Zaten ölmüş olduklarından ölüm karşısında görünmezlerdi. Henry “Tanrı bizim ne kadar süredir burada olduğumuzu bilmiyor John, o bu adayı dünyanın geri kalanının görebildiğinden daha iyi göremiyor…” diyerek bunu dile getirmişti.
Ana Lucia ve Henry arasında geçen – Ana’nın Henry’i öldürmek eğiliminde olduğu- bir konuşmada, Henry “Goodwin… evet, bize senden bahsetmişti, Ana. Senin ne kadar değerli olduğunu ve seni DEĞİŞTİREBİLECEĞİNE inandığını söylemişti… ama yanılmış… ve bu yanılgı hayatına mal oldu.” Goodwin, Ana Lucia kimliğinin değerli olduğuna inanıyordu. Diğer kimlikler o kadar değerli olarak görülmüyordu çünkü Dharma topluluğu için zararlı veya yararsız olabilirlerdi; bu insanlar uzaklaştırılıp eski hallerine geri getiriliyordu.
Dharma Girişiminin hafıza hırsızlığı ve nakline dair birçok ipucu bulunuyor. İlk ipucu: Sawyer öldürmek istediği adamın adını kullanıyor ve yavaş yavaş aynı onun gibi olmaya başlıyor - bu ipucu bir tam bölüm sürmüştü.-
Diğer bir ipucu: Locke’ın babası daha uzun yaşayabilmek için oğlunun böbreğini çalıyor (gerçekten yaptı mı?) ve ardından, bir süre sonra, öldürülmemek için öldüğü yalan haberini çıkarıyor; kendi sözleri ile: “kendi kendimi öldürdüm çünkü dışarıda bir yerlerde bu işi yapmak için bekleyen iki kişi vardı.”
Başka bir ipucu: Hurley başkasının –kötü- sayılarını lotoda kullanarak yeni bir hayata başlıyor.
Aynı zamanda Claire bebeğini evlatlık vermek üzereyken bakıcı aileye ‘Catch A Falling Star’ şarkısını bilip bilmediklerini soruyor – “ Catch a falling star and put it in your pocket.”
En büyk ipucu ise Boone’un ölümü. Boone çok tehlikeli bir şekilde, uçurumdaki sarmaşıkların arasında sabitlenmiş olan hafif uçağa tırmanıyor.
Uçakta cesetler ve içleri eroinle dolu Meryem Ana heykelcikleri var. Boone bezgin bir şekilde onları aşağıya Locke’a fırlatıyor.
>“İşte senin işaretin!
Bu uyuşturucu doldurulmuş heykelciklerin her biri 815. uçuşunun yolcuları gibiydi. Dharma için uyuşturucu hafızaydı – kimlik-
ardından cesetlerin üzerinden geçip telsizi alır. Parazit – çalışıyor.
Cızırtılı bir ses cevap verir “ 815 uçuşundan hayatta kalanlar BİZİZ”
Ses Bernard’ın sesidir, ama sembolizm işte oradadır. Uçak düşer ve sonunda Boone yaraları yüzünden ölür. 815 uçuşunun yolcuları daha havadayken, Dharma onların yerine geçme niyetindeydi. Asıl kopyalamayı Dharma yapmıştı.
Adanın Manahattan’da olması hoş ama büyük “neden?” sorusuna biraz uzak. Bu insanlar adaya neden ulaştı? Bütün bu olanların amacı ne? Amaç ölümü yenmek.
Bu bölüm teorinin bu kısmının kaynağını açıklıyor.
The Seventh Seal’ın, plan ve karakterler açısından Lost’un bazı bölümleri için ilham kaynağı olduğuna inanıyorum. The Seventh Seal ve Lost’taki benzerlikleri birlikte sunup bunu göstermeye çalışacağım. Eğer doğru ise, The Seventh Seal bizi, sadece diziyi izleyerek ulaşamayacağımız ipuçlarına götürebilir.
The Seventh Seal bir INGmar BergMAN filmidir.
Hikaye başlıyor... Başlangıçta, kahramanlarımız – şövalye ve yardımcısı- sahilde uyanır.
“Ölüm”ün de ortaya çıkıp belirttiği gibi, (en azından şövalyenin) ölmüş olması gerekmektedir.
Antonius Block –şövalye- Ölüm’ü ona satrançta meydan okuyarak erteler. Ölüm meydan okumayı kabul eder çünkü satrancı seviyordur.
Sadece bedenim, ben değil.
En uygunu bu, öyle değil mi?
>Ölüm siyahı seçer
Charlie’nin kareli satranç ‘atı’ ayakkabısı.
Şövalye ölmekten korkmuyordu; sadece inancı sarsılmıştı ve Tanrıdan, bu hayatından sonra anlamı olan bir hayatı olacağına dair bir çeşit güvence istiyordu.
Şövalye ve yardımcısı iç kısımlara doğru ilerlediler ve belanın/kötülüğün her yere yayılmış olduğunu gördüler. “Ölüm bu kıyılarda dolaşıyor.”
Bir karavanda yaşayan ve yine aynı karavanlarında gösterilerini yapan üç kişilik bir oyuncu grubunu görüyoruz. Bunlardan ikisi evli –Mia ve Jof- ve bir çocukları var.
Jof hayaller görüyor. Gördüğümüz ilk hayali Bakire Meryem’in hayali.
Charlie’nin Bakire Meryem rüyası (Claire) –her zaman mavi giymiş- ve (muhtemelen) Elizabeth (Charlie’nin annesi Megan).
Jof aynı zamanda kendi şarkılarını yazıp söylüyor. Tam olarak Driveshaft sayılmasa da benziyor.
Kasabaya dönerken, uşak soylu bir genç kızı, bir ölü soyucu olan Raval’in yağmasından kurtarıyor. Raval şövalyeyi ve uşağını sefere yollayan alçağın ta kendisi.
Uşak ona, eğer onu bir daha görürse onu bir hırsız olarak işaretleyeceğini söyler.
Neden böyle şaşkın bakıyorsun. Ben ölüleri yağmalıyorum.
>Raval
Daha sonra bir tavernada ona rastlar ve onun gözünün üstünü bıçağıyla çizer.
- Tekrar karşılaştığımızda sana ne yapacağımı söylediğimi hatırladın mı?
> Uşak solda, Raval sağda
Ben sözümü tutarım./ Ben sözünün eri bir adamım.
Ben sözümü tutarım./ Ben sözünün eri bir adamım.
Avlar Hanso
RAVAL….ALVAR. ‘Hanso’ İsveççede ada anlamına gelmektedir. Teoriye göre, Avlar Hanso ölüleri yağmalamaktadır. - Onların anılarını çalmaktadır.
“O muhteşem bir adamdır.” -Müritlerinden birinin övgüsü. bunların hepsi geçecek. Uşağın Raval’ın isteklerine – haçlı seferlerine bile- uyduğu bir zaman olmuştu.
Uşak bir kiliseye girer ve bir duvar boyacısıyla birlikte içer. Duvardaki resim belayla ilgilidir
- Neden resimleri yapıyorsun? - İnsanlara, öleceklerini hatırlatmak için
Şövalye, kaybettiği inancını ararken, tesadüfen, bir rahip olduğunu sandığı Ölüm’e günah çıkarırken umutsuzluğunu ve –satranç stratejisini- anlatır
- Artık hayallerim ve rüyalarımdan oluşan hayalet bir dünyada yaşıyorum.
Ama bunu fark ettiğinde, mücadelesi ile güçlenir.
- Bu benim elim, onu oynatabiliyorum….
-Kanım elimin içinde hareket ediyor.
- Güneş hala gökyüzünde ışıldıyor…
Ve ben… Ben Antonius Block…
….Şeytanla satranç oynuyorum.
Bu sahne adadaki “hayatta kalanların” ruh hallerini yansıtıyor -bu bir ‘son şans salonu’- bunun ölümcül bir oyun olduğunu hissedebiliyorlar ama onlar bu oyunun içindeler. Hamlet’in ‘olmak ya da olmamak’ monoloğunun tam tersi – bir hayat-doğrulaması. Eğer hala kanınız damarlarınızda dolaşıyorsa umudunuz vardır; Bu Locke’ın puslu bakışlarının sebebidir.
Bir çok olaylar gelişir: jonas ve Blacksmith’in eşi oyunları esnasında perde arasında, çalıların arasında öldürülürler. Kendi kendilerini kırbaçlayan bir grup, insanlara öleceklerini hatırlatan gerçek boyutlu haçlarıyla ortaya çıkarlar.
Şövalye bunu hisseder, son yaklaşıyor olsa da şimdiden teselli olunabilir. Aşağıdaki sahnede, uşak, eşi ve Mia ve Jof ile birlikte oturmaktadır. Güneş uçurumun tepesindeki otların arasından ışıldamaktadır. Jof çalgısını çalmaktadır. Mia elinde böğürtlenleri tutmaktadır.
- Teşekkürler , bir şey almayayım. - Yaban böğürtleni topladım.
- Ne hakkında konuştuğumuzu hatırlamaya çalışacağım.
Ve bu hatırayı hep elimde tutacağım.
Evet- o ölecek. Ama bu hatırayı hep hatırlayacak bu da bir tesellidir. Belki hatıralar ölümün panzehiridir. Eğer insanlar bizi sonsuza dek hatırlarsa ölümsüz olur muyuz? Ya da bu kendimizi kandırmak mıdır: başkalarının düşünceleri doğrulusunda, -kendimize eleştirel bir gözle bakmamak ve ölümle yüzleşmemek için- başkalarının yerine mi yaşıyoruz? Teorinin mantığı budur: Dharma araştırmacıları, ölümsüzlük uğruna, diğer insanların hatıraları doğrultusunda yaşamaktadır. Ama gerçekte, ölümü kendi akıllarından çıkarsalar da, kendilerini ölümün aklından çıkaramazlar. Bunun televizyona kadar varması bir metafordur- bu sırıtan bir ölümden kaçmadır!
Bu sahnenin Lost’la ilgisi tartışmaya açıktır; filmin önemi abartılamaz: Bergman’ın bir sonraki filminin adı “Yaban Böğürtlenleri”ydi ve özellikle de hafızayla ilgiliydi. Yaban Böğürtlenleri’nde yaşlı bir adam ömrünün sonuna yaklaşır ve….
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: JeFFreY.JeY
Rica ederim Ya benim dikkatimi bisey cekti arkadaşlar.. Adada olanların isimlerin cogu Bildiğimiz isimler Örneğin,
Jacob ---------- YAKUP Mikhail -------- Melek ismi Aaron --------- HARUN Benjamin ----- BÜNYAMİN Abraham ----- Yönetmen
Kaçırdığım varsa belirtin lütfen,
Bu isimler Kuran-ı kerim de var acaba Rastlantımı?
Kur'an-ı Kerim'de geçen bu isimler daha önceki kutsal kitaplarda da geçiyordu..Yakup bir peygamber ismi.Harun , Hz.Musa'nın kardeşi..
MEsela birşey daha söyliim..
Jack'in soyadı Shepard çoban demek..İlk bölümde Kate ve Charlie ile beraber uçağın kokpitine giderlerken JAck'in elindeki sopa Hz.Musa'ya bir gönderme olablir mi??
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Senaristlerden biri açıklama da bulunmuştu.Sadece ilk sezon komple senaristler tarafından hazırlanmış durumda.Dizi tutunca kalan sezonlar (2-3-4-5-6) dış dünya ile olan iletişim vasıtasıyla (internet,forum,dergi,gazete...) buralardaki teoriler,komplolar vs. gibi şeyler esas alınmış.Yani senaristler bizlerden besleniyor açıkçası
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
bence bu kadar şey düşünülerek yazılamaz yani bu bir teori olamaz. senaristlerden biri bunları sızdırmış olabilir ya da senaristlerin çalışmalarından çalıntı.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: Lord of the Shadows
bence bu kadar şey düşünülerek yazılamaz yani bu bir teori olamaz. senaristlerden biri bunları sızdırmış olabilir ya da senaristlerin çalışmalarından çalıntı.
senaristlerin bilgi sızdırdığı doğru ama. gerçekten çok profosyonelce hazırlanmış teoriler var. manyakları var işte dizinin. adamlar teori üretmek için çalışıyor.
ekşide bir yazar. wow oynarken lostun senaristlerinden biriyle tanıştığını ve ondan bazı tüyolar aldığını idda etmişti. bu bilgilerden biri sezon finalinde bir flashforward olacağı ve orada jackin kate'e "we must go back to the island" diyeceğiydi. adam bunu fianlden kaç hafta önceden söyledi ve tuttu.
ekşi de o entry'i tekrar bulabilirsem koyarım buraya.
Daha yeni okuyabildim de. Bi şey takıldı kafama. 3. sezon finalinde jack va kate'in kurtulduğunu gördük. Jack geri dönmeliyiz diye bağırıyordu. Teoride ise adadaki herkes ölü denilmiş.
Ben mi yukarıdaki yazıda bir yeri kaçırdım yoksa bir yanlışlık mı var
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: altug92
valla onu bunu bilmemde çoğu şey 4. sezonda açıklığa kavuşucak o gemidekilerin gelmesiyle
O gemidekiler de bi ayrı yalnız.
Hadi onlar da diğerlerindense Benjamin planladı belki her şeyi. Belki o gelen kız gemi gemiden cevap verenler hepsi diğerlerinden. Penny'nin resmini bile onlar ayarladı belki.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: memre111
son bölümdeki cenaze kimindi? Hani jack in kate e gitmiyecek misin diye sorduğu cenaze kimin onu anlamadım.....
cenaze ile ilgili kesin bir bilgi yok. Kesin bir şey var ise oda cenazenin J... ile başlayan bir isme ait olduğu. Kimliği belirsiz şahıslara John Doe ismini takıyorlarmış o olabilir. John Locke Olabilir, James Ford(Sawyer) yada imkansız gibi düşünsekte Jacob ta olabilir ne olacağı belli olmuyor. Jack olmaz dimi ne bileyim yoksa olabilirmi
_____________________________
MSI z68a-gd55 ۩intel i5 2500k@4.5Ghz (1.325v) + Thermaltake frio ۩GigaByte Gtx 260 OC -216- ۩2x4 Gskill Sniper DDR3 1600@1866 1.5v(11-11-11-28)۩Philips 244E1SB ۩OCZ Agility 120Gb+Seagate 500GB 7200.11+Samsung Story 1TB ۩Aopen H600 b-28+ GP 550W ۩NEC 4571 (taş gibi dvdrw öylece takılı duruyo anakarta ide portu koymayan zihniyetin...) ۩Logitech İnternet 350۩A4Tech XL-740K Laser ♫Creative X-FI ExtremeMusic♫ ♫Logitech Z-5500 505W DIGITAL♫ ♫Sennheiser HD202♫ l QPAD Kunkka Kode5 l steam: jeffrey_jey live (sf4): spalaz
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Arkadaşlar dizi deki karakterlerin birbirileriyle geçmişte o kadar çok baglantıları varki, insan 80 bölümde hatırlayamıyor bile zaten bu yüzden ABC televizyonu Connections sayfasında bunları bize gösteriyor, kısa videolar veya screenler ile bence izleyin
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: eozen81
Arkadaşlar dizi deki karakterlerin birbirileriyle geçmişte o kadar çok baglantıları varki, insan 80 bölümde hatırlayamıyor bile zaten bu yüzden ABC televizyonu Connections sayfasında bunları bize gösteriyor, kısa videolar veya screenler ile bence izleyin
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
her bölümde her karakterin geçmişinden bahsediliyor 3. sezonun son bölümünde artık işler değişiyor geleceğe ya da yakın geçmişe gidiyoruz muhtemelen 4. sezon son sezon olacaktır.
----spoiler--- jack i gelecekte görüyoruz ve kate de var ama jake in çok sevdiği biri ölmüş, kate de gitmem gerek beni bekliyordur diyor muhtemelen sawyer da yaşıyor,
Benim en çok merak ettiğim karakterler jacob ve the others dan richard bence en önemlisi richard nedeni çok basit episode 3 20. bölümde the others lideri benjamin geçmişi anlatılıyor çocukluğunda annesinin peşinden ormana kaçarken uzun saçlı richard a rastlıyor bizimle geleceksen dönüş yok diyor ama dikkat ederseniz richard hiç yaşlanmamış aynı duruyor o kadar sene geçsede aynı richard yerinde duruyor düşünceleriniz neler ?
Teoriler çok güzel ama bunun diziyle örtüşmesi önemli , zaman mekan kavramıyla ,enerjilerle ilgili olduğu doğru ama ben eminim ki bu dizi bittiğindede çok fazla soru olacaktır manyak dizi ya
20. bölümden jacop
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi venomtrk -- 20 Ağustos 2007; 4:03:33 >