Dünya Dönüşünün Tersine Giden Uçak, Daha mı Çabuk Varır?
162 Cevap22851 Görüntüleme2 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: [1] 3      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


5955 Mesaj
20 Mart 2007; 23:36:33 

Arkadaşlar, sorum şu;

Biliyorsunuz ki Dünya DOğuya dogru hızla dönüyor (110km\hr yanılmıyorsam) Bir Uçak Türkiyeden Amerikaya (misal) uçarken direk gidişi ile Dönüşü aynı saattemi olur? Yoksa Gidişi daha mı kısa olur?

Teori: uçak batıya dogru 1000 Km\saat gidiyor , Dünya Doğuya 110 km\saat : toplam hız 1110 Km Hız, Dönüşte ise 1000- 110 = 890 km \saat YERE GÖRE

midir?


_____________________________

Serhan UYGUR
MacBookPro 13" - New iPad 64GB Wifi+4G - Galaxy Note 3
XboX One && PS 4 500 GB
Tek Aşk BeşiktAŞK
PSN User: Godpower GamerTag: serhanuygur


881 Mesaj
21 Mart 2007; 0:01:09 

Evet, öyledir. Bu bağıl hız olarak ifade edilir. Yani cisimlerin birbirlerine göre hızları.. Hatta bu yüzden Türkiye ile Amerika arasındaki gidiş-dönüş arasında birkaç saatlik fark vardır.

Saygılarımla..


_____________________________





4005 Mesaj
21 Mart 2007; 8:44:14 

güzel bir konuya değinmişsin kardeş.Sağol.


_____________________________

Seyahatname'm Yazı kağıda düştüğünde okuyucusunu er ya da geç bulacaktır.


3150 Mesaj
21 Mart 2007; 13:49:54 

Evet dediginiz gibi istanbuldan New york a gidis 10 saat donus 9 saat,

quote:

Orjinalden alıntı: Biyolog61

Evet, öyledir. Bu bağıl hız olarak ifade edilir. Yani cisimlerin birbirlerine göre hızları.. Hatta bu yüzden Türkiye ile Amerika arasındaki gidiş-dönüş arasında birkaç saatlik fark vardır.

Saygılarımla..



_____________________________



6587 Mesaj
21 Mart 2007; 15:32:38 

böyle bir durumun söz konusu olabilmesi için uçağın yerçekimi etkisinden kurtulması gerekir. uçak da yerçekimi etkisinden kurtulamayacağına göre böyle bir durum söz konusu olamaz.

ancak;

amerikaya uçan bir THY pilotu memleket uzaklaşma hasebi ile ağır ağır gidip 10 saatte amerikayı ulaşıp vatan hasreti ile gaza basarak memlekete 9 saatte varabilmesi mümkündür.

adı üstünde THY

yani rakipsiz ...


_____________________________

Zamanını dolu işlere harcamazsan, boş işler zamanını harcar. (deep)


2947 Mesaj
21 Mart 2007; 16:51:09 

Çekim etkisi Dünya'dan uzaklaştıkça azaldığına göre, uçak yerden ne kadar yüksekte giderse bu bahsedilen etkininin de o kadar fazla olması gerekir. Teorik olarak bakarsak her zaman iki süre arasında fark olmalıdır.

Yani yerden zıplayan birisinin, yere düştüğünde ilk yeri ile son yeri arasındaki mesafeyi de onun zıpladığı yükseklik belirler. Çünkü kişi yükseğe çıktığı oranda yer çekiminin üzerindeki etkisini azaltır.


_____________________________



 
3474 Mesaj
21 Mart 2007; 17:25:05 

denilenin olması için uçagın atmosfer dışına çıkması lazım atmosfede kaldı sürece pek mantıklı olmaz.....


_____________________________



5469 Mesaj
21 Mart 2007; 19:55:43 

Atmosferin de dünya ile beraber döndüğü düşünülürse, dünyanın dönüşünün bu olaya hiç bir etkisi olmaması gerekirdi. Şayet dünyanın dönüşünün etkisi olsa idi, batıya doğru yapılan uçuşların daha kısa sürmesi gerekirdi. Çünkü dünya batıdan doğuya döndükçe gideceğiniz yer ayağınıza gelmiş olurdu. Oysa hiç de öyle olmamaktadır. Dünyanın muhtelif yerlerinden yapılan uçuşların süresi hava olayları ve uçağın baştan yediği yüzgara rüzgarlara bağlı olarak değişir. Ülkemizde genelde batıya doğru yapılan uçuşlar daha uzun sürer. Mesela ingiltereye yapılan gidiş dönüş süresi farkı yarım saati bulabilir. bunun nedeni sürekli bu yönden esen batı rüzgarlarıdır. Rüzgarların yönü ise siklonların dönüş yönü ile ilgilidir.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


9954 Mesaj
21 Mart 2007; 19:58:31 


quote:

Orjinalden alıntı: PHaLaNX[TUR]

Çekim etkisi Dünya'dan uzaklaştıkça azaldığına göre, uçak yerden ne kadar yüksekte giderse bu bahsedilen etkininin de o kadar fazla olması gerekir. Teorik olarak bakarsak her zaman iki süre arasında fark olmalıdır.

Yani yerden zıplayan birisinin, yere düştüğünde ilk yeri ile son yeri arasındaki mesafeyi de onun zıpladığı yükseklik belirler. Çünkü kişi yükseğe çıktığı oranda yer çekiminin üzerindeki etkisini azaltır.


öyle diyorsunda sonuçta zıplayan kişi atmosferden dışarıya çıkmadığı sürece aynı yere düşmez mi???Sabit hızla giden arabanın içinde parayı havaya atarsak aynı yere düşmezmi???


_____________________________



5469 Mesaj
21 Mart 2007; 20:01:26 

Atmosferi devreden çıkarırsak böyle birşeyi tartışamayız çünkü atmosfer olmadan uçak hareket edemez.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


2947 Mesaj
21 Mart 2007; 20:21:21 

quote:

Orjinalden alıntı: shady_tr
öyle diyorsunda sonuçta zıplayan kişi atmosferden dışarıya çıkmadığı sürece aynı yere düşmez mi???Sabit hızla giden arabanın içinde parayı havaya atarsak aynı yere düşmezmi???


Ben aslında o bölümü yer çekimiyle ilgili mesaja yanıt olarak "o durumda öyle oluyorsa bu durumda da böyle olmalıdır" demek amacıyla yazmıştım. Yerden fırlatılan bir cisimin aynı yere düşmesinin sebebi, cismin yerdeyken Dünya'nın dönüşünden dolayı sahip olduğu hızın (Güneş'e göre diyelim), cisim havaya atıldığında da korunmasıdır. Araba örneğinde de aynı olay geçerli. Bu bakımdan ikinci kısım ifade yönünden biraz sorunlu olmuş, haklısınız.


_____________________________



888 Mesaj
21 Mart 2007; 20:39:22 

Gidiş dönüş sürelerinin farklı olması için bir neden göremiyorum.


_____________________________

Her domates sulu olsa imtihan olur muydu?


5955 Mesaj
21 Mart 2007; 22:22:32 

birçok farklı teori atılmış ortaya, Atmosfer in tam anlamı ile dünya ile dödüğünü söyleyebilirmyiz gerçekten? eğer öyle ise farklılık olması mantıksız, ama öyle değilse (yani 10.000 feet teki hava da dünya ile aynı hızda doguya dogru hareket etmiyorsa) bu fark olur zannediyorum. amerikaya gidişimiz dönüşümüzüden uzun sürmeli Kİ bir arkadaş gidiş dönüş süresini yazmış (aktarma saatleri fln eklimi tam olarak bilemiyorum). kişinin aynı yere düşmesi olayını ise PhalanaX güzel açıklamış, dünya ile aynı hızda ayrılıyorsun karadan ve hava da da aslında dünya ile aynı yönde aynı hızla ilerliyorsun, BU arabada içeride giderken elindeki cismi havaya attıgın zaman aynı yere düşmesi gibi, Bu cisim dışardaki birine arabanın hızında ilerliyordur.

uçak teorimizi hala ıspatlayamadık... ama fark olacağı yönüne bi eğilim var.


_____________________________

Serhan UYGUR
MacBookPro 13" - New iPad 64GB Wifi+4G - Galaxy Note 3
XboX One && PS 4 500 GB
Tek Aşk BeşiktAŞK
PSN User: Godpower GamerTag: serhanuygur


1832 Mesaj
21 Mart 2007; 22:32:07 

konuyla ilgili @kaotika'nın dediklerine katılıyorum. gayet mantıklı geldi.

ben uçak ve atmosferle ilgili başka bir soru daha yönelteyim. uçaklar düz bir rota takip ederler. yani bir süre havalanan uçak aynı yükseklikte tek bir yöne doğru hareket ederse dünya yuvarlak olduğundan bir süre sonra dünyadan uzaklaşmalıdır diye düşünüyorum. neden uçaklar atmosferden dışarıya çıkmaz?


_____________________________

"Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz."
Confucius


2032 Mesaj
21 Mart 2007; 22:46:06 


quote:

Orjinalden alıntı: the_point

konuyla ilgili @kaotika'nın dediklerine katılıyorum. gayet mantıklı geldi.

ben uçak ve atmosferle ilgili başka bir soru daha yönelteyim. uçaklar düz bir rota takip ederler. yani bir süre havalanan uçak aynı yükseklikte tek bir yöne doğru hareket ederse dünya yuvarlak olduğundan bir süre sonra dünyadan uzaklaşmalıdır diye düşünüyorum. neden uçaklar atmosferden dışarıya çıkmaz?



uçaklar hep belli bir yükseklikte uçarlar. mesela 5000 feet se sürekli o mesafeyi korur. ya da bu 10000 çıkar ,3000 e iner gibi. ama dediğin gibi olsa bu sayı abartılı artar ve tabi ki düşürülür.

mantığı yanlış anlamadım umarım.


_____________________________



1832 Mesaj
21 Mart 2007; 22:55:58 


quote:

Orjinalden alıntı: dasdasq





uçaklar hep belli bir yükseklikte uçarlar. mesela 5000 feet se sürekli o mesafeyi korur. ya da bu 10000 çıkar ,3000 e iner gibi. ama dediğin gibi olsa bu sayı abartılı artar ve tabi ki düşürülür.

mantığı yanlış anlamadım umarım.

yani uçağın düz hareket etmediğini söylemek istiyorsun sanırım.


_____________________________

"Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz."
Confucius


2032 Mesaj
21 Mart 2007; 22:57:39 

yani yeryüzüyle arasındaki mesafeyi koruduğu için evet düz hareket etmez.


_____________________________



19620 Mesaj
21 Mart 2007; 23:28:12 


quote:

Orjinalden alıntı: kara_eylül

Evet dediginiz gibi istanbuldan New york a gidis 10 saat donus 9 saat,




Hoca iyi sallamışsın ama yetmemiş.

Bir kere New-York batıda kalıyor. Dünya batıdan doğuya doğru döner. Senin teorine göre İstanbul' dan New-York a gidiş, New-York' tan İstanbul' a dönüşten kısa sürmeli.

Dünya' nın dönmesiyle beraber atmosferde döner. Bu yüzden atmosferde ki hava akımlarının yönü batı-doğu istikametinde. Eğer uçak sürtünmesiz bir ortamda olsa teori doğru olurdu. Ama atmosfer direnci ve uçağın sürüklenmesi yolculukta hissedilecek kadar bir zaman kısalmasına engel olur.


_____________________________

Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...


1832 Mesaj
21 Mart 2007; 23:30:00 


quote:

Orjinalden alıntı: dasdasq

yani yeryüzüyle arasındaki mesafeyi koruduğu için evet düz hareket etmez.

ben yerçekiminin varlığından ötürü ipin ucuna bağlanmış dairesel hareket yapan bir lamba gibi düşünüyorum uçağı. kuvvet çembere teğet ama yerçekimi olduğundan yerçekimi bileşkesiyle hareket ediyor uçaklar ve sonunda dairesel bir hareket gerçekleşiyor....

... mu acaba???


_____________________________

"Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz."
Confucius


205 Mesaj
21 Mart 2007; 23:39:17 


quote:

Orjinalden alıntı: kara_eylül

Evet dediginiz gibi istanbuldan New york a gidis 10 saat donus 9 saat,





yerçekimini hesaba katmasak bile, batıdan doğuya doğru dönen dünyada, istanbuldan new york a (avrupa atlas üzerinden) giden THY uçağının daha kısa sürede gitmesi gerekmezmiydi?


_____________________________

Avrupa Birliğine Hayır GENÇLERBİRLİĞİ'NE EVET


2032 Mesaj
21 Mart 2007; 23:45:41 


quote:

Orjinalden alıntı: the_point



ben yerçekiminin varlığından ötürü ipin ucuna bağlanmış dairesel hareket yapan bir lamba gibi düşünüyorum uçağı. kuvvet çembere teğet ama yerçekimi olduğundan yerçekimi bileşkesiyle hareket ediyor uçaklar ve sonunda dairesel bir hareket gerçekleşiyor....

... mu acaba???


hayır bence eğer kontrol eden biri olmazsa uçak yükselebileceği son noktaya kadar yükselir. yerçekimi bunu

etkileyemez. mantıken böyle geliyor. ama farklı bi mekanizma varsa uçakta onu bilemem.


_____________________________



2032 Mesaj
21 Mart 2007; 23:54:54 


http://www.biltek.tubit...ategori_id=4&soru_id=51

bu sorunun cevabı burada verilmiş. @kaotika nın verdiği cevaba yakın bir cevap sanırım. yani dünyanın hızının bir

etkisi yok fakat rüzgarların etkisi söz konusu.


_____________________________



10000 Mesaj
22 Mart 2007; 1:28:42 


quote:

Orjinalden alıntı: dasdasq


http://www.biltek.tubit...ategori_id=4&soru_id=51

bu sorunun cevabı burada verilmiş. @kaotika nın verdiği cevaba yakın bir cevap sanırım. yani dünyanın hızının bir

etkisi yok fakat rüzgarların etkisi söz konusu.


Rüzgârların oluşumu da Dünya'nın günlük hareketine bağlı değil miydi?


_____________________________

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve âşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur.
Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır.
Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
H. Nihal ATSIZ, Atsız Mecmua, 15 Nisan 1932, Sayı: 12

O sebeple Ata'na saygıda kusur etme sakın!
Atatürk'e göre Atatürk - Rahatsız olma!

|| Forum Anlaşması || Genel Forum Kullanımı || İmza Kuralları || Şikâyet Sistemi || Kullanıcı Adı Değişimi || SMS Onay Sistemi || Önerileriniz, Sorunlarınız ||


2032 Mesaj
22 Mart 2007; 1:39:58 


quote:

Orjinalden alıntı: Ömer




Rüzgârların oluşumu da Dünya'nın günlük hareketine bağlı değil miydi?


sadece ona bağlı olsa tüm rüzgarlar aynı yöne aynı şiddette eserdi ama değil.
yazıda var bazı bilgiler,kaotika da belirtmiş kısmen.


_____________________________



10000 Mesaj
22 Mart 2007; 1:45:58 

quote:

Orjinalden alıntı: dasdasq
sadece ona bağlı olsa tüm rüzgarlar aynı yöne aynı şiddette eserdi ama değil.


Aklıma takıldı, rüzgârları oluşturan etken basınç farklılıklarıysa basınç farklılıklarını oluşturan etken ne olabilir acaba?

Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşü nedeniyle rüzgârlar yönlerinden sapar. Rüzgâr yönlerini saptıran etkiye koriyolis (coriolis) gücü denir. Koriyolis gücü ile rüzgârlar Kuzey Yarım Küre’de sağa, Güney Yarım Küre’de sola sapar.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ömer -- 22 Mart 2007; 1:50:17 >


_____________________________

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve âşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur.
Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır.
Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
H. Nihal ATSIZ, Atsız Mecmua, 15 Nisan 1932, Sayı: 12

O sebeple Ata'na saygıda kusur etme sakın!
Atatürk'e göre Atatürk - Rahatsız olma!

|| Forum Anlaşması || Genel Forum Kullanımı || İmza Kuralları || Şikâyet Sistemi || Kullanıcı Adı Değişimi || SMS Onay Sistemi || Önerileriniz, Sorunlarınız ||


5469 Mesaj
22 Mart 2007; 2:21:23 


quote:

Orjinalden alıntı: the_point

konuyla ilgili @kaotika'nın dediklerine katılıyorum. gayet mantıklı geldi.

ben uçak ve atmosferle ilgili başka bir soru daha yönelteyim. uçaklar düz bir rota takip ederler. yani bir süre havalanan uçak aynı yükseklikte tek bir yöne doğru hareket ederse dünya yuvarlak olduğundan bir süre sonra dünyadan uzaklaşmalıdır diye düşünüyorum. neden uçaklar atmosferden dışarıya çıkmaz?


Aslında güzel bir noktaya parmak basılmış. Genelde pilotlar havalandıktan sonra uçağı otomatik pilota alır. Otomatik pilotun iki fonksiyonu vardır. Bir tanesi "management" denen rota belirleme fonksiyonu, diğeri ise "guidance" denen temel denge hareketi.

Şöyle anlatmam gerekirse biz yürüyerek bir yerden bir yere gideceğimiz zaman aklımızla hangi yolu takip edeceğimizi ve hangi sokaktan sapacağımızı biliriz. Bu "management" dir. Bunu yaparken beyinciğimiz, iç kulaktaki vestibular sistem ve omuriliğimiz yardımı ile refleks olarak yürürken dengemizi sağarız, bu da "guidance" dır. Yani "guidance" olmadan "management" olmaz.

Uçaklar guidance fonksiyonunu "referans ünitesi" denen birimler yardımı ile yapar. Burada kullanılan referans "eylemsizlik referansı"dır. Bunun için akselerometreler ve gyrolar kullanılır. Gelen değerlerin integrali alınarak sapmalar hesaplanarak düzeltilir.

İşin ilgin tarafı referans ünitesi yeryüzünün eğriliğini bilmez. Uçağı hep düz bir yörüngede götürmeye çalışır. Hal böyleyken uçak düz gitmeye çalışacağı için yavaç yavaş irtifa kazanması gerekirdi.

Bunun önüne "gimbal emulator" denen bir yazılım sayesinde geçilir. Yazlılım yeryüzünün eğriliğini hesaplayarak uçağın yörüngesini düzeltir. Emulator demek "taklid eden" demek. Önceleri mekanik bir sistem olan gimbal sistemi günümüzde yazlılım sayesinde taklid ediliyor.

Fazla uzun konuşup sıktı isem özür dilerim, sonuç olarak uçakların dümdüz gidip atmosferden çıkması yerine yeryüzünü takip etmesini sağlayan bir program ve sistem var.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


2490 Mesaj
22 Mart 2007; 11:29:53 

Bu açıklamaya kadar herşey yolundaydı ama şimdi afalladım Sabit irtifada gitmek için neden ayrı bir sistem kurulmasına ihtiyaç var ki? Akselorometreler ve gyrolar zaten yerçekiminin yönüne göre işlem yapmaz mı? Yerçekiminin yönü de uçak nereye giderse gitsin, Dünya'nın merkezine inilen dikme yönündedir. Bu yüzden bu aletler için sabit irtifada uçmak demek, yerçekimine 90 derece açıda gitmek anlamına geldiğinden dolayı böyle bir düzeltmeye neden ihtiyaç var, anlayamadım.

Aynı mantıkla bizim iç kulağımızdaki sensörlerin de sabit irtifada seyrederken bizim dengemizi şaşırtması ve aşağı eğimle uçuyormuş gibi bir hissiyata kapılmamıza sebep olması gerekmez miydi? Sonuçta hepsi yerçekimi ivmesini referans alarak çalışmıyor mu?



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Hasbi 81 -- 22 Mart 2007; 11:31:36 >


_____________________________

War is not nice.

Barbara Bush


5955 Mesaj
22 Mart 2007; 13:45:28 

Abi Bir Dakika ya, Çok Güzel anlatmışsınız da bir yanlış var ortamda, Hiçbir Uçak, BİR ROKET Bile yanlamasına giderek atmosferden ve yer çekiminden kurtulamaz. yani bi uçak normal bi güçle rotasında giderken yerçekimi sayesinde hiçbi yere gidemez, dediğiniz gibi çıkmaıs için Yukarı dogru diklemesine veya çok az bi açı ile gitmesi gerekir ki bunu başaramaz. Arkadaşın verdiği bilgiler çok güzel ama bence bir yanlış var bu işte. yer çekimi öyle kolayca dik gittim çıktım denilecek bişey değil. biraz daha araştırın arkadaşlar bir yanlışınız var


_____________________________

Serhan UYGUR
MacBookPro 13" - New iPad 64GB Wifi+4G - Galaxy Note 3
XboX One && PS 4 500 GB
Tek Aşk BeşiktAŞK
PSN User: Godpower GamerTag: serhanuygur

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
22 Mart 2007; 15:56:25 

ben zannetmiyorum dünyanın dönüş yönü veya hızının aynı istikamette veya zıt istikamette yol alan bir uçağın varış süresine etki edeceğine...ama yinede araştırmak lazım


5469 Mesaj
22 Mart 2007; 18:42:44 


quote:

Orjinalden alıntı: Hasbi 81

Bu açıklamaya kadar herşey yolundaydı ama şimdi afalladım Sabit irtifada gitmek için neden ayrı bir sistem kurulmasına ihtiyaç var ki? Akselorometreler ve gyrolar zaten yerçekiminin yönüne göre işlem yapmaz mı? Yerçekiminin yönü de uçak nereye giderse gitsin, Dünya'nın merkezine inilen dikme yönündedir. Bu yüzden bu aletler için sabit irtifada uçmak demek, yerçekimine 90 derece açıda gitmek anlamına geldiğinden dolayı böyle bir düzeltmeye neden ihtiyaç var, anlayamadım.

Aynı mantıkla bizim iç kulağımızdaki sensörlerin de sabit irtifada seyrederken bizim dengemizi şaşırtması ve aşağı eğimle uçuyormuş gibi bir hissiyata kapılmamıza sebep olması gerekmez miydi? Sonuçta hepsi yerçekimi ivmesini referans alarak çalışmıyor mu?


Önceden gyrolar mekanik sisteme sahipti, Hızla dönen gyronun eylemsizlik momenti gyroyu sürekli sabit pozisyonda tutar. Örneğin gyro kutupyıldızını gösterirse dünyanın neresine giderse gitsin hep kutuptıldızını gösterir ve dünyanın dönüşünden etkilenmez. (foucault sarkacını hatırlayın). Gimballerdeki tabla yerçekimi sayesinde gimballerin dünya yüzeyine paralel olmasını sağlıyordu. Bu sayede uçak sürekli yeryüzüne göre olan konumunu biliyordu. Oysa günümüzdeki gyrolar RLG denilen Ring Laser Gyro'dur. Bu sistemde zıt yönlerde yola çıkarak aynalardan yansıyarak geri gelen laser ışınlarının faz farkın karşılaştırılır. Bu olaya Sagnac etkisi denir. Bu sistemde tabla gibi mekanik parça olmadığı için bu işlem yani yeryüzüne olan paraleliğin hesaplanması işlemi bir yazılım vasıtası ile yapılıyor. Akselereometrelere gelince, akselerometreler uçağın hareketlerini hissederek uçağın konumunu hesaplar. Bu işlem sırasında her ne kadar yerçekimi ivmesi hesaptan düşülse de akselerometreler yeryüzünün eğriliğini bilmezler.

Akselerometreler uçağın "konum" (position) bilgisini hesaplar. Gyro ise "vaziyet" (attitude) bilgisini hesaplar. Uçağın hangi doğrultuda gideceği vaziyet bilgisi ile ilgilidir. Uçak kendini ne vaziyette zannederse o doğrultuda gitmeye uğraşır.

quote:

Abi Bir Dakika ya, Çok Güzel anlatmışsınız da bir yanlış var ortamda, Hiçbir Uçak, BİR ROKET Bile yanlamasına giderek atmosferden ve yer çekiminden kurtulamaz. yani bi uçak normal bi güçle rotasında giderken yerçekimi sayesinde hiçbi yere gidemez, dediğiniz gibi çıkmaıs için Yukarı dogru diklemesine veya çok az bi açı ile gitmesi gerekir ki bunu başaramaz. Arkadaşın verdiği bilgiler çok güzel ama bence bir yanlış var bu işte. yer çekimi öyle kolayca dik gittim çıktım denilecek bişey değil. biraz daha araştırın arkadaşlar bir yanlışınız var


Düz bir doğrultuda gitmeye uğraşmak başka şey. Gerçekten düz bir doğrultuda gidebilmek başka şey. Başta da söylediğim gibi uçağın hareket edebilmesi için atmosfer gerekir.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


2490 Mesaj
23 Mart 2007; 0:57:09 


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika
Önceden gyrolar mekanik sisteme sahipti, Hızla dönen gyronun eylemsizlik momenti gyroyu sürekli sabit pozisyonda tutar. Örneğin gyro kutupyıldızını gösterirse dünyanın neresine giderse gitsin hep kutuptıldızını gösterir ve dünyanın dönüşünden etkilenmez. (foucault sarkacını hatırlayın). Gimballerdeki tabla yerçekimi sayesinde gimballerin dünya yüzeyine paralel olmasını sağlıyordu. Bu sayede uçak sürekli yeryüzüne göre olan konumunu biliyordu. Oysa günümüzdeki gyrolar RLG denilen Ring Laser Gyro'dur. Bu sistemde zıt yönlerde yola çıkarak aynalardan yansıyarak geri gelen laser ışınlarının faz farkın karşılaştırılır. Bu olaya Sagnac etkisi denir. Bu sistemde tabla gibi mekanik parça olmadığı için bu işlem yani yeryüzüne olan paraleliğin hesaplanması işlemi bir yazılım vasıtası ile yapılıyor. Akselereometrelere gelince, akselerometreler uçağın hareketlerini hissederek uçağın konumunu hesaplar. Bu işlem sırasında her ne kadar yerçekimi ivmesi hesaptan düşülse de akselerometreler yeryüzünün eğriliğini bilmezler.

Akselerometreler uçağın "konum" (position) bilgisini hesaplar. Gyro ise "vaziyet" (attitude) bilgisini hesaplar. Uçağın hangi doğrultuda gideceği vaziyet bilgisi ile ilgilidir. Uçak kendini ne vaziyette zannederse o doğrultuda gitmeye uğraşır.

Hmm... Ben okuldaki bir projemde kullanmak üzere 3 boyutlu bir akselerometre almıştım. Her ne kadar benim amacım gerçekten ivme ölçmek olsa da, sensörün kullanım kitapçığında eğim ölçmede de kullanıldığı yazıldığı için, uçaklarda da sabit irtifada gitmek için bu sistemin kullanıldığını düşünüyordum. Yani kontrol sisteminin amacı, uçağın tilt açısını sıfırlamak zannediyordum. Eğer uçaklar bu iş için referans olarak yeryüzü şeklini alıyorsa, olay mantığıma yattı. Teşekkürler @kaotika.

Ama bu durumda da ortaya şu soru çıkmıyor mu: gerçekten eğimli bir bölgeden geçerken (mesela dağlık bir bölgenin üzerinden) bu sistem nasıl yanılmıyor? Uydudan o an altında bulunan bölgenin deniz seviyesinden yüksekliğine dair bir bilgi de geliyor ve iki bilgi beraber işleniyor falan olmalı diye düşünüyorum


_____________________________

War is not nice.

Barbara Bush


5469 Mesaj
23 Mart 2007; 13:52:01 

Ben sadece bir arkadaşımızın uçakların düz bir rota takip etmelerine çalıştığı yolundaki sözünde nasıl bir gerçeklik payı olabileceğine dikat çekmiştim. Elbette uçakların sabit bir yükseklikte gitmelerini sağlayan bir çok sistem var. Otomatik pilot denen sistemin bir çok kademesi var. Nihai hareket komutları daha ötedeki sistemler tarafından verilir. Şöyle bir mecazi benzetme yapayım. Nereye gideceğimizi bilmiyorsak refleks olarak dengemizi sağlayarak dümdüz yürümeye çalışırız. Ancak beynimizle nereye gideceğimizi biliyorsak yolları takip ederiz.

Uçaklarda akselerometreler daima gyrolar (gyroscope) ile beraber kullanılır. Hatta bunlar aynı birim içerisindedir. Akselerometreler yer değiştirmeleri hissederler fakat durdukları yerde yatmalara ya da dönmelere karşı duyarlı değillerdir. Mesela bir akselerometreyi 10 metre sağa götürseniz bunu hisseder fakat olduğu yerde hiç kımıldatmadan 90 derece döndürürsek bunu hissedecek kadar hassas değildir. İşte bu yüzden gyrolar sayesinde hep sabit referans eksenlerinde hesap yapmaları saplanır. Gyrolar olmasa idi, dönmeler ve yatmalar yüzünden akselerometrelerden elde edilen konum bilgileri sağlıklı olmazdı.

Kanımca akselerometreler hangi amaç için kullanılırsa kullanılsın, bir şekilde, önceden belirlenen eksenlerde hesap yapması sağlanması gerekir. Yani ona uygun düzenek kurulması gerekir. Akselerometre ile tilt açısı ölçme meselesi zannedersem yine ona uygun düzenek kurularak sağlanıyor. Mesela bir ucu menteşeye bağlı aşağı yukarı hareket edebilen bir kolun ucuna akselerometre yerleştirilip, yere paralel olduğu noktada sıfırlarsak. Bu noktadan sonra kol uzunluğu da hesaba katılarak yapılacak hesaplarla eğimler hesaplanabilir. Benim fikrime göre böyle olması lazım.

Şimdi tekrar uçakların düz gitme meselesine gelirsek. Uçak normalde otomatik pilot ile sabit bir yükseklik (irtifa) gider. Bu yükseklik deniz seviyesinden olan yüksekliktir ve dağlar tepeler hesaba katılmaz. Yüksekliği bildiren ana kaynak, barometre referansına dayanan altimetredir. İkinci kaynak GPS sistemidir.

Bunları bir şekilde devreden çıkardık diyelim. Bu sefer gyro sayesinde uçak yere paralel olarak gitmeye çalışır.
0


Daha önce de belirttiğim gibi mekanik gyroların içerisinde yere paralel kalmasını sağlayan mekanik düzenek, yeni nesil laser gyrolarda da bunu sağlayan bir yazılım var demiştim. Bunları da bir şekilde devreden çıkardık diyelim.

İşte bu noktadan sonra artık uçak düz gitmeye çalışacaktır. (düz gidip atmosferden çıkacaktır demiyorum, gitmeye çalışacaktır diyorum). Gyro eylemsizlik prensibine göre çalışır. Gyro her zaman sabit bir doğrultuyu gösterir ve dünyanın yuvarlak oluşu ve dönüyor oluşu pek birşey ifade etmez.

Aynı prensibe göre Foucault, panteon kilisesinin tavanından bir sarkaç sallandırarak dünyanın döndüğünü göstermişti. Çünkü dünya döndükçe, sarkaç da dünya ile beraber dönmeyip doğrultusunu korumaya çalışıyor.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kaotika -- 23 Mart 2007; 13:54:17 >


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


5469 Mesaj
23 Mart 2007; 14:01:01 

Bir de uçağın otomatik pilot ile giderken yeryüzü şekillerine çarpmadığı hususuna açıklık getireyim. Birincisi zaten ona göre bir yükseklikte uçuyor, ikincisi uçağın radarı, hava olaylarını gösterdiği gibi yeryüzü şekillerini de gösterebiliyor. Üçüncüsü "terrain awareness" denilen sistemde tün dünyadaki yeryüzü şekilleri uçaktaki bilgisayara kayıtlıdır ve belli aralıklarla güncellenir. Bu sistem günümüzde tüm yolcu uçaklarında zorunludur.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


133 Mesaj
23 Mart 2007; 14:58:34 

tüm yorumları okumasaydım, ilk bakışta mantıklı geliyor ama öyle değilmiş. Paylaşım için teşekkürler.


_____________________________


Gerek yok her sözü, laf ile beyana.. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana...
Hz. Mevlana


199 Mesaj
23 Mart 2007; 17:17:43 

çok güzel bir konu olmuş bence.
klavyenize sağlık.
çok güzel bir konuya açıklık getirilmiş.


_____________________________



5469 Mesaj
23 Mart 2007; 20:04:26 


quote:

Orjinalden alıntı: serhanuygur

Arkadaşlar, sorum şu;

Biliyorsunuz ki Dünya DOğuya dogru hızla dönüyor (110km\hr yanılmıyorsam) Bir Uçak Türkiyeden Amerikaya (misal) uçarken direk gidişi ile Dönüşü aynı saattemi olur? Yoksa Gidişi daha mı kısa olur?

Teori: uçak batıya dogru 1000 Km\saat gidiyor , Dünya Doğuya 110 km\saat : toplam hız 1110 Km Hız, Dönüşte ise 1000- 110 = 890 km \saat YERE GÖRE

midir?


Dünyanın ekvator üzerinde dönüş hızı 1667 km/h dir. Türkiyenin üzerinde bulunduğu 40. paralelde bile yaptığım hesap doğru ise dönüş hızı 1112 km/s dir. Bu sürat hiç bir yolcu uçağının ulaşamayacağı (concorde hariç) bir sürattir. Böyle olsaydı hiç bir yolcu uçağının batıya gidememesi gerekirdi.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


 
125 Mesaj
23 Mart 2007; 21:54:56 

abi bu konuyu biraz uzmanların olduğu bi platforma taşısak nasıl olur ?
mesela hiç bilim teknik dergisine e-posta atan oldu mu?

[konudışı] PHaLaNX[TUR] imzana bayıldım [/konudışı]



_____________________________

İmzam kurallara aykırıymış o yüzden yazmadım.


1216 Mesaj
23 Mart 2007; 22:38:39 

ilk başta mantıklı geldi ama tüm yorumları okuyunca tamamen mantık dışı geldi

@kaotika
kaotika yada katılıyorum


_____________________________

Sony Xperia L
Philips 40PFL4418K
Sony 40EX650
Lenovo Z500

The Walking Dead | Game of Thrones | Person of Interest | Hannibal | Falling Skies | Shameless

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
23 Mart 2007; 23:29:06 

Bu durum teoride mümkündür ama atmosferin içinde olduğumuz sürece hiç bir şey değişmez ,bu durum ancak uzay araçlarında görülür zaten stephan hawking in uzay araçları ile ilgili bu gibi teorileri vardır.Ama uçakta bu mümkün değildir çünkü Dünya dönerken atmosferide kendisi ile birlikte sürükler uçakta atmosferde syir ettiği için birşey değişmez aynı arabanın içinde uçan sineğin arka cama yapışmadığı gibi arabada içindeki havayı dünyanın atmosferi kendisiyle birlikte sürüklediği gibi sürüklediği için öfff çok karıştı anladınız siz onu


5469 Mesaj
24 Mart 2007; 12:39:25 


quote:

Orjinalden alıntı: Biyolog61

Evet, öyledir. Bu bağıl hız olarak ifade edilir. Yani cisimlerin birbirlerine göre hızları.. Hatta bu yüzden Türkiye ile Amerika arasındaki gidiş-dönüş arasında birkaç saatlik fark vardır.

Saygılarımla..


Aslında biyoloğun söylediklerinde şöyle doğruluk payı var. Evet hızlar bağıldır. Dünyanın ekvator üzerindeki hızı 1667 km/h dir. Ancak biz yukarıya doğru bir top atsak yine aynı noktaya düşer. Einstein'in özel görecelilik kuramı, sabit bir hızla ivmesiz bir hareket yapan bir çerçevede aynı fizik kuralları gözlenir der. Ama burada atlanan ufak bir nokta var. Eğer dünya dümdüz olsa idi ve doğuya doğru 1667 km/h hızla hareket etse idi söylenen tamamen doğru idi. Oysa dünyanın yuvarlak oluşundan dolayı hız bileşeninde izdüşüm farklılıkları olacaktır. Havlanan bir uçak doğuya doğru 1667 km/h lik yatay bir hız bileşenine sahip. Batıya yapılan uçuşlarda bu hız bileşeni uçağı bir miktar yere çekmeye çalışır. Doğuya yapılan uçuşlarda bir miktar havaya kaldırmaya uğraşır. Uçak yere doğru çekildikçe sabit irtifada uçmak için daha fazla yakıt harcayacaktır.

Ancak uçak yolculuğunun süresine etki eden temel neden hava olaylarıdır. Bu bahsettiğim etkiler çoktan erir ve gider. Hissedilmez bile.


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


2032 Mesaj
24 Mart 2007; 12:49:39 


quote:

Orjinalden alıntı: meganehb
aynı arabanın içinde uçan sineğin arka cama yapışmadığı gibi arabada içindeki havayı dünyanın atmosferi kendisiyle birlikte sürüklediği gibi sürüklediği için öfff çok karıştı anladınız siz onu



iyi bir örnek gibi. yani arabanın çatısı gibi, atmosfer de dünyaya çatılık eder.

yalnız burada bi şey var. bir sinek hareketli arabada uçmakta zorlanmasa da, cama çarpmasa da örneğin kapalı

bir vagonun üstünde zıpladığımız zaman biz vagonun daha gerisine düşerdik. yani burda bi farklılık var kaynağı

nedir acaba. sineklerin ,arıların uçma yetisi mi bunu düzenlemektedir.


_____________________________



2947 Mesaj
24 Mart 2007; 14:07:35 

Vagonun hızı yere göre H olsun. Bizim de vagonun üzerinde giderken sahip olduğumuz hız yere göre H olur. Şimdi havaya doğru S hızıyla zıplayalım. Bu sırada bizim vagonun üzerinde dururken sahip olduğumuz H hızı korunduğu için, havada kaldığımız sürece vagonun gittiği yöne doğru H hızıyla hareketimize devam edeceğiz. Sonuçta vagonun da bizim de birim zamanda gidiş yönüne doğru aldığımız yol eşit olacak ve yere düştüğümüzde de vagonda aynı yere, fakat yere göre ilk zıpladığımız yerden H x zaman kadar uzağa düşmüş olacağız. Yani yerde duran birisi bizim zıplayışımızı düz bir hareket gibi değil de, eğimli bir hareket olarak görecek. Bu da yere göre zıplama hızımızın, H hızıyla S hızının bileşkesi olmasından kaynaklanıyor. Ama eğer vagon biz havadayken ivmeli hareket yapıyorsa, birim zamanda alınan yollar eşit olmayacak ve ilk yerimizden başka bir yere düşeceğiz.

Buna göre sinek de arabaya girdiği anda, arabanın gittiği yönde yere göre arabanın hızı kadar hıza sahip değilse, arka cama yapışması gerekir. Ama arabanın içinde bizim gibi bu hıza sahipse, araba ivmeli hareket yapmadığı sürece araba duruyormuş gibi hareket edebilir. İhmal ettiğim ayrıntılar olabilir ama genel olarak durumun bu olduğunu düşünüyorum.


_____________________________



2032 Mesaj
24 Mart 2007; 14:20:33 


quote:

Orjinalden alıntı: PHaLaNX[TUR]

Vagonun hızı yere göre H olsun. Bizim de vagonun üzerinde giderken sahip olduğumuz hız yere göre H olur. Şimdi havaya doğru S hızıyla zıplayalım. Bu sırada bizim vagonun üzerinde dururken sahip olduğumuz H hızı korunduğu için, havada kaldığımız sürece vagonun gittiği yöne doğru H hızıyla hareketimize devam edeceğiz. Sonuçta vagonun da bizim de birim zamanda gidiş yönüne doğru aldığımız yol eşit olacak ve yere düştüğümüzde de vagonda aynı yere, fakat yere göre ilk zıpladığımız yerden H x zaman kadar uzağa düşmüş olacağız. Yani yerde duran birisi bizim zıplayışımızı düz bir hareket gibi değil de, eğimli bir hareket olarak görecek. Bu da yere göre zıplama hızımızın, H hızıyla S hızının bileşkesi olmasından kaynaklanıyor. Ama eğer vagon biz havadayken ivmeli hareket yapıyorsa, birim zamanda alınan yollar eşit olmayacak ve ilk yerimizden başka bir yere düşeceğiz.

Buna göre sinek de arabaya girdiği anda, arabanın gittiği yönde yere göre arabanın hızı kadar hıza sahip değilse, arka cama yapışması gerekir. Ama arabanın içinde bizim gibi bu hıza sahipse, araba ivmeli hareket yapmadığı sürece araba duruyormuş gibi hareket edebilir. İhmal ettiğim ayrıntılar olabilir ama genel olarak durumun bu olduğunu düşünüyorum.


o halde sinek örneğin araba 90 la giderken cama yapışır.

bu demek ki atmosfer ve cama yapışmayan sinek örneği uyuşmuyor.

doğru anlamışmıyım.


_____________________________



 
1237 Mesaj
24 Mart 2007; 14:41:13 

hayır, 90 km hızla giden arabanın içindeki sinekte yere göre 90 km hızla ilerliyordur :))) araba içindeki hava da. Tren vagonu üstünde zıplarsan biraz geri düşersin nedeni ise havadır, sen H hızı ile direk yukarı ile zıplıyorsun fakat karşıdan senin vücuduna etki eden bir güç var ve o seni yavaşlatıyor, bu sayede biraz daha geri düşüyoruz. vagon üstünde dururken ayaklarımız sayesinde tutundugumuzdan bu hava bizi yavaşlatmıyor, zaten ayağa kalkarsak geri de uçabiliriz :P


_____________________________


Madem Türksün Göster ürksün


2032 Mesaj
24 Mart 2007; 14:54:28 


quote:

Orjinalden alıntı: MemoSoZ

hayır, 90 km hızla giden arabanın içindeki sinekte yere göre 90 km hızla ilerliyordur :))) araba içindeki hava da. Tren vagonu üstünde zıplarsan biraz geri düşersin nedeni ise havadır, sen H hızı ile direk yukarı ile zıplıyorsun fakat karşıdan senin vücuduna etki eden bir güç var ve o seni yavaşlatıyor, bu sayede biraz daha geri düşüyoruz. vagon üstünde dururken ayaklarımız sayesinde tutundugumuzdan bu hava bizi yavaşlatmıyor, zaten ayağa kalkarsak geri de uçabiliriz :P


anlatamadım galiba vagonun üstinde havaya zıplarsanız altınızdan vagon kayıp gider ve bir miktar geriye

düşersiniz hatta yeterince zıplarsanız yer düşersiniz , bir güç değil yani altınızdan kayıyor vagon.


_____________________________



 
1237 Mesaj
24 Mart 2007; 14:59:31 

altından vagon kayıp gitmez arkadaşım, Zıpladıgın zaman Senin ters yönünden vücuduna çarpan hava seni yavaşlatır, yani şöyle söyleyim, Sürtünmesiz bi ortamda hızla giden vagonun üstünde zıplarsan geri dogru gitmezsin.
quote:

Orjinalden alıntı: dasdasq




anlatamadım galiba vagonun üstinde havaya zıplarsanız altınızdan vagon kayıp gider ve bir miktar geriye

düşersiniz hatta yeterince zıplarsanız yer düşersiniz , bir güç değil yani altınızdan kayıyor vagon.



_____________________________


Madem Türksün Göster ürksün


 
1381 Mesaj
24 Mart 2007; 15:03:54 

ruzgarında etkisnin olmasıyla beraber bence dunyanın donus hızınında etkisi war diye dusunuyorum


_____________________________



19620 Mesaj
25 Mart 2007; 1:00:57 


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika

Böyle olsaydı hiç bir yolcu uçağının batıya gidememesi gerekirdi.

Doğuya demek istedin sanırım. Çünkü dönüş yönü batı-doğu istikametinde.
80 günde Devr-i Alem romanında bile bu konu işlenmişti.


_____________________________

Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
25 Mart 2007; 17:00:48 

helikopterlerin havada sabit durması da gidecegi yere varması demek oluyo galiba



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi baar555 -- 25 Mart 2007; 17:01:45 >


2490 Mesaj
25 Mart 2007; 17:21:15 


quote:

Orjinalden alıntı: JanbO

ruzgarında etkisnin olmasıyla beraber bence dunyanın donus hızınında etkisi war diye dusunuyorum

Bence buradaki hata, rüzgarı kendi bakış açımıza göre değerlendirmekten kaynaklanıyor. Bizim üzerinde bulunduğumuz yer küreye göre bağıl hıza sahip hava hareketine rüzgar diyoruz, doğru mu? Peki Dünya dönse ama etrafındaki atmosfer sabit dursa ne olurdu? Bize göre rüzgar eserdi. Hem de ekvatorda 1667 km/h gibi korkunç bir hızda.

Hatırladığım kadarıyla global rüzgarlardan birisinin oluşum sebebi Dünya'nın dönüşü. Dünya pi/12 rad/h'lik açısal hızla dönerken, etrafındaki atmosfer de sürtünme sebebiyle belli bir hız kazanıyor. Ama bu hız Dünya'nın dönüşüne tam olarak eşitlenemiyor (Otomatik debriyajlı araçlardaki kilitsiz hidrolik kavramayı hayal edin, onun gibi birşey) Ve biz de aradaki bu açısal hız farkını rüzgar olarak hissediyoruz.

Bu yüzden bana şöyle gibi geliyor: Dünya'nın dönüşü sebebiyle bizim rüzgar olarak algıladığımız bir hava hareketi (aslında uzaydan bakıldığında hava hareketsizliği) gerçekleşiyor ve uçakların doğu-batı yönündeki uçuşlarında hız farkına bu sebep oluyor. Tabi ki bazı bölgelerde Dünya'nın dönüşünden kaynaklanan bu rüzgarların etkisine baskın gelebilecek başka etkilerden dolayı bunun tam tersi durumlar da gözlenebilir, orasını bilemeyeceğim.


_____________________________

War is not nice.

Barbara Bush


133 Mesaj
27 Mart 2007; 13:00:08 

O zaman helikopter havada sabit kalsa 1 saat sonra frklı yere inerdi


_____________________________


Gerek yok her sözü, laf ile beyana.. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana...
Hz. Mevlana


9540 Mesaj
27 Mart 2007; 13:36:06 

bu konuda bayağı yorum yapılmış ancak işin doğrusunu kaotika söylemiş.
Olay siklonlardan kaynaklanmaktadır. Tam kesin yüksekliğini veremeyeceğim ama çok uçuş yaptığımdan biliyorum.

8000 metrenin üstünde ancak 10000metrede tahminen 100km/saat hızla esen rüzgarlar bulunmaktadır.Bu yüzden ucak batıya doğru giderken 10 saatlik bir uçuşta yaklaşık olarak 1 saat eksik hızla gitmektedir.
Eğer amerikaya giderken uçagın maksimum hızını takip ettiyseniz dönüşte bu hızın yaklaşık olarak 100 km kadar daha fazla olduğunu bilecektiniz.Bunun nedeni rüzgarı arkanıza almanızdan dır.

isterneniz thy nin doğu batı uzun mesafe uşlarına bakın benim söylediğim %10 luk zaman farkını göreceksiniz.Ancak kuzey güney uçuşlarında bu fark olmamaktadır.çünkü rüzgar enlem yönüne paralel olarak esmektedir.Boylam olarak buna direnen uçak asla amerika (dönüşte)veya asya (gidiş)uçuşlarında
yakaladığı maksimum hızı yakalayamamaktadır.Bu yüzden menzili de düşmektedir.

Not: istanbul güney afrika seferleri THY kaldırıldığı için lufthansa sitesinden bakabilirsiniz.

bakınız:
http://en.wikipedia.org...xtratropical_transition


quote:

Orjinalden alıntı: kaotika

Atmosferin de dünya ile beraber döndüğü düşünülürse, dünyanın dönüşünün bu olaya hiç bir etkisi olmaması gerekirdi. Şayet dünyanın dönüşünün etkisi olsa idi, batıya doğru yapılan uçuşların daha kısa sürmesi gerekirdi. Çünkü dünya batıdan doğuya döndükçe gideceğiniz yer ayağınıza gelmiş olurdu. Oysa hiç de öyle olmamaktadır. Dünyanın muhtelif yerlerinden yapılan uçuşların süresi hava olayları ve uçağın baştan yediği yüzgara rüzgarlara bağlı olarak değişir. Ülkemizde genelde batıya doğru yapılan uçuşlar daha uzun sürer. Mesela ingiltereye yapılan gidiş dönüş süresi farkı yarım saati bulabilir. bunun nedeni sürekli bu yönden esen batı rüzgarlarıdır. Rüzgarların yönü ise siklonların dönüş yönü ile ilgilidir.




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi vezir -- 27 Mart 2007; 13:39:45 >


_____________________________




2032 Mesaj
27 Mart 2007; 15:50:24 


quote:

Orjinalden alıntı: MemoSoZ

altından vagon kayıp gitmez arkadaşım, Zıpladıgın zaman Senin ters yönünden vücuduna çarpan hava seni yavaşlatır, yani şöyle söyleyim, Sürtünmesiz bi ortamda hızla giden vagonun üstünde zıplarsan geri dogru gitmezsin.





valla sürtünmesiz ortamda zıplamadım. olan bişeyden bahsediyorum. isteyen denesin. bilimsel açıklaması

rüzgar değil bence bunun.en azından ben ikna olmadım. ama bilimsel izahı vardır tabi.


_____________________________



 
2426 Mesaj
27 Mart 2007; 16:57:16 


quote:

Orjinalden alıntı: serhanuygur

Arkadaşlar, sorum şu;

Biliyorsunuz ki Dünya DOğuya dogru hızla dönüyor (110km\hr yanılmıyorsam) Bir Uçak Türkiyeden Amerikaya (misal) uçarken direk gidişi ile Dönüşü aynı saattemi olur? Yoksa Gidişi daha mı kısa olur?

Teori: uçak batıya dogru 1000 Km\saat gidiyor , Dünya Doğuya 110 km\saat : toplam hız 1110 Km Hız, Dönüşte ise 1000- 110 = 890 km \saat YERE GÖRE

midir?

[font="Courier New"]Eğer bu söylediğiin azıcık doğru olsaydı dünyada dönüş yönünün tersine sürekli bir rüzgar olurdu. Bu durumda sadece uçak değil herşey rüzgar istikametinde daha hızlı gidebilirken tersi yönde olması gerekenden bile yavaş olurdu. Ve yine bu durumda dünya dünya olarak üzerindeki vazifesini yapamayan bir yere olurdu.[/font]


_____________________________

أصلينده بوتون حياتيميز شرفلى بر آولوم إيچيندر
ميليونلرجه إينسانين تكبير سسلرى أشليغينده أبدى إستراتگاحينه آوغورلنير إيكن بو سوز كلدى أقليمه
بن شرفلى بر آولومون نه ديمك آولدوغونى آنين جنازسينده آوغرنديم نجمالدين أربكان إننديغى كيبى يشادى


2490 Mesaj
27 Mart 2007; 18:39:21 


quote:

Orjinalden alıntı: vezir
Olay siklonlardan kaynaklanmaktadır.

Peki siklonlar neden kaynaklanmaktadır?


_____________________________

War is not nice.

Barbara Bush


2490 Mesaj
27 Mart 2007; 18:47:26 


quote:

Orjinalden alıntı: dasdasq





valla sürtünmesiz ortamda zıplamadım. olan bişeyden bahsediyorum. isteyen denesin. bilimsel açıklaması

rüzgar değil bence bunun.en azından ben ikna olmadım. ama bilimsel izahı vardır tabi.

Maalesef durumun tek bilimsel izahı rüzgar Peki şöyle bir soru sorsak: Vagonun üzerinde değil de, içinde zıpladığın zaman ne olur? Cevap: Eğer vagon ivmesiz hareket ediyorsa hiçbirşey olmaz, çünkü içerdeki hava hareketsizdir, yani hava sürtünmesine maruz kalmazsın.


_____________________________

War is not nice.

Barbara Bush


2032 Mesaj
27 Mart 2007; 19:27:42